Cumhurbaşkanı Erdoğan, TÜBA VE TÜBİTAK Bilim Ödülleri Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Ülkemiz, Millî Teknoloji Hamlesi rehberliğinde gerçekleştirdiği çalışmalarla, dünyanın ilk 10 ekonomisi arasına girme hedefine adım adım yaklaşıyor. Biz, siyasi bağımsızlığın teknolojik bağımsızlıktan geçtiğine samimiyetle inanıyoruz. Bilim ve teknolojiyi Türkiye’nin hedeflerine ulaşmasında en önemli araç, en etkili imkân olarak görüyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen TÜBA VE TÜBİTAK Bilim Ödülleri Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ödül takdim edecekleri bilim insanlarını, çığır açıcı çalışmalarından dolayı tebrik ederek başarılarının devamını diledi.
Başvuruların titizlikle değerlendirilmesiyle bu yıl 57 bilim insanının 2 kurumun ödüllerine layık görüldüğünü belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Uluslararası TÜBA Akademi Ödülleri’nde Fen ve Mühendislik Bilimleri, Sosyal ve Beşeri Bilimler ile Sağlık ve Yaşam Bilimleri kategorilerinde üç ödül takdim edeceğiz. Böylece TÜBA Akademi Ödüllü bilim insanı sayımız 25’e yükseldi. Üstün başarılı genç bilim insanlarının ödüllendirildiği TÜBA-GEBİP Ödüllerini 22 farklı üniversite ve kurumdan, 34 genç bilim insanımıza vereceğiz” ifadelerini kullandı.
Bugüne kadar TÜBA-GEBİP ödülünü kazanan bilim insanı sayısının da 610’a ulaştığını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bilimsel telif eser ödüllerinde, 7 Türkçe bilimsel telif eser 6 TÜBA-TESEP ödülüne layık görüldü. Bu alanda da şimdiye kadar ödüllendirilen eser sayısı 226’ya çıktı. TÜBİTAK ödülleri kapsamında ise 12 farklı üniversiteden bilim insanımıza iki bilim ödülü, bir hizmet ödülü ve 11 teşvik ödülü takdim edeceğiz. Bu ödüllerin ilk kez verildiği 1966’dan bugüne kadar 184 bilim ödülü, 19 özel ödül, 88 hizmet ödülü, 547 teşvik ödülü ve 2019 yılı Profesör Doktor Fuat Sezgin Bilim Tarihi Ödülü dâhil olmak üzere toplam 839 bilim insanı ödüllendirildi. Atalarımız, az önce de ifade edildi, ‘Marifet iltifata tabiidir, iltifatsız emek zayidir.’ diyor. Hakkı verilen her başarının yeni başarıların habercisi olduğuna inanıyoruz. Cumhurbaşkanı olarak ve TÜBA ve TÜBİTAK Bilim Ödüllerini bu hissiyatla himaye ediyoruz. Başbakanlığımız döneminde de bu çalışmaları yakından takip ettiğimizin, her aşamada destek verdiğimizin en yakın şahidi sizlersiniz. Bugün ödülünü takdim edeceğimiz bilim insanlarımızın her birini ayrı değerde görüyoruz. Esasen ödül alsın, almasın bilim insanlarımızın tamamının ülkemizin müreffeh yarınları için gecesini gündüzüne kattığını biliyoruz.”
Ödül sistemini, bilim insanları için bir motivasyon ve teşvik kaynağı olarak değerlendirdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2022 TÜBA ve TÜBİTAK Bilim Ödülleri’nin bilim camiasına hayırlı olmasını dileyerek ödül alan bilim insanlarını tekrar tebrik etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ülkemiz, millî teknoloji hamlesi rehberliğinde gerçekleştirdiği çalışmalarla dünyanın ilk 10 ekonomisi arasına girme hedefine adım adım yaklaşıyor. Biz siyasi bağımsızlığın, teknolojik bağımsızlıktan geçtiğine samimiyetle inanıyoruz. Bilim ve teknolojiyi Türkiye’nin hedeflerine ulaşmasında en önemli araç, en etkili imkân olarak görüyoru” dedi.
Katma değerli üretimin, güçlü büyümenin ve sürdürülebilir refahın yolunun, bilim ekosisteminin canlılığından geçtiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “TÜBA ve TÜBİTAK, yürüttükleri takdire şayan çalışmalarla ülkemizin bilim ve teknoloji altyapısına önemli katkılar yapan kurumlarımızdır. TÜBA, Türkiye’de bilim alanlarının tamamını kucaklayan faaliyetleriyle bilim insanlığını ve araştırıcılığı özendirmeyi misyon edinmiş bir akademik platformdur. Bilime ve teknolojiye katkı sağlamak amacıyla tematik bilimsel programla ve projeler yürüten TÜBA, araştırma ve yayınlarıyla da literatüre değerli katkılar sağlıyor. Bu yıl Türk-İslam Bilim Kültür Mirası Projesi’ni 8 eserle zenginleştirdik. Cumhuriyet’imizin 100’üncü yılında da Türk Maarif Ansiklopedisi, Millî Teknoloji Hamlesi ve Millî Mücadelenin Yerel Tarihleri adlı bilimsel eserleri yayımlayacağız. Geçmişten geleceğe köprü kuran, kültürel sermayemizin gelişmesini sağlayan bu nadide eserleri ülkemize kazandıran TÜBA’nın çatısı altında gayret gösteren tüm hocalarımıza, şahsım milletim adına teşekkür ediyorum.”
“3 BİN 734 ARAŞTIRMA-GELİŞTİRME PROJESİNE 1,5 MİLYAR LİRADAN FAZLA DESTEK VERDİK”
TÜBİTAK’ın da bilim ve teknoloji dünyasının değerli bir aktörü olarak pek çok başarılı çalışmaya imza attığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sadece son bir yılda TÜBİTAK eliyle 174 üniversitenin 3 bin 734 araştırma-geliştirme projesine 1,5 milyar liradan fazla destek verdik. Bu projelerde yaklaşık 10 bin araştırmacı ve 12 bin bursiyer görev aldı. Stajyer Araştırmacı Burs Programı (STAR) ile üniversite öğrencilerinin araştırma çalışmalarını teşvik ediyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2022’de başlatılan STAR programında bugüne kadar 5 bine yakın öğrenciye 6 ay süreyle 3 bin 619 farklı projede görev aldığını dile getirdi.
Lisans öğrencilerinin UNESCO Dünya Miras Listesi’nde bulunan ve “tarihin sıfır noktası” olarak nitelendirilen Şanlıurfa’daki Göbeklitepe Ören Yeri’nde yürütülen projelere de katkı verdiğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “Arkeoloji veya kültür varlıklarını koruma ve onarım bölümünde eğitim alan 27 farklı üniversiteden 58’i kız ve 35’i erkek toplam 93 öğrenciyi bu kapsamda destekledik. Nitelikli insan gücüyle, sürekli gelişen altyapısıyla, ileri düzey laboratuvarlarıyla, teknoloji dünyasının öncü araştırma kurumlarının bünyesinde barındıran Gebze Yerleşkesi’nde TÜBİTAK Fen Lisesi’ni kurduk. Sizlerin de yakından izlediği gibi ülkemizde bir kesim arkasına önüne bakmadan, her konuyu istismar etmekte sınır tanımıyor. Bunlardan biri de beyin göçü meselesidir. Öncelikle genç beyinlerimizin kendilerini geliştirmek için yurt dışına çıkmasına karşı olmadığımızı, tam tersine bunu desteklediğimizi belirtmek isterim.”
“BEYİN GÖÇÜNÜ TERSİNE ÇEVİRİYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün Çin’in başarısının en büyük sebeplerinden biri olarak yurt dışına okumaya giden gençlerinin, oralarda kazandıkları tecrübeleriyle ülkelerine yaptıkları katkıların gösterildiğini, Türkiye’nin de TÜBİTAK aracılığıyla bu doğrultuda önemli adımlar attığını söyledi.
Bu alanda yapılan çalışmaları anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sadece kendi gençlerimizin yurt dışında bilgi ve tecrübe sahibi olmasını sağlamakla kalmıyor, Türkiye’yi dünyanın her yerindeki bilim insanlarımız için cazibe merkezi yapmayı hedefliyoruz. Bu amaçla ihdas ettiğimiz programlarla geri dönen araştırmacılarımız sayesinde bilim ekosistemimizi güçlendiriyor, beyin göçünü tersine çeviriyoruz” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2018 yılında hayata geçirdikleri Uluslararası Lider Araştırmacılar Programı ile Türkiye’ye dönen 190 üst düzey araştırmacıdan 9’unun projelerini başarıyla tamamladığını belirterek uluslararası lider araştırmacıların projelerinde, 346’sı doktora öğrencisi olmak üzere toplam 890 araştırmacının görev aldığını aktardı.
Sayıları ve etkinlikleri giderek artan araştırma-geliştirme laboratuvarlarının da tersine beyin göçü konusunda önemli rol oynadığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sayıları 6’ya çıkan TÜBİTAK destekli araştırma-geliştirme laboratuvarlarında, 56’sı doktoralı 130 araştırmacının çalıştığını dile getirdi. Bu merkezlerde, katmanlı imalat, otonom sürüş, akıllı 5G ve 6G ağlarının, malzeme geri dönüşüm, yalıtım, yüzey, filtrasyon, hijyen teknolojileri gibi konularda kritik araştırma faaliyetleri yürütüldüğünü anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye tüm bu çalışmalarla geleceğin teknolojilerine hazırlanıyor. Ülkemiz artık modern, gelişmiş, nitelik ve nicelik açısından dünyayla yarışır bir bilim ve teknoloji ekosistemine sahiptir” diye konuştu.
Teknoparklarda araştırma, geliştirme ve tasarım merkezlerinde 10 binlerce projenin yürütüldüğüne dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, TÜBİTAK enstitülerinde, savunma sanayisinden uzaya, yapay zekâdan astronomiye kadar geniş bir alanda başarılı çalışmalar gerçekleştirildiğini vurguladı.
“ÜRETEN İNSANLARIMIZA VERDİĞİMİZ DEĞER ORTADADIR”
Bilim ve teknoloji atılımlarını kutuplara kadar ulaştıran bir Türkiye’nin olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu yıl, TEKNOFEST kapsamında düzenlediğimiz Lise Öğrencileri Kutup Araştırma Projeleri Yarışması finalistleri arasından seçtiğimiz 3 öğrencimizi Antarktika Bilim Seferi’ne dahil ediyoruz” dedi.
Beyaz kıtada kendi projeleri ile ilgili saha çalışması yürütecek öğrencilerin, geliştirdikleri “tabiatta hızlıca çözünebilen biyoplastiği yerinde test etme imkânı” bulacağını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bilim ve teknolojideki tüm bu başarılarda, Türkiye’de araştırma, geliştirme harcamalarının millî gelirimize oranının 1000’de 5’ten yüzde 1,13 çıkmasının, araştırmacı sayısının 26 binden 222 bine yükselmesinin önemli katkısı var. Görüldüğü gibi, bizim, bilimsel çalışma yapan, teknoloji geliştiren, üreten insanlarımıza verdiğimiz değer ortadadır. Bilime ve teknolojiye yaptığımız yatırımların meyvelerini her alanda topluyor olmanın da mutluluğu içindeyiz. Bugün nerede durduğumuzu ve yarın nereye gideceğimizi doğru tespit etmek için, önce nereden geldiğimizi bilmemiz şarttır. Bir dönem dünya çapındaki bilim insanları hep bizim gönül coğrafyamızdan çıkıyordu. El Cezeri, Ali Kuşçu, Hezarfen Ahmed Çelebi gibi bilim insanlarımız icatlarıyla tarihin yönünü değiştirdiler. Aynı şekilde İbn-i Sina’dan Hayyam’a, Razi’den Cabir’e etkileri hâlâ devam eden bilim insanlarımız vardı. Ancak daha sonra bilim ve teknoloji çalışmalarında önemli bir durgunluk dönemi yaşadık. İnşallah artık bu fetret dönemini bitiriyor, bilim ve teknolojide yeniden şahlanışa geçiyoruz. Allah’ın izniyle bu coğrafya tekrar bilimin ve teknolojinin önde gelen merkezlerinden biri olacaktır. Biz, buna canı gönülden inanıyoruz.”
TEKNOFEST kuşağına güvendiklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bilim insanları ve gençlerin azimleri, öz güvenleri ve başarılarıyla bu ümidi ziyadesiyle verdiğini belirtti. Gençlerin birçok şeyi başararak yarınlara hazırlandığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “DENEYAP Teknoloji Atölyelerinde daha 8 yaşlarında, 9 yaşlarında yapay zeka, nesnelerin interneti, robotik projeleri geliştiren evlatlarımızı gördükçe bu inancımız güçleniyor. Yeni nesil yazılım okullarında kendilerini yetiştiren binlerce gencimiz, sessiz sedasız yazılım dünyasındaki yerlerini alıyor. Teknoparklarda 2 kişi, 3 kişi bir araya gelerek milyar dolarlık değerlemeye ulaşan şirketler kuran parlak beyinlerle gurur duyuyoruz. Evlatlarımız daha ortaokul, lise sıralarında iken TEKNOFEST yarışmalarında dikey roket, insansız hava araçları, kutup araştırmaları, biyoteknoloji gibi projelerde çalışıyor. Ülkemizin ilk yerli otomobili Togg’u, niye geçmişte değil de bugün üretebildik sorusunun cevabı, işte burada gizlidir. Dünya, bizim insansız hava araçlarındaki başarımızı manşetlere taşıyor, şaşkınlıkla takip ediyor. Adına şarkılar yazılan TB2 ile başladığımız yolculukta, önce Akıncı’ya, sonra insansız muharip savaş uçağımız Kızılelma’ya geldik. Şu anda oranın üretiminde 3 bin gencimiz çalışıyor ve bunların yaş ortalaması 25 ile 35 arasında. Demek ki bu millet, Türk oğlu Türk yapar mı? Yapar ve şu anda bunu yapıyor.”
“BUNLAR TÜRKİYE YÜZYILI’NIN İLK FOTOĞRAFLARI”
Diğer bir kulvarda ANKA, Aksungur, millî muharip uçakla yol alındığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Daha havada Atak’ı, Hisar’ı, Tayfun’u, denizde Anadolu’yu, Piri Reis’i, diğer projeleri saymıyorum bile. Bu teknolojiler sadece ülkemizin kendi savunmasında elimiz, ayağımız olmakla kalmıyor, aynı zamanda savunma sanayimizi küresel düzeyde söz sahibi haline getiren bir vizyonu ortaya koyuyor” dedi.
“Savunma sanayisindeki bu topyekun dönüşümün anlamı, dünyanın güvenlik dengelerindeki sarsıntının artacağı önümüzdeki dönemde daha iyi kavranacaktır” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayisinin diğer alanlardaki teknolojik gelişmelerin itici gücü olduğunu da asla unutmadıklarını dile getirdi.
Bu alandaki birikime sadece savunma gözüyle bakmadıklarını, meseleyi çok daha geniş bir perspektifte değerlendirip ona göre destek verdiklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu tabloya bakıp da umutlanmamak mümkün mü? Togg banttan indiğinde hep beraber gururlandık değil mi? Orada da şu anda 1400 gencimiz çalışıyor. Kızılelma ilk uçuşunu yaptığında hep beraber duygulandık değil mi? Tabii bunlar daha başlangıç, bunlar Türkiye Yüzyılı’nın ilk fotoğrafları ama bize bu kadarı yetmez. İstiyoruz ki bilim insanlarımızla, araştırmacılarımızla, mühendislerimizle bu fotoğrafı her gün daha da zenginleştirelim, geliştirelim” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’yi bilimle, teknolojiyle, sanayiyle kalkındırmak istediklerini vurgulayarak “Bunun için de durmak yok, yola devam” dedi.
Tarihin kritik bir dönemindeki bu kutlu yolculukta TÜBA’ya ve TÜBİTAK’a da büyük sorumluluk düştüğüne işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bilim insanlarımıza, araştırmacılarımıza hem destek olacak hem moral verecek çalışmalarınızda daima yanınızda yer almayı sürdüreceğim” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ödül alan bilim insanlarını bir kez daha tebrik etti.
Törene, TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Derya Yanık, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, TÜBİTAK Başkanı Hasan Mandal ve TÜBA Başkanı Muzaffer Şeker de katıldı.
Bakan Varank ve TÜBİTAK Başkanı Mandal, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, TÜBİTAK BİLGEM Tarafından Tasarlanan ve Üretilen Millî Hedef Algılayıcı (MİHAL) Lazer Dedektör Sinyal Kuvvetlendirme Tümdevresi takdim etti.
TÜBA Başkanı Şeker de Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, “Millî Teknoloji Hamlesi: Toplumsal Yansımaları ve Türkiye’nin Geleceği”, “Enerji: Kavramlar ve Uygulamalar” ve “Endokrin Bozucular ve Sağlık” kitaplarını hediye etti.
BİLİM ÖDÜLÜ
TÜBİTAK’ın “Bilim Ödülü”nü alan isimlerden Prof. Dr. Vural Gökmen, Hacettepe Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü’nde görev yapıyor.
Gıda bilimleri ve teknolojisi alanlarında araştırmalar yapan Gökmen, gıdaların işlenmesi sırasında ortaya çıkan gıda güvenliği risklerinin izlenmesine yönelik ileri analiz tekniklerinin ve bu risklerin azaltılmasına yönelik işleme teknolojilerinin geliştirilmesi konularındaki üstün nitelikli çalışmaları nedeniyle “Bilim Ödülü”ne layık görüldü.
Diğer “Bilim Ödülü”nün sahibi olan Prof. Dr. Fatih Özaltın, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Bölümü’nde görev yapıyor.
Pediatrik, üroloji-nefroloji, tıp, araştırma-deneysel, genetik-kalıtım alanlarında araştırmaları bulunan Özaltın’a, kalıtsal böbrek hastalıkları alanında, böbrek hastalıklarının patogenezinin daha iyi anlaşılması, bunlara yönelik bireyselleştirilmiş tedavi yaklaşımlarının geliştirilmesi ve normal böbrek fizyolojisinin de daha iyi anlaşılması konularındaki üstün nitelikli çalışmaları dolayısıyla “Bilim Ödülü” verildi.
Merhum Prof. Dr. Şaban Teoman Duralı da bilim insanı yetiştirmesi, felsefe bilim dalının kurumsallaşmasında ve Türkiye’deki bilimsel atılımların gerçekleşmesinde önemli rol oynaması nedeniyle “Hizmet Ödülü”ne değer görüldü.
TEŞVİK ÖDÜLÜ
“Prof. Dr. Evren Mutlugün, Prof. Dr. Mehmet Lütfi Yola, Prof. Dr. Özge Çevik, Doç. Dr. Mehmet Yağmurcukardeş, Doç. Dr. Mehmet Cengiz Onbaşlı, Doç. Dr. Fatih Kocabaş, Doç. Dr. İlyas Çağlar Yılgör, Doç. Dr. Sabahat Çiğdem Bağcı, Doç. Dr. Eyüp Doğan, Doç. Dr. Kemal Yıldız ve Dr. Öğr. Üyesi Maissam Nimer.”
TÜBA ÖDÜLLERİ
“TÜBA Uluslararası Akademi Ödülü”ne layık görülenler ise Prof. Dr. Joseph Wang, Prof. Dr. Amnon Cohen ve Prof. Dr. Joseph Jao-Yiu Sung oldu.
TÜBA-GEBİP ÖDÜLÜ
“Prof. Dr. Bahriye Akay, Doç. Dr. Mustafa Bener, Doç. Dr. Çağatay Dengiz, Doç. Dr. Burak Derkuş, Doç. Dr. Nilay Duruk Mutlubaş, Doç. Dr. Alper Gürbüz, Doç. Dr. Serdar Kocaman, Doç. Dr. Yunus Emre Türkmen, Doç. Dr. Mehmet Yağmurcukardeş, Doç. Dr. Cihan Bayındır, Doç. Dr. Miray Çelikbilek Ersundu, Doç. Dr. Utku Kürşat Ercan, Doç. Dr. Sabahat Çiğdem Bağcı, Doç. Dr. Ali Erken, Doç. Dr. Aslı Gökçe Kılıç, Doç. Dr. Namık Kılıç, Doç. Dr. Abdullah Tirgil, Doç. Dr. Uğur Uzunkaya, Doç. Dr. Hatice Yıldız Durak, Doç. Dr. Şefik Evren Erdener, Doç. Dr. Aykut Gram, Doç. Dr. Gamze Güney Eskiler, Dr. Öğr. Üyesi Safacan Kölemen, Dr. Öğr. Üyesi Eda Aydoğan Güngör, Dr. Öğr. Üyesi Hamdi Dibeklioğlu, Dr. Öğr. Üyesi Cem Örnek, Dr. Öğr. Üyesi Pakize Neslihan Taşlı, Dr. Öğr. Üyesi Gaye Danışan, Dr. Öğr. Üyesi Sedef Turper Alışık, Dr. Öğr. Üyesi Alper Yağcı, Dr. Öğr. Üyesi Seçil Yıldırım Karaman, Dr. Öğr. Üyesi Hüseyin Atakan Ekiz ve Dr. Arif Engin Çetin.”
Diğer ödüllere değer görülenler ise şöyle:
“Doç. Dr. Serdar Tort (Ahmet ve Nezahat Keleşoğlu TÜBA-GEBİP Eczacılık Özel Ödülü), Prof. Dr. Hüseyin Bereketoğlu (TÜBA-TESEP Ödülü), Dr. Leyla Yıldız (TÜBA-TESEP Ödülü), Doç. Dr. Mehmet Taha Boyalık (TÜBA-TESEP Fuat Sezgin Özel Ödülü), Prof. Dr. İlhami Yurdakul (TÜBA-TESEP Mehmet Genç Özel Ödülü), Prof. Dr. Orhan Kılıç (TÜBA-TESEP Halil İnalcık Özel Ödülü) ve Doç. Dr. Hicran Karataş (TÜBA-TESEP Mansiyon Ödülü).”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Kanada Başbakanı Mark Carney, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirdikleri baş başa ve heyetler arası görüşmelerinin, anlaşmaların imza töreninin ardından ortak basın toplantısı düzenleyerek açıklamalarda bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Mark Carney ve heyetini tarihî dönemdeki ziyareti vesilesiyle Türkiye’de ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyduğunu ifade ederek, kendisine “hoş geldiniz” dedi.
İki ülke arasındaki üst düzey ziyaretlerin sürekli olmasını temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile bugünkü görüşmelerinde ikili ilişkileri etraflıca değerlendirdiklerini, bölgesel ve küresel meselelere değinme imkânı bulduklarını söyledi.
“TİCARET HACMİMİZİ İLK OLARAK 5 MİLYARA, AKABİNDE 10 MİLYAR DOLARA ÇIKARMAYI TEMENNİ EDİYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Bu yönde atacağımız somut adımları içeren bir eylem planını da bugün kabul ettik. Öncelikle ticaret ve yatırımların artırılmasını teminen Serbest Ticaret Anlaşması müzakerelerine yılsonundan önce başlanmasını kararlaştırdık. Bu sürece paralel olarak ekonomi alanındaki ilişkilerimizi tüm boyutlarıyla ele almak üzere Ortak Ekonomik ve Ticari Komite dâhil mevcut mekanizmaları daha etkin şekilde kullanacağız. Bu komitenin müteakip toplantısına 2027 yılında bu defa özel sektörlerimizin de katılımıyla ev sahipliği yapacağız. Atacağımız bu adımlarla hâlen yaklaşık 3 milyar dolar civarında seyreden ticaret hacmimizi ilk olarak 5 milyara, akabinde de 10 milyar dolara çıkarmayı temenni ediyoruz.”
Güncellenen Hava Ulaştırma Anlaşması ile iki ülke arasındaki doğrudan uçuşları yaklaşık iki katına çıkaracaklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün ayrıca üçüncü ülkelerde ortak yatırım fırsatlarını da değerlendirdik. Afrika’dan Latin Amerika’ya, Orta Asya’dan Uzak Doğu’ya kadar geniş bir coğrafyada önemli işbirliği fırsatlarının bulunduğuna inanıyoruz. Yarın Türk Eximbank ile Kanada İhracatı Geliştirme Kurumu arasında imzalanacak mutabakat zaptının üçüncü ülkelerde ortak projelere vesile olmasını temenni ediyoruz” diye konuştu.
Kanada ile savunma sanayii ve nükleer enerji alanlarında yakın temas hâlinde olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayii iş birliğinin önemine vakıf iki müttefik olduklarını kaydetti.
Bunu son olarak Ankara’da yapılan NATO Zirvesi sırasında da gördüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, biraz önce de “Savunma Sektörü Ortaklıkları Mutabakat Zaptı”nın imzalandığını anımsattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, müttefiklerin savunma sanayilerine finansman sağlamak amacıyla Kanada öncülüğünde kurulmakta olan Savunma, Güvenlik ve Dayanıklılık Bankasının iki ülke arasındaki savunma sanayii iş birliğini desteklemesini beklediklerini kaydetti.
Enerji alanında, madencilikten LNG’ye, kritik minerallerden nükleer enerjiye kadar geniş bir işbirliği alanının mevcut olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki ülkenin Enerji Bakanlıkları arasında kabul edilen “Enerji Alanında İşbirliğine Dair Ortak Bildiri”nin de nükleer dahil bu alandaki ciddi potansiyele işaret ettiğini söyledi.
Kanada Başbakanı Carney ile Gazze, Ukrayna ve Körfez dâhil birçok bölgesel gelişmeyi de değerlendirdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gerek Ukrayna’da, gerek Körfez’de olsun diplomatik yöntemlerin kalıcı barışa giden yolu açmasını temenni ediyoruz. Bu noktada ortak görüşte olduğumuzu teyit ettik. Gazze’de ise Kanada’nın diğer bazı müttefiklerle birlikte istilacı yerleşimlere yönelik yaptırım adımlarını, İsrail hükûmetinin ihlallerinin caydırılması noktasında isabetli bir adım olarak görüyoruz. Bölgemizde barış ve istikrarın tesisi noktasında bu yöndeki tutumlarını sürdürmelerini temenni ediyoruz” diye konuştu.
“İLİŞKİLERİMİZİN GELECEĞİNE YÖNELİK TARİHÎ BİR ADIM ATTIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Başbakan Carney ile ilişkilerimizin geleceğine yönelik tarihî bir adım attık. Çok geniş yelpazeye yayılan iş birliği potansiyelimizi gerçek anlamda hayata geçirmek için önemli bir süreci başlattık. İlişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine çıkarmamız kâğıt üzerinde kalacak sembolik bir adım olmayacaktır. Bu konuda Sayın Carney’nin ekonomi alanındaki engin tecrübesi ve siyaset sahnesinde sergilediği sağduyulu ve dirayetli duruşla önemli rol oynayacağına inanıyorum.”
Kanada Başbakanı Carney’ye, konuşmasının ardından, anlamlı ve dolu dolu ifadeleri için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Gerçekten uzun yıllara sâri bir Türkiye-Kanada kopukluğunu bugün gidermiş olduk. Şimdi yeni bir dönemi Türkiye ve Kanada arasında başlatıyoruz. İnşallah iş adamlarımızı bir araya getireceğiz ve ben de Kanada’ya yapacağım ilk iş adamlarıyla birlikte ziyaretimde, orada iş adamlarımızı bir araya getirerek adımlarımızı atacağız.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Kanada Başbakanı Mark Carney’i Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde resmî törenle karşıladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney’in tören alanındaki yerlerini almalarının ardından iki ülkenin millî marşları çalındı. Kanada Başbakanı Carney’in tören kıtasını selamlamasından sonra iki lider heyetlerini birbirlerine takdim etti.
Türkiye ve Kanada bayrakları önünde basın mensuplarına poz veren Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney, daha sonra baş başa görüşmelerini gerçekleştirmek üzere Cumhurbaşkanlığı Külliyesine geçti.
Merhametsizlikte sınır tanımazlar FETÖ’cüler şirketleri batırmak ve Mülklerini ele geçirmek için her türlü DİZİ FİLİMİ çeviriyorlar FETÖ’cüler çok zengin yandaşlar oluşturmak ana hedefleridir FETÖ’de “hedefe ulaşmak için her yol mübahtır” anlayışı vardır MARKA &PATENT ÇETESİ Marka & Patent çetesi | Devletin imkanlarını kullanıp Milletimize TUZAK kuruyorlar | FETÖ’cülere Kimler yardım ediyor? FETÖ’cüler Makam mevki ve para için her şeyi yapıyorlar FETÖ’nün bilişim militanları | İnsanlara kumpas kurarak adli sicil kayıtlarını kirletmek için her türlü yolsuzlukları yapıyorlar kurdukları tuzaklarda sınır tanımıyorlar
Bir FETÖ’cü nasıl anlaşılır? “Her türlü film çevirmek” Her türlü İftirayı atarlar sınır tanımazlar Yalan söylemekte, Kumpas kurmakta, İftira atmakta ,Dikizlemekte, Devlet imkanlarını örgüt için kullanmakta, Kamu ve insanların malına konmakta, adam öldürmekte uzmandır bunlar! merhamet ve vicdanları yoktur Makam mevki ve para için her şeyi yaparlar Hak yediler Soru çaldılar, insanlara kumpas kurdular, özellerini teşhir ettiler, o görüntülerle tüm istediklerini aldılar. İşyerlerine Kamu kurumlarına sitelere evlere kameralar kurdular hem insanları izlediler hem dinlediler insanların özel hayatlarına girdiler evlerine gizli kameralar kurdular bu yolla insanları ,şirketleri ,tehdit ettiler .her türlü yolsuzluğu yaptılar Bunlar ne kadar insanlık suçu varsa işledi hala işlemeye devam ediyorlar 40 yıl boyunca sinsi sinsi örgütlendiler. Suçsuz insanları kumpas kurup hapse attırdılar merhametsizler Türkiye’nin ve şirketlerin sırlarını sattılar Casusluk yaptılar. Devleti ele geçirmek için her şeyi yaptılar. Kaç masum insanın yuvasını yıktılar kim bilir? Nice esnafı iflas ettirdiler kurdukları kumpaslarla Mallarını ele geçirdiler Paravan holding ler kurdular insanların Mallarına el kondular. Karşı çıkanı da ölüme yolladılar… Vicdandan yoksun, gaddar, zalim merhamet yoksunudur bunlar Her türlü iftirayı atabilecek, her yalanı söyleyebilecek kadar zalimdirler.
Marka & Patent çetesi | Devletin imkanlarını kullanıp Milletimize TUZAK kuruyorlar |
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.