Cumhurbaşkanı Erdoğan, Angola Meclisine hitaben yaptığı konuşmada, “Bağımsızlığını elde ettiği 11 Kasım 1975’ten bu yana pek çok zorluğun üstesinden gelen Angola halkının, birlik ve beraberlik içinde aydınlık yarınlarını da inşa edeceğine inanıyoruz. Türkiye olarak kalkınma yolculuğunda dost Angola’nın yanında olmayı sürdüreceğiz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Angola Cumhurbaşkanı Joao Manuel Gonçalves Lourenço’nun davetlisi olarak resmî ziyaret nedeniyle bulunduğu Angola’da Angola Meclisi Genel Kurulu’na hitaben bir konuşma yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Angola Ulusal Meclisinde yaptığı konuşmada, coğrafi bakımdan Türkiye ve Angola arasında yaklaşık 6 bin kilometre mesafe olsa da kalplere sınır çizilemeyeceğini, ayrı kıtalarda yer alsalar da aynı gönül dilini konuşan, aynı idealleri savunan, yönünü geçmişe değil, geleceğe dönen dost bir ülkenin Cumhurbaşkanı olarak burada bulunduğunu belirtti.
Ziyaretinin, Türkiye’den Angola’ya Cumhurbaşkanı düzeyinde bir ilk olması sebebiyle, tarihî bir nitelik taşıdığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, kısa süre önce Angola Cumhurbaşkanı Lourenço ve heyetini, yine bir ilki teşkil eden ziyaret çerçevesinde, Türkiye’de misafir ettiklerini söyledi.
“HER ALANDA İŞ BİRLİĞİMİZİ GELİŞTİRMENİN YOLLARINI ARAYACAĞIZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, son üç ay içerisinde gerçekleşen karşılıklı ziyaretlerin, Türkiye-Angola ilişkilerinde yeni bir dönemin müjdecisi olduğunu belirterek, “Türkiye olarak bu hususta güçlü bir iradeye sahibiz. Önümüzdeki süreçte, hem kaybedilen zamanı telafi edecek hem de her alanda iş birliğimizi geliştirmenin yollarını arayacağız. Angola’ya gelişimizden itibaren şahsıma ve heyetimize gösterilen teveccüh, Angola makamlarının da aynı hissiyatı taşıdığını gösteriyor” diye konuştu.
Misafirperverliklerinden ötürü Angola Cumhurbaşkanı Lourenço’ya teşekkür eden Erdoğan, “Angola’yla ilişkilerimizi geliştirmeye verdiğimiz önemin bir nişanesi olan ziyaretimin, her iki ülke açısından da hayırlı olmasını diliyorum” ifadesini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, meclislerin millet iradesinin vücut bulduğu ve hayata geçtiği yerler olarak demokratik hayatın vazgeçilemez unsurları olduğunu, milletin Kurtuluş Savaşı’nın sevk ve idaresini yapan Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin, kurulduğu 1920 yılından bugüne, karşı karşıya kaldığı zorluklar karşısında yılmadan, fedakârca çalışmalarına devam ettiğini kaydetti.
Millî iradenin temsilcisi olma vasfına, önüne çıkan tüm engellere rağmen sıkı sıkıya sahip çıkan Meclisin, demokrasinin de teminatı olmayı hep sürdürdüğünü vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Son olarak 15 Temmuz 2016 tarihinde demokrasimize kasteden FETÖ terör örgütünün darbe teşebbüsünün boşa çıkarılmasında Meclisimiz önemli rol oynamıştır. Meclisimiz, üzerine yağan bombalara rağmen çalışmalarını sürdürmüş, Türk demokrasisinin güvencesi olduğunu bir kez daha göstermiştir. Kendi Meclisimiz gibi, millî birliğin ve millet iradesinin vücut bulduğu Angola Ulusal Meclisini de ülke demokrasisinin teminatı olarak görüyorum. Cumhurbaşkanı Lourenço liderliğinde sürdürülmekte olan reform sürecine Ulusal Meclisin vereceği katkılar çok önemlidir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Angola Ulusal Meclisi’nin 220 üyesinin, Angola’nın ekonomik ve insani kalkınmasında oynadığı yapıcı rolü yakından takip ettiklerini belirterek, “Bağımsızlığını elde ettiği 11 Kasım 1975’ten bu yana pek çok zorluğun üstesinden gelen Angola halkının, birlik ve beraberlik içinde aydınlık yarınlarını da inşa edeceğine inanıyoruz. Türkiye olarak kalkınma yolculuğunda dost Angola’nın yanında olmayı sürdüreceğiz” dedi.
“TARİHİNDE SÖMÜRGECİLİK LEKESİ BULUNMAYAN BİR MİLLETİZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Sahra Altı Afrika’nın önde gelen ülkesi Angola ile Avrupa ve Asya kıtalarını birbirine bağlayan köprü durumundaki Türkiye’nin iş birliğinin oluşturacağı sinerjinin etkisi, hiç şüphesiz çok geniş bir coğrafyada hissedilecektir. Dünyanın yeni bir siyasi ve ekonomik sistemin kuruluşunun eşiğinde olduğu şu dönemde, böyle bir iş birliği tüm taraflar için verimli ve kazançlı olacaktır. Bu kritik süreçte, geçmişteki demokratik ve ekonomik sancıları tekrar yaşamamak için potansiyellerimizi bir araya getirmenin tam zamanıdır. Biz, sizlerle bu yolda birlikte yürümeye hazırız. Buradaki temsilcileri başta olmak üzere tüm Angolalı kardeşlerimizin de aynı hissiyat içinde olduğundan şüphe duymuyorum.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Afrika kıtası, bin yıllık tarihî bağlarımızın bulunduğu, ülkemizin en köklü ilişkilere sahip olduğu coğrafyalardan biridir. Milletimizin, Afrika halklarıyla münasebetlerinin geçmişi 10. yüzyıla kadar uzanmaktadır. Bu ortak tarihimizin en önemli özelliği ise karşılıklı saygıya, samimiyete, iş birliğine ve kardeşliğe dayanmasıdır. Tarihinde sömürgecilik lekesi bulunmayan, kolonyalizm utancı olmayan bir milletiz. Bunun yanında, bir asır önce zaferle taçlandırdığı İstiklal Harbi’ni dönemin emperyalist güçlerine karşı yürütmüş bir ülkeyiz” diye ekledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünya Beşten Büyüktür” diyerek küresel sistemdeki adaletsizliklere karşı mücadele ettiklerini vurgulayarak, “İnsanlığın kaderinin İkinci Dünya Savaşı’nın galibi bir avuç ülkenin insafına bırakılamayacağını, bırakılmaması gerektiğini savunuyoruz. Dünya değişirken, hayatımızın hemen her alanı değişirken, diplomasi, ticaret, uluslararası ilişkiler köklü dönüşümlerden geçerken, küresel güvenlik mimarisinin aynı kalması düşünülemez. Hâl böyleyken, değişim ve reform taleplerine kulak tıkamak, İkinci Dünya Savaşı sonrası oluşan statükoyu ısrarla devam ettirmeye çalışmak demektir” dedi.
“AFRİKA KITASINA YÖNELİK BATI MERKEZLİ ORYANTALİST YAKLAŞIMLARI REDDEDİYORUZ”
Değişim taleplerini görmezden gelmenin, Afrika kıtasına ve kıtanın Angola gibi güçlü ülkelerine de haksızlık olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu görüşleri paylaştı: “Bu, adil olmadığı gibi sürdürülebilir de değildir. Aynı tabloya, bazı sömürgeci güçlerin Afrika kıtasına yönelik yaklaşımında da şahitlik ediyoruz. Afrika halklarının uğrunda milyonlarca evladını kurban vererek elde ettikleri bağımsızlık, özgürlük ve eşitlik kazanımlarını hâlen kabullenemeyenler var. Son dönemde bu hazımsızlığın yeniden nüksettiğine şahit oluyoruz. Bu ülkelerin, kendi kanlı tarihlerinin albenisinden bir an önce sıyrılarak, günümüzün gerçekleriyle yüzleşmeleri gerekiyor. Türkiye olarak Afrika kıtasına yönelik Batı merkezli oryantalist yaklaşımları reddediyoruz. Afrika kıtasındaki halkları ayrım yapmadan bağrımıza basıyoruz.”
“TÜRKİYE, AFRİKA’NIN SAHİP OLDUĞU ÖNEMİN FARKINDADIR”
Kıta ile ilişkileri ilerletirken Afrikalıların engin birikimlerinden de istifade etmeyi arzu ettiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu amaçla 2005’ten itibaren pek çok adım attıklarını bildirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ilki 2008’de İstanbul’da, ikincisi 2014’te Malabo’da Türkiye-Afrika Ortaklık Zirvelerinin düzenlendiğini anımsatarak şöyle konuştu: “Bu zirveler vesilesiyle ülkemizin, stratejik ortağı Afrika’ya olan muhabbetinin geçici ve menfaat eksenli olmadığını gösterdik. Kıtanın en büyük ihtiyacı olan nitelikli insan kaynağı yetiştirmek amacıyla burs programları başlattık. Türkiye burslarıyla yaklaşık 5 bin civarında Afrikalı öğrenciye lisans, yüksek lisans ve doktora alanında ücretsiz eğitim imkânı sunuyoruz. Son 25 senede mezun ettiğimiz 11 bin öğrenci ise Türkiye’nin gönül elçileri olarak Afrikalı kardeşlerimize hizmet ediyor. TİKA’dan Kızılayımıza, Maarif Vakfımızdan sivil toplum kuruluşlarına kadar tüm unsurlarımızla kardeşlerimizin yanında olmaya çalışıyoruz.”
Bu süreçte diplomatik ağın genişlemesine büyük önem verdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin, Afrika’da bugün itibarıyla 43 büyükelçiliğiyle temsil faaliyetlerini sürdürdüğünü vurguladı.
Ankara’da büyükelçiliği olan Afrika ülkelerinin sayısının ise 37’ye ulaştığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu durumun, karşılıklı güvenin ve ortaklık anlayışının doğal bir yansıması olduğunu ifade etti.
“Türkiye, Afrika’nın sahip olduğu önemin farkındadır” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin tarihiyle kültürüyle insanıyla Afrika kıtasının tüm dünyaya kattığı zenginliklerin ve her alandaki muazzam potansiyelinin bilincinde olduğunu belirtti.
“BİZİM AMACIMIZ BİRLİKTE KAZANMAKTIR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin, 33 milyonu bulan nüfusu, dinamik ekonomisi, çalışkan insanları, vizyoner siyasi liderliğiyle Angola’nın büyük, güçlü ve onurlu bir ülke olduğunun şuurunda olduğunu dile getirdi.
“İkili ilişkilerde bir taraf kazanırken diğerinin kaybettiği, birinin üretici diğerinin sürekli tüketici olduğu bir denklemi asla kabul etmiyoruz” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bizim amacımız birlikte kazanmak, birlikte kalkınmak, birlikte büyümek, birlikte yol yürümektir. Angola doğal kaynakları, maden ve petrol rezervleriyle bölgesinin parlayan yıldızıdır. Türkiye de eğitimden sağlığa, sanayiden enerjiye, ulaşımdan turizme kadar hemen her alanda yaptığı atılımlarla, dünyanın en büyük 20 ekonomisinden biridir. Toplam nüfusları 120 milyona ulaşan ülkelerimizin birbirinden istifade edeceği pek çok imkân bulunuyor. Kıymetli dostum Cumhurbaşkanı Lourenço’nun da bizimle aynı kanaati ve hassasiyeti paylaştığını görmekten memnuniyet duyuyorum. Bu iradeyi, ilişkilerimizin geleceği açısından çok kıymetli görüyoruz.”
“HER ALANDA KAPSAMLI İŞ BİRLİKLERİNE AÇIĞIZ VE HAZIRIZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, artmış olmasına rağmen Türkiye-Angola ticaret hacmindeki mevcut tablonun gerçek potansiyeli yansıtmadığını belirterek, şöyle konuştu: “Gerek karşılıklı ziyaretlerimiz vesilesiyle imzalanan anlaşmalarla kuvvetlenen ahdi zemin gerekse de özel sektör temsilcilerimizin dinamizmi sayesinde, şu anda hedef 500 milyon dolarlık ticaret hacmi hedefimize kısa zamanda ulaşacağımıza inanıyorum. Firmalarımız, Angola’nın altyapısının geliştirilmesine ve üretim yelpazesinin genişletilmesine katkıda bulunmak için hizmete hazırdır. Her alanda kapsamlı iş birliklerine açığız ve hazırız.”
Askerî ve güvenlik alanlarında da geniş iş birliği imkânlarına sahip olunduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün gerçekleştirilecek iş forumunun, yeni fırsat pencerelerinin açılmasına vesile olacağını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, parlamentolar arası ilişkileri geliştirmenin de öncelikleri arasında yer aldığını dile getirerek, “Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde Angola ile Parlamentolar Arası Dostluk Grubumuzu tesis ettik. Angola Meclisi bünyesinde de bir dostluk grubu kurulması hiç şüphesiz ilişkilerimizin gelişmesine büyük katkı sunacaktır” diye konuştu.
İstanbul’da 21-22 Ekim tarihlerinde düzenlenecek 3’üncü Türkiye-Afrika Ekonomi ve İş Forumu’nun Türkiye’ye ve kıtaya, Angola ile iş birliğinde yakalanan ivmeyi devam ettirme imkânı vereceğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “17-18 Aralık’ta yine İstanbul’da ev sahipliği yapacağımız 3’üncü Türkiye-Afrika Ortaklık Zirvemizi de bu anlayış temelinde gerçekleştireceğiz. Sahra Altı Afrika ile ilişkilerimizin derinleştirilmesinde Angola’nın tecrübe ve yol göstericiliğinden faydalanmayı arzu ediyoruz. Bölgesinde ve ötesinde güvenlik, istikrar ve refaha katkı sunan Angola’nın bizlere yol arkadaşlığı yapacağına inanıyoruz. Bugün şahit olduğumuz tablo geleceğe dair umutlarımızı daha da artırmıştır” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını bitirirken Angola’nın millî kahramanı Aguştinyu Netu’nun, “Anacığım, yurdum/Şimdi değiştik artık/Kendimiz kurtardık/Boynumuzu boyunduruktan/Ve dönüşü yok artık bu yolun” dizelerini okudu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Angola Cumhurbaşkanı Lourenço’ya misafirperverliği için teşekkür ederek Angola Ulusal Meclisine de hitap etme imkânı verdikleri için şükranlarını sundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan hitabının ardından Angola Ulusal Meclisi milletvekilleri tarafından ayakta alkışlandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Meclis’ten ayrılırken şeref defterini de imzaladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan daha sonra, Angola’nın bağımsızlığını kazandığı 1975’ten 1979’daki ölümüne kadar ilk devlet başkanlığı görevini yürüten Dr. Antonio Agostinho Neto adına yapılan anıtı ziyaret etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Kanada Başbakanı Mark Carney, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirdikleri baş başa ve heyetler arası görüşmelerinin, anlaşmaların imza töreninin ardından ortak basın toplantısı düzenleyerek açıklamalarda bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Mark Carney ve heyetini tarihî dönemdeki ziyareti vesilesiyle Türkiye’de ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyduğunu ifade ederek, kendisine “hoş geldiniz” dedi.
İki ülke arasındaki üst düzey ziyaretlerin sürekli olmasını temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile bugünkü görüşmelerinde ikili ilişkileri etraflıca değerlendirdiklerini, bölgesel ve küresel meselelere değinme imkânı bulduklarını söyledi.
“TİCARET HACMİMİZİ İLK OLARAK 5 MİLYARA, AKABİNDE 10 MİLYAR DOLARA ÇIKARMAYI TEMENNİ EDİYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Bu yönde atacağımız somut adımları içeren bir eylem planını da bugün kabul ettik. Öncelikle ticaret ve yatırımların artırılmasını teminen Serbest Ticaret Anlaşması müzakerelerine yılsonundan önce başlanmasını kararlaştırdık. Bu sürece paralel olarak ekonomi alanındaki ilişkilerimizi tüm boyutlarıyla ele almak üzere Ortak Ekonomik ve Ticari Komite dâhil mevcut mekanizmaları daha etkin şekilde kullanacağız. Bu komitenin müteakip toplantısına 2027 yılında bu defa özel sektörlerimizin de katılımıyla ev sahipliği yapacağız. Atacağımız bu adımlarla hâlen yaklaşık 3 milyar dolar civarında seyreden ticaret hacmimizi ilk olarak 5 milyara, akabinde de 10 milyar dolara çıkarmayı temenni ediyoruz.”
Güncellenen Hava Ulaştırma Anlaşması ile iki ülke arasındaki doğrudan uçuşları yaklaşık iki katına çıkaracaklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün ayrıca üçüncü ülkelerde ortak yatırım fırsatlarını da değerlendirdik. Afrika’dan Latin Amerika’ya, Orta Asya’dan Uzak Doğu’ya kadar geniş bir coğrafyada önemli işbirliği fırsatlarının bulunduğuna inanıyoruz. Yarın Türk Eximbank ile Kanada İhracatı Geliştirme Kurumu arasında imzalanacak mutabakat zaptının üçüncü ülkelerde ortak projelere vesile olmasını temenni ediyoruz” diye konuştu.
Kanada ile savunma sanayii ve nükleer enerji alanlarında yakın temas hâlinde olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayii iş birliğinin önemine vakıf iki müttefik olduklarını kaydetti.
Bunu son olarak Ankara’da yapılan NATO Zirvesi sırasında da gördüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, biraz önce de “Savunma Sektörü Ortaklıkları Mutabakat Zaptı”nın imzalandığını anımsattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, müttefiklerin savunma sanayilerine finansman sağlamak amacıyla Kanada öncülüğünde kurulmakta olan Savunma, Güvenlik ve Dayanıklılık Bankasının iki ülke arasındaki savunma sanayii iş birliğini desteklemesini beklediklerini kaydetti.
Enerji alanında, madencilikten LNG’ye, kritik minerallerden nükleer enerjiye kadar geniş bir işbirliği alanının mevcut olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki ülkenin Enerji Bakanlıkları arasında kabul edilen “Enerji Alanında İşbirliğine Dair Ortak Bildiri”nin de nükleer dahil bu alandaki ciddi potansiyele işaret ettiğini söyledi.
Kanada Başbakanı Carney ile Gazze, Ukrayna ve Körfez dâhil birçok bölgesel gelişmeyi de değerlendirdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gerek Ukrayna’da, gerek Körfez’de olsun diplomatik yöntemlerin kalıcı barışa giden yolu açmasını temenni ediyoruz. Bu noktada ortak görüşte olduğumuzu teyit ettik. Gazze’de ise Kanada’nın diğer bazı müttefiklerle birlikte istilacı yerleşimlere yönelik yaptırım adımlarını, İsrail hükûmetinin ihlallerinin caydırılması noktasında isabetli bir adım olarak görüyoruz. Bölgemizde barış ve istikrarın tesisi noktasında bu yöndeki tutumlarını sürdürmelerini temenni ediyoruz” diye konuştu.
“İLİŞKİLERİMİZİN GELECEĞİNE YÖNELİK TARİHÎ BİR ADIM ATTIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Başbakan Carney ile ilişkilerimizin geleceğine yönelik tarihî bir adım attık. Çok geniş yelpazeye yayılan iş birliği potansiyelimizi gerçek anlamda hayata geçirmek için önemli bir süreci başlattık. İlişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine çıkarmamız kâğıt üzerinde kalacak sembolik bir adım olmayacaktır. Bu konuda Sayın Carney’nin ekonomi alanındaki engin tecrübesi ve siyaset sahnesinde sergilediği sağduyulu ve dirayetli duruşla önemli rol oynayacağına inanıyorum.”
Kanada Başbakanı Carney’ye, konuşmasının ardından, anlamlı ve dolu dolu ifadeleri için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Gerçekten uzun yıllara sâri bir Türkiye-Kanada kopukluğunu bugün gidermiş olduk. Şimdi yeni bir dönemi Türkiye ve Kanada arasında başlatıyoruz. İnşallah iş adamlarımızı bir araya getireceğiz ve ben de Kanada’ya yapacağım ilk iş adamlarıyla birlikte ziyaretimde, orada iş adamlarımızı bir araya getirerek adımlarımızı atacağız.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Kanada Başbakanı Mark Carney’i Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde resmî törenle karşıladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney’in tören alanındaki yerlerini almalarının ardından iki ülkenin millî marşları çalındı. Kanada Başbakanı Carney’in tören kıtasını selamlamasından sonra iki lider heyetlerini birbirlerine takdim etti.
Türkiye ve Kanada bayrakları önünde basın mensuplarına poz veren Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney, daha sonra baş başa görüşmelerini gerçekleştirmek üzere Cumhurbaşkanlığı Külliyesine geçti.
Merhametsizlikte sınır tanımazlar FETÖ’cüler şirketleri batırmak ve Mülklerini ele geçirmek için her türlü DİZİ FİLİMİ çeviriyorlar FETÖ’cüler çok zengin yandaşlar oluşturmak ana hedefleridir FETÖ’de “hedefe ulaşmak için her yol mübahtır” anlayışı vardır MARKA &PATENT ÇETESİ Marka & Patent çetesi | Devletin imkanlarını kullanıp Milletimize TUZAK kuruyorlar | FETÖ’cülere Kimler yardım ediyor? FETÖ’cüler Makam mevki ve para için her şeyi yapıyorlar FETÖ’nün bilişim militanları | İnsanlara kumpas kurarak adli sicil kayıtlarını kirletmek için her türlü yolsuzlukları yapıyorlar kurdukları tuzaklarda sınır tanımıyorlar
Bir FETÖ’cü nasıl anlaşılır? “Her türlü film çevirmek” Her türlü İftirayı atarlar sınır tanımazlar Yalan söylemekte, Kumpas kurmakta, İftira atmakta ,Dikizlemekte, Devlet imkanlarını örgüt için kullanmakta, Kamu ve insanların malına konmakta, adam öldürmekte uzmandır bunlar! merhamet ve vicdanları yoktur Makam mevki ve para için her şeyi yaparlar Hak yediler Soru çaldılar, insanlara kumpas kurdular, özellerini teşhir ettiler, o görüntülerle tüm istediklerini aldılar. İşyerlerine Kamu kurumlarına sitelere evlere kameralar kurdular hem insanları izlediler hem dinlediler insanların özel hayatlarına girdiler evlerine gizli kameralar kurdular bu yolla insanları ,şirketleri ,tehdit ettiler .her türlü yolsuzluğu yaptılar Bunlar ne kadar insanlık suçu varsa işledi hala işlemeye devam ediyorlar 40 yıl boyunca sinsi sinsi örgütlendiler. Suçsuz insanları kumpas kurup hapse attırdılar merhametsizler Türkiye’nin ve şirketlerin sırlarını sattılar Casusluk yaptılar. Devleti ele geçirmek için her şeyi yaptılar. Kaç masum insanın yuvasını yıktılar kim bilir? Nice esnafı iflas ettirdiler kurdukları kumpaslarla Mallarını ele geçirdiler Paravan holding ler kurdular insanların Mallarına el kondular. Karşı çıkanı da ölüme yolladılar… Vicdandan yoksun, gaddar, zalim merhamet yoksunudur bunlar Her türlü iftirayı atabilecek, her yalanı söyleyebilecek kadar zalimdirler.
Marka & Patent çetesi | Devletin imkanlarını kullanıp Milletimize TUZAK kuruyorlar |
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.