Cumhurbaşkanı Erdoğan, Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi Başkanlığı Subay ve Astsubay Öğrencileri Mezuniyet Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Ülkemizi bölgesel ve küresel meselelerde söz ve etki sahibi yaptık, çözümün anahtarını elinde tutan stratejik bir konuma yükselttik” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beytepe’de Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi Başkanlığı Stadyumu’nda düzenlenen Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi Başkanlığı Subay ve Astsubay Öğrencileri Mezuniyet Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.
Akademiden başarıyla mezun olan öğrencileri tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün 763’ü subay, 2 bin 937’si astsubay olmak üzere toplam 3 bin 700 evladımızı görev yerlerine uğurlamanın heyecanını yaşıyoruz. Bu mezunlarımız arasında kendi öğrencilerimizin yanı sıra dost ve kardeş ülkelerden gençlerimiz de bulunuyor. Her biri milletimizin gönül elçisi olan misafir öğrencilerimizi de kutluyor, kendilerine ülkelerinde üstlenecekleri görevlerde başarılar diliyorum” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, mezun olan yabancı öğrencilerin hem kendi toplumlarına hizmet edeceğini hem de ülkeler arasındaki ilişkilerin gelişmesine önemli katkı sağlayacağını belirterek subay ve astsubayları en donanımlı şekilde yetiştiren öğretmenler, komutanlar ve ailelerine teşekkür etti.
Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisinden, kurulduğu 2016’dan bugüne kadar 33’ü uluslararası öğrenci olmak üzere toplam 23 bin 546 gencin mezun olduğunu aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bugün mezuniyet sevinci yaşayan her öğrencimiz, tıpkı selefleri gibi Türkiye’nin en gözde eğitim kurumlarından birinde eğitim aldılar. Bu çatı altında bulundukları süre boyunca evlatlarımız, mesleki becerileri yanında akademik, sosyal ve entelektüel yönlerini de geliştirdiler. Pratik ve teorik açıdan yoğun bir eğitimi alınlarının akıyla bitirerek üstlenecekleri vazifeye hazır hâle geldiler. Yeni mezunlarımız, Jandarma ve Sahil Güvenlik teşkilatlarımızın farklı kademelerinde görev alarak yüksek vazife şuuru içinde milletimize aşkla hizmet ettiler, bundan sonra da hizmet edeceklerdir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, mezun olan subay ve astsubayların üstlendikleri sorumluluğu, şartlar ne olursa olsun hakkıyla yerine getireceğine yürekten inandığını dile getirerek, “Jandarma ve Sahil Güvenlik teşkilatlarımızın gelecekteki komutanlarını yetiştiren bu akademide alınan eğitimi son derece önemsiyorum. Buradaki gençlerimizin en nitelikli şekilde yetişmesini, milletimizin huzuru yanında vatanımızın bekası açısından da hayati ehemmiyette görüyorum” diye konuştu.
Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisinin bir benzerinin dünyada olmadığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Burası bambaşka, bu fiziki mekana sahip olan böyle bir akademi yok ve buradan da eserleri görüyorsunuz. Bu şekilde dipdiri imanıyla, itikadıyla bir nesil yetişecek, komutanlar ordusu yetişecek. Onlar da ne Gabar’da ne Cudi’de ne Tendürek’te ne Bestler Dereler’de bugüne kadar nasıl terörist bırakmadıysalar, bundan sonra da bırakmayacaklar” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, polis ve jandarma teşkilatının yangın, sel gibi felaketlerde de fedakârca çalıştığını vurguladı.
“TARİHİYLE, KÜLTÜRÜYLE, DEĞERLERİYLE NAM SALMIŞ BÜYÜK BİR DEVLETİZ”
Türkiye’nin, üç kıtanın kesişme noktasında yer alan, stratejik önemi fevkalade yüksek bir coğrafi konuma sahip olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Asya’dan Afrika’ya, Kafkasya’dan Avrupa’ya uzanan geniş bir bölgede yaşanan her olay, bizi doğrudan etkilemektedir. Afganistan’da 40 yıldır devam eden iç karışıklıkların, Libya’daki ardı arkası kesilmeyen kardeş kavgasının, Yemen’de çözüme kavuşturulamayan çatışmaların, Suriye’de 11 yıldır devam eden zulüm ve saldırıların, Balkanlarda yeniden alevlenmeye başlayan gerilimlerin, Afrika’da her yıl yüz binlerce cana mal olan açlık ve fakirliğin, Kafkasya’da körüklenmeye çalışılan fitne girişimlerinin, velhasıl komşularının yanı sıra çok geniş bir alanda ortaya çıkan krizlerin menfi yansımalarını en fazla hisseden ülke, hiç şüphesiz ülkemiz, vatanımız Türkiye’dir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kim ne derse desin, coğrafi konumu, kültürel ve beşeri bağları itibarıyla Türkiye’nin buralara sırtını dönme lüksünün olmadığını vurgulayarak şöyle konuştu: “Komşularımıza ateş düşmüşse, kapılarımızı, pencerelerimizi kapatıp ‘bana ne’ diyemeyiz. Yüzyıllar boyunca cihana adalet dağıtmış bir ecdadın torunları olarak ‘Bize ne Kudüs’ten, bize ne Filistin’den, bize ne Suriye’den, Irak’tan, Yemen’den, Türkistan’dan’ diyemeyiz. Hele hele Batılılar gibi, ‘Bana ne başkalarının acısından, gözyaşından’ hiç diyemeyiz. Çünkü biz tarihiyle, kültürüyle, değerleriyle nam salmış büyük bir devletiz. Biz, vicdanıyla, merhametiyle temayüz etmiş büyük bir milletin evlatlarıyız. Ne diyor şair, ‘Bir zamanlar biz de millet, hem nasıl milletmişiz, gelmişiz dünyaya millet, milliyet nedir öğretmişiz.’”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, zorluklara aldırmadan, gereği neyse onu yapmanın, onu yerine getirmenin, mazlum ve mağdura kucak açmanın vicdani görev olduğunu söyledi.
Dili, kültürü, kökeni, meşrebi ne olursa olsun, bölgenin tüm halklarının, birbirlerinin kardeşleri, akrabaları olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, birinin yaşadığı acıya diğerinin kayıtsız kalmasının her şeyden önce kadim kardeşlik ve akrabalık hukukuna aykırı olduğunu dile getirdi.
“BİZ YOLUMUZA DEVAM EDECEĞİZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Filistin, Suriye, Irak ile diğer dost ve kardeş halklarla ilişkimizi eleştirenler, Türkiye’nin sadece coğrafi konumundan değil, aynı zamanda tarihî ve beşeri derinliğinden de bihaber olan gafillerdir. Şayet birisi, zerre kadar tarih bilgisi olup da hâlâ ‘Türkiye’nin Suriye’de ne işi var?’ diyorsa emin olun ülkemizin kötülüğünü istiyordur. Haritayı önüne koyup da hâlâ ‘Irak ile niye yakından ilgileniyoruz?’ diye soran kimse varsa Türkiye’nin fenalığını düşünüyordur. Yunanistan’a yapılan askerî yığınağı gördüğü hâlde hâlâ savunma sanayi atılımlarımızı eleştiren varsa stratejik öngörüsünü kaybetmiş demektir. Başkaları 10 bin kilometre öteden gelip Suriye’ye, Irak’a, Libya’ya müdahil olurken ses çıkarmayanların, Türkiye’nin sınır ötesi harekâtlarını hedef alması, eğer husumetten kaynaklanmıyorsa basiretsizliğin işaretidir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “10 bin kilometre öteden ülkeme ve ülkemde teröristlere tırlarla eğer mühimmat getiriyorsa eğer buraya bütün araç, gereç getiriyorsa ve onlarla sınır ötesi bize operasyon yapıyorlarsa onlara da biz, sınır ötesinde, yaptığımız anlaşmayla sınır çizgisinin 30 kilometre ötesine kadar gereken cevabı veriyoruz. Bundan rahatsız oluyorlarsa hiç kusura bakmasınlar onlar rahatsız olacak, biz de yolumuza devam edeceğiz. Elbette gün gelecek, tarih bunları yargılayacak ve hükmünü verecektir” diye ekledi.
Yabancı basına, Türkiye’yi ve Türkiye’nin savunma sanayi hamlelerini şikâyet edenlere acıdıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, insansız hava araçlarını, silahlı insansız hava araçlarını, akıncıları, savaş uçaklarını yapacaklarını, helikopterleri de yapmaya devam edeceklerini belirtti.
“TÜRKİYE DİPLOMATİK, EKONOMİK VE ASKERÎ BAŞARILARIYLA GÖZ DOLDURMAKTADIR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Son 20 yıldır olduğu gibi bugün de onları kendi hırsları, kendi sığ hesaplarıyla baş başa bırakıp işimize bakıyoruz. Kimse, Yunanistan’da 10-15 Amerikan üssü var diye eleştirmiyor. Kimse, Batı Yunanistan’a yığınak yapıyor diye eleştirmiyor ama en ufak bir ses çıktığı zaman ‘Türkiye, Yunanistan’ı tehdit ediyor’ Hayır. Eğer bize yan bakan olduğu zaman yan bakana kusura bakmasınlar herhalde biz de düz bakmayız. Biz kimseye, hiçbir ülkeye husumet beslemiyoruz. Tam tersine her ülkeyle, her toplumla mümkün olan en iyi, en ileri, en samimi ilişkileri kurmak ve geliştirmek istiyoruz. Amacımız yakın komşularımızdan başlayarak çevremizde bir ‘barış ve iş birliği kuşağı’ tesis etmektir. Birileri tarafından bilinçli olarak bölgemize giydirilen kardeş kavgası ve husumet üzerine kurulu deli gömleğini yırtıp atmakta kararlıyız. Özellikle son dönemde, bu yönde pek çok olumlu adım attık. Kimi konularda anlaşmazlık yaşadığımız ülkelerle ilişkilerimizi kazan kazan ve karşılıklı saygı temelinde yeniden rayına oturttuk.”
Rusya-Ukrayna savaşında Türkiye’nin arabuluculuk rolünü çok daha güçlü bir biçimde öne çıkardıklarının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’yi, bölgesel ve küresel meselelerde söz ve etki sahibi yaptıklarını, çözümün anahtarını elinde tutan stratejik bir konuma yükselttiklerini aktardı.
Türkiye’nin, çatışmaların, istikrarsızlıkların eksik olmadığı sancılı bir bölgede, diplomatik, ekonomik ve askerî başarılarıyla göz doldurduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İçimizdeki birileri anlamasa da akıl ve izan sahibi herkes, Türkiye’nin bu hamlelerini görüyor, takdir ediyor” şeklinde konuştu.
“NEREDE BİR TERÖRİST VARSA KAYNAĞINDA ETKİSİZ HÂLE GETİRİYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin güvenlik politikalarında, mevcut paradigmaları değiştiren başarılarının inkâr edilemez bir gerçek olduğuna dikkati çekti.
“Artık terörün kapımıza dayanmasını beklemiyor, terör tehdidi nereden geliyorsa nerede bir terörist varsa kaynağında etkisiz hâle getiriyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin operasyon derinliğini, Suriye’den Irak’a kadar uzattıklarını, kendilerini en emniyette hissettikleri bölgelerde bile bölücü terör örgütüne tarihinin en ağır darbelerini indirdiklerini anlattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bunu da başkaları gibi sivil, terörist ayrımı gözetmeden toptan imha yerine, âdeta bir kuyumcu titizliğiyle, kılı kırk yaran bir hassasiyetle yürütüyoruz. Askerimiz, polisimiz, jandarmamız, istihbaratçımız, güvenlik korucumuz tam bir koordinasyon içinde hareket ederek terör örgütlerine nefes aldırmıyor. Öyle ki bir dönem teröristlerin cirit attığı dağlarda, artık vatandaşlarımız terör tehdidinin korkusunu hissetmeden, aileleriyle piknik yapmanın huzurunu yaşıyor. Teröristlerin saldırılarından dolayı yatırım alamayan bölgelerimiz, bugün turizmden sanayiye her alanda zirveleri zorluyor, ihracatta, istihdamda rekorlar kırıyor.”
“İNSANIMIZIN HUZURUNA KASTEDEN TÜM ODAKLARA KARŞI GEREKEN HER TÜRLÜ TEDBİRİ ALIYORUZ”
Türkiye’nin, sadece terörle mücadelede değil, suç örgütleri ve düzensiz göçle mücadelesinde de başarı çıtasını sürekli yukarıya taşıdığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sahil Güvenliğimizin olağanüstü çabalarıyla Ege’de ölümlerin önüne geçtik. Son 2 yılda Yunanistan tarafından botları batırılıp ölüme terk edilen, çoğu kadın ve çocuk, 41 bin insanın hayatını biz kurtardık. Sahil Güvenlik teşkilatımız tarafından yakalanan düzensiz göçmen sayısı 245 bine ulaştı. Jandarma teşkilatımız da sınır bölgelerimiz başta olmak üzere, düzensiz göçle ve insan kaçakçılarıyla mücadelesini kararlılıkla sürdürüyor” şeklinde konuştu.
Uyuşturucu baronlarına ve gençlerin geleceğini çalan zehir tacirlerine göz açtırmadıklarını da anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnsanımızın huzuruna, vatanımızın birlik ve bütünlüğüne kasteden tüm odaklara karşı gereken her türlü tedbiri alıyoruz. İnşallah sizlerin de katılımıyla farklı cephelerde verdiğimiz bu zorlu mücadelemizi artık çok daha başarılı ve etkin şekilde yürüteceğiz” dedi.
“HAYATA GEÇİRDİĞİMİZ REFORMLARLA TÜRKİYE’NİN BİR DAHA VESAYET GİRDABINA SÜRÜKLENMESİNE MÜSAADE ETMEDİK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, mezun öğrencilere şöyle seslendi: “Farklı rütbelerde, teşkilatımızın farklı sınıf ve birimlerinde, ülkemize ve milletimize hizmet edeceksiniz. Tahsil hayatınız boyunca edindiğiniz bilgi, birikim, tecrübe ve yeteneklerin, bu süreçte sizlere daima yol göstereceğine inanıyorum. Sizlerden devletimize büyük bir aşkla hizmet ederken şu kadim ilkeyi asla aklınızdan çıkarmamanızı istiyorum. Devleti korumanın yegâne yolu, bağrından çıktığınız milleti korumaktır. İnsanımıza tepeden bakanların, insanlarımızı hor, hakir görenlerin, kendini toplumdan izole edenlerin ne bu ülkeye ne de millete faydası dokunur. Türkiye, kendini kanunların, hukukun ve demokratik prensiplerin üstünde görenlerden çok çekmiş bir ülkedir. Bizler aynı zamanda demokrasi dışı yöntemlerle millî iradenin ve siyasetin dizayn edildiği acı günler yaşadık. Hamdolsun, 2002’den itibaren hayata geçirdiğimiz reformlarla Türkiye’nin bir daha vesayet girdabına sürüklenmesine müsaade etmedik.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz ihanetinde milletle omuz omuza verdikleri mücadele sayesinde Türkiye’de merkezinde hukukun, sivil iradenin, insan haysiyetinin olduğu yepyeni bir sistemi inşa ettiklerini belirterek şunları kaydetti: “Sizlerden bu yeni dönemin ruhuna uygun şekilde, insanımızın canına, malına, temel hak ve hürriyetlerine el uzatanlara karşı tavizsiz bir duruş sergilemenizi bekliyorum. Sizlerden görevinizi kanunlar ve mevzuat çerçevesinde yaparken, vatandaşlarımıza karşı daima müşfik davranmanızı bekliyorum. Milletimizin hakkını koruma noktasında en küçük bir zafiyet göstermeden sorumluluklarınızı yerine getireceğinize inanıyorum. Devletin ve milletin emri, hizmeti, hiyerarşisi dışında bir yerin tasallutuna girmeyeceğinizden şüphe duymuyorum. Sizlere güveniyorum ve diyorum ki ‘tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet’ Rabbim sizleri her türlü kazadan, beladan, saldırıdan, görünür, görünmez her türlü musibetten muhafaza buyursun diyorum.”
Türkiye’nin bekası uğrunda can veren şehitleri rahmetle yâd eden, gazilere şükranlarını sunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisinin tüm hocalarını, tüm komutanlarını, mezunları ve ailelerini tebrik etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Kanada Başbakanı Mark Carney, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirdikleri baş başa ve heyetler arası görüşmelerinin, anlaşmaların imza töreninin ardından ortak basın toplantısı düzenleyerek açıklamalarda bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Mark Carney ve heyetini tarihî dönemdeki ziyareti vesilesiyle Türkiye’de ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyduğunu ifade ederek, kendisine “hoş geldiniz” dedi.
İki ülke arasındaki üst düzey ziyaretlerin sürekli olmasını temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile bugünkü görüşmelerinde ikili ilişkileri etraflıca değerlendirdiklerini, bölgesel ve küresel meselelere değinme imkânı bulduklarını söyledi.
“TİCARET HACMİMİZİ İLK OLARAK 5 MİLYARA, AKABİNDE 10 MİLYAR DOLARA ÇIKARMAYI TEMENNİ EDİYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Bu yönde atacağımız somut adımları içeren bir eylem planını da bugün kabul ettik. Öncelikle ticaret ve yatırımların artırılmasını teminen Serbest Ticaret Anlaşması müzakerelerine yılsonundan önce başlanmasını kararlaştırdık. Bu sürece paralel olarak ekonomi alanındaki ilişkilerimizi tüm boyutlarıyla ele almak üzere Ortak Ekonomik ve Ticari Komite dâhil mevcut mekanizmaları daha etkin şekilde kullanacağız. Bu komitenin müteakip toplantısına 2027 yılında bu defa özel sektörlerimizin de katılımıyla ev sahipliği yapacağız. Atacağımız bu adımlarla hâlen yaklaşık 3 milyar dolar civarında seyreden ticaret hacmimizi ilk olarak 5 milyara, akabinde de 10 milyar dolara çıkarmayı temenni ediyoruz.”
Güncellenen Hava Ulaştırma Anlaşması ile iki ülke arasındaki doğrudan uçuşları yaklaşık iki katına çıkaracaklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün ayrıca üçüncü ülkelerde ortak yatırım fırsatlarını da değerlendirdik. Afrika’dan Latin Amerika’ya, Orta Asya’dan Uzak Doğu’ya kadar geniş bir coğrafyada önemli işbirliği fırsatlarının bulunduğuna inanıyoruz. Yarın Türk Eximbank ile Kanada İhracatı Geliştirme Kurumu arasında imzalanacak mutabakat zaptının üçüncü ülkelerde ortak projelere vesile olmasını temenni ediyoruz” diye konuştu.
Kanada ile savunma sanayii ve nükleer enerji alanlarında yakın temas hâlinde olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayii iş birliğinin önemine vakıf iki müttefik olduklarını kaydetti.
Bunu son olarak Ankara’da yapılan NATO Zirvesi sırasında da gördüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, biraz önce de “Savunma Sektörü Ortaklıkları Mutabakat Zaptı”nın imzalandığını anımsattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, müttefiklerin savunma sanayilerine finansman sağlamak amacıyla Kanada öncülüğünde kurulmakta olan Savunma, Güvenlik ve Dayanıklılık Bankasının iki ülke arasındaki savunma sanayii iş birliğini desteklemesini beklediklerini kaydetti.
Enerji alanında, madencilikten LNG’ye, kritik minerallerden nükleer enerjiye kadar geniş bir işbirliği alanının mevcut olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki ülkenin Enerji Bakanlıkları arasında kabul edilen “Enerji Alanında İşbirliğine Dair Ortak Bildiri”nin de nükleer dahil bu alandaki ciddi potansiyele işaret ettiğini söyledi.
Kanada Başbakanı Carney ile Gazze, Ukrayna ve Körfez dâhil birçok bölgesel gelişmeyi de değerlendirdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gerek Ukrayna’da, gerek Körfez’de olsun diplomatik yöntemlerin kalıcı barışa giden yolu açmasını temenni ediyoruz. Bu noktada ortak görüşte olduğumuzu teyit ettik. Gazze’de ise Kanada’nın diğer bazı müttefiklerle birlikte istilacı yerleşimlere yönelik yaptırım adımlarını, İsrail hükûmetinin ihlallerinin caydırılması noktasında isabetli bir adım olarak görüyoruz. Bölgemizde barış ve istikrarın tesisi noktasında bu yöndeki tutumlarını sürdürmelerini temenni ediyoruz” diye konuştu.
“İLİŞKİLERİMİZİN GELECEĞİNE YÖNELİK TARİHÎ BİR ADIM ATTIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Başbakan Carney ile ilişkilerimizin geleceğine yönelik tarihî bir adım attık. Çok geniş yelpazeye yayılan iş birliği potansiyelimizi gerçek anlamda hayata geçirmek için önemli bir süreci başlattık. İlişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine çıkarmamız kâğıt üzerinde kalacak sembolik bir adım olmayacaktır. Bu konuda Sayın Carney’nin ekonomi alanındaki engin tecrübesi ve siyaset sahnesinde sergilediği sağduyulu ve dirayetli duruşla önemli rol oynayacağına inanıyorum.”
Kanada Başbakanı Carney’ye, konuşmasının ardından, anlamlı ve dolu dolu ifadeleri için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Gerçekten uzun yıllara sâri bir Türkiye-Kanada kopukluğunu bugün gidermiş olduk. Şimdi yeni bir dönemi Türkiye ve Kanada arasında başlatıyoruz. İnşallah iş adamlarımızı bir araya getireceğiz ve ben de Kanada’ya yapacağım ilk iş adamlarıyla birlikte ziyaretimde, orada iş adamlarımızı bir araya getirerek adımlarımızı atacağız.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Kanada Başbakanı Mark Carney’i Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde resmî törenle karşıladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney’in tören alanındaki yerlerini almalarının ardından iki ülkenin millî marşları çalındı. Kanada Başbakanı Carney’in tören kıtasını selamlamasından sonra iki lider heyetlerini birbirlerine takdim etti.
Türkiye ve Kanada bayrakları önünde basın mensuplarına poz veren Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney, daha sonra baş başa görüşmelerini gerçekleştirmek üzere Cumhurbaşkanlığı Külliyesine geçti.
Merhametsizlikte sınır tanımazlar FETÖ’cüler şirketleri batırmak ve Mülklerini ele geçirmek için her türlü DİZİ FİLİMİ çeviriyorlar FETÖ’cüler çok zengin yandaşlar oluşturmak ana hedefleridir FETÖ’de “hedefe ulaşmak için her yol mübahtır” anlayışı vardır MARKA &PATENT ÇETESİ Marka & Patent çetesi | Devletin imkanlarını kullanıp Milletimize TUZAK kuruyorlar | FETÖ’cülere Kimler yardım ediyor? FETÖ’cüler Makam mevki ve para için her şeyi yapıyorlar FETÖ’nün bilişim militanları | İnsanlara kumpas kurarak adli sicil kayıtlarını kirletmek için her türlü yolsuzlukları yapıyorlar kurdukları tuzaklarda sınır tanımıyorlar
Bir FETÖ’cü nasıl anlaşılır? “Her türlü film çevirmek” Her türlü İftirayı atarlar sınır tanımazlar Yalan söylemekte, Kumpas kurmakta, İftira atmakta ,Dikizlemekte, Devlet imkanlarını örgüt için kullanmakta, Kamu ve insanların malına konmakta, adam öldürmekte uzmandır bunlar! merhamet ve vicdanları yoktur Makam mevki ve para için her şeyi yaparlar Hak yediler Soru çaldılar, insanlara kumpas kurdular, özellerini teşhir ettiler, o görüntülerle tüm istediklerini aldılar. İşyerlerine Kamu kurumlarına sitelere evlere kameralar kurdular hem insanları izlediler hem dinlediler insanların özel hayatlarına girdiler evlerine gizli kameralar kurdular bu yolla insanları ,şirketleri ,tehdit ettiler .her türlü yolsuzluğu yaptılar Bunlar ne kadar insanlık suçu varsa işledi hala işlemeye devam ediyorlar 40 yıl boyunca sinsi sinsi örgütlendiler. Suçsuz insanları kumpas kurup hapse attırdılar merhametsizler Türkiye’nin ve şirketlerin sırlarını sattılar Casusluk yaptılar. Devleti ele geçirmek için her şeyi yaptılar. Kaç masum insanın yuvasını yıktılar kim bilir? Nice esnafı iflas ettirdiler kurdukları kumpaslarla Mallarını ele geçirdiler Paravan holding ler kurdular insanların Mallarına el kondular. Karşı çıkanı da ölüme yolladılar… Vicdandan yoksun, gaddar, zalim merhamet yoksunudur bunlar Her türlü iftirayı atabilecek, her yalanı söyleyebilecek kadar zalimdirler.
Marka & Patent çetesi | Devletin imkanlarını kullanıp Milletimize TUZAK kuruyorlar |
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.