Cumhurbaşkanı Erdoğan, Deprem Gerçeği ve Kentsel Dönüşüm Şûrası’nda yaptığı konuşmada, “Rantın değil, insanın ön planda olduğu şehircilik anlayışından en küçük bir taviz vermeden, deprem bölgelerinden başlayarak 81 ilimizin tamamının çehresini, kentsel dönüşümle değiştirmekte kararlıyız” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul’da Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca düzenlenen Deprem Gerçeği ve Kentsel Dönüşüm Şûrası’na katılarak bir konuşma yaptı.
Şûra’nın ülke, millet, bilhassa da deprem geçiren ve deprem tehdidi altında olan şehirler için hayırlara vesile olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, birikimleriyle, tespit ve teklifleriyle katkı verecek bilim insanlarına, uzmanlara, sivil toplum temsilcileri ve medya mensuplarına da teşekkür etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, komisyonlarda yapılacak tartışmaların ve ortaya çıkacak raporların kentsel dönüşüm çalışmalarına ışık tutacağına inandığını ifade ederek, “Şûra boyunca yürütülecek müzakerelerden, hazırlıklarına başladığımız deprem yasası için de en geniş şekilde istifade edeceğiz. Amacımız insanlarımızı ve şehirlerimizi tehdit eden deprem gerçeğine karşı elimizdeki en önemli araç olan kentsel dönüşümü en sağlıklı, hızlı ve adil bir şekilde yürütecek hukuki altyapıyı kurmaktır” dedi.
“BİLİM İNSANLARININ, YAKLAŞAN TEHLİKEYE KARŞI KAMUOYUNU HER GÜN İKAZ EDİYOR”
Bir kısmı Şûra’da yer alan bilim insanlarının, yaklaşan tehlikeye karşı kamuoyunu her gün ikaz ettiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Yürütme olarak biz her ikaza kulak veriyoruz. Çıkacak kanunla, yasama, yani meclisimiz de üzerine düşeni yapmış olacak. Yargının da bu sürece çalışmaları zorlaştırıcı değil, kolaylaştırıcı bir anlayışla dâhil olacağına inanıyorum. Kentsel dönüşüm yürütülen yerlerde yaşayan vatandaşlarımızdan beklentimiz, devletin tüm unsurlarıyla sahip çıktığı bu çalışmalara destek vermesidir. Küçük hesaplarla veya netice getirmeyecek taleplerle geciktirilen her kentsel dönüşüm projesinin, deprem gerçeğiyle yüzleştiğimizde enkaza dönen binalar, kaybettiğimiz canlar, kararan gelecekler, yıkılan umutlar olarak karşımıza çıkacağını unutmamalıyız.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bilim insanlarının son dönemde sık sık dile getirdiği bir gerçeği hatırlatmakta fayda gördüğünü ifade ederek, şöyle devam etti: “Biliyorsunuz ülkemizin deprem haritasında belirli fay hatları var. Uzun yıllar boyunca depremle ilgili çalışmalar bu haritalara göre yürütüldü. Ancak son dönemde bu haritalara göre sarsıntı yaşanmaması gereken pek çok yerde deprem meydana geldi. Dolayısıyla artık ülkemizin 81 vilayetinin tamamını deprem bölgesi olarak kabul ederek çalışmaları yürütmemiz gerekiyor. Ülkemiz tarihinin en büyük afeti olan 6 Şubat depremlerinde gördük ki şehirlerimizdeki yapıların önemli kısmı şiddetli bir depreme dayanacak durumda değildir.”
Bilhassa 1999 depremi öncesi mevzuata göre yapılan binaların durumu gerçekten vahim olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, 6 Şubat depremlerinde yıkılan yapıların yüzde 90’dan fazlasının da 1999 öncesi inşa edilenler olduğunu söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, can kaybının 50 binin üzerinde olduğu 6 Şubat depremlerinin bilançosunu kısaca hatırlamanın bile, karşı karşıya olunan facianın boyutlarını göstermeye yeterli olduğunu söyledi.
Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinde 680 bini konut, 170 bini ticari alan olmak üzere 850 bin bağımsız bölümün kullanılamaz hâle geldiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Depremden etkilenen nüfus sayısı 14 milyonu, konteyner kentlerde yaşayan depremzede sayısı 1,9 milyonu bulmuştur. İfade ettiğimiz rakamlar, Avrupa’daki kimi ülkelerin toplam konut ve ticari alan büyüklüğünden fazladır. Bir başka deyişle, biz 6 Şubat depremlerinin ardından adeta orta büyüklükte bir ülkeyi yeni baştan inşa etmekle karşı karşıya kaldık” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ana kadar afet bölgesinde 200 bin konutun inşasına bilfiil başladıklarını, ayrıca 210 bin konut için yerinde dönüşüm başvurusu aldıklarını aktararak, yerinde dönüşüm projelerinin, ruhsattan oturuma kadar tüm aşamalarıyla Bakanlığın sıkı denetimi altında yürütüleceğinin altını çizdi.
Hazırlıkları tamamlanan rezerv alanlarda yeni temeller atmayı sürdürdüklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, gelecek aylarda inşası tamamlanan konutları hak sahiplerine teslim ederek, şehirlerin yeniden inşası yolunda yeni bir safhaya geçeceklerini, amaçlarının temeli atılan her konutu 1 yıl içinde hak sahibine teslim etmek olduğunu söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konut inşaatları bitene kadar depremzedelerin tüm ihtiyaçlarını karşılayacak mekanizmaları da oluşturduklarına değindi.
Bugün itibarıyla bölgede yaklaşık 186 bin konteynerden oluşan 345 konteyner kent kurduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Artık çadır yok. Çadırları tamamen kaldırdık ve konteynere dönüştürdük. Rekor sıcakların yaşandığı bir yıl geçirdiğimiz için konteynerlerimizin 160 bine yakınına klima da taktık. Faaliyette olan konteyner kentlerimizde 580 bin vatandaşımız barınıyor. Yaptığımız kira yardımından yaklaşık 327 bin hanedeki 1 milyon 310 bin vatandaşımız yararlandı. Bugüne kadar 6 milyar 276 milyon lira kira yardımı ödemesi gerçekleştirdik. Destek, taşınma, vefat, enkaz, yıkım ve diğer başlıklar altında depremzedelerimize 82 milyar lira mali yardımda bulunduk. Bu yardımların yaklaşık yarısını bağışlardan, diğer yarısını bütçeden karşıladık.”
Konteyner kentlerdeki vatandaşlardan sosyal yardım hakkı olanlar ile emeklilere, market alışverişlerinde kullanılmak üzere içine her ay 3 bin lira yüklenen “Esen Kart” dağıtımına başladıklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugüne kadar 53 bin 500 vatandaşa ulaştırdıkları Esen Kart’ın dağıtımının sürdüğünü bildirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Temmuz ayındaki ek bütçe ile deprem bölgesine 762 milyar lirayı ayırdık. 2024 yılında afet bölgesi için 1 trilyon liralık kaynak tahsis edeceğiz” bilgisini verdi.
Geçen hafta kamuoyuyla paylaştıkları Orta Vadeli Program’da da önceliği deprem bölgesinin yaralarının sarılmasına verdiklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha burada sayamadıkları pek çok kalem destekle yeni yuvalarına kavuşana kadar vatandaşların yanında olmaya devam edeceklerini vurguladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, böylesine geniş çaplı bir afette, dünyanın başka hiçbir yerinde bu derece hızlı, kapsamlı ve sürekli destek, yardım, inşa faaliyeti yürütülmediğine inandığını belirterek, “Allah devletimize zeval vermesin, milletimizin birliğini ve beraberliğini daim kılsın, kardeşliğimizi güçlendirsin” temennisinde bulundu.
“BİZ, MİLLETİMİZ VE ÜLKEMİZ İÇİN EN İYİSİNİ YAPMANIN PEŞİNDEYİZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, deprem bölgesinde sadece konut yapmadıklarını, ticari alanlarıyla, meydanlarıyla, kültür ve sanat yapılarıyla, spor tesisleriyle, parkları ve bahçeleriyle medeniyetin şehir anlayışını modern çizgilerle yoğuran geleceğin şehirlerini de inşa ettiklerini anlattı.
Rantın değil insanın ön planda olduğu şehircilik anlayışından en küçük bir taviz vermeden, deprem bölgelerinden başlayarak 81 ilin tamamının çehresini kentsel dönüşümle değiştirmekte kararlı olduklarının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Son dönemde sıkça şikâyet aldığımız konut ve kira fiyatlarındaki akılla, mantıkla, ahlakla izah edilemeyecek artışların önünü de böylece keseceğimize inanıyorum. Sadece felaketler değil, unutmayın, imkânlar da bir imtihandır. Rabb’imiz Kur’an-ı Kerim’de, ‘Herkes kendi mizaç ve karakterine göre iş yapar.’ buyurmaktadır. Biz, milletimiz ve ülkemiz için en iyisini yapmanın peşindeyiz. Küçük menfaatler için ellerindeki imkânı milletin ve ülkenin huzurunu kaçıracak şekilde kullananlara karşı gereken idari ve hukuki yaptırımları uyguluyoruz. Bu tür yollara tevessül edenler asıl cezayı ise maşeri vicdanda yargılanarak alacaklardır.”
“TÜRKİYE YÜZYILI’NI AFETLERLE MÜCADELE KONUSUNDA DA HEDEFLERİMİZE ULAŞTIRACAĞIZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “gönül dünyamızın sultanlarından” şeklinde andığı Niyazi Mısri’nin, “Kimseye baki değildir mülkü devlet, sim-ü zer/Bir harab olmuş gönlü tamir etmektir hüner” sözlerini aktararak, gönülleri tamir etmenin, gönüller yapmanın şanının, şerefinin, itibarının, manevi kazancının, ne malla ne mülkle ne altınla ne gümüşle mukayese edilebileceğini söyledi.
Milletçe bu ahlaka sahip çıktıkları müddetçe hiçbir felaketin, hiçbir krizin, hiçbir saldırının kendilerini yıkamayacağını, deviremeyeceğini, geriletemeyeceğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu ahlakı kaybettiğimizde ise zaten içi çürümüş, boşalmış, kökleri kurumuş bir ağaç gibi kendi kendine yıkılıp gitmeye mahkûmuz demektir. 6 Şubat depreminde gördük ki milletimiz değerlerine hâlâ sıkı sıkıya bağlıdır. Bu tablo tek başına geleceğimize ümitle bakmamız için bize yeterlidir. Eksikleri, aksaklıkları, yanlışları düzelterek yolumuza devam edecek, Türkiye Yüzyılı’nı her alanda olduğu gibi afetlerle mücadele konusunda da hedeflerimize ulaştıracağız. Elbette bunları yaparken dostlarımızı, kardeşlerimizi ve ihtiyaç sahiplerini ihmal etmeyeceğiz.”
Türkiye’nin sadece 780 bin kilometrekareden ibaret olmadığını yaşanan her hadisede tekrar tekrar gördüklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, 6 Şubat depremlerinde dünyanın 100’ü aşkın ülkesinden yardımlar geldiğini, arama kurtarma ekiplerinin afetzedeler için seferber olduğunu, kendilerinin de hiçbir karşılık beklemeden deprem, yangın veya sel felaketiyle mücadele edenlerin imdadına koştuklarını dile getirdi.
“LİBYALI KARDEŞLERİMİZE YARDIMLARIMIZ ARALIKSIZ DEVAM EDECEK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, köklü tarihî bağların olduğu Libya’nın geçen günlerde çok büyük bir felaketle sarsıldığını hatırlatarak, şunları kaydetti: “Gerek Libya makamlarının açıklamaları, gerekse bizim sahadan aldığımız bilgiler şu an 12 bin olan vefat sayısının daha da artacağını gösteriyor. Haberi alır almaz AFAD’a, Kızılay’a, Silahlı Kuvvetlerimize ve diğer ilgili birimlerimize gereken talimatları verdik. Uçaklarımız, gemilerimiz, şu anda Libya’daki bu felaket için tüm imkânlarımızla oradayız. Libya’ya insani yardım kapsamında şu an itibarıyla 3 uçak ve 3 gemi görevlendirdik. Deniz Kuvvetlerimize ait Sancaktar ve Bayraktar gemilerimiz dün akşam itibarıyla Libya’ya intikale başladı. Bu gemilerimiz, aralarında 10 ambulans, 30 kurtarma ve müdahale aracı, 12 tırın da olduğu toplam 122 aracı Libya’ya ulaştırıyor. Gemilerimizde ayrıca 360 personel, 3 sahra hastanesiyle muhtelif iaşe, barınma ve sıhhi malzemeler gönderiyoruz. Bu zor günleri kısa sürede atlatmaları için Libyalı kardeşlerimize yardımlarımız aralıksız devam edecek.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Libya halkına bir kez daha geçmiş olsun dileklerini ilettiğini söyleyerek, konuşmasını şöyle sonlandırdı: “Hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyorum. Türkiye’nin yardım eli olarak sahada fedakârca çalışan görevlilerimize ve sivil toplum kuruluşlarımızın mensuplarına teşekkür ediyorum. Rabb’im bizleri ve tüm insanlığı bu tür afetlerden korusun diyorum. Bu duygularla bir kez daha Deprem Gerçeği ve Kentsel Dönüşüm Şûrası’nın hayırlara vesile olmasını diliyor, Şûra’yı düzenleyen ve katkıda bulunan herkese teşekkür ediyorum. Depremde kaybettiğimiz canlarımızı rahmetle yâd ediyorum, şehirlerimizin yeniden inşasına ve özellikle kentsel dönüşüm projelerimize destek veren ve verecek olan herkese şükranlarımı sunuyorum.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Kanada Başbakanı Mark Carney, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirdikleri baş başa ve heyetler arası görüşmelerinin, anlaşmaların imza töreninin ardından ortak basın toplantısı düzenleyerek açıklamalarda bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Mark Carney ve heyetini tarihî dönemdeki ziyareti vesilesiyle Türkiye’de ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyduğunu ifade ederek, kendisine “hoş geldiniz” dedi.
İki ülke arasındaki üst düzey ziyaretlerin sürekli olmasını temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile bugünkü görüşmelerinde ikili ilişkileri etraflıca değerlendirdiklerini, bölgesel ve küresel meselelere değinme imkânı bulduklarını söyledi.
“TİCARET HACMİMİZİ İLK OLARAK 5 MİLYARA, AKABİNDE 10 MİLYAR DOLARA ÇIKARMAYI TEMENNİ EDİYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Bu yönde atacağımız somut adımları içeren bir eylem planını da bugün kabul ettik. Öncelikle ticaret ve yatırımların artırılmasını teminen Serbest Ticaret Anlaşması müzakerelerine yılsonundan önce başlanmasını kararlaştırdık. Bu sürece paralel olarak ekonomi alanındaki ilişkilerimizi tüm boyutlarıyla ele almak üzere Ortak Ekonomik ve Ticari Komite dâhil mevcut mekanizmaları daha etkin şekilde kullanacağız. Bu komitenin müteakip toplantısına 2027 yılında bu defa özel sektörlerimizin de katılımıyla ev sahipliği yapacağız. Atacağımız bu adımlarla hâlen yaklaşık 3 milyar dolar civarında seyreden ticaret hacmimizi ilk olarak 5 milyara, akabinde de 10 milyar dolara çıkarmayı temenni ediyoruz.”
Güncellenen Hava Ulaştırma Anlaşması ile iki ülke arasındaki doğrudan uçuşları yaklaşık iki katına çıkaracaklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün ayrıca üçüncü ülkelerde ortak yatırım fırsatlarını da değerlendirdik. Afrika’dan Latin Amerika’ya, Orta Asya’dan Uzak Doğu’ya kadar geniş bir coğrafyada önemli işbirliği fırsatlarının bulunduğuna inanıyoruz. Yarın Türk Eximbank ile Kanada İhracatı Geliştirme Kurumu arasında imzalanacak mutabakat zaptının üçüncü ülkelerde ortak projelere vesile olmasını temenni ediyoruz” diye konuştu.
Kanada ile savunma sanayii ve nükleer enerji alanlarında yakın temas hâlinde olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayii iş birliğinin önemine vakıf iki müttefik olduklarını kaydetti.
Bunu son olarak Ankara’da yapılan NATO Zirvesi sırasında da gördüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, biraz önce de “Savunma Sektörü Ortaklıkları Mutabakat Zaptı”nın imzalandığını anımsattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, müttefiklerin savunma sanayilerine finansman sağlamak amacıyla Kanada öncülüğünde kurulmakta olan Savunma, Güvenlik ve Dayanıklılık Bankasının iki ülke arasındaki savunma sanayii iş birliğini desteklemesini beklediklerini kaydetti.
Enerji alanında, madencilikten LNG’ye, kritik minerallerden nükleer enerjiye kadar geniş bir işbirliği alanının mevcut olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki ülkenin Enerji Bakanlıkları arasında kabul edilen “Enerji Alanında İşbirliğine Dair Ortak Bildiri”nin de nükleer dahil bu alandaki ciddi potansiyele işaret ettiğini söyledi.
Kanada Başbakanı Carney ile Gazze, Ukrayna ve Körfez dâhil birçok bölgesel gelişmeyi de değerlendirdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gerek Ukrayna’da, gerek Körfez’de olsun diplomatik yöntemlerin kalıcı barışa giden yolu açmasını temenni ediyoruz. Bu noktada ortak görüşte olduğumuzu teyit ettik. Gazze’de ise Kanada’nın diğer bazı müttefiklerle birlikte istilacı yerleşimlere yönelik yaptırım adımlarını, İsrail hükûmetinin ihlallerinin caydırılması noktasında isabetli bir adım olarak görüyoruz. Bölgemizde barış ve istikrarın tesisi noktasında bu yöndeki tutumlarını sürdürmelerini temenni ediyoruz” diye konuştu.
“İLİŞKİLERİMİZİN GELECEĞİNE YÖNELİK TARİHÎ BİR ADIM ATTIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Başbakan Carney ile ilişkilerimizin geleceğine yönelik tarihî bir adım attık. Çok geniş yelpazeye yayılan iş birliği potansiyelimizi gerçek anlamda hayata geçirmek için önemli bir süreci başlattık. İlişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine çıkarmamız kâğıt üzerinde kalacak sembolik bir adım olmayacaktır. Bu konuda Sayın Carney’nin ekonomi alanındaki engin tecrübesi ve siyaset sahnesinde sergilediği sağduyulu ve dirayetli duruşla önemli rol oynayacağına inanıyorum.”
Kanada Başbakanı Carney’ye, konuşmasının ardından, anlamlı ve dolu dolu ifadeleri için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Gerçekten uzun yıllara sâri bir Türkiye-Kanada kopukluğunu bugün gidermiş olduk. Şimdi yeni bir dönemi Türkiye ve Kanada arasında başlatıyoruz. İnşallah iş adamlarımızı bir araya getireceğiz ve ben de Kanada’ya yapacağım ilk iş adamlarıyla birlikte ziyaretimde, orada iş adamlarımızı bir araya getirerek adımlarımızı atacağız.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Kanada Başbakanı Mark Carney’i Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde resmî törenle karşıladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney’in tören alanındaki yerlerini almalarının ardından iki ülkenin millî marşları çalındı. Kanada Başbakanı Carney’in tören kıtasını selamlamasından sonra iki lider heyetlerini birbirlerine takdim etti.
Türkiye ve Kanada bayrakları önünde basın mensuplarına poz veren Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney, daha sonra baş başa görüşmelerini gerçekleştirmek üzere Cumhurbaşkanlığı Külliyesine geçti.
Merhametsizlikte sınır tanımazlar FETÖ’cüler şirketleri batırmak ve Mülklerini ele geçirmek için her türlü DİZİ FİLİMİ çeviriyorlar FETÖ’cüler çok zengin yandaşlar oluşturmak ana hedefleridir FETÖ’de “hedefe ulaşmak için her yol mübahtır” anlayışı vardır MARKA &PATENT ÇETESİ Marka & Patent çetesi | Devletin imkanlarını kullanıp Milletimize TUZAK kuruyorlar | FETÖ’cülere Kimler yardım ediyor? FETÖ’cüler Makam mevki ve para için her şeyi yapıyorlar FETÖ’nün bilişim militanları | İnsanlara kumpas kurarak adli sicil kayıtlarını kirletmek için her türlü yolsuzlukları yapıyorlar kurdukları tuzaklarda sınır tanımıyorlar
Bir FETÖ’cü nasıl anlaşılır? “Her türlü film çevirmek” Her türlü İftirayı atarlar sınır tanımazlar Yalan söylemekte, Kumpas kurmakta, İftira atmakta ,Dikizlemekte, Devlet imkanlarını örgüt için kullanmakta, Kamu ve insanların malına konmakta, adam öldürmekte uzmandır bunlar! merhamet ve vicdanları yoktur Makam mevki ve para için her şeyi yaparlar Hak yediler Soru çaldılar, insanlara kumpas kurdular, özellerini teşhir ettiler, o görüntülerle tüm istediklerini aldılar. İşyerlerine Kamu kurumlarına sitelere evlere kameralar kurdular hem insanları izlediler hem dinlediler insanların özel hayatlarına girdiler evlerine gizli kameralar kurdular bu yolla insanları ,şirketleri ,tehdit ettiler .her türlü yolsuzluğu yaptılar Bunlar ne kadar insanlık suçu varsa işledi hala işlemeye devam ediyorlar 40 yıl boyunca sinsi sinsi örgütlendiler. Suçsuz insanları kumpas kurup hapse attırdılar merhametsizler Türkiye’nin ve şirketlerin sırlarını sattılar Casusluk yaptılar. Devleti ele geçirmek için her şeyi yaptılar. Kaç masum insanın yuvasını yıktılar kim bilir? Nice esnafı iflas ettirdiler kurdukları kumpaslarla Mallarını ele geçirdiler Paravan holding ler kurdular insanların Mallarına el kondular. Karşı çıkanı da ölüme yolladılar… Vicdandan yoksun, gaddar, zalim merhamet yoksunudur bunlar Her türlü iftirayı atabilecek, her yalanı söyleyebilecek kadar zalimdirler.
Marka & Patent çetesi | Devletin imkanlarını kullanıp Milletimize TUZAK kuruyorlar |
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.