Cumhurbaşkanı Erdoğan, Darülaceze Yurt ve Kültürel Tesis Açılışı ve Darülaceze Sosyal Hizmet Şehri Tanıtım Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Her kesimi koruyan, gözeten, destekleyen, hayata tutunmasını, geleceğine güvenle bakmasını sağlayan politikalar geliştiriyor, bunları kararlılıkla uyguluyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Darülaceze Yurt ve Kültürel Tesis Açılışı ve Darülaceze Sosyal Hizmet Şehri Tanıtım Töreni’ne katıldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, törendeki konuşmasında, geçmişi 126 yılı bulan güzide kurumun çocuklar ve yaşlılar başta olmak üzere, kimsesizlerin kimsesi olması için Sultan Abdülhamid-i Sani’nin bizzat kendisi tarafından kurulduğunu söyledi.
Bu kurumun bir özelliğinin de din, dil, ırk, cinsiyet farkı gözetmeden herkesi kucaklaması, herkese aynı hizmeti vermesi olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, yönetimi, çalışanları ve gönüllüleriyle bu büyük ailenin günümüzde de “Yaratılanı severiz, Yaradan’dan ötürü” anlayışıyla faaliyetlerini sürdürdüğünü aktardı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün açılışını yapmak üzere bir araya geldikleri yurt ve kültürel tesisleriyle Darülaceze’nin hizmet yelpazesini daha da genişlettiğini belirterek, “Yurt binamız 901 öğrenci kapasitesiyle eğitim-öğretim hayatının önemli ihtiyaçlarından olan barınma sorununun çözümüne katkı sağlayacaktır. İstanbul’daki 56 üniversitemizin tamamının öğrencilerine hitap eden yurt binasının altındaki ticari alan, hem bölgenin ihtiyacını karşılayacak hem de Darülaceze’ye gelir temin edecektir” diye konuştu.
“DARÜLACEZE’YE YAPILAN HER KATKI DOĞRUDAN İNSANA YAPILAN YATIRIM DEMEKTİR”
Yurt ve kültürel tesislerin hayırlı olmasını dileyerek, bu ödüllü projenin hayata geçmesinde katkısı olan herkesi, özellikle hayırseverleri tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Tanıtım törenini gerçekleştirdiğimiz Darülaceze Sosyal Hizmet Şehri ise gerçekten iftihar verici bir projedir. Arnavutköy’de 150 bin metrekarelik bir alanda inşa edilecek olan proje, mimarisinden içindeki birimlerine kadar tüm unsurlarıyla medeniyetimizin izlerini taşıyacaktır. Bu tesis bağışçılara, sağlıklı ve yatağa bağlı bireylere, koruma altındaki çocuklara hizmet verecek 1068 yatak kapasitesi, poliklinikleri, rehabilitasyon merkezi, atölyeleri, konferans salonu ve ibadethaneleriyle misyonuna uygun bir yer olacaktır. Yatay, yavaş ve yaşanılabilir şehir anlayışıyla tasarlanan Darülaceze Sosyal Hizmet Şehri’nin inşasına katkı sağlayacak herkese şimdiden şükranlarımı sunuyorum.”
Her yatırımın önemli olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, doğrudan insana, üstelik de bakıma muhtaç insanlara yapılan yatırımın çok daha önemli olduğunu vurguladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Darülaceze’ye yapılan her katkı işte bu şekilde doğrudan insana yapılan yatırım demektir. Sadece ve sadece Allah rızası gözetilerek yapılan bu yatırımın hayattaki getirisi de para veya şan, şöhret değil, hayır duadır. Bu anlayışın en güzel örneklerini dünyaya armağan etmiş bir medeniyetin mensuplarının, böyle bir ecdadın torunlarının Darülaceze’nin bu projesine de samimiyetle sahip çıkacağından şüphe duymuyorum” şeklinde konuştu.
“Milletimizin ‘Allah devletimize zeval vermesin’ duasının gerisindeki en önemli saiklerden biri de ihtiyaç duyduğunda kendisine sahip çıkacak bu tür müesseselere olan güvenidir, itimadıdır” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “İlk gençlik yıllarımızdan beri Darülaceze’yi yakından tanıyan, her meselesiyle yakından ilgilenen birisi olarak bu kurumdan ifadesini bulan anlayışı tüm Türkiye’ye yaymak için çalıştık, uğraştık. Ben bu bölgenin çocuğuyum. Bu bölgede doğdum, büyüdüm ve o günden bugüne de Darülaceze’yi iyi bilirim. Daha sonra belediye başkanı oldum. Ayazağa Kampüsü’nü yaptık ve Ayazağa Kampüsü’yle beraber bir sıçrama gerçekleştirdik. Cumhurbaşkanlığım döneminde de şimdi yeni heyetle inşallah Arnavutköy’deki bu devasa yere başlıyoruz. Tabii Arnavutköy gerçekten ülkemiz için, bizler için bambaşka bir örnek olacak. Her şeyiyle başka bir örnek olacak. Onun için de tabii hayırseverlerimizin oraya olan katkısı inanıyorum ki dünyada Arnavutköy’deki Darülaceze’mizi bir örnek olarak yansıtacak ve biz onunla iftihar edeceğiz. Onunla adeta Sultan Abdülhamid-i Sani gibi bizler yeni bir örneği inşa etmiş olmanın iftiharı içerisinde olacağız.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Büyükşehir Belediye Başkanlığından Başbakanlığa, oradan Cumhurbaşkanlığına kadar sorumluluk üstlendiği her yerde “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” düsturuyla hareket ettiklerini dile getirdi.
“HİÇ KİMSENİN KENDİSİNİ SAHİPSİZ HİSSETMEYECEĞİ BİR SİSTEM KURDUK”
Türkiye’nin en yaygın ve etkin sosyal destek politikalarını hayata geçirmek suretiyle hiç kimsenin kendisini sahipsiz hissetmeyeceği bir sistem kurduklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sayın Başkan’ın özellikle yatağa bağımlı olan vatandaşlarımızla ilgili ifade ettiği o tespit, sıradan tespitler değil. Yani günde üç kez bir yatağa bağımlı olan buradaki emanete bakacaksın, onunla ilgileneceksin, onu bir kenara bırakmayacaksın. Ecdat böyle bir ecdat. Şimdi bizler de bu ecdadın varisleri olarak bu emanetlerimize sahip çıkıyorsak, onlara gereken her türlü bakımı yapıyorsak, ben cumhurbaşkanı olarak elhamdülillah derim” diye konuştu.
Çocuklardan yaşlılara, engellilerden kadınlara her kesimi ve sağlıktan eğitime, konuttan istihdama her alanı kapsayan destek politikalarıyla Türkiye’yi bu bakımdan gıpta edilen bir yer hâline getirdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Diğer pek çok ülkeden farklı olarak biz bu destekleri, insanlarımızı kendi tabii hayat alanlarının içinde tutarak, aile birliğini koruyarak veriyoruz. Mesela bu anlayışla 60 yaşın üzerindeki 170 binden fazla ve 65 yaşın üstündeki 150 bine yakın büyüğümüzü aylık 865 liralık bir meblağla kendi ailesi yanında destekliyoruz. Yaşlı Destek Programı ile 40 farklı ilimizdeki 67 bine yakın yaşlımıza evlerinde bakım, psikososyal destek ve kültürel faaliyet hizmeti veriyoruz. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımıza bağlı 163 huzurevimizde 16 bin 566 yaşlımız kalıyor. Kamu ve özel sektör kapasitesiyle birlikte bu rakam 37 bini geçiyor.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, engellilerin toplum ve iş hayatına aktif katılımı hususunda da en büyük atılımların kendi dönemlerinde gerçekleştiğine işaret ederek, evde bakım uygulamasıyla ülke genelinde 536 bine yakın engelliye aylık ortalama 1798 lira destek verdiklerini bildirdi.
Hayatlarını engellilerin bakımına adayan aile bireylerini de unutmadıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu kardeşlerimizin kendilerine de zaman ayırabilmelerini temin için 76 şehrimizde 127 Engelsiz Gündüz Bakımevi’ni faaliyete geçirdik. Yine engelli bireylere hizmet veren bakım merkezlerinin sayısını 104’e yükseltirken, yararlanıcı sayısını da 7 bine çıkarttık. Ücretini devletin ödediği özel engelli bakımevlerinin sayısı 294’ü, yararlanıcı sayısı 24 bini buldu. Engellilerin kamudaki istihdamı da 60 bini aştı” bilgisini verdi.
“SON 19 YILDA VERDİĞİMİZ SOSYAL DESTEKLERİN TOPLAM TUTARI 434 MİLYAR LİRAYA ULAŞTI”
Devlet korumasındaki çocuklarla ilgili sistemi ise baştan sona değiştirdiklerine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Koğuş tipi yurt ve yuvaları tamamen ortadan kaldırarak, aile ortamını sağlayan ev tipi bakım hizmetine geçtik. Hâlihazırda 13 bin 341 çocuğumuz, ev tipi bakım merkezlerinde devlet korumasında bulunuyor. Daha önemlisi 139 bine yakın çocuğumuzun sağladığımız sosyal ve ekonomik destekle kendi aileleri veya yakınları yanında hayatlarını sürdürmesini temin ediyoruz. Koruyucu aile hizmet modelini de genişleterek 8 bin 214 çocuğumuzun bu şekilde hayata hazırlanmasını sağlıyoruz. Aynı şekilde 18 binin üzerinde çocuğumuz da evlat edinilmek suretiyle bir aileye kavuştu. Devlet korumasındaki çocuklarımızın kamuda istihdamı kapsamında bugüne kadar 56 bine yakın gencimizi kamuda işe yerleştirdik. Risk Grubundaki Çocukların ve Ailelerin İzlenmesi Programı çerçevesinde 67 bine yakın evladımızı yakından takip ettik. Kadına şiddetle mücadele amacıyla faaliyete geçirdiğimiz konukevlerinde bugüne kadar 285 bine yakın kadınımıza ve beraberindeki 170 bin çocuğa hizmet verdik.”
Sadece yaşlı, çocuk, engelli ve kadınlarla kalmadıklarını, her kesimi koruyan özellikle de gözeten, destekleyen, hayata tutunmasını, geleceğine güvenle bakmasını sağlayan politikalar geliştirdiklerini, bunları kararlılıkla uyguladıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’nin sosyal yardım bütçesi biz göreve geldiğimizde yıllık 2 milyar liraydı. Geçtiğimiz yıl bu rakam, lütfen buna dikkat edelim, 69 milyar lirayı buldu. Son 19 yılda verdiğimiz sosyal desteklerin toplam tutarı, 434 milyar liraya ulaştı. Sosyal yardımların millî gelirimize oranını yüzde 0,38 seviyesinden yüzde 1,37 seviyesine çıkardık. Daha önce önemli bir bölümü ayni olan yardımları yüzde 96 oranında nakdiye çevirerek çok daha etkin hâle getirdik” ifadelerini kullandı.
“ÇALIŞABİLECEK DURUMDA OLANA İŞ İMKÂNI SAĞLARKEN, BUNUN DIŞINDA KALAN HERKESİ DE GÖZETİP KORUMAK BOYNUMUZUN BORCUDUR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaklaşık 2 milyon vatandaşın kendilerine devlet tarafından verilen sosyal yardım kartları ile ihtiyaçlarını karşıladığını aktararak, şöyle devam etti: “Görüldüğü gibi ülkemizde hiç kimseyi sahipsiz bırakmayacak bir sosyal destek sistemi kurduk ve bunu işletiyoruz. Elbette gönlümüz her bir vatandaşımızın desteğe ihtiyaç duymadan hayatını sürdürebileceği, işini yapabileceği, ekmeğini kazanabileceği, eğitimini, sağlık hizmetini alabileceği seviyeye ulaşmayı istiyor. Ancak dünyanın hiçbir yerinde böyle bir ideal ekonomik ve sosyal hayatın olmadığı da ortadadır. Çalışmak isteyene ve çalışabilecek durumda olana iş imkânı sağlarken, bunun dışında kalan herkesi de gözetip korumak boynumuzun borcudur. Türkiye büyüdükçe, güçlendikçe, zenginleştikçe vatandaşlarına sağladığı refah seviyesi ona göre artmaktadır, artmayı da sürdürecektir. Akıl ve vicdan sahibi hiç kimse, bugünkü Türkiye’nin demokrasiden kalkınmaya, sosyal ve ekonomik imkânlara kadar tüm alanlarda geçmişin herhangi bir döneminin fersah fersah ilerisinde olduğunu inkâr edemez.”
Kendi kuşaklarının, 1960 darbesinin yaşandığı dönemde çocuk olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ama darbenin yol açtığı acıların, haksızlıkların, hukuksuzların etkisini o çocuk hâlimizle bile hissediyorduk. Türkiye’nin karanlık dönemlerinden biri olan 1970’ler, gençlik yıllarımıza denk geldi. Ülkemizin ideolojik, etnik ve mezhebi temelde nasıl bölünmeye, milletimizin nasıl birbirine düşürülmeye çalışıldığını, darbe taşlarının nasıl adım adım döşendiğini bizzat yaşadık, gördük. 1980 darbesi işte böyle bir dönemin ardından ülkemizin tekrar saf dışına itildiği, pek çok şeye adeta sıfırdan başlamak zorunda bırakıldığı bir felaketti. Darbenin ardından yeniden toparlanmaya çalışan Türkiye, bu defa da bölücü örgütün eylemleri ve koalisyonlar dönemlerinin yol açtığı patinajla karşılaştı” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletin her kriz ve kaos döneminin ardından demokratik ve ekonomik geri kalmışlığı kader hâline getirmeye çalışanlara karşı istiklaline ve istikbaline sahip çıkma iradesini ortaya koyduğunu söyledi.
Hükûmete gelişlerinin de işte böyle bir iradenin tezahürü olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “Hamdolsun, Allah’ın yardımı ve milletimizin desteğiyle tesis ettiğimiz istikrar ve güven iklimi sayesinde, ülkemiz Cumhuriyet tarihinin tamamında gerçekleşen katbekat fazlasıyla eser ve hizmete bu dönemde kavuştu. Sosyal destek politikalarımız ve uygulamalarımız da bu başarının önemli bir parçasıdır. Elbette dünya değiştikçe, ülkemiz geliştikçe bilhassa gençlerimizin beklentileri ve ihtiyaçları farklılaştıkça biz de kendimizi buna göre güncelliyoruz. Dünkü Türkiye’nin ihtiyacı kimseyi aç ve açıkta bırakmamaktı. Bugünkü Türkiye’nin ihtiyacı herkese arzu ettiği standartta hayatını sürdürebileceği imkânları sağlamaktır. Artık sadece başımızı sokacak bir çatıya sahip olmanın değil, mimarisiyle, inşaat kalitesiyle, eşyasıyla, çevre düzeniyle güzel bir evde yaşamanın peşindeyiz.”
ÖĞRENCİ YURTLARI
Son günlerde üniversite öğrencileriyle alakalı çok çirkin bir kampanya sürdürüldüğüne de değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ülkemizde iktidara geldiğimizden bu yana yurt kapasitelerini hiçbir dönemde olmadığı kadarıyla tırmandıran, neredeyse 1 milyona yakın yurt kapasitesine sahip olan bir iktidarız ve bunu görmeden maalesef yalan yanlış, hiç ilgisi, alakası olmayan kişileri güya bankların üzerine yatırarak ‘Türkiye’de şu anda yurt yokmuş’ diye bu tür böyle yalan yanlış kampanyalar sürdürülüyor. Yalan söylüyorsunuz. Hayatınız yalan. Bizim yurtlarımız ortada ve bütün bu yurtlarla birlikte kapasite ortada. Bu yurtlarımızda iki, bilemedin üç kişilik kapasite ile biz öğrencilerimizi ağırlıyoruz” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Karnını doyurabileceği ekmeğe muhtaç olmak, fakirlik ölçüsü olmaktan çıktı. Artık insan gibi yaşamak dediğimiz imkânlara sahip olmayanlar kendini fakir hissediyor. Öyleyse bize düşen görev, milletimizi bu yeni standartlara göre hayatını sürdürebileceği imkânlara kavuşturmaktır” dedi.
Sosyal destek programlarının da aynı anlayışla yenilendiğini ve geliştirildiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Özellikle aile kurumuna büyük önem veriyoruz. Yaşlılara, çocuklara, engellilere, kadınlara verdiğimiz desteğin gerisinde aile kurumunu güçlü bir şekilde ayakta tutma hedefidir. İnşallah hep birlikte büyük ve güçlü Türkiye’yi inşa ederek 84 milyonun tamamını güvenli, huzurlu, müreffeh bir ülkede yaşayan mutlu bireyler hâline getireceğiz.”
“BİNLERCE YILLIK KURUM KÜLTÜRÜMÜZLE DÜNYAYA İLHAM OLMUŞ BİR ÜLKEYİZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, devletler gibi milletlerin de gelenekleriyle, kültürleriyle, bunların somutlaşmış hâli olan kurumlarıyla yaşadığını dile getirerek, “Biz, binlerce yıllık kurum kültürümüzle dünyaya ilham olmuş bir ülkeyiz. Yaşadığımız coğrafyada ilk çağlarından beri hep insanlığın birikimlerine ev sahipliği yaptık” ifadelerini kullandı.
Şu anda 1000 kişi yatak kapasiteli böyle bir yurt binasına sahip olacaklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün burada köklü kurumda olmaktan, tamamlanan yatırımların, başlayacak projelerin heyecanını paylaşmaktan büyük memnuniyet duyduğunu bildirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, açılışını yapacakları yurt ve kültürel tesislerle inşa edilecek Darülaceze Sosyal Hizmet Şehri’nin hayırlı olmasını temenni etti.
Darülaceze sakinleriyle sohbet ederek, hediyeler veren Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, Darülaceze sakinleri Ali Karcı ve Pervin Ersöz tarafından hediye takdim edildi. Yapımı tamamlanan tesislerin açılışı dolayısıyla Cumhurbaşkanı Erdoğan, bakanlar ve katılımcılar kurdele kesti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Kanada Başbakanı Mark Carney, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirdikleri baş başa ve heyetler arası görüşmelerinin, anlaşmaların imza töreninin ardından ortak basın toplantısı düzenleyerek açıklamalarda bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Mark Carney ve heyetini tarihî dönemdeki ziyareti vesilesiyle Türkiye’de ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyduğunu ifade ederek, kendisine “hoş geldiniz” dedi.
İki ülke arasındaki üst düzey ziyaretlerin sürekli olmasını temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile bugünkü görüşmelerinde ikili ilişkileri etraflıca değerlendirdiklerini, bölgesel ve küresel meselelere değinme imkânı bulduklarını söyledi.
“TİCARET HACMİMİZİ İLK OLARAK 5 MİLYARA, AKABİNDE 10 MİLYAR DOLARA ÇIKARMAYI TEMENNİ EDİYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Bu yönde atacağımız somut adımları içeren bir eylem planını da bugün kabul ettik. Öncelikle ticaret ve yatırımların artırılmasını teminen Serbest Ticaret Anlaşması müzakerelerine yılsonundan önce başlanmasını kararlaştırdık. Bu sürece paralel olarak ekonomi alanındaki ilişkilerimizi tüm boyutlarıyla ele almak üzere Ortak Ekonomik ve Ticari Komite dâhil mevcut mekanizmaları daha etkin şekilde kullanacağız. Bu komitenin müteakip toplantısına 2027 yılında bu defa özel sektörlerimizin de katılımıyla ev sahipliği yapacağız. Atacağımız bu adımlarla hâlen yaklaşık 3 milyar dolar civarında seyreden ticaret hacmimizi ilk olarak 5 milyara, akabinde de 10 milyar dolara çıkarmayı temenni ediyoruz.”
Güncellenen Hava Ulaştırma Anlaşması ile iki ülke arasındaki doğrudan uçuşları yaklaşık iki katına çıkaracaklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün ayrıca üçüncü ülkelerde ortak yatırım fırsatlarını da değerlendirdik. Afrika’dan Latin Amerika’ya, Orta Asya’dan Uzak Doğu’ya kadar geniş bir coğrafyada önemli işbirliği fırsatlarının bulunduğuna inanıyoruz. Yarın Türk Eximbank ile Kanada İhracatı Geliştirme Kurumu arasında imzalanacak mutabakat zaptının üçüncü ülkelerde ortak projelere vesile olmasını temenni ediyoruz” diye konuştu.
Kanada ile savunma sanayii ve nükleer enerji alanlarında yakın temas hâlinde olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayii iş birliğinin önemine vakıf iki müttefik olduklarını kaydetti.
Bunu son olarak Ankara’da yapılan NATO Zirvesi sırasında da gördüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, biraz önce de “Savunma Sektörü Ortaklıkları Mutabakat Zaptı”nın imzalandığını anımsattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, müttefiklerin savunma sanayilerine finansman sağlamak amacıyla Kanada öncülüğünde kurulmakta olan Savunma, Güvenlik ve Dayanıklılık Bankasının iki ülke arasındaki savunma sanayii iş birliğini desteklemesini beklediklerini kaydetti.
Enerji alanında, madencilikten LNG’ye, kritik minerallerden nükleer enerjiye kadar geniş bir işbirliği alanının mevcut olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki ülkenin Enerji Bakanlıkları arasında kabul edilen “Enerji Alanında İşbirliğine Dair Ortak Bildiri”nin de nükleer dahil bu alandaki ciddi potansiyele işaret ettiğini söyledi.
Kanada Başbakanı Carney ile Gazze, Ukrayna ve Körfez dâhil birçok bölgesel gelişmeyi de değerlendirdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gerek Ukrayna’da, gerek Körfez’de olsun diplomatik yöntemlerin kalıcı barışa giden yolu açmasını temenni ediyoruz. Bu noktada ortak görüşte olduğumuzu teyit ettik. Gazze’de ise Kanada’nın diğer bazı müttefiklerle birlikte istilacı yerleşimlere yönelik yaptırım adımlarını, İsrail hükûmetinin ihlallerinin caydırılması noktasında isabetli bir adım olarak görüyoruz. Bölgemizde barış ve istikrarın tesisi noktasında bu yöndeki tutumlarını sürdürmelerini temenni ediyoruz” diye konuştu.
“İLİŞKİLERİMİZİN GELECEĞİNE YÖNELİK TARİHÎ BİR ADIM ATTIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Başbakan Carney ile ilişkilerimizin geleceğine yönelik tarihî bir adım attık. Çok geniş yelpazeye yayılan iş birliği potansiyelimizi gerçek anlamda hayata geçirmek için önemli bir süreci başlattık. İlişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine çıkarmamız kâğıt üzerinde kalacak sembolik bir adım olmayacaktır. Bu konuda Sayın Carney’nin ekonomi alanındaki engin tecrübesi ve siyaset sahnesinde sergilediği sağduyulu ve dirayetli duruşla önemli rol oynayacağına inanıyorum.”
Kanada Başbakanı Carney’ye, konuşmasının ardından, anlamlı ve dolu dolu ifadeleri için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Gerçekten uzun yıllara sâri bir Türkiye-Kanada kopukluğunu bugün gidermiş olduk. Şimdi yeni bir dönemi Türkiye ve Kanada arasında başlatıyoruz. İnşallah iş adamlarımızı bir araya getireceğiz ve ben de Kanada’ya yapacağım ilk iş adamlarıyla birlikte ziyaretimde, orada iş adamlarımızı bir araya getirerek adımlarımızı atacağız.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Kanada Başbakanı Mark Carney’i Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde resmî törenle karşıladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney’in tören alanındaki yerlerini almalarının ardından iki ülkenin millî marşları çalındı. Kanada Başbakanı Carney’in tören kıtasını selamlamasından sonra iki lider heyetlerini birbirlerine takdim etti.
Türkiye ve Kanada bayrakları önünde basın mensuplarına poz veren Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney, daha sonra baş başa görüşmelerini gerçekleştirmek üzere Cumhurbaşkanlığı Külliyesine geçti.
Merhametsizlikte sınır tanımazlar FETÖ’cüler şirketleri batırmak ve Mülklerini ele geçirmek için her türlü DİZİ FİLİMİ çeviriyorlar FETÖ’cüler çok zengin yandaşlar oluşturmak ana hedefleridir FETÖ’de “hedefe ulaşmak için her yol mübahtır” anlayışı vardır MARKA &PATENT ÇETESİ Marka & Patent çetesi | Devletin imkanlarını kullanıp Milletimize TUZAK kuruyorlar | FETÖ’cülere Kimler yardım ediyor? FETÖ’cüler Makam mevki ve para için her şeyi yapıyorlar FETÖ’nün bilişim militanları | İnsanlara kumpas kurarak adli sicil kayıtlarını kirletmek için her türlü yolsuzlukları yapıyorlar kurdukları tuzaklarda sınır tanımıyorlar
Bir FETÖ’cü nasıl anlaşılır? “Her türlü film çevirmek” Her türlü İftirayı atarlar sınır tanımazlar Yalan söylemekte, Kumpas kurmakta, İftira atmakta ,Dikizlemekte, Devlet imkanlarını örgüt için kullanmakta, Kamu ve insanların malına konmakta, adam öldürmekte uzmandır bunlar! merhamet ve vicdanları yoktur Makam mevki ve para için her şeyi yaparlar Hak yediler Soru çaldılar, insanlara kumpas kurdular, özellerini teşhir ettiler, o görüntülerle tüm istediklerini aldılar. İşyerlerine Kamu kurumlarına sitelere evlere kameralar kurdular hem insanları izlediler hem dinlediler insanların özel hayatlarına girdiler evlerine gizli kameralar kurdular bu yolla insanları ,şirketleri ,tehdit ettiler .her türlü yolsuzluğu yaptılar Bunlar ne kadar insanlık suçu varsa işledi hala işlemeye devam ediyorlar 40 yıl boyunca sinsi sinsi örgütlendiler. Suçsuz insanları kumpas kurup hapse attırdılar merhametsizler Türkiye’nin ve şirketlerin sırlarını sattılar Casusluk yaptılar. Devleti ele geçirmek için her şeyi yaptılar. Kaç masum insanın yuvasını yıktılar kim bilir? Nice esnafı iflas ettirdiler kurdukları kumpaslarla Mallarını ele geçirdiler Paravan holding ler kurdular insanların Mallarına el kondular. Karşı çıkanı da ölüme yolladılar… Vicdandan yoksun, gaddar, zalim merhamet yoksunudur bunlar Her türlü iftirayı atabilecek, her yalanı söyleyebilecek kadar zalimdirler.
Marka & Patent çetesi | Devletin imkanlarını kullanıp Milletimize TUZAK kuruyorlar |
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.