Cumhurbaşkanı Erdoğan, Millî Ağaçlandırma Günü Fidan Dikim Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Daha yeşil bir Türkiye hedefiyle, son 19 yıldır Cumhuriyet tarihinin en büyük ağaçlandırma seferberliğini yürütüyoruz. Dünyada orman varlığı azalırken, ülkemiz orman varlığını artıran sınırlı sayıdaki ülkeden biri olmuştur. Son 19 yılda, önceki 57 yılda yapılan ağaçlandırmanın bir buçuk katına ulaşarak, 5,5 milyar fidanı toprakla buluşturduk” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 11 Kasım Millî Ağaçlandırma Günü nedeniyle, Beştepe’deki 15 Temmuz Demokrasi Müzesi Mevkii Millet Ormanı’nda düzenlenen “Geleceğe Nefes, Dünyaya Nefes” programına katılarak bir konuşma yaptı.
Millî Ağaçlandırma Günü olan 11 Kasım vesilesiyle icra edilen programda yer almaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu anlamlı günde fidan dikme heyecanını paylaşan Macaristan Başbakanı Viktor Orban ile çeşitli ülke ve uluslararası kuruluşların temsilcilerine teşekkür etti.
Ülkenin dört bir yanında toprağı fidanlarla buluşturmak için ağaç dikme alanlarına gelen vatandaşlar ile törene katılanlara “hoş geldiniz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm şehirlerde her yaştan vatandaşın burada olduğu gibi fidan dikmek üzere belirlenen alanları doldurduğunu bildirdi.
“ATALARIMIZDAN DEVRALDIĞIMIZ AĞAÇ SEVGİSİNİ YENİ NESİLLERE AKTARMAK EN BAŞTA GELEN GÖREVLERİMİZDEN BİRİDİR”
İklim krizinin gündemde giderek daha çok yer edindiği bir dönemde fidan dikerek “geleceğe bir nefes bırakan” herkese teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bizler, ‘Yarın kıyametin kopacağını bilseniz bile elinizdeki fidanı dikiniz’ düsturuna sahip bir medeniyetin mensuplarıyız. Kültürümüz tüm bitkiler ve hayvanlar dâhil canlıların tamamına karşı sevgi ve şefkatle yaklaşmamızı öğütler. Atalarımızdan, babalarımızdan devraldığımız ağaç, çevre, yeşil sevgisini yeni nesillere aktarmak en başta gelen görevlerimizden biridir. İmkânı olan her vatandaşımızın bahçesini fidanla, tarlasını ağaçla, vatan topraklarını ormanla süslemesi işte bu gönül zenginliğimizin ifadesidir. Ağaç dostu olan, orman dostu olan, çevre dostu olan, insanın da dostudur, tüm canlıların da dostudur. Bunun için 11 Kasım tarihini ağaç dikme yanında içinde yaşayan tüm canlılarla birlikte ortak hayat alanımız dünyaya olan sorumluluklarımızı da hatırlama günü olarak görüyorum. Şayet biz dünyamıza sırt çevirir, onun dengelerine saygı göstermezsek dünyanın bize vereceği cevapları karşılama gücüne sahip olmadığımızı asla unutmamalıyız.”
İnsanoğlunun bilhassa son asırlarda bitmez tükenmez bir hırsla doğal kaynaklara saldırmasının, tabiatın dengesini hiçe sayan adımlar atmasının artık sürdürülemez boyuta geldiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Bir tarafta yanan devasa büyüklükteki orman alanları diğer tarafta yaşanan sel baskınları öteki tarafta süren kuraklık gibi değişen meteorolojik olaylar bize tabiatın ikazlarıdır. Biz bu ikazları görüyor ve verdiği mesajı alıyoruz ama felaketlerin müsebbiplerinin aynı bilince ve kararlılığa sahip oldukları konusunda derin şüphelerimiz var. Bir yandan iklim değişikliğinin yol açtığı sonuçların önüne geçilmesi konusunda üzerimize düşenleri yaparken diğer yandan da bu çarpık tabloyla mücadele ediyoruz. Diktiğimiz her fidan, mücadelemizin işaretidir. Uluslararası platformlarda yükselttiğimiz her ses de mücadelemizin remzidir.”
“DÜNYADA ORMAN VARLIĞI AZALIRKEN, ÜLKEMİZ ORMAN VARLIĞINI ARTIRAN SINIRLI SAYIDAKİ ÜLKEDEN BİRİ OLMUŞTUR”
Türkiye’nin haksızlık ve adaletsizliklere karşı verdiği mücadelenin ardından Paris İklim Anlaşması’na taraf olarak 2053 yılı için sıfır emisyon hedefini ortaya koyduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ülkemizin orta ve uzun vadeli en önemli projeksiyonu olan 2053 vizyonunun merkezine yeşil kalkınma devrimini yerleştirdik” diye konuştu.
Paris İklim Anlaşması’nın 5. maddesinin ormanların korunması ve güçlendirilmesini amaçladığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Orman varlığımızın artırılması hususunda dün olduğu gibi bugün de yarın da daima ön saflarda yer alacağız. Daha yeşil bir Türkiye hedefiyle son 19 yıldır Cumhuriyet tarihinin en büyük ağaçlandırma seferberliğini yürütüyoruz. Dünyada orman varlığı azalırken ülkemiz, orman varlığını artıran sınırlı sayıdaki ülkelerden biri olmuştur. Son 19 yılda önceki 57 yılda yapılan ağaçlandırmanın 1,5 katına ulaşarak 5,5 milyar fidanı toprakla buluşturduk. Biz geldiğimizde 20,8 milyon hektar olan orman varlığımızı 23 milyon hektar sınırına getirdik” dedi.
Birleşmiş Milletler Küresel Orman Kaynakları raporuna göre Türkiye’nin ağaçlandırma çalışmalarında Avrupa’da birinci, dünyada dördüncü sırada yer aldığının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Yine aynı rapora göre yaptığımız ağaçlandırma ve rehabilitasyon çalışmalarıyla dünya orman varlığı sıralamasındaki yerimizi 27. sıraya çıkardık. Hedefimiz 2023 yılı sonuna kadar dikilen fidan sayısını 7 milyara, ülkemizin orman varlığını yüz ölçümümüzün üçte birine ulaştırmaktır. Ayrıca insanlarımızın tabiatla en kolay şekilde buluşması için 136 adet şehir ormanı kurduk. Mesire yerlerinin sayısını 92’den 1663’e yükselttik. İnsanlarımızın tabiata olan ilgisinin artmasıyla son dönemin yükselen yıldızı hâline gelen çadır ve karavan turizmini de teşvik ediyoruz. Millî park sayımızı 32’den 45’e çıkararak millî park alanımızı 907 bin hektara yükselterek ülkemizin tabiat değerlerini daha sıkı şekilde koruyoruz.”
Türkiye’nin erozyonla mücadelede dünyaya örnek bir ülke olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin 1970’li yıllarda her yıl ortalama 500 milyon ton toprağını erozyonla kaybederken, ağaçlandırma faaliyetleri ve diğer tedbirlerle bu miktarı 154 milyon tona kadar düşürdüklerini bildirdi.
“BU YIL 299 ORMAN YANGINI VE 255 KIRSAL ALAN YANGINIYLA MÜCADELE ETTİK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yani artık her yıl Kıbrıs adası büyüklüğünde bir toprağı kaybetmiyoruz. Orman köylümüzün gelirini ve refahını artırmak için de önemli destekler veriyor çok sayıda proje yürütüyoruz. Bu kapsamda orman köylerinde yaşayan 252 bin aileye 4 milyar lira kredi ve hibe desteği sağladık. OR-KÖY kredilerinden faizi tamamen kaldırdık. Ayrıca ormancılık faaliyetlerinde çalışan 180 bin orman köylüsü aileye bugüne kadar orman işçiliğinin karşılığı olarak 22,3 milyar lira ödeme yaptık” ifadelerini kullandı.
Ülke ormanlarının yüzde 54’ünün yangınlara karşı hassas alanlardan oluştuğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Son yıllarda en büyük orman yangınlarının yaşandığı Akdeniz Bölgesi, iklim değişikliğinden en çok etkilenecek bölgeler arasında gösteriliyor. Aşırı yüksek sıcaklıklar ve aşırı düşük nem şiddetli rüzgârla birleşince orman yangınlarının kontrol altına alınması da giderek güçleşiyor. İşte tüm bu olumsuz şartların ağır bedelini 28 Temmuz’dan başlayan bir dizi orman yangınıyla ödemek mecburiyetinde kaldık. Bu yıl ülkemizin 54 ilinde yaşanan 299 orman yangını ve 255 kırsal alan yangınıyla mücadele ettik. Orman teşkilatımız, kahraman mensupları, desteğe gelen kurumlarımızın personelleri ve gönüllü vatandaşlarımızla birlikte bu yangınlara karşı cansiperane bir mücadele yürüttük. Bu vesileyle verdikleri mücadele için genel müdüründen işçisine kadar orman teşkilatımızın tüm personeline milletim adına bir kez daha teşekkür ediyorum. Yangınlarda hayatını kaybeden orman personelimize ve vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet diliyorum. Yaşadığımız yangın afeti sırasında ülkemize hava ve uzman personel desteği sağlayan tüm ülkelere de buradan tekrar şahsım, milletim adına teşekkürlerimi sunuyorum.”
Yangınların sadece Türkiye’yi etkilemediğini, dünyanın pek çok yerinde benzer afetlerin yaşandığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2019 ve 2020 yıllarında 240 gün süren, Avustralya’da son yıllarda ardı ardına yaşanan dev yangınlarda çok büyük alanların yok olduğunu anlattı.
Amerika’nın Kaliforniya bölgesinde, Sibirya’da, İspanya’dan İtalya’ya kadar Avrupa’nın pek çok yerinde yaşanan orman yangınlarının önemli kayıplara yol açtığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, gelecek yıllarda da devam edeceği belirtilen orman yangınlarına karşı uluslararası seviyede şimdiden güçlü işbirlikleri oluşturulması gerektiğine işaret etti.
Ülkelerin sahip olduğu bilgi ve donanımı paylaşmalarının, bu afette mücadeleyi kolaylaştıracağının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Türkiye olarak, aldığımız tedbirlerle yangına ilk müdahale suresini 40 dakikadan 12 dakikaya indirdik. Aynı şekilde yangın başına düşen alan miktarını da geçmişe göre yarı yarıya düşürdük. Orman Genel Müdürlüğümüz 21 binin üzerinde personeli ve farklı tiplerdeki 4 bin 311 aracı ile yangınlara karşı görev başındadır. Yangınlara karşı tarihimizdeki en zengin hava filosunu da bu dönemde kurduk. Attığı su miktarı ve etkin manevra kabiliyetine sahip amfibik uçakları bu yıl filomuza dâhil ettik. Geçen yıldan itibaren insansız hava araçlarını da orman yangınları ile mücadelede kullanmaya başladık. Böylece 7 gün 24 saat ormanlarımızı gözetleyerek çıkan her yangına en kısa sürede müdahale imkânına kavuştuk. Bu görevler için hâlihazırda envanterimizde dokuz insansız hava aracı ve 10 drone bulunuyor. Ulaştığımız teknik donanım kapasitemizi geliştirmeye ve iklim değişikliğinin etkilerine karşı teşkilatımızı güçlendirmeye devam edeceğiz.”
Yanan orman alanlarını süratle yeniden ağaçlandırdıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hedefimiz, yangından zarar gören alanların ağaçlandırma çalışmalarını 1 yıl içerisinde tamamlamaktır. Zarar gören orman alanlarımız öncelikli olmak üzere Geleceğe Nefes Kampanyası ile her vatandaşımız için üç fidan hesabıyla toplam 252 milyon fidanı inşallah yıl bitmeden toprakla buluşturmuş olacağız” dedi.
“81 İLE 81 MİLLET ORMANI KURACAĞIZ”
Millî Eğitim Bakanlığı’nın da 24 Kasım Öğretmenler Günü vesilesiyle her öğretmen için bir fidan dikimi kampanyası başlattığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendilerinin de 1000 fidan bağışlayarak katılacakları bu anlamlı kampanyayla öğretmenler adına Türkiye’ye 1 milyon 2 bin fidan daha kazandıracaklarını vurguladı.
Fidan dikimi yaptıkları bu alanı da Millet Ormanı hâline getirerek vatandaşların hizmetine sunacaklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Önümüzdeki yılın sonuna kadar 81 ilimize 81 Millet Ormanı kurarak tüm vatandaşlarımızın bu hizmetten faydalanabilmesini sağlayacağız” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, orman varlığını korumak ve gelecek nesillere aktarmak için hep birlikte çok daha fazla gayret gösterilmesi gerektiğine vurgu yaparak, dikilen fidanların geleceğe ve dünyaya nefes olmasını diledi.
Programa katılan Macaristan Başbakanı Viktor Orban’a, yanındaki heyete, çeşitli ülke ve uluslararası kuruluşların temsilcilerine teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sanatçısından sağlıkçısına, öğrencisinden öğretmenine tüm misafirlere, Türkiye’nin dört bir yanında fidanları toprakla buluşturan vatandaşlara şükranlarını sundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Macaristan Başbakanı Viktor Orban ile Türk-Macar dostluk ağacını dikerek, ağaca can suyu verdi. Türk ve Macar bakanlar ile bazı ülkelerin büyükelçileri ve uluslararası temsilcileri de fidan dikimi gerçekleştirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından fidan dikimlerinin yapıldığı dört noktaya canlı bağlantı yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Kanada Başbakanı Mark Carney, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirdikleri baş başa ve heyetler arası görüşmelerinin, anlaşmaların imza töreninin ardından ortak basın toplantısı düzenleyerek açıklamalarda bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Mark Carney ve heyetini tarihî dönemdeki ziyareti vesilesiyle Türkiye’de ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyduğunu ifade ederek, kendisine “hoş geldiniz” dedi.
İki ülke arasındaki üst düzey ziyaretlerin sürekli olmasını temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile bugünkü görüşmelerinde ikili ilişkileri etraflıca değerlendirdiklerini, bölgesel ve küresel meselelere değinme imkânı bulduklarını söyledi.
“TİCARET HACMİMİZİ İLK OLARAK 5 MİLYARA, AKABİNDE 10 MİLYAR DOLARA ÇIKARMAYI TEMENNİ EDİYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Bu yönde atacağımız somut adımları içeren bir eylem planını da bugün kabul ettik. Öncelikle ticaret ve yatırımların artırılmasını teminen Serbest Ticaret Anlaşması müzakerelerine yılsonundan önce başlanmasını kararlaştırdık. Bu sürece paralel olarak ekonomi alanındaki ilişkilerimizi tüm boyutlarıyla ele almak üzere Ortak Ekonomik ve Ticari Komite dâhil mevcut mekanizmaları daha etkin şekilde kullanacağız. Bu komitenin müteakip toplantısına 2027 yılında bu defa özel sektörlerimizin de katılımıyla ev sahipliği yapacağız. Atacağımız bu adımlarla hâlen yaklaşık 3 milyar dolar civarında seyreden ticaret hacmimizi ilk olarak 5 milyara, akabinde de 10 milyar dolara çıkarmayı temenni ediyoruz.”
Güncellenen Hava Ulaştırma Anlaşması ile iki ülke arasındaki doğrudan uçuşları yaklaşık iki katına çıkaracaklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün ayrıca üçüncü ülkelerde ortak yatırım fırsatlarını da değerlendirdik. Afrika’dan Latin Amerika’ya, Orta Asya’dan Uzak Doğu’ya kadar geniş bir coğrafyada önemli işbirliği fırsatlarının bulunduğuna inanıyoruz. Yarın Türk Eximbank ile Kanada İhracatı Geliştirme Kurumu arasında imzalanacak mutabakat zaptının üçüncü ülkelerde ortak projelere vesile olmasını temenni ediyoruz” diye konuştu.
Kanada ile savunma sanayii ve nükleer enerji alanlarında yakın temas hâlinde olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayii iş birliğinin önemine vakıf iki müttefik olduklarını kaydetti.
Bunu son olarak Ankara’da yapılan NATO Zirvesi sırasında da gördüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, biraz önce de “Savunma Sektörü Ortaklıkları Mutabakat Zaptı”nın imzalandığını anımsattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, müttefiklerin savunma sanayilerine finansman sağlamak amacıyla Kanada öncülüğünde kurulmakta olan Savunma, Güvenlik ve Dayanıklılık Bankasının iki ülke arasındaki savunma sanayii iş birliğini desteklemesini beklediklerini kaydetti.
Enerji alanında, madencilikten LNG’ye, kritik minerallerden nükleer enerjiye kadar geniş bir işbirliği alanının mevcut olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki ülkenin Enerji Bakanlıkları arasında kabul edilen “Enerji Alanında İşbirliğine Dair Ortak Bildiri”nin de nükleer dahil bu alandaki ciddi potansiyele işaret ettiğini söyledi.
Kanada Başbakanı Carney ile Gazze, Ukrayna ve Körfez dâhil birçok bölgesel gelişmeyi de değerlendirdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gerek Ukrayna’da, gerek Körfez’de olsun diplomatik yöntemlerin kalıcı barışa giden yolu açmasını temenni ediyoruz. Bu noktada ortak görüşte olduğumuzu teyit ettik. Gazze’de ise Kanada’nın diğer bazı müttefiklerle birlikte istilacı yerleşimlere yönelik yaptırım adımlarını, İsrail hükûmetinin ihlallerinin caydırılması noktasında isabetli bir adım olarak görüyoruz. Bölgemizde barış ve istikrarın tesisi noktasında bu yöndeki tutumlarını sürdürmelerini temenni ediyoruz” diye konuştu.
“İLİŞKİLERİMİZİN GELECEĞİNE YÖNELİK TARİHÎ BİR ADIM ATTIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Başbakan Carney ile ilişkilerimizin geleceğine yönelik tarihî bir adım attık. Çok geniş yelpazeye yayılan iş birliği potansiyelimizi gerçek anlamda hayata geçirmek için önemli bir süreci başlattık. İlişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine çıkarmamız kâğıt üzerinde kalacak sembolik bir adım olmayacaktır. Bu konuda Sayın Carney’nin ekonomi alanındaki engin tecrübesi ve siyaset sahnesinde sergilediği sağduyulu ve dirayetli duruşla önemli rol oynayacağına inanıyorum.”
Kanada Başbakanı Carney’ye, konuşmasının ardından, anlamlı ve dolu dolu ifadeleri için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Gerçekten uzun yıllara sâri bir Türkiye-Kanada kopukluğunu bugün gidermiş olduk. Şimdi yeni bir dönemi Türkiye ve Kanada arasında başlatıyoruz. İnşallah iş adamlarımızı bir araya getireceğiz ve ben de Kanada’ya yapacağım ilk iş adamlarıyla birlikte ziyaretimde, orada iş adamlarımızı bir araya getirerek adımlarımızı atacağız.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Kanada Başbakanı Mark Carney’i Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde resmî törenle karşıladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney’in tören alanındaki yerlerini almalarının ardından iki ülkenin millî marşları çalındı. Kanada Başbakanı Carney’in tören kıtasını selamlamasından sonra iki lider heyetlerini birbirlerine takdim etti.
Türkiye ve Kanada bayrakları önünde basın mensuplarına poz veren Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney, daha sonra baş başa görüşmelerini gerçekleştirmek üzere Cumhurbaşkanlığı Külliyesine geçti.
Merhametsizlikte sınır tanımazlar FETÖ’cüler şirketleri batırmak ve Mülklerini ele geçirmek için her türlü DİZİ FİLİMİ çeviriyorlar FETÖ’cüler çok zengin yandaşlar oluşturmak ana hedefleridir FETÖ’de “hedefe ulaşmak için her yol mübahtır” anlayışı vardır MARKA &PATENT ÇETESİ Marka & Patent çetesi | Devletin imkanlarını kullanıp Milletimize TUZAK kuruyorlar | FETÖ’cülere Kimler yardım ediyor? FETÖ’cüler Makam mevki ve para için her şeyi yapıyorlar FETÖ’nün bilişim militanları | İnsanlara kumpas kurarak adli sicil kayıtlarını kirletmek için her türlü yolsuzlukları yapıyorlar kurdukları tuzaklarda sınır tanımıyorlar
Bir FETÖ’cü nasıl anlaşılır? “Her türlü film çevirmek” Her türlü İftirayı atarlar sınır tanımazlar Yalan söylemekte, Kumpas kurmakta, İftira atmakta ,Dikizlemekte, Devlet imkanlarını örgüt için kullanmakta, Kamu ve insanların malına konmakta, adam öldürmekte uzmandır bunlar! merhamet ve vicdanları yoktur Makam mevki ve para için her şeyi yaparlar Hak yediler Soru çaldılar, insanlara kumpas kurdular, özellerini teşhir ettiler, o görüntülerle tüm istediklerini aldılar. İşyerlerine Kamu kurumlarına sitelere evlere kameralar kurdular hem insanları izlediler hem dinlediler insanların özel hayatlarına girdiler evlerine gizli kameralar kurdular bu yolla insanları ,şirketleri ,tehdit ettiler .her türlü yolsuzluğu yaptılar Bunlar ne kadar insanlık suçu varsa işledi hala işlemeye devam ediyorlar 40 yıl boyunca sinsi sinsi örgütlendiler. Suçsuz insanları kumpas kurup hapse attırdılar merhametsizler Türkiye’nin ve şirketlerin sırlarını sattılar Casusluk yaptılar. Devleti ele geçirmek için her şeyi yaptılar. Kaç masum insanın yuvasını yıktılar kim bilir? Nice esnafı iflas ettirdiler kurdukları kumpaslarla Mallarını ele geçirdiler Paravan holding ler kurdular insanların Mallarına el kondular. Karşı çıkanı da ölüme yolladılar… Vicdandan yoksun, gaddar, zalim merhamet yoksunudur bunlar Her türlü iftirayı atabilecek, her yalanı söyleyebilecek kadar zalimdirler.
Marka & Patent çetesi | Devletin imkanlarını kullanıp Milletimize TUZAK kuruyorlar |
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.