Cumhurbaşkanı Erdoğan, MÜSİAD 26. Olağan Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, “Bugün bölgemizdeki her meselede diplomatik, askerî, ekonomik gücüyle Türkiye artık söz sahibidir. Suriye’den Libya’ya, Akdeniz’den Kafkasya’ya kadar her yerde bu konumun etkilerini görmek mümkündür” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen MÜSİAD 26. Olağan Genel Kurulu’na katılarak, bir konuşma yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, MÜSİAD’ın kurulduğu 1990 yılı Türkiye’sinin asırlara sâri demokrasi ve kalkınma mücadelesinin en kritik, en karakteristik dönemlerinden biri olduğunu söyledi.
İş adamları derneği olan MÜSİAD’ın çok daha büyük bir vizyon ve anlayışla yola çıktığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hak, hukuk, adalet, eşitlik, barış, güven, refah, mutluluk gibi milletimizin o dönemde gerçekten hasretini çektiği medeniyet değerlerimizi çağın gerekleriyle tahkim ederek yola revan olan MÜSİAD, hamdolsun kısa sürede büyük mesafe kat etmiştir” diye konuştu.
Ülkedeki iş insanları tarafından farklı yaklaşımlarla kurulmuş daha pek çok dernek, vakıf ve benzeri kuruluş olduğunu aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “MÜSİAD’ı onlardan ayıran sadece iş erbabımızı değil, onlarla birlikte topyekûn milletimizi kucaklaması, milletimizin de bu güzide kuruluşumuzu sahiplenmesidir. İşte bunun için MÜSİAD’ı gerçek anlamda ülkenin tamamını kuşatan, kapsayıcı bir sivil toplum kuruluşu olarak görüyoruz. Bir başka ifadeyle MÜSİAD milletin bizatihi kendisine ait bir kuruluştur. Sizler de millet adına burada vazife üstlenen kadrolarsınız. MÜSİAD’ın yıllarca millete düşmanlığıyla maruf kesimlerin hedefinde olmasının sebebi de işte bu vasfıdır. Sizler istikametinizi bozmaz, ülkeye ve millete karşı sorumluluklarınızı unutmazsanız Allah’ın izniyle bu kutlu yürüyüşü durdurmaya kimsenin gücü yetmez.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, gerçekleştirdiği faaliyetlerle ülkeye her alanda değer katan MÜSİAD’ın çatısı altında görev üstlenenlere, hizmet verenlere teşekkür etti.
“MÜSİAD’LA ÖNÜMÜZDEKİ DÖNEMDE DAHA YAKIN ÇALIŞMAYI PLANLIYORUZ”
Gerek kendi içinde sağladığı örnek birlik ve beraberlikle gerek ülkenin maddi ve manevi kalkınmasına yaptığı eşsiz katkıyla MÜSİAD’ı bekleyen daha pek çok görev olduğunu aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi’ne geçtikten sonra kamunun kendi alanındaki birimleriyle iş birliği mekanizmaları tesis etmesi ve verimli çalışma zeminleri oluşturması MÜSİAD’ın kendini yenileme kabiliyetinin bir göstergesidir. Kadınlara ve gençlere yönelik özel yapılanmaları da bu kuruluşumuzun ülkemizin potansiyelini harekete geçirme, millî ve yerli sermayenin gücünü tüm boyutlarıyla değerlendirme konusunda doğru dinamiklere yöneldiğinin işaretidir.
Ülkemizin ticaret ve yatırım alanındaki küresel iddialarını hayata geçirme hususunda MÜSİAD’la önümüzdeki dönemde daha yakın çalışmayı planlıyoruz. Türkiye’nin yeni yatırım ihtiyacının giderek arttığı bir süreçte bu iş birliğinin hayati önemde olduğu bir gerçektir. Yönetimde sorumluluk üstlenen arkadaşlarımızın yurt içindeki ve yurt dışındaki yaygın teşkilat ağı, üye sayısı ve faaliyet yelpazesiyle devraldıkları 31 yıllık bu güzel birikimi katlayarak sürdüreceklerine inanıyorum. Salgın döneminin zor şartlarında bile kesintisiz sürdürülen aktif ve yenilikçi yaklaşımlar, bu hususta sizlere yönelik ümitlerimizi ve beklentilerimizi artırıyor.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, MÜSİAD Genel Başkanı Mahmut Asmalı ve yönetimine başarılar dileyerek, MÜSİAD 6. Dönem Genel Başkanı Abdurrahman Kaan’a da hizmetleri için teşekkür etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’yi 2023 hedeflerine inşallah sizlerle birlikte ulaştıracağız. Evlatlarımıza 2053 vizyonunu sizlerle birlikte emanet edeceğiz. Bu hayırlı yolda Rabbim hepimizin yar ve yardımcısı olsun” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaşanılan coğrafyayı bin yıldır vatan yapmak için verilen mücadelenin emsali olmadığını, dünyanın en büyük devletlerinin kurulduğu bu coğrafyada son iki asırdır da yine dünyanın en şedit saldırılarıyla karşı karşıya olunduğunu anlattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnsanlığın en kadim medeniyetlerine, kültürlerine, hikâyelerine ev sahipliği yapmış Anadolu topraklarını bize çok görenler milletimizi buradan kazıyıp atmak için çok uğraştılar. Allah’ın yardımı ve milletimizin fedakârca yürüttüğü mücadelesi sayesinde kimi ağır kayıplara ve maliyetlere rağmen vatanımızı korumayı burada kendimize yepyeni bir gelecek inşa etmeyi hamdolsun başardık” ifadelerini kullandı.
Geçmişin gerçekçi muhasebesini yapmadan geleceğe sağlam adımlar atmanın mümkün olmadığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Şöyle bir geriye dönüp baktığımızda millet olarak Batı’nın bugünkü güvenlik ve refah seviyesinin temelini oluşturan Sanayi Devrimi’ni kaçırdığımızı görüyoruz. Daha doğrusu bizi adeta can derdine düşürenler bilinçli olarak bu sürecin dışında kalmamızı sağladılar. Bugün kardeş coğrafyalar olarak baktığımız yerler birer birer elimizden çıkarken biz üzerimize binen yükün ağırlığı altında tamamen ezilmemeye çalışıyorduk. İstiklal Harbimizi zaferle sonuçlandırıp Cumhuriyetimizi kurmak suretiyle kendimize yeni bir istikamet belirledik. Ama bu dönemde de rahat bırakılmadık. Dünya bilgi ve teknoloji devrimini yaşarken biz tüm enerjimizi ve vaktimizi iç çekişmelerimize, kavgalarımıza, mücadelemize teksif ediyorduk. Dolayısıyla bu büyük sıçramayı da önemli ölçüde kaçırdık.”
“TÜRKİYE, GÜÇLÜ DEMOKRASİ VE KALKINMA ALTYAPISININ ÜZERİNDE GELECEĞİNİ İNŞAYA ODAKLANMIŞ DURUMDADIR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünyanın şimdi yepyeni bir dönemin eşiğinde olduğunu belirterek, “Küresel siyasi ve ekonomik güç dengeleri çatırdıyor. Bu çatırtı aynı zamanda yeni kurulacak küresel siyasi ve ekonomik yönetim sisteminin de ayak sesleridir. Türkiye inşallah bu defa treni kaçırmayacak, hem de en ön tarafından hak ettiği yeri alacaktır. Peki, madem geçmişteki fırsatları hep kaçırdık veya kaçırmamızı sağladılar, bu defa nasıl oluyor da böylesine iddialı ve özgüvenli konuşabiliyoruz? Çünkü bu defa Türkiye, geçtiğimiz 19 yılda kurduğumuz güçlü demokrasi ve kalkınma altyapısının üzerinde kendi iç meseleleriyle boğuşmaya değil geleceğini inşaya odaklanmış durumdadır” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, artık eğitimden sağlığa, güvenlikten adalete, ulaşımdan enerjiye, sanayiden ticarete, spordan sosyal desteklere kadar her alanda hedeflerini gerçekleştirmeye uygun zemine sahip bir Türkiye olduğunu dile getirerek, “Ülkemizin dört bir yanını her alanda yatırımlarla eserlerle hizmetlerle donatarak ihtiyacımız olan altyapıya kavuştuk.” dedi.
Türkiye’nin 81 vilayeti, 84 milyon vatandaşı, kol kanat gerdiği nice kardeşleri, tarih ve kültür birlikteliği olan dostlarıyla beraber hedeflerine kilitlenmiş vaziyette olduğunu vurgulayarak, bu tabloyu tersine çevirmek, eski Türkiye tartışmalarını, tarzlarını gündemlere yeniden hortlatmak için uğraşanlar olduğunu söyledi.
“Ama hamdolsun bugüne kadar başaramadılar. İnşallah bundan sonra da büyük, güçlü Türkiye’nin inşası yolundan en küçük bir sapmaya izin vermeyeceğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletin bilhassa 2013’ten bu yana her senaryonun, her tuzağın, her oyunun gerisindeki bu gerçeği gördüğü için kendilerinden desteği hiç esirgemediğini ifade etti.
“GELECEĞİ YAKALAMANIN PEŞİNDEYİZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Vesayete karşı duruşumuza güç veren milletimiz, kaos çığırtanlarıyla terör örgütleriyle darbecilerle ekonomik tetikçilerle mücadelemizde de hep yanımızda oldu. MÜSİAD bu mücadelenin hem iş dünyasındaki hem yurt dışındaki hem de sosyal katmanlardaki boyutlarının şahididir. Evet, adını açıkça koymak gerekirse Türkiye’nin son 20 yılı bir önceki 200 yılında yaşananlardan çıkartılan dersler ışığında verdiği tarihinin en büyük demokrasi ve kalkınma mücadelelerinden biriyle geçmiştir. Bugün bölgemizdeki her meselede diplomatik, askerî, ekonomik gücüyle Türkiye artık söz sahibidir. Bu tartışılmaz. Suriye’den Libya’ya, Akdeniz’den Kafkasya’ya kadar her yerde bu konumun etkilerini görmek mümkündür. Tüm önemli küresel platformlarda Türkiye’nin kayda değer bir yeri ve ağırlığı vardır. Birleşmiş Milletlerden G-20’ye bulunduğu her yerde ülkemiz farkını hissettiren bir duruş sergilemektedir. Savunma sanayi başta olmak üzere teknolojiye dayalı üretimde Türkiye kendi markalarını çıkartır ve tüm dünyaya kabul ettirebilir bir seviyeye gelmiştir. Üstelik bu başarıları maruz kaldığımız gizli açık nice ambargolara, sinsi engelleme gayretlerine, riyakâr tavırlara rağmen ortaya koymaktadır.”
Küresel düzeyde sanayinin ve ticaretin geleceğini belirleyecek iklim değişikliği, yeşil mutabakat ve sürdürülebilirlik gibi konularda Türkiye’nin gayet özgüvenli bir yerde durduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çünkü biz geçmişte kaçırdıklarımıza ah, vah etmenin değil geleceği yakalamanın şu anda peşindeyiz. Her alanda hazırlıklarımızı buna göre yapıyor, altyapımızı buna göre kuruyor, yükümlülüklerimizi buna göre belirliyor, hedeflerimizi buna göre güncelliyoruz” değerlendirmesini yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, başbakan olmadan önce dönemin ABD Başkanı George W. Bush ile İHA talebini dile getirdiği görüşmesini anımsatarak, “İHA’yı bize o zaman sadece iki günlüğüne verip tekrar geri alma durumundaydı. Ama ne oldu? Bizi ev sahibi yaptılar. İHA’yı biz üretir hâle geldik” dedi.
“2023 HEDEFLERİMİZE, MARUZ KALDIĞIMIZ TÜM SABOTAJLARA RAĞMEN ADIM ADIM YAKLAŞIYORUZ”
Ardından Türkiye’nin Silahlı İnsansız Hava Aracı üretir hâle geldiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şimdi işi ileri götürerek AKINCI denilen görevi, başarısı çok çok farklı olan Silahlı İnsansız Hava Aracının en üst segmentini, dünyada ilk 3’ün içinde yer alanını üretir hâle geldik. Şu anda Baykar yetiştiremiyor. Böyle bir noktada, böyle bir durumda. Demek ki azmin, inancın önünde hiçbir şey elhamdülillah engel teşkil etmiyor. Yeter ki azmedin. Bunlarla beraber artık bunların mühimmatını da Türkiye kendisi yapar hâle geldi. Bunlar Türkiye’nin savunma sanayinde dünyadaki bulunduğu yeri farklı bir konuma taşımış oldu” diye konuştu.
10 yıl önce sözünü verdikleri 2023 hedeflerine, maruz kalınan tüm sabotajlara rağmen adım adım yaklaşıldığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, terörle mücadelede çok önemli bir mesafe kat edildiğine işaret ederek, “Eğer bu imkânlarımız olmasaydı biz terörle mücadelede bu başarıyı yakalayabilir miydik? Hayır. Ama şu anda artık benim vatandaşlarım gecenin geç saatlerine kadar Diyarbakır’ın caddelerinde, sokaklarında rahatlıkla oturup rahatlıkla dolaşıyorsa işte bundan dolayı. Cudi’de böyle, Gabar’da böyle, yurt içinde yurt dışında böyle. Bundan sonraki süreç daha huzurlu, daha farklı olacak. Bu şekilde de bu süreci devam ettiriyoruz” diye konuştu.
“2053 VİZYONUMUZU ŞEKİLLENDİRECEĞİMİZ BİR DÖNEME GİRİYORUZ”
“Gençlere bırakacağımız şu anda bir vasiyetimiz var” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “En büyük miras 2053 vizyonumuzu yavaş yavaş şekillendireceğimiz bir döneme giriyoruz. İşte geçenlerde Akıncı’nın tanıtımını, teslim törenini yaptığımızda orada gördüğüm gençlik beni çok mutlu etti. 3 bin 500 mühendis genç, orada bu eserin sahibiydi. Gece gündüz demeden çalıştılar, gayret ettiler, bu eserleri ortaya çıkardılar. Yılmadılar, durmadılar, gece gündüz çalıştılar ve hâlâ çalışıyorlar. ‘Bu yarışı önde götüreceğiz. Potansiyelimizin her zerresini harekete geçirerek erkeğiyle kadınıyla genciyle istiklaline, istikbaline, vizyonlarına sıkı sıkıya sahip çıkan bir ülke hâline geldik, bir millet hâline geldik. Demek ki Rabbimizin hükmü, bir kere azmettin mi ondan sonra tevekkül et gerisine karışma. Ben böyle bir nesil gördüm. Şimdi bu nesil inşallah 2053’te çok daha farklı olacak. MÜSİAD’ı da bu neslin büyükleri olarak görüyorum. İnşallah bu neslin inşasında ve ihyasında en önemli bir kurum olarak görüyorum. Türkiye’yi bu yoldan geri çevirmeye de bu yoldan saptırmaya da hele hele yeniden siyasi, sosyal, ekonomik uçurumların kenarına getirmeye de kimsenin gücü yetmeyecektir. Rabbimizin desteği, milletimizin birlik ve beraberliği, dost ve kardeşlerimizin duası yanımızda olduğu sürece hep daha ileriye gidecek ve mutlaka hedeflerimize ulaşacağız.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Lafla peynir gemisi yürümez” atasözüne atıf yaparak, şunları söyledi: “Biz ‘hedef, vizyon, büyük ve güçlü Türkiye’ dedikçe, ‘yatırım, üretim, istihdam, ihracat’ dedikçe birileri de kendilerine bazı sözler çıkarmak suretiyle bu işi hafife alıyor. Yalan yanlış, iftira, çarpıtma kısımlarını bir kenara bırakarak söylenen sözlerin içine baktığımızda hiçbir temeli, hesabı, kitabı, amacı, hedefi olmayan, sırf laf olsun diye ifade edilmiş cümlelerden başka hiçbir şey göremiyoruz. Hâlbuki bizim söylediğimiz her sözün referansı 19 yıllık eserlerimiz ve hizmetlerimizdir. Geleceğe yönelik her taahhüdümüzü işte bu 19 yıllık icraat birikiminin üzerine bina ediyor, somutlaştırıyor, takvime bağlıyoruz. Ekonomide darbe girişiminden kur saldırılarına, salgından afetlere kadar yaşadığımız tüm badirelere rağmen hızlı bir toparlanma ve eskisinin de üzerine çıkan bir sıçramayı hep birlikte takip ediyoruz. Büyüme rakamları ortada, istihdam rakamları ortada, ihracat rakamları ortada, yatırımlardaki hareketlilik ortada, üretim artışı ortada. Her birinin rakam karşılıklarını en iyi sizler biliyorsunuz. Hâlihazırda yaşanan sıkıntıların çoğu da üretimde, istihdamda, yatırımda, lojistikte, yan sektörlerle ortaya çıkan ani ve büyük talebin karşılanmasındaki güçlüklerden kaynaklanıyor.”
“BU MİLLET İÇİN MEDENİYETİMİZ İÇİN BÜYÜK HAYALLERİMİZ VAR”
Artvin, Rize, Kastamonu, Sinop, Bartın’daki badirelerde kimseye muhtaç olmadan sıkıntıların aşıldığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “1 yıl içerisinde de konutlara varıncaya kadar hepsini bitirecek ve sahiplerine teslim edeceğiz. Şu anda Avrupa’nın, Amerika’nın hâline bakın. Oralarda sefalet diz boyu. Ama bu millet böyle bir konuma düşmez. Bu ilk değil. Van’da, Bingöl’de yaşadık bunu. Bizler anında bütün buraları yeniden ayağa kaldırdık. Şu anda yine aynı şekilde hızla bakanlarımızın öncülüğünde, kurumlarımızın öncülüğünde yolumuza devam ediyoruz. Niye? Bizim medeniyetimiz, bizim kültürümüz, bizim değerlerimiz farklı. Bizim değerlerimizde yerinde durmak yok, anında müdahale var. Bunları yaptık, yapıyoruz. Biz bunların hepsini de kısa sürede aşabilecek imkâna ve kabiliyete sahip bir ülkeyiz” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu süreçte iş dünyasına da büyük sorumluluklar düştüğünü dile getirerek, salonda bulunanlara şöyle seslendi: “Fırsat sizi beklemez, sizin fırsatı süratle değerlendirmeniz gerekir. Bunu da hem hızlı ve pratik hem de itibarı ve kaliteyi kalıcı kılacak şekilde yapmak mecburiyetindeyiz. Aksi takdirde Çin’in bir dönem karşılaştığı handikapları biz de yaşarız. Hem üretim sektöründe hem hizmetler sektöründe yakaladığımız fırsatları katma değeri yüksek kazançlara dönüştürmenin yolu kaliteden ve dürüstlükten taviz vermeden işimizi yapmaktan geçiyor. Bunun öncüsü olmak da karşımdaki kadroya yakışır, MÜSİAD’a yakışır. Netice itibarıyla biz lafla peynir gemisi yürütmüyor, söylediğimiz her sözün referansını ve hedeflerini ortaya koyuyoruz çünkü bizim bu ülke için bu millet için medeniyetimiz için büyük hayallerimiz var. Türkiye siyasi ve ekonomik olarak arzu ettiğimiz seviyeye gelmeden, bölgemizdeki krizlerin, dramların, trajedilerin sona ermesi mümkün gözükmüyor. Türkiye, kalkınma hedeflerine ulaşmadan küresel düzendeki çarpıklıkların, adaletsizliklerin, haksızlıkların çözümü için istediği katkıyı sunamayacağı anlaşılıyor. Üzerimizdeki sorumluluk büyüktür. Afganistan aynı şekilde, Azerbaycan aynı şekilde, Libya aynı şekilde. İşte Libya’ya elimizin uzanması, Azerbaycan’a elimizin uzanması bölgedeki huzuru sağladı. Suriye’de aynı şekilde, Irak’ta aynı şekilde. Hamdolsun bu sorumluluğun hakkını verecek müktesebata, inanca, kararlılığa, programa, hazırlığa bizler sahibiz. Bunun için ‘2023 önemli’ diyoruz. Birliğimize, beraberliğimize, kardeşliğimize, dayanışmamıza halel getirmeden bu süreci aşarsak inanın bana önümüzde bambaşka bir dönem açılacaktır. İnşallah beraberce bu kritik imtihanı da başarıyla vereceğiz. Türkiye şu anda dünyanın müstesna bir ülkesi olarak zaten kabul ediliyor.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, gelecek hafta Birleşmiş Milletler Genel Kurulu için ABD’de olacağını bildirerek, genel kurul binasının karşısında 36 katlı yeni Türkevi binasının açılışının yapılacağını belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tabii bu da Türkiye’nin nereden nerelere geldiğinin önemli bir ifadesi. Rabbim oralarda da hayırlı hizmetler vermeyi bizlere nasip etsin” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerinin sonunda MÜSİAD’ın yeni genel başkanı Mahmut Asmalı ve ekibine başarılar diledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, MÜSİAD 26. Olağan Genel Kurulu’ndaki programının ardından, yapımı devam eden Atatürk Kültür Merkezi’nde (AKM) incelemelerde bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Atatürk Kültür Merkezi’nin ardından Türkiye’nin en büyük kütüphanesinin kurulması çalışmalarının sürdürüldüğü Rami Kışlası’nda incelemelerde bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Kanada Başbakanı Mark Carney, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirdikleri baş başa ve heyetler arası görüşmelerinin, anlaşmaların imza töreninin ardından ortak basın toplantısı düzenleyerek açıklamalarda bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Mark Carney ve heyetini tarihî dönemdeki ziyareti vesilesiyle Türkiye’de ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyduğunu ifade ederek, kendisine “hoş geldiniz” dedi.
İki ülke arasındaki üst düzey ziyaretlerin sürekli olmasını temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile bugünkü görüşmelerinde ikili ilişkileri etraflıca değerlendirdiklerini, bölgesel ve küresel meselelere değinme imkânı bulduklarını söyledi.
“TİCARET HACMİMİZİ İLK OLARAK 5 MİLYARA, AKABİNDE 10 MİLYAR DOLARA ÇIKARMAYI TEMENNİ EDİYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Bu yönde atacağımız somut adımları içeren bir eylem planını da bugün kabul ettik. Öncelikle ticaret ve yatırımların artırılmasını teminen Serbest Ticaret Anlaşması müzakerelerine yılsonundan önce başlanmasını kararlaştırdık. Bu sürece paralel olarak ekonomi alanındaki ilişkilerimizi tüm boyutlarıyla ele almak üzere Ortak Ekonomik ve Ticari Komite dâhil mevcut mekanizmaları daha etkin şekilde kullanacağız. Bu komitenin müteakip toplantısına 2027 yılında bu defa özel sektörlerimizin de katılımıyla ev sahipliği yapacağız. Atacağımız bu adımlarla hâlen yaklaşık 3 milyar dolar civarında seyreden ticaret hacmimizi ilk olarak 5 milyara, akabinde de 10 milyar dolara çıkarmayı temenni ediyoruz.”
Güncellenen Hava Ulaştırma Anlaşması ile iki ülke arasındaki doğrudan uçuşları yaklaşık iki katına çıkaracaklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün ayrıca üçüncü ülkelerde ortak yatırım fırsatlarını da değerlendirdik. Afrika’dan Latin Amerika’ya, Orta Asya’dan Uzak Doğu’ya kadar geniş bir coğrafyada önemli işbirliği fırsatlarının bulunduğuna inanıyoruz. Yarın Türk Eximbank ile Kanada İhracatı Geliştirme Kurumu arasında imzalanacak mutabakat zaptının üçüncü ülkelerde ortak projelere vesile olmasını temenni ediyoruz” diye konuştu.
Kanada ile savunma sanayii ve nükleer enerji alanlarında yakın temas hâlinde olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayii iş birliğinin önemine vakıf iki müttefik olduklarını kaydetti.
Bunu son olarak Ankara’da yapılan NATO Zirvesi sırasında da gördüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, biraz önce de “Savunma Sektörü Ortaklıkları Mutabakat Zaptı”nın imzalandığını anımsattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, müttefiklerin savunma sanayilerine finansman sağlamak amacıyla Kanada öncülüğünde kurulmakta olan Savunma, Güvenlik ve Dayanıklılık Bankasının iki ülke arasındaki savunma sanayii iş birliğini desteklemesini beklediklerini kaydetti.
Enerji alanında, madencilikten LNG’ye, kritik minerallerden nükleer enerjiye kadar geniş bir işbirliği alanının mevcut olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki ülkenin Enerji Bakanlıkları arasında kabul edilen “Enerji Alanında İşbirliğine Dair Ortak Bildiri”nin de nükleer dahil bu alandaki ciddi potansiyele işaret ettiğini söyledi.
Kanada Başbakanı Carney ile Gazze, Ukrayna ve Körfez dâhil birçok bölgesel gelişmeyi de değerlendirdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gerek Ukrayna’da, gerek Körfez’de olsun diplomatik yöntemlerin kalıcı barışa giden yolu açmasını temenni ediyoruz. Bu noktada ortak görüşte olduğumuzu teyit ettik. Gazze’de ise Kanada’nın diğer bazı müttefiklerle birlikte istilacı yerleşimlere yönelik yaptırım adımlarını, İsrail hükûmetinin ihlallerinin caydırılması noktasında isabetli bir adım olarak görüyoruz. Bölgemizde barış ve istikrarın tesisi noktasında bu yöndeki tutumlarını sürdürmelerini temenni ediyoruz” diye konuştu.
“İLİŞKİLERİMİZİN GELECEĞİNE YÖNELİK TARİHÎ BİR ADIM ATTIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Başbakan Carney ile ilişkilerimizin geleceğine yönelik tarihî bir adım attık. Çok geniş yelpazeye yayılan iş birliği potansiyelimizi gerçek anlamda hayata geçirmek için önemli bir süreci başlattık. İlişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine çıkarmamız kâğıt üzerinde kalacak sembolik bir adım olmayacaktır. Bu konuda Sayın Carney’nin ekonomi alanındaki engin tecrübesi ve siyaset sahnesinde sergilediği sağduyulu ve dirayetli duruşla önemli rol oynayacağına inanıyorum.”
Kanada Başbakanı Carney’ye, konuşmasının ardından, anlamlı ve dolu dolu ifadeleri için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Gerçekten uzun yıllara sâri bir Türkiye-Kanada kopukluğunu bugün gidermiş olduk. Şimdi yeni bir dönemi Türkiye ve Kanada arasında başlatıyoruz. İnşallah iş adamlarımızı bir araya getireceğiz ve ben de Kanada’ya yapacağım ilk iş adamlarıyla birlikte ziyaretimde, orada iş adamlarımızı bir araya getirerek adımlarımızı atacağız.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Kanada Başbakanı Mark Carney’i Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde resmî törenle karşıladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney’in tören alanındaki yerlerini almalarının ardından iki ülkenin millî marşları çalındı. Kanada Başbakanı Carney’in tören kıtasını selamlamasından sonra iki lider heyetlerini birbirlerine takdim etti.
Türkiye ve Kanada bayrakları önünde basın mensuplarına poz veren Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney, daha sonra baş başa görüşmelerini gerçekleştirmek üzere Cumhurbaşkanlığı Külliyesine geçti.
Merhametsizlikte sınır tanımazlar FETÖ’cüler şirketleri batırmak ve Mülklerini ele geçirmek için her türlü DİZİ FİLİMİ çeviriyorlar FETÖ’cüler çok zengin yandaşlar oluşturmak ana hedefleridir FETÖ’de “hedefe ulaşmak için her yol mübahtır” anlayışı vardır MARKA &PATENT ÇETESİ Marka & Patent çetesi | Devletin imkanlarını kullanıp Milletimize TUZAK kuruyorlar | FETÖ’cülere Kimler yardım ediyor? FETÖ’cüler Makam mevki ve para için her şeyi yapıyorlar FETÖ’nün bilişim militanları | İnsanlara kumpas kurarak adli sicil kayıtlarını kirletmek için her türlü yolsuzlukları yapıyorlar kurdukları tuzaklarda sınır tanımıyorlar
Bir FETÖ’cü nasıl anlaşılır? “Her türlü film çevirmek” Her türlü İftirayı atarlar sınır tanımazlar Yalan söylemekte, Kumpas kurmakta, İftira atmakta ,Dikizlemekte, Devlet imkanlarını örgüt için kullanmakta, Kamu ve insanların malına konmakta, adam öldürmekte uzmandır bunlar! merhamet ve vicdanları yoktur Makam mevki ve para için her şeyi yaparlar Hak yediler Soru çaldılar, insanlara kumpas kurdular, özellerini teşhir ettiler, o görüntülerle tüm istediklerini aldılar. İşyerlerine Kamu kurumlarına sitelere evlere kameralar kurdular hem insanları izlediler hem dinlediler insanların özel hayatlarına girdiler evlerine gizli kameralar kurdular bu yolla insanları ,şirketleri ,tehdit ettiler .her türlü yolsuzluğu yaptılar Bunlar ne kadar insanlık suçu varsa işledi hala işlemeye devam ediyorlar 40 yıl boyunca sinsi sinsi örgütlendiler. Suçsuz insanları kumpas kurup hapse attırdılar merhametsizler Türkiye’nin ve şirketlerin sırlarını sattılar Casusluk yaptılar. Devleti ele geçirmek için her şeyi yaptılar. Kaç masum insanın yuvasını yıktılar kim bilir? Nice esnafı iflas ettirdiler kurdukları kumpaslarla Mallarını ele geçirdiler Paravan holding ler kurdular insanların Mallarına el kondular. Karşı çıkanı da ölüme yolladılar… Vicdandan yoksun, gaddar, zalim merhamet yoksunudur bunlar Her türlü iftirayı atabilecek, her yalanı söyleyebilecek kadar zalimdirler.
Marka & Patent çetesi | Devletin imkanlarını kullanıp Milletimize TUZAK kuruyorlar |
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.