Cumhurbaşkanı Erdoğan, 21. Yüzyılda Siyaset ve Yeni Açılımlar Forumu’nda yaptığı konuşmada, “Türk siyasetinde açtığımız temiz sayfayı hizmetlerle, yatırımlarla, projelerle, demokrasi tarihimize altın harflerle yazılan reformlarla doldurduk” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 21. Yüzyılda Siyaset ve Yeni Açılımlar Forumu’na katılarak bir konuşma yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, forumda “İnsanlığın İyiliği İçin Siyaseti Yeniden Düşünmek” başlıklı konuşmasında, dünyanın farklı köşelerinden foruma katılanlara teşekkür etti.
Türkiye’nin yanı sıra 23 ülkeden foruma tebliğleriyle görüşleriyle katkı sağlayanları tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Gerek muhteviyat gerek görüşülecek konular gerekse katılımcı profili itibarıyla son derece zengin bir içeriğe sahip forumumuzun ufuk açıcı tartışmalara vesile olacağına inanıyorum. Bizler hakikatin kıvılcımının, fikirlerin çarpışmasıyla ortaya çıktığını bilen, hangi konuda olursa olsun istişare etmenin önemini müdrik bir kadroyuz. 40 yılı aşan siyaset yolculuğumuzun her safhasında farklı yelpazeden işinin ehli insanlarla konuşmaya, onlara danışmaya hassasiyet gösterdik. Özellikle ülkemizin, milletimizin ve genel başkanı olduğum siyasi partinin geleceğini ilgilendiren meselelerde daha itinalı davrandık. Bu hassasiyetimizin olumlu sonuçlarını hem siyasi hayatımızda hem de devlet idaresine dair hususlardan pek çok kez görme fırsatı bulduk.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kuruluş aşamasından itibaren AK Parti’nin belirleyici vasfının, ortak akla önem vermesi, ortak akılla hareket etmesi olduğunu dile getirdi.
“Bugüne kadar yolumuzu, yol haritamızı hep istişareyle sizlerden gelen katkıların rehberliğinde belirliyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, buradaki tüm katılımcıların samimiyetle ortaya koyduğu her değerlendirme ve her alternatifin kendileri için değerli ve yol gösterici olduğunu anlattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki gün önce milletin takdir ve teveccühüyle iktidara gelişlerinin 20. yıl dönümünü geride bıraktıklarını anımsatarak, şu değerlendirmede bulundu: “14 Ağustos 2001 yılında kurduğumuz AK Parti 15 ay gibi bir süre sonra 3 Kasım 2002 seçimlerinin hemen ardından ülkeyi yönetme sorumluluğunu üstlendi. Milletimiz, ardı ardına yaşadığı krizlerden ve siyasi istikrarsızlıklardan sonra Türkiye’nin en genç partilerinden olan AK Parti’yi bir umut olarak gördü. Yani özellikle de parlamenter demokrasi noktasındaki deneyimi vatandaşlarımıza yeni bir yönetim sisteminin de gereğini özellikle icbar etti. Hamdolsun o günden bugüne milletimizin bize olan inancını zedeleyecek, umudunu kıracak, milletimize mahcup olacak hiçbir bir iş yapmadık.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 20 yıllık kesintisiz iktidarlarında çok partili siyasi hayatta elde edilmesi zor bir rekora imza attıklarına dikkati çekerek, şöyle devam etti: “Bu süreçte elbette sayısız engelle, vesayetin oyunlarıyla ve hatta darbe girişimine kadar varan antidemokratik müdahaleyle karşılaştık. Ama milletin bize sandıkta özgür iradesiyle tevdi ettiği emanete hiçbir zaman halel getirmedik. İçinde bulunduğumuz şartlar ne olursa olsun, mücadelemizi, daima hukuk ve demokrasi zemininde yürüttük. Gece yarısı bildirilerinin yayınlandığı, Cumhurbaşkanı seçmemizin 367 garabetiyle engellendiği, partimizin uyduruk gazete kupürleriyle kapatılmak istendiği, siyaset mühendislikleriyle millî iradenin gasbedilmeye çalışıldığı dönemlerde bile bu duruşumuzdan taviz vermedik.”
Partiyi ve demokrasiyi hedef alan tehditler karşısında çözümü başka yerlerde değil, daima ve sadece milletin hakemliğinde aradıklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları aktardı: “Biz ilklerin, kırılması zor rekorların partisi olmanın yanında, Türkiye’de siyasetin parametrelerini de kökten değiştirmiş bir siyasi teşekkülüz. Türk siyasetinde açtığımız o temiz sayfayı, hizmetlerle, yatırımlarla, projelerle, demokrasi tarihimize altın harflerle yazılan reformlarla doldurduk. Türkiye’yi ve Türk siyasetini yeni baştan dönüştürürken elbette kendimizi de ihmal etmedik, etmiyoruz. Kuruluş prensiplerimizden taviz vermeden, milletimizin taleplerine ve günün şartlarına göre partimizi, kadromuzu ve siyasetimizi de yeniliyoruz. Bir ayağımızı kadim değerlerimize sabitlerken, diğeriyle daha güzelin, daha iyinin, daha yeninin, daha faydalının peşinde koşuyoruz. Tıpkı ulu bir çınar gibi köklerimiz derinlere indikçe hamdolsun dallarımızla büyüyor, serpiliyor, ülkemizle birlikte gönül coğrafyamıza ulaşıyor.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün “Muhafazakar devrimci” derken bir tenakuzu veya paradoksu değil merhum Yahya Kemal gibi kökü mazide olan atiyi ifade ettiklerini dile getirdi.
Millet ve parti olarak geçmişi elde etmeden, maziye sırt dönmeden, mevcut kazanımların üzerine geleceği inşa etmekten bahsettiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Türkiye Yüzyılı vizyonumuzun çıkış noktasını da işte bu yaklaşım oluşturuyor. Dikkat ederseniz vizyonumuzu kamuoyumuzla paylaşırken başkaları gibi emrivaki yapmadık. Ülkemizin gelecek asrına damga vuracak bu vizyonu 85 milyon olarak hep beraber şekillendirelim istedik. Türkiye’ye dair hayali, ideali, teklifi olan kim varsa, hiçbir ayrım yapmadan, herkesin katkısını almayı arzu ediyoruz. Bu anlayışla 81 vilayetimizde ve ilçelerinde düzenleyeceğimiz kapsamlı toplantılar vasıtasıyla vatandaşlarımızın tekliflerini dinleyecek, Türkiye Yüzyılı vizyonunu milletimizle birlikte tekemmül ettireceğiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Yüzyılı ekseninde yapılacak tartışmalarla ortaya çıkacak sinerjinin partinin yanı sıra Türk siyasetine de yeni bir perspektif kazandıracağını belirterek, “Bu toplantının aynı zamanda katılımcı demokrasi idealimizin en güzel örneklerinden birini teşkil edeceğine inanıyorum. Tüm vatandaşlarımızı, kıymetli fikirleriyle tenkit ve teklifleriyle bu sürece destek vermeye, Türkiye Yüzyılı’na sahip çıkmaya davet ediyorum. Foruma iştirak eden siz dostlarımızın da katkılarını beklediğimizi burada hassaten ifade etmek istiyorum” diye konuştu.
“SİYASET USTA BİR SATRANÇ OYUNCUSU GİBİ BUGÜNDEN YARINI PLANLAMAK DEMEKTİR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, günü kurtarmak, bugünü savuşturmak için siyaset yapılmayacağını belirterek, “Siyaset usta bir satranç oyuncusu gibi bugünden yarını planlamak demektir. Yapılan hamlelerin nereye varacağını kestiremiyorsanız kendinize ve ülkenize bedel ödettirmeniz kaçınılmazdır. Bunun için dünyanın ve siyasetin gidişatını ve insanlığın yaşadığı kırılmaları iyi analiz etmeniz gerekiyor” dedi.
Küresel ölçekte meydana gelen her hadisenin, bölgesel ve yerel düzeyde de etkilerinin olduğunu bildiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Şöyle yakın tarihe bir baktığımızda, 11 Eylül saldırısından 2008 finansal krizine, Orta Doğu ve Kuzey Afrika’daki halk hareketinden Kovid-19 salgınına kadar pek çok hadisede, bu hakikate defalarca şahitlik ettik. Arka planındaki hesaplar hâlâ tartışılan 11 Eylül olayı dünyanın gündeminde terör tehdidini ilk sıraya çıkartırken, 2008 finans krizi vahşi kapitalizmin yapısal sorunlarını tekrar gözler önüne serdi. Orta Doğu ve Kuzey Afrika’daki halk hareketleri vesilesiyle Batılı kurumların demokrasi karnesini görmüş olduk.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, düzensiz göç meselesinin, insan hayatına verilen önemi ortaya koyduğunu dile getirerek, koronavirüs salgınında “gelişmiş” denilen ülkelerin sağlık ve sosyal güvenlik altyapısının ne kadar zayıf oluğunun gün yüzüne çıktığını söyledi.
Rusya-Ukrayna krizinin, Güvenlik Konseyi gibi vazifesi uluslararası güvenliği sağlamak olan kurumların başarısızlığını deşifre ettiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bizim yıllardır savunageldiğimiz ‘Dünya 5’ten büyüktür’ tespitimizin haklılığı, yaşanan her gelişmeyle bir kez daha teyit edildi. Son 60-70 yılın en yüksek oranlarına çıkan küresel enflasyon ise insanlığa dayatılan mevcut ekonomik modellerin açmazlarını göstermiştir. Tüm bunlarla beraber dünyada siyaset-ekonomi, siyaset-diplomasi, siyaset-güvenlik ilişkileri enine boyuna sorgulanmaktadır. Devletin rolüyle ilgili tartışmaların da yeniden alevlendiğini görüyoruz. Daha birkaç yıl öncesine kadar devleti hayatın tamamen dışına çıkarmaktan bahsedenler, bugün tam zıttı tezlerin savunuculuğunu yapıyor. Keza savunma sanayide yapılan yatırımları israf olarak görenler, bugün millî bütçelerinde aslan payını silah ve mühimmat alımına ayırıyor.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sağlık yatırımlarından sosyal güvenlik harcamalarına, geniş bir yelpazede benzer “U dönüşleri”ne şahit olduklarını belirterek, bu savunmaların pek çok ülkede ciddi sıkıntılara yol açtığının da bir gerçek olduğunu anlattı.
“ŞEHİR HASTANELERİ, SALGIN DÖNEMİNDE YÜZ AKIMIZ OLDU”
Türkiye’nin zamanında attığı adımlarla bu süreci en başarılı yöneten ülkelerden biri olduğunu aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: “Bilhassa üretim, altyapı, sağlık ve savunma alanlarında siyasi öngörümüzün meyvelerini topladık, topluyoruz. Muhalefetin eleştirilerine rağmen, kamu-özel ortaklığı modeliyle hayata geçirdiğimiz şehir hastaneleri, salgın döneminde yüz akımız oldu. Sadece şehir hastaneleri değil, bunun yanında altyapıyla ilgili yapmış olduğumuz yatırımlar yüz akımız oldu. Hatta hatta ana muhalefet ‘PPP’ nedir, ne demektir? Hâlâ bunu anlayamamış, bunu bilmiyor. Böyle bir ana muhalefetle de karşı karşıyayız. Onlara bunu da anlatıyoruz, öğreteceğiz, öğretiyoruz. Sosyal güvenlik sistemimizin kuşatıcılığı sayesinde maddi durumu ne olursa olsun, vatandaşlarımıza birinci sınıf sağlık hizmeti sunduk. Kendi savunma ve güvenlik ihtiyaçlarımızı karşılamanın ötesine geçerek, bu alanda söz sahibi konuma geldik. Öyle bir süreç işlettik ki 45 günde bin 6 odalı iki şehir hastanesini, bir Asya yakasında bir de Avrupa yakasında inşa etmek suretiyle de ülkemizde ve dünyaya örnek bir adımı, o kritik dönemde attık. Eğer onlar olmasaydı, bugün Kovid ile mücadelemiz çok daha zor olacaktı.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, üretim kapasitesinin gücü sayesinde salgın dönemi boyunca hiçbir üründe problem yaşamadıklarını anlatarak, hastanelerde tomografiden MR’a ve ultrasonografiye varıncaya kadar bütün donanımıyla sağlıkta ileri teknolojinin 45 gün içerisinde tesis edildiğini belirtti.
Yürütmede çok başlılığa son verdikleri Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi ile etkin ve süratli kararlar alırken, bunları tam bir koordinasyon içinde uyguladıklarına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Eğer parlamenter demokrasi olsaydı, bu kararları mümkün değil alamazdık ama mevcut şu andaki yönetim sistemimizle bu kararları süratle alabilme imkânını yakaladık. Bu, tabii ki bir ileri görüşün neticesidir, eğer bu ileri görüşlülüğümüz olmamış olsaydı, bu neticeleri almak da mümkün olmazdı. Ekonomide yaptığımız model değişikliğinin olumlu sonuçlarını özellikle yatırım, üretim, istihdam, ihracat ve cari fazla yoluyla büyümeyi de bu beş temel esas üzerinde gerçekleştirdik.”
Diplomaside uygulanan dengeli, tarafsız ve barışçıl politikalarla krizlerin çözümünde anahtar rol üstlendiklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Esir takası ile tahıl koridorunun açılması ve devam ettirilmesindeki kritik rolümüz, ülkemizin diplomatik gücünü gösteren önemli birer örnektir. Biz bu süreç içerisinde Sayın Putin’le olan münasebetlerimiz, Sayın Zelenski ile olan münasebetlerimiz, Sayın Guterres’le olan münasebetlerimiz… Bunların hepsi dengeli bir şekilde yürümüş ve ne uzak, ne yakın bu dengeyi kurmak suretiyle de bu süreci işletme fırsatını bulduk. İnşallah ‘Türkiye Yüzyılı’ vizyonumuzla planlarımızı şimdiden yapacak, gelecek tasavvurumuzu bir adım daha öteye taşıyacağız.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, insanların devletten talebinin artması sonucu, siyasetçiden ve siyaset kurumundan da beklentilerin yükseldiğini belirterek iletişim ve ulaşım imkânlarının yaygınlaştığı günümüzde siyasetçinin yükünün daha önce hiç olmadığı kadar ağırlaştığını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 20 yıldır millete aşkla heyecanla hizmet eden kadro olarak mesuliyetlerinin farkında olduklarını belirterek, şöyle devam etti: “Cumhuriyetimizin 100. yılını kutlamaya hazırlanırken dünyanın nereye evirildiğini görüyor, planlarımızı buna göre yapıyoruz. Sahte ve sanal gündemlerin peşinden gitmek yerine kendi önceliklerimiz çerçevesinde projelerimizi yürütüyoruz. Başkaları en basit meselelerini bile çözmekten acizken, biz ülkemizin asırlık hayallerini gerçeğe dönüştürmenin altyapısını hazırlıyoruz. Ülkemizi birbiri ardına gündeme taşınan iftiralarla karalama ve insanımızı karamsarlığa sürükleme çabalarının rastgele tercihler olmadığını, bilinçli bir senaryonun eseri olduğunu düşünüyoruz. Biz bu sinsi ve yıkıcı kampanyaların önünü milletimizle birlikte umutlarımızı yeşertecek vizyonlarla hedeflerle projelerle keseceğimize inanıyoruz. Son dönemde dünyanın pek çok farklı yerinde denenen, hepsi de o ülkelerin ve insanlarının felaketiyle sonuçlanan devrim görünümlü zehirleme faaliyetlerini Türkiye’ye de teşmil etmek isteyenlere asla izin vermeyeceğiz. Ülkemizi bugüne kadar nasıl kendi programlarımızla getirdiysek, nasıl 2023 hedeflerimizi adım adım hayata geçirdiysek 2053 vizyonumuzu da kendimiz biçimlendirecek ve uygulayacağız. Batı ülkelerinin kendi asırlık demokrasi ve ekonomik parametrelerinden vazgeçtiği bir dönemde bize geçerliliği kalmamış özellikle o tür modellerin dayatılmasını iyi niyetli görmüyoruz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin binlerce yıla sahip devlet geleneği, coğrafyasındaki bin yıllık varlığıyla zengin ve yenilikçilik kabiliyeti ve yüksek insan gücüyle kendi yolunu çizecek, o yolda yürüyecek dirayete sahip olduğunu söyledi.
Forumun bugünün daha iyi anlaşılmasına, yarının öngörülmesine ve yeni stratejilerin geliştirilmesine imkân sağlayacağına inandığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, forumun düzenlenmesine ve içeriğine katkı sağlayanlara teşekkür etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Kanada Başbakanı Mark Carney, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirdikleri baş başa ve heyetler arası görüşmelerinin, anlaşmaların imza töreninin ardından ortak basın toplantısı düzenleyerek açıklamalarda bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Mark Carney ve heyetini tarihî dönemdeki ziyareti vesilesiyle Türkiye’de ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyduğunu ifade ederek, kendisine “hoş geldiniz” dedi.
İki ülke arasındaki üst düzey ziyaretlerin sürekli olmasını temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile bugünkü görüşmelerinde ikili ilişkileri etraflıca değerlendirdiklerini, bölgesel ve küresel meselelere değinme imkânı bulduklarını söyledi.
“TİCARET HACMİMİZİ İLK OLARAK 5 MİLYARA, AKABİNDE 10 MİLYAR DOLARA ÇIKARMAYI TEMENNİ EDİYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Bu yönde atacağımız somut adımları içeren bir eylem planını da bugün kabul ettik. Öncelikle ticaret ve yatırımların artırılmasını teminen Serbest Ticaret Anlaşması müzakerelerine yılsonundan önce başlanmasını kararlaştırdık. Bu sürece paralel olarak ekonomi alanındaki ilişkilerimizi tüm boyutlarıyla ele almak üzere Ortak Ekonomik ve Ticari Komite dâhil mevcut mekanizmaları daha etkin şekilde kullanacağız. Bu komitenin müteakip toplantısına 2027 yılında bu defa özel sektörlerimizin de katılımıyla ev sahipliği yapacağız. Atacağımız bu adımlarla hâlen yaklaşık 3 milyar dolar civarında seyreden ticaret hacmimizi ilk olarak 5 milyara, akabinde de 10 milyar dolara çıkarmayı temenni ediyoruz.”
Güncellenen Hava Ulaştırma Anlaşması ile iki ülke arasındaki doğrudan uçuşları yaklaşık iki katına çıkaracaklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün ayrıca üçüncü ülkelerde ortak yatırım fırsatlarını da değerlendirdik. Afrika’dan Latin Amerika’ya, Orta Asya’dan Uzak Doğu’ya kadar geniş bir coğrafyada önemli işbirliği fırsatlarının bulunduğuna inanıyoruz. Yarın Türk Eximbank ile Kanada İhracatı Geliştirme Kurumu arasında imzalanacak mutabakat zaptının üçüncü ülkelerde ortak projelere vesile olmasını temenni ediyoruz” diye konuştu.
Kanada ile savunma sanayii ve nükleer enerji alanlarında yakın temas hâlinde olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayii iş birliğinin önemine vakıf iki müttefik olduklarını kaydetti.
Bunu son olarak Ankara’da yapılan NATO Zirvesi sırasında da gördüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, biraz önce de “Savunma Sektörü Ortaklıkları Mutabakat Zaptı”nın imzalandığını anımsattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, müttefiklerin savunma sanayilerine finansman sağlamak amacıyla Kanada öncülüğünde kurulmakta olan Savunma, Güvenlik ve Dayanıklılık Bankasının iki ülke arasındaki savunma sanayii iş birliğini desteklemesini beklediklerini kaydetti.
Enerji alanında, madencilikten LNG’ye, kritik minerallerden nükleer enerjiye kadar geniş bir işbirliği alanının mevcut olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki ülkenin Enerji Bakanlıkları arasında kabul edilen “Enerji Alanında İşbirliğine Dair Ortak Bildiri”nin de nükleer dahil bu alandaki ciddi potansiyele işaret ettiğini söyledi.
Kanada Başbakanı Carney ile Gazze, Ukrayna ve Körfez dâhil birçok bölgesel gelişmeyi de değerlendirdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gerek Ukrayna’da, gerek Körfez’de olsun diplomatik yöntemlerin kalıcı barışa giden yolu açmasını temenni ediyoruz. Bu noktada ortak görüşte olduğumuzu teyit ettik. Gazze’de ise Kanada’nın diğer bazı müttefiklerle birlikte istilacı yerleşimlere yönelik yaptırım adımlarını, İsrail hükûmetinin ihlallerinin caydırılması noktasında isabetli bir adım olarak görüyoruz. Bölgemizde barış ve istikrarın tesisi noktasında bu yöndeki tutumlarını sürdürmelerini temenni ediyoruz” diye konuştu.
“İLİŞKİLERİMİZİN GELECEĞİNE YÖNELİK TARİHÎ BİR ADIM ATTIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Başbakan Carney ile ilişkilerimizin geleceğine yönelik tarihî bir adım attık. Çok geniş yelpazeye yayılan iş birliği potansiyelimizi gerçek anlamda hayata geçirmek için önemli bir süreci başlattık. İlişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine çıkarmamız kâğıt üzerinde kalacak sembolik bir adım olmayacaktır. Bu konuda Sayın Carney’nin ekonomi alanındaki engin tecrübesi ve siyaset sahnesinde sergilediği sağduyulu ve dirayetli duruşla önemli rol oynayacağına inanıyorum.”
Kanada Başbakanı Carney’ye, konuşmasının ardından, anlamlı ve dolu dolu ifadeleri için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Gerçekten uzun yıllara sâri bir Türkiye-Kanada kopukluğunu bugün gidermiş olduk. Şimdi yeni bir dönemi Türkiye ve Kanada arasında başlatıyoruz. İnşallah iş adamlarımızı bir araya getireceğiz ve ben de Kanada’ya yapacağım ilk iş adamlarıyla birlikte ziyaretimde, orada iş adamlarımızı bir araya getirerek adımlarımızı atacağız.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Kanada Başbakanı Mark Carney’i Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde resmî törenle karşıladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney’in tören alanındaki yerlerini almalarının ardından iki ülkenin millî marşları çalındı. Kanada Başbakanı Carney’in tören kıtasını selamlamasından sonra iki lider heyetlerini birbirlerine takdim etti.
Türkiye ve Kanada bayrakları önünde basın mensuplarına poz veren Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney, daha sonra baş başa görüşmelerini gerçekleştirmek üzere Cumhurbaşkanlığı Külliyesine geçti.
Merhametsizlikte sınır tanımazlar FETÖ’cüler şirketleri batırmak ve Mülklerini ele geçirmek için her türlü DİZİ FİLİMİ çeviriyorlar FETÖ’cüler çok zengin yandaşlar oluşturmak ana hedefleridir FETÖ’de “hedefe ulaşmak için her yol mübahtır” anlayışı vardır MARKA &PATENT ÇETESİ Marka & Patent çetesi | Devletin imkanlarını kullanıp Milletimize TUZAK kuruyorlar | FETÖ’cülere Kimler yardım ediyor? FETÖ’cüler Makam mevki ve para için her şeyi yapıyorlar FETÖ’nün bilişim militanları | İnsanlara kumpas kurarak adli sicil kayıtlarını kirletmek için her türlü yolsuzlukları yapıyorlar kurdukları tuzaklarda sınır tanımıyorlar
Bir FETÖ’cü nasıl anlaşılır? “Her türlü film çevirmek” Her türlü İftirayı atarlar sınır tanımazlar Yalan söylemekte, Kumpas kurmakta, İftira atmakta ,Dikizlemekte, Devlet imkanlarını örgüt için kullanmakta, Kamu ve insanların malına konmakta, adam öldürmekte uzmandır bunlar! merhamet ve vicdanları yoktur Makam mevki ve para için her şeyi yaparlar Hak yediler Soru çaldılar, insanlara kumpas kurdular, özellerini teşhir ettiler, o görüntülerle tüm istediklerini aldılar. İşyerlerine Kamu kurumlarına sitelere evlere kameralar kurdular hem insanları izlediler hem dinlediler insanların özel hayatlarına girdiler evlerine gizli kameralar kurdular bu yolla insanları ,şirketleri ,tehdit ettiler .her türlü yolsuzluğu yaptılar Bunlar ne kadar insanlık suçu varsa işledi hala işlemeye devam ediyorlar 40 yıl boyunca sinsi sinsi örgütlendiler. Suçsuz insanları kumpas kurup hapse attırdılar merhametsizler Türkiye’nin ve şirketlerin sırlarını sattılar Casusluk yaptılar. Devleti ele geçirmek için her şeyi yaptılar. Kaç masum insanın yuvasını yıktılar kim bilir? Nice esnafı iflas ettirdiler kurdukları kumpaslarla Mallarını ele geçirdiler Paravan holding ler kurdular insanların Mallarına el kondular. Karşı çıkanı da ölüme yolladılar… Vicdandan yoksun, gaddar, zalim merhamet yoksunudur bunlar Her türlü iftirayı atabilecek, her yalanı söyleyebilecek kadar zalimdirler.
Marka & Patent çetesi | Devletin imkanlarını kullanıp Milletimize TUZAK kuruyorlar |
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.