Cumhurbaşkanı Erdoğan, Millî Saraylar İdaresi Başkanlığı Resim Müzesi Restorasyon Sonrası Açılış Programı’nda yaptığı konuşmada, “Yeni dönemde karada ve havada yürüttüğümüz vatan savunmamızı, denizde mavi vatanı olduğu gibi, dijital dünyada siber vatanı da içine alacak şekilde genişleteceğiz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Dolmabahçe Sarayı Veliaht Dairesi’nde Millî Saraylar İdaresi Başkanlığı Resim Müzesi Restorasyon Sonrası Açılış Programı’na katıldı.
Programda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Millî Sarayların envanterinde yer alan yaklaşık 3 bin tablo arasından seçilen 533 eserin yer aldığı sergiyi, Türkiye’nin sanat zenginliğini göstermesi açısından önemli gördüğünü belirterek serginin hazırlanmasında emeği geçenleri tebrik etti.
“SANAT ESERLERİ BİR MEDENİYETİN ASIRLAR BOYUNCA AYAKTA KALAN EN ÖNEMLİ SEMBOLLERİDİR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’de uzunca bir süre resim yerine minyatür sanatının ön planda olduğunu, hat ve tezhip gibi sanatlarda da fevkalade ilerleme sağlandığını dile getirerek, Rönesans’la birlikte Avrupa’da büyük sıçrama gösteren resim sanatının, bir süre sonra Osmanlı Sarayı ve çevresinde de popülerlik kazandığını, bu gelişmede, Türkiye’ye Batılı ressamlar yanında önce askerî okullarda, sonra Sanayi-i Nefise Mektebinde yetişen Türk ressamlarının da büyük katkısı bulunduğunu anlattı.
Sergide eserleri yer alan değerli ressamların Türkiye’de bu sanat dalında önemli bir tarihî miras oluşturmasında katkı sağladığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Hatta Cumhuriyet döneminde, Osmanlı devrindeki kadar çok ve başarılı ressam yetiştirmekte zorlandığımız da söylenebilir. Sadece resimde değil, mimaride de benzer bir durum söz konusudur. Şu anda içinde bulunduğumuz Dolmabahçe Sarayı Veliaht Dairesi, bu güzel mimari örneklerden biridir. Cumhuriyetin ilk yıllarındaki gayretlerin ardından uzunca bir süre özensiz, plansız ve çirkin bir şehirleşme süreci yaşadık. Sanatın ve kültürün her alanına yayılan çölleşmenin yol açtığı tehditlerle hep birlikte mücadele ettik. Son dönemde Selçuklu ve Osmanlı mimarisinin modern bir yorumu olarak nitelendirebileceğimiz yeni bir mimari üslubu ülkemizde yerleştirmeye çalışıyoruz. Aynı şekilde diğer alanlarda da benzer gayretler içindeyiz. Tabii ecdadın bize bıraktığı, her biri bir sanat eseri olan ahşap ve taş evlerinden Topkapı Sarayı ve Dolmabahçe Sarayına kadar uzanan mimari mirasa baktığımızda, kaybettiğimiz zamana hayıflanmamak elde değildir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sanat eserlerinin bir medeniyetin asırlar boyunca ayakta kalan en önemli sembolleri olduğunun altını çizerek, tarih boyunca bu topraklarda yaşamış tüm medeniyetlerin geride bıraktığı eserlerin zenginlik olduğunu söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Evet, Göbeklitepe de bizimdir, Efes de bizimdir, Ahlat da bizimdir, Söğüt de bizimdir, İstanbul da bizimdir, Ankara da bizimdir. Hepsine de sahip çıkacağız, hepsini de koruyup gelecek nesillere bırakacağız. Sahip olduğumuz bu mirasa layık olabilmenin yolu ise, daha iyisini, daha güzelini, daha estetiğini, daha görkemlisini yapmaktan geçiyor” dedi.
Toplumların asıl zenginliğinin, medeniyete yaptıkları katkıyla ölçüldüğünü işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, adı sanı unutulmuş nice toplumun, geride bıraktığı eserleriyle hâlâ kendini yaşatabildiğini aktardı.
“TÜRKİYE MARUZ KALDIĞI FİZİKİ SALDIRILARIN DAHA BETERİNİ MEDENİYETİNE YÖNELİK OLARAK YAŞAMIŞTIR”
“Mimarımızın, yazarımızın, müzisyenimizin, ressamımızın, tiyatrocumuzun başarısına göre dünyada yer edinebilir, ses getirebiliriz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “Bu bakımdan, bir dönem yaşadığımız tüm sıkıntılara rağmen, hamdolsun başımızı dik, yüzümüzü ak edecek bir birikime sahibiz. Bize düşen görev, resim alanındaki örneklerinin bir kısmını burada gördüğümüz bu birikimi daha ileriye taşıyacak kültür, sanat, medeniyet iklimini oluşturmaktır. Bunun için iktidarlarımız döneminde en çok hayıflandığım hususlardan birinin kültür alanında arzu ettiğimiz gelişmeyi gösterememiş olduğunu söylüyorum. Dünyada siyasi ve ekonomik güç dengelerinin yeniden biçimlendiği bir döneme girerken, üzerinde en çok durmamız gereken hususların kültür, eğitim ve aile olduğuna inanıyorum.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bağımsız Kenya devletinin ilk başkanı Kenyatta’nın “Misyonerler Afrika’ya geldiğinde bizim topraklarımız, onların İncili vardı. Gözlerimizi kapatıp dua edelim dediler. Gözlerimizi tekrar açtığımızda, bizim elimizde İncil, onların elinde topraklarımız vardı” sözünü hatırlatarak, “Açık konuşmak gerekirse, kültür ve sanat, ülkelerin işgalinde, toplumların ele geçirilmesinde, görünmeyen ordular olarak kullanılmıştır. Şayet güçlü ve yaşayan bir medeniyet zenginliğine sahip değilseniz, kendinizi bir anda Kenyatta’nın sözünü ettiği konumda bulmanız kaçınılmazdır” uyarısında bulundu.
Türkiye’nin, maruz kaldığı fiziki saldırıların daha beterini medeniyetine yönelik olarak yaşadığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, Osmanlı döneminden başlayan ve Cumhuriyet devrinde hızlanarak süren bu sürecin sancılarını, merhum Mehmet Akif Ersoy başta olmak üzere pek çok fikir adamının eserlerinde en çarpıcı haliyle görülebileceğini kaydetti.
“Tarihi ve kültürüyle bağı koparılmak için içeriden ve dışarıdan bu derece uğraşılmış bir başka millet var mıdır, bilmiyorum?” sorusunu soran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu süreçte aldığımız yaralar elbette oldu. Ama hamdolsun, mayası sağlam bir millet olduğumuz için, her şeye rağmen ayakta kalmayı başardık” ifadesini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni bir devrin, dijital çağın başladığını açıklayarak bu çağın ham maddesinin veri olduğunu, veriyi elinde tutanların demokrasiyi, hukuku, her türlü hak ve özgürlüğü hiçe sayarak kendi dijital diktatörlüklerini kurabildiklerini söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, değerlendirmelerine şöyle devam etti: “Siber dünyanın, Amerika’nın kuruluş dönemindeki ‘vahşi batıyı’ hatırlatan kurallarıyla insanlığı tehdit eder hâle gelmesi, tesadüf değil bilinçli bir tercihtir. Geride işin kontrolünü elinde tutanlar, bu kaosu diledikleri gibi yönlendirebilme, siyasi, sosyal, ekonomik sonuçlara tahvil etme imkânına sahiptir. Bu, hiçbirimizin görmezden gelemeyeceği kadar büyük bir tehdittir. Çünkü artık ülkelerin egemenlik hakları, fiziki sınırlarından ziyade dijital dünyada saldırı altında bulunuyor. Biz, ülkemizin karşı karşıya kaldığı kimi dayatmaları ‘dijital faşizm’ olarak tanımladığımızda, birileri bundan rahatsız olmuştu. Son günlerde yaşananlar, bu faşizmin cüretkârlığının nerelere kadar uzanabileceğini göstermiştir. Bunun için yeni dönemde karada ve havada yürüttüğümüz vatan savunmamızı, denizde mavi vatanı olduğu gibi, dijital dünyada siber vatanı da içine alacak şekilde genişleteceğiz. Siber vatana sahip çıkmanın bir tarafında teknik altyapı varsa, diğer tarafında da içerik üretimi bulunuyor. Eğer biz, kendi vatandaşlarımızdan başlayan siber dünyadaki her bireye hitap edecek, onları kendi mecralarımıza çekecek içerik üretemezsek, bu savunma hattını korumakta başarılı olamayız. Müziğinden resmine, sinema ve dizisinden grafiğine kadar tüm dallarıyla sanat, bu içerik üretiminin en kritik bölümüdür.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, gelecek dönemde siber vatana hem teknik altyapıyı güçlendirerek hem ilhamını kendi medeniyetinde alan içerik üreterek sahip çıkmakta kararlı olduklarını vurguladı.
“SAHİP OLDUĞUMUZ KÜLTÜR VE SANAT POTANSİYELİNİ HAREKETE GEÇİRME KONUSUNDA ACELE ETMEMİZ GEREKİYOR”
“Türkiye olarak elimizdeki medeniyet birikimini, sahip olduğumuz kültür ve sanat potansiyelini harekete geçirme konusunda acele etmemiz gerekiyor” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, küresel düzendeki değişimde Türkiye’yi hak ettiği yere getirmek için öncelikle bu meseleyi çözmek gerektiğini kaydetti.
Medeniyetlerin bir anda yükselişe geçmeyeceğini, bir anda da yıkılmayacağını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Sanatın, kültürün, ilmin gelişmesi bir iklim meselesidir. Kültür ve sanatta etkileşim elbette olacaktır, ama biz uzunca bir dönem tek taraflı dayatmaya maruz kaldık. Sadece kopya çekerek, sadece taklit ederek, sadece öykünerek özgün eserler ortaya konamayacağı gerçeği nihayet kabul edilmeye başlandı. Bugün kendi tarihimizi, kendi kültürümüzü konu edinen dizilerimiz dünyanın dört bir yanında ilgiyle takip ediliyorsa, doğru yolda ilerliyoruz demektir. Geleneksel sanatlarımız yeni nesiller arasında giderek daha çok benimseniyorsa, umut kapıları açık demektir. Medeniyet mirasımızı ayağa kaldıracak çalışmalar giderek yoğunlaşıyor, işte burada olduğu gibi hasılaları ortaya çıkmaya başlıyorsa, önümüz aydınlık demektir. Tabii burada önemli olan önce kendi evlatlarımızın, ardından tüm dünyadaki yaşıtlarının gönlünü, ruhunu, dimağını doyuracak kalitede işler ortaya koyabilmektir. Bunu da medeniyetimizin ‘kalb-i selim, zevk-i selim, akl-ı selim’ diye ifade ettiğimiz üç sacayağı üzerinde gerçekleştireceğiz. Kendi ruh ve fikir dünyalarındaki eziklik duygusunu, geçmişlerini kötüleyerek örtme gayretinde olanlara rağmen, inşallah bunu başaracağız.”
Sergilenecek eserlerin Topkapı Sarayı’nın depolarından çıkartılan eserler olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu eserlere hamdolsun sahip çıkmanın bahtiyarlığı, mutluluğu içerisindeyiz. Daha niceleri var. Açılışını yaptığımız resim sergisinin bu bakımdan hepimize moral ve ilham vereceğine inanıyorum” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, eserlerin depodan çıkartılarak sergilenmesinde emeği geçen ekibe özellikle teşekkür ederek sergide resmi yer alan ressamları da tazimle yâd etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasının ardından Millî Saraylar İdaresi Başkanı Yasin Yıldız tarafından üzerine Ayasofya Camii, Fatih Sultan Mehmet Han ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın resimleri işlenmiş porselen anı tabağı hediye etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra kurdele kesmek suretiyle serginin açılışını gerçekleştirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Kanada Başbakanı Mark Carney, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirdikleri baş başa ve heyetler arası görüşmelerinin, anlaşmaların imza töreninin ardından ortak basın toplantısı düzenleyerek açıklamalarda bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Mark Carney ve heyetini tarihî dönemdeki ziyareti vesilesiyle Türkiye’de ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyduğunu ifade ederek, kendisine “hoş geldiniz” dedi.
İki ülke arasındaki üst düzey ziyaretlerin sürekli olmasını temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile bugünkü görüşmelerinde ikili ilişkileri etraflıca değerlendirdiklerini, bölgesel ve küresel meselelere değinme imkânı bulduklarını söyledi.
“TİCARET HACMİMİZİ İLK OLARAK 5 MİLYARA, AKABİNDE 10 MİLYAR DOLARA ÇIKARMAYI TEMENNİ EDİYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Bu yönde atacağımız somut adımları içeren bir eylem planını da bugün kabul ettik. Öncelikle ticaret ve yatırımların artırılmasını teminen Serbest Ticaret Anlaşması müzakerelerine yılsonundan önce başlanmasını kararlaştırdık. Bu sürece paralel olarak ekonomi alanındaki ilişkilerimizi tüm boyutlarıyla ele almak üzere Ortak Ekonomik ve Ticari Komite dâhil mevcut mekanizmaları daha etkin şekilde kullanacağız. Bu komitenin müteakip toplantısına 2027 yılında bu defa özel sektörlerimizin de katılımıyla ev sahipliği yapacağız. Atacağımız bu adımlarla hâlen yaklaşık 3 milyar dolar civarında seyreden ticaret hacmimizi ilk olarak 5 milyara, akabinde de 10 milyar dolara çıkarmayı temenni ediyoruz.”
Güncellenen Hava Ulaştırma Anlaşması ile iki ülke arasındaki doğrudan uçuşları yaklaşık iki katına çıkaracaklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün ayrıca üçüncü ülkelerde ortak yatırım fırsatlarını da değerlendirdik. Afrika’dan Latin Amerika’ya, Orta Asya’dan Uzak Doğu’ya kadar geniş bir coğrafyada önemli işbirliği fırsatlarının bulunduğuna inanıyoruz. Yarın Türk Eximbank ile Kanada İhracatı Geliştirme Kurumu arasında imzalanacak mutabakat zaptının üçüncü ülkelerde ortak projelere vesile olmasını temenni ediyoruz” diye konuştu.
Kanada ile savunma sanayii ve nükleer enerji alanlarında yakın temas hâlinde olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayii iş birliğinin önemine vakıf iki müttefik olduklarını kaydetti.
Bunu son olarak Ankara’da yapılan NATO Zirvesi sırasında da gördüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, biraz önce de “Savunma Sektörü Ortaklıkları Mutabakat Zaptı”nın imzalandığını anımsattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, müttefiklerin savunma sanayilerine finansman sağlamak amacıyla Kanada öncülüğünde kurulmakta olan Savunma, Güvenlik ve Dayanıklılık Bankasının iki ülke arasındaki savunma sanayii iş birliğini desteklemesini beklediklerini kaydetti.
Enerji alanında, madencilikten LNG’ye, kritik minerallerden nükleer enerjiye kadar geniş bir işbirliği alanının mevcut olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki ülkenin Enerji Bakanlıkları arasında kabul edilen “Enerji Alanında İşbirliğine Dair Ortak Bildiri”nin de nükleer dahil bu alandaki ciddi potansiyele işaret ettiğini söyledi.
Kanada Başbakanı Carney ile Gazze, Ukrayna ve Körfez dâhil birçok bölgesel gelişmeyi de değerlendirdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gerek Ukrayna’da, gerek Körfez’de olsun diplomatik yöntemlerin kalıcı barışa giden yolu açmasını temenni ediyoruz. Bu noktada ortak görüşte olduğumuzu teyit ettik. Gazze’de ise Kanada’nın diğer bazı müttefiklerle birlikte istilacı yerleşimlere yönelik yaptırım adımlarını, İsrail hükûmetinin ihlallerinin caydırılması noktasında isabetli bir adım olarak görüyoruz. Bölgemizde barış ve istikrarın tesisi noktasında bu yöndeki tutumlarını sürdürmelerini temenni ediyoruz” diye konuştu.
“İLİŞKİLERİMİZİN GELECEĞİNE YÖNELİK TARİHÎ BİR ADIM ATTIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Başbakan Carney ile ilişkilerimizin geleceğine yönelik tarihî bir adım attık. Çok geniş yelpazeye yayılan iş birliği potansiyelimizi gerçek anlamda hayata geçirmek için önemli bir süreci başlattık. İlişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine çıkarmamız kâğıt üzerinde kalacak sembolik bir adım olmayacaktır. Bu konuda Sayın Carney’nin ekonomi alanındaki engin tecrübesi ve siyaset sahnesinde sergilediği sağduyulu ve dirayetli duruşla önemli rol oynayacağına inanıyorum.”
Kanada Başbakanı Carney’ye, konuşmasının ardından, anlamlı ve dolu dolu ifadeleri için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Gerçekten uzun yıllara sâri bir Türkiye-Kanada kopukluğunu bugün gidermiş olduk. Şimdi yeni bir dönemi Türkiye ve Kanada arasında başlatıyoruz. İnşallah iş adamlarımızı bir araya getireceğiz ve ben de Kanada’ya yapacağım ilk iş adamlarıyla birlikte ziyaretimde, orada iş adamlarımızı bir araya getirerek adımlarımızı atacağız.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Kanada Başbakanı Mark Carney’i Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde resmî törenle karşıladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney’in tören alanındaki yerlerini almalarının ardından iki ülkenin millî marşları çalındı. Kanada Başbakanı Carney’in tören kıtasını selamlamasından sonra iki lider heyetlerini birbirlerine takdim etti.
Türkiye ve Kanada bayrakları önünde basın mensuplarına poz veren Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney, daha sonra baş başa görüşmelerini gerçekleştirmek üzere Cumhurbaşkanlığı Külliyesine geçti.
Merhametsizlikte sınır tanımazlar FETÖ’cüler şirketleri batırmak ve Mülklerini ele geçirmek için her türlü DİZİ FİLİMİ çeviriyorlar FETÖ’cüler çok zengin yandaşlar oluşturmak ana hedefleridir FETÖ’de “hedefe ulaşmak için her yol mübahtır” anlayışı vardır MARKA &PATENT ÇETESİ Marka & Patent çetesi | Devletin imkanlarını kullanıp Milletimize TUZAK kuruyorlar | FETÖ’cülere Kimler yardım ediyor? FETÖ’cüler Makam mevki ve para için her şeyi yapıyorlar FETÖ’nün bilişim militanları | İnsanlara kumpas kurarak adli sicil kayıtlarını kirletmek için her türlü yolsuzlukları yapıyorlar kurdukları tuzaklarda sınır tanımıyorlar
Bir FETÖ’cü nasıl anlaşılır? “Her türlü film çevirmek” Her türlü İftirayı atarlar sınır tanımazlar Yalan söylemekte, Kumpas kurmakta, İftira atmakta ,Dikizlemekte, Devlet imkanlarını örgüt için kullanmakta, Kamu ve insanların malına konmakta, adam öldürmekte uzmandır bunlar! merhamet ve vicdanları yoktur Makam mevki ve para için her şeyi yaparlar Hak yediler Soru çaldılar, insanlara kumpas kurdular, özellerini teşhir ettiler, o görüntülerle tüm istediklerini aldılar. İşyerlerine Kamu kurumlarına sitelere evlere kameralar kurdular hem insanları izlediler hem dinlediler insanların özel hayatlarına girdiler evlerine gizli kameralar kurdular bu yolla insanları ,şirketleri ,tehdit ettiler .her türlü yolsuzluğu yaptılar Bunlar ne kadar insanlık suçu varsa işledi hala işlemeye devam ediyorlar 40 yıl boyunca sinsi sinsi örgütlendiler. Suçsuz insanları kumpas kurup hapse attırdılar merhametsizler Türkiye’nin ve şirketlerin sırlarını sattılar Casusluk yaptılar. Devleti ele geçirmek için her şeyi yaptılar. Kaç masum insanın yuvasını yıktılar kim bilir? Nice esnafı iflas ettirdiler kurdukları kumpaslarla Mallarını ele geçirdiler Paravan holding ler kurdular insanların Mallarına el kondular. Karşı çıkanı da ölüme yolladılar… Vicdandan yoksun, gaddar, zalim merhamet yoksunudur bunlar Her türlü iftirayı atabilecek, her yalanı söyleyebilecek kadar zalimdirler.
Marka & Patent çetesi | Devletin imkanlarını kullanıp Milletimize TUZAK kuruyorlar |
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.