Cumhurbaşkanı Erdoğan, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu Merkez Ofisi Açılışı ve Ustalara Saygı Ödül Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Rahmetli Özal’ın ülkemize kazandırdığı DEİK, Türk iş dünyasının uluslararası alanda gücünün taşıyıcısı ve sembolü olmuştur. Ülkemiz iş dünyasının önde gelen tüm kuruluşları ve kurumlarının kurucusu olduğu DEİK, bu alandaki en büyük ve kapsayıcı platformdur” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Merkez Ofisi Açılışı ve Ustalara Saygı Ödül Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.
Katılımcıları selamlayarak konuşmasına başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Rahmetli Özal’ın ülkemize kazandırdığı DEİK, Türk iş dünyasının uluslararası alanda gücünün taşıyıcısı ve sembolü olmuştur. Kuruluşundan bugüne DEİK yönetiminde, iş konseylerinde, faaliyetlerinde görev üstlenen herkesi şükranla, vefat edenleri de rahmetle yâd ediyorum. Ülkemiz iş dünyasının önde gelen tüm kuruluşları ve kurumlarının kurucusu olduğu DEİK, bu alandaki en büyük ve kapsayıcı platformdur” dedi.
Türkiye’nin hedef yükselterek dünyanın 10 büyük ekonomisi arasına girme hazırlığı yaptığı dönemde, DEİK’e ve DEİK üyelerine çok daha büyük görevler düştüğünü söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “Ticari diplomasiyi, ülkemizin gücünü dünyaya taşımayı, Türk iş dünyasının kuzey yıldızı olmayı hedefleyen DEİK, bugün açılışını yapmakta olduğumuz merkez ofisiyle, iddialarına uygun bir altyapıya da kavuşmaktadır. DEİK Merkez Ofisi’nin ülkemize ve iş dünyamıza hayırlı olmasını diliyorum.”
Ödül takdim edilen ekonominin ustalarını da tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hep söylediğimiz gibi; bu ülkenin gelişmesi, kalkınması, büyümesi için tuğla üstüne tuğla koyan, üreten, istihdam oluşturan, ihracat yapan herkes, hiçbir farklılık gözetmeksizin, bizim nezdimizde takdire şayandır. Hayatını eser ve hizmet siyasetine adamış bir kişi olarak sizleri en iyi bizim anladığımızı, sizlere en büyük desteği bizim verdiğimizi herhâlde kimse inkâr edemez” şeklinde konuştu.
Türkiye’yi yatırım, istihdam, üretim, ihracat ve cari fazla yoluyla büyütme anlayışı üzerine kurulu yeni ekonomi programının en büyük güvencesinin; DEİK üyelerinin azmi, gayreti ve çalışmaları olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Geçtiğimiz 20 yılda; nasıl ‘mümkün değil’ denilen her işi birlikte ‘mümkün’ kıldıysak, nasıl ‘yapılamaz’ denilen her işi birlikte ‘yapılır’ hâle getirdiysek, nasıl ‘başarılamaz’ denilen her mücadeleyi birlikte zafere ulaştırdıysak, inşallah bu hedefe de birlikte vasıl olacağız” dedi.
“İSTİKRAR VE GÜVEN İKLİMİNİ TESİS ETTİK”
Hükûmeti ilk kurduklarında ülkenin 1994-2001 krizlerinin ağır yükü altında ayakta durmakta zorlandığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Asırlık ihmallerin sonucu olan altyapı eksikliklerimiz ve reel ekonominin siyasi istikrarsızlığın, darbelerin, vesayetin akıl dışı baskılarının etkisiyle sürekli tökezleyen yapısı sebebiyle geleceği kestiremiyorduk” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, süratle istikrar ve güven iklimini tesis ettiklerini, devletine güvenen, hükûmetine inanan, siyasetçilerini yanında bulan iş dünyasının da bir anda âdeta şaha kalktığını aktardı.
İlk önemli adım olarak Marmaray’ın yapılışının rastgele bir olay olmadığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bütün engellemelere, önümüze her türlü takozu koymalarına rağmen Marmaray’ı denizin altından girip çıkmak suretiyle insanımızın, milletimizin hizmetine sunduk” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ardından Avrasya Tüneli’ni de aynı şekilde İstanbul’a kazandırdıklarını belirterek, “Yetmedi. Şehitler Köprüsü’nden sonra Fatih Sultan, ardından da Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nü, onu da bitirmek suretiyle yine milletimizin, ülkemizin istifadesine sunduk. Onunla da kalmadık. Osmangazi Köprüsü’nü de yine aynı şekilde bitirerek ülkemizin hizmetine sunduk. Bütün bunlar niçin yapılıyordu? Türkiye dünyaya bir şeyi ispatlamak durumundaydı. Yani buradan 7,5 saatte İzmir’e gidilirken 3 saatte, 3 saat 15 dakikada İzmir’e nasıl gidilir, bunu gösterdik” ifadelerini kullandı.
Bununla da kalmadıklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu köprünün devamında yıllarca İzmir-Manisa arasında o dağlar aşılamıyordu. Ve bu dağları aşmak için Sabuncubeli Tüneli’ni yaparak, Sabuncubeli Tüneli’yle de çok daha süratle, hızla o uzun mesafeler kısaldı. Sadece bunlar değil, yani ben buradan kalkıp şimdi size Nissibi Köprüsü’nü mü anlatacağım? Yani Şanlıurfa’dan Adıyaman’a Nisibbi Köprüsü’yle birlikte hem mimarisiyle hem de gidiş gelişiyle farklı bir eseri ortaya koyduk” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunlarla hiçbir zaman yetinmediklerini vurgulayarak, “Ama Neşet Baba’nın dediği gibi ‘Aşkınan koşan yorulmaz’ dedik. Aşk ile koştuk ve yorulmadık. Ve bunları devam ettiriyoruz” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’deki kara yollarını 6 bin 100 kilometreden 28 bin kilometreye çıkardıklarını dile getirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Eğer bunlar olmamış olsaydı, acaba şu anda modernitenin veya modern Türkiye’nin bir anlamı, bir ifadesi olacak mıydı? Hayır. Ama işte bunlar, şu anda gelip gidenler bunu gördüğü zaman, ‘Neler yapmışsınız.’ Dedik ki bu işin bir de finali var. Bu final de neydi? İşte, 18 Mart Çanakkale Köprüsü’nü de yapmak suretiyle dünyaya bir ilki, Türkiye olarak imzayı orada da attık” dedi.
18 Mart Çanakkale Köprüsü’yle Avrupa ve Asya’yı birbirine bağladıklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şimdi hakikaten aşkınız varsa, inanıyorsanız ve ‘Bu ülkeye bir şeyler yapayım.’ diyorsanız yaparsınız. Biz bu yola böyle çıktık ve bütün bunları da başardık, yaptık. Şimdi birileri çıkıp ‘Aç kaldık’ diyor. Ya vicdansızlık yapma. Ne aç kaldın? Aç kalan filan yok. Yeter ki bu noktada dürüst ol, samimi ol” şeklinde konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sürekli yapmış oldukları parasal düzenlemelerle vatandaşların imkânlarını nerede nereye getirdiklerinin ortada olduğunu vurgulayarak, ”Fakat Türkiye öyle bir muhalefetle baş başa ki bu muhalefet, muhalefet yapmak için değil sadece ‘Akılları bulandırmak için ne yapabiliriz?’, bunun gayreti içerisinde” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 27 Mayıs Darbesi’ne değinerek sözlerini şöyle sürdürdü: “Ta 27 Mayıs’ta, 62 yıl önce bu CHP ne dediyse inanın bugün de aynı şeyi söylüyor. Ne diyorlardı o zaman, rahmetli Menderes ve arkadaşları için; ‘Uçaklarla altın ve pırlanta kaçırdılar’ Şimdi aynı şeyi, şu andaki Bay Kemal benim için söylüyor. Eline, diline dursun. Tayyip Erdoğan için böyle bir şeyi söyle de birileri yutsun bunu. Yutmazlar. 2023 geliyor. Bu millet sana gereken dersi yine verecek. Utanmadan bir de ‘Kaçacak’ diyor. Erdoğan’ı 15 Temmuz gecesi kaçırtamadınız. Ama sen tankların arasından kaçtın. Sen ise saat 23.00, tankların arasından kaçtın. Kimler sayesinde? O FETÖ’cü bazı güvenlikçiler sayesinde. Nereye kaçtın? Bakırköy Belediyesine kaçtın. Orada keyif kahvesi içmeye başladın. Ben de Marmaris’ten çağrımı yaptım. Ve bu çağrımla, 15 dakika eğer geç kalsaydım bugün belki sizin karşınızda olmayacaktım. Rabbimin takdiri neyse o. Bunu kimse değiştiremez. Herkesi meydanlara çağırdığımda ve benim milletim, benim sevdalısı olduğum bu millet, Atatürk Havalimanı’na yığıldılar. Ve Atatürk Havalimanı’nda bizi beklemeye başladılar. Geldik, onlarla orada kucaklaştık ve birlikte yolumuza devam ettik. Bütün bunlar niçindi? Bu bir sevdanın neticesidir. Eğer bu sevda varsa gerisi yalan. Bay Kemal ne derse desin, Erdoğan burada. Bütün dünya ile şu andaki alışverişlerimiz, irtibatlarımız nasıldır, bunlar da ortada. Bay Kemal, sen hiç heveslenme. Erdoğan, bu ülkede hizmet etmeye devam edecek.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na açtığı tazminat davalarına değinerek, “Paralardan bahsediyor. Amerika’ya şuraya buraya filan. Evet, bir 150 bin lira kazandım. Bir 100 bin lira daha kazandım. İşte Man Adası filan falan dedi. Şimdi bu paraları, o iftira attığı TÜRGEV ve Ensar vakıflarına ben Bay Kemal adına veriyorum. Hiç olmazsa bir hayra vesile olsun böylece ve oradan oraya gidecek. Fakirin eliyle” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun TÜRGEV ve Ensar Vakfıyla ilgili iddialarına ilişkin, “Bu anlattığı, bahsettiği şeyler özellikle Amerika’da yapılan Türk Evi’nin hemen iki cadde arkasında muhteşem bir yurt. Burada böyle bir şey yapılıyor. Ve buna bu kadar yalan yanlış şeyleri yapıştırmanın, iftira atmanın ne anlamı var? Ama maalesef akşam yalan, sabah yalan” ifadelerini kullandı.
“İSTİHDAMI VE BÜYÜMEYİ KORUYARAK HEDEFLERİMİZE İLERLEMEYİ TERCİH ETTİK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bütün başlattıkları altyapı yatırımı seferberliği ile genişlettikleri hak ve özgürlük ikliminin, iş dünyasının hem gücünü hem cesaretini artırdığını belirterek şu bilgileri verdi: “Böylece ülkemizi yüzde 1’in altında büyüme oranından aldık, 2003-2021 yılları arasında yılda ortalama yüzde 5,4 büyüyen bir konuma çıkardık. Ülkemizin toplam yatırım miktarını 70 milyar liradan aldık, 2 trilyon lira seviyesine yükselttik. Millî gelirimizi 238 milyar dolardan aldık, 1 trilyon dolar sınırına kadar getirdik. Esasen millî gelirimizin bugün 1,2 trilyon dolar seviyesine ulaşması gerekiyordu. Gezi olaylarından beri maruz kaldığımız tüm saldırıların ayrılmaz bir boyutunu oluşturan ekonomik tuzakların döviz kuru üzerinde yol açtığı dalgalanmalar sebebiyle geçtiğimiz yılı 803 milyar dolarla kapattık. İnşallah önümüzdeki dönemde bu göstergede de ülkemizi hak ettiği yere çıkartacağız.”
Satın alma gücü paritesine göre millî gelir hesabında Türkiye’yi dünyada 11. sıraya çıkarmayı başardıklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Önce satın almada, sonra genel millî gelir hesabında dünyanın ilk 10 ülkesi arasına girmeden bize durmak, duraksamak, bir anı bile boşa geçirmek haramdır” ifadesini kullandı.
Bugün salgının ve Ukrayna-Rusya savaşının etkisiyle küresel enerji ve gıda başta olmak üzere küresel emtia fiyatlarında çok dengesiz artışların yaşandığı bir dönemden geçildiğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu artışlar tüm dünyada yakın zamanda görülmemiş ölçüde fiyat dalgalanmalarına, enflasyona, stok eğilimlerine yol açmaktadır. Küresel ekonomiyle entegre bir yapıya sahip Türkiye, bu etkileri geçmişindeki acı hatıraları ve hâlen tam çözemediğimiz kronik sorunları sebebiyle çok daha ağır şekilde hissetmektedir. Biz bu tablo içinde 2018 yılında bir yol ayrımına geldik. Ya ülkemizi küresel finans sisteminin anaforuna kurban edip istihdamı ve büyümeyi feda edecektik ya da kendi programımızla hedeflerimize doğru yürümeyi sürdürecektik. Ancak biz ikinci yolu yani istihdamı ve büyümeyi koruyarak hedeflerimize ilerlemeyi tercih ettik. Elbette bu tercihin ağır bedelleri oldu. Ancak gelişmiş ülkelerin yaşadığı sıkıntıların boyutlarını gördükçe tercihimizin ne kadar isabetli olduğu daha iyi anlaşılmaktadır. “
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kur ve enflasyon sorununun üstesinden geleceklerini, bu süreçte en büyük kazanımın ise yatırımı, istihdamı, üretimi, ihracatı koruyarak iş dünyasından çalışanlara kadar hiçbir insanın çöküşüne izin vermemeleri olduğunu söyledi.
“TÜM DİKKATİMİZİ VE ENERJİMİZİ ÜLKEMİZİN ÖNÜNDEKİ AYDINLIK GELECEĞE YÖNELTMİŞ DURUMDAYIZ”
Küresel ekonomik krizin büyümesine rağmen Türkiye’nin giderek parlayan yıldızıyla potansiyelini daha etkin, verimli ve yaygın kullanabilme imkânlarını hayata geçirdiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnşallah bir yandan insanlarımızın günlük hayatlarını olumsuz yönde etkileyen hayat pahalılığının önüne geçecek tedbirleri alarak diğer yandan her kesimin gelirlerini yükselterek refah düzeyindeki gerilemeyi süratle telafi edeceğiz. Bu konuda iş dünyamızdan da destek bekliyoruz. Kesinlikle kötümser senaryolara göre pozisyon alarak akıl ve etik dışı fiyatlamalara yönelmek yerine, makul, mantıklı, sürdürülebilir politikalarla ülkemizi bu kısır döngüden kısa sürede çıkartabiliriz” diye konuştu.
Çok klasik bir söz olmasına rağmen özellikle günün gerçeklerini ifade etmesi bakımından önemli gördüğü için “Unutmayın hepimiz aynı gemiyeyiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şayet Türkiye gemisi hasar görür, su alır, tehlike geçirirse bunun sonuçlarını bilaistisna hep beraber yaşayacak, görecek, ödeyeceğiz. Biz, tüm dikkatimizi ve enerjimizi ülkemizin önündeki aydınlık geleceğe yöneltmiş durumdayız. Her ne kadar fırsatçı ve tetikçi kesimler, Türkiye gemisinin daha çok yara alması için ellerinden geleni yapıyor olsa da aslında umutlu olmak için önümüzde yeteri kadar veri mevcuttur. Üretim tarafında, istihdamda, ihracatta gayet iyi durumdayız. Döviz kurunun mevcut durumu, göstergelerimizi olumsuz etkilese de rekabet gücümüzü koruyacak seviyededir. Cari açıktaki ve bütçe dengelerindeki bozulmanın sebebi, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de kimi kalemlerde 5 kat kimi kalemlerde 10 kat artan enerji giderleridir. Nitekim Kore’den Japonya’ya ve Avrupa Birliği’ne kadar normalde cari fazla veren ülkelerin tamamında benzer sıkıntılar yaşanıyor” değerlendirmesinde bulundu.
Tarımda bereketli bir yıl beklediklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, enerjide yerli ve millî kaynakları zaten harekete geçirdiklerini, gaza daha da bastıklarını kaydetti.
“ÜLKEMİZİN GÜCÜNÜ VE İMKÂNLARINI BİLİYORUZ”
Sanayinin, dünyanın yeni üretim merkezi olma yolunda adım adım ilerlediğini, turizmde güzel bir sezonun yaşanacağının işaretlerinin gelmeye başladığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün bakanımla da onları görüştük. ‘İyi konumdayız, inşallah hedefi yakalıyoruz’ dedi. İstihdamda küçük oynamalara rağmen hamdolsun sosyal kırılmalara sebep olacak herhangi bir riskle karşı karşıya değiliz. Ülkemizi, içimizdeki mandacı iktisatçıları kullanarak soyamayan küresel kuruluşların çaldıkları felaket çanlarına zerre kadar önem vermiyoruz. Bunlar, Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi’nin sağladığı dinamizm ve istikrar sayesinde artık ülkemizi diledikleri gibi yönlendiremeyenlerin feveranlarıdır. İçimizdeki bazı kesimlerin ruh hâli de Millî Mücadele öncesi umudunu manda ve işgale bağlayan zavallıların durumlarına benzemektedir. İnşallah bu manda heveslileri 1923’te başaramadılar, 2023’te de başaramayacaklar. Siz dünyaya kendi ülkesinden değil Londra ve New York’tan bakmak dışında hiçbir vasıfları olmayanların hezeyanlarına aldırmayın” ifadelerini kullandı.
Uygulanan ekonomi programının gayet tutarlı, ilmi, ülke ve dünya gerçeklerine uygun olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Dünyanın hiçbir yerinde ilişkisi kalmayan gösterge, faiz, enflasyon dayatmasını tek kurtuluş reçetesi gibi önümüze getirip duranların bir kısmı zırcahildir, bir kısmı ise alenen haindir. Biz çareyi üretimde, istihdamda, ihracatta arıyoruz ve bu yolda kararlılıkla devam edeceğiz. Çünkü biz ülkemizin gücünü ve imkânlarını biliyoruz. Çünkü biz ne yaptığımızı biliyoruz. Çünkü biz bunun sonunda ülkemizi nereye çıkartacağımızı biliyoruz. Büyük ve güçlü Türkiye’nin inşası yolunda bizimle birlikte olan herkes tarihe, bu büyük şerefin bir parçası olarak ismini altın harflerle yazdıracaktır. Siyasetten ekonomiye kadar her alandaki mandacı zihniyet mensuplarının tarihimizdeki yerleri ise birer kara leke olacaktır.”
Aynı mandacı zihniyetin ekonomik tartışmalar yanında, Suriye’den Akdeniz ve Ege ihtilaflarına, Karabağ’dan NATO meselesine kadar her konuda yansımalarını görmenin mümkün olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kendi ülkesinin ve milletinin yanında yer almak yerine emperyalist güçlere kuyruk sallamayı, sinyal vermeyi siyaset sanan bu zihniyeti milletimizin ferasetine havale ediyoruz” dedi.
DEİK Merkez Ofisi’nin hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, iş dünyasının kuzey yıldızı DEİK’in yeni merkez ofisinde ticari, diplomasi faaliyetlerinin daha verimli yürütüleceğine inandığını dile getirip, ödüle layık görülen DEİK’in ustalarını tekrar tebrik ederek vefat edenleri rahmetle andı.
Ustalara saygı ödüllerinin sunulduğu törende, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a “Kuzey Yıldızı” ödülünü, Ticaret Bakanı Mehmet Muş ve DEİK Başkanı Nail Olpak takdim etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Kanada Başbakanı Mark Carney, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirdikleri baş başa ve heyetler arası görüşmelerinin, anlaşmaların imza töreninin ardından ortak basın toplantısı düzenleyerek açıklamalarda bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Mark Carney ve heyetini tarihî dönemdeki ziyareti vesilesiyle Türkiye’de ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyduğunu ifade ederek, kendisine “hoş geldiniz” dedi.
İki ülke arasındaki üst düzey ziyaretlerin sürekli olmasını temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile bugünkü görüşmelerinde ikili ilişkileri etraflıca değerlendirdiklerini, bölgesel ve küresel meselelere değinme imkânı bulduklarını söyledi.
“TİCARET HACMİMİZİ İLK OLARAK 5 MİLYARA, AKABİNDE 10 MİLYAR DOLARA ÇIKARMAYI TEMENNİ EDİYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Bu yönde atacağımız somut adımları içeren bir eylem planını da bugün kabul ettik. Öncelikle ticaret ve yatırımların artırılmasını teminen Serbest Ticaret Anlaşması müzakerelerine yılsonundan önce başlanmasını kararlaştırdık. Bu sürece paralel olarak ekonomi alanındaki ilişkilerimizi tüm boyutlarıyla ele almak üzere Ortak Ekonomik ve Ticari Komite dâhil mevcut mekanizmaları daha etkin şekilde kullanacağız. Bu komitenin müteakip toplantısına 2027 yılında bu defa özel sektörlerimizin de katılımıyla ev sahipliği yapacağız. Atacağımız bu adımlarla hâlen yaklaşık 3 milyar dolar civarında seyreden ticaret hacmimizi ilk olarak 5 milyara, akabinde de 10 milyar dolara çıkarmayı temenni ediyoruz.”
Güncellenen Hava Ulaştırma Anlaşması ile iki ülke arasındaki doğrudan uçuşları yaklaşık iki katına çıkaracaklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün ayrıca üçüncü ülkelerde ortak yatırım fırsatlarını da değerlendirdik. Afrika’dan Latin Amerika’ya, Orta Asya’dan Uzak Doğu’ya kadar geniş bir coğrafyada önemli işbirliği fırsatlarının bulunduğuna inanıyoruz. Yarın Türk Eximbank ile Kanada İhracatı Geliştirme Kurumu arasında imzalanacak mutabakat zaptının üçüncü ülkelerde ortak projelere vesile olmasını temenni ediyoruz” diye konuştu.
Kanada ile savunma sanayii ve nükleer enerji alanlarında yakın temas hâlinde olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayii iş birliğinin önemine vakıf iki müttefik olduklarını kaydetti.
Bunu son olarak Ankara’da yapılan NATO Zirvesi sırasında da gördüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, biraz önce de “Savunma Sektörü Ortaklıkları Mutabakat Zaptı”nın imzalandığını anımsattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, müttefiklerin savunma sanayilerine finansman sağlamak amacıyla Kanada öncülüğünde kurulmakta olan Savunma, Güvenlik ve Dayanıklılık Bankasının iki ülke arasındaki savunma sanayii iş birliğini desteklemesini beklediklerini kaydetti.
Enerji alanında, madencilikten LNG’ye, kritik minerallerden nükleer enerjiye kadar geniş bir işbirliği alanının mevcut olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki ülkenin Enerji Bakanlıkları arasında kabul edilen “Enerji Alanında İşbirliğine Dair Ortak Bildiri”nin de nükleer dahil bu alandaki ciddi potansiyele işaret ettiğini söyledi.
Kanada Başbakanı Carney ile Gazze, Ukrayna ve Körfez dâhil birçok bölgesel gelişmeyi de değerlendirdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gerek Ukrayna’da, gerek Körfez’de olsun diplomatik yöntemlerin kalıcı barışa giden yolu açmasını temenni ediyoruz. Bu noktada ortak görüşte olduğumuzu teyit ettik. Gazze’de ise Kanada’nın diğer bazı müttefiklerle birlikte istilacı yerleşimlere yönelik yaptırım adımlarını, İsrail hükûmetinin ihlallerinin caydırılması noktasında isabetli bir adım olarak görüyoruz. Bölgemizde barış ve istikrarın tesisi noktasında bu yöndeki tutumlarını sürdürmelerini temenni ediyoruz” diye konuştu.
“İLİŞKİLERİMİZİN GELECEĞİNE YÖNELİK TARİHÎ BİR ADIM ATTIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Başbakan Carney ile ilişkilerimizin geleceğine yönelik tarihî bir adım attık. Çok geniş yelpazeye yayılan iş birliği potansiyelimizi gerçek anlamda hayata geçirmek için önemli bir süreci başlattık. İlişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine çıkarmamız kâğıt üzerinde kalacak sembolik bir adım olmayacaktır. Bu konuda Sayın Carney’nin ekonomi alanındaki engin tecrübesi ve siyaset sahnesinde sergilediği sağduyulu ve dirayetli duruşla önemli rol oynayacağına inanıyorum.”
Kanada Başbakanı Carney’ye, konuşmasının ardından, anlamlı ve dolu dolu ifadeleri için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Gerçekten uzun yıllara sâri bir Türkiye-Kanada kopukluğunu bugün gidermiş olduk. Şimdi yeni bir dönemi Türkiye ve Kanada arasında başlatıyoruz. İnşallah iş adamlarımızı bir araya getireceğiz ve ben de Kanada’ya yapacağım ilk iş adamlarıyla birlikte ziyaretimde, orada iş adamlarımızı bir araya getirerek adımlarımızı atacağız.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Kanada Başbakanı Mark Carney’i Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde resmî törenle karşıladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney’in tören alanındaki yerlerini almalarının ardından iki ülkenin millî marşları çalındı. Kanada Başbakanı Carney’in tören kıtasını selamlamasından sonra iki lider heyetlerini birbirlerine takdim etti.
Türkiye ve Kanada bayrakları önünde basın mensuplarına poz veren Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney, daha sonra baş başa görüşmelerini gerçekleştirmek üzere Cumhurbaşkanlığı Külliyesine geçti.
Merhametsizlikte sınır tanımazlar FETÖ’cüler şirketleri batırmak ve Mülklerini ele geçirmek için her türlü DİZİ FİLİMİ çeviriyorlar FETÖ’cüler çok zengin yandaşlar oluşturmak ana hedefleridir FETÖ’de “hedefe ulaşmak için her yol mübahtır” anlayışı vardır MARKA &PATENT ÇETESİ Marka & Patent çetesi | Devletin imkanlarını kullanıp Milletimize TUZAK kuruyorlar | FETÖ’cülere Kimler yardım ediyor? FETÖ’cüler Makam mevki ve para için her şeyi yapıyorlar FETÖ’nün bilişim militanları | İnsanlara kumpas kurarak adli sicil kayıtlarını kirletmek için her türlü yolsuzlukları yapıyorlar kurdukları tuzaklarda sınır tanımıyorlar
Bir FETÖ’cü nasıl anlaşılır? “Her türlü film çevirmek” Her türlü İftirayı atarlar sınır tanımazlar Yalan söylemekte, Kumpas kurmakta, İftira atmakta ,Dikizlemekte, Devlet imkanlarını örgüt için kullanmakta, Kamu ve insanların malına konmakta, adam öldürmekte uzmandır bunlar! merhamet ve vicdanları yoktur Makam mevki ve para için her şeyi yaparlar Hak yediler Soru çaldılar, insanlara kumpas kurdular, özellerini teşhir ettiler, o görüntülerle tüm istediklerini aldılar. İşyerlerine Kamu kurumlarına sitelere evlere kameralar kurdular hem insanları izlediler hem dinlediler insanların özel hayatlarına girdiler evlerine gizli kameralar kurdular bu yolla insanları ,şirketleri ,tehdit ettiler .her türlü yolsuzluğu yaptılar Bunlar ne kadar insanlık suçu varsa işledi hala işlemeye devam ediyorlar 40 yıl boyunca sinsi sinsi örgütlendiler. Suçsuz insanları kumpas kurup hapse attırdılar merhametsizler Türkiye’nin ve şirketlerin sırlarını sattılar Casusluk yaptılar. Devleti ele geçirmek için her şeyi yaptılar. Kaç masum insanın yuvasını yıktılar kim bilir? Nice esnafı iflas ettirdiler kurdukları kumpaslarla Mallarını ele geçirdiler Paravan holding ler kurdular insanların Mallarına el kondular. Karşı çıkanı da ölüme yolladılar… Vicdandan yoksun, gaddar, zalim merhamet yoksunudur bunlar Her türlü iftirayı atabilecek, her yalanı söyleyebilecek kadar zalimdirler.
Marka & Patent çetesi | Devletin imkanlarını kullanıp Milletimize TUZAK kuruyorlar |
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.