Cumhurbaşkanı Erdoğan, TEKNOFEST Karadeniz 2022’de yaptığı konuşmada, “Bugün silahlı insansız hava araçlarımız dünyanın 30’dan fazla ülkesinde ülkemizi gururla temsil ediyor. Artık bu araçlara entegre edilen hemen her tür cihazın ve mühimmatın üretimini de kendimiz yapıyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Samsun Çarşamba Havalimanı’nda TEKNOFEST Karadeniz 2022’ye katılarak bir konuşma yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülkenin millî teknoloji hamlesinin parlayan yıldızı hâline gelen TEKNOFEST’in tüm katılımcılarına, ziyaretçilerine şükranlarını sundu.
Ülkeye böylesine iftihar verici bir markayı kazandıran T3 Vakfı ile onunla birlikte yol yürüyen tüm kurumları tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, ilk kıvılcımını İstanbul’da bir avuç gencin yaktığı bu ateşin artık tüm Anadolu’yu hatta tüm bölgeyi kuşattığını söyledi.
“TÜRKİYE’NİN GERÇEĞİ DE İHTİYACI DA TENOFEST KUŞAĞIDIR”
Bu yıl beşincisi düzenlenen dünyanın en büyük havacılık, uzay ve teknoloji festivalinin kapsama alanının artık sınırlar dışına taştığını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen mayıs ayında Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de düzenlenen TEKNOFEST’i gururla takip ettiğini aktardı.
Karşısında muhteşem bir tablo gördüğünü ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “TEKNOFEST, farklı bir gençlik. TEKNOFEST, şu anda tüm gücüyle ülkemizin geleceğine farklı bir ufuk çizgisi. TEKNOFEST’in ilkinin yapıldığı 2018’de günlük katılımcı sayısı, 550 bin gibi, bu tür bir etkinliğe göre fevkalade iyi bir sayı olarak gerçekleşmişti. Bugüne geldiğimizde sadece yarışmacı başvurusu 600 bine ulaşan bir TEKNOFEST yaşıyoruz. TEKNOFEST KARADENİZ ülkemizin 81 vilayetinden ve 107 ayrı ülkeden katılan 154 bin takım bünyesindeki 600 bin gencimizin 40 ayrı dalda yarıştığı bir şölene dönüştü. Bir teknoloji etkinliğinin, özellikle gençlerimiz tarafından bu derece benimsenmesi gerçek anlamda bir zihni dönüşümdür. Bazıları, gençlerimizi harflerle kuşaklara ayırarak umutsuzluk ateşi yakmaya çalışırken asıl gerçek işte burada karşımızda duruyor.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin gerçeğinin de ihtiyacının da TEKNOFEST kuşağı olduğunu dile getirdi.
“Her kim bu gençliğe bakıp ülkesinin ve milletinin aydınlık geleceğini değil de başka şeyler görüyorsa dönüp kendi zihnini, gönlünü sorgulasın” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Bu gençlik bir asır önce Çanakkale’de yedi düveli dize getirmişti. Bu gençlik bir asır önce Millî Mücadele’yi zafere ulaştırmış, düşmanı denize dökmüştü. Bu gençlik Cumhuriyet tarihi boyunca hep demokrasinin, kalkınmanın, istiklalinin ve istikbalinin yanında yer alarak ülkesini yüceltmiştir. Bu gençlik 20 yıldır verdiğimiz her mücadelede bizim de yanımızda yer almış, en büyük güç ve moral kaynağımız olmuştur. Bu gençliğin sadece 15 Temmuz gecesi yazdığı destan bile başlı başına bir efsanedir, bir başarı hikâyesidir. Şimdi bu gençliği burada, TEKNOFEST Karadeniz’de görüyorum.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye kendi teknolojilerini geliştirmek, kendi savunma sanayi ürünlerini tasarlayıp üretmek için yola çıktığında gençlere güvendiklerini aktardı.
“TÜM DÜNYANIN HAYRANLIKLA İZLEDİĞİ BİR YERE GELDİK”
Birilerinin ise hep yaptıkları gibi gençleri küçümseyerek, gençlerin gönül dünyalarını karartarak, zihin dünyalarını karıştırarak bozgunculuk peşinde olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Zaman bizim haklı olduğumuzu göstermiştir. Dün Nuri Demirağ’a, Nuri Killigil’e, Vecihi Hürkuş’a, Şakir Zümre’ye yaptıkları eziyetleri bugünkü gençlerimize yapmalarına izin vermedik, vermeyeceğiz. Biz insanımıza güvendik, insanımıza dayandık. Akif, ‘Allah’a dayan, sa’ye sarıl, hikmete ram ol. Yol varsa budur, bilmiyorum başka çıkar yol.’ diyor. İnsanımıza yol açtık, imkân verdik ve hamdolsun sonuçta tüm dünyanın hayranlıkla izlediği bir yere geldik. Atalarımızın ‘Keser döner, sap döner, gün gelir hesap döner.’ diye bir sözü var. Dün bize parasıyla savunma sanayi teknolojisi ürünü vermeyen ülkelere artık ihracat yapar hâle geldik. Başbakan olduğumuz zaman değil seçimi kazandığımız zaman Bush, ABD’nin başkanıydı. Ziyarete gittim. Başbakan değilim. ‘Hani bize İHA verecektiniz, ne oldu İHA’lar, terörle mücadele ediyoruz’ dedim. Condoleezza Rice’ı çağırdı, ‘Türkiye’ye hâlâ İHA vermediniz mi?’ dedi. ‘Evet’ dedi. ‘Hemen süratle Türkiye’ye İHA’ları vereceksiniz’ dedi. Bize o zaman 48 saatte İHA’ları verdiler fakat bizim bu görüşmemizden sonra rahmetli Özdemir Bayraktar ağabeyimiz de çocuklarıyla beraber adımı attı ve Bayraktar İHA’ları üretmeye başladılar.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, silahlı insansız hava araçlarının dünyanın 30’dan fazla ülkesinde Türkiye’yi gururla temsil ettiğine, bu araçlara entegre edilen hemen her tür cihazın ve mühimmatın üretiminin de yerli olarak yapıldığına dikkati çekti.
“Samsun’da ilk defa sizlerin takdirine sunulan Kızılelma insansız savaş uçağımız dünya harp tarihinde oyun değiştirici hamle olarak görülmektedir” ifadelerini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünyanın her yerinde teknolojik atılımların öncüsünün savunma sanayi olduğunu bu amaçla geliştirilen ürünlerin kısa sürede hayatın diğer alanlarına da teşmil edildiğini anlattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, insansız hava araçlarının savunma sanayinin yanında lojistikten tarıma kadar birçok farklı mecrada kullanılmaya başladığına işaret ederek, şunları aktardı: “TEKNOFEST alanında coşkuyla birlikte olduğumuz her bir gencimizin gözünde, ülkemizi teknolojinin gücü üzerinde yükseltme iradesinin, azminin, dirayetinin ışığı parlıyor. Burada günümüzün Cezerisi, Harizmisi, İbni Sinası, Mimar Sinanı, Ali Kuşçusu, Hezarfen Ahmet Çelebisi, Katip Çelebisi olmak için can atan gençlerin yürek çarpıntısını duyuyorum.”
“YÜZDE 80 YERLİ VE MİLLÎ SAVUNMA SANAYİNE SAHİBİZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’ye son 20 yılda asırlık eser ve hizmetler kazandırdıklarının altını çizerek sözlerini şöyle sürdürdü: “Göreve geldiğimizde yüzde 20 yerli-millî, bu kadardı. Ama şimdi yüzde 80 yerli ve millî savunma sanayine sahibiz. 2023 hedeflerimizi hayata geçirdik. Gençler sizler de inşallah Türkiye’yi 2053, 2071 vizyonuyla çok daha ilerilere taşıyacaksınız. Rabbime bana böyle bir gençlikle yol yürüme, böyle bir gençlikle gönül ve fikir birliği yapma imkânını verdiği için hamdediyorum. Sevgili gençler, sizlerin her birini teknoloji elçilerimiz olarak görüyorum. Elbette ülkemizde zehir gibi çalışan beyinleri ve yerinde duramayan enerjileriyle henüz kendilerine ulaşamadığımız gençlerimiz var. İnşallah her yıl zemini daha da genişleyen, kapsamı artan, etkinliği yükselen TEKNOFEST sayesinde onları da bu şölene dâhil edeceğiz. Türkiye’ye yakışan 600 bin değil, 1 milyon, 2 milyon, 3 milyon yarışmacılı teknoloji festivalleridir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlerin böyle bir potansiyelinin bulunduğunu ve bunu yapabileceklerine inandığını vurgulayarak şu değerlendirmede bulundu: “Bunun yanında festivalimizi kendi evlatlarımızla birlikte dünyanın dört bir yanından katılımlarla da zenginleştirmeliyiz. Özellikle Türk dünyasının birikimini ülkemizde toplayan bir cazibe merkezi hâline gelmeliyiz. ‘Bir fikrim var’ diyen gençlerin bunu gerçekleştirmek için yurt dışına gitmeyi düşündüğü değil diğer ülkelerdeki gençlerin ülkemize akın ettiği bir teknoloji iklimi inşa etmeliyiz.”
“HER BAKIMDAN GÜÇLÜ OLMAK MECBURİYETİNDEYİZ”
Bunun ilk adımlarının atıldığını, ilk kozalarının örüldüğünü ve ilk çiçeklerinin boy göstermeye başladığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Tabii bunun için öncelikle ülkemizde huzuru, istikrarı, güveni, barışı, gelişmeyi, kalkınmayı, demokrasiyi güçlü tutmamız gerekiyor. Maalesef bölgemiz başta olmak üzere dünyada haksızlık ve adaletsizlik yanında krizlerin, çatışmaların, yıkımların, sefaletin hâkim olduğu pek çok yer var. Güneyimizden kuzeyimize, doğumuzdan batımıza coğrafyamızın her yerinde bu can yakıcı hadiselerin yaşandığı pek çok yeri sayabiliriz. Türkiye, tarihinden, birliğinden, beraberliğinden, kardeşliğinden aldığı güçle bu ateş çemberinden kendini bir istikrar ve huzur sembolü olarak ayrıştırmaktadır. Ben milletimle gurur duyuyorum. Ülkemizin böyle bir coğrafyada, böyle bir tarihi miras üzerinde, böyle bir devlet geleneği etrafında zayıf olmak, zayıf kalmak gibi bir şansı yoktur. Biz, siyasi, ekonomik, teknolojik, diplomatik, askerî, sosyal, kültürel her bakımdan güçlü olmak mecburiyetindeyiz. Aksi takdirde emin olun, bizi Suriye’den de Ukrayna’dan da Bosna’dan da beter ederler.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunun için eğitimden sağlığa, ulaşımdan enerjiye, sanayiden tarıma her alanda eksiklikleri hızla gidermeye çalıştıklarını, demokratik reformlarla siyasi altyapıyı, sosyal bünyeyi, kurumsal yapıyı güçlendirmek için mücadele ettiklerini belirtti.
Millî Teknoloji Hamlesi’ni bunun için baş tacı ettiklerini, bunun için yatırım, istihdam, üretim, ihracat, cari fazla yoluyla büyümede ısrar ettiklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bakın son çeyrekte 7,6 büyüdük, Türkiye, şu anda büyümede ikinci sırada. Hani diyorlar ya ‘Çılgın Türkler’, evet yanılmadınız, çılgın Türkler büyüyerek yoluna devam ediyor. Bunun için ülkemizi küresel krizlerden ayrıştırarak kendi hedeflerimizden kopmamakta ısrar ediyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunun için ülkenin ve milletin geleceği gençlere her türlü desteği verdiklerine dikkati çekerek, şunları kaydetti: “Bayraktar’la, Anka’yla, Akıncı’yla, Aksungur’la, Atak’la, Hürkuş’la, Gökbey’le, Millî Muharip Uçak projesi ve daha nice teknolojiye dayalı atılımla gurur duymamızın sebebi savaşa olan hevesimiz değil, ülkemizi güçlü tutma mecburiyetimizdir. Yerli otomobilimizi, bilgisayarımızı, çipimizi, uçağımızı, gemimizi, uydumuzu, elektronik sistemlerimizi üretme konusundaki gayretimizin sebebi, bunları edinmekteki zorluğumuzdan ziyade, ambargo gibi mihnetlere maruz kalmama kararımızdır.”
“EN BÜYÜK GÜVENCEMİZ VE UMUDUMUZ TEKNOFEST KUŞAĞIDIR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, millî mücadele zafere ulaşıp Cumhuriyet kurulduğunda orduyu güçlendirmek için savaş uçağı ihtiyacının ortaya çıktığını anlattı.
Bunun için şehirlerin kendi içlerinde kampanya düzenleyip, orduya isimlerini taşıyacak birer uçak almaya çalıştığını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu çerçevede bağışta bulunması için Nuri Demirağ’a da gidiliyor. Nuri Demirağ, kendisinden bağış isteyenlere, ‘madem milletimiz tayyaresiz yaşayamaz, öyleyse bunu başkalarının lütfuna bırakamayız. Ben bu uçakların fabrikasını yapmaya talibim’ diyor. Nuri Demirağ’ın sahip olduğu vizyon o dönemin yöneticilerinde olmadığı için maalesef bu teşebbüs acı bir şekilde sonuçlanıyor. İşte Hürkuş’un ilk örneği olduğu kendi uçağımızı yapmak için 70 yıl beklemek zorunda kaldık. Bir daha böyle durumlara düşmemek için en büyük güvencemiz ve umudumuz TEKNOFEST kuşağıdır, Ne Z kuşağı ne Y kuşağı TEKNOFEST kuşağı” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, birilerinin “bütün bunlar eskiden niye yapılmamış da bugün gündeme geliyor” diye soracaklarını belirterek şöyle konuştu: “Bu soruyu aslında eski Türkiye’nin aktörlerine, eski Türkiye vaadiyle yeniden ülkenin yönetimine talip olanlara yöneltmek lazım. Gerçekten de Türkiye, tüm bu teknolojik atılımları hadi daha öncesini bir kenara bıraktım, son 60-70 yılda niye yapmadı acaba? Ülkemizin bu dönemine baktığımızda cevap kendiliğinden ortaya çıkıyor. Gençlerimizi kimi zaman sağcı-solcu diyerek, kimi zaman Sünni-Alevi diyerek, kimi zaman Türk-Kürt diyerek, kimi zaman şucu-bucu diyerek birbirlerine kırdırtanların böyle bir derdi olması mümkün mü? Bugün hâlâ aynı kirli oyunların tahrikini yapanların aynı sinsi tuzakları önümüze döşeyenlerin böyle bir gündemi olması mümkün mü?”
26 Ağustos’ta Malazgirt’te olunduğuna değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Geldik Fatih ve Cumhuriyetimizin kuruluşuyla Gazi Mustafa Kemal’e ve şimdi onunla beraber bizler de bu yolda yürüyoruz. Bizim niyetimiz de gayretimiz de başarımız da yaptıklarımız da ortadadır. Laf ola beri gele yok. Bizim işimiz var, bizim yapacaklarımız var. İnsanlarımızı birbirine düşman etmekten, yalanla, iftirayla, çarpıtmayla vakit öğütmekten, pişkince ortada gezmekten başka numarası olmayanlar, bu dediklerimizi anlayamazlar. Ecdadın dediği gibi, Kamil odur ki koya dünyada eser, eseri olmayanın yerinde yeller eser” diye konuştu.
Eserleriyle milletin ve gençlerin karşısında olduklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Eseri olmayanların takdirini de sizlere bırakıyoruz” dedi.
Bir zamanlar Amerika’dan Avrupa’ya, Rusya’dan Japonya’ya, hatta Hindistan’dan Brezilya’ya kadar nice ülkelerin harıl harıl çalışıp, teknoloji üretirken Türkiye’dekilerin vesayet ve darbe bataklığında çırpındığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Onlar gençlerini teknolojiyle, bilimle, erdemle yoğurarak yetiştirirken bizdekiler, üniversite kapılarında benim başörtülü kızlarımı, bacılarımı üniversiteye almamakla uğraştılar. Gelişmiş ülkeler, dünyanın dört bir yanından gelen insanları kalkınma atılımlarının desteği hâline dönüştürürken, bizimkiler henüz kendi vatandaşlarına bile asgari insani şartları sağlamayı başaramıyordu” ifadelerini kullandı.
“VAKTİ SAATİ GELDİĞİNDE GEREĞİNİ YAPARIZ”
Tüm bu yaşananlarda siyasetçisinden bürokratlarına, iş insanından akademisyene herkesin payı ve sorumluluğu olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “En son FETÖ ihanet çetesinin yaptığı alçaklıkların ortaya dökülmesi bile tek başına Türkiye’nin nelere rağmen bugünlere geldiğinin ispatıdır. Bu FETÖ değil mi ya, başörtü için ‘teferruattır’ diyen, yazıklar olsun. ‘Hoca’ diye geçin ama başörtüsüne ‘teferruattır’ de. Şimdi nerede? Pensilvanya’da. Kimin beslemesi? Amerika’nın. Kimin dost, kimin de karşımızda olduğunu iyi bilmemiz lazım. Şu anda bu Amerika, Dedeağaç’a, Yunanistan’a silahları gönderiyor mu? Uçakları gönderiyor mu? Oradan S-300’lerle bizi tehdide kalkışıyor mu? Ey Yunan, bak tarihe bak, tarihe dön, çok daha fazla ileri gidersen bunun bedeli ağır olur, ağır. Yunanistan’a bizim tek cümlemiz var, İzmir’i unutma.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, aynı Türkiye’nin şimdi kimi alanlarda dünyanın en gelişmiş ülkelerinin de üzerine çıkan başarılarıyla kendini kabul ettirdiğine dikkati çekerek, “Adaları işgal etmeniz falan bizi bağlamaz, vakti saati geldiğinde gereğini yaparız. Hani diyoruz ya, bir gece ansızın gelebiliriz. Dün ülkemizin ayağına prangalar takarak, ilerlemesini engelleyenlerin, bir yerlere fırsat kollayarak, beklediğinden emin olun” dedi.
Hep birlikte bunlara fırsat vermeyeceklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Vereceğimiz mücadele zorlu olacaktır, fedakârlık gerektirecektir, bedel ödettirecektir ama sonunda ortaya çıkacak başarının getireceği huzurun, mutluluğun, refahın tarifi mümkün değildir” değerlendirmesini yaptı.
“ONLARIN HAYALLERİNİN ULAŞAMADIĞI YERE BİZİM İCRAATIMIZ ULAŞIR”
Bu mücadelenin somut örneğinin TEKNOFEST’i düzenleyen “Bayraktar kardeşler” olarak karşılarında durduğunu anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “İnsansız hava araçlarını geliştirirken hangi engellerle karşılaştıklarını, hangi ihanetlere şahit olduklarını, hangi sabotajlara maruz kaldıklarını en iyi onlar biliyor ve ben biliyorum. Yeri geldi kendilerine pist verilmedi, pist. Yeri geldi uçuşları yasaklandı, yeri geldi tehdit edildiler ama yılmadılar, çalıştılar, çabaladılar ve sonuçta ortaya bir dünya markası çıkardılar. Keban Barajı inşa edilirken birileri ‘kurbağalara göl yapıyorsunuz’ diyerek kendilerince projeye takoz olmaya çalışmışlardı. Bunların kim olduğunu biliyorsunuz, söylememe gerek var mı? Ama buraya da gelmiş. Vatan Caddesi inşa edilirken birileri ‘Buraya uçak mı indireceksiniz?’ diyerek, vizyonsuzluklarını sergilemişlerdi. Boğaz köprülerinin her birinin inşası sırasında birileri, engel olmak için ellerinden geleni yapmışlardı. İşte birinci köprüde, ikinci köprüde, Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nde…Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nü yaptırmamak için neler yapmadılar ki? Açık açık söyledim, ‘boşuna uğraşıyorsunuz. Biz Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nü yapacağız, bitireceğiz’ dedik ve bitirdik.”
Çanakkale 18 Mart Köprüsü’nde de aynısının yapıldığını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ne oldu, yaptık mı, yaptık. Engelleyemediler, engelleyemeyecekler. Çünkü onların hayallerinin ulaşamadığı yere bizim icraatımız ulaşır. Eğer bunlara takılıp kalsaydık, ülkede tuğla üstüne tuğla koyamaz, milletimizi hakkı olan hizmetlerin hiçbirine kavuşturamazdık. Sizler de verdiğimiz tüm desteklere ve inşa ettiğimiz girişimci dostu iklime rağmen belki farklı alanlarda öngöremediğimiz engellerle karşılaşabilirsiniz. Sakın ha mücadeleden vazgeçmeyin, sakın ha azminizi kaybetmeyin, sakın ha teslim olmayın” diye konuştu.
Kendi hayatındaki mücadelesini anlatırken de sık sık “Sabreden zafere ulaşır” sözünü tekrarladığını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Unutmayın Cumhurbaşkanınız olarak daima yanınızdayım. Gencim, gençlerle beraberim. Allah ömür verdikçe de hep yanınızda olacağım. Bakanlıklarımızla kurumlarımızla okullarımızla T3 Vakfı gibi sivil toplum kuruluşlarımızla özel sektörümüzle ailelerimizle el ele vererek, bu mücadeleyi zafere ulaştıracağız. ‘Başarının sahibi çoktur, başarısızlık öksüzdür’ bu sözü unutmayın. Biz her hâl ve şart altında sizin yanınızda olmayı sürdüreceğiz. Karadeniz’deki doğal gazı keşfederken ‘her arayan bulamaz ama unutmayın bulanlar, arayanlardır’ sözünü unutmayın. Aynı şeyi teknoloji geliştirme peşinde koşan sizler için de söylüyorum, her deneyen netice alamayabilir ama neticeye ulaşanlar, denemekten vazgeçmeyenlerdir. Rabbim zihnimizi açık, işinizi kolay, gücünüzü kavi, bahtınızı açık kılsın.”
TEKNOFEST Karadeniz’in düzenlenmesinde emeği geçen ve katılan tüm takımları tebrik eden Erdoğan, ziyaretleriyle gençlere destek olan vatandaşlara da teşekkürlerini iletti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, alandaki gençlerle, “Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet. Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız” sözlerini tekrarladı.
Konuşması öncesinde TEKNOFEST’in paydaşları ile hatıra fotoğrafı çektiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra TEKNOFEST’te ödül almaya hak kazanan takımlara ödüllerini verdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra Bayraktar Kızılelma ve Hürkuş uçaklarını imzaladı, uçakların önünde poz verdi. Selçuk Bayraktar, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a TEKNOFEST logosunu hediye olarak takdim etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Kanada Başbakanı Mark Carney, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirdikleri baş başa ve heyetler arası görüşmelerinin, anlaşmaların imza töreninin ardından ortak basın toplantısı düzenleyerek açıklamalarda bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Mark Carney ve heyetini tarihî dönemdeki ziyareti vesilesiyle Türkiye’de ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyduğunu ifade ederek, kendisine “hoş geldiniz” dedi.
İki ülke arasındaki üst düzey ziyaretlerin sürekli olmasını temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile bugünkü görüşmelerinde ikili ilişkileri etraflıca değerlendirdiklerini, bölgesel ve küresel meselelere değinme imkânı bulduklarını söyledi.
“TİCARET HACMİMİZİ İLK OLARAK 5 MİLYARA, AKABİNDE 10 MİLYAR DOLARA ÇIKARMAYI TEMENNİ EDİYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Bu yönde atacağımız somut adımları içeren bir eylem planını da bugün kabul ettik. Öncelikle ticaret ve yatırımların artırılmasını teminen Serbest Ticaret Anlaşması müzakerelerine yılsonundan önce başlanmasını kararlaştırdık. Bu sürece paralel olarak ekonomi alanındaki ilişkilerimizi tüm boyutlarıyla ele almak üzere Ortak Ekonomik ve Ticari Komite dâhil mevcut mekanizmaları daha etkin şekilde kullanacağız. Bu komitenin müteakip toplantısına 2027 yılında bu defa özel sektörlerimizin de katılımıyla ev sahipliği yapacağız. Atacağımız bu adımlarla hâlen yaklaşık 3 milyar dolar civarında seyreden ticaret hacmimizi ilk olarak 5 milyara, akabinde de 10 milyar dolara çıkarmayı temenni ediyoruz.”
Güncellenen Hava Ulaştırma Anlaşması ile iki ülke arasındaki doğrudan uçuşları yaklaşık iki katına çıkaracaklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün ayrıca üçüncü ülkelerde ortak yatırım fırsatlarını da değerlendirdik. Afrika’dan Latin Amerika’ya, Orta Asya’dan Uzak Doğu’ya kadar geniş bir coğrafyada önemli işbirliği fırsatlarının bulunduğuna inanıyoruz. Yarın Türk Eximbank ile Kanada İhracatı Geliştirme Kurumu arasında imzalanacak mutabakat zaptının üçüncü ülkelerde ortak projelere vesile olmasını temenni ediyoruz” diye konuştu.
Kanada ile savunma sanayii ve nükleer enerji alanlarında yakın temas hâlinde olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayii iş birliğinin önemine vakıf iki müttefik olduklarını kaydetti.
Bunu son olarak Ankara’da yapılan NATO Zirvesi sırasında da gördüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, biraz önce de “Savunma Sektörü Ortaklıkları Mutabakat Zaptı”nın imzalandığını anımsattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, müttefiklerin savunma sanayilerine finansman sağlamak amacıyla Kanada öncülüğünde kurulmakta olan Savunma, Güvenlik ve Dayanıklılık Bankasının iki ülke arasındaki savunma sanayii iş birliğini desteklemesini beklediklerini kaydetti.
Enerji alanında, madencilikten LNG’ye, kritik minerallerden nükleer enerjiye kadar geniş bir işbirliği alanının mevcut olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki ülkenin Enerji Bakanlıkları arasında kabul edilen “Enerji Alanında İşbirliğine Dair Ortak Bildiri”nin de nükleer dahil bu alandaki ciddi potansiyele işaret ettiğini söyledi.
Kanada Başbakanı Carney ile Gazze, Ukrayna ve Körfez dâhil birçok bölgesel gelişmeyi de değerlendirdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gerek Ukrayna’da, gerek Körfez’de olsun diplomatik yöntemlerin kalıcı barışa giden yolu açmasını temenni ediyoruz. Bu noktada ortak görüşte olduğumuzu teyit ettik. Gazze’de ise Kanada’nın diğer bazı müttefiklerle birlikte istilacı yerleşimlere yönelik yaptırım adımlarını, İsrail hükûmetinin ihlallerinin caydırılması noktasında isabetli bir adım olarak görüyoruz. Bölgemizde barış ve istikrarın tesisi noktasında bu yöndeki tutumlarını sürdürmelerini temenni ediyoruz” diye konuştu.
“İLİŞKİLERİMİZİN GELECEĞİNE YÖNELİK TARİHÎ BİR ADIM ATTIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Başbakan Carney ile ilişkilerimizin geleceğine yönelik tarihî bir adım attık. Çok geniş yelpazeye yayılan iş birliği potansiyelimizi gerçek anlamda hayata geçirmek için önemli bir süreci başlattık. İlişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine çıkarmamız kâğıt üzerinde kalacak sembolik bir adım olmayacaktır. Bu konuda Sayın Carney’nin ekonomi alanındaki engin tecrübesi ve siyaset sahnesinde sergilediği sağduyulu ve dirayetli duruşla önemli rol oynayacağına inanıyorum.”
Kanada Başbakanı Carney’ye, konuşmasının ardından, anlamlı ve dolu dolu ifadeleri için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Gerçekten uzun yıllara sâri bir Türkiye-Kanada kopukluğunu bugün gidermiş olduk. Şimdi yeni bir dönemi Türkiye ve Kanada arasında başlatıyoruz. İnşallah iş adamlarımızı bir araya getireceğiz ve ben de Kanada’ya yapacağım ilk iş adamlarıyla birlikte ziyaretimde, orada iş adamlarımızı bir araya getirerek adımlarımızı atacağız.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Kanada Başbakanı Mark Carney’i Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde resmî törenle karşıladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney’in tören alanındaki yerlerini almalarının ardından iki ülkenin millî marşları çalındı. Kanada Başbakanı Carney’in tören kıtasını selamlamasından sonra iki lider heyetlerini birbirlerine takdim etti.
Türkiye ve Kanada bayrakları önünde basın mensuplarına poz veren Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney, daha sonra baş başa görüşmelerini gerçekleştirmek üzere Cumhurbaşkanlığı Külliyesine geçti.
Merhametsizlikte sınır tanımazlar FETÖ’cüler şirketleri batırmak ve Mülklerini ele geçirmek için her türlü DİZİ FİLİMİ çeviriyorlar FETÖ’cüler çok zengin yandaşlar oluşturmak ana hedefleridir FETÖ’de “hedefe ulaşmak için her yol mübahtır” anlayışı vardır MARKA &PATENT ÇETESİ Marka & Patent çetesi | Devletin imkanlarını kullanıp Milletimize TUZAK kuruyorlar | FETÖ’cülere Kimler yardım ediyor? FETÖ’cüler Makam mevki ve para için her şeyi yapıyorlar FETÖ’nün bilişim militanları | İnsanlara kumpas kurarak adli sicil kayıtlarını kirletmek için her türlü yolsuzlukları yapıyorlar kurdukları tuzaklarda sınır tanımıyorlar
Bir FETÖ’cü nasıl anlaşılır? “Her türlü film çevirmek” Her türlü İftirayı atarlar sınır tanımazlar Yalan söylemekte, Kumpas kurmakta, İftira atmakta ,Dikizlemekte, Devlet imkanlarını örgüt için kullanmakta, Kamu ve insanların malına konmakta, adam öldürmekte uzmandır bunlar! merhamet ve vicdanları yoktur Makam mevki ve para için her şeyi yaparlar Hak yediler Soru çaldılar, insanlara kumpas kurdular, özellerini teşhir ettiler, o görüntülerle tüm istediklerini aldılar. İşyerlerine Kamu kurumlarına sitelere evlere kameralar kurdular hem insanları izlediler hem dinlediler insanların özel hayatlarına girdiler evlerine gizli kameralar kurdular bu yolla insanları ,şirketleri ,tehdit ettiler .her türlü yolsuzluğu yaptılar Bunlar ne kadar insanlık suçu varsa işledi hala işlemeye devam ediyorlar 40 yıl boyunca sinsi sinsi örgütlendiler. Suçsuz insanları kumpas kurup hapse attırdılar merhametsizler Türkiye’nin ve şirketlerin sırlarını sattılar Casusluk yaptılar. Devleti ele geçirmek için her şeyi yaptılar. Kaç masum insanın yuvasını yıktılar kim bilir? Nice esnafı iflas ettirdiler kurdukları kumpaslarla Mallarını ele geçirdiler Paravan holding ler kurdular insanların Mallarına el kondular. Karşı çıkanı da ölüme yolladılar… Vicdandan yoksun, gaddar, zalim merhamet yoksunudur bunlar Her türlü iftirayı atabilecek, her yalanı söyleyebilecek kadar zalimdirler.
Marka & Patent çetesi | Devletin imkanlarını kullanıp Milletimize TUZAK kuruyorlar |
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.