Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Malazgirt Zaferi’nin 951. Yıl Dönümü Programı’nda yaptığı konuşmada, “Malazgirt, milletimizle birlikte tüm İslam dünyasının, Müslümanların da zaferidir. Malazgirt, bu coğrafyada kazandığımız diğer tüm zaferlerin ilk adımıdır, anasıdır, bereketli kaynağıdır” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Malazgirt Millî Parkı’nda düzenlenen Malazgirt Zaferi’nin 951. Yıl Dönümü Programı’na katılarak bir konuşma yaptı.
Konuşmasına, kendisini dinleyenleri selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Malazgirt Zaferi’nin 951. yıl dönümünde Sultan Alparslan başta olmak üzere Anadolu’yu vatan hâline getiren tüm kahramanları, şehitleri, gazileri, maddi ve manevi önderleri rahmetle yâd etti.
Ahlat’ta dün vatandaşlarla ve gençlerle coşkulu bir buluşma gerçekleştirdiklerini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ahlat’ta Van Gölü kenarında inşa ettikleri Cumhurbaşkanlığı Külliyesinin şubesi mahiyetindeki eseri, bir kutlu topraktan kanları ve alın terleriyle yoğurarak yurtlaştıran ecdada vefanın bir sembolü olarak gördüklerini söyledi.
“SULTAN ALPARSLAN, MALAZGİRT’TEKİ ZAFERİ İLE ANADOLU’YU BİR EMAN YURDU HÂLİNE GETİRMİŞTİR”
Malazgirt’in çeyrek asır önceki Hasankale Zaferi ile Türklere tekrar aralanan Anadolu kapılarının bir daha kapanmamak üzere ardına kadar açılmasının adı olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu zaferden önce ecdadın, Kayseri’den Konya’ya, hatta İstanbul Boğazı’na kadar Anadolu’ya yayıldığını, ancak bu toprakların henüz bütünüyle güvenli ve huzurlu bir hâle dönüşemediğini kaydetti.
Sultan Alparslan’ın Malazgirt’teki zaferiyle Anadolu’yu eman yurdu hâline getirdiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bizans ve Selçuklu ordusu Malazgirt’te karşı karşıya geldiğinde İslam dünyasının dört bir yanında Sultan Alparslan’ın zaferi için dualar ediliyordu. İki ordunun Malazgirt Ovası’nda karşılaştığı günün sabahı Sultan Alparslan, komutanlarının önünde şu duayı ediyordu, ‘Kardeşlerim, ey Allah’ım sana müvekkil oldum ve bu cihatla sana yaklaştım. Senin katında secdeye kapanıyor ve yalvarıyorum. Eğer içtenliğimi kabul ediyorsan düşmanlara karşı bu cihatta bana yardım et ve beni muzaffer kıl’ Sultan Alparslan bu duanın ardından tıpkı bugünkü gibi bir cuma günü namazı müteakip ölürsem kefenim olsun dediği beyaz elbisesi ile atının kuyruğunu bizzat bağlayıp ordusunu hücuma kaldırmıştır.”
Bugün Malazgirt’te Cuma namazını kılacaklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ecdadımızın izinde aynen yürüyeceğiz. Sultan Alparslan’ın namazgâhında hep birlikte eda edecek, kendisi ve ordusundaki kahramanlar için duamızı yapacağız” dedi
Gece yarısına kadar süren Malazgirt Savaşı’nın, Sultan Alparslan’ın uyguladığı savaş planları sayesinde mutlak bir galibiyetle neticelendiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Niyet hayır, dua samimi, yürek pek, direk sağlam olunca, akıbet yani zafer de bunları izliyor” diye konuştu.
Merhum Gençosmanoğlu’nun “Aylardan ağustos, günlerden cuma” diye başladığı şiirinde bu tabloyu “Yiğitler kan döker, bayrak solmaya Anadolu başlar vatan olmaya. Kızıl elmaya hey, kızıl elmaya. En güzel marşını vurmadan mehter, ya Allah bismillah Allah’u ekber” diye anlattığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Malazgirt Zaferi’nin ardından Anadolu’nun çeşitli yerlerinde kurulan küçük beylikler, zaman içinde önce Selçuklu’nun ardından Osmanlı’nın bünyesinde toplanarak bir cihan devletinin sütunlarına dönüşmüştür. Bu savaşta yenilen Bizans hükümdarı ise Sultan Alparslan tarafından affedilmesine rağmen, kendi sarayındaki muhalifler tarafından feci bir şekilde katledilmiştir. Türkiye’nin dostluk elini uzattığı kimi çevrelerin bu tarihi hakikatleri birer ibret vesikası olarak hatırlamalarında fayda görüyoruz. Bizans’ın, Fatih’in İstanbul’u fethiyle sona eren kaçınılmaz akıbetini şair şöyle anlatıyor, ‘Şafak söktü gün ışıdı işte, işte bize geldi gurur duyun çatırdısını uzak uzak, Bizans yıkıldı Malazgirt’te.’ Nitekim Malazgirt’ten sonrası ecdadımız için sadece bir vakit, saat meselesiydi.”
“MALAZGİRT’İ ASLA UNUTMAYACAĞIZ”
Türk tarihinde pek çok zafer varken Malazgirt’in üzerinde bu kadar çok durmalarının, gençlere bu zaferi anlatmak için çaba göstermelerinin bir sebebi olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Malazgirt, milletimizle birlikte tüm İslam dünyasının, Müslümanların da bir zaferidir. Malazgirt bu coğrafyada kazandığımız diğer tüm zaferlerin ilk adımıdır, anasıdır, bereketli kaynağıdır” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Halide Nusret’in, Malazgirt’in bu vasfını “Atlanmış, pusatlanmış erleri sanki yeldi. Nal sesleri bir zafer marşı gibi yükseldi. Şimşek şimşek hızlandı, zulmü, zulmeti deldi. Her savaşa benzemez bu bir kutsal savaştı. Ay parçası yiğitler hak yolunda savaştı” dizeleriyle anlattığını aktardı.
Malazgirt Zaferi’nden sadece 3-4 yıl sonra kurulan Anadolu Selçuklu Devleti’nin, 228 yıl sonra kurulan Osmanlı’nın, 852 yıl sonra kurulan Cumhuriyet’in hep bu zaferin meyveleri olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şayet Sultan Alparslan, Anadolu kapılarını bir daha kapanmamak üzere bize açmamış olsaydı, bu coğrafyadaki küçük gruplar hâlinde süregelen varlığımızı ebedî kılabilir miydik, bilmiyorum. İşte bunun için Malazgirt’i asla unutmayacağız, unutturmayacağız, daima gönül dünyamızda ve zihnimizde yaşatacağız. Ecdadın da bu konuda hassasiyet gösterdiğini biliyoruz” ifadelerini kullandı.
Türk edebiyatında en çok işlenen tarihî hadiselerin başında Malazgirt’in geldiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, ilmi araştırmaların yanında şiir, deneme ve hikâyelerle destanlaşan bu zaferi kendilerinden sonraki nesillere de ilmek ilmek işlemenin, herkesin boynunun borcu olduğunu söyledi.
Ülkede bir dönem millî her hasret gibi Malazgirt’in de unutturulmaya çalışıldığı günlerin yaşandığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şairlerin şiirleriyle, tarihçilerin eserleriyle bu sinsi oyunu bozarak millete bugün şanla, şerefle, heyecanla tekrarladıkları ürünler bıraktıklarına işaret etti.
“ÜLKEMİZİN HERKESE YETECEK İMKÂNI VARDIR”
Millete bu eserleri armağan eden tüm münevverleri şükranla yâd eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “Yahya Kemal’in şu şiiri, bin yıldır Anadolu’da girdiğimiz her gazanın âdeta özetidir. Gençlik yıllarımdan bu yana hep ifade ettiğim gibi ‘Şu kopan fırtına Türk ordusudur ya Rabbi, senin uğrunda ölen ordu budur ya Rabbi, ta ki yükselsin ezanlarla müeyyed namın, galip et çünkü bu son ordusudur İslam’ın’ Sınır ötesi harekâtlarımızın her birinde, dostlarımıza yardım için gittiğimiz her yerde, bu şiirin ifade ettiği ruhla mücadelemizi yürüttük ve başarıya ulaştırdık. Bayrak şairimiz Arif Nihat Asya’nın şu şiiri de Malazgirt’ten bugüne çok güzel mesajlar iletiyor. ‘Torunlarım dört yana kol kol gitsin, Malazgirt’ten İstanbul’a yol gitsin, gelip sana çarpan gücü yavaştan, anlamazsa haritadan sil gitsin. Çekilmiş gibi davran merkezde, iki yandan sağ yürüsün, sol gitsin, olsa da son saatin, son dakikası, senden aman dileyeni sal gitsin, şehitlerim Allah’a al al gitsin, yaralıma su verene bal gitsin’ “
Milletin sadece stratejik aklı ve gücünü değil aynı zamanda vicdanını, ahlakını ve inceliğini de ifade eden bu tasvirleri ruhlarının en müstesna köşesinde muhafaza ettiklerini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizi ecdadın özellikle yâd ettiği ve sürekli olarak düşmana bakışını ifade ettiği yerde bizler tıpkı Sultan Alparslan gibi, tıpkı Osman Gazi’nin, tıpkı Fatih’in, Yavuz’un, Sultan Süleyman’ın yaptığı gibi bugün de er meydanında her türlü mücadeleyi verirken tek bir masumun canına halel getirmemiş ve bu hassasiyet içerisinde hareket ediyoruz. Bayrağımızın dalgalandığı her yerin güven ve huzur sembolü olarak görülmesinin gerisinde bu anlayış vardır” diye konuştu.
Bu inceliği istismar etmek isteyenlerin çıktığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, vakur ve kararlı duruşla onların da üstesinden gelmeyi bildiklerini ifade etti.
Anadolu’nun adım adım Türk medeniyetinin maddi ve manevi unsurlarıyla işlenmesi sürecinin hem kılıçla hem kalemle hem de kalple olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Arif Nihat ne güzel söylüyor, ‘Ezanımdan alışıp tekbire, buldunuz mutluluk imanımla, vatan ettim sizi ey topraklar, beş vakit damgalayıp alnımla.’ Millet olarak bugün de istiklalimizin işaretleri olarak semalarımızda yankılanan ezanları ve nazlı nazlı dalgalanan al bayrağı özellikle görmemizin gerisinde işte böyle bir şevk ve aşk vardır. Biz ezanlar susmayacak, bayrak inmeyecek dedikçe yürekleri daralanlar, gözleri dönenler, elleri ayakları titreyenler beyhude yere endişe ediyor. Bu ezanlar, bu bayraklar, bu zaferler, bu şehitler onların da özgürlüğünün, haysiyetinin, geleceğinin teminatıdır. Yeter ki vatanlarına ihanet etmesinler, yeter ki milletine düşmanlık yapmasınlar, yeter ki millî ve manevi değerlerimize husumet beslemesinler. Bunun dışında herkes başımızın tacıdır. Ülkemizin hamdolsun herkese yetecek imkânı vardır.”
“GELECEK YÜZ YIL BİZİM MEDENİYETİMİZİN ASRI OLACAKTIR”
Devletin her bir vatandaşına sahip çıkacak güce, kudrete sahip olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunun için her fırsatta “Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet. Bir olacağız, iyi olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız” dediklerini söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hiçbir saldırıya, hiçbir oyuna, hiçbir tuzağa tahammülümüz yoktur. Bayrağımızda sembolleştirdiğimiz özgürlüğümüzü hedef alan hiç kimseyi bilsinler ki affetmeyiz. Vatanımızı bölmeye, devletimizi yıkmaya çalışan hiç kimsenin gözünün yaşına bakmayız. Diğer her konuda herkese gönlümüz de kapımız da açıktır. Sultan Alparslan’dan Süleyman Şah’a, Osman Gazi’den Gazi Mustafa Kemal’e uzanan bütün silsile içindeki değerimizin etrafında ne kadar sıkı kenetlenirsek bugünkü kızıl elmalarımıza o kadar kararlı ve hızlı ilerleriz” ifadelerini kullandı.
Cumhuriyetin 100. yılına atadıkları 2023 hedefleriyle ilgili bunun için millete söz verdiklerini, fethin 600. yılına atadıkları 2053 vizyonunu bunun için hazırladıklarını, Malazgirt Zaferi’nin bininci yıl dönümüne adadıkları 2071 hayallerini bunun için kurduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yakın tarihimizde 19. yüzyıl yıkılışın, 20. yüzyıl yeniden dirilişin çağıydı. İçinde bulunduğumuz 21. yüzyıl şahlanışın, inşallah gelecek yüz yıl da bizim medeniyetimizin asrı olacaktır, unutmayın” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının sonunda Ömer Öztürkmen’in “Bir cuma sabahı Allah’a karşı, Malazgirt’te 54 bin er, bestelediler en güzel marşı, Allah’u Ekber, Allahu Ekber, bayrak bayrak fetih müjdesi, parça parça diyar-ı urum, ilk denizlerde ilk seccadesi Alparslan ordularının, Anadolu’m geliyor ışıktan kopmuş askerler, Allah’a uzanmış eller geliyor, kalk ayağa kubbe ol yer ver, göklerce minareler geliyor, onlar ki ilahilerle yıkandılar, kırklarca okunmuş bir namazlı su, vaktiyle dağlardan inen bozkurtlar, şimdi son peygamber ordusu” dizelerini okudu.
Sultan Alparslan’ı ve askerlerini tazim, rahmet ve hürmetle yâd eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Malazgirt Zaferi’nin 951. yıl dönümünün Türk milletine, Anadolu’ya ve tüm İslam âlemine hayırlı olması temennisinde bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasının ardından Okçular Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Haydar Ali Yıldız, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye ve BBP Genel Başkanı Mustafa Destici’ye günün anısına hediye takdim etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, törene katılanlarla aile fotoğrafı da çektirdi.
Malazgirt Zaferi’nin 951. yıl dönümü etkinliklerine katılmak üzere bölgede bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, düzenlenen törenin ardından Millî Park içindeki alana geçti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, namaz sonrası kendisini bekleyen vatandaşları selamladı.
Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın kıldırdığı Cuma namazında Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Millî Savunma Bakanı Hulusi Akar, Millî Eğitim Bakanı Mahmut Özer, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, Tarım ve Orman Bakanı Vahit Kirişci, Ticaret Bakanı Mehmet Muş, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler ve kuvvet komutanları da eşlik etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Kanada Başbakanı Mark Carney, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirdikleri baş başa ve heyetler arası görüşmelerinin, anlaşmaların imza töreninin ardından ortak basın toplantısı düzenleyerek açıklamalarda bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Mark Carney ve heyetini tarihî dönemdeki ziyareti vesilesiyle Türkiye’de ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyduğunu ifade ederek, kendisine “hoş geldiniz” dedi.
İki ülke arasındaki üst düzey ziyaretlerin sürekli olmasını temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile bugünkü görüşmelerinde ikili ilişkileri etraflıca değerlendirdiklerini, bölgesel ve küresel meselelere değinme imkânı bulduklarını söyledi.
“TİCARET HACMİMİZİ İLK OLARAK 5 MİLYARA, AKABİNDE 10 MİLYAR DOLARA ÇIKARMAYI TEMENNİ EDİYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Bu yönde atacağımız somut adımları içeren bir eylem planını da bugün kabul ettik. Öncelikle ticaret ve yatırımların artırılmasını teminen Serbest Ticaret Anlaşması müzakerelerine yılsonundan önce başlanmasını kararlaştırdık. Bu sürece paralel olarak ekonomi alanındaki ilişkilerimizi tüm boyutlarıyla ele almak üzere Ortak Ekonomik ve Ticari Komite dâhil mevcut mekanizmaları daha etkin şekilde kullanacağız. Bu komitenin müteakip toplantısına 2027 yılında bu defa özel sektörlerimizin de katılımıyla ev sahipliği yapacağız. Atacağımız bu adımlarla hâlen yaklaşık 3 milyar dolar civarında seyreden ticaret hacmimizi ilk olarak 5 milyara, akabinde de 10 milyar dolara çıkarmayı temenni ediyoruz.”
Güncellenen Hava Ulaştırma Anlaşması ile iki ülke arasındaki doğrudan uçuşları yaklaşık iki katına çıkaracaklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün ayrıca üçüncü ülkelerde ortak yatırım fırsatlarını da değerlendirdik. Afrika’dan Latin Amerika’ya, Orta Asya’dan Uzak Doğu’ya kadar geniş bir coğrafyada önemli işbirliği fırsatlarının bulunduğuna inanıyoruz. Yarın Türk Eximbank ile Kanada İhracatı Geliştirme Kurumu arasında imzalanacak mutabakat zaptının üçüncü ülkelerde ortak projelere vesile olmasını temenni ediyoruz” diye konuştu.
Kanada ile savunma sanayii ve nükleer enerji alanlarında yakın temas hâlinde olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayii iş birliğinin önemine vakıf iki müttefik olduklarını kaydetti.
Bunu son olarak Ankara’da yapılan NATO Zirvesi sırasında da gördüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, biraz önce de “Savunma Sektörü Ortaklıkları Mutabakat Zaptı”nın imzalandığını anımsattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, müttefiklerin savunma sanayilerine finansman sağlamak amacıyla Kanada öncülüğünde kurulmakta olan Savunma, Güvenlik ve Dayanıklılık Bankasının iki ülke arasındaki savunma sanayii iş birliğini desteklemesini beklediklerini kaydetti.
Enerji alanında, madencilikten LNG’ye, kritik minerallerden nükleer enerjiye kadar geniş bir işbirliği alanının mevcut olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki ülkenin Enerji Bakanlıkları arasında kabul edilen “Enerji Alanında İşbirliğine Dair Ortak Bildiri”nin de nükleer dahil bu alandaki ciddi potansiyele işaret ettiğini söyledi.
Kanada Başbakanı Carney ile Gazze, Ukrayna ve Körfez dâhil birçok bölgesel gelişmeyi de değerlendirdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gerek Ukrayna’da, gerek Körfez’de olsun diplomatik yöntemlerin kalıcı barışa giden yolu açmasını temenni ediyoruz. Bu noktada ortak görüşte olduğumuzu teyit ettik. Gazze’de ise Kanada’nın diğer bazı müttefiklerle birlikte istilacı yerleşimlere yönelik yaptırım adımlarını, İsrail hükûmetinin ihlallerinin caydırılması noktasında isabetli bir adım olarak görüyoruz. Bölgemizde barış ve istikrarın tesisi noktasında bu yöndeki tutumlarını sürdürmelerini temenni ediyoruz” diye konuştu.
“İLİŞKİLERİMİZİN GELECEĞİNE YÖNELİK TARİHÎ BİR ADIM ATTIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Başbakan Carney ile ilişkilerimizin geleceğine yönelik tarihî bir adım attık. Çok geniş yelpazeye yayılan iş birliği potansiyelimizi gerçek anlamda hayata geçirmek için önemli bir süreci başlattık. İlişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine çıkarmamız kâğıt üzerinde kalacak sembolik bir adım olmayacaktır. Bu konuda Sayın Carney’nin ekonomi alanındaki engin tecrübesi ve siyaset sahnesinde sergilediği sağduyulu ve dirayetli duruşla önemli rol oynayacağına inanıyorum.”
Kanada Başbakanı Carney’ye, konuşmasının ardından, anlamlı ve dolu dolu ifadeleri için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Gerçekten uzun yıllara sâri bir Türkiye-Kanada kopukluğunu bugün gidermiş olduk. Şimdi yeni bir dönemi Türkiye ve Kanada arasında başlatıyoruz. İnşallah iş adamlarımızı bir araya getireceğiz ve ben de Kanada’ya yapacağım ilk iş adamlarıyla birlikte ziyaretimde, orada iş adamlarımızı bir araya getirerek adımlarımızı atacağız.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Kanada Başbakanı Mark Carney’i Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde resmî törenle karşıladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney’in tören alanındaki yerlerini almalarının ardından iki ülkenin millî marşları çalındı. Kanada Başbakanı Carney’in tören kıtasını selamlamasından sonra iki lider heyetlerini birbirlerine takdim etti.
Türkiye ve Kanada bayrakları önünde basın mensuplarına poz veren Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney, daha sonra baş başa görüşmelerini gerçekleştirmek üzere Cumhurbaşkanlığı Külliyesine geçti.
Merhametsizlikte sınır tanımazlar FETÖ’cüler şirketleri batırmak ve Mülklerini ele geçirmek için her türlü DİZİ FİLİMİ çeviriyorlar FETÖ’cüler çok zengin yandaşlar oluşturmak ana hedefleridir FETÖ’de “hedefe ulaşmak için her yol mübahtır” anlayışı vardır MARKA &PATENT ÇETESİ Marka & Patent çetesi | Devletin imkanlarını kullanıp Milletimize TUZAK kuruyorlar | FETÖ’cülere Kimler yardım ediyor? FETÖ’cüler Makam mevki ve para için her şeyi yapıyorlar FETÖ’nün bilişim militanları | İnsanlara kumpas kurarak adli sicil kayıtlarını kirletmek için her türlü yolsuzlukları yapıyorlar kurdukları tuzaklarda sınır tanımıyorlar
Bir FETÖ’cü nasıl anlaşılır? “Her türlü film çevirmek” Her türlü İftirayı atarlar sınır tanımazlar Yalan söylemekte, Kumpas kurmakta, İftira atmakta ,Dikizlemekte, Devlet imkanlarını örgüt için kullanmakta, Kamu ve insanların malına konmakta, adam öldürmekte uzmandır bunlar! merhamet ve vicdanları yoktur Makam mevki ve para için her şeyi yaparlar Hak yediler Soru çaldılar, insanlara kumpas kurdular, özellerini teşhir ettiler, o görüntülerle tüm istediklerini aldılar. İşyerlerine Kamu kurumlarına sitelere evlere kameralar kurdular hem insanları izlediler hem dinlediler insanların özel hayatlarına girdiler evlerine gizli kameralar kurdular bu yolla insanları ,şirketleri ,tehdit ettiler .her türlü yolsuzluğu yaptılar Bunlar ne kadar insanlık suçu varsa işledi hala işlemeye devam ediyorlar 40 yıl boyunca sinsi sinsi örgütlendiler. Suçsuz insanları kumpas kurup hapse attırdılar merhametsizler Türkiye’nin ve şirketlerin sırlarını sattılar Casusluk yaptılar. Devleti ele geçirmek için her şeyi yaptılar. Kaç masum insanın yuvasını yıktılar kim bilir? Nice esnafı iflas ettirdiler kurdukları kumpaslarla Mallarını ele geçirdiler Paravan holding ler kurdular insanların Mallarına el kondular. Karşı çıkanı da ölüme yolladılar… Vicdandan yoksun, gaddar, zalim merhamet yoksunudur bunlar Her türlü iftirayı atabilecek, her yalanı söyleyebilecek kadar zalimdirler.
Marka & Patent çetesi | Devletin imkanlarını kullanıp Milletimize TUZAK kuruyorlar |
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.