Cumhurbaşkanı Erdoğan, TÜBA ve TÜBİTAK Bilim Ödülleri Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Çağın gerisinde kalan değil, çağa liderlik eden bir büyük ve güçlü Türkiye hedefine emin adımlarla ilerliyoruz. Ülke ve millet olarak yere sağlam basıyor, adımları sağlam atıyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen, TÜBA ve TÜBİTAK Bilim Ödülleri Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.
Tören vesilesiyle bilim insanları ile beraber olmaktan büyük bir memnuniyet duyduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’de ve yurt dışında ilmi çalışmalar icra eden bilim insanlarına başarılar diledi.
TÜBA ve TÜBİTAK Bilim Ödülleri ile kıymetli çalışmalar yürüten 57 bilim insanına ödüllerini tebliğ edeceklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “TÜBA TESEP kapsamında 4’ü telif eser ödülü, 1’i Halil İnalcık Özel Ödülü, 1’i Kemal Karpat Özel Ödülü ve 1’i jüri özel ödülü olmak üzere toplam 7 eser ödüle layık görüldü. Böylece bugüne kadar 246 Türkçe bilimsel telif eserimize TÜBA TESEP ödülü vermiş oluyoruz. TÜBA Üstün Başarılı Genç Bilim İnsanı ödüllerimiz dünyada Genç Akademi oluşumunun ilk ve en özgün örneklerinden biri olarak öne çıkıyor” ifadelerini kullandı.
“ÖDÜL KAZANAN AKADEMİSYENLERİMİZİ, BİLİM İNSANLARIMIZI CANI GÖNÜLDEN TEBRİK EDİYORUM”
Bu yıl 20 farklı üniversitede bilimsel çalışmalar yürüten 25 genç bilim insanına bu ödüllerini takdim edeceklerini bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Böylelikle 2001’den bugüne kadar TÜBA GEBİP Ödülü kazanan genç bilim insanı sayımız 669’a yükselecektir. TÜBA Uluslararası Akademi Ödüllerini ise 3 farklı kategoride uluslararası düzeyde özgün, öncü ve çığır açan çalışmalarıyla temayüz etmiş 4 kıymetli bilim insanına veriyoruz. Bu 4 isimle birlikte bugüne kadar toplam 32 bilim öncüsüne TÜBA Uluslararası Akademi Ödülleri tebliğ edeceğiz. Bugüne kadar 947 bilim insanımız uluslararası bilim diplomasisi alanında önemli bir boşluğu dolduran TÜBA ödüllerini kazanmış oluyor. Yine bu sene 7’si bilim, 13’ü teşvik ve 1’i hizmet ödülü olmak üzere 15 farklı üniversiteden 21 bilim insanımıza da TÜBİTAK Bilim Ödüllerini takdim ediyoruz. TÜBA ve TÜBİTAK Bilim Ödüllerini kazanan akademisyenlerimizi, bilim insanlarımızı, şahsım ve milletim adına canı gönülden tebrik ediyorum. Ödül sahibi hocalarımızın her birine gelecekte yapacakları çalışmalarda şimdiden muvaffakiyetler diliyorum. Ödül komisyonu ve hakem heyetine de yıl boyunca harcadıkları yoğun emek ve yaptıkları değerlendirmeler için tebriklerimi sunuyorum.”
Tıp ilminin önde gelen isimlerinden Buharalı bilim ve düşünce insanı İbn-i Sina’nın, “Bilim ve sanat takdir edilmediği yerden göç eder” sözünü hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ecdadımız da bu gerçeği bir başka veciz kelamla şöyle ifade ediyor, ‘Marifet iltifata tabidir, iltifatsız mal zayidir.’ Takdir görmeyen, taltif edilmeyen, teveccühe mazhar olmayan her bir çalışma, her ne kadar asli değerinden hiçbir şey kaybetmese de geniş kitlelere ulaşmak bakımından istenilen etkiyi maalesef oluşturamıyor” ifadelerini kullandı.
“BİLİM İNSANLARIMIZ HAK ETTİKLERİ DESTEĞİ, İLGİYİ VE TAKDİRİ BULAMADI”
Gerek kişisel hayata gerekse toplumların serencamına bakıldığında teşvikin, taltifin özellikle işlerin dönüm noktalarına gelindiğinde yapılan cesaretlendirmenin ne kadar kıymetli olduğunun görüldüğünü söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çığır açma potansiyeli olan birçok proje ve fikir, vaktinde destek bulmadığı için akamete uğramış, tarihin tozlu raflarına havale edilmiştir. Bu açıdan bilim tarihi aynı zamanda yarım kalmış, akim kalmış çalışmalar mezarlığıdır” dedi.
Türkiye’de bilim ve teknolojinin uzun yıllar merak ve iştirak sahibi, idealist bir avuç insanın kendi imkânlarıyla sınırlı bir uğraş alanı olarak görüldüğünü söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bilim insanlarımız hak ettikleri desteği, ilgiyi ve takdiri bulamadı. Burada şu hususu da vurgulamak durumundayım. Bilimsel birikim açısından dünyada istisnai bir konumda olsak da bunun kurumsallaşması noktasında da o derece geç kalmış bir ülkeyiz. Akademik üretkenlikte bugün bizden ileride olan toplumların çoğu devletin desteğini almış, kurumsallaşmış ve temel bilim dallarını aynı çatı altında toplamış, bilim akademilerini bizden çok önce hayata geçirmişlerdir. Örneğin, Avrupa’da bilim akademilerinin önemli bir kısmı 7’nci yüzyılda kurulmuştur. Elbette Bilimler Akademisi kurulmadan evvel de çeşitli alanlarda araştırma ve çalışmalar yapan bilim adamlarımız var. Hatta 18’inci yüzyıla kadar Avrupa uygarlığını etkileyen, yönlendiren ve besleyen Doğu medeniyeti, Türk-İslam dünyasında yetişen bilim adamları, düşünce adamları olmuştur. Fakat yeni dönemin ruhunu doğru okuyamama sonucu sürecin devam ettirilememesi gerilemeyi de beraberinde getirdi. Tabii bir de buna ülkemiz içinden yapılan sabotajları eklememiz gerekiyor. Savunma sanayimizin sembolü olduğu bilim ve teknoloji hamlelerimizin daha emekleme aşamasındayken nasıl boğulduğu hepimizin malumudur. Aslında bu zihniyet bizim dönemimizde de sık sık karşımıza çıkmıştır. Türkiye’nin ilk elektrikli otomobil markası Togg projemizden 5. nesil savaş uçağımız KAAN’a, insansız hava araçlarımıza yönelik linç kampanyalarından ilk insanlı uzay misyonumuza kadar her alanda bu zihniyetle karşılaştık.”
“BAŞARIYI TAKDİR ETMEK YERİNE BİR KULP TAKARAK ENGELLEMEYE ÇALIŞTILAR”
Togg’a “fabrikası yok” denildiğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “KAAN’ı kalorifer peteğine benzettiler. ‘Türk Astronot ve Bilim Misyonu, turistik gezi’ diyerek küçümsediler. İHA ve SİHA’ların her başarısında zaten sinir nöbeti geçirdiler. Başarıyı takdir etmek, desteklemek, milletin sevincini paylaşmak yerine bir kulp takarak engellemeye çalıştılar. Aynı bağnazlığa, geçtiğimiz ay tanıtımı yapılan Türkiye’nin ilk kuantum bilgisayarının açılışında bir kez daha şahitlik ettik” dedi.
Süper bilgisayarların bile yıllarca uğraştığı karmaşık problemleri, kuantum bilgisayarların yalnızca birkaç dakikada çözebildiğini ve yalnızca 15 ülkede bulunduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Biz kuantum bilgisayar teknolojisinde attığımız bu kritik adımla Türkiye’yi küresel rekabette çok stratejik bir noktaya taşımayı hedefliyoruz. Önümüzdeki dönemde kuracağımız ‘süper iletken çip üretim evi’yle çok daha yüksek kapasiteli kuantum bilgisayarlarına giden yolu da açacağız. Devrim niteliğindeki böyle bir üründen insan niye rahatsız olur? Ama bakıyorsunuz bunu bile eleştirenler, küçümseyenler çıkabiliyor.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, göreve geldikleri süreçte ilk etapta zihinlere vurulan prangaları kırmaya, “yapamayız”, “başaramayız”, “bizden bir şey olmaz” algısının yerine, “yapabiliriz”, “başarabiliriz” öz güvenini yerleştirmeye çalıştıklarını anlattı.
“ÖZGÜR OLMAK İÇİN ÖZGÜN OLMAK, ORİJİNAL FİKİRLER VE PROJELER GELİŞTİRMEK MECBURİYETİNDEYİZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “‘Bizim harcımız değil’, ‘daha çok ekmek yememiz lazım’ şeklindeki umutsuzluk aşılayan sözleri lügatimizden çıkardık. Zor da olsa, ciddi zaman da alsa, hamdolsun, on yıllardır milletimize empoze edilen öğrenilmiş çaresizlikleri ortadan kaldırmayı başardık” diye konuştu.
Türkiye’nin, kimsenin müstemlekesi olmadığı gibi “yan sanayi fikirlerin”, “ikinci el düşüncelerin üretildiği bir ülke” de olmadığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Özgür olmak için özgün olmak, orijinal fikirler ve projeler geliştirmek mecburiyetindeyiz. Kendi rotamızı çizmeye yalnızca siyaset ve diplomaside değil, bilim ve teknoloji alanında da ihtiyacımız var. Siyasette, dış politikada, savunmada nasıl bize dayatılan kalıplara bağlı kalmıyor, bize biçilen rollerin ötesine geçiyorsak, millî teknoloji hamlemizle bilim ve teknolojide kendi hikayemizi yazmanın mücadelesini veriyoruz. Teknolojide, bilimde, sanatta, düşüncede başkalarına muhtaç bir ülke olmaktan çıkıp, kendi imkânlarımızı, kaynaklarımızı, kendi potansiyellerimizi en üst seviyede harekete geçirmek istiyoruz. Allah’ın izniyle her alanda bağımsız Türkiye vizyonumuzu mümkün olan en kısa sürede gerçeğe dönüştüreceğiz.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, son 22 yılda bunun altyapısını çok güçlü bir biçimde oluşturduklarını, ilk olarak insan kaynağı ve altyapı eksiklerini gidermek için çalıştıklarını ifade etti.
“32 BİN 940 PROJEYE 128 MİLYAR LİRA DESTEK SAĞLADIK”
Bilimsel çalışmaların merkezi olan üniversitelerin sayısını 76’dan 208’e yükselttiklerine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Sadece belli şehirlerde değil, tüm coğrafi bölgelerimizde güçlü, dinamik, üretken bir araştırma, geliştirme ve girişimcilik ekosistemi inşa ettik. Sıfırdan aldığımız Araştırma-Geliştirme Merkezi sayımızı 1329’a, yine sıfır olan Tasarım Merkezi sayımızı 331’e çıkardık. Teknopark sayımız 2’den 104’e yükseldi. Teknolojiye yönelik farkındalığı artırmak amacıyla ülkemizin her ilinde toplam 130 ‘Deneyap Teknoloji Atölyesi’ kurduk. İlk ve ortaöğrenim müfredatlarına, bilgi teknolojilerine ilişkin dersler koyarak, bu alanda öğrencilerimizin ufuklarını açtık. Teknoparklarımızda, üniversite-sanayi iş birliğiyle 11 bin 158 firma ve 116 bin 321 personel ortak üretim yapıyor. Toplam 61 bin 500 projeyi tamamladık, 15 bin 955 projemiz devam ediyor. TÜBİTAK Akademik Araştırma Geliştirme programlarıyla 32 bin 940 projeye toplam 128 milyar lira tutarında destek sağladık. Bilim İnsanı Destekleri kapsamında, 381 bin 730 bilim insanına 35 milyar liralık destek verdik. Özel sektöre yönelik yürütülen destek programları kapsamında ise 26 bin 447 projeyi,109 milyar lira kaynakla destekledik.”
“ÜLKE VE MİLLET OLARAK YERE SAĞLAM BASIYOR, ADIMLARI SAĞLAM ATIYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TEKNOFEST yarışmalarıyla gençleri büyük bir heyecanla “icat peşinde koşmaya” teşvik ettiklerine işaret ederek, bu yıl 9’uncusu düzenlenen TEKNOFEST’e 50 farklı kategoride, 790 binden fazla takımın başvurduğuna dikkati çekti.
Gençlerin ve bilim insanlarının, imkân tanındığı, önlerine engel konulmadığı takdirde neleri başarabileceğini ve başarabildiklerini çok iyi gördüklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Düzenlediğimiz araştırma projesi yarışmaları, ulusal ve uluslararası bilim olimpiyatları ile çocuklarımızı bilim insanı olma ve girişimcilik konusunda geleceğe hazırlıyoruz. Görüldüğü üzere, çağın gerisinde kalan değil, çağa liderlik eden büyük ve güçlü Türkiye hedefine emin adımlarla ilerliyoruz. Sabun köpüğü gibi gelip geçen mevzi başarılarla yetinmek istemiyoruz. Ülke ve millet olarak yere sağlam basıyor, adımları sağlam atıyoruz. Planlarımızı orta ve uzun vadeli yapıyoruz” şeklinde konuştu.
“MİLLETİYLE DUYGUDAŞLIĞINI KAYBETMİŞ OLANLARA NE SÖYLESEK BOŞ NE ANLATSAK FAYDASIZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “2002’ye göre bugün çok iyi bir konumdayız. İnşallah gelecekte çok daha iyi seviyelerde olacağız. Sadece kendimiz için değil, umudunu bize bağlamış olanlar için de bunu başaracağız. Şu gerçeği Suriye başta olmak üzere son dönemde bölgemizde yaşanan her hadise bizlere hatırlatmaktadır, Türkiye, Türkiye’den daha büyüktür. Millet olarak ufkumuzu 782 bin kilometrekareyle sınırlandıramayız. İnsan nasıl kaderinden kaçarak kurtulamazsa, Türkiye ve Türk milleti de mukadderatından kaçamaz, saklanamaz. Tarihin, millet olarak bize yüklediği misyonu görmek, kabul etmek ve buna göre davranmak mecburiyetindeyiz. Kendi ülkelerine, başkalarının gözünden bakanlar bunu fark edemeyebilir. Burunlarının dibini dahi görmekten aciz olanlar bunu anlamayabilir. ‘Türkiye’nin Libya’da, Suriye’de, Somali’de ne işi var?’ diye soranlar bu vizyonu ve misyonu idrak edemeyebilir. Türkiye’nin 22 yılda nasıl büyük bir değişim geçirdiğini bilmeyenler, olayların seyrini kavramakta zorlanabilir ama biz bunu görüyoruz, süreçleri okuyoruz, çağrılara kulak tıkamıyoruz. Türkiye’nin başarılarına sevinemeyenleri kendi haset dolu dünyalarında vehimleriyle, korkularıyla, komplo teorileriyle, safsata ve hezeyanlarıyla baş başa bırakıyoruz. Milletiyle duygudaşlığını kaybetmiş olanlara ne söylesek boş ne anlatsak faydasız. Biz, onlarla vakit kaybetmeyeceğiz. Biz, hep olduğu gibi önümüze bakacağız, hedeflerimize odaklanacağız. Bu kutlu yolculukta sizlerin de üzerinize düşen her türlü sorumluluğu en güzel şekilde yerine getireceğinize inanıyorum.”
Salondaki bilim insanlarına da seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şunu lütfen unutmayınız, sizler uzmanlık alanlarınızda icra ettiğiniz bilimsel faaliyetlerle, verdiğiniz eserlerle, yaptığınız yeni araştırmalarla yalnızca akademi camiasına değil, ülkemize ve dünyaya da önemli değerler, yeni ufuklar kazandırıyorsunuz. Öyle inanıyorum ki bu çalışmalara her gün bir yenisini ekleyerek, sizi rehber kabul eden gençlerimizi teşvik edip, destekleyerek, ülkemize ve insanlığa daha esaslı katkılar yaparak, 2053 ve 2071 vizyonumuzun da mimarları sizler olacaksınız” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, törende ödül alan bilim insanlarını tebrik etti, çalışmalarında başarılar diledi.
TÜBA VE TÜBİTAK BİLİM ÖDÜLLERİ
TÜBA ve TÜBİTAK Bilim Ödülleri’ne layık görülen bilim insanları, ödüllerini, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın elinden aldı.
Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumunun (TÜBİTAK), bilimsel ve teknolojik alanlarda araştırma ve geliştirme faaliyetlerini desteklemek, bilim insanlarının, araştırıcıların yetiştirilmeleri ve geliştirilmeleri için imkân sağlamak amacıyla verdiği “TÜBİTAK Bilim, Özel, Hizmet ve Teşvik Ödülleri”ne ilişkin değerlendirme çalışmaları sonuçlandı.
TÜBİTAK Yönetim Kurulunca, 2024 yılında, 7’si Bilim, biri Hizmet, 13’ü Teşvik kategorilerinde olmak üzere toplam 21 ödül, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın katılımıyla düzenlenen törenle sahiplerini buldu. Ödüller, Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından takdim edildi.
TÜBİTAK ÖDÜLLERİ
TÜBİTAK Bilim Ödülü kategorisinde, mühendislik bilimleri alanında, Koç Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Kimya ve Biyoloji Mühendisliği Bölümünden Prof. Dr. Seda Keskin Avcı, aynı üniversitenin Mühendislik Fakültesi Elektrik ve Elektronik Mühendisliği Bölümünden Prof. Dr. Sinem Çöleri, İhsan Doğramacı Bilkent Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümünden Prof. Dr. Sinan Gezici, Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümünden Prof. Dr. Hakan Özkan bilimsel çalışmalarıyla ödül almaya hak kazandı.
Sağlık Bilimleri alanında Acıbadem Mehmet Ali Aydınlar Üniversitesi Tıp Fakültesi Cerrahi Tıp Bilimleri Bölümünden Prof. Dr. Ahmet Alanay, İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Bölümünden Prof. Dr. Gülen Hatemi ödül aldı.
Sosyal ve Beşerî Bilimler kategorisinde Koç Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümünden Prof. Dr. Bahar Rumelili Sancak’a ödül verildi.
TÜBİTAK Hizmet kategorisinde ödüle İstinye Üniversitesi Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Bölümünden Prof. Dr. Meral Beksaç layık görüldü.
TÜBİTAK Teşvik kategorisinde de 13 bilim insanına ödül verildi.
TÜBA ULUSLARARASI AKADEMİ ÖDÜLLERİ
Türkiye Bilimler Akademisinin (TÜBA) bilim insanlarını teşvik ve takdir misyonu kapsamında ihdas ettiği ve dünyadaki bütün bilim insanlarına açık olan 2024 yılı “TÜBA Uluslararası Akademi Ödülleri” de sahiplerini buldu.
Fen ve Mühendislik Bilimleri alanında ödül, Nanyang Technological Üniversitesi Malzeme Bilimi Mühendisliği Bölümünden Prof. Dr. Zhichuan Jason Xu’ya, malzemelerin elektrokimyası ve yenilenebilir enerji uygulamalarına yönelik elektrokataliz konularında dünya çapında güçlü ve yaygın etkiye sahip buluşlarına dair temel ve mühendislik bilimlerindeki özgün ve öncü araştırmaları dolayısıyla verildi.
Sağlık ve Yaşam Bilimleri alanında Prof. Dr. İbrahim Celalettin Haznedaroğlu, Lokal Kemik İliği Renin-Angiotensin Sistemi’ni ilk kez tanımlaması, alyuvarlar üzerinden hemostaz sağlayarak literatürde çığır açıcı bir ilaç olarak yerini almış olan Ankaferd hemostatın geliştirilmesi ve hemostaz ve kronik myeloid lösemi alanındaki çalışmaları sebebiyle ödül almaya hak kazandı.
Sosyal ve Beşerî Bilimler kategorisinde Budapeşte Eötvös Lorand Üniversitesiden Emekli Öğretim Üyesi Prof. Dr. Istvan Vasary, Altınordu Hanlığı ve varisi devletler ve Doğu Avrupa’daki Osmanlı öncesi Türk kavimleri (Kıpçaklar, Kumanlar ve Tatarlar) üzerine yaptığı özgün ve çığır açıcı çalışmaları dolayısıyla layık görüldü.
Aynı kategoride Bilkent Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Roland R. R. Smith de Helenistik dönem heykelciliği ve Roma ve Geç Antik dönem Anadolu’su, özellikle Afrodisias antik şehri üzerine yaptığı özgün ve çığır açıcı çalışmaları dolayısıyla ödül aldı.
TÜBA-GEBİP ÖDÜLÜ KAZANAN BİLİM İNSANI SAYISI 669’A ULAŞTI
TÜBA-GEBİP Ödülleri, doğa, mühendislik, sağlık bilimleri ile sosyal bilimler alanlarında çalışan üstün başarılı genç bilim insanlarını, bilimsel çalışmalarını Türkiye’de sürdürmeleri, kendi çalışma gruplarını oluşturmaları, Türkiye kaynaklı uluslararası düzeyde nitelikli proje ve yayınlarını ödüllendirme ve teşviki amacıyla 2001’den bu yana veriliyor.
Özgün ve yüksek talep gören program kapsamında, ödül sahiplerine üç yıl boyunca her yıl 125 bin lira mali desteğin yanında, tez aşamasındaki lisansüstü-doktora öğrencileri için her yıl ayrıca 25 bin liralık ek destek ile akademi üyelerince danışmanlık sağlanıyor.
TÜBA-GEBİP kapsamında, Ahmet ve Nezahat Keleşoğlu TÜBA-GEBİP Eczacılık Özel Ödülü de dahil olmak üzere, 20 farklı üniversiteden 25 üstün başarılı genç bilim insanı ödül kazandı. Bugüne kadar bu ödülü kazanan bilim insanı sayısı 669’a yükseldi.
7 ESERE TESEP ÖDÜLÜ VERİLDİ
TÜBA-TESEP Ödülleri de tüm bilim alanlarında üniversite düzeyinde nitelikli bilimsel telif eser yazım ve yayınını teşvik amacıyla veriliyor.
2008’de başlatılan ödüller kapsamında Akademi Konseyince belirli bilim alanlarında yayımlanan eserlere, alanında dünya bilimine değer katmış, ulusal ve uluslararası başarılarıyla ülkeyi onurlandıran TÜBA Şeref Üyeleri adına ihdas edilen “Halil İnalcık Özel Ödülü”, “Mehmet Genç Özel Ödülü” ile “Kemal Karpat Özel Ödülü” veriliyor.
Bu yıl, TESEP Telif Eser Ödülü, Halil İnalcık Özel Ödülü, Mehmet Genç Özel Ödülü ve Kemal Karpat Özel Ödülü için 70 bin lira, Jüri Özel Ödülü için ise 40 bin lira ödül dağıtılıyor.
Bu çerçevede, sosyal bilimler alanında, Telif Eser Ödülü kapsamında 4, Halil İnalcık ve Kemal Karpat Özel ödülleri kapsamında birer, Doğa ve Mühendislik Bilimleri alanında “Jüri Özel Ödülü” kategorisinde bir çalışma ödüle layık görüldü. Böylece, bugüne kadar ödüllendirilen eser sayısı 246’ya yükseldi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Kanada Başbakanı Mark Carney, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirdikleri baş başa ve heyetler arası görüşmelerinin, anlaşmaların imza töreninin ardından ortak basın toplantısı düzenleyerek açıklamalarda bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Mark Carney ve heyetini tarihî dönemdeki ziyareti vesilesiyle Türkiye’de ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyduğunu ifade ederek, kendisine “hoş geldiniz” dedi.
İki ülke arasındaki üst düzey ziyaretlerin sürekli olmasını temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile bugünkü görüşmelerinde ikili ilişkileri etraflıca değerlendirdiklerini, bölgesel ve küresel meselelere değinme imkânı bulduklarını söyledi.
“TİCARET HACMİMİZİ İLK OLARAK 5 MİLYARA, AKABİNDE 10 MİLYAR DOLARA ÇIKARMAYI TEMENNİ EDİYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Bu yönde atacağımız somut adımları içeren bir eylem planını da bugün kabul ettik. Öncelikle ticaret ve yatırımların artırılmasını teminen Serbest Ticaret Anlaşması müzakerelerine yılsonundan önce başlanmasını kararlaştırdık. Bu sürece paralel olarak ekonomi alanındaki ilişkilerimizi tüm boyutlarıyla ele almak üzere Ortak Ekonomik ve Ticari Komite dâhil mevcut mekanizmaları daha etkin şekilde kullanacağız. Bu komitenin müteakip toplantısına 2027 yılında bu defa özel sektörlerimizin de katılımıyla ev sahipliği yapacağız. Atacağımız bu adımlarla hâlen yaklaşık 3 milyar dolar civarında seyreden ticaret hacmimizi ilk olarak 5 milyara, akabinde de 10 milyar dolara çıkarmayı temenni ediyoruz.”
Güncellenen Hava Ulaştırma Anlaşması ile iki ülke arasındaki doğrudan uçuşları yaklaşık iki katına çıkaracaklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün ayrıca üçüncü ülkelerde ortak yatırım fırsatlarını da değerlendirdik. Afrika’dan Latin Amerika’ya, Orta Asya’dan Uzak Doğu’ya kadar geniş bir coğrafyada önemli işbirliği fırsatlarının bulunduğuna inanıyoruz. Yarın Türk Eximbank ile Kanada İhracatı Geliştirme Kurumu arasında imzalanacak mutabakat zaptının üçüncü ülkelerde ortak projelere vesile olmasını temenni ediyoruz” diye konuştu.
Kanada ile savunma sanayii ve nükleer enerji alanlarında yakın temas hâlinde olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayii iş birliğinin önemine vakıf iki müttefik olduklarını kaydetti.
Bunu son olarak Ankara’da yapılan NATO Zirvesi sırasında da gördüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, biraz önce de “Savunma Sektörü Ortaklıkları Mutabakat Zaptı”nın imzalandığını anımsattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, müttefiklerin savunma sanayilerine finansman sağlamak amacıyla Kanada öncülüğünde kurulmakta olan Savunma, Güvenlik ve Dayanıklılık Bankasının iki ülke arasındaki savunma sanayii iş birliğini desteklemesini beklediklerini kaydetti.
Enerji alanında, madencilikten LNG’ye, kritik minerallerden nükleer enerjiye kadar geniş bir işbirliği alanının mevcut olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki ülkenin Enerji Bakanlıkları arasında kabul edilen “Enerji Alanında İşbirliğine Dair Ortak Bildiri”nin de nükleer dahil bu alandaki ciddi potansiyele işaret ettiğini söyledi.
Kanada Başbakanı Carney ile Gazze, Ukrayna ve Körfez dâhil birçok bölgesel gelişmeyi de değerlendirdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gerek Ukrayna’da, gerek Körfez’de olsun diplomatik yöntemlerin kalıcı barışa giden yolu açmasını temenni ediyoruz. Bu noktada ortak görüşte olduğumuzu teyit ettik. Gazze’de ise Kanada’nın diğer bazı müttefiklerle birlikte istilacı yerleşimlere yönelik yaptırım adımlarını, İsrail hükûmetinin ihlallerinin caydırılması noktasında isabetli bir adım olarak görüyoruz. Bölgemizde barış ve istikrarın tesisi noktasında bu yöndeki tutumlarını sürdürmelerini temenni ediyoruz” diye konuştu.
“İLİŞKİLERİMİZİN GELECEĞİNE YÖNELİK TARİHÎ BİR ADIM ATTIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Başbakan Carney ile ilişkilerimizin geleceğine yönelik tarihî bir adım attık. Çok geniş yelpazeye yayılan iş birliği potansiyelimizi gerçek anlamda hayata geçirmek için önemli bir süreci başlattık. İlişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine çıkarmamız kâğıt üzerinde kalacak sembolik bir adım olmayacaktır. Bu konuda Sayın Carney’nin ekonomi alanındaki engin tecrübesi ve siyaset sahnesinde sergilediği sağduyulu ve dirayetli duruşla önemli rol oynayacağına inanıyorum.”
Kanada Başbakanı Carney’ye, konuşmasının ardından, anlamlı ve dolu dolu ifadeleri için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Gerçekten uzun yıllara sâri bir Türkiye-Kanada kopukluğunu bugün gidermiş olduk. Şimdi yeni bir dönemi Türkiye ve Kanada arasında başlatıyoruz. İnşallah iş adamlarımızı bir araya getireceğiz ve ben de Kanada’ya yapacağım ilk iş adamlarıyla birlikte ziyaretimde, orada iş adamlarımızı bir araya getirerek adımlarımızı atacağız.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Kanada Başbakanı Mark Carney’i Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde resmî törenle karşıladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney’in tören alanındaki yerlerini almalarının ardından iki ülkenin millî marşları çalındı. Kanada Başbakanı Carney’in tören kıtasını selamlamasından sonra iki lider heyetlerini birbirlerine takdim etti.
Türkiye ve Kanada bayrakları önünde basın mensuplarına poz veren Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney, daha sonra baş başa görüşmelerini gerçekleştirmek üzere Cumhurbaşkanlığı Külliyesine geçti.
Merhametsizlikte sınır tanımazlar FETÖ’cüler şirketleri batırmak ve Mülklerini ele geçirmek için her türlü DİZİ FİLİMİ çeviriyorlar FETÖ’cüler çok zengin yandaşlar oluşturmak ana hedefleridir FETÖ’de “hedefe ulaşmak için her yol mübahtır” anlayışı vardır MARKA &PATENT ÇETESİ Marka & Patent çetesi | Devletin imkanlarını kullanıp Milletimize TUZAK kuruyorlar | FETÖ’cülere Kimler yardım ediyor? FETÖ’cüler Makam mevki ve para için her şeyi yapıyorlar FETÖ’nün bilişim militanları | İnsanlara kumpas kurarak adli sicil kayıtlarını kirletmek için her türlü yolsuzlukları yapıyorlar kurdukları tuzaklarda sınır tanımıyorlar
Bir FETÖ’cü nasıl anlaşılır? “Her türlü film çevirmek” Her türlü İftirayı atarlar sınır tanımazlar Yalan söylemekte, Kumpas kurmakta, İftira atmakta ,Dikizlemekte, Devlet imkanlarını örgüt için kullanmakta, Kamu ve insanların malına konmakta, adam öldürmekte uzmandır bunlar! merhamet ve vicdanları yoktur Makam mevki ve para için her şeyi yaparlar Hak yediler Soru çaldılar, insanlara kumpas kurdular, özellerini teşhir ettiler, o görüntülerle tüm istediklerini aldılar. İşyerlerine Kamu kurumlarına sitelere evlere kameralar kurdular hem insanları izlediler hem dinlediler insanların özel hayatlarına girdiler evlerine gizli kameralar kurdular bu yolla insanları ,şirketleri ,tehdit ettiler .her türlü yolsuzluğu yaptılar Bunlar ne kadar insanlık suçu varsa işledi hala işlemeye devam ediyorlar 40 yıl boyunca sinsi sinsi örgütlendiler. Suçsuz insanları kumpas kurup hapse attırdılar merhametsizler Türkiye’nin ve şirketlerin sırlarını sattılar Casusluk yaptılar. Devleti ele geçirmek için her şeyi yaptılar. Kaç masum insanın yuvasını yıktılar kim bilir? Nice esnafı iflas ettirdiler kurdukları kumpaslarla Mallarını ele geçirdiler Paravan holding ler kurdular insanların Mallarına el kondular. Karşı çıkanı da ölüme yolladılar… Vicdandan yoksun, gaddar, zalim merhamet yoksunudur bunlar Her türlü iftirayı atabilecek, her yalanı söyleyebilecek kadar zalimdirler.
Marka & Patent çetesi | Devletin imkanlarını kullanıp Milletimize TUZAK kuruyorlar |
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.