Ticaret Bakanı Mehmet Muş, Türk inşaat sektörünün 2020’de yurt dışında üstlendiği 15,2 milyar dolarlık toplam proje bedelinin, 2021 yılı sonu itibarıyla yaklaşık 2 katına çıkarak 29,3 milyar dolara ulaştığını bildirdi.
Bakan Muş, Türkiye Müteahhitler Birliğinde düzenlenen “Yurtdışı Müteahhitlik ve Teknik Müşavirlik Hizmetleri 2021 Yılı Değerlendirmesi” programında yaptığı konuşmada, hizmet ihracatına en az mal ihracatı kadar önem verdiklerini söyledi.
Bakan Muş, hizmetler sektörünün, sağladığı net döviz girdisi, yüksek istihdam ve mal ihracatına verdiği olumlu katkıyla, Türkiye ekonomisinin tam anlamıyla “göz bebeği” konumunda olduğunu vurguladı.
Türk inşaat sanayisi, 1970’li yıllardan itibaren dünya inşaat sektörünün önde gelen aktörlerinden birisi konumuna yükseldiğine işaret eden Muş, sektörün son dönemde yaşadığı zorluklara dikkati çekti.
Muş, 2020’de Kovid-19 etkisiyle, Türk müteahhitlerinin yurt dışında üstlendikleri projelerin toplam bedelinin, bir önceki yıla göre yüzde 20 civarında azalışla 15 milyar dolara kadar gerilediğini belirterek, şöyle devam etti:
“Küresel salgının etkisiyle 2020 yılında önemli bir daralma yaşanmışsa da 2021, Türk inşaat sanayisinin toparlandığı bir yıl oldu. Türk inşaat sektörü, 2020’de üstlendiği 15,2 milyar dolarlık toplam proje bedelini, 2021 sonu itibarıyla yaklaşık 2 katına çıkararak 29,3 milyar dolara ulaştırdı. Böylelikle, ülkemiz müteahhitlerince bugüne kadar 131 ülkede üstlenilen toplam proje sayısı 11 bin 93’e, üstlenilen projelerin toplam değeri ise 451,5 milyar dolara yükselmiştir. 2021’e ait, şu an bu rakama eklenmeyen projelerin de eklenmesiyle birlikte, üstlendiğimiz proje bedelinin 30 milyar doları aşmasını bekliyoruz. Bu seviyeyi son olarak 31 milyar dolar seviyeleriyle rekora imza attığımız 2012-2013 yıllarında yakalamıştık. İnşallah, önümüzdeki süreçte iş dünyamızla omuz omuza çalışmalarımızı sürdürerek, bu seviyelerin çok daha üzerine çıkacağız. Kovid-19 salgını gibi eşi görülmemiş bir şok karşısında bile, büyük bir esneklik ve dirençle; salgın öncesi konumunu yakalayarak bunun da ötesine geçebilmesi, müteahhitlik sektörümüzün ne kadar geliştiğinin önemli bir göstergesidir.”
Türk inşaat sanayisinin küresel bir marka olduğunu ve bugüne kadar elde ettiği başarıların tesadüf olmadığını bir kez daha kanıtladığına işaret eden Muş, “Ekonomimize ve Türkiye markasına çok değerli katkılar yapan, zor coğrafyalarda türlü güçlüklere sabırla göğüs gererek hiç durmadan çalışan müteahhitlerimiz özellikle son 15 yılda yurt dışında ortalama 23 milyar dolar değerinde proje üstlenmiş ülkemize yılda ortalama 650 milyon dolar değerinde inşaat hizmet geliri getirmişlerdir. Müteahhitlerimizin ülkemize sağladığı döviz, elbette sadece inşaat gelirlerinden ibaret değildir. Projeleri hayata geçirirken sağladıkları istihdamın sonucu olarak ülkemize transfer edilen işçi gelirleri ve projelerin vesile olduğu inşaat malzemeleri ihracatı da göz ardı edilemez.” diye konuştu.
“Rusya’da üstlenilen proje bedelinde rekora imza attık”
Muş, Türk inşaat sanayisinin geleneksel pazarları olan Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT) coğrafyasında hala çok güçlü olduğunu belirterek, şu ifadeleri kullandı:
“Özellikle son dönemde, Sahra Altı Afrika’da etkinliğimizi oldukça güçlü biçimde artırıyoruz. Değer bazında, 2021 yılı projelerinin, yüzde 55’i BDT, yüzde 17’si Sahra-altı Afrika, yüzde 13’ü Orta Doğu ve yüzde 10’u Avrupa bölgesinde üstlenilmiştir. Bu oranlardan, Sahra Altı Afrika’nın bu sene, geleneksel pazarımız olan Orta Doğu’nun önüne geçti. Diğer taraftan Rusya, geçmiş yıllarda olduğu gibi en yüksek proje bedeline ulaşılan ülkeler arasında yine ilk sırada geliyor. Fakat bu sene Rusya’da 11,2 milyar dolar ile bir takvim yılı içinde bir ülkede toplamda üstlenilen proje bedelinde de daha fazla bir rekora imza atmış bulunmaktayız. Irak ise 2021’de üstlenilen 3,6 milyar dolarlık proje ile en çok proje üstlendiğimiz ikinci ülke konumuna yükselmiştir. Irak tarafı ile 2021’de önemli ve verimli temaslarımız oldu. Biz bu iletişimi sürdürerek Irak ile ilişkilerimizi geliştirmeyi ve müteahhitlerimizin bu ülkede daha da önünü açmayı hedefliyoruz. Geçtiğimiz yıl en fazla proje üstlendiğimiz ilk on ülke arasında Ukrayna, Kazakistan, Türkmenistan ve Cezayir gibi geleneksel pazarlarımız olan ülkeler yerlerini muhafaza etmiştir. Ayrıca, üç Sahra-Altı Afrika ülkesi ile Polonya, ilk 10’daki yerini almış vaziyettedir.”
“Hindistan pek çok ülkeyi geride bıraktı”
Muş, teknik müşavirlik sektörünün de son yıllarda önemli atılımlar gerçekleştirdiği bilgisini paylaşarak, “Bugün Türk teknik müşavirlik firmalarının yurt dışında üstlendikleri kümülatif proje bedeli 2,7 milyar doları aşmış; 2021 yılında üstlenilen proje bedeli ise 137 milyon dolar civarında gerçekleşmiştir. Bu rakamla 2020’de ulaşılan proje büyüklüğü korunmuş durumdadır. Teknik müşavirlik firmalarımızın 2021’de üstlendikleri projeleri bölgesel olarak incelediğimizde, BDT coğrafyasının öne çıktığını görmekteyiz. Teknik müşavirlik alanında da Azerbaycan, Rusya ve Özbekistan gibi geleneksel pazarlarda etkinliğimizi sürdürmekteyiz. Müteahhitlik sektörüne benzer biçimde, bu alanda da Irak, en fazla proje üstlenilen dördüncü ülke konumuna gelmiştir. Geleneksel pazarlarımızı içeren BDT bölgesinin ardından en güçlü olduğumuz bir diğer bölge Güney Asya olarak karşımıza çıkmaktadır. Nitekim Hindistan, geçtiğimiz sene üstlenilen proje büyüklüğü açısından pek çok geleneksel pazarımızı geride bırakarak birinci ülke olmuştur. Pakistan ise ilk on ülke arasında yer almaktadır. ” değerlendirmesinde bulundu.
Hizmet ticaretinin artırılmasına ilişkin çalışmaları da anlatan Muş, “Teknik müşavirlik sektörüne yönelik hazırladığımız ve başarıyla uyguladığımız devlet destekleri programlarımızla, müteahhitlik sektörümüzün yeni işler üstlenmesine yönelik olarak yaptığımız girişimlerle, önümüzdeki dönemde de Türk inşaat sanayisinin yurt dışında daha fazla proje üstlenmesi için çaba harcamaya devam edeceğiz. Ayrıca firmalarımızın iş yaptığı ülkelerde karşılaştığı sorunların çözümüne yönelik olarak, Bakanlığımızın ticari diplomasi araçları ile dün olduğu gibi bundan sonra da firmalarımızın yanında olacağız.” dedi.
“Kredi imkanlarının etkinliğini artıracağız”
Muş, Libya’da 2011 öncesinde üstlenilen projelerden kaynaklanan sorunların çözümüne yönelik önemli mesafe kat ettiklerini belirtirken, bu doğrultuda bazı firmaların yeniden işe başlama sözleşmelerini imzaladığını söyledi.
Müteahhitlik sektörünün yeni iş fırsatları yakalamasının önündeki en önemli engellerden birisinin finansman sıkıntıları olduğunun da farkında olduklarını aktaran Muş, “Bu doğrultuda, Türk Eximbank tarafından sağlanan kredi imkanlarının etkinliğini artırmaya çalışıyoruz. Bunun yanında, finansman imkanları güçlü ülkelerin firmaları ile ülkemiz firmalarının üçüncü ülkelerde iş birliği yapmalarını sağlamayı amaçlıyor, bu kapsamda ortak organizasyonlara yönelik çalışmalarımızı yoğunlaştırıyoruz.” ifadesini kullandı.
Muş, ihracatçıların kredide kefalet sorununu ortadan kaldırmak ve krediye erişim maliyetlerini düşürmek için kurgulanan İhracatı Geliştirme Anonim Şirketi’nin 1 Mart 2022’de faaliyete geçeceğini anımsatarak, şunları kaydetti:
“Önümüzdeki süreçte yayımlamayı planladığımız Uzak Ülkeler Stratejisi kapsamında, öncelikli potansiyel mal ve hizmet sektörlerimizi belirlemiş durumdayız. Bu çerçevede, yurt dışı müteahhitlik sektörümüzün de güçlü yapısı sayesinde artık geleneksel pazarlarının ötesinde yeni pazarlara açılmaya hazır hale geldiğine inanıyoruz. Geldiğimiz noktada özellikle ABD, Brezilya ve Endonezya pazarlarının hem müteahhitlik hem de teknik müşavirlik sektörümüz için önemli fırsatlar içerdiğini görmekteyiz. Önümüzdeki dönemde başta bu pazarlar olmak üzere müteahhitlerimizin yeni pazarlara açılması noktasında sektörümüzle istişarelerimizi artıracağımızı ve çalışmalarımızı yoğunlaştıracağımızı ifade etmek isterim.”
Türkiye Müteahhitler Birliği Başkanı Erdal Eren de “2022’de yurt dışında 30 milyar dolarlık iş hacmini aşmayı hedeflediklerini söyledi.
Kısa adı TMB olan Türkiye Müteahhitler Birliği Başkanı Erdal Eren, değerlendirme toplantısındaki konuşmasında, geçen yıl COVİD salgınınının belli ölçüde kontrol altına alınması, yurt dışı pazarlar ve bunun etkisiyle müteahhitlik hizmetlerinde canlanma olduğunu söyledi. Müteahhitler, mühendisler ve işçilerin her zorlukla mücadeleyi sürdürdüğünü dile getiren Eren,
Dünyada bir marka haline gelen Türk müteahhitliğinin konumunu zaafa uğratmamak ve daha yüksek seviyelere taşımak amacıyla yurt dışı faaliyetlere yönelik bir Akreditasyon Sistemi’nin gerekli olduğunu düşündüklerini belirtti. Eren, bu sistemin, kamu-özel sektör iş birliğiyle belirlenecek mali, teknik ve performansa dayalı objektif kriterler çerçevesinde Ticaret Bakanlığı’nın öncülüğünde hayata geçirilmesini arzu ettiklerini ifade etti.
Eren, Covid salgını belirsizliğinin ortaya çıkan yeni varyantlarla sürdüğünü, geliştirilen aşı ve ilaçların ise geleceğe olumlu bakmalarına imkan sağladığını bildirdi.
Bu yıl küresel ekonomide gerçekleşeceğini umdukları toparlanma ve salgın şartlarında sağlanacak iyileşmeyle birlikte ertelenmiş alt ve üstyapı projelerinin, müteahhitler için önemli fırsatlar yaratacağını vurgulayan Başkan Erdal Eren, artan petrol fiyatlarının yeni projelerin üstlenilmesi için destekleyici olacağını söyledi.
Erdal Eren, Salgının bahara kadar engel olmaktan çıkacağı ümidi ile 30 milyar dolarlık iş hacmi hedefini orta vadede 50 milyar dolara çekme amaçlarını da dile getirdi.
Eren, bunun aynı zamanda inşaat malzemesi ihracatının da aynı oranda artırılması anlamına geldiğini kaydetti.
Türkiye Müteahhitler Birliği Başkanı Erdal EREN, Yurt dışı projelerinde istihdam edilen Türk iş gücü sayısını, 25-30 binler seviyesinden yeniden 100 bine çıkarmanın en öncelikli hedefleri arasında bulunduğunu da sözlerine ekledi.
Türk Müşavir Mühendisler ve Mimarlar Birliği Başkanı İrfan AKER de ekonominin lokomotifi rolünü taşıyan Müteahhitler Birliği üyelerinin her geçen gün başarı ve güvenirliliklerinin arttığını söyledi.
İrfan AKER, Türkiye Müteahhitler Birliği üyelerine yardımcı olmaya, önlerini açmaya ve onlarla birlikte faaliyet göstererek Türkiye’ye katma değer kazandırmaya çalıştıklarını belirtti. Aker, Cıvid-19 salgınının etkisinin azalması durumunda Türkiye’nin müşavirlik konusunda daha ileri seviyelere geleceğini söyledi.
İrfan Aker, Birliğin, Müşavir Mühendisler Uluslararası Federasyonu ve Avrupa Müşavirlik Mühendislik Birlikleri FEDERASYONU’nun üyesi olduğunu da belirterek kısa adı “efca” olan Avrupa Müşavirlik Mühendislik Birlikleri Genel Kurulu ve Kongresi’nin 9-10 Haziran’da İstanbul’da yapılacağını açıkladı.
Türkiye’deki büyük projelerin kendilerine sağladığı referanslara dikkat çeken İrfan Aker, bu referanslarla yurt dışındaki işlerde diğer firmaların önüne geçtiklerini de vurguladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Kanada Başbakanı Mark Carney, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirdikleri baş başa ve heyetler arası görüşmelerinin, anlaşmaların imza töreninin ardından ortak basın toplantısı düzenleyerek açıklamalarda bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Mark Carney ve heyetini tarihî dönemdeki ziyareti vesilesiyle Türkiye’de ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyduğunu ifade ederek, kendisine “hoş geldiniz” dedi.
İki ülke arasındaki üst düzey ziyaretlerin sürekli olmasını temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile bugünkü görüşmelerinde ikili ilişkileri etraflıca değerlendirdiklerini, bölgesel ve küresel meselelere değinme imkânı bulduklarını söyledi.
“TİCARET HACMİMİZİ İLK OLARAK 5 MİLYARA, AKABİNDE 10 MİLYAR DOLARA ÇIKARMAYI TEMENNİ EDİYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Bu yönde atacağımız somut adımları içeren bir eylem planını da bugün kabul ettik. Öncelikle ticaret ve yatırımların artırılmasını teminen Serbest Ticaret Anlaşması müzakerelerine yılsonundan önce başlanmasını kararlaştırdık. Bu sürece paralel olarak ekonomi alanındaki ilişkilerimizi tüm boyutlarıyla ele almak üzere Ortak Ekonomik ve Ticari Komite dâhil mevcut mekanizmaları daha etkin şekilde kullanacağız. Bu komitenin müteakip toplantısına 2027 yılında bu defa özel sektörlerimizin de katılımıyla ev sahipliği yapacağız. Atacağımız bu adımlarla hâlen yaklaşık 3 milyar dolar civarında seyreden ticaret hacmimizi ilk olarak 5 milyara, akabinde de 10 milyar dolara çıkarmayı temenni ediyoruz.”
Güncellenen Hava Ulaştırma Anlaşması ile iki ülke arasındaki doğrudan uçuşları yaklaşık iki katına çıkaracaklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün ayrıca üçüncü ülkelerde ortak yatırım fırsatlarını da değerlendirdik. Afrika’dan Latin Amerika’ya, Orta Asya’dan Uzak Doğu’ya kadar geniş bir coğrafyada önemli işbirliği fırsatlarının bulunduğuna inanıyoruz. Yarın Türk Eximbank ile Kanada İhracatı Geliştirme Kurumu arasında imzalanacak mutabakat zaptının üçüncü ülkelerde ortak projelere vesile olmasını temenni ediyoruz” diye konuştu.
Kanada ile savunma sanayii ve nükleer enerji alanlarında yakın temas hâlinde olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayii iş birliğinin önemine vakıf iki müttefik olduklarını kaydetti.
Bunu son olarak Ankara’da yapılan NATO Zirvesi sırasında da gördüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, biraz önce de “Savunma Sektörü Ortaklıkları Mutabakat Zaptı”nın imzalandığını anımsattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, müttefiklerin savunma sanayilerine finansman sağlamak amacıyla Kanada öncülüğünde kurulmakta olan Savunma, Güvenlik ve Dayanıklılık Bankasının iki ülke arasındaki savunma sanayii iş birliğini desteklemesini beklediklerini kaydetti.
Enerji alanında, madencilikten LNG’ye, kritik minerallerden nükleer enerjiye kadar geniş bir işbirliği alanının mevcut olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki ülkenin Enerji Bakanlıkları arasında kabul edilen “Enerji Alanında İşbirliğine Dair Ortak Bildiri”nin de nükleer dahil bu alandaki ciddi potansiyele işaret ettiğini söyledi.
Kanada Başbakanı Carney ile Gazze, Ukrayna ve Körfez dâhil birçok bölgesel gelişmeyi de değerlendirdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gerek Ukrayna’da, gerek Körfez’de olsun diplomatik yöntemlerin kalıcı barışa giden yolu açmasını temenni ediyoruz. Bu noktada ortak görüşte olduğumuzu teyit ettik. Gazze’de ise Kanada’nın diğer bazı müttefiklerle birlikte istilacı yerleşimlere yönelik yaptırım adımlarını, İsrail hükûmetinin ihlallerinin caydırılması noktasında isabetli bir adım olarak görüyoruz. Bölgemizde barış ve istikrarın tesisi noktasında bu yöndeki tutumlarını sürdürmelerini temenni ediyoruz” diye konuştu.
“İLİŞKİLERİMİZİN GELECEĞİNE YÖNELİK TARİHÎ BİR ADIM ATTIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Başbakan Carney ile ilişkilerimizin geleceğine yönelik tarihî bir adım attık. Çok geniş yelpazeye yayılan iş birliği potansiyelimizi gerçek anlamda hayata geçirmek için önemli bir süreci başlattık. İlişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine çıkarmamız kâğıt üzerinde kalacak sembolik bir adım olmayacaktır. Bu konuda Sayın Carney’nin ekonomi alanındaki engin tecrübesi ve siyaset sahnesinde sergilediği sağduyulu ve dirayetli duruşla önemli rol oynayacağına inanıyorum.”
Kanada Başbakanı Carney’ye, konuşmasının ardından, anlamlı ve dolu dolu ifadeleri için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Gerçekten uzun yıllara sâri bir Türkiye-Kanada kopukluğunu bugün gidermiş olduk. Şimdi yeni bir dönemi Türkiye ve Kanada arasında başlatıyoruz. İnşallah iş adamlarımızı bir araya getireceğiz ve ben de Kanada’ya yapacağım ilk iş adamlarıyla birlikte ziyaretimde, orada iş adamlarımızı bir araya getirerek adımlarımızı atacağız.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Kanada Başbakanı Mark Carney’i Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde resmî törenle karşıladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney’in tören alanındaki yerlerini almalarının ardından iki ülkenin millî marşları çalındı. Kanada Başbakanı Carney’in tören kıtasını selamlamasından sonra iki lider heyetlerini birbirlerine takdim etti.
Türkiye ve Kanada bayrakları önünde basın mensuplarına poz veren Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney, daha sonra baş başa görüşmelerini gerçekleştirmek üzere Cumhurbaşkanlığı Külliyesine geçti.
Merhametsizlikte sınır tanımazlar FETÖ’cüler şirketleri batırmak ve Mülklerini ele geçirmek için her türlü DİZİ FİLİMİ çeviriyorlar FETÖ’cüler çok zengin yandaşlar oluşturmak ana hedefleridir FETÖ’de “hedefe ulaşmak için her yol mübahtır” anlayışı vardır MARKA &PATENT ÇETESİ Marka & Patent çetesi | Devletin imkanlarını kullanıp Milletimize TUZAK kuruyorlar | FETÖ’cülere Kimler yardım ediyor? FETÖ’cüler Makam mevki ve para için her şeyi yapıyorlar FETÖ’nün bilişim militanları | İnsanlara kumpas kurarak adli sicil kayıtlarını kirletmek için her türlü yolsuzlukları yapıyorlar kurdukları tuzaklarda sınır tanımıyorlar
Bir FETÖ’cü nasıl anlaşılır? “Her türlü film çevirmek” Her türlü İftirayı atarlar sınır tanımazlar Yalan söylemekte, Kumpas kurmakta, İftira atmakta ,Dikizlemekte, Devlet imkanlarını örgüt için kullanmakta, Kamu ve insanların malına konmakta, adam öldürmekte uzmandır bunlar! merhamet ve vicdanları yoktur Makam mevki ve para için her şeyi yaparlar Hak yediler Soru çaldılar, insanlara kumpas kurdular, özellerini teşhir ettiler, o görüntülerle tüm istediklerini aldılar. İşyerlerine Kamu kurumlarına sitelere evlere kameralar kurdular hem insanları izlediler hem dinlediler insanların özel hayatlarına girdiler evlerine gizli kameralar kurdular bu yolla insanları ,şirketleri ,tehdit ettiler .her türlü yolsuzluğu yaptılar Bunlar ne kadar insanlık suçu varsa işledi hala işlemeye devam ediyorlar 40 yıl boyunca sinsi sinsi örgütlendiler. Suçsuz insanları kumpas kurup hapse attırdılar merhametsizler Türkiye’nin ve şirketlerin sırlarını sattılar Casusluk yaptılar. Devleti ele geçirmek için her şeyi yaptılar. Kaç masum insanın yuvasını yıktılar kim bilir? Nice esnafı iflas ettirdiler kurdukları kumpaslarla Mallarını ele geçirdiler Paravan holding ler kurdular insanların Mallarına el kondular. Karşı çıkanı da ölüme yolladılar… Vicdandan yoksun, gaddar, zalim merhamet yoksunudur bunlar Her türlü iftirayı atabilecek, her yalanı söyleyebilecek kadar zalimdirler.
Marka & Patent çetesi | Devletin imkanlarını kullanıp Milletimize TUZAK kuruyorlar |
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.