Türk İş Dünyası - 2008

DÜNYA

Cumhurbaşkanı Erdoğan,“Doğu Akdeniz’de anlaşmazlıkların samimi bir diyalogla, uluslararası hukuk temelinde çözümü öncelikli tercihimizdir”

Birleşmiş Milletler 75. Genel Kurulu’na hitap eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de de başka bir bölgede de kimsenin hakkında, hukukunda, meşru çıkarlarında gözünün bulunmadığını belirterek, “Ancak, ülkemizin ve Kıbrıs Türklerinin haklarının çiğnenmesine, çıkarlarının yok sayılmasına da göz yumamayız. Anlaşmazlıkların samimi bir diyalogla, uluslararası hukuk temelinde, hakkaniyete uygun biçimde çözümü öncelikli tercihimizdir” dedi.

Birleşmiş Milletlerde yürüttüğü başarılı çalışmalar dolayısıyla Muhammed Bande’ye teşekkür ederek konuşmasına başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Genel Kurul Başkanlığını devralan Büyükelçi Volkan Bozkır’a da tebriklerini iletti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Büyükelçi Bozkır’ın ülkelerin ezici çoğunluğunun desteğiyle bu göreve seçilmesinin, tecrübeli bir diplomat ve siyasetçi olarak şahsi meziyetlerinin yanı sıra Türkiye’ye duyulan güvenin de işareti olduğunu söyledi. Birleşmiş Milletler sistemindeki en üst düzeyli görevi üstlenen ilk Türk vatandaşı olarak Büyükelçi Bozkır’ın, uluslararası toplumun sesi ve vicdanı olacağına inandığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendisinin görevini adil ve şeffaf bir şekilde yürüteceğinden şüphe duymadığını vurguladı.

“İNSANLIĞIN KADERİ SINIRLI SAYIDAKİ ÜLKENİN KEYFİNE BIRAKILAMAZ”

Genel Kurul’un “Kovid-19’la mücadele ve çok taraflılık” temasıyla düzenlenmesini, isabetli bulduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin bu konudaki taahhütlerine bağlı ve Kovid-19’la mücadeleye destek vermekte kararlı olduğunu söyledi. Salgının, dünyayı çeşitli sınamalarla baş etmekte zorlandığı bir dönemde yakaladığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, zaten tartışılan küreselleşme, kurallara dayalı uluslararası sistem ve çok taraflılığın, salgının etkisiyle şimdi daha da çok sorgulandığını dile getirdi.

Bardağın dolu ve boş taraflarının doğru ve samimi şekilde değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bardağın boş kısmında, Birleşmiş Milletler başta olmak üzere, çok taraflı örgütlerin reform ihtiyacı bulunuyor. Mevcut küresel mekanizmaların, bu krizde ne kadar etkisiz kaldığını gördük. Öyle ki, Birleşmiş Milletlerin en temel karar alma organı olan Güvenlik Konseyi’nin salgını gündemine alması haftalar, hatta aylar sürdü. Salgının başlarında, ülkelerin kendi hâllerine terk edildiği bir manzara ortaya çıktı. Böylece, yıllardan beri bu kürsüden ısrarla dile getirdiğim ‘Dünya Beşten Büyüktür’ tezinin haklılığını bir kez daha görmüş olduk. İnsanlığın kaderi sınırlı sayıdaki ülkenin keyfine bırakılamaz. Uluslararası örgütlerdeki itibar kaybının önüne geçmek için öncelikle zihniyetimizi, kurumlarımızı ve kurallarımızı gözden geçirmeliyiz. Etkin çok taraflılık, etkin çok taraflı kurumların varlığını gerektirir. Güvenlik Konseyi’nin yeniden yapılandırılmasından başlayarak kapsamlı ve anlamlı reformları süratle uygulamaya sokmalıyız. Konseyi, daha etkin, demokratik, şeffaf, hesap verebilir bir yapıya ve işleyişe kavuşturmalıyız.”

“ÇOK TARAFLI İŞ BİRLİĞİ İÇİN ELİMİZDEKİ KURUMLARI EN ETKİN ŞEKİLDE KULLANMAYA ÇALIŞMALIYIZ”

Aynı şekilde, uluslararası toplumun ortak vicdanını yansıtan Genel Kurulun da güçlendirilmesi gerektiğinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bardağın dolu tarafında ise BM’nin insanlığın barış, adalet ve refah arayışında bir dönüm noktası olma potansiyelini sürdürmesinin bulunduğunu söyledi.

“Henüz salgın krizinin üstesinden gelemediğimizi de göz önünde bulundurarak çok taraflı iş birliği için elimizdeki kurumları ve mekanizmaları en etkin şekilde kullanmaya çalışmalıyız” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sorunların küresel olduğu durumlarda, yerel çözümlerin ancak günü kurtaracağını ifade etti.

Uzun vadeli çözümler için uluslararası dayanışmanın şart olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin salgın krizinin ilk günlerinden itibaren, tüm uluslararası platformlarda iş birliği çağrısında bulunduğunu, G-20’de, Türk Konseyi’nde, MİKTA’da, İslam İşbirliği Teşkilatında ve diğer platformlarda salgınla mücadele amaçlı çalışmaların en önünde yer aldığını aktardı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin “Dost kara günde belli olur” anlayışıyla tıbbi malzeme yardımı talep eden 146 ülkeye ve yedi uluslararası kuruluşa elini uzattığını, yürüttüğü tahliye operasyonlarıyla, 141 ülkedeki 100 binden fazla vatandaşın evlerine dönüşünü sağladığını, aynı seferlerle 67 ülkeden 5 bin 500’den fazla yabancıyı da vatanlarına kavuşturduğunu kaydetti.

“YARDIM VE TAHLİYE ÇALIŞMALARIMIZ İÇİN KİMSEDEN HERHANGİ BİR KARŞILIK BEKLEMEDİK”

Tüm bunları koronavirüs diplomasisi niyetiyle yapmadıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yardım ve tahliye çalışmalarımız için kimseden herhangi bir karşılık beklemedik, beklemiyoruz. Mağdurların ve mazlumların yanında olmak, milletimizin mayasında ve girişimci ve insani dış politikamızın özünde vardır. Buradan bir kez daha, tıbbi malzeme ve ilaç tedariki ile aşı geliştirme çalışmalarının rekabet konusu yapılmaması çağrısında bulunuyorum. Hangi ülkede üretilirse üretilsin, kullanıma hazır hâle getirilecek aşılar, insanlığın ortak istifadesine sunulmalıdır” değerlendirmesinde bulundu.

Salgınla birlikte, devlet kapasitesi, etkin yönetişim ve dayanıklılık gibi unsurların ne kadar hayati role sahip olduğunu hep birlikte bir kez daha tecrübe ettiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin başarı hikâyesinin arkasında, Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi ile tesis ettiği etkin yönetişim mekanizmaları, sağlık alanındaki altyapı yatırımlarının geliştirdiği yüksek kapasite ve yetişmiş insan kaynağının bulunduğunu anlattı.

Bununla beraber, salgının dünya genelindeki çatışma dinamiklerini olumsuz etkilediğini ve kırılganlıkların arttığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “BM Genel Sekreteri’nin, bizim de desteklediğimiz, küresel insani ateşkes çağrısının somut sonuçlar doğurmamış olmasından üzüntü duyuyoruz. Türkiye olarak, ülkemize ve insanlığa yönelen tehditleri, gerektiğinde her türlü inisiyatifi alarak bertaraf etmenin yollarını arıyoruz” dedi.

“TÜRKİYE, YILLARDIR 4 MİLYONA YAKIN SURİYELİ SIĞINMACIYI KENDİ TOPRAKLARINDA BARINDIRIYOR”

Suriye’de 10. yılına giren ihtilafın, bölgenin güvenlik ve istikrarı için tehdit oluşturmaya devam ettiğini de belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Bölgede DEAŞ’a karşı ilk ve en ciddi darbeyi vuran ülke olarak PKK/YPG terör örgütüyle de mücadeleyi sürdürüyoruz. Uluslararası toplum olarak, tüm terör örgütlerine karşı aynı ilkeli tutumu takınmadan ve kararlı duruşu göstermeden, Suriye meselesine kalıcı çözüm bulamayız. Bu yaklaşım, Suriye’ye güvenli ve gönüllü geri dönüşlerin temin edilmesi için de şarttır. Suriye’de terör örgütlerinden kurtardığımız bölgelere 411 binin üzerinde Suriyeli kardeşimizin dönmesi bunun en açık göstergesidir.”

Aynı şekilde, Türkiye’nin güvenli hâle getirdiği bölgeler sayesinde, İdlib başta olmak üzere, ülkenin çeşitli yerlerinden milyonlarca Suriyelinin de vatanlarından ayrılmalarının önüne geçtiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Türkiye, yıllardır 4 milyona yakın Suriyeli sığınmacıyı, tüm ihtiyaçlarını karşılayarak kendi topraklarında barındırıyor. Bir o kadar Suriyelinin ihtiyaçlarını da sınırımıza yakın yerler başta olmak üzere, kontrol altında tuttuğumuz bölgelerde, yerinde karşılıyoruz. Son olarak bu kardeşlerimiz için İdlib’de ve diğer yerlerde on binlerce briket konut inşa ediyoruz. Bütün bu faaliyetleri, uluslararası toplumdan ve uluslararası kuruluşlardan kayda değer bir destek almadan, kendi imkânlarımızla ve halkımızın desteğiyle yürütüyoruz. Suriye’deki ihtilafın Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 2254 sayılı kararındaki yol haritası temelinde çözülmesi, hepimizin önceliği olmalıdır. Bunun için özellikle Birleşmiş Milletlerin himayesinde başlatılan, Suriyeliler tarafından da sahiplenilen ve yönlendirilen siyasi sürecin başarıyla sonuçlandırılması gerekiyor. Suriye’nin, toprak bütünlüğü ve siyasi birliği korunmuş olarak kalıcı bir barışa ulaşabilmesi, ancak bu şekilde mümkündür. Bu hedef gerçekleşene kadar, Suriye’nin siyasi birliği ve toprak bütünlüğü ile millî güvenliğimize kasteden terör örgütlerini engellemekte kararlıyız.”

“BİRLEŞMİŞ MİLLETLERİN GÜÇLÜ BİR TAVIR ALMASININ VAKTİ GELMİŞTİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün dünyada en çok sığınmacıya ev sahipliği yapan Türkiye gibi ülkelerin, yaptıkları fedakârlıkla tüm insanlığın onurunu kurtardığını, buna karşılık aralarında bazı Avrupa ülkelerinin de yer aldığı kimi devletlerin, sığınmacıların ve göçmenlerin haklarını ihlal ettiğini kaydetti.

“Cenevre Sözleşmesi’ni ve uluslararası insan hakları sistemini aşındıran bu ihlaller karşısında Birleşmiş Milletlerin güçlü bir tavır almasının vakti gelmiştir” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Libya’da, darbecilerin geçen yıl meşru Millî Mutabakat Hükûmeti’ni devirmek için başlattığı saldırılar, bu ülkeye sadece acı ve yıkım getirmiştir. Uluslararası toplum, yapılan katliamların, insan hakları ihlallerinin ve özellikle Tarhuna şehrinde bulunan toplu mezarların hesabını, ne darbecilerden ne de destekçilerinden sorabilmiştir. Libya’nın meşru hükûmetinin yardım çağrısına somut cevap veren ve destek sağlayan tek ülke Türkiye olmuştur. Libya’da kalıcı siyasi çözümün, Libyalılar tarafından yürütülecek kapsayıcı ve kapsamlı diyalog yoluyla tesis edilebileceğine inanıyoruz.”

Yemen’de beş yılı aşkın süredir akan kanın durdurulması ve insani krizin önüne geçilmesinin de uluslararası toplumun sorumluluğunda olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bölgede nüfuz kazanma niyetiyle Yemen’in egemenliğine, siyasi birliğine ve toprak bütünlüğüne göz dikenleri ve Yemenlilerin ıstırabının sürmesine göz yumanları tarih affetmeyecektir” diye konuştu.

“IRAK’A HER ALANDA DESTEK OLURKEN, ÖZELLİKLE TERÖRLE MÜCADELEDE DAHA YAKIN İŞ BİRLİĞİ YAPMAK İSTİYORUZ”

Irak’ın dış güçlerin çatışma sahasına dönüşmemesi, bölge için istikrar ve refah üreten bir konuma gelmesinin samimi arzuları olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Komşumuz Irak’a her alanda destek olurken, özellikle terörle mücadelede daha yakın iş birliği yapmak istiyoruz. Tıpkı DEAŞ gibi, Irak’ta yuvalanan PKK terör örgütünün kökünü kazıma konusunda, uluslararası toplumdan ve bu ülkeden samimi iş birliği bekliyoruz. Bölgenin terör örgütlerinden temizlenmesi, insanlığın en kadim coğrafyasına ev sahipliği yapan Irak’ın geleceğinin aydınlanmasına katkı sağlayacaktır” ifadesini kullandı.

İran’ın nükleer programıyla ilgili hususların uluslararası hukuk dikkate alınarak diplomasi ve diyalog yoluyla çözülmesinden yana olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tüm tarafların, bölgesel ve küresel güvenliğe ciddi katkılar sağlayan Kapsamlı Ortak Eylem Planı’ndaki yükümlülüklerine riayet etmeleri çağrımızı tekrarlıyorum” dedi.

“TÜRKİYE OLARAK FİLİSTİN HALKININ RIZA GÖSTERMEDİĞİ HİÇBİR PLANA DESTEK VERMEYECEĞİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, insanlığın kanayan yarası olan Filistin’deki işgal ve zülüm düzeninin, vicdanları acıtmaya devam ettiğinin altını çizerek sözlerini şöyle sürdürdü: “Üç büyük dinin kutsallarına ev sahipliği yapan Kudüs’ün mahremiyetine uzanan kirli el, cüretini giderek artırıyor. Filistin halkı, İsrail’in tüm baskı, şiddet ve yıldırma politikalarına yarım asırdan uzun bir süredir göğüs geriyor. ‘Asrın Anlaşması’ adı altında Filistin tarafına dayatılmaya çalışılan teslimiyet belgesi reddedilince, İsrail bu kez iş birlikçilerinin yardımıyla kaleyi içeriden fethetme girişimlerine hız vermiştir. Türkiye olarak Filistin halkının rıza göstermediği hiçbir plana destek vermeyeceğiz. Kimi bölge ülkelerinin bu oyuna ortak olması, İsrail’in temel uluslararası parametreleri aşındırma çabalarına hizmet etmenin ötesinde anlam taşımıyor. Birleşmiş Milletler kararları ve uluslararası hukukun hilafına Kudüs’te Büyükelçilik açma niyetini beyan eden ülkeler, bu tavırlarıyla sadece ihtilafın daha da çetrefil hâle gelmesine hizmet ediyor. Filistin meselesi, ancak 1967 sınırları temelinde başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız, egemen ve coğrafi devamlılık içinde bir Filistin Devleti’nin kurulmasıyla çözülebilir. Bunun dışındaki çözüm arayışları beyhudedir, tek taraflıdır, adaletsizdir.”

Temmuz ayında Azerbaycan topraklarına saldıran Ermenistan’ın, Güney Kafkasya’da kalıcı barış ve istikrarın önündeki en büyük engel olduğunu bir kez daha ispatladığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yukarı Karabağ sorunu başta olmak üzere bölgedeki ihtilafların, Azerbaycan ve Gürcistan’ın toprak bütünlüğü ve egemenliği ile Birleşmiş Milletler ve AGİT kararları doğrultusunda bir an evvel çözülmesinden yana olduklarını söyledi.

Güney Asya’nın istikrar ve barışı için de kilit önem taşıyan Keşmir sorununun da hâlen çözüm beklediğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cammu-Keşmir’in özel statüsünün ilgasının ardından atılan adımların sorunu daha da karmaşık hâle getirdiğini söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu meselenin diyalog yoluyla, Birleşmiş Milletler kararları çerçevesinde ve özellikle Keşmir halkının beklentileri doğrultusunda çözülmesinden yana olduklarını kaydetti.

“ÜLKEMİZİ DIŞLAMA AMAÇLI NAFİLE ADIMLARIN BAŞARI ŞANSI KESİNLİKLE YOKTUR”

Doğu Akdeniz konusuna da değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Doğu Akdeniz’de bir süredir yaşanan gerilimin gerisinde, ‘kazanan hepsini alır’ anlayışıyla hareket eden ülkeler bulunuyor. Ülkemizi dışlama amaçlı nafile adımların başarı şansı kesinlikle yoktur” dedi.

Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de de başka bir bölgede de kimsenin hakkında, hukukunda, meşru çıkarlarında gözünün bulunmadığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Ancak, ülkemizin ve Kıbrıs Türklerinin haklarının çiğnenmesine, çıkarlarının yok sayılmasına da göz yumamayız. Bölgede bugün yaşanan sıkıntıların sebebi, Yunanistan ile Kıbrıs Rum kesiminin 2003’ten beri maksimalist taleplerle attıkları tek yanlı adımlardır. Türkiye, Doğu Akdeniz’deki her türlü olumsuz gelişmenin yükünü tek başına omuzlamak durumunda bırakılan bir ülkedir. Buna karşılık, bölgedeki doğal kaynaklar söz konusu olduğunda ülkemizin yok sayılması, ne akıl ve vicdanla ne de uluslararası hukukla izah edilebilir. Anlaşmazlıkların samimi bir diyalogla, uluslararası hukuk temelinde, hakkaniyete uygun biçimde çözümü öncelikli tercihimizdir. Ancak aksi yöndeki hiçbir dayatmaya, tacize, saldırıya asla müsamaha göstermeyeceğimizi de açıkça ifade etmek istiyorum. Doğu Akdeniz’deki kıyıdaş ülkeler arasında diyalog ve iş birliğini tesis etmeye yönelik çağrımızı burada tekrarlamak istiyorum. Bu amaçla tüm bölge ülkelerinin hak ve çıkarlarının göz önünde bulundurulduğu, içinde Kıbrıs Türklerinin de yer aldığı bölgesel bir konferans düzenlenmesini teklif ediyoruz.”

Bölgedeki krizin sebeplerinden birinin de 1968 yılından bu yana aralıklarla devam eden müzakerelerde Kıbrıs meselesine adil, kapsamlı ve kalıcı bir çözüm bulunamaması olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:

“Çözümün önündeki yegâne engel, Rum tarafının uzlaşmaz, hak tanımaz, şımarık yaklaşımıdır. Uluslararası anlaşmaları hiçe sayan Rum tarafı, Kıbrıs Türklerini kendi yurtlarında azınlık yapmayı, hatta tümüyle adadan tasfiye etmeyi amaçlıyor. Garantör ülke sıfatıyla, Kıbrıs Türk halkını haklı davasında hiçbir zaman yalnız bırakmadık, bundan sonra da bırakmayacağız. Kıbrıs meselesinde çözüm, ancak Kıbrıs Türk halkının Ada’nın ortak sahibi olduğu gerçeğinin kabul edilmesiyle mümkündür. Kıbrıs Türk halkının güvenliği ile Ada’daki tarihsel ve siyasi haklarını kalıcı biçimde teminat altına alacak her çözümü destekleyeceğiz.”

“KİTLE İMHA SİLAHLARININ TAMAMI ORTADAN KALDIRILMALI”

Bu sene Hiroşima ve Nagasaki’ye atom bombası atılmasının 75. yılı olduğunu anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, silahsızlanmanın, küresel barış ve güvenliğin sağlanması bakımından hayati önem taşıdığını vurguladı. Buna karşılık silahların kontrolü mimarisinin, son yıllarda önemli hasarlar aldığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, uluslararası toplumun bu konuda eşitlik ve adalet temelinde ilerleyerek kitle imha silahlarının tamamını ortadan kaldırması gerektiğini söyledi.

Hep birlikte hareket etme mecburiyetinin bulunduğu bir diğer önemli konunun iklim değişikliği olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, insanoğlunun tabiatın dengelerine müdahale etmesinin nasıl ağır bedellere yol açabileceğinin görüldüğünü ifade etti.

Bu kötü gidişatı durdurmak ve tersine çevirmek mecburiyetinde olduklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye olarak gelinen noktadaki tarihî mesuliyetimiz yok denecek kadar az olmasına rağmen, bu mücadeleye samimiyetle destek veriyor ve yükümlülüklerimizi yerine getiriyoruz. Yakın geçmişte Birleşmiş Milletler Çölleşmeyle Mücadele Sözleşmesi Taraflar Konferansı’na ev sahipliği yaptık. Afrika başta olmak üzere pek çok bölge ve ülkeyle verimli bir iş birliği yürüttük. Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi’nin 2022’de yapılacak 16’ncı Taraflar Konferansının da ev sahipliğini üstlendik” dedi.

“IRKÇILIK, YABANCI KARŞITLIĞI, İSLAM DÜŞMANLIĞI VAHİM BOYUTLARA ULAŞTI”

İnsanlığı tehdit eden ancak nedense görünmez sayılan bir soruna dikkati çekmek istediğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, ırkçılık, yabancı karşıtlığı, İslam düşmanlığı ve nefret söyleminin vahim boyutlara ulaştığını ifade etti.

Salgın sürecinde yabancı düşmanlığı ve ırkçılık iyice artarken göçmenler ve sığınmacılar başta olmak üzere savunmasız kişilere yönelik şiddet eylemlerinin hız kazandığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Ön yargılardan ve cehaletten beslenen bu tehlikeli eğilimlere en çok da Müslümanlar maruz kalıyor. Bu tehlikeli gidişin en önemli sorumluları, oy uğruna popülist söylemlere yönelen siyasetçiler ile ifade özgürlüğünü suiistimal ederek nefret söylemini meşrulaştıran marjinal kesimlerdir. Tüm uluslararası kuruluşları acilen bu zihniyete karşı mücadelede daha somut adımlar atmaya davet ediyorum. Yeni Zelanda’da Müslümanlara yönelik terör saldırısının yıl dönümü olan 15 Mart tarihinin, Birleşmiş Milletler tarafından ‘İslam Düşmanlığına Karşı Uluslararası Dayanışma Günü’ olarak ilan edilmesi çağrımı tekrarlıyorum. Birleşmiş Milletlerden sonra en büyük ikinci uluslararası kuruluş olan İslam İşbirliği Teşkilatı, bu günü resmen kabul etmiştir.”

“GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELER İLE DÜŞÜK GELİR DÜZEYİNE SAHİP ÜLKELER KRİZDEN DAHA FAZLA ETKİLENDİ”

Salgın ve onunla bağlantılı olarak tırmanan ekonomik krizin, sürdürülebilir kalkınma ve 2030 hedefleri bakımından da olumsuz etkilere yol açtığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, gelişmekte olan ülkeler ile düşük gelir düzeyine sahip ülkelerin bu krizden daha fazla etkilendiklerini belirtti.

“Esasen, salgın döneminde yaşananlar bize sürdürülebilir kalkınma hedeflerinin her türlü küresel krizle mücadelede önemli bir yol gösterici olabileceğini gösterdi” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, krizden çıkışın ekonomik reçetelerini tasarlarken dijitalleşmenin dönüştürücü gücünden de yararlanılması gerektiğini bildirdi.

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin Dijital İşbirliği Haritasını desteklediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Küresel ve bölgesel meseleleri ele almak üzere tasarladığımız ilk ‘Antalya Diplomasi Forumu’nun temasını da dijital çağda diplomasi olarak belirledik. Ayrıca, En Az Gelişmiş Ülkeler için Birleşmiş Milletler Teknoloji Bankası’na da ev sahipliği yapıyoruz. En doğudaki Avrupalı ve en batıdaki Asyalı olmak üzere, her alanda Türkiye’nin özgül ağırlığını artırdığımızı bilmeniz lazım. Tarihin sarkacının yeniden Asya’ya doğru kaydığı bu dönemde, ‘Yeniden Asya’ girişimimizle, ilişkilerimize yeni bir dinamizm kazandıracağız” diye konuştu.

Türkiye’nin, coğrafi yakınlığı perçinleyen beşeri ve tarihî bağlara sahip olduğu Afrika ile ilişkilerinde de ciddi bir ivme yakaladığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, gelecek yıl Türkiye’de düzenlemek istedikleri Türkiye-Afrika Birliği Ortaklık Zirvesi’nin üçüncüsünde, Afrika’nın kapasitesini güçlendirmeyi amaçlayan projeleri hayata geçirmeyi planladıklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Sözlerime son verirken, içinden geçtiğimiz bu hassas dönemde çok taraflılığa verdiğimiz güçlü desteğin süreceğini belirtmek istiyorum. Salgına karşı elbette mesafeyi korumalıyız. Ancak uluslararası toplumu tehdit eden tüm imtihanlara karşı ortaklaşa mücadele ve iş birliğinde safları sıklaştırmak mecburiyetindeyiz. Tarih boyunca dünyanın en gözde şehirlerinden olan İstanbul’un Birleşmiş Milletler merkezi hâline gelmesi yönündeki gayretlerimizi sürdüreceğiz. 75. Genel Kurul çalışmalarının başarılı geçmesini diliyorum.”

DÜNYA

TÜRKİYE YÜZYILI ZİRVESİ VE PARA SOHBETLERİ

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Turkuvaz Medya tarafından düzenlenen “Türkiye Yüzyılı Zirvesi ve Para Sohbetleri” programında yaptığı konuşmada, sanayi ve teknoloji alanında yapılan yatırımlarla Türkiye’nin büyüdüğüne işaret ederek, yerli ve milli imkanlarla yapılan yatırımların ülkenin kaderini şekillendiğini söyledi.

Turkuvaz Medya Merkezi’nde düzenlenen programda konuşan Bakan Varank, programda düzenlenen tüm panellerin, ülkeye yeni bakış açıları kazandıracağına inandığını belirterek, emeği geçenlere teşekkür etti.

Son yıllarda kritik gelişmelerin, yeni sınamaların daha önce hiç görülmemiş bir hızda yaşandığı dönemlere şahitlik edildiğini ifade eden Varank, bu sınamaların küreselleşmenin de etkisiyle artık bir anda tüm dünyayı etkisi altına alabildiğini, iklim krizi, koronavirüs salgını derken patlak veren Rusya-Ukrayna Savaşı’nın da hala devam ettiğine vurgu yaptı.

İktidara geldikleri dönemden itibaren Türkiye’de gelişen teknolojilerin tesadüfi olmadığına dikkat çeken Varank, 20 sene önceki Türkiye ile bugünkü Türkiye arasındaki farka değinerek, 20 sene önce Türkiye’de araştırma ve geliştirmenin ancak kısıtlı düzeyde yapıldığını, teknoparkların sayısının sadece 2 tane olduğunu, teknoparklara verdikleri 2,2 milyar liranın üzerinde destekle bu rakamı 97’ye çıkardıklarını, yeni teknoparkların kurulması için de desteklerinin devam ettiğini, 90 bine yakın araştırmacının sadece teknoparklarda görev yaptığını dile getirdi.

680’DEN, 90 BİNE ÇIKTI

Varank, 2002 yılında iktidara geldiklerinde teknoparklarda sadece 680 kişinin çalıştığını anımsatarak, 680 kişi nerede, 90 bin kişi nerede diye sordu.

Geçen yıl Bilişim Vadisi İstanbul’u faaliyete geçirdiklerini, Bilişim Vadisi İzmir’in temelini attıklarını hatırlatan Varank, “İstanbul-İzmir-Kocaeli üçgeninde adeta bir teknoloji koridoru oluşturduk. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak yaptığımız işlerde her zaman dinamik bir yaklaşım sergilemeye çalışıyoruz. Mevzuatlarımızı çağın gereklerine göre sürekli güncelliyoruz. Örneğin özellikle gençlerin fikirden ürüne giderken yoğun şekilde kullandıkları kuluçka merkezi desteklerimizin kapsamını genişlettik.

Artık teknoparkların dışında kurulan kuluçka merkezleri de bütün AR-GE teşviklerimizden yararlanabiliyorlar.” diye konuştu.

DESTEKLENEN AR-GE MERKEZLERİ SAYISI 1500’Ü AŞTI

20 yıl önce firmaların AR-GE kültürünün neredeyse hiç olmadığını ifade eden Varank, “Sadece büyük çaplı firmalar kendi imkanları dahilinde AR-GE yapıyorlardı. Biz firmalarımızın kendi bünyelerinde kurdukları AR-GE ve Tasarım Merkezlerini de desteklemeye başladık. Bugün 1500’ün üzerinde firmanın bizden destek alan AR-GE ve Tasarım merkezleri var. Buralarda da 81 bin araştırmacı şu anda görev yapıyor.” şeklinde konuştu.

TÜRKİYE YATIRIMLARLA BÜYÜYOR

60 yıllık hayalimiz olan Türkiye’nin otomobili, neden daha önce değil de Türkiye’nin 100’üncü yılında yapılabildi? Bunu bir düşünmek lazım. Tabii başta Sayın Cumhurbaşkanımızın çelikten iradesi, yol göstermesi ve sonuna kadar esirgemediği desteği var. Bu siyasi irade olmadan Togg’un başarılı olma şansı yoktu. Ancak bununla beraber son 20 yılda Türkiye’de bilim, teknoloji ve inovasyon alanında çok önemli gelişmeler yaşadık. İnsan kaynağı yetkinliğimizi artırdık. Teknofestlerde, Deneyap teknoloji atölyelerinde geleceğin trendlerini bilen, teknolojiye aşina gençler yetiştirdik. Geleceğin Aziz Sancarlarını biz şu anda yetiştiriyoruz. Bilim merkezleriyle, gökyüzü gözlem etkinlikleriyle vatandaşlarımızı astronomiyle buluşuyoruz. Bilime olan ilgi ve heyecanı artırmaya çalışıyoruz. Bu verdiğimiz destekler ve uyguladığımız programlar sayesinde teknolojik kabiliyetlerimiz inanılmaz derecede yükseldi.”

Varank, artık Türkiye’nin kendi özgün lokomotif motorunu, elektrikli otobüsünü, hava savunma füze sistemlerini, lazer dedektör çiplerini kendisi tasarlayıp, üretebildiğini vurgulayarak, dünyanın gittiği yönü görerek kendi elektrikli otomobilini ürettiğini söyledi.

ELEKTRİKLİ OTOMOBİLLER

Aslında elektrikli araç üretildiğinde sadece bir cihaz üretilmediğini, ekosistemi de kökten dönüştürmüş olunduğunu aktaran Varank, “Yarışa en başından dahil olmuş oluyorsunuz. Dolayısıyla biz belki 100 yıldır kendi markamızla otomobil üretmiyoruz ama elektrikli otomobillerle piyasaya girdiğimizde diğer ülkelerle aynı çizgiden yarışa girmiş oluyoruz ve bu yarışta öne çıkma şansını yakalamış oluyoruz. Bunlarla beraber tabii ki ekosistemi dönüştürdüğünüz için de şarj istasyonu ve batarya gibi ürünlerin üretilmesinde de aslında bir adım öne geçebiliyorsunuz.” diye konuştu.

YERLİ TEKNOLOJİLERLE ÜRETİM

Varank, Türkiye’nin daha birçok alanda kendi teknolojisini geliştirmeye, kendi üretim kabiliyetlerini artırmaya devam edeceğini vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Ancak burada sormamız gereken bir soru var. Neden bugüne kadar daha fazla teknoloji üretemedik? Evet son dönemde büyük bir ivme yakaladık. Her alanda kabiliyetlerimizi konuşturabiliyoruz. Burada kaçırmamamız gereken önemli bir nokta var. 2002 öncesinde maalesef inovasyon ekosisteminin gelişmesi adına ülkemizde doğru düzgün hiçbir adım atılmamış. Böyle olunca da adeta AR-GE kültürü bu ülkede hiç oluşamadı. Söylenenin aksine 20 sene, bir kültür oluşturmak için yeterli bir süre değil. Bakınız bahane aramıyoruz ama Türkiye’de AR-GE kültürünün yeni yeni oluştuğu ve bunun kazanımlarını yeni yeni elde ettiğimiz de bir gerçek. Bundan sonra ülkemizde yüksek teknolojili ürünler çok daha hızlı geliştirilecek. Bakınız aynı şeyi teknoloji tabanlı girişimcilikte de yaşadık.”

57 GİRİŞİME 677 MİLYONU AŞKIN FON

Son dönemde Teknoloji ve İnovasyon Fonunu, Bölgesel Kalkınma Fonunu, Bilişim Vadisi Girişim Sermayesi Fonunu kurduklarını anımsatan Bakan Varank, sadece bu fonların büyüklüğünün 1,5 milyar liraya ulaştığını bildirdi.

Varank, fonların fonu Tech-InvesTR programı çerçevesinde 2,8 milyar liralık kaynağı harekete geçirdiklerini belirterek, şöyle devam etti:

“Şu ana kadar 57 girişim, bu fonlardan 677 milyon liranın üzerinde yatırım aldı. Sadece son 4 yılda sermaye piyasasına kayıtlı 1,3 milyar dolar büyüklüğünde 86 fon ülkemizde kuruldu. İşte çarpan etkisiyle girişimcilik ekosistemine yapılan yatırımların miktarı da son yıllarda katlanarak artıyor.”

TURCORNLARIN SAYISI DAHA DA ARTACAK

“2020 yılında Türk start-up’larının aldığı yatırım 154 milyon dolardı. 2021’de bu rakam 10 kattan fazla artarak 1,6 milyar dolara ulaştı. 2022 yılında da 1,7 milyar doları yakaladık. 4-5 sene evvel unicorn, yani 1 milyar dolar değerlemeye ulaşan Türkiye’de hiçbir şirket yokken, son dönemde

Turcornlarımızın sayısı da 6’ya ulaştı. Türkiye’nin 6 tane unicornu var ve inşallah bu sene içerisinde bu rakamlar artmaya devam edecek.

GİRİŞİMCİLİK EKOSİSTEMİNİN ÖNÜNÜ AÇMAYI SÜRDÜRECEĞİZ

Varank, 2 sene önce Almanya ziyaretinde Siemens’e gittiğini, Siemens’in sadece kendi içerisinden çıkacak yeni start-uplar için tam 3 milyar dolarlık fon ayırdığını vurgulayarak, “Bizim iş insanlarımızın da bu alana mutlaka yatırım yapması lazım. Bu fırsatları değerlendirmesi lazım. Biz bu manada Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak girişimcilik ekosisteminin önünü açmaya devam edeceğiz. Bu alanda öncü olmaya devam edeceğiz. Verdiğimiz desteklerle, teşviklerle, mevzuatta yapacağımız düzenlemelerle Türkiye Yüzyılı’nı aynı zamanda bir ‘girişimcilik yüzyılı’ inşallah yapacağız.” şeklinde konuştu.

OSB SAYISI HER GEÇEN GÜN ARTIYOR

Firmalardan bugünlerde en sık duydukları talebin “Sayın Bakanım bize lütfen arsa bulun, biz yatırım yapmak istiyoruz.” olduğunu ifade eden Varank, Organize Sanayi Bölgelerinin (OSB) sayısının 353’e ulaştığını, yatırımcıların taleplerine yetişebilmek için 33 yeni OSB kurmak üzere çalışmalar sürdürdüklerini, bunlara mevcut OSB’lerin genişlemek için başvurularının dahil olmadığını dile getirdi.

TEŞVİK BELGELERİNDE REKOR

Bakan Varank, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Yine Sanko’dan örnek verelim. Şu anda Gaziantep’te yana yakıla arsa bulmak için uğraşıyoruz. Çünkü herkes yatırımını genişletmek, büyütmek, yeni yatırım yapmak istiyor. Yatırım iştahı hamdolsun gayet iyi. Aralık ayı teşvik belgelerinde biz rekor kırdık. Düzenlediğimiz 2 bin 62 teşvik belgesi ile 85 milyar liralık sabit yatırımın ve 54 bin istihdamın önünü açtık. Milli Teknoloji Hamlesi rehberliğinde yerlileştirme bizim en önemli dikkat ettiğimiz hususların başında geliyor. Bu noktada da birçok adım attık, atmaya devam ediyoruz. Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi Programı ile cari açık verdiğimiz ürünlerin üretimini AR-GE aşamasından ticarileşmeye kadar uçtan uca bir şekilde destekliyoruz. Bugüne kadar aldığımız destek kararlarıyla 147 proje için 3,9 milyar lirası AR-GE harcaması olmak üzere toplam 50 milyar liralık yatırımı harekete geçirdik.

TUBİTAK VE KOSGB İLE SÜREKLİ YATIRIM İMKANLARI

Mobilite Çağrımızla ileri sürüş destek sistemlerinden lidar teknolojilerine, Üretimde Yapısal Dönüşüm Çağrısı ile soğutma cihazı kompresörlerinden sınai robotlara, sağlık ve kimya sektöründe ise biyoteknolojik ilaçlardan eklem protezleri ve tanı kitlerine kadar onlarca kritik ürünü şu anda yerlileştiriyoruz. Bakanlık olarak özellikle yerlileştirme faaliyetlerinde adeta şirketlerimizin bir numaralı paydaşı gibi hareket etmeye çalışıyoruz. Bakanlığımızın bütün ilgili birimleriyle, bağlı ilgili kuruluşlarıyla bu yerlileştirme çalışmalarında hem yol gösterici oluyoruz ama aynı zamanda bu alanda hangi ihtiyaç varsa AR-GE’yi TÜBİTAK ile farklı makine teçhizat desteklerini KOSGEB ile ya da büyük çaplı yatırımları yatırım teşvikleriyle uçtan uca bir şekilde destekliyoruz. Daha önce bu sayede Türkiye’de üretilmeyen onlarca ürün de üretilmeye başlandı. Artık takım tezgahlarını bizim yatırım yapacak firmalarımız yurt dışından almıyorlar. Bizim hamle programı sayesinde bunu yerli üreten firmalarımız bunları artık tedarik etmeye başladı. Bu da cari açığın azaltılmasına katkı anlamında Türkiye’ye önümüzdeki yıllarda çok ciddi avantajlar sağlayacak.”

YEŞİL DÖNÜŞÜM

Bakan Varank, bakanlık olarak önem verdikleri bir başka konunun da yeşil dönüşüm olduğunu, ihracatın önemli bir kısmını Avrupa Birliğine gerçekleştirdiklerini, bu noktada Avrupa Birliği Yeşil Mutabakatına uyumun temel hedefler arasında yer aldığını belirterek, “Karbon vergisi düzenlemesine tabi olan demir-çelik, alüminyum ve çimento sektörlerinde Yeşil Büyüme Teknoloji Yol Haritalarımızı bu yılın ilk çeyreği itibarıyla kamuoyuyla paylaşacağız. Bu konuda attığımız birçok adım var.” diye konuştu.

SIFIR ATIK İLE YENİ NESİL YEŞİL OSB’LER

Dünya Bankası ile OSB’lerin yeşil dönüşüm sürecini desteklediklerini, 250 milyon avroluk kredi bütçesi ile Türkiye’nin farklı OSB’lerinde ileri atıksu arıtma, su geri kazanım, GES, sıfır atık, biyogaz tesisi projelerini hayata geçirmeye başladıklarını ifade eden Varank, Türkiye olarak, Avrupa Birliği Temiz Hidrojen Ortaklığı kapsamında açılan çağrılara projelerle aktif katılım sağladıklarını dile getirdi.

Varank, Güney Marmara Kalkınma Ajansı koordinatörlüğünde, Türkiye’den 13 kurum ve şirketle Almanya, İtalya ve Fas’tan ortakların yer aldığı araştırma projesinin desteklenmeye uygun bulunduğunu aktararak, şunları kaydetti:

KATKILARDAN DAHA FAZLASINI KAZANDIRDIK

“36 milyon avroluk bütçesiyle bir seferde AB’den kazandığımız en yüksek bütçeli projeden bahsediyoruz. Projeyle birlikte hidrojenin yanında yurt dışına bağımlı olduğumuz metanol ve amonyak gibi hidrojen türevlerini de yeşil yöntemlerle inşallah geliştirip üretmiş olacak. Bakınız yakın zamanlara kadar AB’ye verdiğimiz katkıların geri dönüşlerini alamıyorduk. 50 milyon avro katkıyı AB’ye gönderiyorduk, ama bizim araştırma projelerimizde alabildiğimiz rakam sadece 40 milyon avro oluyordu ama son 3 senede inovasyona ve teknolojiye yaptığımız yatırımlar sayesinde AB’ye verdiğimiz katkıdan daha fazlasını biz projelerle Türkiye’ye kazandırabiliyoruz. Bu da geldiğimiz noktayı göstermesi açısından önemli bir gösterge.

MODEL FABRİKA SAYISI ARTIYOR

Ortak kullanım alanları ve destek programlarıyla sanayinin dijital dönüşümünü teşvik etmeye çalışıyoruz. Halihazırda faaliyette olan 8 model fabrikamızda işletmelerimize yalın üretimi öğretip kendi şirketlerini dönüştürmelerini destekliyoruz. Bu sayede firmalar hiçbir ilave yatırıma gerek duymadan çok önemli verimlilik kazanımları elde ediyor. Model fabrikalara yenilerini ekleyerek bunların sayısını 14’e çıkaracağız. Burada işletmelerimize önce yalın üretimi öğreteceğiz, arkasından da dijitalleşmelerine bir altyapı kazandırmış olacağız.”

SANAYİ ÜRETİMİNİN PAYI

“Sanayi ürünlerinin domine ettiği ihracatımızın küresel ihracat pazarından aldığı pay giderek yükseliyor. Sanayide katma değerli üretim artıyor. Türk sanayisi dünya pazarlarında artık üst sıralarda yer alıyor. Güneş paneli, demir çelik, beyaz eşya ve ticari araç üretiminde Avrupa’nın bir numarası. Küresel inovasyon endeksinde son 3 yılda 14 sıra birden yükseldik. Küresel ekonomi zorlu süreçlerden geçerken Türk sanayi yatırıma, üretime, istihdama ve ihracata devam ediyor.”

TÜRKİYE YÜZYILI ASIRLIK HAYALLERİN SEMBOLÜ

Türkiye Yüzyılı’nda tüm hedeflere ulaşarak, ülkeyi muasır medeniyetler seviyesinin de üzerine çıkaracaklarını vurgulayan Varank, şunları kaydetti:

“Cumhurbaşkanımızın da ifade ettiği gibi ‘Türkiye Yüzyılını sıradan bir siyasi söylem olmanın ötesinde milletimizin asırlık hayallerinin sembolü olarak görüyoruz.’ Türkiye Yüzyılını bilimin, dijitalleşmenin, üretimin ve kalkınmanın yüzyılı haline getirmekte kararlıyız. İnşallah bu hedeflerimize de 2023 dönemecinden sonra da hızlı bir şekilde erişeceğiz. Onun için 2023 yılı kritik bir yıl. Türkiye Cumhuriyeti’nin 100’üncü yıl dönümünde biz vatandaşlarımızın başta iş dünyası olmak üzere doğru değerlendirmeler yaparak, doğru kararlar vererek inşallah bu ülkeyi rotasında tutacağına inanıyoruz.”

OKUMAYA DEVAM ET

DÜNYA

Türkiye ile Portekiz arasında “ETOK/JETCO Protokolü” imzalandı

Bakanı Muş ile Portekiz Dışişleri Bakanı Joao Gomes Cravinho, Türkiye-Portekiz Ekonomik ve Ticaret Ortaklık Komitesi (ETOK/JETCO) IV. Dönem Toplantısı’na ilişkin protokolü imzaladı.

Ticaret Bakanı Mehmet Muş ile Portekiz Dışişleri Bakanı Joao Gomes Cravinho, Türkiye-Portekiz Ekonomik ve Ticaret Ortaklık Komitesi (ETOK/JETCO) IV. Dönem Toplantısı’na ilişkin protokolü imzaladı.

Bakanlık’ta gerçekleştirilen toplantıda, iki ülke arasındaki ticari ve ekonomik konuların tüm yönleri görüşüldü, III. Dönem JETCO toplantısından bu yana kaydedilen gelişmeler değerlendirildi.

Toplantının ardından Bakan Muş ve konuk Bakan Cravinho, ETOK/JETCO IV. Dönem Toplantısı’na ilişkin protokole imza attı.

OKUMAYA DEVAM ET

DÜNYA

ULUSKON Başkanı Nezaket Atasoy ŞanlıUrfa’da İş Dünyası Temsilcileri ve Sivil Toplum Kuruluşlarıyla Bir Araya Geldi

ULUSLARARASI Yatırım ve İş Dünyası Konfederasyonu (ULUSKON) Genel Başkanı ve Uluslararası İnsan Hakları Savunma Komitesi (IHRDC) İyi Niyet Elçisi Nezaket Emine Atasoy; Şanlıurfa Valisi Salih Ayhan, Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Zeynel Abidin Beyazgül, Şanlıurfa Emniyet İl Müdürü Mehmet Murat Ulucan ve Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mehmet Yetim’i ve Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Abdullah Melik’in makamlarını ziyaret ettikten sonra farklı iş dünyası temsilcileri ve sivil toplum kuruluşları temsilcileriyle bir araya geldi. Toplantılara ULUSKON Güneydoğu Anadolu Bölge Başkanı İbrahim Halil Çelik’te katılım sağladı.

‘ŞANLIURFA’DA İHRACATLARA ÖNCÜLÜK ETMEYE HAZIRIZ’

Başkan Atasoy, Şanlıurfa bölgesinin ihracatının, ithalatının ve yatırımlarının büyütülmesi hakkında iş birliği içinde olunacağını açıkladı. “ULUSKON olarak Türkiye’nin her ilinde çalışmalarımız devam ettiği gibi Şanlıurfa gibi çok büyük ve verimli tarım arazileri olan ve dünyada ki ilk medeniyetlere ev sahipliği yapmış, tarihi ve kültürel açıdan dünyada eşi benzeri olmayan bu şehrimizde faaliyet göstermekten memnuniyet duyacağız” dedi.

Şanlıurfa Valisi ile gerçekleştirdikleri görüşmede Ayhan “Şanlıurfa ‘nın inanılmaz bir potansiyeli vardır ama ihracat kültürü çok zayıftır. Finans ve tarımsal üretim konusunda güçlü olan Şanlıurfa, yatırımcı bulma, ihracat ve ticaret alanlarında zayıf kalıyor. Bu sorunu ULUSKON gibi bu alanda belli başarılara ulaşmış tecrübeli kuruluşlarla, üst düzeyde sahiplenerek ve yol göstererek çözebiliriz” dedi.

Şanlıurfa Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Yetim “Üreticilerimizi yurtdışı kanallarına açmak, teşvik etmek şehrimizde çok önemli bir rol oynuyor çünkü işçi potansiyelimiz çok yüksek, nüfusumuz genç ve maliyetler daha düşük, dolayısıyla Urfa’ya yatırımcı çekme yönünde ULUSKON’un başarılı çalışmaları minnetle karşılıyor, iş birliği içinde olup fark yaratacağımızı düşünüyorum” dedi.

‘ULUSKON GİBİ ULUSLARARASI BİR KURULUŞUN ŞANLIURFA’DA GERÇEKLEŞTİRECEĞİ ÇALIŞMALARA BİZİM TAM DESTEK VERECEĞİMİZİ BELİRTMEK İSTİYORUM’

Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Beyazgül “Özellikle Turizm sektöründe Mısır’ı geçme potansiyelimiz bulunmaktadır, otellerimiz sezonda yüzde yüz doluluk oranlarına ulaşmaktadır ancak bu yeterli değildir. Turistlerin nasıl karşılanacağına yönelik zihinsel bir değişim yaşanıp ona göre projelerimizi ve eforlarımızı yoğunlaştırmamız gerekiyor” dedi. Sözlerine “Şanlıurfa’da birçok projemizi gerçekleştirmiş bulunmaktayız, Sanat Sokakları ve konuk evleri gibi projelerimizin de faaliyete geçtiğini söylemek isterim. Bunun yanı sıra ULUSKON gibi uluslararası bir kuruluşun Şanlıurfa’da gerçekleştireceği çalışmalara bizim tam destek vereceğimizi belirtmek istiyorum” dedi.

Şanlıurfa İl Emniyet Müdürü Ulucan Urfa’da dümdüz tarımsal arazilerin bulunduğunu ama şehrin reklamının yeterince yapılmadığı için tarihi, kültürel ve ekonomik potansiyelinin çok altında kaldığını savundu. Dolayısıyla “ULUSKON’u, Şanlıurfa adına, ihracata yön verebilmek için çok iyi bir fırsat olarak görüyorum” dedi.

Başkan Nezaket Atasoy “ ULUSKON, Şanlıurfa yeni bağlantılara her zaman açık olduğumuz gibi zengin bir tarih ve kültürle kutsanmış Şanlıurfa’mızı yurtdışı pazarlarıyla tanıştırıp gerekli ticaret ve tanınırlık seviyelerine çıkarmayı hedefliyoruz” dedi.

OKUMAYA DEVAM ET

TAKVİM

Eylül 2020
P S Ç P C C P
 123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
282930  

TOGG | Türkiye’nin Otomobili

TANAP Avrupa Bağlantısı Açılış Töreni #TANAPtamam

TÜRK AKIM PROJESİ AÇILIŞ TÖRENİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çanakkale 1915 Köprüsü Kule Tamamlama Töreni

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fatih sondaj gemisini #MilliEnerjideYeniMüjde

ENERJİ PETROL MEDYA GRUP – YENİ NESİL MEDYA | TÜRKİYE

DÜNYA19 saat önce

TÜRKİYE YÜZYILI ZİRVESİ VE PARA SOHBETLERİ

DÜNYA20 saat önce

Türkiye ile Portekiz arasında “ETOK/JETCO Protokolü” imzalandı

DÜNYA1 gün önce

ULUSKON Başkanı Nezaket Atasoy ŞanlıUrfa’da İş Dünyası Temsilcileri ve Sivil Toplum Kuruluşlarıyla Bir Araya Geldi

DÜNYA2 gün önce

ÖZDEMİR BAYRAKTAR BİLİM MERKEZİ AÇILDI

DÜNYA2 gün önce

Ticaret Bakanı Mehmet Muş, Ocak Ayı Dış Ticaret Rakamlarını Açıkladı

DÜNYA3 gün önce

ULAŞTIRMA VE ALTYAPI BAKANLIĞI: TREN BİLETİ SATIŞ SİSTEMİ YENİLENDİ

DÜNYA5 gün önce

İŞ DÜNYASI | YILDA 5 BİN ADET İNSAN VE YANGIN ASANSÖRÜ ÜRETECEK

DÜNYA5 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bilecik’te gençlerle bir araya geldi

DÜNYA5 gün önce

“20 yıldır sadece eser ve hizmet siyaseti yaptık”

DÜNYA7 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bilecik’te toplu açılış törenine katıldı

DÜNYA7 gün önce

“Türkiye’yi bölgesinin üretim ve ticaret merkezi hâline getirdik”

DÜNYA1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bilecik’te Ertuğrul Gazi Türbesi’ni ziyaret etti

DÜNYA1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kültür ve Turizm Bakanlığı Özel Ödülleri Töreni’ne katıldı

DÜNYA2 hafta önce

Dev yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kâğıthane-İstanbul Havalimanı metro hattının açılışını yaptı

DÜNYA2 hafta önce

“Türkiye; artık ekonomik büyümesiyle, diplomatik hamleleriyle kendinden söz ettiriyor”

DÜNYA2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bursa’da toplu açılış törenine katıldı

DÜNYA3 hafta önce

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, Ankara-Sivas hattı aydınlık geleceğin en önemli nişanelerinden

DÜNYA3 hafta önce

“Vatan toprağını eserlerimizle ilmek ilmek dokuyoruz”

DÜNYA3 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Muğla’da toplu açılış törenine katıldı

DÜNYA3 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rami Kütüphanesi Açılış Töreni’ne katıldı

DÜNYA3 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çalışanların ve emeklilerin ücretlerinde enflasyon sebebiyle oluşan refah kaybını telafi ediyoruz”

DÜNYA3 hafta önce

“İhracatta Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırdık”

DÜNYA3 hafta önce

“Savunma sanayiinde büyük bir zihniyet devrimi gerçekleştirdik”

DÜNYA3 hafta önce

“Sanayiden tarıma, bilimden spora, istihdamdan konuta her alanda gençlerimizin yanındayız”

DÜNYA3 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan Antalya’da Köy Konutları Anahtar Teslim Töreninde konuştu

DÜNYA4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Antalya’da toplu açılış törenine katıldı

DÜNYA4 hafta önce

Türkiye Varlık Fonu A.Ş. Yönetim Kurulu, Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında toplandı

DÜNYA4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan,“Toprağımıza sahip çıkmanın, onu işleyen çiftçilerimize destek olmanın gayreti içindeyiz”

DÜNYA4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, restorasyonu tamamlanan Yeni Camii’nin açılışını gerçekleştirdi

DÜNYA4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Genel Merkezi’nde düzenlenen Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’na katıldı.

DÜNYA4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “7. Anadolu Medya Ödülleri” programına katıldı

DÜNYA1 ay önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Krizleri fırsata dönüştürerek tarihimizin en yüksek büyüme oranlarına ve ihracat rakamlarına eriştik”

DÜNYA1 ay önce

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, yeni yıla Ankara’da zorlu koşullarda çalışan kuryelerle birlikte girdi.

DÜNYA1 ay önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “2023’te milletimizin her bir ferdine ve tüm insanlığa barış, huzur, refah ve esenlik dolu bir yıl diliyorum”

DÜNYA1 ay önce

Dev yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan, 1 Milyon İstihdam Projesi Kamuoyu Bilgilendirme Programı’na katıldı

DÜNYA1 ay önce

OGM, İLK T70 YANGIN SÖNDÜRME HELİKOPTERİNİ TESLİM ALDI

DÜNYA1 ay önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, MHP Genel Başkanı Bahçeli’yi kabul etti

DÜNYA1 ay önce

Emine Erdoğan, Çocuk Hastanesi Çocuk Hematolojisi ve Onkolojisi Servisi’nde tedavi gören çocukları ziyaret etti

DÜNYA1 ay önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Emeklilik hakkının kullanılması hususunda herhangi bir yaş sınırı uygulanmayacaktır”

DÜNYA1 ay önce

“Bilim ve teknolojiyi Türkiye’nin hedeflerine ulaşmasında en önemli araç, en etkili imkân olarak görüyoruz”

DÜNYA4 sene önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti mesajı

DÜNYA3 sene önce

Metin Aslım : İş ve Cemiyet Hayatının Sevilen Siması

DÜNYA3 sene önce

İyi ki varsın ZEHRA KARAKAŞ BEGEN

DÜNYA3 sene önce

İyi ki varsın Aysu YAVUZ

DÜNYA3 sene önce

İyi ki varsın Emel USLU ATİK ;

İYİ Kİ VARSIN2 sene önce

İyi ki varsın Nurten ÖZTÜRK

DÜNYA3 sene önce

İyi ki varsın Nuray ÖZÇELİK;

DÜNYA6 ay önce

Ankara-Yerköy-Kayseri Hızlı Tren Hattı temeli atıldı

DÜNYA3 sene önce

İyi ki varsın Hüseyin ÇEŞMECİOĞLU :

DÜNYA2 sene önce

İyi ki varsın Nalan Gazezoğlu

DÜNYA2 sene önce

Sektöre Yön verenler ; Eda DEMİRHAN

DÜNYA3 sene önce

İyi ki varsın Gül ALCANSOY;

DÜNYA7 ay önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AB Konseyi Başkanı Michel ile görüştü

DÜNYA3 sene önce

İyi ki varsın Beril ÇAVUŞOĞLU

DÜNYA3 sene önce

İyi ki varsın AYSUN ŞAHANOĞLU KABA ;

GÜNCEL2 sene önce

Sektöre Yön Verenler Berfu GÜVEN

Enerji petrol Medya Ceo -Mehmet Ali Setencioğlu ,
MAVİ YOLCULUK4 sene önce

TEKNE KİRALAMA | İZMİR ÇEŞME ALAÇATI

İYİ Kİ VARSIN2 sene önce

İyi ki varsın Semra Aman Akyürek

DÜNYA3 sene önce

İyi ki varsın Yusuf Burak ASLANPINAR;

ENERJİ2 sene önce

Tekfen Holding “Kadınlarla Güçlendirilmiş Yönetim Kurulu” ödülünü üçüncü kez aldı!

DÜNYA3 sene önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy ile ortak basın toplantısı düzenledi

GÜNCEL2 sene önce

Başarımız, Başarınız olacak HANTEK KALIP

DÜNYA2 sene önce

İyi ki varsın Prof. Dr. Başak SOLMAZ

DÜNYA2 sene önce

Türkiye’nin En Etkin 50 CFO’su belli oldu

DÜNYA3 sene önce

İyi ki varsın Doç. Dr. Esin Yalçınkaya

DÜNYA2 sene önce

İyi ki varsın Semra İĞTAÇ

DÜNYA9 ay önce

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Turizm Yatırım Forumu’na katıldı

Tekne Firmaları Türkiye1 sene önce

Yatlar Burada | Türkiye

DÜNYA2 sene önce

İyi ki varsın Nazlıhan ALKAN

DÜNYA3 sene önce

Sektöre Yön Verenler Esra KANDEMİR

DÜNYA3 sene önce

MAN TÜRKİYE’den Ankara’ya dev yatırım

DÜNYA4 sene önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kyoto’da Ara Güler Fotoğraf Sergisi’ni açtı

DÜNYA3 sene önce

İyi ki varsın Sibel Şeref KANCAOĞLU ;

KİRALIK TEKNE3 sene önce

Çeşme İzmir | Kiralık Tekneler

DÜNYA4 ay önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TÜGVA 5. Olağan Genel Kurulu ve 6. Gençlik Buluşması’na katıldı

DÜNYA2 sene önce

Sektöre yön verenler, Ahmet ÇALLI

DÜNYA2 sene önce

Sektöre Yön verenler ; Mehmet TAŞ

KİRALIK TEKNE4 sene önce

Çeşme Kiralık Tekne

GÜNCEL2 sene önce

Topluma sürdürülebilir değer katan, itibarlı şirketler grubu KALE GRUP

DÜNYA2 sene önce

İyi ki varsın İnci Recepoğulları

DÜNYA1 sene önce

“Türkiye, son 19 yılda, diğer pek çok alan gibi savunma sanayiinde de âdeta bir devrim gerçekleştirmiştir”

GÜNCEL1 sene önce

HATAY’ ın Güçlü Kadınları

DÜNYA2 sene önce

ELMADAĞ MOBİLYACILAR İHTİSAS OSB’NİN TEMELİ ATILDI

DÜNYA2 sene önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan Türkiye Genç İş Adamları heyetini kabulünde açıklamalarda bulundu

DÜNYA2 sene önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “OECD İstanbul Merkezi Açılış Töreni”ne Video Mesaj Gönderdi

DÜNYA2 sene önce

Cumhurbaşkanlığı Kültür Sanat Büyük Ödülleri sahiplerini buldu

DÜNYA2 sene önce

Dev yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan, ETİ Maden Lityum Üretim Tesisi Açılış Töreni’nde konuştu

DÜNYA2 sene önce

Dev Yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sarıkamış-Karakurt-Horasan yolu açılış töreninde konuştu

DÜNYA2 sene önce

Dev Yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan milli helikopter motoru teslim töreninde önemli açıklamalar

DÜNYA4 sene önce

“EVLATLARIMIZA MİRAS KALACAK BİR GÖNÜL KÖPRÜSÜ KURDUĞUMUZA İNANIYORUM”

DÜNYA4 sene önce

“G-20 platformu, küresel meselelerin çözümünde daha etkin ve güçlü bir mecra olmalı”

DÜNYA4 sene önce

“TÜRKİYE VE JAPONYA’NIN DOSTLUĞU; KÖKLÜ, DERİN VE SAMİMİ”

DÜNYA4 sene önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kyoto’da Ara Güler Fotoğraf Sergisi’ni açtı

DÜNYA4 sene önce

“TÜRKİYE İLE JAPONYA ARASINDAKİ İŞ BİRLİĞİNİN DEĞERİ DAHA DA YÜKSELMİŞTİR”

DÜNYA4 sene önce

“TÜRKİYE İLE JAPONYA ARASINDAKİ DOSTLUK VE YAKIN İŞ BİRLİĞİ TAKDİRLE KARŞILANIYOR”

www.teknetuccari.com

GENÇ İŞ DÜNYASI