Millî Eğitim Bakanı Mahmut Özer’in katılımıyla Millî Eğitim Bakanlığı ve Kalyon PV arasında, yenilenebilir enerji teknolojileri alanında öğrencilerin mesleki eğitimlerinin desteklenmesi amacıyla “İş’te Mesleğim Eğitim” İş Birliği Protokolü imzalandı
Sincan Organize Sanayi Bölgesi’nde düzenlenen protokol imza töreninde konuşan Millî Eğitim Bakanı Mahmut Özer, Türkiye’de mesleki eğitimin mesleki ve teknik Anadolu liseleri ile mesleki eğitim merkezlerinde yapıldığını hatırlatarak bugün mesleki eğitim merkezleriyle ilgili çok önemli bir açılım yaptıklarını kaydetti.
Özer, Bakanlık olarak mesleki ve teknik Anadolu liselerini güçlendirirken son zamanlarda mesleki eğitim merkezlerine ağırlık verdiklerini belirterek şunları söyledi: Türkiye’de aslında Selçukludan Osmanlıya çok önemli işlevler görmüş olan ahilik kültürü, aslında değerler eğitiminin yapıldığı ve aynı zamanda mesleki eğitimin de verilerek çıraklık, kalfalık, ustalık ilişkisinin geleneksel olarak öğretildiği bir eğitim türüne karşılık geliyor. Bu eğitim türü aynı zamanda Almanya’daki tüm ülkelerin özendiği dual mesleki eğitimi de karşılıyor. Niye dual? Çünkü ikili bir eğitim. Çok az oranda okulda meslek eğitimi veriliyor, daha çok iş yerinde mesleki eğitim veriliyor. Türkiye’de de haftada bir gün öğrencilerimiz okula gidiyorlar, bazı dersleri okulda görüyorlar ama büyük oranda geriye kalan dört beş gün içinde tamamen işletmede ve gerçek iş ortamında, usta öğreticinin riyasetinde meslek eğitimi alıyorlar. Mesleki eğitim merkezleri; eğitim alınan, alanda istihdamın en yüksek olduğu kurumlarımızdır.” diye konuştu.
Türkiye’de mesleki ve teknik Anadolu lisesi mezunlarının istihdam oranı yüksek olmasına rağmen eğitim alınan alandaki istihdam oranının düşük olması konusuna eleştiri yapıldığını belirten Özer, “Aslında sorun, mesleki ve teknik analizlerindeki eğitimin kalitesinden kaynaklanmıyor. Aslında iş gücü piyasasının talebiyle bizim sunmuş olduğumuz arzın uyumsuzluğundan kaynaklanıyor. Zaten biz onu yeniden şekillendiriyoruz. Sektörün kümelendiği yerleri de arz talep dengesine göre, istihdam taleplerine göre, mesleki ve teknik Anadolu liselerinin sayılarını tekrar realize ediyoruz. Bakanlığımızın son bir yılda meslek eğitiminde ağırlık verdiği en önemli açılım, mesleki eğitim merkezleri çünkü çok önemli avantajları olan bir mesleki eğitimi imkânı sunmaktadır. Mesleki eğitim merkezlerindeki eğitimin tamamı 3308 Sayılı Mesleki Eğitim Kanunu’na göre tasarlanmakta ve yürütülmekte. Bu kanuna göre iki tane önemli düzenleme vardı: biri, mesleki eğitim merkezlerinde eğitim alan tüm gençlerimiz her ay asgari ücretin yüzde 30’u kadar ücret alıyorlardı ve bu ücreti işveren veriyordu, bir kısmını devlet sübvanse ediyordu. İkinci açılımda, buradaki tüm öğrencilerimiz devlet tarafından iş kazalarına ve meslek hastalıklarına karşı sigortalanıyordu ve garip bir şekilde bu mesleki eğitim merkezlerinde dört yıllık eğitim alınmasına rağmen ortaokuldan sonra lise diploma hakkı yoktu. İlk yaptığımız hamle, lise diploma verilmesi için esnek bir modelin sağlanması oldu.” değerlendirmesini yaptı.
1999 yılındaki katsayı uygulamasından önce Türkiye’deki mesleki eğitim merkezlerindeki öğrenci sayısının 249 bin 774 olduğunu hatırlatan Bakan Özer, katsayı uygulamasından sonra bu sayının 74 binlere kadar düştüğünü belirterek şunları söyledi: “İş gücü piyasasındaki o ‘Aradığım elemanı bulamıyorum, çırak bulamıyorum, kalfa bulamıyorum…’ söylemlerinin tam gerçek bir karşılığı var: Gerçekten öğrenci yok. Var olan öğrencinin de ne kadar niteliği karşıladığı, iş gücü piyasasının istemiş olduğu becerileri olan insan kaynağı olup olmadığı da ayrı bir konu. İşte aslında Türkiye’nin Kovid -19 salgını sonrasındaki üretim kapasitesini güçlendirmek.”
İnsan kaynağıyla ilgili özellikle küçük ve orta ölçekli işletmeleri desteklemek için çok önemli bir kanun değişikliği yaptıklarını hatırlatan Özer, şöyle devam etti: “Her ay mesleki eğitim merkezinde asgari ücretin yüzde 30’u kadar işveren tarafından ödenen payı tamamen devlet olarak biz üzerimize aldık. Bir anda iş gücü piyasasının temsilcileri sadece firmalarını, işletmelerini, mesleki eğitim merkezi çıraklarına açmaları tek sorumlulukları oldu. Hem süreçlerde aktif olarak yer almalarını sağlayacaklar hem de eğitimin gerçek iş ortamında alınmasını sağlayacaklar. İkinci düzenlemeyle “Çırakla kalfa arasında beceri arasında farklılık varsa alacağı ücretler açısından da bir farklılık olsun.” dedik. Onun için yüzde 30 olan bu ücret ödemesini üçüncü sınıf sonunda, kalfa olanlar için yüzde 50’ye çıkarttık. İşte bu iki düzenleme bir anda özellikle küçük ve orta ölçekli işletmelerimizin mesleki eğitim merkezlerinin kendileri için ne kadar önemli bir işlev gördüğünü, ne kadar kullanışlı bir enstrüman olduğunu görmelerini sağladı. 2021 yılın sonunda tüm mesleki eğitim merkezlerimizde yaklaşık 160 bin öğrencimiz vardı, şu anda 560 bin öğrenci var. Yani son on ay içerisinde 400 bin yeni gencimiz mesleki eğitim merkezleriyle buluşmuşlar. Burada kritik olan şey şu; mesleki eğitim merkezine kayıt yaptırmak için sadece ortaokul mezunu olunması yeterli. Yaş sınırlaması yok ve 560 bin gencimizin yaklaşık yüzde 55’i, 18 yaş üzeri… Aslında bu mesleki eğitim merkezleri bir taraftan kapasitesini artırırken neyi sağlamış olacak? Bir taraftan iş gücü piyasasının ihtiyaç duymuş olduğu insan kaynağını sağlarken ve onun işveren üzerindeki maddi yükünü ortadan kaldırırken aynı zamanda ülkemizin kronik problemi olan, aslında şu anda son 2-3 yıl içinde tüm dünyanın kronik problemi olan, genç işsizliği azaltmayla ilgili de çok önemli bir enstrüman sağlıyor.”
Ülkelerin kalkınmasındaki özellikle okuldan işe geçiş mekanizmalarının ne kadar sağlıklı işlediğinin önemli bir göstergesinin de ‘ne eğitimde, ne istihdamda oranı’ diye bir oran olduğunu ifade eden Özer, “Çağ nüfusunun; ya eğitimde olması, stajda olması veyahut istihdamda olması beklenir. Ne eğitimdeyse ne istihdamdaysa o zaman bir problem vardır. Ya eğitimden çıkmışlardır, iş gücü piyasasıyla beceri uyumsuzlukları yaşanıyordur ve iş bulamıyordur veyahut da talep edilen iş gücü kaynağından çok fazla arz vardır ve farklı alanlara doğru insanlar kayıyordur. Bu oran, OECD ortalaması yüzde 15’ler civarında olmasına rağmen Türkiye’de yüzde 30. İnanıyorum ki mesleki eğitim merkezlerini yaygınlaştırdığımız zaman ‘ne eğitimde ne istihdamda oranı’ da OECD ortalamalarına doğru düşecektir. En önemlisi ülkemizdeki eğitim sistemi dengesini bulacaktır. Bir eğitim sisteminde mesleki eğitim yerine oturmadığı müddetçe eğitim sisteminin dengesini bulması mümkün değildir.” ifadelerini kullandı.
Okulla iş gücü piyasası arasında sağlıklı bir mekanizma kurularak daha güçlü bir sistem oluşturulduğunu ifade eden Özer, “Sayın Cumhurbaşkanımızın açıkladığı gibi 2022 yılının sonuna kadar 1 milyon gencimizi mesleki eğitimle buluşturacağız. İlk hedefimiz, ağustos ayının sonuna 560 bin olan rakamı 700 bine ulaştırmak. İnşallah, 1 Eylül itibarıyla Türkiye’deki mesleki eğitim merkezlerindeki öğrenci sayısının 700 bine ulaştığının müjdesini tüm kamuoyuyla paylaşacağız.” dedi.
Kalyon PV ile kurulan mesleki eğitim merkezinden mezun olan tüm gençlere istihdam garantisi 3308 Sayılı yasada yapılan değişiklikle mesleki eğitim merkezine devam eden çırakların asgari ücretin yüzde 30’u, kalfaların yüzde 50’si kadar ücret aldığını hatırlatan Özer, asgari ücrette yapılan iyileştirmelerle öğrencilerin ücretlerinin de sürekli iyileşeceğini dikkati çekti.
Tüm organize sanayi bölgelerinde 255 Mesleki eğitim merkezinin kurulduğunu söyleyen Bakan Özer, şunları kaydetti: “Mesleki eğitim merkezini kurmak için illa bir bina yapılmasına gerek yok çünkü haftada bir gün eğitim verildiği için mesela burada bugün imzalayacağımız protokol kapsamında bu kadar büyük bir tesiste öğrenci bir günlük eğitimi burada alabilir. Farklı bir meslek eğitim merkezine gitmesine gerek yok. Şimdi yerinde görünce bu açılımı çok rahat bir şekilde kazandırabiliriz. Buradaki mesleki eğitim merkezinin açılımının en önemli ayağı, istihdam garantili mesleki eğitim merkezî uygulamasını ilk kez yürürlüğe sokmamızdır. Türkiye’de mesleki eğitim merkezlerindeki istihdam oranı çok yüksek. Yüzde 88’lerde. Kalyon ailesi, Kalyon PV’yle birlikte buraya kayıt yaptıran ve dört yılın sonunda başarılı olan tüm gençlerimize istihdam garantisi veriyor. Ben kendilerine çok teşekkür ediyorum.”
Özer, işverenin piyasada eleman aramak yerine kendi yetiştirdiği kişiyi istihdam etmesinin önemli olduğunu belirtti.
Çevre Dostu 1000 Okul projesine de değinen Özer, “Biliyorsunuz, çevre dostu bin okulu saygıdeğer Emine Erdoğan hanımefendinin himayesinde gerçekleştirdik. 26 Mart’ta başlattık ve 2 ay içerisinde bitirdik. 922 ilçemiz var. Her ilçede en az bir tane okulu belirleyelim. Bu okulumuzda güneş panelinden yağmur toplama ünitesine kompost makineyle organik atıkların gübreye dönüştürülerek bahçelerde kullanılmasına kadar kütüphanelerin sıfır atık kütüphanesi olmasına, enerji tasarrufuyla İlgili her türlü önlemlerin alındığı rol model aynı zamanda öğrencilerin çevre bilincini yaşayarak geliştirdiği bir okul iklimini tesis edebilmek ve iki ay içinde bunu başardık.” diye konuştu.
Projeye emek veren herkese teşekkür eden Bakan Özer, Bakanlığın iki ay içinde böyle büyük projeler yapmaya alışkın olmadığını ancak aynı durumun Kütüphanesiz Okul Kalmayacak projesinde de yaşandığını anımsattı.
2 ayda 16 bin 361 kütüphane yapıldığını belirten Özer, projelerin sahada emek verenlerin ilaveleriyle zenginleştiğini söyledi.
Bundan sonraki süreçte Çevre Dostu 1000 Okul projesine Kalyon PV ile güneş paneli desteği konusunda da iş birliği sağlanabileceğini düşündüğünü ifade eden Özer, Kalyon ailesine ve iş birliğine emek veren herkese teşekkür etti. Özer, ülkenin kalkınması için katma değer üreten iş dünyası temsilcileriyle el ele verildiği zaman mesleki eğitimle ilgili, eğitimle ilgili çözülemeyecek bir şey olmadığını dile getirerek protokolün hayırlı olmasını temenni etti.
Konuşmaların ardından Bakan Özer ile Kalyon Holding Yönetim Kurulu Üyesi ve Kalyon Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Kalyoncu iş birliği protokolünü imzaladı.
Törenin ardından fabrikayı gezen Özer, çalışmalar hakkında bilgi aldı.
Millî Eğitim Bakanı Mahmut Özer, “İş’te Mesleğim Eğitim” İş Birliği Protokolü’nden sonra Gölbaşı/İncek’teki Halise Arslan Özel Eğitim Uygulama Kampüsü’nü ziyaret etti.
Ziyarette yetkililerden yürütülen çalışmalar hakkında bilgi alan Bakan Özer, “Burada ortaöğretim kademesinde özel eğitim meslek okulu açılacak. Bu okulda konaklama hizmeti, büro yönetimi ve el sanatları alanlarında mesleki eğitim verilecek. Bu okulda eğitim alan öğrencileri kampüs alanları içindeki birimlerde staj yapma imkânı sağlanacak. Bunun yanı sıra özel eğitim merkezindeki öğrencilerimiz velilerimize hizmet edecek engelsiz halk eğitim merkezi de açacağız.” bilgisini paylaştı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Kanada Başbakanı Mark Carney, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirdikleri baş başa ve heyetler arası görüşmelerinin, anlaşmaların imza töreninin ardından ortak basın toplantısı düzenleyerek açıklamalarda bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Mark Carney ve heyetini tarihî dönemdeki ziyareti vesilesiyle Türkiye’de ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyduğunu ifade ederek, kendisine “hoş geldiniz” dedi.
İki ülke arasındaki üst düzey ziyaretlerin sürekli olmasını temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile bugünkü görüşmelerinde ikili ilişkileri etraflıca değerlendirdiklerini, bölgesel ve küresel meselelere değinme imkânı bulduklarını söyledi.
“TİCARET HACMİMİZİ İLK OLARAK 5 MİLYARA, AKABİNDE 10 MİLYAR DOLARA ÇIKARMAYI TEMENNİ EDİYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Bu yönde atacağımız somut adımları içeren bir eylem planını da bugün kabul ettik. Öncelikle ticaret ve yatırımların artırılmasını teminen Serbest Ticaret Anlaşması müzakerelerine yılsonundan önce başlanmasını kararlaştırdık. Bu sürece paralel olarak ekonomi alanındaki ilişkilerimizi tüm boyutlarıyla ele almak üzere Ortak Ekonomik ve Ticari Komite dâhil mevcut mekanizmaları daha etkin şekilde kullanacağız. Bu komitenin müteakip toplantısına 2027 yılında bu defa özel sektörlerimizin de katılımıyla ev sahipliği yapacağız. Atacağımız bu adımlarla hâlen yaklaşık 3 milyar dolar civarında seyreden ticaret hacmimizi ilk olarak 5 milyara, akabinde de 10 milyar dolara çıkarmayı temenni ediyoruz.”
Güncellenen Hava Ulaştırma Anlaşması ile iki ülke arasındaki doğrudan uçuşları yaklaşık iki katına çıkaracaklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün ayrıca üçüncü ülkelerde ortak yatırım fırsatlarını da değerlendirdik. Afrika’dan Latin Amerika’ya, Orta Asya’dan Uzak Doğu’ya kadar geniş bir coğrafyada önemli işbirliği fırsatlarının bulunduğuna inanıyoruz. Yarın Türk Eximbank ile Kanada İhracatı Geliştirme Kurumu arasında imzalanacak mutabakat zaptının üçüncü ülkelerde ortak projelere vesile olmasını temenni ediyoruz” diye konuştu.
Kanada ile savunma sanayii ve nükleer enerji alanlarında yakın temas hâlinde olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayii iş birliğinin önemine vakıf iki müttefik olduklarını kaydetti.
Bunu son olarak Ankara’da yapılan NATO Zirvesi sırasında da gördüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, biraz önce de “Savunma Sektörü Ortaklıkları Mutabakat Zaptı”nın imzalandığını anımsattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, müttefiklerin savunma sanayilerine finansman sağlamak amacıyla Kanada öncülüğünde kurulmakta olan Savunma, Güvenlik ve Dayanıklılık Bankasının iki ülke arasındaki savunma sanayii iş birliğini desteklemesini beklediklerini kaydetti.
Enerji alanında, madencilikten LNG’ye, kritik minerallerden nükleer enerjiye kadar geniş bir işbirliği alanının mevcut olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki ülkenin Enerji Bakanlıkları arasında kabul edilen “Enerji Alanında İşbirliğine Dair Ortak Bildiri”nin de nükleer dahil bu alandaki ciddi potansiyele işaret ettiğini söyledi.
Kanada Başbakanı Carney ile Gazze, Ukrayna ve Körfez dâhil birçok bölgesel gelişmeyi de değerlendirdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gerek Ukrayna’da, gerek Körfez’de olsun diplomatik yöntemlerin kalıcı barışa giden yolu açmasını temenni ediyoruz. Bu noktada ortak görüşte olduğumuzu teyit ettik. Gazze’de ise Kanada’nın diğer bazı müttefiklerle birlikte istilacı yerleşimlere yönelik yaptırım adımlarını, İsrail hükûmetinin ihlallerinin caydırılması noktasında isabetli bir adım olarak görüyoruz. Bölgemizde barış ve istikrarın tesisi noktasında bu yöndeki tutumlarını sürdürmelerini temenni ediyoruz” diye konuştu.
“İLİŞKİLERİMİZİN GELECEĞİNE YÖNELİK TARİHÎ BİR ADIM ATTIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Başbakan Carney ile ilişkilerimizin geleceğine yönelik tarihî bir adım attık. Çok geniş yelpazeye yayılan iş birliği potansiyelimizi gerçek anlamda hayata geçirmek için önemli bir süreci başlattık. İlişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine çıkarmamız kâğıt üzerinde kalacak sembolik bir adım olmayacaktır. Bu konuda Sayın Carney’nin ekonomi alanındaki engin tecrübesi ve siyaset sahnesinde sergilediği sağduyulu ve dirayetli duruşla önemli rol oynayacağına inanıyorum.”
Kanada Başbakanı Carney’ye, konuşmasının ardından, anlamlı ve dolu dolu ifadeleri için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Gerçekten uzun yıllara sâri bir Türkiye-Kanada kopukluğunu bugün gidermiş olduk. Şimdi yeni bir dönemi Türkiye ve Kanada arasında başlatıyoruz. İnşallah iş adamlarımızı bir araya getireceğiz ve ben de Kanada’ya yapacağım ilk iş adamlarıyla birlikte ziyaretimde, orada iş adamlarımızı bir araya getirerek adımlarımızı atacağız.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Kanada Başbakanı Mark Carney’i Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde resmî törenle karşıladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney’in tören alanındaki yerlerini almalarının ardından iki ülkenin millî marşları çalındı. Kanada Başbakanı Carney’in tören kıtasını selamlamasından sonra iki lider heyetlerini birbirlerine takdim etti.
Türkiye ve Kanada bayrakları önünde basın mensuplarına poz veren Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney, daha sonra baş başa görüşmelerini gerçekleştirmek üzere Cumhurbaşkanlığı Külliyesine geçti.
Merhametsizlikte sınır tanımazlar FETÖ’cüler şirketleri batırmak ve Mülklerini ele geçirmek için her türlü DİZİ FİLİMİ çeviriyorlar FETÖ’cüler çok zengin yandaşlar oluşturmak ana hedefleridir FETÖ’de “hedefe ulaşmak için her yol mübahtır” anlayışı vardır MARKA &PATENT ÇETESİ Marka & Patent çetesi | Devletin imkanlarını kullanıp Milletimize TUZAK kuruyorlar | FETÖ’cülere Kimler yardım ediyor? FETÖ’cüler Makam mevki ve para için her şeyi yapıyorlar FETÖ’nün bilişim militanları | İnsanlara kumpas kurarak adli sicil kayıtlarını kirletmek için her türlü yolsuzlukları yapıyorlar kurdukları tuzaklarda sınır tanımıyorlar
Bir FETÖ’cü nasıl anlaşılır? “Her türlü film çevirmek” Her türlü İftirayı atarlar sınır tanımazlar Yalan söylemekte, Kumpas kurmakta, İftira atmakta ,Dikizlemekte, Devlet imkanlarını örgüt için kullanmakta, Kamu ve insanların malına konmakta, adam öldürmekte uzmandır bunlar! merhamet ve vicdanları yoktur Makam mevki ve para için her şeyi yaparlar Hak yediler Soru çaldılar, insanlara kumpas kurdular, özellerini teşhir ettiler, o görüntülerle tüm istediklerini aldılar. İşyerlerine Kamu kurumlarına sitelere evlere kameralar kurdular hem insanları izlediler hem dinlediler insanların özel hayatlarına girdiler evlerine gizli kameralar kurdular bu yolla insanları ,şirketleri ,tehdit ettiler .her türlü yolsuzluğu yaptılar Bunlar ne kadar insanlık suçu varsa işledi hala işlemeye devam ediyorlar 40 yıl boyunca sinsi sinsi örgütlendiler. Suçsuz insanları kumpas kurup hapse attırdılar merhametsizler Türkiye’nin ve şirketlerin sırlarını sattılar Casusluk yaptılar. Devleti ele geçirmek için her şeyi yaptılar. Kaç masum insanın yuvasını yıktılar kim bilir? Nice esnafı iflas ettirdiler kurdukları kumpaslarla Mallarını ele geçirdiler Paravan holding ler kurdular insanların Mallarına el kondular. Karşı çıkanı da ölüme yolladılar… Vicdandan yoksun, gaddar, zalim merhamet yoksunudur bunlar Her türlü iftirayı atabilecek, her yalanı söyleyebilecek kadar zalimdirler.
Marka & Patent çetesi | Devletin imkanlarını kullanıp Milletimize TUZAK kuruyorlar |
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.