Cumhurbaşkanı Erdoğan, 3. Antalya Diplomasi Forumu’nun açılışında yaptığı konuşmada, “Uluslararası toplum, Filistin halkına olan borcunu ancak Filistin Devleti’nin kurulmasıyla ödeyebilir. Bunun için 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız, egemen ve coğrafi bütünlüğü haiz Filistin Devleti’nin teşekkülü şarttır” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, NEST Kongre Merkezi’nde düzenlenen 3. Antalya Diplomasi Forumu’nun resmî açılışında konuştu.
Antalya Diplomasi Forumu’nun 3. buluşması münasebetiyle bir arada olmaktan büyük memnuniyet duyduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, forumu, 6 Şubat 2023’te yaşanan asrın felaketi nedeniyle geçen yıl iptal etmek durumunda kaldıklarını anımsattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülkenin 11 ilini ve 14 milyon vatandaşını etkileyen 53 binden fazla canın yitirildiği deprem felaketinin yaralarını hızla sardıklarını anlattı.
Bu zorlu süreçte, dost ve kardeş ülkelerden gördükleri maddi, manevi desteği özellikle ifade etmek istediğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Dünyanın neresinde olursa olsun acımızı yürekten paylaşan, dayanışma ve desteklerini esirgemeyen dostlarımıza bir kez daha ülkem ve milletim adına şükranlarımı sunuyorum. Anadolu’nun manevi mimarlarından Mevlana’nın çağları aşan şu sözünün hikmetine bir kez daha şahitlik ettik. ‘Ümitsizliğin ardında nice ümitler vardır, karanlığın ardında nice güneşler vardır’ Millet olarak destekleriyle dualarıyla katkılarıyla en zor günümüzde bizlere umut aşılayan dostlarımızın kadirşinaslığını asla unutmayacağız. Rabb’im, ülkemiz ve milletimizle birlikte tüm insanlığı bu tür tabii afetlerden korusun diyorum. Depremlerde vefat eden kardeşlerimizi bir kez daha rahmetle yâd ediyorum.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, turizmin başkenti Antalya’nın forumla küresel diplomasinin kalbinin attığı merkezlerden biri hâline geldiğini ifade etti.
“İNSANLIK OLARAK GERÇEKTEN SANCILI BİR DÖNEMDEN GEÇİYORUZ”
Bugünkü toplantının etkileyici katılım düzeyinin, bu tespitin ne kadar doğru olduğunu gösterdiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “3 gün boyunca, günümüz liderlerinden geleceğin liderlerine, iş insanlarından akademisyenlere, yaklaşık 4 bin civarında katılımcı burada, aynı çatı altında bir araya gelecek. Yapılacak fikir teatilerinin ve tartışmaların bizleri doğruya, iyiye, adalete ve gerçekliğe bir adım daha yaklaştıracağına inanıyorum. Forumumuzun bu yılki temasını ‘Krizler döneminde diplomasiyi öne çıkarmak’ olarak belirledik. Küresel siyasetin kaotik durumuna şöyle bir göz attığımızda, forumun temasının ne kadar isabetli seçildiği anlaşılacaktır. İnsanlık olarak gerçekten sancılı, sıkıntılı ve biteviye krizlerin yaşandığı bir dönemden geçiyoruz. Sadece dış politikada değil, üretim, iletişim, yönetim, sanat, ticaret ve teknoloji gibi pek çok alanda ezberler bozuluyor. Gönül ister ki bu değişim, insanlığın güncel sorunlarına çözüm getirsin, açlığa, yoksulluğa, geri kalmışlığa çare olsun. Maalesef bu konuda ümitvar konuşamıyoruz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülkeler arasındaki gelir adaletsizliğinin katlanarak arttığını, savaşların eskisinden çok daha kanlı ve yıkıcı geçtiğini dile getirdi.
“21. YÜZYIL, BEKLENTİLERİN TAM AKSİNE GİDEREK BİR BUHRANLAR ÇAĞINA DÖNÜŞMEKTEDİR”
Sömürgeciliğin yeni yöntemlerle ne yazık ki devam ettirildiğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Kültürel ırkçılık, İslam düşmanlığı ve yabancı karşıtlığı dünyanın birçok bölgesinde, toplum içinde bir veba salgını gibi yayılıyor. Karşı karşıya olduğumuz gerçeklik şudur; refah, huzur, barış ve özgürlük asrı olmasını umduğumuz 21. yüzyıl, beklentilerin tam aksine giderek bir buhranlar çağına dönüşmektedir. Herkesin diline pelesenk ettiği ‘kural temelli uluslararası düzen’ anlamını ve ağırlığını kaybetmekte, bir slogandan öteye geçememektedir. Dayanışma, adalet ve güven gibi temel kavramlardan yoksun olan cari uluslararası sistem ise asgari mesuliyetlerini bile yerine getiremiyor.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Değerli misafirler, tüm bunları, olayların uzağında bir ülkenin lideri olarak söylemiyorum. Türkiye, gerek coğrafi konumu gerek beşeri ve kültürel bağları gerekse beynelmilel ilişkileri itibarıyla krizlerden en çok etkilenen ülkelerden biridir. İnsanlığın gündemini meşgul eden çatışmaların, gerilimlerin, savaşların, risklerin kahir ekseriyeti bizim yakın coğrafyamızda yaşanıyor. Örneğin, pek çok ülkenin son 5-10 yılda yüzleştiği terör tehdidiyle biz tam 40 yıldır mücadele ediyoruz. DEAŞ ile sahada göğüs göğüse mücadele edip bu örgütü bozguna uğratan yegâne NATO müttefikiyiz” dedi.
“TÜRKİYE’NİN HİÇBİR HADİSEYİ UZAKTAN SEYRETME VEYA GÖRMEZDEN GELME LÜKSÜ YOKTUR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yükselen İslam düşmanlığının hedef aldığı toplum kesimlerinin başında yurt dışında yaşayan Türklerin geldiğini söyledi.
Son dönemde “protesto eylemi” kılıfı altında Avrupa’da, Kur’an-ı Kerim’e yönelik menfur saldırıların çoğunun Türk büyükelçilikleri önünde gerçekleştirildiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye ve Avrupalı Türkler bu süreçte özellikle provoke edilmek istendi. Düzensiz göç meselesinde 12 yıldır zaten ciddi baskı altındayız. Çatışmalardan ve terör örgütlerinin baskılarından kaçan yaklaşık 4 milyon sığınmacıya ev sahipliği yapıyoruz” ifadelerini kullandı.
İnsanlığın yüzleştiği bir diğer önemli sorun olan iklim değişikliği konusunda da durumun farklı olmadığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Akdeniz çanağında olmamız hasebiyle iklim değişikliğinin menfi etkilerine her geçen yıl daha fazla maruz kalıyoruz. Bu listeyi daha da uzatmak mümkündür. Türkiye’nin hiçbir hadiseyi uzaktan seyretme veya görmezden gelme lüksü yoktur. Sorumluluk sahibi bir ülke olarak doğru bildiklerimizi cesaretle söylemek hem kendi insanımıza hem de tüm insanlığa karşı görevimizdir. Hakikati konuşanların seslerinin kısıldığı günümüzde böyle bir misyonun zorluklarının şüphesiz farkındayız ama buna rağmen acı da olsa birileri için rahatsız edici de olsa gerçekleri dillendirmeye devam edeceğiz.”
“ÜLKEMİZİN MENFAATLERİNİ HER ALANDA GÜÇLÜ BİR ŞEKİLDE SAVUNMANIN GAYRETİNDEYİZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Forum boyunca ortaya konacak fikirlerin, bizlere bu mücadelemizde katkı sunacağına inanıyorum. Karşı karşıya olduğumuz jeopolitik riskleri yönetmek için her zamankinden daha aktif, çok yönlü, dikkatli ve soğukkanlı bir politika izliyoruz. Girişimci, insanı ve diplomasiyi öne çıkaran dış politikamızın temelinde kadim değerlerimizle çıkarlarımızın uyumlu birlikteliği vardır. Prensiplerimizden taviz vermeden, ülkemizin menfaatlerini her alanda güçlü bir şekilde savunmanın gayretindeyiz. Yakın dönemde yaşadığımız hadiseler ve tecrübeler bize şunu öğretti; diplomasi, krizlerin barışçıl çözümünde elimizdeki en büyük araçtır.”
Makulde buluşma iradesi olduğu ve karşılıklı anlayış çerçevesinde hareket edildiği müddetçe aşılamayacak hiçbir engelin olmadığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yeter ki diplomasiye şans tanıyalım, alan açalım. Yeter ki maksimalist hedefler peşinde koşmayalım. Her zaman söylediğimiz gibi sıkılı yumruklarla musafaha yapılmaz. Hüsnüniyet, irade ve kararlılığın olduğu her yerde diplomasi ve diyalogla mesafe almak pekâlâ mümkündür. Elbette tüm bunları dillendirirken gerçeklerden kopuk bir romantizmden bahsetmiyorum” dedi.
Türkiye’nin tarih boyunca olduğu gibi bugün de jeopolitik rekabetin kıran kırana geçtiği bir coğrafyada yer aldığını asla unutmadıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, içeride güçlü olmadan dışarıda güçlü olunamayacağını, sahada varlık göstermeden masada kazanım elde edilemeyeceğini de çok iyi bildiklerini dile getirdi.
“MİLLÎ ONURUMUZU, BEKAMIZI, MİLLETİMİZİN HAK VE HUKUKUNU KORUYABİLMEK İÇİN HER TÜRLÜ ADIMI ATTIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Nitekim bu hakikatleri göz önüne alarak son 21 yılda ekonomiden ticarete, savunmadan ihracata her alanda büyük atılımlar gerçekleştirdik. Diklenmeden dik durabilmek için millî onurumuzu, bekamızı, milletimizin hak ve hukukunu koruyabilmek için her türlü adımı attık” ifadelerini kullandı.
Ekonomide Türkiye’yi yılda ortalama yüzde 5,5 oranında büyüttüklerini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, millî geliri 238 milyar dolardan beş kat artışla 1 trilyon 119 milyar dolara yükselttiklerini söyledi.
Türkiye’yi satın alma paritesine göre millî gelir sıralamasında dünyada 11. sıraya çıkarttıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “İhracatı 36 milyar dolardan 256 milyar dolara, turizm gelirlerimizi 13 milyar dolardan yaklaşık 54,5 milyar dolara getirdik. En stratejik alanlardan biri olan savunma sanayinde yerli ve millî üretimin payını yüzde 20’lerden bugünkü yüzde 80’ler seviyesine ulaştırdık. Silahlı-silah insansız hava araçları teknolojisinde Türkiye’nin yazdığı başarı hikâyesi herkesin malumudur. Geçtiğimiz hafta 5. nesil savaş uçağımız KAAN’ın da ilk uçuşunu başarıyla yapmasıyla artık bu alanda farklı bir lige yükselttik. Dışişlerinde 163 olan temsilcilik sayımız bugün itibariyle 261’e çıktı. Dünyanın en geniş diplomasi ağına sahip üçüncü ülkesiyiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Böylece ülkemizi her alanda yakından takip edilen, sözü, duruşu ve tavrı dikkate alınan, krizlerin ve çatışmaların çözümünde anahtar rol üstlenen bir konuma getirmeyi başardık. Bugün büyük bir gururla ifade etmek isterim ki Türkiye, hem Batı’ya hem Doğu’ya kazan-kazan temelinde ilişkiler kurabilen, Ukrayna-Rusya arasındaki krizde hakkaniyetli bir tutum benimseyen, Avrupa Birliği ile Gümrük Birliği içinde olup dünyanın dört bir yanıyla güçlü ticari ilişkiler geliştirebilen, hiçbir ayrım yapmadan mazluma, mağdura ve ihtiyaç sahibine el uzatan, bekası tehlikeye girdiğinde sahada her türlü tedbiri süratle alabilen velhasıl her alanda aktif, dirayetli, ilkeli, vicdanlı, müessir bir güç olarak öne çıkmaktadır” diye ekledi.
Türkiye’nin gelecek dönemde de hakkı haykırmaya, adaleti savunmaya, tüm dünyada dostlarının sayısını arttırmaya devam edeceğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Suriye, Yemen, Libya ve son olarak Ukrayna’daki çatışmalar bize mevcut küresel sistemin işlevini tamamen kaybettiğini göstermiştir. Ülkemizin gönül coğrafyasında patlak veren bu krizlerde Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi başta olmak üzere uluslararası kurum ve kuruluşlar kanı, gözyaşını ve yıkımı durduracak adımları atamadılar” dedi.
“GAZZE’DE YAŞANANLAR KESİNLİKLE BİR SAVAŞ DEĞİLDİR, BİR SOYKIRIM GİRİŞİMİDİR”
Üçüncü yılına giren Ukrayna krizinde Antalya’daki başlayan İstanbul süreciyle bir üst seviyeye çıkan barış umutlarının, gerekli destek verilmediği için akim kaldığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “On binlerce insanın hayatını kurtaracak, yaşanan acının yıkımının önüne geçecek tarihî bir fırsat heba edildi, daha doğrusu sabote edildi. Ancak kural temelli uluslararası düzenin iflas bayrağını asıl çektiği yer Gazze olmuştur” ifadelerini kullandı.
Gazze’de 7 Ekim 2023’ten bu yana yaşanan barbarlığı ve katliamları herkesin içi kanayarak takip ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “İsrail’in sivil yerleşim yerlerini hedef alan kasıtlı saldırıları sonucunda bugüne kadar çoğu çocuk ve kadın 30 bin Gazzeli şehit edildi. 70 binden fazla Filistinli yaralandı ve yaklaşık 2 milyon insan evlerinden göçe zorlandı. Burada bir hususu çok açık ve net ifade etmek isterim; Gazze’de sadece çocuklar, kadınlar ve siviller canice katledilmedi. Aynı zamanda milyarca insanın uluslararası sisteme, adalete ve hukuka dair inancı da yok edildi. Söz konusu İsrail olunca İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinin, görevi küresel barışı temin olan Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin, Avrupa Birliği’nin sürekli hak ve hukuktan bahseden kurumlarının tarafsızlıktan dem vuran uluslararası basın yayın organlarının hâsılı yıllardır bize örnek gösterilen, güvenmemiz, itibar etmemiz gerektiği söylenen yapıların ne kadar aciz ve işlevsiz olduğunu hep birlikte gördük.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Gazze’de yaşananlar kesinlikle bir savaş değildir, bir soykırım girişimidir. Çünkü savaşın bile uyulması gereken bir ahlakı, adabı ve hukuku vardır. Ana kucağındaki yavruları açlığa ve susuzluğa mahkûm eden, hastaneleri, kiliseleri, camileri, okulları, üniversiteleri, mülteci kamplarını, ambulansları bombalayan dün olduğu gibi gıda yardımı almak için sırada bekleyen sivilleri kalleşçe, onursuzca hedef alan bir barbarlıktan bahsediyorum. Ailesiyle güvenli bir yer ararken araçları İsrail güçleri tarafından vurulan ve tüm ailesini kaybeden 6 yaşındaki Hind Receb’in hikâyesi, trajik bir hikayeye dönüşmüştür. Aslında Gazze’de öldürülen 15 bine yakın masum çocuğun da hikâyesidir o. ‘İnsanlık olarak beni almaya gelecek misiniz? Korkuyorum’ diyen 6 yaşındaki bir kız çocuğunun hayatını, 12 gün boyunca kurtarmayı başaramadık. Maalesef Hind’le birlikte diğer Gazzeli çocuklara karşı sorumluluklarımızı da tam manasıyla yerine getiremedik.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarının ilk gününden itibaren Türkiye olarak ortaya koydukları çabalara, bölgeye gönderilen 37 bin tona varan insani yardımlara, küresel ölçekte yürütülen tüm diplomatik temaslara, refakatçileri dâhil 900’den fazla Gazzeli hastanın Türkiye’ye getirilmesine rağmen, bunun mahcubiyetini iç dünyalarında yaşadıklarını söyledi.
“ULUSLARARASI TOPLUMU, GAZZE’YE VE FİLİSTİN DAVASINA SAHİP ÇIKMAYA DAVET EDİYORUM”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Uluslararası Adalet Divanının, İsrail’in soykırımı önlemesi yönünde aldığı ihtiyati tedbir kararı ortada olmasına rağmen, Netanyahu yönetiminin işgal, yıkım ve katliam politikalarını dün olduğu gibi pervasızca sürdürebildiğini anlattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “İsrail’e ilk günden beri koşulsuz destek veren Batılı güçler ise ‘tazıya tut, tavşana kaç’ diyen ikiyüzlü politikalarıyla dökülen kana ortak oluyor. Sözler eylemle desteklenmedikçe ne Filistin’deki zulmü durdurmak ne de uluslararası sisteme güveni yeniden inşa etmek mümkündür. Uluslararası toplum, Filistin halkına olan borcunu ancak Filistin Devleti’nin kurulmasıyla ödeyebilir. Bunun için 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız, egemen ve coğrafi bütünlüğü haiz Filistin Devleti’nin teşekkülü şarttır.”
“Bu maksatla garantörlüğü de içerecek şekilde sorumluluk almaya Türkiye olarak hazır olduğumuzu belirttik” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Gelecekte de Filistinli kardeşlerimize gereken desteği verecek, Gazze’nin yeniden toparlanmasına da elimizden gelen katkıyı sağlayacağız. Buradan bir kez daha uluslararası toplumu, Gazze’ye ve Filistin davasına samimiyetle sahip çıkmaya davet ediyorum. Dünyanın dört bir yanında hemen her hafta meydanları dolduran, zulmü lanetleyen, tüm baskılara rağmen gerçekleri cesaretle dile getiren tüm Filistin dostlarına şükranlarımı sunuyorum. Forumumuzun, bir daha benzer katliamların yaşanmaması için neler yapabileceğimiz noktasında verimli tartışmalara vesile olmasını diliyorum.”
Dünya genelinde etkili olan olumsuzluklara rağmen Türkiye Yüzyılı hedefleri doğrultusunda kararlılıkla ilerlediklerini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Balkanlar’ı bölgesel sahiplenme ve birliği temelinde barış, istikrar ve refahın hâkim olduğu bir coğrafya olarak gördüklerini söyledi.
Kıbrıs Türk halkının müktesep hakları olan egemen eşitliğinin ve eşit uluslararası statüsünün tescili için çabaları yoğunlaştırdıklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Orta Asya ile ekonomiden enerjiye, eğitimden kültüre, ulaşımdan savunma sanayine iş birliğinin güçlendiğine dikkati çekti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk Devletleri Teşkilatı aracılığıyla Türk dünyasının birlikte daha güçlü kılınmasına yönelik çalışmaları sürdürdüklerini belirtti.
Karabağ’ın 30 yıllık işgalinin sona ermesiyle Ermenistan ile başlatılan normalleşme sürecini Azerbaycan ile yakın eş güdüm içerisinde sürdürmeye devam edeceklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Köklü bağlarımızın olduğu Afrika kıtasıyla ve Latin Amerika ülkeleriyle iş birliğimizi karşılıklı saygı temelinde daha da ilerleteceğiz. ‘Dünya 5’ten büyüktür ve daha adil bir dünya mümkün’ şiarıyla çalışmaktan geri durmayacağız” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, salona eşi Emine Erdoğan ve beraberindeki devlet ve hükûmet başkanları ile girdi. Antalya Diplomasi Forumu’na özel hazırlanan videoda, İsrail’in Gazze’deki katliamları, Rusya-Ukrayna savaşı, küresel iklim krizi, açlık, kuraklık ve doğal afetlere dikkati çekildi.
Videoda, küresel sorunlar ve sınamalar karşısında diplomasinin önemi vurgulandı, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yürüttüğü lider diplomasisinden kesitler yer aldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Kanada Başbakanı Mark Carney, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirdikleri baş başa ve heyetler arası görüşmelerinin, anlaşmaların imza töreninin ardından ortak basın toplantısı düzenleyerek açıklamalarda bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Mark Carney ve heyetini tarihî dönemdeki ziyareti vesilesiyle Türkiye’de ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyduğunu ifade ederek, kendisine “hoş geldiniz” dedi.
İki ülke arasındaki üst düzey ziyaretlerin sürekli olmasını temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile bugünkü görüşmelerinde ikili ilişkileri etraflıca değerlendirdiklerini, bölgesel ve küresel meselelere değinme imkânı bulduklarını söyledi.
“TİCARET HACMİMİZİ İLK OLARAK 5 MİLYARA, AKABİNDE 10 MİLYAR DOLARA ÇIKARMAYI TEMENNİ EDİYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Bu yönde atacağımız somut adımları içeren bir eylem planını da bugün kabul ettik. Öncelikle ticaret ve yatırımların artırılmasını teminen Serbest Ticaret Anlaşması müzakerelerine yılsonundan önce başlanmasını kararlaştırdık. Bu sürece paralel olarak ekonomi alanındaki ilişkilerimizi tüm boyutlarıyla ele almak üzere Ortak Ekonomik ve Ticari Komite dâhil mevcut mekanizmaları daha etkin şekilde kullanacağız. Bu komitenin müteakip toplantısına 2027 yılında bu defa özel sektörlerimizin de katılımıyla ev sahipliği yapacağız. Atacağımız bu adımlarla hâlen yaklaşık 3 milyar dolar civarında seyreden ticaret hacmimizi ilk olarak 5 milyara, akabinde de 10 milyar dolara çıkarmayı temenni ediyoruz.”
Güncellenen Hava Ulaştırma Anlaşması ile iki ülke arasındaki doğrudan uçuşları yaklaşık iki katına çıkaracaklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün ayrıca üçüncü ülkelerde ortak yatırım fırsatlarını da değerlendirdik. Afrika’dan Latin Amerika’ya, Orta Asya’dan Uzak Doğu’ya kadar geniş bir coğrafyada önemli işbirliği fırsatlarının bulunduğuna inanıyoruz. Yarın Türk Eximbank ile Kanada İhracatı Geliştirme Kurumu arasında imzalanacak mutabakat zaptının üçüncü ülkelerde ortak projelere vesile olmasını temenni ediyoruz” diye konuştu.
Kanada ile savunma sanayii ve nükleer enerji alanlarında yakın temas hâlinde olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayii iş birliğinin önemine vakıf iki müttefik olduklarını kaydetti.
Bunu son olarak Ankara’da yapılan NATO Zirvesi sırasında da gördüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, biraz önce de “Savunma Sektörü Ortaklıkları Mutabakat Zaptı”nın imzalandığını anımsattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, müttefiklerin savunma sanayilerine finansman sağlamak amacıyla Kanada öncülüğünde kurulmakta olan Savunma, Güvenlik ve Dayanıklılık Bankasının iki ülke arasındaki savunma sanayii iş birliğini desteklemesini beklediklerini kaydetti.
Enerji alanında, madencilikten LNG’ye, kritik minerallerden nükleer enerjiye kadar geniş bir işbirliği alanının mevcut olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki ülkenin Enerji Bakanlıkları arasında kabul edilen “Enerji Alanında İşbirliğine Dair Ortak Bildiri”nin de nükleer dahil bu alandaki ciddi potansiyele işaret ettiğini söyledi.
Kanada Başbakanı Carney ile Gazze, Ukrayna ve Körfez dâhil birçok bölgesel gelişmeyi de değerlendirdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gerek Ukrayna’da, gerek Körfez’de olsun diplomatik yöntemlerin kalıcı barışa giden yolu açmasını temenni ediyoruz. Bu noktada ortak görüşte olduğumuzu teyit ettik. Gazze’de ise Kanada’nın diğer bazı müttefiklerle birlikte istilacı yerleşimlere yönelik yaptırım adımlarını, İsrail hükûmetinin ihlallerinin caydırılması noktasında isabetli bir adım olarak görüyoruz. Bölgemizde barış ve istikrarın tesisi noktasında bu yöndeki tutumlarını sürdürmelerini temenni ediyoruz” diye konuştu.
“İLİŞKİLERİMİZİN GELECEĞİNE YÖNELİK TARİHÎ BİR ADIM ATTIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Başbakan Carney ile ilişkilerimizin geleceğine yönelik tarihî bir adım attık. Çok geniş yelpazeye yayılan iş birliği potansiyelimizi gerçek anlamda hayata geçirmek için önemli bir süreci başlattık. İlişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine çıkarmamız kâğıt üzerinde kalacak sembolik bir adım olmayacaktır. Bu konuda Sayın Carney’nin ekonomi alanındaki engin tecrübesi ve siyaset sahnesinde sergilediği sağduyulu ve dirayetli duruşla önemli rol oynayacağına inanıyorum.”
Kanada Başbakanı Carney’ye, konuşmasının ardından, anlamlı ve dolu dolu ifadeleri için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Gerçekten uzun yıllara sâri bir Türkiye-Kanada kopukluğunu bugün gidermiş olduk. Şimdi yeni bir dönemi Türkiye ve Kanada arasında başlatıyoruz. İnşallah iş adamlarımızı bir araya getireceğiz ve ben de Kanada’ya yapacağım ilk iş adamlarıyla birlikte ziyaretimde, orada iş adamlarımızı bir araya getirerek adımlarımızı atacağız.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Kanada Başbakanı Mark Carney’i Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde resmî törenle karşıladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney’in tören alanındaki yerlerini almalarının ardından iki ülkenin millî marşları çalındı. Kanada Başbakanı Carney’in tören kıtasını selamlamasından sonra iki lider heyetlerini birbirlerine takdim etti.
Türkiye ve Kanada bayrakları önünde basın mensuplarına poz veren Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney, daha sonra baş başa görüşmelerini gerçekleştirmek üzere Cumhurbaşkanlığı Külliyesine geçti.
Merhametsizlikte sınır tanımazlar FETÖ’cüler şirketleri batırmak ve Mülklerini ele geçirmek için her türlü DİZİ FİLİMİ çeviriyorlar FETÖ’cüler çok zengin yandaşlar oluşturmak ana hedefleridir FETÖ’de “hedefe ulaşmak için her yol mübahtır” anlayışı vardır MARKA &PATENT ÇETESİ Marka & Patent çetesi | Devletin imkanlarını kullanıp Milletimize TUZAK kuruyorlar | FETÖ’cülere Kimler yardım ediyor? FETÖ’cüler Makam mevki ve para için her şeyi yapıyorlar FETÖ’nün bilişim militanları | İnsanlara kumpas kurarak adli sicil kayıtlarını kirletmek için her türlü yolsuzlukları yapıyorlar kurdukları tuzaklarda sınır tanımıyorlar
Bir FETÖ’cü nasıl anlaşılır? “Her türlü film çevirmek” Her türlü İftirayı atarlar sınır tanımazlar Yalan söylemekte, Kumpas kurmakta, İftira atmakta ,Dikizlemekte, Devlet imkanlarını örgüt için kullanmakta, Kamu ve insanların malına konmakta, adam öldürmekte uzmandır bunlar! merhamet ve vicdanları yoktur Makam mevki ve para için her şeyi yaparlar Hak yediler Soru çaldılar, insanlara kumpas kurdular, özellerini teşhir ettiler, o görüntülerle tüm istediklerini aldılar. İşyerlerine Kamu kurumlarına sitelere evlere kameralar kurdular hem insanları izlediler hem dinlediler insanların özel hayatlarına girdiler evlerine gizli kameralar kurdular bu yolla insanları ,şirketleri ,tehdit ettiler .her türlü yolsuzluğu yaptılar Bunlar ne kadar insanlık suçu varsa işledi hala işlemeye devam ediyorlar 40 yıl boyunca sinsi sinsi örgütlendiler. Suçsuz insanları kumpas kurup hapse attırdılar merhametsizler Türkiye’nin ve şirketlerin sırlarını sattılar Casusluk yaptılar. Devleti ele geçirmek için her şeyi yaptılar. Kaç masum insanın yuvasını yıktılar kim bilir? Nice esnafı iflas ettirdiler kurdukları kumpaslarla Mallarını ele geçirdiler Paravan holding ler kurdular insanların Mallarına el kondular. Karşı çıkanı da ölüme yolladılar… Vicdandan yoksun, gaddar, zalim merhamet yoksunudur bunlar Her türlü iftirayı atabilecek, her yalanı söyleyebilecek kadar zalimdirler.
Marka & Patent çetesi | Devletin imkanlarını kullanıp Milletimize TUZAK kuruyorlar |
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.