Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Ülkemizi her karış toprağı ile geliştirecek, milletimizin her bir ferdinin refahını artıracak projeleri hayata geçirmeye, yatırımları yapmaya, eserleri inşa etmeye devam edeceğiz. Bu vesile ile bir süredir müzakereleri yürütülen, ülkemize Yeşil İklim Fonu’ndan 3 milyar 157 milyon dolar kaynak sağlanmasıyla ilgili mutabakat zaptının geçtiğimiz günlerde imzalandığının müjdesini sizlerle paylaşmak istiyorum” dedi.
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM AK Parti Grup Toplantısı’na katılarak bir konuşma gerçekleştirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında TBMM’nin 1 Ekim’de başlayan yeni yasama yılı çalışmalarında milletvekillerine tekrar başarılar diledi.
TBMM’ye sundukları 2022 yılı bütçe kanun teklifinin AK Parti’nin damga vurduğu 20’nci, Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi’nin ise 4’üncü bütçesi olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, bütçenin, hazırlıkları Haziran’da başlayan ve aralık sonuna kadar devam eden, geniş bir zamana yayılan büyük bir emek ve zahmet gerektiren bir çalışma olduğunu dile getirdi.
Bakanlıklar ile ilgili tüm kurumlar ile sivil toplum kuruluşlarının içinde yer aldığı uzun bir maratonun ardından ortaya çıkan bu bütçe teklifinin, Türkiye’nin yol haritası mahiyetinde olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Eylül ayı başında yayımladıkları Orta Vadeli Program’da, bütçenin ana omurgasını oluşturan hedeflerin zaten yer aldığını hatırlattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda görüşmelerine başlanan ve 6 Aralık’tan itibaren Genel Kurul’da devam edecek müzakerelerde, bütçe rakamları ve bunlara bağlı ekonomik gelişmelerin enine boyuna değerlendirileceğini kaydederek, “Meclis’e sunduğumuz bütçe teklifinde, merkezi yönetim bütçe giderleri 1 trilyon 751 milyar lira, bütçe gelirleri 1 trilyon 473 milyar lira, bütçe açığı da 278 milyar lira olarak öngörülmektedir. Tabii bu ihtiyatla hazırlanmış bir bütçe teklifidir. Yılsonu gerçekleşmelerinin çok daha iyi olacağına inanıyoruz. Toplam 224 kamu idaresini kapsayan merkezi yönetim bütçe ödeneklerinin dağılımı, ülkemizin kalkınma hedeflerini ve milletimizin ihtiyaçlarını gözeten; adil, gerçekçi, sürdürülebilir bir anlayışla yapılmıştır” değerlendirmesinde bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bütçede en büyük payı her zaman olduğu gibi eğitimin aldığını vurgulayarak, “Bu yıl bütçede sağlığa ayrılan payda da ciddi artış yaptık. Aynı şekilde sosyal harcamalar için tahsis edilen kaynağı da ihtiyaç sahibi tüm vatandaşlarımızın daha güçlü şekilde yanında olabilmek için bütçenin yüzde 6’sı seviyesine yükselttik. Sanayicimizden esnaf ve sanatkârımıza kadar her seviyedeki işletmelerimize verilecek destekler de bütçenin kayda değer kalemleri arasında yer alıyor” diye konuştu.
İçinden geçilen kritik dönemde savunma sanayisini güçlendirecek kaynağı da ihmal etmediklerine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sonuç olarak merkezi yönetim kapsamındaki idarelerin bütçelerinde ortalama yüzde 30 artışa gittik. Böylece dünyada yaşanan çok boyutlu dalgalanmalara karşı ülkemizin güçlü bir duruş sergilemesini sağlayacak manevralar için gereken mali altyapıyı oluşturduk. Amacımız, koronavirüs salgını olarak başlayıp üretime, lojistiğe ve giderek tüm ekonomik sisteme sirayet eden küresel krizi ülkemiz için fırsata dönüştürmektir” görüşünü paylaştı.
“YENİDEN YAPILANAN KÜRESEL SİYASİ VE EKONOMİK SİSTEMDE ÜLKEMİZİN HAK ETTİĞİ YERİ ALMASI İÇİN ÇALIŞIYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, gelişmiş ve gelişmekte olan ekonomilerin, istisnalar haricinde neredeyse tamamının küçüldüğü geçen yılı, Türkiye’nin büyümeyle kapatıp bu doğrultuda ilk işaretleri verdiğini vurguladı.
Ülke ekonomisinin bu yılın ilk iki çeyreğinde de oldukça güçlü bir büyüme performansı sergilediğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Üretimde kapasiteleri sonuna kadar kullanıyoruz. İhracatımız rekor üstüne rekor kırıyor. İstihdamda salgın öncesinin de üstünde bir yere geldik. Yatırımcılarımız üretimi artırmak için makine ve ham madde peşinde koşuyor. Geçtiğimiz 19 yılda kurduğumuz güçlü altyapı üzerinde yeniden yapılanan küresel siyasi ve ekonomik sistemde ülkemizin hak ettiği yeri alması için çalışıyoruz. İnşa ettiğimiz eğitim kurumlarının, hastanelerin, yolların, tünellerin, barajların, sulama tesislerinin, organize sanayi bölgelerinin önemi bu süreçte çok daha iyi anlaşılmıştır. Türkiye’nin, kendini, küresel kriz ikliminden pozitif yönde ayrıştırarak üretim ve ihracat üssü hâline gelmeye başlamasının gerisinde işte böyle bir emek, böyle bir birikim bulunuyor.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, gelecek yılın bütçesini küresel krizlerin etkilerine rağmen kalkınma hedeflerinin çıtasını yükseltmek üzere şekillendirdiklerini söyledi.
Koronavirüs salgınının üstesinden güçlü sağlık altyapısıyla gelindiğini, iklim değişikliğinin yol açtığı sorunları da Yeşil Kalkınma Devrimi ile aşacaklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Millî Teknoloji Hamlesi’nin, Türkiye’yi savunma sanayi başta olmak üzere orta-yüksek teknoloji gerektiren alanlarda önemli bir yere taşıdığını belirtti.
Yeşil Kalkınma Devrimi ile de aynı başarıyı “karbon nötr” hedefli yatırımlarla her alanda yakalamakta kararlı olduklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ülkemizi her karış toprağı ile geliştirecek, milletimizin her bir ferdinin refahını artıracak projeleri hayata geçirmeye, yatırımları yapmaya, eserleri inşa etmeye devam edeceğiz. Bu vesile ile bir süredir müzakereleri yürütülen, ülkemize Yeşil İklim Fonu’ndan 3 milyar 157 milyon dolar kaynak sağlanmasıyla ilgili mutabakat zaptının geçtiğimiz günlerde imzalandığının müjdesini sizlerle paylaşmak istiyorum” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hazine ve Maliye Bakanlığının, Çevre ve Şehircilik Bakanlığının ve Dışişleri Bakanlığının 2018’den beri takip ettiği bu mutabakatın imzalanmasıyla kamu ve özel sektörün iklim değişikliği ile ilgili projelerine uzun vadeli ve cazip finans desteği sağlanabileceğini, bu kaynağın 12,5 milyon dolar ile 66,5 milyon dolar arasındaki bölümünün de hibe olarak kullanılacağını kaydetti.
“ÇİFTÇİMİZİ EN GÜÇLÜ ŞEKİLDE DESTEKLİYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir yandan yangınlarla diğer yandan sellerle boğuşulan bir yılın ardından şimdi de kuraklık tehdidi ile karşı karşıya olunduğuna dikkati çekerek, “Ekim ayının sonuna gelmiş olmamıza rağmen ülkemizin önemli bir kısmı hâlen tarım üretimi için ihtiyacımız olan yağışa kavuşamadı” dedi.
Kuraklığın, 2020’de pek çok yerde rekoltenin düşmesine yol açtığını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünyadaki genel ekonomik çalkantıların ülkeleri gıda tedariki konusunda endişeye sevk ettiğini, bu durumun da stokları yükseltme eğilimine, dolayısıyla küresel düzeyde fiyatların yükselişine neden olduğunu anlattı.
Bu tablo karşısında tedbirleri aldıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Öncelikle kendi çiftçimizi en güçlü şekilde destekliyoruz. Hükûmetlerimiz döneminde verdiğimiz tarımsal destek rakamı bugünkü fiyatlarla 396 milyar lirayı bulmuştur. Bu yıl gübre desteğinde yüzde 100 artış yaparken mazot maliyetinin yüzde 50’sini karşılamayı sürdürdük. Özellikle arz açığımızın olduğu ürünlerin üretimi hususunda çiftçimizi daha çok destekliyoruz. Bu anlayışla yağlı tohumlu bitkilerin üretimi ve hayvancılık gibi alanlara özel önem veriyoruz” şeklinde konuştu.
Kırsal kalkınma yatırımlarını destekleme programları kapsamında bugüne kadar 13 bin 634 projeye 3,6 milyar lira hibe verdiklerini bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, böylece 108 binin üzerinde yeni istihdamın ortaya çıkmasını sağladıklarını söyledi.
Toprak Mahsulleri Ofisi’ni hem ürünlerin hak ettikleri fiyattan alımı hem de çiftçilere uygun fiyatlı hububat ve yem bitkisi satışı konusunda etkin şekilde kullandıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Tarım Sigortası’ndan sonra Gelir Koruma Sigortası uygulamasını da hayata geçirerek çiftçilerimizin alın terini güvence altına almaya gayret gösteriyoruz. Çiftçimizi kuraklık karşısında korumaya yönelik sigortalardaki devlet desteğini verim değerinde yüzde 80’e, primde yüzde 70’e yükselttik. Bu yıl TARSİM kapsamında düzenlenen poliçe sayısı 1 milyon 810 bine, prim desteği miktarı da 1,8 milyar liraya çıktı. Topraklarımızın verimini artıran sulama sistemlerini yaygınlaştırıyoruz. Bugüne kadar 600 baraj ve bin 457 sulama tesisi inşa ederek ülkemizin hizmetine sunduk. Hükûmetlerimiz döneminde 20 milyon hektar yeni alanı sulamaya açarak yılda 60 milyar liralık zirai gelir artışı sağladık. Geçtiğimiz hafta tamamlanan Su Şûrası’nın ardından ülkemizin kısa, orta ve uzun vadeli su stratejilerini kamuoyuyla paylaştık. Elbette son dönemde her kesim gibi çiftçilerimizin yaşadığı sıkıntıları da yakından takip ediyoruz.”
“BİZİM İÇİN TARIM SEKTÖRÜ EN AZ SAVUNMA SANAYİ KADAR ÖNEMLİDİR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, salgınla birlikte başlayan küresel üretim ve lojistik krizinin, tarım sektöründe gübre, yem ve enerji fiyatlarında çok ciddi artışlara yol açtığına işaret ederek, “Küresel gelişmeler kaynaklı girdi maliyetlerindeki artışları üreticilerimize en az şekilde yansıtmak için her türlü gayreti gösteriyoruz. Üreticilerimizden ricam, tek karış boş araziyi bırakmadan tarlalarını ve seralarını ekmeleri, ahırlarını dolu tutmalarıdır” dedi.
Dünyadaki bu dalgalanmanın bir müddet daha süreceğinin anlaşıldığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Bu zor dönemde yapılan hiçbir fedakârlığın, verilen hiçbir emeğin, dökülen hiçbir alın terinin karşılıksız kalmayacağından emin olmanızı özellikle istiyorum. Açıkladığımız alım fiyatlarını bu anlayışla en yüksek seviyede belirliyoruz. Tarım ürünlerinde fiyat istikrarı ve üretim planlaması için sözleşmeye dayalı yeni modeller geliştiriyoruz. Bizim için tarım sektörü en az savunma sanayi kadar önemlidir. Üreticiyi koruyan, tüketiciyi kollayan bir yaklaşımla çiftçilerimizin yanında yer almayı sürdüreceğiz. Meclisimizin de bu konuda üzerine düşenleri yapacağından şüphe duymuyorum.”
“HER DÖNEMDE SAHADA MİLLETİMİZLE BAĞIMIZI EN GÜÇLÜ ŞEKİLDE TUTARKEN YÖNETİM SEVİYESİNDE DE ZORLU BİR MÜCADELE VERDİK”
Millî iradenin tecelligahı olan Meclis’te hayata geçirilen her bir faaliyetin hem demokrasinin güçlenmesine hem de milletin geleceğine daha güvenle bakmasına vesile olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Yasama sorumluluklarınız yanında cumhur ile Cumhuriyetin tüm kurumları arasındaki en güçlü ilişkiyi de sağlayan milletvekillerinin üzerlerindeki ağır yükün farkındayız. Bu kutlu çatı altında görev yapan her bir parlamenter için milleti temsil etme şerefinden daha değerli bir paye olamaz. Her bir milletvekili, seçildiği günden itibaren ismini tarihe altın harflerle kazımaya başlamış demektir. Görev süreleri boyunca seçim bölgelerinde ve Meclis’te ortaya koydukları gayretle, elde ettikleri başarıyla, geride bıraktıkları hayırlı izlerle her milletvekili kendi karnesini kendi eliyle doldurmaktadır. Yaptıkları hizmetler ve insanlarla kurdukları gönül köprüleri ile milletin kalbini kazanmayı başaran milletvekili, nesiller boyunca unutulmaz, hep saygı ile sevgi ile takdirle yâd edilir. Siyasetini bu çıtaya yükseltmeyi başarmış milletvekili emeğinin karşılığını sandıkta da mutlaka alır.
AK Parti kurulduğu günden itibaren siyasete hep bu anlayışla yaklaşmıştır. Girdiğimiz ilk seçimden tek başına iktidar olarak çıktığımızdan beri aynı ilkelerle yolumuza devam ediyoruz. Bu sayede parti olarak katıldığımız her milletvekili ve belediye başkanlığı seçimini her halk oylamasını birincilikle tamamlamayı başardık. Aynı şekilde doğrudan halk tarafından belirlenmeye başladığı 2014’ten beri de Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ipi göğüsleyen hep biz olduk.” Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’nin 20 yıllık geçmişindeki başarı zincirinin kendi kendine ortaya çıkmadığını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Her dönemde sahada milletimizle bağımızı en güçlü şekilde tutarken yönetim seviyesinde de zorlu bir mücadele verdik. Tıpkı Türkiye’nin ve milletimizin bu coğrafyadaki varlığını bin yıldır hazmedemeyenler olduğu gibi AK Parti’nin 20 yılı geride bırakan iktidarını da hâlâ kabullenemeyenler var. İlk günden beri söylediğimiz gibi bizim tüm bu başarılarımızın tek formülü Allah’ın ipine sarılmak ve milletimize güvenmek, milletimize dayanmaktadır” diye konuştu.
Mehmet Akif Ersoy’un “İmandır o cevher ki İlâhî ne büyüktür, imansız olan paslı yürek sinede yüktür” dizesini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz imanımızla, inancımızla, azmimizle, gece gündüz çalışmakla bugünlere geldik. Karşımıza çıkan her engeli, önümüze kurulan her tuzağı, arkamızdan yazılan her senaryoyu bu şekilde aşarak yolumuza devam ettik” dedi.
“HER ALANDA ÜLKENİN ÇEHRESİNİ DEĞİŞTİRDİK”
AK Parti iktidarının ilk gününden itibaren sürekli rejim tartışmalarının yürütüldüğünü belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Aradan 20 yıl geçti. Hâlâ aynı tartışmanın ekmeğini yemeye çalışanlar olduğunu görüyoruz. Hâlbuki Türkiye bu süreçte demokraside, ekonomide, diplomaside, temel hizmet altyapılarında nice tarihî reformları hayata geçirdi. Eğitimiyle, sağlığıyla, güvenliğiyle, adaletiyle, ulaştırmasıyla, enerjisiyle, sanayisiyle, tarımıyla, şehirciliğiyle, sporuyla, turizmiyle, sosyal yardımlarıyla, her alanda ülkenin çehresini biz değiştirdik” değerlendirmesini yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ülkemize kazandırdığımız eser ve hizmetlerle, refah seviyesi yükselen, hayat kalitesi artan, ufku genişleyen milletimiz geleceğine güvenle bakmaya başlamıştır. Buna rağmen kendi siyasi ve şahsi ikbalini çalışmak ve proje üretmek yerine ülkenin ve milletin felaketine bağlayanların çırpınışları, hezeyanları, yalan ve iftira kampanyaları hiç durmamıştır. Türkiye’ye husumet besleyenler veya besleyen çevreler, terör örgütleriyle, küresel şer çeteleriyle birlikte çalışmaktan çekinmeyecek kadar gözü dönen, eşi benzeri görülmemiş bir ekiple karşı karşıyayız. Bunlar sürekli olarak ‘Ülke çöktü, devlet battı, millet bitti.’ edebiyatı yapmaktadır. Kalbinin ve kafasının pusulası, kendi ülkesini ve milletini değil de başka yerleri gösterenler ile bu toprakların asil evlatları arasındaki mücadele hiç bitmedi, bitmeyecek. Biz düşmanın fiziki olarak bu topraklardan attık ama geride bıraktığı zihniyet kirinden hâlâ kurtulamadık.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tarihî veya güncel konular üzerinden ülkemize yönelik her saldırının gönüllü fedaisi olmayı, varlık gayeleri hâline getirenlere en güzel cevabı yine merhum Akif veriyor: ‘Âfâkına yüklense de binlerce mehalik, batmazdı bu devlet, ‘Batacaktır!’ demeyeydik. Batmazdı, hayır batmadı, hem batmayacaktır; tek sen uluyan ye’si gebert, azmi uyandır. Kâfî ona can vermeye bir nefha-i îman; davransın ümîdin, bu ne heybet, bu ne hirman? Mâzideki hicranları susturmaya başla; evlâdına sağlam bir emel mâyesi aşla. Allah’a dayan, sa’ye sarıl, hikmete râm ol; yol varsa budur, bilmiyorum başka çıkar yol.’ Nice aşılmaz sanılan engelleri aştığımız, bitirilemez sanılan sıkıntıları bitirdiğimiz gibi bu kirli, karanlık, bozguncu zihniyetin de köklerini Allah’ın izniyle kurutacağız. Umutsuzluk ve kötümserlik yerine azmi ve çalışkanlığı esas alan bir yaklaşımla milletimizin her meselesinin çözümü için gayret göstermeyi sürdüreceğiz. Büyük ve güçlü Türkiye’nin inşasını adım adım gerçekleştiriyoruz” diye ekledi.
“SURİYE VE IRAK İLE İLGİLİ TEZKERENİN AMACI ÜLKEMİZE YÖNELİK TERÖR SALDIRILARINI KAYNAĞINDA KURUTMAK”
Dün TBMM Genel Kurulu’nda, Türkiye’nin Irak ve Suriye topraklarına terörle mücadele amacıyla sınır ötesi operasyonlar yapabilmesi için Cumhurbaşkanına verilen yetkinin iki yıl uzatılması ile ilgili bir tezkere oylandığını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, esasen bu tezkerenin Türkiye’ye yönelik sınır ötesi terör tehditlerine karşı uzun yıllardır devam eden rutin bir uygulama olduğunu; son 71 yılda 76 ayrı tezkerenin Meclis’te görüşülüp ve kabul edildiğini söyledi.
“Suriye ve Irak ile ilgili tezkerenin amacı da sınırlarımız boyunca kurulmak istenen terör koridoruna izin vermemek ve ülkemize yönelik terör saldırılarını kaynağında kurutmak” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu tehdidin PKK, YPG’nin yanında DEAŞ gibi terör örgütlerinden de kaynaklandığını ifade etti.
Son tezkere oylaması öncesinde HDP yöneticileri CHP’ye bir çağrı yaptıklarını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan şunları kaydetti: “Bu çağrıda, HDP’nin içinde fiilen yer aldığı ama resmen varlığının inkâr edildiği siyasi ittifakın devamı, CHP’nin tezkereye destek olmaması şartına bağlanıyordu. Hatta bununla da kalınmayarak CHP açıkça tehdit ediliyordu. Tabii böyle bir durumda onurlu bir partinin ve liderin çıkıp ‘Siz kim oluyorsunuz da bizi tehdit ediyorsunuz, biz kendi politikamızı kendimiz belirleriz.’ diyerek HDP’lilere ağızlarının payını vermesi beklenirdi. Ama karşımızda maalesef artık böyle bir CHP mevcut değildir. CHP yönetimi oylamaya saatler kala tezkereye ‘hayır’ diyeceklerini ilan etti. Biz bugüne kadar nasıl CHP ve iplerini ellerine verdiği efendilerine rağmen ülkemizin güvenliğini sağlayacak adımları atmışsak bundan sonra da atmayı sürdüreceğiz.” Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’yi Suriye’den dışlamak isteyenlerin kullandığı argümanların ve sergilediği çirkefliklerin hepsinin, soru olarak önlerine koyulduğunu söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tamam biz kimin kılıcını çaldığınızı biliyoruz da siz kendinizi bu kadar belli etmeyin bari. Hiç şüphesiz burada asıl önemli olan; ülkemizin en büyük 2’nci partisi durumundaki CHP’nin, terör örgütünün oyuncağı HDP’ye teslim olması, HDP’ye biat etmesi, HDP’ye boyun eğmesidir. Hem demokrasimiz adına hem millî güvenliğimiz adına ne kadar üzüntü verici, ne kadar hazin bir tablo” diye konuştu.
“Kendilerine ‘Mustafa Kemal’in askerleri’ diyenlerin, onlara ‘Mustafa Kemal’in itleri’ diyerek hakaret edenlerin dümen suyuna girdiğini görmek bizim bile ağırımıza gidiyor” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Allah, CHP’ye gönül veren vatandaşlarımızın sabrını artırsın. Anlaşılan o ki CHP yönetimi bu fotoğraftan herhangi bir rahatsızlık duymuyor. CHP Genel Başkanı’nın askerliği, çocuk oyuncağı veya televizyon şovu sanan cehaletini de milletin takdirine bırakıyorum. Küresel ve bölgesel askerî iş birlikleri, diplomatik incelikler, ülkenin ve milletin menfaati için atılacak adımlar konusunda en küçük bir fikri, daha doğrusu böyle bir derdi olmayanla bu hususları konuşmak bile abestir. Türk Silahlı Kuvvetlerinin muharip gücünün tamamının profesyonel askerlerden oluştuğunu bilmeyecek, sınır ötesi harekâtlarının sokaktan toplanan rastgele kişilerle yapıldığını sanacak kadar cahil bir tiple karşı karşıyayız. Bizim Türk Silahlı Kuvvetlerinin Başkomutanı olduğumuz doğrudur. Asıl sorulması gereken soru Kılıçdaroğlu’nun nasıl olup da HDP’nin emir eri konumuna geldiğidir.”
Türkiye’nin ve Türk milletinin aleyhinde ne malzeme varsa hemen dört elle sarılanların, ülkenin menfaatleri söz konusu olduğunda savrulmalar yaşamalarına şaşırmadıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP ile HDP’nin perde arkasında zaten bildikleri ortaklığının, bu tezkere oylaması vesilesiyle aleniyet kazandığını dile getirdi.
Buna karşılılık ittifakın diğer resmî ortağı İYİ Parti’nin, tezkereye “evet” oyu vererek CHP ve HDP’den farklı bir yol izlediğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İYİ Parti yönetimi ve milletvekillerinin siyaset üstü millî bir konu olan Suriye ve Irak’taki terörle mücadele operasyonlarına imkân veren bu tezkereyi desteklemelerini biz de memnuniyetle karşıladık. Cumhur İttifakı’nı oluşturan AK Parti ve MHP olarak ülkemizin bekasıyla ilgili her mesele gibi bu konuda da tam bir görüş, eylem birliği içerisinde olduğumuzu tekrarlamaya gerek bile duymuyorum” görüşünü paylaştı.
“BU ÜLKENİN HER BİREYİ DEVLETİN KORUMASI VE GÜVENCESİ ALTINDADIR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir grup büyükelçinin, Türkiye’de hâlen yürüyen bir davaya dair yaptığı hadsiz açıklama konusunda sergiledikleri ilkeli ve onurlu duruşun, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu rahatsız ettiğini vurguladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bir dönem başında olduğu SSK’yı batıran, partisine bir kaset kumpası sayesinde genel başkan olan, ülkenin dört bir yanında yükselen partisi içindeki taciz, tecavüz, hırsızlık skandallarına sırtını dönen, girdiği her seçimi kaybettiği ve böyle bir durumda gereğini yapacağını söylediği hâlde yerinden kıpırdamayan bir yüzsüzlük abidesinin böyle haysiyetli duruşu anlamasını ve desteklemesini zaten beklemiyorum” değerlendirmesinde bulundu.
Büyükelçilerin açıklamasını, ülkeye ve yargı kurumlarına ağır bir hakaret olarak gördüğünü belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, kimin nerede durduğunu hep birlikte takip ettiklerini dile getirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhalefetin “gayrî milli tutumunu gösterdiğini” ifade ettiği bir video izlettirdi.
Video sonrası Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu tür hadiseleri aynı zamanda ülkemizdeki yerli ve millî duruş sahipleriyle müstemleke zihniyetlileri ayırt etmenin bir vesilesi olarak görüyoruz. Ülkemize, yargımıza bühtan edilen ilk açıklamayı sevinçle karşılayıp, özür açıklaması karşısında hayal kırıklığına kapılanların bu topraklarla ne gönül bağı ne kök bağı yoktur, olamaz” ifadesini kullandı.
CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun, alışkanlık hâline getirdiği kamu görevlilerine yönelik sözlü saldırılarını son dönemde artırdığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ülkenin askerinden polisine, hâkim ve savcısından öğretmenine, emeklisinden çiftçisine, esnafından sanayicisine herkesi hedef alan Kılıçdaroğlu, tek parti CHP’sinin faşizmini geri getirmenin gayreti içerisindedir” sözlerini sarf etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun kamu görevlilerine yönelik sözlerinin yer aldığı bir videoyu da izlettirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin her bireyinin, devletin koruması ve güvencesi altında yer aldığını, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun hezeyanlarının, kendini rezil etmenin ötesinde bir anlama sahip olmadığını söyledi.
CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun kendi partisini yönetmekten aciz olduğunu, altında olup bitenler karşısında çaresiz kaldığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ağzından çıkanlardan habersiz bir genel başkanın, ülke idaresi hususunda atıp tutmasından daha komik bir şeyin bulunmadığını belirtti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu zavallının durumunun tababet ilminin görev alanına girdiğini daha önce zaten söylemiştik. Dolayısıyla lafı daha fazla uzatmaya gerek yok. Adama bak; Osmanlı’ya hakaret ediyor. Sen kimsin, Osmanlı’ya nasıl hakaret edersin? 600 yıl dünyaya nam salmış bir Osmanlı’ya sen nasıl hakaret edersin? Bu ne saygısızlıktır. Buna bizim kitabımızda cibilliyet itibarıyla bozuk derler. Altı asır dünyaya nam salacak, dünyanın bir ucundan, diğer ucuna nam salacak, böyle bir ecdada hakaret edeceksin. Buna müsaade etmeyiz, buna fırsat vermeyiz. Sen kimlerle, nerede, nasıl geçineceksen geçin. Bu kadar merak ettiğin Suriye’de bile o ecdadın ayak izleri var. Çok merak ediyorsun ya. Misakı Millî denilen o anlaşmanın da yerinde yine Osmanlı’nın mirası var. Biz her zaman olduğu gibi bugünde milletimizin irfanına, ferasetine güveniyoruz, milletimizin iradesine tabiyiz. İnanıyorum ki 2023, inşallah Bay Kemal’in yeni bir ders aldığı yıl olacaktır. Fakat çok çalışacağız, çok gayret edeceğiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında, Eskişehir’deki toplu açılış törenlerine de değindi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun, “Ne yapıyorlar” söylemlerine karşılık, “Toplu açılışlarda 52 fabrika açılışı, 106 ayrıca fabrika açılışı yaptık. Daha yeni Eskişehir’de olanları söylüyorum. Biz buyuz” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Azerbaycan’da sekiz ayda yapımı tamamlanan havalimanı açılışına katıldığını anımsattı. Akıllı tarım ile ilgili atılan adımların açılışlarına da katıldıklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle tamamladı: “Azerbaycan’da farklı bir gelişme var. İnşallah Fuzuli’den İstanbul’a bir hareket olacak. Bu yolların yapımına yönelik çalışmalar hızla devam ediyor. Azeri-Türk müşterek yaptıkları çalışmalarla hamdolsun güzel bir gardaşlık sergiliyorlar. Bu gardaşlıkla inşallah Azerbaycan çok ciddi bir kalkınmanın, ayağa kalkışın örneklerini veriyor. Aramızdaki bu dayanışma inşallah devam etmek suretiyle çok kısa zamanda da Azerbaycan parmakla gösterilen ülkeler arasında yerini alacaktır. Tarımda güzel adımlar atıyorlar. Şu anda Ermenilerin döşediği mayınlar temizleniyor. O mayınların temizlendiği yerler de tarım alanı hâline getiriliyor. Bu konuda da yoğun çalışmaları var. Bizim Makina Kimya Endüstrisi’nin ürettiği bir mayın tarama aracından Azerbaycan’a verdik. Şu anda uzaktan kumanda ile mayın temizliği yapıyorlar. Bunlar da ülkemizde nereden nereye geldiğimizi göstermesi bakımından çok çok önemli. Bir taraftan Karabağ bir taraftan Şuşa, turizm olarak da ciddi bir patlamayı yapacaklar. Rabbim onların da bizim de yar ve yardımcımız olsun.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Kanada Başbakanı Mark Carney, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirdikleri baş başa ve heyetler arası görüşmelerinin, anlaşmaların imza töreninin ardından ortak basın toplantısı düzenleyerek açıklamalarda bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Mark Carney ve heyetini tarihî dönemdeki ziyareti vesilesiyle Türkiye’de ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyduğunu ifade ederek, kendisine “hoş geldiniz” dedi.
İki ülke arasındaki üst düzey ziyaretlerin sürekli olmasını temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile bugünkü görüşmelerinde ikili ilişkileri etraflıca değerlendirdiklerini, bölgesel ve küresel meselelere değinme imkânı bulduklarını söyledi.
“TİCARET HACMİMİZİ İLK OLARAK 5 MİLYARA, AKABİNDE 10 MİLYAR DOLARA ÇIKARMAYI TEMENNİ EDİYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Bu yönde atacağımız somut adımları içeren bir eylem planını da bugün kabul ettik. Öncelikle ticaret ve yatırımların artırılmasını teminen Serbest Ticaret Anlaşması müzakerelerine yılsonundan önce başlanmasını kararlaştırdık. Bu sürece paralel olarak ekonomi alanındaki ilişkilerimizi tüm boyutlarıyla ele almak üzere Ortak Ekonomik ve Ticari Komite dâhil mevcut mekanizmaları daha etkin şekilde kullanacağız. Bu komitenin müteakip toplantısına 2027 yılında bu defa özel sektörlerimizin de katılımıyla ev sahipliği yapacağız. Atacağımız bu adımlarla hâlen yaklaşık 3 milyar dolar civarında seyreden ticaret hacmimizi ilk olarak 5 milyara, akabinde de 10 milyar dolara çıkarmayı temenni ediyoruz.”
Güncellenen Hava Ulaştırma Anlaşması ile iki ülke arasındaki doğrudan uçuşları yaklaşık iki katına çıkaracaklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün ayrıca üçüncü ülkelerde ortak yatırım fırsatlarını da değerlendirdik. Afrika’dan Latin Amerika’ya, Orta Asya’dan Uzak Doğu’ya kadar geniş bir coğrafyada önemli işbirliği fırsatlarının bulunduğuna inanıyoruz. Yarın Türk Eximbank ile Kanada İhracatı Geliştirme Kurumu arasında imzalanacak mutabakat zaptının üçüncü ülkelerde ortak projelere vesile olmasını temenni ediyoruz” diye konuştu.
Kanada ile savunma sanayii ve nükleer enerji alanlarında yakın temas hâlinde olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayii iş birliğinin önemine vakıf iki müttefik olduklarını kaydetti.
Bunu son olarak Ankara’da yapılan NATO Zirvesi sırasında da gördüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, biraz önce de “Savunma Sektörü Ortaklıkları Mutabakat Zaptı”nın imzalandığını anımsattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, müttefiklerin savunma sanayilerine finansman sağlamak amacıyla Kanada öncülüğünde kurulmakta olan Savunma, Güvenlik ve Dayanıklılık Bankasının iki ülke arasındaki savunma sanayii iş birliğini desteklemesini beklediklerini kaydetti.
Enerji alanında, madencilikten LNG’ye, kritik minerallerden nükleer enerjiye kadar geniş bir işbirliği alanının mevcut olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki ülkenin Enerji Bakanlıkları arasında kabul edilen “Enerji Alanında İşbirliğine Dair Ortak Bildiri”nin de nükleer dahil bu alandaki ciddi potansiyele işaret ettiğini söyledi.
Kanada Başbakanı Carney ile Gazze, Ukrayna ve Körfez dâhil birçok bölgesel gelişmeyi de değerlendirdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gerek Ukrayna’da, gerek Körfez’de olsun diplomatik yöntemlerin kalıcı barışa giden yolu açmasını temenni ediyoruz. Bu noktada ortak görüşte olduğumuzu teyit ettik. Gazze’de ise Kanada’nın diğer bazı müttefiklerle birlikte istilacı yerleşimlere yönelik yaptırım adımlarını, İsrail hükûmetinin ihlallerinin caydırılması noktasında isabetli bir adım olarak görüyoruz. Bölgemizde barış ve istikrarın tesisi noktasında bu yöndeki tutumlarını sürdürmelerini temenni ediyoruz” diye konuştu.
“İLİŞKİLERİMİZİN GELECEĞİNE YÖNELİK TARİHÎ BİR ADIM ATTIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Başbakan Carney ile ilişkilerimizin geleceğine yönelik tarihî bir adım attık. Çok geniş yelpazeye yayılan iş birliği potansiyelimizi gerçek anlamda hayata geçirmek için önemli bir süreci başlattık. İlişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine çıkarmamız kâğıt üzerinde kalacak sembolik bir adım olmayacaktır. Bu konuda Sayın Carney’nin ekonomi alanındaki engin tecrübesi ve siyaset sahnesinde sergilediği sağduyulu ve dirayetli duruşla önemli rol oynayacağına inanıyorum.”
Kanada Başbakanı Carney’ye, konuşmasının ardından, anlamlı ve dolu dolu ifadeleri için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Gerçekten uzun yıllara sâri bir Türkiye-Kanada kopukluğunu bugün gidermiş olduk. Şimdi yeni bir dönemi Türkiye ve Kanada arasında başlatıyoruz. İnşallah iş adamlarımızı bir araya getireceğiz ve ben de Kanada’ya yapacağım ilk iş adamlarıyla birlikte ziyaretimde, orada iş adamlarımızı bir araya getirerek adımlarımızı atacağız.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Kanada Başbakanı Mark Carney’i Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde resmî törenle karşıladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney’in tören alanındaki yerlerini almalarının ardından iki ülkenin millî marşları çalındı. Kanada Başbakanı Carney’in tören kıtasını selamlamasından sonra iki lider heyetlerini birbirlerine takdim etti.
Türkiye ve Kanada bayrakları önünde basın mensuplarına poz veren Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney, daha sonra baş başa görüşmelerini gerçekleştirmek üzere Cumhurbaşkanlığı Külliyesine geçti.
Merhametsizlikte sınır tanımazlar FETÖ’cüler şirketleri batırmak ve Mülklerini ele geçirmek için her türlü DİZİ FİLİMİ çeviriyorlar FETÖ’cüler çok zengin yandaşlar oluşturmak ana hedefleridir FETÖ’de “hedefe ulaşmak için her yol mübahtır” anlayışı vardır MARKA &PATENT ÇETESİ Marka & Patent çetesi | Devletin imkanlarını kullanıp Milletimize TUZAK kuruyorlar | FETÖ’cülere Kimler yardım ediyor? FETÖ’cüler Makam mevki ve para için her şeyi yapıyorlar FETÖ’nün bilişim militanları | İnsanlara kumpas kurarak adli sicil kayıtlarını kirletmek için her türlü yolsuzlukları yapıyorlar kurdukları tuzaklarda sınır tanımıyorlar
Bir FETÖ’cü nasıl anlaşılır? “Her türlü film çevirmek” Her türlü İftirayı atarlar sınır tanımazlar Yalan söylemekte, Kumpas kurmakta, İftira atmakta ,Dikizlemekte, Devlet imkanlarını örgüt için kullanmakta, Kamu ve insanların malına konmakta, adam öldürmekte uzmandır bunlar! merhamet ve vicdanları yoktur Makam mevki ve para için her şeyi yaparlar Hak yediler Soru çaldılar, insanlara kumpas kurdular, özellerini teşhir ettiler, o görüntülerle tüm istediklerini aldılar. İşyerlerine Kamu kurumlarına sitelere evlere kameralar kurdular hem insanları izlediler hem dinlediler insanların özel hayatlarına girdiler evlerine gizli kameralar kurdular bu yolla insanları ,şirketleri ,tehdit ettiler .her türlü yolsuzluğu yaptılar Bunlar ne kadar insanlık suçu varsa işledi hala işlemeye devam ediyorlar 40 yıl boyunca sinsi sinsi örgütlendiler. Suçsuz insanları kumpas kurup hapse attırdılar merhametsizler Türkiye’nin ve şirketlerin sırlarını sattılar Casusluk yaptılar. Devleti ele geçirmek için her şeyi yaptılar. Kaç masum insanın yuvasını yıktılar kim bilir? Nice esnafı iflas ettirdiler kurdukları kumpaslarla Mallarını ele geçirdiler Paravan holding ler kurdular insanların Mallarına el kondular. Karşı çıkanı da ölüme yolladılar… Vicdandan yoksun, gaddar, zalim merhamet yoksunudur bunlar Her türlü iftirayı atabilecek, her yalanı söyleyebilecek kadar zalimdirler.
Marka & Patent çetesi | Devletin imkanlarını kullanıp Milletimize TUZAK kuruyorlar |
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.