Cumhurbaşkanı Erdoğan, Prof. Dr. Aziz Sancar Hizmet, Bilim ve Teşvik Ödülleri Töreni’nde yaptığı konuşmada, İzmir’de meydana gelen depreme ilişkin olarak, “Devletimiz tüm kurumlarıyla, deprem anından itibaren, yıkıntılar altında kalan vatandaşlarımızı kurtarmak ve sarsıntıdan etkilenen herkese yardımcı olmak için harekete geçmiştir. AFAD, emniyet teşkilatımız, sağlık birimlerimiz ve diğer ilgili kamu personeli, canla başla işlerini yapıyor” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Prof. Dr. Aziz Sancar Bilim, Hizmet ve Teşvik Ödülleri Töreni’ne katıldı.
Törende konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, İzmir’de meydana gelen 6.6 şiddetindeki depreme maruz kalan vatandaşlara ve şehirlere geçmiş olsun dileklerini ileterek, hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar diledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, depremde 12 vatandaşın hayatını kaybettiğini, 438 vatandaşın da yaralandığını açıklayarak, beş kişinin ameliyatta, sekiz kişinin de yoğun bakımda bulunduğunu bildirdi.
“KURTARMA ÇALIŞMALARININ BİR AN ÖNCE SONUÇLANMASI İÇİN TÜM İMKÂNLARI SEFERBER ETTİK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şu an itibariyle 17 binada arama çalışmalarımız devam ediyor. Devletimiz, bakan arkadaşlarımızla tüm kurumlarıyla deprem anından itibaren yıkıntılar altında kalan vatandaşlarımı kurtarmak ve sarsıntıdan etkilenen herkese yardımcı olmak için harekete geçmiştir. AFAD, emniyet teşkilatımız, sağlık birimlerimiz ve diğer ilgili kamu personeli, canla başla işlerini yapıyor. Bakanlarımız koordinasyonu bizzat yerinde sağlamak üzere süratle olay yerine ulaşmışlardır. Kurtarma çalışmalarının bir an önce sonuçlanması için tüm imkânları seferber ettik” açıklamasında bulundu.
Binaları hasar gören, depremin şokuyla evlerini kullanamayan vatandaşlara da iaşe ve ibate desteği sağlandığının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı’na gereken kaynağın hemen aktarıldığını, hedeflerinin yaraları bir an önce sarmak olduğunu vurguladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, depremin ardından Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani, Yunanistan Başbakanı Kiriakos Miçotakis ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in arayarak, geçmiş olsun dileklerini ilettiğini aktardı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Katar Devlet Başkanı aramış, kendisiyle görüşmeleri yaptık ve ‘herhangi bir destek talebi gerekirse bütün imkânlarımızla yanınızdayız’ dediler. Kendilerine teşekkür ettik. Yunanistan Başbakanı Sayın Miçotakis yine aynı şekilde aradılar. Zira bu depremden Yunanistan da etkilendi fakat görüşmeyi yaptığımız anda onlarda herhangi bir ölüm söz konusu değildi. Fakat etkilendiklerini onlar da söylediler. Sağ olsunlar onlar da ‘herhangi yardıma ihtiyaç varsa biz hazırız’ dediler. Biz de ‘şu anda böyle bir durum söz konusu değil, ama bize düşen bir görev varsa biz de bütün imkânlarımızla Yunanistan’ın yanındayız’ dedik. Bunun yanında yine Azerbaycan Devlet Başkanı İlham Aliyev kardeşimiz aradılar. Onlar da ‘her türlü imkânımızla yanınızdayız’ dediler, onlara da şükranlarımızı bildirdik” dedi.
“Ocak ayında meydana gelen Elazığ ve Malatya depreminin acıları hâlâ yüreğimizde tazeyken İzmir’den gelen bu haber gerçekten bizi derinden üzmüştür” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, her sarsıntıda Türkiye’nin bir deprem kuşağında bulunduğu gerçeğini bir kez daha hissedildiğini kaydetti.
Afet ve acil durumlara müdahale için uzun süredir üzerinde çalıştıkları planları kararlılıkla hayata geçirdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kentsel dönüşüm projeleriyle depreme dayanıksız yapı stokumuzu yeniliyoruz. İnşallah ülkemizi her geçen gün afetlere karşı çok daha hazırlıklı hâle getiriyoruz. Bir kez daha İzmirli kardeşlerime geçmiş olsun diyor, vefat edenlere Allah’tan rahmet, yaralananlara acil şifalar diliyorum. Bu acılı günde yardım teklifinde bulunan tüm dost ülkelere, tekrar teşekkür ediyorum” sözlerine yer verdi.
Koronavirüs salgını sürecinde canla, başla, fedakârca çalışan sağlık çalışanlarına şükranlarını sunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, salgının, maalesef, yeni dalgalar hâlinde devam ettiğine dikkat çekti.
Vaka sayısının 45 milyonu geçtiği, can kaybı sayısının 1 milyon 200 bine ulaştığı salgına karşı, hâlâ kesin ve etkili bir çare bulunamadığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, fiilen kullanım aşamasına gelen aşı çalışmalarının, bu konudaki en büyük ümit olduğunu belirtti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin, bir yandan Çin, Rusya, Amerika gibi ülkelerdeki aşı çalışmalarını yakından takip ederken, diğer yandan da kendi aşısını geliştirmek için yoğun bir çaba içinde olduğunu anlatarak, “İnşallah önümüzdeki bahar aylarında kendi aşımızı vatandaşlarımıza uygulayabilecek aşamaya gelmiş olacağız. Yılsonu itibariyle de dünyadaki aşı çalışmalarından bilim insanlarımızın uygun gördüğü birini veya birden fazlasını vatandaşlarımızın istifadesine sunmayı planlıyoruz” dedi.
Aşıyı ilk etapta yüksek risk gruplarından başlayarak, tüm vatandaşlara ulaştırmayı hedeflediklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, böyle bir dönemde gerçekleşen Türk Konseyi Sağlık Bilim Kurulu’nun dördüncü toplantısını, iş birliği imkânlarının genişletilmesi ve eldeki birikimin paylaşılması bakımından önemli bir adım olarak gördüğünü söyledi.
Salgın sürecinde, dayanışma ve yardımlaşma konusunda, gelişmiş ülkeler başta olmak üzere dünyanın iyi bir sınav veremediğini, mazlum ve mağdurların kaderlerine terk edildiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye olarak, din, dil, ırk, bölge ayrımı yapmadan 155 ülkenin ve sekiz uluslararası kuruluşun tıbbi malzeme desteği talebine olumlu cevap verdiklerini vurguladı.
“GENÇ VE YETİŞMİŞ İNSAN GÜCÜMÜZÜ KORUMAK MECBURİYETİNDEYİZ”,
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin, 84 milyona yaklaşan nüfusu içerisinde 15 milyona yakın ilk, orta, lise öğrencisi ve 8 milyon üniversite öğrencisi ile imrenilecek genç bir insan kaynağına sahip olduğuna dikkati çekerek, şöyle devam etti: “Hâlihazırda 30 yaş altı nüfusumuzun toplam nüfusa oranı yüzde 40’a yaklaşıyor. Ayrıca, çeşitli statülerde ülkemizde yaşayan 5 milyon yabancıyı da bu insan havuzuna ekleyince, rakam 90 milyonu buluyor. Her ne kadar doğum oranları düşüyor olsa da, hâlâ dünyanın en genç ve nitelikli nüfusuna sahip ülkeleri arasında ilk sıralarda yer alıyoruz. Her fırsatta dile getirdiğim en az 3 çocuk temennisi, öyle rastgele söylenmiş bir ifade değil, ülkemizin geleceği bakımından hayati öneme sahip bir tespittir. Genç ve yetişmiş insan gücümüzü korumak mecburiyetindeyiz. Dikkat ederseniz, sadece genç demiyorum, aynı zamanda yetişmiş vurgusunu da yapıyorum. İnsani ve millî değerlerle güçlü şekilde donanmamış; çağın teknolojisine ve pratiklerine hâkim şekilde yetiştirilmemiş bir genç nüfus, avantaj olmaktan çıkıp başlı başına bir sorun hâline dönüşür. Bunun için eğitim, kültür, bilim alanındaki hassasiyetimizi sürekli daha ileriye taşıyoruz. Geçtiğimiz asra ‘gelişmiş’ sıfatıyla damga vuran ülkelerin, nüfus konusundaki kayıpları sebebiyle, ciddi bir gelecek kaygısı içine girdiklerini görüyoruz. Hatta bu endişenin, batıda giderek yükselen İslam düşmanlığı ve yabancı karşıtlığının ana sebeplerinden biri olduğunu da biliyoruz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin, salgının etkisiyle hızlanan küresel yapılanma süreciyle ilgili analizlerde, geleceğin yıldızları arasında gösterildiğinin altını çizerek, “Türkiye’nin, geçtiğimiz dönemde demokraside ve kalkınmada gerçekleştirdiği tarihî atılım, her alanda olduğu gibi, bilim ve araştırma faaliyetlerinde de önümüzü açmıştır” dedi.
Başbakanlığı ve Cumhurbaşkanlığı döneminde, bilimsel çalışmaların teşviki, araştırma-geliştirme faaliyetlerinin yaygınlaştırılması, yüksek teknolojinin tasarımı ve kullanımı hususundaki her projeye şahsi destek verdiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu süreçte üniversite ve kurumlara bağlı araştırma, tasarım, teknoloji kuruluşları ile özel sektörün birbirini destekleyecek şekilde hızlı bir yükselişe geçtiğine dikkati çekti.
Türkiye’nin sağlıktan savunma sanayine kadar geniş bir yelpazede, dünya çapında başarılar ortaya koymasının gerisinde, kamu ve özel sektörün güçlü iş birliği ve yoğun çalışma ikliminin bulunduğuna vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlere ve çocuklara da bilim ve araştırma şevki kazandırmak için Türkiye çapında pek çok proje yürüttüklerini söyledi.
“TÜRKİYE’Yİ DÜNYANIN EN İLERİ ÜLKELERİ ARASINDA İLK SIRALARA TAŞIMAKTA KARARLIYIZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: “Yurt dışındaki bilim insanlarımızın ülkemize dönüşünü teşvikten okullarımızda kurduğumuz dene-yap atölyelerine kadar geniş bir alana yayılan bu gayretlerimizin karşılığını da yavaş yavaş almaya başladık. İnşallah, hâlen içinden geçtiğimiz şu kritik süreci başarıyla geride bırakıp 2023 hedeflerimize ulaştığımızda, karşımızda yepyeni bir Türkiye’yi göreceğiz. Bugüne kadar kat ettiğimiz mesafe sayesinde artık geleceğimize, dün olduğundan daha fazla umutla bakıyoruz. Ülkemize ve kendimize olan güvenimizin artması, 2053 vizyonumuzun altını daha güçlü şekilde doldurmamızı sağlıyor. Maruz kaldığımız tüm saldırılara, önümüze çıkartılan tüm engellere rağmen, diğer alanlarla birlikte bilimde de Türkiye’yi dünyanın en ileri ülkeleri arasında ilk sıralara taşımakta kararlıyız. Bu konuda en büyük desteği yine bilim insanlarımızdan bekliyoruz. Sizlerin yol göstericiliğinde hep birlikte sürekli daha ileriye giderek, tarihin bizlere verdiği sorumluluğu hakkıyla ifa edeceğimize inanıyorum. Emeğiniz ve gayretleriniz için her birinize teşekkür ediyorum.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı TÜSEB ödüllerini verdiklerini anımsatarak, “Hematoloji, tıbbi onkoloji ve kök hücre alanındaki çalışmalarıyla Aziz Sancar Bilim Ödülü’ne layık görülen Prof. Dr. Taner Demirer hocamızı tebrik ediyorum. Pek çok bilim platformunda görev alan Taner hocamız, daha önce de kendisine başka ödülleri de tevdi ettiğimiz, kanser alanındaki çalışmalarını yakından bildiğimiz, ülkemizin gururu bilim insanlarımızdan biridir” diye konuştu.
Prof. Dr. Taner Demirer’in Yozgat’tan çıkıp, Türkiye’deki eğitiminin ardından, kendisini yurtdışında yetiştirip, 33 yıldır da Türkiye’de hizmetlerine devam ettiğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnşallah hocamızın birikiminden daha çok faydalanacağız” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TÜSEB Hizmet Ödülü’nün de Koçak Farma İlaç Sanayi firmasına verildiğini belirterek, Koçak Farma’nın, diğer alanlardaki başarılı çalışmalarının yanı sıra, yerli KOVİD-19 aşısının üretimindeki gayretleriyle Türkiye’ye değer katan bir firma olduğunu söyledi.
Bu yıl ki TÜSEB Teşvik Ödüllerinin de Bilkent Üniversitesi’nden Dr. Abdullah Ercüment Çiçek’e, İzmir Biyotıp Genom Merkezi’nden Dr. Arif Ergin Çetine ve Koç Üniversitesi’nden Doç. Dr. Mehmet Gönen’e takdim edildiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Her biri kendi alanlarındaki çalışmalarıyla bu ödüle layık görülen bilim insanlarımıza, ülkemizin gelecekteki yeni Aziz Sancar adayları olarak bakıyoruz. Bu vesileyle ülkemizin bilim alanında medar-ı iftiharlarından olan Prof. Dr. Aziz Sancar hocamıza sağlıklı, uzun ömürler diliyorum. Bir kez daha tüm bilim insanlarımızı kutluyor, başarılarının katlanarak sürmesini temenni ediyorum” şeklinde konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türk Konseyi Sağlık Bilim Kurulu için ülkemizde bulunan misafirlerimizden, ülkelerine döndüklerinde tüm kardeşlerimize selamlarımızı, muhabbetlerimizi iletmelerini rica ediyorum. Bu toplantının gerçekleştirilmesinde emeği geçenleri tebrik ediyorum” diyerek konuşmasını tamamladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından ödülleri sahiplerine takdim etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Kanada Başbakanı Mark Carney, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirdikleri baş başa ve heyetler arası görüşmelerinin, anlaşmaların imza töreninin ardından ortak basın toplantısı düzenleyerek açıklamalarda bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Mark Carney ve heyetini tarihî dönemdeki ziyareti vesilesiyle Türkiye’de ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyduğunu ifade ederek, kendisine “hoş geldiniz” dedi.
İki ülke arasındaki üst düzey ziyaretlerin sürekli olmasını temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile bugünkü görüşmelerinde ikili ilişkileri etraflıca değerlendirdiklerini, bölgesel ve küresel meselelere değinme imkânı bulduklarını söyledi.
“TİCARET HACMİMİZİ İLK OLARAK 5 MİLYARA, AKABİNDE 10 MİLYAR DOLARA ÇIKARMAYI TEMENNİ EDİYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Bu yönde atacağımız somut adımları içeren bir eylem planını da bugün kabul ettik. Öncelikle ticaret ve yatırımların artırılmasını teminen Serbest Ticaret Anlaşması müzakerelerine yılsonundan önce başlanmasını kararlaştırdık. Bu sürece paralel olarak ekonomi alanındaki ilişkilerimizi tüm boyutlarıyla ele almak üzere Ortak Ekonomik ve Ticari Komite dâhil mevcut mekanizmaları daha etkin şekilde kullanacağız. Bu komitenin müteakip toplantısına 2027 yılında bu defa özel sektörlerimizin de katılımıyla ev sahipliği yapacağız. Atacağımız bu adımlarla hâlen yaklaşık 3 milyar dolar civarında seyreden ticaret hacmimizi ilk olarak 5 milyara, akabinde de 10 milyar dolara çıkarmayı temenni ediyoruz.”
Güncellenen Hava Ulaştırma Anlaşması ile iki ülke arasındaki doğrudan uçuşları yaklaşık iki katına çıkaracaklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün ayrıca üçüncü ülkelerde ortak yatırım fırsatlarını da değerlendirdik. Afrika’dan Latin Amerika’ya, Orta Asya’dan Uzak Doğu’ya kadar geniş bir coğrafyada önemli işbirliği fırsatlarının bulunduğuna inanıyoruz. Yarın Türk Eximbank ile Kanada İhracatı Geliştirme Kurumu arasında imzalanacak mutabakat zaptının üçüncü ülkelerde ortak projelere vesile olmasını temenni ediyoruz” diye konuştu.
Kanada ile savunma sanayii ve nükleer enerji alanlarında yakın temas hâlinde olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayii iş birliğinin önemine vakıf iki müttefik olduklarını kaydetti.
Bunu son olarak Ankara’da yapılan NATO Zirvesi sırasında da gördüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, biraz önce de “Savunma Sektörü Ortaklıkları Mutabakat Zaptı”nın imzalandığını anımsattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, müttefiklerin savunma sanayilerine finansman sağlamak amacıyla Kanada öncülüğünde kurulmakta olan Savunma, Güvenlik ve Dayanıklılık Bankasının iki ülke arasındaki savunma sanayii iş birliğini desteklemesini beklediklerini kaydetti.
Enerji alanında, madencilikten LNG’ye, kritik minerallerden nükleer enerjiye kadar geniş bir işbirliği alanının mevcut olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki ülkenin Enerji Bakanlıkları arasında kabul edilen “Enerji Alanında İşbirliğine Dair Ortak Bildiri”nin de nükleer dahil bu alandaki ciddi potansiyele işaret ettiğini söyledi.
Kanada Başbakanı Carney ile Gazze, Ukrayna ve Körfez dâhil birçok bölgesel gelişmeyi de değerlendirdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gerek Ukrayna’da, gerek Körfez’de olsun diplomatik yöntemlerin kalıcı barışa giden yolu açmasını temenni ediyoruz. Bu noktada ortak görüşte olduğumuzu teyit ettik. Gazze’de ise Kanada’nın diğer bazı müttefiklerle birlikte istilacı yerleşimlere yönelik yaptırım adımlarını, İsrail hükûmetinin ihlallerinin caydırılması noktasında isabetli bir adım olarak görüyoruz. Bölgemizde barış ve istikrarın tesisi noktasında bu yöndeki tutumlarını sürdürmelerini temenni ediyoruz” diye konuştu.
“İLİŞKİLERİMİZİN GELECEĞİNE YÖNELİK TARİHÎ BİR ADIM ATTIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Başbakan Carney ile ilişkilerimizin geleceğine yönelik tarihî bir adım attık. Çok geniş yelpazeye yayılan iş birliği potansiyelimizi gerçek anlamda hayata geçirmek için önemli bir süreci başlattık. İlişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine çıkarmamız kâğıt üzerinde kalacak sembolik bir adım olmayacaktır. Bu konuda Sayın Carney’nin ekonomi alanındaki engin tecrübesi ve siyaset sahnesinde sergilediği sağduyulu ve dirayetli duruşla önemli rol oynayacağına inanıyorum.”
Kanada Başbakanı Carney’ye, konuşmasının ardından, anlamlı ve dolu dolu ifadeleri için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Gerçekten uzun yıllara sâri bir Türkiye-Kanada kopukluğunu bugün gidermiş olduk. Şimdi yeni bir dönemi Türkiye ve Kanada arasında başlatıyoruz. İnşallah iş adamlarımızı bir araya getireceğiz ve ben de Kanada’ya yapacağım ilk iş adamlarıyla birlikte ziyaretimde, orada iş adamlarımızı bir araya getirerek adımlarımızı atacağız.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Kanada Başbakanı Mark Carney’i Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde resmî törenle karşıladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney’in tören alanındaki yerlerini almalarının ardından iki ülkenin millî marşları çalındı. Kanada Başbakanı Carney’in tören kıtasını selamlamasından sonra iki lider heyetlerini birbirlerine takdim etti.
Türkiye ve Kanada bayrakları önünde basın mensuplarına poz veren Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney, daha sonra baş başa görüşmelerini gerçekleştirmek üzere Cumhurbaşkanlığı Külliyesine geçti.
Merhametsizlikte sınır tanımazlar FETÖ’cüler şirketleri batırmak ve Mülklerini ele geçirmek için her türlü DİZİ FİLİMİ çeviriyorlar FETÖ’cüler çok zengin yandaşlar oluşturmak ana hedefleridir FETÖ’de “hedefe ulaşmak için her yol mübahtır” anlayışı vardır MARKA &PATENT ÇETESİ Marka & Patent çetesi | Devletin imkanlarını kullanıp Milletimize TUZAK kuruyorlar | FETÖ’cülere Kimler yardım ediyor? FETÖ’cüler Makam mevki ve para için her şeyi yapıyorlar FETÖ’nün bilişim militanları | İnsanlara kumpas kurarak adli sicil kayıtlarını kirletmek için her türlü yolsuzlukları yapıyorlar kurdukları tuzaklarda sınır tanımıyorlar
Bir FETÖ’cü nasıl anlaşılır? “Her türlü film çevirmek” Her türlü İftirayı atarlar sınır tanımazlar Yalan söylemekte, Kumpas kurmakta, İftira atmakta ,Dikizlemekte, Devlet imkanlarını örgüt için kullanmakta, Kamu ve insanların malına konmakta, adam öldürmekte uzmandır bunlar! merhamet ve vicdanları yoktur Makam mevki ve para için her şeyi yaparlar Hak yediler Soru çaldılar, insanlara kumpas kurdular, özellerini teşhir ettiler, o görüntülerle tüm istediklerini aldılar. İşyerlerine Kamu kurumlarına sitelere evlere kameralar kurdular hem insanları izlediler hem dinlediler insanların özel hayatlarına girdiler evlerine gizli kameralar kurdular bu yolla insanları ,şirketleri ,tehdit ettiler .her türlü yolsuzluğu yaptılar Bunlar ne kadar insanlık suçu varsa işledi hala işlemeye devam ediyorlar 40 yıl boyunca sinsi sinsi örgütlendiler. Suçsuz insanları kumpas kurup hapse attırdılar merhametsizler Türkiye’nin ve şirketlerin sırlarını sattılar Casusluk yaptılar. Devleti ele geçirmek için her şeyi yaptılar. Kaç masum insanın yuvasını yıktılar kim bilir? Nice esnafı iflas ettirdiler kurdukları kumpaslarla Mallarını ele geçirdiler Paravan holding ler kurdular insanların Mallarına el kondular. Karşı çıkanı da ölüme yolladılar… Vicdandan yoksun, gaddar, zalim merhamet yoksunudur bunlar Her türlü iftirayı atabilecek, her yalanı söyleyebilecek kadar zalimdirler.
Marka & Patent çetesi | Devletin imkanlarını kullanıp Milletimize TUZAK kuruyorlar |
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.