Cumhurbaşkanı Erdoğan, İslam İşbirliği Teşkilatı Gençlik Forumu’nda yaptığı konuşmada, “Müslümanlar olarak, daha fazla vakit kaybetmeden imanımıza ve inancımıza yakışır şekilde; birlik ve beraberlik içinde, uhuvvet bilinciyle hareket etmemiz şarttır. Aramıza ekilen fitne tohumlarının yeşermesine fırsat vermeden, bilhassa bu kritik süreçte görüş ayrılıklarımızı bir kenara bırakarak, dostluk ve dayanışmamızı güçlendirmemiz ihtiyaçtan da öte zorunluluktur” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haliç Üniversitesi Kongre Salonu’nda düzenlenen İslam İşbirliği Teşkilatı Gençlik Forumu’na katıldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, katılımcılarla bir araya gelmenin bahtiyarlığını yaşadığını söyledi.
Kıtaların, gönüllerin, kültürlerin buluşma noktası İstanbul’da genç insanlarla beraber olmaktan memnuniyet duyduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sizlerin vasıtasıyla İslam aleminin dört bir yanındaki genç kardeşlerime selamlarımı, sevgilerimi gönderiyorum. Özellikle 622 gündür İsrail hükümetinin vahşi, acımasız, insanlık dışı saldırıları karşısında doğdukları toprakları kahramanca savunan Filistin’in, Gazze’nin, yiğit gençlerini buradan yürekten selamlıyorum. Gazze’nin barbarlığa karşı direnen cesur kadınlarını, minik omuzlarında anasızlığın, babasızlığın ağır yükünü taşıdıkları hâlde zalimler karşısında diz çökmeyen Gazzeli yetimleri, öksüzleri, her türlü zorbalığa rağmen Müslüman olmanın şerefini, izzetini, asaletini yere düşürmeyen tüm Filistinli kardeşlerimi kemal-i hürmetle selamlıyor, Rabb’im her birinin yar ve yardımcısı olsun diyorum” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, forum kapsamında 2 gün boyunca yapılacak toplantı ve istişarelerin, alınacak kararların gençler başta olmak üzere İslam alemi ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını temenni etti.
Forumun 20’nci yılını geride bıraktığını, yürüttüğü faaliyetleri son derece kıymetli bulduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Diplomasi Akademisi’nden uluslararası kuluçka merkezine eğitim, sivil toplum, girişimcilik, hukuk, diplomasi, medya, insan hakları ve gönüllülük gibi alanlarda icra edilen bu çalışmalar geleceğimiz adına kritik önemdedir” dedi.
Dünyanın önde gelen kanaat önderlerinden oluşan ve insanlığın ortak vicdanını yansıtan Gazze Mahkemesi gibi oluşumların İsrail’in kanlı ve kalleş yüzünün dünyaya faş edilmesi bakımından oldukça isabetli olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Diplomatik statüye de haiz olan İslam İşbirliği Gençlik Forumu, uluslararası kurum ve kuruluşlarla tesis ettiği iş birlikleriyle ümmetin gençlerinin küresel ölçekte temsili noktasında önemli bir misyonu yerine getiriyor. 2019’dan bu yana gerçekleştirdiği 262 programla 15 milyonun üzerinde gence ulaşan forumumuzun 70’ten fazla ülkedeki 817 üniversitede kulübü bulunuyor. Bu kulüplerdeki 25 bin öğrenci Türkiye ve dünyadaki birçok farklı üniversite tarafından hazırlanan eğitim materyalleriyle farklı alanlardaki akademik girişimlerini sürdürüyor.”
“İSLAM DÜNYASI OLARAK ÇETİN BİR İMTİHANDAN GEÇİYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Afrika’dan Asya’ya, Arap Yarımadası’ndan Latin Amerika’ya uzanan geniş bir coğrafyada 500 milyon gencin ekonomik, sosyal ve kültürel gelişimine katkılar sunması dolayısıyla forumun başkan ve üyelerini tebrik etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ortak gelecek için koşan, koşturan, proje ve faaliyet üreten, ümmetin derdiyle dertlenen gençlere kalpten teşekkür ederek, çalışmalarında başarılar diledi.
Programa katılan gençlerin tuttuğu “İri olacağız, diri olacağız, hep birlikte güçlü olacağız” pankartını okuyan Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının devamında “İslam dünyası olarak zorlu bir süreçten, çetin bir imtihandan geçiyoruz. Savaş, çatışma, kaos ve istikrarsızlık bulutları medeniyet coğrafyamızın semalarını maalesef kaplamış durumda” dedi.
“GAZZE’DE İNSANLAR VAHŞİ BİR ŞEKİLDE HEDEF ALINIYOR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bilhassa son 2 yıldır yüzümüzü nereye çevirsek bir yıkımla, bir dramla, yüreklerimizi sızlatan savaş ve insanlık suçlarıyla karşılaşıyoruz. Gazze’de 21 aydır modern zamanların en utanç verici barbarlıklarından biri yaşanıyor. Siyonist İsrail hükümeti tüm dünyanın gözleri önünde ahlaksız ve arsız bir şekilde sivilleri, kadın ve masum çocukları acımasızca katlediyor” ifadesini kullandı.
İsrail’in, yüzde 80’i enkaz hâline gelen işgal altındaki topraklarda yasa dışı yerleşim ve işgal politikasını hiçbir kural, kaide, norm, ilke tanımadan günden güne yaygınlaştırdığını, her türlü insani yardım girişine engel olmak suretiyle açlığı bir silah olarak kullandığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gazze’de bir parça ekmek için, bir tas çorba almak için yemek kuyruğuna giren insanlar vahşi bir şekilde hedef alınıyor” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gazze’de sivil yerleşim alanları, okullar, ibadethaneler, hastanelerin bombalandığının altını çizerek, “Vurulan hastanelerde ilaç ve tıbbi ekipman eksikliği had safhaya erişti. Gazzeli kardeşlerimiz çoğu zaman anestezi imkânından yoksun bir şekilde ameliyat edilmeye çalışılıyor. Bugün hastanelerinin zarar görmesinden şikâyet eden İsrail, uluslararası kuruluşların verilerine göre yalnızca Gazze’de, şimdiye kadar sağlık birimlerine 700’den fazla saldırı düzenledi. Gazze’de bombaladığı ve saldırdığı hastane sayısı 35’i buluyor. İsrail’in saldırıları sonucunda 1000’e yakın sağlık çalışanı şehit oldu. Gazze’deki sağlık altyapısının yüzde 94’ü zarar gördü. Hasta taşıyan ambulanslar dahi İsrail teröründen maalesef kurtulamadı. Yüzlerce sağlık çalışanı İsrail tarafından hapishanelerde esir tutuluyor” diye konuştu.
“Karşımızda, çeşitli bahaneler altında düzenlediği saldırılarla Gazze’nin sağlık altyapısını tamamen çökerten, insanlık düşmanı bir zihniyet var” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gazze’yi, dünyanın en büyük toplama kampına çevirenlerin bugün kalkıp da insanlıktan, savaş hukukundan, savaş suçundan bahsetmesi sadece tutarsızlık değil aynı zamanda büyük bir utanmazlık ve pişkinliktir” ifadesini kullandı.
Gençlere seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Biliyorum birileri çok ama çok rahatsız olacak fakat ben burada şu gerçeği açık açık ifade etmek durumundayım. Elbette Gazze’deki soykırımın birincil sorumlusu Netanyahu hükümetidir. Ancak Netanyahu ve cinayet şebekesinin katliamlarına tam 21 aydır ses çıkarmayanlar da kabul edelim ki bu suçlara ortak olmuşlardır. Beyaz kefenlere sarılı olarak soğuk betonlara sıra sıra dizilen o masum yavruların kanı, İsrail’in şımarıklığına destek verenlerin veya susanların da ellerine, yüzlerine, alınlarına bulaşmıştır. Netanyahu ve hükümeti hiçbir kural, hukuk, ahlak, sınır tanımadan aylardır şımarıkça işledikleri zulümler sebebiyle şimdiden adlarını Hitler gibi, Pol Pot gibi çağımızın zalimlerinin yanına utançla yazdırmışlardır. Bir başka gerçek şudur: hem Gazze’deki soykırım hem de İran ile olan çatışmalar maalesef süratle geri dönülmez noktaya doğru gitmektedir.”
“KORKUNÇ BİR FELAKET YAŞANMADAN ELLERİN TETİKLERDEN VE DÜĞMELERDEN ÇEKİLMESİ ŞARTTIR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, artık bu haydutluk ve cinnet hâlinin bir an önce son bulması gerektiğini vurgulayarak, “Daha fazla yıkım, kan, sivil kayıplar olmadan, bölgemizle birlikte Avrupa ve Asya’yı yıllarca etkileyebilecek korkunç bir felaket yaşanmadan ellerin tetiklerden ve düğmelerden çekilmesi şarttır. İsrail üzerinde tesir sahibi güçler, Netanyahu’nun oyununa gelmemeli ve nüfuzlarını savaşın derinleşmesinden değil, tüm bölgemizde ateşkes ve sükunetin tesisinden yana kullanmalıdır” değerlendirmesinde bulundu.
Türkiye’nin bu yönde atılacak her doğru, samimi adıma destek ve katkı vermeye hazır olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çünkü biz insanlık tarihiyle yaşıt coğrafyamızda daha fazla kaos, çatışma, savaş, zulüm ve sivil ölümü görmek istemiyoruz. Her ne surette olursa olsun sivillerin, sivil yerleşim yerlerinin, okul, hastane ve ibadethanelerin hedef alınmaması gerektiğini savunuyoruz” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, gerek Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşta gerek Suriye’de 13,5 yıl süren ihtilafta gerek Pakistan ile Hindistan arasındaki gerilimde gerekse İran’a karşı düzenlenen saldırılarda tavırlarının hep bu yönde olduğunu dile getirdi.
“Siyonist lobinin şahsımıza ve hükümetimize yönelik yıldırma politikalarına rağmen duruşumuzu asla bozmadık. Zalimin karşısında, mazlumun yanında saf tutmaktan asla çekinmedik” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, doğru, adil ve hakkaniyetli olanı cesaretle savunmaktan imtina etmediklerini söyledi.
“HİÇBİR AYRIM YAPMADAN MAZLUM VE MAĞDURLARA SAHİP ÇIKIYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kimin ne dediğine değil, mazlum ve mağdurların ne dediğine baktıklarını dile getirerek, “Bugün de aynı yerde sapasağlam duruyoruz. Bugün de hiçbir ayrım yapmadan mazlum ve mağdurlara sahip çıkıyoruz. Bugün de ‘barış’ diyoruz, ‘diplomasi’ diyoruz, ‘adalet’ diyoruz, ‘hürriyet’ diyoruz. Bugün de ‘Yaşasın Özgür Filistin.’ diyoruz” ifadesini kullandı.
İsrail’in saldırıları nedeniyle şehit olan 55 bini aşkın Filistinliye rahmet, aynı saldırılarda yaralanan 128 bin kişiye ise acil şifalar dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye olarak Filistin halkının, Gazzeli mazlumların yanında olduğumuzu bugün bir kere daha tüm dünyaya ilan ediyorum. Soykırımın başından beri ulaştırdığımız 100 bin tonu aşan yardımlarımızla, sivil toplum kuruluşlarımızla, resmî kurumlarımızla, diplomatlarımızla, insani yardım görevlilerimizle, basınımızla, 86 milyon olarak hepimiz Filistinli kardeşlerimizin yanındayız. İnşallah Filistin’in her karış toprağında barış rüzgarları esene kadar yanlarında olmaya devam edeceğiz” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, gönül ve kültür coğrafyasının farklı köşelerinde yıllardır kanayan yaraların bir türlü sarılamadığını ve çekilen acıların dindirilemediğini söyledi.
“Açık ve net söylüyorum, mesele varsa mesul de vardır. Bu mesuliyetten kaçmaya çalışmak beyhude bir çabadır” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaşanan bunca trajediye, zulme, haksızlığa ses çıkarmayan kim varsa işlenen tüm bu suçlara ortak olduğunu dile getirdi.
“GÖRÜŞ AYRILIKLARIMIZI BİR KENARA BIRAKARAK DOSTLUK VE DAYANIŞMAMIZI GÜÇLENDİRMELİYİZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Müslümanlar olarak daha fazla vakit kaybetmeden, imanımıza ve inancımıza yakışır şekilde, birlik ve beraberlik içinde, uhuvvet bilinciyle hareket etmemiz şarttır. Aramıza ekilen fitne tohumlarının yeşermesine fırsat vermeden, bilhassa bu kritik süreçte görüş ayrılıklarımızı bir kenara bırakarak dostluk ve dayanışmamızı güçlendirmemiz ihtiyaçtan da öte zorunluluktur” diye konuştu.
Vahdet olmadan rahmet olmayacağına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün nüfusu neredeyse 2 milyarı bulan İslam aleminin en temel sorunu imkânsızlık değil, vahdet eksikliğidir. Allah’a hamdolsun, her şeyimiz var. İnsan gücümüz, ekonomik kapasitemiz, yer altı, yer üstü kaynaklarımız var. Stratejik önemi yüksek coğrafyalarımız, güçlü savunma sanayimiz var. Tüm bunlara rağmen hak ettiğimiz yerde değilsek bunun sebebi bellidir” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, en büyük eksiklerinin birlik ve beraberlik olduğunu, bunun reçetesini İslam peygamberi Hz. Muhammed’in bir hadisi şerifinde “Müminler birbirlerini sevmede, birbirlerine merhamet ve şefkat göstermede tıpkı bir organı rahatsızlandığında diğer organları da uykusuzluk ve yüksek ateşle bu acıyı paylaşan bir bedene benzer” olarak açıkladığını aktardı.
“Derdimiz de davamız da işte budur” ifadeleriyle gençlere seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, ayrışmayacaklarını, birbirlerine düşmeyeceklerini, araya sahte ve sanal duvarlar örmeyeceklerini kaydetti.
“KİMLİKLERİMİZDEN ÖTE, ÖNCE MÜSLÜMAN’IZ”
Kardeşlerini sadece Allah için sevip birbirlerine yoldaş olacaklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Unutmayın, inanıyorsanız muhakkak üstünsünüz. Bu müjdeye tüm kalbimizle inanacağız. Zorluklarla beraber mutlaka bir kolaylığın olduğundan asla şüphe etmeyeceğiz. Bilhassa sizlerin birlik olması, birlikte hareket etmesi, kenetlenmesi çok ama çok önemli. Şunu lütfen aklınızdan çıkarmayın; dillerimiz, renklerimiz, mezheplerimiz, kökenlerimiz farklı olabilir. Hepimizin devleti, milleti, doğup büyüdüğü topraklar farklı olabilir. Ekonomik statülerimiz, gelirimiz, eğitim seviyelerimiz farklı olabilir. Dünya görüşümüz, hayat tarzımız, fikri yapımız aynı şekilde farklı olabilir. Bunların hepsi kıymetlidir, anlamlıdır. Bizi biz yapan önemli hasletlerdir ama biz bu kimliklerimizden öte, unutmayın önce Müslüman’ız.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Müslümanlığın en üst kimlik olduğunu, Asya’dan Avrupa’ya, Afrika’dan Latin Amerika’ya kadar nerede yaşanırsa yaşanılsın ortak paydalarının “din-i mübin-i İslam” olduğunu söyledi.
“Cenabı Allah’a kul, Habib-i Kibriya Efendi’mize ümmet olmaktan daha büyük bir şeref, daha büyük bir izzet bu dünyada olamaz. Allah’a sonsuz hamdüsenalar olsun” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendilerinin bununla müyesser olduğunu anlattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, salondakilerin her birinden meseleye bu şuurla yaklaşmalarını isteyerek “Sizlerden, bilginizle, tecrübenizle, yüksek seciyeniz ve kardeşlik bilincinizle aynı vücudun birer uzvu gibi hareket etmenizi bekliyorum. Gençlerimizden, şu muhabbet halkanızı daha da genişletmenizi özellikle rica ediyorum. Tablo ortada… Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız. Mazlumun zalimden hesap soracağı, güçsüzün güçlüden hakkını alacağı, aydınlığın karanlığa galebe çalacağı günlerin çok yakın bir zamanda sizlerle birlikte geleceğine inanıyorum” değerlendirmesini yaptı.
İslam İşbirliği Gençlik Forumu’nun hayırlara vesile olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İslam İşbirliği Gençlik Forumu Büyük Gençlik Ödülü’nün şahsıma tevdi edilmesinden memnuniyet duyuyorum. Forumun düzenlenmesinde emeği geçen her bir kardeşime, programa teşrif eden her bir misafirimize tekrar teşekkür ediyorum. Ülkenize döndüğünüzde, ailelerinize ve dostlarınıza bizlerden selam götürmenizi istirham ediyorum” dedi.
Kur’an-ı Kerim okunan programda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başbakanlığı döneminde 29 Ocak 2009’da katıldığı İsviçre’nin Davos kasabasında Dünya Ekonomik Forumu (WEF) kapsamında “Gazze: Orta Doğu’da Barış Modeli” başlıklı paneldeki “one minute” çıkışını ve “Dünya 5’ten büyüktür” mesajlarını içeren tanıtım filmi de gösterildi.
Katılımcılar tarafından sık sık “Recep Tayyip Erdoğan” sloganları atıldı, “Dünya 5’ten Büyüktür” yazılı pankart açıldı. Program sırasında Cumhurbaşkanı Erdoğan’a hitaben “Çocukluk aşkımsın” şarkısı da seslendirildi.
İslam İşbirliği Gençlik Forumu (ICYF) Başkanı Taha Ayhan, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Büyük Gençlik Ödülü’nü takdim etti.
Foruma; Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Pakistan Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Senatör Mohammad Ishaq Dar, Burkina Faso Dışişleri, Bölgesel İşbirliği ve Yurtdışı Burkinalılar Bakanı Karamoko Jean Marie Traore, Bosna Hersek Dışişleri Bakanı Elmedin Konakoviç, KKTC Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, Filistin Futbol Federasyonu Başkanı Jibril Rajoub, Çad Dışişleri, Afrika Bütünleşmesi ve Yurtdışında Yaşayan Çadlılar Bakanı Abdoulaye Sabre Fadoul ve Kamerun Dışişleri Bakanı Lejeune Mbella Mbella da iştirak etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Kanada Başbakanı Mark Carney, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirdikleri baş başa ve heyetler arası görüşmelerinin, anlaşmaların imza töreninin ardından ortak basın toplantısı düzenleyerek açıklamalarda bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Mark Carney ve heyetini tarihî dönemdeki ziyareti vesilesiyle Türkiye’de ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyduğunu ifade ederek, kendisine “hoş geldiniz” dedi.
İki ülke arasındaki üst düzey ziyaretlerin sürekli olmasını temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile bugünkü görüşmelerinde ikili ilişkileri etraflıca değerlendirdiklerini, bölgesel ve küresel meselelere değinme imkânı bulduklarını söyledi.
“TİCARET HACMİMİZİ İLK OLARAK 5 MİLYARA, AKABİNDE 10 MİLYAR DOLARA ÇIKARMAYI TEMENNİ EDİYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Bu yönde atacağımız somut adımları içeren bir eylem planını da bugün kabul ettik. Öncelikle ticaret ve yatırımların artırılmasını teminen Serbest Ticaret Anlaşması müzakerelerine yılsonundan önce başlanmasını kararlaştırdık. Bu sürece paralel olarak ekonomi alanındaki ilişkilerimizi tüm boyutlarıyla ele almak üzere Ortak Ekonomik ve Ticari Komite dâhil mevcut mekanizmaları daha etkin şekilde kullanacağız. Bu komitenin müteakip toplantısına 2027 yılında bu defa özel sektörlerimizin de katılımıyla ev sahipliği yapacağız. Atacağımız bu adımlarla hâlen yaklaşık 3 milyar dolar civarında seyreden ticaret hacmimizi ilk olarak 5 milyara, akabinde de 10 milyar dolara çıkarmayı temenni ediyoruz.”
Güncellenen Hava Ulaştırma Anlaşması ile iki ülke arasındaki doğrudan uçuşları yaklaşık iki katına çıkaracaklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün ayrıca üçüncü ülkelerde ortak yatırım fırsatlarını da değerlendirdik. Afrika’dan Latin Amerika’ya, Orta Asya’dan Uzak Doğu’ya kadar geniş bir coğrafyada önemli işbirliği fırsatlarının bulunduğuna inanıyoruz. Yarın Türk Eximbank ile Kanada İhracatı Geliştirme Kurumu arasında imzalanacak mutabakat zaptının üçüncü ülkelerde ortak projelere vesile olmasını temenni ediyoruz” diye konuştu.
Kanada ile savunma sanayii ve nükleer enerji alanlarında yakın temas hâlinde olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayii iş birliğinin önemine vakıf iki müttefik olduklarını kaydetti.
Bunu son olarak Ankara’da yapılan NATO Zirvesi sırasında da gördüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, biraz önce de “Savunma Sektörü Ortaklıkları Mutabakat Zaptı”nın imzalandığını anımsattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, müttefiklerin savunma sanayilerine finansman sağlamak amacıyla Kanada öncülüğünde kurulmakta olan Savunma, Güvenlik ve Dayanıklılık Bankasının iki ülke arasındaki savunma sanayii iş birliğini desteklemesini beklediklerini kaydetti.
Enerji alanında, madencilikten LNG’ye, kritik minerallerden nükleer enerjiye kadar geniş bir işbirliği alanının mevcut olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki ülkenin Enerji Bakanlıkları arasında kabul edilen “Enerji Alanında İşbirliğine Dair Ortak Bildiri”nin de nükleer dahil bu alandaki ciddi potansiyele işaret ettiğini söyledi.
Kanada Başbakanı Carney ile Gazze, Ukrayna ve Körfez dâhil birçok bölgesel gelişmeyi de değerlendirdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gerek Ukrayna’da, gerek Körfez’de olsun diplomatik yöntemlerin kalıcı barışa giden yolu açmasını temenni ediyoruz. Bu noktada ortak görüşte olduğumuzu teyit ettik. Gazze’de ise Kanada’nın diğer bazı müttefiklerle birlikte istilacı yerleşimlere yönelik yaptırım adımlarını, İsrail hükûmetinin ihlallerinin caydırılması noktasında isabetli bir adım olarak görüyoruz. Bölgemizde barış ve istikrarın tesisi noktasında bu yöndeki tutumlarını sürdürmelerini temenni ediyoruz” diye konuştu.
“İLİŞKİLERİMİZİN GELECEĞİNE YÖNELİK TARİHÎ BİR ADIM ATTIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Başbakan Carney ile ilişkilerimizin geleceğine yönelik tarihî bir adım attık. Çok geniş yelpazeye yayılan iş birliği potansiyelimizi gerçek anlamda hayata geçirmek için önemli bir süreci başlattık. İlişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine çıkarmamız kâğıt üzerinde kalacak sembolik bir adım olmayacaktır. Bu konuda Sayın Carney’nin ekonomi alanındaki engin tecrübesi ve siyaset sahnesinde sergilediği sağduyulu ve dirayetli duruşla önemli rol oynayacağına inanıyorum.”
Kanada Başbakanı Carney’ye, konuşmasının ardından, anlamlı ve dolu dolu ifadeleri için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Gerçekten uzun yıllara sâri bir Türkiye-Kanada kopukluğunu bugün gidermiş olduk. Şimdi yeni bir dönemi Türkiye ve Kanada arasında başlatıyoruz. İnşallah iş adamlarımızı bir araya getireceğiz ve ben de Kanada’ya yapacağım ilk iş adamlarıyla birlikte ziyaretimde, orada iş adamlarımızı bir araya getirerek adımlarımızı atacağız.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Kanada Başbakanı Mark Carney’i Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde resmî törenle karşıladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney’in tören alanındaki yerlerini almalarının ardından iki ülkenin millî marşları çalındı. Kanada Başbakanı Carney’in tören kıtasını selamlamasından sonra iki lider heyetlerini birbirlerine takdim etti.
Türkiye ve Kanada bayrakları önünde basın mensuplarına poz veren Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney, daha sonra baş başa görüşmelerini gerçekleştirmek üzere Cumhurbaşkanlığı Külliyesine geçti.
Merhametsizlikte sınır tanımazlar FETÖ’cüler şirketleri batırmak ve Mülklerini ele geçirmek için her türlü DİZİ FİLİMİ çeviriyorlar FETÖ’cüler çok zengin yandaşlar oluşturmak ana hedefleridir FETÖ’de “hedefe ulaşmak için her yol mübahtır” anlayışı vardır MARKA &PATENT ÇETESİ Marka & Patent çetesi | Devletin imkanlarını kullanıp Milletimize TUZAK kuruyorlar | FETÖ’cülere Kimler yardım ediyor? FETÖ’cüler Makam mevki ve para için her şeyi yapıyorlar FETÖ’nün bilişim militanları | İnsanlara kumpas kurarak adli sicil kayıtlarını kirletmek için her türlü yolsuzlukları yapıyorlar kurdukları tuzaklarda sınır tanımıyorlar
Bir FETÖ’cü nasıl anlaşılır? “Her türlü film çevirmek” Her türlü İftirayı atarlar sınır tanımazlar Yalan söylemekte, Kumpas kurmakta, İftira atmakta ,Dikizlemekte, Devlet imkanlarını örgüt için kullanmakta, Kamu ve insanların malına konmakta, adam öldürmekte uzmandır bunlar! merhamet ve vicdanları yoktur Makam mevki ve para için her şeyi yaparlar Hak yediler Soru çaldılar, insanlara kumpas kurdular, özellerini teşhir ettiler, o görüntülerle tüm istediklerini aldılar. İşyerlerine Kamu kurumlarına sitelere evlere kameralar kurdular hem insanları izlediler hem dinlediler insanların özel hayatlarına girdiler evlerine gizli kameralar kurdular bu yolla insanları ,şirketleri ,tehdit ettiler .her türlü yolsuzluğu yaptılar Bunlar ne kadar insanlık suçu varsa işledi hala işlemeye devam ediyorlar 40 yıl boyunca sinsi sinsi örgütlendiler. Suçsuz insanları kumpas kurup hapse attırdılar merhametsizler Türkiye’nin ve şirketlerin sırlarını sattılar Casusluk yaptılar. Devleti ele geçirmek için her şeyi yaptılar. Kaç masum insanın yuvasını yıktılar kim bilir? Nice esnafı iflas ettirdiler kurdukları kumpaslarla Mallarını ele geçirdiler Paravan holding ler kurdular insanların Mallarına el kondular. Karşı çıkanı da ölüme yolladılar… Vicdandan yoksun, gaddar, zalim merhamet yoksunudur bunlar Her türlü iftirayı atabilecek, her yalanı söyleyebilecek kadar zalimdirler.
Marka & Patent çetesi | Devletin imkanlarını kullanıp Milletimize TUZAK kuruyorlar |
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.