Türk İş Dünyası - 2008

DÜNYA

DÜNYADA BİYOÇEŞİTLİLİK AZALIRKEN TÜRKİYE’DE ARTIYOR

Genç Gazeteciler

Haber Burada

Tarih

BAKAN PAKDEMİRLİ;

“DÜNYA EKONOMİSİNİN YAKLAŞIK YÜZDE 40’ININ ANA KAYNAĞI BİYOLOJİK ÇEŞİTLİLİK”

“ÜLKEMİZ, YAKLAŞIK 4 BİNİ ENDEMİK, TOPLAM 12 BİN BİTKİ TÜRÜNE EV SAHİPLİĞİ YAPIYOR”

“BUGÜNE KADAR NUH’UN GEMİSİ VERİ TABANINA; 1,9 MİLYONUN ÜZERİNDE VERİ GİRİŞİ YAPILDI”

“TOPLAM 115 BİN 348 TOHUM ÖRNEĞİMİZİ KORUMA ALTINA ALDIK”

Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli, Ankara’da düzenlenen Dünya Biyolojik Çeşitlilik Günü kapsamında düzenlenen programa katıldı.

Bakan Pakdemirli programda yaptığı konuşmada tüm dünyayı etkileyen pandemi süreciyle birlikte doğaya ve biyolojik çeşitliliğe verilen önemin giderek arttığını ifade ederek “Deyim yerindeyse, insanların yüzünü doğaya çevirdiği bir dönemden geçmekteyiz. Bizler de, biyolojik çeşitliliğe yönelik farkındalık oluşturmak, bu alanda yaptığımız çalışmaları kamuoyuyla paylaşmak ve tamamladığımız Nuh’un Gemisi Biyolojik Çeşitlilik Veri Tabanı’nı sizlere tanıtmak amacıyla bir aradayız” diye konuştu.

DÜNYA EKONOMİSİNİN YAKLAŞIK YÜZDE 40’ININ ANA KAYNAĞI BİYOLOJİK ÇEŞİTLİLİK

İnsanoğlunun, sağlığını ve zenginliğini biyolojik çeşitliliğe borçlu olduğunun altını çizen Pakdemirli şöyle devam etti:

“Bugün, dünya ekonomisinin yaklaşık yüzde 40’ının ana kaynağı olan biyolojik çeşitlilik, tarımdan gıdaya, sağlıktan turizme, sanayiden enerjiye kadar onlarca sektörün en önemli hammaddesidir. Ancak; son yüzyılda, odağında insan olan, nüfus artışı, sanayileşme, plansız kentleşme, çevre kirliliği ve iklim değişikliği nedeniyle, doğal yaşam her geçen gün zarara uğramakta, tahrip olmakta ve korunmaya muhtaç hale gelmektedir”

Yeryüzünde, bugüne kadar kayıt altına alınan tür sayısının 1 Milyon 750 Binin üzerinde olsa da, birçok bilim adamının bu sayının 10 Milyon civarında olduğunu tahmin ettiğini vurgulayan Pakdemirli “İşte, bu muhteşem doğal habitat, son yüzyılda, birçok yerinden yara aldı ve dengesi sarsılmış bir duruma geldi. Bugün, doğal ekosistemlerin yüzde 70’inden fazlası dönüştürüldü. Bu oranın 2050’ye kadar yüzde 90’a ulaşacağı tahmin ediliyor. Biyolojik çeşitlilik insanlık tarihinde daha önce görülmemiş bir hızda azalıyor. Türlerin neslinin tükenme oranının, insanların gezegene hâkim olduğundan önceki döneme göre 1.000 kat daha yüksek olduğu düşünülüyor. Son yüzyılda, bitki türlerinin yarısı yok oldu. Dünya son 50 yılda, memeli, kuş, sürüngen ve balık popülasyonunun yüzde 68’ini kaybetti. Tatlı sularda yaşayan türlerin üçte birinin nesli tükenme tehdidi altında. Bugün, iklim değişikliği ve habitatın tahribatından dolayı yaklaşık 1 Milyon tür risk altında. İşte; tüm bunların ana sorumlusu, Dünyadaki toplam biyokütlenin sadece onbinde birini temsil eden insanoğludur. Ve bu sistemin bozulması, başta insan olmak üzere yeryüzündeki tüm dengeyi ve bütün yaşam formunu doğrudan etkiliyor. O nedenle, biyolojik çeşitliliğimizi korumak, kayıt altına almak ve sürdürülebilirliğini sağlamak, artık bir tercih değil, bir zorunluluk haline gelmiştir” değerlendirmesinde bulundu.

ÜLKEMİZ, YAKLAŞIK 4 BİNİ ENDEMİK, TOPLAM 12 BİN BİTKİ TÜRÜNE EV SAHİPLİĞİ YAPIYOR

Türkiye’nin, Dünya’nın en zengin biyolojik çeşitliliğe sahip ülkelerinden birisi olduğunun altını çizen Bakan Pakdemirli sözlerini şu şekilde sürdürdü:

“Bitki ve hayvan türleri açısından büyük bir potansiyele sahibiz. Dünya’daki sekiz bitki gen merkezinden, üçünün kesiştiği tek ülkeyiz. Biyolojik çeşitlilik bakımından adeta bir kıta özelliği gösteriyoruz. Tüm Avrupa kıtasında yaklaşık 12 bin bitki türü bulunmasına karşın, ülkemiz, yaklaşık 4 bini endemik, yani bu coğrafyaya has olmak üzere toplam 12 bin bitki türüne ev sahipliği yapıyor. Dünya üzerindeki kuş göç yollarından en önemli iki tanesi, bu topraklar üzerindedir.

Bu topraklar çok sayıda kültür bitkisinin de orijin ve çeşitlilik merkezidir. Anadolu; buğdayın, mercimeğin, nohudun, zeytinin, elmanın, kirazın ve daha sayamadığımızı yüzlerce bitkinin anavatanıdır. Tiftik keçisi, İvesi koyunu, Kafkas arısı bu toprakların ürünü, bu toprakların değerleridir. Çam, meşe, göknar, sığla gibi onlarca ağacın Anavatanı, bu coğrafyadır. Bizler de, “Bioçeşitlilik geleceğimizdir” diyerek elimizdeki bu değerleri korumak ve gelecek nesillere aktarmak için büyük gayret gösteriyor ve bu konuda onlarca projeyi hayata geçiriyoruz”

81 İLİMİZDE BİYOLOJİK ÇEŞİTLİLİK ENVANTERİMİZİ TAMAMLADIK

“2013-2020 yılları arasında başarıyla uygulanan “Ulusal Biyolojik Çeşitlilik Envanter ve İzleme Projesi” sayesinde, 81 ilimizde biyolojik çeşitlilik envanterimizi tamamladık” diyen Bakan Pakdemirli “Bu proje, Cumhuriyet tarihi boyunca, biyolojik çeşitlilik alanında yapılan en kapsamlı çalışmadır. Envanter tespiti çalışmaları, ormanlar dâhil ülke genelindeki tüm ekosistemlerde yapılmıştır. Ayrıca, habitat ve özellikli alanların tespiti ve bunlara ilişkin veriler de detaylı şekilde toplanmıştır. Proje süresince, yaklaşık 853 Bin gözlem noktasından toplanan verilerle, 13 bin 404 adet türün tespiti yapılmıştır. Bunlardan 12 bin 141 adedi bitki, 1.263 adedi ise hayvan türüdür. Envanteri yapılan türlerden; 428 adedi lokal endemik, 3 bin 275 adedi de endemik tür olup, bu türler dünya üzerinde sadece Türkiye’de bulunmaktadır. Bu envanter çalışmasında, çayır-mera, gıda, genetik materyal, peyzaj ve diğer gruplarda ekonomik değere haiz türler belirlenmiştir. Tıbbi ve aromatik bitkiler, 4 bin 832 adet takson ile en fazla türün tespit edildiği grup olarak öne çıkmaktadır. Tabi bu envanter çalışması sayesinde, ülkemizdeki Tıbbi ve Aromatik Bitkilerin potansiyeli de net olarak belirlenmiştir. Proje sonunda, bilimsel ve güncel verilere dayalı olarak, ülkemizin Biyolojik Çeşitlilik Haritası oluşturulmuştur.

Ayrıca, oluşturduğumuz Türkiye’nin en büyük biyolojik çeşitlilik envanteri sayesinde, sonraki projelerimiz için gerekli atlığı sağlayacak büyük bir bilgi havuzuna da sahip olduk. Bunun yanında, envanter çalışmalarıyla Dünya literatürüne yeni türler de kazandırılmıştır. Örneğin; İstanbul’da, tespit edilen İstanbul soğanı ve Şırnak’ta tespit edilen bir Kızan dikeni türü bilim dünyası için yeni olup, ilk kez kayıt altına alınmıştır. Dünya’da sadece İzmir’de bulunan 5 yeni endemik tür keşfedilmiştir. Yine, Eskişehir’de Yunus Emre Çiçeği envantere kayıt edilerek biyolojik çeşitliliğimize katkı sağlanmıştır” dedi.

BUGÜNE KADAR NUH’UN GEMİSİ VERİ TABANINA; 1,9 MİLYONUN ÜZERİNDE VERİ GİRİŞİ YAPILDI

Ulusal Biyolojik Çeşitlilik Envanter ve İzleme Projesi kapsamında, ülkemizin tamamından elde ettiğimiz bu verilerin Nuh’un Gemisi Ulusal Biyolojik Çeşitlilik Veritabanı’na aktarıldığını söyleyen Pakdemirli şöyle devam etti:

“Bugün sizlere tanıtımını yapacağımız Nuh’un Gemisi Veri Tabanı, Türkiye’deki en büyük biyolojik çeşitlilik veri tabanıdır. Tabi, bu veri tabanının ismi, Hazreti Nuh Peygamber’den esinlenerek verildi. Ülkemizin zengin biyolojik çeşitliliğini kayıt altına alan bu veri tabanı, elimizdeki değerin büyüklüğünü ortaya koyması ve bu değeri korumak için yapacağımız çalışmalara yol göstermesi açısından son derece önemlidir.

Bugüne kadar Nuh’un Gemisi Veri Tabanına; 1,9 Milyonun üzerinde veri girişi yapıldı. Bu verilerin yarısını son 3 yılda veri tabanına girdik ve sistemi kullanıma hazır hale getirdik. Bu verilerin bir kısmını; istatistik ve bilgi amacıyla vatandaşlarımızın kullanımına da açtık. Bu sistem, ülkemizin tüm ekosistemlerini ve habitatlarını temsil edecek bir veri kapasitesine sahiptir. O nedenle veri tabanındaki bilgiler, biyolojik çeşitliliğin ekonomiye dönüştüğü; gıda, tarım, ormancılık, tıp, eczacılık, ilaç, kozmetik, parfüm, doğal boyalar, enerji ve savunma gibi pek çok alanda önemli bir altlık teşkil edecektir”

2021 yılı itibariyle 331 flora, 229 fauna ve 276 özellikli alanı izlediklerini ve durumlarını takip ettiklerini belirten Pakdemirli “Bu tür ve alanların sayısını daha da artırmak için çalışmalarımız yoğun şekilde devam ediyor. 2013-2015 yılları arasında uyguladığımız, “Baraj Göl Aynası Altında Kalacak Bitki Türlerinin Tespiti Projesi” kapsamında 22 baraj alanında 4 bin 280 bitki türü tespit edilmiştir. Tespit ettiğimiz bu türlerden, nadir ve nesli tehlikede olan 62 bitki türü özellikli bitki türü olarak belirlenerek uygun habitatlara nakledilmiştir. Bu özellikli bitkileri, yeni habitatlarında uyum sağlaması ve tohum tutması ile popülasyon durumundaki değişimleri yıllık olarak izliyor ve gelişmelerini takip ediyoruz” açıklamasını yaptı.

TOPLAM 100 TÜR İÇİN KORUMA EYLEM PLANI HAZIRLADIK

Ülkemizin biyolojik çeşitliliği açısından önemli bir yere sahip olan türler ile nesli tehlike altına düşen veya düşebilecek türlerin korunması amacıyla toplam 100 tür için Koruma Eylem Planı hazırladıklarını ifade eden Pakdemirli “Bu eylem planları sayesinde, İzmir’de Akzambak, Şanlıurfa’da Çizgili Sırtlan ve Kelaynak, Artvin’de Hopa Engereği, Afyonkarahisar’da Eber Sarısı, Çanakkale’de Truva Kardeleni gibi birçok bitki ve hayvan türünü koruma altına aldık. Tür Koruma Eylem Planı ve İzleme kapsamında ortaya koyduğumuz planlı ve etkin bu sistem sayesinde, türlerin durumunu titizlikle izliyor ve doğal ortamlarında korumak için gerekli tüm tedbirleri hızlıca devreye alıyoruz” dedi.

“Gelenekten geleceğe mottosuyla”, genetik kaynaklarımızla bağlantılı geleneksel bilgiler üzerindeki haklarımızı korumak amacıyla 2017 yılında “Biyolojik Çeşitliliğe Dayalı Geleneksel Bilginin Kayıt Altına Alınması Projesi”ni başlattık” diye Bakan Pakdemirli “Proje ile; halkımızın tabii biyolojik kaynaklardan faydalanarak geliştirdiği ilaç, maya, boya gibi geleneksel ürünlere ilişkin bilgilerin büyük kısmını derlemeyi hedefliyoruz. 2020 yılında 21 ilimizde projeyi tamamlayarak, 20 Binden fazla geleneksel biyolojik veriyi kayıt altına aldık. 2023 yılı sonuna kadar 81 ilimiz de bu projeyi tamamlamayı ve biyolojik çeşitliliğe dayayalı geleneksel bilginin önemli bir kısmını kayıt altına almayı hedefliyoruz. Böylece, biyolojik çeşitliliğimizin ekonomiye daha çok aktarılmasına ve genetik kaynaklarımıza dayalı sınai mülkiyet haklarından ülkemizin daha fazla faydalanmasına katkı sağlayacağız. Elde ettiğimiz tüm bilgileri oluşturduğumuz, Ulusal Geleneksel Bilgi Yönetim Sistemi’nde kayıt altına alıyoruz” ifadelerini kullandı.

TOPLAM 115 BİN 348 TOHUM ÖRNEĞİMİZİ KORUMA ALTINA ALDIK

Biyolojik kaynakları, hem canlı materyal ve doku formunda, hem de genetik materyal olarak en modern altyapıya sahip tesislerde muhafaza ettiklerini ve geleceğe taşıdıklarını belirten Pakdemirli şu şekilde konuştu:

“Bu kapsamda, Anadolu’nun bereketli topraklarında, binlerce yılın eseri olan tohumlarımızı korumak ve gıda güvenliğimizi garanti altına almak amacıyla 2 Tohum Gen Bankası kurduk. Bu merkezlerden birisi, Ankara’da 2010 yılından bu yana faaliyet gösteren Dünya’nın 3 üncü Büyük Tohum Gen Bankasıdır. Her iki tohum gen bankasında; toplam 115 bin 348 tohum örneğimizi koruma altına aldık. Ayrıca, Araştırma Enstitülerimiz bünyesinde yer alan 18 Arazi Gen Bankasında 107 türe ait 9 bin 500 canlı örneği de uygun şartlar altında ve her an üretime hazır şekilde saklıyoruz. Böylece, gen merkezlerimizdeki tohumlarımızı ve canlı türlerimizi gelecek nesillere sağlam şekilde teslim ederken, aynı zamanda Ar-ge ve yeni çeşit geliştirme çalışmalarında da etkin olarak kullanıyoruz”

BİYOKAÇAKÇILIKLA MÜCADELE EYLEM PLANI OLUŞTURULDU

Biyokaçakçılığın önüne geçmek amacıyla güvenlik güçleriylele işbirliği içinde önemli çalışmalar yürüttüklerini de söyleyen Pakdemirli “Yabani türler “genetik kaynak” niteliğinde olduğundan, gıda, tıp ve savunma gibi çok sayıda sektörde, yeni ürün elde edilmesi ve Ar-ge çalışmalarında aktif olarak kullanılmaktadır. İlgili tüm kurumların katılımı ile Biyokaçakçılıkla Mücadele Eylem Planı oluşturuldu.

Yine, Biyokaçakçılık vakalarının takibinin kolaylaştırılması amacıyla, “Biyokaçakçılık Bilgi Paylaşım Sistemi’ni kurduk. Sistemdeki bilgileri anında İçişleri Bakanlığı ile paylaşarak, daha hızlı ve daha etkili bir mücadele çalışması yürütüyoruz” dedi.

Biyolojik Çeşitliliği Koruma Kanunu çalışmalarının hızla devam ettiğini vurgulayan Bakan Pakdemirli “Bu Kanun ile; biyokaçakçılığa karşı cezai yaptırımlardan, genetik kaynaklara dayalı buluşlarda fikri mülkiyete, ar-ge faaliyetlerinden türlerin ve ekosistemlerin korunması ve izlenmesine, anlaşmazlıkların çözümünden yetki ve sorumluklara kadar tüm konuları yasal bir çatı altına toplayacağız. Kanun taslağını hazırladık. İnşallah önümüzdeki dönemde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yasalaşmasını hedefliyoruz” açıklamasını yaptı.

BİYOLOJİK ÇEŞİTLİLİK SÖZLEŞMESİNİN EN AKTİF ÜLKELERİNDEN BİRİSİYİZ

Türkiye olarak, Biyolojik çeşitlilikle ilgili uluslararası alanda çok sayıda anlaşmanın ve sözleşmenin üyesi olduklarını da belirten Pakdemirli “Bu kapsamda; tüm süreçleri yakından takip ediyor ve tüm çalışmalara katkı ve katılım sağlıyoruz. Bildiğiniz gibi Türkiye, 196 ülkenin imzaladığı Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi’ne 1996 yılında taraf olmuştur. Bugün, bu sözleşmenin en aktif ülkelerinden birisiyiz. 2023 yılında gerçekleştirilmesi planlanan Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi 16 ıncı Taraflar Konferansı’na Türkiye olarak ev sahipliği yapacağız. Ayrıca, Türkiye 2 yıl süre ile sözleşmenin Dönem Başkanlığını da yürütecektir” ifadelerini kullandı.

DÜNYA

Türk Hava Yolları, İtalya’nın Torino Şehrine Uçuşlara Başladı

Genç Gazeteciler | İtalya

Genç Gazeteciler

Haber Burada

Tarih

Dünyanın en çok ülkesine uçan havayolu Türk Hava Yolları, İtalya’nın dokuzuncu noktası olan Torino şehrine uçuşlara başladı. Bu uçuş sadece İstanbul’a doğrudan erişim imkanı sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda İstanbul üzerinden 349 farklı noktaya da seyahat etme ayrıcalığı sunuyor.

10 Temmuz 2024 tarihi itibarıyla İstanbul Havalimanı ve Torino Havalimanı arasında gerçekleşecek uçuşlar, haftanın 7 günü karşılıklı olarak icra edilecek.

  Uçuş tarifesi:

GünlerIST-TRNTRN-IST
Pazartesi-Salı-Perşembe-Cumartesi7.15 AM-9.20 AM10.15 AM-2.10 PM
Çarşamba-Cuma-Pazar5.00 PM-7.05 PM8.00 PM.-11.55 PM

Hat açılışına ilişkin değerlendirmede bulunan Türk Hava Yolları Genel Müdürü Bilal Ekşi; “Torino’yu dünyanın 349’uncu ve İtalya’nın dokuzuncu noktası olarak, geniş uçuş ağımıza katmaktan mutluluk duyuyoruz. Bu hat ile İtalya ile bağlarımızı güçlendirecek ve dünyanın dört bir yanından gelen misafirlerimize İtalya’nın tarihi başkenti olan Torino’yu Türk Hava Yolları ayrıcalığıyla deneyimleme fırsatı sunacağız. Bu hattın bayrak taşıyıcımıza hayırlı olmasını temenni ediyorum’’ dedi.

Kuzey İtalya’da Piemont bölgesinin başşehri olan Torino, çevrelendiği Alp dağlarıyla görsel bir şölen sunuyor. Şehrin içinde göze çarpan Po Nehri ve Sangone Çayı ise bu bölgeyi gezmek isteyen seyahatseverler için doğal bir seyahat rotası oluşturuyor.

OKUMAYA DEVAM ET

DÜNYA

“İsrail-Filistin meselesine kalıcı çözüm getirmeden, küresel barış ve istikrardan bahsedilemez”

Genç gazeteciler | ABD

Genç Gazeteciler

Haber Burada

Tarih

Cumhurbaşkanı Erdoğan, NATO Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi’nin ardından düzenlediği basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Tüm temaslarımda Gazze başta olmak üzere işgal edilmiş Filistin topraklarında yaşanan katliama dikkat çektim. İsrail-Filistin meselesine kalıcı çözüm getirmeden, küresel barış ve istikrardan bahsedilemeyeceğinin altını çizdim” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, NATO Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi’nin ardından bir basın toplantısı düzenledi.

Tarihî bir zirveyi daha başarıyla tamamladıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD Başkanı Joe Biden’ın şahsında ABD makamlarına misafirperverliklerinden, NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg ve ekibine ise gayretlerinden dolayı teşekkür etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaklaşık 2,5 yıldır devam eden Rusya-Ukrayna savaşı karşısında müttefikler olarak uluslararası hukuktan yana duruş sergilediklerini anımsatarak, şunları kaydetti: “Önceki zirvelerde Ukrayna bağlamında aldığımız kararları gözden geçirdik. Ayrıca, yeni somut adımlar üzerinde mutabık kaldık. NATO’nun Ukrayna’ya güvenlik yardımı ve eğitim desteği girişimini onayladık. Ukrayna’ya çok yıllı mali destek sağlanmasını ve Kiev’e NATO kıdemli temsilcisi atanmasını kararlaştırdık. Türkiye, yıkıcı etkilerini hep birlikte hissettiğimiz, müşterek güvenliğimizi tehlikeye atan bu savaşın sona ermesine yönelik gayretlerini ilk günden beri yoğun şekilde devam ettirmektedir. İstanbul süreciyle başlattığımız, Karadeniz girişimiyle taçlandırdığımız temaslara yeniden başlanması ve diplomasiye şans tanınması en samimi arzumuzdur. Adil bir barışın kaybedeninin olmayacağına inanıyoruz. Bu değerlendirmelerimi zirve boyunca müttefiklerimizle bir kez daha paylaştım.”

“İTTİFAK MİSYONLARINA EN FAZLA KATKI SAĞLAYAN MÜTTEFİKLERİNDEN BİRİYİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, NATO Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi’nin ilk oturumunda, ittifak savunmasını ilgilendiren konuları etraflıca istişare ettiklerini vurgulayarak, “Krizlerin derinleştiği ve gerginliklerin arttığı bir dönemdeyiz. Mevcut uluslararası ortamda Türkiye’nin, her zaman olduğu gibi müttefiklerini savunma taahhüdüne bağlı olduğunu, sorumluluklarını yerine getirdiğini vurguladım. Savunma harcamalarında yüzde iki hedef eşiğini aştık. İttifak harekât ve misyonlarına en fazla katkı sağlayan müttefiklerinden biriyiz. Tabii birlik ve dayanışma ruhunun 32 müttefikin tamamı tarafından samimiyetle benimsenmesi gerekiyor. 75 yıllık Washington Antlaşması ve geçmiş zirvelerde alınan kararlar ortadayken, müttefikler arasındaki savunma sanayi ticaretinde hâlen bazı engeller ve kısıtlamalar bulunmasının makul ve mantıklı bir izahı yok” diye konuştu.

“BAZI MÜTTEFİKLERİMİZİN KURDUKLARI ÇARPIK İLİŞKİYİ KABUL ETMEMİZ MÜMKÜN DEĞİL”

NATO’nun Vilnius Zirvesi’nde alınan kararların tatbik edilmesinin, ittifakın birliği, bütünlüğü ve caydırıcılığı bakımından önemli olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Ülkemizin bu konudaki hassasiyetini ve beklentilerini tekrar gündeme taşıdım. Terörle mücadele alanında müşterek çabaların arttırılması önemlidir. Bu kapsamda Madrid ve Vilnius zirvelerinde aldığımız kararları da takip etme fırsatımız oldu. Biliyorsunuz, NATO’nun terörizmle mücadele politikası ilkeleri belgesini geçtiğimiz yıl güncellemiştik. Sayın Genel Sekreter de Vilnius’taki kararlar doğrultusunda NATO tarihinde bir ilki teşkil edecek şekilde terörizmle mücadele özel koordinatörü atamasını gerçekleştirmişti. Teröre karşı mücadelede müttefikler arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesine ihtiyaç bulunduğunu görüyoruz. Türkiye, terörün vahşi ve kanlı yüzünü iyi bilen bir ülkedir. DAEŞ ile göğüs göğse çarpışan ve bu örgütü bozguna uğratan tek NATO ülkesiyiz. 40 yıldır bölücü terör örgütüne ve farklı terörist yapılara karşı ağır bedeller ödeyerek mücadele ediyoruz. NATO’nun tespit ettiği iki temel tehditten biri olan terörizmle mücadelede müttefiklerimizden dayanışma bekliyoruz. Müttefiklik hukuku da zaten bunu gerektirir. Finlandiya’nın ve İsveç’in NATO’ya katılım süreçlerinde aldığımız kararlar ve tesis ettiğimiz daimi istişare mekanizmaları, PKK başta olmak üzere terör tehdidinin boyutlarının daha iyi anlaşılmasına vesile oldu. Ancak bazı müttefiklerimizin, bilhassa terör örgütü PKK’nın Suriye’deki uzantısı PYD/YPG ile kurdukları çarpık ilişkiyi kabul etmemiz mümkün değil. İttifakın birliğine ve bütünlüğüne zarar veren bu hatalı politikalardan vazgeçilmesi çağrımı burada tekrarlıyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, NATO’nun güneydeki ortaklarıyla çok daha yakın koordinasyon içinde bulunması gerektiğini dile getirerek, “Bu doğrultuda zirvenin ilk oturumunda NATO’nun güneye yönelik yeni yaklaşımının çerçevesini çizen önemli kararlara da imza attık” ifadesini kullandı.

“İSRAİL YÖNETİMİNİN, NATO İLE ORTAKLIK İLİŞKİSİNİ SÜRDÜRMESİ MÜMKÜN DEĞİLDİR”

Gazze’de 7 Ekim’den bu yana büyük bir katliamın yaşandığına, çoğu kadın ve çocuk olmak üzere 40 bine yakın masum insanın İsrail’in saldırılarıyla hayatını kaybettiğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu görüşleri paylaştı: “Yaklaşık 90 bin yaralı var. Tüm temaslarında Gazze başta olmak üzere işgal edilmiş Filistin topraklarında süregiden mezalime dikkat çektim. İsrail, Filistin meselesine kalıcı çözüm getirmeden, küresel barış ve istikrardan bahsedilemeyeceğinin altını çizdim. İsrail, soykırım suçlamasıyla yargılandığı Uluslararası Adalet Divanı’nın ihtiyati tedbir ile Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin kararlarını ısrarla uygulamıyor. Netanyahu yönetimi yayılmacı ve pervasız politikalarıyla sadece kendi vatandaşlarının değil, tüm bölgenin güvenliğini tehlikeye atmaktadır. Gelinen noktada şu durumun netleştiğini görüyoruz. Karşımızda savaş hukuku dâhil, hiçbir hukuk, nizam, değer ve sınır tanımayan gözü dönmüş bir yapı var. Küresel vicdanın, Filistinli sivilleri hedef alan saldırıların durdurulması için sokaklara döküldüğü mevcut ortamda İsrail’e askerî desteğin sürdürülmesi kabul edilemez. Oturumdaki hitabımda, bu konunun üzerinde hassasiyetle durdum. İttifakımızın temel değerlerini ayaklar altına alan İsrail yönetiminin, NATO ile ortaklık ilişkisini sürdürmesi mümkün değildir. Filistin topraklarında kapsamlı ve sürdürülebilir barış tesis edilene kadar İsrail ile NATO nezdinde iş birliği yapılması yönündeki girişimler, Türkiye tarafından onaylanmayacaktır.”

“GARANTÖRLÜK DÂHİL HER TÜRLÜ İNİSİYATİFİ ALMAYA HAZIRIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 10 yıllardır işgal ve zulüm altında, kendi topraklarında acı çeken Filistinlilerin, kendi bağımsız ve egemen devletlerine sahip olma hakları teslim edilmeden, kalıcı bir barışın tesis edilemeyeceğini belirterek, şöyle devam etti: “Uluslararası camianın sorumluluk sahibi üyelerinin, 1967 sınırları temelinde iki devletli çözüm için el ele vermesi önemlidir. Aynı şekilde, tüm baskılara ve yıldırma girişimlerine rağmen Filistin’i tanıyan ülkelerin sayısının artmasından büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Türkiye olarak önce ateşkesin ilanı, sonra da kalıcı barışın temini için garantörlük dâhil her türlü inisiyatifi almaya hazır olduğumuzu tekrar ifade etmek istiyorum. Buradan tüm müttefiklerimizi, ateşkesin sağlanması ve dokuz aydır açlıkla imtihan edilen Gazze halkına insani yardımların kesintisiz ulaştırılması için Netanyahu yönetimi üzerindeki baskılarını artırmaya çağırıyorum.”

Zirvenin ikinci oturumunda, Asya-Pasifik ortakları Avustralya, Güney Kore, Japonya ve Yeni Zelanda devlet ve hükûmet başkanları ile Avrupa Birliği liderliğinin de kendilerine katıldığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, NATO’nun bu ülkelerle ilişkilerinin ne şekilde ilerletileceğinin yanı sıra bölgedeki gelişmeleri ele aldıklarını aktardı.

Günümüzde küresel krizlerin etkilerinin sınır tanımadığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Asya-Pasifik bölgesindeki ortaklarıyla hem ikili düzeyde hem de NATO aracılığıyla siyasi diyaloglarını ve kapsamlı iş birliklerini sürdürmelerinin tabii olduğunu dile getirdi.

Bu iş birliğinin müşterek değerleri ekseninde, üçüncü bir ülkeyi asla hedef almadan, muhtemel iş birliği imkânlarını dışlamayacak şekilde ilerletilmesi gerektiğini ifade ettiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünyanın zaten yeterince gerilim yaşadığını ve buna yenilerini eklemenin hiçbir manasının olmadığını bildirdi.

“DENGELİ VE HAKKANİYETLİ TAVRI KARARLILIKLA DEVAM ETTİRECEĞİZ”

Zirvenin son oturumunun, geçen yıl ihdas edilen NATO-Ukrayna Konseyi formatında tertiplendiğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Toplantımız, ittifakın ve müttefiklerin Ukrayna’ya desteklerinin altının çizilmesi bakımından faydalı oldu. Oturumda ülkemizin, Ukrayna’nın toprak bütünlüğüne ve egemenliğine desteğinin tam olduğunun altını çizdim. Aynı zamanda diplomasinin dışlanmaması gerektiğini, müzakerelerin teslim olmak anlamına gelmediğini vurguladım. NATO’nun, Ukrayna’daki savaşın tarafı hâline getirilmesine asla geçit verilmemesi gerektiğine dair görüşlerimi burada açık yüreklilikle paylaştım. İki komşumuz arasındaki çatışmalarda ilk günden beri ortaya koyduğumuz dengeli, soğukkanlı ve hakkaniyetli tavrı bundan sonra da kararlılıkla devam ettireceğiz” değerlendirmesinde bulundu.

Zirve kapsamında; Macaristan, Yunanistan, İtalya, Almanya, Ukrayna, Fransa ve Birleşik Krallık liderleriyle ikili görüşmeler gerçekleştirdiğini, İsveç, Finlandiya, Slovenya ve Slovakya devlet ve hükûmet başkanlarının yanı sıra NATO Genel Sekreteri ile ayaküstü görüştüklerini, Amerika Birleşik Devletleri, İspanya, İzlanda, Polonya, Romanya, Estonya ve Hollanda liderleri ve Avrupa Birliği Konseyi Başkanı ile de sohbet ettiklerini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, görüşmelerinde hem müttefikleriyle ikili ilişkileri geliştirmenin yolları hem de NATO bünyesindeki iş birliği üzerinde durduklarını belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hollanda eski Başbakanı Mark Rutte’nin, bütün müttefiklerin onayıyla yeni NATO Genel Sekreteri olarak ilan edildiğini hatırlatarak, şu ifadeleri kullandı: “Sayın Rutte’nin görevi boyunca müttefiklerin menfaatlerini ve hassasiyetlerini gözeteceğine güveniyorum. Ayrıca kendisinin, ittifak dayanışmasını ve NATO’nun Avrupa-Atlantik güvenliğindeki merkezi rolünü önceleyen bir yaklaşım takip edeceğine inanıyorum. Sayın Rutte’ye, üstleneceği bu yeni ve zorlu görevinde muvaffakiyetler diliyorum. Göreve geldiği 2014 yılından bu yana İttifakın birliğinin ve dayanışmasının korunması yolunda gayret gösteren değerli dostum Genel Sekreter Stoltenberg’e de burada hassaten teşekkür ediyorum. Şahsımla ve makamlarımızla yakın iş birliği sergileyen Sayın Stoltenberg, özverili çalışmaları ve başarılı hizmetleriyle, bizimle birlikte herkesin takdirini kazanmıştır. Bir kez daha kendisine şahsım ve milletim adına en kalbi şükranlarımı iletiyorum. Washington Zirvemizin hayırlara vesile olmasını diliyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gazetecilerin sorularını da cevapladı.

Bir gazetecinin, “Türkiye, sahada somut olarak İsrail’in askerî yıkımını durdurmak, öldürülen insanların, çocukların hayatlarını kaybetmesini engellemek için neler yapacaktır?” sorusu üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, Filistin konusundaki hassasiyeti nedeniyle gazeteciye teşekkür etti.

İlk günden itibaren İsrail-Filistin arasındaki bu savaşla ilgili her türlü adımı attıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Gıda yardımı mı dersiniz, hastanelerimizi devreye sokmak mı dersiniz? Çocuk, kadın, yaşlı 40 bine yakın insan bu bölgede öldü. Yaralıları söylememe gerek yok. O sayı zaten 100 bine yaklaşıyor. Hastanelerimizi bu konuyla ilgili devreye soktuk. Şu anda hastanelerimize gelen yaralıları tedaviye alıyoruz. Gıda noktasında ise şu ana kadar aynı şekilde 40 bine yakın tır, uçak, bütün bunlarla gıda yardımını bölgeye gönderiyoruz. Kimi El-Ariş, kimi Refah Sınır Kapısı’nda buraya gönderiliyor. Bu yardımlarımız da hâlen devam ediyor, devam edecek. Bu kardeşlerimizi yalnız başına bırakamayız, onları terk edemeyiz. Aynı şekilde yiyecek, su, giyecek… Bu ihtiyaçları da gidermeye çalışıyoruz. İlgili bilimlerimiz, başta Kızılay’ımız olmak üzere bu çalışmaları yoğun bir şekilde sürdürüyor. Devlet makamları olarak bu çalışmalara devam ediyoruz, devam edeceğiz. İsrail’i Lahey Adalet Divanı’na da Güney Afrika ile şikâyet ettik. İlgili birimlerimiz, Adalet Bakanlığımız bu süreci çalıştırıyorlar. Dünyadaki diğer ülkelerin de şikâyetçi olmasını talep ediyoruz. Bu çalışmamız, kampanyamız sürüyor, sürecek. Zira İsrail’in anladığı dili kullanmamız lazım. Bu sayı ne kadar artarsa o kadar faydalı olacağına inanıyoruz.”

NATO’NUN UKRAYNA’YA YARDIMI

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “NATO, müttefiki olmadığı hâlde Ukrayna’ya bir yardımda bulunuyor. Filistin’e yönelik ise böyle bir çalışma içinde değil. NATO’ya bu yönde bir telkinde bulundunuz mu? Bulunduysanız nasıl bir geri bildirim aldınız?” sorusu üzerine, bu iki konuyu birbiriyle karıştırmamak gerektiğini dile getirdi.

Şu anda Rusya ile Ukrayna arasındaki gelişmenin farklı, toplantının içeriğinin farklı olduğunu aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Öbür tarafta İsrail, Filistin konusu çok daha farklı. Onunla ilgili de aynı şekilde gerek dünya gerek İslam dünyası bazı kampanyaları malum, yürütüyor. Nakdi noktada bazı adımlar atılıyor. Başta Türkiye ve Körfez ülkeleri olmak üzere elimizden geleni aynı şekilde İsrail-Filistin savaşında da ortaya koymaya çalışıyoruz. İnşallah vicdan, insaf sahibi olan ülkeler bu konuda elinden geleni yapacaktır diye düşünüyorum” dedi.

F16 TEDARİKİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir gazetecinin, “‘F16 alımının ölçeği küçüldü’ haberlerini okuduk yabancı basında. Bazı parçaların lokal üretileceği aktarılıyor. Nasıl böyle bir karar alındı, tam olarak ne anlama geliyor? NATO, F35’lere ödenen parayı, Amerika ile hâlâ görüşmeleri süren mekanizma, millî gelirin yüzde 2’si arasında hâlâ sayıyor mu?” sorusunu ise şöyle cevapladı: “Bu konuyla ilgili özellikle dün akşam ve bugün Sayın Biden ile tekrar konuştum. Denildiği gibi olursa, ‘Üç dört hafta içinde ben bu problemi çözeceğim’ dedi. Bugün ayrılırken yine hatırlattım. Üç dört hafta içinde çözeceğini söyledi, aramızda bazı nükteler de oldu. Parçalarla ilgili konu, her zaman görüştüğümüz konular. En taze haber olarak size Sayın Biden’ın bana verdiği cevabı nakletmiş oldum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Siz, ‘Suriye Devlet Başkanı ile görüşeceğinizi’ söylediniz. Türkiye’yi Suriye’de istemeyen farklı dış güçlerin Kayseri olaylarını provoke ettiğine dair bir bilgi var mı elinizde?” sorusuna, “Şimdi elimdeki bilgiyi sorma. Ben, şimdi size hangi bilgiyi aktardım? Özellikle Sayın Esed’e ‘Ya ülkeme gel veya üçüncü bir ülkede bu görüşmeyi yapalım’ çağrımı iki hafta önce yaptım. Bu konuyla ilgili olarak da Dışişleri Bakanımı görevlendirdim. O da muhataplarıyla görüşmek suretiyle inşallah bu dargınlığı, kırgınlığı aşmak suretiyle yeni bir süreci başlatalım istiyoruz” cevabını verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ermenistan ve Azerbaycan arasındaki barış sözleşmesi bu yılın sonuna kadar imzalanabilir mi?” sorusu üzerine, “Şimdi İlham Bey onun kararını verecek, ben değil. Gönlümüz arzu eder ki imzalansın ve Ermenistan-Azerbaycan arasında da barış hâkim olsun. Bizler, Ermenistan Başbakanı ile yaptığımız görüşmelerde burada da olumlu adımların atıldığını görüyoruz. İlham kardeşimle de yaptığım görüşmelerde o da olumlu adımların atıldığından yana” diye konuştu.

Dünyanın da o bölgenin de barışa hasret olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu barışı bir an önce kucaklamak istediklerini vurguladı.

Şanghay İşbirliği Örgütü’ne Türkiye’nin katılım sürecine ilişkin soruya karşılık da Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şanghay İşbirliği’ne gözlemci üye olarak değil, bizim hedefimiz orada daimi üye olmaktır. Zaten şu anda gözlemciyiz. Onu aşarak Türkiye artık Şanghay Beşlisi’ne daimi üye olarak katılmalıdır. Bunu gerek Sayın Putin’le gerek Şi Cinping’le ayrı ayrı görüştüm. Ayrıca Kazakistan Başkanı ile görüştüm ve bütün daimi üyelerden bu konuda destek istedim” cevabını verdi.

“EUROFİGHTER KONUSUNU ARAMIZDA GÖRÜŞTÜK”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “ABD’de üç beş ay sonra seçimlere gidiliyor. Başkan Joe Biden’ın kendi partisi içinde dahi adaylığı ciddi anlamda tartışılıyor. Bu siyasi çalkantı ve belirsizlik sizi endişelendiriyor mu? İkinci bir Donald Trump dönemine nasıl bakarsınız?” sorusunu, “Şu anda buradaki yarışın biz tarafı değiliz ve bu yarış içerisinde kalan üç buçuk dört aylık sürede kararı Amerika’daki halk, eyaletler verecek. Bu eyaletlerin vereceği karar çok önemli. Bizler de Türkiye olarak, Türk siyasetinin içerisinde olan bir insan olarak, en hayırlı kararı verecek olan Amerika delegesinin vereceği bu kararı izleyeceğiz. Kasım ola, hayır ola” diye cevapladı.

“Zirve bildirgesinde müttefiklerin birbirine yaptırım, ambargo uygulamaması gerektiğinin altını çiziliyor. Almanya, Türkiye’nin Eurofighter alımını engelliyor. Almanya Başbakanı Olaf Scholz ile görüşmenizde bu konu gündeme geldi mi?” sorusuna karşılık Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Eurofighter konusunu aramızda görüştük. Bu konuyla ilgili olarak Scholz olumsuz bir yaklaşımda bulunmadı. Konuyla ilgili görüşmelerimizin devamı ve Savunma Bakanımın muhatabıyla orada yaptığı görüşmelerde de mümkün olduğunca olumlu istikamette bir gidişin olduğunu gördük. Gerek Almanya gerek İngiltere tarafında bu tür olumlu gelişmeler var. Hep birlikte takipçisi olacağız. İnşallah sonucu da hayırlı olur” ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Millî futbolcumuz Merih Demiral’ın yaptığı bozkurt işareti Alman siyasiler tarafından farklı yorumlandı. Görüşmenizde bu konu gündeme geldi mi?” sorusu üzerine, konunun gündeme gelmediğini aktardı.

Bir sonraki NATO zirvesinin Türkiye’de yapılmasına karar verildiği hatırlatılarak, zirvenin hangi şehirde gerçekleşeceğinin belli olup olmadığı ve zirveye ilişkin değerlendirmesi sorulan Cumhurbaşkanı Erdoğan, zirvenin hangi şehirde yapılacağı konusunda bir kararın bulunmadığını söyledi.

Konuyu değerlendireceklerini bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Büyük ihtimalle bu tabii herhalde İstanbul’a yakışır. İstanbul’da böyle büyük bir organizasyonu yaparız. Daha önce de yine bir zirveyi İstanbul’da yapmıştık. Yine İstanbul’da inşallah böyle bir zirveyi yapar ve buradan NATO ile birlikte dünyaya selamımızı çakarız” diye konuştu.

NATO üyesi ülkelerin, Ukrayna’ya verilecek destek konusunda güçlü bir mesajı dile getirdikleri belirtilerek, “Burada birçok ikili görüşme yaptınız. Barışın sağlanması konusunda bu yaptığınız görüşmelerde sizde uyanan intiba neydi?” sorusuna ise Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu cevabı verdi: “Herkes tabii ki barıştan yana. Yani barışın karşısında olan yok. Hangi liderle görüştüysem aynı istikamette düşüncelerini ifade ediyorlar. Ve öyle zannediyorum ki barış burada eninde sonunda egemen olacak. Hele hele bizde yapılacak zirve, barışın taçlandığı bir zirve olacaktır diye düşünüyorum. Ve o ana kadar da birçok şeyler tabii ki değişecektir. Temennimiz odur ki bizim Dışişleri Bakanlığımız, yapacağımız görüşmelerle birlikte de inşallah bu işin altyapısını en güzel şekilde oluşturup adımlarımızı buna göre atmış oluruz.”

“EN ÖNEMLİ ADIMIMIZ AKKUYU”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Karadeniz Tahıl Girişimi’ne ilişkin soruya karşılık, bu konuyu Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile görüştüklerini, konunun takipçisi olacaklarını aktardı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “(Ukrayna ve Rusya) Her iki tarafı eğer bu konuda bütünleştirebilirsek inşallah Karadeniz Tahıl Girişimi’nin adımlarını da atmış oluruz. Bir İstanbul Dolmabahçe serüvenini burada geliştirmiş olalım diye düşünüyoruz. Beklentimiz bu” ifadesini kullandı.

AB üyesi ülkelerle askerî sanayi alanındaki iş birliğine ilişkin herhangi bir ilerleme olup olmadığının sorulması üzerine Erdoğan, şunları paylaştı: “Maalesef şu an itibarıyla herhangi bir gelişme bu konuda Avrupa Birliği üyesi ülkelerle söz konusu değil. Ve Sayın Scholz ile yaptığımız görüşmede de özellikle Eurofighter Typhoon konusu ve bunun yanında bizim fırkateynler, korvetler, bunların makineleriyle ilgili konularda özellikle MTU, Mercedes, MAN bunlarla ilgili adımlarımızda, Almanya’dan bunların hangilerini acaba satın alabiliriz? Veyahut da şu anda gümrükte bekletilen örneğin Siemens’in bizim Çukurova’yla ilgili, oradaki şu anda biliyorsunuz en önemli adımımız Akkuyu ama Akkuyu’nun da en önemli ünitelerinden bir tanesi de Siemens ile ilgili olan münasebetlerimiz. Siemens’in bize göndermesi gereken türbinler meselesi var. Bu türbinlerde de şu anda Alman gümrüklerinde bunlar bekliyor. Bunları da kendilerine söyledik. Ve takibini yapmak suretiyle bütün bu makinelerin alımı, gerekse Siemens’in bize vermesi gereken bu türbinler meselesi, bunları da aşmak suretiyle, bir an önce bunları satın alalım istiyoruz ve bunlarla ilgili de adımlarımızı atalım istiyoruz. Buralarda bazı tıkanıklıklar var ama aşacağımıza inanıyorum. Bu konuda Sayın Şansölye ile münasebetler iyi geçti.”

NATO’nun ikinci adamının bir Türk olacağı yönündeki açıklaması hatırlatılarak, bu konuda belirlenmiş bir isim olup olmadığının sorulması üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu kararı kendisinin vermeyeceğini dile getirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz teklifimizi yaptık, teklifimizin karşılığında Sayın Rutte, başta Dışişleri Bakanım olmak üzere bu görüşmelerle inşallah bir Türk’ü vekil olarak yanına alması hâlinde bu yaptığımız görüşmelerin verimli bir netice verdiğinin işareti olur. Ama yine aynı şeyi söylüyorum. Biz takipçisi olacağız. Nihai kararı Sayın Rutte vermiş olacak. Hayırlısı olsun. İsim olarak şu olacak, bu olacak. Bunu deme noktasında henüz değiliz” sözlerini sarf etti.

“NATO’ya üye olan Fransa, Ermenistan’da aktif silahlandırma ve rövanşizm siyaseti yürütüyor. Aslında bölgede barışla ilgili çalışmaların yürütüldüğü bir zamanda bölgeye yabancı bir unsur olan Fransa’nın, Kafkas siyasetini nasıl değerlendirirdiniz?” sorusuna karşılık Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yani oradaki barışı bölmek veya barışa gölge düşürmek hiç isabetli olmaz” dedi.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile bir görüşme yaptığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ama daha sonra bu konuyla ilgili tekrar gerekirse Sayın Macron’la bunları da görüşürüz. Yakın zamanda tekrar bir araya geleceğiz. Ve olumsuz bazı gelişmeler bölgede olursa bunu yine kendisiyle paylaşırız” diye konuştu.

AB ortak savunmasına ilişkin gelişmelerle ilgili değerlendirmesi sorulan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu soruya cevap vermek için erken olduğunu, çünkü Türkiye’nin AB üyesi olmadığını kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Avrupa Birliği’nin üyesi olmadığımız için de buradan Türkiye’nin payına şu düşer, şu düşmez, böyle bir şeyi konuşmak herhalde doğru olmaz. Biz sadece takipçisi oluruz. Vakti saati geldiğinde de gerekeni yaparız. Olayı sadece takip ediyoruz. Çünkü gerek Borrell’in açıklamaları, gerekse diğerlerinin bu konudaki açıklamaları bizimle aynı ölçekte değil” değerlendirmesinde bulundu.

Her Şey Güçlü Bir Türkiye İçin | Genç Gazeteciler

OKUMAYA DEVAM ET

DÜNYA

Cumhurbaşkanı Erdoğan, NATO Müttefik ve Ortak Devlet ve Hükûmet Başkanları Toplantısı’na katıldı

Genç Gazeteciler | ABD

Genç Gazeteciler

Haber Burada

Tarih

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD’nin başkenti Washington’da düzenlenen NATO Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi kapsamında Müttefik ve Ortak Devlet ve Hükûmet Başkanları Toplantısı’na katıldı.

Genç Gazeteciler | ABD

OKUMAYA DEVAM ET

GENÇ GAZETECİLER | TÜRKİYE

YENİ NESİL MEDYA | TÜRKİYE

Her Şey Güçlü Bir Türkiye İçin | Genç Gazeteciler

TAKVİM

Mayıs 2021
P S Ç P C C P
 12
3456789
10111213141516
17181920212223
24252627282930
31  

HER ŞEY GÜÇLÜ TÜRKİYE İÇİN

TOGG | Türkiye’nin Otomobili

TANAP Avrupa Bağlantısı Açılış Töreni #TANAPtamam

GENÇ GAZETECİLER BURADA

GÜÇLÜ TÜRKİYE

TÜRK AKIM PROJESİ AÇILIŞ TÖRENİ

TÜRKİYE YÜZYILI

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çanakkale 1915 Köprüsü Kule Tamamlama Töreni

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fatih sondaj gemisini #MilliEnerjideYeniMüjde

ENERJİ PETROL MEDYA GRUP – YENİ NESİL MEDYA | TÜRKİYE

DÜNYA13 saat önce

Türk Hava Yolları, İtalya’nın Torino Şehrine Uçuşlara Başladı

DÜNYA1 gün önce

“İsrail-Filistin meselesine kalıcı çözüm getirmeden, küresel barış ve istikrardan bahsedilemez”

DÜNYA2 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, NATO Müttefik ve Ortak Devlet ve Hükûmet Başkanları Toplantısı’na katıldı

DÜNYA2 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan, NATO Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi akşam yemeğine katıldı

DÜNYA2 gün önce

Emine Erdoğan, Jill Biden’ın ev sahipliğindeki resepsiyona katıldı

DÜNYA2 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Almanya Başbakanı Scholz ile görüştü

DÜNYA3 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İtalya Başbakanı Meloni ile görüştü

DÜNYA3 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yunanistan Başbakanı Miçotakis ile görüştü

GÜNCEL3 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, NATO Atlantik Konseyi Devlet ve Hükûmet Başkanları Oturumu’na katıldı

DÜNYA3 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Macaristan Başbakanı Orban ile bir araya geldi

DÜNYA4 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, NATO’nun 75. Yılı Anma Etkinliği’ne katıldı

DÜNYA4 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan ABD’de

DÜNYA4 gün önce

TÜRKİYE’NİN UZAYDAKİ GARANTİSİ TÜRKSAT 6A

DÜNYA4 gün önce

“Türkiye, NATO’nun misyonlarına ve harekâtlarına en fazla katkı sağlayan ilk beş müttefikten biridir”

DÜNYA5 gün önce

“Haberleşme uyduları millî güvenliğimiz açısından büyük önem arz ediyor”

DÜNYA5 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, elektrikli araç üreticisi Çinli BYD Yönetim Kurulu’nu kabul etti

DÜNYA6 gün önce

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Hacettepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi ve İletişim Fakültesi Mezuniyet Törenine katıldı

DÜNYA7 gün önce

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Kahramanmaraş’ta

DÜNYA1 hafta önce

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile AJET Arasında İndirimli Bilet Protokolü İmzalandı

DÜNYA1 hafta önce

“Amacımız, girişimci diplomasi anlayışıyla bölgemizde ve ötesinde bir barış kuşağı tesis etmek”

GÜNCEL1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çin Devlet Başkanı Cinping ile bir araya geldi

DÜNYA1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanghay İşbirliği Örgütü 24’üncü Devlet Başkanları Zirvesi’ne katıldı

DÜNYA1 hafta önce

Emine Erdoğan, Astana’da Zor Yaşam Koşullarındaki Çocuklara Destek Merkezi’ni ziyaret etti

DÜNYA1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Katar Emiri Şeyh Temim ile görüştü

DÜNYA1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Moğolistan Cumhurbaşkanı Khurelsukh ile bir araya geldi

DÜNYA1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev ve Pakistan Başbakanı Şerif ile bir araya geldi

DÜNYA1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Putin ile bir araya geldi

DÜNYA2 hafta önce

Emine Erdoğan, Gönül Elçileri ve koruyucu ailelerle bir araya geldi

GENÇLER2 hafta önce

DIŞ TİCARETE DENİZ YOLU DAMGASI

DÜNYA2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suudi Arabistan Savunma Bakanı Al-Suud’u kabul etti

DÜNYA2 hafta önce

“Şehirlerimizi, Türkiye Yüzyılı’nın ruhuna uygun bir yaklaşımla ele almamız gerekiyor”

DÜNYA2 hafta önce

Bakan Mehmet Özhaseki, Bakanlığın Yeni Çevre Projelerini Açıkladı

DÜNYA2 hafta önce

BAKAN OSMAN AŞKIN BAK’TAN GAZİ KOŞUSU’NU KAZANAN AKIN SÖZEN’E TEBRİK

DÜNYA2 hafta önce

Fetö’nün Ticari teröristleri milletimize tuzak kurmaya devam ediyorlar

DÜNYA2 hafta önce

FETÖ’cüler Kamuya ait isimlere Marka Çıkartarak insanları Tuzağa Düşürüyorlar.

DÜNYA2 hafta önce

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Van Kültür Yolu Festivali açılışını gerçekleştirdi

DÜNYA2 hafta önce

Emine Erdoğan, “Anadoludakiler” projesinin tanıtımına katıldı

DÜNYA2 hafta önce

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, “Başardık”

DÜNYA2 hafta önce

Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer BOLAT, Türkiye’nin FATF’ın Gri Listesinden Çıkarılmasını Değerlendirdi

DÜNYA2 hafta önce

Türk Hava Yolları, Skytrax Ödülleri’nde Dokuzuncu Kez ‘’Avrupa’nın En İyi Havayolu’’ Seçildi

DÜNYA5 yıl önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti mesajı

DÜNYA5 yıl önce

Metin Aslım : İş ve Cemiyet Hayatının Sevilen Siması

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Emel USLU ATİK ;

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Aysu YAVUZ

İYİ Kİ VARSIN4 yıl önce

İyi ki varsın Nurten ÖZTÜRK

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Beril ÇAVUŞOĞLU

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın ZEHRA KARAKAŞ BEGEN

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Nuray ÖZÇELİK;

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Hüseyin ÇEŞMECİOĞLU :

DÜNYA2 yıl önce

Ankara-Yerköy-Kayseri Hızlı Tren Hattı temeli atıldı

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Nalan Gazezoğlu

DÜNYA4 yıl önce

Sektöre Yön verenler ; Eda DEMİRHAN

GÜNCEL4 yıl önce

Sektöre Yön Verenler Berfu GÜVEN

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Gül ALCANSOY;

DÜNYA3 yıl önce

İyi ki varsın Prof. Dr. Başak SOLMAZ

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın AYSUN ŞAHANOĞLU KABA ;

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Nazlıhan ALKAN

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Hüseyin ÇALIŞKAN

DÜNYA3 yıl önce

İyi ki varsın Hande ORTAY

DÜNYA2 yıl önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AB Konseyi Başkanı Michel ile görüştü

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Yusuf Burak ASLANPINAR;

İYİ Kİ VARSIN4 yıl önce

İyi ki varsın Semra Aman Akyürek

ENERJİ3 yıl önce

İyi ki Varsın Mehmet Gültekin

ENERJİ4 yıl önce

Tekfen Holding “Kadınlarla Güçlendirilmiş Yönetim Kurulu” ödülünü üçüncü kez aldı!

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Sadık KUTANOĞLU

DÜNYA1 yıl önce

İyi ki varsın, Haşim İzol

DÜNYA2 yıl önce

İyi ki varsın Özgür AKIN

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Doç. Dr. Esin Yalçınkaya

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Semra İĞTAÇ

Enerji petrol Medya Ceo -Mehmet Ali Setencioğlu ,
MAVİ YOLCULUK5 yıl önce

TEKNE KİRALAMA | İZMİR ÇEŞME ALAÇATI

GÜNCEL4 yıl önce

Başarımız, Başarınız olacak HANTEK KALIP

DÜNYA4 yıl önce

Sektöre Yön Verenler Esra KANDEMİR

DÜNYA2 yıl önce

İyi ki varsın Ebru Milat Sezgin

DÜNYA4 yıl önce

Türkiye’nin En Etkin 50 CFO’su belli oldu

DÜNYA5 yıl önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy ile ortak basın toplantısı düzenledi

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Sibel Şeref KANCAOĞLU ;

DÜNYA2 yıl önce

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Turizm Yatırım Forumu’na katıldı

DÜNYA3 yıl önce

Sektöre yön verenler, Ahmet ÇALLI

DÜNYA3 yıl önce

İyi ki varsın Vahide Ayşit

DÜNYA5 yıl önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kyoto’da Ara Güler Fotoğraf Sergisi’ni açtı

YENİ NESİL MEDYA | TÜRKİYE

GÜÇLÜ TÜRKİYE
GÜÇLÜ TÜRKİYE

GENÇ GAZETECİLER | TÜRKİYE

GENÇ İŞ DÜNYASI

seers cmp badge