Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bitlis’in Ahlat ilçesinde vatandaşlara hitaben yaptığı konuşmada, “Tarih, bir milletin hafızası olmasının yanı sıra istikbalinin de pusulasıdır. Geçmişini unutan, geçmişine sırtını dönen toplumlar, tıpkı kökleriyle bağı kopmuş ağaçlar gibi devrilmeye mahkûmdur. Biz binlerce yıllık tarihini şanlı zaferlerle ilmek ilmek dokumuş bir devletiz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Malazgirt Zaferi’nin 948. yıl dönümü etkinlikleri kapsamında Bitlis’in Ahlat ilçesinde düzenlenen programa katıldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, program öncesinde Ahlat’ta Selçuklu Meydan Mezarlığı’nı ziyaret etti, ilçede devam eden Cumhurbaşkanlığı Külliyesi inşaatında incelemelerde bulundu.
Program dolayısıyla Okçular Vakfı’na ve vakfın yöneticilerine şükranlarını sunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Okçular Vakfı’nın bu yıl ki kutlama programını KKTC’den başlatmasıyla Türkiye ile Kıbrıs Türkleri arasındaki dayanışmanın seviyesinin dost düşman herkese gösterildiğini söyledi.
“ANADOLU’YU İRFAN, HİKMET VE AŞKLA YOĞURANLARIN DESTANINA ŞAHİTLİK ETMEK ÜZERE AHLAT’TAYIZ”
Malazgirt Zaferi’nin 948. sene-i devriyesinin ülke ve millet için kutlu ve mübarek olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Demiri demirle dövenlerin, Anadolu’yu irfan, hikmet ve aşkla yoğuranların destanına şahitlik etmek üzere bir kez daha Ahlat’tayız, Malazgirt’teyiz. Her karışında bir yiğidin yattığı bu mübarek topraklarda aziz şehitlerimizin manevi huzurunda bulunmanın heyecanını yaşıyoruz. Az önce Ahlat Kabristanı’nı dolaştık, dualarımızı ettik. Ondan önce Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ndeki inşaatı ziyaret ettim. İnşallah önümüzdeki yıl Cumhurbaşkanlığı Külliyesi bitmiş olacak. Ahlat böyle muhteşem bir esere kavuşmuş olacak. Malazgirt Zaferi’nin 948. yıl dönümünde cesaretleriyle, mücadeleleriyle Anadolu’yu bize ebedi vatan kılan şehitlerimizin her birine Allah’tan rahmet ve mağfiret niyaz ediyorum.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen hafta trafik kazasında yaşamını yitiren Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Haluk Dursun’a rahmet dileyerek, şunları kaydetti: “O da burayı kontrole gelmişti. Haluk Dursun Hoca, hep ‘Ahlat’ı görmeden tarihi anlayamazsınız’ derdi. O bir tarihçiydi. Mevla’da ondan emanetini bir Ahlat yolculuğundan dönerken aldı. Ömrünün tamamını ilme, tarihe ve kültüre adayan Haluk Dursun Hocamız yetiştirdiği öğrencilerle, ilmi alandaki eserleriyle, bürokrasideki dürüstlüğü ve gayretiyle geride eşsiz bir miras bıraktı. Haluk Dursun Hoca bu dünyadan ayrılmadan önce bize ‘Dicle’nin kuzularını çakallara kaptırtmama’ vazifesi de verdi. Ben de diyorum ki Haluk Hoca, inşallah bizler de hem devlet hem de sivil toplum olarak senin emanetine sahip çıkıp, Dicle’nin, Fırat’ın kuzularını çakallara kaptırtmayacağız.”
“TARİHE DAMGA VURAN BİR MİLLET OLARAK AYNI BAŞARIYI TARİHİMİZE SAHİP ÇIKMA HUSUSUNDA GÖSTEREMİYORUZ”
Tarihin bir milletin hafızası olmasının yanı sıra istikbalinin de pusulası olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Geçmişini unutan, geçmişine sırtını dönen toplumlar, tıpkı kökleriyle bağı kopmuş ağaçlar gibi devrilmeye mahkûmdur. Biz binlerce yıllık tarihi şanlı zaferlerle ilmek ilmek dokumuş bir devletiz. Biz çağ kapatıp, çağ açan fetihlere imza atmış bir milletiz. Tarih yazan, tarihe damga vuran bir millet olarak maalesef aynı başarıyı tarihimize sahip çıkma hususunda gösteremiyoruz. Evlatlarımıza tarih şuuru, kimlik bilinci kazandırmak konusunda hâlen pek çok eksiğimiz bulunuyor. Gençliğimiz Ahlat’ı, Malazgirt’i yeterince tanımıyor. Buradan milletime sesleniyorum; Malazgirt’i görmeden, Ahlat’ı görmeden ‘Türkiye’yi tanıyorum’ demeyin. Buraları tanırsanız, Anadolu’yu tanırsınız” diye konuştu.
Ahlat’ın Türk tarihinde tekabül ettiği yerin çok çok önemli olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehrin Anadolu’nun kapısı ve Türkiye’nin tapusu addedildiğini vurguladı.
Osmanlı’nın Ahlat’ı “ata şehir” olarak gördüğünü anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ahlat’ın Belh ve Buhara ile birlikte Kubbet-ül İslam unvanına sahip yegane belde olduğuna değindi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Toplam 8 bin 200 ecdat mezarının bulunduğu Selçuklu Kabristanı’ndaki her bir şahide, her bir kitabe aynı zamanda bizim bu topraklardaki binlerce yıllık varlığımızın hafıza kayıtlarıdır. Sultan Alparslan Malazgirt Zaferi’nden önce son otağını burada kurmuş, Kutalmışoğlu Süleyman Bey Anadolu’nun fethini buradan planlamıştır. Osmanlı’yı kuran Kayı Aşireti yıllarca Ahlat’ta yaşamış, Osman Gazi’nin babası Ertuğrul Gazi yine burada doğmuştur. Tarihimiz boyunca Ahlat’ta alimler, arifler ve gönül erleri Anadolu’ya İslam mührünün vurulmasında çok büyük rol oynamışlardır. 1. Dünya Harbi esnasında Ermeni çetelerinin ağır zulmüne uğrayan Ahlat, Millî Mücadele’nin en büyük destekçilerinden biri olmuştur.”
“TÜRK MİLLETİNİN RUH KÖKÜYLE BAĞINI KESMEK İSTEYENLER AHLAT’I İHMAL ETTİ”
Tarihi 1923’ten başlatan zihniyetin Ahlat’a da gereken kıymeti vermediğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türk milletinin ruh köküyle bağını kesmek isteyenler diğer pek çok değerimiz gibi Ahlat’ı da ihmal etti, görmezden geldi. Nasıl kütüphanelerimizdeki gibi nadide eserler hurda diye yabancılara satılmışsa Ahlat gibi yaşayan kütüphaneler de yıllarca umursanmadı” ifadesini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, düzenledikleri etkinliklerle Ahlat’ın makus tarihini değiştirmeye çalıştıklarına işaret ederek, “Bu külliyemizle beraber çevresinde butik birkaç otel de yapacağız. Bu kabristanları ziyarete gelenler inşallah oralarda iskân etme imkânı da bulsunlar. Ahlat’ı daha iyi tanısınlar” dedi.
Malazgirt Zaferi’ni manasına uygun şekilde kutlarken Ahlat’ın kadim mirasının da daha yakından tanınmasını sağladıklarını vurgulayan Erdoğan, “Anadolu’nun Orhun Abideleri” olarak bilinen tarihî eserleri UNESCO listesine aldırmak için mücadele ettiklerini söyledi.
“ATA SPORLARIMIZA SAHİP ÇIKACAĞIZ”
Malazgirt Savaşı’nın yaşandığı bölgeyi de Millî Park olarak ilan ederek örnek bir yer hâline getirdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Geçen sene Cumhurbaşkanlığı olarak burada Ahlat’ın gururu olacak sembol bir eserin inşaatına başladık. Atamız Sultan Alparslan’dan ilhamla Ahlat’ta 10 dönüm arazi üzerine bin 71 metrekare oturma alanına sahip bir Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ni kuruyoruz. Bu inşaatla ilgili çalışmaları çok yakından takip ediyorum. Birileri rahatsız olsa, engellemeye çalışsa da inşallah biz bu otağı ilçemize kazandıracağız” değerlendirmesinde bulundu.
Gelecek süreçte Ahlat’ın tarihî kimliğini güçlendirecek ve sahip olduğu zengin mirasın gençlere aktarılmasını sağlayacak faaliyetlere hız vereceklerini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ahlat’ın Türk tarihindeki önemine uygun şekilde tanınması, bilinmesi ve hak ettiği konuma ulaşması gerektiğini belirtti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sanat ile spor, tarih ile kültür, mimari ile müziğin birbirinin tamamlayıcısı olduğunu ifade ederek, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Tarihî şehirlerimize nasıl sahip çıkıyorsak, ecdat mirası ata sporlarımıza da aynı hassasiyetle sahip çıkacağız. Güreş, binicilik, okçuluk gibi ata sporlarımızın hepsinde hayata dair belli ilkeler, kurallar, belli ahlaki ve insani değerler vardır. Osmanlı Dönemi’nde ok meydanına abdestsiz ve sarhoş girilmesi yasaktı. Okçular, kabza sınavında kabiliyetleri yanında ahlak ve karakterleriyle de imtihan edilirlerdi. Pehlivanların ferdi hayatlarında da civan mert olmaları beklenirdi.”
Ata sporlarıyla ilgili pek çok kural, kaide ve prensip bulunduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, geleneksel spor dallarının ihyasının bu değerlerin inşası, bu sporların yaygınlaşmasının kültürle olan bağların güçlenmesi, daha fazla insan tarafından icrasının da tarihî hafızanın yeniden canlanması demek olduğunu kaydetti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu alanda son dönemde farklı bir ivme yakaladıklarını belirterek, yılların ihmalini giderecek, ata sporlarını tanıtacak birçok projeyi devreye aldıklarını, Okçular Vakfı ve Dünya Etnospor Konfederasyonu’nun çok kıymetli çalışmalara imza attığını söyledi.
Gelecek yıl dördüncüsü yapılacak Dünya Göçebe Oyunları’nın ev sahibinin Türkiye olacağını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, böylece Türk dünyası ile bir araya gelerek dostluk ve muhabbet bağlarının yenilenme imkânı bulunacağını ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Okçular Vakfı’nın Malazgirt’te olduğu gibi Ahlat’ta da güzel bir çalışma ortaya koyduğunu belirterek, gerçekleştirilen etkinlikler hakkında bilgi verdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, burada hep beraber bir kez daha millet olmanın, kardeş olmanın bir ve beraber olmanın şuuruna erdiklerini belirterek, “Ahlat ile Lefkoşa’nın, Söğüt ile Malazgirt’in, Girne ile İstanbul’un kaderdaşlığının tekrar farkına vardık” diye konuştu.
Sultan Alparslan’ın Malazgirt Savaşı’ndan sonra “Size öyle bir vatan bıraktım ki ebediyen sizin olacaktır” dediğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: ” Hiç kimsenin bizi bölmesine, bizi birbirimize düşürmesine, 82 milyonun fertleri arasına nifak tohumları ekmesine fırsat vermeyeceğiz. Ne Haçlı artıklarının ne Bizans heveslilerinin ne PKK denilen o kendini bilmezlerin, terör örgütlerinin bizimle hedeflerimiz arasına girmesine müsaade etmeyeceğiz. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da birlik, dirlik ve bağımsızlığımızın teminatı olan rabiamıza dört elle sarılacağız. ‘Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet’ diyeceğiz, 82 milyon bir ve beraber olarak Malazgirt ruhuna sahip çıkacağız. Şunu unutmayın, biz bu dört ilkeye sarılırsak kimse bizi bölemez. Biz bir olursak, iri olursak, diri olursak, kardeş olursak biliniz ki Cumhur İttifakı çok daha güçlü bir şekilde geleceğe yürüyecektir. Rabbim yar ve yardımcımız olsun.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını Sultan Alparslan’ı ve aziz şehitleri anarak ve Okçular Vakfı’na organizasyon için teşekkür ederek tamamladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Kanada Başbakanı Mark Carney, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirdikleri baş başa ve heyetler arası görüşmelerinin, anlaşmaların imza töreninin ardından ortak basın toplantısı düzenleyerek açıklamalarda bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Mark Carney ve heyetini tarihî dönemdeki ziyareti vesilesiyle Türkiye’de ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyduğunu ifade ederek, kendisine “hoş geldiniz” dedi.
İki ülke arasındaki üst düzey ziyaretlerin sürekli olmasını temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile bugünkü görüşmelerinde ikili ilişkileri etraflıca değerlendirdiklerini, bölgesel ve küresel meselelere değinme imkânı bulduklarını söyledi.
“TİCARET HACMİMİZİ İLK OLARAK 5 MİLYARA, AKABİNDE 10 MİLYAR DOLARA ÇIKARMAYI TEMENNİ EDİYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Bu yönde atacağımız somut adımları içeren bir eylem planını da bugün kabul ettik. Öncelikle ticaret ve yatırımların artırılmasını teminen Serbest Ticaret Anlaşması müzakerelerine yılsonundan önce başlanmasını kararlaştırdık. Bu sürece paralel olarak ekonomi alanındaki ilişkilerimizi tüm boyutlarıyla ele almak üzere Ortak Ekonomik ve Ticari Komite dâhil mevcut mekanizmaları daha etkin şekilde kullanacağız. Bu komitenin müteakip toplantısına 2027 yılında bu defa özel sektörlerimizin de katılımıyla ev sahipliği yapacağız. Atacağımız bu adımlarla hâlen yaklaşık 3 milyar dolar civarında seyreden ticaret hacmimizi ilk olarak 5 milyara, akabinde de 10 milyar dolara çıkarmayı temenni ediyoruz.”
Güncellenen Hava Ulaştırma Anlaşması ile iki ülke arasındaki doğrudan uçuşları yaklaşık iki katına çıkaracaklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün ayrıca üçüncü ülkelerde ortak yatırım fırsatlarını da değerlendirdik. Afrika’dan Latin Amerika’ya, Orta Asya’dan Uzak Doğu’ya kadar geniş bir coğrafyada önemli işbirliği fırsatlarının bulunduğuna inanıyoruz. Yarın Türk Eximbank ile Kanada İhracatı Geliştirme Kurumu arasında imzalanacak mutabakat zaptının üçüncü ülkelerde ortak projelere vesile olmasını temenni ediyoruz” diye konuştu.
Kanada ile savunma sanayii ve nükleer enerji alanlarında yakın temas hâlinde olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayii iş birliğinin önemine vakıf iki müttefik olduklarını kaydetti.
Bunu son olarak Ankara’da yapılan NATO Zirvesi sırasında da gördüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, biraz önce de “Savunma Sektörü Ortaklıkları Mutabakat Zaptı”nın imzalandığını anımsattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, müttefiklerin savunma sanayilerine finansman sağlamak amacıyla Kanada öncülüğünde kurulmakta olan Savunma, Güvenlik ve Dayanıklılık Bankasının iki ülke arasındaki savunma sanayii iş birliğini desteklemesini beklediklerini kaydetti.
Enerji alanında, madencilikten LNG’ye, kritik minerallerden nükleer enerjiye kadar geniş bir işbirliği alanının mevcut olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki ülkenin Enerji Bakanlıkları arasında kabul edilen “Enerji Alanında İşbirliğine Dair Ortak Bildiri”nin de nükleer dahil bu alandaki ciddi potansiyele işaret ettiğini söyledi.
Kanada Başbakanı Carney ile Gazze, Ukrayna ve Körfez dâhil birçok bölgesel gelişmeyi de değerlendirdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gerek Ukrayna’da, gerek Körfez’de olsun diplomatik yöntemlerin kalıcı barışa giden yolu açmasını temenni ediyoruz. Bu noktada ortak görüşte olduğumuzu teyit ettik. Gazze’de ise Kanada’nın diğer bazı müttefiklerle birlikte istilacı yerleşimlere yönelik yaptırım adımlarını, İsrail hükûmetinin ihlallerinin caydırılması noktasında isabetli bir adım olarak görüyoruz. Bölgemizde barış ve istikrarın tesisi noktasında bu yöndeki tutumlarını sürdürmelerini temenni ediyoruz” diye konuştu.
“İLİŞKİLERİMİZİN GELECEĞİNE YÖNELİK TARİHÎ BİR ADIM ATTIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Başbakan Carney ile ilişkilerimizin geleceğine yönelik tarihî bir adım attık. Çok geniş yelpazeye yayılan iş birliği potansiyelimizi gerçek anlamda hayata geçirmek için önemli bir süreci başlattık. İlişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine çıkarmamız kâğıt üzerinde kalacak sembolik bir adım olmayacaktır. Bu konuda Sayın Carney’nin ekonomi alanındaki engin tecrübesi ve siyaset sahnesinde sergilediği sağduyulu ve dirayetli duruşla önemli rol oynayacağına inanıyorum.”
Kanada Başbakanı Carney’ye, konuşmasının ardından, anlamlı ve dolu dolu ifadeleri için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Gerçekten uzun yıllara sâri bir Türkiye-Kanada kopukluğunu bugün gidermiş olduk. Şimdi yeni bir dönemi Türkiye ve Kanada arasında başlatıyoruz. İnşallah iş adamlarımızı bir araya getireceğiz ve ben de Kanada’ya yapacağım ilk iş adamlarıyla birlikte ziyaretimde, orada iş adamlarımızı bir araya getirerek adımlarımızı atacağız.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Kanada Başbakanı Mark Carney’i Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde resmî törenle karşıladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney’in tören alanındaki yerlerini almalarının ardından iki ülkenin millî marşları çalındı. Kanada Başbakanı Carney’in tören kıtasını selamlamasından sonra iki lider heyetlerini birbirlerine takdim etti.
Türkiye ve Kanada bayrakları önünde basın mensuplarına poz veren Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney, daha sonra baş başa görüşmelerini gerçekleştirmek üzere Cumhurbaşkanlığı Külliyesine geçti.
Merhametsizlikte sınır tanımazlar FETÖ’cüler şirketleri batırmak ve Mülklerini ele geçirmek için her türlü DİZİ FİLİMİ çeviriyorlar FETÖ’cüler çok zengin yandaşlar oluşturmak ana hedefleridir FETÖ’de “hedefe ulaşmak için her yol mübahtır” anlayışı vardır MARKA &PATENT ÇETESİ Marka & Patent çetesi | Devletin imkanlarını kullanıp Milletimize TUZAK kuruyorlar | FETÖ’cülere Kimler yardım ediyor? FETÖ’cüler Makam mevki ve para için her şeyi yapıyorlar FETÖ’nün bilişim militanları | İnsanlara kumpas kurarak adli sicil kayıtlarını kirletmek için her türlü yolsuzlukları yapıyorlar kurdukları tuzaklarda sınır tanımıyorlar
Bir FETÖ’cü nasıl anlaşılır? “Her türlü film çevirmek” Her türlü İftirayı atarlar sınır tanımazlar Yalan söylemekte, Kumpas kurmakta, İftira atmakta ,Dikizlemekte, Devlet imkanlarını örgüt için kullanmakta, Kamu ve insanların malına konmakta, adam öldürmekte uzmandır bunlar! merhamet ve vicdanları yoktur Makam mevki ve para için her şeyi yaparlar Hak yediler Soru çaldılar, insanlara kumpas kurdular, özellerini teşhir ettiler, o görüntülerle tüm istediklerini aldılar. İşyerlerine Kamu kurumlarına sitelere evlere kameralar kurdular hem insanları izlediler hem dinlediler insanların özel hayatlarına girdiler evlerine gizli kameralar kurdular bu yolla insanları ,şirketleri ,tehdit ettiler .her türlü yolsuzluğu yaptılar Bunlar ne kadar insanlık suçu varsa işledi hala işlemeye devam ediyorlar 40 yıl boyunca sinsi sinsi örgütlendiler. Suçsuz insanları kumpas kurup hapse attırdılar merhametsizler Türkiye’nin ve şirketlerin sırlarını sattılar Casusluk yaptılar. Devleti ele geçirmek için her şeyi yaptılar. Kaç masum insanın yuvasını yıktılar kim bilir? Nice esnafı iflas ettirdiler kurdukları kumpaslarla Mallarını ele geçirdiler Paravan holding ler kurdular insanların Mallarına el kondular. Karşı çıkanı da ölüme yolladılar… Vicdandan yoksun, gaddar, zalim merhamet yoksunudur bunlar Her türlü iftirayı atabilecek, her yalanı söyleyebilecek kadar zalimdirler.
Marka & Patent çetesi | Devletin imkanlarını kullanıp Milletimize TUZAK kuruyorlar |
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.