Türk İş Dünyası - 2008

DÜNYA

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün itibarıyla yeni kontrollü normalleşme sürecini başlatıyoruz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı sonrası yaptığı açıklamada, “Dünyadaki ve özellikle de Avrupa coğrafyasındaki gelişmeleri yakından izleyerek salgınla mücadele stratejimizi sürekli güncelliyoruz. Bu çerçevede milletimize daha önce söz verdiğimiz şekilde, bugün itibarıyla yeni kontrollü normalleşme sürecini başlatıyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirilen Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı’nın ardından basın açıklaması yaptı.

“28 ŞUBAT SÜRECİNİN ÜLKEMİZE AĞIR FATURALARI OLMUŞTUR”

Toplantıda ele alınan konulara dair açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Dün siyasi tarihimizin en karanlık dönemlerinden birinin sembolü olan 28 Şubat müdahalesinin 24. yıl dönümünü geride bıraktık. Hiç şüphe yok ki 28 Şubat hadisesi, tıpkı 27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül gibi millî iradeyi, milletin değerlerini, milletin bizatihi kendisini hedef alan bir darbe girişimidir. Sandıkla iktidara gelmiş, Anayasa ve yasalar çerçevesinde ülkeyi idare eden meşru hükûmet, bir kısım medyanın, sermayenin, sivil toplum kuruluşlarının da içinde yer aldığı kirli senaryolarla istifaya zorlanmıştır. 28 Şubat sürecinin ülkemize hem hak ve özgürlükler alanında hem de ekonomiden siyasete uzanan geniş bir yelpazede ağır faturaları olmuştur. Sermayenin renklere bölünmesi, esnafından holdingine bu ülke için üreten, çalışan, ihracat yapan şirketlerin ötekileştirilmesi ekonomimizde derin yaralar açmıştır.

Türkiye, tarihinin en büyük soygunlarından birini bu dönemde yaşamıştır. Milletimizin milyarlarca dolar parası bankalar vasıtasıyla hortumlanmış, ülkemiz benzeri görülmemiş bir buhranın içerisine sürüklenmiştir. Anayasal suç işleyenlerle ilgili hiçbir işlem yapılmadığı gibi, darbecilerden brifing alan bir yargı tablosu adalet sistemimize olan güveni sarsmıştır.

Binlerce, on binlerce insanımız sırf inançlarından, fikirlerinden, siyasi görüşlerinden dolayı hukuksuzluğa ve zulme maruz kalmıştır. Ortaokullardan üniversitelere, Kur’an kurslarından camilere, yurtlardan derneklere, hatta vatandaşın kestiği kurbanların derilerine kadar hemen her alanda toplumumuz ağır bir kuşatmayla karşılaşmıştır. Kılık kıyafetinden dolayı okullarından atılanlar, dereceyle hak ettiği diplomasını almak için çıktığı sahneden ağzı kapatılarak indirilen genç kızlar, başındaki örtüsünden dolayı evladının yemin törenine katılamayan anneler, kimliğindeki fotoğraf sebebiyle kanser tedavisi göremeyen nineler 28 Şubat döneminde yaşanan garabetlerden sadece birkaçıdır. Üniversite kapılarına başörtülü kızlarımız için kurulan ikna odaları, bu dönemin alametifarikası olarak milletimizin hafızasına kazınmıştır.

“TÜRKİYE’NİN BİR DAHA BÖYLE UTANÇLAR YAŞAMAMASI İÇİN BUGÜNE KADAR ELİMİZDEN GELENİ YAPTIK”

Dün ikna odalarıyla üniversitelerimizi âdeta Nazi kamplarına çeviren kimi faşist üniversite yöneticilerinin, geçen hafta yayınladıkları bildiriyle özgürlükten bahsetmesi tam bir kara mizah örneğidir. Ne milletimiz ne de üniversite kapılarında gözyaşı döken evlatlarımız bu kirli zihniyetin yaptıklarını asla affetmemiştir, affetmeyecektir. Tarih her türlü baskıya rağmen iradesine sahip çıkanlar ile vesayete selam duranları elbette unutmamıştır, unutmayacaktır.

Attıkları manşetlerle, köşelerinde yazdıkları iğrenç yazılarla, sergiledikleri ilkesiz duruşla darbe şakşakçılığı yapanlar üzerinden değil 24 yıl bin yıl bile geçse alınlarındaki o kara lekeyi asla silemeyecektir. Tıpkı 27 Mayıs’ın, 12 Eylül’ün mimarları gibi bin yıl süreceği söylenen 28 Şubat’ın mimarları da aziz milletimiz tarafından âdeme mahkûm edilmiştir.

Milletimiz o derin ferasetiyle daha beşinci yılını bile doldurmadan 28 Şubat zihniyetini sandığa gömmüş, Türkiye’de yepyeni bir dönemi başlatmıştır. 3 Kasım 2002 seçimleriyle Türkiye’de vesayetin, cuntanın, millete rağmen iktidar olmanın kapısı bir daha açılmamak üzere kapanmıştır. Bu dönemde de 27 Mayıs, 27 Nisan bildirisinden Cumhuriyet mitinglerine, Gezi olaylarından 17-25 Aralık yargı-emniyet darbe teşebbüsüne millet iradesini hedef alan girişimlerin tamamı hezimete uğramıştır.

15 Temmuz gecesi yaşananlar ise, milletimizin istiklal ve istikbalini koruma kararlılığını dost-düşman herkese yazılan tarihî destanla göstermiştir. Milletin kurumlarıyla, değerleriyle, inancıyla kavga edenler, ekmeğini yedikleri vatana ihanet edenler dün olduğu, yarın da kendilerini bekleyen acı akıbetten kurtulamayacaktır. Gerektiğinde canı pahasına iradesine sahip çıkma kararlılığını gösteren milletimiz, bir daha asla yeni 27 Mayıs’ların, 12 Eylül’lerin, 28 Şubat’ların yaşanmasına müsaade etmeyecektir. Türkiye’nin bir daha böyle acılar ve utançlar yaşamaması için bugüne kadar elimizden geleni yaptık, inşallah bizden sonraki nesillere de bu mücadele mirasını devredeceğiz.

“TÜRKİYE’DE MİLLÎ İRADEYİ YENİDEN EGEMEN KILDIK”

Aziz milletim; Türkiye’yi hak ettiği demokratik ve ekonomik gelişmişlik seviyesine ulaştırmak için son 18 yılda attığımız adımlarla millî iradenin üzerine gölgesi düşen pek çok antidemokratik uygulamayı kaldırdık. Milletimizle sırt sırta vererek meydanı Türkiye’yi eski karanlık günlerine döndürmek isteyen darbe heveslilerine bırakmayacağımızı gösterdik. Sivil siyaseti güçlendirerek bürokratik oligarşiyi gerilerek hak ve özgürlükleri genişleterek Türkiye’de millî iradeyi yeniden egemen kıldık. Bu doğrultuda sadece 15 Temmuz sonrası attığımız adımlar dahi başlı başına birer devrimdir.

Cumhur İttifakı çatısı altında hayata geçirdiğimiz Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi ile tarihimizin en büyük yönetim reformunu milletimizle birlikte ülkemize kazandırdık. Yargı Reformu Strateji Belgesi kapsamında hazırladığımız pek çok reform paketini yasama boyutuyla Meclis’te, idari boyutuyla Cumhurbaşkanlığımızda ve kurumlarımızda hayata geçirdik. Bu kazanımları daha güçlü, daha büyük bir atılımla perçinlemek için çalışmalarımızı sürdürüyoruz.

“TÜRK DEMOKRASİSİNİN SIFIRDAN BİR ANAYASA YAPMA OLGUNLUĞUNA ERİŞTİĞİNE KİMSE İTİRAZ EDEMEZ”

Yarın İnsan Hakları Eylem Planımızı kamuoyuyla paylaşacağız. Bu eylem planında dokuz başlık altında yüzlerce faaliyet yer alıyor. Attığımız her adımda olduğu gibi İnsan Hakları Eylem Planı hazırlıklarında da hemen her konunun dönüp dolaşıp darbe Anayasası’nın yol açtığı sıkıntılara dayandığını gördük. Bir süre önce milletimizin takdirine sunduğumuz yeni hazırlama teklifimiz, bu eylem planının da âdeta çatısı, yani tacını oluşturuyor. Biz tüm samimiyetimizle siyaset kurumunun en önemli sorumluluklarından birinin Türkiye’yi ayağına vurulan darbe Anayasası prangasından kurtarmak olduğuna inanıyoruz. Cumhur İttifakı çatısı altında özellikle bu konuda vardığımız anlayış birliğinin ardından yeni ve sivil anayasa meselesini tüm platformlarda tartışmaya açarak herkesin katkısını almak üzere bir yola çıkıyoruz.

Esasen 10 yıldır bu konuyu ülkemizin gündemine müteaddit defalar getirdik. Maalesef bugüne kadar milletimize layık yeni ve sivil bir anayasa hayalimize kavuşamadık. İnşallah bu defa bunu başaracağız. Kendi hazırlık çalışmalarımıza şimdiden başladık. Korkularla, ön yargılarla, ideolojik at gözlükleriyle hareket edersek ne tarih ne de millet bizi affeder. Türk demokrasisinin sıfırdan bir anayasa yapma olgunluğuna eriştiğine kimse itiraz edemez. Yeni ve sivil anayasa çağrımızın bilhassa darbelerden mağdur olmuş farklı toplum kesimleri arasında oluşturduğu heyecanı memnuniyetle takip ediyoruz.

Siyasi yelpazedeki tüm partiler başta olmak üzere bu konuda söyleyecek sözü olan herkesi yeni ve sivil anayasa hazırlanması sürecinde yapıcı bir anlayışla yer almaya davet ediyoruz. Gelin, ülkemizi darbe anayasalarına mahkûmiyet utancından kurtaralım. Gelin, Türkiye’yi tarihinin en kuşatıcı anayasasıyla buluşturalım. Gelin, Cumhuriyetimizin 100. yılını sivil bir anayasa ile karşılayalım. Hiç kimse bu yolda bizimle birlikte yürümese bile Cumhur İttifakı olarak yeni ve sivil anayasa metnimizi tamamlayıp, inşallah milletimizin takdirine sunmakta kararlıyız.

“2020 YILI BÜYÜME ORANIMIZ İZLEDİĞİMİZ POLİTİKALARIN BAŞARISININ EN SOMUT ÖRNEĞİDİR”

Aziz milletim, küresel ekonomi çok zorlu bir dönemden geçiyor. Geçtiğimiz yıl küresel gelir yüzde 3,5 ve dünya ticaret hacmi yüzde 9,6 oranında daraldı. Tarih böyle büyük bir daralma, milyonlarca kişinin işsiz kalmasına, gelir dağılımında bozulmalara ve ülkeler arasındaki gelişmişlik farklılıklarının artmasına da sebep oldu. Dünyada sadece bir senede 90 milyondan fazla insanın aşırı yoksulluk sınırının altına düştüğü tahmin ediliyor. Bugün hâlâ aşıya ulaşamayan 100’ün üzerinde ülke bulunuyor. Türkiye işte böylesine zorlu bir süreci izlediğimiz planlı, kararlı ve esnek politikalar sayesinde başarıyla yürüttü, yürütmeye devam ediyor. Bugün açıklanan ve yüzde 1,8 olarak gerçekleşen 2020 yılı büyüme oranımız izlediğimiz politikaların başarısının en somut örneğidir. Türkiye büyürken, İngiltere yüzde 9,9 oranında, Hindistan yüzde 8 oranında, Almanya yüzde 4,9 oranında, Japonya yüzde 4,8 oranında ve Amerika yüzde 3,5 oranında küçüldü. Aynı şekilde 2021 yılına iyi bir başlangıç yapan ihracatımız Şubat ayında önceki yılın aynı ayına göre yüzde 9,6 artışla 16 milyar doları aşmıştır. Böylece yılın ilk iki ayı itibarıyla dış ticaret açığımız yüzde 15,3 azalmış ve ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 82,9’a çıkmıştır. Gelişmeler ihracattaki artışın önümüzdeki aylarda da süreceğine işaret ediyor. Tabii bunlar gerçekten dikkate değer, takdir edilmesi, hatta örnek gösterilmesi gereken başarılardır. Elbette ki biz bununla yetinmiyoruz, bizim için asıl önemli olan ekonomik büyümenin toplumun tüm kesimlerine ulaşması ve büyümeyle birlikte istihdamın da oluşmasıdır. Ancak böyle bir durumda kaliteli ve kalıcı bir büyümeden söz etmek mümkündür. İşte 2021 yılını bu açıdan çok önemli görüyoruz. Hedefimiz her bir vatandaşımıza dokunacak, refahı daha da artıracak, sağlıklı ve istikrarlı bir büyümenin, orta ve uzun vadede güçlenerek sürmesidir. Bu hedefe giden yol fiyat istikrarından geçiyor. Fiyat istikrarı içinde üretken, yatırımlara ve katma değeri yüksek rekabetçi üretime yönelmemiz gerekiyor. Burada da karşımıza verimlilik artışı ihtiyacı çıkıyor.

Bir ekonominin yapısal temelleri ne kadar güçlüyse şoklara karşı direnci de o kadar artar. Bilindiği gibi geçtiğimiz hafta ülkemiz piyasalarında yurt dışındaki gelişmelerden kaynaklanan dalgalanmalar görüldü. Amerika başta olmak üzere gelişmiş ülkelerin tahvil faizlerinde yaşanan artış pek çok gelişmekte olan ülkeyi etkiledi. Bu tip küresel dalgalanmalar ne ilktir ne de son olacaktır. Bizim için önemli olan bu gibi risklere karşı dirençli, sağlam, kendi mecrasında yürüme gücüne sahip bir ekonomik işleyişi tesis etmektir. Enflasyonu, faizleri ve kuru kontrol altına almış, büyümesini, ihracatını, istihdamını koruyan bir ekonomi bu şokları kolayca savuşturabilir Fakat istikrarının özellikle fiyat istikrarının sağlanmasına, üretken kapasitenin geliştirilmesine, cari açıkla mücadeleye ve mali disiplinin sürdürülmesine bunun için çok önem veriyoruz.

“TÜRKİYE, SALGIN SONRASI DÖNEMİN DÜNYADA YÜKSELEN YILDIZI OLACAKTIR”

Aziz milletim, biraz önce ifade ettiğim insan hakları eylem planımızla eşzamanlı ve eşgüdümlü olarak ekonomi alanında hayata geçireceğimiz reformların da hazırlıklarını yürüttük. Ekonomideki reform önceliklerimizi belirlerken arkadaşlarımız sahaya indi, tüm taraflarla bir araya geldi ve iletilen tüm talepleri dikkatle dinledi. Buna göre çözüm odaklı bir yaklaşımla üzerine gideceğimiz alanları öncelikli hâle getirdik. Her reform gibi bu çalışmalardan da rahatsız olanlar elbette çıkabilir. Biliyorsunuz her zaman söylüyorum, biz kısa mesafe koşucusu değil, maraton koşucusuyuz, farklılığımız bu. Hiçbir mücadeleden kaçmadığımız gibi her defasında kendi sınırlarımızı biraz daha zorlarız. Bu anlayışla hazırladığımız ve önümüzdeki hafta açıklayacağımız reformları kararlılıkla uygulayacağımızdan kimsenin şüphesi olmasın. Bu reformların devamının geleceğini de belirtmek istiyorum. Üçüncü ayına girdiğimiz 2021’i salgınla mücadelenin kazanıldığı ve aynı zamanda orta vadede nitelikli bir büyüme dönemine girişin başladığı yıl olarak görüyoruz. Türkiye, inşallah salgın sonrası dönemin dünyada yükselen yıldızı olacaktır. Atacağımız adımlarla hem mevcut riskleri en aza indirecek hem karşımıza çıkan fırsatları en iyi şekilde değerlendireceğiz.

Ekonomik reform gündemimizin merkezinde makroekonomik istikrar politikaları ve yapısal politikalar yer alıyor. Makroekonomik istikrar kapsamında kamu maliyesi, enflasyonla mücadele, finansal sektör ve cari açıkla mücadele gibi alanlara öncelik verdik. Yapısal politikalar tarafında ise kurumsal yapının güçlendirilmesi, yatırımların çok daha güçlü şekilde teşvik edilmesi ve rekabet politikalarını sayabiliriz. Mali disiplin her dönemde olduğu gibi bugün de bizim olmazsa olmazımızdır. Gelir ve harcama tarafında aldığımız tedbirlere uygun şekilde 2021 bütçe açığı hedefimizi yüzde 4,3’ten, yüzde 3,5’a indirdik. Bütçe açığı ve borç stokunda Türkiye çoğu ülkeye göre oldukça iyi durumdadır. Avrupa Birliği ortalaması yüzde 90’na yakın olan borçluluk oranları Yunanistan’da yüzde 200, İtalya’da yüzde 153, Fransa’da yüzde 117, İngiltere’de yüzde 101 gibi seviyeleri bulurken, bizde sadece yüzde 42. İşte Türkiye bu, mali disiplin işte tam olarak bu demektir. Reform paketimizde mali disiplini daha da güçlendirecek kapsamlı kamu maliyesi politikalarına da yer veriyoruz. Kamu harcamalarında israfa tahammülümüz olmadığı için harcamaların takibi ve izlenmesine özel ehemmiyet gösteriyoruz. Bakanlıklarımızdan zorunlu olmadıkça kendilerine tahsis edilen ödeneğin üstünde harcama yapmamalarını, hatta bu ödeneklerden tasarruf etmelerini istiyoruz. Reform paketi çerçevesinde kamu alım ihalelerinde yeni bir sisteme geçiyoruz. Kamu iktisadi teşebbüslerini gerekiyorsa yeniden yapılandırarak daha verimli ve rekabetçi hâle getiriyoruz. Enflasyon mücadelenin bel kemiği olan fiyat istikrarını temin için kalıcı tedbirler geliştiriyoruz. Sermaye piyasalarının güçlendirilmesi ve finansal kapsayıcılığın arttırılması hususunda da yeni politikaları hayata geçiriyoruz.

Cari açıkla mücadelemizi başarıya ulaştırmak için üretimde yapısal dönüşümü teşvik edecek yeni adımlar atıyoruz. Kamudaki kurumsal yapıyı güçlendirerek reformlarımızın kalıcılığını öyle veya böyle sağlayacağız. Özetle ifade etiğim tüm bu başlıkların detaylarını önümüzdeki hafta kamuoyuyla paylaşacağız. Milletimizin her şeyin en iyisine, en güzeline layık olduğunu biliyor ve bunu sağlamak için gecemizi gündüzümüze katarak çalışıyoruz.

“AVRUPA’DAKİ HİÇBİR VATANDAŞIMIZI IRKÇILAR KARŞISINDA YALNIZ BIRAKMADIK”

Aziz milletim; koronavirüs salgını sağlık krizi olmanın ötesinde, bilhassa Batı’da sosyal hastalıkların da artmasına sebep oluyor. Hemen her gün Avrupa’da yaşayan vatandaşlarımızı hedef alan ırkçı faşist bir saldırının haberini alıyoruz. Protesto kılıfı altında Kur’an-ı yakmalar, mescitlerimizin kapılarına affedersiniz domuz başı bırakmalar, Müslümanlara ait iş yerlerini, dernekleri, kuruluşları fişlemeler artık sıradan vakalar hâline geldi. Her ne kadar Avrupalı yöneticiler yüzleşmekten kaçsa da, istatistikler tehdidin ulaştığı seviyeyi açıkça ortaya koymaktadır.

Geçtiğimiz yıl önceki senelere göre nefret suçları iki kat artmıştır. Avrupa’da en çok vatandaşımızın yaşadığı üç ülkede göçmenlere yönelik saldırıların sayısı 3 bini aşmıştır. Sadece 2020 yılında Almanya’da 400’ü bizim insanlarımıza yönelik olmak üzere toplam 900’ün üzerinde saldırı kayıtlara geçmiştir. Yine geçen yıl salgının getirdiği kısıtlamalara rağmen cami ve cami derneklerimize yönelik 121 eylem yapılmıştır. Bu rakamlar esasen buzdağının yalnızca görünen kısmını teşkil ediyor, çünkü nefret suçlarının sadece 5’te biri kayıt altına alınıyor, rapor edilmeyen saldırılarının mevcut istatistiklerin en az 4-5 katı olduğunu tahmin ediyoruz. Rapor edilen saldırılarda ise resmî kurumlar suçlularının peşine düşmek yerine maalesef mağdurlara baskı uyguluyor.

Bugün kültürel ırkçılık Fransa başta olmak üzere birçok Avrupa ülkesinde artık kurumsal ırkçılığa dönüşmüştür. Daha beş, on sene öncesine kadar marjinal görülün fikirler Avrupa’daki ana akım siyasi partilerin söylemi hâline gelmiştir. Son birkaç yıldır Avrupa seçimlerinin temasını mültecilere, yabancılara ve Müslümanlara, özellikle de Türkiye’ye ve şahsıma yönelik husumet politikaları oluşturuyor. Batılı politikacılar kendi basiretsizliklerinin faturasını göçmenlere veya Müslümanlara keserek toplumsal huzursuzlukları perdelemeye çalışıyor. Geçtiğimiz haftalarda bir Fransız televizyonunda Fransız İçişleri Bakanının ırkçı bir partinin Genel Başkanıyla kim daha fazla İslam düşmanı yarışına girmesi insanlık ve sözde Avrupa değerleri adına utanç vericidir. Benzer tartışmaların farklı düzeylerde diğer Avrupa ülkelerinde de yaşandığını biliyoruz, aynı şekilde Hollanda’da.

İkinci Dünya Savaşı öncesini andıran nefret atmosferi siyasetten sosyal hayata Avrupa genelinde yeniden yükseliyor. Solingen’de vatandaşlarını ırkçı teröre kurban vermiş bir ülke olarak bu tablodan çok ciddi rahatsızlık duyuyoruz. Batılı kurumların İslam düşmanlığı karşısında üç maymunu oynaması endişelerimizi daha da artırıyor. Batı medyası ırkçı teröristleri psikolojisi bozuk bireyler, saldırıları da adi suç olarak yansıtıyor, böylece bu suçlar önemsizleştirilerek ırkçılığın önü açılıyor. NSU örgütünün işlediği cinayetlere dönerci cinayetleri yaftası vurulması bunun en bariz örneğidir. Sırf kimliklerinden dolayı sekizi Türk 10 yabancıyı katleden bu ırkçı örgüt mensupları maalesef hak ettikleri cezaları almamıştır. Aynı şekilde geçen sene 19 Şubat’ta Almanya’nın Hanau şehrinde dördü Türk dokuz kişi katleden caninin bağlantıları da karanlıkta bırakılmıştır. Hâlbuki bu tür olaylarda anma merasimleri günah çıkarmadan ziyade toplumu saran ırkçılık virüsüyle hesaplaşma zeminine dönüşmelidir. Avrupa devletleri DEAŞ’a karşı gösterdiği hassasiyeti Neonazi örgütlerle mücadelede göstermedikçe benzer saldırıların önüne geçemez. Bu vesileyle bir kez daha ırkçı teröre kurban verdiğimiz vatandaşlarımıza Allah rahmet, ailelerine sabrı cemil niyaz ediyorum.

Avrupalı devletler bu tehdidi önemsizleştirmeye çalışsa da Türkiye olarak bu konuda artık daha aktif rol oynamakta kararlıyız, Gerek Dışişleri Bakanlığımız, gerek Yurtdışı Türkler Başkanlığımız, gerekse konsolosluklarımız aracılığıyla bu tür hadiseleri yakından takip ediyoruz. İnşallah, Avrupa’daki hiçbir vatandaşımızı ırkçılar karşısında hiçbir zaman yalnız bırakmadık, bırakmayacağız.

“SALGININ SEYRİNE GÖRE İHTİYAÇ DUYULAN HER ALANDA HALKIMIZIN YANINDA YER ALMAYI SÜRDÜRECEĞİZ”

Aziz milletim; koronavirüs salgınının ülkemize sirayet etmesi ve buna karşı tedbirleri almaya başlamamızın üzerinden yaklaşık bir yıl geçti. Bilindiği gibi 18 Mart 2020’de bilim insanlarımız, iş dünyamız ve ilgili tüm kesimlerle birlikte yaptığımız toplantının ardından ortak akıl ve karar ürünü olarak ortaya çıkan kapsamlı tedbirleri milletimizle paylaştık. Salgının yayıldığı dönemlerde tedbirleri sıkılaştırırken, salgının seyrinin aşağı yönlü olduğu dönemlerde de normalleşme adımlarını atmıştık.

Süreç içinde aldığımız tedbirlerden etkilenen tüm kesimler için ilave destek paketleri oluşturmuş ve uygulama geçirmiştik. Elbette her şeye rağmen salgın tedbirleri sebebiyle işi bozulan, geliri azalan vatandaşlarımız olmuştur. Bunları yakından takip ederek pek çok farklı yol ve yöntemle kendilerini desteklemeye çalıştık, çalışıyoruz. Kimi ülkelerde sağlık hizmetlerindeki eksiklikler ve ekonomik sıkıntılar sebebiyle ortaya çıkan kaos ikliminin Türkiye’de oluşmasına fırsat vermedik.

Dünyada ve ülkemizde salgının bir yıllık seyrinin sonuçlarına baktığımızda gördüğümüz şudur: Türkiye hem sağlık hizmetleri hem önleyici tedbirler hem ekonomik destekler bakımından herkesin takdirle takip ettiği bir yerde durmaktadır. Hastanelerimizin hizmet kapasitesinden aşılama hızına, ekonomik desteklerden üretimin devamı konusundaki kararlığımıza kadar her konuda örnek alınan bir ülke durumundayız. Bugün 9 milyonu bulan aşılama sayısıyla nüfusunun yüzde 10’undan fazlasına ulaşan Türkiye dünyada ilk 5 ülke arasında yer almaktadır. Hem hiçbir vatandaşımızı doktorsuz, ilaçsız, maskesiz bırakmadık hem de finansal dalgalanmalara karşı devletimizin tüm imkânlarını seferber ettik. Birilerinin sürekli sorup durduğu Merkez Bankası rezervlerindeki hareketlilik aslında bu dönemde verilen mücadelenin ne kadar zor ve meşakkatli olduğunun işaretidir. Milletimiz devletin kasasındaki her kuruşun, bütçesindeki her kalemin 84 milyonun ortak geleceğini güvence altına almak için kullanıldığından emin olsun. Salgının seyrine göre ihtiyaç duyulan her zaman ve her alanda halkımızın her bir ferdinin yanında yer almayı sürdüreceğiz.

“ADIMLARIMIZI KADEMELİ ŞEKİLDE ATMAMIZ GEREKİYOR”

Dünyadaki ve özellikle de Avrupa coğrafyasındaki gelişmeleri yakından izleyerek salgınla mücadele stratejimizi sürekli güncelliyoruz. Bu çerçevede milletimize daha önce söz verdiğimiz şekilde bugün itibarıyla yeni kontrollü normalleşme sürecini başlatıyoruz.

Kontrollü normalleşme adımlarını ifade etmeden önce şu hususların altını özellikle tekrar tekrar çizmek istiyorum: Tedbirlerin sıkılaştırılması da gevşetilmesi de tamamen salgının seyriyle ilgilidir. Salgının yayıldığı bir ortamda normalleşme adımlarını atmak veya sürdürmek mümkün değildir. Türkiye, pek çok devlete nazaran coğrafi alan ve nüfus itibarıyla büyük bir ülke olduğu için adımlarımızı kademeli şekilde atmamız gerekiyor.

Sağlık Bakanlığımız ve onun bünyesinde faaliyet gösteren Bilim Kurulu 100 bin nüfusa düşen vaka sayısı başta olmak üzere çeşitli kriterlere göre illerimizi sınıflandırdı. Bu değerlendirmeye göre de 81 vilayetimiz düşük riskli mavi, orta riskli sarı, yüksek riskli turuncu ve çok yüksek riskli kırmızı olarak renlere ayrıldı. Her hafta risk durumuna göre illerimizin renkleri yeniden tespit edilecek. Ayrıca, her iki haftada bir de normalleşme uygulaması güncellenecek. Valiliklerimiz başkanlığındaki İl Hıfzıssıhha Kurullarımız bu güncellemeye göre uygulamayı gözden geçirecek ve yeni düzenlemelere gidecektir. Tedbirlerin sıkılaştırılması veya gevşetilmesi kararı, salgının her bir ilimizdeki iyileşme veya kötüleşme durumuna göre verilecektir. Vatandaşlarımız günlük hayatlarının her anında temizlik, maske ve mesafe diye özetlediğimiz salgın tedbirlerine ne kadar riayet ederlerse, illerinin normalleşmeye o kadar hızlı geçebilmesini sağlayacaklar. Aksi bir durumda, yani salgın artış eğilimine girdiği yerlerde kısıtlamalar tekrar genişletilebilecek.

Bir başka ifadeyle her ilimiz salgın tedbirlerinin orada ne düzeyde uygulanacağını kendisi belirleyecek. Bugünkü Kabine Toplantımızda normalleşme adımlarının prensipte nasıl atılacağı hususunu kapsamlı şekilde görüştük.

“HEDEFİMİZ, MÜMKÜN OLAN EN KISA SÜREDE ÜLKEMİZİN TAMAMINDA KONTROLLÜ NORMALLEŞME SÜRECİNİ TAMAMLAMAK”

Buna göre, hafta sonu sokağa çıkma kısıtlaması düşük ve orta riskli illerde tamamen kalkarken, yüksek ve çok yüksek riskli illerde bir müddet daha Pazar günü devam edecek.

Ülkemizin tamamında süren akşam 21 ile sabah 5 arasındaki sokağa çıkma sınırlaması ise sürecek. Okullar, Türkiye genelindeki tüm okul öncesi eğitim kurumlarında, ilkokullarda, 8’inci ve 12’nci sınıflarda eğitim öğretime açılacaktır. Düşük ve orta riskli illerde ilaveten ortaokullar ve liseler dâhil diğer kademelerde de eğitim-öğretime başlanacaktır. Yüksek ve çok yüksek riskli illerimizde ise genel uygulamanın dışında sadece liselerdeki yüz yüze sınavlar yapılacaktır.

Restoran, lokanta, kafeterya, tatlıcı, pastane, kıraathane, çay bahçesi gibi yerler çok yüksek riskli iller dışında Türkiye genelinde faaliyetlerini sabah 7 ile akşam 19 saatleri arasında yüzde 50 kapasiteyle sürdürebileceklerdir.

Halı saha, yüzme havuzu ve benzeri tesisler, düşük ve orta riskli illerimizde sabah 9 ila akşam 19 arasında faaliyet gösterebileceklerdir.

Kamunun çalışma saatleri tüm Türkiye’de normale döndürülecek ihtiyaç hâlinde valilikler farklı düzenlemeler yapabilecektir.

Sokağa çıkma saatleri sınırlı olan 65 yaş üstü ve 20 yaş altı grubundaki vatandaşlarımızla ilgili düzenleme düşük ve orta riskli illerimizde kaldırılırken, yüksek ve çok yüksek riskli sınıftaki illerde ise sokağa çıkma süresi artırılacaktır.

Nikâh ve nikâh merasimi şeklindeki düğünler düşük ve orta riskli illerimizde 100 kişiyi, yüksek ve çok riskli bölgelerde 50 kişiyi geçmemek ve bir saati aşmamak kaydıyla yapılabilecektir.

Sivil toplum kuruluşları, meslek odaları, kooperatifler ve benzeri kuruluşların genel kurulları düşük, orta ve yüksek riskli illerde katılımı 300 kişiyi geçmeyecek şekilde yapılabilecektir.

Diğer hususlardaki uygulamaların nasıl olacağı daha önce de belirttiğim gibi Valiliklerimizin başkanlığındaki İl Hıfzıssıhha Kurullarımız tarafından belirlenecektir.

Hedefimiz, mümkün olan en kısa sürede ülkemizin tamamında kontrollü normalleşme sürecini tamamlamak. Tedbirlerin uygulanmasıyla ilgili denetimler de bu çerçevede daha sıkı ve kararlı şekilde yürütülecektir.

Salgın boyunca her konuda öncü ve örnek olan Türkiye’nin kısıtlamaların gevşetilmesi ve inşallah tamamen kaldırılması hususunda da aynı başarıyı göstereceğine yürekten inanıyorum. Aldığımız kararların ülkemize ve milletimize hayırlı olmasını diliyorum. Hepinize sevgi ve saygılarımı sunuyorum.”

DÜNYA

ULAŞTIRMA VE ALTYAPI BAKANLIĞI: TREN BİLETİ SATIŞ SİSTEMİ YENİLENDİ

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, TCDD Taşımacılık Genel Müdürlüğü tarafından işletilen yüksek hızlı, anahat ve konvansiyonel trenlere bilet satışının yapıldığı bilet satış sisteminin yenilendiğini duyurdu.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’ndan yapılan yazılı açıklamada, demiryollarının bilişim teknolojilerini kullanan ilk devlet kurumlarından bir tanesi olduğunun altı çizilerek, yenilenen bilet satış sisteminin yaklaşık 10 yıldır kullanıldığını ve sürekli güncellemeler yapıldığı belirtildi. Açıklamada, “YHT, anahat ve bölgesel trenlerde günde yaklaşık 70 bin yolcuya bilet satışı yapıyoruz. Bu nedenle bilet satışı yapılan kanalların çeşitlendirilmesi ve hızlandırılması amacıyla bilişim dünyasındaki gelişmeler yakından takip ediyoruz” denildi.

Bilişim sektöründe yaşanan gelişmelerin yolcu taşımacılığına da uyarlanması, bu sayede vatandaşlara daha hızlı, kapsamlı ve kolaylaştırıcı hizmet verilmesi için yeni bir platform oluşturulması için çalışmalar yapıldığı vurgulanan açıklamada, yeni platformun sadece bilet satışında kolaylık sağlamayacağı, kapasite yönetimine akıllı çözümler üreteceği, yolcu taşımacılığına yardımcı hizmetlerin de verilmesini sağlayacağı kaydedildi.

Yeni oluşturulan platformda vatandaşların gidecekleri yerde araç kiralama, otel rezervasyonları gibi ek hizmetleri de satın alabilmeleri için çalışmaların devam ettiği belirtilen açıklamada, yeni platformun 21 Ocak tarihi itibarıyla devreye alındığı, https://bilet.tcdd.gov.tr/ internet sitesi ile İOS ve Android mobil uygulamalara sahip olduğu ve uygulamaların bu platformlara ait mağazalardan ücretsiz olarak indirilerek kullanılabileceği bildirildi.

YENİ PLATFORM ENGELLİ DOSTU

TCDD Taşımacılık tarafından işletilen tüm trenlerde engelli vatandaşlarımızın seyahatlerinin her aşamasında destekleyici uygulamaları hayata geçirdiği aktarılan açıklamada, eski uygulamada olduğu gibi “yeni platformun” da hem görme hem de hareket kısıtlı vatandaşlar için yüzde 100 kullanım kolaylığı sağladığına vurgu yapıldı.

OKUMAYA DEVAM ET

DÜNYA

İŞ DÜNYASI | YILDA 5 BİN ADET İNSAN VE YANGIN ASANSÖRÜ ÜRETECEK

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, 2022’de Türk Patent ve Marka Kurumu’na 9 bin 9 patent, 5 bin 502 faydalı model, 197 bin 235 marka ve 78 bin 268 tasarım olmak üzere toplam 290 bin 14 yerli sınai mülkiyet başvurusunun yapıldığını söyledi.

Varank, bir dizi programlara katılmak üzere geldiği Konya’da, Organize Sanayi Bölgesi’ndeki Emlak Konut Asansör (EKA) Fabrikası’nda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ile incelemelerde bulundu.

Açılış töreni öncesi Bakanlar Varank ve Kurum, fabrikadaki üretim hatlarını gezdi, kaynak işlemi yaptı.

Varank, açılış töreninde, son 20 yılda Türkiye’de önemli kalkınma hamlelerini hayata geçirdiklerini söyledi.

Enerjide, ulaştırmada, sanayide, sağlıkta, imarda ve daha birçok alanda önemli projelerin ortaya koyulduğuna dikkati çeken Varank, bu yatırımların Türk inşaat sektörünü de ileriye taşıdığını ve insan kaynağı yetkinliğinin arttığını anlattı.

Varank, firmaların dünya çapında işler yapan küresel şirketlere dönüştüğünü vurgulayarak, “Türk firmaları 2002 yılında yurt dışında 4,4 milyar dolar değerinde proje üstlenirken, bu rakam 2021 yılında 30 milyar doların üstüne çıktı. Tabii inşaat sektöründe yaşanan büyümenin, diğer pek çok sektörde de olumlu yansımaları var.” diye konuştu.

“ÜLKEMİZDE ŞU ANDA AKTİF 800 BİN CİVARINDA ASANSÖR BULUNUYOR”

Asansör sektörünün de ivme kazandığına dikkati çeken Varank, şöyle konuştu:

“3 binin üzerinde firmanın 32 bin çalışanıyla faaliyet gösterdiği sektörün yıllık cirosu şu anda yaklaşık 3 milyar dolar civarında. Sektör ihracatta da başarılı bir grafik ortaya koyuyor. 2019’da 230 milyon dolarlık asansör ve asansör aksamı ihraç ettik. 2020 yılında 250 milyon dolara yükseldi. 2021 yılında ise bir önceki yıla göre yüzde 20 artarak 300 milyon dolara ulaştı. Ülkemizde şu anda aktif 800 bin civarında asansör bulunuyor. Türkiye asansör pazarı, dünyanın en büyük pazarlarından bir tanesi. Hem yurt içinde hem de yurt dışında asansör sektörünün büyümesine yönelik önemli bir potansiyel var.”

EMLAK KONUT ASANSÖR, YILDA 5 BİN İNSAN VE YANGIN ASANSÖRÜ ÜRETECEK

Varank, sektördeki yerli üreticilerin yurt içinde önemli başarı yakaladığına değinerek, şöyle devam etti:

“Pazar payları fena değil. İşte bu firmalardan bir tanesi de Emlak Konut GYO iştiraki olan Emlak Konut Asansör. Şu anda 17 bin metrekaresi kapalı olmak üzere 70 bin metrekarelik alanda faaliyet gösteren Emlak Konut Asansör, yüzde 75 gibi yüksek yerlilik oranına sahip. Üretim tesisi dijital üretime uyumlu. Çatısında kurulu güneş panelleri ile elektrik tüketiminin tamamını kendi imkanları ile yenilenebilir enerjiden karşılıyor. Yılda 5 bin insan ve yangın asansörü, 500 yürüyen merdiven ve yürüyen yol üretim kapasitesine sahip. 6,2 milyonluk cirosunu 2023 yılında 42 milyon dolara çıkarmayı hedefliyor. İstihdamı her geçen yıl artıyor. 47 istihdamla başladıkları süreçte şu anda sayı 147’ye ulaştı. 2023 yılsonu hedefi ise 310. İhracat noktasında da inşallah bu sene sonunu 20 milyon dolarlık bir rakamla sonlandıracak. İşletmenin en dikkatimi çeken yanlarından bir tanesi toplam cirosunun yüzde 6’sını Ar-Ge’ye ayırması.”

“85 ARAŞTIRMA PROJESİNE YAKLAŞIK 100 MİLYON LİRA HİBE DESTEĞİ SAĞLADIK”

Milli teknoloji hamlesi rehberliğinde, sektörlerin yerli ve milliliğini artırmak için kapsamlı destek programları ihdas ettiklerine dikkati çeken Varank, “Asansör sektörü de desteklediğimiz sektörlerden biri. TÜBİTAK’la şu ana kadar; emniyetli şaft sistemlerinden akıllı asansör sistemlerine, ev tipi yeni nesil asansör sistemlerinden yeni nesil asansör motorlarının geliştirilmesine kadar birçok projeyi destekledik. Sanayiye yönelik 85 araştırma projesine yaklaşık 100 milyon lira hibe desteği sağladık. KOSGEB’le son 3 yılda 281 işletmeye 18 milyon liranın üzerinde kaynak aktardık. Yine 6 farklı firmanın Ar-Ge ve Tasarım Merkezini destekliyoruz.” diye konuştu.

Varank, Emlak Konut Asansör Ar-Ge Merkezi’nin de Bakanlığın destekleri ile kurulduğunu ifade ederek, bu Ar-Ge merkezinde 8 projenin yürütüldüğünü aktardı.

“YERLİ PATENT BAŞVURULARI, YABANCI PATENT BAŞVURULARINI GEÇTİ”

Türk sanayisinde araştırma ve geliştirme kültürü kazandıkça sınai mülkiyet alanında da yeni rekorların geldiğini anlatan Varank, şunları kaydetti:

“Şimdi buradan ilk kez 2022 sınai mülkiyet verilerini açıklıyorum. Türk Patent ve Marka Kurumuna 9 bin 9 patent, 5 bin 502 faydalı model, 197 bin 235 marka ve 78 bin 268 tasarım olmak üzere toplam 290 bin 14 yerli sınai mülkiyet başvurusu yapıldı. Bu başvurulara baktığımızda bir önceki yıla göre, yerli patent başvurularında yüzde 7, yerli faydalı model başvurularında yüzde 25, yerli marka başvurularında yüzde 12 ve yerli tasarım başvurularında yüzde 32’lik artış gerçekleştiğini görüyoruz. Türkiye’de şu anda inovasyon anlamında büyük ivme yakaladık ve bu ivme son sürat devam ediyor. 1994 yılından bu yana, ilk kez TÜRKPATENT’e yapılan yerli patent başvuruları, yabancı patent başvurularını geçti.”

PATENT TESCİL SAYISI SON 20 YILDA 46 KAT ARTTI

Varank, patent tescil sayısının 2021’e göre yüzde 2 oranında artarak 3 bin 407’ye yükseldiğinin altını çizerek, “Türkiye’nin patent tescil sayısı son 20 yılda 46 kat artmış oldu. Geçen yıl yapılan 291 ve bu yılın Ocak ayında yapılan 32 coğrafi işaret tesciliyle toplam tescilli coğrafi işaret sayısı da 1313’e ulaştı. Sınai mülkiyet alanında yaşanan artışlar gelecek adına ümit veriyor ancak biz bu sayıları ülkemizin potansiyelini göz önüne aldığımızda yeterli bulmuyoruz. Bu manada yerli ve milli işletmelerimizin ar-ge ve yenilik kapasitesine yönelik atılımlarını kapsamlı desteklerle destekliyoruz.” ifadelerini kullandı.

“GÜNEY MARMARA HİDROJEN VADİSİ PROJESİ DESTEKLENMEYE HAK KAZANDI”

Avrupa Birliği’nin hibe destekleri programlarına değinen Varank, şunları kaydetti:

“Avrupa Birliği’nin çok farklı hibe destekleri var. İşte bunların bir tanesinde çok önemli bir başarı yakaladık. Türkiye koordinasyonunda 10’u Türk, 13 ortağın yürüteceği ve 7,5 milyon avrosu AB hibesi olmak üzere toplam 36 milyon avroluk Güney Marmara Hidrojen Vadisi Projesi desteklenmeye hak kazandı. Projeyle birlikte minimum 500 ton hidrojen ve Türkiye’nin ithalatına bağımlı olduğu metanol ve amonyak gibi hidrojen türevleri üretebileceğiz. Ayrıca bor mineralinin hidrojen depolamadaki avantajları Balıkesir’de kurulacak Sodyum Bor Hidrür Tesisi ile geliştirilmiş olacak. Çok önemli bir proje.”

OKUMAYA DEVAM ET

DÜNYA

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bilecik’te gençlerle bir araya geldi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bilecik Vezirhan’da düzenlenen, “Kökümüz Mazide, Gözümüz Atide” programı kapsamında gençlerle bir araya geldi.

OKUMAYA DEVAM ET

TAKVİM

Mart 2021
P S Ç P C C P
1234567
891011121314
15161718192021
22232425262728
293031  

TOGG | Türkiye’nin Otomobili

TANAP Avrupa Bağlantısı Açılış Töreni #TANAPtamam

TÜRK AKIM PROJESİ AÇILIŞ TÖRENİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çanakkale 1915 Köprüsü Kule Tamamlama Töreni

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fatih sondaj gemisini #MilliEnerjideYeniMüjde

ENERJİ PETROL MEDYA GRUP – YENİ NESİL MEDYA | TÜRKİYE

DÜNYA2 saat önce

ULAŞTIRMA VE ALTYAPI BAKANLIĞI: TREN BİLETİ SATIŞ SİSTEMİ YENİLENDİ

DÜNYA2 gün önce

İŞ DÜNYASI | YILDA 5 BİN ADET İNSAN VE YANGIN ASANSÖRÜ ÜRETECEK

DÜNYA2 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bilecik’te gençlerle bir araya geldi

DÜNYA2 gün önce

“20 yıldır sadece eser ve hizmet siyaseti yaptık”

DÜNYA4 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bilecik’te toplu açılış törenine katıldı

DÜNYA4 gün önce

“Türkiye’yi bölgesinin üretim ve ticaret merkezi hâline getirdik”

DÜNYA4 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bilecik’te Ertuğrul Gazi Türbesi’ni ziyaret etti

DÜNYA5 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kültür ve Turizm Bakanlığı Özel Ödülleri Töreni’ne katıldı

DÜNYA1 hafta önce

Dev yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kâğıthane-İstanbul Havalimanı metro hattının açılışını yaptı

DÜNYA1 hafta önce

“Türkiye; artık ekonomik büyümesiyle, diplomatik hamleleriyle kendinden söz ettiriyor”

DÜNYA1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bursa’da toplu açılış törenine katıldı

DÜNYA2 hafta önce

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, Ankara-Sivas hattı aydınlık geleceğin en önemli nişanelerinden

DÜNYA2 hafta önce

“Vatan toprağını eserlerimizle ilmek ilmek dokuyoruz”

DÜNYA2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Muğla’da toplu açılış törenine katıldı

DÜNYA2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rami Kütüphanesi Açılış Töreni’ne katıldı

DÜNYA3 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çalışanların ve emeklilerin ücretlerinde enflasyon sebebiyle oluşan refah kaybını telafi ediyoruz”

DÜNYA3 hafta önce

“İhracatta Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırdık”

DÜNYA3 hafta önce

“Savunma sanayiinde büyük bir zihniyet devrimi gerçekleştirdik”

DÜNYA3 hafta önce

“Sanayiden tarıma, bilimden spora, istihdamdan konuta her alanda gençlerimizin yanındayız”

DÜNYA3 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan Antalya’da Köy Konutları Anahtar Teslim Töreninde konuştu

DÜNYA3 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Antalya’da toplu açılış törenine katıldı

DÜNYA3 hafta önce

Türkiye Varlık Fonu A.Ş. Yönetim Kurulu, Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında toplandı

DÜNYA4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan,“Toprağımıza sahip çıkmanın, onu işleyen çiftçilerimize destek olmanın gayreti içindeyiz”

DÜNYA4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, restorasyonu tamamlanan Yeni Camii’nin açılışını gerçekleştirdi

DÜNYA4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Genel Merkezi’nde düzenlenen Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’na katıldı.

DÜNYA4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “7. Anadolu Medya Ödülleri” programına katıldı

DÜNYA4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Krizleri fırsata dönüştürerek tarihimizin en yüksek büyüme oranlarına ve ihracat rakamlarına eriştik”

DÜNYA1 ay önce

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, yeni yıla Ankara’da zorlu koşullarda çalışan kuryelerle birlikte girdi.

DÜNYA1 ay önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “2023’te milletimizin her bir ferdine ve tüm insanlığa barış, huzur, refah ve esenlik dolu bir yıl diliyorum”

DÜNYA1 ay önce

Dev yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan, 1 Milyon İstihdam Projesi Kamuoyu Bilgilendirme Programı’na katıldı

DÜNYA1 ay önce

OGM, İLK T70 YANGIN SÖNDÜRME HELİKOPTERİNİ TESLİM ALDI

DÜNYA1 ay önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, MHP Genel Başkanı Bahçeli’yi kabul etti

DÜNYA1 ay önce

Emine Erdoğan, Çocuk Hastanesi Çocuk Hematolojisi ve Onkolojisi Servisi’nde tedavi gören çocukları ziyaret etti

DÜNYA1 ay önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Emeklilik hakkının kullanılması hususunda herhangi bir yaş sınırı uygulanmayacaktır”

DÜNYA1 ay önce

“Bilim ve teknolojiyi Türkiye’nin hedeflerine ulaşmasında en önemli araç, en etkili imkân olarak görüyoruz”

DÜNYA1 ay önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Politika Kurulu başkanvekilleriyle bir araya geldi

DÜNYA1 ay önce

Dev yatırımlar “Yerli doğal gazımızı 2023’te milletimizin hizmetine sunmak için gece gündüz çalışıyoruz”

DÜNYA1 ay önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Erzurum’da toplu açılış törenine katıldı

DÜNYA1 ay önce

Emine Erdoğan, “Uluslararası 3. Sıfır Atık Zirvesi ve Ödül Töreni”ne katıldı

GÜNCEL1 ay önce

“Türkiye’yi güvenlikle birlikte özgürlükler ve adalette de dünyada ilk sıralara çıkarana kadar çabalarımıza devam edeceğiz”

DÜNYA4 sene önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti mesajı

DÜNYA3 sene önce

Metin Aslım : İş ve Cemiyet Hayatının Sevilen Siması

DÜNYA3 sene önce

İyi ki varsın ZEHRA KARAKAŞ BEGEN

DÜNYA3 sene önce

İyi ki varsın Aysu YAVUZ

DÜNYA3 sene önce

İyi ki varsın Emel USLU ATİK ;

İYİ Kİ VARSIN2 sene önce

İyi ki varsın Nurten ÖZTÜRK

DÜNYA3 sene önce

İyi ki varsın Nuray ÖZÇELİK;

DÜNYA6 ay önce

Ankara-Yerköy-Kayseri Hızlı Tren Hattı temeli atıldı

DÜNYA3 sene önce

İyi ki varsın Hüseyin ÇEŞMECİOĞLU :

DÜNYA2 sene önce

İyi ki varsın Nalan Gazezoğlu

DÜNYA2 sene önce

Sektöre Yön verenler ; Eda DEMİRHAN

DÜNYA3 sene önce

İyi ki varsın Gül ALCANSOY;

DÜNYA7 ay önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AB Konseyi Başkanı Michel ile görüştü

DÜNYA3 sene önce

İyi ki varsın Beril ÇAVUŞOĞLU

DÜNYA3 sene önce

İyi ki varsın AYSUN ŞAHANOĞLU KABA ;

GÜNCEL2 sene önce

Sektöre Yön Verenler Berfu GÜVEN

Enerji petrol Medya Ceo -Mehmet Ali Setencioğlu ,
MAVİ YOLCULUK4 sene önce

TEKNE KİRALAMA | İZMİR ÇEŞME ALAÇATI

İYİ Kİ VARSIN2 sene önce

İyi ki varsın Semra Aman Akyürek

DÜNYA3 sene önce

İyi ki varsın Yusuf Burak ASLANPINAR;

ENERJİ2 sene önce

Tekfen Holding “Kadınlarla Güçlendirilmiş Yönetim Kurulu” ödülünü üçüncü kez aldı!

DÜNYA3 sene önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy ile ortak basın toplantısı düzenledi

GÜNCEL2 sene önce

Başarımız, Başarınız olacak HANTEK KALIP

DÜNYA2 sene önce

İyi ki varsın Prof. Dr. Başak SOLMAZ

DÜNYA2 sene önce

Türkiye’nin En Etkin 50 CFO’su belli oldu

DÜNYA3 sene önce

İyi ki varsın Doç. Dr. Esin Yalçınkaya

DÜNYA2 sene önce

İyi ki varsın Semra İĞTAÇ

DÜNYA9 ay önce

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Turizm Yatırım Forumu’na katıldı

Tekne Firmaları Türkiye1 sene önce

Yatlar Burada | Türkiye

DÜNYA2 sene önce

İyi ki varsın Nazlıhan ALKAN

DÜNYA3 sene önce

MAN TÜRKİYE’den Ankara’ya dev yatırım

DÜNYA3 sene önce

Sektöre Yön Verenler Esra KANDEMİR

DÜNYA4 sene önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kyoto’da Ara Güler Fotoğraf Sergisi’ni açtı

DÜNYA3 sene önce

İyi ki varsın Sibel Şeref KANCAOĞLU ;

KİRALIK TEKNE3 sene önce

Çeşme İzmir | Kiralık Tekneler

DÜNYA4 ay önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TÜGVA 5. Olağan Genel Kurulu ve 6. Gençlik Buluşması’na katıldı

DÜNYA2 sene önce

Sektöre yön verenler, Ahmet ÇALLI

DÜNYA2 sene önce

Sektöre Yön verenler ; Mehmet TAŞ

KİRALIK TEKNE4 sene önce

Çeşme Kiralık Tekne

GÜNCEL2 sene önce

Topluma sürdürülebilir değer katan, itibarlı şirketler grubu KALE GRUP

DÜNYA2 sene önce

İyi ki varsın İnci Recepoğulları

DÜNYA1 sene önce

“Türkiye, son 19 yılda, diğer pek çok alan gibi savunma sanayiinde de âdeta bir devrim gerçekleştirmiştir”

GÜNCEL1 sene önce

HATAY’ ın Güçlü Kadınları

DÜNYA2 sene önce

ELMADAĞ MOBİLYACILAR İHTİSAS OSB’NİN TEMELİ ATILDI

DÜNYA2 sene önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan Türkiye Genç İş Adamları heyetini kabulünde açıklamalarda bulundu

DÜNYA2 sene önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “OECD İstanbul Merkezi Açılış Töreni”ne Video Mesaj Gönderdi

DÜNYA2 sene önce

Cumhurbaşkanlığı Kültür Sanat Büyük Ödülleri sahiplerini buldu

DÜNYA2 sene önce

Dev yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan, ETİ Maden Lityum Üretim Tesisi Açılış Töreni’nde konuştu

DÜNYA2 sene önce

Dev Yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sarıkamış-Karakurt-Horasan yolu açılış töreninde konuştu

DÜNYA2 sene önce

Dev Yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan milli helikopter motoru teslim töreninde önemli açıklamalar

DÜNYA4 sene önce

“EVLATLARIMIZA MİRAS KALACAK BİR GÖNÜL KÖPRÜSÜ KURDUĞUMUZA İNANIYORUM”

DÜNYA4 sene önce

“G-20 platformu, küresel meselelerin çözümünde daha etkin ve güçlü bir mecra olmalı”

DÜNYA4 sene önce

“TÜRKİYE VE JAPONYA’NIN DOSTLUĞU; KÖKLÜ, DERİN VE SAMİMİ”

DÜNYA4 sene önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kyoto’da Ara Güler Fotoğraf Sergisi’ni açtı

DÜNYA4 sene önce

“TÜRKİYE İLE JAPONYA ARASINDAKİ İŞ BİRLİĞİNİN DEĞERİ DAHA DA YÜKSELMİŞTİR”

DÜNYA4 sene önce

“TÜRKİYE İLE JAPONYA ARASINDAKİ DOSTLUK VE YAKIN İŞ BİRLİĞİ TAKDİRLE KARŞILANIYOR”

www.teknetuccari.com

GENÇ İŞ DÜNYASI