Cumhurbaşkanı Erdoğan, 21. İmam Hatipliler Kurultayı’nda yaptığı konuşmada, “Bütün İslam ülkeleri de nerede duracağı belirsiz İsrail işgaline karşı ortak tavır takılmalıdır. İsrail şımarıklığını, İsrail haydutluğunu, İsrail’in devlet terörünü durduracak yegâne adım İslam ülkelerinin ittifakıdır” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kocaeli Kongre Merkezi’nde düzenlenen 21. İmam Hatipliler Kurultayı’na katıldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ÖNDER 21. İmam Hatipliler Kurultayı’ndaki konuşmasına katılımcıları selamlayarak başladı.
Ülkenin dört bir yanındaki imam hatiplilere de selam ve sevgilerini gönderen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bir imam hatip mezunu olarak 21. İmam Hatipliler Kurultayı vesilesiyle imam hatip nesliyle tekrar bir araya gelmenin bahtiyarlığı içindeyim. Dostluğun, dayanışmanın hâkim olduğu muazzam bir atmosferde sizlerle beraber olmanın heyecanını yaşıyorum. Gönüllerimizi buluşturan Rabb’ime sonsuz hamdediyorum” diye konuştu.
Önder İmam Hatipliler Derneğine, yöneticilerine ve ÖNDER mensuplarına kurultayı tertip ettikleri için şükranlarını sunduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülkenin 81 ilinden kurultaya katılanları da yürekten selamladığını dile getirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu buluşma vesilesiyle imam hatiplerin kuruluşunda emeği geçen başta merhum Tevfik İleri olmak üzere ahirete irtihal eden büyükleri, hocaları ve imam hatip mensuplarını rahmetle yâd ettiğini belirterek şöyle konuştu: “İmam hatip davasının çilesini omuzlamış nice isimsiz kahraman var. Bu büyük çınarın bugünlere gelmesinde emeği, fedakârlığı olan nice vakıf erbabımız var. Canıyla, malıyla ve ruhuyla kendisini bu davaya adayan öğretmenlerimiz var. Bir gencin elinden daha tutmak, bir gencimize daha ulaşmak için ter döken nice gönül insanımız var. Türkiye’den ve dünyadan imam hatiplerin kurulması, yaşaması için varını yoğunu seferber etmiş nice hayırseverimiz var. Rabb’im o güzel insanların hepsinden razı olsun. Vefat edenlerin mekânı inşallah cennet olsun.”
“TÜRKİYE’Yİ DÜNYANIN VE BÖLGESİNİN PARLAYAN YILDIZI HÂLİNE GETİRDİK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, son 22 yılda genel başkan, milletvekili, başbakan ve Türkiye Cumhurbaşkanı olarak milletin verdiği yetki ve sorumlulukla, yol arkadaşlarıyla Türkiye’ye hizmet ettiklerini ve aziz millete hizmetkâr olmanın gurur ve şerefini taşıdıklarını kaydetti.
Ülke için 22 yılda çok eserler vücuda getirdiklerini, çok hizmetler ürettiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Yollar, köprüler, hastaneler, konutlar, şehirler, okullar inşa ettik. Ekonomide, savunmada, ticarette ülkemizi katbekat büyüttük. Her alanda ülkemize ilkleri yaşattık. Kırılmaz denilen rekorları hamdolsun kırdık. Eğitimde, sağlıkta, ulaşımda, tarımda, ticarette, iç güvenlikte, dış güvenlikte aklınıza gelebilecek her alanda Türkiye’yi ilklerle tanıştırdık. Türkiye’yi dünyanın ve bölgesinin parlayan yıldızı hâline getirdik. Gücünü, itibarını artırdık. Şunu burada açık yüreklilikle söylemek isterim. Tabii ki bunların tamamı önemlidir, kıymetlidir. Bizim için şeref payesidir. Bunların hiçbiri bizim mücadelemizin asıl gayesi değildir. Şahsen benim için geçmişten bugüne gelen bugünden son nefesime kadar üzerinde taşıyacağım, hatta Rabb’imin huzurunda bile inşallah bana şahitlik edecek bir makamım bir rütbem bir sıfatım var. O da imam hatipli olmaktır.”
“Bana ‘Ömrün boyunca yaptığın tek bir şeyi, ortaya koyduğun tek bir eseri söyle.’ deseler, tereddüt etmeden vereceğim cevap gayet açıktır; imam hatip okullarının önündeki engelleri kaldırmaktır, imam hatiplerin sayısını artırmaktır, imam hatiplerin eğitim kalitesini artırmaktır” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, her şeyin, bütün rütbelerin, makamların ve sıfatların gelip geçici olduğunu ancak toprağa atılan tohumun gür bir çınara dönüşüp yüzyıllar boyuna gölgesinde medeniyetler inşa edileceğini söyledi.
“YENİ TOHUMLAR ATTIK, O TOHUMLARI TÜRKİYE’NİN DÖRT BİR YANINA ULAŞTIRDIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Rahmetli büyüklerimiz işte bu tohumu toprağa attılar. Bedel ödeme pahasına bu tohumları samimiyetle toprağa serptiler. Biz de yeni tohumlar attık, o tohumları Türkiye’nin dört bir yanına ulaştırdık. Var olanlara gözümüz gibi baktık, onları koruduk, kolladık, fidana, ağaca dönüşmelerini sağladık” dedi.
İmam hatipleri kuranların sadece 3-5 kişi olduğunu, kendilerinin ise bir avuç olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Şimdi görüyorum ki sel olduk, çağlayan olduk, deniz olduk, hatta okyanus olduk. Şununla iftihar ediyorum; hani istiklal şairimiz Mehmet Akif diyor ya ‘Bu ezanlar ki şehadetleri dinin temeli/Ebedî yurdumun üstünde benim inlemeli.’ Evet, sevgili imam hatipli kardeşim, sen varsın, sen işte buradasın, sen iftiharla ayaktasın, sen eskisinden daha çoksun, eskisinden daha güçlüsün. Şunu unutma; sen varsan şehadetleri dinin temeli olan ezan yurdumun üstünde ebedî inleyecek, ebedî okunacak. Sen varsan Allahuekber nidaları semalarımızdan hiçbir zaman eksilmeyecek. Sen varsan rengini şehitlerimizin kanından alan bayrağımız nazlı nazlı dalgalanmaya devam edecek. Sen varsan bu millet, mazlumların umut kaynağı olmaya devam edecek.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, imam hatipliler olarak en başta bunu başardıklarını, İstiklal Marşı’nın o muhteşem ruhunu yaşattıklarını, İstiklal Marşı’nı kendilerine âdeta bir Kur’an tefsiri yaptıklarını ve onun kılavuzluğuyla bu yolda azimle yürüdüklerini kaydetti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Korkmadık, ay yıldızlı al bayrağımızın şafaklarımızda hürriyetle, iftiharla, itibarla dalgalanması için mücadele ettik. Hakka tapan milletin istiklali için çok çalıştık. Yurdumuzu alçakları uğratmamak için göğsümüzü siper ettik” diye konuştu.
Mehmet Akif Ersoy’un İstiklal Marşı’ndaki “Değmesin mabedimin göğsüne namahrem eli” dizesini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Ayasofya’yı zincirlerinden biz bu imanla kurtardık. 86 yıllık mahzunluğun ardından Fatih’in emanetine sahip çıktık. O ulu mabedini mümin yüreklerle yeniden biz buluşturduk. Ayasofya’nın, İstanbul’un, Türkiye’nin ve tüm İslam âleminin kalbindeki sızıyı hamdolsun biz dindirdik. Ve şunu bütün zerrelerimizle söyledik; ‘Hakkıdır, hür yaşamış bayrağımın hürriyet/Hakkıdır, hakka tapan milletimin istiklal.’ Bizim dün yolumuz buydu, bugün yolumuz budur. Allah ömür verdikçe yarın da istikametimiz işte bu olacaktır.”
“BU ÜLKEDEKİ HER İNSAN BİZİM GÖZ BEBEĞİMİZDİR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu ülkenin her bir vatandaşının kendileri için değerli olduğunu, bu ülkedeki her insanın kendileri için göz bebeği olduğunu, okullar arasında ayrım yapmadıklarını ve bu ülkenin her bir okulunun da kendileri için çok mühim olduğunu dile getirdi.
İmam hatiplerin bir ihtiyaç neticesinde ortaya çıktığını ve varlık sebeplerini hakkıyla ifa etmiş eğitim yuvaları olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, imam hatiplerin her safhası mücadelelerle dolu bir asırlık mazisiyle direnişin ve dirilişin sembolü olduğunu vurguladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Arif Nihat Asya’nın şirini özellikle hatırlatmak istediğini belirterek, Dua şiirinden, “Biz kısık sesleriz, minareleri sen ezansız bırakma Allah’ım/Cihat meydanını pehlivansız bırakma Allah’ım/Kahraman bekleyen yığınlarını kahramansız bırakma Allah’ım/Yarının yollarında yılları da ramazansız bırakma Allah’ım/Bizi sen sevgisiz, susuz, havasız ve vatansız bırakma Allah’ım/Müslümanlıkla yoğrulan yurdu, Müslüman’sız bırakma Allah’ım.” dizelerini okudu, programa katılanlar da “Amin” diye karşılık verdi.
İmam hatipliler olarak bunun için var olduklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Minareler ezansız kalmasın diye varız. Cihat meydanı pehlivansız kalmasın diye varız. Kahraman ordumuz kahramansız kalmasın diye varız. Bir vatanımız var, bir vatanımız hep var olsun diye varız: Müslümanlıkla yoğrulan yurdumuz, Müslümansız kalmasın diye varız. En başından itibaren mücadelemiz bunun içindir” dedi.
“MİLLETİN İMAN DOLU GÖĞSÜNÜ AŞAMADILAR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Şunu asla unutmayın sevgili gençler. Eğer bu topraklardan Müslümanlığı, eğer bu topraklardan ezanı, minareyi, camiyi, Kur’an’ı çekip alırsanız, inanın geriye hiç ama hiçbir şey kalmaz. Geride millette kalmaz, memlekette kalmaz. Bu topraklar 2 asırdır saldırı altında ama şuna dikkat edin, en çok da imanımıza saldırıyorlar. En çok da inanç değerlerimize saldırıyorlar. En çok da ilim, irfan yuvalarımıza saldırıyorlar. Şunu çok iyi biliyorlar; ezan yoksa cami yoksa Kur’an yoksa iman yoksa vatan yoktur, millet yoktur, Türkiye yoktur. İmam hatip mücadelesi bir vatan savunmasıdır. İmam hatip mücadelesi bir iman mücadelesidir. İmam hatip mücadelesi bir varlık yokluk mücadelesidir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hatırlayın, 100 yıl önce toplarıyla, tüfekleriyle, tanklarıyla, uçaklarıyla geldiler ama bu aziz toprakları işgal edemediler. Milletin iman dolu göğsünü, serhaddini aşamadılar. Bu milleti imanından koparmadan işgal edemeyeceklerini anladılar. Bu milleti ruh köküyle bağını kesmeden asla esir alamayacaklarını anladılar. Onun için içeriden ve dışarıdan iman kalemizi kuşatmaya çalışıyorlar. Hainlikle, ajanlarıyla, paralı askerleriyle her türlü yalanla, iftira ile kışkırtmayla, aileye, ahlaka, geleneklerimize yönelik ellerindeki her türlü aparatla özellikle imanımızı hedef alıyorlar. Dün topraklarımızı nasıl işgal edemediyseler bugün de Allah’ın inayetiyle iman kalemizi kuşatamayacaklar” diye ekledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu memleketin her bir evladının vatanı için canını ortaya koyacağını ama imam hatiplilerin hem canlarını hem mallarını hem de akıllarını ortaya koyacaklarını söyledi.
İmam hatiplilerin vatan ve iman savunmasında yine en ön safta yerlerini alacaklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sevgili gençler medya ve sosyal medya… İşte bu kötü emeli olan, işte bu imanımıza ve vatanımıza kasteden ellerde birer silaha, birer işgal silahına dönüşmüştür. Gençliğin ahlakı, gençliğin imanı, aile kurumu, dolayısıyla vatanımız çok açık, çok tehlikeli bir saldırının altındadır. Masum gibi görünen, sanki eğlenceymiş gibi görünen bütün o içerikler sinsi bir ur gibi milletimizin ve gençlerimizin imanını hedef almaktadır. İşte bu işgal saldırısını da püskürtecek, bununla baş edecek, imanını ve vatanını yine en önde savunacak olanlar sizler olacaksınız” diye konuştu.
“İSRAİL BU ŞEKİLDE DEVAM EDERSE RAMALLAH’I DA İŞGAL ETTİKTEN SONRA GÖZÜNÜ BAŞKA YERLERE DİKECEK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gazze’de soykırımın devam ettiğini, Filistin topraklarının 1918’de Osmanlı Devleti oradan çekildiği günden bugüne Siyonistler tarafından karış karış işgal edildiğini kaydetti.
Filistinlileri Ramallah ve Gazze’de daracık toprak parçalarına sıkıştırıldıklarına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şimdi İsrail hem Batı Şeria’da hem Gazze’de soykırım yaparak oraları da işgal etmeyi hedefliyor. Dün gencecik bir evladımızı Ayşenur Ezgi Eygi’yi alçakça katlettiler. Bugüne kadar 17 bini çocuk, 40 bin masum sivili öldürdüler. Çocuk, kadın, genç, yaşlı demeden barbarca saldırıyorlar, kan döküyorlar” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gazze’de bir İsrail-Filistin savaşı değil, yayılmacı Siyonizm ile vatanlarını koruyan Müslümanların mücadelesinin var olduğunu vurgulayarak, “Gerek ülkemiz içinde gerek İslam ülkelerinin bazıları bu meseleyi kendisinden uzak bir mesele olarak görüyor ve fena hâlde yanılıyor. Daha önce de söyledim. İsrail Gazze’de durmayacak. İsrail eğer bu şekilde devam ederse Ramallah’ı da işgal ettikten sonra gözünü başka yerlere dikecek. Sıra bölgedeki diğer ülkelere gelir. Lübnan’a, Suriye’ye gelir. Dicle ve Fırat arasındaki vatan topraklarımıza göz koyacaklar. Önünde poz verdikleri her haritayla bunu açık açık söylüyorlar. Sadece Gazze’yi işgalle yetinmeyeceklerini şimdiden ilan ediyorlar. Biz işte onun için ‘Hamas Müslümanlar adına direniyor.’ diyoruz. Biz onun için ‘Hamas sadece Gazze’yi değil, İslam topraklarını, Türkiye’yi savunuyor’ diyoruz” dedi.
“İSLAM ÜLKELERİ TEHLİKENİN FARKINA VARMALI VE İŞ BİRLİĞİNİ DAHA DA ARTTIRMALIDIR”
“İsrail’in devlet terörünün karşısında durmak bizim için İslami bir vazifedir, imani bir vazifedir, vatani bir meseledir, tabi ki millî bir meseledir” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Böyle kritik bir dönemde İslam ülkeleri bir an önce uyanmalı, tehlikenin farkına varmalı ve iş birliğini daha da arttırmalıdır. Mısır’la, Suriye’yle attığımız yeni adımlar, büyüyen yayılmacılık tehdidine karşı bir dayanışma hattı oluşturmaya yöneliktir. Bütün İslam ülkeleri de nerede duracağı belirsiz İsrail işgaline karşı ortak tavır takılmalıdır. Biz en başından itibaren bu çağrıyı yapıyoruz. İsrail şımarıklığını, İsrail haydutluğunu, İsrail’in devlet terörünü durduracak yegâne adım İslam ülkelerinin ittifakıdır diyoruz. Şunun bilmesini isterim: Mısır’la başlattığımız yeni süreç Gazze’nin Filistin’in hayrına olacaktır. Diğer komşu ülkelerde yürüttüğümüz temaslar bölgemizin faydasına olacaktır. İçimizdeki bedhahların ne dediği bakmadan, bölgemizdeki dostlarımızın sayısını arttırmaya devam edeceğiz. Türkiye’nin dış politikada manevra alanını genişleterek her türlü adımı bundan sonra da kararlılıkla atacağız.”
Önceki hafta 26 Ağustos’ta Sultan Alparslan ve ordusunun muhteşem zaferi olan Malazgirt Zaferi’nin 953’üncü yıl dönümünü gururla idrak ettiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen hafta Malazgirt’le başlayan Anadolu’daki zaferlerin sonu olan 30 Ağustos zaferini yine coşkuyla kutladıklarını anlattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Burada şu hususun altını çizmek isterim: Türk askerini, Türk ordusunu tarihte muhteşem zaferlere götüren hiç kuşkusuz göğsündeki imanıdır. Alparslan ve ordusu Malazgirt’te zaferi iman ile kazandılar. Mohaç’ta, Kosova’da, İstanbul’un surları önünde, Mercidabık’ta, İnebahtı’nda, Çanakkale’de, Sakarya’da ve daha nicesinde ordumuz imanıyla zafer kazandı. Türk Silahlı Kuvvetleri demek peygamber ocağı demektir. Türk Silahlı Kuvvetlerinin göğsünden imanı alırsanız geriye bir şey kalmaz. Bunun acı örneklerini yakın geçmişte gördük” diye konuştu.
“Başörtüsüyle, kılık kıyafetle, imam hatiplerle, ilim irfan yuvalarıyla uğraşan bir ordunun kabiliyetlerini nasıl yitirdiğine, dışarıdan çok içeriyle uğraşarak milletin nazarında nasıl yanlış yere oturduğuna hep birlikte yakın zamanlarda şahitlik ettik” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Milletimizin göz bebeği kahraman ordumuz maalesef hiç hak etmediği sıfatlarla anılır oldu. Yanlış ellerde ordumuz yıpratıldı, örselendi, güven kaybına uğradı. Sokaklarınızda sarıklı, sakallı insanların kovalandığı, subayların başörtülü annelerinin kışlaya alınmadığı vesayetçi dönemlerde FETÖ’cü vatan hainlerini ordumuzun kılcallarına kadar yerleştirdiler. 15 Temmuz’da biz bu hainleri temizledik. Ordumuzu ölümcül bir urdan kurtardık ve şimdi ordumuz hamdolsun aslına özüne dönüyor. Malazgirt’teki ruh, Çanakkale’deki ruh, İstiklal Harbimizdeki ruh ordumuza yeniden kök salıyor, yeniden vücut buluyor. FETÖ’cü hainlerden ve vesayet artıklarından temizlendikçe ordumuz terör örgütleriyle mücadele ve vatan savunmasında destanlar yazıyor.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye’den Irak’a Libya’dan Somali, Katar ve Kosova’ya kadar görev üstlendiği her yerde Türk Silahlı Kuvvetlerinin başarılarıyla, caydırıcılığıyla ve disipliniyle göz doldurduğunu söyledi.
Kökleriyle bağı güçlendikçe daha da güçlenen bir ordunun olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu ordu milletin ordusudur. Bu ordu milletin her bir ferdinden teşekkül eden bir ordudur. Bu ordu milletindir ve milletin göz bebeğidir. Millet olarak kahraman ordumuzun, kahraman mensuplarıyla her zaman gurur duyuyoruz” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ordunun tekrar yıpratılmasına izin vermeyeceklerinin çok net bilinmesini istediğini dile getirerek, “Geçenlerde malum, mezuniyet töreninde bazı istismarcılar ortaya çıkmak suretiyle kılıçlar çektiler. Bu kılıçları kime çekiyorsunuz? Şimdi bunlarla ilgili olarak da gerekli bütün şu anda araştırmalar, hepsi yapılıyor ve oradaki birkaç tane kendini bilmez bunlar da evelallah temizlenecek. Biz buralara durup dururken gelmedik. Bu 30 kişi olabilir, 50 kişi olabilir. Kim olursa olsun, bunların ordumuzun içinde bulunması mümkün değil. Bunları temizleyeceğiz” ifadesini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Ve bakıyorsun 3 tane birinci olan kızımız var. Ve bu kızlarımızdan birisinin ismi İkra. 3 kardeş, adı İkra. Manisalı ve birinci oldu. Diğer ikisi, onlar da yine birer Anadolu yavrusu. Fakat tabii bu oyuna nasıl geldiler, gelindi. Şimdi çalışmalarımızı yapıyoruz ve bu konuyla ilgili olarak da üniversitemizle görüşmelerimizi yaptık. Ve bu konuda Kara Kuvvetleriyle görüşmelerimizi yaptık, Millî Savunma ile görüşmelerimizi yaptık ve bunların süratle temizlenmesi için de adımlarımızı atıyoruz. Ordumuz üzerinden siyasi hesap görülmesine müsaade etmeyiz. Tüm dünyada üstün disipliniyle bilinen ordumuz içinde buna zarar verecek bir durumu görmezden gelmez, demokratik denetim mekanizmaları çerçevesinde gerekli adımları mutlaka atarız ve atacağız. Bir peygamber ocağı olarak tarih boyunca büyük zaferlere imza atan ordumuz, aynı şekilde peygamber ocağı olarak görünen, dosta güven, düşmana korku vermeye devam edecektir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, tarihin bir sahnesinde görev ve yetki aldıklarının, üzerlerine düşen vazifeyi hakkıyla yerine getirmenin mücadelesini verdiklerinin altını çizdi.
Bunun uzun soluklu bir mücadele, uzun soluklu bir yürüyüş olduğuna değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dün biz yokken bu dava vardı. Yarın biz olmayacağız ama bu dava var olacak. Bayrağı sizler teslim alacaksınız. Sizler imam hatiplisiniz, sizin omzunuzda ağır bir yük var. Her birinizin omuzlarınızdaki yükün, sırtınızdaki sorumluluğun farkında olacağına yürekten inanıyorum. Büyüklerimiz kurdular, biz yaşattık ve büyüttük. Bizden sonra emaneti sizler geleceğe taşıyacaksınız. Yolunuz uzun, vazifeniz çetin. Ama unutmayın, Allah sizlerle beraberdir. Her hayırlı işinizde Allah sizinledir, bizimledir” sözlerini sarf etti.
Merhum şair ve mütefekkir Ali Ulvi Kurucu’nun, imam hatipliler nesli için yazdığı mısralarla programa veda etmek istediğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ey ömrünü bir gayeye vakfeyleyen insan / Göğsündeki imanına mazi bile hayran / Tebrik ediyor bak seni mabetler, ezanlar / Ey hak yolunun yolcusu, kurban sana canlar / Oldukça o yüksek idealler sana hâkim / Sarsılmayan imanına zincir vuracak kim / Alkışlıyor iclalini göklerde melekler / Atide nesiller senin irşadını bekler / Ey şanlı emel kaynağı nur çehreli yıldız / Ruhundan kopan fırtınalar senden alırız hız” dizelerini okudu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kurultayın hayırlara vesile olmasını diledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Kanada Başbakanı Mark Carney, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirdikleri baş başa ve heyetler arası görüşmelerinin, anlaşmaların imza töreninin ardından ortak basın toplantısı düzenleyerek açıklamalarda bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Mark Carney ve heyetini tarihî dönemdeki ziyareti vesilesiyle Türkiye’de ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyduğunu ifade ederek, kendisine “hoş geldiniz” dedi.
İki ülke arasındaki üst düzey ziyaretlerin sürekli olmasını temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile bugünkü görüşmelerinde ikili ilişkileri etraflıca değerlendirdiklerini, bölgesel ve küresel meselelere değinme imkânı bulduklarını söyledi.
“TİCARET HACMİMİZİ İLK OLARAK 5 MİLYARA, AKABİNDE 10 MİLYAR DOLARA ÇIKARMAYI TEMENNİ EDİYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Bu yönde atacağımız somut adımları içeren bir eylem planını da bugün kabul ettik. Öncelikle ticaret ve yatırımların artırılmasını teminen Serbest Ticaret Anlaşması müzakerelerine yılsonundan önce başlanmasını kararlaştırdık. Bu sürece paralel olarak ekonomi alanındaki ilişkilerimizi tüm boyutlarıyla ele almak üzere Ortak Ekonomik ve Ticari Komite dâhil mevcut mekanizmaları daha etkin şekilde kullanacağız. Bu komitenin müteakip toplantısına 2027 yılında bu defa özel sektörlerimizin de katılımıyla ev sahipliği yapacağız. Atacağımız bu adımlarla hâlen yaklaşık 3 milyar dolar civarında seyreden ticaret hacmimizi ilk olarak 5 milyara, akabinde de 10 milyar dolara çıkarmayı temenni ediyoruz.”
Güncellenen Hava Ulaştırma Anlaşması ile iki ülke arasındaki doğrudan uçuşları yaklaşık iki katına çıkaracaklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün ayrıca üçüncü ülkelerde ortak yatırım fırsatlarını da değerlendirdik. Afrika’dan Latin Amerika’ya, Orta Asya’dan Uzak Doğu’ya kadar geniş bir coğrafyada önemli işbirliği fırsatlarının bulunduğuna inanıyoruz. Yarın Türk Eximbank ile Kanada İhracatı Geliştirme Kurumu arasında imzalanacak mutabakat zaptının üçüncü ülkelerde ortak projelere vesile olmasını temenni ediyoruz” diye konuştu.
Kanada ile savunma sanayii ve nükleer enerji alanlarında yakın temas hâlinde olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayii iş birliğinin önemine vakıf iki müttefik olduklarını kaydetti.
Bunu son olarak Ankara’da yapılan NATO Zirvesi sırasında da gördüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, biraz önce de “Savunma Sektörü Ortaklıkları Mutabakat Zaptı”nın imzalandığını anımsattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, müttefiklerin savunma sanayilerine finansman sağlamak amacıyla Kanada öncülüğünde kurulmakta olan Savunma, Güvenlik ve Dayanıklılık Bankasının iki ülke arasındaki savunma sanayii iş birliğini desteklemesini beklediklerini kaydetti.
Enerji alanında, madencilikten LNG’ye, kritik minerallerden nükleer enerjiye kadar geniş bir işbirliği alanının mevcut olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki ülkenin Enerji Bakanlıkları arasında kabul edilen “Enerji Alanında İşbirliğine Dair Ortak Bildiri”nin de nükleer dahil bu alandaki ciddi potansiyele işaret ettiğini söyledi.
Kanada Başbakanı Carney ile Gazze, Ukrayna ve Körfez dâhil birçok bölgesel gelişmeyi de değerlendirdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gerek Ukrayna’da, gerek Körfez’de olsun diplomatik yöntemlerin kalıcı barışa giden yolu açmasını temenni ediyoruz. Bu noktada ortak görüşte olduğumuzu teyit ettik. Gazze’de ise Kanada’nın diğer bazı müttefiklerle birlikte istilacı yerleşimlere yönelik yaptırım adımlarını, İsrail hükûmetinin ihlallerinin caydırılması noktasında isabetli bir adım olarak görüyoruz. Bölgemizde barış ve istikrarın tesisi noktasında bu yöndeki tutumlarını sürdürmelerini temenni ediyoruz” diye konuştu.
“İLİŞKİLERİMİZİN GELECEĞİNE YÖNELİK TARİHÎ BİR ADIM ATTIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Başbakan Carney ile ilişkilerimizin geleceğine yönelik tarihî bir adım attık. Çok geniş yelpazeye yayılan iş birliği potansiyelimizi gerçek anlamda hayata geçirmek için önemli bir süreci başlattık. İlişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine çıkarmamız kâğıt üzerinde kalacak sembolik bir adım olmayacaktır. Bu konuda Sayın Carney’nin ekonomi alanındaki engin tecrübesi ve siyaset sahnesinde sergilediği sağduyulu ve dirayetli duruşla önemli rol oynayacağına inanıyorum.”
Kanada Başbakanı Carney’ye, konuşmasının ardından, anlamlı ve dolu dolu ifadeleri için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Gerçekten uzun yıllara sâri bir Türkiye-Kanada kopukluğunu bugün gidermiş olduk. Şimdi yeni bir dönemi Türkiye ve Kanada arasında başlatıyoruz. İnşallah iş adamlarımızı bir araya getireceğiz ve ben de Kanada’ya yapacağım ilk iş adamlarıyla birlikte ziyaretimde, orada iş adamlarımızı bir araya getirerek adımlarımızı atacağız.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Kanada Başbakanı Mark Carney’i Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde resmî törenle karşıladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney’in tören alanındaki yerlerini almalarının ardından iki ülkenin millî marşları çalındı. Kanada Başbakanı Carney’in tören kıtasını selamlamasından sonra iki lider heyetlerini birbirlerine takdim etti.
Türkiye ve Kanada bayrakları önünde basın mensuplarına poz veren Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney, daha sonra baş başa görüşmelerini gerçekleştirmek üzere Cumhurbaşkanlığı Külliyesine geçti.
Merhametsizlikte sınır tanımazlar FETÖ’cüler şirketleri batırmak ve Mülklerini ele geçirmek için her türlü DİZİ FİLİMİ çeviriyorlar FETÖ’cüler çok zengin yandaşlar oluşturmak ana hedefleridir FETÖ’de “hedefe ulaşmak için her yol mübahtır” anlayışı vardır MARKA &PATENT ÇETESİ Marka & Patent çetesi | Devletin imkanlarını kullanıp Milletimize TUZAK kuruyorlar | FETÖ’cülere Kimler yardım ediyor? FETÖ’cüler Makam mevki ve para için her şeyi yapıyorlar FETÖ’nün bilişim militanları | İnsanlara kumpas kurarak adli sicil kayıtlarını kirletmek için her türlü yolsuzlukları yapıyorlar kurdukları tuzaklarda sınır tanımıyorlar
Bir FETÖ’cü nasıl anlaşılır? “Her türlü film çevirmek” Her türlü İftirayı atarlar sınır tanımazlar Yalan söylemekte, Kumpas kurmakta, İftira atmakta ,Dikizlemekte, Devlet imkanlarını örgüt için kullanmakta, Kamu ve insanların malına konmakta, adam öldürmekte uzmandır bunlar! merhamet ve vicdanları yoktur Makam mevki ve para için her şeyi yaparlar Hak yediler Soru çaldılar, insanlara kumpas kurdular, özellerini teşhir ettiler, o görüntülerle tüm istediklerini aldılar. İşyerlerine Kamu kurumlarına sitelere evlere kameralar kurdular hem insanları izlediler hem dinlediler insanların özel hayatlarına girdiler evlerine gizli kameralar kurdular bu yolla insanları ,şirketleri ,tehdit ettiler .her türlü yolsuzluğu yaptılar Bunlar ne kadar insanlık suçu varsa işledi hala işlemeye devam ediyorlar 40 yıl boyunca sinsi sinsi örgütlendiler. Suçsuz insanları kumpas kurup hapse attırdılar merhametsizler Türkiye’nin ve şirketlerin sırlarını sattılar Casusluk yaptılar. Devleti ele geçirmek için her şeyi yaptılar. Kaç masum insanın yuvasını yıktılar kim bilir? Nice esnafı iflas ettirdiler kurdukları kumpaslarla Mallarını ele geçirdiler Paravan holding ler kurdular insanların Mallarına el kondular. Karşı çıkanı da ölüme yolladılar… Vicdandan yoksun, gaddar, zalim merhamet yoksunudur bunlar Her türlü iftirayı atabilecek, her yalanı söyleyebilecek kadar zalimdirler.
Marka & Patent çetesi | Devletin imkanlarını kullanıp Milletimize TUZAK kuruyorlar |
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.