Cumhurbaşkanı Erdoğan, İDEF’21 15’inci Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı açılışında yaptığı konuşmada, “Türkiye, son 19 yılda, diğer pek çok alan gibi savunma sanayiinde de âdeta bir devrim gerçekleştirmiştir. Türk savunma sanayiinin dışa bağımlılığını azaltmak amacıyla çıktığımız bu yolda, hamdolsun, çok iyi bir noktaya geldik” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen İDEF’21 15. Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı Açılış Töreni’ne katılarak, bir konuşma gerçekleştirdi.
Kendi alanında önemli bir dünya markası hâline gelen Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı’nın 15’incisinin, ülke ve katılımcı firmalar için hayırlara vesile olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, fuarın düzenlenmesinde emeği geçen Millî Savunma Bakanlığı, Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı, Savunma Sanayii Başkanlığı’nı tebrik ederek, fuara katılan firmalara ve fuarda gerçekleştirilen etkinliklere destek veren herkese teşekkürlerini sundu.
Geçmişi 1993 yılına kadar giden ve iki yılda bir yapılan fuara katılımın, sayı ve nitelik olarak sürekli artmasının, Türk savunma sanayiinin başarısının ifadesi olarak kabul edileceğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Burada imzalanan anlaşmalar ve protokoller, fuarımızın savunma sanayii alanında artık kendisine küresel bir yer edindiğine işaret ediyor. İDEF-2021’i işte böyle bir iklimde gerçekleştiriyoruz” ifadesini kullandı.
“TÜRKİYE, SAVUNMA SANAYİİNDE GELİŞTİRDİĞİ HER TÜRLÜ İMKÂNI VE KABİLİYETİ, DOSTLARIYLA PAYLAŞMAKTAN MEMNUNİYET DUYAN BİR ÜLKE”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Fuarımız, gerek açılışa iştirak eden misafirlerimiz, gerekse katılımcı firmalar bakımından bugüne kadarki en zengin görünüme sahiptir. Bir önceki fuara 1.061 firma ve temsilci katılmıştı. Bu defa 1.236 firma ve temsilciyle fuarımızı düzenliyoruz. Aynı şekilde ziyaretçi sayısının da bir önceki fuardaki 76 bin rakamını aşacağını ümit ediyoruz. Burada yapılacak görüşmelerin, kurulacak iş birliklerinin, imzalanacak anlaşmaların şimdiden hayırlı olmasını diliyorum.”
Türkiye’nin, savunma sanayiinde geliştirdiği her türlü imkânı ve kabiliyeti, dostlarıyla paylaşmaktan memnuniyet duyan bir ülke olduğuna dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz asla savunma sanayii konusundaki münasebetleri sıradan bir ticari ilişki olarak görmedik, görmüyoruz.
Bölgemizde ve dünyada barış, istikrar, güven ikliminin tesisinin, savunma sanayiinde adil bir dengenin kurulmasına bağlı olduğunu düşünüyoruz. Dünyanın en büyük savunma paktı NATO’nun önde gelen üyesi olarak millî savunma sanayimizi geliştirdikçe, bölge ve dünya barışına vereceğimiz katkının da artacağına inanıyoruz” dedi.
“2002 YILINDA 62 SAVUNMA SANAYİİ PROJESİ YÜRÜTÜLÜYORKEN, GÜNÜMÜZDE BU SAYI 750’Yİ GERİDE BIRAKTI”
“Savunma harcamalarımızı ve ARGE’ye ayırdığımız kaynakları dengeli bir şekilde artırarak, bu doğrultuda üzerimize düşenleri yerine getirmenin gayreti içindeyiz” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Fuarımızda millî imkânlarla geliştirdiğimiz pek çok ürünün yer alması, bu konuda kat ettiğimiz mesafenin ispatıdır. İnşallah önümüzdeki yıllarda bu tablo daha da gelişerek devam edecektir” değerlendirmesinde bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Türkiye, son 19 yılda, diğer pek çok alan gibi savunma sanayiinde de âdeta bir devrim gerçekleştirmiştir. Türk savunma sanayiinin dışa bağımlılığını azaltmak amacıyla çıktığımız bu yolda, hamdolsun, çok iyi bir noktaya geldik. Mesela, 2002 yılında ülkemizde sadece 62 savunma sanayii projesi yürütülüyorken, günümüzde bu sayı 750’yi geride bırakmıştır. Bu projelerin bütçeleri de 5,5 milyar dolar düzeyinden 75 milyar doların üzerine çıkmıştır. Sektörde faaliyet gösteren firma sayımız da 56’dan 1.500’e ulaşmıştır. Firmaların yıllık ciroları 1 milyar dolardan 11 milyar dolara kadar yükselmiştir.”
“SAVUNMA SANAYİİNDEKİ DIŞA BAĞIMLILIĞI YÜZDE 80’LER SEVİYESİNDEN YÜZDE 20’LER SEVİYESİNE İNDİRMEYİ BAŞARDIK”
Türk savunma sanayiinin, dünyada ilk 100 listesine giren ana yüklenicileri, gelişmiş kabiliyetlere sahip alt yüklenicileri, KOBİ’leri, araştırma kuruluşları, üniversiteleri sayesinde geniş bir yelpazede kendi özgün ürünlerine sahip hâle geldiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu gayretlerin neticesinde savunma sanayiindeki dışa bağımlılığı yüzde 80’ler seviyesinden yüzde 20’ler seviyesine indirmeyi başardıklarını kaydetti.
“Sadece kendi kendimize yeterli olmakla kalmayıp, bu birikimi dostlarımızın ve müttefiklerimizin istifadesine de açtık. İhracatımızda da bunun yansımalarını görüyoruz. Daha önce 250 milyon doları bile bulmayan savunma ve havacılık ihracatımız, 3 milyar dolar sınırını geride bıraktı” sözleriyle konuşmasını sürdüren Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu başarının gerisindeki unsurlardan birinin de sektörün AR-GE’ye ayırdığı bütçenin 49 milyon dolardan 1,5 milyar doların üzerine çıkması olduğunu ifade etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasına şöyle devam etti: “Kara, hava ve deniz ürünlerinde ulaştığımız seviyenin sembollerinin başında insansız hava araçlarımız geliyor. Özellikle, başarısını sahada bilfiil ispat etmiş olan silahlı insansız hava araçlarının tasarımı, üretimi ve satışında dünyanın ilk 3-4 ülkesi arasında yer alıyoruz. Savunma sanayiinde kat ettiğimiz mesafenin ve elde ettiğimiz başarıların gerisindeki bir diğer önemli faktörü de sizlerle açık yüreklilikle paylaşmak istiyorum. Türkiye, küresel tedarikçilerin çıkardığı zorlukları ve maruz kaldığı gizli-açık ambargoları aşmak için savunma sanayine bu denli yüklenmiştir. Terörle mücadelesinin en kritik anlarında yalnız bırakılan, sınırları tehdit altındayken ihtiyaç duyduğu hiçbir ürüne ulaşamayan bir ülke olarak, kendi ihtiyaçlarımızı süratle karşılayacak adımları atmaya mecbur kaldık.”
Yürütülen projelerin sağladığı imkânları, hem Türkiye’nin sınırlarını güvenli hâle getirmek, hem de sınır ötesi harekâtlarla bölgede bir güvenlik kuşağı oluşturmak için kullandıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, gelinen seviyenin kendilerini çok daha büyük hedeflere yönelttiğini kaydederek, savunma sanayiinde bugünün ihtiyaçlarını karşılamanın ötesinde geleceğin teknolojilerine, geleceğin araçlarına, geleceğin ürünlerine yatırım yaptıklarını belirtti.
“YAPAY ZEKÂ TEMELLİ ÇALIŞAN KARA, HAVA VE DENİZ ARAÇLARI KONUSUNDA İDDİALI PROJELER YÜRÜTÜYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bilhassa yapay zekâ temelli çalışan kara, hava ve deniz araçları konusunda iddialı projeler yürütüyoruz. Sürü İHA’lar, insansız deniz araçları, insansız savaş uçakları, elektromanyetik toplar, lazer silahları, uydu sistemleri gibi geleceğin ihtiyaçlarına cevap verecek her alanda varız, var olacağız. Elde ettiğimiz her imkânı, her kabiliyeti, geliştirdiğimiz her ürünü dostlarımızla paylaşmak ise vazgeçilmez önceliğimiz olmayı sürdürecektir.”
Ataların, “Hazır ol cenk-ü cidale, istersen sulh-u salah” sözünü hatırlatan ve anlamının “Eğer barış istiyorsan daima savaşa hazır olmalısın” diye sadeleştirilebileceği sözünün, savunma sanayiindeki felsefelerinin en güzel ifadesi olduğunu bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye, eğer bir yerde bayrak gösteriyorsa, tek gayesi orada barışı, huzuru, istikrarı, güvenliği, refahı sağlamaktır. Geçmişinde sömürge, katliam, soykırım, işgal izi bulunmayan bir millet olarak, gittiğimiz her yerde dostlarımıza, göğsümüzü gererek, tüm kalbimizle ve samimiyetimizle birlikte kazanmayı teklif ediyoruz” dedi.
“HAK, HUKUK, ADALET, İNSAN HAKLARI, DEMOKRASİ KAVRAMLARINI ÇIKARLARININ KILIFI HÂLİNE BÜRÜNDÜRENLERLE AYNI ÇİZGİYE GELMEDİK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu teklifi Balkanlarda, Kafkaslarda, Orta Asya’da olduğu gibi Kuzey Afrika’da da yapıyoruz, Güney Amerika’da da yapıyoruz, Güney Asya’da da yapıyoruz. Biz asla, sınırlarından binlerce, on binlerce kilometre ötede güya terörle mücadele adı altında sivil demeden, masum demeden insanların başına bomba yağdıranlardan olmadık, olmayız. Hak, hukuk, adalet, insan hakları, demokrasi kavramlarını en süfli siyasi ve ekonomik çıkarlarının kılıfı hâline büründürenlerle hiçbir zaman aynı çizgiye gelmedik, gelmeyiz.”
“Bir damla petrolü bir damla kandan daha değerli gören zihniyetin bizim değer, toplum ve devlet dünyamızda zerre kadar karşılığı yoktur” sözleriyle devam eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayii gibi, siyasi ve ekonomik her konuda aynı perspektife sahip olduklarının altını çizerek, “Küresel teknoloji firmalarının, terör örgütleri karşısında sergilediği çifte standart ve ikiyüzlü tutum bile tek başına niçin her alanda güçlü olmamız gerektiğini göstermeye yeterlidir” ifadesini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: “Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ndeki çarpık yapıyı anlatmak için yıllardır dile getirdiğimiz “Dünya beşten büyüktür” ifadesinin haklılığını, yaşadığımız her hadise bir kez daha teyit ediyor. Lafa geldiğinde tamamen kâr-zarar hesabı üzerinde yürüdüğü iddia edilen ekonomik araçların, yeri geldiğinde nasıl siyasi ve ideolojik güce hizmet eden birer silaha dönüştürüldüğünü bizzat yaşayarak görüyoruz. Savunma sanayii de, işte bu çarpık küresel düzenin en önemli araçlarından biridir. İDEF-2021’de gördüğümüz şu güzel manzarayı, bu çarpık küresel düzeni değiştirme yolunda hep birlikte kat ettiğimiz mesafenin remzi olarak değerlendiriyorum.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir kez daha fuarın hayırlara vesile olmasını dileyerek, emeği geçenleri tebrik etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Kanada Başbakanı Mark Carney, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirdikleri baş başa ve heyetler arası görüşmelerinin, anlaşmaların imza töreninin ardından ortak basın toplantısı düzenleyerek açıklamalarda bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Mark Carney ve heyetini tarihî dönemdeki ziyareti vesilesiyle Türkiye’de ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyduğunu ifade ederek, kendisine “hoş geldiniz” dedi.
İki ülke arasındaki üst düzey ziyaretlerin sürekli olmasını temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile bugünkü görüşmelerinde ikili ilişkileri etraflıca değerlendirdiklerini, bölgesel ve küresel meselelere değinme imkânı bulduklarını söyledi.
“TİCARET HACMİMİZİ İLK OLARAK 5 MİLYARA, AKABİNDE 10 MİLYAR DOLARA ÇIKARMAYI TEMENNİ EDİYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Bu yönde atacağımız somut adımları içeren bir eylem planını da bugün kabul ettik. Öncelikle ticaret ve yatırımların artırılmasını teminen Serbest Ticaret Anlaşması müzakerelerine yılsonundan önce başlanmasını kararlaştırdık. Bu sürece paralel olarak ekonomi alanındaki ilişkilerimizi tüm boyutlarıyla ele almak üzere Ortak Ekonomik ve Ticari Komite dâhil mevcut mekanizmaları daha etkin şekilde kullanacağız. Bu komitenin müteakip toplantısına 2027 yılında bu defa özel sektörlerimizin de katılımıyla ev sahipliği yapacağız. Atacağımız bu adımlarla hâlen yaklaşık 3 milyar dolar civarında seyreden ticaret hacmimizi ilk olarak 5 milyara, akabinde de 10 milyar dolara çıkarmayı temenni ediyoruz.”
Güncellenen Hava Ulaştırma Anlaşması ile iki ülke arasındaki doğrudan uçuşları yaklaşık iki katına çıkaracaklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün ayrıca üçüncü ülkelerde ortak yatırım fırsatlarını da değerlendirdik. Afrika’dan Latin Amerika’ya, Orta Asya’dan Uzak Doğu’ya kadar geniş bir coğrafyada önemli işbirliği fırsatlarının bulunduğuna inanıyoruz. Yarın Türk Eximbank ile Kanada İhracatı Geliştirme Kurumu arasında imzalanacak mutabakat zaptının üçüncü ülkelerde ortak projelere vesile olmasını temenni ediyoruz” diye konuştu.
Kanada ile savunma sanayii ve nükleer enerji alanlarında yakın temas hâlinde olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayii iş birliğinin önemine vakıf iki müttefik olduklarını kaydetti.
Bunu son olarak Ankara’da yapılan NATO Zirvesi sırasında da gördüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, biraz önce de “Savunma Sektörü Ortaklıkları Mutabakat Zaptı”nın imzalandığını anımsattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, müttefiklerin savunma sanayilerine finansman sağlamak amacıyla Kanada öncülüğünde kurulmakta olan Savunma, Güvenlik ve Dayanıklılık Bankasının iki ülke arasındaki savunma sanayii iş birliğini desteklemesini beklediklerini kaydetti.
Enerji alanında, madencilikten LNG’ye, kritik minerallerden nükleer enerjiye kadar geniş bir işbirliği alanının mevcut olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki ülkenin Enerji Bakanlıkları arasında kabul edilen “Enerji Alanında İşbirliğine Dair Ortak Bildiri”nin de nükleer dahil bu alandaki ciddi potansiyele işaret ettiğini söyledi.
Kanada Başbakanı Carney ile Gazze, Ukrayna ve Körfez dâhil birçok bölgesel gelişmeyi de değerlendirdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gerek Ukrayna’da, gerek Körfez’de olsun diplomatik yöntemlerin kalıcı barışa giden yolu açmasını temenni ediyoruz. Bu noktada ortak görüşte olduğumuzu teyit ettik. Gazze’de ise Kanada’nın diğer bazı müttefiklerle birlikte istilacı yerleşimlere yönelik yaptırım adımlarını, İsrail hükûmetinin ihlallerinin caydırılması noktasında isabetli bir adım olarak görüyoruz. Bölgemizde barış ve istikrarın tesisi noktasında bu yöndeki tutumlarını sürdürmelerini temenni ediyoruz” diye konuştu.
“İLİŞKİLERİMİZİN GELECEĞİNE YÖNELİK TARİHÎ BİR ADIM ATTIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Başbakan Carney ile ilişkilerimizin geleceğine yönelik tarihî bir adım attık. Çok geniş yelpazeye yayılan iş birliği potansiyelimizi gerçek anlamda hayata geçirmek için önemli bir süreci başlattık. İlişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine çıkarmamız kâğıt üzerinde kalacak sembolik bir adım olmayacaktır. Bu konuda Sayın Carney’nin ekonomi alanındaki engin tecrübesi ve siyaset sahnesinde sergilediği sağduyulu ve dirayetli duruşla önemli rol oynayacağına inanıyorum.”
Kanada Başbakanı Carney’ye, konuşmasının ardından, anlamlı ve dolu dolu ifadeleri için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Gerçekten uzun yıllara sâri bir Türkiye-Kanada kopukluğunu bugün gidermiş olduk. Şimdi yeni bir dönemi Türkiye ve Kanada arasında başlatıyoruz. İnşallah iş adamlarımızı bir araya getireceğiz ve ben de Kanada’ya yapacağım ilk iş adamlarıyla birlikte ziyaretimde, orada iş adamlarımızı bir araya getirerek adımlarımızı atacağız.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Kanada Başbakanı Mark Carney’i Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde resmî törenle karşıladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney’in tören alanındaki yerlerini almalarının ardından iki ülkenin millî marşları çalındı. Kanada Başbakanı Carney’in tören kıtasını selamlamasından sonra iki lider heyetlerini birbirlerine takdim etti.
Türkiye ve Kanada bayrakları önünde basın mensuplarına poz veren Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney, daha sonra baş başa görüşmelerini gerçekleştirmek üzere Cumhurbaşkanlığı Külliyesine geçti.
Merhametsizlikte sınır tanımazlar FETÖ’cüler şirketleri batırmak ve Mülklerini ele geçirmek için her türlü DİZİ FİLİMİ çeviriyorlar FETÖ’cüler çok zengin yandaşlar oluşturmak ana hedefleridir FETÖ’de “hedefe ulaşmak için her yol mübahtır” anlayışı vardır MARKA &PATENT ÇETESİ Marka & Patent çetesi | Devletin imkanlarını kullanıp Milletimize TUZAK kuruyorlar | FETÖ’cülere Kimler yardım ediyor? FETÖ’cüler Makam mevki ve para için her şeyi yapıyorlar FETÖ’nün bilişim militanları | İnsanlara kumpas kurarak adli sicil kayıtlarını kirletmek için her türlü yolsuzlukları yapıyorlar kurdukları tuzaklarda sınır tanımıyorlar
Bir FETÖ’cü nasıl anlaşılır? “Her türlü film çevirmek” Her türlü İftirayı atarlar sınır tanımazlar Yalan söylemekte, Kumpas kurmakta, İftira atmakta ,Dikizlemekte, Devlet imkanlarını örgüt için kullanmakta, Kamu ve insanların malına konmakta, adam öldürmekte uzmandır bunlar! merhamet ve vicdanları yoktur Makam mevki ve para için her şeyi yaparlar Hak yediler Soru çaldılar, insanlara kumpas kurdular, özellerini teşhir ettiler, o görüntülerle tüm istediklerini aldılar. İşyerlerine Kamu kurumlarına sitelere evlere kameralar kurdular hem insanları izlediler hem dinlediler insanların özel hayatlarına girdiler evlerine gizli kameralar kurdular bu yolla insanları ,şirketleri ,tehdit ettiler .her türlü yolsuzluğu yaptılar Bunlar ne kadar insanlık suçu varsa işledi hala işlemeye devam ediyorlar 40 yıl boyunca sinsi sinsi örgütlendiler. Suçsuz insanları kumpas kurup hapse attırdılar merhametsizler Türkiye’nin ve şirketlerin sırlarını sattılar Casusluk yaptılar. Devleti ele geçirmek için her şeyi yaptılar. Kaç masum insanın yuvasını yıktılar kim bilir? Nice esnafı iflas ettirdiler kurdukları kumpaslarla Mallarını ele geçirdiler Paravan holding ler kurdular insanların Mallarına el kondular. Karşı çıkanı da ölüme yolladılar… Vicdandan yoksun, gaddar, zalim merhamet yoksunudur bunlar Her türlü iftirayı atabilecek, her yalanı söyleyebilecek kadar zalimdirler.
Marka & Patent çetesi | Devletin imkanlarını kullanıp Milletimize TUZAK kuruyorlar |
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.