Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Kültür Sanat Büyük Ödülleri Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Kültüre, sanata, edebiyata yapılan yatırım geleceğe yapılan yatırım demektir. Bu anlayışla büyüyen, gelişen Türkiye’nin büyük iddialarına ve ideallerine yakışır bir kültür-sanat ikliminin tesisine katkıda bulunabilmek için çalışıyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen, Cumhurbaşkanlığı Kültür Sanat Büyük Ödülleri Töreni’ne katıldı.
Törende bir konuşma yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2019 Cumhurbaşkanlığı Kültür Sanat Büyük Ödülleri’ni kazanan isimlerin, Kültür ve Sanat Politikaları Kurulu tarafından belirlendiğini ifade ederek ödül kazananları tebrik etti.
“ÜLKEMİZ, HER BİRİ DEFALARCA ÖDÜLLENDİRİLMEYE LAYIK SAYISIZ KÜLTÜR VE SANAT İNSANINA SAHİPTİR”
Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü’nün 1979 yılından bu yana kültür ve sanat camiasının yıldızlarına, kıymetlilerine, çınarlarına takdim edildiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Necip Fazıl Kısakürek, Sedat Hakkı Eldem, Süheyl Ünver, Fazıl Hüsnü Dağlarca, Yaşar Kemal, Çelik Gülersoy, Metin Erksan, Halil İnalcık, Sezai Karakoç, Metin Sözen, Niyazi Sayın ve burada sayamadığım daha pek çok değerli kültür sanat erbabımız bu ödüle layık görülmüştür. Bugün de listeye bu toprakların yetiştirdiği değerlerden yeni isimleri ekliyoruz. Ödül takdim edeceğimiz isimlerin her birini kültürümüz ve irfanımız için birer abide olarak görüyoruz” dedi.
Türkiye’de her biri defalarca ödüllendirilmeye layık sayısız kültür ve sanat insanı bulunduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Her yıl burada özellikle yaptığımız iş, bu büyük havuzdan âdeta bir avuç su alarak gönlümüzü ve ruhumuzu teskin etmektir” ifadesini kullandı.
“KÜLTÜR VE SANAT TIPKI BAYRAK GİBİ BAĞIMSIZLIĞIN ALAMETİFARİKALARINDAN BİRİDİR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu yıl edebiyat alanındaki ödülü Nuri Pakdil’e takdim etmeyi kararlaştırdıklarını dile getirerek, “Nuri Pakdil denince gözümüzün önüne, inancının ve mukaddes bildiği değerlerin onurunu yiğitçe taşıyabilmiş, kalem ve kelam ustası bir şahsiyet gelir. Onun bu coğrafyanın insanlarına miras bıraktığı en büyük değer, dilinden hiç düşürmediği, gönlünden hiç çıkarmadığı Kudüs sevdası olmuştur. 18 Ekim’de ebedi âleme yolcu ettiğimiz Nuri Pakdil üstadımızın bu kutlu davasına ömrümüz yettiğince sahip çıkmayı sürdüreceğiz” diye konuştu.
Sinema alanındaki ödülün Mesut Uçakan’a, müzik ödülünün ise Mazhar Fuat Özkan üçlüsüne takdim edileceğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “resmin şairi” olarak anılan sanatçı Devrim Erbil’e de resim alanındaki ödülün verileceğini, geleneksel sanatlar alanındaki ödülün de hattat ve ebru ustası sanatkâr Fuat Başar’a takdim edileceğini kaydetti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, mimarlık alanındaki ödüle Doğan Kuban’ın layık görüldüğünü ifade ederken, sosyal bilimler alanındaki ödülün bu yılki sahibinin de Ahmet Yaşar Ocak olduğunu açıkladı.
Bu yılki vefa ödülünü ise Osmanlı coğrafyasında yer alan toplumların Türkiye ile gönül birliği sağlaması için üstün bir gayret sarf eden merhum Profesör Doktor Ahmet Haluk Dursun’a verdiklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çalışma arkadaşımız merhum Haluk Dursun Hocamız, coğrafyanın genişliği ile gönlün, muhabbetin ve ufkun genişliği arasında doğrudan bir ilişki olduğunu söylüyor. Bunun için gençlere hep meraklı olmayı, duyarsızlıktan, ilgisizlikten, heyecansızlıktan kaçınmayı, Allah’a şükrü ve insanlara teşekkürü asla ihmal etmemeyi tavsiye etmiştir. Bu vesileyle kendisini bir kez daha rahmetle yâd ediyorum” şeklinde konuştu.
Ödül alan kültür ve sanat insanlarına şükranlarını sunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kültür ve sanatın tıpkı toprak, tıpkı bayrak gibi bağımsızlığın alametifarikalarından biri olduğunu her fırsatta tekrarlıyoruz. Kendine ait kültür ve sanat üretimi, birikimi, politikası olmayan toplumlar bu bakından güçlü toplumların gizli veya açık hegemonyası altında ezilmeye mahkûmdur” değerlendirmesinde bulundu.
“ÜLKELERİN GELECEĞE GÜVENLE BAKABİLMELERİNİ SAĞLAYAN MEDENİYET BİRİKİMLERİNİN GÜCÜDÜR”
Ülkelerin ve toplumların geleceğe güvene bakabilmelerini sağlayan unsurun maddi güçlerinden ziyade, medeniyet birikimlerinin gücü olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: “Yusuf Has Hacib, yurdu kılıçla alırsınız, kalemle tutarsınız derken, işte bu gerçeği işaret ediyor. Nizamülmülk de, mızrağı bir yere kadar atarsınız, kelimelerin ve düşüncenin menzilinin ise sınırı yoktur derken sanki günümüz kültür sanat iklimini anlatıyor. Hazreti Ömer bir gün Herim Bin Sinan’ın kızına rastlar, Kaside-i Bürde sahibi Ka’b Bin Zübeyir’in babası için yazdığı şiiri kastederek ‘O şah esere övgüler için baban ne verdi?’ diye sorar. Herim Bin Sinan’ın kızı, ‘Babam ona arık bir at, cılız bir deve, solmuş bir elbise ve çokça da para verdi.’ diye cevaplar. Bunun üzerine Hazreti Ömer Radıyallahu Anh, ‘Unutma kızım, sizin ona verdikleriniz yok oldu, ancak onun size verdiğini ne zaman eskitebilir ne de asırlar yok edebilir.’ diye mukabelede bulunur.”
“BUGÜN ÂDETA BİNLERCE YILIN İNTİKAMINI ALMA İSTEĞİYLE GİRİŞİLEN BİR SALDIRIYLA KARŞI KARŞIYAYIZ”
Türkiye’nin sahip olduğu güzelliklerle dünyanın en zengin ülkelerinden biri olduğuna vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ancak, lafa gelince kültürel bakımdan çeşitlilik içinde birliği savunanların kendilerininki dışında tüm renklerin yok edilişine seyirci kaldığını görüyoruz. Bağdat, Şam, Halep gibi coğrafyamızın kadim medeniyet merkezleri yerle bir edilirken, Paris’te, Londra’da, Roma’da, Berlin’de oturanlar ses çıkarmıyordu. Birinci ve İkinci Körfez Savaşı’nda Irak’ın tarihî ve kültürel mirası ya yağmalanmış ya tahrip edilmişti. Benzer vandallıklar Afganistan’da da sergilendi. Esasen bunların hepsi de bizim medeniyetimizin, hatta çoğu doğrudan bizim kültürümüzün eserleridir” ifadelerini kullandı.
Bugün Suriye’de de benzer bir vahşetin yaşandığını, sadece insanların değil, binlerce yıllık bir tarih ve kültürün de yok edilmeye çalışıldığının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “Bu coğrafyada yaşamış tüm medeniyetlerin ortak özelliği, Batı’ya karşı üstünlük sağlamış olmalarıdır. Bugün âdeta binlerce yılın intikamını alma isteğiyle girişilen bir saldırıyla karşı karşıyayız. Müslüman Boşnakları alçakça katledenlere göklere çıkartan, kaleminden kan ve nefret damlayan birine Nobel ebediyet ödülü verildi ve maalesef bir avuç insan dışında kimse buna ses çıkarmadı. Acaba aynı sessiz tasdik mesela 100 bin İngiliz’i, Almanı, Fransız’ı, İtalyan’ı, Norveçliyi katleden birini öven kişiye Nobel verilse yine tekrarlanır mıydı? Hiç sanmıyorum. Bu gerçekler bize kültür sanat alanında dünya çapında söz sahibi olmadan hayat hakkımızı bile savunabilmemizin mümkün olmadığını gösteriyor.”
“KÜLTÜR VE SANAT HAYATIMIZA ÖNEMLİ KATKILARDA BULUNAN DEĞERLERİMİZ İÇİN NE YAPSAK AZDIR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin yeni bir şahlanışın, yeni bir hamlenin eşiğinde olduğuna dikkati çekerek, “Yeni yönetim sistemimiz içinde yer alan Kültür Sanat Politikaları Kurulumuz, inşa ettiğimiz kütüphaneler ve opera binaları, destek verdiğimiz projeler bunun işaretidir. Önümüzdeki yılları eğitim öğretimdeki ve kültürdeki eksiklerimizi tamamlama dönemi olarak ilan ettik. Hep birlikte daha çok çalışarak, daha çok üreterek, daha çok mücadele ederek bu konudaki hedeflerimize de ulaşacağız” diye konuştu.
“Sanat marifettir, marifet iltifata tabidir ve müşterisiz meta zayidir” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Münevverlerimiz, sanatçılarımız, yazarlarımız, şairlerimiz her türlü iltifatı fazlasıyla hak ediyor. Kültür ve sanat hayatımıza çok önemli katkılarda bulunan, özgün eserleri veya hizmetleriyle öne çıkan değerlerimiz için ne yapsak azdır. Kültüre, sanata, edebiyata yapılan yatırım, geleceğe yapılan yatırım demektir. Biz de bu anlayışla büyüyen, gelişen Türkiye’nin büyük iddialarına ve ideallerine yakışır bir kültür-sanat ikliminin tesisine katkıda bulunabilmek için çalışıyoruz” sözlerine yer verdi.
Siyaseti aynı zamanda bir sanat olarak gördüğünü belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çünkü bize göre gönülle üretilen, sabırla üretilen her şey sanattır. Sanat, tutkunun, aşkın, sevdanın, adanmışlığın, sabır ve estetik imbiğinden süzülmesidir. İnsanlara hizmet için yüreğini ortaya koymuş, ömrünü adamış, aşkla ve sevdayla çalışmış herkesin ortaya bir sanat eseri koyduğuna, sanatçı ruhunu teneffüs ettiğine inanıyorum” dedi.
“KÜLTÜR VE SANAT İNSANLARI GENÇLER TARAFINDAN ÖRNEK ALINMALI”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, her biri kendi alanlarının üstatları olan kültür ve sanat insanlarının gençler tarafından örnek alınması gerektiğini tavsiye etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından; “Sosyal Bilimler” alanında Prof. Dr. Ahmet Yaşar Ocak’a, “Sinema” alanında Mesut Uçakan’a, “Müzik” alanında Mazhar Alanson, Fuat Güner ve Özkan Uğur’a (MFÖ), “Sanat” alanında Devrim Erbil’e ve “Geleneksel Sanatlar” alanında Fuat Başar’a ödüllerini takdim etti.
“Mimarlık” alanında ödüle layık görülen Prof. Dr. Doğan Kuban’ın ödülü, Prof. Dr. Murat Gül’e verilirken, “Edebiyat” dalında ödüle layık görülen ancak eylül ayında hayatını kaybeden Nuri Pakdil’in ödülü, öğrencisi yazar Necip Evlice’ye verildi.
Ağustosta Van’ın Erciş ilçesinde geçirdiği trafik kazasında hayatını kaybeden eski Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Ahmet Haluk Dursun’un “Vefa” alanındaki ödülünü ise kızı Nilay Dursun aldı.
Ödül takdiminin ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan ödül alanlarla hatıra fotoğrafı çektirdi. Törenin ardından MFÖ konser verdi. Konseri Cumhurbaşkanı Erdoğan da dinledi.
Törene; Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Anayasa Mahkemesi Başkanı Zühtü Arslan, Danıştay Başkanı Zerrin Güngör, Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Millî Savunma Bakanı Hulusi Akar ve Sağlık Bakanı Fahrettin Koca ve çok sayıda sanatçı katıldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Kanada Başbakanı Mark Carney, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirdikleri baş başa ve heyetler arası görüşmelerinin, anlaşmaların imza töreninin ardından ortak basın toplantısı düzenleyerek açıklamalarda bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Mark Carney ve heyetini tarihî dönemdeki ziyareti vesilesiyle Türkiye’de ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyduğunu ifade ederek, kendisine “hoş geldiniz” dedi.
İki ülke arasındaki üst düzey ziyaretlerin sürekli olmasını temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile bugünkü görüşmelerinde ikili ilişkileri etraflıca değerlendirdiklerini, bölgesel ve küresel meselelere değinme imkânı bulduklarını söyledi.
“TİCARET HACMİMİZİ İLK OLARAK 5 MİLYARA, AKABİNDE 10 MİLYAR DOLARA ÇIKARMAYI TEMENNİ EDİYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Bu yönde atacağımız somut adımları içeren bir eylem planını da bugün kabul ettik. Öncelikle ticaret ve yatırımların artırılmasını teminen Serbest Ticaret Anlaşması müzakerelerine yılsonundan önce başlanmasını kararlaştırdık. Bu sürece paralel olarak ekonomi alanındaki ilişkilerimizi tüm boyutlarıyla ele almak üzere Ortak Ekonomik ve Ticari Komite dâhil mevcut mekanizmaları daha etkin şekilde kullanacağız. Bu komitenin müteakip toplantısına 2027 yılında bu defa özel sektörlerimizin de katılımıyla ev sahipliği yapacağız. Atacağımız bu adımlarla hâlen yaklaşık 3 milyar dolar civarında seyreden ticaret hacmimizi ilk olarak 5 milyara, akabinde de 10 milyar dolara çıkarmayı temenni ediyoruz.”
Güncellenen Hava Ulaştırma Anlaşması ile iki ülke arasındaki doğrudan uçuşları yaklaşık iki katına çıkaracaklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün ayrıca üçüncü ülkelerde ortak yatırım fırsatlarını da değerlendirdik. Afrika’dan Latin Amerika’ya, Orta Asya’dan Uzak Doğu’ya kadar geniş bir coğrafyada önemli işbirliği fırsatlarının bulunduğuna inanıyoruz. Yarın Türk Eximbank ile Kanada İhracatı Geliştirme Kurumu arasında imzalanacak mutabakat zaptının üçüncü ülkelerde ortak projelere vesile olmasını temenni ediyoruz” diye konuştu.
Kanada ile savunma sanayii ve nükleer enerji alanlarında yakın temas hâlinde olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayii iş birliğinin önemine vakıf iki müttefik olduklarını kaydetti.
Bunu son olarak Ankara’da yapılan NATO Zirvesi sırasında da gördüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, biraz önce de “Savunma Sektörü Ortaklıkları Mutabakat Zaptı”nın imzalandığını anımsattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, müttefiklerin savunma sanayilerine finansman sağlamak amacıyla Kanada öncülüğünde kurulmakta olan Savunma, Güvenlik ve Dayanıklılık Bankasının iki ülke arasındaki savunma sanayii iş birliğini desteklemesini beklediklerini kaydetti.
Enerji alanında, madencilikten LNG’ye, kritik minerallerden nükleer enerjiye kadar geniş bir işbirliği alanının mevcut olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki ülkenin Enerji Bakanlıkları arasında kabul edilen “Enerji Alanında İşbirliğine Dair Ortak Bildiri”nin de nükleer dahil bu alandaki ciddi potansiyele işaret ettiğini söyledi.
Kanada Başbakanı Carney ile Gazze, Ukrayna ve Körfez dâhil birçok bölgesel gelişmeyi de değerlendirdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gerek Ukrayna’da, gerek Körfez’de olsun diplomatik yöntemlerin kalıcı barışa giden yolu açmasını temenni ediyoruz. Bu noktada ortak görüşte olduğumuzu teyit ettik. Gazze’de ise Kanada’nın diğer bazı müttefiklerle birlikte istilacı yerleşimlere yönelik yaptırım adımlarını, İsrail hükûmetinin ihlallerinin caydırılması noktasında isabetli bir adım olarak görüyoruz. Bölgemizde barış ve istikrarın tesisi noktasında bu yöndeki tutumlarını sürdürmelerini temenni ediyoruz” diye konuştu.
“İLİŞKİLERİMİZİN GELECEĞİNE YÖNELİK TARİHÎ BİR ADIM ATTIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Başbakan Carney ile ilişkilerimizin geleceğine yönelik tarihî bir adım attık. Çok geniş yelpazeye yayılan iş birliği potansiyelimizi gerçek anlamda hayata geçirmek için önemli bir süreci başlattık. İlişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine çıkarmamız kâğıt üzerinde kalacak sembolik bir adım olmayacaktır. Bu konuda Sayın Carney’nin ekonomi alanındaki engin tecrübesi ve siyaset sahnesinde sergilediği sağduyulu ve dirayetli duruşla önemli rol oynayacağına inanıyorum.”
Kanada Başbakanı Carney’ye, konuşmasının ardından, anlamlı ve dolu dolu ifadeleri için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Gerçekten uzun yıllara sâri bir Türkiye-Kanada kopukluğunu bugün gidermiş olduk. Şimdi yeni bir dönemi Türkiye ve Kanada arasında başlatıyoruz. İnşallah iş adamlarımızı bir araya getireceğiz ve ben de Kanada’ya yapacağım ilk iş adamlarıyla birlikte ziyaretimde, orada iş adamlarımızı bir araya getirerek adımlarımızı atacağız.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Kanada Başbakanı Mark Carney’i Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde resmî törenle karşıladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney’in tören alanındaki yerlerini almalarının ardından iki ülkenin millî marşları çalındı. Kanada Başbakanı Carney’in tören kıtasını selamlamasından sonra iki lider heyetlerini birbirlerine takdim etti.
Türkiye ve Kanada bayrakları önünde basın mensuplarına poz veren Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney, daha sonra baş başa görüşmelerini gerçekleştirmek üzere Cumhurbaşkanlığı Külliyesine geçti.
Merhametsizlikte sınır tanımazlar FETÖ’cüler şirketleri batırmak ve Mülklerini ele geçirmek için her türlü DİZİ FİLİMİ çeviriyorlar FETÖ’cüler çok zengin yandaşlar oluşturmak ana hedefleridir FETÖ’de “hedefe ulaşmak için her yol mübahtır” anlayışı vardır MARKA &PATENT ÇETESİ Marka & Patent çetesi | Devletin imkanlarını kullanıp Milletimize TUZAK kuruyorlar | FETÖ’cülere Kimler yardım ediyor? FETÖ’cüler Makam mevki ve para için her şeyi yapıyorlar FETÖ’nün bilişim militanları | İnsanlara kumpas kurarak adli sicil kayıtlarını kirletmek için her türlü yolsuzlukları yapıyorlar kurdukları tuzaklarda sınır tanımıyorlar
Bir FETÖ’cü nasıl anlaşılır? “Her türlü film çevirmek” Her türlü İftirayı atarlar sınır tanımazlar Yalan söylemekte, Kumpas kurmakta, İftira atmakta ,Dikizlemekte, Devlet imkanlarını örgüt için kullanmakta, Kamu ve insanların malına konmakta, adam öldürmekte uzmandır bunlar! merhamet ve vicdanları yoktur Makam mevki ve para için her şeyi yaparlar Hak yediler Soru çaldılar, insanlara kumpas kurdular, özellerini teşhir ettiler, o görüntülerle tüm istediklerini aldılar. İşyerlerine Kamu kurumlarına sitelere evlere kameralar kurdular hem insanları izlediler hem dinlediler insanların özel hayatlarına girdiler evlerine gizli kameralar kurdular bu yolla insanları ,şirketleri ,tehdit ettiler .her türlü yolsuzluğu yaptılar Bunlar ne kadar insanlık suçu varsa işledi hala işlemeye devam ediyorlar 40 yıl boyunca sinsi sinsi örgütlendiler. Suçsuz insanları kumpas kurup hapse attırdılar merhametsizler Türkiye’nin ve şirketlerin sırlarını sattılar Casusluk yaptılar. Devleti ele geçirmek için her şeyi yaptılar. Kaç masum insanın yuvasını yıktılar kim bilir? Nice esnafı iflas ettirdiler kurdukları kumpaslarla Mallarını ele geçirdiler Paravan holding ler kurdular insanların Mallarına el kondular. Karşı çıkanı da ölüme yolladılar… Vicdandan yoksun, gaddar, zalim merhamet yoksunudur bunlar Her türlü iftirayı atabilecek, her yalanı söyleyebilecek kadar zalimdirler.
Marka & Patent çetesi | Devletin imkanlarını kullanıp Milletimize TUZAK kuruyorlar |
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.