Cumhurbaşkanı Erdoğan, Üçüncü Türkiye-Afrika Ortaklık Zirvesi’nde yaptığı konuşmada, “Türkiye-Afrika Ortalık Zirveleriyle, ülkemizin ciddiyetini, kıta ile münasebetlere verdiğimiz önemi açıkça ortaya koyduk. Allah’a hamdolsun ortak çabalarımız neticesinde Türkiye-Afrika ilişkilerini, 16 yıl önce hayal dahi edilemeyecek seviyelere getirdik” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ev sahipliğinde “Birlikte Kalkınma ve Refah için Güçlendirilmiş Ortaklık” temasıyla düzenlenen Üçüncü Türkiye-Afrika Ortaklık Zirvesi başladı.
İstanbul Kongre Merkezi’nde düzenlenen zirve öncesi Cumhurbaşkanı Erdoğan konuk devlet ve hükûmet başkanlarını tek tek karşıladı. Karşılamanın ardından zirve aile fotoğrafı çektirildi.
Zirvenin açılış oturumunda yaptığı konuşmada katılımcıları selamlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sizlerin vasıtasıyla mama Afrika’nın dört bir yanındaki kardeşlerime buradan sevgilerimi, saygılarımı gönderiyorum” dedi.
Zirvenin üçüncüsü vesilesiyle katılımcıları Türkiye’de misafir etmekten duyduğu bahtiyarlığı dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2008’de İstanbul’da ve 2014’te Malabo’da gerçekleştirilen iki zirvenin ardından yeniden bir araya gelmenin sevincini yaşadıklarını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, salgın şartlarına rağmen zirvenin icrası için katkılarını esirgemeyen Afrika Birliği Komisyonu’na da teşekkür etti.
“ORTAK TARİHİN İZLERİNE KITANIN HER KÖŞESİNDE RASTLANIYOR”
Türkiye Cumhurbaşkanı olarak kıtayı temsilen binlerce kilometre mesafe katedip toplantıya katılanlara şükranlarını sunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, yapılacak toplantı ve istişarelerin ülkeler için hayırlara vesile olmasını diledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk milletinin Afrika halklarıyla kökleri 9. yüzyıla uzanan güçlü beşeri bağları bulunduğunu vurgulayarak, kıtanın farklı şehirlerinde inşa edilen asırlık camiler, kütüphaneler, hanlar ve limanların aradaki kadim dostluğun nişanelerinden sadece bazıları olduğunu kaydetti.
Ortak tarihin izlerine Sudan’dan Libya’ya, Harar’dan Cape Town’a, Mogadişu’dan Timbuktu’ya kadar kıtanın her köşesinde rastlandığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Dönemin işgalcilerine karşı yürüttüğümüz İstiklal Harbi’mizin de özgürlük mücadelelerinde Afrika halklarına cesaret ve ilham verdiğini biliyoruz. Bu müşterek geçmişimize rağmen gerek ülkemizin gerekse kıtanın içinde bulunduğu şartlar sebebiyle ilişkilerimizde bir dönem adeta bir fetret devri yaşadığımız gerçektir. Ancak bu dönemde bile Türkiye, Afrika’ya ve Afrika halklarına asla sırtını dönmemiştir. Başta Kuzey Afrika ülkeleri olmak üzere kıtadaki özgürlük hareketlerini dönemin zorlu koşullarına rağmen güçlü bir şekilde desteklemiştir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2005’in Türkiye’de Afrika yılı ilan edilerek kıtayla ilişkilerde yeni bir sayfa açıldığını dile getirerek, bir tarafta Afrikalı kardeşlerle yeniden kucaklaşırken diğer taraftan da iş birliğini eşit ortaklık ve kazan-kazan temelinde ilerletmeye çalıştıklarını anlattı.
Kıtaya yönelik üstenci, nobran, buram buram oryantalizm kokan bakış açılarını daima reddettiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Afrika açılımıyla ivme kazanan iş birliğimizi 2008 yılında Afrika Birliği’nin stratejik ortağı olarak bütüncül bir yapıya kavuşturduk. İki kez düzenlediğimiz Türkiye Afrika Ortaklık Zirveleriyle ülkemizin ciddiyetini, kıtayla münasebetlere verdiğimiz önemi açıkça ortaya koyduk. Allah’a hamdolsun ortak çabalarımız neticesinde Türkiye-Afrika ilişkilerini, 16 yıl önce hayal dahi edilemeyecek seviyelere getirdik. Bakınız burada ortak başarımızı göstermesi açısından bazı rakamları paylaşmak istiyorum. Kıtayla 5,4 milyar dolar olan ticaret hacmimiz 2020 yılında 25,3 milyar doları aştı. Bu senenin ilk 11 ayındaki ticaretimiz şimdiden 30 milyar doları yakaladı. Kıta çapındaki yatırımlarımızın değeri ise 6 milyar dolara ulaştı. Türk firmaları yaklaşık 25 bin Afrikalı kardeşimize istihdam sağlıyor. Müteahhitlik şirketlerimiz Afrika genelinde toplam değeri 78 milyar dolara varan 1686 projeye imza attı.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Afrika kökenli insanların Türkiye’ye yönelik yatırımlarının giderek arttığını da söyledi.
“İKİLİ TİCARETİMİZİ 75 MİLYAR DOLARA TAŞIYACAĞIMIZA İNANIYORUM”
Bavul ticareti ve esnaflıkla başlayan girişimlerin bugün istihdam sağlayan ülkenin ihracatına katkıda bulunan firmalara dönüştüğünü belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’deki Afrika diasporasının bu yatırımlarını desteklediklerini ve teşvik ettiklerini anlattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 1 Ocak 2021’de yürürlüğe giren Afrika Kıtasal Serbest Ticaret Bölgesi Anlaşması’nı yakından takip ettiklerini dile getirerek, “İkili ticaretimizi, müşterek çabalarımızla önce 50 milyar dolara, ardından da 75 milyar dolara taşıyacağımıza inanıyorum” diye konuştu.
Son 16 yılda katedilen mesafeye bakıldığında Türkiye ile Afrika arasındaki gerçek potansiyelin bu hedeflerin fevkinde olduğunu açıkça ortaya koyduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, ticaret ve yatırımlarla beraber diğer alanlarda da iş birliğinin ilerletildiğini kaydetti.
2005 yılında kıtada 12 olan büyükelçilik sayısının 42’ye çıktığını, yine bu yıllarda Ankara’da sadece 10 Afrika ülkesinin büyükelçiliği varken bugün bu sayının da 37’ye yükseldiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Dünyadaki en büyük diplomatik temsilciliğimizi Somali’de açtık. Uluslararası kamuoyunun milyonlarca insanın dramına gözlerini kapattığı Somali’yi 2011 yılında eşimle beraber ziyaret ettik. Kendi insanımızla birlikte dünya kamuoyunun da dikkatini bu kardeş ülkedeki insani krize çekmeye çalıştık. O ziyaret sadece birileri tarafından ‘çökmüş devlet’ olarak tarif edilen Somali’nin değil, Doğu Afrika’nın da kaderini değiştirdi. Gereken destek sağlandığında ve samimiyetle emek verildiğinde bir halkın küllerinden yeniden doğabildiğini hep birlikte dünyaya gösterdik.”
Afrika’daki trajedilere yönelik hassas tavrı, Ebola salgını başta olmak üzere kıtayı etkileyen diğer insani krizlerde de sergilediklerini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Diplomatik misyonlarımızın yanı sıra TİKA, Yunus Emre Enstitüsü, Maarif Vakfı, Anadolu Ajansı, Türk Hava Yolları, Kızılay gibi kurumlarımızla kıta genelindeki varlığımızı daha da yaygınlaştırdık. Eski kolonyal alışkanlıkların yeni modellerle sürdürülmeye çalışıldığı günümüzde biz birlikte kazanmanın, birlikte kalkınmanın, birlikte gelişmenin, birlikte kol kola geleceğe yürümenin gayretindeyiz. Bu süreçte özellikle kadınlara, gençlere ve çocuklara ulaşmaya özel önem atfediyoruz. Türkiye burslarımızdan yararlanan Afrikalı öğrencilerin sayısı 14 bini aştı. Ziyaret ettiğimiz ülkelerde zaman zaman Türkiye mezunu bu kardeşlerimizle karşılaşıyor ve onların başarılarından gurur duyuyoruz. Bayrak taşıyıcımız Türk Hava Yolları kıtayı dünyaya bağlayan uluslararası hava yolu şirketlerinden biri hâline geldi. Koronavirüs salgınının yol açtığı sıkıntıların da aşılmasıyla birlikte inşallah önümüzdeki dönemde sefer sayısının artacağına inanıyorum”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Somali’deki Recep Tayyip Erdoğan Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Sudan’daki Türkiye Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Nijer’deki Nijer-Türkiye Dostluk Hastanesi Afrikalı kardeşlerimize şifa kapısı olmayı sürdürüyor. Şimdiye kadar dünya genelinde 5,5 milyona yakın insanın hayatına mal olan koronavirüs salgını döneminde de Afrikalı dostlarımızı yalnız bırakmadık. Gelişmiş ülkelerin tamamen içlerine kapandığı bu zor günlerde biz tıbbi yardımlarda dünyada ikinci sıraya yerleştik. Aralarında 44 Afrika ülkesinin de yer aldığı toplam 160 devlet ve 12 uluslararası kuruluşa katkıda bulunduk. Kovid-19 aşısına erişimde yaşanan küresel adaletsizliğin ve Afrika’nın mağduriyetinin farkındayız. Afrika nüfusunun yalnızca yüzde 6’sına Kovid-19 aşısı tatbik edilebilmesi insanlık adına yüz kızartıcıdır. Bu sorunun çözümüne katkı sağlamak amacıyla imkânlarımız nispetindeki önümüzde dönemde 15 milyon doz aşıyı paylaşmayı planlıyoruz. Yerli ve millî aşımız TURKOVAC için acil kullanım onayına kısa bir süre önce başvurduk. Süreç tamamlanınca aşımızı milletimiz ve Afrikalı kardeşlerimizle beraber tüm insanlığın hizmetine sunacağız” dedi.
“30 AFRİKA ÜLKESİNE 50 ZİYARET GERÇEKLEŞTİRDİM”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Afrika kıtasına ilk ziyaretini Başbakanlık görevini üstlendikten yaklaşık bir yıl sonra, 2004 senesinde yaptığını hatırlatarak, şunları aktardı: “Başbakan ve Cumhurbaşkanı sıfatıyla şimdiye kadar toplam 30 Afrika ülkesine 50 ziyaret gerçekleştirdim. Bunların kahir ekseriyeti ülkemizin bu düzeyde yapılan ilk ziyaretlerdi. Aynı şekilde kıtanın dört bir yanından dost devlet ve hükûmet başkanlarını ülkemizde ağırlamanın sevincini yaşadık. Hemen her sene yurt dışı ziyaret programıma birkaç ülkeyi kapsayan bir Afrika seyahati eklemeye bilhassa özen gösteriyorum. Afrika kıtasına her gidişimde, 2004 yılında yaptığım ziyaret kadar heyecan duyuyor, mutlu oluyorum. Çünkü bu ziyaretlerde her türlü zorluğa rağmen yılmadan çalışan, ter döken, hayata umutla sarılan mütevekkil insanlar gördüm. Başının üstünde adeta tüm dünyanın ağırlığını taşıyan vefakâr, emekçi kadınlar gördüm. Şafağın ışıklarıyla beraber çıplak ayaklarıyla yollara koyulan, gözleri pırıl pırıl Afrikalı çocuklar gördüm. Ak düşmüş saçlarında yıllarca, binlerce yıllık Afrika bilgeliğini temsil eden yaşlılar, piri faniler gördüm. Gece gündüz demeden ülkesi ve milletinin refahı için gayret gösteren siyasetçiler, basiretli devlet adamları gördüm. Yarınların bugünden çok daha iyi olacağı inancıyla mücadele eden, ülkeleri için hayal kuran gençler gördüm. Mama Afrika’nın kadim birikimini, kültürünü, zenginliğini eserleriyle tüm dünyaya aktaran sanatçılar, yazarlar, şairler gördüm. Kendi ihtiyaç duysa bile ekmeğini komşusuyla paylaşmaktan çekinmeyen müşfik kalpler gördüm. Yoksulluğu, kıtlığı, yıkımı, gözyaşını, acıyı gördüğüm gibi umudu, asaleti, cesareti, merhameti, kardeşliği, yardımlaşmayı, paylaşmayı da gördüm. Afrikalı kardeşlerimizin gayreti, mücadelesi ve azmi karşısında daima büyük bir saygı gördüm.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Afrika’nın Madibası” olarak adlandırılan Nelson Mandela’nın “Büyük bir tepeyi aştığında insanın bulacağı şey, daha aşılacak çok tepelerin olduğudur” sözünü anımsattı. Afrika ile ilişkileri geliştirme yolculuğunda ekonomiden ticarete, sağlıktan yatırımlara kadar birçok zorluğun üstesinden geldiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, tarihin en büyük başarılarını elde etmelerine rağmen bulundukları konumla asla yetinmediklerinin altını çizdi.
Ortak tarihlerinden ve aralarındaki sağlam dostluklardan güç alarak hep daha iyiye, daha güzele, daha yükseğe ulaşmanın mücadelesini verdiklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Elbette 16 yıl öncesine göre gerek Afrika Birliği gerekse kıta ülkeleriyle ilişkilerimizin geldiği seviyeyi önemsiyoruz. Sadece 2005 senesiyle bugünkü rakamları karşılaştırmak bile 16 yıl gibi kısa sürede ne kadar büyük başarılara imza attığımızın delilidir. Ancak biz çok daha büyük hedeflerin, daha ulvi gayelerin peşindeyiz. Biz artık tepeleri değil Kilimanjaro gibi dağları aşmayı istiyoruz” diye konuştu.
“AFRİKA KITASININ GÜVENLİK KONSEYİ’NDE SÖZ VE KARAR HAKKININ OLMAMASI ÇOK BÜYÜK BİR ADALETSİZLİKTİR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Dünya 5’ten büyüktür bayrağı altına yürüttüğümüz mücadeleyi sadece kendimiz için değil Afrikalı kardeşlerimizin için de veriyoruz. Son birkaç yılda yaşadıklarımız tüm insanlığın kaderini, Güvenlik Konseyi üyesi 5 ülkenin insafına bırakmanın yanlışlığını göstermiştir. 1,3 milyar insanın yaşadığı Afrika kıtasının Güvenlik Konseyi’nde söz ve karar hakkının olmaması çok büyük bir adaletsizliktir. Afrika’nın Güvenlik Konseyi’nde hak ettiği şekilde temsil edilebilmesi için güç birliği yapmamız gerektiğine inanıyorum. Mevcut statükodan nemalananlar bizim çabalarımızdan rahatsız olsa da evlatlarımızın geleceği için biz bu mücadeleyi vermekte kararlıyız.”
Bugün üçüncüsünü gerçekleştirdikleri zirvenin, Türkiye’nin Afrika kıtasına ve kıtanın meselesine yönelik ilgisinin geçici olmadığını ortaya koyduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu zirvelerle Afrikalıların de Türkiye’yle iş birliğine verdikleri önemi müşahede etme imkânı bulduklarını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, artık birbirlerini daha yakından tanıdıklarını, samimiyetlerini bildiklerini, ülkeleri arasında çok ciddi bir iş birliği potansiyelinin var olduğunu gördüklerini dile getirerek, şunları kaydetti: “Bundan sonra öncelikle hedefimiz ilişkilerimizin kurumsallaştırılması, derinleştirilmesi ve çeşitlendirilmesi olmalıdır. Türkiye olarak bu kapsamda, bölgesel örgütlerle iş birliğimizi güçlendirmeyi arzu ediyoruz. Ülkemizin kıta genelindeki diplomatik misyon ve temsilcilik sayısının artması için çalışmalarımızı hızlandıracağız. Afrika ülkelerinin, ülkemizdeki temsilcilik sayılarının da yükselmesi için teşviklerimizi devam ettireceğiz. Afrika tarihinin, kültürünün, edebiyatının, siyasetinin, ekonomisinin ülkemizde daha iyi anlaşılması için farklı projeleri devreye alacağız. Sağlıktan savunmaya, enerjiden tarım ve teknolojiye uzanan geniş bir yelpazede iş birliğimizin kökleşmesi için gayret göstereceğiz.”
Yaklaşık 40 yıldır bölücü terörle mücadele eden bir ülke olarak Afrikalıların karşılaştığı güvenlik sınamalarını gayet iyi bildiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Boko Haram, Eş-Şebab, DEAŞ gibi örgütlerin sadece birkaç ülkenin sorunu olmadığına, herkesin ortak düşmanı olduğuna dikkati çekti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, FETÖ ve PKK ile masum Afrikalıların canına kasteden bu terör örgütleri arasında hiçbir ayrım olmadığını vurgulayarak, “Türkiye’nin ileri teknolojiye sahip savunma sanayi ürünlerini ve terörle mücadelede edindiği tecrübeleri Afrikalı dostlarımızın istifadelerine sunmaya hazırız. Bu vesileyle FETÖ’yle mücadelemize destek veren, bu teröristlerin faaliyetlerini yasaklayan, örgütle iltisaklı sözde eğitim kurumlarını Maarif Vakfı’mıza devreden veya kapatan tüm dostlarımıza bir kez daha teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.
Afrika atasözü olan “Bugün yaptığımız her şey tarihe kazınır” ifadelerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle tamamladı: “İnşallah biz de bugün yapacağımız işler ve alacağımız kararlarla Türkiye-Afrika ilişkilerinin geleceğine damga vuracağız. Nitekim bu doğrultuda zirve öncesinde yoğun bir çalışma yapıldı. Üst düzeyli memurlarımız bugün onayımıza sunulan belgeleri müzakere etti. Dışişleri Bakanlarımız da metinlere son şeklini dün verdi. Kendilerine mesailerinden ve emeklerinden ötürü teşekkür ediyorum. Bizlere de bildiri, eylem planı ve ortak uygulama raporu belgelerini onaylayıp, ilişkilerimizde yeni bir merhaleye kapı açmak düşüyor. Bu kapıyı da açarak aydınlık bir geleceğe adım atacağımıza inanıyorum. Rabb’im yar ve yardımcımız olsun diyorum. 11-13 Mart 2022 tarihlerinde yapılacak 2. Antalya Diplomasi Forumu’nda sizlerle yeniden bir araya gelmeyi ümit ediyorum. Zirvemizin başarıyla sonuçlanacağı inancıyla Türkiye-Afrika ortaklığının geleceği için en iyi dilek ve temennilerimi sunuyorum. Zirvenin düzenlenmesinde emeği geçen ve zirvemize katılan herkese teşekkür ediyorum.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 3. Türkiye-Afrika Ortaklık Zirvesi’nde çekilen aile fotoğrafını imzaladı.
Aile fotoğrafında yer alan isimler:
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Demokratik Kongo Cumhurbaşkanı Felix Antoine Tshisekedi Tshilombo, Afrika Birliği Komisyonu Başkanı Moussa Faki Mahamat, Ruanda Cumhurbaşkanı Paul Kagame, Senegal Cumhurbaşkanı Macky Sall, Komorlar Birliği Cumhurbaşkanı Assoumani Azali, Libya Başkanlık Konseyi Başkanı Muhammed el Menfi, Cibuti Cumhurbaşkanı İsmail Ömer Guelleh, Nijerya Cumhurbaşkanı Muhammed Buhari, Orta Afrika Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Faustin-Archange Touadera, Somali Cumhurbaşkanı Muhammed Farmajo, Sierra Leone Cumhurbaşkanı Julius Maada Bio, Moritanya Cumhurbaşkanı Mohamed Cheikh El Ghazouani, Gine Bissau Cumhurbaşkanı Umaro Sissoco Embalo, Ekvator Ginesi Ulusal Savunma ve Devlet Güvenliğinden Sorumlu Cumhurbaşkanı Yardımcısı Teodoro Nguema Obiang Mangue, Gambiya Cumhurbaşkanı Yardımcısı Isatou Touray, Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed Ali, Nijer Başbakanı Ouhoumoudou Mahamadou, Cezayir Başbakanı Aimene Benabderrahmane, Güney Sudan Cumhurbaşkanının Ulusal Güvenlik Danışmanı Tut Gatluak Manime, Batı Afrika Devletleri Ekonomik Topluluğu Komisyon Başkanı Jean-Claude Kassi Brou, Afrika Kıtası Serbest Ticaret Bölgesi Genel Sekreteri Wamkele K. Mene ile Uganda, Çad, Gana, Angola, Burundi Kamerun, Kongo, Fildişi Sahilleri, Gabon, Liberya, Güney Sudan, Tunus, Zimbabve, Zambiya, Tanzanya, Mısır, Güney Afrika, Malavi, Kenya, Burkina Faso ve Fas’tan bakanlar, özel temsilciler ile büyükelçiler bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Kanada Başbakanı Mark Carney, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirdikleri baş başa ve heyetler arası görüşmelerinin, anlaşmaların imza töreninin ardından ortak basın toplantısı düzenleyerek açıklamalarda bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Mark Carney ve heyetini tarihî dönemdeki ziyareti vesilesiyle Türkiye’de ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyduğunu ifade ederek, kendisine “hoş geldiniz” dedi.
İki ülke arasındaki üst düzey ziyaretlerin sürekli olmasını temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile bugünkü görüşmelerinde ikili ilişkileri etraflıca değerlendirdiklerini, bölgesel ve küresel meselelere değinme imkânı bulduklarını söyledi.
“TİCARET HACMİMİZİ İLK OLARAK 5 MİLYARA, AKABİNDE 10 MİLYAR DOLARA ÇIKARMAYI TEMENNİ EDİYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Bu yönde atacağımız somut adımları içeren bir eylem planını da bugün kabul ettik. Öncelikle ticaret ve yatırımların artırılmasını teminen Serbest Ticaret Anlaşması müzakerelerine yılsonundan önce başlanmasını kararlaştırdık. Bu sürece paralel olarak ekonomi alanındaki ilişkilerimizi tüm boyutlarıyla ele almak üzere Ortak Ekonomik ve Ticari Komite dâhil mevcut mekanizmaları daha etkin şekilde kullanacağız. Bu komitenin müteakip toplantısına 2027 yılında bu defa özel sektörlerimizin de katılımıyla ev sahipliği yapacağız. Atacağımız bu adımlarla hâlen yaklaşık 3 milyar dolar civarında seyreden ticaret hacmimizi ilk olarak 5 milyara, akabinde de 10 milyar dolara çıkarmayı temenni ediyoruz.”
Güncellenen Hava Ulaştırma Anlaşması ile iki ülke arasındaki doğrudan uçuşları yaklaşık iki katına çıkaracaklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün ayrıca üçüncü ülkelerde ortak yatırım fırsatlarını da değerlendirdik. Afrika’dan Latin Amerika’ya, Orta Asya’dan Uzak Doğu’ya kadar geniş bir coğrafyada önemli işbirliği fırsatlarının bulunduğuna inanıyoruz. Yarın Türk Eximbank ile Kanada İhracatı Geliştirme Kurumu arasında imzalanacak mutabakat zaptının üçüncü ülkelerde ortak projelere vesile olmasını temenni ediyoruz” diye konuştu.
Kanada ile savunma sanayii ve nükleer enerji alanlarında yakın temas hâlinde olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayii iş birliğinin önemine vakıf iki müttefik olduklarını kaydetti.
Bunu son olarak Ankara’da yapılan NATO Zirvesi sırasında da gördüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, biraz önce de “Savunma Sektörü Ortaklıkları Mutabakat Zaptı”nın imzalandığını anımsattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, müttefiklerin savunma sanayilerine finansman sağlamak amacıyla Kanada öncülüğünde kurulmakta olan Savunma, Güvenlik ve Dayanıklılık Bankasının iki ülke arasındaki savunma sanayii iş birliğini desteklemesini beklediklerini kaydetti.
Enerji alanında, madencilikten LNG’ye, kritik minerallerden nükleer enerjiye kadar geniş bir işbirliği alanının mevcut olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki ülkenin Enerji Bakanlıkları arasında kabul edilen “Enerji Alanında İşbirliğine Dair Ortak Bildiri”nin de nükleer dahil bu alandaki ciddi potansiyele işaret ettiğini söyledi.
Kanada Başbakanı Carney ile Gazze, Ukrayna ve Körfez dâhil birçok bölgesel gelişmeyi de değerlendirdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gerek Ukrayna’da, gerek Körfez’de olsun diplomatik yöntemlerin kalıcı barışa giden yolu açmasını temenni ediyoruz. Bu noktada ortak görüşte olduğumuzu teyit ettik. Gazze’de ise Kanada’nın diğer bazı müttefiklerle birlikte istilacı yerleşimlere yönelik yaptırım adımlarını, İsrail hükûmetinin ihlallerinin caydırılması noktasında isabetli bir adım olarak görüyoruz. Bölgemizde barış ve istikrarın tesisi noktasında bu yöndeki tutumlarını sürdürmelerini temenni ediyoruz” diye konuştu.
“İLİŞKİLERİMİZİN GELECEĞİNE YÖNELİK TARİHÎ BİR ADIM ATTIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Başbakan Carney ile ilişkilerimizin geleceğine yönelik tarihî bir adım attık. Çok geniş yelpazeye yayılan iş birliği potansiyelimizi gerçek anlamda hayata geçirmek için önemli bir süreci başlattık. İlişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine çıkarmamız kâğıt üzerinde kalacak sembolik bir adım olmayacaktır. Bu konuda Sayın Carney’nin ekonomi alanındaki engin tecrübesi ve siyaset sahnesinde sergilediği sağduyulu ve dirayetli duruşla önemli rol oynayacağına inanıyorum.”
Kanada Başbakanı Carney’ye, konuşmasının ardından, anlamlı ve dolu dolu ifadeleri için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Gerçekten uzun yıllara sâri bir Türkiye-Kanada kopukluğunu bugün gidermiş olduk. Şimdi yeni bir dönemi Türkiye ve Kanada arasında başlatıyoruz. İnşallah iş adamlarımızı bir araya getireceğiz ve ben de Kanada’ya yapacağım ilk iş adamlarıyla birlikte ziyaretimde, orada iş adamlarımızı bir araya getirerek adımlarımızı atacağız.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Kanada Başbakanı Mark Carney’i Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde resmî törenle karşıladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney’in tören alanındaki yerlerini almalarının ardından iki ülkenin millî marşları çalındı. Kanada Başbakanı Carney’in tören kıtasını selamlamasından sonra iki lider heyetlerini birbirlerine takdim etti.
Türkiye ve Kanada bayrakları önünde basın mensuplarına poz veren Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney, daha sonra baş başa görüşmelerini gerçekleştirmek üzere Cumhurbaşkanlığı Külliyesine geçti.
Merhametsizlikte sınır tanımazlar FETÖ’cüler şirketleri batırmak ve Mülklerini ele geçirmek için her türlü DİZİ FİLİMİ çeviriyorlar FETÖ’cüler çok zengin yandaşlar oluşturmak ana hedefleridir FETÖ’de “hedefe ulaşmak için her yol mübahtır” anlayışı vardır MARKA &PATENT ÇETESİ Marka & Patent çetesi | Devletin imkanlarını kullanıp Milletimize TUZAK kuruyorlar | FETÖ’cülere Kimler yardım ediyor? FETÖ’cüler Makam mevki ve para için her şeyi yapıyorlar FETÖ’nün bilişim militanları | İnsanlara kumpas kurarak adli sicil kayıtlarını kirletmek için her türlü yolsuzlukları yapıyorlar kurdukları tuzaklarda sınır tanımıyorlar
Bir FETÖ’cü nasıl anlaşılır? “Her türlü film çevirmek” Her türlü İftirayı atarlar sınır tanımazlar Yalan söylemekte, Kumpas kurmakta, İftira atmakta ,Dikizlemekte, Devlet imkanlarını örgüt için kullanmakta, Kamu ve insanların malına konmakta, adam öldürmekte uzmandır bunlar! merhamet ve vicdanları yoktur Makam mevki ve para için her şeyi yaparlar Hak yediler Soru çaldılar, insanlara kumpas kurdular, özellerini teşhir ettiler, o görüntülerle tüm istediklerini aldılar. İşyerlerine Kamu kurumlarına sitelere evlere kameralar kurdular hem insanları izlediler hem dinlediler insanların özel hayatlarına girdiler evlerine gizli kameralar kurdular bu yolla insanları ,şirketleri ,tehdit ettiler .her türlü yolsuzluğu yaptılar Bunlar ne kadar insanlık suçu varsa işledi hala işlemeye devam ediyorlar 40 yıl boyunca sinsi sinsi örgütlendiler. Suçsuz insanları kumpas kurup hapse attırdılar merhametsizler Türkiye’nin ve şirketlerin sırlarını sattılar Casusluk yaptılar. Devleti ele geçirmek için her şeyi yaptılar. Kaç masum insanın yuvasını yıktılar kim bilir? Nice esnafı iflas ettirdiler kurdukları kumpaslarla Mallarını ele geçirdiler Paravan holding ler kurdular insanların Mallarına el kondular. Karşı çıkanı da ölüme yolladılar… Vicdandan yoksun, gaddar, zalim merhamet yoksunudur bunlar Her türlü iftirayı atabilecek, her yalanı söyleyebilecek kadar zalimdirler.
Marka & Patent çetesi | Devletin imkanlarını kullanıp Milletimize TUZAK kuruyorlar |
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.