Türk İş Dünyası - 2008

DÜNYA

Cumhurbaşkanı Erdoğan,“Doğu Akdeniz’de anlaşmazlıkların samimi bir diyalogla, uluslararası hukuk temelinde çözümü öncelikli tercihimizdir”

Genç Gazeteciler

Haber Burada

Tarih

Birleşmiş Milletler 75. Genel Kurulu’na hitap eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de de başka bir bölgede de kimsenin hakkında, hukukunda, meşru çıkarlarında gözünün bulunmadığını belirterek, “Ancak, ülkemizin ve Kıbrıs Türklerinin haklarının çiğnenmesine, çıkarlarının yok sayılmasına da göz yumamayız. Anlaşmazlıkların samimi bir diyalogla, uluslararası hukuk temelinde, hakkaniyete uygun biçimde çözümü öncelikli tercihimizdir” dedi.

Birleşmiş Milletlerde yürüttüğü başarılı çalışmalar dolayısıyla Muhammed Bande’ye teşekkür ederek konuşmasına başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Genel Kurul Başkanlığını devralan Büyükelçi Volkan Bozkır’a da tebriklerini iletti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Büyükelçi Bozkır’ın ülkelerin ezici çoğunluğunun desteğiyle bu göreve seçilmesinin, tecrübeli bir diplomat ve siyasetçi olarak şahsi meziyetlerinin yanı sıra Türkiye’ye duyulan güvenin de işareti olduğunu söyledi. Birleşmiş Milletler sistemindeki en üst düzeyli görevi üstlenen ilk Türk vatandaşı olarak Büyükelçi Bozkır’ın, uluslararası toplumun sesi ve vicdanı olacağına inandığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendisinin görevini adil ve şeffaf bir şekilde yürüteceğinden şüphe duymadığını vurguladı.

“İNSANLIĞIN KADERİ SINIRLI SAYIDAKİ ÜLKENİN KEYFİNE BIRAKILAMAZ”

Genel Kurul’un “Kovid-19’la mücadele ve çok taraflılık” temasıyla düzenlenmesini, isabetli bulduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin bu konudaki taahhütlerine bağlı ve Kovid-19’la mücadeleye destek vermekte kararlı olduğunu söyledi. Salgının, dünyayı çeşitli sınamalarla baş etmekte zorlandığı bir dönemde yakaladığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, zaten tartışılan küreselleşme, kurallara dayalı uluslararası sistem ve çok taraflılığın, salgının etkisiyle şimdi daha da çok sorgulandığını dile getirdi.

Bardağın dolu ve boş taraflarının doğru ve samimi şekilde değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bardağın boş kısmında, Birleşmiş Milletler başta olmak üzere, çok taraflı örgütlerin reform ihtiyacı bulunuyor. Mevcut küresel mekanizmaların, bu krizde ne kadar etkisiz kaldığını gördük. Öyle ki, Birleşmiş Milletlerin en temel karar alma organı olan Güvenlik Konseyi’nin salgını gündemine alması haftalar, hatta aylar sürdü. Salgının başlarında, ülkelerin kendi hâllerine terk edildiği bir manzara ortaya çıktı. Böylece, yıllardan beri bu kürsüden ısrarla dile getirdiğim ‘Dünya Beşten Büyüktür’ tezinin haklılığını bir kez daha görmüş olduk. İnsanlığın kaderi sınırlı sayıdaki ülkenin keyfine bırakılamaz. Uluslararası örgütlerdeki itibar kaybının önüne geçmek için öncelikle zihniyetimizi, kurumlarımızı ve kurallarımızı gözden geçirmeliyiz. Etkin çok taraflılık, etkin çok taraflı kurumların varlığını gerektirir. Güvenlik Konseyi’nin yeniden yapılandırılmasından başlayarak kapsamlı ve anlamlı reformları süratle uygulamaya sokmalıyız. Konseyi, daha etkin, demokratik, şeffaf, hesap verebilir bir yapıya ve işleyişe kavuşturmalıyız.”

“ÇOK TARAFLI İŞ BİRLİĞİ İÇİN ELİMİZDEKİ KURUMLARI EN ETKİN ŞEKİLDE KULLANMAYA ÇALIŞMALIYIZ”

Aynı şekilde, uluslararası toplumun ortak vicdanını yansıtan Genel Kurulun da güçlendirilmesi gerektiğinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bardağın dolu tarafında ise BM’nin insanlığın barış, adalet ve refah arayışında bir dönüm noktası olma potansiyelini sürdürmesinin bulunduğunu söyledi.

“Henüz salgın krizinin üstesinden gelemediğimizi de göz önünde bulundurarak çok taraflı iş birliği için elimizdeki kurumları ve mekanizmaları en etkin şekilde kullanmaya çalışmalıyız” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sorunların küresel olduğu durumlarda, yerel çözümlerin ancak günü kurtaracağını ifade etti.

Uzun vadeli çözümler için uluslararası dayanışmanın şart olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin salgın krizinin ilk günlerinden itibaren, tüm uluslararası platformlarda iş birliği çağrısında bulunduğunu, G-20’de, Türk Konseyi’nde, MİKTA’da, İslam İşbirliği Teşkilatında ve diğer platformlarda salgınla mücadele amaçlı çalışmaların en önünde yer aldığını aktardı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin “Dost kara günde belli olur” anlayışıyla tıbbi malzeme yardımı talep eden 146 ülkeye ve yedi uluslararası kuruluşa elini uzattığını, yürüttüğü tahliye operasyonlarıyla, 141 ülkedeki 100 binden fazla vatandaşın evlerine dönüşünü sağladığını, aynı seferlerle 67 ülkeden 5 bin 500’den fazla yabancıyı da vatanlarına kavuşturduğunu kaydetti.

“YARDIM VE TAHLİYE ÇALIŞMALARIMIZ İÇİN KİMSEDEN HERHANGİ BİR KARŞILIK BEKLEMEDİK”

Tüm bunları koronavirüs diplomasisi niyetiyle yapmadıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yardım ve tahliye çalışmalarımız için kimseden herhangi bir karşılık beklemedik, beklemiyoruz. Mağdurların ve mazlumların yanında olmak, milletimizin mayasında ve girişimci ve insani dış politikamızın özünde vardır. Buradan bir kez daha, tıbbi malzeme ve ilaç tedariki ile aşı geliştirme çalışmalarının rekabet konusu yapılmaması çağrısında bulunuyorum. Hangi ülkede üretilirse üretilsin, kullanıma hazır hâle getirilecek aşılar, insanlığın ortak istifadesine sunulmalıdır” değerlendirmesinde bulundu.

Salgınla birlikte, devlet kapasitesi, etkin yönetişim ve dayanıklılık gibi unsurların ne kadar hayati role sahip olduğunu hep birlikte bir kez daha tecrübe ettiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin başarı hikâyesinin arkasında, Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi ile tesis ettiği etkin yönetişim mekanizmaları, sağlık alanındaki altyapı yatırımlarının geliştirdiği yüksek kapasite ve yetişmiş insan kaynağının bulunduğunu anlattı.

Bununla beraber, salgının dünya genelindeki çatışma dinamiklerini olumsuz etkilediğini ve kırılganlıkların arttığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “BM Genel Sekreteri’nin, bizim de desteklediğimiz, küresel insani ateşkes çağrısının somut sonuçlar doğurmamış olmasından üzüntü duyuyoruz. Türkiye olarak, ülkemize ve insanlığa yönelen tehditleri, gerektiğinde her türlü inisiyatifi alarak bertaraf etmenin yollarını arıyoruz” dedi.

“TÜRKİYE, YILLARDIR 4 MİLYONA YAKIN SURİYELİ SIĞINMACIYI KENDİ TOPRAKLARINDA BARINDIRIYOR”

Suriye’de 10. yılına giren ihtilafın, bölgenin güvenlik ve istikrarı için tehdit oluşturmaya devam ettiğini de belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Bölgede DEAŞ’a karşı ilk ve en ciddi darbeyi vuran ülke olarak PKK/YPG terör örgütüyle de mücadeleyi sürdürüyoruz. Uluslararası toplum olarak, tüm terör örgütlerine karşı aynı ilkeli tutumu takınmadan ve kararlı duruşu göstermeden, Suriye meselesine kalıcı çözüm bulamayız. Bu yaklaşım, Suriye’ye güvenli ve gönüllü geri dönüşlerin temin edilmesi için de şarttır. Suriye’de terör örgütlerinden kurtardığımız bölgelere 411 binin üzerinde Suriyeli kardeşimizin dönmesi bunun en açık göstergesidir.”

Aynı şekilde, Türkiye’nin güvenli hâle getirdiği bölgeler sayesinde, İdlib başta olmak üzere, ülkenin çeşitli yerlerinden milyonlarca Suriyelinin de vatanlarından ayrılmalarının önüne geçtiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Türkiye, yıllardır 4 milyona yakın Suriyeli sığınmacıyı, tüm ihtiyaçlarını karşılayarak kendi topraklarında barındırıyor. Bir o kadar Suriyelinin ihtiyaçlarını da sınırımıza yakın yerler başta olmak üzere, kontrol altında tuttuğumuz bölgelerde, yerinde karşılıyoruz. Son olarak bu kardeşlerimiz için İdlib’de ve diğer yerlerde on binlerce briket konut inşa ediyoruz. Bütün bu faaliyetleri, uluslararası toplumdan ve uluslararası kuruluşlardan kayda değer bir destek almadan, kendi imkânlarımızla ve halkımızın desteğiyle yürütüyoruz. Suriye’deki ihtilafın Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 2254 sayılı kararındaki yol haritası temelinde çözülmesi, hepimizin önceliği olmalıdır. Bunun için özellikle Birleşmiş Milletlerin himayesinde başlatılan, Suriyeliler tarafından da sahiplenilen ve yönlendirilen siyasi sürecin başarıyla sonuçlandırılması gerekiyor. Suriye’nin, toprak bütünlüğü ve siyasi birliği korunmuş olarak kalıcı bir barışa ulaşabilmesi, ancak bu şekilde mümkündür. Bu hedef gerçekleşene kadar, Suriye’nin siyasi birliği ve toprak bütünlüğü ile millî güvenliğimize kasteden terör örgütlerini engellemekte kararlıyız.”

“BİRLEŞMİŞ MİLLETLERİN GÜÇLÜ BİR TAVIR ALMASININ VAKTİ GELMİŞTİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün dünyada en çok sığınmacıya ev sahipliği yapan Türkiye gibi ülkelerin, yaptıkları fedakârlıkla tüm insanlığın onurunu kurtardığını, buna karşılık aralarında bazı Avrupa ülkelerinin de yer aldığı kimi devletlerin, sığınmacıların ve göçmenlerin haklarını ihlal ettiğini kaydetti.

“Cenevre Sözleşmesi’ni ve uluslararası insan hakları sistemini aşındıran bu ihlaller karşısında Birleşmiş Milletlerin güçlü bir tavır almasının vakti gelmiştir” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Libya’da, darbecilerin geçen yıl meşru Millî Mutabakat Hükûmeti’ni devirmek için başlattığı saldırılar, bu ülkeye sadece acı ve yıkım getirmiştir. Uluslararası toplum, yapılan katliamların, insan hakları ihlallerinin ve özellikle Tarhuna şehrinde bulunan toplu mezarların hesabını, ne darbecilerden ne de destekçilerinden sorabilmiştir. Libya’nın meşru hükûmetinin yardım çağrısına somut cevap veren ve destek sağlayan tek ülke Türkiye olmuştur. Libya’da kalıcı siyasi çözümün, Libyalılar tarafından yürütülecek kapsayıcı ve kapsamlı diyalog yoluyla tesis edilebileceğine inanıyoruz.”

Yemen’de beş yılı aşkın süredir akan kanın durdurulması ve insani krizin önüne geçilmesinin de uluslararası toplumun sorumluluğunda olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bölgede nüfuz kazanma niyetiyle Yemen’in egemenliğine, siyasi birliğine ve toprak bütünlüğüne göz dikenleri ve Yemenlilerin ıstırabının sürmesine göz yumanları tarih affetmeyecektir” diye konuştu.

“IRAK’A HER ALANDA DESTEK OLURKEN, ÖZELLİKLE TERÖRLE MÜCADELEDE DAHA YAKIN İŞ BİRLİĞİ YAPMAK İSTİYORUZ”

Irak’ın dış güçlerin çatışma sahasına dönüşmemesi, bölge için istikrar ve refah üreten bir konuma gelmesinin samimi arzuları olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Komşumuz Irak’a her alanda destek olurken, özellikle terörle mücadelede daha yakın iş birliği yapmak istiyoruz. Tıpkı DEAŞ gibi, Irak’ta yuvalanan PKK terör örgütünün kökünü kazıma konusunda, uluslararası toplumdan ve bu ülkeden samimi iş birliği bekliyoruz. Bölgenin terör örgütlerinden temizlenmesi, insanlığın en kadim coğrafyasına ev sahipliği yapan Irak’ın geleceğinin aydınlanmasına katkı sağlayacaktır” ifadesini kullandı.

İran’ın nükleer programıyla ilgili hususların uluslararası hukuk dikkate alınarak diplomasi ve diyalog yoluyla çözülmesinden yana olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tüm tarafların, bölgesel ve küresel güvenliğe ciddi katkılar sağlayan Kapsamlı Ortak Eylem Planı’ndaki yükümlülüklerine riayet etmeleri çağrımızı tekrarlıyorum” dedi.

“TÜRKİYE OLARAK FİLİSTİN HALKININ RIZA GÖSTERMEDİĞİ HİÇBİR PLANA DESTEK VERMEYECEĞİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, insanlığın kanayan yarası olan Filistin’deki işgal ve zülüm düzeninin, vicdanları acıtmaya devam ettiğinin altını çizerek sözlerini şöyle sürdürdü: “Üç büyük dinin kutsallarına ev sahipliği yapan Kudüs’ün mahremiyetine uzanan kirli el, cüretini giderek artırıyor. Filistin halkı, İsrail’in tüm baskı, şiddet ve yıldırma politikalarına yarım asırdan uzun bir süredir göğüs geriyor. ‘Asrın Anlaşması’ adı altında Filistin tarafına dayatılmaya çalışılan teslimiyet belgesi reddedilince, İsrail bu kez iş birlikçilerinin yardımıyla kaleyi içeriden fethetme girişimlerine hız vermiştir. Türkiye olarak Filistin halkının rıza göstermediği hiçbir plana destek vermeyeceğiz. Kimi bölge ülkelerinin bu oyuna ortak olması, İsrail’in temel uluslararası parametreleri aşındırma çabalarına hizmet etmenin ötesinde anlam taşımıyor. Birleşmiş Milletler kararları ve uluslararası hukukun hilafına Kudüs’te Büyükelçilik açma niyetini beyan eden ülkeler, bu tavırlarıyla sadece ihtilafın daha da çetrefil hâle gelmesine hizmet ediyor. Filistin meselesi, ancak 1967 sınırları temelinde başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız, egemen ve coğrafi devamlılık içinde bir Filistin Devleti’nin kurulmasıyla çözülebilir. Bunun dışındaki çözüm arayışları beyhudedir, tek taraflıdır, adaletsizdir.”

Temmuz ayında Azerbaycan topraklarına saldıran Ermenistan’ın, Güney Kafkasya’da kalıcı barış ve istikrarın önündeki en büyük engel olduğunu bir kez daha ispatladığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yukarı Karabağ sorunu başta olmak üzere bölgedeki ihtilafların, Azerbaycan ve Gürcistan’ın toprak bütünlüğü ve egemenliği ile Birleşmiş Milletler ve AGİT kararları doğrultusunda bir an evvel çözülmesinden yana olduklarını söyledi.

Güney Asya’nın istikrar ve barışı için de kilit önem taşıyan Keşmir sorununun da hâlen çözüm beklediğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cammu-Keşmir’in özel statüsünün ilgasının ardından atılan adımların sorunu daha da karmaşık hâle getirdiğini söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu meselenin diyalog yoluyla, Birleşmiş Milletler kararları çerçevesinde ve özellikle Keşmir halkının beklentileri doğrultusunda çözülmesinden yana olduklarını kaydetti.

“ÜLKEMİZİ DIŞLAMA AMAÇLI NAFİLE ADIMLARIN BAŞARI ŞANSI KESİNLİKLE YOKTUR”

Doğu Akdeniz konusuna da değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Doğu Akdeniz’de bir süredir yaşanan gerilimin gerisinde, ‘kazanan hepsini alır’ anlayışıyla hareket eden ülkeler bulunuyor. Ülkemizi dışlama amaçlı nafile adımların başarı şansı kesinlikle yoktur” dedi.

Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de de başka bir bölgede de kimsenin hakkında, hukukunda, meşru çıkarlarında gözünün bulunmadığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Ancak, ülkemizin ve Kıbrıs Türklerinin haklarının çiğnenmesine, çıkarlarının yok sayılmasına da göz yumamayız. Bölgede bugün yaşanan sıkıntıların sebebi, Yunanistan ile Kıbrıs Rum kesiminin 2003’ten beri maksimalist taleplerle attıkları tek yanlı adımlardır. Türkiye, Doğu Akdeniz’deki her türlü olumsuz gelişmenin yükünü tek başına omuzlamak durumunda bırakılan bir ülkedir. Buna karşılık, bölgedeki doğal kaynaklar söz konusu olduğunda ülkemizin yok sayılması, ne akıl ve vicdanla ne de uluslararası hukukla izah edilebilir. Anlaşmazlıkların samimi bir diyalogla, uluslararası hukuk temelinde, hakkaniyete uygun biçimde çözümü öncelikli tercihimizdir. Ancak aksi yöndeki hiçbir dayatmaya, tacize, saldırıya asla müsamaha göstermeyeceğimizi de açıkça ifade etmek istiyorum. Doğu Akdeniz’deki kıyıdaş ülkeler arasında diyalog ve iş birliğini tesis etmeye yönelik çağrımızı burada tekrarlamak istiyorum. Bu amaçla tüm bölge ülkelerinin hak ve çıkarlarının göz önünde bulundurulduğu, içinde Kıbrıs Türklerinin de yer aldığı bölgesel bir konferans düzenlenmesini teklif ediyoruz.”

Bölgedeki krizin sebeplerinden birinin de 1968 yılından bu yana aralıklarla devam eden müzakerelerde Kıbrıs meselesine adil, kapsamlı ve kalıcı bir çözüm bulunamaması olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:

“Çözümün önündeki yegâne engel, Rum tarafının uzlaşmaz, hak tanımaz, şımarık yaklaşımıdır. Uluslararası anlaşmaları hiçe sayan Rum tarafı, Kıbrıs Türklerini kendi yurtlarında azınlık yapmayı, hatta tümüyle adadan tasfiye etmeyi amaçlıyor. Garantör ülke sıfatıyla, Kıbrıs Türk halkını haklı davasında hiçbir zaman yalnız bırakmadık, bundan sonra da bırakmayacağız. Kıbrıs meselesinde çözüm, ancak Kıbrıs Türk halkının Ada’nın ortak sahibi olduğu gerçeğinin kabul edilmesiyle mümkündür. Kıbrıs Türk halkının güvenliği ile Ada’daki tarihsel ve siyasi haklarını kalıcı biçimde teminat altına alacak her çözümü destekleyeceğiz.”

“KİTLE İMHA SİLAHLARININ TAMAMI ORTADAN KALDIRILMALI”

Bu sene Hiroşima ve Nagasaki’ye atom bombası atılmasının 75. yılı olduğunu anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, silahsızlanmanın, küresel barış ve güvenliğin sağlanması bakımından hayati önem taşıdığını vurguladı. Buna karşılık silahların kontrolü mimarisinin, son yıllarda önemli hasarlar aldığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, uluslararası toplumun bu konuda eşitlik ve adalet temelinde ilerleyerek kitle imha silahlarının tamamını ortadan kaldırması gerektiğini söyledi.

Hep birlikte hareket etme mecburiyetinin bulunduğu bir diğer önemli konunun iklim değişikliği olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, insanoğlunun tabiatın dengelerine müdahale etmesinin nasıl ağır bedellere yol açabileceğinin görüldüğünü ifade etti.

Bu kötü gidişatı durdurmak ve tersine çevirmek mecburiyetinde olduklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye olarak gelinen noktadaki tarihî mesuliyetimiz yok denecek kadar az olmasına rağmen, bu mücadeleye samimiyetle destek veriyor ve yükümlülüklerimizi yerine getiriyoruz. Yakın geçmişte Birleşmiş Milletler Çölleşmeyle Mücadele Sözleşmesi Taraflar Konferansı’na ev sahipliği yaptık. Afrika başta olmak üzere pek çok bölge ve ülkeyle verimli bir iş birliği yürüttük. Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi’nin 2022’de yapılacak 16’ncı Taraflar Konferansının da ev sahipliğini üstlendik” dedi.

“IRKÇILIK, YABANCI KARŞITLIĞI, İSLAM DÜŞMANLIĞI VAHİM BOYUTLARA ULAŞTI”

İnsanlığı tehdit eden ancak nedense görünmez sayılan bir soruna dikkati çekmek istediğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, ırkçılık, yabancı karşıtlığı, İslam düşmanlığı ve nefret söyleminin vahim boyutlara ulaştığını ifade etti.

Salgın sürecinde yabancı düşmanlığı ve ırkçılık iyice artarken göçmenler ve sığınmacılar başta olmak üzere savunmasız kişilere yönelik şiddet eylemlerinin hız kazandığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Ön yargılardan ve cehaletten beslenen bu tehlikeli eğilimlere en çok da Müslümanlar maruz kalıyor. Bu tehlikeli gidişin en önemli sorumluları, oy uğruna popülist söylemlere yönelen siyasetçiler ile ifade özgürlüğünü suiistimal ederek nefret söylemini meşrulaştıran marjinal kesimlerdir. Tüm uluslararası kuruluşları acilen bu zihniyete karşı mücadelede daha somut adımlar atmaya davet ediyorum. Yeni Zelanda’da Müslümanlara yönelik terör saldırısının yıl dönümü olan 15 Mart tarihinin, Birleşmiş Milletler tarafından ‘İslam Düşmanlığına Karşı Uluslararası Dayanışma Günü’ olarak ilan edilmesi çağrımı tekrarlıyorum. Birleşmiş Milletlerden sonra en büyük ikinci uluslararası kuruluş olan İslam İşbirliği Teşkilatı, bu günü resmen kabul etmiştir.”

“GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELER İLE DÜŞÜK GELİR DÜZEYİNE SAHİP ÜLKELER KRİZDEN DAHA FAZLA ETKİLENDİ”

Salgın ve onunla bağlantılı olarak tırmanan ekonomik krizin, sürdürülebilir kalkınma ve 2030 hedefleri bakımından da olumsuz etkilere yol açtığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, gelişmekte olan ülkeler ile düşük gelir düzeyine sahip ülkelerin bu krizden daha fazla etkilendiklerini belirtti.

“Esasen, salgın döneminde yaşananlar bize sürdürülebilir kalkınma hedeflerinin her türlü küresel krizle mücadelede önemli bir yol gösterici olabileceğini gösterdi” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, krizden çıkışın ekonomik reçetelerini tasarlarken dijitalleşmenin dönüştürücü gücünden de yararlanılması gerektiğini bildirdi.

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin Dijital İşbirliği Haritasını desteklediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Küresel ve bölgesel meseleleri ele almak üzere tasarladığımız ilk ‘Antalya Diplomasi Forumu’nun temasını da dijital çağda diplomasi olarak belirledik. Ayrıca, En Az Gelişmiş Ülkeler için Birleşmiş Milletler Teknoloji Bankası’na da ev sahipliği yapıyoruz. En doğudaki Avrupalı ve en batıdaki Asyalı olmak üzere, her alanda Türkiye’nin özgül ağırlığını artırdığımızı bilmeniz lazım. Tarihin sarkacının yeniden Asya’ya doğru kaydığı bu dönemde, ‘Yeniden Asya’ girişimimizle, ilişkilerimize yeni bir dinamizm kazandıracağız” diye konuştu.

Türkiye’nin, coğrafi yakınlığı perçinleyen beşeri ve tarihî bağlara sahip olduğu Afrika ile ilişkilerinde de ciddi bir ivme yakaladığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, gelecek yıl Türkiye’de düzenlemek istedikleri Türkiye-Afrika Birliği Ortaklık Zirvesi’nin üçüncüsünde, Afrika’nın kapasitesini güçlendirmeyi amaçlayan projeleri hayata geçirmeyi planladıklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Sözlerime son verirken, içinden geçtiğimiz bu hassas dönemde çok taraflılığa verdiğimiz güçlü desteğin süreceğini belirtmek istiyorum. Salgına karşı elbette mesafeyi korumalıyız. Ancak uluslararası toplumu tehdit eden tüm imtihanlara karşı ortaklaşa mücadele ve iş birliğinde safları sıklaştırmak mecburiyetindeyiz. Tarih boyunca dünyanın en gözde şehirlerinden olan İstanbul’un Birleşmiş Milletler merkezi hâline gelmesi yönündeki gayretlerimizi sürdüreceğiz. 75. Genel Kurul çalışmalarının başarılı geçmesini diliyorum.”

DÜNYA

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Tunuslu Bakanlarla Bir Araya Geldi

Genç Gazeteciler

Haber Burada

Tarih

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Tunus Enerji Sanayi ve Madencilik Bakanı Fatma Sabit Şibub ve Tunus Ticaret ve İhracatı Geliştirme Bakanı Gülsüm bin Receb ile görüştü.

Türkiye Ticaret Bakanlığından yapılan açıklamada, Türkiye-Tunus İş ve Yatırım 2. Forumu’na katılmak üzere Tunus’a gelen Ticaret Bakanı Bolat’ın, Tunus Enerji, Sanayi ve Madencilik Bakanı Şibub’u makamında ziyaret etmesinin ardından Tunus Ticaret Bakanlığında, Ticaret ve İhracatı Geliştirme Bakanı Bin Receb ile heyetler arası görüşme gerçekleştirdiği belirtildi.

Bakan Bolat’ın Tunuslu bakanlar ile oldukça verimli ikili görüşme gerçekleştirdiği belirtilen açıklamada, iki ülke arasındaki ticaret hacmini artırma ve stratejik sektörlerde işbirliğini derinleştirmeye yönelik birçok konuda mutabık kalındığı, görüşmede Türkiye ile Tunus arasındaki ekonomik ilişkilerin güçlendirilmesi amacıyla enerji, sanayi ve madencilik sektörlerinde ortak projeler ve yatırımların ele alındığı kaydedildi.

Görüşmede yenilenebilir enerji hedefleri doğrultusunda Tunus’un 2030 yılı hedeflerinde Türk firmalarının oynayabileceği rolün yanı sıra fosfat, tekstil ve eczacılık gibi sektörlerde somut işbirliği fırsatlarının değerlendirildiği belirtildi.

Açıklamada, Bakan Bolat’ın ziyaretinin Türkiye ve Tunus arasındaki ekonomik ilişkilerin derinleştirilmesine ve karşılıklı fayda sağlayacak projelerin hayata geçirilmesine önemli katkılar sağlayacağı vurgulandı.

Görüşmenin ardından Bolat ve Bin Receb, başkent Tunus’ta yer alan Tunus Sanayi, Ticaret ve Sanatkarlar Birliği (UTICA) binasında düzenlenecek Türkiye-Tunus İş ve Yatırım 2. Forumu’na katılmak üzere bakanlık binasından ayrıldı.

  • Türkiye-Tunus İş ve Yatırım Forumu

Türkiye-Tunus İş ve Yatırım 2. Forumu, Bakan Bolat ile Tunus Ticaret ve İhracatı Geliştirme Bakanı Bin Receb’in katılımlarıyla Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) ve UTICA organizasyonunda yapılıyor.

Forum marjında Türkiye’den ve Tunus’tan iş insanlarının katılımlarıyla Tunus’taki yatırım fırsatlarının ve koşullarının değerlendirileceği yuvarlak masa toplantısı da gerçekleştirilecek.

Forum kapsamında Tunus’taki yatırım fırsatlarına ilişkin sunumların yapılması, iki ülke arasında mevcut ticari ve ekonomik ilişkiler ile yatırım olanaklarının gözden geçirilerek turizm, enerji, tarım, sanayi, tekstil gibi sektörlerde yatırım fırsatlarının ele alınması, B2B görüşmelerine imza atılması öngörülüyor.

Söz konusu forum, 5 Haziran’da DEİK ve UTICA işbirliğiyle İstanbul’da yapılan Türkiye-Tunus İş ve Yatırım Forumu’nun devamı niteliğinde olacak. Etkinlikte, İstanbul’da gerçekleştirilen görüşmelerin ve iki ülke için öncelikli görülen sektörlerde somut işbirliği adımlarının takibi hedefleniyor.

Türkiye ile Tunus arasındaki ticaret hacmi 2023 yılında 1,6 milyar dolar olarak kaydedildi. Bu hacmin yaklaşık 1,3 milyar doları Türkiye’nin ihracatından, 300 milyon doları ise ithalatından oluşuyor. Türk müteahhitleri Tunus’ta bugüne kadar 975 milyon dolar değerinde 21 proje hayata geçirdi.

OKUMAYA DEVAM ET

DÜNYA

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Cezayir Ticaret Heyeti Açılış Programı’nda Konuştu

Her Şey Güçlü Bir Türkiye İçin | Genç Gazeteciler

Genç Gazeteciler

Haber Burada

Tarih

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Türkiye ve Cezayir arasındaki 10 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefine ulaşma konusunda emin adımlarla ilerlediklerini belirterek, “İki ülke arasında çok yakın zamanda Tercihli Ticaret Anlaşması müzakerelerine başlanacağının müjdesini vermek istiyorum.” dedi.

Bolat, Türkiye’nin onur konuğu olduğu 55. Uluslararası Cezayir Fuarı dolayısıyla gittiği ülkede Cezayir Ticaret Heyeti Açılış Programı’na katıldı.

Burada yaptığı konuşmada, iş dünyası ve sivil toplum kuruluşlarının önde gelen temsilcilerinden oluşan bir heyetle yaptıkları ziyaretin, iki ülke arasındaki ticari ve ekonomik işbirliğini geliştirme konusunda önemli olduğunu bildiren Bolat, Cezayir Ticaret ve İhracatın Teşviki Bakanı Tayeb Zitouni ile geçen yılın kasım ayında iki ülke Cumhurbaşkanları başkanlığında Cezayir’de gerçekleştirdikleri Türkiye-Cezayir Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi ikinci dönem toplantısı kapsamında Tercihli Ticaret Anlaşması imzalanmasına ilişkin ortak bildiri imzaladıklarını anımsattı.

  • “Cezayir’de firmalarımızın toplam yatırım tutarı 6 milyar doları aştı”

Bolat, Cezayir ile ikili ticaret hacminin geçen yıl sonunda 6,3 milyar dolar olduğuna işaret ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu rakam, bugüne kadar ulaştığımız en yüksek seviyedir. 2024 yılının ilk 5 ayında yükseliş trendinin sürmekte olduğunu görmekten memnuniyet duyuyoruz. Nitekim ikili ticaret hacmimiz, bu yılın ilk 5 ayında bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 8’lik artış kaydederek yaklaşık 2,7 milyar dolar seviyesinde gerçekleşmiştir. Ortak ticaret hacmi hedefini 10 milyar dolara ulaştırma konusunda emin adımlarla ilerliyoruz, iki ülke arasında çok yakın zamanda Tercihli Ticaret Anlaşması müzakerelerine başlanacağının müjdesini vermek istiyorum.”

Cezayir ve Türkiye arasındaki ilişkilerin olumlu seyir izlediğine dikkati çeken Bolat, 55. Uluslararası Ticaret Fuarı’na 51 ihracatçı firma, kurum ve kuruluşun katılımıyla Bakanlık destekleriyle milli katılım organizasyonu düzenlendiğini aktardı. Bolat, Bakanlıkça Cezayir’e yönelik düzenlenen ticari etkinliklerin hız kesmeden sürdürüldüğünü bildirdi.

Bolat, iki ülke arasındaki karşılıklı yatırımlara da işaret ederek, şunları kaydetti:

“Türkiye’nin gelişmiş ve kalifiye iş gücü, istikrarlı ve düzenli yatırım ortamı, gelişmiş yatırım teşvik sistemi, yatırımcı dostu hükümet politikaları, stratejik coğrafi konumu tüm dünyadan birçok yatırımcı için eşsiz fırsatlar sunmaktadır. Cezayir, Türkiye’nin sadece Afrika’ya açılan kapısı değil, aynı zamanda Afrika’daki en büyük yatırım ortağı. Cezayir’de firmalarımızın yatırım tutarı 6 milyar doları aştı. Türkiye, Cezayir’de petrol ve doğal gaz harici en çok yatırım yapan ve en çok istihdam sağlayan ülkedir.”

  • “Cezayirli yatırımcılara her türlü desteği vermeye hazırız”

Cezayirli yatırımcılara Türkiye’de her türlü desteği vermeye hazır olduklarını belirten Bolat, iki ülke arasında başta tarımsal mekanizasyon ve güneş enerjisi olmak üzere yenilenebilir enerji, su altyapısı, hidrokarbon ve madencilik konularında işbirliği ve karşılıklı yatırımların artırılması için çalışmaya devam edeceklerini söyledi.

Bolat, iki ülke arasında 7 Mayıs’ta Ankara’da imzalanan anlaşmayla karşılıklı uçuş kısıtlamalarının kaldırıldığını, uçuş sayısının haftalık 35’ten 80’e çıkarıldığını da anımsattı.

Türk müteahhitlik firmalarının Cezayir’de bugüne kadar 21,3 milyar dolar değerinde 636 proje üstlendiğini bildiren Bolat, sektörün Cezayir’i önemli bir ortak olarak gördüğünü kaydetti.

Her Şey Güçlü Bir Türkiye İçin | Genç Gazeteciler

OKUMAYA DEVAM ET

DÜNYA

Hyundai Ege Denizi’ni Temizlemek İçin Düğmeye Basıyor.

Genç Gazeteciler

Haber Burada

Tarih

Hyundai, temiz bir gelecek için sosyal sorumluluk projelerine tüm hızıyla devam ediyor.

  • Hyundai, Sağlıklı Denizler Derneği ile birlikte Ege Denizi’ni atıklardan arındırmaya çalışacak.
  • Denizlerden toplanacak atık malzemeler, geri dönüşüm yoluyla araçlarda tekrar kullanılacak.

Hyundai Motor Company, üstün bir otomobil deneyimi için modellerine verdiği önemi, temiz bir çevre ve güçlü gelecek adına sosyal sorumluluk projelerine de aktarıyor. IONIQ modelleriyle başlayan ve tüm model gamına yayılan sürdürülebilirlik, araçların dış ve iç taraflarındaki aksamlarının geri dönüştürülmüş malzemelerden yapılmasına olanak sağlıyor. Hyundai bu bağlamda, Uluslararası Sağlıklı Denizler Derneği (Healthy Seas) ile birlikte ortaklaşa olarak dünyanın dört bir yanındaki denizleri ve okyanusları atıklardan arındırmaya çalışıyor.

Denizlerden her yıl düzenli olarak plastik, cam, balık ağları ve çöp çıkaran Hyundai, bu atık malzemeleri geri dönüşüm yoluyla yine ürettiği otomobillerinde kullanarak döngüsel ekonomiye de can vermiş oluyor. Hyundai’nin geçtiğimiz yıl denizlerden çıkardığı atık miktarı ise 42 tondan fazla ve bu miktarın 11 tonu balık yetiştirme ağlarından oluşuyor. Sağlıklı Denizler Derneği ile yapılan ortaklığın dördüncü yılında Ege Denizi’ni temizlemeye karar veren Hyundai, 2024 yılında da Yunanistan kıyılarından başlayarak özellikle büyük balık çiftliği ağları ve çeşitli plastikleri toplayacak.

Denizlerden alınacak tonlarca atık, IONIQ 5, IONIQ 6 ve Yeni SANTA FE için Econyl ipliğinden yapılan paspaslar gibi yeni ürünlere dönüştürülecek.

Her Şey Güçlü Bir Türkiye İçin | Genç Gazeteciler

OKUMAYA DEVAM ET

GENÇ GAZETECİLER | TÜRKİYE

YENİ NESİL MEDYA | TÜRKİYE

Her Şey Güçlü Bir Türkiye İçin | Genç Gazeteciler

TAKVİM

Eylül 2020
P S Ç P C C P
 123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
282930  

HER ŞEY GÜÇLÜ TÜRKİYE İÇİN

TOGG | Türkiye’nin Otomobili

TANAP Avrupa Bağlantısı Açılış Töreni #TANAPtamam

GENÇ GAZETECİLER BURADA

GÜÇLÜ TÜRKİYE

TÜRK AKIM PROJESİ AÇILIŞ TÖRENİ

TÜRKİYE YÜZYILI

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çanakkale 1915 Köprüsü Kule Tamamlama Töreni

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fatih sondaj gemisini #MilliEnerjideYeniMüjde

ENERJİ PETROL MEDYA GRUP – YENİ NESİL MEDYA | TÜRKİYE

DÜNYA2 saat önce

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Tunuslu Bakanlarla Bir Araya Geldi

DÜNYA1 gün önce

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Cezayir Ticaret Heyeti Açılış Programı’nda Konuştu

DÜNYA1 gün önce

Hyundai Ege Denizi’ni Temizlemek İçin Düğmeye Basıyor.

DÜNYA1 gün önce

BAYRAMDA 7 MİLYON 519 BİN 428 KİŞİ DEMİRYOLLARINI KULLANDI

DÜNYA1 gün önce

OTOYOLLARDAN 21 MİLYON 67 BİN 377 ARAÇ GEÇTİ

DÜNYA2 gün önce

Tiny House

DÜNYA3 gün önce

Hindistan’ın Ankara Büyükelçisi Virander Paul hayatını kaybetti

DÜNYA4 gün önce

GURUR PROJEMİZ TÜRKSAT 6A AMERİKA’DA

DÜNYA5 gün önce

Fetö’cüler Marka ve Patent İşlerini neden çok seviyorlar ? Fetö’cülere Kimler yardım ediyor ?

DÜNYA6 gün önce

DRONLARA ÖZEL HAVA OTOBANLARI

DÜNYA1 hafta önce

TÜRKİYE, HAVADA AVRUPA’NIN EN YOĞUN 3. ÜLKESİ

DÜNYA1 hafta önce

Mobil Tekerlekli Küçük Ev Üreticisi | Setencioğlu

DÜNYA1 hafta önce

Türkiye’nin İhracatı, Türk Hava Yolları’nın İndirimli Taşımacılığıyla Büyüyor

DÜNYA1 hafta önce

“KİRLİ ELLERİNİZİ İNSANLARIN ÜZERİNDEN ÇEKİN MERHAMETSİZLER”

DÜNYA1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kurban Bayramı dolayısıyla mesaj yayımladı

DÜNYA1 hafta önce

FETÖ’CÜLER MİLLETİMİZE TUZAK KURARKEN KİMLERE GÜVENİYOR ?

DÜNYA2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan G-7 Liderler Zirvesi’ne katıldı

DÜNYA2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, BBVA İcra Kurulu Başkanı Vila’yı kabul etti

DÜNYA2 hafta önce

“Türkiye ve İspanya olarak İsrail-Filistin ihtilafının çözümü yolunda birlikte çalışmaya devam edeceğiz”

DÜNYA2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İspanya Başbakanı Sanchez ile görüştü

DÜNYA2 hafta önce

Emine Erdoğan, İspanya Başbakanı’nın eşi Fernandez ile Madrid’deki Prado Müzesi’ni ziyaret etti

DÜNYA2 hafta önce

“İspanya ile ekonomik ve ticari ilişkilerimizi daha fazla geliştirmek arzusundayız”

DÜNYA2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İspanya Kralı VI. Felipe ile görüştü

DÜNYA2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan İspanya’da

DÜNYA2 hafta önce

FETÖ’CÜLER MİLLETİMİZE KURDUĞUNUZ TUZAKLARI BİR BİR BOZACAGIZ

DÜNYA2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin ikinci astronotu Atasever’i kabul etti

DÜNYA2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, UNRWA Genel Komiseri Lazzarini’yi kabul etti

DÜNYA2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Brezilya Dışişleri Bakanı Vieira’yı kabul etti

DÜNYA2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cezayir Dışişleri Bakanı Attaf’ı kabul etti

DÜNYA2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Asya Altyapı Yatırım Bankası Başkanı Jin’i kabul etti

DÜNYA2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP Genel Başkanı Özel ile görüştü

DÜNYA2 hafta önce

Türk Hava Yolları, Üst Üste Yedinci Kez ‘’Türkiye’nin En Değerli Markası’’ Oldu

DÜNYA2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Dünya Bankası Başkanı Banga’yı kabul etti

GÜNCEL2 hafta önce

YUSUFELİ PROJESİNİN SON HALKASI DA TAMAMLANDI

DÜNYA2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev ile görüştü

DÜNYA2 hafta önce

İstanbul Öğretmen Akademileri ve Atölyeleri Kapanış Dersi

DÜNYA2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Dünya Tütünsüz Günü ve Çevre Haftası Programı’nda gençlerle bir araya geldi

DÜNYA2 hafta önce

Önceliğimiz Düşük Maliyetli, Güvenilir ve Çevre Dostu Enerji

DÜNYA2 hafta önce

Sağlık Bakanı Dr. Fahrettin Koca Sağlık Koordinasyon Kurulu’nun Yeni Toplantısı İstanbul Pendik’te Yapıldı

DÜNYA2 hafta önce

FİKİRLER GİRİŞİMLERE DÖNÜŞÜYOR

DÜNYA5 yıl önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti mesajı

DÜNYA5 yıl önce

Metin Aslım : İş ve Cemiyet Hayatının Sevilen Siması

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Emel USLU ATİK ;

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Aysu YAVUZ

İYİ Kİ VARSIN4 yıl önce

İyi ki varsın Nurten ÖZTÜRK

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Beril ÇAVUŞOĞLU

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın ZEHRA KARAKAŞ BEGEN

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Nuray ÖZÇELİK;

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Hüseyin ÇEŞMECİOĞLU :

DÜNYA2 yıl önce

Ankara-Yerköy-Kayseri Hızlı Tren Hattı temeli atıldı

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Nalan Gazezoğlu

DÜNYA4 yıl önce

Sektöre Yön verenler ; Eda DEMİRHAN

GÜNCEL3 yıl önce

Sektöre Yön Verenler Berfu GÜVEN

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Gül ALCANSOY;

DÜNYA3 yıl önce

İyi ki varsın Prof. Dr. Başak SOLMAZ

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın AYSUN ŞAHANOĞLU KABA ;

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Nazlıhan ALKAN

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Hüseyin ÇALIŞKAN

DÜNYA2 yıl önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AB Konseyi Başkanı Michel ile görüştü

DÜNYA3 yıl önce

İyi ki varsın Hande ORTAY

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Yusuf Burak ASLANPINAR;

İYİ Kİ VARSIN4 yıl önce

İyi ki varsın Semra Aman Akyürek

ENERJİ3 yıl önce

İyi ki Varsın Mehmet Gültekin

ENERJİ4 yıl önce

Tekfen Holding “Kadınlarla Güçlendirilmiş Yönetim Kurulu” ödülünü üçüncü kez aldı!

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Sadık KUTANOĞLU

DÜNYA1 yıl önce

İyi ki varsın, Haşim İzol

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Doç. Dr. Esin Yalçınkaya

DÜNYA2 yıl önce

İyi ki varsın Özgür AKIN

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Semra İĞTAÇ

Enerji petrol Medya Ceo -Mehmet Ali Setencioğlu ,
MAVİ YOLCULUK5 yıl önce

TEKNE KİRALAMA | İZMİR ÇEŞME ALAÇATI

GÜNCEL4 yıl önce

Başarımız, Başarınız olacak HANTEK KALIP

DÜNYA4 yıl önce

Sektöre Yön Verenler Esra KANDEMİR

DÜNYA2 yıl önce

İyi ki varsın Ebru Milat Sezgin

DÜNYA4 yıl önce

Türkiye’nin En Etkin 50 CFO’su belli oldu

DÜNYA5 yıl önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy ile ortak basın toplantısı düzenledi

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Sibel Şeref KANCAOĞLU ;

DÜNYA2 yıl önce

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Turizm Yatırım Forumu’na katıldı

DÜNYA5 yıl önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kyoto’da Ara Güler Fotoğraf Sergisi’ni açtı

DÜNYA3 yıl önce

Sektöre yön verenler, Ahmet ÇALLI

DÜNYA3 yıl önce

İyi ki varsın Vahide Ayşit

YENİ NESİL MEDYA | TÜRKİYE

GÜÇLÜ TÜRKİYE
GÜÇLÜ TÜRKİYE

GENÇ GAZETECİLER | TÜRKİYE

GENÇ İŞ DÜNYASI

seers cmp badge