Tarih sayfasında sayısız medeniyetlerin bir çoğunun yaşadığı topraklarda, Mezopotamya ‘dan gelen kervanların geçtiği tarihi İpek Yolu üzerinde yer alması nedeni ile önemli bir yeri olan ünlü Kral Yolunun geçtiği, doğal ve beşeri faktörlerin etkisiyle, tarihin ilk dönemlerinden beri Anadolu’nun önemli kentlerinden biri olma özelliğini koruyarak, Çifte Minare, Gök Medrese ve Divriği Ulu Cami gibi tarihi eserlerinin ,Dünya UNESCO Mirası listesinde sayısız eserleri bağrında yaşatan, Türk Kurtuluş Savaşı’nın temellerinin atıldığı Cumhuriyet Şehrimiz Sivas .
İyi ki varsın yazı dizimde, Topluma ,eğitim ve değer ilişkisini daha anlaşılır kılmak adına ,nesillerden nesillere aktarımı noktasında , ülkesinin nitelikli insan gücünü yetiştirmek için, bilgi toplumunun yaygın “eğiticileri” içerisinde , eğitimci ve yazar Soner Çağatay’ a yer verdim.
25 Şubat 1977 tarihinde Sivas Gemerek’ te dünyaya geldi. Sivas Kartalkaya İlkoku ‘nu bitirdikten sonra, Gemerek İmam Hatip Lisesi mezunu olan Soner Çağatay, Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesinden 1995-2000 döneminde mezun oldu. 1999- 2000 eğitim öğretim döneminde İstanbul Şemsi Paşa İlköğretim Okulunda ilk Staj görevinin ardından 2002‘ de İstanbul’da vatani görevini gerçekleştirdi. Eğitimci olmanın sadece yurt sathında olmadığı inancı ile 2003 yılında Almanya Mönchengladbach ‘da özel bir kurumda idarecilik ve öğretmenlik yaptı. Bu görevini 2005 yılına değin sürdürdükten sonra ,2006 yılında Almanya Bochum’ da Orientalistik und Islamwissenschaft (Doğu ve İslam Bilimleri,) Ruhr- Universität da Yüksek Lisansını tamamladı. 2012 yılında başlattığı ve 2014’de sonlandırdığı Comenius Projesi (Macaristan-Eskişehir) ile ilklere imza atmayı başaran Soner Çağatay’ın;
Evangelisch -Theologische Fakültesi / Almanya -İbranice Dil Belgesi’nin yanı sıra,TÖMER Türkçe Diploması ve 2022 yılında, Eskişehir Tepebaşı Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından verilen Üstün Başarı Belgesi bulunmaktadır.
Soner Çağatay söyleşisinde şu ifadelere yer verirken ;
“Bir toplumun en önemli zenginlik kaynağı insandır. İnsan henüz sınırlarını tanımlayamadığımız engin bir öğrenme, yaratma, sevgi ve hizmet potansiyeliyle doğar. Toplumun en önemli görevi, tek tek her vatandaşına, bu engin potansiyeli son sınırına kadar geliştirmek için gerekli olan eğitimi sağlamaktır. Hiç bir görev en değerli yaratıcı ve üretici kaynak olan “insan”ı eğitmekten daha önemli olamaz.” diyerek Eğitimin ne derece önemli bir kavram olduğunu yineliyor ve devam ediyor . “Değerlerin, hangi yolla edinilirse edinilsin, nesiller arası aktarım ile sürekliliği sağlanır. Her birey veya topluluk için değerler çeşitli çabalarla görünür hale gelir. Değerlerin görünür hale gelmesi ve dolayısıyla bir sonraki nesle aktarılması, planlı ve bilinçli (formal eğitim) olabileceği gibi, herhangi bir özel çaba gerektirmeden de olabilmektedir. Unutulmamalıdır ki sevgi ve saygı birer yansımadır. Sizden çıkıverir, karşınızdaki kişiden tekrar size döner.”
Soner Çağatay ‘ın Dört arkadaşın , Çinli Amiral Zheng He’nin okyanusta batan hazine gemilerini aramak için dalış yapar ve bir gemi bulurlar; okyanusun altındaki rengarenk balıkların bir servet değerinde olduğu, bir akvaryum tesisi kurup süs balıklarını, orkinosları ve arovanaları yakalayıp satarak zengin olmayı kafaya koyup zengin olma fikri ile Fırtınaya yakalanıp, ve bir adaya sığınırlar, adada satılmaya değer papağanlar, tavus kuşları, filler ve gergedanlar görürler. Bir gergedan boynuzu içindeki keratinden dolayı 40 bin dolar ettiği için onları ve diğer hayvanları katletmeye başlarlar. Cemil Bey, hayvanlarla birlik olup denizci ve Saravaklılarla mücadele eder ve Arke Adası’nı kurtarırlar. Cemil Bey yaşlanıp öldüğünde adanın ve kasabanın hayvanları ona öyle bir vefa örneği gösterir ki dünyada büyük bir yankı uyandırır ve tarih boyunca hiç unutulmaz Denizcilerin hikayesini anlatan “ARKE ADASI “ isimli romanı okumaya değer.
Kitabının ana temasında “Bir kedi geldi; kendi gözü görmezken, yıllardır kör gibi yaşayan yaşlı adamın kalp gözünü açtı. Bir koalanın ayakları yandı, o alevler yıllar önce sönmüş sevgi ateşini tutuşturdu yüreğinde. Sevdikçe değişti; değiştikçe bir kuşun kalp atışını, çatlayan çekirdeğin, filizlenen tohumun sesini duymaya başladı. İnsan olmanın tadına sevgiyle vardı;” diyen İnsanlık Dramı var. 10 Temmuz 2018 tarihinde Eskişehir’ de kaleme aldığı, “ARAMA” şiiri başta olmak üzere, “Düşme Peşine” “Derman Olmaz” isimli kaleme aldığı hece vezninde kaleme aldığı şiirleri ile birlikte toplam 1.400 adet bulunmaktadır.
Ayrıca ; yayınlanmayı bekleyen , Son Çağ, Nuh Baba’nın Cevizleri, Akruh ve Elçiler, Kayıp Ruhlar, Kıyamet, Vertigo gibi eserleri de mevcuttur.
Özel yaşamında da renkli ve bir o kadar hareketli günlerin olduğu gerçeği ışığında Soner Çağatay’ın kaynağı İnsan olan, her türlü etkinlik,eğitim ve seminerlerin yanında , şiir yazma denemeleriyle de “ çok iyi yerlere geldiğini görmekteyiz. İyi derece İngilizce, Arapça ve Almanca bilmekte olup, bilimsel bir çok kitapları okumakta ve koleksiyonu yapmaktadır.
Ülkesine olan sevdası , bitip tükenmek bilmeyen çalışma azmi, akademisyen düşünebilen, halen eğitim Sektörü alanında koordineli çalışmaları ile hem Devlet hem de Özel Kuruluşlar başta olmak üzere ,toplumun her kesimine yansıttığı fikir ve düşüncelerinin odağı roman ve şiirleri, takdire şayan yardımsever kişiliği ile sosyal lider olması ve toplumda saygın duruşu ve göreceli davranışlarının yanında iyi bir Eğitimci olması ile
İyi ki varsın Soner Çağatay diyorum. Levent Kandemir