6.Ulusal Antarktika Bilim Seferinde Kullanılacak Milli Teknolojilerin Tanıtım ve Teslim Töreni Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Ankara Valisi Vasip Şahin, Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) Başkanı Prof. Dr. Hasan Mandal, TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi Kutup Araştırmaları Enstitüsü(MAM-KARE) Müdürü ve Sefer Koordinatörü Prof. Dr. Burcu Özsoy, TÜBİTAK SAGE Müdürü Gürcan Okumuş, ASELSAN Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Prof. Dr. Haluk Görgün, HAVELSAN Genel Müdürü Dr. Mehmet Akif Acar ile TÜRKSAT Uydu Hizmetleri Genel Müdür Yardımcısı Dr. Selman Demirel’in katılımlarıyla TÜBİTAK Feza Gürsey Konferans Salonu’nda gerçekleşti.
“Hedefimiz Antarktika Anlaşmasında “Danışman Ülke” statüsü kazanarak orada bayrağımızı dalgalandırmak ve beyaz kıtanın geleceğinde söz sahibi olmak”
Törende konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, savunma sanayiinden dijital teknolojilere, elektrikli araçlardan uzay çalışmalarına kadar birçok alanda büyük ve güçlü Türkiye’yi inşa etmek üzere çalışmalar yürütüldüğüne dikkat çekti. Bakan Varank, “Kutup araştırmaları da bu vizyonla yürüttüğümüz önemli faaliyetlerden biri.” dedi.
Varank, “Hedefimiz Antarktika Anlaşmasında “Danışman Ülke” statüsü kazanarak orada bayrağımızı dalgalandırmak ve beyaz kıtanın geleceğinde söz sahibi olmak.” ifadelerini kullandı.
2017 yılından bu yana kıtaya beş bilim seferi düzenlendiğini hatırlatan Bakan Varank, 22 Ocak’ta da 20 kişilik bir ekiple altıncı sefere çıkılacağını kaydetti. Varank, “Bunun kutup bilimlerine gönül verenler için çok heyecan verici bir süreç olduğunun farkındayım. İnanın ben de en az sizin kadar heyecanlıyım.” ifadelerini kullandı ve kutup seferine katılmak istediğini de belirterek “İnşallah Bakanlıktan sonra nasip olur sefere çıkmak.” temennisinde bulundu.
“Kutup çalışmalarında, ülkemizin ön sıralarda yer almasından gurur duyuyorum”
Kutupların doğal bir laboratuvar hüviyetinde, dünyanın geçmişine ve bugününe ışık tutan çok önemli alanlar olduğuna işaret eden Bakan Varank, “Burada yapılacak her keşif doğanın, canlıların ve yer kürenin anlaşılması noktasında çok kıymetli. İklim değişikliği başta olmak üzere birçok sorunun çözümü de aslında burada gizli. “Dolayısıyla ben de, tüm dünyayı ilgilendiren sonuçlar doğurabilecek bu çalışmalarda, ülkemizin ön sıralarda yer almasından gurur duyuyorum.” dedi.
Ekibin yaklaşık bir buçuk aylık zorlu bir yolculuk yapacağını belirten Varank, “Bilim aşkı aslında böyle bir şey! Her türlü zorluğu göze alıp, ailelerinde ayrılıp, ülkemiz adına, insanlık adına yeni kesiflere imza atabilmek. Ben bu vesileyle bir kez daha kendilerini yürekten tebrik ediyorum. Sağ salim gidip eve dönmelerini ve çok başarılı sonuçlar elde etmelerini diliyorum.” ifadelerini kullandı.
“Nasıl ki bugün kutup araştırmacılarımızı sefere uğurluyoruz, çok yakın bir gelecekte astronotlarımızı da uzaya uğurlayacağız”
Bakan Varank “Nasıl ki bugün kutup araştırmacılarımızı sefere uğurluyoruz, çok yakın bir gelecekte astronotlarımızı da uzaya uğurlayacağız. Biz buna yürekten inanıyoruz.” vurgusu yaptı.
Sefer boyunca Yer Bilimleri, Canlı Bilimleri ve Fiziki Bilimler alanlarında yürütülen tam 14 proje kapsamında detaylı araştırmalar yapılacağına dikkat çeken Bakan Varank, projelerin 29 kurumun iş birliğinde yürütüleceğine vurgu yaptı.
“Uluslararası iş birliklerimiz yeni başladığımız kutup araştırmalarında ne kadar büyük bir mesafe kaydettiğimizi de gösteriyor”
Uluslararası iş birliklerinin de altını çizen Bakan Varank, “Biri Portekiz’den biri de Bulgaristan’dan olmak üzere 2 yabancı araştırmacı ekibe dahil edildi. Bizim 2 Türk araştırmacımız da zaten hali hazırda Güney Kore’ye ait bir istasyonda çalışmalarını sürdürüyor. Bu durum, henüz çok yeni başladığımız kutup araştırmalarında ne kadar büyük bir mesafe kaydettiğimizi de gösteriyor aslında.” dedi.
“Milli Teknoloji Hamlesi ruhuyla ve yerli imkanlarla geliştirilen birçok teknolojik ürünü test edilmek üzere sefer ekibinin hizmetine sunuyoruz”
Varank, “Milli Teknoloji Hamlesi ruhuyla ve yerli imkanlarla geliştirilen birçok teknolojik ürünü test edilmek üzere sefer ekibinin hizmetine sunuyoruz. Ben şahsen bu adımı kutup çalışmalarının ve diğer birçok bilimsel araştırma projesinin geleceği açısından çok kıymetli buluyorum.” ifadeleriyle seferin önemine dikkat çekti.
Kutuplardaki çalışmaların çok zorlu hava şartları altında gerçekleştiğine işaret eden Bakan Varank, “Bu nedenle hem ekibin güvenliği açısından hem de çalışmaların kalitesi açısından burada kullanılacak makine ve teçhizatın yetkinliği çok önemli. Dolayısıyla, eğer bu makine teçhizat konusunda dışa bağımlı iseniz çalışmalarınızın sürdürülebilirliği büyük risk altında. Bunları sürekli dışardan aldığınızda büyük bir maliyet ortaya çıkacaktır. Daha da önemlisi, bu teknolojik ürünleri temin ettiğiniz yerler çok rahatlıkla size yaptığı tedariği sonlandırabilir. Kutup araştırmaları da hem üretebileceği ekonomik değer bakımından hem de prestij bakımından büyük bir potansiyele sahip. Bu nedenle burada yoğun bir uluslararası rekabet söz konusu. Çalışmalarınızın belli bir safhaya ulaştığını gören rakiplerinizin, bunu sekteye uğratmak için böyle bir yola başvurmayacağını garanti edemezsiniz.” diye konuştu.
“Bu seferlerde ekiplerimizin kullanacağı yüksek teknolojili makine ve teçhizatı yerli ve milli imkanlarla üreteceğiz”
“İşte biz de ülkemizin, bu alanda ‘ben de varım’ iddiasını güçlendirmek için kutup çalışmalarımızı milli teknoloji vizyonumuzla harmanlıyoruz. Ülkemizi kritik teknolojilerin pazarı değil üreticisi yapma hedefiyle atığımız adımlara kutup çalışmalarını da dahil ediyoruz.” diyen Varank, “Uydu, haberleşme, havacılık ve savunma sanayimizin yıldız kurumları ile önemli iş birlikleri geliştirdik. Böylece bu seferlerde ekiplerimizin kullanacağı yüksek teknolojili makine ve teçhizatı yerli ve milli imkanlarla üreteceğiz.” ifadelerini kullandı.
Varank, bu etkinin sadece kutup çalışmalarıyla sınırlı kalmayacağını ve savunma sanayii ve bilgi-iletişim teknolojileri başta olmak üzere diğer birçok alana sirayet edeceğini kaydetti. Bakan Varank son olarak bu seferde 5 değerli kurum tarafından geliştirilen çok önemli ürün ve hizmetlerin ekibe eşlik edeceğini belirterek ayrıntıları paylaştı.
“TÜBİTAK; Türkiye’nin, Antarktika’nın ve Arktik’in geleceğinde ve kutupların korunmasında söz sahibi olması amacıyla uzun süredir faaliyet yürütüyor”
Açılış konuşmasını yapan TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Hasan Mandal konuşmasında son yıllarda iklim değişikliği ve çevre kaynaklı sorunların dünyayı ve Türkiye’yi daha fazla etkilediğini vurgulayarak, bu sorunların karmaşık, dinamik ve değişken yapıda olmaları sebebiyle tek bir disiplin ve tek bir bakış açısıyla çözülmelerinin imkansız olduğuna değindi. Prof. Dr. Mandal, TÜBİTAK olarak farklı disiplinlerin birlikte çalışmasına olanak sağlayan “birlikte çalışma, birlikte geliştirme ve birlikte başarma” anlayışıyla bu karmaşık, dinamik ve değişken sorunlara çözüm ürettiklerini ifade etti.
TÜBİTAK’ın Türkiye’nin, Antarktika’nın ve Arktik’in geleceğinde ve kutupların korunmasında söz sahibi olması amacıyla uzun süredir faaliyetler gerçekleştirdiklerini dile getiren Mandal, Türkiye’nin bilimsel araştırma ve teknoloji üretimi hususunda öncü ülkeler arasında yer almak için 2017’de Cumhurbaşkanlığı himayesinde ve Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı uhdesinde Antarktika’ya ilk ulusal bilim seferini düzenlediğini anımsattı. 2019 yılında TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi Kutup Araştırmaları Enstitüsü’nün (MAM KARE) kurulmasıyla kutuplar alanındaki çalışmaların farklı bir boyut kazandığını belirten TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Hasan Mandal, “TÜBİTAK MAM KARE’nin kurulmasıyla birlikte Ulusal Kutup Bilim Programı doğrultusunda Kutup bölgelerine gerçekleştirdiğimiz bilim seferlerimizin koordinasyonunu T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımız ile birlikte yürütmeye başladık.” ifadelerini kullandı.
“Yerli ve milli imkanlar ile geliştirilen “ısıl pil”ler savunma sanayimizde dışa bağımlılığı ortadan kaldırdı”
Mandal 22 Ocak’ta altıncısı gerçekleştirilecek seferin önemine de değinirken, ülkemizin farklı kurum ve kuruluşlarının milli ürünlerle sefere destek olduğunu vurguladı. Prof. Dr. Mandal bu ürünler arasında yer alan ve TÜBİTAK tarafından yerli ve milli imkanlar ile geliştirilen “ısıl pil”lerin savunma sanayimizde dışa bağımlılığı ortadan kaldırdığını belirtti. TÜBİTAK Savunma Sanayii Araştırma ve Geliştirme Enstitüsü (SAGE) tarafından geliştirilen ısıl pillerin Bilim Seferi’nde kullanılmasıyla pek çok avantaj sağlayacağını dile getiren Mandal, “Bu pillerden elde edilecek ısı enerjisi sayesinde, araştırma ekibinin acil durumlarda ihtiyaç duyacağı ısınma ve sıvı su ihtiyacı karşılanabilecek.” dedi.
Isıl pillerin uzun raf ömrü, bakım gerektirmeme, kısa sürelerde yüksek enerji sağlama, hızlı tetiklenme, kendi kendine tükenmeme, yüksek güvenilirlik, geniş çalışma sıcaklık aralığı, zorlu çevresel koşullara dayanıklılık gibi özellikleriyle alternatiflerinden ayrıldığına dikkat çeken Mandal, “-90 derecede bile kendisinden beklenen performansı sağlayabilen ısıl piller, diğer pil teknolojilerinin çalışamayacağı Antarktika’nın aşırı soğuk iklim koşullarında, özellikle acil durumlarda görevini sorunsuz şekilde yerine getirecek.” açıklaması yaptı. Uzun raf ömrü ile Antarktika koşullarında 20 yıldan daha uzun süre depolanabilecek ısıl pillerin hiçbir bakım ihtiyacı olmadan 20 yıl sonra dahi başlangıçtaki enerji seviyesini muhafaza edebildiğini de vurgulayan TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Mandal, bu alanda yaptıkları tüm çalışmaların, Türkiye’nin teknolojik gelişmeleri takip eden bir ülkeden ziyade, bu teknolojileri kendi kaynaklarıyla üreten ve geliştiren bir ülkeye dönüştüğünü gösterdiğini belirtti.
TÜBİTAK olarak bu teknolojileri geliştirmek ve üretmek kadar bu alanda çalışmalar yürütecek nitelikli insan kaynağını oluşturmayı da amaçladıklarının altını çizen Mandal, bu amaçla “Kutup Şenliği”, Kutup Bilimleri Çalıştayları gerçekleştirdiklerini ve TEKNOFEST kapsamında yürüttükleri 2204-C Lise Öğrencileri Kutup Araştırma Projeleri Yarışmasıyla gençlerin bu alandaki projelerini desteklediklerini anlattı.
Mandal son olarak Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu kritik teknolojileri sağlayan tüm kuruluşlara, Bilim Seferinde iletişim desteği sağlayacak Anadolu Ajansı’na ve çalışmalarda desteğini hiçbir zaman esirgemeyen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank’a teşekkür etti.
Sefer Koordinatörü Prof. Dr. Burcu Özsoy, sefere ilişkin detayları paylaştı
Ulusal Antarktika Bilim Seferi Sunumu ile seferin detaylarını paylaşan TÜBİTAK MAM Kutup Araştırmaları Ensitüsü (KARE) Müdürü ve Sefer Koordinatörü Prof. Dr. Burcu Özsoy ise 22 Ocak-3 Mart 2022 tarihleri arasında gerçekleştirecek sefere ilişkin bilgi verdi. Seferin COVID-19 tedbirleri altında gerçekleşeceğinin altını çizen Özsoy, yedisi Canlı Bilimleri, dördü Yer Bilimleri ve üçü Fiziki Bilimler alanında olmak üzere, 29 farklı kurum iş birliği ile gerçekleştirilecek olan toplam 14 projeye ilişkin detayları paylaştı. Yabancı iş birliklerine de değinen Prof. Dr. Özsoy, “2 Türk Araştırmacı Güney Kore’ye ait King Sejong Antarktik İstasyonu’nda çalışmalarını sürdürmektedir, Bulgaristan ve Portekiz’den birer araştırmacı da Altıncı Ulusal Antarktika Bilim Seferi’nde bizimle birlikte görev alacaklar.” bilgisini paylaştı.
Zorlu koşullarda TÜBİTAK SAGE ısıl pilleri katkı verecek
“SAGE olarak tasarım, geliştirme ve üretim yeteneklerinin tamamına sahip olduğumuz ısıl pilimiz, zorlu çevresel koşulların hüküm sürdüğü kutup bölgesinde, 6.Ulusal Antarktika Bilim Seferi’nde görev almak üzere yola çıkıyor.“ diyen TÜBİTAK Savunma Sanayii Araştırma ve Geliştirme Enstitüsü (SAGE) Müdürü Gürcan Okumuş, yerli ve milli olarak Türk mühendisler tarafından geliştirilen ve üretilen yüksek teknoloji ürünü ısıl pillerin ileri seviye güvenilirlik, en az 25 yıl raf ömrü, bakım gerektirmeme, hızlı tetiklenme gibi özelliklerine vurgu yaptı.
Okumuş, “-90°C gibi aşırı düşük sıcaklıklarda da tam kapasite ile görev yapabilmesi ile alternatifsiz güç kaynağı olan piller, Dünya’nın en soğuk noktası olan ve zorlu iklim koşullarıyla bilinen Antarktika’da, acil, hızlı ve güvenilir elektrik enerjisi ihtiyacı durumunda, kullanıma hazır olacak, yapılan bilimsel araştırmalara ve geliştirmelere katkı sağlayacaktır.” dedi.
ASELSAN’dan Antarktika ekibine telsiz desteği
ASELSAN Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Haluk Görgün de Türkiye adına TÜBİTAK önderliğinde Antarktika’da yapılan çalışmaları büyük bir heyecan, merak ve gururla takip ettiklerini söyledi.
ASELSAN olarak Antarktika’ya test ve kullanım amaçlı Telsiz ve Modüler Mobil Tekrarlayıcı Telsiz sistemleri gönderdiklerini belirten Görgün, yerli ve milli imkanlarla geliştirilen, en zorlu koşullarda test edilen haberleşme ürünlerinin, çok zorlu bir sahada bilim insanlarının güvenilir destekçisi olacağını kaydetti. Antarktika’ya 15 adet gönderdikleri tasarım ödüllü 3700 el telsizlerinin ASELSAN’ın kendi sınıfında en başarılı haberleşme ürünlerinden olduğuna dikkati çeken Görgün, “Telsizlerimiz dünyadaki birçok zorlu ortamda gösterdiği başarısına bir yenisini katarak kutupların zorlu ortamında da ekiplerimizin can yoldaşı olacak.” dedi.
Görgün, sistemlerin kesintisiz çalışabilmesi için yüksek verimli güneş panelleriyle enerji üreten, kurulumu iki kişi tarafından yapılabilen “Taşınabilir Hibrit Güç Destek Birimi”nin de bilim insanlarına elektrik altyapısının olmadığı Antarktika’da enerji desteği vereceğini sözlerine ekledi.
HAVELSAN GNSS alıcısını tanıttı
HAVELSAN Genel Müdürü Mehmet Akif Nacar da TÜBİTAK MAM KARE yetkilileriyle, TEKNOFEST 2021’de ilk görüşmeleri yaptıklarını hatırlatarak, 4 ay gibi kısa bir sürede HAVELSAN GNSS alıcısını geliştirdiklerinin ve bunun ilk kez Antarktika’daki milli kutup seferinde kullanılacağının altını çizdi.
HAVELSAN GNSS alıcısının, GPS, Galileo, Beidu, Glonass, QZSS gibi birçok farklı ülkenin uydularını kullanarak konum hesaplama yaptığını ve küresel kapsama alanı sağladığını belirten Nacar, “HAVELSAN GNSS alıcısı, gerçek zamanlı konum, hız ve zaman bilgisi ile kesintisiz çalışma performansı sunuyor.” ifadesini kullandı.
Ürünleri sefer ekibine Bakan Varank teslim etti
Konuşmaların ardından ürünleri sefer koordinatörü Prof. Dr. Burcu Özsoy’a teslim eden Bakan Varank, “Bu teknolojileri geliştiriyor olmak ve alanda deneyebilmek kurumlarımıza büyük bir avantaj sağlıyor. Bugün denenmiş ürünleri pazara çıkardığınızda nasıl fark olduğunu biliyorsunuz. Firmalarımızın ürünlerini test etmesini çok önemsiyorum. En zor testlerden birini Antarktika’da ASELSAN, HAVELSAN ve SAGE gerçekleştirecek. İnşallah kalıcı üssü kurabilirsek orada gider beraber test ederiz.” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Kanada Başbakanı Mark Carney, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirdikleri baş başa ve heyetler arası görüşmelerinin, anlaşmaların imza töreninin ardından ortak basın toplantısı düzenleyerek açıklamalarda bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Mark Carney ve heyetini tarihî dönemdeki ziyareti vesilesiyle Türkiye’de ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyduğunu ifade ederek, kendisine “hoş geldiniz” dedi.
İki ülke arasındaki üst düzey ziyaretlerin sürekli olmasını temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile bugünkü görüşmelerinde ikili ilişkileri etraflıca değerlendirdiklerini, bölgesel ve küresel meselelere değinme imkânı bulduklarını söyledi.
“TİCARET HACMİMİZİ İLK OLARAK 5 MİLYARA, AKABİNDE 10 MİLYAR DOLARA ÇIKARMAYI TEMENNİ EDİYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Bu yönde atacağımız somut adımları içeren bir eylem planını da bugün kabul ettik. Öncelikle ticaret ve yatırımların artırılmasını teminen Serbest Ticaret Anlaşması müzakerelerine yılsonundan önce başlanmasını kararlaştırdık. Bu sürece paralel olarak ekonomi alanındaki ilişkilerimizi tüm boyutlarıyla ele almak üzere Ortak Ekonomik ve Ticari Komite dâhil mevcut mekanizmaları daha etkin şekilde kullanacağız. Bu komitenin müteakip toplantısına 2027 yılında bu defa özel sektörlerimizin de katılımıyla ev sahipliği yapacağız. Atacağımız bu adımlarla hâlen yaklaşık 3 milyar dolar civarında seyreden ticaret hacmimizi ilk olarak 5 milyara, akabinde de 10 milyar dolara çıkarmayı temenni ediyoruz.”
Güncellenen Hava Ulaştırma Anlaşması ile iki ülke arasındaki doğrudan uçuşları yaklaşık iki katına çıkaracaklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün ayrıca üçüncü ülkelerde ortak yatırım fırsatlarını da değerlendirdik. Afrika’dan Latin Amerika’ya, Orta Asya’dan Uzak Doğu’ya kadar geniş bir coğrafyada önemli işbirliği fırsatlarının bulunduğuna inanıyoruz. Yarın Türk Eximbank ile Kanada İhracatı Geliştirme Kurumu arasında imzalanacak mutabakat zaptının üçüncü ülkelerde ortak projelere vesile olmasını temenni ediyoruz” diye konuştu.
Kanada ile savunma sanayii ve nükleer enerji alanlarında yakın temas hâlinde olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayii iş birliğinin önemine vakıf iki müttefik olduklarını kaydetti.
Bunu son olarak Ankara’da yapılan NATO Zirvesi sırasında da gördüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, biraz önce de “Savunma Sektörü Ortaklıkları Mutabakat Zaptı”nın imzalandığını anımsattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, müttefiklerin savunma sanayilerine finansman sağlamak amacıyla Kanada öncülüğünde kurulmakta olan Savunma, Güvenlik ve Dayanıklılık Bankasının iki ülke arasındaki savunma sanayii iş birliğini desteklemesini beklediklerini kaydetti.
Enerji alanında, madencilikten LNG’ye, kritik minerallerden nükleer enerjiye kadar geniş bir işbirliği alanının mevcut olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki ülkenin Enerji Bakanlıkları arasında kabul edilen “Enerji Alanında İşbirliğine Dair Ortak Bildiri”nin de nükleer dahil bu alandaki ciddi potansiyele işaret ettiğini söyledi.
Kanada Başbakanı Carney ile Gazze, Ukrayna ve Körfez dâhil birçok bölgesel gelişmeyi de değerlendirdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gerek Ukrayna’da, gerek Körfez’de olsun diplomatik yöntemlerin kalıcı barışa giden yolu açmasını temenni ediyoruz. Bu noktada ortak görüşte olduğumuzu teyit ettik. Gazze’de ise Kanada’nın diğer bazı müttefiklerle birlikte istilacı yerleşimlere yönelik yaptırım adımlarını, İsrail hükûmetinin ihlallerinin caydırılması noktasında isabetli bir adım olarak görüyoruz. Bölgemizde barış ve istikrarın tesisi noktasında bu yöndeki tutumlarını sürdürmelerini temenni ediyoruz” diye konuştu.
“İLİŞKİLERİMİZİN GELECEĞİNE YÖNELİK TARİHÎ BİR ADIM ATTIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Başbakan Carney ile ilişkilerimizin geleceğine yönelik tarihî bir adım attık. Çok geniş yelpazeye yayılan iş birliği potansiyelimizi gerçek anlamda hayata geçirmek için önemli bir süreci başlattık. İlişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine çıkarmamız kâğıt üzerinde kalacak sembolik bir adım olmayacaktır. Bu konuda Sayın Carney’nin ekonomi alanındaki engin tecrübesi ve siyaset sahnesinde sergilediği sağduyulu ve dirayetli duruşla önemli rol oynayacağına inanıyorum.”
Kanada Başbakanı Carney’ye, konuşmasının ardından, anlamlı ve dolu dolu ifadeleri için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Gerçekten uzun yıllara sâri bir Türkiye-Kanada kopukluğunu bugün gidermiş olduk. Şimdi yeni bir dönemi Türkiye ve Kanada arasında başlatıyoruz. İnşallah iş adamlarımızı bir araya getireceğiz ve ben de Kanada’ya yapacağım ilk iş adamlarıyla birlikte ziyaretimde, orada iş adamlarımızı bir araya getirerek adımlarımızı atacağız.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Kanada Başbakanı Mark Carney’i Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde resmî törenle karşıladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney’in tören alanındaki yerlerini almalarının ardından iki ülkenin millî marşları çalındı. Kanada Başbakanı Carney’in tören kıtasını selamlamasından sonra iki lider heyetlerini birbirlerine takdim etti.
Türkiye ve Kanada bayrakları önünde basın mensuplarına poz veren Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney, daha sonra baş başa görüşmelerini gerçekleştirmek üzere Cumhurbaşkanlığı Külliyesine geçti.
Merhametsizlikte sınır tanımazlar FETÖ’cüler şirketleri batırmak ve Mülklerini ele geçirmek için her türlü DİZİ FİLİMİ çeviriyorlar FETÖ’cüler çok zengin yandaşlar oluşturmak ana hedefleridir FETÖ’de “hedefe ulaşmak için her yol mübahtır” anlayışı vardır MARKA &PATENT ÇETESİ Marka & Patent çetesi | Devletin imkanlarını kullanıp Milletimize TUZAK kuruyorlar | FETÖ’cülere Kimler yardım ediyor? FETÖ’cüler Makam mevki ve para için her şeyi yapıyorlar FETÖ’nün bilişim militanları | İnsanlara kumpas kurarak adli sicil kayıtlarını kirletmek için her türlü yolsuzlukları yapıyorlar kurdukları tuzaklarda sınır tanımıyorlar
Bir FETÖ’cü nasıl anlaşılır? “Her türlü film çevirmek” Her türlü İftirayı atarlar sınır tanımazlar Yalan söylemekte, Kumpas kurmakta, İftira atmakta ,Dikizlemekte, Devlet imkanlarını örgüt için kullanmakta, Kamu ve insanların malına konmakta, adam öldürmekte uzmandır bunlar! merhamet ve vicdanları yoktur Makam mevki ve para için her şeyi yaparlar Hak yediler Soru çaldılar, insanlara kumpas kurdular, özellerini teşhir ettiler, o görüntülerle tüm istediklerini aldılar. İşyerlerine Kamu kurumlarına sitelere evlere kameralar kurdular hem insanları izlediler hem dinlediler insanların özel hayatlarına girdiler evlerine gizli kameralar kurdular bu yolla insanları ,şirketleri ,tehdit ettiler .her türlü yolsuzluğu yaptılar Bunlar ne kadar insanlık suçu varsa işledi hala işlemeye devam ediyorlar 40 yıl boyunca sinsi sinsi örgütlendiler. Suçsuz insanları kumpas kurup hapse attırdılar merhametsizler Türkiye’nin ve şirketlerin sırlarını sattılar Casusluk yaptılar. Devleti ele geçirmek için her şeyi yaptılar. Kaç masum insanın yuvasını yıktılar kim bilir? Nice esnafı iflas ettirdiler kurdukları kumpaslarla Mallarını ele geçirdiler Paravan holding ler kurdular insanların Mallarına el kondular. Karşı çıkanı da ölüme yolladılar… Vicdandan yoksun, gaddar, zalim merhamet yoksunudur bunlar Her türlü iftirayı atabilecek, her yalanı söyleyebilecek kadar zalimdirler.
Marka & Patent çetesi | Devletin imkanlarını kullanıp Milletimize TUZAK kuruyorlar |
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.