Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, 4. Antalya Diplomasi Forumu (ADF) kapsamında NEST Kongre Merkezi’nde düzenlenen “Ayrışan Dünyada Geleceği İnşa Etmek: Eğitimin Dönüştürücü Gücü Paneli”ne katılarak bir konuşma yaptı.
Panele katılanları, demokrasinin, diyaloğun ve müzakerenin, tarihteki başlangıç noktası Antalya’da ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyduğunu belirten Emine Erdoğan, Antalya’nın, eşsiz doğası, köklü tarihi ve insana verdiği ilhamlarla dünyanın en kıymetli şehirlerinden biri olduğunu söyledi.
Yurt içi ve yurt dışından gelen tüm misafirlere, “Antalya’mıza hoş geldiniz” diyen Emine Erdoğan, katılımcıların evlerine güzel hatıralarla dönmeleri temennisinde bulundu.
Emine Erdoğan, ADF’nin, bu yıl da çok görkemli bir konuya temas ettiğini belirterek ADF’nin, “Ayrışan Dünyada Diplomasiyi Sahiplenmek” temasıyla küresel fay hatlarında kırılmaların yaşandığı bu dönemde diplomasinin barışçıl gücüne bir çağrı yaptığını dile getirdi.
Kutuplaşmayla, savaşlarla ve insani krizlerle günbegün daha çok bölünen dünyanın, diplomasiye şimdi ziyadesiyle ihtiyaç olduğunu vurgulayan Emine Erdoğan, “Şu bir gerçek ki insanlığın daha fazla çatışma ve savaşı kaldıracak mecali kalmamıştır. Bilakis insanlık, iş birliği alanlarının oluşturulmasını, belirsizliğin giderilmesini ve barışın hâkim güç olmasını beklemektedir. O nedenle bu forumda, uluslararası aktörleri, barışın ve adil bir düzenin herkesi muzaffer kıldığı bir dünya imar etmeye davet edeceğiz. Diplomasinin birleştirici gücüyle, insanların aralarında açılmış uzun mesafeleri kapatmaya gayret edeceğiz ve insanlığa, hoşgörü kültürünü yeniden ayağa kaldırmayı teklif edeceğiz” diye konuştu.
“NESİLLERE NİTELİKLİ EĞİTİM SUNARSANIZ, TOPLUMLARIN VE BÜYÜK ÖLÇEKTE İSE DÜNYANIN KADERİNİ DEĞİŞTİRİRSİNİZ”
Bu panelle, ayrışan dünyayı içine düştüğü tuzaklardan çıkarmada eğitimin dönüştürücü gücüne vurgu yapmak istediklerini belirten Emine Erdoğan, “Bu salondaki herkesin ortak amacı, insanlığı, eğitimin aydınlık bir geleceğe açılan kapısında buluşturmaktır. Çünkü biliyoruz ki, boş bir toprağa fidan ekerseniz, onun geleceğine, gür bir orman hediye edersiniz. Nesillere nitelikli eğitim sunarsanız, toplumların ve büyük ölçekte ise dünyanın kaderini değiştirirsiniz” ifadelerini kullandı.
Emine Erdoğan, eğitimin, insan olmanın zirvesine doğru bir yolculuk olduğuna işaret ederek, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bu yolculukta bizi ileri taşıyan, hangi donanımlarla yola çıktığımızdır. Eğer yanımıza aldığımız haritada güvenilir referans noktaları eksikse yarı yolda kalırız. Gerçek ve nitelikli bir eğitimin amacı, ortaya insan eseri koymaktır. Fakat modern dünya, daha çok meslekleri icra edecek, mekanikleşmiş insan kaynağı yetiştirmeye odaklanıyor. Sayısız parçaya böldüğü bilgiden herkese bir parça veriyor, mikro uzmanlıklar üretiyor. Hâlbuki geçmişe baktığımızda medeniyetlerin, birçok farklı disiplinde yetkin Hezarfenler yetiştirdiğini görüyoruz. Yani, doktor olmakla İbn-i Sina olmak, mimar olmakla Mimar Sinan olmak, bilim insanı olmakla Katip Çelebi olmak arasında bir medeniyet tasavvuru farkı vardır.”
Türk mütefekkiri Nurettin Topçu’nun “Bize bir insan mektebi lazım. Bir mektep ki bizi kendi ruhumuza kavuştursun… İnsanlığı seven temiz yürekler yetiştirsin.” sözlerini anımsatan Emine Erdoğan, “Böyle bir mektep, ancak eğitimi, medeniyet mirasıyla, ilimle, irfanla ve ahlakla bütünleştirerek kurulabilir. Böyle bir eğitim, insana öyle bir ahlaki filtre kazandırır ki insanlığın hayrına hizmet etmeyen hiçbir şey o filtreden geçemez. Mesela siz ileri teknolojiyle kitleleri yok edecek silahlar üretmeyi aklınızın ucundan bile geçirmezsiniz. Onun yerine bu teknolojiyi insanları kıskacına almış hastalıkları iyileştirmeye seferber edersiniz” diye konuştu.
“ÇEVRE BİLİNCİNİN YETERİ KADAR İÇSELLEŞTİRİLEMEDİĞİNİ GÖRÜYORUZ”
İklim değişikliğiyle mücadele eden dünyada, tabiatla yeniden denge eksenli bir ilişki kurmaya çalıştıklarını anlatan Emine Erdoğan, “Karbon ayak izimizi, su ayak izimizi hesaplıyoruz. Bu yeni terminolojiyi, çocuklarımıza öğretmeye çalışıyoruz. Her ne kadar elimizden gelen tüm gayreti ortaya koysak da çevre bilincinin yine de yeteri kadar içselleştirilemediğini maalesef görüyoruz” ifadelerini kullandı.
Anadolu’nun büyük mutasavvıfı Yunus Emre’nin “Yaratılanı severim, Yaratandan ötürü” sözüyle hem tabiata hem de insanlığa yepyeni bir pencereden bakmayı öğrettiğini dile getiren Emine Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu bakışla artık ne kendimizi doğanın efendisi olarak görebiliriz ne de onun üzerinde sömürüye dayalı bir tahakküm kurabiliriz. Sürdürülebilir bir çevre, dünyadaki rolünü bilen, kendini insanlığa karşı görevlerini yerine getirmekle yükümlü hisseden bir anlayışın, doğal ürünü olur. Sözün özü şu ki eğitimin amacı, insandaki entelektüel ve vicdani boyutu yakalamaktır. Sırtını medeniyetin değerler manzumesine dayamamış bilgi, yalnızca derinlikten uzak malumat olur. Hızla değişen dünyayı yorumlamakta aciz kalır. İnsanlık, kendi ürettiği teknoloji ve bilim karşısında sıfıra indirgenir. Çünkü modernite, baktığında insana kendisini küçücük gösteren hileli bir ayna tutuyor. Medeniyetimizi inşa etmiş manevi önderlerin, düşünürlerin, sanatçıların ve eğitimcilerin mirasçısı olduğumuzu çoktan unuttuk. Gerçekten de dünyaya ve hayata tekrar Hz. Mevlana’nın, Akşemseddin’in, Ahmed Yesevi’nin gözlerinden bakmayı başarabilmemiz lazım. O yüzden işe, köklerimizi yeniden medeniyet pınarımızdan besleyerek başlayabiliriz. İçine bilgi koyduğumuz aklı, ilim gıdasıyla beslenmiş kâmil bir vicdanla yeniden dost yapmalıyız.”
Türkiye’nin küresel markası hâline gelen Türkiye Maarif Vakfı ile dünya genelinde 55 ülkeye bu anlattığı vizyonu taşıdıklarını ifade eden Emine Erdoğan, “Anadolu’da bir söz vardır, ‘Arı kovanından çıkmazsa bal yapamaz.’ denir. İşte Türkiye Maarif Vakfı, gittiği her yere Türkiye’nin adil, kucaklayıcı ve barışçıl yaklaşımını da beraberinde götürüyor. İlmin, ruhu, aklı ve vicdanı besleyen balını, hiçbir fark gözetmeden tüm insanlığa sunuyor ki dünya herkesin rahat nefes aldığı bir yer olsun. İmkânsızlıklar içindeki çocukları eğitim hakkına kavuşturarak onların da her çocuk gibi gelecek hayalleri kurabilmelerini sağlıyor. Biz bu çabayı, eğitimde fırsat eşitliğine olan inancımızın bir ürünü olarak ortaya koyduğumuz gibi insanlığın vicdan aynasını parlatmanın bir fırsatı olarak da görüyoruz. Ve gittiğimiz ülkelerde, sunduğumuz eğitim modelini oranın yerel değerleriyle buluşturuyoruz. İnsanları belli bir düşünceye ya da ideolojiye asimile eden, tek tip bir eğitim anlayışını icra etmiyoruz. Bilakis farklılıklarımızı zenginliğimizin en önemli kaynağı gören bir yaklaşımı sunuyoruz” değerlendirmesinde bulundu.
Emine Erdoğan, Türkiye Maarif Vakfı’nın yöneticilerine, ülke temsilcilerine, her kademeden çalışanlarına ve sahada özveriyle görev yapan öğretmenlere teşekkür etti, her birini yürekten alkışladığını ifade etti.
“ÇOCUKLARIN UYKULARINDA BOMBALARLA, FÜZELERLE ÖLDÜRÜLDÜĞÜ BİR DÜNYA MASUMİYETİNİ İLELEBET KAYBETMİŞTİR”
UNESCO’nun yaptığı araştırmaya göre, sadece temel okuma yazma becerilerine sahip olmanın, 171 milyon insanı aşırı yoksulluktan kurtarabileceğini aktaran Emine Erdoğan, yetişmiş her insanın, dönüştürücü bir güç hâline gelebileceğini, bulunduğu yerde büyük bir etki alanı oluşturabileceğini, ailesini ve toplumunu kalkındırabileceğini, bilgisini ve becerilerini gelecek nesillere aktararak sürdürülebilirliğin aktörü olabileceğini dile getirdi.
Savaş bölgelerindeki milyonlarca çocuğun, en temel insan hakkı olan eğitime hâlâ erişemediğine dikkati çeken Emine Erdoğan, şunları kaydetti: “Büyük bir üzüntüyle ifade ediyorum ki, çocuklara yaşam hakkı bile sunamadığımız dünyamızda eğitim hakkı sıralamanın çok gerilerinde kalıyor. Filistin’de çocuklar, bırakın okula gitmeyi, düşünebilmeyi, uzatılan mikrofonlara ‘Ölmek istiyorum. Çünkü savaş yüzünden yaşamaktan yoruldum.’ diyorlar. ‘Canın ne çekiyor?’ diye sorulan her çocuğun normal şartlarda ‘Çikolata ya da dondurma’ demesi gerekirken, onlar yalnızca ‘Ekmek’ diyebiliyor. ‘Annen, baban nerede?’ diye soran gazetecilere, ‘Evde ya da işte’ demek yerine ‘Cennette’ diyorlar. Dünyamız artık küçücük çocukları ağır kederlerle yoran, minik kalplerindeki yaşama sevinçlerini yok eden bir yer oldu. Çocukların, hiçbir savaşın tarafı olamayacağını, insanlığın felce uğramış vicdanına hatırlatmamız gerekiyor. Unutmayalım ki çocukların uykularında bombalarla, füzelerle öldürüldüğü bir dünya masumiyetini ilelebet kaybetmiştir. Kavgaların bittiği, çocukların neşeden başka bir duyguyu tatmadığı, sırtlarında büyük dertleri değil, yalnızca okul çantalarını taşıdığı bir dünya diliyorum.”
Programa, Pakistan Pencap Eyaleti Başbakanı Meryem Navaz Şerif, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in eşi ve Cumhurbaşkanı Birinci Yardımcısı Mihriban Aliyeva, eski Hırvatistan Cumhurbaşkanı Kolinda Grabar Kitarovic, Sierra Leone Cumhurbaşkanı Julius Maada Bio’nun eşi Fatima Maada Bio, Filistin Başbakanı Muhammed Mustafa’nın eşi Emel Mustafa, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Başbakanı Ünal Üstel’in eşi Zerrin Üstel, Kosova Cumhurbaşkanı Vjosa Osmani’nin eşi Prindon Sadriu, Bosna Hersek Devlet Başkanlığı Konseyi Üyesi Denis Becirovic’in eşi Mirela Becirovic, KADEM Mütevelli Heyeti Başkanı Sümeyye Erdoğan Bayraktar, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in kızı Leyla Aliyeva ve Türkiye Maarif Vakfı Başkanı Mahmut Özdil de katıldı.
Türkiye Maarif Vakfı’nın eğitim faaliyetlerinin anlatıldığı videonun gösterilmesiyle başlayan programda, Pakistan Pencap Eyaleti Başbakanı Meryem Navaz Şerif ve Türkiye Maarif Vakfı Başkanı Mahmut Özdil de hitap etti.
Emine Erdoğan’ın konuşmasının ardından, Uluslararası Maarif Okulları’nda eğitim gören öğrencilerin yer aldığı koro, müzik performansı sergiledi.
Daha sonra, Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Birleşmiş Milletler (BM) Sürdürülebilir Kalkınma Çözümleri Ağı Başkanı Prof. Dr. Jeffrey Sachs ve UNICEF Eğitim ve Ergen Gelişimi Küresel Direktörü Pia Rebello Britto’nun konuşmacı olarak katıldığı panele geçildi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Kanada Başbakanı Mark Carney, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirdikleri baş başa ve heyetler arası görüşmelerinin, anlaşmaların imza töreninin ardından ortak basın toplantısı düzenleyerek açıklamalarda bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Mark Carney ve heyetini tarihî dönemdeki ziyareti vesilesiyle Türkiye’de ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyduğunu ifade ederek, kendisine “hoş geldiniz” dedi.
İki ülke arasındaki üst düzey ziyaretlerin sürekli olmasını temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile bugünkü görüşmelerinde ikili ilişkileri etraflıca değerlendirdiklerini, bölgesel ve küresel meselelere değinme imkânı bulduklarını söyledi.
“TİCARET HACMİMİZİ İLK OLARAK 5 MİLYARA, AKABİNDE 10 MİLYAR DOLARA ÇIKARMAYI TEMENNİ EDİYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Bu yönde atacağımız somut adımları içeren bir eylem planını da bugün kabul ettik. Öncelikle ticaret ve yatırımların artırılmasını teminen Serbest Ticaret Anlaşması müzakerelerine yılsonundan önce başlanmasını kararlaştırdık. Bu sürece paralel olarak ekonomi alanındaki ilişkilerimizi tüm boyutlarıyla ele almak üzere Ortak Ekonomik ve Ticari Komite dâhil mevcut mekanizmaları daha etkin şekilde kullanacağız. Bu komitenin müteakip toplantısına 2027 yılında bu defa özel sektörlerimizin de katılımıyla ev sahipliği yapacağız. Atacağımız bu adımlarla hâlen yaklaşık 3 milyar dolar civarında seyreden ticaret hacmimizi ilk olarak 5 milyara, akabinde de 10 milyar dolara çıkarmayı temenni ediyoruz.”
Güncellenen Hava Ulaştırma Anlaşması ile iki ülke arasındaki doğrudan uçuşları yaklaşık iki katına çıkaracaklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün ayrıca üçüncü ülkelerde ortak yatırım fırsatlarını da değerlendirdik. Afrika’dan Latin Amerika’ya, Orta Asya’dan Uzak Doğu’ya kadar geniş bir coğrafyada önemli işbirliği fırsatlarının bulunduğuna inanıyoruz. Yarın Türk Eximbank ile Kanada İhracatı Geliştirme Kurumu arasında imzalanacak mutabakat zaptının üçüncü ülkelerde ortak projelere vesile olmasını temenni ediyoruz” diye konuştu.
Kanada ile savunma sanayii ve nükleer enerji alanlarında yakın temas hâlinde olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayii iş birliğinin önemine vakıf iki müttefik olduklarını kaydetti.
Bunu son olarak Ankara’da yapılan NATO Zirvesi sırasında da gördüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, biraz önce de “Savunma Sektörü Ortaklıkları Mutabakat Zaptı”nın imzalandığını anımsattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, müttefiklerin savunma sanayilerine finansman sağlamak amacıyla Kanada öncülüğünde kurulmakta olan Savunma, Güvenlik ve Dayanıklılık Bankasının iki ülke arasındaki savunma sanayii iş birliğini desteklemesini beklediklerini kaydetti.
Enerji alanında, madencilikten LNG’ye, kritik minerallerden nükleer enerjiye kadar geniş bir işbirliği alanının mevcut olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki ülkenin Enerji Bakanlıkları arasında kabul edilen “Enerji Alanında İşbirliğine Dair Ortak Bildiri”nin de nükleer dahil bu alandaki ciddi potansiyele işaret ettiğini söyledi.
Kanada Başbakanı Carney ile Gazze, Ukrayna ve Körfez dâhil birçok bölgesel gelişmeyi de değerlendirdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gerek Ukrayna’da, gerek Körfez’de olsun diplomatik yöntemlerin kalıcı barışa giden yolu açmasını temenni ediyoruz. Bu noktada ortak görüşte olduğumuzu teyit ettik. Gazze’de ise Kanada’nın diğer bazı müttefiklerle birlikte istilacı yerleşimlere yönelik yaptırım adımlarını, İsrail hükûmetinin ihlallerinin caydırılması noktasında isabetli bir adım olarak görüyoruz. Bölgemizde barış ve istikrarın tesisi noktasında bu yöndeki tutumlarını sürdürmelerini temenni ediyoruz” diye konuştu.
“İLİŞKİLERİMİZİN GELECEĞİNE YÖNELİK TARİHÎ BİR ADIM ATTIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Başbakan Carney ile ilişkilerimizin geleceğine yönelik tarihî bir adım attık. Çok geniş yelpazeye yayılan iş birliği potansiyelimizi gerçek anlamda hayata geçirmek için önemli bir süreci başlattık. İlişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine çıkarmamız kâğıt üzerinde kalacak sembolik bir adım olmayacaktır. Bu konuda Sayın Carney’nin ekonomi alanındaki engin tecrübesi ve siyaset sahnesinde sergilediği sağduyulu ve dirayetli duruşla önemli rol oynayacağına inanıyorum.”
Kanada Başbakanı Carney’ye, konuşmasının ardından, anlamlı ve dolu dolu ifadeleri için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Gerçekten uzun yıllara sâri bir Türkiye-Kanada kopukluğunu bugün gidermiş olduk. Şimdi yeni bir dönemi Türkiye ve Kanada arasında başlatıyoruz. İnşallah iş adamlarımızı bir araya getireceğiz ve ben de Kanada’ya yapacağım ilk iş adamlarıyla birlikte ziyaretimde, orada iş adamlarımızı bir araya getirerek adımlarımızı atacağız.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Kanada Başbakanı Mark Carney’i Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde resmî törenle karşıladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney’in tören alanındaki yerlerini almalarının ardından iki ülkenin millî marşları çalındı. Kanada Başbakanı Carney’in tören kıtasını selamlamasından sonra iki lider heyetlerini birbirlerine takdim etti.
Türkiye ve Kanada bayrakları önünde basın mensuplarına poz veren Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney, daha sonra baş başa görüşmelerini gerçekleştirmek üzere Cumhurbaşkanlığı Külliyesine geçti.
Merhametsizlikte sınır tanımazlar FETÖ’cüler şirketleri batırmak ve Mülklerini ele geçirmek için her türlü DİZİ FİLİMİ çeviriyorlar FETÖ’cüler çok zengin yandaşlar oluşturmak ana hedefleridir FETÖ’de “hedefe ulaşmak için her yol mübahtır” anlayışı vardır MARKA &PATENT ÇETESİ Marka & Patent çetesi | Devletin imkanlarını kullanıp Milletimize TUZAK kuruyorlar | FETÖ’cülere Kimler yardım ediyor? FETÖ’cüler Makam mevki ve para için her şeyi yapıyorlar FETÖ’nün bilişim militanları | İnsanlara kumpas kurarak adli sicil kayıtlarını kirletmek için her türlü yolsuzlukları yapıyorlar kurdukları tuzaklarda sınır tanımıyorlar
Bir FETÖ’cü nasıl anlaşılır? “Her türlü film çevirmek” Her türlü İftirayı atarlar sınır tanımazlar Yalan söylemekte, Kumpas kurmakta, İftira atmakta ,Dikizlemekte, Devlet imkanlarını örgüt için kullanmakta, Kamu ve insanların malına konmakta, adam öldürmekte uzmandır bunlar! merhamet ve vicdanları yoktur Makam mevki ve para için her şeyi yaparlar Hak yediler Soru çaldılar, insanlara kumpas kurdular, özellerini teşhir ettiler, o görüntülerle tüm istediklerini aldılar. İşyerlerine Kamu kurumlarına sitelere evlere kameralar kurdular hem insanları izlediler hem dinlediler insanların özel hayatlarına girdiler evlerine gizli kameralar kurdular bu yolla insanları ,şirketleri ,tehdit ettiler .her türlü yolsuzluğu yaptılar Bunlar ne kadar insanlık suçu varsa işledi hala işlemeye devam ediyorlar 40 yıl boyunca sinsi sinsi örgütlendiler. Suçsuz insanları kumpas kurup hapse attırdılar merhametsizler Türkiye’nin ve şirketlerin sırlarını sattılar Casusluk yaptılar. Devleti ele geçirmek için her şeyi yaptılar. Kaç masum insanın yuvasını yıktılar kim bilir? Nice esnafı iflas ettirdiler kurdukları kumpaslarla Mallarını ele geçirdiler Paravan holding ler kurdular insanların Mallarına el kondular. Karşı çıkanı da ölüme yolladılar… Vicdandan yoksun, gaddar, zalim merhamet yoksunudur bunlar Her türlü iftirayı atabilecek, her yalanı söyleyebilecek kadar zalimdirler.
Marka & Patent çetesi | Devletin imkanlarını kullanıp Milletimize TUZAK kuruyorlar |
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.