Türk İş Dünyası - 2008

DÜNYA

“Türkiye, dünyadaki siyasi ve ekonomik güç dengelerinin yeniden şekillendiği şu kritik süreçte tarihî bir mücadelenin içindedir”

Genç Gazeteciler

Haber Burada

Tarih

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Türkiye, dünyadaki siyasi ve ekonomik güç dengelerinin yeniden şekillendiği şu kritik süreçte tarihî bir mücadelenin içindedir. Milletimizin birliği ve beraberliği ile devletimizin büyüklüğünden aldığımız güçle, bu mücadeleyi başarıya ulaştırmakta kararlıyız” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM AK Parti Grup Toplantısı’na katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplantıda milletvekillerine ve partililere hitaben bir konuşma yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine geçtiğimiz günlerde hayatını kaybeden AK Parti İstanbul Milletvekili Markar Esayan’a Allah’tan rahmet dileyerek başladı.

Markar Esayan’ı ebedi aleme uğurlarken dünyaya da bir mesaj verdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “O mesaj da bizim birlikteliğimizin, kadim medeniyetimizin gereği neyse, orada dayalı olduğu anlayışıydı. Kendisine rahmet, ailesine ve yakınlarına sabırlar diliyorum” dedi.

“DEAŞ’LA GERÇEK ANLAMDA SADECE TÜRKİYE MÜCADELE ETMEKTEDİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hatay ve İskenderun’a geçmiş olsun dileklerini ileterek, önceki gün Amanoslardan Türkiye’ye eylem için giren iki teröristin, güvenlik güçlerinin dikkati ve feraseti sayesinde kısa sürede tespit edilerek büyük bir felaketin önüne geçildiğini söyledi.

Etkisiz hâle getirilen teröristlerin daha önce belirlenen bir grubun son üyeleri olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kahraman güvenlik güçlerimizi tebrik ediyor, her birinin alınlarından öpüyorum. Bu olay, Türkiye’nin Suriye merkezli terör saldırıları konusundaki hassasiyetinin ne kadar doğru olduğunu bir kez daha göstermiştir” dedi.

“Suriye sınırımız boyunca kontrolümüz altında bulunmayan yerlerdeki terör örgütü varlığının ve ülkemize yönelik tehditlerinin, bize verilen tüm sözlere rağmen, artarak sürdüğünü görüyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’ye verilen sözler tutularak, buralardaki tüm teröristlerin belirlenen hattın dışına çıkartılmazsa her an harekete geçmek için meşru sebebe sahip olunduğu uyarısını yineledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye’den gelen DEAŞ mensuplarının eylem arayışlarının sürdüğünün de geçen günlerde yakalanan çok sayıdaki teröristten bildiklerini belirterek, “Dolayısıyla, Suriye’deki varlıklarını DEAŞ’la mücadeleye bağlayanların bahanesinin altı da boştur. DEAŞ’la gerçek anlamda sadece Türkiye mücadele etmektedir” diye konuştu.

“TÜRKİYE’NİN GÜCÜ SURİYE’Yİ TÜM TERÖR ÖRGÜTLERİNDEN TEMİZLEMEYE YETER”

Rusya’nın İdlib bölgesindeki Suriye Millî Ordusu güçlerinin eğitim merkezine yönelik saldırısını, bölgede kalıcı barış ve huzurun istenmediğinin işareti olarak değerlendiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Aynı şekilde Amerika’nın, Suriye’nin Irak sınırı boyunca oluşturmaya çalıştığı yapının, yeni çatışmaların, acıların, trajedilerin habercisi olduğu da açıktır. Suriye halkı, bölge dışından gelen güçler ile onların güdümündeki terör örgütlerinin ve rejimin strateji oyunlarının bedelini kanıyla, canıyla ödüyor. Biz bu riyakarlığa, bu haksızlığa, bu adaletsizliğe seyirci kalamayız. Çünkü sınırlarımızın hemen yanıbaşında yaşanan her hadisenin sancısını biz de hissediyoruz. Hatay’daki olay bunun en son ve somut örneğidir. Suriye topraklarına çöreklenen ama DEAŞ’la bizim kadar mücadelesi olmayan güçler, artık bu orta oyununu bir kenara bırakmalıdır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin gücünün, gerekiyorsa Suriye’yi tüm terör örgütlerinden temizlemeye yeterli olduğunun altını çizerek, “Ama biliyoruz ki, Suriye üzerinde yapılan hesapların ülke halkının yaşadığı zulmü sona erdirmekle uzaktan yakından ilgisi yoktur. Bizim tek gayemiz kendi güvenliğimizi sağlamak, Suriye halkının huzura ve esenliğe kavuşmasını sağlamaktır” vurgusunda bulundu.

“Bir asırdır emperyalistlerin oyun sahası hâline dönüşmüş bu kadim coğrafyanın artık içine sokulduğu cendereden kurtulma vakti gelmiştir” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu kutlu çıkışın en büyük destekçisinin de Türkiye olacağının altını çizdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Siyasi, ekonomik, kültürel ve askerî gücümüzü artırmaya, kendimiz yanında kardeşlerimize ve dostlarımıza destek olmak için de ihtiyacımız bulunuyor. Velhasıl sorumluluğumuz ağırdır” ifadesini kullandı.

“ELİMİZDEKİ HER DEĞER GİBİ CUMHURİYETİMİZE DE SAHİP ÇIKACAĞIZ”

Cumhuriyetin kuruluşunun 97’nci yıl dönümünün yarın kutlanacağını belirterek vatandaşların 29 Ekim Cumhuriyet Bayramını tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Geçtiğimiz asrın başlarında Balkanlardan Kafkaslara, Karadeniz’den Kuzey Afrika’ya kadar uzanan geniş bir coğrafyada saldırıya uğrayan devletimize Anadolu toprakları bile çok görülmüştü. Bugünkü topraklarımızı parça parça bölerek paylaşmayı, milletimizi Anadolu’da esir hâline getirmeyi ve hatta tümden tasfiye etmeyi planlayanların hesaplarını, İstiklal Harbimizle bozmuştuk. Dönemin şartlarında razı olabileceğimizin asgarisini oluşturan, Misak-ı Millî’nin bile gerisindeki bugünkü sınırlarımızda kendimize yeni bir gelecek kurduk. Millî iradenin üstünlüğü ilkesi üzerine inşa edilen Cumhuriyetimiz, işte bu geleceğin sembolüdür.”

Cumhuriyetin siyasi, ekonomik, terör gibi pek çok badireyi atlatarak bugünlere ulaştığını, Gazi Meclis’in en son 15 Temmuz’da ikinci kez gazilük unvanıyla şereflendiğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Elimizdeki her değer gibi Cumhuriyetimize de sahip çıkacağız. Yakın zamanda bölgemizde yaşananlar bu gerçeğin en açık ispatıdır. Geçmişten bugüne hepimizin bildiği tüm eksiklerine, tüm sıkıntılarına rağmen Cumhuriyetimize var gücümüzle sahip çıkarak kendimize güçlü bir gelecek inşa edeceğiz” açıklamasında bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Nasıl İstiklal Harbimizde Gazi Mustafa Kemal Paşa ordumuza ‘İlk hedefiniz Akdeniz’ diyerek istikamet göstermişse, bugün bizim de ilk durağımız 2023 hedeflerimizdir. Türkiye’nin 2023 hedeflerine ulaşması demek, her alanda dünyanın en üst ligindeki varlığını tescil etmesi demektir. Ülkemizin son yedi yıldır kesintisiz yaşadığı saldırı dalgası, kimi alanlardaki ilerlememizi yavaşlatmış olsa da 2023 hedeflerimize ulaşmakta kararlıyız. Böylece, bizden sonraki nesillere 2053 vizyonlarını hayata geçirebilecekleri büyük ve güçlü bir Türkiye bırakmış olacağız” dedi.

“BİZ KENDİ DİNİMİZLE BİRLİKTE, DİĞER DİNLERİN KUTSALLARINA DA SAYGI DUYAN BİR MİLLETİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu gecenin Müslümanlar için özel bir gece olduğuna dikkati çekerek, “Bugün Mevlid-i Nebi’yi, yani Peygamberimizin veladetiyle dünyayı şereflendirmesinin yıl dönümünü idrak ediyoruz. Rabbime, bizleri ‘adı güzel kendi güzel Muhammed’in dünyaya vasıl oluşunun bir sene-i devriyesine daha kavuşturduğu için hamd ediyorum.Bu mübarek gecenin günahlarımızın affına vesile olmasını diliyorum. Bu kutlu gece hürmetine, Rabbimin, kıldığımız namazları, ettiğimiz duaları, yaptığımız hayır ve hasenatı dergâhı izzetinde kabul buyurmasını temenni ediyorum” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İslam ve Müslüman düşmanlığının, Peygamber Hazreti Muhammed’e saygısızlığın, özellikle Avrupa’daki yöneticiler arasında âdeta kanser gibi yayıldığı bir dönemden geçildiğini söyledi.

Fransa’da yayımlanan bir derginin kapaktan yayınladığı karikatürle şahsının hedef alındığına değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: “Bu tür ahlaksız yayınlara, ne yaptığını görmek amacıyla da olsa itibar etmeyi dahi zül kabul ettiğim için karikatüre bakmadım. Ben neyim ki, benim sevgili Peygamberim, Sevgililer Sevgilisine bu denli hakaret eden bu namuszuslarla ilgili benim herhangi bir şey söylememe de gerek yok zaten. Üzüntüm ve öfkem; şahsıma yapılan iğrenç saldırıdan değil, aynı mecranın canımızdan aziz bildiğimiz Peygamber Efendimize yönelik terbiyesizliklerin kaynağı olmasındandır. Hedefin şahsımız değil, savunduğumuz değerlerimiz olduğunu biliyoruz. Ülkemizde de bunların uzantıları olduğunu biliyor ve görüyoruz. Hatta hatta bu Parlamento’nun çatısı altında olanları da biliyoruz, aile mefhumunu bir kenara koymak suretiyle bu tür saldırının içerisinde olanları da biliyoruz. Böyle bir zamanda yekvucüd olmak gerekirken hâlâ bunlar buralardan oy devşireceklerini zannediyorlar. Bu pazarda size yer yok. İslam ve Türkiye düşmlanlarının, özgürlük adına girdikleri kin ve nefret bataklığında boğulup gideceklerine inanıyorum. Bunlar, Avrupa’nın, yeniden barbarlık dönemine geri gidişinin işaretleridir. Fransa ve genel olarak Avrupa, Makron’un ve onunla aynı zihniyeti taşıyanların bu kısır, provokatif, çirkin, nefret tohumları saçan politikalarını hak etmiyor.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sağduyulu Avrupalıları, kendileri ve çocukları adına aydınlık bir gelecek için bu tehlikeli gidişe karşı inisiyatif geliştirmeye davet ederek, “Müslüman ve Türk düşmanlığını iç politikalarındaki başarısızlıklarını örtmenin kılıfı olarak kullanmaya çalışanlardan, o kirli ellerini mukaddes değerlerimizden çekmelerini istiyoruz” çağrısında bulundu.

“Mekke’ye, Medine’ye, Asya’ya, Afrika’ya, Avrupa’ya, tüm dünyaya, tüm alemlere ve tüm zamanlara şeref veren Peygamber Efendimize yapılan saldırılara samimiyetle karşı durmak bizim şeref meselemizdir” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz, son nefesimizi verdiğimiz gün değil, asıl bu saldırılar karşısında sessiz kaldığımız, tepkisiz kaldığımız, mukabelede bulunmadığımız gün öldük demektir” ifadesini kullandı.

Türk milletinin inancına ve değerlerine yönelik hiçbir saldırı karşısında cibilliyetsiz bir tavrı asla takınamayacağının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Üstelik biz kendi dinimizle birlikte, diğer dinlerin kutsallarına da saygı duyan bir milletiz. Asırlardır bu topraklarda cami, kilise, sinagog yan yana müntesiplerine hizmet vermiştir. Hatta ecdadımızın koruması, devletin koruması altına almıştır. İstanbul’dan Hatay’a bunun sayısız örneği hâlâ vardır” dedi.

“KİMSENİN İNANCINA, İBADETİNE, KUTSALINA MÜDAHALE ETMEDİK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Batılı ülkelere seslendiğini belirterek, “Siz değil misiniz Ruanda’da yüzbinlerce insanı katleden, siz değil misiniz milyonlarca Cezayirliyi katleden, siz değil misiniz Afrika’nın her ülkesine sadece elmas, fosfat, altın var diyen ve giren oradaki insanları katleden? Siz katilsiniz, katil” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Haçlı Seferlerinden itibaren, Avrupa üzerinden gelen fitne ve kin tohumlarının bu topraklara düşmeye başladığını ve huzurun bozulduğunu anlatarak, “Bin yıl birlikte yaşadığımız insanlarla bir anda düşman kesilmemiz için hiçbir sebep yoktur. Biz sadece dışarıdan ve içeriden maruz kaldığımız saldırılara karşı kendimizi savunduk. Tehcir ve mübadele gibi hadiseler, Batılı güçlerin topraklarımızda sahneledikleri oyunların acı sonuçlarıdır. Buna rağmen, ülkemizde vatandaşımız veya misafirimiz olarak bulunan diğer dinlerin mensupları eşsiz bir hoşgörü ve saygı iklimi içinde hayatlarını sürdürdüyor” ifadelerine yer verdi.

Türkiye genelinde ibadete açık 435 kilise, sinagog ve havra bulunduğunun v ebunların devletin güvencesi altında bulunduğuna vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, kimsenin inancına, ibadetine, kutsalına müdahale etmediklerinin altını çizdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, son 18 yılda vakıf mallarının iadesinden kilise ve diğer ibadethanelerin restorasyonuna kadar farklı inançlara mensup vatandaşların dinî özgürlüklerini genişletmek için pek çok adım attıklarının altını çizerek, Türkiye Cumhurbaşkanı olarak Hristiyan ve Musevi vatandaşların sıkıntısını, derdini daima kendi sorunu olarak gördüğünü kaydetti.

“Ülkemizdeki hoşgörü anlayışı, Avrupa’daki gibi faşist suratların yüzlerine maske yaptıkları türden bir riyakârlık değil; inancımızın köklerinden ve kalbimizin derinliklerinden gelen samimi bir hissiyattır” sözlerine yer veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Almanya’da Mevlana Camisine sabah namazında 100-150 kadar Alman polisinin girmesini Şansöyle Merkel izah edemez” diye konuştu.

“HİÇ KİMSEYE İNANCINDAN ÖTÜRÜ HUSUMET BESLEMEYİZ”

Almanya devletinin, bu ülkede yaşayan Türklerin kimliğine değer vermemesinin ciddi bir sıkıntı olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İstiklalimize, istikbalimize, değerlerimize saygı duyulması şartıyla, biz hiç kimseye inancından, kökeninden, renginden, mezhebinden, meşrebinden ötürü husumet beslemeyiz. Bu kırmızı çizgilerimiz aşıldığında da, hiç kimse kusura bakmasın, babamızın oğlu olsa gözümüz görmez” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ermenistan’ın saldırıları üzerine Azerbaycan’ın yaklaşık 30 yıldır işgal altında olan topraklarını kurtarmak için başlattığı harekata da değinerek, Minsk Üçlüsü’nün 30 yıldır sorunu çözüme kavuşturamadığını, âdeta ipe un serdiklerini anlattı.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile dün akşam bir telefon görüşmesi gerçekleştirdiğini ve durum değerlendirmesi yaptıklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Putin’e Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan ile görüşme teklifinde bulunduğunu, kenisinin de Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile görüşerek sorunu çözüme kavuşturabileceklerini kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Putin ile görüşmesinde Azerbaycan’a saldıran Ermeni askerleri arasında terör örgütü PKK-PYD üyelerinin de bulunduğunu söylediğini aktararak, bu konuda gereğinin yapılması gerektiği, aksi takdirde gereğinin yapılacağı uyarısında bulunduğunu bildirdi.

“MÜSLÜMANDAN TERÖRİST OLMAZ, TERÖRİSTTEN DE MÜSLÜMAN OLMAZ”

“İslam’a ve Müslümanlara saldıranların en büyük bahanesi, daha doğrusu hilesi, bu kavramları terörle aynileştirmek, özdeşleştirmektir” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, değerlendirmelerine şöyle devam etti: “Peygamber Efendimize hakareti de, düşünce ve fikir özgürlüğü kılıfı altında meşrulaştırmaya çalışıyorlar. Hâlbuki, Müslümandan terörist olmaz, teröristten de Müslüman olmaz. Terörist, kendi amaçlarına ulaşmak için masum insanları katletmekten çekinmeyen, bu yolda her yöntemi kullanabilen, kalbi kara, eli kanlı bir canidir. Teröristi, Müslüman da olsa, Hristiyan da olsa, Musevi de olsa, Budist de olsa, herhangi bir dine mensup olmasa da, diğer tüm sıfatlarının ötesindeki amaçları ve eylemleriyle tanımlamak gerekir. Kendini nasıl tanımlarsa tanımlasın, teröristi böyle görmeyen ve tavır geliştirmeyen herkes, işte Fransa’nın düştüğü duruma düşer. Aynı şekilde Peygamber Efendimize yönelik saygısızlıkların özgürlükle izahı da en bayağısından bir kandırmaca gayretinden başka bir şey değildir. Hâlbuki Peygamber Efendimiz, insana insan olduğu için saygı duyan, kişinin dini dahil diğer tüm vasıflarına bunun ardından bakan bir anlayışa sahipti.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İslamı ve Müslümanları, kendinden başka hiç kimseye tahammülu olmayan, terör yoluyla diğer dinlerin mensuplarını hedef alan bir konumda göstermenin İslam’a yapılan en büyük bühtan olduğunu söyleyerek, “Zulüm gören Müslüman, ölen Müslüman, tüm yükü çeken Müslüman… Buna karşılık bunun gürültüsünü çıkartan, istismarını yapan, rantını yiyen, terörizm üzerinden İslama ve Müslümanlara hakaret eden ise Batı ve Avrupa… Bu çarpıklığı dile getirdiğimiz, yüzlerine vurduğumuz için de bize saldırıyorlar. Ne yaparlarsa yapsınlar, imkân bulduğumuz her platformda hakkı ve hakikatı savunmaktan vazgeçmeyeceğiz” açıklamasında bulundu.

“SİYASİ VE EKONOMİK BAĞIMSIZLIĞIMIZI GÜÇLENDİRDİKÇE HEDEFLERİMİZE BİRAZ DAHA YAKLAŞIYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye, dünyadaki siyasi ve ekonomik güç dengelerinin yeniden şekillendiği şu kritik süreçte, tarihî bir mücadelenin içindedir. Milletimizin birliği ve beraberliği ile devletimizin büyüklüğünden aldığımız güçle, bu mücadeleyi başarıya ulaştırmakta kararlıyız. Biz kendimiz, dostlarımız ve tüm insanlık için adil, ahlaklı, iyi, güzel, hayırlı olanı istiyoruz” dedi.

Son iki asırdır dünyayı demokrasi, özgürlük, çoğulculuk, hukuk devleti gibi kavramlar üzerinden yönetenlerin gerçek yüzlerinin son dönemde ardı ardına yaşanan krizlerle birlikte ortaya çıkmaya başladığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu cilalı maskenin ardındaki faşist, ırkçı, kibirli, kendinden olmayan herkesi düşman gören zihniyet, Avrupa demokrasisini kanser gibi sarıyor. Avrupa değerleri, Fransa değerleri denen ve tüm dünyaya dikte edilen ilkeler, bizzat bunları vaaz edenler tarafından çiğnenmektedir” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, özellikle İslam ve Türk düşmanlığının tüm Avrupa’da yükseldiğine işaret ederek şöyle konuştu: “Bedelini, dünyanın ve insanlığın kalan kısmının tamamının acı ve sefalet olarak ödediği sahte özgürlük ve refah düzenlerinin tehdit altına girdiğini görenlerin hırçınlığı her geçen gün artıyor. Türkiye, bu çirkin ve nobran zihniyetin saldırılarına rağmen, medeniyetinin ve tarihinin mirası olan sorumluluklarını yerine getiriyor. Bunun için Kafkasya’dan Kuzey Afrika’ya kadar uzanan geniş bir coğrafyada mücadele yürütüyoruz. Cumhuriyetimizin 100’üncü yılı olan 2023’e, kendimiz ve tüm dostlarımız için daha huzurlu, güvenli, müreffeh bir dünyaya kavuşmuş olarak girmeyi hedefliyoruz. Siyasi ve ekonomik bağımsızlığımızı güçlendirdikçe hedeflerimize biraz daha yaklaşıyor, mazlumlar ve mağdurlar nezdindeki itibarımızı sürekli yükseltiyoruz. Girdikleri yanlış yolu düzeltmeye çalışmak yerine, çıkış yolunu ülkemizi kuşatma altına alarak arayanların sonu hüsran olacaktır.Muhteris ve zalim yönetimleri bekleyen akıbet, bir süre sonra kendi ülkelerinde dahi sokağa çıkamayacakları bir nefretin odağı hâline dönüşmektir. Biz kendi yolumuzda ilerlemeyi sürdüreceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Azeri Türklerine Ermenistan’a karşı mücadelelerinde başarılar dileyerek, “İnanıyorum ki zafer Azeri Türkü kardeşlerimindir. Rabbim yar ve yardımcıları olsun. Buradaki mücadelelerinde her an yanlarında olduk, yanlarında olmaya devam edeceğiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı’nın ardından Meclis’te gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını cevapladı.

“TÜRKİYE BİR KABİLE DEVLETİ DEĞİL”

Fransa’nın Ankara Büyükelçiliğinin, vatandaşlarına Türkiye’ye seyahat uyarısı yaptığının hatırlatılması üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz şu anda Paris Büyükelçimize, şu anda orayla ilgili hukuki bir süreç var. Buradaki ayağı var, oradaki ayağı var. Bu süreci başlatıyoruz. Fransa’nın seyahatlerle ilgili bir kararı varsa biz o kararı bir görürüz, gözden geçiririz. Bunlara karşı mukabil adımları da biz atarız. Türkiye bir kabile devleti değil, hele hele Macron gibilerin baktığı, tanıdığı bir devlet de değil” diye konuştu.

“ŞEHİTLERİMİZİN KANINI YERDE BIRAKMADIK”

“Sınır ötesi harekâta ilişkin, ‘Bir gece ansızın gelebiliriz’ ifadesini kullanıyorsunuz ama bugün sanki yeni bir sınır ötesi harekâta ilişkin ipuçları verdiniz. Böyle bir durum söz konusu mu?” sorusuna Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gerçekten öyle bir sınır ötesi operasyonu anladın mı? Biz zaten sınır ötesindeyiz. Pençe’de, Barış Pınarı’nda, Zeytin Dalı’nda, bütün oralarda her an varız ve şehitlerimizin kanını yerde bırakmadık, bırakmayacağız” karşılığını verdi.

MHP’nin, “askıda ekmek” kampanyasına muhalefetten eleştirilerin geldiğinin dile getirilmesi üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Her şeyi bizden öğrenmeyin. Türkiye’de böyle bir şey var mı? Bugün evine ekmek götüremeyen diye bir şey Türkiye’de var mı? Buna inanıyor musunuz? Bazı şeyleri siz kendiniz bir çözün. Var mı böyle bir şey? Elhamdülillah bugün asgari ücretiyle, maaşıyla, her şeyiyle birçok ülkeyi geride bırakmış bir Türkiye var. Büyüme oranına bakıyorsun şu anda dünyada hamdolsun en iyi noktada olan bir ülkeyiz. IMF’in, OECD’nin ölçeklerine bakıyorsun, en iyi konumda olan ülke konumundayız ama bunlar hesap kitap bilmiyor” ifadelerini kullandı.

DÜNYA

DÜNYA DEVİ AR-GE MERKEZİNİ TÜRKİYE’YE KURDU

Genç Gazeteciler | İstanbul

Genç Gazeteciler

Haber Burada

Tarih

Dünyanın önde gelen seyahat yazılımları geliştiricisi Amadeus’un İstanbul’daki Ar-Ge Merkezi açıldı. Dijital teknolojilerin geliştirilmesine katkı sağlayacak yatırımla, özellikle seyahat teknolojileri alanında yeni fikir ve girişimlerin Türkiye’de gelişip ölçeklenmesinin önü açılacak. Yaklaşık 500 yazılım geliştiricinin çalışacağı merkez; yıl sonuna kadar Nice ve Bengaluru Ar-Ge merkezlerinin ardından dünyanın üçüncü büyük Ar-Ge noktası olacak.

Amadeus’un Torun Center’daki İstanbul Ar-Ge merkezinin açılışı, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Başkanı Burak Dağlıoğlu, Bilişim Vadisi Genel Müdürü Erkam Tüzgen ve Amadeus Seyahat Birim Başkanı Decius Valmorbida’nın katılımlarıyla gerçekleştirildi.

TÜRKİYE’NİN AR-GE EKOSİSTEMİNİ GÜÇLENDİRECEK

Bakan Kacır, buradaki konuşmasında, Türkiye’nin Ar-Ge ekosistemine yapılan bu önemli yatırımın, hızlı teknolojik gelişmelerin ve dijital dönüşümün dünya çapında iş operasyonlarını temelden değiştirdiği ve kullanıcı deneyimlerini iyileştirdiği bir döneme denk geldiğini ifade etti. Güçlü teknoloji ekosisteminin, Türk ekonomisini daha ileri teknolojiye yönlendirmek için gerekli zemini oluşturduğunu anlatan Kacır, “Bugün 10 binin üzerinde teknoloji şirketine ev sahipliği yapan 102 teknoparkımız, 1600’ün üzerinde AR-GE ve tasarım merkezimiz, 272 bin AR-GE çalışanımız var. Tüm bunlar Türkiye’nin teknoloji ekosisteminin çekirdeğini oluşturuyorlar.” ifadelerini kullandı.

ANAHTAR TEKNOLOJİLERDE SÖZ SAHİBİ BİR ÜLKE

Bu ekosistem sayesinde Türkiye sanayi üretiminde, ileri teknoloji sektörlerinin olumlu bir şekilde öne çıktığını vurgulayan Kacır, “Anahtar teknolojilerde söz sahibi, Avrupa ve dünyayla entegrasyonu güçlü bir ülke olmayı başardık. Artık Türkiye’yi, bataryalardan uçan akıllı arabalara, akıllı tıbbi cihazlardan yeni nesil uydu girişimlerine kadar yenilikçi ve çığır açan teknolojiler için küresel bir merkez olarak konumlandırmayı hedefliyoruz. Önde gelen ulusal teknoloji girişimlerinin ortaya çıkması için paradigma değişimlerinden yararlanacağız ve yıkıcı yeniliklerin faydalarından yararlanacağız. Güçlü bir startup ekosistemine sahip olmak, Türkiye’yi küresel bir teknoloji merkezi haline getirme vizyonumuzun önemli bir parçası.” dedi.

KÜRESEL SAHNENİN YILDIZI “STARTUPLARIMIZ”

Türkiye’nin dört bir yanındaki genç girişimcilerin kuluçka merkezleri ve hızlandırıcı programlar ağıyla desteklenen hayallerini proje ve işlere dönüştürdüğünü belirten Bakan Kacır, startupların artık küresel sahnede giderek daha fazla parladığını ve Türk startup ekosistemi Avrupa teknolojisinin yıldızı olarak nitelendirildiğinin altını çizdi. Startuplara yenilikçi fikirlerini başarılı bir şekilde pazara hazır ürünlere dönüştürebilmeleri için tohum öncesi ve tohum aşamasında finansman sağlama konusunda oldukça aktif davrandıklarını anlatan Kacır, “Türkiye’yi sadece startup için değil, ölçek büyütme için de önemli bir merkez haline getirmek amacıyla startup ekosistemini fonlarla genişletiyoruz.” diye konuştu.

KALDIRAÇ ETKİSİ

Kaldıraç etkisi oluşturarak startuplara 1 milyar doların üzerinde yatırım sağladıklarını belirten Kacır, “Ölçeklendirme aşamasının özel ihtiyaçlarına yönelik özel ağ oluşturma desteğinin yanı sıra önemli devlet desteği sunmak üzere tasarlanmış bir program olan Turcorn100’ü başlattık.” açıklamasında bulundu.

100 BİN TEKNOLOJİ GİRİŞİMİ HEDEFİ

Turcorn100, küresel hedefleri olan teknoloji ve inovasyon odaklı girişimler için ölçek büyütme kulübü olarak hizmet veren ulusal bir vizyon girişimi olduğunu kaydeden Kacır, “Bu program sadece devlet tarafından değil, aynı zamanda startupların hem Türkiye’de hem de uluslararası alanda küreselleşmesine yardımcı olacak kapsamlı program ve ağlara sahip program ortaklarımızla işbirliği yapılarak desteklenmekte. Bu programlarla 2030 yılına kadar 100 bin teknoloji girişiminin ve 100 Turcorn’un ülkemizden çıkmasını sağlamak en büyük hedeflerimizden biri. Türkiye’nin dinamik nüfusu, enerjisi ve girişimci ruhunun sağladığı büyüme ivmesi, küresel şirketlerin büyümesi ve yenilik yapması için ideal ekosistemi oluşturuyor. Bu firmaların 700’den fazlası halihazırda teknoparklarımız ve Ar-Ge merkezlerimizde Ar-Ge faaliyetleri yürütüyor. Birçok küresel şirket, nitelikli iş gücümüzden ve cazip teşviklerden yararlanarak ileri Ar-Ge faaliyetlerini ülkemizde konumlandırıyor.” şeklinde konuştu.

TEKNOLOJİ EKOSİSTEMİ İLE İŞ BİRLİĞİ GÜÇLENECEK

Kacır, Amadeus’un, son yıllarda Türkiye’deki AR-GE faaliyetlerini ölçeklendirdiğini belirterek, bugün şirketin büyümesini Amadeus İstanbul Ar-Ge Merkezi’nin açılışıyla taçlandırdıklarını söyledi. Amadeus’un yeni Ar-Ge ofisinin, şirketin Türkiye teknoloji ekosistemi ile iş birliğini güçlendirerek, özellikle seyahat teknolojileri alanında yeni fikir ve girişimlerin Türkiye’de gelişip ölçeklenmesinin önünü açmasını beklediğini belirten Kacır, Türkiye’nin üretimine, istihdamına, teknolojik gelişimindeki liderliğine katkı sağlayacak yatırımları tüm kaynaklarıyla desteklemeye devam edeceklerini söyledi. Kacır, “Türkiye, uluslararası iş birliklerinin, yeni fırsatların ve etkili projelerin merkezi olmaya devam edecek.” dedi.

OKUMAYA DEVAM ET

DÜNYA

“Altı yıllık titiz bir restorasyon neticesinde ecdat yadigarı Yıldız Sarayı’nı ihya ettik”

Genç Gazeteciler | İstanbul

Genç Gazeteciler

Haber Burada

Tarih

Cumhurbaşkanı Erdoğan, restorasyonu tamamlanan Yıldız Sarayı’nın açılış programında yaptığı konuşmada, “Millî Saraylar Başkanlığımızca yürütülen altı yıllık titiz bir restorasyon ve tefriş çalışmalarının neticesinde ecdat yadigarı Yıldız Sarayı’nı ihya ettik. Şehrimizin simgelerinden olan Yıldız Sarayı, bugünden itibaren kapılarını halkımıza ve dünyanın dört bir yanından gelecek ziyaretçilerine açıyor” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Yıldız Sarayı’nın açılış programına katılarak bir konuşma yaptı.

Millî Saraylar Başkanlığı tarafından restorasyon, peyzaj ve iyileştirme çalışmaları tamamlanan Beşiktaş’taki Yıldız Sarayı’nın açılış töreninde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, katılımcıları selamlayarak, bu anlamlı ve önemli açılış töreni vesilesiyle katılımcılarla bir arada olmaktan büyük bir mutluluk duyduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün şairin ifadesiyle bir semtini sevmenin bile bir ömre bedel olduğu güzel İstanbul’umuzun en güzel tarihî eserlerinden birinin açılışını yapmak üzere bir aradayız” ifadelerini kullandı.

Millî Saraylar Başkanlığınca yürütülen altı yıllık titiz bir restorasyon ve tefriş çalışmalarının neticesinde ecdat yadigarı Yıldız Sarayı’nı ihya ettiklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şehrimizin simgelerinden olan Yıldız Sarayı, bugünden itibaren kapılarını halkımıza ve dünyanın dört bir yanından gelecek ziyaretçilerine açıyor. Tekrar eski görkemine ve güzelliğine kavuşturarak milletimizin istifadesine sunduğumuz Yıldız Sarayımızın hayırlı uğurlu olmasını diliyorum” diye konuştu.

“İSTANBUL’UN TARİHÎ, KÜLTÜREL VE TURİSTİK CAZİBESİ DAHA DA ARTACAK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün yaşadıkları mutlulukta pek çok hocanın ve uzmanın alın teri ve yürek terinin olduğunu belirterek, şöyle devam etti: “Şayet onların emeği, birikimi ve fedakârane gayretleri olmasaydı bu güzel eser tekrar eski görkemine kavuşturulamazdı. Sözlerimin hemen başında bu kardeşlerime teşekkürü bir borç biliyorum. Yıllarca örselenmiş, hırpalanmış, ihmallerin kurbanı olmuş bu eserin altı yıllık özverili bir çalışmayla yeniden ülkemize kazandırılmasına vesile olan Millî Saraylar Başkanlığımıza, Sayın Başkan ve ekibine, Sayın Bakanımıza özellikle teşekkür ediyorum. Ayrıca projede yer alan tüm kardeşlerime teşekkür ediyorum. Millî Saraylar Bilim Kurulu Başkanı saygıdeğer hocam Profesör Doktor Sadettin Ökten beyefendiye ve kurul üyelerine en kalbi şükranlarımı iletiyorum. Yıldız Sarayı’nın yeniden ihyasıyla birlikte İstanbul’umuzun tarihî, kültürel ve turistik cazibesinin daha da artacağına inanıyorum.”

“YILDIZ SARAYI, DEVLET-İ ALİYYE’DE DİRENİŞİN DE SEMBOLÜ OLDU”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Millî Saraylar Başkanı’nın, Yıldız Sarayı’nın tarihî serencamına dair bilgileri paylaştığını aktararak, “Gerek mimari gerek sanatsal gerekse tarihî özellikleri bakımından nadide bir eser olan sarayın inişli çıkışlı geçmişini hep beraber dinledik. Şunun öncelikle vurgulanması gerekiyor. Burası asla sıradan bir eser, sıradan bir yapı değildir. 200 yıllık tarihiyle Yıldız Sarayı Osmanlı’nın en sancılı yıllarına bizzat şahitlik etmiştir” şeklinde konuştu.

Yıldız Sarayı’nın Sultan İkinci Abdülhamid’le özdeş hâle geldiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu tarihî bilgileri paylaştı: “Ancak sarayın geçmişi Sultan Üçüncü Selim’in Mihrişah Valide Sultan için 1805’te yaptırdığı kasra kadar gitmektedir. Bu kasırdan günümüze sadece iç bahçedeki çeşme kalmıştır. İkinci Mahmud da burayı yeni ordunun askerlerinin talimlerini izlemek için kullanmıştır. Yıldız Sarayına asıl hüviyetini kazandıran ise Abdülhamid Han olmuştur. Sultan Abdülhamid’in tahta geçtikten kısa süre sonra mahiyetini ve haremini Dolmabahçe Sarayı’ndan Yıldız’a nakletmesiyle birlikte artık burası kasır değil, Yıldız Sarayı olarak anılmaya başlanmıştır. Üstat Necip Fazıl’ın 36 Türk hükümdarı arasında belki en büyüğü olarak tarif ettiği Sultan İkinci Abdülhamid 33 yıl boyunca, 1909 darbesine kadar devleti buradan yönetti. Osmanlı’nın en muhataralı 33 yılına tanıklık eden Yıldız Sarayı, Devlet-i Aliyye’ye yönelen yıkma girişimleri karşısında direnişin de sembolü oldu.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, burasının Topkapı Sarayı ve Dolmabahçe’den sonra payitahtın idari merkezi olarak kullanılan İstanbul’daki üçüncü merkezi olduğunu söyledi.

Sarayın ayırıcı vasfının yönetim merkezi olarak kullanılması olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Mimari açıdan Yıldız Sarayı çağdaşı olan yapılardan ayrı özellikleri taşır. Sahil saraylarından farklı olarak burası ‘şehir içinde şehir’ diyebileceğimiz özgün bir mimariye sahiptir. Marangozhaneleri, mutfakları, ahırları, eczanesi, fabrikaları, savunma birimleri, resmî daireleri, sebze ve meyve bahçeleri, kütüphanesi, müzesi, silahhanesi ve tiyatrosuyla Yıldız Sarayı alışılagelmiş saraylardan ziyade, kendi kendine yeter bir şehri andırır” diye konuştu.

Sultan 2. Abdülhamid döneminde sarayda ve mücavirinde sultanın aile efradıyla birlikte toplam 12 bin kişinin yaşadığının rivayet edildiğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Zarafeti, sadeliği, tabiatla uyumu, birbirinden ayrı köşklerden oluşan mimarisi ve Türk saray bahçeleri geleneğinin son örneği olan Has Bahçesi’yle Yıldız Sarayı gerçekten nadide bir eserdir” ifadelerini kullandı.

Bu sarayın millî mücadele tarihinde de özel bir yeri bulunduğunu dile getiren Erdoğan, şöyle devam etti: “Gazi Mustafa Kemal, Bandırma Vapuru’yla yola çıkmadan bir gün önce buraya gelmiş ve Sultan Vahdettin’le görüşmüştür. Gazi Mustafa Kemal, o tarihî görüşmeyi şöyle anlatır: ‘Yıldız Sarayı’nın ufak bir salonunda Vahdettin’le adeta diz dize denecek kadar yakın oturduk. Salonun Boğaziçi’ne doğru açılan penceresinden gördüğümüz manzara şu; birbirine paralel hatlar üzerine düşman zırhlıları bordalarındaki toplar sanki Yıldız Sarayı’na doğrulmuş. Vahdettin hiç unutmayacağım şu sözlerle konuşmaya başladı. ‘Paşa paşa, şimdiye kadar devlete çok hizmet ettin. Bunların hepsi artık bu kitaba girmiştir ve tarihe geçmiştir. Bunları unutun, asıl şimdi yapacağın hizmet hepsinden mühim olabilir. Paşa paşa, devleti kurtarabilirsin.’ Bunun üzerine Gazi Mustafa Kemal, Sultan Vahdettin’e şu cevabı verir; ‘Merak buyurmayın efendimiz, noktainazarı şahanenizi anladım. İrade-i seniyyeniz olursa hemen hareket edeceğim.’ ‘Muvaffak ol’ hitabına mazhar olduktan sonra huzurdan çıktım, ayaklarımızın patırtısını işittirmeden saraydan uzaklaştık.'”

“REDDİ MİRAS ANLAYIŞI BİZLERE ÇOK AĞIR BEDELLER ÖDETTİ”

Hazine değerindeki eserlerinin kıymetini çok iyi bilemeyen bir millet olduklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kimi ülkeler 100-150 yıllık tarihî varlıklarına büyük özen gösterirken geçmişi çok daha eski, nice kültür varlığımıza sahip çıkamadık. Özellikle tarihimizin bir dönemine damgasını vuran reddi miras anlayışı bizlere gerçekten çok ağır bedeller ödetti” dedi.

Bu zihniyetin gadrine uğrayan sembollerden birinin Yıldız Sarayı olduğunu, gerilik numunesi görülen ecdat yadigârı pek çok kültür varlığı gibi burasının da yıllarca ihmal edildiğini, örselendiğini, hoyratça kullanıldığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, saray külliyesini oluşturan binaların çoğunun adeta talan edildiğini, bunlarla birlikte yakın tarihe ışık tutacak olan birçok eser obje ile eşyanın da ya yakıldığını ya kırılıp döküldüğünü ya da haraç mezat satıldığını bildirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 1920’li yılların sonunda Merasim Köşkü’nün bir süre kumarhane olarak işletilmesinin, sarayın maruz kaldığı hoyratlığın örneklerinden biri olduğuna işaret ederek, zamanın belediye yetkililerince sırf turistlerin ilgisine mazhar olabilmek adına “Yıldız Gazinoları” projesinin hayata geçirildiğini anlattı.

“TİTİZ BİR ÇALIŞMAYLA SAVARONA’YI RESTORE ETTİRDİK”

İtalyan bir şirket tarafından işletilen kumarhanenin bir yıl sonra kapatıldığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sadece Yıldız Sarayı değil, milletimizin tarihinde ve hafızasında iz bırakan birçok obje de bu kadirbilmezlikten payını aldı. Gazi Mustafa Kemal’in ömrünün son aylarını geçirdiği Savarona yatının hangi skandallarla gündeme geldiğini hepimiz hatırlıyoruz. Gazetelere de yansıyan ahlaksızlık hadisesinden sonra süratle harekete geçtik ve Savarona yatını devraldık. Titiz bir çalışmayla Savarona’yı restore ettirdik ve kısa bir süre sonra inşallah restorasyonu bitiyor. Ardından olması gerektiği şekilde misafir devlet ve hükûmet başkanlarını ağırlamak için inşallah kullanmaya başlıyoruz” ifadelerini kullandı.

Bunu bile eleştirenlerin ve akla hayale gelmedik iddialarda bulunanların çıktığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Oysa lafa gelince Atatürk konusunda mangalda kül bırakmayanların çürümeye terk ettiği Savarona yatına sahip çıkan yine biz olduk. Aynı durum pek çok tarihî eser, yapı ve obje için de geçerlidir. Birileri Cumhuriyet’in arkasına saklanıp Osmanlı karşıtlığı yaparken biz hiçbir zaman ayrım gözetmeden tarihimizin tüm dönemlerini kucakladık” dedi.

“Tarihe vefa geçmişe saygı anlayışıyla ülkemiz ve yurt dışındaki ecdat yadigârı eserlerimizi yeniden ayağa kaldırdık” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Vakıflar Genel Müdürlüğümüz vasıtasıyla 2002’den bu yana yaklaşık 6 bin vakıf kültür varlığının restorasyonunu veya onarımını gerçekleştirdik. TİKA aracılığıyla gönül coğrafyamızın dört bir ucunda 120’nin üzerinde restorasyon çalışması yaptık. Millî Saraylar Başkanlığımız öncülüğünde de birçok başarılı proje yürüttük. Beykoz Cam ve Billur Müzesi’nden Ankara Palas Müzesi’ne, Topkapı Sarayı’nda uzun yıllar kapalı kalmış ‘Uzun Hazine Koleksiyonu’, ‘Kaftanlar Koleksiyonu’, ‘Hat Eserleri Koleksiyonu’ ve Mecidiye Köşkü ile Mukaddes Emanetler Dairesi’ne varıncaya kadar birçok eseri ihya ettik.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, mazinin, aklının, ruhunun, estetik zevkinin nakşolduğu her bir değerin, milletin ezelden ebede uzanan yolculuğunun kilometre taşları olduğunu, restore edilen camileri, köprüleri, çeşmeleri, hanları, türbeleri, medeniyetin konuşan, yaşayan canlı hafızaları olarak gördüklerini dile getirdi.

“EDİRNE SARAYI’YLA İLGİLİ RESTORASYON ÇALIŞMALARIMIZ DEVAM EDİYOR”

Bütün bu yenileme çalışmalarını kökleriyle bağları güçlendirme çerçevesinde değerlendirdiklerini, bu yüzden de çok çok önemsediklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yıldız Sarayı’nı yeniden ayağa kaldırmak suretiyle de bunu yaptık. Hafıza mekânlarımızdan bir tanesini daha halkımızın istifadesine sunduk. Sarayın sadece taşlarını, duvarlarını, kaldırımlarını, mobilyalarını aslına rücu ettirmedik, burayı aynı zamanda asli kimliğine uygun olarak kullandık. Cumhurbaşkanlığımız döneminde onlarca görüşmeyi, kabulü, zirveyi burada düzenledik. Birçok çalışmamızı burada yaparak aslında bu tarihî mekânı tekrar hayata döndürdük. Yaklaşık 6 yıllık çalışmalarımız neticesinde Yıldız Sarayı, milletimizin her bir ferdinin gururla gezebileceği, gençlerimizin tarihimizin çok önemli bir bölümünü bizzat teneffüs edebileceği muhteşem bir müze olarak hizmet vermeye hazır hale geldi” diye konuştu.

Millî Sarayları millete açma hamlelerinin en önemli halkasının Yıldız Sarayı’nı halkla buluşturmak olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir diğer kaderine terk edilmiş tarihî eser olan Edirne Sarayı’yla ilgili restorasyon çalışmalarının devam ettiğini, orayı da tamamlayıp, ülkeye kazandıracaklarını, bundan sonra da ecdadın emanetlerine sahip çıkmayı sürdüreceklerini bildirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye Yüzyılı” hedeflerine adım adım ilerlerken ecdadın mirasını koruyacaklarını, ayaklarını binlerce yıllık medeniyet temellerine sağlam basacaklarını, 21. yüzyılı Allah’ın izniyle “Türkiye’nin Yüzyılı” yapacaklarını kaydetti.

Sultan 2. Abdülhamid Han’ı ve kahraman ecdatları rahmetle yâd eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, restorasyonda emeği olan herkesi tebrik etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu vesileyle inşallah bugünden itibaren halkımıza açtığımız bu mekânı, önümüzdeki ayın sonuna kadar, bu ay dâhil, önümüzdeki ayın da sonuna kadar, ücretsiz olarak ziyarete açmış olacağız. Hayırlı olsun. Rabbim milletimize, emanetine gözleriyle gezerek, görerek sahip çıkmayı da nasip etsin” dedi.

Konuşmanın ardından İstanbul İl Müftüsü Prof. Dr. Safi Arpaguş katılımcılara dua ettirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, duanın ardından, “Sadece pazartesi günleri ziyarete kapalı olacak ama bunun dışında sürekli halkımızın ziyaretine açık olacak” bilgisini verdi.

Törende Millî Saraylar Başkanı Yasin Yıldız, Erdoğan’a Yıldız Sarayı’nda yer alan vazonun replikasını hediye etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra katılımcılarla açılış kurdelesini kesip, açılışı yapılan alanları gezdi.

Genç Gazeteciler

OKUMAYA DEVAM ET

DÜNYA

İbrahim Ethem Hacıosmanoğlu Futbol Federasyonu’nun yeni Başkanı

Genç Gazeteciler | Ankara

Genç Gazeteciler

Haber Burada

Tarih

Futbol Federasyonu’nun Olağan seçimli genel kurulunda İbrahim Ethem Hacıosmanoğlu 134 oy alarak futbol federasyonunun başkanlık koltuğuna oturdu. Öteki aday Eski Başkan Mehmet BÜYÜKEKŞİ ise 129 oy aldı.

Türkiye Futbol Federasyonu Olağan Seçimli Genel Kurulu Ankara JW Marriott Otelde yapıldı.

Genel kurul divan başkanlığına, Adalet ve Kalkınma Partisi Konya Milletvekili ve Gençlik ve Spor Bakanlığı eski Spor Hizmetleri Genel Müdürü Mehmet Baykan seçildi.

Yapılan seçim sonunda İbrahim Ethem Hacıosmanoğlu 134, Mehmet Büyükekşi ise 129 oy aldı.

Bu sonuçla İbrahim Hacıosmanoğlu, Türkiye Futbol Federasyonu’nun 44’üncü başkanı oldu.

Bu arada, Olağan seçimli Genel kurulla birlikte yapılan Mali genel kurulda ise eski Futbol Federasyonu Başkanı Mehmet Büyükekşi, yönetim kurulu ile denetleme kurulunun 1 Haziran 2023-31 Mayıs 2024 dönemini kapsayan hesap ve faaliyetleri ibra oylamasına sunuldu.

Mehmet Büyükekşi yönetimi oy çokluğu ile ibra edildi.

Futbol Federasyonu ‘nun yeni başkanı İbrahim Ethem Hacıosmanoğlu’nun yönetim kurulu da şu üyelerden oluştu.

Mecnun Otyakmaz, Bayram Saral, Zehra Neşe Kavak, Lale Cender, Fuat Gökdaş, Cengiz Gökay, Zafer Bahadır Saraç, Mevlüt Aktan, Bayram Akgül, Hasan Surözü, Ceyhun Kazancı, Mustafa Temel Bozbağ, Ural Aküzüm, Bilal Arslan.

Yeni Futbol Federasyonu İbrahim Hacıosmanoğlu
kimdir?

Hacıosmanoğlu, 1966 yılında Trabzon’un Of ilçesinin Hayrat beldesi’nde doğdu. Hacıosmanoğlu, uzun bir süre ticaret yaptı.

2005-2007 yılları arası Trabzonspor Başkan Yardımcılığı görevinde bulunan Hacıosmanoğlu, 2008 yılında o dönemin Trabzonspor Başkanı Nuri Albayrak’ın istifa ederek seçim kararı alması üzerine seçimde aday oldu. Bu seçimi rakibi Sadri Şener kazandı.

27 Şubat 2012 tarihindeki Futbol Federasyonu Başkanlığı seçiminde adaylığını koydu. Bu seçimi de kazanamadı.

2013 yılındaki seçimde Trabzonspor’un 15’inci başkanı seçildi ve başkanlık koltuğuna oturdu.

Metin ASLIM

OKUMAYA DEVAM ET

GENÇ GAZETECİLER | TÜRKİYE

YENİ NESİL MEDYA | TÜRKİYE

Her Şey Güçlü Bir Türkiye İçin | Genç Gazeteciler

TAKVİM

Ekim 2020
P S Ç P C C P
 1234
567891011
12131415161718
19202122232425
262728293031  

HER ŞEY GÜÇLÜ TÜRKİYE İÇİN

TOGG | Türkiye’nin Otomobili

TANAP Avrupa Bağlantısı Açılış Töreni #TANAPtamam

GENÇ GAZETECİLER BURADA

GÜÇLÜ TÜRKİYE

TÜRK AKIM PROJESİ AÇILIŞ TÖRENİ

TÜRKİYE YÜZYILI

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çanakkale 1915 Köprüsü Kule Tamamlama Töreni

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fatih sondaj gemisini #MilliEnerjideYeniMüjde

ENERJİ PETROL MEDYA GRUP – YENİ NESİL MEDYA | TÜRKİYE

DÜNYA1 saat önce

DÜNYA DEVİ AR-GE MERKEZİNİ TÜRKİYE’YE KURDU

DÜNYA2 saat önce

“Altı yıllık titiz bir restorasyon neticesinde ecdat yadigarı Yıldız Sarayı’nı ihya ettik”

DÜNYA9 saat önce

İbrahim Ethem Hacıosmanoğlu Futbol Federasyonu’nun yeni Başkanı

DÜNYA1 gün önce

Türkiye Somali’de Petrol Ve Doğal Gaz Arayacak

DÜNYA1 gün önce

Nijer ile Petrol ve Doğal Gaz Alanında İlişkiler Güçleniyor

DÜNYA2 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Mah-ı Muharrem Oruç Açma Lokması” programına katıldı

DÜNYA3 gün önce

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, “Milletin Zaferine Giden Yolda Yargı” paneline katıldı

DÜNYA4 gün önce

“15 Temmuz, Kurtuluş Savaşımızdan sonra milletimizin son bir asırda yazdığı en büyük destandır”

DÜNYA4 gün önce

“15 Temmuz’a iftiralar atanlar, Türkiye üzerine tezgâhlanmak istenen tiyatronun birer figüranıdır”

DÜNYA5 gün önce

15 Temmuz, istiklal ve istikbalin zaferidir.

DÜNYA5 gün önce

15 Temmuz Demokrasi Ve Milli Birlik Treni, Ankara’dan İlk Seferine Uğurlandı

DÜNYA5 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Al-Saud’u kabul etti

DÜNYA5 gün önce

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç , SETA tarafından düzenlenen 15 Temmuz Sempozyumuna katıldı.

DÜNYA6 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şehit Mustafa Cambaz Fotoğraf Yarışması Ödül Töreni’ne katıldı

DÜNYA6 gün önce

“Irak ve Suriye hattında, ülkemize tehdit oluşturacak hiçbir yapıya müsaade etmemekte kararlıyız”

DÜNYA6 gün önce

Türk Hava Yolları, İtalya’nın Torino Şehrine Uçuşlara Başladı

DÜNYA1 hafta önce

“İsrail-Filistin meselesine kalıcı çözüm getirmeden, küresel barış ve istikrardan bahsedilemez”

DÜNYA1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, NATO Müttefik ve Ortak Devlet ve Hükûmet Başkanları Toplantısı’na katıldı

DÜNYA1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan, NATO Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi akşam yemeğine katıldı

DÜNYA1 hafta önce

Emine Erdoğan, Jill Biden’ın ev sahipliğindeki resepsiyona katıldı

DÜNYA1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Almanya Başbakanı Scholz ile görüştü

DÜNYA1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İtalya Başbakanı Meloni ile görüştü

DÜNYA1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yunanistan Başbakanı Miçotakis ile görüştü

GÜNCEL1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, NATO Atlantik Konseyi Devlet ve Hükûmet Başkanları Oturumu’na katıldı

DÜNYA1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Macaristan Başbakanı Orban ile bir araya geldi

DÜNYA1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, NATO’nun 75. Yılı Anma Etkinliği’ne katıldı

DÜNYA1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan ABD’de

DÜNYA1 hafta önce

TÜRKİYE’NİN UZAYDAKİ GARANTİSİ TÜRKSAT 6A

DÜNYA1 hafta önce

“Türkiye, NATO’nun misyonlarına ve harekâtlarına en fazla katkı sağlayan ilk beş müttefikten biridir”

DÜNYA1 hafta önce

“Haberleşme uyduları millî güvenliğimiz açısından büyük önem arz ediyor”

DÜNYA2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, elektrikli araç üreticisi Çinli BYD Yönetim Kurulu’nu kabul etti

DÜNYA2 hafta önce

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Hacettepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi ve İletişim Fakültesi Mezuniyet Törenine katıldı

DÜNYA2 hafta önce

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Kahramanmaraş’ta

DÜNYA2 hafta önce

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile AJET Arasında İndirimli Bilet Protokolü İmzalandı

DÜNYA2 hafta önce

“Amacımız, girişimci diplomasi anlayışıyla bölgemizde ve ötesinde bir barış kuşağı tesis etmek”

GÜNCEL2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çin Devlet Başkanı Cinping ile bir araya geldi

DÜNYA2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanghay İşbirliği Örgütü 24’üncü Devlet Başkanları Zirvesi’ne katıldı

DÜNYA2 hafta önce

Emine Erdoğan, Astana’da Zor Yaşam Koşullarındaki Çocuklara Destek Merkezi’ni ziyaret etti

DÜNYA2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Katar Emiri Şeyh Temim ile görüştü

DÜNYA2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Moğolistan Cumhurbaşkanı Khurelsukh ile bir araya geldi

DÜNYA5 yıl önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti mesajı

DÜNYA5 yıl önce

Metin Aslım : İş ve Cemiyet Hayatının Sevilen Siması

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Emel USLU ATİK ;

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Aysu YAVUZ

İYİ Kİ VARSIN4 yıl önce

İyi ki varsın Nurten ÖZTÜRK

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Beril ÇAVUŞOĞLU

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın ZEHRA KARAKAŞ BEGEN

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Nuray ÖZÇELİK;

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Hüseyin ÇEŞMECİOĞLU :

DÜNYA2 yıl önce

Ankara-Yerköy-Kayseri Hızlı Tren Hattı temeli atıldı

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Nalan Gazezoğlu

DÜNYA4 yıl önce

Sektöre Yön verenler ; Eda DEMİRHAN

GÜNCEL4 yıl önce

Sektöre Yön Verenler Berfu GÜVEN

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Gül ALCANSOY;

DÜNYA3 yıl önce

İyi ki varsın Prof. Dr. Başak SOLMAZ

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın AYSUN ŞAHANOĞLU KABA ;

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Nazlıhan ALKAN

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Hüseyin ÇALIŞKAN

DÜNYA3 yıl önce

İyi ki varsın Hande ORTAY

DÜNYA2 yıl önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AB Konseyi Başkanı Michel ile görüştü

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Yusuf Burak ASLANPINAR;

İYİ Kİ VARSIN4 yıl önce

İyi ki varsın Semra Aman Akyürek

ENERJİ3 yıl önce

İyi ki Varsın Mehmet Gültekin

ENERJİ4 yıl önce

Tekfen Holding “Kadınlarla Güçlendirilmiş Yönetim Kurulu” ödülünü üçüncü kez aldı!

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Sadık KUTANOĞLU

DÜNYA1 yıl önce

İyi ki varsın, Haşim İzol

DÜNYA2 yıl önce

İyi ki varsın Özgür AKIN

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Doç. Dr. Esin Yalçınkaya

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Semra İĞTAÇ

Enerji petrol Medya Ceo -Mehmet Ali Setencioğlu ,
MAVİ YOLCULUK5 yıl önce

TEKNE KİRALAMA | İZMİR ÇEŞME ALAÇATI

GÜNCEL4 yıl önce

Başarımız, Başarınız olacak HANTEK KALIP

DÜNYA4 yıl önce

Sektöre Yön Verenler Esra KANDEMİR

DÜNYA2 yıl önce

İyi ki varsın Ebru Milat Sezgin

DÜNYA4 yıl önce

Türkiye’nin En Etkin 50 CFO’su belli oldu

DÜNYA5 yıl önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy ile ortak basın toplantısı düzenledi

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Sibel Şeref KANCAOĞLU ;

DÜNYA2 yıl önce

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Turizm Yatırım Forumu’na katıldı

DÜNYA3 yıl önce

İyi ki varsın Vahide Ayşit

DÜNYA3 yıl önce

Sektöre yön verenler, Ahmet ÇALLI

DÜNYA5 yıl önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kyoto’da Ara Güler Fotoğraf Sergisi’ni açtı

YENİ NESİL MEDYA | TÜRKİYE

GÜÇLÜ TÜRKİYE
GÜÇLÜ TÜRKİYE

GENÇ GAZETECİLER | TÜRKİYE

GENÇ İŞ DÜNYASI

seers cmp badge