Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 6 Şubat depremlerinde fedakârlık gösteren yerli ve yabancı arama kurtarma ekiplerine verilen Devlet Üstün Fedakârlık Madalyası ve Nişanı Tevcih Töreni’ne katıldı.
Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen törende yaptığı konuşmasına Cumhurbaşkanı Erdoğan, salondakileri selamlayarak başladı.
Kahramanmaraş ve Hatay merkezli depremlerde fedakârlık gösteren yerli ve yabancı arama kurtarma ekipleriyle Devlet Üstün Fedakârlık Madalyası Tevcih Töreni vesilesiyle bir araya gelindiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, davete icabet ederek, salonda hazır bulunanların büyük bir mutluluk yaşattığını söyledi.
“GAYRETİ, FEDAKÂRLIĞI, İYİLİĞİ KARŞILIKSIZ BIRAKMAMAK BİZİM KADİM KÜLTÜRÜMÜZÜN BİR GEREĞİDİR”
Yurt dışından gelen misafirler başta olmak üzere, herkese ayrı ayrı teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “Biliyorsunuz devletimizin 3 farklı kategoride nişan ve madalyası bulunuyor. Kısa süre önce Madalyalar ve Nişanlar Kanunu’nda yaptığımız değişiklikle buna bir tane daha ekleyerek, Üstün Fedakârlık Madalyası ve Nişanı’nı ihdas ettik. Amacımız deprem, sel gibi doğal afetler ile salgın hastalıklara karşı mücadelede kahramanlık sergileyenleri bu madalya ve nişanla ödüllendirmektir. İnşallah biraz sonra takdim edeceğimiz madalya ve nişanlarla yeni uygulamanın ilk adımını atmış olacağız.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Elbette duamız ne ülkemizin ne de dünyadaki bir başka devletin 6 Şubat benzeri felaketlerle asla karşılaşmamasıdır. Biz, kimsenin bizim yaşadıklarımızı yaşamasını da böyle ağır kayıplar ve yıkımlarla sınanmasını da istemeyiz. Ama afetlerin hayatın bir gerçeği olduğunu da unutmuyoruz. En zor günlerimizde yanımızda olan sizler gibi fedakârlık abidelerini ihmal edemeyiz. Gayreti, fedakârlığı, iyiliği karşılıksız bırakmamak bizim kadim kültürümüzün bir gereğidir. İnsanlara teşekkür etmeyen Allah’a da şükretmez. İşte bugünkü törenimizle sizlere teşekkür borcumuzu ödemek istiyoruz.”
Deprem sonrası çalışmalarda sembolleşen isimler, kurumlar ile ekiplerin yerli ve yabancı temsilcilerine Devlet Üstün Fedakârlık Madalyası ve Nişanı takdim ederek, deprem bölgesindeki çabaları dolayısıyla şükranlarını sunduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, madalya ve nişan alanlarla birlikte arama kurtarma ekiplerine, madencilere, itfaiyecilere, belediyelere, kamu görevlilerine, sivil toplum kuruluşlarına, gönüllülere, yardım çağrısına destek veren tüm yabancılara teşekkür etti.
“GÖNÜLLÜLERLE BİRLİKTE YAKLAŞIK 650 BİN İNSANIMIZ BÖLGEYE AKIN ETTİ”
Salondaki misafirlerin, madalya ve nişana layık görülenlerin ilk grubunu teşkil ettiğini bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Asrın felaketine karşı kadını erkeği, genci yaşlısıyla milletimizin tüm fertlerinin tam bir seferberlik ruhu ile harekete geçtiğini biliyoruz. Sadece arama kurtarma ekibi olarak 35 bini aşkın personel bölgede bilfiil görev aldı. Dünyanın 90 farklı ülkesinden gelen 11 bin 320 arama kurtarma ekibi de bizlere omuz verdi. Destek personeli ile beraber toplam 275 bin kamu görevlimiz depremzedelerimizin yardımına gitti. Gönüllülerle birlikte yaklaşık 650 bin insanımız âdeta bölgeye akın etti.”
Dünyanın her tarafından insanların duasını, desteğini de hissettiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kimi elinde avucunda ne varsa göndererek kimi yardım kampanyaları düzenleyerek kimi ülkemize bizzat gelerek acımızı paylaştı, taziyesini sundu, dayanışmasını gösterdi. Biz, daha önce hiçbir karşılık beklemeden kimin imdadına koştuysak onlar da bu zor günlerimizde bizlerin yanında oldu. Afetin ardından 60 ülke ve uluslararası kuruluş bölgeye 250 bine yakın çadır sevk etti. Ayrıca 14’ü hâlen aktif durumda olan 34 sahra hastanesi kuruldu” dedi.
Afrika’dan Asya’ya, Amerika’dan Avrupa’ya dost ve kardeş ülkelerin mali destek taahhüdünde bulunduğunu aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bunların hepsini kalbimize yazdık. Kara gün dostlarımızın hepsini tanıyoruz. Yapılan her fedakârlığa, gösterilen her gayrete, verilen her emeğe, depremzedelerimize uzanan her yardım eline minnettarlığımızı farklı şekillerde ifade etmeyi sürdüreceğiz. Üstün Fedakârlık Madalyası ve Nişanı takdim programlarımızı illerimizde valilerimiz, yurt dışı misyonlarımızda da büyükelçilerimiz bizi temsilen devam ettireceklerdir. Yerli-yabancı toplam 55 bin kişiye inşallah bu madalya ve nişanları takdim edeceğiz. Tabii burada bir hususun altını çizmemiz gerektiğini de inanıyorum; bugün tevcih ettiğimiz madalya ve nişanlar manevi birer hatıradır, taltiftir. Ülkemiz ve milletimiz adına edilmiş samimi bir teşekkürün ifadesidir.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Fakat takdir ve taltifin asıl büyüğü, sizlerin depremzedelerimiz başta olmak üzere, 85 milyonun gönlünde edindiğiniz müstesna yerdir. Her biriniz, sergilediğiniz olağanüstü fedakârlıkla adınızı tarihe yazdırdınız. İnanç, köken, dil, kültür farklılıklarına rağmen acımızın, kaderimizin ortak olduğunu bir kez daha gösterdiniz. Ayaza, soğuğa, yağmura ve pek çok imkânsızlığa meydan okuyarak, asrın felaketiyle mücadelemizin sembolleri hâline geldiniz. Kendi hayatınızı tehlikeye atma pahasına, enkazdan çıkardığınız her canla sayısız mucizeye gözyaşları içinde şahitlik etmemizi sağladınız” dedi.
Arama kurtarma ekiplerinin, Türkiye’nin yaşadığı en büyük felakette, yıkıntıların altında sevdikleri kalanlarla birlikte herkese umut aşıladığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Yerli yabancı ekipler olarak çalışmalarınızla hem milletimizin hem bizim hem de sizleri Türkiye’ye gönderen ülkelerin gurur kaynağı olduğunuz. Rabb’im hepinizden razı olsun. Sizlerin eksikliğini bizlere göndermesin. Ne biz ne de binaların altından çekip aldığınız kardeşlerimiz ne de milletimiz sizlerin bu insanüstü gayretlerini hiçbir zaman unutmayacaktır. Bilhassa deprem bölgesindeki vatandaşlarımızın sizleri daima minnetle şükranla hayır duasıyla yâd ettiğini bilmenizi istiyorum.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, devlet olarak afetle mücadelenin tüm kahramanlarını övünçle, büyük bir iftiharla ve teşekkürle anmayı sürdüreceklerini söyledi.
Kahramanmaraş merkezli depremlerinin sadece Türkiye’nin değil insanlık tarihinin en yıkıcı doğal afetlerinden biri olduğunu anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, oldukça geniş bir alana yayılan 11 ili ve 14 milyon vatandaşı derinden sarsan bu depremlerde 50 bin üzerinde kişinin hayatını kaybettiğini belirtti.
Gençleri, ciğerpare evlatları, eli öpülesi anneleri, kamu görevlilerini, işçisinden esnafına, iş adamından sağlıkçısına, çiftçisinden ev hanımına, sporcusundan siyasetçisine kadar nice canı kara toprağın bağrına verdiklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, ardından yaşanan sellerde de 21 kişinin hayatını kaybettiğini hatırlattı.
“BAZI İL VE İLÇELERİMİZDE NEREDEYSE HASAR GÖRMEYEN BİNA KALMADI”
Depremde ve sellerde hayatını kaybeden tüm vatandaşlara Allah’tan rahmet, yakınlarına sabır dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Depremde vefat eden kardeşlerimizin, yarın ruz-i mahşerde şehitlerimizle beraber haşrolacağına yürekten inanıyoruz. İnancımıza göre hükmi şehit sayılan bu kardeşlerimize en büyük mükâfatı Rabb’imiz onları cennetiyle, cemaliyle müşerref ederek verecektir. Gerçekten de 6 Şubat depremlerine bizzat maruz kalanlarla, afet sonrasında bölgeye gidenler, şahit olduklarını ‘küçük kıyamet’ ifadesiyle tarif ettiler. Bilim insanları bu felaketi dünya üzerinde, karada meydana gelen en şiddetli sarsıntı olarak tanımlıyor. İlk depremden sonra 47 tanesi 5 ila 6 büyüklüğü arasında toplam 29 bin 600 artçı sarsıntı meydana geldi. Depremin vurduğu bazı il ve ilçelerimizde neredeyse hasar görmeyen bina kalmadı. Depremler sebebiyle bölge genelinde son güncellemelere göre toplam 872 bin bağımsız kısımdan oluşan 311 bina kullanılamaz hâle geldi.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, depremin hemen ardından yaptıkları ziyaretlerde karşı karşıya oldukları afetin büyüklüğünü kendi gözleriyle gördüklerini dile getirdi.
“TAHRİP OLAN ALTYAPI VE ÜSTYAPIYI YENİDEN ELDEN GEÇİRİYORUZ”
Depremin haberini alır almaz devletin tüm kurumlarını seferber ettikleri gibi 6 Şubat’tan bu yana geçen 79 günlük süreçte de yaraları süratle sarmanın çabası içinde olduklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şu anda yaklaşık 3,5 milyon insanımızı, geçici barınma merkezlerinde, kamu tesislerinde ve yurtlarda misafir ediyoruz. Çadırlarının yanı sıra konteynerler ve prefabrik yapılarla barınma sorunlarını çözüyoruz. Bu çerçevede 321 ayrı noktada toplam 781 bin 500 çadırın ve 77 bin konteynerin kurulumunu yaptık. Tahrip olan altyapı ve üstyapıyı yeniden elden geçiriyoruz. Zemin ve diğer etütleri biten yerlerde konutlarımızın temellerini atıyoruz. Bölgedeki 57 bin enkazdan 50 binini kaldırdık. İnşallah Hatay’daki enkazın kalanını da çok kısa sürede tasfiye edeceğiz” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şimdiye kadar hane desteği, taşınma ve kira yardımıyla, vefat edenlerin yakınlarına nakdi yardım olarak 28 milyar lira ödeme yaptıklarını dile getirdi.
Bunun dışında çeşitli ayni ve nakdi yardımlarla depremzedelere sahip çıktıklarını, zor günlerinde insanları yalnız bırakmayarak 2 milyon 375 kişiye psikososyal destek hizmeti verdiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, her gün 4 milyon kişiye üç kap sıcak yemek dağıttıklarını aktardı.
Daha önce birkaç kez gittikleri deprem yaşanan illeri ramazan ayı boyunca tekrar tekrar ziyaret ettiklerini, bu ziyaretlerde hem depremde yakınlarını kaybeden, evleri yıkılan hayatları altüst olan vatandaşların acısını paylaştıklarını hem de deprem konutlarının temel atma törenlerini gerçekleştirdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “İlk kazmayı depremden sadece 15 gün sonra 21 Şubat tarihi itibarıyla zaten vurmuştuk. Bayramda da yapımı tamamlanan köy evlerimizi hak sahiplerine teslim etmeye başladık. Bu şekilde inşaat süreci başlatılan konut sayısı 113 bini, temeli atılan konut sayısı 47 bini buldu. Deprem bölgesinde 507 bin konut ve 143 bini köy evi olmak üzere toplam 650 bin yeni yuva yapmayı planlıyoruz. İnşallah 319 bin konutu 1 yıl içinde hak sahiplerine teslim edeceğiz. Küçük sanayi bölgelerimizi de 6 bin yeni iş yeriyle ayağa kaldıracağız.”
“TÜM ŞEHİRLERİMİZİ ESKİ İHTİŞAMINA KAVUŞTURANA KADAR DURMAYACAĞIZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu amaçla kurumlarımızla, belediyelerimizle, sivil toplum kuruluşlarımızla, gönüllülerimiz ve hayırseverlerimizle tam kadro sahadayız. Seçim gündeminden bağımsız olarak 7 gün 24 saat esasına göre deprem bölgesinde çalışıyoruz. Konutuyla, hastanesiyle, kamu binasıyla, tarihî ve kültürel varlıklarıyla, tüm şehirlerimizi eski ihtişamına kavuşturana kadar durmayacağız. Bunun için milletimizden 1 sene mühlet istedik. Nasıl bugüne kadar milletimize verdiğimiz tüm sözleri tuttuysak inşallah deprem bölgesindeki kardeşlerimize de mahcup olmayacağız. Gidenleri geri getiremesek de yaraları tamamen sarıncaya, depremin izlerini tamamen silinceye kadar koşturmaya devam edeceğiz” diye ekledi.
İstiklal şairi Mehmet Akif’in “Yeis öyle bir bataklıktır ki düşersen boğulursun, ümide sarıl, sımsıkı seyret, ne olursun” dizelerini okuyan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Evet biz de millet olarak bu topraklardaki bin yılı aşan varlık yokluk mücadelemizde umudumuzu daima diri tuttuk. İmtihan günlerinin ardından müjdelerle dolu güzel günlerin geleceğine dair inancımızı asla kaybetmedik. Asrın felaketini yaşamış, 50 binin üzerinde canımızı toprağa vermiş olsak da bugün de irademiz, kararlılığımız, zorlukların üstesinden gelme azmimiz tamdır. Depremin izlerini süratle silerken ülkemizin hedeflerinin yıkıntıların altında kalmasına müsaade etmiyoruz. Rabb’imizin sabredenlerin, sabırla nusretini isteyenlerin ve yeniden başlayanların yardımcısı olduğuna tüm kalbimize inanıyoruz. Biz de Rabb’imizin rahmeti ve merhametinden asla ümidimizi kesmiyoruz. Tarih boyunca nice badireyi beraber atlattıysak dost ve kardeşlerimizin de desteğiyle bugünkü zorlukların üstesinden de 85 milyon olarak geleceğiz, buna inanıyoruz. Türkiye Yüzyılı’nı omuz omuza, gönül gönüle vererek inşallah hep beraber inşa edeceğiz. Rabb’im yolumuzu, bahtımızı açık etsin. Her birinize fedakârlıklarınız ve üstün gayretleriniz için tekrar teşekkür ediyorum.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasının ardından madalya ve berat takdim törenine geçildi. Deprem bölgelerinde arama kurtarma faaliyeti yapan 218’i Türk, 116’sı yabancı 334 kişi Devlet Üstün Fedakârlık Madalyası ve Nişanı tevcihine layık görüldü.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, törene katılan protokol üyeleriyle arama kurtarma ekiplerine madalya ve nişanlarını takdim etti, hatıra fotoğrafı çektirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Kanada Başbakanı Mark Carney, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirdikleri baş başa ve heyetler arası görüşmelerinin, anlaşmaların imza töreninin ardından ortak basın toplantısı düzenleyerek açıklamalarda bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Mark Carney ve heyetini tarihî dönemdeki ziyareti vesilesiyle Türkiye’de ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyduğunu ifade ederek, kendisine “hoş geldiniz” dedi.
İki ülke arasındaki üst düzey ziyaretlerin sürekli olmasını temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile bugünkü görüşmelerinde ikili ilişkileri etraflıca değerlendirdiklerini, bölgesel ve küresel meselelere değinme imkânı bulduklarını söyledi.
“TİCARET HACMİMİZİ İLK OLARAK 5 MİLYARA, AKABİNDE 10 MİLYAR DOLARA ÇIKARMAYI TEMENNİ EDİYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Bu yönde atacağımız somut adımları içeren bir eylem planını da bugün kabul ettik. Öncelikle ticaret ve yatırımların artırılmasını teminen Serbest Ticaret Anlaşması müzakerelerine yılsonundan önce başlanmasını kararlaştırdık. Bu sürece paralel olarak ekonomi alanındaki ilişkilerimizi tüm boyutlarıyla ele almak üzere Ortak Ekonomik ve Ticari Komite dâhil mevcut mekanizmaları daha etkin şekilde kullanacağız. Bu komitenin müteakip toplantısına 2027 yılında bu defa özel sektörlerimizin de katılımıyla ev sahipliği yapacağız. Atacağımız bu adımlarla hâlen yaklaşık 3 milyar dolar civarında seyreden ticaret hacmimizi ilk olarak 5 milyara, akabinde de 10 milyar dolara çıkarmayı temenni ediyoruz.”
Güncellenen Hava Ulaştırma Anlaşması ile iki ülke arasındaki doğrudan uçuşları yaklaşık iki katına çıkaracaklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün ayrıca üçüncü ülkelerde ortak yatırım fırsatlarını da değerlendirdik. Afrika’dan Latin Amerika’ya, Orta Asya’dan Uzak Doğu’ya kadar geniş bir coğrafyada önemli işbirliği fırsatlarının bulunduğuna inanıyoruz. Yarın Türk Eximbank ile Kanada İhracatı Geliştirme Kurumu arasında imzalanacak mutabakat zaptının üçüncü ülkelerde ortak projelere vesile olmasını temenni ediyoruz” diye konuştu.
Kanada ile savunma sanayii ve nükleer enerji alanlarında yakın temas hâlinde olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayii iş birliğinin önemine vakıf iki müttefik olduklarını kaydetti.
Bunu son olarak Ankara’da yapılan NATO Zirvesi sırasında da gördüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, biraz önce de “Savunma Sektörü Ortaklıkları Mutabakat Zaptı”nın imzalandığını anımsattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, müttefiklerin savunma sanayilerine finansman sağlamak amacıyla Kanada öncülüğünde kurulmakta olan Savunma, Güvenlik ve Dayanıklılık Bankasının iki ülke arasındaki savunma sanayii iş birliğini desteklemesini beklediklerini kaydetti.
Enerji alanında, madencilikten LNG’ye, kritik minerallerden nükleer enerjiye kadar geniş bir işbirliği alanının mevcut olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki ülkenin Enerji Bakanlıkları arasında kabul edilen “Enerji Alanında İşbirliğine Dair Ortak Bildiri”nin de nükleer dahil bu alandaki ciddi potansiyele işaret ettiğini söyledi.
Kanada Başbakanı Carney ile Gazze, Ukrayna ve Körfez dâhil birçok bölgesel gelişmeyi de değerlendirdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gerek Ukrayna’da, gerek Körfez’de olsun diplomatik yöntemlerin kalıcı barışa giden yolu açmasını temenni ediyoruz. Bu noktada ortak görüşte olduğumuzu teyit ettik. Gazze’de ise Kanada’nın diğer bazı müttefiklerle birlikte istilacı yerleşimlere yönelik yaptırım adımlarını, İsrail hükûmetinin ihlallerinin caydırılması noktasında isabetli bir adım olarak görüyoruz. Bölgemizde barış ve istikrarın tesisi noktasında bu yöndeki tutumlarını sürdürmelerini temenni ediyoruz” diye konuştu.
“İLİŞKİLERİMİZİN GELECEĞİNE YÖNELİK TARİHÎ BİR ADIM ATTIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Başbakan Carney ile ilişkilerimizin geleceğine yönelik tarihî bir adım attık. Çok geniş yelpazeye yayılan iş birliği potansiyelimizi gerçek anlamda hayata geçirmek için önemli bir süreci başlattık. İlişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine çıkarmamız kâğıt üzerinde kalacak sembolik bir adım olmayacaktır. Bu konuda Sayın Carney’nin ekonomi alanındaki engin tecrübesi ve siyaset sahnesinde sergilediği sağduyulu ve dirayetli duruşla önemli rol oynayacağına inanıyorum.”
Kanada Başbakanı Carney’ye, konuşmasının ardından, anlamlı ve dolu dolu ifadeleri için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Gerçekten uzun yıllara sâri bir Türkiye-Kanada kopukluğunu bugün gidermiş olduk. Şimdi yeni bir dönemi Türkiye ve Kanada arasında başlatıyoruz. İnşallah iş adamlarımızı bir araya getireceğiz ve ben de Kanada’ya yapacağım ilk iş adamlarıyla birlikte ziyaretimde, orada iş adamlarımızı bir araya getirerek adımlarımızı atacağız.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Kanada Başbakanı Mark Carney’i Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde resmî törenle karşıladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney’in tören alanındaki yerlerini almalarının ardından iki ülkenin millî marşları çalındı. Kanada Başbakanı Carney’in tören kıtasını selamlamasından sonra iki lider heyetlerini birbirlerine takdim etti.
Türkiye ve Kanada bayrakları önünde basın mensuplarına poz veren Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney, daha sonra baş başa görüşmelerini gerçekleştirmek üzere Cumhurbaşkanlığı Külliyesine geçti.
Merhametsizlikte sınır tanımazlar FETÖ’cüler şirketleri batırmak ve Mülklerini ele geçirmek için her türlü DİZİ FİLİMİ çeviriyorlar FETÖ’cüler çok zengin yandaşlar oluşturmak ana hedefleridir FETÖ’de “hedefe ulaşmak için her yol mübahtır” anlayışı vardır MARKA &PATENT ÇETESİ Marka & Patent çetesi | Devletin imkanlarını kullanıp Milletimize TUZAK kuruyorlar | FETÖ’cülere Kimler yardım ediyor? FETÖ’cüler Makam mevki ve para için her şeyi yapıyorlar FETÖ’nün bilişim militanları | İnsanlara kumpas kurarak adli sicil kayıtlarını kirletmek için her türlü yolsuzlukları yapıyorlar kurdukları tuzaklarda sınır tanımıyorlar
Bir FETÖ’cü nasıl anlaşılır? “Her türlü film çevirmek” Her türlü İftirayı atarlar sınır tanımazlar Yalan söylemekte, Kumpas kurmakta, İftira atmakta ,Dikizlemekte, Devlet imkanlarını örgüt için kullanmakta, Kamu ve insanların malına konmakta, adam öldürmekte uzmandır bunlar! merhamet ve vicdanları yoktur Makam mevki ve para için her şeyi yaparlar Hak yediler Soru çaldılar, insanlara kumpas kurdular, özellerini teşhir ettiler, o görüntülerle tüm istediklerini aldılar. İşyerlerine Kamu kurumlarına sitelere evlere kameralar kurdular hem insanları izlediler hem dinlediler insanların özel hayatlarına girdiler evlerine gizli kameralar kurdular bu yolla insanları ,şirketleri ,tehdit ettiler .her türlü yolsuzluğu yaptılar Bunlar ne kadar insanlık suçu varsa işledi hala işlemeye devam ediyorlar 40 yıl boyunca sinsi sinsi örgütlendiler. Suçsuz insanları kumpas kurup hapse attırdılar merhametsizler Türkiye’nin ve şirketlerin sırlarını sattılar Casusluk yaptılar. Devleti ele geçirmek için her şeyi yaptılar. Kaç masum insanın yuvasını yıktılar kim bilir? Nice esnafı iflas ettirdiler kurdukları kumpaslarla Mallarını ele geçirdiler Paravan holding ler kurdular insanların Mallarına el kondular. Karşı çıkanı da ölüme yolladılar… Vicdandan yoksun, gaddar, zalim merhamet yoksunudur bunlar Her türlü iftirayı atabilecek, her yalanı söyleyebilecek kadar zalimdirler.
Marka & Patent çetesi | Devletin imkanlarını kullanıp Milletimize TUZAK kuruyorlar |
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.