Türk İş Dünyası - 2008

DÜNYA

HAZİNE VE MALİYE BAKANI BERAT ALBAYRAK YENİ EKONOMİ PROGRAMI SUNUMUNU GERÇEKLEŞTİRDİ

Genç Gazeteciler

Haber Burada

Tarih

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, “Yeni Dengelenme, Yeni Normal, Yeni Ekonomi” ana temasıyla hazırlanan Yeni Ekonomi Programı’nı (2021-2023) (YEP) Vergi Denetim Kurulu Ataşehir Hizmet Binası’nda düzenlediği basın toplantısıyla açıkladı.

Bakan Albayrak, YEP’in ilkini Eylül 2018’de açıkladıklarını, o günlerde Türkiye’nin yurt dışı kaynaklı spekülatif kur ataklarının oluşturduğu finansal ve makroekonomik dengesizliklerle yoğun bir şekilde mücadele ettiğini anımsattı.

Bu nedenle programın ilk yılını dengelenme süreci olarak ilan ettilerini belirten Albayrak, uyguladıkları kararlı politikalarla dengelenme sürecinde Türkiye’nin muazzam başarı elde ettiğinin altını çizdi.

Albayrak, Ağustos 2018’de 7,20’lere kadar yükselen dolar kurunu 2019 yıl sonu itibarıyla 5,95’lere indirdiklerini, yüzde 25’lere kadar yükselen Tüketici Enflasyonu’nu (TÜFE) yüzde 10-11 bandına düşürdüklerini hatırlattı.

Ayrıca 50 milyar doların üzerindeki cari işlemler açığını cari fazlaya çevirdiklerini ifade eden Albayrak, sözlerine şöyle devam etti:

“Daralmaya başlayan ekonomik faaliyeti yeniden hareketlendirdik ve 2019’un son çeyreği itibarıyla yüzde 6,4’lük büyüme oranını yakaladık. Tam bu dengelenme sürecinin sonuna yaklaşırken yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının başlamasıyla ekonomimiz ve dünya ekonomileri tarihte eşine az rastlanır şiddette yeni bir sınama ile karşı karşıya kaldı. Tüm dünyada ekonomik faaliyet çok sert bir şekilde yavaşladı. Kimi ülkeler ekonomilerini ve sınırlarını tamamen kapattı. İşsizlik bütün dünyada çok hızlı şekilde arttı. Belirsizlik ortamında sermayenin altına ve rezerv paralara yönelmesi neticesinde Türkiye gibi özellikle gelişmekte olan ülkelerin para birimleri ciddi anlamda bütün dünyada değer kaybetti. Birim maliyet artışlarına kur geçişkenliği de eklenince enflasyon oranımızdaki aşağı yönlü trend yerini yatay bir seyre bıraktı.”

Albayrak, özellikle altın ithalatındaki hızlı artış ve turizm gelirlerindeki sert düşüş neticesinde cari işlemler dengesinde geçici de olsa bir bozulmanın ortaya çıktığına işaret etti.

“İhtiyaç sahibi 6,2 milyon ailemize nakdi yardım yaptık”

Bakan Albayrak, bugün paylaştığı programın ekonomide salgın etkisiyle ortaya çıkan bu finansal ve makroekonomik dengesizliklerle nasıl mücadele edeceklerini, salgın sonrası yeni normale nasıl uyum sağlanacağını ve yeni ekonomi yaklaşımının ne olacağının ortaya konulacağını söyledi.

Kovid-19 salgını döneminde uygulanan politikalara değinen Albayrak, Kovid-19 ile mücadelelerini 3 temel hedef üzerine inşa ettiklerini; birincisinin iş gücü piyasasını ayakta tutmak, ikincisinin salgından etkilenen hanehalkı ve işletmelere gerekli kaynağı ve likiditeyi sağlamak, üçüncüsünün temel sektörlerin faaliyetlerini sürdürmesini garanti altına alarak tedarik zincirlerini ayakta tutmak olduğunu dile getirdi.

Albayrak, bu hedeflere ulaşmak için tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de parasal ve mali genişleme adımlarının atıldığını hatırlatarak, şunları kaydetti:

“Bu adımları Ekonomik İstikrar Kalkanı paketinde 18 Mart 2020’de açıkladık. Ortaya çıkan ihtiyaçlar doğrultusunda dinamik olarak alınan yeni tedbirlerle paketi genişlettik. Kovid-19 salgını sürecinde açıkladığımız destek paketlerinin toplam büyüklüğü 494 milyar TL ile milli gelirimizin yüzde 10’una ulaştı. İhtiyaç sahibi 6,2 milyon ailemize 1.000’er TL’lik nakdi yardım yaptık. En düşük emekli aylığını 1.500 TL’ye yükselttik. Kısa çalışma ödeneğinin kapsamı genişlettik, süresini uzattık. 18,7 milyar TL tutarında kısa çalışma ödeneği, 4,4 milyar TL tutarında nakdi ücret desteği ve 3,6 milyar TL tutarında işsizlik ödeneği ile işçilerimize destekte bulunduk. Böylece istihdamın sürekliliğini güçlü bir şekilde bu büyük krizden minimum etkilenmesi için bu adımları attık. 40 milyar TL tutarında SGK ve Bağkur primini ve 29,4 milyar TL vergi ödemesini erteledik. Sektör odaklı vergi indirimleri ile işletmelere destek olduk.”

“Kamu bankalarımız aracılığıyla 267,4 milyar TL tutarında kredi finansmanı sağladık”

Bakan Albayrak, temerrüde düşen firmalara mücbir sebep imkanı getirdiklerini ve Kredi Garanti Fonu’nun (KGF) limitini artırarak teminat sıkıntısı yaşayan işletmelerin finansmana erişimini sağladıklarını belirtti.

Hane halkından, esnafa, sanayiciden, ihracatçıya, ekonominin tüm paydaşlarına çok düşük maliyetlerle finansman sağladıklarını vurgulayan Albayrak, “Kamu bankalarımız aracılığı ile 267,4 milyar TL tutarında kredi finansmanı sağladık. Aylık geliri 5 bin TL’nin altında olan yaklaşık 9 milyon vatandaşımıza 47,5 milyar TL bireysel ihtiyaç desteği verdik. 787 bin esnafımıza 29,9 milyar TL’ye yakın esnaf destek finansmanı tahsis ettik. 198 bin işletmemize 143 milyar TL işe devam finansmanı kullandırdık. 122 milyar TL tutarında kurumsal ve bireysel kredinin ertelemesini gerçekleştirdik.” ifadelerini kullandı.

“Temmuz ayında ekonomik faaliyet hızlı bir normalleşme sürecine girdi”

Bakan Albayrak, salgın döneminde aldıkları bu politika tedbirlerinin neticesinde, bu yılın temmuz ayında ekonomik faaliyetin hızlı bir normalleşme sürecine girdiğini vurgulayarak, “Bu anlamda gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin birçoğundan Türkiye olarak pozitif ayrıştık. Sanayi üretimi, satın alma yöneticileri endeksi, kapasite kullanım oranı, elektrik tüketimi ve güven endeksi verileri, ekonomide yılın üçüncü çeyreğinden itibaren güçlü bir V-tipi bir toparlanma olduğuna ve yıldan yıla büyüme oranının pozitife döndüğüne açıkça işaret ediyor.” diye konuştu.

Toparlanmanın sürükleyicilerinden birisinin de ihracat olduğunu belirten Albayrak, “İhracatımız, 2020 Haziran-Ağustos döneminde salgının etkilerinin derinden hissedildiği 2020 Mart-Mayıs dönemine kıyasla yüzde 27’ye yakın oranla artış kaydetti. Altın hariç ihracatın ithalatı karşılama oranı ise aynı dönemde 15 puanın üzerinde artarak yüzde 90’a ulaştı ve uzun dönemli ortalamaların oldukça üzerine çıktı.” dedi.

Albayrak, toparlanmanın tüm sektörlere yayıldığını söylemenin hala mümkün olmadığını ifade ederek, “Özellikle turizm ve ulaşım gibi alanlarda ve genel anlamda hizmetler sektöründe toparlanma henüz istediğimiz seviyeye ulaşmış değil. Yaklaşık 15 milyon insanımızın istihdam edildiği hizmetler sektörünü yeniden canlandırmak ve vatandaşlarımızın refahını korumak bizim için hayati önemde.” değerlendirmesinde bulundu.

“Ana temaların her birini ayrı bir meydan okuma olarak görüyoruz”

Bakan Albayrak, bu seneki Yeni Ekonomi Programı’nın ana temalarını “Yeni Dengelenme”, “Yeni Normal” ve “Yeni Ekonomi” olarak belirlediklerini bildirerek, her birini ayrı bir meydan okuma olarak gördüklerini vurguladı.

Yeni dengelenmenin, salgının makroekonomik denge ve finansal istikrar üzerindeki olumsuz etkilerini ortadan kaldırılmasını, iç ve dış dengenin yeniden sağlanmasını, enflasyonun kalıcı olarak düşük tek haneli rakamlara indirilmesini ve cari işlemler açığının kapatılmasını ifade ettiğini aktaran Albayrak, bu denge üzerine sürdürülebilir bir büyüme modeli inşa edeceklerini dile getirdi.

Albayrak, dengelenme döneminde, salgın sürecine özgün olarak devreye alınan finansal tedbirlerin kademeli olarak kaldırılacağını ifade ederek, “Ağustos ayı başından bu yana ilgili kurumlarımız gerek faiz ve likidite adımlarıyla gerekse de swap ve aktif rasyosu düzenlemeleriyle bu yönde adımlar atmaya başladığımızın örnekleri olarak öne çıkıyor. Normalleşme adımları önümüzdeki günlerde de haftalarda da devam edecek, hem finansal istikrarımıza hem de makroekonomik hedeflerimize katkı sağlayacaktır.” diye konuştu.

“Yılın tamamında büyümenin pozitif olmasını öngörüyoruz”

Programın ana temalarından “Yeni Normal”e değinen Albayrak, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını ile dünya genelinde sosyal ve ekonomik hayatın işleyişinin önemli ölçüde değişime uğradığını dile getirdi.

Ekonomideki iş yapış şekillerinin, davranışların ve tercihlerin yeniden biçimlendiğini dile getiren Albayrak, “Ekonomimizin bu sürece gereken uyumu sağlayabilmesi için dijital dönüşüme hız kazandırılması, e-hizmetlerin hayatın her alanına yaygınlaştırılması, yeni finansal çözümlerin üretilmesi ve yeni çalışma modelleri oluşturulması bir zorunluluk olarak karşımıza çıkmaktadır. Program döneminde bu zorunluluklara en doğru yanıtı vermek, katma değerli üretimi destekleyecek iş süreç ve modellerini yaygınlaştırmak, yani ‘Yeni Normale’ uyum sağlamak ikinci hedefimiz olacak.” ifadelerini kullandı.

Albayrak, programın üçüncü teması “Yeni Ekonomi”nin yenilikçi, yüksek katma değerli, ihracata dayalı, insan odaklı ve kapsayıcı bir kalkınma modelini temsil ettiğini söyledi.

Yeniden dengelenmeyi sağlayarak, yeni normale uyum sağlayarak program döneminde ekonominin güçlendirileceğini vurgulayan Albayrak, “Enflasyon ve cari dengedeki kırılganlıkları azaltacak, rekabet, teknoloji ve verimlilik odaklı ‘stratejik reformları’ hayata geçirmeye devam edeceğiz. Salgın sonrası küresel tedarik zincirinde ortaya çıkan aksamaları fırsata dönüştürerek ülkemizi üretim ve yatırımda küresel bir cazibe merkezi haline getirecek adımlar atacağız. Bu kapsamda yenilikçi, yüksek katma değerli, ihracata dayalı, insan odaklı ve kapsayıcı bir kalkınma modeli uygulayacağız.” diye konuştu.

Program dönemindeki makroekonomik hedefler ve bu hedeflere ulaşmak için uygulanacak politikalara değinen Albayrak, makroekonomik tahminleri salgında büyük bir ikinci dalga olmayacağı ve ekonomilerin kapanmayacağı varsayımı ile hazırladıklarını belirtti.

Albayrak, şöyle devam etti:

“Elbette teknik ekiplerimiz alternatif senaryolar da hazırladılar. Az sonra bunlardan çok kısa da olsa bahsedeceğim. Ama özellikle büyüme çerçevesi içerisinde 2020 yılına güçlü bir büyüme performansıyla başlamıştık. Salgın etkisiyle mart ayının ortasından itibaren başlayan daralmanın ardından üçüncü çeyrekte yeniden hızlı bir toparlanma sürecine girdik. Ağustos ayından itibaren atılmakta olan normalleşme adımlarının etkisiyle yılın geri kalanında büyüme dördüncü çeyrekte bir miktar ivme kaybedecek olsa da yılın tamamında büyümenin pozitif olmasını ve yüzde 0,3 oranında gerçekleşmesini öngörüyoruz.”

“İhracata, katma değerli üretime ve istihdama daha fazla yoğunlaşacağız”

Albayrak, Türkiye ekonomisinin 2018-2020 döneminde karşı karşıya kaldığı iç ve dış şoklar nedeniyle potansiyelinin oldukça altında büyüdüğüne dikkati çekti.

2021 yılında, ertelenen tüketim ve yatırımların devreye girmesi ve turizm gelirlerindeki normalleşmeyle birlikte büyümenin yüzde 5,8 olmasını tahmin ettiklerini belirten Albayrak, “Sonraki dönemde de büyümenin yüzde 5 seviyesinde seyretmesi, doğal, Türkiye’nin yüzde 5 büyüme patikasına evrilmesini öngörüyoruz. Bu büyüme hedeflerine ulaşmak için program döneminde her zaman vurguladığımız şekilde ihracata, katma değerli üretime ve istihdama özellikle bu dönemde çok daha fazla yoğunlaşacağız.” diye konuştu.

Albayrak, iş ve yatırım ortamının iyileştirilmesi, iç ve dış tasarrufların artırılmasının temel öncelikler olacağına işaret etti.

Kaynakları, cari dengeyi destekleyecek, kalkınma hedeflerine hizmet eden alanlara aktaracaklarını ifade eden Albayrak, özellikle verimlilik ve rekabet gücünü artıracak, yüksek teknoloji ve dijital dönüşümü destekleyecek, girişimcilik ekosistemini iyileştirecek politika ve tedbirleri hızla hayata geçireceklerini dile getirdi.

“İhtiyatlı duruşumuzu koruyarak, her türlü senaryoya hazırlık yapıyoruz”

Bakan Albayrak, 2020-2021 dönemi için alternatif senaryo çalışmalarını da yaptıklarını belirterek, şunları kaydetti:

“Bunu müteakip alternatif senaryo dediğimiz olabilecek bir büyüme konusundaki olası riskleri elbette göz ardı etmiyoruz. İhtiyatlı duruşumuzu koruyarak, her türlü senaryoya hazırlık yapıyoruz. Bu doğrultuda, küresel ekonomide ve Türkiye ekonomisinde salgın koşullarındaki normalleşme sürecinin tersine döneceği ve ekonomilerdeki toparlanma sürecinin sekteye uğrayacağı kötümser bir senaryoda da 2020 yılının sonuna doğru ve 2021 yılına etkilerine baktığımızda olabilecek bir eksi 1,5, 2021 yılında ise YEP tahminimiz 5,8’den 2,1 puan altında kalarak yüzde 3,7 seviyesinde büyüyebileceğini değerlendiriyoruz. Ama bu kötü senaryomuz. Bununla ilgili alt kırılımlar tüm bu çerçevedeki alt potansiyel etki kalemlerine detaylı çalışmamız çerçevesi içerisinde ona göre tedbirleri alıyoruz ama baz senaryo bugünkü resim itibariyle bahsettiğim çerçeve içerisinde olacak.”

“İstihdamın nicelik ve niteliğini artıracak politika ve tedbirler uygulanmaya devam edecek”

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, program dönemi boyunca istihdamın yıllık ortalama 1 milyon 336 bin kişi artması ve iş gücüne katılım oranlarındaki artışa rağmen işsizlik oranının kademeli olarak gerileyerek 2023 yılında yüzde 10,9 seviyesinde gerçekleşmesinin öngörüldüğünü söyledi.

İstihdamın nicelik ve niteliğini artıracak politika ve tedbirler uygulanmaya devam edeceklerini vurgulayan Albayrak, bu kapsamda, iş gücü piyasasında beceri uyumunun artırılması için çalışmaları daha da hızlandıracaklarını ifade etti.

Albayrak, belirlenen odak sektörler başta olmak üzere reel sektörün gelecekteki ihtiyaçlarının da dikkate alınarak iş gücü piyasasında talep edilecek becerilerin ve yeni mesleklerin kazandırılmasına daha da yoğunlaşılacağını dile getirdi.

Kovid-19 salgını sonrası ekonomik toparlanmayı destekleyici, gençlerin deneyim kazanarak iş gücü piyasasına girişlerini kolaylaştırıcı, kısmi süreli çalışmayı teşvik edici İşgücü Piyasasının Esnekleştirilmesi yönünde politikaları hayata geçireceklerini ifade eden Albayrak, tarım alanındaki sulama ve seracılık yatırımlarının yanında, 1 milyon istihdam projesi gibi özellikle sektör odaklı işbaşı eğitim ve meslek edinme programları ile istihdama önemli katkı sağlayacaklarını anlattı.

“Enflasyonun 2020 yılı sonunda yüzde 10,5’e gerilemesi hedeflenmekte”

Fiyat istikrarının sağlanmasının ve enflasyonun kalıcı olarak düşük tek haneli seviyelere indirilmesinin öncelik olmaya devam ettiğini anlatan Albayrak, “Enflasyonun 2020 yılı sonunda yüzde 10,5’e gerilemesi, 2021 yıl sonunda yüzde 8 olarak gerçekleşmesi, program dönemi sonunda ise yüzde 4,9 düzeyine gerilemesi hedeflenmektedir. Para ve maliye politikalarının güçlü eşgüdümünün sürdürülmesi enflasyondaki düşüş eğiliminde belirleyici olacaktır. Başta arz yönlü kısıtların ortadan kaldırılmasına olanak sağlayacak, mal ve hizmet piyasalarında rekabet ve verimliliği artıracak politikalar bu süreci destekleyecektir. Bu alanda Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu ve Rekabet Kanununda Yeni Yaklaşım önemli rol üstlenecektir.” diye konuştu.

Albayrak, sözleşmeli tarım ve girdi finansmanı ile gıda fiyatlarında istikrar sağlanacağının altını çizdi.

Tarımsal üretim maliyetlerini düşürmek, çiftçilerin gelirini garanti altına almak ve gıda fiyatlarında istikrara katkı sağlamak için girdi finansmanı ve avans mekanizmasını uygulamaya koyacaklarını dile getiren Albayrak, pilot uygulamayı hali hazırda TÜRKŞEKER ile başlattıklarını ve çok olumlu dönüşler aldıklarını söyledi.

Albayrak, yıl sonuna kadar birçok üründe bu kapsamı genişleteceklerini belirterek, “Bu model çok güzel sonuçlar vereceğini şimdiden aslında müjdesini verebilirim. Çiftçilerimiz açısından da fiyat istikrarı açısından da.” ifadelerini kullandı.

Albayrak şunları kaydetti:

“Lojistik alanında büyük atılımlar yaparak bölgesel lider konumuna geleceğiz. Lojistik Master Planı’nı en kısa sürede, kurulun ihdasıyla birlikte uygulamaya alacağız. Daha fazla liman, endüstriyel tesis ve lojistik merkezinin yerel ağa ve uluslararası demiryolu koridorlarına bağlantılarını yapacağız. Kurdaki değişimlerin enflasyona etkisini en aza indirmek için yerlileştirme programlarını ve TL bazlı alım garantili kontratları hayata geçireceğiz ki hali hazırda başladık. Bunu daha da yoğunlaştırarak artırmaya bunu devam edeceğiz… Kamu özelindeki alım garantili birçok süreç bu kapsamda yerlileştirmeyle birleştirerek TL cinsi modele doğru hızla ilerleyecek. ”

Enerji ithalatı

Albayrak, program dönemi sonunda cari işlemlerde kalıcı olarak denge tesis etmeyi amaçladıklarını ifade ederek, “Bu yıla cari fazla vererek başlamışken, turizm gelirlerindeki beklenmedik daralmanın ve global altın talebine paralel olarak hızlı bir şekilde artan net altın ithalatının etkisiyle yılı cari açık vererek kapatacağız.” dedi.

Yaptıkları hesaplamalara göre, Kovid-19 salgınının net turizm gelirleri üzerindeki azaltıcı etkisinin 25 milyar dolar, net altın ithalatı üzerindeki yukarı yönlü etkisinin ise 12 milyar dolar seviyesinde olduğunu söyleyen Albayrak, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Altın ithalatını bir ithalat olarak görmüyorum. Altın sermaye malı. Bir tüketim malı değil, alıp tüketmiyorsunuz. Koyuyorsunuz sermaye olarak. Geçici etkiler hariç bakıldığında, 2020 yılında 12,4 milyar dolar, yani milli gelirimizin yüzde 1,7’si kadar cari fazla verdiğimizi hesaplıyoruz. Sadece altının ve turizmin normal performansına baktığımızda 2020 yılında normal şartlar altında cari fazla vererek kapattığımız bir yıl olarak geçecekti. Altını koyduğumuzda da , sadece turizm normal performansla gerçekleşmiş olsaydı 0,1’lik bir artıyla yine cari fazla vererek kapatacağımız bir yıl olacaktı. Cari işlemler dengesinin GSYH’ye oranının 2021 ve 2022 yıllarında sırasıyla yüzde 1,9 ve yüzde 0,7 olarak açık vermesini, program dönemi sonunda ise bu atılan adımlar, stratejik reformların da etkisiyle fazlaya dönmesini, kalıcı bir şekilde dönüşüm noktasında dönmesini öngörüyoruz.”

Uluslararası alanda rekabetçi ve güçlü istihdam potansiyeli olan öncelikli sektörleri destekleyeceklerini belirten Albayrak, rekabetçi kur avantajını kullanarak ve yurt içi üretim kapasitesini artırarak, sürdürülebilir ihracat artışı sağlayacaklarını kaydetti.

2021 yılında yenilenecek kontratlardaki doğal gaz fiyatlarının doğal gaz keşfi kaynaklı olarak daha uygun düzeylerde oluşmasının enerji ithalatına olumlu yönde katkı yapacağını belirten Albayrak, gelecek yıllarda 30 milyar metreküpün üzerinde neredeyse doğal gaz kontratlarında yenilenme olacağını ifade etti.

Albayrak, sözlerini şöyle sürdürdü:

“1990’ların o meşhur 25-30 yıllık kontratlarının sonuna geliyoruz artık. İşte bunun etkisiyle ve bunun yanında doğal gaz keşif kaynaklarının, Karadeniz’deki güzel haberin de etkisiyle birlikte önümüzdeki dönemde çok daha uygun düzeylerde oluşan enerji ithalatı fiyatlarıyla inşallah bu sürecin sonunda enerji ithal eden değil, bir de bakmışsınız enerji ihraç eden bir Türkiye’den söz ediyoruz ki Türkiye oraya gidiyor. Bu toplam Türkiye’nin cari dengesine inanılmaz olumlu yönde katkı yapacak.”

Turizm alanındaki çalışmalar

Bakan Albayrak, Türk Eximbank’ın yeni yaklaşımının, Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası’nın yeni odak alanları ile KOBİ’leri desteklemesinin, küresel tedarik zincirindeki payını ve e-ihracatı artırmanın YEP’in önceliklerinden olduğunu söyledi.

İş dünyasının Türk Eximbank’ın ve Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası’nın yeni yaklaşımlarından pek haberinin olmadığına dikkati çeken Albayrak, “Mektup getir- iş yap’… Bu modelden çoktan çıkıldı. Bu manada yeni model çok başka bir sürecin önünü açacak.” dedi.

Özellikle madencilik alanında katma değerli üretime yönelik yatırımlara da önem vereceklerini ifade eden Albayrak, turizm alanındaki çalışmalar hakkında şunları kaydetti:

“Turizm gelirlerimizi artırmak için 12 ay turizme geçişle turizmde çeşitliliği artırarak, güvenli turizm sertifikasyonunu sürekli ve kalıcı hale getireceğiz. Bu konuda Turizm Bakanımızla çok yoğun bir mesai ortaya koyuyoruz. Kendisi bu konuda müthiş bir tecrübe ve mesai ortaya koydu. Türkiye turizmine katma değer anlamında çok daha üst düzey bir ekonomik katkı sağlayacak modeller noktasında önemli bir proje çalışması ortaya koyuyor. Önümüzdeki yıldan itibaren bunun neticeleri küresel rakip ülkelere de baktığımızda görmeye başlayacağız. ”

“Kamunun sürükleyici rol üstlendiği bir dönem göreceğiz”

Berat Albayrak, salgın sürecinin ekonomi üzerindeki olumsuz etkilerini ortadan kaldırmaya yönelik alınan tedbirler nedeniyle bütçeye yansıyan maliyetlerin, salgınla mücadelede yakalanan başarıyla orantılı olarak önümüzdeki dönemde azalacağını ifade etti.

Ekonomik faaliyetlerde yaşanan iyileşmeye bağlı olarak bütçe gelirlerinin artacağını söyleyen Albayrak, program dönemi boyunca bütçe açığının GSYH’ye oranının kademeli bir şekilde gerilemesi ve dönem sonunda yüzde 3,5 olmasının beklendiğini dile getirdi.

Albayrak, şöyle devam etti:

“Salgın kaynaklı belirsizlik dönemi etkisi ile özel sektörün çekingen kalabileceği yatırımlarda kamunun sürükleyici rol üstlendiği bir dönem göreceğiz. Oranların ortaya koyduğu kamu harcamalarındaki artışı üretimi, verimliliği ve istihdamı destekleyecek belli alanlarda yapılacak sabit sermaye yatırımları ile sınırlı tutacağız. Bu kapsamda artış, demiryolu yatırımları, sulama projeleri, eğitim, Ar-Ge harcamaları, yeni OSB’lerin desteklenmesi ve üniversite araştırmalarında gerçekleşecek. Ayrıca, sürekli ve kalıcı gelir kaynakları ile vergi tahsilatında etkinliğin artırılmasını, ekonomide kayıt dışılığın azaltılmasını, teşvik sisteminin verimliliğinin artırılmasını sağlayacak politikaları devreye alacağız.”

DMO’nun yerlileşmedeki rolü

Bakan Albayrak, Devlet Malzeme Ofisi’nin (DMO) merkezi satın almadaki rolünün genişletilmesiyle müthiş olumlu neticeler almaya başladıklarını söyledi.

Böylece alımların yüzde 30-40 daha ucuz olduğunu belirten Albayrak, sağlık sektördeki sorunun da bugün, yarın biteceğini ve imzaların atılacağını ifade etti.

Albayrak, şunları kaydetti:

“Tahsilatlar, alacaklar, gelirler, giderler, sektörün yerlileştirmeyle birlikte dönüşümü DMO’nun görevlerinden bir tanesi olacak. Aynı enerjide yaptığımız yerlileştirme modelini sağlık alanında da DMO eliyle yerlileştirerek, hem tahsilat hem ucuzluk hem Ar-Ge’nin de Türkiye’ye bu manada dönüşümü ile müthiş bir dönüşüm hikayesini de bu alanda yaşayacağız. Bunun yanında tek hazine hesabının genişletilmesi gibi adımlarla hedeflerimizi destekleyecek adımları atacağız.”

Albayrak, Türkiye olarak önceki iki yılın ekonomi programındaki güçlü kararlı duruşun ve bunun neticesinde toplanan meyvelerin daha da fazlasını, 3 yıllık sürecin sonunda göreceklerini söyledi.

“Finansal piyasalarda stratejik reformlar yoluyla tasarruflarımızın artırılması ana amaçlarımızdan”

Finansal istikrarın tesisinin kendileri için önemine vurgu yapan Albayrak, bunun sağlanması için gerekli stratejik reformların program döneminin ana odak alanlarından olacağını söyledi.

Albayrak, halihazırda başlattıkları dönüşüm sürecini 2023’e giderken çok daha güçlü ve kararlı adımlarla sürdüreceklerini aktararak, “Finansal piyasalarda stratejik reformlar yoluyla tasarruflarımızın artırılması, kaynak dağılımında etkinliğin desteklenmesi, finansal okuryazarlık seviyesinin yükseltilmesi ve finansal sistemin sermaye piyasası ayağının güçlendirilmesi ana amaçlarımız olacak. Para ve sermaye piyasalarının derinleştirilmesi için uzun vadeli tasarruflarda artışa katkı sağlayacak çalışmalara yoğun bir şekilde devam edilecek. Kredi kullandırımına ilişkin süreçlerin iyileştirilmesine ve kredilerin veriliş amaçları doğrultusunda kullanılmasının sağlanmasına yönelik detaylı çalışmalara devam edeceğiz.” diye konuştu.

Katılım finans alanında uluslararası standartlara uyum sağlanacağını ve katılım sigortacılığının yaygınlaştırılacağını anlatan Albayrak, şunları kaydetti:

“Nasıl ki sigortacılık sektöründe bir değişim sürecini başlattık, çok net şunu söyleyeyim, katılım finans, katılım bankacılığı alanında önümüzdeki bu 3 yıllık süreçte çok büyük bir değişim ve dönüşüm sürecine de şahitlik edeceğiz. Sadece Türkiye ve bölgesindeki katılım bankacılığı, katılım finans potansiyeli değil, küresel anlamda da İstanbul Finans Merkezi’ne entegre olmuş, bölgenin ve dünyanın önemli bir katılım finans merkezi olması noktasında da çok güçlü adımları bu program döneminde atacağız. Yakın süreçte zaten göreceksiniz, bu çerçeveyi de koruyacağız. Ülkemizde finansal teknolojilerin yaygınlaştırılmasına yönelik kapsamlı bir strateji dokümanı ve eylem planı hazırlanacaktır. Finansal kapsayıcılığın artırılması, TL bazlı finansal ürünlerin teşvik edilmesi, dolarizasyonun azaltılması, İFM Merkezli Zenginleştirilmiş Kümelenme Modeli’nin uygulanması diğer adımlarımız olacak.”

Albayrak, yeni finansal mimari anlayışı çerçevesinde finansal istikrar ve güvenliği esas alan esnek, etkili ve kapsamlı düzenleme altyapısının güçlendirilmesinin sağlanacağını ifade ederek, program dönemi boyunca, ekonominin sağlıklı bir şekilde işlemesi ve şoklara karşı direncinin daha da artması için çok daha yoğun bir çalışma içerisinde olacaklarını vurguladı.

“Tüm politikaların başarıya ulaşması için gece gündüz demeden çalışacağız”

Albayrak, konuşmasının sonunda geçen yıl açıkladıkları programda yer alan eylem planlarında elde edilen sonuçlara dair de bilgi verdi.

Yen, tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının getirdiği tüm güçlüklere ve sıkıntılara rağmen önemli ilerlemeler sağladıklarına dikkati çeken Albayrak, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Geçen yıl 166 maddeden oluşan bir eylem planı hazırlamıştık. 166 maddenin 77’sinin 2020, 32’sinin 2021 ve 57’sinin 2022’de hayata geçirileceğini takvime bağlamıştık. Eylül 2020 itibarıyla 2020 yılı için belirlediğimiz 77 eylemin 52’sini, yani yaklaşık yüzde 68’ini hayata geçirdik. Diğer 25 eylemde de önemli ölçüde ilerleme kaydettik. Kovid-19’un etkisinin olduğu bürokrasinin, insanların, şirketlerin kapandığı böyle bir yıla rağmen…. 3 yıl boyunca hayata geçirilmesi planlanan bakanlıklarımızın görev alanındaki 166 eylemin 68’ini gerçekleştirdik, 98’inde ise ilerleme süreci devam ediyor. Bu takvim sürecinde de devam edecek. Sürdürülebilir büyüme, enflasyonla mücadele, cari dengenin sağlanması, finansal istikrar gibi temel alanlarda ortaya koyduğumuz, istihdamı öncelediğimiz programımızın temel hedef ve politikalarının genel tablosunu da burada görebilirsiniz.”

Albayrak, salgın döneminin yarattığı belirsizlik ortamının hala devam ettiğine değinerek, böyle bir ortamda kamu borç stoklarında artış yaşandığına işaret etti.

Türkiye’nin de bu dönemde bütçe disiplininden önce ekonomik finansal istikrarı hedeflediğini dile getiren Albayrak, “Türkiye, bütçe disiplini anlamında ve borç stoku anlamında dünyadaki en iyi ülkelerden biri. Dünyada pandemi etkisiyle gelişmiş ülkeler başta olmak üzere yüzde 100’ün üzerine çıkan borç stoku Türkiye’de yüzde 40 seviyelerinde. Yüzde 30’lardan yüzde 40’lara geldik. Türkiye’nin hala bu anlamda güçlü bir bilançosu var.” ifadelerini kullandı.

Albayrak, tüm belirsizliklere rağmen hem vatandaşlara hem de piyasalara güven veren bir program hazırlama gayretinde olduklarını vurgulayarak, “Ülkemizi, ekonomide bir üst lige çıkaracak, sürdürülebilir büyüme modelini tesis edecek tüm politikaların başarıya ulaşması için gece gündüz demeden çalışmaya devam edeceğiz.” dedi.

Programın hazırlanmasında emeği geçenlere teşekkür eden Albayrak, yeni programın ülke, millet ve ekonomi için hayırlı olması temennisinde bulundu.

YEP hedefler

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın gelecek 3 yıla ilişkin açıkladığı programda, makroekonomik göstergelere ilişkin hedeflere de yer verildi.

Programda bu yıl için büyümenin yüzde 0,3 düzeyinde gerçekleşeceği öngörülürken, bu göstergeye ilişkin hedefler 2021 için yüzde 5,8, 2022 ve 2023 yılları için de yüzde 5 olarak belirlendi.

Bu yıl yüzde 10,5 düzeyinde gerçekleşeceği tahmin edilen enflasyonun ise gelecek 3 yılda kademeli düşürülmesi hedeflendi. Bu kapsamda programda enflasyon hedefleri 2021 için yüzde 8, 2022 için yüzde 6 ve 2023 için yüzde 4,9 şeklinde yer aldı.

İşsizlik oranının bu yıl yüzde 13,8 düzeyinde gerçekleşeceği öngörülen programda, bu oranın 2021’de yüzde 12,9’a, 2022’de yüzde 11,8’e ve 2023’te yüzde 10,9’a düşürülmesi hedeflendi.

Programda, cari işlemler açığının milli gelire oranının bu yıl yüzde 3,5 düzeyinde gerçekleşeceği tahmin edildi. Söz konusu göstergeye dair hedefler programda 2021 için yüzde 1,9 ve 2022 için yüzde 0,7 düzeyinde yer alırken, 2023’te ise milli gelirin yüzde 0,1’i oranında cari fazla verilmesi amaçlandı.

Bu yıl 702 milyar dolar olacağı öngörülen milli gelirin, 2021’de 735 milyar dolara, 2022’de 801 milyar dolara ve 2023’te 875 milyar dolara ulaşacağı hedefine de programda yer verildi.

Programda ayrıca bütçe açığının milli gelire oranının bu yıl yüzde 4,9 düzeyinde gerçekleşeceği, gelecek 3 yılda ise bu göstergenin sırasıyla yüzde 4,3, yüzde 3,9 ve yüzde 3,5’e düşürülmesi hedeflendi.

DÜNYA

“Türkiye için çalışan, ihraç eden, Türkiye Yüzyılı’nın inşasına omuz veren herkesin yanındayız”

DEİK Genel Kurulu ve Ustalara Saygı Ödül Töreni

Genç Gazeteciler

Haber Burada

Tarih

Cumhurbaşkanı Erdoğan, DEİK Genel Kurulu ve Ustalara Saygı Ödül Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Türkiye için çalışan, ihraç eden, Türk ekonomisine güvenerek yatırımlarını artıran, Türkiye Yüzyılı’nın inşasına omuz veren herkesin yanındayız. Siyasi görüşlerimiz, düşünce dünyamız farklı olabilir. Hayata bakışımız, olaylara, sorunlara yaklaşımımız farklılık arz edebilir. Bunların tamamı Türkiye’nin büyüklüğünü, beşerî ve kültürel hazinesinin zenginliğini gösteren birer işarettir” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda gerçekleştirilen DEİK Genel Kurulu ve Ustalara Saygı Ödül Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, programda bulunmaktan memnuniyet duyduğunu belirterek, genel kurulda alınan kararların ülke, millet, iş insanları ve DEİK üyeleri için hayırlı olmasını diledi.

“DEİK, DIŞ EKONOMİK İLİŞKİLERİNİ YÜRÜTME KONUSUNDA ÇOK ÖZEL BİR GÖREV ÜSTLENİYOR”

DEİK Yönetim Kurulu’na seçilen kişileri tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “DEİK, kurulduğu 1985 yılından bu yana Türk özel sektörünün dış ticaret, uluslararası yatırımlar, hizmetler, lojistik başta olmak üzere dış ekonomik ilişkilerini yürütme konusunda çok özel bir görev üstleniyor. Bu vesileyle kuruluşundan itibaren DEİK yönetiminde, iş konseylerinde, faaliyetlerinde görev alan iş dünyamızın temsilcilerini saygıyla anıyorum. Türkiye’nin gelişmesine, ekonomisinin büyümesine, ihracatının artmasına katkı yapan, istihdam oluşturarak insanımızın evine ekmek götürmesine vesile olan DEİK üyelerine en kalbi şükranlarımı sunuyorum” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ebediyete irtihal eden DEİK mensuplarını rahmetle yâd ettiğini dile getirerek, “Marifet iltifata tabidir” anlayışıyla ödüle layık görülen ustalara tebriklerini ve teşekkürlerini iletti.

DEİK’in ticaret diplomasisinin çatı kuruluşu olmasının yanı sıra ülkenin iş dünyasının önde gelen aktörlerini aynı zeminde buluşturan temsil kabiliyeti en yüksek platform olduğuna değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, DEİK’in 152 iş konseyi ve 5 bin üyesiyle özel sektörün dünyaya açılan penceresi olduğunu ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, DEİK’in bu kapsayıcılığı ve kuşatıcılığını ülke adına önemli bir imkân ve avantaj olarak gördüklerini, resmî ziyaretler ve uluslararası toplantılar vesilesiyle nereye gitse orada ticaret diplomasinin bayraktarları olan DEİK’in bir etkinliğine, iş forumuna veya farklı bir programına muhakkak rastladıklarını kaydetti.

Güney Afrika’dan Malezya’ya, Türk Cumhuriyetleri’nden ABD’ye, yeryüzünün hemen her karışında DEİK’in gönül elçileriyle karşılaştıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye ile dünyanın geri kalanı arasında kurduğu ticaret köprülerini, gönül köprüleriyle perçinleyen DEİK camiasıyla iftihar ettiklerini vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yılda 2 bin etkinliğin düzenlenmesinin azımsanmayacak bir başarı olduğunu, bunların bazılarına kendisinin de şahsen iştirak ettiğini belirtti.

DEİK üyeleriyle farklı vesilelerle bir araya geldiklerini, istişarelerde bulunduklarını, sorunlara ortak akılla çözüm yolları aradıklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türk ekonomisine ve dış ticaretine dair her konuda sizlerle yakın diyalog içinde olmanın gayretindeyiz. Gazze’de 36 bin masumu şehit eden İsrail’i ateşkese zorlamak amacıyla aldığımız ticari işlemleri durdurma kararımızın uygulanma sürecinde de iş dünyamızla iletişim kanallarımızı açık tutuyoruz. Netanyahu yönetimi Gazze’deki katliamlarına son verinceye kadar ticaret ve diplomasi alanında İsrail üzerinde baskı kurmayı sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.

“TÜM FARKLILIKLARIMIZI KUCAKLIYORUZ”

DEİK ile meseleleri görüşmeye, konuşmaya ve sıkıntılara çare üretmeye devam edeceklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Türkiye için çalışan, ihraç eden, Türk ekonomisine güvenerek yatırımlarını arttıran, ‘Türkiye Yüzyılı’nın inşasına omuz veren herkesin yanındayız. Siyasi görüşlerimiz, düşünce dünyamız farklı olabilir, hayata bakışımız, olaylara, sorunlara yaklaşımımız farklılık arz edebilir. Bunların tamamı Türkiye’nin büyüklüğünü, beşerî ve kültürel hazinesinin zenginliğini gösteren birer işarettir. Tüm farklılıklarımızı kucaklıyoruz, herkesin fikrine, düşüncesine ve yapıcı eleştirisine saygıyla yaklaşıyoruz. Kalbi Türkiye için çarpan, Türkiye için hayal kuran, büyük ve güçlü Türkiye hayaliyle heyecanlanan, Türkiye’nin müreffeh ve mutlu yarınları için ter döken herkesin başımızın üstünde yeri var.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Yüzyılı vizyonunun gerçeğe dönüşmesi için emek veren, taş üstüne taş koyan her bir insanla yol yürümekten şeref duyduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “‘İşimiz, gücümüzü dünyaya taşımaktır” misyonunun hakkını veren siz kardeşlerimin, yol arkadaşlığından memnunuz, bahtiyarız. Bugün bir kez daha altını çizerek vurgulamak isterim ki siz çalıştığınız, ürettiğiniz, yatırım yaptığınız, ihraç ettiğiniz, Türk ekonomisine katkıda bulunmak istediğiniz müddetçe biz de sizlerin yanında olacağız” ifadelerini kullandı.

Tüm kabine üyeleri dâhil kendileriyle birlikte çalışan her bir arkadaşının kapısının DEİK üyelerine ve müteşebbislerine açık olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, iş dünyası söz konusu olunca hiçbir bahaneyi kabul etmediğini, bu konuda herhangi bir yerde eksiklik, ihmal ve yanlış görürse gerekeni yapmaktan asla ve asla imtina etmeyeceğini dile getirdi.

“Rabbim muhabbetimizi, dayanışmamızı ve yol arkadaşlığımızı daim eylesin diyorum” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, küresel ekonominin son 4-5 yıldır oldukça fırtınalı sularda seyrettiğini kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kovid salgınının tetiklediği ekonomik sıkıntıların bölgedeki çatışmalarla birlikte daha da çetrefilleştiğine dikkati çekerek, şöyle devam etti: “Navlun fiyatlarından ticaret kısıtlamalarına, enerji ve gıda fiyatlarındaki dalgalanmadan diğer belirsizliklere birçok meydan okumayla karşı karşıya kaldık. Türkiye, tüm bu sınamalara ilave olarak büyük bir deprem felaketi yaşadı. 6 Şubat depremlerinde 53 binden fazla insanımız hayatını kaybetti. Toplam 11 ilimizin ve 14 milyon insanımızın olumsuz etkilendiği depremin ekonomimize maliyeti 104 milyar dolardır. Sadece konutlar yıkılmadı, üretim tesislerimiz zarar gördü, ticarethaneler yıkıldı, işletmeler kapandı, şehirlerimizin altyapısında ciddi tahribat oluştu. Deprem bölgesinde kullanılamaz hâle gelen 850 bin bağımsız bölümün 170 bini iş yeridir. Avrupası ve Amerikası dâhil, ne kadar gelişmiş olursa olsun hiçbir ekonomi böyle bir badireyi kolayca atlatamaz.”

“İHRACATIMIZ 255 MİLYAR DOLARI AŞARAK CUMHURİYET TARİHİNİN REKORUNU KIRDI”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, depremin yanı sıra son 1 yılda üst üste üç seçime girdiklerini, seçim gündeminin bürokraside işleri yavaşlattığını, iş dünyasında yatırım planlarını ertelettiğini, ticari hayatta temkinliği arttırdığını, genel olarak ülke ekonomisini durağan hâle getirdiğini herkesin çok iyi bildiğini anlattı.

Tüm bu olumsuzluklara rağmen ihracattan büyümeye, istihdamdan yatırımlara kadar hiçbir alanda hedeflerinden kopmadıklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bazı rakamları paylaşmak istediğini belirtti.

DEİK üyelerinin de çabalarıyla ihracatın 255 milyar doları aşarak Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırdığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Nisan ayı itibariyle ise yıllık ihracat 257,6 milyar dolara ulaştı. 2024 yılının Ocak-Nisan döneminde ihracat bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 2,7 oranında artışla 82,9 milyar dolara yükseldi. 2002 yılında yüzde 0,55 olan toplam dünya ihracatı içindeki payımızı 2023 yılında yüzde 1,08’e çıkarttık. Geçen yıl mayıs ayında 57 milyar dolara ulaşan yıllık cari açık mart ayında 31,2 milyar dolara kadar geriledi. Altın ve enerji hariç cari denge ise yıllık 36,1 milyar dolar fazla verdi. Cari açıktaki iyileşmenin devam edeceğine inanıyorum” bilgisini aktardı.

Büyüme tarafında da sonuçların umut verici olduğunu aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yüzde 4,5 büyüme oranıyla Avrupa’da birinci, OECD ülkelerinde ikinci, G-20’de ise dördüncü sıradayız. Millî gelirimiz tarihte ilk kez 1,1 trilyon doların üzerine çıktı. 2024 Mart ayı işsizlik oranı yüzde 8,6’ya geriledi” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin turizmden bilişime, sağlık turizminden lojistik ve müteahhitlik hizmetlerine pek çok başlıkta geçen seneyi güzel rakamlarla kapattığını, tüm dünya gibi Türkiye’nin de ana sıkıntı kaynağı olan enflasyon dışında hedeflerin üstünde başarı sergilediğini bildirdi.

“BRÜT REZERVLERİMİZ 140 MİLYAR DOLARA YÜKSELDİ”

Ekonomideki yol haritasının Orta Vadeli Program (OVP) ve 12. Kalkınma Planı olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bölgemizdeki krizlere, Mahallî İdareler Seçimleri’ne ve muhalefetin popülist söylemlerine rağmen yol haritamıza sadık kalıyoruz. Vatandaşlarımızın vaat yağmuruna tutulduğu 31 Mart öncesinde seçim ekonomisine tevessül etmedik. Başkaları gibi kendi siyasi ikbalimiz uğruna ülkemizin ve milletimizin geleceğini riske atmadık” diye konuştu.

Düne kadar seçim meydanlarında bol keseden vaat dağıtanların, bugün borç üstüne borç aldıklarını, zam üstüne zam yaptıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Daha hısım, akraba piyangosuna çevirdikleri atamaları saymıyorum bile. Çok kritik bir dönemeçte hükümetimizin nasıl tarihi bir karar verdiğini, önümüzdeki yıllarda çok daha iyi anlayacağız” değerlendirmesini yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ekonomi programının olumlu sonuçlarını almaya başladıklarını belirterek, şunları ifade etti: “Geçen yıl mayıs ayında 97,1 milyar dolar olan brüt rezervlerimiz 42 milyar dolar artışla 140 milyar dolar seviyesine yükseldi. Swap hariç net uluslararası rezervlerde son 1,5 aydaki iyileşme 50,7 milyar dolar oldu. Hatırlarsanız aralarında güya ekonomistlerin, gazetecilerin, siyasetçilerin, profesörlerin de olduğu bir kesim 31 Mart öncesinde bir furya başlatmıştı. Her seçim öncesi yaptıkları gibi yine döviz kuru üzerinden millete korku saldılar. ‘1 Nisan sabahı döviz kuru şöyle uçacak, böyle fırlayacak’ diye akla ziyan bir sürü senaryo yazdılar. Hatta insanları dolar, avro satın almaları için ahlaksızca kışkırttılar. Peki, ne oldu? Çizdikleri karamsar senaryoların hiçbiri gerçekleşmedi. Türk ekonomisi rayında ilerlemeye devam etti.”

“GEÇİCİ RAHATLAMA DEĞİL, ENFLASYONDA KALICI DÜŞÜŞ HEDEFLİYORUZ”

“Ekonomi programımızın asli önceliği enflasyonu tek haneye indirmek suretiyle milletimizin refahını arttırmaktır. Geçici rahatlama değil, enflasyonda kalıcı düşüş hedefliyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, kararlı ve sabırlı olduklarını, asla kolaycı çözümler peşinde olmadıklarını bildirdi.

Aylık enflasyonun hedefleri doğrultusunda yavaşlamaya devam ettiğini, yıllık bazda ise enflasyonun mayıs ayında en yüksek seviyeye ulaşmasını, ardından hızlı bir düşüşe geçmesini beklediklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Böylece yılın ikinci yarısından itibaren dezenflasyon dönemine gireceğiz. Piyasa beklentileri de bizim öngörülerimizi güçlü bir şekilde destekliyor. Maliye politikası üzerinden ilave enflasyon baskısına izin vermeyeceğiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülkeye yönelik yatırımcı güveninin de her geçen gün arttığını, uyguladıkları program sayesinde cari işlemler açığının düştüğünü söyledi.

Enflasyon beklentilerinin iyileşmeye başladığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ülke risk primimiz salgın öncesi seviyelere geriledi. Yerli ve yabancı yatırımcıların Türk lirası varlıklara ilgisi arttı. Bankacılık sektörü ve reel sektörümüzün dış borç çevirme oranları gelişme gösterdi. Son 1,5 aylık dönemde gelişmekte olan ülkelerden sermaye çıkışı olurken Türkiye’ye sermaye girişleri ivme kazandı” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kredi derecelendirme kuruluşlarının teker teker not artırımına gittiğini, çok taraflı kalkınma bankalarının da Türkiye portföylerini genişlettiğini söyledi.

Enerjide Karadeniz ve Gabar’daki keşiflerle kabuklarını kırmaya başladıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sanayide çarklar sorunsuz bir şekilde dönmeye devam ediyor. Savunma sanayisinde, bilişimde, inovasyonda gerçekten güzel gelişmeler yaşanıyor. Turizmcilerimiz yeni rekorlar kırmak için tüm hazırlıklarını yapıyor” ifadelerini kullandı.

Jeopolitik risklerin azalmasıyla önlerini daha net görebileceklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “2028 yılına kadar olan 4 yıllık seçimsiz dönemi ülkemizi gereksiz tartışmaların içine sokmadan en verimli şekilde değerlendireceğiz. Şuna yürekten inanıyorum, Allah’ın izniyle biraz sabır, gayret ve dirayetle çok daha güzel neticeler alacağız. Tüm dünyanın içinde olduğu bu sancılı dönemi Türkiye ve Türk ekonomisi açısından inşallah tarihî bir sıçrama tahtasına dönüştüreceğiz. Yeter ki, hedeflerimiz doğrultusunda ilerlemekten vazgeçmeyelim. Yeter ki, kendi kendi küçük çıkarları için milletin moralini bozmaya çalışan felaket tüccarlarına kulak asmayalım.”

“MÜCADELENİZDE YARDIMCI OLABİLMEK ADINA TÜM GÖVDEMİZİ TAŞIN ALTINA KOYDUK”

DEİK ailesinin, Türkiye’nin ekonomide yazdığı başarı hikayesinde önemli bir payı olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, DEİK üyelerinin emeği, çabası, girişimleri olmadan bunların hiçbirini yapamayacaklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, DEİK üyelerinin çalıştığını, koşturduğunu, ülke ülke, şehir şehir dolaştığını, ihracatta bir kapı kapanınca hemen yenisini bulmak için yollara koyulduğunu, uzak yakın demeden her türlü riski göze alarak Türk ürünlerini dünya pazarlarına ulaştırmak için ter döktüğünü, gayret gösterdiklerini ifade etti.

Hepsinden önemlisinin DEİK ailesinin bu ülkenin ve milletin potansiyeline inanmaları olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu mücadelenizde sizlere yardımcı olabilmek adına biz de sadece elimizi değil tüm gövdemizi taşın altına koyduk” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ihracatın büyümeye katkısını artırmak, dengeli, kaliteli ve sürdürülebilir yüksek büyüme hedefine ulaşmak için gerekli adımları attıklarını belirterek, şöyle konuştu: “Eximbank’ın sermayesini 21,9 milyar liradan 35,7 milyar liraya yükselterek güçlendirdik. 2023 yılında ihracatçılara 42 milyar dolar finansman desteği sağlayan Eximbank’ın bu yıl ki hedefi 50 milyar dolardır. Günlük reeskont kredi limitini 10 kat artışla 3 milyar liraya yükselttik. Yurt dışına sunulan mimarlık, mühendislik, yazılım, tasarım, veri işleme, çağrı hizmetleri ile eğitim ve sağlık faaliyetlerinden elde edilen gelirler için sağlanan yüzde 50 kazanç istisnasını, kazancın Türkiye’ye getirilmesi şartıyla yüzde 80’e çıkardık.”

“ÜRETİMDE NİTELİKLİ, YENİLİKÇİ VE ÜST DÜZEY ÜRÜNLERE YÖNELMEMİZ ZARURİDİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen yıl temmuz ayında ihracat bedellerinin en az yüzde 40’ının Merkez Bankasına satılması kuralına ek olarak uygulanan yüzde 30’luk döviz satışı zorunluluğunu kaldırdıklarını hatırlattı.

Destekleri ve reel sektörün dinamizmi sayesinde kişi başı gelire oranla imalat sanayi katma değerinde önemli bir noktaya ulaştıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ancak burada artık daha yeni hamleler yapmamız gerektiğini görüyoruz. Üretimde avantajlarımızı koruyarak daha nitelikli, yenilikçi ve üst düzey ürünlere yönelmemiz zaruridir” dedi.

Savunma sanayisinde yazılan özgün başarı hikâyesini diğer alanlara da teşmil etmek istediklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu vizyonla yeni bir sanayi politikasını devreye alıyoruz. Kamuda tasarruf ve verimlilik paketiyle yatırım ödeneklerinde yaptığımız kesintileri öncelikli alanlara yönlendireceğiz. Sanayide yapısal dönüşümü sağlamak için kritik sektörlerdeki teknoloji odaklı yatırımları kapsamlı teşvik programlarıyla destekliyoruz” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yatırım taahhütlü avans kredileri programını da yüksek teknolojili üretime yönelik finansmana erişimi artırmak amacıyla yeniden yapılandırdıklarını vurguladı.

Yeşil ve dijital dönüşümü başarıyla gerçekleştirmeyi önemsediklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunun için küresel atmosfer daha önce hiç olmadığı kadar müsaittir. Bizim için avantajlıdır. Asya’ya alternatif olacak üretim merkezi arayışlarında Türkiye’nin adı giderek daha fazla zikrediliyor. Daha fazla ön plana çıkıyor. Bu artan ilginin kalıcı yatırımlara tahvil edilmesi noktasında DEİK’in görev alması, geliştirdiği stratejilerle iş dünyasına yönlendirmesini bekliyoruz” dedi.

DEİK mensuplarının şundan asla şüphe duymaması gerektiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: “Siz hedeflerinize yürümeye devam ettiğiniz sürece biz de yelkenlerinizin ihtiyacı olan rüzgârın kesintisiz esmesi için gerekenleri yapacağız. Bölgedeki diğer ülkelere göre üstünlüklerimizi korumakta, hatta ileriye taşımakta kararlı olduğumuzu özellikle bilmenizi isterim. Rekabetçiliği sadece döviz kuru üzerinden okuma yanlışına düşmeden, bu konuda atılabilecek ilave adımlar noktasında sizlerle iş birliği içinde olmayı sürdüreceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, DEİK 37. Genel Kurulu’nun Türkiye ve iş dünyası için hayırlara vesile olmasını diledi.

Ödüle layık görülen DEİK’in ustalarını tekrar kutlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, vefat edenleri de rahmetle anarak alın terleri, emekleri, Türkiye’ye ve ekonomiye kazandırdıkları için teşekkür etti.

OKUMAYA DEVAM ET

DÜNYA

“Küresel sistemin günümüz gerçeklerine göre yeniden dizayn edilmesi gerekiyor”

“TÜRKİYE’YE GÜVENEN HİÇ KİMSE PİŞMAN OLMADI”

Genç Gazeteciler

Haber Burada

Tarih

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Albaraka İslami Finans Zirvesi’nde yaptığı konuşmada, “Küresel sistemin tüm unsurlarıyla günümüzün gerçeklerine göre yeniden dizayn edilmesi gerektiğini söylüyoruz. ‘Dünya beşten büyüktür’ tespitimiz, sistemin değişmesine olan acil ihtiyacı göstermektedir” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda gerçekleştirilen Albaraka İslami Finans Zirvesi’ne katılarak bir konuşma yaptı.

Zirveye öncülük eden Albaraka İslam Ekonomisi Forumu, Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi, İstanbul Finans Merkezi, Türkiye Varlık Fonu, İbn Haldun Üniversitesi ve İslam İşbirliği Gençlik Forumuna teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, zirveye yurt içi ve yurt dışından gelen ilim erbabına ve sektör temsilcilerine katkılarından dolayı şükranlarını sunduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Zirvenin ülkemiz, bölgemiz, ekonomimiz ve insanlık için hayırlara vesile olmasını Rabb’imden niyaz ediyorum. Bu vesileyle Albaraka Zirvelerini hayata geçiren aziz kardeşim merhum Şeyh Salih Kamil’i buradan rahmetle yad ediyorum. Merhum Şeyh Salih Kamil sadece vizyoner ve başarılı bir iş adamı değil aynı zamanda ihtiyaç sahiplerine el uzatan, öğrencileri destekleyen hak ve halk için imkânlarını seferber eden hayırsever bir insandı. Şeyh Salih Kamil’in ufkunun bir ürünü olan Albaraka Zirveleri İslam ekonomisi ve finansının dünyada gelişmesine ciddi katkılar yapmıştır. Alternatif finans araçlarının her türlü zorluğa rağmen elde ettiği başarıda merhum Şeyh Salih’in, Albaraka İslami Finans Vakfının ve Albaraka Zirvelerinin çok önemli payı vardır. Mevla kendisinden razı olsun diyorum.”

ZİRVEYE 75 ÜLKEDEN 1500’DEN FAZLA KİŞİ KATILIYOR

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin Albaraka Zirvesi’ne ilk kez ev sahipliği yaptığını belirterek, “İslam ekonomisine dair küresel düzeyde öngörüler, temel yapı taşları ve ihtiyaçlar” temasıyla düzenlenen bu seneki zirvenin başarılı geçmesini, sektör açısından hayırlara vesile olmasını diledi.

Dünyadaki 75 ülkeden yaklaşık 1500’den fazla katılımcıyı zirve münasebetiyle Türkiye’de misafir edeceklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, seçkin isimleri, yatırımcıları, yöneticileri ve uzmanları bir araya getiren zirvenin ülkede İslami finans ve katılım sektörünün büyümesine ivme kazandıracağına inandığını vurguladı.

Zirvede 2 gün boyunca konuşulacak, tartışılacak başlıklara bakıldığında kapsamlı bir hazırlığın yapıldığını gördüğünü belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İslam ekonomisinin tarihî serencamından ahlaki ilkelerine, İslami yatırım araçlarından sürdürülebilir büyümeye, kar odaklı teşebbüslerden vakıf ve zekât müessesesine kadar geniş bir yelpazede belirlenen paneller yol gösterici tartışmalara zemin olacaktır. Kıymetli fikirleriyle zirveye katkı sunan tüm katılımcılara şimdiden teşekkür ediyorum” diye konuştu.

“İSTANBUL, FİNANS VE İSLAMİ FİNANS ALANINDA BÜYÜK BİR POTANSİYELE SAHİP”

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasını ilgiyle dinlediği Albaraka Mütevelli Heyeti Başkanı Şeyh Abdullah Kamil’i tebrik ettiğini söyleyerek, şunları ifade etti: “Böyle bir zirvenin ülkemizde düzenlenmesi ayrıca önemlidir. Doğu-Batı arasında tarih boyunca ticari ve beşerî köprü vazifesi üstlenen Türkiye, finansal piyasalar arasında da aynı rolü oynamaya başladı. Geçen sene hizmete açtığımız İstanbul Finans Merkezi, bu çabalarımızın ve vizyonumuzun adeta bir sembolü oldu. İstanbul’un finans ve İslami finans alanında büyük bir potansiyele sahip olduğunu uluslararası yatırımcılar da tasdik ediyor. Albaraka Zirvesi inşallah İstanbul’un bölgesel finans merkezi konumunu küresel düzeye çıkarmaya matuf çabalarımızı destekleyecektir.”

Zirvenin İslami ekonomi sisteminin temel taşı olarak İslami finansın etik standartlarının daha iyi anlaşılmasına vesile olacağını düşündüğünü kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunun yanında global ölçekte, İslam ekonomisine yönelik hizmet ve ürün pazarlarının keşfedilmesine zirvenin yardımcı olacağı kanaatinde olduğunu dile getirdi.

“YILLARDIR BİZE KÜRESEL GÜVENLİĞİN TEMİNATI OLARAK ANLATILAN KURUMLAR BÜYÜK BİR ZAAF İÇİNDEDİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, son yıllarda dünyanın köklü bir dönüşüm sürecinden geçtiğini, İkinci Dünya Savaşı sonrası kurulan ekonomik, askerî ve siyasi sistemin temellerinin her yeni gelişmeyle daha şiddetli sarsıldığını söyledi.

Uluslararası sistemde dengenin kaybolduğunu, belirsizliğin arttığını, istikrarsızlığın ve kaosun dünyanın hâkim rengi hâline geldiğini çok net görebildiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Koronavirüs salgınının yol açtığı tahribatın enkazı kaldırılmadan Rusya-Ukrayna Savaşı patlak vermiş, bunu 7 Ekim’de Gazze krizi izlemiştir. İsrail’in yaklaşık 8 aydır tüm insanlığın gözü önünde Gazze’de işlediği toplu katliamlar küresel düzenin acziyetini gözler önüne sermiş, mevcut kurumlara olan güveni sarsmıştır” diye konuştu.

Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi başta olmak üzere dünyada nizamı sağlamakla mükellef yapıların adaletsiz ve çarpık karakterinin bir kez daha ortaya çıktığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Açıkça ifade etmek gerekirse şu an dünyada mazlumu koruyacak, zalimi durduracak, zulmün önüne geçecek bir kurumsal mekanizma yoktur. Küresel güvenliğin teminatı olarak yıllardır bize anlatılan kurumlar büyük bir zaaf içindedir. ‘Eski hâl muhal, ya yeni hâl ya izmihlal’, bu sözün adım adım gerçeğe dönüşmeye başladığına şahitlik ediyoruz. Türkiye olarak uzun süredir bu duruma dikkat çekmekteyiz. Küresel sistemin tüm unsurlarıyla günümüzün gerçeklerine göre yeniden dizayn edilmesi gerektiğini söylüyoruz. ‘Dünya 5’ten büyüktür’ tespitimiz, sistemin değişmesine olan acil ihtiyacı göstermektedir. Rusya-Ukrayna Savaşı ve Gazze soykırımıyla birlikte artık bu kaçınılmaz bir hâl almıştır. Şunu görmek ve kabullenmek mecburiyetindeyiz: Dünyanın devasa bir köye döndüğü günümüzde sınırlar ve mesafeler bizi koruyamaz. Afrika’da onca yer altı kaynağına rağmen insanlar açlıktan ölüyorsa, Suriye’de, Sudan’da, Yemen’de kan akmaya devam ediyorsa, Gazze’de 35 bin 600 masum insan acımasızca katlediliyorsa, medeniyetlerin beşiği Akdeniz mülteci kabristanına dönüşmüşse, her yıl binlerce umut yolcusu son nefesini çöllerde, dağlarda veriyorsa, kusura bakmayın ama kimse kendini emniyette hissedemez, gece başını yastığa rahat koyamaz.”

“DAHA KUŞATICI BİR SİSTEMİN İHDASI İÇİN EL ELE VERMELİYİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, adaletin olmadığı yerde huzur ve barışın, güvenliğin olmadığı yerde de demokrasi ve özgürlüğün olmayacağını dile getirerek, küresel sistemin elitlerinin bu tabloyu görmezden ve duymazdan geldiğini söyledi.

Yaşanılan her hadisenin, her bölgesel krizin, yıllarca biteviye giden her kanlı barışın ve barış karşısındaki savaşın herkese bu gerçekleri tekrar hatırlattığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnsanlık olarak hem kendimizin hem evlatlarımızın müreffeh bir dünyada yaşamasını istiyorsak çözüm yerine sürekli sorun üreten mevcut sistemde özellikle ısrardan vazgeçmeliyiz. Bunun yerine daha dengeli, daha adilane, daha kuşatıcı bir sistemin ihdası için hep beraber el ele vermeliyiz. Karşı karşıya olduğumuz meydan okumalar esasen hiçbirimize başka bir alternatif de bırakmıyor. Hangi inanca, kültüre, millete mensup olursak olalım, bunun için mücadele etmemiz gerektiğinin altını bir kez daha çizmek istiyorum” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, küresel finansal mimarinin varlık gayesinin aslında üretim ve refah artışına katkı yapmak olması gerektiğine dikkati çekerek, varoluş gayesi üretimi, istihdamı ve değer üretimini desteklemek olan finansal sistemin artık reel sektörden bağımsız ve reel sektörü sömüren bir yapıya dönüştüğünü bildirdi.

“Sistem, gelir ve servet adaletsizliklerinin besleyerek, yapay büyümeye yol açarak az gelişmiş ve gelişmekte olan ekonomiler üzerinde aşırı baskı oluşturuyor” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2008 krizinden sonra borca ve faize dayalı finansal mimarinin krizi doğuran sebepleri ortadan kaldırmaya dönük gerekli adımları atmadığını, sistemin yapısal sorunları açıkça gün yüzüne çıktığı hâlde sürecin geçici önlemlerle yönetilmeye çalışıldığını belirtti.

Bunun mevcut sıkıntıları çözmek yerine derinleştirdiğini gördüklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Geldiğimiz noktada küresel finans mimarisinin oldukça kırılgan bir yapıda olduğunu bugün süreci doğru okuyan herkes kabul ediyor” değerlendirmesini yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Uluslararası Finans Enstitüsü verilerine göre küresel borçluluğun 2024 yılı ilk çeyreğinde rekor tazeleyerek 315 trilyon dolar seviyesine ulaştığını, bu oranların bile sürdürülebilirliği şüpheliyken tahminlerin borçluluğun daha da artacağına işaret ettiğini aktardı.

“KÜRESEL DÜZEYDE FAKİRDEN ZENGİNE DOĞRU ARTAN BİR SERVET TRANSFERİ YAŞANIYOR”

Kronikleşen bir diğer sorunun da servet ve gelir adaletinin bozulması olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Öyle ki günümüzde servet eşitsizliği dünyada tarihî bakımdan en yüksek seviyesine çıktı. Dünyadaki en zengin yüzde 1’lik kesim toplam küresel servetin neredeyse yarısına sahip. Alttaki yüzde 50’lik kesimin küresel servet dağılımından aldığı pay ise yüzde 1’i dahi geçmiyor. Yani küresel düzeyde fakirden zengine doğru artan bir servet transferi yaşanıyor. Bu rakamların bize anlattığı şudur; Afrika’dan Asya’ya milyarlarca insan bir avuç tufeylinin refahı, keyfi, konforu ve şatafatlı hayat sürmesi için adeta seferber olmuş durumdadır. Büyük şair, fikir, dava ve aksiyon adamı üstat Necip Fazıl bu tabloyu bakınız nasıl dizelere döküyor: ‘Allah’ın on pulunu bekleyedursun on kul/Bir kişiye tam dokuz, dokuz kişiye bir pul/Bu taksimi kurt yapmaz, kuzulara şah olsa.’ Evet, kurt taksiminin bile ötesine geçen bir ataletsizlikle karşı karşıyayız. Elini vicdanına koyan hiç kimsenin böyle bir manzarayı içine sindireceğini düşünmüyorum. Kapitalist sistemin serbest piyasayı teşvik ediyor gözükse de arka planda tekelleşmeyi, tefeciliği, manipülasyonu, üretim, emek ve ticaretten daha ziyade paradan para kazanmayı ödüllendirdiğini görüyoruz. Zayıfı daha zayıflatan, fakiri daha da fakirleştiren, zalimi güçlendiren bu sistemin dertlerinize derman olamayacağını, insanlığa refah, huzur ve adalet getirmeyeceğini artık hepimiz kabul etmek zorundayız.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, zekât, sadaka, komşu açken tok yatmama, kul hakkı yememe, aldatmama, tamahkarlık yapmama gibi İslami umdelerin aynı zamanda ekonomik hayatın da temel yapı taşları olduğunu vurguladı.

Bunların üzerine inşa edilen iktisat modelinin adının İslam iktisadı olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İslam iktisadı, ekonomik büyüme ve kalkınmanın yanı sıra adalet, ahlak, sürdürülebilirlik, sosyal refahı ve çevreyi de gözetmektedir. Bu iktisadın mütemmim cüzü ise İslami finans, Türkiye’deki ismiyle katılım finanstır. İnsani ve ahlaki değerleri varlığa dayalı ve risk paylaşımını merkezine koyan, sosyal adaleti önceleyen, pozitif sosyal etki oluşturmayı hedefleyen katılım finans tüm insanlığa hitap edebilecek potansiyele sahiptir” diye konuştu.

“KATILIM ESASLI SERMAYE PİYASALARI ALANINDA CİDDİ MESAFE ALDIK”

Türkiye olarak bizzat bunun yaşandığını, yakın tarihte tecrübe edildiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, merhum Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın çabalarıyla hayata geçen özel finans kurumlarının 40 sene içinde sürekli gelişerek ve kabuk değiştirerek bugünlere kadar geldiğini kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, katılım finans sisteminin Türkiye’deki öncüsünün 1984 yılında rahmetli Salih Kamil’in de desteğiyle kurulan Albaraka Türk olduğunu aktararak, “Daha sonra yeni aktörler ve oyuncularla katılım finans sektörü büyüdü ve günümüzde bankacılık sistemi içindeki payı yüzde 9’a yaklaştı. Katılım esaslı sermaye piyasaları ve katılım sigortacılığı gibi alanlarda da ciddi mesafe aldık. Ancak katılım finansın hâlen arzu ettiğimiz seviyenin gerisinde olduğunu itiraf etmek durumundayım. Bunda diğer sebeplerle birlikte sektörün de payı bulunuyor” ifadelerini kullandı.

Yastıkaltı denilen, sistem dışı tasarruf kültürüne sahip olunduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizim insanımız Allah göstermesin, zor günlerinde muhannete muhtaç olmamak amacıyla gelirinin bir kısmını biriktirir, tasarruf eder. Bunu da çoğunlukla altın ve maalesef dövizle yapar. Yastıkaltında döviz ve altının sahibine güven verme dışında ekonomiye aktif bir katkısının olmadığını hepimiz biliyoruz. Yastıkaltı tasarrufların ekonomiye kazandırılmasını hep arzu ettik” diye konuştu.

“KATILIM FİNANSA YÖNELİK TOPLUMDAKİ ÖN YARGILAR HÂLEN KIRILMADI”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, finans kurumlarını bu konuda politika geliştirmeleri için teşvik ettiklerini, desteklediklerini, farklı zamanlarda çağrıda bulunduklarını ama bunda tam anlamıyla muvaffak olamadıklarını belirterek, şöyle devam etti: “Yastıkaltı altınların ekonomiye kazandırılmasında kurumlarımız toplumu ikna edici finansal ürünler geliştiremedi. Katılım finansa yönelik toplumdaki ön yargılar hâlen kırılmadı. Bu alanda hâlen bilgiden ziyade eskiden kalma ön kabullerle hareket edildiğine üzülerek şahit oluyoruz. Katılım finans sistemini hak ettiği yere getirmemiz gerekiyor. Bunun için finansa yönelik bakış açısını değiştirmeliyiz.”

Türkiye’de katılım finansın ekseriyetle dini hassasiyetlere göre tasarrufların değerlendirilmesi olarak görüldüğünü ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, nüfusunun yüzde 99’u Müslüman olan bir ülkede bu yaklaşımın elbette çok kıymetli olduğunu söyledi.

Türkiye ekonomisinin potansiyeli ve ihtiyaçları açısından bunun yeterli olmadığı kanaatinde olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Katılım finans ülkemizin kalkınması, ekonomisinin güçlenmesi ve finansal bağımsızlığı noktasında büyük imkânlar sunuyor. Bundan azami derecede istifade etmemiz önemlidir. Kısa vadede katılım finansın bankacılık varlıkları içindeki payını yüzde 15’e taşımayı hedefliyoruz” dedi.

“TÜRKİYE’YE GÜVENEN HİÇ KİMSE PİŞMAN OLMADI”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu hedef doğrultusunda son yıllarda İstanbul Finans Merkezi’nin açılışı ve yeni katılım finans kuruluşlarının hizmete başlaması gibi pek çok kritik adım attıklarını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü: “İstanbul Finans Merkezi’nin fintech ile birlikte iki temel sac ayağından birini katılım finans olarak belirlenmesi bir başka önemli hamleydi. Bununla katılım finansın gelişmesine ve finansal sistemde hak ettiği yere gelmesine verdiğimiz önemi açıkça gösterdik. Cumhurbaşkanlığı Finans Ofisimiz tarafından hazırlanan ve ülkemizin bu alandaki ilk stratejik belgesi olan Katılım Finans Strateji Belgesi’ni de 2022 yılı sonunda yayınladık. Uluslararası İslami altyapı ve likidite kuruluşunun fikri ve teknik altyapısının oluşturulmasına dair çalışmalarımız devam ediyor. Yine derecelendirme sistemi Uluslararası İslami Finans Tahkim Mekanizması, Sukuk Garanti Fonu Helal Park ile Hac ve Umre Fonu gibi projelere ilişkin fikri ve teknik değerlendirmelerimizi sürdürüyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Orta Vadeli Program ve 12. Kalkınma Planı’yla da katılım finans sisteminin geliştirilmesine yönelik önemli hedefler belirlediklerini ifade ederek, “Başta katılım sigortacılığı ve katılım fintechler odaklı eylem maddelerimiz olmak üzere geniş bir alanda çalışıyoruz. Önümüzdeki dönemde tüm bu birikimi inşallah müstakil bir katılım finans kanununu ülkemize kazandırarak taçlandırmak arzusundayız. Bununla ilgili hazırlık çalışmalarımız da şu an devam ediyor” diye konuştu.

Son 21 yılda Türk ekonomisine tarihî başarılar yaşatmış bir hükûmet olarak katılım finans alanında Türkiye’yi hak ettiği yere biiznillah getireceklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmede bulundu: “Özellikle Asya, Avrupa ve Afrika’nın tam kalbinde yer alan İstanbul’u küresel finans ve katılım finans merkezlerinden biri yapacağız. Burada bulunan kardeşlerimiz çok iyi biliyor ki Türkiye’ye güvenen hiç kimse pişman olmadı. Kazandırarak kazanmayı amaçlayan hiçbir müteşebbis ülkemize yatırım yaptığı için sonradan nedamet duymadı. Bundan sonra da kazan kazan temelinde iş birliklerimizi ilerleteceğiz. Türkiye’nin ekonomisine, üretimine, istihdamına, ihracatına, finans sektörüne katkı sağlamayı amaçlayan her türlü girişime destek vereceğiz. Tüm kurumlarımızın sizlere gereken kolaylığı ve yardımı yapmaya hazır olduğunu bilmenizi istiyorum.”

Zirvenin hayırlara vesile olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, zirveyi düzenleyen tüm kurumlara da şükranlarını sundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Albaraka Forumu Mütevelli Heyeti Başkanı Şeyh Abdullah Saleh Kamel’i tebrik ederek, ülkelerine ve halklarına dostluk ve kardeşlik mesajlarını iletti.

MUTABAKAT ZAPTLARI İMZALANDI

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasının ardından, Albaraka Forumu ile Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi, İstanbul Finans Merkezi, Türkiye Varlık Fonu, İbn Haldun Üniversitesi ve İslam İşbirliği Teşkilatı Gençlik Forumu arasında ayrı ayrı ikili mutabakat zaptları imzalandı.

Anlaşmalara, Albaraka İslam Ekonomisi Forumu Genel Sekreteri Yousef Hassan Khalawi ile Türkiye Varlık Fonu Genel Müdürü Salim Arda Ermut, Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Başkanı Burak Dağlıoğlu, İstanbul Finans Merkezi Genel Müdürü Ahmet İhsan Erdem, İslam İşbirliği Teşkilatı Gençlik Forumu Başkanı Taha Ayhan ve İbn Haldun Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Atilla Arkan imza attı.

Daha sonra Albaraka Forumu Mütevelli Heyeti Başkanı Şeyh Abdullah Saleh Kamel, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a günün anısına minyatür Kâbe kapısı takdim etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, katılımcılarla aile fotoğrafı çektirmesinin ardından program sona erdi.

OKUMAYA DEVAM ET

DÜNYA

Tiny House | Mobil Tekerlekli Küçük Ev Üreticisi | Setencioğlu

Mobil Tekerlekli Küçük Ev Üreticisi

Genç Gazeteciler

Haber Burada

Tarih

Doğayla İç İçe, Evinizin Konforunda, Özgürlüğün Keyfini Yaşayın. | Setencioğlu Tiny House

İletişim | +90 0 532 4026422

OKUMAYA DEVAM ET

YENİ NESİL MEDYA | TÜRKİYE

TAKVİM

Eylül 2020
P S Ç P C C P
 123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
282930  

HER ŞEY GÜÇLÜ TÜRKİYE İÇİN

TOGG | Türkiye’nin Otomobili

TANAP Avrupa Bağlantısı Açılış Töreni #TANAPtamam

GENÇ GAZETECİLER BURADA

GÜÇLÜ TÜRKİYE

TÜRK AKIM PROJESİ AÇILIŞ TÖRENİ

TÜRKİYE YÜZYILI

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çanakkale 1915 Köprüsü Kule Tamamlama Töreni

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fatih sondaj gemisini #MilliEnerjideYeniMüjde

ENERJİ PETROL MEDYA GRUP – YENİ NESİL MEDYA | TÜRKİYE

DÜNYA6 saat önce

“Türkiye için çalışan, ihraç eden, Türkiye Yüzyılı’nın inşasına omuz veren herkesin yanındayız”

DÜNYA1 gün önce

“Küresel sistemin günümüz gerçeklerine göre yeniden dizayn edilmesi gerekiyor”

DÜNYA2 gün önce

Tiny House | Mobil Tekerlekli Küçük Ev Üreticisi | Setencioğlu

DÜNYA2 gün önce

Kalkınma Yolu ve Orta Koridor’un merkezi Türkiye

DÜNYA3 gün önce

TÜRKİYE MAVİ BAYRAK’TA DÜNYA 3’ÜNCÜSÜ

DÜNYA3 gün önce

Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer BOLAT AB Komisyonu Üyesi Varhelyi ile görüştü

DÜNYA3 gün önce

Çalışma Bakanı Prof. Dr. Vedat Işıkhan, Bilim Kurulu Toplantısına Başkanlık Etti

DÜNYA3 gün önce

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, EYDK Etki Yatırımı Zirvesi’nde konuştu

DÜNYA3 gün önce

Türk Hava Yolları ve Birleşmiş Milletler Dünya Turizm Örgütü, Sürdürülebilir Turizm İçin Mutabakat Zaptı İmzaladı

DÜNYA3 gün önce

“Filistin’de işlenen insanlık suçlarının hesabının hukuk önünde sorulması için her türlü çabayı gösteriyoruz”

DÜNYA3 gün önce

Emine Erdoğan, “Asırlık Tatların Buluşma Noktası: Yedi Bölgede Türk Mutfağı” programına katıldı

DÜNYA4 gün önce

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, TDT Üye ve Gözlemci Ülkeleri Hakimler Konseyi Başkanları ve Temsilcileri Toplantısı’na katıldı.

DÜNYA4 gün önce

Çin ile “Enerji Dönüşümü” Anlaşması

DÜNYA4 gün önce

SARAYBOSNA İŞ FORUMU

GÜNCEL5 gün önce

“Romanya ile ekonomik ve ticari bağlarımız, ikili münasebetlerimizin lokomotifini oluşturuyor”

DÜNYA5 gün önce

Romanya Başbakanı Ciolacu Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

DÜNYA5 gün önce

“Türk demokrasisi, yeni ve sivil bir anayasayı ülkemize kazandırarak darbe geleneği ile hesaplaşmasını tamamlamalıdır”

DÜNYA6 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ülkemizi aydınlık yarınlara adalet sistemimizin kusursuz işleyişi ile taşıyabiliriz”

DÜNYA1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan 19 Mayıs mesajı

DÜNYA1 hafta önce

“19 Mayıs, teslimiyete karşı milletimizin hür ve bağımsız yaşama kararlılığının sembolüdür”

DÜNYA1 hafta önce

Taşınabilir Ev I Tekerlekli Ev Üreticisi | Setencioğlu

DÜNYA1 hafta önce

Ticaret Bakanı Ömer Bolat “Türkiye İhracat Seferberliği Zirvesi”nde Konuştu

DÜNYA1 hafta önce

TÜRKİYE’YE YATIRIMLAR HIZLANACAK

DÜNYA1 hafta önce

TOGG OTOMOTİV ENDÜSTRİSİNİN DÖNÜŞÜMÜNE ÖNCÜLÜK EDİYOR

DÜNYA1 hafta önce

Emine Erdoğan’dan kanserle mücadele çağrısı

DÜNYA1 hafta önce

TBMM BAŞKANI KURTULMUŞ, 81 İL, KKTC VE AZERBAYCAN’DAN GELEN GENÇLERİ MECLİS’TE AĞIRLADI

DÜNYA1 hafta önce

“Türkiye’nin son 21 yılda başarı hikâyesi yazdığı alanların en başında tarım gelmektedir”

DÜNYA1 hafta önce

“Gürcistan’ın Avrupa-Atlantik kurumlarıyla bütünleşme çabalarına olan desteğimiz sürecek”

DÜNYA1 hafta önce

Gürcistan Başbakanı Kobakhidze Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

DÜNYA1 hafta önce

Türk Hava Yolları, Taş Tepeler Projesi ‘nin Ana Sponsoru Oldu

DÜNYA1 hafta önce

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, KKTC Maliye Bakanı Berova ile Bir Araya Geldi

DÜNYA1 hafta önce

Emine Erdoğan, Sierra Leone Cumhurbaşkanı’nın eşi Fatima Maada Bio ile görüştü

DÜNYA2 hafta önce

Türkiye Tekerlekli Ev Üreticisi | Setencioğlu

DÜNYA2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, eski Yargıtay Başkanı Akarca’yı kabul etti

DÜNYA2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TOBB Genel Kurulu’nda konuştu

DÜNYA2 hafta önce

“İşimize, hedeflerimize kilitlenecek, milletimizin yüklediği emanetin hakkını vereceğiz”

DÜNYA2 hafta önce

“Siyasette rotamızı bugüne kadar hep milletimiz çizdi”

DÜNYA2 hafta önce

Ticaret Bakanı Bolat, “Trade Winds Europe/Eurasia” Forumunda Konuştu

DÜNYA2 hafta önce

Yargıtay Başkanlığına Ömer Kerkez seçildi

DÜNYA2 hafta önce

“Türkiye Yüzyılı’nı çiftçilerimizle omuz omuza inşa edeceğiz”

DÜNYA5 yıl önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti mesajı

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Emel USLU ATİK ;

DÜNYA4 yıl önce

Metin Aslım : İş ve Cemiyet Hayatının Sevilen Siması

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Aysu YAVUZ

İYİ Kİ VARSIN3 yıl önce

İyi ki varsın Nurten ÖZTÜRK

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın ZEHRA KARAKAŞ BEGEN

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Beril ÇAVUŞOĞLU

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Hüseyin ÇEŞMECİOĞLU :

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Nuray ÖZÇELİK;

DÜNYA2 yıl önce

Ankara-Yerköy-Kayseri Hızlı Tren Hattı temeli atıldı

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Nalan Gazezoğlu

DÜNYA4 yıl önce

Sektöre Yön verenler ; Eda DEMİRHAN

GÜNCEL3 yıl önce

Sektöre Yön Verenler Berfu GÜVEN

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Gül ALCANSOY;

DÜNYA3 yıl önce

İyi ki varsın Prof. Dr. Başak SOLMAZ

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın AYSUN ŞAHANOĞLU KABA ;

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Nazlıhan ALKAN

DÜNYA2 yıl önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AB Konseyi Başkanı Michel ile görüştü

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Hüseyin ÇALIŞKAN

DÜNYA3 yıl önce

İyi ki varsın Hande ORTAY

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Yusuf Burak ASLANPINAR;

İYİ Kİ VARSIN3 yıl önce

İyi ki varsın Semra Aman Akyürek

ENERJİ3 yıl önce

İyi ki Varsın Mehmet Gültekin

ENERJİ3 yıl önce

Tekfen Holding “Kadınlarla Güçlendirilmiş Yönetim Kurulu” ödülünü üçüncü kez aldı!

DÜNYA1 yıl önce

İyi ki varsın, Haşim İzol

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Doç. Dr. Esin Yalçınkaya

Enerji petrol Medya Ceo -Mehmet Ali Setencioğlu ,
MAVİ YOLCULUK5 yıl önce

TEKNE KİRALAMA | İZMİR ÇEŞME ALAÇATI

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Sadık KUTANOĞLU

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Semra İĞTAÇ

DÜNYA2 yıl önce

İyi ki varsın Özgür AKIN

GÜNCEL4 yıl önce

Başarımız, Başarınız olacak HANTEK KALIP

DÜNYA4 yıl önce

Sektöre Yön Verenler Esra KANDEMİR

DÜNYA2 yıl önce

İyi ki varsın Ebru Milat Sezgin

DÜNYA4 yıl önce

Türkiye’nin En Etkin 50 CFO’su belli oldu

DÜNYA5 yıl önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy ile ortak basın toplantısı düzenledi

DÜNYA2 yıl önce

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Turizm Yatırım Forumu’na katıldı

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Sibel Şeref KANCAOĞLU ;

DÜNYA5 yıl önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kyoto’da Ara Güler Fotoğraf Sergisi’ni açtı

DÜNYA3 yıl önce

Sektöre yön verenler, Ahmet ÇALLI

DÜNYA3 yıl önce

İyi ki varsın Vahide Ayşit

YENİ NESİL MEDYA | TÜRKİYE

GÜÇLÜ TÜRKİYE
GÜÇLÜ TÜRKİYE

GENÇ İŞ DÜNYASI

seers cmp badge