AMBROSİALİFE PROJESENİN Mimarı. Sayın Hüseyin ÇEŞMECİOĞLU Proje Hakkında Genel bilgileri anlattı.
Uzun yılların birikimi ve tecrübesini halkımızla paylaşmakta ve Arıcılığa yeni başlamayı düşünenlere de her türlü bilgi ve desteği sağlamaktayız.Projemiz A’dan Z’ye tüm arıcılık ekipmanları bulundurabilen ,tedavi amaçlı ortamların oluşturulduğu ,yılın 12 ayı Arı ve arıcılık ürünleri dahil tıbbi anlamda devlet Destekli bir Projedir.
Artık İcraata Geçme Vakti Geldi.
Ambrosialife Apiterapi Sağlık Merkezi Çiftliği
Ambrosialife Api Medical Cafe 🐝 Club 🐝 Spa
TERMAL AHŞAP İLE BİRLİKTE ARI YATAĞINDA
“APİ REZONANS THERAPY, APİ SOUND THERAPY, ARI HAVASI (Api Air)THERAPY” – ÜÇLÜ TEDAVİ ETKİSİ!
(MR) Manyetik Rezonans ve Bio Rezonans dan sonra Api Medika (Doktor kontrolünde) ve Api Quality (Hijyen Koşullarda) uygulamaları ile Apiterapi de Arıların frekansı, Sesi ve Nefesi ile tedavi yöntemi Api Rezonans, Api Sound ve Api Air “Arı Havası” ve “Arı Yatağı”
Miyalji ve Fibromiyalji de Arı ürünlerinden Bal, Polen, Bal mumu, Propolis ve Arı zehiri ile Ağrı odaklı Masaj terapi yöntemi Api Miyalji
Akapunktur da Arı zehiri ile tedavi yöntemi
ApiPunktur
Kısacası; Nefes alma teknikleri ile Arı Sesi, Arı Nefesi, Arı Frekansı ile Arı Yatağında Arı Havası ile Sağlık.
Arı Safari’lerle bütün bu teknikler olmaz sa olmazımız doktor “Apiterapist” kontrolünde yapılmalıdır.
Ambrosialife Arı Havası Ambrosialife Arı Yatağı Ambrosialife Api Rezonans Ambrosialife Api Sound Ambrosialife Api Miyalji Ambrosialife Api Punktur
TERMAL AHŞAP İLE BİRLİKTE ARI YATAĞINDA “APİ REZONANS THERAPY, APİ SOUND THERAPY, ARI HAVASI (APİ AİR) THERAPY” – ÜÇLÜ TEDAVİ ETKİSİ NEDİR DERSENİZ!
Arı terapisi için piramidal evler, SPK-T kurutma ünitelerinde kurutulmuş ve ısıl işlem görmüş kütüklerden yapılmıştır.
Unutulmamalıdır arıların seslerinin aralığı 70-700 Hz içindedir, ve 40 dB’le kadar yoğunluktadır.
Seslerin kendilerine ek olarak, arının toraksının titreşimini de duyarız. “Spektrum 50-150 Hz.”
Tüm insan vücudunu iyileştirmek için eşsiz bir teknik, Api Rezonans arı terapisidir!
Bu, kontrendikasyonları olmayan inanılmaz derecede hoş ve kullanışlı bir prosedürdür ve iyileştirici etkisi sınırsızdır – vücudunuzun her hücresini etkiler.
Termal ahşaptan yapılmış çevre dostu bir evde, doğrudan kovanların üzerinde özel bir yatakta (arılar evde uçmaz), arıların monoton uğultusu altında profesyonel bir bal masajından sonra dinlenirken, vücudunuza çok güçlü bir kendini iyileştirme ve gençleştirme görevi verirsiniz ve böylece vücudunuzdaki rahatsızlıkların veya hastalıkların iyileşmesi için aktif hücresel düzeyde dönüş mekanizmalarını başlatırsınız. . Arı kovanlarından gelen ısı; kasları hoş bir şekilde gevşetir, ağrıyı ve krampları hafifletir, kan dolaşımını iyileştirir. Çeşitli bitki nektarlarının aromaları, bal, polen, arı sütü, arı larvaları, arı zehri ve propolisin mikropartikülleri hava yollarınızı iyileştirir. Kovanlardaki arı kolonilerinin biyo alanı aktif olarak kendinizle etkileşime girer ve vücut metabolizmanızı geliştirir, bağışıklığı artırır ve güçlü bir şekilde kendi kendini iyileştirme sistemi olarak vücudunuz aktif olarak iyileşir, her şeyden kurtulabilir.
Arıların vücutları ve kanatları ile oluşturdukları mikrovibrasyonlar, çok faydalı ve keyifli bir tür titreşim masajıdır.
Katı bir ısıl işlem görmüş çam dizisinden inşa edilen piramit şeklindeki bir ev, iyileştirici etkisini birkaç kez enerjik olarak artırır!
Piramit, kozmik enerji üretir ve hücrelerin ölümüne yol açan virüslerin etkisini yok eder, bağışıklık sistemini güçlendiren, karmaşık hastalıkları tedavi eder. Piramit enerjisi rezonansına giren insan vücuduna odaklanan arıların rezonansı iyileştirici hücresel mekanizmaları tetikler.
Isıl işlem görmüş çam, arı rezonansının artmasına katkıda bulunan% 5-6’lık bir kalıntı nem içeriğine sahiptir! Yuvarlatılmış katı termal kütüğün çapı 160 mm’dir.
10 binlerce arıdan oluşan arı ailesi, biyo alanı, sıcaklığı, rezonansı, arı balı aroması, arı sütü, arı larvası, arı zehiri, arı ekmeği, arı ipeği ve propolisiyle, uçucu yağ ve esansiyelleriyle bir kişiyi etkiler.
Stresler gider ve uzun süre canlılık ve iyi bir ruh hali garanti edilir!
Kovana dokunursanız, hafif elektrik akımının ellerinizden nasıl geçtiğini hissedebilirsiniz – bunlar; arıların küçük bedenleri ve kanatları ile bir çeşit terapötik titreşim masajının yarattığı mikrovibrasyonlardır. Onun etkisini Kovanın üzerinde yatan her kişi hisseder.
Termal odundan yapılmış arı kovanlarının arı ailesinin uzun ömürlü olmasına katkıda bulunduğunu belirtmek gerekir:
ağaçta küf, bakteri ve mantar yok
arıların sağlığını olumsuz etkileyen büzülme, büzülme nedeniyle çatlak yok – talaş ve çapak yok
Arı ailesinin sıcaklık rejiminin delil olarak ihlali yoktur
kovanlara giren yağmur suyu yoktur.
Sonuç:
Isıl işlem görmüş odun kullanımı ile zenginleştirilen Api Rezonans “Arı terapisi” sonucunda şunları alacaksınız:
· Zihinsel ve duygusal durumun iyileştirilmesi.
· Yüksek kaliteli sağlıklı uyku.
· Kan basıncının normalleşmesi.
· Artan vücut direnci
Bir arı kanatlı bir eczacıdır:
· Genitoüriner sistemi iyileştirir ve tedavi eder.
· Böbrek fonksiyonunu iyileştirir.
· Damar esnekliğini geri kazandırır.
· Bağışıklığı arttırır.
· Vücudun kendi kendini iyileştirmesi için hücresel düzeyde uyarır.
· Radon tedavisinin etkisini birkaç kez artırır!
( Radon elementli kaplıca suyu hücreleri yenileyerek, insan vücudunu gençleştiriyor.)
( Bu yolla yapılan tedavilerin genel tanımına Balneolojik Tedavi Yöntemleri denildiğini biliyoruz. Bu tedavilerin belirli zamanlarda termal havuz ve çamur havuzlarında, banyo, içme, soluma, paket ve sarma yöntemleriyle yapılıyor.)
Ambrosialife
Apiterapi Sağlık Merkezi Çiftliği ile
Api Medical Cafe & Club & Spa ile
Ambrosialife Arı Safari.
Çünkü Siz Çok Özelsiniz.
Gökyüzünden Düşen Tanrısal Bir Armağan
Tanrının Ecza Deposu Doğanın Kadim Reçetesi… Kanatlı Bir Eczacı Eşliğinde…
BİR RESTAURANT VEYA CAFE DÜŞÜNÜN…
Bildiğimiz yerlerde Tuz, Şeker, Krema veya diğer katılanlar yer alıyor masalarda, ama yalnız probiotiklerin ve prebiotiklerin olduğu bir cafe düşünün şimdi .. Api Medical Cafe
Kişiye özel: İmmün sistemin modülatör ajanları olan ürünleri ve tıbbi aromatik bitkilerle Apiterapist veya Fitoterapist eşliğinde size sunduğu ürünlerin sağlık etkilerini anlatıyor.
Size Fermente ürünler sunuyor olmalı . Bunların yanında soğuk yiyecek ve içeceklerinize katacağınız probiotikler bulunduruyor masalarda. dondurmanıza, yoğurdunuza, Salatanıza, meyve suyunuza katıp içiyorsunuz.isterseniz yemeğinize katıyorsunuz.
O günkü almanız gerekli olanları ihmal etmeden alıyorsunuz:
Prebiotik lifler bulunuyor mesela.Çayınıza, kahvenize katıp içiyorsunuz ,günlük lif ihtiyacınız olanı alıyorsunuz,sizin sindirim sisteminize ve bağışıklık sistemine destek oluyor.
Hayal mi bunlar ! PROBİOTİK CAFE RESTAURANT Hayal değil gerçek. APİ MEDİCAL CAFE CLUB Neden olmasın ? Probiotik, Prebiotik, Fermente ve Fonksiyonel gıdaların ve besinlerin sunulduğu bir yer Olmalı !.. İşte size : V.İ.P Arı Safari :eşliğinde …..DEVASA projeler …
Yukarıda anlatılanların hepsi Projemizi destekleyen temel unsurlar. AMBROSİALİFE PROJESENİN Mimarı Sayın Hüseyin ÇEŞMECİOĞLU ‘bu muhteşem projeyi Ülkemiz e kazandırdıkları için sonsuz şükranlarımızı sunuyoruz.
umhurbaşkanı Erdoğan, DEİK 39. Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, “2025 yılında mal ve hizmet ihracatımız 395,9 milyar dolarla Cumhuriyet tarihimizin rekorunu kırdı. 2002 yılında yalnızca 36 milyar dolar olan mal ihracatımız 2025 itibariyle 273,3 milyar dolara yükseldi” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul’da bir otelde düzenlenen Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) 39. Mali Genel Kurulu ve Ustalara Saygı Ödül Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, genel kurulun ülke, millet, iş insanları ve DEİK üyeleri için hayırlara vesile olmasını diledi ve DEİK’in 41’inci yaşını kutladığını belirterek, “DEİK’e 41 kere maşallah” ifadesini kullandı.
DEİK’te kuruluşundan bugüne görev almış, ülkenin kalkınmasına ve büyümesine omuz vermiş kurul üyelerine şükranlarını sunduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, hayatını kaybeden üyelere rahmet, hayatta olanlara hayırlı, sağlıklı ve bereketli bir ömür diledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, vefa geleneği hâline getirilen Ustalara Saygı Ödül Töreni’nin beşincisinin icra edildiğini hatırlatarak, “Başarılarıyla ilham veren, yeni yolları açan, değer üreten, küresel vizyonu millî değerlerle harmanlayan büyük ustalarımızı ayrı ayrı tebrik ediyorum.” diye konuştu.
Söz konusu ödüllerin iş dünyasının heyecanını tazelemesini, yeni kuşaklara ilham kaynağı olmasını temenni ettiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Malumunuz ticaret diplomasimizin kamu tarafını Ticaret Bakanlığımız yürütürken, özel sektör kanadını temsil etme görevini DEİK üstleniyor. DEİK 153 iş konseyi, 92 kurucu kuruluşu ve 6 bin üyesiyle Türk özel sektörünün dış ekonomik münasebetlerini başarıyla ifa ediyor. Her fırsatta vurguladığımız üzere Afrika’dan Asya’ya, Güney Amerika’dan Kuzey Amerika’ya bütün buralara yayılan iş konseyleriyle DEİK, aynı zamanda ülkemiz özel sektörünün dünyaya açılan bir kapısıdır. Kamu-özel dayanışması ve ortaklığının en güzel örneklerinden biri olan DEİK’in küresel ölçekteki başarılarıyla daima kıvanç duyduk. Türkiye ile dünya arasında kurduğu ticaret köprülerini gönül köprüleriyle de perçinleyen DEİK’e hükûmetlerimiz döneminde her türlü desteği verdik, veriyoruz.”
Türk dış politikasının temelinde Hazreti Mevlana’nın “pergel” metaforunun bulunduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Pergelin bir ucunu bu topraklara sabitlerken, diğeriyle cihanı kucaklamayı, yakın uzak demeden tüm kıtaları kuşatmayı görev biliyoruz. İç siyasette Ankara’ya sıkışıp kalmadığımız gibi, dış politikada korkular, düşmanlıklar, ön yargılarla hareket etmedik. Komşularımızdan başlayarak tüm ülkelerle ilişkilerimizi ‘karşılıklı saygı’ ve ‘kazan kazan’ temelinde geliştirmenin çabası içinde olduk. İhtilaflar yerine müştereklerimizi çoğaltmaya odaklandık. Afrika, Latin Amerika ve Asya gibi daha önce ihmal edilmiş coğrafyalarla ilişkilerimizde yeni açılımlara imza attık. Vizeleri kaldırarak, diplomatik misyonlarımızın sayısını artırarak başta yakın çevremiz olmak üzere dünyanın birçok bölgesiyle ticari, beşeri, kültürel ve ekonomik münasebetlerimizi güçlendirdik.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sadece 2025 yılında kendisinin 22 ülkeye ziyaret gerçekleştirdiğini, 26 zirveye iştirak ettiğini söyledi. Türkiye’de 136 misafiri ağırladıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, 84 yurt dışı ve yurt içi görüşme gerçekleştirdiklerini, 134 kabul yaptıklarını ifade etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu yoğun trafiğe yüzlerce telefon görüşmesinin dâhil olmadığına dikkati çekerek, “Bir yandan yurt içinde il ziyaretleri, açılış törenleri, toplantılar, zirveler vasıtasıyla vatandaşlarımızla kucaklaşırken, eser ve hizmet siyasetimizi aralıksız sürdürürken diğer yandan da Türkiye’nin önünü açacak, ülkemizin daha büyük atılım yapmasını sağlayacak, Türkiye’yi bölgesel ve küresel anlamda daha güçlü bir aktör hâline getirecek hamlelerimize yenilerini eklemeye devam ettik” diye konuştu.
Gittiği hemen her yerde DEİK üyelerinin yatırımlarına tanık olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, çalışıp didinerek kurulan ticaret köprülerini bizzat müşahede ettiğinin altını çizdi.
“DEİK’LE BİRLİKTE YOL YÜRÜMEYE, DAYANIŞMA İÇİNDE HAREKET ETMEYE DEVAM EDECEĞİZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, DEİK’in Türkiye’yi ve Türk milletini başarıyla temsil ettiğine şahitlik ettiğini ifade etti.
Ay-yıldızlı bayrağın sadece diplomatik misyonlarında değil, Türk iş çevrelerinin oralardaki yatırımlarında, farklı ülkelerde başlattıkları projelerde de dalgalandığını görmekten çok ama çok kıvanç duyduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “El ele verdik, omuz omuza verdik, gönül birliği yaptık ve Türkiye’yi daha önce hiç tecrübe etmediği seviyelere sizlerle birlikte taşıdık. Türkiye’nin gururu olduğunuz için, yerli üretim mallarımızın kalitesini dünyanın dört bir yanına ulaştırdığınız için sizleri yürekten tebrik ediyorum. Bilmenizi isterim ki 23 yıldır olduğu gibi önümüzdeki dönemde de DEİK’le birlikte yol yürümeye, dayanışma içinde hareket etmeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin iktidarları döneminde nereden nereye geldiğini katılımcıların çok iyi bildiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, darbe girişimlerinden ekonomilerini hedef alan sabotajlara, depremlerden bölgesel savaşlara kadar bir başka ülkenin başına gelse yere serecek nice badireyi nasıl alınlarının akıyla atlattıklarına şahit olduklarını anlattı.
“MAL İHRACATIMIZ 2025 İTİBARIYLA 273,3 MİLYAR DOLARA YÜKSELDİ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin yıldan yıla artan başarı grafiğini rakamların da ortaya koyduğuna işaret ederek, “2025 yılında mal ve hizmet ihracatımız 395,9 milyar dolarla Cumhuriyet tarihimizin rekorunu kırdı. 2002 yılında yalnızca 36 milyar dolar olan mal ihracatımız 2025 itibarıyla 273,3 milyar dolara yükseldi. Hizmet ihracatımız ise 2002 yılındaki 14 milyar dolardan geçen yıl 122,6 milyar dolara ulaştı. Küresel mal ihracatındaki payımız yüzde 0,55’ten yüzde 1,07’ye, hizmet ihracatımızdaki payımız da yüzde 0,89’dan yüzde 1,31’e çıktı” bilgisini verdi.
Bir diğer başarılarının orta ve yüksek teknolojili ürünlerin ihracatlarındaki payının artması olduğunu aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “2002 yılında 10 milyar dolar olan orta yüksek ve yüksek teknolojili ürün ihracatımız 2025 yılında 112 milyar dolara yükseldi. Bu olumlu tablo 2026 yılında da devam etmektedir. Yıllıklandırılmış orta yüksek ve yüksek teknolojili imalat sanayi ürünleri ihracatımız 114,4 milyar dolara ulaşmıştır. Savunma ve havacılık ihracatımız son 23 yılda yüzde 40’tan fazla artarak 2025 yılında 10 milyar doları aşmıştır. Yüksek katma değerli üretimimizin sembolü olan bu alandaki ivmenin çok güçlü biçimde devam ettiğini görüyoruz. Son verilere göre, savunma ve havacılık ihracatı ocak-mayıs döneminde yüzde 29 artışla 3 milyar 863 milyon dolar olarak gerçekleşmiştir. Allah’a hamdolsun. Böylece savunma ihracatımızda yılın ilk beş ayında yüzde 29,5 artış oldu. Yıllık 248 milyon dolar savunma sanayi ihracatından aynı sektörde aylık 992 milyon dolar ihracat yapan seviyeye geldik.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, mayıs ayında tatil etkisiyle dış ticaret verilerinde geçici bir yavaşlama yaşandığını ancak ihracatın ithalatı karşılama oranının ise yükseldiğini belirterek, “Daha da önemlisi orta yüksek ve yüksek teknolojili ürünlerin ihracatımız içindeki payı yüzde 44’e ulaştı. Haziran ayında takvim etkisinin ortadan kalkmasıyla birlikte ihracatta yeniden güçlü bir ivme yakalayacağımıza inanıyoruz. Büyüme cephesindeki müspet seyir hâlen devam ediyor. Gelişmiş ülkeler dâhil dünyanın tamamını etkileyen sancılı atmosfere rağmen Türkiye olarak büyümemizi 23 çeyrektir kesintisiz sürdürüyoruz” değerlendirmesini yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İran savaşının tetiklediği küresel krizin enerji fiyatlarında sebep olduğu şok dalgalarının sakinleşmesiyle enflasyon tarafında da umut ettikleri oranları yakalamayı temenni ettiklerini dile getirdi.
Bir gerçeğin altını önemle çizmek istediğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Küresel ekonominin içinden geçtiği belirsizlik ikliminde ülkemizin en büyük şansı hükûmetlerimiz döneminde 2002’den itibaren ağır bedeller ödeyerek sağladığımız istikrar ve güven ortamıdır. İstikrar ve güven ortamının varlığı ne kadar çetrefil olursa olsun her türlü sorunun çözümünü ya da çözüm yoluna girmesini kolaylaştırmaktadır. Dahası Türkiye’de iş başında deneyimli ufuk ve vizyon sahibi eş güdümü güçlü kadroların bulunması tüm bu küresel ve bölgesel meydan okumaları yönetmede ülkemize tarihî bir avantaj kazandırmaktadır” dedi.
“KİMSEDEN ÇEKİNMEDEN HAKKI VE ADALETİ SAVUNUYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin siyasette istikrarın sunduğu asimetrik imkânlardan faydalanırken dünyanın birçok ülkesinde temel sorunun görevde yılını bile tamamlamadan dağılan kelebek ömürlü hükûmetler meselesi olduğunu ifade etti.
Kendilerinin 70’ler ve 90’larda çok sık yaşadıkları, 2002’yle beraber çözüme kavuşturdukları bu problemle bugün Batılıların yüzleştiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunun bir neticesi olarak onlar tek bir krizle dahi doğru düzgün baş edemezken biz farklı cephelerde aynı anda pek çok sorunla mücadele ediyor, bunları başarıyla yönetebiliyoruz. Ülkemizi çatışmalardan uzak tutarken barış çabalarında aktif görev alıyor, kimseden çekinmeden hakkı ve adaleti savunuyoruz” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sahadaki gücünü masada da hissettiren Türkiye gerçeğini artık dost ve düşman herkesin kabul etmek zorunda kaldığını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin terör, vesayet ve istikrarsızlık gibi kronik sorunlarını çözdükçe küresel ölçekte marka değerini de artırdığını belirterek, iş dünyasının istikrar ve güven ortamının muhafazası noktasındaki hassasiyetini bu bakımdan çok anlamlı bulduğunu ifade etti.
Hem iktidar hem ittifak olarak kendilerinin de bu iklimin korunması ve güçlendirilmesi için üzerlerine düşenleri yapmaya devam edeceklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Küresel ve bölgesel krizlerin eksik olmadığı bu dönemde, hükûmetimiz tüm imkânlarıyla reel sektörümüzün yanındadır” diye konuştu.
“KAYNAKLARIMIZIN ÜRETİME, İHRACATA, YATIRIMA VE SANAYİYE GİTMESİNİ ARZU EDİYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye için üreteni, millete istihdam sağlayanı, Türk malı ürünleri dünyanın her köşesine ulaştıran ihracatçıları yalnız bırakmadıklarını kaydederek, “Eximbank’ın sermayesini 13,8 milyar liradan 100 milyar liraya çıkardık. Bankamızın kredi ve sigorta desteği bu yılın ilk beş ayında yüzde 31 artışla 26 milyar dolara ulaştı. İnşallah yılsonunda bankamız 60 milyar dolarlık destekle rekor kıracak. Merkez Bankamızın kullandırdığı reeskont kredileri ise son 1 yılda 1 trilyon 267 milyar lira oldu. Bunun yanında ihracatçılarımıza döviz dönüşüm desteği veriyor, üretim ve rekabet güçlerini desteklemeyi sürdürüyoruz. Küresel enerji fiyatlarındaki artışlara rağmen eşel mobil sistemiyle vatandaşlarımızı ve üreticilerimizi koruyoruz” ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin imalat sanayinde, elektrik ve doğal gaz maliyetlerinde Avrupa’nın en avantajlı ülkeleri arasında olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sanayide yüksek katma değerli üretimi teşvik etmek için Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi ve HIT-30 programlarımızı daha önce devreye almıştık. Emek yoğun sektörlerimizi ücret ve taşıma destekleri ile güçlendiriyoruz. Finansmana erişim konusunda yaşanan güçlüklerin farkındayız. Pazartesi günü yaptığımız kabine toplantımızda Türk ekonomisinin güncel durumunu masaya yatırırken finansman meselesini de etraflıca ele aldık. Bununla ilgili geçmiş tecrübeleri de göz önünde bulundurarak kapsamlı bir çalışma yapılması için ekonomi yönetimine gerekli talimatları verdik” şeklinde konuştu.
“ETRAFIMIZI SARAN TOZ BULUTU DAĞILDIĞINDA, BUNUN EN BÜYÜK KAZANANI TÜRKİYE OLACAKTIR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, finansmana erişim ne kadar önemliyse bu kaynakların doğru yerde, doğru biçimde kullanılmasının da o derece önemli olduğunun altını çizerek, “Biz, ülkemizin kıt kaynaklarının verimsiz alanlara değil, üretime, ihracata, yatırıma ve sanayiye gitmesini arzu ediyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ticaret hayatının birincil kuralının, ürünü satacak pazar bulmak olduğunu vurgulayarak, şöyle devam etti: “İhracatın belirleyicisi dış taleptir. Kalıcı başarı palyatif çözümlerle değil, yeni müşterilerle, yeni pazarlarla ve güçlü ticari ilişkilerle gelir. DEİK başta olmak üzere iş dünyamızın yeni pazarlara açılmalarına büyük önem veriyoruz. Bu konuda sizden gelecek her türlü öneriye de açığız. Kıymetli dostlar, şunu bir defa herkesin bilmesini isterim. Gerek ekonomik gerek ticari gerekse diplomatik olarak etrafımızı saran toz bulutu dağıldığında, bunun en büyük kazananı Türkiye olacaktır. İnşallah krizleri değil, fırsatları konuşacağımız bir döneme gireceğiz. Perşembe günü yürürlüğe giren paketimiz bunun bir parçasıdır. İstanbul Finans Merkezi’ni küresel yatırımın, uluslararası ticaretin, finansal hizmetlerin bölgesel üssüne dönüştürmeyi hedefliyoruz. Burada sunulan finansal hizmetlerden elde edilen kazançları 20 yıl boyunca vergiden muaf tutuyoruz.”
Uluslararası ticaret yapan şirketler için de çok güçlü teşvikler getirdiklerini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Transit ticaret faaliyetlerini İstanbul Finans Merkezi üzerinden yürüten şirketler kurumlar vergisi ödemeyecek. Üstelik bu yaklaşımı yalnızca İstanbul ile sınırlamıyoruz. Türkiye’nin dört bir yanında transit ticaretten elde edilen kazançların yüzde 95’ini vergi dışı bırakıyoruz” diye konuştu.
“YENİ VE GÜÇLÜ TÜRKİYE’NİN BÜYÜME HİKÂYESİNİN BİR PARÇASI OLUN”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, üreticiler için de tarihi bir adım attıklarını dile getirerek, şöyle konuştu: “Sanayi imalatında ve tarımsal üretimde uygulanan kurumlar vergisi oranını yarıya indirdik. Sanayicilerimiz ve çiftçimiz artık yüzde 12,5 kurumlar vergisi ödeyecek. Dünyanın dört bir yanında faaliyet gösteren şirketleri, bölgesel yönetim merkezlerini Türkiye’ye taşımaya davet ediyoruz. Bizim mesajımız çok açık, ‘Operasyonlarını Türkiye’den yönet, avantajlardan yararlan.’ Ayrıca dünyanın farklı ülkelerindeki yatırımcılara, girişimcilere ve yurt dışında yaşayan vatandaşlarımıza da yeni bir çağrı yapıyoruz. Türkiye’ye gelin, Türkiye’ye yerleşin. Sizler de yeni ve güçlü Türkiye’nin büyüme hikâyesinin bir parçası olun.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’ye yerleşen yabancılar ve yurt dışında yaşayan Türk vatandaşlarının belirli şartları sağlamaları hâlinde yurt dışından elde ettikleri gelirler için 20 yıl boyunca vergi ödemeyeceklerinin altını çizerek, şunları kaydetti: “Türkiye’yi sadece yatırım yapılan değil, inşallah yatırımın yönetildiği, ticaretin yönlendirildiği, sermayenin buluştuğu küresel bir merkez hâline dönüştürmekte kararlıyız. Bu vesileyle DEİK ailemize de bir çağrıda bulunmak istiyorum. Sizler hem iş insanı hem de Türkiye’nin ticaret elçilerisiniz. Ülkemizin potansiyelini ve sunduğu fırsatları dünyaya en iyi anlatacak olan sizlersiniz. Sizlerden bu konuda destek bekliyoruz. DEİK’le el ele vererek Türkiye’yi üretimde, ticarette ve yatırımlarda çok daha güçlü bir konuma taşıyacağımıza yürekten inanıyorum.”
DEİK 39. Olağan Genel Kurulu’nun Türkiye’ye, iş dünyasına ve DEİK ailesine hayırlı, uğurlu olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, ödüle layık görülen ustaları tebrik ederek konuşmasını tamamladı.
Koç Topluluğu, kuruluşunun 100. yılını temellerinin atıldığı Ankara’da özel bir davetle kutladı. Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Koç yaptığı konuşmada, “Topluluğumuz; asırlık hikâyesinde Cumhuriyetimizin iktisâdî ve toplumsal kalkınma hamlesiyle aynı istikâmette gelişmiştir” dedi.
Koç Topluluğu’nun Cumhuriyet’le birlikte şekillenen 100 yıllık yolculuğunun yolculuğunun aktarıldığı davette, Topluluğun hikâyesini anlatan ve yapay zekâ ile hazırlanan özel film gösterildi. Ayrıca Semahat Arsel ve Rahmi M. Koç’un tanıklıklarıyla aile hafızasına ve iki yüzyıla uzanan birikime ışık tutan “İki Kardeş İki Yüzyıl” filmi de davetlilerle buluştu. Davete Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, siyasi parti liderleri ve temsilcileri, yüksek bürokratlar, yabancı misyon temsilcilikleri ve iş dünyasından isimlerle çok sayıda seçkin konuk katıldı.
Koç Topluluğu, kuruluşunun temellerinin atıldığı Ankara’da, 100. yıl etkinlikleri kapsamında Ankara Ticaret Odası (ATO) Congresium’da özel bir davet düzenledi. Davette, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, siyasi parti liderleri ve temsilcileri, yüksek bürokratlar, yabancı misyon temsilcilikleri ve iş dünyasından isimlerle çok sayıda seçkin konuk bir araya geldi. Koç Holding Şeref Başkanı Rahmi M. Koç, Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Koç, Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ali Y. Koç, Yönetim Kurulu Üyesi Semahat Arsel, Yönetim Kurulu Üyesi Caroline N. Koç, Yönetim Kurulu Üyesi İpek Kıraç ve Koç Holding CEO’su Levent Çakıroğlu da davete katıldı.
Koç Topluluğu’nun kurucusu merhum Vehbi Koç’un 100 yıl önce Ankara’da mütevazı bir ticarethanede attığı adımla başlayan yolculuğunun aktarıldığı davette, Topluluğun Cumhuriyet’le birlikte şekillenen 100 yıllık hikâyesini anlatan ve yapay zekâ ile hazırlanan özel film davetlilerle buluştu. Rahmi M. Koç ve Semahat Arsel’in tanıklıklarıyla hazırlanan “İki Kardeş İki Yüzyıl” filminin de özel gösterimi gerçekleştirildi.
Ömer Koç: “Topluluğumuz; asırlık hikâyesinde Cumhuriyetimizin iktisâdî ve toplumsal kalkınma hâmlesiyle aynı istikâmette gelişmiştir.” Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Koç konuşmasına “Ankara; Millî Mücâdele yıllarında milletimizin istiklâl kararlılığının simgesi olmuş, Cumhuriyetimizin kuruluşuyla birlikte kalkınma ve çağdaşlaşma irâdesinin de merkezi hâline gelmiştir. Bu şartlarda, Vehbi Koç’un kurduğu teşkilât; çatısı altında bulunduğumuz Ankara Ticaret Odası’na 31 Mayıs 1926 tarihinde kaydedilmiştir. O teşebbüsün, bugün ülkemizin sanâyi, üretim ve mühendislik gücünü dünyâ ölçeğinde temsîl eden itibârlı bir müesseseye dönüşmüş olması bize gurur veriyor” diyerek başladı.
Ömer Koç, Koç Topluluğu’nun asırlık hikâyesinin Türkiye Cumhuriyeti’nin kalkınma yolculuğuyla aynı istikâmette geliştiğini vurgulayarak, “Topluluğumuz; asırlık hikâyesinde Cumhuriyetimizin iktisâdî ve toplumsal kalkınma hamlesiyle aynı istikâmette gelişmiştir. Ülkemizde ilk anonim şirketin kurulması, ilk endüstriyel girişim, ilk uluslararası ortaklık, ilk halka arz, ilk holding olma ve ilk özel vakfı kurma gibi pek çok alanda öncü olmuştur. Genç Cumhuriyet’in çalışma azmi, üretim heyecânı ve aydınlık istikbâl tasavvurunda filizlenen topluluğumuz; sanâyileşmeyi vatan için üstlendiğimiz çok mühim bir mesûliyet olarak değerlendirmiştir. Vehbi Bey’in “Ülkem varsa ben de varım, demokrasi varsa hepimiz varız” şiârı yalnızca ferdî bir yaklaşımı değil; nesilden nesile taşınan bir vâzîfe anlayışını ifâde etmektedir” diye ekledi.
Ömer Koç: “Asıl başarıyı; memleketimizin sanâyi ve mühendislik birikimini güçlendirmekte, beşerî sermayeyi desteklemekte ve Türkiye’nin rekâbet gücünü ileriye taşımakta gördük.” Koç Topluluğu’nun geride bıraktığı ilk yüzyıl boyunca büyümeyi hiçbir zaman sâdece rakamlarla tarîf etmediğini vurgulayan Ömer Koç, “Bu anlayışla; geride bıraktığımız yüz yıl boyunca attığımız her adımda yatırımı ve istihdâmı müşterek refâhın unsurları olarak telâkki ettik. Büyümeyi hiçbir zaman sâdece rakamlarla tarîf etmedik. Asıl başarıyı; memleketimizin sanâyi ve mühendislik birikimini güçlendirmekte, beşerî sermayeyi desteklemekte ve Türkiye’nin rekâbet gücünü ileriye taşımakta gördük” diye konuştu.
Ömer Koç, Topluluğun sâdece iktisâdî anlamda değil; eğitim, kültür-sanat ve sağlık alanlarında da fayda sağlamayı öncelik addettiğini belirterek, “Kuşaklar boyunca inşâ edilen birikim neticesinde 60’ın üzerinde ülkede 120 binden fazla çalışma arkadaşımızla faâliyet gösteren uluslararası bir topluluk hâline geldik. Bugün 155 ülkeye ihracat yapıyor, Türkiye’nin toplam ihracatının yüzde 8’ini gerçekleştiriyoruz. Koç Holding olarak Fortune Global 500’de yer alan tek Türk şirketi olma başarısını sürdürüyoruz. Otomotivden enerjiye, dayanıklı tüketimden finans ve turizme kadar pek çok sektörde katma değer sağlıyor, hizmet veriyor ve mühendislik kapasitemizi geliştiriyoruz. Hangi coğrafyada faâliyet gösterirsek gösterelim, dâimâ memleketimize karşı duyduğumuz mesûliyetin ve bayrağımızı dünyânın dört bir yanında dalgalandırmanın şevkiyle hareket ediyoruz. Hangi alanda çalışırsak çalışalım; işimizi dâimâ ülkemize kalıcı değer üretme hedefiyle yürütüyoruz. Sâdece iktisâdî anlamda değil; eğitim, kültür-sanat ve sağlık alanlarında da fayda sağlamayı öncelik addediyoruz” dedi.
Ömer Koç: “İkinci yüzyılımızda da aynı inanç, aynı çalışma azmi ve aynı memleket sevgisiyle yolumuza devâm edeceğiz.” İkinci yüzyıllarına aynı inanç, aynı çalışma azmi ve aynı memleket sevgisiyle yürümeye devâm edeceklerini belirten Ömer Koç, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: “İkinci asrımıza adım atarken; genç nüfusumuzun girişimcilik kâbiliyetinden, sanâyi tecrübemizin ve yetişmiş insan kaynağımızın ülkemizi çok daha ileriye taşıyacağına eminiz. Koç Topluluğu olarak; ilk yüzyılımızı büyük bir gayret ve kararlılık duygusuyla geride bıraktık. Bundan sonra da Büyük Atatürk’ün açtığı medeniyet yolunda lâik cumhuriyetin değerlerine sâhip çıkarak aynı inanç, aynı çalışma azmi ve aynı memleket sevgisiyle yolumuza devâm edeceğiz. Çok iyi biliyoruz ki; elde ettiğimiz başarılar, emekleri ve bağlılıklarıyla topluluğumuza güç veren çalışma arkadaşlarımızın, bayilerimizin ve iş ortaklarımızın sâyesinde mümkün oldu. Kendilerine ve ayrıca bize bir asırdır teveccüh gösteren milletimize ve desteklerini esirgemeyen devletimize müteşekkiriz.”
Davette Ömer Koç’un ardından konuşan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Koç Topluluğu’nun hikayesi Cumhuriyet’imizin ekonomik kalkınma serüveniyle kesişen, örtüşen bir hikayedir. Ankara’nın köklü ticaret kültürü ahilik geleneğinden beslenen iş ahlakı ve girişimcilik anlayışı içinde filizlenen bu yolculuk zamanla ülkemizin en büyük sanayi ve hizmet topluluklarından birine dönüşmüştür. Merhum Vehbi Koç’un henüz genç yaşlarda Ankara’da başladığı ticaret hayatı çalışkanlık, dürüstlük ve ileri görüşlülük temelinde yükselmiş ortaya koyduğu vizyon nesiller boyunca taşınan güçlü bir kurumsal yapının temelini oluşturmuştur. Topluluğun tarihine bakıldığında Türkiye’nin sanayileşme yolculuğunun birçok önemli durağında izlerini görmek mümkündür” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Nijer Cumhurbaşkanı Tchiani ile gerçekleştirdikleri ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Afrika ülkeleriyle ilişkilerimizi eşit ortaklık, karşılıklı saygı ve kazan-kazan ilkeleri temelinde geliştirmeyi sürdürüyoruz. Biz bu münasebetleri sadece ticari ve ekonomik alanlarda değil, güvenlik, eğitim, kültür ve ulaşım gibi geniş bir yelpazede uzun vadeli iş birlikleri olarak görüyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Nijer Cumhurbaşkanı Abdourahamane Tchiani, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirdikleri baş başa ve heyetler arası görüşmelerin, iki ülke arasındaki anlaşmaların imza töreninin ardından ortak basın toplantısı düzenleyerek açıklamalarda bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Afrika dışındaki ilk resmî ziyaretini Türkiye’ye gerçekleştiren Nijer Cumhurbaşkanı Tchiani ve heyetini Ankara’da ağırlamaktan memnuniyet duyduğunu ifade etti.
Bugünkü görüşmelerin ve konuk heyetin Türk iş çevreleriyle yapacağı temasların hayırlara vesile olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Nijer’in, derin tarihî ilişkilere sahip olunan Afrika’daki dost ve kardeş ülkelerin başında geldiğini söyledi.
“NİJER’İN KALKINMA MÜCADELESİNİ DESTEKLİYORUZ”
Stratejik önemi yüksek bu coğrafyayla 1400’lü yıllara uzanan ilişkilerin, bugün Nijer Cumhurbaşkanı Tchiani’nin de katkılarıyla her geçen gün geliştiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Aziz kardeşimin liderliğinde, Nijer’in karşılaştığı tüm zorluklara rağmen farklı bir atılım içinde olduğunu görüyoruz. Biz de Afrika halklarının kara gün dostu olarak elimizdeki tüm imkânlarla Nijer’in kalkınma mücadelesini destekliyoruz” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugünkü görüşmelerde ortak tarih ve karşılıklı saygı üzerine bina edilen münasebetleri her alanda ilerletme iradesine sahip olduklarını teyit ettiklerini dile getirdi.
Nijer Cumhurbaşkanı Tchiani ve heyetiyle özellikle savunma sanayi, güvenlik, enerji, madencilik, ticaret, yatırımlar, eğitim, sağlık ve tarım alanlarındaki ilişkileri etraflıca değerlendirdiklerini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Nijer’deki yatırım fırsatlarını görüştük, ekonomik ve ticaret ortak tesisinde mutabık kaldık. Biraz önce şahit olduğumuz üzere çeşitli alanlarda anlaşmalara imza atmak suretiyle ilişkilerimizin ahdi zeminini daha da pekiştirdik. İşletme protokolünü yenilediğimiz Türkiye-Nijer Dostluk Hastanesi, Nijer ile münasebetlerimizin insani boyutuna çok kıymetli katkılarda bulunuyor. Dostluk Hastanesi ve Dostluk Okulu projelerini gerçekleştiren TİKA, sulama, tarım ve hayvancılık başta olmak üzere Nijer’in idari ve sivil altyapısının güçlendirilmesi konusunda katkılarını sürdürüyor.”
“NİJER İLE İŞ BİRLİĞİMİZİ SÜRDÜRMEYE DEVAM EDECEĞİZ”
Çok önem verdikleri eğitim alanındaki iş birliğinin seyrinden memnun olduklarına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Türkiye Maarif Vakfı’mız, başkent Niamey’de 12 okulda toplam 1700’ü aşkın öğrenciye eğitim veriyor. 300’ü Türkiye olmak üzere 500’e yakın Nijerli öğrenci ülkemizde yüksek öğretim alıyor. Türkiye mezunları, gönül elçilerimiz olarak aramızdaki muhabbetin daha da güçlenmesine vesile oluyor. Az önce Yüksek Öğretim Kurulumuz ile muadil Nijerli kuruluş arasında iş birliğine dönük mutabakat metni imzalandı. İnşallah tüm bu alanlarda Nijer ile iş birliğimizi sürdürmeye devam edeceğiz.”
“TERÖR ÖRGÜTLERİYLE MÜCADELE NOKTASINDA DOST VE KARDEŞ ÜLKELERİMİZİN YANINDAYIZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Her fırsatta vurguladığım üzere Afrika ülkeleriyle ilişkilerimizi eşit ortaklık, karşılıklı saygı ve kazan-kazan ilkeleri temelinde geliştirmeyi sürdürüyoruz. Biz, bu münasebetleri sadece ticari ve ekonomik alanlarda değil, güvenlik, eğitim, kültür ve ulaşım gibi geniş bir yelpazede, uzun vadeli iş birlikleri olarak görüyoruz. Kıtanın, bilhassa Sahel bölgesinde istikrarsızlık oluşturan terör örgütleriyle mücadele noktasında dost ve kardeş ülkelerimizin yanındayız” ifadelerini kullandı.
Nijer Cumhurbaşkanı Tchiani’nin liderliğinde Nijer güvenlik güçlerinin terörle mücadelesini de takip ettiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kendileriyle bu çerçevede askerî eğitim ve istihbarat alanlarında daha yakın iş birliği imkânlarını da değerlendirdik. Ülkemizin bu alandaki tecrübesini paylaşmaya hazır olduğumuzu belirttik. Ayrıca konuk heyetin önde gelen savunma sanayi firmalarımızla yapacakları görüşmelerin müspet neticelerini de yakında alacağımıza inanıyorum” dedi.
NİJER CUMHURBAŞKANI TCHİANİ: “8 OCAK 2013 TARİHLİ RESMÎ ZİYARET BİZİM İÇİN TARİHÎ BİR DÖNEMİN BAŞLANGICI OLDU”
Nijer Cumhurbaşkanı Tchiani, Türkiye-Nijer ilişkilerinin Osmanlı dönemine uzandığını belirterek “450 kişinin zamanında Libya’dan ayrılıp Agadez’e gelmesiyle birlikte 1405 yılından bu yana ikili iş birliğimiz güçlendi. Türkiye Cumhuriyeti’yle bağımsız Nijer Cumhuriyeti arasındaki ilk diplomatik ilişki anlaşmaları 1966 yılında imzalanmıştır” değerlendirmesinde bulundu.
Türkiye-Nijer arasındaki ilişkilerin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın başbakanlık döneminde 8 Ocak 2013’te Nijer’e resmî ziyaret gerçekleştirmesi ve bu ziyarette ikili iş birliği anlaşmasının imzalanmasıyla güçlendiğini vurgulayan Nijer Cumhurbaşkanı Tchiani şöyle devam etti: “O dönemden bu yana daima Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın aydın vizyonu ve iradesiyle birlikte Türkiye Cumhuriyeti’nin desteğini aldık. Kendisi (Cumhurbaşkanı Erdoğan) Nijer Cumhuriyeti’ne her zaman ayrı bir önem vermiştir. Ekselansları her zaman ilişkilerimizin gidişatını takip etti ve terör tehdidiyle başarılı bir şekilde mücadele etmemiz için de bizi destekledi.”
İki ülke arasındaki ilişkilerin sadece savunma alanıyla sınırlı olmadığını, bunun dışında ilişkilerin başka alanlarda da güçlendiğini aktaran Nijer Cumhurbaşkanı Tchiani, sağlık alanında da Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 2013’teki ziyareti sonrasında Türkiye-Nijer Dostluk Hastanesinin inşa edildiğini hatırlattı.
Nijer Cumhurbaşkanı Tchiani, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 8 Ocak 2013’teki Nijer ziyaretini hatırlatarak şunları kaydetti: “O dönem siz yeni bir girişimle birlikte Maarif Vakfı aracılığıyla üniversite için bizi desteklediniz ve yeni öğrencilerimizin kaliteli bir erişime sahip olmasını sağladınız. 500’den fazla öğrencimiz buradaki yüksek öğrenim hizmetlerinden faydalanmakta. Bunun dışında yine Türkiye-Nijer dostluk tesisi oluşturuldu. Dolayısıyla aslında şunu ifade edebilirim ki 8 Ocak 2013 tarihli resmî ziyaret bizim için tarihî bir dönemin başlangıcı oldu.”
Tarım, enerji, altyapı, savunma sanayi alanında Türkiye’nin desteğini gördüklerini belirten Nijer Cumhurbaşkanı Tchiani, “Özellikle Sayın Cumhurbaşkanı’nın bize destek olduğunu görebiliyoruz. Kendisi sürekli bizim yanımızda” dedi.
Nijer Cumhurbaşkanı Tchiani, bugünkü ziyaretinin Afrika ülkeleri dışında gerçekleştirdikleri ilk ziyaret olduğunu ifade ederek “Umuyorum ki bu iş birliğimiz daha da devam etsin, daha da güçlensin ve örnek teşkil etsin. Hem Afrika kıtası için örnek teşkil etsin hem de dünya için örnek iş birliği ilişkisi olsun” diye konuştu.
TÜRKİYE İLE NİJER ARASINDA İMZALANAN ANLAŞMALAR
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Nijer Cumhurbaşkanı Tchiani’nin Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ndeki baş başa ve heyetler arası görüşmelerinin ardından iki ülke arasındaki ortak anlaşmalar imza altına alındı.
İki ülke arasındaki “Yükseköğretim, Araştırma ve İnovasyon Bakanlığı Arasında Yükseköğretim Alanında İşbirliğine Yönelik Mutabakat Zaptının 2026-2030 Yılları İçin Uygulama Protokolü”ne Yükseköğretim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar ile Nijer Dışişleri, İşbirliği ve Yurtdışındaki Nijerliler Bakanı Bakary Yaou Sangare imza attı.
“Ekonomik ve Ticari Ortaklık Komisyonu (JETCO) Kurulmasına İlişkin Ortak Bildiri”yi Ticaret Bakanı Ömer Bolat ile Nijer Ticaret ve Sanayi Bakanı Abdoulaye Seydou imzaladı.
“Nijer-Türkiye Dostluk Hastanesinin Ortak İşletilmesi ve Devredilmesi ile İlgili Protokol”e Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu ile Nijer Sağlık ve Kamu Hijyeni Bakanı Albay Dr. Garba Hakimi imza attı.
“Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı Diplomasi Akademisi ile Nijer Cumhuriyeti Ulusal Diplomatik ve Stratejik Araştırmalar Kurumu Arasında Mutabakat Zaptı”nı Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler ile Nijer Dışişleri, İşbirliği ve Yurtdışındaki Nijerliler Bakanı Bakary Yaou Sangare imzaladı.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.