Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı’nın ardından yaptığı açıklamada, “Bölgemizdeki sıcak çatışmalara, küresel ekonomideki belirsizliklere ve malum çevrelerin menfi kampanyalarına rağmen ekonomi programımızın meyvelerini birçok alanda topluyoruz. İnşallah, çok daha iyi yerlerde olacağız” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ahlat Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirilen Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı’nın ardından basın açıklaması yaptı.
Toplantıda ele alınan konulara ilişkin açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Malazgirt Zaferimizin 954. seneidevriyesini layıkıyla idrak etmek, kahraman ecdadımızı hürmetle anmak üzere bugün bir kez daha Ahlat’tayız. Milletimize Anadolu’nun kapılarını açan büyük zaferin yıl dönümünde aziz şehitlerimizin manevi huzurunda bulunmanın heyecanını yaşıyoruz.
Sözlerimin hemen başında canları pahasına Anadolu’yu bize ebedî vatan kılan şühedayı kemal-i edeple yâd ediyorum. Malazgirt Destanı’nın muzaffer komutanı Sultan Alparslan’a ve yiğit askerlerine Allah’tan rahmet niyaz ediyorum. Yine bu vesileyle altı sene önce Ahlat yolunda elim bir trafik kazasında ebediyete uğurladığımız Profesör Doktor Ahmet Haluk Dursun Hocamızı da rahmetle anıyor, Rabbim onu cennetiyle, cemaliyle müşerref eylesin diyorum.
Demiri demirle dövenlerin, Anadolu’yu aşkla yoğuranların destanına tanıklık ettiğimiz bu müstesna günde şahsımızı, kabinemizi, heyetimizi samimiyetle bağrına basan her bir Ahlatlı kardeşime teşekkür ediyorum.
Belh ve Buhara ile Kubbet’ül İslam unvanına sahip üçüncü belde olan Ahlat’ın hızla hak ettiği yere geldiğini görüyoruz. Okçular Vakfımızın da fevkalade çabaları neticesinde Ahlat ve Malazgirt’e halkımızın, bilhassa da gençlerimizin ilgisi yıldan yıla artıyor. Anadolu’nun Orhun Abideleri olarak bilinen kıymetli hazinelerimizin Türk tarihindeki önemine mütenasip şekilde tanınması için gerekeni yapıyoruz.
“GÖZÜ DÖNMÜŞ NETANYAHU HÜKÛMETİ CANİ SALDIRILARINA ARALIKSIZ DEVAM EDİYOR”
Geçen sene Cumhurbaşkanlığı Kabinemizin Ankara dışındaki ilk toplantısını burada gerçekleştirmiştik. Bu yıl da kabinemizi Ahlat’ta topladık. Toplantımızda ekonomideki güncel gelişmeler başta olmak üzere, Gazze soykırımı dâhil birçok konuyu ele aldık. İsrail’in bugün Gazze’deki Nasır Hastanesine düzenlediği vahşi saldırıda beşi gazeteci, en az 20 Filistinli şehit oldu. Gözü dönmüş Netanyahu hükûmeti insanlık adına ne varsa yok etmek için cani saldırılarına aralıksız devam ediyor. Bu kapsamda önümüzdeki dönem de ülkemizin Gazze’deki katliamı durdurmak, Gazzeli mazlumlara daha fazla yardım ulaştırmak ve insanlık cephesini harekete geçirmek için atacağı ilave adımları değerlendirdik.
Şurası bir gerçek ki son 2,5 yıldır uyguladığımız makroekonomik istikrar ve reform programı stres testlerini başarıyla geçmektedir. İstanbul merkezli suç örgütüne yönelik operasyon sonrasında muhalefetin ekonomimizi hedef alan sabotaj girişimleri hamdolsun tutmadı. Millî markalara dönük boykot çağrıları ise milletimizin basireti sayesinde kendi ellerinde patladı. Merkez Bankamızın rezervleri üzerinden oluşturmaya çalıştıkları algıda da başarısız oldular.
Ülkemizi yıpratmak amacıyla yurt dışına düzenledikleri şikâyet turlarından ise elleri boş döndüler. Ne karşılarında süklüm püklüm oldukları Batılı aktörler bunlara itibar etti ne de ülkelerini kötüledikleri yabancı basın kuruluşları bunları umursadı. Sonuçta kaybeden ülkemiz ve hükûmetimiz değil, Türkiye’yi yabancılara şikâyet eden acizler oldu. İşte en son Merkez Bankası rezervlerimiz, 176,5 milyar dolara ulaşarak Cumhuriyet tarihimizin rekorunu kırdı. Borsamızdaki toparlanma son haftalarda hız kazandı. İç ve dış borçlanma maliyetleri düşerken, Türk lirasına olan güven de hızla yükseliyor.
“ENFLASYONDAKİ DÜŞÜŞ 14 AYDIR ARALIKSIZ DEVAM EDİYOR”
Enflasyondaki düşüş 14 aydır aralıksız devam ediyor. Enflasyon beklentileri de tüm kesimlerde iyileşiyor. İhracat tarafında 25 milyar dolarla tarihin en yüksek rakamını hamdolsun yakaladık. Yıllık bazda ihracatta 270 milyar dolar sınırını zorluyoruz. Turizm rakamlarını son kabine toplantımızda paylaşmıştım. Orada da ilk 6 ayda 25,8 milyar dolarla rekor kırdık.
Sanayi üretim endeksinde de tablo gayet olumlu. Haziran ayında sanayi üretimimiz bir önceki aya göre yüzde 0,7 geçen yılın aynı ayına göre ise yüzde 8,3 oranında artış kaydetti. İstihdam verilerinde de hamdolsun bir sorun gözükmüyor. İşsizlik oranımız 26 aydır yüzde 8,6 ile tek hanelerde seyrediyor.
Yani bölgemizdeki sıcak çatışmalara, küresel ekonomideki belirsizliklere ve malum çevrelerin menfi kampanyalarına rağmen ekonomi programımızın meyvelerini birçok alanda topluyoruz. İnşallah, çok daha iyi yerlerde olacağız. Türkiye ekonomisi yapısal dönüşümünü tamamlayacaktır.
2026 senesini ekonomide de reform yılı olarak görüyor, hayata geçireceğimiz reformlarla ilgili hazırlıkları hızla tekemmül ettiriyoruz. Eylül ayının ilk haftasında 3 yıllık vizyonla hazırlanan orta vadeli programı kamuoyumuzla paylaşacağız.
Şunu buradan bir kez daha ilan etmek isterim. Fahiş fiyatlar aracılığıyla milletin lokmasına el uzatan piyasa fırsatçılarına nasıl göz açtırmıyorsak tüm umudunu Türk ekonomisinin tökezlemesine bağlamış siyasi fırsatçıları da evvelallah pabuç bırakmıyoruz. Vatandaş hizmet beklerken, halkın kaynaklarını sömürerek semirenler ve belediyeleri aile çiftliğine çeviren muhterisler için artık deniz bitmiştir. Haksızlığa, hukuksuzluğa karşı mücadelemiz hız kesmeden aynı kararlılıkla devam edecektir.
Sadece ekonomide değil ulaştırma yatırımlarında da yeni hamleler içindeyiz. 22 Ağustos Cuma günü ülkemizle birlikte Güney Kafkasya için stratejik önemi haiz bir projenin temelini attık. Zengezur Koridoru’nun kapısını açacak olan Kars-Iğdır-Aralık-Dilucu Demiryolu Hattı’nın yapım çalışmalarını başlatmanın gururunu yaşadık. Biliyorsunuz Zengezur geçişi tüm bölgemiz için bir barış projesidir. Projenin tüm unsurlarıyla hayata geçmesiyle birlikte Türkiye, Azerbaycan ve Ermenistan arasında ekonomik iş birliği yeni bir boyut kazanacaktır.
Bu projenin bel kemiği olan 224 kilometre uzunluğundaki Kars-Iğdır-Aralık-Dilucu Demiryolu’nu çift hatlı elektrikli ve sinyalli olarak inşa edeceğiz. Hat sayesinde yılda 5,5 milyon yolcu ve 15 milyon ton yük taşınacaktır. Toplam 2,4 milyar avroluk projenin hizmete girmesiyle Çin’den İngiltere’ye uzanan uluslararası ticaret hattı daha verimli hâle gelecektir.
Proje ayrıca Hazar ile Akdeniz havzalarını birleştirerek Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerimizin üretim kapasitesine, ihracatına, ulaşım altyapısının gelişimine büyük katkı sağlayacaktır. Hem ülkemiz hem bölgemiz için büyük önem arz eden Kars-Iğdır-Aralık-Dilucu Demiryolu Hattı’nın şimdiden hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum.
“HEDEFİMİZ, DEMİR YOLU AĞIMIZI 2028’DE 17 BİN 500 KİLOMETREYE ÇIKARMAKTIR”
Elbette bu hattın yanı sıra her biri kendi alanında öne çıkan diğer projelerimizin yapımı da devam ediyor. Son 23 yılda 64 milyar dolar yatırım yaparak 2 bin 251 kilometresi yüksek hızlı tren hattı olmak üzere, toplam 13 bin 919 kilometreye çıkardığımız demir yollarımıza yeni hatlar eklemeyi sürdürüyoruz. Hedefimiz demir yolu ağımızı 2028’de 17 bin 500 kilometreye, 2053’te ise 28 bin 600 kilometreye çıkarmaktır. Gerçeğe dönüştürdüğümüz diğer hayallerimiz gibi inşallah bu hedeflerimize de mutlaka ulaşacağımıza inanıyorum.
“SİGORTASI OLMAYAN ÜRETİCİLERİMİZİN DE ZARARLARINI TELAFİ EDİYORUZ”
İklim değişikliğinin sebep olduğu sorunlarla giderek daha sık yüzleşiyoruz. Bu kimi zaman ani ısı düşüşleri, kimi zamanda aşırı sıcaklar ve kuraklık olarak ortaya çıkıyor. Hatırlarsanız, nisan ayında birçok ilimizde etkili olan bir zirai don hadisesi yaşadık. Maalesef birçok üreticimiz bundan olumsuz etkilendi. Özellikle belli başlı ürünlerin fiyatlarında zirai donun etkisi çok hissedildi, hâlen de hissediliyor.
Tarım ve Orman Bakanlığı ekiplerimiz çiftçilerimizin yanında olmak için ilk günden itibaren sahadaydılar. Bir taraftan üreticilerimize gelecek sezon verim kayıplarını önlemek adına gerekli teknik bilgileri aktarırken, diğer yandan hasar tespit çalışmalarını hassasiyetle yürüttüler. TARSİM sigortası kapsamında ki 50 bin 300 üreticimiz için toplam 23 milyar lira hasar tazminatı oluştuğunu tespit ettik. Bunun 7 milyar lirasını çiftçilerimize ödedik. Kalan 16 milyar liralık kısmını da kasım ayına kadar ödemeyi planlıyoruz.
Öte yandan sigortası olmayan üreticilerimizin de zararlarını telafi ediyoruz. Çiftçi Kayıt Sistemi’ne kayıtlı 420 bin üreticimize yaklaşık 23,5 milyar lira destek ödemesi yapacağız. Yani toplamda 46,5 milyar liralık bir desteği kasım ayı sonuna kadar 470 bin üreticimizin hesaplarına yatıracağız. Bunun sadece bir destek değil, üreticimize güven, toprağa umut, inşallah sofralarımıza da bereket demek olduğunu özellikle vurgulamak istiyorum.
Bu vesileyle bir kez daha çiftçilerimize alın terlerini ve emeklerini korumak için TARSİM sigortası yaptırmaları çağrısında bulunuyorum. Devletimizin bu adımı atmaları hâlinde yüzde 70’e varan oranlarda prim desteği sunduğunu da kendilerine tekrar hatırlatıyorum.
“YANGINLA ETKİN MÜCADELE YANINDA, YANGIN SONRASI AĞAÇLANDIRMADA DA SON DERECE BAŞARILIYIZ”
Ülke ve millet olarak mücadele ettiğimiz bir diğer alan orman yangınlarıdır. Bu yıl çıkan 5 bin 473 yangının 4 bin 195’i 1 Haziran’dan bu yana meydana geldi. Orman Genel Müdürlüğümüzün koordinasyonunda gönüllülerimiz, kamu kurumlarımız, yerel yönetimlerimiz ve sivil toplum kuruluşlarımız seferberlik ruhuyla yangınlara müdahale ettiler. Kendilerine teşekkür ediyor, yangınlarda hayatını kaybeden şehitlerimize bir kez daha Rabbim’den rahmet, yakınlarına ve milletimize baş sağlığı diliyorum.
Orman yangınlarıyla sadece ülkemiz karşı karşıya değildir. Yaz boyunca komşumuz Yunanistan başta olmak üzere, İspanya, Fransa, Portekiz, İtalya, Amerika Birleşik Devletleri ve Kanada gibi birçok ülke de büyük yangınlarla mücadele ettiler. Buradan dost ülkelere de geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum.
Şunu bir kez daha önemle vurgulamak durumundayım. Türkiye, 27 uçak, 105 helikopter, 6 bine yakın kara aracıyla tarihinin en büyük ve gelişmiş filosuna sahiptir. Ülkenin başına gelen felaketlerden rant devşirmeye çalışan müzmin muhaliflerin propagandalarına rağmen Türkiye yangınlarla mücadelede dünyada parmakla gösterilen bir ülke konumundadır. Yanan alanların toplam orman varlığı oranına baktığımızda aynı iklim kuşağında olduğumuz ülkelerin neredeyse tamamından daha iyi bir yerdeyiz. Yangınla etkin mücadele yanında, yangın sonrası ağaçlandırmada da son derece başarılıyız. En çok ağaçlandırma yapan ülkeler sıralamasında Avrupa’da birinci, dünyada ise dördüncüyüz.
Şu hususa da dikkat çekmekte fayda görüyorum. Ormanlarımızın üçte ikisi yangınlara hassas alanlardadır. Birleşmiş Milletler, orman yangınlarının 2030 yılına kadar yüzde 14, 2050 yılına kadar ise yüzde 30 oranında artış göstereceğini ifade ediyor. Bu vahim senaryoya göre tedbirlerimizi almak, buna göre yeni bir kültür geliştirmek mecburiyetindeyiz. Orman yangınlarının yüzde 96’sının insan kaynaklı çıktığı dikkate alındığında hâlen katetmemiz gereken ciddi bir mesafe olduğu açıktır. Piknik ateşi, sigara izmariti, anız yakma, sağa sola atılan cam şişeler ve dikkatsiz davranışlar büyük yangınlara sebep oluyor. Vatandaşlarımızdan yağışlı ve serin günlere ulaşana kadar azami dikkat bekliyoruz.
“YURT DIŞINDA YAŞAYAN KARDEŞLERİMİZE DAİMA SAHİP ÇIKTIK”
Türkiye, sınırları içindeki 86 milyon vatandaşının yanı sıra, yurt dışındaki 7 milyonu aşkın insanıyla çok büyük bir ailedir. Kahir ekseriyetini 1960’lardan itibaren işçi olarak Avrupa’ya gidenlerin oluşturduğu bu kardeşlerimiz, milletimizin dünyadaki temsilcileridir. Karşılaştıkları onca zorluğa, onca ayrımcılığa kimi zaman hayatlarına mal olan ırkçı saldırılara rağmen yurt dışında yaşayan vatandaşlarımız sabırla, azimle, fedakârlıkla çalışarak gurbeti ikinci sılaya çevirmeyi başardılar.
İkamet ettikleri ülkeler ile ana vatanları Türkiye arasında beşeri, ticari, ekonomik ve kültürel köprüler kurdular. Türkiye’den binlerce kilometre uzakta olsalar dahi bizimle umutlandılar, bizimle sevindiler, bizimle hüzünlendiler ve kaygılandılar. Türk diasporasının hayranlık uyandıran başarılarına bizzat şahit olmuş bir siyasetçiyim. Hükûmet olarak da göreve geldiğimiz ilk günden beri yurt dışında yaşayan kardeşlerimize daima sahip çıktık. Bulundukları ülkelerde oy kullanma imkânından, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığımızın kurulmasına kadar tarihî nitelikle birçok adım attık. Yurt dışındaki 7 milyonu aşkın insanımız da ana vatanlarına olan vefa borçlarını ziyadesiyle ödediler ve ödüyorlar.
“86 MİLYON VATANDAŞIMIZ GİBİ YURT DIŞINDAKİ KARDEŞLERİMİZ DE BU ÜLKENİN ASLİ UNSURUDUR”
Bakınız, geçen sene Türkiye’ye gelen 62,2 milyon ziyaretçinin 9,6 milyonu, yani yüzde 15,4’lük kısmı yurt dışında mukim kardeşlerimizdir. 60,5 milyar dolarlık toplam turizm gelirimizin yüzde 17’si, yani 10,3 milyar dolarlık bölümü yine bu kardeşlerimizin katkılarından oluşuyor. Hâl böyleyken son dönemde, özellikle bu sene yurt dışında hayat süren kardeşlerimize onlara yönelik çok ciddi hürmetsizlikler edildiğini görüyoruz. Affınıza sığınarak söylüyorum, gurbetçilerimize zirzop diyen ana muhalefet milletvekilinden tutun, medyada ve sosyal medyada asla tasvip edilmeyecek ifadelerle hakaret edilmesine kadar gerçekten utanç verici durumlara şahitlik ediyoruz.
Şunu bir defa çok açık ve net söylemek isterim. Yurt dışında yaşayan kardeşlerimiz kimsenin, bilhassa da ana muhalefetin şuursuz aktörlerinin üzerlerinde keyiflerince siyaset yapacakları bir kum torbası değildir. 86 milyon vatandaşımız gibi yurt dışındaki kardeşlerimiz de bu ülkenin asli unsurudur, canımızdan bir parçadır. Hangi kökene, meşrebe, mezhebe, siyasi görüşe mensup olursa olsun başımızın tacıdır. Herkes bilsin ki, emekleriyle, mücadeleleriyle tüm engellere rağmen elde ettikleri sayısız başarılarıyla gurbeti sılaya dönüştüren bu kardeşlerimizin ötekileştirilmesine asla müsaade etmeyiz. Vatan, millet ve memleket sevdasıyla her yıl Türkiye’ye ve ailelerine koşan kardeşlerimizi ana muhalefetin kibirli, kirli ve dışlayıcı zihniyetinin insafına bırakmadık, bırakmayacağız. Gerek partimizin dış ilişkiler başkanlığı gerekse devletimizin ilgili kurumları yurt dışındaki vatandaşlarımıza yönelik hizmetlerini bundan sonra da sürdürecektir.
Aynı zihniyetin hezeyanlarına şahit olduğumuz yaz Kur’an kurslarına bu sene gösterilen teveccühten duyduğumuz memnuniyeti de burada münhasıran dile getirmek istiyorum. 30 Haziran’da başlayıp 15 Ağustos’ta sona eren kurslara katılan 2 milyon 540 bin evladımızın her birini canıgönülden tebrik ediyor, hepsinin tek tek gözlerinden öpüyorum. Bu rakam geçen seneye kıyasla yüzde 11 oranında artış anlamına geliyor. Biz, ‘Sizin en hayırlınız Kur’an-ı öğrenen ve öğretendir’ müjdesine mazhar olmaya çalışan bir şuura sahibiz. Minarelerimizden günde beş vakit Ezân-ı Muhammedîler yükseldiği, camilerimizin kubbeleri Kur’an tilavetleriyle çınladığı müddetçe Allah’ın izniyle Türkiye ayaktadır, özgürdür, istiklal ve istikbali güvence altındadır. Hiç kimse bu hakikati değiştiremeyecektir. Sadece bu yıl 2,5 milyon evladımızın hayat rehberimiz Kur’an-ı Kerim’in nuruyla nurlanmasına vesile olan saygıdeğer hocalarımıza, Kur’an kursu öğreticilerimize, müezzinlerimize yürekten teşekkür ediyorum.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Kanada Başbakanı Mark Carney, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirdikleri baş başa ve heyetler arası görüşmelerinin, anlaşmaların imza töreninin ardından ortak basın toplantısı düzenleyerek açıklamalarda bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Mark Carney ve heyetini tarihî dönemdeki ziyareti vesilesiyle Türkiye’de ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyduğunu ifade ederek, kendisine “hoş geldiniz” dedi.
İki ülke arasındaki üst düzey ziyaretlerin sürekli olmasını temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile bugünkü görüşmelerinde ikili ilişkileri etraflıca değerlendirdiklerini, bölgesel ve küresel meselelere değinme imkânı bulduklarını söyledi.
“TİCARET HACMİMİZİ İLK OLARAK 5 MİLYARA, AKABİNDE 10 MİLYAR DOLARA ÇIKARMAYI TEMENNİ EDİYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Bu yönde atacağımız somut adımları içeren bir eylem planını da bugün kabul ettik. Öncelikle ticaret ve yatırımların artırılmasını teminen Serbest Ticaret Anlaşması müzakerelerine yılsonundan önce başlanmasını kararlaştırdık. Bu sürece paralel olarak ekonomi alanındaki ilişkilerimizi tüm boyutlarıyla ele almak üzere Ortak Ekonomik ve Ticari Komite dâhil mevcut mekanizmaları daha etkin şekilde kullanacağız. Bu komitenin müteakip toplantısına 2027 yılında bu defa özel sektörlerimizin de katılımıyla ev sahipliği yapacağız. Atacağımız bu adımlarla hâlen yaklaşık 3 milyar dolar civarında seyreden ticaret hacmimizi ilk olarak 5 milyara, akabinde de 10 milyar dolara çıkarmayı temenni ediyoruz.”
Güncellenen Hava Ulaştırma Anlaşması ile iki ülke arasındaki doğrudan uçuşları yaklaşık iki katına çıkaracaklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün ayrıca üçüncü ülkelerde ortak yatırım fırsatlarını da değerlendirdik. Afrika’dan Latin Amerika’ya, Orta Asya’dan Uzak Doğu’ya kadar geniş bir coğrafyada önemli işbirliği fırsatlarının bulunduğuna inanıyoruz. Yarın Türk Eximbank ile Kanada İhracatı Geliştirme Kurumu arasında imzalanacak mutabakat zaptının üçüncü ülkelerde ortak projelere vesile olmasını temenni ediyoruz” diye konuştu.
Kanada ile savunma sanayii ve nükleer enerji alanlarında yakın temas hâlinde olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayii iş birliğinin önemine vakıf iki müttefik olduklarını kaydetti.
Bunu son olarak Ankara’da yapılan NATO Zirvesi sırasında da gördüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, biraz önce de “Savunma Sektörü Ortaklıkları Mutabakat Zaptı”nın imzalandığını anımsattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, müttefiklerin savunma sanayilerine finansman sağlamak amacıyla Kanada öncülüğünde kurulmakta olan Savunma, Güvenlik ve Dayanıklılık Bankasının iki ülke arasındaki savunma sanayii iş birliğini desteklemesini beklediklerini kaydetti.
Enerji alanında, madencilikten LNG’ye, kritik minerallerden nükleer enerjiye kadar geniş bir işbirliği alanının mevcut olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki ülkenin Enerji Bakanlıkları arasında kabul edilen “Enerji Alanında İşbirliğine Dair Ortak Bildiri”nin de nükleer dahil bu alandaki ciddi potansiyele işaret ettiğini söyledi.
Kanada Başbakanı Carney ile Gazze, Ukrayna ve Körfez dâhil birçok bölgesel gelişmeyi de değerlendirdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gerek Ukrayna’da, gerek Körfez’de olsun diplomatik yöntemlerin kalıcı barışa giden yolu açmasını temenni ediyoruz. Bu noktada ortak görüşte olduğumuzu teyit ettik. Gazze’de ise Kanada’nın diğer bazı müttefiklerle birlikte istilacı yerleşimlere yönelik yaptırım adımlarını, İsrail hükûmetinin ihlallerinin caydırılması noktasında isabetli bir adım olarak görüyoruz. Bölgemizde barış ve istikrarın tesisi noktasında bu yöndeki tutumlarını sürdürmelerini temenni ediyoruz” diye konuştu.
“İLİŞKİLERİMİZİN GELECEĞİNE YÖNELİK TARİHÎ BİR ADIM ATTIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Başbakan Carney ile ilişkilerimizin geleceğine yönelik tarihî bir adım attık. Çok geniş yelpazeye yayılan iş birliği potansiyelimizi gerçek anlamda hayata geçirmek için önemli bir süreci başlattık. İlişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine çıkarmamız kâğıt üzerinde kalacak sembolik bir adım olmayacaktır. Bu konuda Sayın Carney’nin ekonomi alanındaki engin tecrübesi ve siyaset sahnesinde sergilediği sağduyulu ve dirayetli duruşla önemli rol oynayacağına inanıyorum.”
Kanada Başbakanı Carney’ye, konuşmasının ardından, anlamlı ve dolu dolu ifadeleri için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Gerçekten uzun yıllara sâri bir Türkiye-Kanada kopukluğunu bugün gidermiş olduk. Şimdi yeni bir dönemi Türkiye ve Kanada arasında başlatıyoruz. İnşallah iş adamlarımızı bir araya getireceğiz ve ben de Kanada’ya yapacağım ilk iş adamlarıyla birlikte ziyaretimde, orada iş adamlarımızı bir araya getirerek adımlarımızı atacağız.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Kanada Başbakanı Mark Carney’i Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde resmî törenle karşıladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney’in tören alanındaki yerlerini almalarının ardından iki ülkenin millî marşları çalındı. Kanada Başbakanı Carney’in tören kıtasını selamlamasından sonra iki lider heyetlerini birbirlerine takdim etti.
Türkiye ve Kanada bayrakları önünde basın mensuplarına poz veren Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney, daha sonra baş başa görüşmelerini gerçekleştirmek üzere Cumhurbaşkanlığı Külliyesine geçti.
Merhametsizlikte sınır tanımazlar FETÖ’cüler şirketleri batırmak ve Mülklerini ele geçirmek için her türlü DİZİ FİLİMİ çeviriyorlar FETÖ’cüler çok zengin yandaşlar oluşturmak ana hedefleridir FETÖ’de “hedefe ulaşmak için her yol mübahtır” anlayışı vardır MARKA &PATENT ÇETESİ Marka & Patent çetesi | Devletin imkanlarını kullanıp Milletimize TUZAK kuruyorlar | FETÖ’cülere Kimler yardım ediyor? FETÖ’cüler Makam mevki ve para için her şeyi yapıyorlar FETÖ’nün bilişim militanları | İnsanlara kumpas kurarak adli sicil kayıtlarını kirletmek için her türlü yolsuzlukları yapıyorlar kurdukları tuzaklarda sınır tanımıyorlar
Bir FETÖ’cü nasıl anlaşılır? “Her türlü film çevirmek” Her türlü İftirayı atarlar sınır tanımazlar Yalan söylemekte, Kumpas kurmakta, İftira atmakta ,Dikizlemekte, Devlet imkanlarını örgüt için kullanmakta, Kamu ve insanların malına konmakta, adam öldürmekte uzmandır bunlar! merhamet ve vicdanları yoktur Makam mevki ve para için her şeyi yaparlar Hak yediler Soru çaldılar, insanlara kumpas kurdular, özellerini teşhir ettiler, o görüntülerle tüm istediklerini aldılar. İşyerlerine Kamu kurumlarına sitelere evlere kameralar kurdular hem insanları izlediler hem dinlediler insanların özel hayatlarına girdiler evlerine gizli kameralar kurdular bu yolla insanları ,şirketleri ,tehdit ettiler .her türlü yolsuzluğu yaptılar Bunlar ne kadar insanlık suçu varsa işledi hala işlemeye devam ediyorlar 40 yıl boyunca sinsi sinsi örgütlendiler. Suçsuz insanları kumpas kurup hapse attırdılar merhametsizler Türkiye’nin ve şirketlerin sırlarını sattılar Casusluk yaptılar. Devleti ele geçirmek için her şeyi yaptılar. Kaç masum insanın yuvasını yıktılar kim bilir? Nice esnafı iflas ettirdiler kurdukları kumpaslarla Mallarını ele geçirdiler Paravan holding ler kurdular insanların Mallarına el kondular. Karşı çıkanı da ölüme yolladılar… Vicdandan yoksun, gaddar, zalim merhamet yoksunudur bunlar Her türlü iftirayı atabilecek, her yalanı söyleyebilecek kadar zalimdirler.
Marka & Patent çetesi | Devletin imkanlarını kullanıp Milletimize TUZAK kuruyorlar |
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.