Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kültür ve Turizm Bakanlığı Özel Ödülleri Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Bu ödüller gençlerimizi teşvik etme yanında, sahip olduğumuz kıymetlerin ülkemizde ve dünyada tanınmaları noktasında da önemlidir. Takdir ve taltif edilen her halisane çalışma yenilerinin önünü açmakta, yeni projelerin müjdecisi olmaktadır” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası’nın (CSO) tarihî salonunda düzenlenen Kültür ve Turizm Bakanlığı Özel Ödülleri Töreni’ne katıldı.
Törende yaptığı konuşmasına salondakileri selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kültür ve Turizm Bakanlığı 2022 Özel Ödülleri sayesinde ülkenin kültür ve sanat iklimine katkı sunan kurum, kuruluş ve sanatçılarına şükran borcunu bir nebze de olsa ödeme imkânı bulduklarını söyledi.
Şimdiye kadar adlarını ülke tarihine, edebiyat dünyasına ve milletin gönlüne yazdıran değerlere teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bir kısmı ebediyete irtihal eden ve artık aramızda bulunmayan tüm kültür sanat erbabımızı burada bir kez daha rahmetle yâd ediyorum. Onlar fani dünya yolculuklarını tamamlamış olsalar bile eserleriyle hizmetleriyle kitaplarıyla geride bıraktıkları silinmez. Bizlerle yaşamaya devam ediyor” ifadesini kullandı.
Kültür ve sanatın farklı alanlarına ilgi duyan gençlerin, o büyük üstatlardan ilham alarak kendi başarı hikâyelerini yazdığını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Elbette asıl mesele ehl-i hünerin kıymetini hayattayken bilmektir. Sanata ve sanatçıya saygı göstermek lafla değil ancak onların eserlerine, emeklerine, bizlere emanet ettiği mirasa sahip çıkmakla olur. Hem Cumhurbaşkanlığı Kültür Sanat Büyük Ödülleri hem Bakanlığımızın özel ödülleriyle tam olarak bunu yapmanın gayreti içindeyiz. Kültür sanat erbabımız ile kurumlarımızın, milletimizin kalbinde edindikleri müstesna yeri tevdi ettiğimiz ödüllerle devlet adına da tescilliyoruz. Bu ödüller gençlerimizi teşvik etme yanında sahip olduğumuz kıymetlerin ülkemizde ve dünyada tanınmaları noktasında da önemlidir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Takdir ve taltif edilen her halisane çalışma, yenilerinin önünü açmakta, yeni projelerin müjdecisi olmaktadır. Kültür ve Turizm Bakanlığı 2022 yılı özel ödüllerinin sahipleri belirlenirken işte bu hassasiyetle hareket edilmiştir. Türkiye’nin kültür ve sanat hayatını yeşerten bilhassa gelenekle geleceği buluşturan müesseselerimizin tespitine ehemmiyet verildiğini görüyoruz” diye ekledi.
“GÖKYAY VAKFI SATRANÇ MÜZESİ, SATRANCIN TANITIMINA VE YAYILMASINA KATKI SAĞLIYOR”
Yapılan değerlendirmeler çerçevesinde ödüle layık görülen ve kendi alanlarında büyük bir boşluğu dolduran üç kuruluşun ilkinin Gökyay Vakfı Satranç Müzesi olduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu Müze, 20. asrın başlarına kadar toplumumuzda önemli bir yeri olan daha sonra geri plana itilmiş olsa da meraklıları nezdinde yerini koruyan satranca sahip çıkıyor. Oldukça zengin koleksiyonuyla dikkat çeken müzemiz, münhasıran gençlerimiz arasında satrancın tanıtımına ve yayılmasına katkı sağlıyor” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, satrancın zekâ oyunu yönüyle birlikte sanatsal, kültürel, tarihî yönlerini de 7’den 70’e milletin tüm kesimleriyle paylaşan Satranç Müzesi’ni ülkeye kazandıranları tebrik ederek, çalışmalarında başarılar diledi.
“KENAN YAVUZ ETNOGRAFYA MÜZESİ GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE BİR KÖPRÜ KURMAKTADIR”
Müzenin samimi gayretleriyle satranç sporuna olan ilginin ülke genelinde giderek artacağını ümit ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, ödüle layık görülen ikinci kurumun Kenan Yavuz Etnografya Müzesi olduğunu anımsattı.
Kenan Yavuz Etnografya Müzesi’nin, Bayburt’un kültürünü en güzel şekilde yansıtan özgün bir proje olduğunu aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Köyden kente göç meselesini tüm veçheleriyle gözlerimizin önüne seren müzemiz, bu vasfıyla geçmişten günümüze bir köprü de kurmaktadır. Kenan Yavuz kardeşimizin doğup büyüdüğü topraklara vefasını gösteren bu güzel müzenin benzer hayat hikâyelerine sahip diğer girişimcilerimize, iş insanlarımıza da örnek olmasını temenni ediyorum. Gittim, gezdim, gördüm. Kendisiyle de dertleştim. Gerçekten Bayburt’umuzda Bayburt, Bayburt olalı böyle bir eser görmemişti.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, millî kültüre ve Bayburt yöresinin kalkınmasına katkılarından dolayı Etnografya Müzesi’nde emeği olan herkesi tebrik etti.
“GÜNÜMÜZDE AHİLİK KÜLTÜRÜMÜZÜN ÖNEMİ ÇOK DAHA İYİ ANLAŞILIYOR”
Ahilik Teşkilatı’nın, Selçuklu’dan itibaren beşeri ve içtimai varlığın kilit taşı olduğunu ve milletin birlik, beraberlik ve kardeşliğinin de teminatı olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ahinin eli, kapısı, sofrası açık, gözü, beli ve dili kapalı olmalı’ diyen Ahi Evran’ın düsturları bizlere rehberlik etmeyi sürdürüyor. Hırsın, tamahın, haksız rekabetin ve vahşi kapitalizmin ekonomik hayatı esir aldığı günümüzde Ahilik kültürümüzün önemi çok daha iyi anlaşılıyor” dedi.
Üçüncü ödül sahibi olan Ahi Kültürünü Araştırma ve Eğitim Vakfı’nın bu anlayışla 39 yıldır Ahilik geleneğini ihya etmeye, yaşatmaya ve tüm yönleriyle bugünlere taşımaya çalıştığını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, geniş bir yelpazede yürüttüğü faaliyetlerle kültür hazinesini zenginleştiren Ahi Kültürünü Araştırma ve Eğitim Vakfı’nı yürekten tebrik ettiğini söyledi.
Kültür ve Turizm Bakanlığı 2022 Özel Ödüllerinin takdim edilen üç kuruma, ülke ve millet adına şükranlarını sunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ile jüri üyelerine Anadolu’nun farklı köşelerinde filizlenen kültür varlıklarına sahip çıktıkları için ayrıca teşekkür etti.
“BİR TOPLUM, KÜLTÜR VE SANAT ALANINDAKİ ZENGİNLİĞİ VE BİRİKİMİ KADAR GÜÇLÜDÜR”
Kültür ve sanatın, milletleri ayakta tutan taşıyıcı sütunların başında geldiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bir toplum, kültür ve sanat alanındaki derinliği, zenginliği ve birikimi kadar güçlüdür, bakidir, maruz kaldığı saldırılar karşısında dirençlidir. Savunmada, ekonomide, askeriyede, diplomaside ve diğer alanlarda elde edilen kazanımların kalıcılığı da yine kültür ve sanata bağlıdır. Kültür ve sanat hayatı yeterince gelişmemiş toplumlar askerî ve ekonomik bakımdan ileride olsalar bile âdeta bir saman alevi gibi kısa sürede sönüp gitmişlerdir. Zengin bir kültüre, özgün ve derinlikli bir sanat anlayışına, topluma yön ve cesaret verecek sanatçılara, münevverlere, gönül insanlarına sahip olan milletler ise ne yaşarlarsa yaşasınlar yeniden ayağa kalkmayı, küllerinden yeniden doğmayı hep başarmışlardır.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “İnsanlık tarihine baktığımızda bunun sayısız örnekleriyle karşılaşıyoruz. Bileklerinin gücüyle bir dönem milyonlarca kilometre kareye hükmetmiş komutanları bugün kimse hatırlamıyor. Yıkılmaz denilen nice imparatorluğun, devletin, krallığın yerinde bugün yeller esiyor. Sadece isimleri duyulunca bile yüreklere korku salan nice ordunun bugün esamesi dahi okunmuyor. Fakat insanlığın ortak hazinesine katkı vermiş, kültürde, ilimde, sanatta çığır açmış, kendi özgün kimliklerini inşa etmiş, öz güveni ve benlik bilinci yüksek toplumlar hâlen dimdik ayaktadır. Tarih boyunca yaşadıkları onca sıkıntıya, işgale, ekonomik ve sosyal buhranlara rağmen bu milletler varlıklarını devam ettirmektedir.”
“YAKLAŞIK BİN YILLIK KÖKLÜ BİR BİRİKİME SAHİBİZ”
Türk milletinin de asırlardır ayakta kalabilmesinin temel sebebinin kültürel derinliği olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sadece yaşadığımız coğrafyada çeyrek bin yıla yakını Selçuklu, 600 yılı aşkını Osmanlı ve bir asrı Cumhuriyet olmak üzere yaklaşık bin yıllık köklü bir birikime sahibiz. Kültür havzamızın sınırları, Afrika’nın kuzeyinden Orta Asya’ya, Avrupa’dan Orta Doğu’nun en ücra köşelerine kadar uzanıyor” diye konuştu.
Onlarca medeniyete beşiklik yapan Anadolu topraklarının, kültürel mirasıyla dünyada eşi benzeri olmayan bir hazine sunduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hatay’dan Mardin’e, İstanbul’dan Diyarbakır’a asırlardır farklı kimliklere ve inançlara ev sahipliği yapmış, hoşgörü timsali şehirlerimiz bulunuyor. Hangi ilimize, ilçemize gitsek, insanı hayran bırakan, insanlık tarihine ışık tutan bir eserle muhakkak karşılaşıyoruz. Ülke ve millet olarak işte böyle muhteşem bir tarih, kültür ve medeniyet mirası üzerinde oturuyoruz. Maziden atiye kurduğumuz en sağlam köprü olan bu kadim birikimi koruduğumuz sürece Allah’ın izniyle bizi kimse yolumuzdan alıkoyamaz” ifadesini kullandı.
“SANATI BELLİ KALIPLARA HAPSEDEN İDEOLOJİK YAKLAŞIMLARI KABUL ETMİYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizi biz yapan bu vasıflarımızı kaybedersek de ne askerî gücümüz ne ekonomik başarılarımız tek başına maruz kalacağımız felaketi önleyebilir. Dolayısıyla bekamıza yönelik en büyük tehdit, siyasi ve ekonomik zorluklar değil coğrafyamızla kimliğimizle ve tarihteki yerimizle ilgili bu vizyonu, bu tasavvuru bu mirası yitirmemizdir” değerlendirmesini yaptı.
Hükûmet olarak bu hakikatler ışığında son 20 yıldır çok önemli adımlar attıklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Bu topraklardan neşet eden ve bize ait olan ne varsa hepsine ülkemizin kültür ve sanat hayatına değer katan her esere sahip çıkıyoruz. Sanat ve sanatçılarımız arasında asla ayrım yapmadan güzeli, kaliteyi ve başarıyı desteklemenin çabası içindeyiz. Sanatı belli kalıplara, belli dayatmalara hapseden ideolojik yaklaşımları kabul etmiyoruz. Özellikle uzun yıllar boyunca kültür sanat camiamızı esir alan, Türkiye’nin zengin kültür iklimini tek tipleştiren mahalle baskısını reddediyoruz. Kültür, sanat ve fikir dünyamızın ideolojik dayanışma üzerine kurulu mahalle baskısından kurtuldukça hamdolsun daha da çeşitlendiğini, özgürleştiğini, milletin değerleriyle daha barışık hale geldiğini görüyoruz. Sadece sinema, dizi sektörümüzün yurt içinde ve yurt dışında son yıllarda sergilediği başarılara bakmak bile mahalle baskısının ülkemizi nasıl bir çoraklığa, nasıl bir geri kalmışlığa mahkûm ettiğini açıkça ortaya koyuyor. Kültür ve sanat alanında vesayet zincirlerini parçaladıkça inşallah ülke ve millet olarak çok daha büyük başarılara imza atacağımıza inanıyoruz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu süreci geleneksel veya modern diye ayırmadan tüm sanat dallarına ve sanatçılara destek vererek teşvik ettiklerini belirterek, altyapı eksiklerinin giderilmesinden modern tesislerin inşasına kadar geniş bir yelpazede projeler hayata geçirdiklerini anlattı.
“CUMHURİYETİMİZİN 100. YILINI 100 YENİ KÜTÜPHANEYLE KARŞILAMA HEDEFİMİZE BİR ADIM DAHA YAKLAŞTIK”
İstanbul’a kazandırdıkları Atatürk Kültür Merkezi, Ankara’da hizmete açtıkları Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası binası, Millet Kongre ve Kültür Merkezi, sergi salonu, ülkenin dört bir yanında inşa ettikleri 80 yeni kültür merkezinin aralarında bulunduğu sayısız eser ve hizmetle sanata, sanatçıya, kültürün ihyası, korunması ve geliştirilmesine verdikleri ehemmiyeti gösterdiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, son olarak iki asırlık geçmişiyle İstanbul’un tarihinde müstesna yeri olan Rami Kışlası’nı kütüphaneye ve kültür merkezine dönüştürülerek hizmete açtıklarını aktardı.
Rami’yi 36 bin metrekareyi geçen kullanım alanı, 51 bin metrekareyi bulan peyzaj alanı, 4 bin 200 kişilik kapasitesiyle toplamda 110 bin metrekareyi bulan görünümüyle muhteşem bir eser olarak gençlerin ve tüm kitapseverlerin istifadesine sunduklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Böylece Cumhuriyetimizin 100. yılını 100 yeni kütüphaneyle karşılama hedefimize bir adım daha yaklaşmış olduk” dedi.
Bunlarla beraber milletin birliğinin, dirliğinin ve kardeşliğinin temsilcisi olan ortak değerlere sahip çıkmaya özellikle önem verdiklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu amaçla 2023 senesini vuslatının 750. seneyi devriyesine hürmeten Mevlana Yılı olarak ilan ettiklerini hatırlattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Yıl boyunca düzenlenecek etkinlikler ve programlarla Anadolu’nun manevi mimarlarından büyük mütefekkir, büyük mutasavvıf Mevlana Hazretlerini hep birlikte yâd edeceğiz. Savaşın, çatışmaların, adaletsizliğin ve karamsarlığın ufukları kararttığı bir dönemde Hazreti Mevlana’nın 7,5 asırdır eskimeyen mesajlarının, milletimizle birlikte tüm insanlığa tekrar ulaşmasını sağlayacağız. Nefret yerine muhabbetin, ihtilaf yerine kardeşliğin, umutsuzluk yerine umudun hâkim olması için canla başla çalışacağız. Mevlana Yılı’nın hepimize örselenen değerlerimizi tekrar hatırlatacağına, millet varlığımızın güçlenmesine vesile olacağına inanıyorum. Kültür ve Turizm Bakanlığımız başta olmak üzere tüm kurumlarımızdan Mevlana Yılı’nın hakkıyla idrak edilebilmesi için gereken her türlü çabayı göstermelerini bekliyorum.”
Kültür ve Turizm Bakanlığı 2022 Özel Ödüllerini alan kurumları tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bakanlığa, ödül alacak isimlerin belirlenmesinde emeği geçen değerlendirme kuruluna, toplantının düzenlenmesine katkı sunan herkese teşekkür etti.
Törene, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay ile eşi Hümeyra Oktay, eski Kültür ve Turizm bakanları Atilla Koç ile Nabi Avcı da katıldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Kanada Başbakanı Mark Carney, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirdikleri baş başa ve heyetler arası görüşmelerinin, anlaşmaların imza töreninin ardından ortak basın toplantısı düzenleyerek açıklamalarda bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Mark Carney ve heyetini tarihî dönemdeki ziyareti vesilesiyle Türkiye’de ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyduğunu ifade ederek, kendisine “hoş geldiniz” dedi.
İki ülke arasındaki üst düzey ziyaretlerin sürekli olmasını temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile bugünkü görüşmelerinde ikili ilişkileri etraflıca değerlendirdiklerini, bölgesel ve küresel meselelere değinme imkânı bulduklarını söyledi.
“TİCARET HACMİMİZİ İLK OLARAK 5 MİLYARA, AKABİNDE 10 MİLYAR DOLARA ÇIKARMAYI TEMENNİ EDİYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Bu yönde atacağımız somut adımları içeren bir eylem planını da bugün kabul ettik. Öncelikle ticaret ve yatırımların artırılmasını teminen Serbest Ticaret Anlaşması müzakerelerine yılsonundan önce başlanmasını kararlaştırdık. Bu sürece paralel olarak ekonomi alanındaki ilişkilerimizi tüm boyutlarıyla ele almak üzere Ortak Ekonomik ve Ticari Komite dâhil mevcut mekanizmaları daha etkin şekilde kullanacağız. Bu komitenin müteakip toplantısına 2027 yılında bu defa özel sektörlerimizin de katılımıyla ev sahipliği yapacağız. Atacağımız bu adımlarla hâlen yaklaşık 3 milyar dolar civarında seyreden ticaret hacmimizi ilk olarak 5 milyara, akabinde de 10 milyar dolara çıkarmayı temenni ediyoruz.”
Güncellenen Hava Ulaştırma Anlaşması ile iki ülke arasındaki doğrudan uçuşları yaklaşık iki katına çıkaracaklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün ayrıca üçüncü ülkelerde ortak yatırım fırsatlarını da değerlendirdik. Afrika’dan Latin Amerika’ya, Orta Asya’dan Uzak Doğu’ya kadar geniş bir coğrafyada önemli işbirliği fırsatlarının bulunduğuna inanıyoruz. Yarın Türk Eximbank ile Kanada İhracatı Geliştirme Kurumu arasında imzalanacak mutabakat zaptının üçüncü ülkelerde ortak projelere vesile olmasını temenni ediyoruz” diye konuştu.
Kanada ile savunma sanayii ve nükleer enerji alanlarında yakın temas hâlinde olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayii iş birliğinin önemine vakıf iki müttefik olduklarını kaydetti.
Bunu son olarak Ankara’da yapılan NATO Zirvesi sırasında da gördüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, biraz önce de “Savunma Sektörü Ortaklıkları Mutabakat Zaptı”nın imzalandığını anımsattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, müttefiklerin savunma sanayilerine finansman sağlamak amacıyla Kanada öncülüğünde kurulmakta olan Savunma, Güvenlik ve Dayanıklılık Bankasının iki ülke arasındaki savunma sanayii iş birliğini desteklemesini beklediklerini kaydetti.
Enerji alanında, madencilikten LNG’ye, kritik minerallerden nükleer enerjiye kadar geniş bir işbirliği alanının mevcut olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki ülkenin Enerji Bakanlıkları arasında kabul edilen “Enerji Alanında İşbirliğine Dair Ortak Bildiri”nin de nükleer dahil bu alandaki ciddi potansiyele işaret ettiğini söyledi.
Kanada Başbakanı Carney ile Gazze, Ukrayna ve Körfez dâhil birçok bölgesel gelişmeyi de değerlendirdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gerek Ukrayna’da, gerek Körfez’de olsun diplomatik yöntemlerin kalıcı barışa giden yolu açmasını temenni ediyoruz. Bu noktada ortak görüşte olduğumuzu teyit ettik. Gazze’de ise Kanada’nın diğer bazı müttefiklerle birlikte istilacı yerleşimlere yönelik yaptırım adımlarını, İsrail hükûmetinin ihlallerinin caydırılması noktasında isabetli bir adım olarak görüyoruz. Bölgemizde barış ve istikrarın tesisi noktasında bu yöndeki tutumlarını sürdürmelerini temenni ediyoruz” diye konuştu.
“İLİŞKİLERİMİZİN GELECEĞİNE YÖNELİK TARİHÎ BİR ADIM ATTIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Başbakan Carney ile ilişkilerimizin geleceğine yönelik tarihî bir adım attık. Çok geniş yelpazeye yayılan iş birliği potansiyelimizi gerçek anlamda hayata geçirmek için önemli bir süreci başlattık. İlişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine çıkarmamız kâğıt üzerinde kalacak sembolik bir adım olmayacaktır. Bu konuda Sayın Carney’nin ekonomi alanındaki engin tecrübesi ve siyaset sahnesinde sergilediği sağduyulu ve dirayetli duruşla önemli rol oynayacağına inanıyorum.”
Kanada Başbakanı Carney’ye, konuşmasının ardından, anlamlı ve dolu dolu ifadeleri için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Gerçekten uzun yıllara sâri bir Türkiye-Kanada kopukluğunu bugün gidermiş olduk. Şimdi yeni bir dönemi Türkiye ve Kanada arasında başlatıyoruz. İnşallah iş adamlarımızı bir araya getireceğiz ve ben de Kanada’ya yapacağım ilk iş adamlarıyla birlikte ziyaretimde, orada iş adamlarımızı bir araya getirerek adımlarımızı atacağız.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Kanada Başbakanı Mark Carney’i Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde resmî törenle karşıladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney’in tören alanındaki yerlerini almalarının ardından iki ülkenin millî marşları çalındı. Kanada Başbakanı Carney’in tören kıtasını selamlamasından sonra iki lider heyetlerini birbirlerine takdim etti.
Türkiye ve Kanada bayrakları önünde basın mensuplarına poz veren Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney, daha sonra baş başa görüşmelerini gerçekleştirmek üzere Cumhurbaşkanlığı Külliyesine geçti.
Merhametsizlikte sınır tanımazlar FETÖ’cüler şirketleri batırmak ve Mülklerini ele geçirmek için her türlü DİZİ FİLİMİ çeviriyorlar FETÖ’cüler çok zengin yandaşlar oluşturmak ana hedefleridir FETÖ’de “hedefe ulaşmak için her yol mübahtır” anlayışı vardır MARKA &PATENT ÇETESİ Marka & Patent çetesi | Devletin imkanlarını kullanıp Milletimize TUZAK kuruyorlar | FETÖ’cülere Kimler yardım ediyor? FETÖ’cüler Makam mevki ve para için her şeyi yapıyorlar FETÖ’nün bilişim militanları | İnsanlara kumpas kurarak adli sicil kayıtlarını kirletmek için her türlü yolsuzlukları yapıyorlar kurdukları tuzaklarda sınır tanımıyorlar
Bir FETÖ’cü nasıl anlaşılır? “Her türlü film çevirmek” Her türlü İftirayı atarlar sınır tanımazlar Yalan söylemekte, Kumpas kurmakta, İftira atmakta ,Dikizlemekte, Devlet imkanlarını örgüt için kullanmakta, Kamu ve insanların malına konmakta, adam öldürmekte uzmandır bunlar! merhamet ve vicdanları yoktur Makam mevki ve para için her şeyi yaparlar Hak yediler Soru çaldılar, insanlara kumpas kurdular, özellerini teşhir ettiler, o görüntülerle tüm istediklerini aldılar. İşyerlerine Kamu kurumlarına sitelere evlere kameralar kurdular hem insanları izlediler hem dinlediler insanların özel hayatlarına girdiler evlerine gizli kameralar kurdular bu yolla insanları ,şirketleri ,tehdit ettiler .her türlü yolsuzluğu yaptılar Bunlar ne kadar insanlık suçu varsa işledi hala işlemeye devam ediyorlar 40 yıl boyunca sinsi sinsi örgütlendiler. Suçsuz insanları kumpas kurup hapse attırdılar merhametsizler Türkiye’nin ve şirketlerin sırlarını sattılar Casusluk yaptılar. Devleti ele geçirmek için her şeyi yaptılar. Kaç masum insanın yuvasını yıktılar kim bilir? Nice esnafı iflas ettirdiler kurdukları kumpaslarla Mallarını ele geçirdiler Paravan holding ler kurdular insanların Mallarına el kondular. Karşı çıkanı da ölüme yolladılar… Vicdandan yoksun, gaddar, zalim merhamet yoksunudur bunlar Her türlü iftirayı atabilecek, her yalanı söyleyebilecek kadar zalimdirler.
Marka & Patent çetesi | Devletin imkanlarını kullanıp Milletimize TUZAK kuruyorlar |
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.