Cumhurbaşkanı Erdoğan, sel felaketinden etkilenen Kastamonu Bozkurt’ta yaptığı konuşmada, “İnşallah sel felaketinin izlerini süratle silerek, yaraları sararak, kayıplarımızın acılarını beraberce yaşayarak, bu günleri en kısa sürede geride bırakacağız. Hasarların onarılması ve zararların telafisi için yapılan çalışmaları yakından takip etmeyi sürdüreceğiz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cuma namazını kıldığı Bozkurt Yeni Camii’nde halka hitap etti.
Salı günü başlayan yoğun yağışların, Kastamonu, Bartın, Sinop illerinde büyük sel felaketlerine neden olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kastamonu’da Bozkurt, Azdavay, İnebolu, Küre ve Pınarbaşı ilçelerinin bu yağışlardan en çok etkilenen yerler olduğunu söyledi.
Bartın’ın Ulus, Sinop’un Ayancık ilçelerinin kimi köylerinin de selden ciddi şekilde etkilendiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “geçmiş olsun” dileklerini iletti.
Selde hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yakınlarına ve Türk milletine başsağlığı dileğinde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bartın’da kaybolan vatandaşımızı arama çalışmalarımız sürüyor. Yaralanan vatandaşlarımızdan ilk müdahaleleri tamamlananlar taburcu edilirken, az sayıda vatandaşımızın tedavisi hâlen devam ediyor. Rabb’imden kendilerine şifalar diliyorum” dedi.
“DEVLET OLARAK, TÜM İMKÂNLARIMIZLA FELAKETİN İLK ANINDAN BERİ SİZLERİN YANINDAYIZ”
Dünyanın birçok yeri gibi Türkiye’nin de bir süredir doğal felaketlerle boğuştuğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu sadece ülkemizde olan değil, Amerika’sı da böyle, Kanada’sı da böyle, Almanya’sı, Avrupa’nın birçok ülkesi böyle, bu tür felaketlerle şu anda boğuşuyorlar. Bir felakettir gidiyoruz ve temennimiz o ki bunlarla boğuşurken en az hasarla bu felaketleri atlatalım” diye konuştu.
Türkiye’nin güneyinde geçmişte eşi benzeri olmayan orman yangınları yaşandığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Karadeniz’in doğusunda Rize’de, Artvin’de sel felaketleri yaşandığını anımsattı.
Antalya ve Muğla’daki yangın felaketlerini de hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hamdolsun bu yangınların hemen hemen hepsini de kontrol altına almayı başardık. Ülkemizin kuzeyinde ise işte burada olduğu gibi sel felaketlerine maruz kaldık. Bir süre önce az önce ifade ettiğim gibi Doğu Karadeniz’de epeyce bir ilçemizde selin yol açtığı sıkıntılarla mücadele ettik” ifadelerini kullandı.
Birkaç gündür de Batı Karadeniz’de yine sel felaketlerinin yaşandığı dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Kastamonu ve çevresindeki illerimizde yaşanan felaketlerde hayatını kaybeden, zarar gören vatandaşlarımızın üzüntüsü, milletimizin ortak üzüntüdür. Devlet olarak tüm imkânlarımızla felaketin ilk anından itibaren sizlerle beraberiz. İçişleri Bakanı’mız, Çevre ve Şehircilik Bakanı’mız Ulaştırma ve Altyapı Bakanı’mız, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı’mız, hep birlikte bölgede şu anda çalışmaları sürdürüyoruz. AFAD başta olmak üzere Kızılay’ımızla birlikte yine bütün araç gereçleri ile buradayız. Aşından yemeğine ne gerekiyorsa hepsini yaptık, yapıyoruz yapacağız. Hâlihazırda 4 bin 760 personel, 19 helikopter, 1 insansız hava aracı, 66 ambulans, 41 UMKE, 630 hizmet aracı, 437 iş makinesi ve diğer pek çok araç gereç şu anda sahada faaliyet gösteriyor.”
“BU OPERASYONDA GÖREV ALAN BÜTÜN KARDEŞLERİMİZİ ALNINDAN ÖPÜYORUM”
Güvenlik güçlerinin mahsur kalan vatandaşları helikopterlerle kahramanca kurtardığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu kahramanlarımız alnından öpülesi kahramanlarımız. Hiçbir şeyden yılmadan bunu başardılar ve bu yaptıkları operasyonda mağdur durumda olanların yüzde 95’ini kurtardılar. Allah göstermesin aksi olabilirdi, değil mi? Ama bunu başardılar. Bu öyle her kişinin karı değil, er kişinin karıdır. Ben askerimizi, polisimizi, bu operasyonda görev alan bütün kardeşlerimizi alnından öpüyorum. Onları tebrik ediyorum. Milletim adına tebrik ediyorum ve o operasyon bizi rahatlattı” diye konuştu.
Sepetin içerisindeki yeni doğmuş bebeğin kurtuluşunun gözleri yaşarttığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Hamdolsun Allah’a demek ki bizim böyle görevli kardeşlerimiz var. Onların o gayretleri, bu başarının sırrı olmuştur. Selden etkilenen Ayancık Devlet Hastanesi’ndeki hastaların tamamı diğer hastanelere nakledilmiş veya evlerine ulaştırılmıştır. Şehrimizdeki öğrenci yurtları, ihtiyaç hâlinde kullanılmak üzere hazır tutulmaktadır. Yolların ve köprülerin hasar görmesi sebebiyle ulaşımı aksayan yerler için alternatif güzergâhlar üzerinde şu anda Karayollarımız çalışmaktadır. Elektrik kesintisi yaşanan yerlere bir an önce enerji akışı sağlamak için de çalışmalar sürüyor. Aynı şekilde su kesintisi yaşanan yerlerdeki altyapı onarım çalışmaları da hemen başlatılmıştır. Haberleşmenin kesintisiz sürmesi için gereken mobil istasyonlar, ihtiyaç duyulan yerlere gönderilmiştir.”
“EVLERİ YIKILAN VATANDAŞLARIMIZI YENİ YUVALARINA KAVUŞTURMAK İÇİN HEMEN KOLLARI SIVIYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, hasar tespit çalışmalarının üç ilde 120 ayrı ekiple yürütüldüğüne dikkati çekerek, “Kredi desteğinden vergi ertelemelerine kadar tüm acil tedbirleri devreye almış durumdayız. Her bir hizmet alanı ile ilgili ekiplerimizi sel felaketlerinden etkilenen bölgelerde kesintisiz görev yapmaktadır. Sivil toplum kuruluşlarımız da bu çalışmalara katılmıştır. Kurumlarımıza ilk etapta ihtiyaçları olan ödenekler hemen gönderilmiştir. Bölgedeki diğer iller de teyakkuz durumuna geçirilmiştir” dedi.
Sel felaketinde evleri yıkılan vatandaşları yeni yuvalarına kavuşturmak için kolları sıvadıklarını da anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Aynı şekilde sel sebebiyle vatandaşlarımızın zararlarının telafisi için çalışmalara başladık. Hayatını kaybeden insanlarımızı geri getiremeyiz ama devletimiz onun dışındaki her türlü kaybı telafi edecek güce, imkâna, kararlılığa sahiptir, bundan endişeniz olmasın. Bugüne kadar depremden sele ve yangına kadar yaşamış olduğumuz her hadisede Türkiye’de hiç kimsenin sahipsiz olmadığını hamdolsun dosta düşmana gösterdik. Bu arada diğer afet bölgelerinde de ifade ettiğim gibi burada da yine aynısını söylüyorum. Genel Hayata Etkili Afet bölgesi olarak burayı da aynı şekilde ilan ediyoruz. Kastamonu, Bartın, Sinop” açıklamasında bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, tabii felaketlerin ülkelerin ve milletlerin birlik, beraberlik, dayanışma ve paylaşma duygularının öne çıktığı dönemler olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti: “Bu işin siyaseti olmaz ama bakıyorum ki bazı kanallarda siyasetle yakından uzaktan da ilgisi, alakası olmayan tipler çıkıyor. Bütün bu afetlerin neyi, nasıl gelip götürdüğünden haberi olmayanlar çıkıyor, ileri geri konuşuyorlar. Bugüne kadar bir gramlık iş üretememiş olanlar ileri geri konuşuyorlar. Maalesef biz işimize bakacağız ve onların bu şekilde yaklaşımı bizi üzmez. Bizi üzen nedir biliyor musunuz? Böyle bir zamanda bir olmamız lazım, beraber olmamız lazım, iri olmamız lazım, diri olmamız lazım, kardeş olmamız lazım, milletçe bu milleti ayağa kaldırmamız lazım ama onlar bakıyorsunuz hâlâ gelip ‘Erdoğan’a ben nasıl vurayım da ona bir yerden yara vereyim’ dertleri bu. Yara veremezsin, biz bu milletle beraberiz, milletimizle beraber bu yola devam edeceğiz. Allah’ın izniyle biz bir ölür, bin diriliriz, aşıyoruz aşacağız işte.”
“TEK YUMRUK HÂLİNE GELMEYİ HAMDOLSUN BAŞARIYORUZ”
ABD ve Rusya’nın yangınların altından hâlâ kalkamadığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz 20 günü bulmadan buralarda, bu afetlerden büyük oranda hamdolsun kurtulduk. Ama gece-gündüz demeden benim tüm bakan arkadaşlarım oralardan çıkmadılar. Bütün kurumlarımız, kahramanlarımız yangın demeden oralarda çalıştılar ve şu anda hâlâ ‘aman ha’ diyoruz, rehavet yok, devam edeceğiz, çalışacağız ve bu işi bitireceğiz. Millet olarak geçmişte depremler, işte yine yangınlar şimdi de seller vesilesiyle tek yürek, tek yumruk hâline gelmeyi hamdolsun başarıyoruz” diye konuştu.
Her dönemde olduğu gibi bugün de bozguncuların, ülkeyi kötülemek, milletin arasına fitne sokmak için ortaya çıkabildiklerine işaret eden, Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Biliyoruz ki milletimiz, bunların hiçbirine de itibar etmiyor. Yaşadığımız bizim ortak sevinçlerimiz gibi ortak üzüntülerimiz de birliğimizi, inşallah beraberliğimizi, kardeşliğimizi güçlendiren bir etkiye sahiptir. Hayatı acısıyla ve tatlısıyla ne kadar paylaşırsak, önümüzdeki engelleri o kadar kolay aşar, potansiyelleri o kadar hızlı hayata geçirebiliriz. Bunun için hep geçmişten ders alarak geleceğe bakıyoruz. Evlatlarımıza daha iyi, daha müreffeh, daha huzurlu bir ülke bırakmanın, daha güçlü bir devlet teslim etmenin gayreti içindeyiz. Yıkılanın yerine daha iyisini yaparak, yananın yerine daha fazlasını dikerek, eksilenin yerine daha çoğunu koyarak yolumuza devam ediyoruz. Ülkemizi gerçekten çok parlak bir geleceğin beklediğine tüm kalbimizle ve samimiyetimizle inanıyoruz.”
“BÜYÜK VE GÜÇLÜ TÜRKİYE’NİN İNŞASI İÇİN HER ZAMANKİNDEN DAHA ÇOK ÇALIŞIYORUZ”
Geçtiğimiz 19 yılda ülkeye her alanda kazandırdıkları sağlam alt yapının üzerinde büyük ve güçlü Türkiye’nin inşası için her zamankinden daha çok çalışıp, mücadele ettiklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ama bakın şunu unutmayın daha da çok çalışacağız. Ormanlarımız yandı bitmedik ki, şimdi 19 senede biz bu ülkede 5,5 milyar fidan değil ağaç diktik. Nasıl diktiysek yine dikeceğiz ve küllerimizden ayağa kalkacağız. Bu işi de biz başaracağız” ifadelerini kullandı.
Alandaki bir vatandaşın, “Onlar bunu hayal bile edemiyorlar” sözleri üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Edemezler, dikili bir fidanları yok onların bu ülkede, şimdi ise konuşuyorlar. Ne yangın bölgelerine giderler ne sel bölgelerine giderler sadece rahat rahat oturdukları yerden gazel okurlar. İçinden geçtiğimiz şu kritik dönemi başarıyla geride bıraktığımızda artık bu ülkenin ve insanlarının önünde yepyeni bir dönem başlayacaktır” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Türkiye olarak, biz hedeflerimize yaklaştıkça maruz kaldığımız saldırıların çapı da büyüyor. Ülkemizin kutlu yürüyüşünü baskıyla, terörle, tuzakla, kumpasla engelleyemeyenler, son günlerde kin ve nefret siyasetiyle bizi birbirimize düşürmeye çalışıyorlar. Bugüne kadar nice oyunları bozmuş millet olarak inşallah bu kirli senaryoyu da çöpe atacağız, çöpe. Bir olarak, iri olarak, diri olarak, kardeş olarak hep birlikte Türkiye olarak önce 2023 hedeflerimize ulaşacak, ardından gençlerimizle birlikte 2053 vizyonumuza yöneleceğiz. Unutmayın, sahabenin, şühedanın, âlimlerin şehri Kastamonu, her dönemde istiklal ve istikbal mücadelesinde hep en önde yer almıştır. Nasrullah Camii, bunun en önemli şahididir. Kiminle? Mehmet Akif Ersoy’la. Çanakkale’nin, İstiklal Harbi’nin, 15 Temmuz’un o kahraman şehrinin, Türkiye’nin bu büyük dönüm noktasında da ben yine en önde yer alacağına inanıyorum.”
Hep birlikte el ele vererek, bugünleri de en kısa sürede geride bırakacaklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, sel felaketinde hayatını kaybedenlere Allah rahmet dilerken, onlar için Fatiha okunmasını istedi.
Hasarların onarılması ve zararların telafisi için yapılan çalışmaları yakından takip etmeyi sürdüreceklerini bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, DSİ’nin bölgedeki çalışmasına yarın başlayacağını kaydetti.
KEMER KÖPRÜ TALİMATI
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunlar bizim işimiz, siz rahat olun. Gelirken helikopterde de Adil Bakanıma söyledim, ‘artık düz köprü değil, kemer köprü.’ Kemer köprü yapmak suretiyle, bütün bu ağaçlar geliyorlar buraları tıkıyorlar. Mümkün olduğunca da betondan öte taş köprü olarak da bunları, kemer köprüyü yapıp bunların köprü altından gitmelerini sağlamış olacağız. Bunun proje çalışmalarını da bakanlık şu anda yürütüyor” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bakanlarımızla, valilerimizle, kaymakamlarımızla, ilgili kurumlarımızla hep yanınızda olacağız. Rabbim yar ve yardımcımız olsun. Milletimizi daha beterinden korusun. Çevre ve Şehircilik Bakanım burada. Yani burayı da diğer afetlerde olduğu gibi Allah’ın izniyle fevkalade bir durum olmadıktan sonra, Antalya’da verdiğimiz söz, Rize’de verdiğimiz söz gibi inşallah bir yıl içerisinde burada da bu konutları bitireceğiz. Tabi Ulaştırma Bakanlığımızın çalışması ayrı bir alan, onlar da alt yapıyla ilgili çalışmaları süratle inşallah bitirecekler, öbür tarafta Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığımızın çalışmaları var. Onlar biliyorsunuz süratle elektrik vermeye başladılar, birçok yerde elektrik verildi. Su konusunda da, su verilmeye başlandı. Hamdolsun durmuyoruz, çalışıyoruz, çalışmaya da devam edeceğiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bozkurt ilçesinde vatandaşlara hitap ettikten sonra Jandarma Genel Komutanlığı Mobil Harekât Merkezi’ne geçti. Burada düzenlenen koordinasyon toplantısına başkanlık eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölgedeki çalışmalar ve son duruma ilişkin yetkililerden bilgi aldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ayrıca afette hayatını kaybedenlerin yakınlarıyla bir araya gelerek, kendilerine başsağlığı dileğinde bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sel ve su baskınlarının meydana geldiği Kastamonu’nun Bozkurt ilçesinde hayatını kaybeden Fatih Keşaplı için kılınan cenaze namazında saf tuttu.
Selde hayatını kaybeden 44 yaşındaki Keşaplı için Bozkurt Yeni Camisi’nde cenaze namazı kılındı. Namaza, Keşaplı’nın ailesi ve yakınlarının yanı sıra Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Ticaret Bakanı Mehmet Muş, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu da katıldı.
Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş tarafından kıldırılan cenaze namazı ve edilen duaların ardından konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Her nefis ölümü tadacaktır” ayetini hatırlatarak, şunları kaydetti: “Bunun nerede, nasıl olacağı belli değil. Tıpkı, Fatih kardeşimizde de olduğu gibi. Şöyle bir sorulsa ‘böyle bir şey olur mu?’ diye, kimse nerede, nasıl olacağını veya hocamızın da okuduğu ayette ifadesini bulan, ‘ne zaman olacağına dair’, bunu ifade etmek mümkün değildi. Netice itibarıyla böyle bir sel afeti ve bu sel afetinin neticesinde de Fatih kardeşimizi Hakk’a uğurluyoruz. Rabbim inşallah mekânını cennet eylesin ve sevgili Habibi’nin Liva-ül hamd ismiyle müsemma sancağı altında bizleri haşru cem eylesin. Zaten hocam helalliklerimizi de aldı. Tekrarına da gerek yok. Benim de Fatih’le ilgili arkadaşlardan aldığım bilgiler onun ne denli samimi olduğunu, Sırat-ı Müstakim üzere olduğunu öğrendim. İnşallah mekânı cennet olsun.”
Konuşmasının ardından Fatih Keşaplı için Fatiha okuyan Cumhurbaşkanı Erdoğan, tabutun taşınmasına da omuz verdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Kanada Başbakanı Mark Carney, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirdikleri baş başa ve heyetler arası görüşmelerinin, anlaşmaların imza töreninin ardından ortak basın toplantısı düzenleyerek açıklamalarda bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Mark Carney ve heyetini tarihî dönemdeki ziyareti vesilesiyle Türkiye’de ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyduğunu ifade ederek, kendisine “hoş geldiniz” dedi.
İki ülke arasındaki üst düzey ziyaretlerin sürekli olmasını temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile bugünkü görüşmelerinde ikili ilişkileri etraflıca değerlendirdiklerini, bölgesel ve küresel meselelere değinme imkânı bulduklarını söyledi.
“TİCARET HACMİMİZİ İLK OLARAK 5 MİLYARA, AKABİNDE 10 MİLYAR DOLARA ÇIKARMAYI TEMENNİ EDİYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Bu yönde atacağımız somut adımları içeren bir eylem planını da bugün kabul ettik. Öncelikle ticaret ve yatırımların artırılmasını teminen Serbest Ticaret Anlaşması müzakerelerine yılsonundan önce başlanmasını kararlaştırdık. Bu sürece paralel olarak ekonomi alanındaki ilişkilerimizi tüm boyutlarıyla ele almak üzere Ortak Ekonomik ve Ticari Komite dâhil mevcut mekanizmaları daha etkin şekilde kullanacağız. Bu komitenin müteakip toplantısına 2027 yılında bu defa özel sektörlerimizin de katılımıyla ev sahipliği yapacağız. Atacağımız bu adımlarla hâlen yaklaşık 3 milyar dolar civarında seyreden ticaret hacmimizi ilk olarak 5 milyara, akabinde de 10 milyar dolara çıkarmayı temenni ediyoruz.”
Güncellenen Hava Ulaştırma Anlaşması ile iki ülke arasındaki doğrudan uçuşları yaklaşık iki katına çıkaracaklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün ayrıca üçüncü ülkelerde ortak yatırım fırsatlarını da değerlendirdik. Afrika’dan Latin Amerika’ya, Orta Asya’dan Uzak Doğu’ya kadar geniş bir coğrafyada önemli işbirliği fırsatlarının bulunduğuna inanıyoruz. Yarın Türk Eximbank ile Kanada İhracatı Geliştirme Kurumu arasında imzalanacak mutabakat zaptının üçüncü ülkelerde ortak projelere vesile olmasını temenni ediyoruz” diye konuştu.
Kanada ile savunma sanayii ve nükleer enerji alanlarında yakın temas hâlinde olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayii iş birliğinin önemine vakıf iki müttefik olduklarını kaydetti.
Bunu son olarak Ankara’da yapılan NATO Zirvesi sırasında da gördüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, biraz önce de “Savunma Sektörü Ortaklıkları Mutabakat Zaptı”nın imzalandığını anımsattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, müttefiklerin savunma sanayilerine finansman sağlamak amacıyla Kanada öncülüğünde kurulmakta olan Savunma, Güvenlik ve Dayanıklılık Bankasının iki ülke arasındaki savunma sanayii iş birliğini desteklemesini beklediklerini kaydetti.
Enerji alanında, madencilikten LNG’ye, kritik minerallerden nükleer enerjiye kadar geniş bir işbirliği alanının mevcut olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki ülkenin Enerji Bakanlıkları arasında kabul edilen “Enerji Alanında İşbirliğine Dair Ortak Bildiri”nin de nükleer dahil bu alandaki ciddi potansiyele işaret ettiğini söyledi.
Kanada Başbakanı Carney ile Gazze, Ukrayna ve Körfez dâhil birçok bölgesel gelişmeyi de değerlendirdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gerek Ukrayna’da, gerek Körfez’de olsun diplomatik yöntemlerin kalıcı barışa giden yolu açmasını temenni ediyoruz. Bu noktada ortak görüşte olduğumuzu teyit ettik. Gazze’de ise Kanada’nın diğer bazı müttefiklerle birlikte istilacı yerleşimlere yönelik yaptırım adımlarını, İsrail hükûmetinin ihlallerinin caydırılması noktasında isabetli bir adım olarak görüyoruz. Bölgemizde barış ve istikrarın tesisi noktasında bu yöndeki tutumlarını sürdürmelerini temenni ediyoruz” diye konuştu.
“İLİŞKİLERİMİZİN GELECEĞİNE YÖNELİK TARİHÎ BİR ADIM ATTIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Başbakan Carney ile ilişkilerimizin geleceğine yönelik tarihî bir adım attık. Çok geniş yelpazeye yayılan iş birliği potansiyelimizi gerçek anlamda hayata geçirmek için önemli bir süreci başlattık. İlişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine çıkarmamız kâğıt üzerinde kalacak sembolik bir adım olmayacaktır. Bu konuda Sayın Carney’nin ekonomi alanındaki engin tecrübesi ve siyaset sahnesinde sergilediği sağduyulu ve dirayetli duruşla önemli rol oynayacağına inanıyorum.”
Kanada Başbakanı Carney’ye, konuşmasının ardından, anlamlı ve dolu dolu ifadeleri için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Gerçekten uzun yıllara sâri bir Türkiye-Kanada kopukluğunu bugün gidermiş olduk. Şimdi yeni bir dönemi Türkiye ve Kanada arasında başlatıyoruz. İnşallah iş adamlarımızı bir araya getireceğiz ve ben de Kanada’ya yapacağım ilk iş adamlarıyla birlikte ziyaretimde, orada iş adamlarımızı bir araya getirerek adımlarımızı atacağız.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Kanada Başbakanı Mark Carney’i Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde resmî törenle karşıladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney’in tören alanındaki yerlerini almalarının ardından iki ülkenin millî marşları çalındı. Kanada Başbakanı Carney’in tören kıtasını selamlamasından sonra iki lider heyetlerini birbirlerine takdim etti.
Türkiye ve Kanada bayrakları önünde basın mensuplarına poz veren Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney, daha sonra baş başa görüşmelerini gerçekleştirmek üzere Cumhurbaşkanlığı Külliyesine geçti.
Merhametsizlikte sınır tanımazlar FETÖ’cüler şirketleri batırmak ve Mülklerini ele geçirmek için her türlü DİZİ FİLİMİ çeviriyorlar FETÖ’cüler çok zengin yandaşlar oluşturmak ana hedefleridir FETÖ’de “hedefe ulaşmak için her yol mübahtır” anlayışı vardır MARKA &PATENT ÇETESİ Marka & Patent çetesi | Devletin imkanlarını kullanıp Milletimize TUZAK kuruyorlar | FETÖ’cülere Kimler yardım ediyor? FETÖ’cüler Makam mevki ve para için her şeyi yapıyorlar FETÖ’nün bilişim militanları | İnsanlara kumpas kurarak adli sicil kayıtlarını kirletmek için her türlü yolsuzlukları yapıyorlar kurdukları tuzaklarda sınır tanımıyorlar
Bir FETÖ’cü nasıl anlaşılır? “Her türlü film çevirmek” Her türlü İftirayı atarlar sınır tanımazlar Yalan söylemekte, Kumpas kurmakta, İftira atmakta ,Dikizlemekte, Devlet imkanlarını örgüt için kullanmakta, Kamu ve insanların malına konmakta, adam öldürmekte uzmandır bunlar! merhamet ve vicdanları yoktur Makam mevki ve para için her şeyi yaparlar Hak yediler Soru çaldılar, insanlara kumpas kurdular, özellerini teşhir ettiler, o görüntülerle tüm istediklerini aldılar. İşyerlerine Kamu kurumlarına sitelere evlere kameralar kurdular hem insanları izlediler hem dinlediler insanların özel hayatlarına girdiler evlerine gizli kameralar kurdular bu yolla insanları ,şirketleri ,tehdit ettiler .her türlü yolsuzluğu yaptılar Bunlar ne kadar insanlık suçu varsa işledi hala işlemeye devam ediyorlar 40 yıl boyunca sinsi sinsi örgütlendiler. Suçsuz insanları kumpas kurup hapse attırdılar merhametsizler Türkiye’nin ve şirketlerin sırlarını sattılar Casusluk yaptılar. Devleti ele geçirmek için her şeyi yaptılar. Kaç masum insanın yuvasını yıktılar kim bilir? Nice esnafı iflas ettirdiler kurdukları kumpaslarla Mallarını ele geçirdiler Paravan holding ler kurdular insanların Mallarına el kondular. Karşı çıkanı da ölüme yolladılar… Vicdandan yoksun, gaddar, zalim merhamet yoksunudur bunlar Her türlü iftirayı atabilecek, her yalanı söyleyebilecek kadar zalimdirler.
Marka & Patent çetesi | Devletin imkanlarını kullanıp Milletimize TUZAK kuruyorlar |
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.