Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Bugün millî menfaatlerini Birleşmiş Milletler ve NATO dâhil her zeminde korkusuzca savunan, netice alan diplomasisi etkili bir Türkiye var” dedi.
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Genel Merkezi’nde düzenlenen Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’na katılarak bir konuşma yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının başında partinin kuruluşunun 21. yıl dönümüne kavuşmanın haklı gururunu yaşadıklarını belirtti.
Bu akşam düzenleyecekleri geniş katılımlı toplantıyla hem 21. yaşlarını kutlayacaklarını hem de 21 yılın kısa bir değerlendirmesini yapacaklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu toplantıda ülkenin geleceğine dair hedeflerini, ideallerini bir kez daha milletle paylaşma imkânı bulacaklarını söyledi.
“BİZİ BİZ YAPAN KADİM PRENSİPLERDEN TAVİZ VERMEDEN YOLCULUĞUMUZU SÜRDÜRDÜK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti olarak 21 sene önce milletin umudu olarak kurulmuş kutlu bir davanın günümüzdeki temsilcileri olarak yola revan olduklarını, aradan geçen süre zarfında kurucu değerlerden, kadim prensiplerden taviz vermeden yolculuklarını sürdürdüklerini vurguladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Geride kalan 21 senenin her anı, her günü mücadeleyle geçti. İlk günden itibaren vesayet odaklarından devlet içine çöreklenmiş çetelere, kimi medya organlarından karanlık lobilere, terör örgütlerinden darbe heveslerine kadar millet ve memleket düşmanlarının hedefi olduk. Cumhuriyet mitinglerinden Gezi olaylarına, 17-25 Aralık darbe girişiminden 15 Temmuz darbe girişimine kadar millî iradeye kasteden tüm saldırıları, milletimizle omuz omuza vererek beraberce püskürttük. Yasakçılara rağmen milletimizin özgürlük alanlarını genişlettik. Terör örgütlerine rağmen güvenliği ve adaleti tahkim ettik. Vesayetçilere rağmen millî iradenin üstünlüğünü bu ülkede biz hâkim kıldık. Milletin kesesinden geçinen tufeylilere rağmen ekonomimizi her yıl büyütmeyi başardık. Batı’ya lejyonerlik yapmayı marifet sanan içimizdeki mandacılara rağmen dış politikamızı güçlendirdik, itibar ve öz güven kazandırdık.”
“BU BAŞARILARIN TAMAMI HEPİMİZİNDİR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi başta olmak üzere hayata geçirdikleri reformlarla sessiz bir devrime imza attıklarını dile getirdi. Türkiye’nin kendi dönemlerinde, sadece ayağına vurulmuş asırlık prangalarını kırmadığını, aynı zamanda mevcut sistemin merkezine yerleştirilmiş kast düzeninden de kurtulduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, yıllarca millete “kendi öz yurdunda parya” muamelesi yapıldığını, milletin çocuklarının okumasının, üniversiteye gitmesinin, belli konumlara gelip belli meslekleri yapmasının suni sebeplerle engellendiğini anlattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Sen işçisin işçi kal, sen köylüsün köyünde kal, sen fakirsin fakir kal’ dediler. Darbe dönemlerinde sermayeyi renklere bölerek ülkemizin gelişmesini, büyümesini, dünyada hak ettiği yeri almasını sabote ettiler. Kadınlarımızın başörtülü, başörtüsüz diye ayrımcılığa uğradığı, evlatlarımızın kılık kıyafetlerinden dolayı üniversite kapılarından kovulduğu, gençlerimizin okullarından dolayı adaletsizliğe maruz kaldığı, temel hak ve hürriyetlerin belli toplum kesimlerine, yalnızca elitlere mahsus imtiyazlar olarak görüldüğü işte bu kast sistemine biz son verdik. Devletin, siyasetin, bürokrasinin ve iş dünyasının kapılarını hangi kökene, bölgeye, siyasi görüşe sahibi olursa olsun bu ülkenin tüm evlatlarına biz açtık. Elini vicdanına koyan herkes kabul edecektir ki bugünün Türkiye’si 21 yıl öncesine göre daha demokratik, özgür, fırsat eşitliğinin olduğu bir Türkiye’dir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün 2002’ye göre daha huzurlu, daha müreffeh bir Türkiye’nin olduğunu aktardı.
“Bugün millî menfaatlerini Birleşmiş Milletler ve NATO dâhil her zeminde korkusuzca savunan, netice alan diplomasisi etkili bir Türkiye var ” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bugün kendi kendine çıkardığı krizler içinde boğulan değil en zor şartlarda dahi büyümesini sürdürerek herkesin önüne geçen bir Türkiye var. Bugün IMF kapılarında borç dilenen değil kalkınma ve insani yardımlarda dünyaya örnek olan, örnek gösterilen bir Türkiye var. Bugün kendi millî güvenliği için yurt içinde ve dışında hiç kimsenin icazetini aramadan operasyon düzenleyen, ordusu güçlü bir Türkiye var. Bugün, eğitimden enerjiye, ulaştırmadan sağlığa, savunma sanayiinden teknolojiye, her alanda tarih yazan, destan yazan, gıptayla takip edilen bir Türkiye var. Bütün bunlar ayakları bu topraklara basan, milletin değerleriyle barışık ehil kadrolar elinde Türkiye’nin neleri başarabileceğini işaretidir. Bunlar aynı zamanda yıllarca ötelenen, kenarda tutulan, sistemin dışına itilen ülkemizin potansiyelinin büyüklüğünün en somut göstergesidir. Şüphesiz bu başarıların tamamı hepimizindir, hepimizin eseridir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm bu başarılarda, 21 yılda girdikleri her seçimde desteğini ve duasını esirgemeyen milletin de çok büyük payının olduğunu vurguladı.
Ne yaptılarsa, neyi başardılarsa önce Allah’ın yardımına sonra da mensubu olmaktan iftihar ettikleri milletin desteğine borçlu olduklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu hakikati hem kendilerine hem de farklı kademelerde görev yapan yol arkadaşlarına sık sık hatırlattıklarını ifade etti.
“ÜLKEMİZE AŞKLA HİZMET ETMEYE DEVAM EDECEĞİZ”
“Buralara nerelerden ve nasıl geldiğimizi, bu makamlarda ne için oturduğumuzu, omuzlarımızdaki yükün ne kadar ağır bir yük olduğunu bir an olsun unutmamalı, unutturmamalıyız” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Elde ettiğimiz her başarının gerisinde Rabbimizin inayeti ve milletimizin desteği olduğunun bilinciyle hep daha çok çalışmamız daha çok gayret göstermemiz gerekiyor. Unutmayın ‘Hesaba çekilmeden nefsinizi hesaba çekin’ buyurun bir inancın mensupları olarak son 21 yılda ülkemize kazandırdıklarımıza baktığımızda Rabbimize hamdediyoruz. Bizlere bu aziz millete hizmet etme, hizmetkâr olma şerefi bahşettiği için, mazlum ve mağdurlara sahip çıkma imkânı verdiği için Allah’a hamdediyoruz. Bu vesileyle partimizin kuruluşundan itibaren davamıza destek olmuş, omuz vermiş, katkı sunmuş, teşkilatlarımızda görev almış herkese tüm yol arkadaşlarıma buradan teşekkür ediyorum. Dar-ı bekaya uğurladığımız büyüklerimizin, abilerimizin, dostlarımızın hepsine de Mevla’dan rahmet ve mağfiret niyaz ediyorum. Geride hoş bir seda bırakarak bu dünya yolculuğunu tamamlayan bu kardeşlerimizin emaneti olan AK Parti sancağını daha da yüceltmeye, davamıza, ülkemize ve şehrimize aşkla hizmet etmeye devam edeceğiz. Allah bizi sırat-ı müstakimden, devlete, millete, ümmete ve insanlığa hizmet yolundan ayırmasın. Rabbim sevgimizi, dayanışmamızı, kardeşliğimizi daim eylesin diye dua ediyorum.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının devamında imar ve ihya etmenin zor, yıkmanın ve yok etmenin kolay olduğunu anlattı.
Mehmet Akif Ersoy’un, “Gel yıkalım şu Süleymaniye’yi desen iki kazma kürek iki de ırgat yeter. Hadi gel yapalım geri şunu desen bir Sinan gerek bir de Süleyman” şiirini okuyan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu çarpıcı hakikati 2019 mahalli idareler seçimlerinde el değiştiren belediyelerin beceriksizliğinden, savunma sanayiindeki gururumuz olan İHA, SİHA ve Akıncılara yönelik tehditlere kadar her alanda görüyoruz. Bu hakikati gönüllü kuruluşlarımızı hedef alan linç kampanyalarında, her gün dozu biraz daha artırılan hesaplaşma çağrılarında, 28 Şubat bakiyesi kimi kendini bilmezlerin başörtülü kadınlarımıza yönelik hezeyanlarında görüyoruz. Milletimize kurşun sıkmış FETÖ’cü alçaklarla fotoğraf verme yarışından, bölücü örgütün uzantılarıyla iş birliği yapma pervasızlıklarına kadar pek çok alanda bunu görüyoruz.”
“MİLLETİMİZİN TAKDİRİNE HAVALE EDİYORUZ”
“Son 21 yılda yaşanan onca değişime rağmen millete tepeden bakan, üstenci CHP zihniyeti yerinde saymayı sürdürüyor” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin katettiği onca mesafeye karşın CHP ve yandaşlarının değişmemekte, kendilerini yenilememekte ısrar ettiğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Daha önce de farklı vesilelerle ifade ettim, bu ülkenin en büyük açığı demokrasiyi içselleştirmiş, milletin değerleri ile barışmış, yerli ve millî muhalefet açığıdır” ifadelerini kullanarak, Türkiye’nin en önemli sorunlarından birinin siyasetin tabiatında var olan rekabeti, husumetten ibaret gören kutuplaştırıcı siyaset tarzı olduğunu dile getirdi.
Türkiye’yi ve Türk demokrasisini bekleyen asıl tehlikenin inşa, imar ve ihya yerine yıkmayı ve yok etmeyi siyasetlerinin merkezine yerleştiren rövanşist yaklaşımlar olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Girdikleri her seçimde sandıkta milletten tokat yiyenler maalesef iktidara gelmek için darbelerden, sokak olaylarından, dış desteklerden hatta FETÖ’cü alçaklardan bile medet ummuşlardır. 27 Mayıs’tan itibaren demokrasimizin askıya alındığı vesayet girişimlerinin hepsinin arkasında işte bu baskıcı, jakoben ve dayatmacı zihniyet var. Geriye dönüp baktığımızda bunların siluetini darbelerden iç karışıklıklara, sokak olaylarından siyasi cinayetlere kadar her hadisede görebiliyoruz. 2023’e giden süreçte benzer senaryoların tekrar tedavüle konulduğuna şahit oluyoruz” değerlendirmesini yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’ye ağır bedeller ödeten “meşrep tartışmalarının”, eski Türkiye heveslisi kesimler tarafından medya ve sosyal medya üzerinde yeniden alevlendirilmeye çalışıldığını belirterek, şöyle konuştu: “Polisimizin tüm yönleriyle açığa çıkardığı adli vakalar, tıpkı 80 öncesinde olduğu gibi insanlarımızı birbirine kışkırtmanın vasıtası hâline getiriliyor. Türkiye’nin geride bıraktığı toplumsal fay hatları yine bu çevreler tarafından kaşınarak provokasyon aracı olarak kullanılıyor. Ülkeye ve millete hizmetten başka hiçbir gayesi olmayan bürokratlar, Bay Kemal tarafından çok açık, net tehdit ediliyor, devletimizin iş yapamaz hâle getirilmesi isteniyor. Millet iradesini temsil eden kurumlar hedef alınarak ve kasıtlı bir şekilde yıpratılarak, siyaset kurumuna olan güven sarsılmaya çalışılıyor. Zaman değişse de aktörler değişse de ifadeler değişse de oynanan oyun değişmiyor. Milletimizin birliğine, toplumumuzun huzuruna, devletimizin güvenliğine ve demokrasimizin kazanımlarına yönelik bu saldırıların başrolünü son 70 yıldır olduğu gibi bugün de yine CHP üstlenmektedir. Farklı düşünen, farklı giyinen ve farklı siyasi tercihlerde bulunan insanlar CHP ve ortakları tarafından tehdit edilmekte, sindirilmeye ve korkutulmaya çalışılmaktadır. Bunu da hep yaptıkları gibi hiçbir ilke, ahlak ve sorumluluk gözetmeden yapıyorlar. Yaşanan her hadise bunların çeşitli maskelerin arkasına gizledikleri faşist yüzlerini, baskıcı, diktacı ve nobran karakterlerini açıkça gösteriyor. Tüm bunlar dün gibi ortadayken siyasi hırsları sebebiyle muhalefetin yıkım masasında garnitür olarak yer almakta hiçbir beis görmeyenleri milletimizin takdirine havale ediyoruz.”
“KARDEŞLİĞİMİZİ TEYİT EDEREK YOLUMUZA DEVAM ETTİK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçtiğimiz günlerde Çorum ve Nevşehir’e gerçekleştirdiği ziyareti anımsatarak, “Çorum’da nefis bir menü koymuşlar pankartla, o menüyle beraber de bu yuvarlak masada olanlara biz de orada ‘afiyet olsun’ dedik. Hamdolsun, Çorum’da resmî rakam olarak söylüyorum 50 bin kişinin katılımıyla muhteşem bir mitingi gerçekleştirdik. Oradan Hacıbektaş’a geçtik, Hacıbektaş’ta da yine verilen rakam 10-15 bin kişi oradaki bizim programa iştirak ettiler. Burada Kültür ve Turizm Bakanlığımıza da teşekkür ediyorum. Onlar da gerçekten güzel bir program hazırladılar ve o akşam Hacıbektaş’ta hakikaten gerek oradaki tüm meşrep ve mezhep ayrımı gözetmeden kardeşlerimizle birleştik, bütünleştik, bir olduk, iri olduk ve diri olduk kardeşliğimizi tescil ve teyit ederek yolumuza devam ettik” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çorum’da da il teşkilatlarının yeni binasının açılışını yaptıklarını belirterek, hayırlı olmasını temenni etti.
Milletle birlikte hak yolda ilerlemeye, ülkeye eser ve hizmet kazandırmaya devam edeceklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “CHP’li yazar ve siyasetçilerden her gün zılgıt yedikleri hâlde üç kuruşluk menfaatleri için geçmişlerini reddedenleri kendi hâllerine bırakıyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 21. kuruluş yıl dönümü törenlerinde de tüm bu konuları etraflıca ele alacaklarını bildirdi.
Parti teşkilatlarından durmadan, usanmadan, yılmadan mücadeleyi sürdürmelerini isteyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, önümüzdeki günlerde Manisa’da toplu açılış ve miting yapacaklarını belirterek, “25’inde Ahlat’tayız, 26’sında Malazgirt’te olacağız. Malazgirt’te inşallah Cuma namazını Diyanet İşleri Başkanımızla beraber orada kılacağız. Hazırlıklarımızı ona göre yapalım. Ahlat ve Malazgirt’te de Cumhur İttifakı olarak birlikte hareket edeceğiz. Yolunuz, yolumuz açık olsun” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Kanada Başbakanı Mark Carney, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirdikleri baş başa ve heyetler arası görüşmelerinin, anlaşmaların imza töreninin ardından ortak basın toplantısı düzenleyerek açıklamalarda bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Mark Carney ve heyetini tarihî dönemdeki ziyareti vesilesiyle Türkiye’de ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyduğunu ifade ederek, kendisine “hoş geldiniz” dedi.
İki ülke arasındaki üst düzey ziyaretlerin sürekli olmasını temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile bugünkü görüşmelerinde ikili ilişkileri etraflıca değerlendirdiklerini, bölgesel ve küresel meselelere değinme imkânı bulduklarını söyledi.
“TİCARET HACMİMİZİ İLK OLARAK 5 MİLYARA, AKABİNDE 10 MİLYAR DOLARA ÇIKARMAYI TEMENNİ EDİYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Bu yönde atacağımız somut adımları içeren bir eylem planını da bugün kabul ettik. Öncelikle ticaret ve yatırımların artırılmasını teminen Serbest Ticaret Anlaşması müzakerelerine yılsonundan önce başlanmasını kararlaştırdık. Bu sürece paralel olarak ekonomi alanındaki ilişkilerimizi tüm boyutlarıyla ele almak üzere Ortak Ekonomik ve Ticari Komite dâhil mevcut mekanizmaları daha etkin şekilde kullanacağız. Bu komitenin müteakip toplantısına 2027 yılında bu defa özel sektörlerimizin de katılımıyla ev sahipliği yapacağız. Atacağımız bu adımlarla hâlen yaklaşık 3 milyar dolar civarında seyreden ticaret hacmimizi ilk olarak 5 milyara, akabinde de 10 milyar dolara çıkarmayı temenni ediyoruz.”
Güncellenen Hava Ulaştırma Anlaşması ile iki ülke arasındaki doğrudan uçuşları yaklaşık iki katına çıkaracaklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün ayrıca üçüncü ülkelerde ortak yatırım fırsatlarını da değerlendirdik. Afrika’dan Latin Amerika’ya, Orta Asya’dan Uzak Doğu’ya kadar geniş bir coğrafyada önemli işbirliği fırsatlarının bulunduğuna inanıyoruz. Yarın Türk Eximbank ile Kanada İhracatı Geliştirme Kurumu arasında imzalanacak mutabakat zaptının üçüncü ülkelerde ortak projelere vesile olmasını temenni ediyoruz” diye konuştu.
Kanada ile savunma sanayii ve nükleer enerji alanlarında yakın temas hâlinde olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayii iş birliğinin önemine vakıf iki müttefik olduklarını kaydetti.
Bunu son olarak Ankara’da yapılan NATO Zirvesi sırasında da gördüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, biraz önce de “Savunma Sektörü Ortaklıkları Mutabakat Zaptı”nın imzalandığını anımsattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, müttefiklerin savunma sanayilerine finansman sağlamak amacıyla Kanada öncülüğünde kurulmakta olan Savunma, Güvenlik ve Dayanıklılık Bankasının iki ülke arasındaki savunma sanayii iş birliğini desteklemesini beklediklerini kaydetti.
Enerji alanında, madencilikten LNG’ye, kritik minerallerden nükleer enerjiye kadar geniş bir işbirliği alanının mevcut olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki ülkenin Enerji Bakanlıkları arasında kabul edilen “Enerji Alanında İşbirliğine Dair Ortak Bildiri”nin de nükleer dahil bu alandaki ciddi potansiyele işaret ettiğini söyledi.
Kanada Başbakanı Carney ile Gazze, Ukrayna ve Körfez dâhil birçok bölgesel gelişmeyi de değerlendirdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gerek Ukrayna’da, gerek Körfez’de olsun diplomatik yöntemlerin kalıcı barışa giden yolu açmasını temenni ediyoruz. Bu noktada ortak görüşte olduğumuzu teyit ettik. Gazze’de ise Kanada’nın diğer bazı müttefiklerle birlikte istilacı yerleşimlere yönelik yaptırım adımlarını, İsrail hükûmetinin ihlallerinin caydırılması noktasında isabetli bir adım olarak görüyoruz. Bölgemizde barış ve istikrarın tesisi noktasında bu yöndeki tutumlarını sürdürmelerini temenni ediyoruz” diye konuştu.
“İLİŞKİLERİMİZİN GELECEĞİNE YÖNELİK TARİHÎ BİR ADIM ATTIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Başbakan Carney ile ilişkilerimizin geleceğine yönelik tarihî bir adım attık. Çok geniş yelpazeye yayılan iş birliği potansiyelimizi gerçek anlamda hayata geçirmek için önemli bir süreci başlattık. İlişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine çıkarmamız kâğıt üzerinde kalacak sembolik bir adım olmayacaktır. Bu konuda Sayın Carney’nin ekonomi alanındaki engin tecrübesi ve siyaset sahnesinde sergilediği sağduyulu ve dirayetli duruşla önemli rol oynayacağına inanıyorum.”
Kanada Başbakanı Carney’ye, konuşmasının ardından, anlamlı ve dolu dolu ifadeleri için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Gerçekten uzun yıllara sâri bir Türkiye-Kanada kopukluğunu bugün gidermiş olduk. Şimdi yeni bir dönemi Türkiye ve Kanada arasında başlatıyoruz. İnşallah iş adamlarımızı bir araya getireceğiz ve ben de Kanada’ya yapacağım ilk iş adamlarıyla birlikte ziyaretimde, orada iş adamlarımızı bir araya getirerek adımlarımızı atacağız.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Kanada Başbakanı Mark Carney’i Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde resmî törenle karşıladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney’in tören alanındaki yerlerini almalarının ardından iki ülkenin millî marşları çalındı. Kanada Başbakanı Carney’in tören kıtasını selamlamasından sonra iki lider heyetlerini birbirlerine takdim etti.
Türkiye ve Kanada bayrakları önünde basın mensuplarına poz veren Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney, daha sonra baş başa görüşmelerini gerçekleştirmek üzere Cumhurbaşkanlığı Külliyesine geçti.
Merhametsizlikte sınır tanımazlar FETÖ’cüler şirketleri batırmak ve Mülklerini ele geçirmek için her türlü DİZİ FİLİMİ çeviriyorlar FETÖ’cüler çok zengin yandaşlar oluşturmak ana hedefleridir FETÖ’de “hedefe ulaşmak için her yol mübahtır” anlayışı vardır MARKA &PATENT ÇETESİ Marka & Patent çetesi | Devletin imkanlarını kullanıp Milletimize TUZAK kuruyorlar | FETÖ’cülere Kimler yardım ediyor? FETÖ’cüler Makam mevki ve para için her şeyi yapıyorlar FETÖ’nün bilişim militanları | İnsanlara kumpas kurarak adli sicil kayıtlarını kirletmek için her türlü yolsuzlukları yapıyorlar kurdukları tuzaklarda sınır tanımıyorlar
Bir FETÖ’cü nasıl anlaşılır? “Her türlü film çevirmek” Her türlü İftirayı atarlar sınır tanımazlar Yalan söylemekte, Kumpas kurmakta, İftira atmakta ,Dikizlemekte, Devlet imkanlarını örgüt için kullanmakta, Kamu ve insanların malına konmakta, adam öldürmekte uzmandır bunlar! merhamet ve vicdanları yoktur Makam mevki ve para için her şeyi yaparlar Hak yediler Soru çaldılar, insanlara kumpas kurdular, özellerini teşhir ettiler, o görüntülerle tüm istediklerini aldılar. İşyerlerine Kamu kurumlarına sitelere evlere kameralar kurdular hem insanları izlediler hem dinlediler insanların özel hayatlarına girdiler evlerine gizli kameralar kurdular bu yolla insanları ,şirketleri ,tehdit ettiler .her türlü yolsuzluğu yaptılar Bunlar ne kadar insanlık suçu varsa işledi hala işlemeye devam ediyorlar 40 yıl boyunca sinsi sinsi örgütlendiler. Suçsuz insanları kumpas kurup hapse attırdılar merhametsizler Türkiye’nin ve şirketlerin sırlarını sattılar Casusluk yaptılar. Devleti ele geçirmek için her şeyi yaptılar. Kaç masum insanın yuvasını yıktılar kim bilir? Nice esnafı iflas ettirdiler kurdukları kumpaslarla Mallarını ele geçirdiler Paravan holding ler kurdular insanların Mallarına el kondular. Karşı çıkanı da ölüme yolladılar… Vicdandan yoksun, gaddar, zalim merhamet yoksunudur bunlar Her türlü iftirayı atabilecek, her yalanı söyleyebilecek kadar zalimdirler.
Marka & Patent çetesi | Devletin imkanlarını kullanıp Milletimize TUZAK kuruyorlar |
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.