Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti 4. Olağanüstü Büyük Kongresi’nde yaptığı konuşmada, “Cumhurla Cumhuriyet’in arasındaki duvarları yıktığımız gibi, Cumhuriyeti gerçek demokrasiyle kucaklaştıracak sivil, özgürlükçü ve kuşatıcı bir anayasayı inşallah ülkemize kazandıracağız” dedi.
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan eşi Emine Erdoğan ile birlikte AK Parti 4. Olağanüstü Büyük Kongresi’ne katıldı.
Kongrede yaptığı konuşmasına, Abdurrahim Karakoç’un Ülkü Türküsü şiirinden dizeler okuyarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm partilileri ve katılımcıları selamladı.
Hakka ve millete hizmet sevdasına, Türkiye sevdasına gönül veren herkesin bedeniyle olmasa bile kalbiyle, ruhuyla, aşkıyla, sevdasıyla bu salonda olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Bu sevda, hayatımızın gayesi olan davamızı yüceltme sevdasıdır. Bu sevda, Türkiye Yüzyılı’nı inşa etme sevdasıdır. Bu sevda, Türkiye binyılına yürüyüş sevdasıdır. Bu sevda, şehitleri ve gazileriyle ecdadın emanetine sahip çıkma sevdasıdır. Bu sevda, yok sayıldıkça daha çok var olanların sevdasıdır. Bu sevda, kutsalları, ülkesi ve milleti için gözünü kırpmadan canını ortaya koyanların sevdasıdır. Bu sevda, ak saçlı ninelerimizin, ak sakallı dedelerimizin, gözleri umutla parlayan kadınlarımızın, erkeklerimizin, gençlerimizin sevdasıdır. Bu sevda, daha doğmamış bebeklerin, gelecek kuşakların sevdasıdır. Bu sevda, her gün yeni bir umutla uyanan mazlumların, mağdurların sevdasıdır. Bu sevda, her seçimde sandıklardan partimizi birinci çıkaran ana kadememizin, kadın kollarımızın, gençlik kollarımızın, mahalle ve sandık temsilcilerimizin, velhasıl teşkilatımızın tüm mensuplarının, AK Parti’ye gönül veren herkesin, AK Parti ailesinin tüm üyelerinin sevdasıdır. Bu sevda, ülkemizin, milletimizin ve devletimizin beka mücadelesinin adı olan Cumhur İttifakı’nın sevdasıdır.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu sevdanın, bin yılda bu toprakları vatan yapan, Allah’tan başka kimseden korkusu olmayan, vicdanı ve irfanıyla, bilgisi ve görgüsüyle insanlığa örnek olan aziz milletin her bir ferdinin sevdası olduğunu dile getirdi.
Bu sevdanın, Türkiye’nin 81 iline ait olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gönül coğrafyamızı kucaklayan bu sevda, Lefkoşa’dan Karabağ’a, Saraybosna’dan Sarı Irmak’a, Medine’den Semerkant’a, Kudüs’ten Kazan’a, Alp Dağları’ndan Altay Dağları’na, Adriyatik’ten Afrika’nın ortalarına kadar, gerisinde binlerce yıllık tarih, kültür, medeniyet kardeşliği ve kader ortaklığı olan necip bir milletin sevdasıdır. Bu yüce sevdayı gönlünün en mutena köşesinde taşıyan siz değerli kardeşlerimi bir kez daha muhabbetle selamlıyorum” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kuruluşundun bugüne AK Parti’nin temsilcisi olduğu sevdaya, davaya, yürüttüğü çalışmalara, verdiği mücadeleye destek olan, katkı sağlayan, fedakârca sorumluluk üstlenen herkese şükranlarını sundu, AK Parti çatısı altında ülkeye ve millete hizmet verip de ebediyete irtihal etmiş isimleri rahmetle, minnetle yâd etti.
“Bilhassa, ülkemizin üzerinde son dönemde oynanan en büyük oyunların tekmilinin birden sergilendiği 14 ve 28 Mayıs seçimlerindeki gayretlerinizi asla unutmayacağız” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu seçimlerde, millî iradenin tecellisi için gece gündüz çalışan her bir teşkilat mensubu ile vatandaşlara teşekkür etti.
Bu seçimlerde omuz omuza mücadele ettikleri Cumhur İttifakı’ndaki ortaklarına, ittifak partilerine gönül veren vatandaşlara da teşekkürlerini ileten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnşallah 31 Mart 2024 tarihinde yapılacak mahalli idareler seçimlerinde bu kararlı tutumu tekrar sergileyerek, Türkiye Yüzyılı’nın muştusunu bir kez daha cümle âleme beraber ilan etmeye hazır mıyız?” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Her dem yeniden doğarız, bizden kim usanası” diyen Yunus Emre’nin izinde, “Dün dünle gitti cancağızım, bugün yeni şeyler söylemek lazım” diyen Hazreti Mevlana’nın yolunda, “Lütfunu dilediğine vereceğini” buyuran Allah’a ram olarak, yeminli İslam ve Türk düşmanlarının ne dediğine bakmadan, davalarının ve memleketin söz konusu olduğu her durumda, geri kalan her şeyi teferruat görerek durmadan, yorulmadan, usanmadan yola devam edeceklerini söyledi.
Güven ve istikrar iklimini tahkim etmek, refahı artırmak başta olmak üzere, millete verdikleri tüm sözleri yerine getireceklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Cumhurla Cumhuriyet’in arasındaki duvarları yıktığımız gibi, Cumhuriyeti gerçek demokrasiyle kucaklaştıracak sivil, özgürlükçü ve kuşatıcı bir anayasayı inşallah ülkemize kazandıracağız. Depremle yıkılan şehirlerimizi yeniden ayağa kaldırmakla kalmayacak, deprem tehdidi altındaki tüm yerleşim birimlerini tekrar inşa ve ihya edeceğiz. Siyasi, sosyal, bireysel sapkın akımları destekleyerek millî bünyemizi, aile kurumumuzu, değerlerimizi yıkmayı hedef alan sinsi faaliyetlerin kökünü kurutacağız. Biz LGBT tanımıyoruz. Kim LGBT’yi tanıyorsa onlar beraber yürüsün.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Cumhur İttifakı olarak da tanımıyoruz ve biz bu noktada aile kurumunu sağlam tutan, aile kurumuna sağlam olarak sarılan bir yapının mensuplarıyız. Yarısı yalan, yarısı yanlış haberler ve beyanlarla milletimizi, özellikle de gençlerimizi karamsarlığa sürüklemek isteyenlere biz ülkemizde izin vermeyeceğiz. Sınırlarımız içinde ve dışında tek bir insanımızın dahi burnunun kanamasına, onurunun zedelenmesine, hayallerinin gölgelenmesine asla rıza göstermeyeceğiz. Terörü kaynağında kurutma, bu stratejimizi kararlılıkla uygulayacak, PKK’sından FETÖ’süne, DEAŞ’ından marjinal örgütlere, bütün bunlara kadar eli kanlı canilerden döktükleri her damla kanın hesabını misliyle soracağız. ‘Bir gece ansızın gelebiliriz’ ikazının, vatanımızın bekasına kasteden alçakların yüreklerine saldığı korkuyu hiç eksiltmeyeceğiz.”
“BÖLGEMİZDEKİ TÜM ÜLKELERLE SORUNLARIMIZI DİYALOG VE DİPLOMASİYLE ÇÖZMENİN GAYRETİNDEYİZ”
Terörle mücadeleyi kararlı şekilde sürdürürken bölgede barış, huzur ve istikrarın tesisi için diplomatik çabaları yoğunlaştıracaklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Komşularımızdan başlayarak bölgemizdeki tüm ülkelerle sorunlarımızı diyalog ve diplomasiyle çözmenin gayretindeyiz. Orta Doğu’dan Kafkaslar’a, Balkanlar’dan Karadeniz’e bölgede akan kanın durması öncelikli gündemimizdir. Bunun yolu da adaletin ve uluslararası hukukun korunmasından geçer” değerlendirmesini yaptı.
İlk kıble Mescidi Aksa’nın tarihî ve dinî statüsünü aşındırmaya yönelik her türlü girişimin, her türlü işgalin karşısında durmaya devam edeceklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye olarak bu sabah İsrail’de meydana gelen hadiseler ışığında tüm tarafları itidalle hareket etmeye, gerilimi daha da tırmandıracak fevri adımlardan uzak durmaya çağırıyoruz” dedi.
“YENİ MÜJDELER VERMEYE DEVAM EDECEĞİZ”
Bu ülkenin her bir vatandaşının, doğumundan ölümüne kadar adalet, güvenlik, eğitim ve sağlık başta olmak üzere her türlü hizmetten en üst düzeyde yararlanabilmesini sağlayacaklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Son 21 yıldır enflasyona ezdirmediğimiz işçi, memur ve emeklilerimize inşallah önümüzdeki dönemde yeni müjdeler vermeye devam edeceğiz. Tüm dünyayla birlikte ülkemizi de olumsuz etkileyen hayat pahalılığı meselesini, gereken her türlü tedbiri alarak çözmekte kararlıyız. Kaderini ülkesinin ve milletinin kaderiyle bütünleştirmiş bir partiye, bir kadroya ve bir ittifaka yakışan da budur. Bize düşen hak ve hakikat mücadelesini son nefesimize kadar sabırla sürdürmektir. Bugün buradaki birlikteliğimizi, işte bu ahdin ve azmin bir sembolü olarak görüyoruz. Rabbim bu kutlu mücadelede yolumuzu, bahtımızı açık eylesin. Rabbim bu meşakkatli yolda istikametini kaybedenleri de ıslah eylesin.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’nin kadrosuyla, teşkilatıyla, programıyla, eser ve hizmetleriyle, milleti hayalleriyle buluşturan siyasetiyle Türkiye’yi bugünlere getirdiğini belirtti.
Şimdi Türkiye’nin, yine Cumhur İttifakı’nın ve AK Parti’nin kılavuzluğunda yeni bir çağın, yeni bir dönemin eşiğinde olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu yeni dönemde, son iki asırdır bize dayatılan fiziki ve zihni sınırlara teslim olmayacağız. Gönlümüze dar gelen hudutlara sıkışıp kalmayacağız. Sahibi Hak olduğu için zaferinin mutlaklığına tüm kalbimizle inandığımız davamızın bayrağını hep yükselteceğiz. Bu ufku önce Türkiye Yüzyılı ile aydınlatacak, ardından hedeflediğimiz asıl yere çıkaracağız. İnsanlığın geleceğine yön veren, ruhunu şekillendiren, yolunu çizen ne varsa, hepsine de kendi değerlerimizin, kendi ülkülerimizin, kendi sevdalarımızın damgasını vuracağız. İnsanıyla, tabiatıyla, teknolojisiyle her alanda dünyanın yeni düzeninde bize sunulana tabi olarak değil, belirleyici olarak yerimizi alacağız.”
AK Parti’nin kuruluşundan bugüne yaptıkları her işi, ülkeye kazandırdıkları her eser ve hizmeti, bu büyük şahlanışın girizgâhı ve besmelesi olarak gördüklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ömrümüz yeterse biz, yetmezse gözlerindeki ışıltıyı, yüreklerindeki coşkuyu buradan bile görebildiğim gençlerimizin gayretiyle hedeflerimize mutlaka ulaşacağız” diye konuştu.
“İnşallah, bu bayrak yarışında, son 21 yılda olduğu gibi, bundan sonra da en önde hep sizler yer alacaksınız” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bazıları, nasıl olup da bunca zamandır partimizin girdiği her seçimden açık ara birinci çıkabildiğini bir türlü anlayamıyor. Hâlbuki ülkenin 21 yılda katettiği kalkınma ve demokrasi mesafesine baksalar, bu sorunun cevabını kendiliğinden bulacaklar” dedi.
“BÖLGESEL VE KÜRESEL DENKLEMLERİN ANAHTAR ÜLKESİ HÂLİNE GELEN TÜRKİYE’NİN, BU NOKTADAN GERİYE DÖNÜŞÜ ASLA OLMAYACAKTIR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Maalesef bunların gözleri var görmüyor, kulakları var duymuyor, dilleri var hakikati söyleyemiyor, kalpleri ve vicdanları zaten nasır bağlamış durumda. Şöyle azıcık gözlerini açsalar, kulaklarını kabartsalar, gönüllerinin pasını silseler, her şeyin farkına varacaklar. Eğitime baksalar, derslik sayımızı 343 binden 620 bine, üniversite sayımızı 76’dan 208’e yükselttiğimizi, okullarımıza 800 bin yeni öğretmen atadığımızı, üniversite öğrenci sayımızı 7,5 milyona çıkardığımızı, yurt kapasitesini 950 bine ulaştırdığımızı, mesleki eğitimi güçlendirdiğimizi görecekler. Ama böyle bir dertleri yok. Sağlığa baksalar, hastane yatak kapasitemizi 164 binden 268 bine ulaştırdığımızı, şehir hastaneleriyle hizmet kalitesini zirveye çıkardığımızı, sağlık sistemini baştan sona yenilediğimizi görecekler. Adalete baksalar, hâkim-savcı sayımızı 24 bine yaklaştırdığımızı, yargının yükünü azalttığımızı, adalet sisteminin altyapısını yenilediğimizi, yargıyı vesayetin güdümünden kurtarıp adına hüküm verdiği millete ram ettiğimizi görecekler.”
Terörle mücadelede gelinen noktaya dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Güvenliğe baksalar, istiklalimize ve istikbalimize göz diken terör örgütlerinin, onları üzerimize salan emperyalistlerin heveslerini nasıl kursaklarında bıraktığımızı, sınır ötesi harekâtları ve 15 Temmuz gibi destanları nasıl yazdığımızı görecekler” değerlendirmesini yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları dile getirdi: “Sosyal yardımlara baksalar, ülkemizdeki ihtiyaç sahibi her vatandaşımızın, her mazlumun yanında yer aldığımızı, engellileri eğitimden istihdama hayatın her alanında desteklediğimizi, kimsesizlerin kimsesi olduğumuzu görecekler. Ulaştırmaya baksalar, bölünmüş yol uzunluğumuzu 29 bin kilometreye 6 bin 100 kilometreden nasıl çıkardığımızı görecekler. Otoyol uzunluğumuzu 3 bin 630 kilometreye, tünellerimizin adedini 486’ya, havalimanlarımızın sayısını 57’ye çıkardığımızı, ülkemizi hızlı trenle nasıl buluşturduğumuzu, internet ve e-devlet gibi haberleşme devrimleri gerçekleştirdiğimizi görecekler. Enerjiye baksalar, kurulu gücümüzü 105 bin 417 megavata yükselttiğimizi, Karadeniz’de tarihimizin en büyük doğal gaz keşfini yaptığımızı ve bunun sevincini faturalardaki indirimle milletimizle paylaştığımızı, yenilenebilir enerji yatırımlarıyla ülkemizi öne geçirdiğimizi görecekler. Tarıma baksalar, çiftçilerimize güncel rakamıyla 844 milyar lira tarımsal destek verdiğimizi, baraj sayımızı 992’ye, hidroelektrik santrali sayımızı 740’a, içme suyu tesisimizi 386’ya, sulama tesisimizi 3 bin 400’e çıkardığımızı, orman varlığımızı artırdığımızı görecekler. Ticarete baksalar, ihracatımızı 36 milyar dolardan her ay rekor kırarak 254 milyar dolara yükselttiğimizi, böylece istihdamı ve üretimi sürekli güçlendirdiğimizi, turizmde 51 milyonun üzerinde turist ve 46,5 milyar dolar turizm gelirine nasıl ulaştığımızı görecekler.”
Ekonomi alanındaki gelişmelere de değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ekonomiye baksalar, maruz kaldığımız tüm tuzaklara ve yaşadığımız sıkıntılara rağmen ülkemizi 1 trilyon doların üzerinde millî gelire çıkardığımızı, satın alma paritesine göre dünyada 11. sıraya yükselttiğimizi görecekler. Sanayiye baksalar, ülkemizin artık 90 milyar doları bulan proje büyüklüğüyle savunma sanayisinde dünyanın önde gelen aktörleri arasına girdiğini, faaliyete geçirdiği 163 yeni organize sanayi bölgesi, 37 endüstri bölgesi, 100 teknoparkıyla küresel bir üretim üssü hâline geldiğini görecekler” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Çevre ve şehirciliğe baksalar, teslim ettiğimiz 1 milyon 158 bin ve inşası süren 413 bin konutla, 81 ilimize yayılan 81 milyon metrekare millet bahçeleriyle, dünyaya örnek olan sıfır atık uygulamalarıyla, deprem bölgelerini yeniden ayağa kaldırma çalışmalarıyla kendimizle yarıştığımızı görecekler. Çalışma hayatına baksalar, asgari ücreti 184 liradan 11 bin 402 liraya, en düşük emekli maaşını 64 liradan 7 bin 500 liraya çıkardığımızı, istihdamı 32 milyona yaklaştırdığımızı, çalışma şartlarını iyileştirdiğimizi görecekler. İnşallah bu yıl sonuna doğru özellikle emekli memurlarımızın maaşlarıyla ilgili şu anda bakanlığımız çalışmasını yapıyor ve ilk kabine toplantımızdan sonra yeni müjdemizi de inşallah emekli memurlarımıza açıklayacağız. Velhasıl hangi alana baksalar, büyüyen, güçlenen, itibarı artan, refahı yükselen, huzuru ve güvenliği tahkim olan bir Türkiye görecekler. Milletimiz, bu tarihî yürüyüşünde yanında olanlarla, kendisini yalnız bırakanları ve karşısında yer alanları hiçbir vakit unutmayacaktır. Bu ülkeye müstemleke muamelesi yapılırken seslerini çıkarmayan kimi siyasetçi ve aydın kesiminin, kendi politikasını belirleyip bağımsızca uygulayan Türkiye gerçeğini inkâr etmek için gösterdikleri çaba ibretliktir. Ayaklarındaki prangaları parçalayıp atan Türkiye’nin paçasından çekiştirenlerin gayretleri beyhudedir.”
“Siyasi ikballeri uğruna etnik köken, mezhep ve meşrep üzerinden milletimizin arasına nifak sokmaya çalışanlar, boşuna uğraşmasın” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bölgesel ve küresel denklemlerin anahtar ülkesi hâline gelen Türkiye’nin, bu noktadan geriye dönüşü asla olmayacaktır” ifadesini kullandı.
“TÜRKİYE YÜZYILI’NIN YÜKSELİŞİNE ENGEL OLAMAYACAKSINIZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bizim dilimiz artık sadece ‘Yüksel ki yerin bu yer değildir, dünyaya gelmek hüner değildir’ mısralarını terennüm edecektir. Bugün buradan bir kez daha ilan ediyorum, büyük ve güçlü Türkiye’nin doğuşuna engel olamayacaksınız. Türkiye Yüzyılı’nın yükselişine engel olamayacaksınız. Türk milletinin binlerce yıllık devlet ve medeniyet birikiminin inkişafına engel olamayacaksınız. Mazlumların ahıyla çınlayan yeryüzünün adalet ve merhametle yeniden dirilişine engel olamayacaksınız. İnsanlığın ortak sesi hâline dönüşen hak ve hakkaniyet mücadelemizin yayılışına engel olamayacaksınız. Dünyada asırlardır süren sömürge ve zulüm düzeninin çöküşüne engel olamayacaksınız. Çünkü Cumhur İttifakı dimdik ayaktadır. Çünkü Cumhuriyet’in yüz akı, Türkiye’nin ortak aklı AK Parti, kadroları ve müktesebatıyla dimdik ayaktadır. Çünkü aziz milletimiz, iradesi ve kararlılığıyla dimdik ayaktadır. Dünya yıkılsa, âlem üstümüze gelse, gök girse kızıl çıksa Allah’ın izniyle biz bu davadan, bu yoldan, bu mücadeleden asla geri dönmeyiz.”
AK Parti’nin, Türkiye’nin, kendi iradesiyle kendini sürekli yenilemeyi başarabilen en büyük siyasi organizasyonu olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunun için AK Parti’nin her kongresinin, bir değişim rüzgârına şahit olduğunu, her milletvekili seçiminin, AK Parti açısından bir değişim esintisi, bir yenilenme heyecanı eşliğinde gerçekleştiğini, her mahalli idareler seçiminin, AK Parti veçhesinde yeni seslerin, yüzlerin, isimlerin temayüz vesilesi hâline dönüştüğünü söyledi.
Ana kademesi, kadın kolları ve gençlik kollarıyla partisinin tüm kadrolarının, hem kendi içinde hem de dışarıdan beslenerek kendini sürekli diri, dinamik, üretken tuttuğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, kuruluş yıllarında ve daha sonraki dönemlerde il ve ilçe teşkilatlarında, kadın ve gençlik kollarında görev alan arkadaşların serencamını yakından takip ettiğini bildirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu arkadaşlarının sorumluluk üstlendikleri teşkilat kademelerinde yetiştikçe, piştikçe, kendilerini geliştirdikçe hep daha üst basamaklara yürüdüklerini belirterek kiminin milletvekili, kiminin belediye başkanı, kiminin genel merkez yöneticisi, kiminin bakan veya bakan yardımcısı, kiminin benzer görevler üstlendiğini ifade etti.
Aralarından rotayı iş dünyasına, bürokrasiye, sivil toplum faaliyetlerine çevirerek oralardaki başarılarıyla göğüslerini kabartanların da çıktığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu kongrede yine yeni bir değişimi AK Parti’de göreceksiniz. Geniş dağılımı olan, parlamentodaki yapısıyla parti yapısının çok çok farklı olduğu bugünkü kongremizde de Merkez Karar ve Yönetim Kurulumuzla, diğer genel merkez organlarımızla aynı heyecanı tekrar yaşayacağız” dedi.
Kurullardaki görevlerine devam edenler yanında yeniden ve ilk defa bu kademelerde vazife üstlenecek isimleri de göreceklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti olarak kendi içlerindeki bu değişim ruhuna sahip çıktıkları sürece Allah’ın izni ve milletin desteğiyle daha nice zaferlerin, başarıların kendilerini beklediğine inandığını dile getirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan kongre öncesinde, AK Parti 4. Olağanüstü Büyük Kongresi’nin düzenleneceği Ankara Spor Salonu’nun dışında kendisini bekleyen partililere hitap etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugünün çok özel, Türkiye Yüzyılı için istisnai, AK Parti için, partinin temsilcisi olduğu dava için müstesna bir gün olduğunu belirterek birazdan “Türkiye Yüzyılı için hep yeni, hep ileri” diyerek, partilerinin 4. Olağanüstü Büyük Kongresi’ni gerçekleştireceklerini söyledi.
“ÇIKTIĞIMIZ BU KUTLU YOLCULUKTA AĞIR BİR SORUMLULUK ÜSTLENDİK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti 4. Olağanüstü Büyük Kongre’de 1399 geçerli oyun tamamını alarak AK Parti Genel Başkanlığına yeniden seçildi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, genel başkanlığa yeniden seçilmesinin ardından salona gelerek teşekkür konuşması yaptı.
Kongreye yurt dışından gelen misafirleriyle görüşmeler yaptığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın misafirleri ağırlamaya devam edeceğini söyledi.
Kongreyi alınlarının akıyla, partilerine yaraşır bir coşkuyla tamamladıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, kongrenin ülke, millet ve parti için hayırlara vesile olmasını Allah’tan niyaz etti.
Kendisini bir kez daha genel başkanlık görevine layık gördükleri için herkese şükranlarını sunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Merkez Karar ve Yönetim Kuruluna, Merkez Disiplin Kuruluna, Demokrasi Hakem Kuruluna, Siyasi Erdem ve Etik Kuruluna asil ve yedek olarak seçilen tüm arkadaşlarını kutladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Yüzyılı ülküsüyle çıktıkları bu kutlu yolculukta çok ağır bir sorumluluk üstlendiklerini belirterek bir taraftan ülkeyi hedefleriyle buluşturmaya çalışacaklarını diğer taraftan da vatandaşların sorunlarına, sıkıntılarına çözüm üreteceklerini bildirdi.
Gelecek hafta yedi kişilik Yüksek İstişare Kurulunu açıklayacağını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu kurulun ağırlıklı olarak daha önce TBMM’de başkanlık görevi yapanlardan oluştuğunu anımsattı.
Terörden savaşa kadar bölgede çok ciddi krizler yaşanırken kendilerinin hep birlikte omuz omuza vererek Türkiye Yüzyılı’nı inşa edeceklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sadece 85 milyonun değil, yönünü Türkiye’ye çevirmiş yüz milyonların da umudu olan bir parti olduklarını söyledi.
“DAHA FAZLA GÖNÜLE GİREREK MÜCADELEYİ DEVAM ETTİRECEĞİZ”
Kendi insanlarıyla birlikte gönül coğrafyalarındaki insanların da emanetini taşıdıklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, her zamankinden daha çok çalışarak, koşturarak, daha fazla sayıda gönle girerek mücadeleyi devam ettireceklerini belirtti.
“İki günü birbirine eşit olan ziyandadır” tavsiyesine uygun şekilde, özellikle 31 Mart Mahalli İdareler seçimlerine kadar tempolarını biraz daha artırmaları gerektiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “CHP zihniyetinin elinde bakımsızlığa, hizmetsizliğe, adeta çürümeye terk edilen illerimizi gerçek belediyecilikle buluşturmak, boynumuzun borcudur. Cumhur İttifakı olarak, başta İstanbul, Ankara olmak üzere bu illerimizle birlikte deprem bölgesinin 11 vilayetini de kucaklayacak şekilde büyük oranda büyükşehirlerimizi masaya tam manasıyla yatırıp gece gündüz demeden, yoğun bir çalışmayla durmak yok, yola devam diyeceğiz. CHP karanlığının karabasan misali çöktüğü tüm vilayetlerimiz, buralarda yaşayan vatandaşlarımız sabırsızlıkla 31 Mart’ı bekliyor. ’31 Mart gelsin de biz bunlardan kurtulalım’ diyorlar. 14 ve 28 Mayıs seçimlerinde elde ettiğimiz kritik başarıyı, 31 Mart’ta tekrarlayarak yerel yönetimlerde de yeni bir dönemi başlatacağız.”
Bunun için yapmaları gerekenlerin belli olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Kapısı çalınmadık hane, hâli hatırı sorulmadık vatandaş bırakmayacağız. Çarşıda, pazarda, sokakta, kahvede daima insanımızla beraber olacağız. Tevazudan taviz vermeyeceğiz. Zira AK Parti’nin mensupları tevazu ehlidir. Gurur, kibir abidesi değildir. Buna çok dikkat edeceğiz. Kibre kesinlikle kapılmayacak, hangi görüşten, kökenden olursa olsun vatandaşlarımıza karşı her zaman tevazuyla yaklaşacağız. Muhalefetin bizi bölmesine, aramıza nifak tohumları ekmesine, bizi kendi sığ gündemiyle oyalamasına fırsat vermeyeceğiz. Özellikle gençlerimizin muhalefetin bir türlü bitmeyen koltuk kavgalarına bakıp da siyasete küsmesine, siyasetten uzaklaşmasına mani olacağız. Bunları yaptığımızda Allah’ın izniyle 31 Mart’ta da çok büyük bir zaferin bizleri beklediğine inanıyorum. Sizlerden davamıza, partimize ve ittifakımıza sahip çıkmanızı bekliyorum. Sizlerden omuzlarınızdaki ağır yükün bilinciyle gece-gündüz demeden çalışmanızı istirham ediyorum. Sizlerden evlatlarımıza bırakacağımız en büyük miras olan Türkiye Yüzyılı’nın inşasına tüm kuvvetinizle omuz vermenizi özellikle rica ediyorum. Sizlere güveniyorum, inanıyorum.”
Bu seçimde farklı bir uygulama yaptıklarına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Nedir bu farklı uygulama? Parlamentoyu çalışmalarımızın içerisinde hemen hemen hiç değerlendirmedik. Yeni, geniş, kapsamlı bir ekiple partimiz teşkilatını oluşturduk. İstedik ki çok daha farklı çalışma ekibiyle parti teşkilatını oluşturalım, yayılmacı bir yapımız olsun ve onlarla çalışmamızı sürdürelim” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, SAHA EXPO 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı Kapanış Programı’nda yaptığı konuşmada, Türkiye’nin savunma, havacılık ve uzay alanında küresel düzeyde yıldızı parlayan ülkeler arasına adını gururla yazdırdığını belirterek, “Bu başarı tablosunun gerisinde şüphesiz on yılların emeği, gecesini gündüzüne katarak adanmış bir ruhla çalışan 100 bini aşkın vatan evladının gayreti, milletimizin desteği ve devletimizin iradesi vardır, inşallah daha iyi yerlerde olacak. Daha büyük başarı hikâyelerini birlikte yazacak, savunma sanayiinde tam bağımsız Türkiye hedefine ulaşıncaya kadar durmadan, duraksamadan çalışacağız” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilen SAHA EXPO 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı Kapanış Programı’na katılarak bir konuşma yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında, programa katılmaktan mutluluk duyduğunu ifade ederek, fuara katılan ziyaretçileri selamladı.
Cumhurbaşkanlığı himayesinde gerçekleştirilen ve alanında markaya dönüşen fuarın savunma sektörü ve katılımcı firmalar için hayırlara vesile olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, 120 ülkeden 1700’den fazla firmanın iştirak ettiği fuarın icrasında emeği geçen kurumları, firmaları ve sponsorları tebrik etti.
Kara, deniz, havacılık, uzay ve güvenlik alanlarında geliştirdikleri ürünlerle fuarda boy gösteren tüm şirketlere en kalbi tebriklerini ileten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “1300’ü aşkın üye firması ve bünyesindeki 30 üniversitenin etkin katılımıyla Avrupa’nın en büyük savunma ve havacılık kümelenmesi olan SAHA İstanbul ailesini yürekten kutluyorum. Sektördeki 4 bin 500’ü aşkın firmanın uyum ve koordinasyon içinde faaliyetlerini sürdürmesini sağlayan Savunma Sanayii Başkanlığımızı, kolektif çabaların hasılası olan bu başarı hikâyesinin altında imzası bulunan şirketlerimizi, üniversitelerimizi, kuruluşlarımızı, içtenlikle tebrik ediyor, mühendisinden yazılımcısına, işçisinden teknisyenine, savunma sanayimizin tüm emektarlarına aynı şekilde şükranlarımı sunuyorum. Rabb’im sizlerin başarılarınızı daim eylesin. Bu gayretlerinizi hem ülkemiz hem dost ve kardeşlerimiz hem de insanlık için hayırlara vesile kılsın.”
Fuarın bu sene beşincisinin tertiplendiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, fuarı yeni rekorlarla, anlaşmalarla, iş birlikleriyle taçlandırmanın haklı kıvancı içinde olduklarını söyledi.
“TÜRKİYE, SAVUNMA ALANINDA YILDIZI IŞIL IŞIL PARLAYAN ÜLKELER ARASINA ADINI GURURLA YAZDIRMIŞTIR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, fuara 1500’ü yerli olmak üzere 1763 firmanın katıldığını belirterek, şunları kaydetti: “Fuarda sahip oldukları yeni özelliklerle göz dolduran 203 ürün ilk kez görücüye çıktı. 192 resmî heyet ve 108 alım heyeti sektörümüzle doğrudan temas kurma imkânı buldu. İmzalanan 182 anlaşmayla toplam 8 milyar dolarlık iş hacmine ulaşıldı. Bu rakamın 6 milyar dolarlık kısmını doğrudan ihracata dönük mutabakatlar oluşturdu. Resmin bütününe baktığımızda karşılaştığımız manzara tam olarak şudur: Türk savunma sanayii artık yalnızca bölgesinde değil, dünya ölçeğinde rağbet gören, güven veren, dikkatle izlenen ve tercih edilen bir ekosistem hâline gelmiştir. Türkiye, savunma, havacılık ve uzay alanında küresel düzeyde yıldızı ışıl ışıl parlayan ülkeler arasına adını gururla yazdırmıştır.”
Bu başarı tablosunun gerisinde şüphesiz on yılların emeği, gecesini gündüzüne katarak adanmış bir ruhla çalışan 100 bini aşkın vatan evladının gayreti, milletin desteği ve devletin iradesi olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnşallah daha iyi yerlerde olacak, daha büyük başarı hikâyelerini birlikte yazacak, savunma sanayiinde tam bağımsız Türkiye hedefine ulaşıncaya kadar durmadan, duraksamadan çalışacağız” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünyanın hızla değişirken harp sanayilerinin ise köklü dönüşüm sürecinden geçtiğini, bundan elbette güvenlik kavramının da nasibini aldığını söyledi.
Bugün geldikleri noktada güvenliğin artık yalnızca tek bir alana, sahaya, sanayi koluna hapsedilemeyeceğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Fabrikadan test sürecine, veri merkezinden akademiye, tedarik zincirinden geri bildirime güvenlik her yönüyle bütüncül bir konsepttir. Aynı şekilde bugün bir ülkenin caydırıcılığı, sahip olduğu platformların sayısıyla ölçülecek eşiği de çoktan aşmıştır. Envanterinizdeki platformları hangi yazılımla yönettiğiniz, bunlarda hangi sensörleri kullandığınız, bu ürünler için hangi motorları geliştirdiğiniz ve hangi mühimmatı ne kadar sürede üretebildiğiniz önemlidir. Siber saldırılara, elektronik harp tehditlerine, insansız sistemlere ve hibrit savaş yöntemlerine karşı ne denli hazırlıklı olduğunuz belirleyicidir” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölgelerinde ve dünyada son dönemde meydana gelen savaş ve çatışma ortamlarında bu gerçeklere bir kere daha şahitlik ettiklerini, yapay zekâdan insansız araçlara, otonom sistemlerden karar destek mekanizmalarına uzanan geniş yelpazede muharebe sahasının nasıl dönüştüğüne hep birlikte tanık olduklarını ve olmaya da devam ettiklerini kaydetti.
“Şunu bugün büyük bir gururla ifade etmek isterim” Diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Konvansiyonel güç unsurlarının yerini çok katmanlı ve entegre sistemlerin aldığı bu yeni dönemin kurucu aktörlerinden biri hiç kuşkusuz Türkiye’dir. Bugün Türkiye yeni nesil millî muharip uçağını, insansız savaş uçağını, helikopterini, İHA’sını, SİHA’sını üreten, elektronik harp sistemlerini, uydu teknolojisini, harp savunma sistemini, radarını geliştiren, tankını, roketini, füzesini, zırhlı araçlarını, savaş gemisini, insansız deniz araçlarını imal ve inşa eden, velhasıl denizin derinliklerinde uzayın boşluğuna kadar her kademede kendi imzasını taşıyan yazılım, platform ve sistemleri kendi yapabilen bir ülkedir. Türkiye, istiklal ve istikbaline kastetme cüretini gösterecek her muhasım unsurun bileğini bükecek kudrete ve kuvvete ziyadesiyle sahip bir devlettir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, gerek SAHA 2026’da sergilenen gurur verici ürünler gerekse geçen hafta açıklanan ihracat rakamlarının ne demek istediklerini çok net anlattığını, aynı zamanda Türkiye’nin ulaştığı seviyeyi de ortaya koyduğunu belirtti.
Burada tek tek isimleri saymaya kalkıldığında değil saatler, günler sürecek ürünleri, projeleri, tasarımları ve çalışmaları katılımcıların gördüğünü aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, katılımcıların inanç, irade, cesaret, gayret, adanmışlık ve vizyonun bir araya geldiğinde nelerin başarılabileceğine bizzat tanıklık ettiklerini söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, aynı iftihar tablosuyla ihracat tarafında da karşılaştıklarına dikkati çekerek, “Bakınız biz göreve geldiğimizde savunma ve havacılık ihracatımız yılda sadece 248 milyon dolardı. Türkiye, savunma sanayisinde yüzde 80 oranında dışa bağımlı bir ülkeydi. Dışa bağımlılığımızı yıllar içerisinde azaltarak biz bunu tersine çevirdik. 2025 yılında savunma ve havacılık ihracatı, tarihimizde ilk defa 10 milyar doların üzerine çıktı” şeklinde konuştu.
Nisan ayı ihracat rakamlarının geçen yılki ivmenin devam ettiğini gösterdiğinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Savunma ve havacılık ihracatımız Nisanda 962 milyon dolara yükseldi. 2026’nın ilk 4 ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 28 artış oldu. Böylece ilk 4 ayda 2 milyar 871 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi. Yani bundan 23 yıl önce senede 248 milyon dolar ihracat yapan Türkiye, bugün bu rakamı aşağı yukarı bir haftada gerçekleştiriyor. Allah’a sonsuz şükürler olsun. Kısa vadede hedefimiz 11 milyar doları aşarak bu alanda dünyada ilk 10 ülke arasına adımızı yazdırmaktır. İnşallah genişleyen uluslararası iş birliklerimiz, derinleşen ekosistemimiz ve artan üretim kapasitemizle bu hedefimize de vasıl olacağız” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletinin göğsünü kabartan, dost, kardeş ve müttefiklere güven veren bu başarı hikâyesini yazmalarının öyle kolay olmadığını, görünür görünmez nice engelle karşılaştıklarını, ambargolarla, kısıtlamalarla önlerinin kesilmek istendiğini vurguladı.
“TÜRKİYE SAVUNMA SANAYİSİNDE NE ZAMAN BÜYÜK BİR ADIM ATSA BİRİLERİ HEMEN DEVREYE GİRDİ”
Parasını ödedikleri sistemlerin verilmediği günler olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “Sadece dışarıdan, sadece dost bildiklerimizden değil, içeriden de ihanete, kumpasa, umutlarımızı kırmaya dönük operasyonlara maruz kaldık. İçimize yerleşmiş ve yerleştirilmiş, kimi zaman da sureti haktan görünen Truva atlarının sabotajlarıyla mücadele ettik. Şurası son derece dikkat çekicidir: Türkiye savunma sanayisinde ne zaman kabuğunu kırsa, ne zaman büyük bir adım atsa birileri hemen devreye girdi. ‘Başımıza yeni icat çıkarmayın’ dediler, ‘Dışarıdan almak daha kolay’ dediler, ‘Ekonomik olarak ‘feasible (mümkün)’ değil’ dediler ‘Savunma sanayi yatırımları verimsiz’ dediler. Kimi zaman ekonomik verileri eğip bükerek, kimi zaman millî şirketlerimizi hedef alarak, kimi zaman küçümseyerek, kimi zaman da ‘Balıklar ürküyor’ gibi komik argümanlarla savunma sanayi hamlelerimizi engellemeye çalıştılar. Biz bunların hiçbirine kulak asmadık. ‘Balıklar ürküyor’ diyenler gelip fuarımızı ziyaret ettiler ama balıkların herhalde ürkmediğini gördüler. Öğrenilmiş çaresizlik sendromuyla malul karakterlerin bizi de kendi ruhsuz, umutsuz, ufuksuz dünyalarına çekmelerine müsaade etmedik. ‘Yapamazsınız’ diyenlere cevabımızı işte bugün SAHA 2026’da olduğu gibi yaptığımız, tamamladığımız harp sahalarında başarıyla test edilmiş ürünlerle verdik.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Nuri Killigil, Şakir Zümre, Vecihi Hürkuş ve Nuri Demirağ gibi isimlerin canlarını ortaya koyup sabırla yürüyerek savunma sanayisinde bugünkü seviyelere ulaşılmasını sağladığını kaydetti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, aralarında merhum Özdemir Bayraktar’ın da olduğu Türk savunma sanayisinin öncülerini rahmetle yâd ettiğini söyledi.
Vecihi Hürkuş’un havacılıkta yıllar önce yükselttiği bayrağı rahmetli Özdemir Bayraktar’ın insansız hava araçlarında doruklara çıkardığını, göklerde büyük bir gururla dalgalandırdığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnanıyorum ki onun izinden gidenler bu emanete hakkıyla sahip çıkacak, Türk savunma sanayisinin şanını yüceltmeye devam edeceklerdir” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Savunma sanayi ve caydırıcılığın yanı sıra ulusal güvenliğin bir diğer kritik halkası bizim ‘iç cephe’ olarak tarif ettiğimiz milletin birlik ve beraberliğidir. Şurası bir hakikat ki millî bünye ne kadar sağlam olursa bir ülkenin güvenliği de o derece kavi ve kuvvetli olur. Kader ve istikbal birliği yapmış, ortak değerler etrafında kenetlenmiş, aynı ideallere gönül vermiş bir halkı dışarıdan müdahalelerle teslim almak, böyle bir millete diz çöktürmek kolay değildir. Fakat içeride sızıntı varsa, iç cephede gedik açılmışsa, içerisi fokur fokur kaynıyor ve kanıyorsa böyle bir durumda da millet ayakta kalamaz” ifadelerini kullandı.
Bu durumu Mehmet Akif Ersoy’un Nasrullah Camisi’nde yaptığı konuşmada, “Milletler topla, tüfekle, zırhla, ordularla, tayyarelerle yıkılmaz. Milletler ancak aralarındaki rabıtalar çözülerek, kendi başının derdine, kendi havasına, kendi menfaatine, kendi menfaatini temin etmek kaygısına düştüğünde yıkılır” şeklindeki sözleriyle anlattığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dün olduğu gibi bugün de yarın da meselenin nirengi noktası işte budur” dedi.
Binlerce yıllık tarihin hemen her döneminin mücadeleyle geçtiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, devlet ve millet olarak verilen tüm mücadelelerin, iç cephenin tahkim edilmesiyle kazanıldığını söyledi.
“TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÜRECİ, BARIŞIN EGEMEN OLDUĞU BİR GELECEĞİN İNŞASINI HEDEFLEYEN BÜYÜK BİR VİZYONUN ADIDIR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeri geldiğinde top seslerinin çocuklara ninni yapıldığını, yeri geldiğinde aç, susuz, silahsız, mühimmatsız kaldıklarını ama hiçbir zaman inançlarını yitirmediklerini, yeisse kapılmadıklarını ifade etti.
Birlik ve bütünlüklerinden ödün vermediklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şu şekilde sürdürdü: “Harim-i ismetimize uzanan kirli ellere teslim olmadık. Biz de iktidarlarımız boyunca maruz kaldığımız nice saldırıyı, nice darbe girişimini, bekamızı hedef alan nice kuşatmayı işte bu ruhla püskürttük. Burada şunu büyük bir kararlılıkla ifade etmek durumundayım. Bugün iç kalemizi tahkim etme yolunda attığımız en stratejik adım 18. ayını dolduran Terörsüz Türkiye süreci ve terörsüz bölge hedefidir. Terörsüz Türkiye süreci, Türkiye’yi ve komşu ülkeleri iç cepheleriyle birlikte güçlendirerek huzurlu, güvenli, müreffeh ve barışın egemen olduğu bir geleceğin inşasını hedefleyen büyük bir vizyonun adıdır. Terörsüz Türkiye, bölgemizde yürütülen paylaşım kavgası karşısında milletimizin bilincinde ve kalbinde kurulan müstahkem bir mevzidir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu mevziinin fikri ve siyasi müşterek karargâhının Cumhur İttifakı olduğunu belirterek, “Terörsüz Türkiye menziline giden yolun mihmandarı aynı şekilde Cumhur İttifakı’dır. Sürecin katalizörü ise Türk milletinin ulaşmayı çoktan hak ettiği hedeflerdir. Bu hedefe ezber kalıplarla değil basiretli, cesaretli, büyük millet ve devlet olmanın sağladığı öz güvenli yaklaşım ile kararlı adımlarla varılabilir. Türkiye, devleti ve milletiyle yaklaşık yarım asırlık başarılı mücadelesinin ardından terörden kurtulma iradesini ortaya koymuş, Terörsüz Türkiye için çok net bir duruş sergilemiştir” sözlerini sarf etti.
Bu iradenin temelinde vatanı ve milleti için canlarını feda eden kahramanların aziz hatırasının kutlu emaneti olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bu iradenin temelinde ‘vatan sağ olsun’ diyerek evlatlarını kara toprağın bağrına veren, acısını kalbine gömen anne ve babaların metaneti vardır. Bu iradenin temelinde şehit eşleri, şehit çocukları, şehit yakınlarımız vardır, gazilerimizin fedakârlıkları vardır. Allah’ın izniyle bundan geriye dönüş yoktur ve olmayacaktır. Muhabbet iklimini çok sağlam bir şekilde tesis edip, kardeşlik bilincini güçlendirerek husumet duvarlarını tek tek yıkıp, fitnelerin kökünü kurutarak terörün kanlı ve karanlık gölgesini sebepleriyle birlikte bu toprakların üstünden tamamen kaldırarak, aziz şehit ve gazilerimizin fedakârlıklarının boşa gitmediğini tüm dünyaya inşallah hep birlikte göstereceğiz. İnanıyoruz, Allah’ın izniyle başaracağız. Kararlıyız, inşallah hedefimize ulaşacağız.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, fuarın düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür etti.
SAHA İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Bayraktar, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yeniçerilerin başlarında taşıdığı keçeden yapılan “börk” takdim edildi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyaret gerçekleştiren Cezayir Cumhurbaşkanı Abdülmecid Tebbun’a Devlet Nişanı tevcih etti.
Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Cezayir Cumhurbaşkanı Abdülmecid Tebbun onuruna verdiği yemek öncesi “Devlet Nişanı Tevcih Töreni” düzenlendi.
Törende yaptığı konuşmasında, Türkiye ile Cezayir arasında 5 asra varan kardeşlik ve dostluk bağlarının gün geçtikçe daha da artmasına memnuniyetle şahitlik ettiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İkili ilişkilerimiz kıymetli kardeşim Cezayir Cumhurbaşkanı Tebbun’un samimi destekleriyle Cumhuriyet tarihinin en yüksek seviyesine ulaşmış durumdadır. 2023’te Cezayir’i ziyaretim sırasında stratejik seviyeye yükseltmeyi kararlaştırdığımız Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi mekanizmasının ilk toplantısını bugün başarıyla tamamladık, toplantı vesilesiyle iş birliğimizi güçlendirecek çeşitli belgelere imza attık” ifadelerini kullandı.
Cezayir Cumhurbaşkanı Tebbun’un “Yeni Cezayir Vizyonu”nu ilgiyle takip ettiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Cezayir’in Sayın Cumhurbaşkanı Tebbun’un dirayetli liderliği altında bölgesinde bir yıldız gibi parladığını görüyor, bundan da büyük bir memnuniyet duyuyorum. Aziz kardeşim, ilişkilerimizin bugünkü mükemmel seviyesine ulaşmasının önünü açan müstesna liderliğinizle aramızdaki dostluk ve kardeşlik bağlarının daha da güçlendirilmesine yönelik samimi ve kararlı bir irade sergilediniz. Ülkelerimiz ve halklarımızın ortak menfaatleriyle ilişkilerimize olan kıymetli katkılarınız nedeniyle Türkiye Cumhuriyeti’nin en yüksek nişanı olan Devlet Nişanımızı size tevcih etmenin bahtiyarlığını yaşıyorum. Devlet Nişanımızı ülkelerimiz arasındaki sarsılmaz kardeşliğin güçlü bir nişanesi olarak göreceğinize ve taşıyacağınıza eminim. Athir Nişanı’nın tarafıma tevdi edilmesinden duyduğum memnuniyeti huzurlarınızda ifade etmek istiyorum. Şahsıma gösterilen teveccüh için şükranlarımı sunuyorum. Rabb’im kardeşliğimizi, muhabbetimizi daim eylesin.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cezayir Cumhurbaşkanı Tebbun ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Afrika kıtasındaki en büyük ticaret ortaklarımızdan Cezayir ile iş birliğimizi enerji, madencilik, ulaştırma ve tarım başta olmak üzere birçok stratejik alanda geliştirmekte kararlıyız” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde, Cezayir Cumhurbaşkanı Abdülmecid Tebbun ile baş başa görüşmesi ve Yüksek Düzeyli Strateji Konseyi Toplantısı’na katılmasının ardından çeşitli alanlardaki anlaşmaların imza törenine başkanlık etti ve ortak basın toplantısı düzenledi.
Cezayir Cumhurbaşkanı Tebbun ve heyetini Ankara’da ağırlamaktan memnuniyet duyduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Öncelikle bundan 81 sene evvel binlerce Cezayirli kardeşimizin şehit olduğu Setif ve Guelma katliamının yarınki yıl dönümü vesilesiyle Cezayir’in bağımsızlığı uğrunda can veren tüm kardeşlerimize Cenabıallah’tan rahmet niyaz ediyorum. Sayın Tebbun ile son olarak 21 Kasım 2023’te Cezayir’de bir araya gelmiş İşbirliği Konseyi mekanizmamızı bir üst seviyeye çıkaran kararla Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyimizi ilan etmiştik. Hamdolsun bugün kendileriyle beraber Stratejik İşbirliği Konseyimizin ilk toplantısına başkanlık ettik” ifadelerini kullandı.
“2023’TE BELİRLEDİĞİMİZ 10 MİLYAR DOLAR TİCARET HEDEFİMİZ DOĞRULTUSUNDA ÇABALARIMIZI ARTIRMIŞ DURUMDAYIZ”
Toplantıda, Türkiye-Cezayir kardeşliğini daha ileriye taşıyacak kararlar aldıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Türkiye-Cezayir ilişkilerinin lokomotifini, ortak tarihimizden kaynaklanan karşılıklı saygı ve sevgi teşkil ediyor. Bu dayanışma ruhunu bugün sadece ikili münasebetlerimizde değil birçok uluslararası meselede benimsediğimiz ortak tavırda da görüyoruz. Afrika kıtasındaki en büyük ticaret ortaklarımızdan Cezayir ile iş birliğimizi enerji, madencilik, ulaştırma ve tarım başta olmak üzere birçok stratejik alanda geliştirmekte kararlıyız. 2023’te belirlediğimiz 10 milyar dolar ticaret hedefimiz doğrultusunda çabalarımızı artırmış durumdayız. Cezayir’de bin 600’ü aşkın firmamız, 8 milyar dolarlık yatırımlarıyla sanayi, madencilik, tarım, inşaat, ilaç sanayi ve altyapı alanlarında önemli proje ve yatırımlara imza atıyor. Bugün Ankara’da düzenlenen iş forumunda özel sektör temsilcilerimiz bir araya geldiler. Yeni iş birliği fırsatlarını görüştüler. İnşallah önümüzdeki dönemde beraberce çalışarak karşılıklı yatırımlara ve özel sektör iş birliklerine yenilerini ekleyeceğiz.”
İsrail’in tahrik ve tertipleriyle başlayan, bölgedeki savaşın özellikle enerji piyasalarını olumsuz etkilemeye devam ettiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye olarak Cezayir ile de yıllar önce güvenilir, istikrarlı ve sürdürülebilir enerji iş birlikleri kurduk, geliştirdik. Gelinen aşamada doğal gaz başta olmak üzere, enerji tedariki güvenliği konusunda uzun vadeli iş birliğimizi her geçen gün ilerletiyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yenilenebilir enerji ve yeni teknolojiler alanlarında da ortaklık imkânlarının değerlendirilmesi gerektiği kanaatinde olduklarını belirterek, “Madencilik sektöründeki iş birliği potansiyelini de müşterek yatırımlar ve karşılıklı tecrübe paylaşımı yoluyla hayata geçirmeyi amaçlıyoruz. Günümüzün en kritik konularından biri hâline gelen tarım ve gıda güvenliği alanında Cezayir’in tarımsal refahına katkı sağlamaya hazırız. Savunma sanayii alanında hem ülkelerimizin hem de bölgemizin güvenliğine katkı sağlayacağına inanıyoruz. Aramızdaki kardeşlik bağlarını perçinleyecek kültür merkezlerinin karşılıklı olarak faaliyete geçmesine de büyük önem veriyoruz” ifadelerini kullandı.
“BÖLGEMİZİN GÜVENLİĞİNİ CİDDİ ŞEKİLDE TEHDİT EDEN ŞİDDET SARMALININ SONA ERDİRİLMESİNDE ORTAK TUTUMA SAHİBİZ”
Cezayir Cumhurbaşkanı Tebbun ile bölgesel ve uluslararası meselelere dair fikir teatisinde bulunduklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Cezayir ile Afrika’yı ve bölgemizi ilgilendiren temel meselelerde benzer yaklaşımlara sahip olduğumuzu görmekten memnuniyet duydum. Filistin’de iki devletli çözümün en güçlü savunucuları arasındayız. 15 Kasım 1988’de Filistin devleti kuruluşu, biliyorsunuz, Cezayir’de ilan edildi. Cezayir’in geçtiğimiz 2 yılda Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi üyeliği sırasında Filistin davasına verdiği desteği takdirle karşıladık. Gazze, Batı Şeria ve Lübnan’daki İsrail saldırganlığı, bölgemiz için asıl güvenlik sorununun mevcut hükûmetin yayılmacı hukuk ve kural tanımaz politikaları olduğunu bir kez daha göstermiştir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bölgesel sahiplenme anlayışımız gereğince Suriye’nin güvenlik ve istikrarının güçlendirilmesine büyük önem atfediyoruz. Suriye’nin yeniden inşasına katkılarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz. Türkiye ve Cezayir olarak bölgemizin barış ve güvenliğini çok ciddi şekilde tehdit eden şiddet sarmalının sona erdirilmesinde ortak tutuma sahibiz. Cezayir ile kazan-kazan anlayışı içinde dostluk ve iş birliğimizi her alanda ilerletmeye devam edeceğiz. Bu düşüncelerle istişarelerimizin ve imzaladığımız belgelerin ülkelerimiz için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum” dedi.
CEZAYİR CUMHURBAŞKANI TEBBUN: “(TÜRKİYE İLE) İLİŞKİLERİMİZİ EKONOMİK ALANDA ÇEŞİTLENDİRMEYİ HEDEFLİYORUZ”
Cezayir Cumhurbaşkanı Tebbun da konuşmasında, Cezayir-Türkiye ilişkilerinin ortak kültürel mirasa dayandığına işaret ederek ilişkilerdeki artan dinamizmden memnuniyet duyduklarını dile getirdi.
Bu düzeye ulaşmak için özellikle son 5 yılda büyük atılımlara imza attıklarının altını çizen Cezayir Cumhurbaşkanı Tebbun, “Bu ziyaretimiz sırasında da ilişkilerimizi ekonomik alanda çeşitlendirmeyi, ortaklığımızın sektörler bazında, özellikle yenilenebilir enerji, sanayi, tarım, madencilik, kültürel ve insani alanlarda ikili iş birliğinin desteklenmesini, ortak tarihî mirasımıza sahip çıkmayı hedefliyoruz” ifadesini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Körfez ve Orta Doğu bölgesindeki gelişmelerin yanı sıra krizlerin çözüm yollarını ve güvenliğin tesisi konularını ele aldıklarını belirten Cezayir Cumhurbaşkanı Tebbun, “İsrail işgalini, uluslararası insancıl hukuku ihlal etmesini, Lübnan’a yönelik açık saldırılarını ve Gazze Şeridi’ndeki vahşi uygulamalarını kınıyoruz” dedi.
Cezayir Cumhurbaşkanı Tebbun, İsrail’in ihlallerine son verilmesi ve bölgede barışın inşası için çabaların yoğunlaşması gerektiğini vurgulayarak, “Önemli olan başta Filistin halkının bağımsız devletini kurma hakkı olmak üzere meşru haklarını garanti altına alan adil ve kalıcı çözümü sağlaması konusunda uluslararası toplumun sorumluluğunu vurgulamak istiyorum” diye konuştu.
İKİ ÜLKE ARASINDA İMZALANAN ANLAŞMALAR
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Cezayir Cumhurbaşkanı Tebbun huzurunda, iki ülke arasında ortak anlaşmalar imzalandı.
Bu kapsamda, “Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi Birinci Toplantısı Ortak Bildirisi”ni Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Cezayir Cumhurbaşkanı Tebbun imzaladı.
İki ülke arasındaki, “Türkiye Cumhuriyeti Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile Cezayir Demokratik Halk Cumhuriyeti Posta ve Telekomünikasyon Bakanlığı Arasında Posta Hizmetleri ve Telekomünikasyon Alanında İşbirliğine İlişkin Mutabakat Zaptı”na, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile Cezayir Devlet, Dışişleri, Yurtdışındaki Ulusal Topluluklar ve Afrika İşleri Bakanı Ahmed Attaf imza attı.
“Türkiye Cumhuriyeti Hükûmeti ile Cezayir Demokratik Halk Cumhuriyeti Hükûmeti Arasında Uluslararası Yolcu ve Eşya Taşımacılığına İlişkin Anlaşma”yı, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile Cezayir İçişleri, Yerel Yönetimler ve Ulaştırma Bakanı Said Sayoud imzaladı.
“Türkiye Cumhuriyeti Hükûmeti ile Cezayir Demokratik Halk Cumhuriyeti Hükûmeti Arasında Bağımsızlık Gazisi ve Şehit Hak Sahiplerinin Refahına Dair Mutabakat Zaptı”na da Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ile Cezayir Devlet, Dışişleri, Yurtdışındaki Ulusal Topluluklar ve Afrika İşleri Bakanı Ahmed Attaf imza attı.
“Türkiye Cumhuriyeti Hükûmeti ile Cezayir Demokratik Halk Cumhuriyeti Hükûmeti Arasında Sürücü Belgelerinin Karşılıklı Olarak Tanınmasına ve Değiştirilmesine İlişkin Anlaşma”yı, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ve Cezayir İçişleri, Yerel Yönetimler ve Ulaştırma Bakanı Said Sayoud imzaladı.
“Türkiye Cumhuriyeti İçişleri Bakanlığı ile Cezayir Demokratik Halk Cumhuriyeti İçişleri, Yerel Yönetimler ve Ulaştırma Bakanlığı Arasında Afet ve Acil Durum Yönetimi Alanında Mutabakat Zaptı”na, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ve Cezayir İçişleri, Yerel Yönetimler ve Ulaştırma Bakanı Said Sayoud imza attı.
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ile Cezayir Sanayi Bakanı Yahia Bachır, “Türkiye Cumhuriyeti Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Cezayir Demokratik Halk Cumhuriyeti Sanayi Bakanlığı Arasında Mutabakat Zaptı”nı imzaladı.
“Türkiye Cumhuriyeti Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ve Cezayir Demokratik Halk Cumhuriyeti Sanayi Bakanlığı Arasında Standardizasyon, Uygunluk Değerlendirme ve Eğitim Alanlarında İşbirliği Mutabakat Zaptı”na, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ile Cezayir Sanayi Bakanı Yahia Bachır imza attı.
“Türkiye Cumhuriyeti Hükûmeti ile Cezayir Demokratik Halk Cumhuriyeti Hükûmeti Arasında Bitki Koruma ve Bitki Karantinası Alanında İşbirliğine İlişkin Anlaşma”yı, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı ile Cezayir Tarım, Kırsal Kalkınma ve Balıkçılık Bakanı Yasin El Mahdi Oualıd imzaladı.
Ticaret Bakanı Ömer Bolat ile Cezayir Dış Ticaret ve İhracatın Teşviki Bakanı Kemal Razik, “Türkiye Cumhuriyeti Ticaret Bakanlığı ile Cezayir Demokratik Halk Cumhuriyeti Dış Ticaret ve İhracatın Teşviki Bakanlığı Arasında Tercihli Ticaret Anlaşmasının Akdedilmesine Yönelik Müzakerelerin Başlatılmasına İlişkin Ortak Bildirisi”ne imza attı.
“Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı ile Cezayir Demokratik Halk Cumhuriyeti İletişim Bakanlığı Arasında Medyada Dezenformasyonla Mücadele Alanında İş Birliğine İlişkin Mutabakat Zaptı”na, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran ve Cezayir Devlet, Dışişleri, Yurtdışındaki Ulusal Topluluklar ve Afrika İşleri Bakanı Ahmed Attaf imza attı.
Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Ahmet Burak Dağlıoğlu ile Cezayir Yatırım Teşvik Ajansı Genel Müdürü Omar Rekkache, “Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi ile Cezayir Demokratik Halk Cumhuriyeti Yatırım Teşvik Ajansı Arasında Yatırım Teşviki İşbirliği Alanında Mutabakat Zaptı”nı imzaladı.
“Cezayir Radyo Kurumu (EPRS) ile Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu (TRT) Arasında Televizyon Alanında Mutabakat Zaptı”nı, TRT Genel Müdürü Zahid Sobacı ile Cezayir’in Türkiye Büyükelçisi Boumediene Guennad imza attı.
“Cezayir Radyo Kurumu (EPRS) ile Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu (TRT) Arasında Radyo Alanında Mutabakat Zaptı”nı, TRT Genel Müdürü Zahid Sobacı ile Cezayir’in Türkiye Büyükelçisi Boumediene Guennad imzaladı.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.