Cumhurbaşkanı Erdoğan, KKTC Başbakanı Tatar ile düzenlediği ortak basın toplantısında, “Kıbrıs Rum Kesimi ancak samimi ve gerçekçi bir uzlaşma zeminine gelirse Ada’da herkesin beklediği çözüm yolu açılır. İşte o gün gelene kadar Türkiye olarak Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’yle birlikte her alanda kendi yol haritamıza uygun adımlar atmaya devam edeceğiz. Doğu Akdeniz’de ne Türkiye’yi ne de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni yok sayan hiçbir proje hayata geçirilemez” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve KKTC (Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti) Başbakanı Ersin Tatar gerçekleştirdikleri baş başa görüşme ve heyetler arası çalışma yemeğinin ardından ortak basın toplantısı düzenledi.
“KIBRIS’TAKİ SORUNUN BUGÜNE KADAR GELİŞİ RUMLARIN UZLAŞMAZ TAVIRLARINDAN KAYNAKLANMAKTADIR”
KKTC Başbakanı Tatar’ı Başbakanlık görevini üstlenmesinin ardından ilk resmî ziyareti vesilesiyle Ankara’da misafir etmekten duyduğu memnuniyeti dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin, KKTC’nin güvenliği ve refahı için yürüttüğü çalışmaları desteklemeye devam ettiğini ve devam edeceğini belirtti.
“Kendi haklarımızı nasıl savunuyorsak Kıbrıs Türklerinin Ada’daki ve bölgedeki çıkarlarını da aynı kararlılıkla savunmaya devam edeceğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kıbrıs’taki sorunun ortaya çıkışı da bugüne kadar gelişi de tamamen Rumların uzlaşmaz tavırlarından kaynaklanmaktadır. Türkiye’nin, Kıbrıs’a müdahalesinin sebebi de yine Rumların oradaki soydaşlarımıza karşı giriştiği kanlı saldırılar sebebiyledir. Dün Kıbrıs Türklerinin kanını akıtarak Ada’yı ele geçirmeye çalışanlar, bugün de siyasi ve ekonomik saldırılarla aynı amacın peşindedir” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Avrupa Birliği’nin Ada’daki sorunun çözümü konusunda Birleşmiş Milletlere ve uluslararası topluma verdiği sözlerin hiçbirini tutmayan Kıbrıs Rum Kesimi’nin yanında yer alması kendi ayıbıdır. Özellikle de bildiğiniz gibi geçmişte Kofi Annan döneminde atılan adımlar ve bu adımlar karşısında yine ne yazık ki Rumların tutumları sebebiyle bir referanduma gidilmesi ve bu referandum neticesinde Kıbrıs Türklerinin sözünde durması, Rumların ise sözünde durmaması ama buna karşılık maalesef Güney Avrupa Birliği’ne alınmış, Kuzey ise dışlanmıştır. Mali noktada verdikleri sözler de yine tutulmamıştır, o gün bugün aynı durum devam etmektedir.”
“DOĞU AKDENİZ’DE ARAMA ÇALIŞMALARINA AYNI KARARLILIKLA DEVAM EDECEĞİZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Doğu Akdeniz’de hidrokarbon arama faaliyetleri sebebiyle Türkiye’ye ve KKTC’ye yönelik sözde tedbirler açıklayan Avrupa Birliği’nin bu tavrıyla kendisine zarar verdiğini belirterek, “Türkiye, Kıbrıs meselesiyle adayla olan derin tarihî bağları yanında buradaki üç garantör ülkeden biridir. Ve üç garantör ülkeden biri olması hasebiyle de söz hakkı vardır. Ama hiç söz hakkı olmayanların kalkıp da burada tasarrufta bulunmaya yönelmesi, bizi pek de ilgilendirmez. Ve bu arama çalışmalarına bizler şu anda aynı kararlılıkla devam ediyoruz, devam edeceğiz” dedi.
Avrupa Birliği’nin meseleye müdahale tarzıyla eşitsizliği, haksızlığı, zulmü savunan bir konuma düştüğüne vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Avrupa Birliği ve uluslararası toplumun attığı her adımla Kıbrıs Rumlarını çözümsüzlük yanında cesaretlendirdiğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kıbrıs Rum Kesimi ancak samimi ve gerçekçi bir uzlaşma zeminine gelirse, Ada’da herkesin beklediği çözüm yolu açılır. İşte o gün gelene kadar Türkiye olarak Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’yle birlikte her alanda kendi yol haritamıza uygun adımlar atmaya devam edeceğiz. Doğu Akdeniz’de ne Türkiye’yi ne de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni yok sayan hiçbir proje hayata geçirilemez” diye konuştu.
“TÜRKİYE DOĞU AKDENİZ’DE ASLA HAKSIZ, ADALETSİZ BİR YAKLAŞIMA MÜSAADE ETMEYECEKTİR”
Türkiye’nin, Kıbrıs konusundaki kararlılığını sınamak isteyenlerin şu ana kadar gerekli dersleri aldığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şayet yaşananlardan hâlâ ders almayanlar varsa onlara da gereken cevapları vermekten çekinmeyeceğimizin bilinmesini isterim. Tabii bu süreçte asıl önemli olan, Kıbrıs Türklerinin kendi içlerindeki birliği, beraberliği, dayanışmayı güçlü tutmasıdır” şeklinde konuştu.
KKTC’deki hiçbir yöneticinin ve hiçbir Kıbrıs Türkü’nün Rum tarafının ve arkasında yer alan kesimlerin oyunlarına gelmeyeceğine inandığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sayın Başbakan ve heyetiyle bugün yaptığımız görüşmede Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti yönetiminin bu konudaki dirayetini ve kararlılığını görmekten memnuniyet duydum. Aynı dirayetli ve millî yaklaşımın ülkenin diğer yönetim kademelerinde de hâkim olduğundan en küçük bir şüphe duymuyorum” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Doğu Akdeniz’de hidrokarbon arama faaliyetlerinin hâlen iki sondaj ve iki sismik araştırma gemisiyle yürütüldüğünü anımsatarak gemilerin faaliyetlerini güvenle yürütebilmesi için Deniz ve Hava Kuvvetleri unsurlarının görev başında olduğunu kaydetti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye Doğu Akdeniz’de asla haksız, adaletsiz bir yaklaşıma müsaade etmeyecektir. Bölgede hak ve iddia sahibi diğer tüm ülkelerle de doğrudan veya dolaylı yakın ilişki içindeyiz. Kıta sahanlığımızı koruma ve Kıbrıs Türklerinin üzerinde hakkı olan hidrokarbon kaynaklarına sahip çıkma konusundaki çabalarımızı meşruiyet sınırları içinde sürdürüyoruz” dedi.
“MİLLÎ DAVAMIZ OLARAK GÖRDÜĞÜMÜZ KIBRIS MESELESİNİN PEŞİNİ BIRAKMAYACAĞIZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Rum Kesimi’nin, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni tanımayan tavrı, ortada tarihiyle, coğrafyasıyla, nüfusuyla, kültürüyle, siyasi, ekonomik haklarıyla bir toplum ve bir devlet olduğu gerçeğini değiştirmiyor” açıklamasında bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Tabii şunu da üzülerek söylüyorum: Ülkemizde Ana Muhalefet Partisi’nin başındaki zat maalesef oradaki Silahlı Kuvvetlerimize ait gemilerimizi, bunun yanında sondaj ve sismik araştırma yapan gemilerimizi herhâlde başka yabancı düşman bayraklarla karıştırmak suretiyle bizim orada bulunmadığımızı söyleyecek kadar gözü var ama görmüyor. Amerika oradaymış, Fransa oradaymış, Katar oradaymış, şu oradaymış, bu oradaymış, ama olmayan tek ülke Türkiye’ymiş. Önce, her şeyden önce kendisini bir gözden geçirmesi lazım ve orada bulunan Silahlı Kuvvetlerimize ait firkateynlerimizden tutunuz oradaki iki sondaj gemimiz, devasa ay yıldızlarla süslü olan sondaj gemilerimiz, sismik araştırma gemilerimizi tanımasını istiyorum. Demek ki Türk bayrağını bu da tanımıyor, ama sana da bunu tanıtacağız, istesen de istemesen de tanıtacağız.”
“Biz orada bu çalışmalarımızı yürütüyoruz, yürütmeye de devam edeceğiz” ifadelerini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çünkü millî davamız olarak gördüğümüz Kıbrıs meselesinin peşini, oradaki kardeşlerimizin güvenliğinden başlayarak siyasi ve ekonomik hakları tamamen kendilerine teslim edilene kadar bırakmayacağız. Taşınmaz Mal Komisyonu çalışmalarından Maraş’ın yeniden iskâna açılmasına kadar her meseleyi bu anlayışla yakından takip ediyoruz” diye ekledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ndeki tüm kardeşlerime en kalbi selamlarımı ve muhabbetlerimi iletiyorum” diyerek tamamladı.
KKTC BAŞBAKANI TATAR: “KIBRISLI TÜRKLER HER ZAMAN BARIŞ VE ANLAŞMADAN YANADIR”
KKTC Başbakanı Tatar da Türkiye’de bulunmaktan büyük memnuniyet duyduğunu belirterek, “İnanıyorum ki bu iş birliğimiz ve yapmakta olduğunuz destekler Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin daha da güçlenmesi, Kıbrıs Türk Halkı’nın refah ve esenlik içerisinde yaşaması için gerekli ortamın yaratılmasına büyük katkılar yapmaktadır” dedi.
Türkiye’nin, KKTC’de yürüttüğü eğitim, turizm, içme ve kullanma suyu projeleriyle Kıbrıs’ın değerine değer kattığını vurgulayan KKTC Başbakanı Tatar, şöyle konuştu: “Dolayısıyla Sayın Cumhurbaşkanım, ifade ettiğiniz gibi Kıbrıs Türklerinin hak ve çıkarlarını korumak için Türkiye Cumhuriyeti’nin yapmakta olduğu bu fedakârlıklar ve Doğu Akdeniz’deki çalışmalar da bizlere güç vermektedir. Çünkü bilindiği üzere Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Anayasasına göre de esasında Kıbrıs Cumhuriyeti’nin veya Adası’nın iki eşit halkı vardır; Kıbrıslı Türkler ve Kıbrıslı Rumlar. Ama o şekilde bir anlayış devam etmektedir ki hepsi güya Rumlara aittir, böyle bir şeyi kabul etmemiz mümkün değildir. Ve ne mutlu bize ki Türkiye Cumhuriyeti’nin fevkalade önemli adımları ile bu bölgede hak ve çıkarlarımızın korunması ve bu hidrokarbon, petrol ve gaz aramalarında Türkiye Cumhuriyeti’nin atmakta olduğu adımlar ve sizlerin de ifadeleriyle hem Türkiye Cumhuriyeti’nin ve Kıbrıs Türk Halkı’nın hak ve çıkarlarını sonuna kadar savunmak için bu fedakârlıklar ileri sürülmektedir. Dolayısıyla gelinen aşamada artık uluslararası müzakere pozisyonunda da dikkatli olunması gerekmektedir.”
KKTC hükûmetinin artık federal temelde bir anlaşmadan pek umutlu olmadığını sözlerine ekleyen KKTC Başbakanı Tatar, “Crans Montana’da bırakıldığı süreçten veya noktadan tekrar aynı noktadan başlamasının pek de anlamlı olamayacağını, dolayısıyla sonuç odaklı veya sonunda ne olacağı belli olmayan bir tehlikeli sürece veya maceraya girmeye hiç de gerek olmadığını düşünmekteyiz. Kıbrıslı Türkler her zaman barış ve anlaşmadan yanadır, ama tabii ki bizim üzerinde fevkalade hassasiyetle üzerinde durduğumuz bir konu vardır, o da Türkiye Cumhuriyeti’nin garantörlüğüdür” diye konuştu.
KKTC Başbakanı Tatar, “Biz Türkiye’ye her zaman güvendik ve güvenmeye devam edeceğiz. Bizim temennimiz, Türkiye Cumhuriyeti’nin bu bölgede hak ettiği noktaya daha da güçlü olarak devam etmesidir ve Doğu Akdeniz’deki hak ve çıkarlarımızın korunması ve gelinen aşamada 1974 mutlu Barış Harekâtı’ndan sonra, 45 yıl sonra Doğu Akdeniz’de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti daha da güçlenerek Doğu Akdeniz’deki hak ve çıkarlarımızın korunmasında Türkiye Cumhuriyeti’yle birlikte son yıllarda konuşulan ki mavi vatan dediğimiz denizlerdeki hak ve çıkarlarımızı anlatmaktadır” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Kanada Başbakanı Mark Carney, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirdikleri baş başa ve heyetler arası görüşmelerinin, anlaşmaların imza töreninin ardından ortak basın toplantısı düzenleyerek açıklamalarda bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Mark Carney ve heyetini tarihî dönemdeki ziyareti vesilesiyle Türkiye’de ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyduğunu ifade ederek, kendisine “hoş geldiniz” dedi.
İki ülke arasındaki üst düzey ziyaretlerin sürekli olmasını temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile bugünkü görüşmelerinde ikili ilişkileri etraflıca değerlendirdiklerini, bölgesel ve küresel meselelere değinme imkânı bulduklarını söyledi.
“TİCARET HACMİMİZİ İLK OLARAK 5 MİLYARA, AKABİNDE 10 MİLYAR DOLARA ÇIKARMAYI TEMENNİ EDİYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Bu yönde atacağımız somut adımları içeren bir eylem planını da bugün kabul ettik. Öncelikle ticaret ve yatırımların artırılmasını teminen Serbest Ticaret Anlaşması müzakerelerine yılsonundan önce başlanmasını kararlaştırdık. Bu sürece paralel olarak ekonomi alanındaki ilişkilerimizi tüm boyutlarıyla ele almak üzere Ortak Ekonomik ve Ticari Komite dâhil mevcut mekanizmaları daha etkin şekilde kullanacağız. Bu komitenin müteakip toplantısına 2027 yılında bu defa özel sektörlerimizin de katılımıyla ev sahipliği yapacağız. Atacağımız bu adımlarla hâlen yaklaşık 3 milyar dolar civarında seyreden ticaret hacmimizi ilk olarak 5 milyara, akabinde de 10 milyar dolara çıkarmayı temenni ediyoruz.”
Güncellenen Hava Ulaştırma Anlaşması ile iki ülke arasındaki doğrudan uçuşları yaklaşık iki katına çıkaracaklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün ayrıca üçüncü ülkelerde ortak yatırım fırsatlarını da değerlendirdik. Afrika’dan Latin Amerika’ya, Orta Asya’dan Uzak Doğu’ya kadar geniş bir coğrafyada önemli işbirliği fırsatlarının bulunduğuna inanıyoruz. Yarın Türk Eximbank ile Kanada İhracatı Geliştirme Kurumu arasında imzalanacak mutabakat zaptının üçüncü ülkelerde ortak projelere vesile olmasını temenni ediyoruz” diye konuştu.
Kanada ile savunma sanayii ve nükleer enerji alanlarında yakın temas hâlinde olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayii iş birliğinin önemine vakıf iki müttefik olduklarını kaydetti.
Bunu son olarak Ankara’da yapılan NATO Zirvesi sırasında da gördüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, biraz önce de “Savunma Sektörü Ortaklıkları Mutabakat Zaptı”nın imzalandığını anımsattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, müttefiklerin savunma sanayilerine finansman sağlamak amacıyla Kanada öncülüğünde kurulmakta olan Savunma, Güvenlik ve Dayanıklılık Bankasının iki ülke arasındaki savunma sanayii iş birliğini desteklemesini beklediklerini kaydetti.
Enerji alanında, madencilikten LNG’ye, kritik minerallerden nükleer enerjiye kadar geniş bir işbirliği alanının mevcut olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki ülkenin Enerji Bakanlıkları arasında kabul edilen “Enerji Alanında İşbirliğine Dair Ortak Bildiri”nin de nükleer dahil bu alandaki ciddi potansiyele işaret ettiğini söyledi.
Kanada Başbakanı Carney ile Gazze, Ukrayna ve Körfez dâhil birçok bölgesel gelişmeyi de değerlendirdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gerek Ukrayna’da, gerek Körfez’de olsun diplomatik yöntemlerin kalıcı barışa giden yolu açmasını temenni ediyoruz. Bu noktada ortak görüşte olduğumuzu teyit ettik. Gazze’de ise Kanada’nın diğer bazı müttefiklerle birlikte istilacı yerleşimlere yönelik yaptırım adımlarını, İsrail hükûmetinin ihlallerinin caydırılması noktasında isabetli bir adım olarak görüyoruz. Bölgemizde barış ve istikrarın tesisi noktasında bu yöndeki tutumlarını sürdürmelerini temenni ediyoruz” diye konuştu.
“İLİŞKİLERİMİZİN GELECEĞİNE YÖNELİK TARİHÎ BİR ADIM ATTIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Başbakan Carney ile ilişkilerimizin geleceğine yönelik tarihî bir adım attık. Çok geniş yelpazeye yayılan iş birliği potansiyelimizi gerçek anlamda hayata geçirmek için önemli bir süreci başlattık. İlişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine çıkarmamız kâğıt üzerinde kalacak sembolik bir adım olmayacaktır. Bu konuda Sayın Carney’nin ekonomi alanındaki engin tecrübesi ve siyaset sahnesinde sergilediği sağduyulu ve dirayetli duruşla önemli rol oynayacağına inanıyorum.”
Kanada Başbakanı Carney’ye, konuşmasının ardından, anlamlı ve dolu dolu ifadeleri için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Gerçekten uzun yıllara sâri bir Türkiye-Kanada kopukluğunu bugün gidermiş olduk. Şimdi yeni bir dönemi Türkiye ve Kanada arasında başlatıyoruz. İnşallah iş adamlarımızı bir araya getireceğiz ve ben de Kanada’ya yapacağım ilk iş adamlarıyla birlikte ziyaretimde, orada iş adamlarımızı bir araya getirerek adımlarımızı atacağız.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Kanada Başbakanı Mark Carney’i Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde resmî törenle karşıladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney’in tören alanındaki yerlerini almalarının ardından iki ülkenin millî marşları çalındı. Kanada Başbakanı Carney’in tören kıtasını selamlamasından sonra iki lider heyetlerini birbirlerine takdim etti.
Türkiye ve Kanada bayrakları önünde basın mensuplarına poz veren Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney, daha sonra baş başa görüşmelerini gerçekleştirmek üzere Cumhurbaşkanlığı Külliyesine geçti.
Merhametsizlikte sınır tanımazlar FETÖ’cüler şirketleri batırmak ve Mülklerini ele geçirmek için her türlü DİZİ FİLİMİ çeviriyorlar FETÖ’cüler çok zengin yandaşlar oluşturmak ana hedefleridir FETÖ’de “hedefe ulaşmak için her yol mübahtır” anlayışı vardır MARKA &PATENT ÇETESİ Marka & Patent çetesi | Devletin imkanlarını kullanıp Milletimize TUZAK kuruyorlar | FETÖ’cülere Kimler yardım ediyor? FETÖ’cüler Makam mevki ve para için her şeyi yapıyorlar FETÖ’nün bilişim militanları | İnsanlara kumpas kurarak adli sicil kayıtlarını kirletmek için her türlü yolsuzlukları yapıyorlar kurdukları tuzaklarda sınır tanımıyorlar
Bir FETÖ’cü nasıl anlaşılır? “Her türlü film çevirmek” Her türlü İftirayı atarlar sınır tanımazlar Yalan söylemekte, Kumpas kurmakta, İftira atmakta ,Dikizlemekte, Devlet imkanlarını örgüt için kullanmakta, Kamu ve insanların malına konmakta, adam öldürmekte uzmandır bunlar! merhamet ve vicdanları yoktur Makam mevki ve para için her şeyi yaparlar Hak yediler Soru çaldılar, insanlara kumpas kurdular, özellerini teşhir ettiler, o görüntülerle tüm istediklerini aldılar. İşyerlerine Kamu kurumlarına sitelere evlere kameralar kurdular hem insanları izlediler hem dinlediler insanların özel hayatlarına girdiler evlerine gizli kameralar kurdular bu yolla insanları ,şirketleri ,tehdit ettiler .her türlü yolsuzluğu yaptılar Bunlar ne kadar insanlık suçu varsa işledi hala işlemeye devam ediyorlar 40 yıl boyunca sinsi sinsi örgütlendiler. Suçsuz insanları kumpas kurup hapse attırdılar merhametsizler Türkiye’nin ve şirketlerin sırlarını sattılar Casusluk yaptılar. Devleti ele geçirmek için her şeyi yaptılar. Kaç masum insanın yuvasını yıktılar kim bilir? Nice esnafı iflas ettirdiler kurdukları kumpaslarla Mallarını ele geçirdiler Paravan holding ler kurdular insanların Mallarına el kondular. Karşı çıkanı da ölüme yolladılar… Vicdandan yoksun, gaddar, zalim merhamet yoksunudur bunlar Her türlü iftirayı atabilecek, her yalanı söyleyebilecek kadar zalimdirler.
Marka & Patent çetesi | Devletin imkanlarını kullanıp Milletimize TUZAK kuruyorlar |
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.