Türk İş Dünyası - 2008

DÜNYA

Cumhurbaşkanı Erdoğan,“Geleceğe ilişkin tüm planlarımızı, programlarımızı, hesaplarımızı millî iradenin üstünlüğüne olan teslimiyetimizle yapıyoruz”

Genç Gazeteciler

Haber Burada

Tarih

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Vesayetten Demokrasiye Millî İrade Sempozyumu’nda yaptığı konuşmada, “Bir daha bu ülkede, demokrasi ve millî irade ile darbe ve vesayet kesinlikle yan yana gelmeyecektir. Ülkemizin ve milletimizin kazanımlarına sıkı sıkıya sahip çıkacağız. Geleceğe ilişkin tüm planlarımızı, programlarımızı, hesaplarımızı millî iradenin üstünlüğüne olan teslimiyetimizle yapıyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Demokrasi ve Özgürlükler Adası’nda düzenlenen Vesayetten Demokrasiye Millî İrade Sempozyumu’na katılarak bir konuşma yaptı.

İnsanlık tarihinde coğrafi ve kültürel zemini olan pek çok yönetim biçimi olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu yönetim sistemleri içinde hangi uygulama biçimiyle hayata geçerse geçsin millî iradenin üstünlüğüne dayalı olanların ayrı bir yeri bulunduğunu belirterek, “Modern demokrasi de Avrupa’da yaşanan oldukça uzun ve kanlı arayışın ardından geliştirilmiş bir yönetim biçimidir. Özellikle son bir asra damgasını vuran demokrasi, oldukça geniş yelpazede, farklılıkları da içeren zengin bir uygulama alanına sahiptir” diye konuştu.

“HİÇBİR DARBE MEŞRU, MİLLÎ, MASUM, ONURLU DEĞİLDİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin de bu sürece en erken katılan ülkeler arasında olduğunu ifade ederek, şunları kaydetti: “İstiklal Harbi’nin ardından nazari olarak millî iradeye dayalı bir yönetim biçimini benimsemiş olsak da gerçek demokrasiye ulaşmak için bir müddet daha beklememiz gerekmiştir. Ülkemizde demokrasi, çok partili siyasi hayata geçişle birlikte tüm kural ve kurumlarıyla işlemeye başlamıştır. Ancak bu süreç de oldukça zorlu ve sıkıntılı yürümüştür. Şöyle dönüp 1950’den bugüne kadarki yakın tarihimize baktığımızda ülkemizin demokrasi tecrübesinin darbeler, cuntalar, vesayet lekeleriyle dolu olduğunu görüyoruz. Milletimizin özgürlüğüne ve kalkınmasına engel olan siyaset mühendislikleri, toplum mühendislikleri, zorbalıklar, sinsi tuzaklar ve daha nice oyunlar yaşadık. Bedelini demokraside ve ekonomide geri kalmışlık olarak, evlatlarımızın darağaçlarında, terörle mücadelede, terör saldırılarında canlarını vermeleri olarak ödediğimiz bu süreci asla unutmayacağız. Milletimizin tarihine kültürüne, değerlerine, inancına karşı adeta savaş açanların amaçlarını ve yöntemlerini de asla unutmayacağız. Her şeyden önce şu gerçeği ülkemizdeki istisnasız herkesin kabul etmesi gerekir. Türkiye’de bugüne kadar yapılmış veya teşebbüs edilmiş hiçbir darbe, şunu bilmemiz lazım ki özellikle vesayetin hiçbir oyunu, meşru değildir, millî değildir, masum değildir, onurlu değildir.”

“MİLLETİMİZ 15 TEMMUZ’DA GÖSTERDİĞİ KAHRAMANLIKLA, KİRLİ VE KANLI SENARYOLARLA HESAPLAŞMIŞTIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, her darbenin bir önceki darbenin eksiklerini, yarım bıraktıklarını, başaramadıklarını tamamlamak amacıyla gerçekleştirildiğine dikkati çekerek, şöyle konuştu: “Vesayet dediğimiz yapı da darbeciler tarafından kurulan nizamın çeşitli yol ve yöntemlerle bürokrasi ve sivil siyaset çatısı altında sürdürülmesinden ibarettir. Türkiye’yi kendi başına bırakılamayacak kadar önemli bir yer olarak tarif edenler, ülkemizi doğrudan ve dolaylı ama mutlaka vasiler eliyle yönetmek için her yolu denemişlerdir. Milletimiz 15 Temmuz’da gösterdiği cesaret ve kahramanlıkla ortaya koyduğu dirayetli duruşla geçmişteki işte bu kirli ve kanlı senaryolarla da hesaplaşmıştır. Yine o gece görülmüştür ki millet kıyama kalktığı zaman darbecilerin tankı da topu da silahı da medyası da uluslararası destekleri de hiçbir işe yaramıyor.”

“PEK ÇOK SANCILI MESELENİN KÖKÜNDE 12 EYLÜL’DE TOHUMLARI ATILAN SOSYAL ÇARPIKLIKLAR VARDIR”

12 Eylül’ün, Yunanistan’ın NATO’ya ve Avrupa Birliği’ne tam üyeliğinin yolunu karşılıksız açan kararlarının uluslararası etkilerinin, Doğu Akdeniz’de ve Ege’de bugün hâlâ tüm ağırlığıyla yaşandığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunlar 12 Eylül projesinin ülkemize maliyetlerinden sadece bazılarıdır. Daha da ötesine geçerek söylüyorum; son dönemde sıkça gündeme getirilen pek çok sancılı meselenin kökünde yine 12 Eylül’de tohumları atılan sosyal çarpıklıklar ve sapkınlıklar vardır. Gençlerimizin tarihleriyle, kültürleriyle, siyasi ve sosyal meselelerle ilgilenmektense sapkın hayat biçimlerine, ahlaksızlığa, lümpenliğe teşvik edilmesi 12 Eylül’ün ülkemize bıraktığı kötü mirastan birisidir” değerlendirmesini yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, darbe ve vesayet düzeninin, Türkiye’ye doğrudan müdahalenin ağır sonuçlarıyla karşılaşmak istemeyenlerin hep vazgeçilmez araçları olduğunu dile getirerek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu sadece Türkiye’nin sorunu mudur? Hayır. Ülkemizde her darbeden sonra yeniden inşa edilen yönetim sistemi de bu gayeyle düzenlenmiştir. Sistemin en kritik unsurları, milletin istiklalini ve istikbalini güvence altına almak değil, senaryonun daha sonraki adımlarını kolaylaştırmak amacıyla tesis edilmiştir. Üzerinde darbe veya vesayet gölgesi olmayan tek köklü değişim, Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi’ne geçişimizdir. Bu, ciddi manada bunları rahatsız etmiştir. Tarihimizde ilk defa yönetim sistemimizi doğrudan milletin tercihiyle böylesine kapsamlı bir şekilde değiştirme başarısını hamdolsun biz gösterdik. Elbette bu safhaya kolay gelmedik.”

“18 YILDA MİLLETİN DEMOKRASİ VE KALKINMA ÖZLEMİNİ DİNDİRECEK PEK ÇOK REFORMU HAYATA GEÇİRDİK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, son 18 yılda milletin demokrasi ve kalkınma özlemini dindirecek pek çok reformun hayata geçirildiğine değinerek, şöyle konuştu: “Darbe döneminin mirası pek çok kurumu, kuralı, uygulamayı halkımızın beklentileri doğrultusunda yeniden oluşturduk. Bir yandan ülkemizin 81 vilayetinin tüm altyapı ve hizmet ihtiyaçlarını karşılarken, diğer taraftan ileri demokrasiyi inşa ettik. Türkiye, bu iki güçlü motorun etkisiyle hızla toparlanıp Cumhuriyet döneminin tamamında yapılanların katbekat üstünde skorlara imza attı. Temel altyapı ve hizmetler alanında eğitimden sağlığa, ulaşımdan enerjiye, adaletten güvenliğe her alanda ülkemizi gelişmiş devletler seviyesine çıkartan pek çok yatırımı hayata geçirdik. Ekonomide üretimden ihracata, büyümeden istihdama, finansmana kolay erişimden girişimciliğin desteklenmesine kadar pek çok kritik altyapı atılımını ardı ardına işte bu dönemde gerçekleştirdik. Kılık kıyafet, dil kültür, inanç alanında yasakları kaldırdık. Demokrasinin, hakların, özgürlüklerin, bütün bunların önündeki engelleri birer birer temizledik. Ülkemizin bu dengeli ve hızlı atılımlarını, çıtayı sürekli yükselterek iddialı bir vizyonun habercisi hâline dönüştürdük. Bütün bunları hamdolsun Cumhur İttifakı olarak Sayın Bahçeli ve arkadaşlarıyla el ele vererek gerçekleştirmeyi sağladık. Allah’a hamdolsun. Demek ki oluyor.”

Dayanışma olduktan sonra milletin yapamayacağı hiçbir şey olmadığının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Artık çok daha büyük hedeflere ihtiyacımız olduğunu görerek, milletimizin ortak hayallerinin ifadesi olan 2023 hedeflerini ortaya koyduk. Bu vizyonu 2011 seçim beyannamemizin merkezine yerleştirerek, milletimize artık günü değil, geleceği düşünen, çeyrek asır sonrasının projelerini, planlarını yapan bir yönetime sahip olduğu mesajını verdik. Tabii bu mesajı milletimizle birlikte Türkiye’yi darbe ve vesayet aracılığıyla dilediği gibi yöneten, yönlendiren, sömüren odaklar da aldı. Ülkemizin son 7 yılının kesintisiz bir saldırı dalgasıyla ve buna karşı verdiğimiz mücadeleyle geçmesinin sebebi işte budur. Bizi hedeflerimizden uzaklaştırmak, yeniden darbe ve vesayet kısır döngüsüne hapsetmek için ellerinden gelen her şeyi yaptılar. Gezi olaylarından 17-25 emniyet-yargı darbe girişimine, bölücü örgütün çukur eylemlerinden güney sınırlarımızı kuşatma gayretlerine, 15 Temmuz’dan Akdeniz’deki gelişmelere kadar hepsi de bu sürecin birer parçasıdır. Allah’ın yardımı ve milletimizin desteğiyle akamete uğrattığımız her saldırıyı, farklı alanlarda yenileri izledi. Tıpkı darbe öncesi hazırlık süreçleri ve darbe dönemlerindeki sindirme uygulamaları gibi milletimizin kanını dökme dâhil çok farklı boyutları olan bu senaryoların hepsini de boşa çıkartmakta kararlıyız.”

“TÜRKİYE, YERLİ VE MİLLÎ POLİTİKALARINI ÇOK DAHA BÜYÜK KARARLILIKLA HAYATA GEÇİRİYOR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, güneyde koalisyon güçleriyle mücadele yürütüldüğüne işaret ederek, şu değerlendirmelerde bulundu: “Bakıyorsunuz ki bir terör devleti oluşturulmaya çalışılıyor. Nerede? Suriye’de. Öbür tarafta bakıyorsunuz Libya’da karşımızda darbeci Hafter ve onun güçlerinin ne yazık ki Wagner diye paralı Abu Dabi yönetiminin desteklediği silahlı güçleri var. Bütün bunlarla beraber onların yanında bakıyorsunuz Fransa sürekli gündemde. İsim olarak anmak istemiyorum ama mecburum anmaya çünkü o, şahsımla çok uğraşıyor. Nedir o? Diyor ki ‘Türk Milleti’yle değil ama bizim Erdoğan’la sıkıntımız var.’ Sayın Macron, senin şahsımla daha çok sıkıntın olacak. Defalarca bunu zaten sana söyledim ama dinlemiyorsun. ‘Bak, senin tarih bilgin de yok’ dedim. Sen Fransa’nın tarihini de bilmiyorsun. Önce Türk Milleti’yle uğraşma, Türkiye’yle uğraşma. Afrika’nın tarihi adeta Fransa’nın tarihidir. Cezayir’de 1 milyon insanı öldüren sizsiniz. Ruanda’da 800 bin insanı öldüren sizsiniz. Siz bize insanlık dersi veremezsiniz, önce bunu öğren. Bunu, ben bizzat kendisine söyledim. ‘Bak, senin tarih bilgin yok. Önce bunları öğrenmen lazım’ dedim.

Biz ise bu Afrika’da bir insanın burnunu kanatmadık. Biz oralarda sadece acaba insanca nasıl destek, nasıl yardım veririz, bunları yaptık. Darbe ve vesayet güçlerinin örneği bunlar. Yıllarca besleyip büyüttükleri, günü gelince de sahaya sürdükleri kadrolar tasfiye oldukça Türkiye, yerli ve millî politikalarını çok daha büyük kararlılıkla hayata geçiriyor. Bunlar Libya’ya da çok çektirdiler. Libya’da bunlar 100 binlerce insanı öldürdüler. Bunu yaptılar. Bunlar bize insanlık dersi verebilir mi? Şimdi gelmiş Libya’ya niye girmek istiyor? Petrol için girmek istiyor. Afrika’nın diğer ülkelerine bunlar niye girmek istiyor? Elmas için girmek istiyor, altın için girmek istiyor, bakır için girmek istiyor, krom için girmek istiyor. Seyahatlerimde hep Afrikalı liderler bunu bana anlatmışlardı, bizzat kendileri. ‘Türkiye ise ecdadımız’. Biz, buralara gittiğimiz zaman sadece destek elimizi uzatırız.”

“BİZ BU DÜNYADA MİLLETİN GÜCÜNÜN ÜZERİNDE BİR GÜÇ GÖRMEDİK, TANIMADIK”

15 Temmuz gecesi televizyonlardan yaptığı konuşmada da söylediği gibi “Biz bu dünyada milletin gücünün üzerinde bir güç görmedik, tanımadık, tanımıyoruz.” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Son 200 yılda yaşadığı onca ağır kayıpların altında adeta beli bükülen Türk Milleti 15 Temmuz’da, zor şartlarda kurtarıp yeni devletini kurduğu vatan toprakları üzerinde istiklaline ve istikbaline bir kez daha sahip çıkmıştır” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, her kesimden vatandaşı, kamu görevlisi, siyasetçisiyle 15 Temmuz gecesinde onurlu duruş sergileyen insanların bu ülkenin tarihindeki ve milletin kalbindeki mümtaz yerini aldığını dile getirerek, bu tür bilimsel toplantıların ülkenin ve milletin uzun serencamının incelenmesine, araştırılmasına, analizine ve geleceğe ışık tutacak mesajlara dönüştürülmesine vesile olması temennisinde bulundu.

Bugün 12 Eylül olduğunu, bu tarihin herkes için takvim yapraklarındaki 365 sayfadan biri olmasının çok ötesinde bir anlam taşıdığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Türkiye bundan tam 40 yıl önce bir 12 Eylül sabahı gözlerini silahların gölgesi altında açmıştır. Köşe başlarında mevzilenmiş tanklar, sokakları kapatmış askerler, bunlar bizim evlatlarımızdı. Tanıdık bir felaketin habercisi gibiydiler. Türkiye bir askerî darbeye daha maruz kalmıştı. Bizim çocukluğumuza denk gelen ama bizden önceki neslin hayatının tam merkezine yerleşen 1960 darbesi ve ardından gelen felaketler bugün hâlâ yürekleri dağlıyor. Bizim gençliğimizin henüz başında gerçekleşen 1971 muhtırası daha çok siyasi sonuçlarıyla hafızamızda yer etti. Gençliğimizin tam ortasına denk gelen 12 Eylül darbesi ise öncesi ve sonrasıyla öylesine kanlı, öylesine derin yaralara yol açmıştır ki nesiller boyunca unutulması mümkün değildir.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, darbe yıllarının ülkenin, gözaltına alınıp en ağır işkencelerden geçirilen insanların, her biri zulüm makinesi olarak çalıştırılan cezaevlerinin, darağaçlarına gönderilen gençlerin acısıyla kavrulduğu bir dönemi ifade ettiğini kaydetti. Bugün artık herkesin 12 Eylül darbesinden önce ülkenin siyasi kamplara bölünmesi her gün onlarca insanın öldürülmesi gibi hadiselerin hiçbirinin kendi dinamiği içinde ortaya çıkmadığını bildiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu gelişmelerin hepsinin darbeye zemin hazırlamak ve toplumsal meşruiyet oluşturmak için yazılan bilinçli bir senaryonun ürünü olduğunu dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, aynı şekilde ‘ülke 70 sente muhtaç’ diye hafızalara kazınan ekonomik çöküntünün de darbeye giden yola özellikle döşenen taşlardan biri olduğunu belirterek, “Darbe haberi Washington’a ulaştığında birilerinin ‘Bizim çocuklar başardı’ demesi, 12 Eylül’ün gerisindeki karanlık yüzü ifade ediyordu. Hiç şüphe yok ki 15 Temmuz gecesi birileri yine aynı mekânlarda ‘Bizim çocuklar yine başardı’ demek için bekliyordu” dedi.

“EVİNİ GEÇİNDİRMEKTE ZORLANAN, GELECEĞİNDEN UMUDUNU KESEN BİR TOPLUM DARBEYE DİRENEMEZ”

İnsan hayatında çok uzun zaman olan 40 yılın ülke ve toplum hayatında kısa olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 12 Eylül darbesine güzellemeler dizenlerin her fırsatta öne sürdükleri anayasa referandumu sonucunun da bu perspektiften doğru şekilde okunması gerektiğini anlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, can güvenliği kalmayan, evini geçindirmekte zorlanan, geleceğinden umudunu kesen bir toplumun elbette darbeye direnemeyeceğini belirterek, böyle de olduğunu dile getirdi.

12 Eylül rejiminin anayasasının çok yüksek bir oy oranıyla kabul edilmesinin de darbenin meşruiyetinden ziyade milletin içine sürüklendiği umutsuzluk ikliminden bir an önce kurtulmak isteğinin tezahürü olarak görülmesi gerektiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 1983 seçimlerinin darbecilerin işaret ettiği siyasi parti yerine rahmetli Turgut Özal’ın kurduğu partinin zaferiyle sonuçlanmasının da bu çerçevede değerlendirilmesinin doğru olacağına işaret etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu dönem konusunda kimi çevrelerin özellikle kendilerine göre bir farklı yorum oluşturmaya çalıştığını dile getirerek, şöyle konuştu: “Bu tür bir resim ne olursa olsun tarih hükmünü, ülkemizin yaşadığı en ağır ve acı darbe olarak vermiştir. Türkiye’yi 12 Eylül darbesine hazırlayan karanlık odak, hiç şüphesiz darbe sonrasının planlamasını da yapmıştır. Darbecilerin bir sağdan, bir soldan diyerek idam sehpasına çıkardığı gençlerin temsil ettiği dinamik toplumsal fikri yapı yerine ülkemizin hâlâ çözmeye ulaştığı sorunların tohumları atıldı. Askeri rejimin sol grupları sert bir şekilde tasfiye etmesinin amacının yıllarca ülkemizin başına bela olan PKK’nın gelişip büyümesinin önündeki engelleri kaldırmak olduğu anlaşılıyor. Yine askeri rejimin bu ülkenin milli ve yerli tüm unsurlarının birikimlerini yok etme gayretinin de FETÖ’nün önünü açmak için olduğunu bugün daha iyi görebiliyoruz.”

“ÜLKEMİZİN FİKİR HAYATI 12 EYLÜL DARBESİNDEN SONRA HİÇBİR ZAMAN ESKİSİ KADAR CANLI OLAMADI”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sahneye konulan senaryoyu somutlaştırmak bakımından vereceği örneğin çok daha açıklayıcı olacağını ifade ederek, Anadolu’nun küçük bir ilindeki Millî Türk Talebe şubesinin 12 Eylül darbecileri tarafından kapatıldığını, şehrin merkezindeki bir pasajın içinde yer alan şube binasının önce camlarının kırıldığını, mobilyalarının da odun niyetine sobada yakılıp tahrip edildiğini aktardı. Bununla kalınmayıp şube binasındaki yılların birikimi olan fikir kitapları ve dergilerin de sobada yakılarak ortadan kaldırıldığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yerli ve millî zihin yapısına sahip nesillerin yetişmesine katkı sağlamış nice eserler bilinçli bir şekilde ateşe atılıp imha ediliyor. Bu kitaplar ve dergileri yanmaktan kurtarmak isteyenler ise derhâl gözaltına alınıp hapse atılıyor. Bu sıradan bir kitap düşmanlığı veya vandallık eylemi değildir. Amaç milletimizin değerlerini oluşturan ve nesilden nesle aktarılan hafızanın, birikimin bilincin, maddi alt yapısını tümüyle yok etmektir. Nitekim ülkemizin fikir hayatı 12 Eylül darbesinden sonra hiçbir zaman eskisi kadar canlı olamadı” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunun yerine gençlerin zihinlerinin neredeyse tamamının tercümeye dayalı ideolojik akımların istilasına maruz bırakıldığını vurgulayarak, PKK eliyle oluşturulan güvenlik kaygısının da uzun bir süre siyasi ve sosyal çatlakları genişletmenin zemini, topyekûn sistemi bloke etmenin gerekçesi olarak kullanıldığını anlattı.

“BİZ BİZE YETERİZ, BU ÜLKE KENDİNE YETER”

Milletin adeta hayat damarları olan dini hassasiyetlerinin, toplumsal dayanışma hasletlerinin, kültürel birikiminin, eğitim faaliyetlerinin, FETÖ ve benzeri sapkın yapılar öne çıkartılarak lekelenmeye çalışıldığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Ekonomi ardı ardına yaşatılan krizlerle sürekli zayıf tutularak IMF’ye muhtaç ve mahkûm hâlâ getirildi. Bunu bizzat şahsım yaşadı. Göreve geldiğimizde IMF’ye olan borç 23,5 milyar dolardı ve hamdolsun 2013’te IMF’ye olan bu borcu sıfırladık. IMF borcumuz falan kalmadı. Ama ana muhalefet ‘Bak ekonomik sıkıntılarımız var, durmayın, IMF’ye müracaat edin, oradan yine borç alın, bu ülke ayakta kalsın.’ Artık bizim IMF diye bir kapımız yok, biz bize yeteriz, bu ülke kendine yeter.”

Koronavirüs sürecinde 150’ye yakın Afrika ve dünya ülkesine destek verdiklerini hatırlatan, bu desteği insani ve vicdani görev olduğu için verdiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz onlardan daha zengin değildik ama verdik ve bundan sonra da vereceğiz. Bizim ecdadımızdan aldığımız terbiye bu. Bundan sonra da yapacağımız bu. Ey Macron, sen ne yaptın? Şu anda dirsek teması içinde oldukların ne yaptı? Sen onu söyle” ifadelerini kullandı.

“ÜLKEMİZİN VE MİLLETİMİZİN KAZANIMLARINA SIKI SIKIYA SAHİP ÇIKACAĞIZ”

Türkiye’nin Meclisiyle, Cumhurbaşkanlığıyla, yargısıyla, bakanlıklarıyla, kurumlarıyla, özellikle ordusu ve diplomasisi ile kendi oyun planlarını uyguladıkça, hedeflerine çok daha hızlı bir şekilde ilerlemeye başladığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “İşte şu anda burada adalarda, vesaire, Yunanistan’ın yaptıklarına bakın. Neye güvenerek yapıyor bunları? İşte bazı kendisine destekler vereceğini vaat edenlere güveniyor onlarla beraber adaların etrafında korvetlerle dolaşıp duruyorlar, zodyaklarla dolaşıp duruyorlar. Yanlış iş yapıyorsunuz, bu yollara girmeyin. Hepten yalnız kalırsınız. Yeri geldiği zaman ‘komşu, komşu, komşu…’ diyorsun, o zaman komşuluğun hakkını ver, yanlış yollara girme. Hamdolsun biz kendi kararımızı kendimiz veriyoruz. Bunları da dirayetle hayata geçiriyoruz. Gerektiğinde her türlü mücadeleye girebilen bir Türkiye var artık. Her ne kadar hâlâ ülkemizde azımsanamayacak sayıda darbe ve vesayet özlemcisi varsa da milletimizin bunlara fırsat vermeyeceğine inanıyoruz. Bir daha bu ülkede, demokrasi ve millî irade ile darbe ve vesayet kesinlikle yan yana gelmeyecektir. Ülkemizin ve milletimizin kazanımlarına sıkı sıkıya sahip çıkacağız. Geleceğe ilişkin tüm planlarımızı, programlarımızı, hesaplarımızı, millî iradenin üstünlüğüne olan teslimiyetimizle yapıyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin hak, hukuk, özgürlük, demokrasi, kalkınma mücadelesinde emeği geçen, katkısı olan, canı pahasına bu yoldan dönmeyen tüm siyasetçilere, fikir adamlarına, toplum önderlerine, milletin her bir ferdine şükranlarını sundu.

Cumhuriyetin Kurucusu Gazi Mustafa Kemal’den, şehit Başbakan Menderes’e, merhum Özal’dan, Erbakan ve Türkeş’e kadar milletin istiklali ve istikbali için çalışmış büyükleri rahmetle yâd eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Rabbimden, bizleri de hayırla yâd edilenler arasına katmasını diliyorum. İçinde bulunduğumuz Demokrasi ve Özgürlükler Adası’nın tüm bu hakikatlerin inşallah mücadelelerin ve değerlerin sembolü olarak asırlar boyunca misyonunu yerine getireceğine inanıyorum. Ülkemizin Yassı Ada duruşmalarında tutuklulara ‘Sizi buraya tıkan idare böyle istiyor’ diyen bir yargı anlayışından, 15 Temmuz’da darbecilere karşı derhâl harekete geçen bir yargı anlayışına ulaşmış olması gerçekten çok büyük bir ilerlemedir. Bu vesileyle 15 Temmuz sonrası darbe yargılamalarını titizlikle yürüten yargı mensuplarımızın tamamını tebrik ediyorum. Bu davalarda fedakârca görev üstlenen avukatlarımıza da teşekkürlerimi sunuyorum” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, baro tartışmaları ve teröre verilen destekler sebebiyle son günlerde sıkça tartışma konusu olan avukatların kahir ekseriyetinin ülkesine, milletine, hakka, hukuka, samimiyetle bağlı olduğunu bildiğini, bu anlayıştaki avukatların barolarda ve diğer sivil toplum faaliyetlerinde çok daha aktif hâle gelmeleriyle yargının tüm unsurlarının millet nezdindeki itibarı ve güvenilirliğinin daha da artacağını söyledi.

DÜNYA

“Sene sonunda enflasyonu hedeflediğimiz seviyelere mutlaka indireceğiz”

Genç Gazeteciler | Ankara

Genç Gazeteciler

Haber Burada

Tarih

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Fiyatlama davranışlarının tekrar piyasa gerçekleriyle uyumlu hâle gelmeye başladığını görüyoruz. Bu dengelenme önümüzdeki dönemde güçlenerek devam edecek. Sene sonunda enflasyonu, hedeflediğimiz seviyelere mutlaka indireceğiz” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) AK Parti Grup Toplantısı’na katılarak bir konuşma yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, vefatının 29’uncu yılında Batı Trakya Türkleri’nin efsanevi lideri merhum Doktor Sadık Ahmet’i rahmetle yâd ederek başladı.

Doktor Sadık Ahmet’in, inandığı değerleri savunmaktan, bu uğurda bedel ödemekten çekinmeyen, ismiyle müsemma bir dava adamı olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Batı Trakya Türk Azınlığın bugün sahip olduğu kazanımlarda, merhum Sadık Ahmet’in yürüttüğü mücadelenin çok büyük payı vardır. Kendisini bir kez daha rahmetle anıyor, ailesine ve yol arkadaşlarına sabır diliyor; Türkiye olarak tüm imkânlarımızla Batı Trakya’daki kardeşlerimizin yanlarında olacağımızı burada tekrar vurgulamak istiyorum” diye konuştu.

Yunanistan ile gelişen diyalogdan, Batı Trakya Türk azınlığın hak ve hukukunun korunması noktasında da istifade ettiklerini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yunan makamlarıyla görüşmelerimizde, Batı Trakya’daki soydaşlarımızın sorunları gündemimizin ilk sırasında yer alıyor. Özellikle din ve ibadet hürriyeti ile eğitim haklarına dair meseleler sürekli takibimizdedir. Yunanistan tarafından atılan bütün adımları takip ediyor, ihtiyaç hâlinde gerekli müdahalelerde bulunuyoruz. İnşallah bundan sonra da Batı Trakya Türk Azınlığa kol-kanat germeye devam edeceğiz” değerlendirmesinde bulundu.

“FEDERALİZME DAYALI TEKLİFLERE BİZİM DE KIBRIS TÜRKÜ’NÜN DE KARNI TOK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, aynı durumun Kıbrıs Türk halkının gasp edilen hakları için de geçerli olduğunu vurgulayarak, Kıbrıs Türk halkının, 1960’lardan beri, neredeyse üç çeyrek asırdır haksızlığa, hukuksuzluğa ve ayrımcılığa maruz kaldığını belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “1963 ile 1974 yılları arasında yaşanan katliamları birçoğumuz daha dün gibi hatırlıyoruz. Yakılan köyleri, öldürülen çocukları, Ada’nın sadece yüzde 3’lük bölümüne sıkıştırılmak istenen Kıbrıslı kardeşlerimizin dramlarını asla unutamayız. Tüm bu zulümler işlenirken Batılı kurum ve kuruluşlar hiçbir şey yapmadı. Bugün Gazze soykırımını seyrettikleri gibi Kıbrıs Türk halkına yönelik etnik temizlik teşebbüslerini de uzaktan izlediler. 20 Temmuz 1974 Barış Harekâtı’yla Türkiye, Kıbrıs Türk halkının varlığına uzanan kirli ve kanlı elleri kırmıştır. 1983 yılında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin ilanıyla Barış Harekâtı taçlandırılmıştır. Ancak Kıbrıs Türkünün bağımsızlık iradesini kırmaya yönelik politikalar, o günden bu yana artarak devam etti. Son olarak 2004 yılında Annan Planı’na ‘evet’ diyen Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti cezalandırılırken; plana ‘hayır’ diyen Rum kesimi, Avrupa Birliği’ne tam üye yapılarak ödüllendirildi. Daha sonra oturulan müzakere masalarından ne yazık ki hiçbir sonuç çıkmadı. Eski yöntemlerle bir yere varılamayacağını artık görmüş durumdayız. Federalizme dayalı tekliflere bizim de Kıbrıs Türkü’nün de karnı tok.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin, ana vatan ve garantör ülke olarak duruşunu, Barış Harekâtı’nın 50’nci yıl dönümünde çok net biçimde tekrar ortaya koyduğuna işaret ederek, 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı’nı Türkiye’den geniş bir heyetin de katılımıyla Kıbrıs Türkleri’yle beraber büyük bir coşkuyla cumartesi günü kutladıklarını anımsattı.

“HEDEFİMİZ, KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ’NİN TANINIRLIĞINI ARTIRMAKTIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kıbrıs davasına ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin bağımsızlığına verdiğimiz önemi böylece bir kez daha tüm dünyaya ilan etmiş olduk. Hedefimiz, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin tanınırlığını artırmaktır. İslam İşbirliği Teşkilatı ve Türk Devletleri Teşkilatı bünyesinde attığımız adımların devamını getirmekte kararlıyız. Aynı şekilde Kıbrıs Türk halkının kendi ayakları üzerinde durması için de desteklerimizi, yatırımlarımızı sürdürüyoruz. Bu vesileyle Barış Harekâtı’nda şehit olan Mehmetçik ve mücahitleri tekrar rahmetle, kahraman gazilerimizi şükranla yâd ediyorum” şeklinde konuştu.

20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı’na iştirak ederek Kıbrıs Türk halkına varlıklarıyla destek olan TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’a, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye, Cumhur İttifakı ortaklarına, siyasi partilerin genel başkanlarına ve milletvekillerine özellikle teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Özellikle muhalefetin, Türkiye’yi yabancılara şikâyet eden eski siyasetini terk etmeye başlamasını önemsiyoruz. Hatırlanacağı üzere ‘Sabık Genel Başkan’ döneminde Cumhuriyet Halk Partisi’nin dış politikada yaşadığı savrulmalar, siyasi rekabet kavramıyla açıklanamayacak boyutlara ulaşmıştı. Kimi CHP milletvekilleri, Avrupa’da ülke ülke dolaşıp PKK’nın Suriye’deki uzantılarının gönüllü avukatlığını yapıyorlardı. Geçen hafta 8’inci yıl dönümünü geride bıraktığımız 15 Temmuz ihanetinin faillerini aklama görevini de yine CHP yönetimi üstlenmişti. Milletin, bir gecede 252 evladını şehit vererek yazdığı millî irade destanına ‘kontrollü darbe’ yaftası vuranlar da bu kifayetsizlerden başkası değildi. Türkiye’ye ve Türk siyasetine yakışmayan bu tavrın değişim işaretleri göstermesini açık söyleyeyim ‘muhalefetin normalleşmesi’ adına kayda değer buluyoruz. Lefkoşa’da sergilenen birlikteliğin, başta terörle mücadele olmak üzere millî mücadelelerde ve millî meselelerde istikrarlı bir şekilde sürdürülmesini temenni ediyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın şahsında Kıbrıs Türk halkına samimi ev sahiplikleri için ayrıca şükranlarını sundu.

“DAHA ÖNCE NASIL ENFLASYONU TEK HANEYE İNDİRDİYSEK, İNŞALLAH AYNISINI YİNE BAŞARACAĞIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, özellikle komşularla ilişkilerde asla gerilim peşinde olmadıklarını vurgulayarak, “Yakın çevremizden başlayarak tüm ülkelerle dostluğumuzu ilerletmeye, bölgemizde ve dünyada dostlarımızın sayısını artırmaya bakıyoruz. Bu politikamızda da son derece samimiyiz, kararlıyız, iyi niyetliyiz. Tokalaşmak amacıyla uzatılan hiçbir eli havada bırakmayız. Ortak çıkarlar ve karşılıklı saygı çerçevesinde hareket edildiği takdirde aşılamayacak hiçbir engel görmüyoruz. Nitekim son bir yılda bu yönde önemli adımlar attık. Komşularımızın yanı sıra pek çok uluslararası kuruluşla işbirliğimizi ilerlettik. Artan küresel riskler karşısında Türkiye’nin manevra alanını genişletmek için gayretlerimizi inşallah daha da yoğunlaştıracağız” diye konuştu.

Toplantıda, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yılbaşından bu yana gerçekleştirdiği diplomatik çalışmalarına ilişkin video izletildi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, dış siyasette tüm bu hamleleri yaparken, bir diğer temel öncelik olan ekonomide de sıkıntıların üstesinden geldiklerini ifade ederek şunları kaydetti: “Orta Vadeli Program’ın olumlu sonuçlarını görmeye başladık. Enflasyonda en kötü tabloyu geride bıraktığımıza inanıyoruz. Enflasyon, inşallah bundan sonra daha hissedilir biçimde düşecektir. Aşırı kâr hırsının şişirdiği fiyat balonu kimi sektörlerde yavaş yavaş sönüyor. Fiyatlama davranışının tekrar piyasa gerçekleriyle uyumlu hâle gelmeye başladığını görüyoruz. Bu dengelenme önümüzdeki dönemde güçlenerek devam edecek. Sene sonunda enflasyonu, hedeflediğimiz seviyelere mutlaka indireceğiz. Bunun piyasadaki ana aktörler tarafından da kabul edilmesi, ekonomideki yol haritamızın sağlamlığının delilidir. Kredi derecelendirme kuruluşları da Türk ekonomisiyle ilgili daha objektif değerlendirmeler yapıyorlar. Moody’s’in geçen hafta kredi notumuzu iki kademe birden artırması, bunun en son örneğidir. Tam 11 yıl sonra gelen bu not artırımı, esasen Türkiye için çok geç kalmış bir adımdı. Peki, bunlar yeterli mi? Elbette değil. Türkiye’nin ekonomik kapasitesinin bu oranların çok çok üzerinde olduğunu gayet iyi biliyoruz. Kredi derecelendirme şirketleri adaletli davrandıkça, inşallah bu notlar da hak ettiğimiz seviyelere çıkacaktır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletten gönlünü ferah tutmasını isteyerek, “Türkiye, doğru yoldadır ve hedeflerine emin adımlarla ilerlemektedir. Daha önce nasıl enflasyonu tek haneye indirdiysek, inşallah aynısını yine başaracağız. Bunu, AK Parti ve Cumhur İttifakı’ndan başka yapabilecek kimse de yoktur” değerlendirmesini yaptı.

Muhalefeti eleştiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dört beş ay öncesini şöyle bir hatırlayın. Suyu ucuzlatmaktan bahsediyorlardı, şimdi suya yüzde 400-500 oranında zam yapıyorlar. Liyakatten bahsediyorlardı, şimdi belediyeleri akraba çiftliğine çeviriyorlar. Ortalıkla boş gezen ne kadar eş, dost, hısım, tanıdık varsa; eğitimine bakmadan, hepsini belediyelere üst düzey yönetici olarak atadılar, atıyorlar. Otoparkından toplu ulaşıma kadar belediye bünyesinde hangi hizmetler sunuluyorsa, hiç sektirmeden hepsinin ücretlerinde fahiş artışa gittiler” ifadesini kullandı.

“MİLLETİN VARLIĞINI DEĞİŞİK YERLERDE HARCAMAYA MÜSAADE YOK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhalefetin emeklilere verdikleri sözleri hatırlamak bile istemediğini, dört ay öncesinde meydanlarda bol keseden para dağıtanların şimdi ise emeklileri kapılarına dahi yaklaştırmadıklarını söyledi.

“Seçim bitti, sandıklar kapandı, verilen sözlerin tamamı rafa kalktı. CHP’li belediyelerin alametifarikası olan çöp, çukur, çamur, yolsuzluk, hırsızlık girdabına vatandaşlarımız tekrar sürüklendi” değerlendirmesinde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Vals ve dans gösterisi düzenlemeyi belediyecilik zannediyorlar. Beceriksizlik, iş bilmezlik, ideolojik bağnazlık adeta bunların paçalarından akıyor. Buradan Sayın CHP Genel Başkanı’na şunu söylemek isterim; dürüst siyaset, verilen sözlerin arkasında durmayı gerektirir. Tutmadığınız sözlerin mahcubiyetini, daha büyük vaatlerde bulunarak gizleyemezsiniz. Gücünüz yetiyorsa, belediye başkanlarınıza söyleyin, ‘bedava yapacağız’ diyerek milletten oy istedikleri ancak üç ayda üç dört kez zam yaptıkları hizmetlerin fiyatlarını düşürsünler. Emeklilere faydanız dokunsun istiyorsanız, talimat verin, belediyeleriniz Sosyal Güvenlik Kurumu’na olan birikmiş borçlarını ödesinler. Meydanlarda ‘oy verene bedava traktör vereceğiz’ demek kolaydır; zor olan sözünün eri olmaktır, ahdine sadık kalmaktır. Şu anda belediyelerin borçlarıyla ilgili Hazine ve Maliye Bakanlığımız, kaynağında bu borçların tahsiline başlayacaktır. Öyle 25 kuruşa simit yok. Milletin varlığını değişik yerlerde harcamaya müsaade yok. Dolayısıyla Hazine ve Maliye Bakanlığı artık bunun tahsilini kaynağında yapacaktır, bunu böyle bilesiniz.”

AK Parti olarak siyasette hiçbir zaman ucuz yollara meyletmediklerini, sırf seçim kazanmak uğruna tutamayacakları sözler vermediklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, meydanlarda söylediklerini ve taahhüt ettiklerini, milletten yetki alınca yerine getirmeye çalıştıklarının altını çizdi.

Sandıkta verilen görevin hakkını, sahada ter dökerek, koşarak, koşturarak ödemeye gayret gösterdiklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gerçekten yapmak isteyip de irademizi aşan sebeplerden dolayı yapamadığımız hususlar elbette olmuştur. Ama gayretlerimize ve samimiyetimize halkımız şahittir. Biz yine altyapı, üstyapı tüm yatırımlarımızın açılışlarını yoğun bir şekilde yapmaya devam ediyoruz, devam edeceğiz” diye konuştu.

“EMEKLİLERİMİZİN YANINDA YER ALMAYI ASLİ GÖREVİMİZ OLARAK GÖRÜYORUZ”

Hiçbir ayrım yapmadan 85 milyonun tamamının huzuru, refahı, esenliği için verdikleri çetin mücadeleye milletin şahit olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Şunu tüm kalbimle söylemek istiyorum; benim çiftçim, üreticim, sanayicim, işçim şüphesiz en iyisine layıktır. Bilhassa ömrünün en güzel yıllarını; ailesine, ülkesine, milletine hizmet etmek için harcayan emeklilerimizin hakkını ödeyemeyiz. Hayatlarının ikinci baharında emeklilerimizin yanında yer almayı asli görevimiz olarak görüyoruz. Son 21 yılda emeklilerimizin hayat kalitesini yükseltecek birçok adım attık. Bizden önce emekli maaşları gerçekten insani standartların çok altındaydı. Kasım 2002’de, ülkeyi yönetme sorumluluğunu üstlendiğimizde en düşük emekli aylığı 66 lira, yani 43 dolardı. Yine bu dönemde asgari ücret 184 lira olarak uygulanıyordu, bu rakam da 122 dolara tekabül ediyordu. Emeklilerimizin önemli bir kısmı asgari ücretin üçte biri civarında aylık almaktaydı. Bu dengesizliği giderecek pek çok düzenlemeyi hayata geçirdik.”

Emekli aylıklarında yaptıkları iyileştirmeleri aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, en düşük emekli aylığını geçen hafta yapılan artışla 12 bin 500 liraya yükselttiklerini dile getirdi.

Son iki yılda en düşük emekli aylığını yüzde 257 oranında artırdıklarını, bu yılın ocak ayında bütçe imkânlarını zorlayarak tüm emekli aylıklarını yüzde 49,3 oranında arttırdıklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Temmuzda da SSK ve BAĞ-KUR emeklilerinin aylıklarına yüzde 24,7; emekli sandığı emeklilerimizin aylıklarına yüzde 19,3 oranında zam yaptık. Dolayısıyla 2024 yılında emekli maaşlarında yüzde 78 ila 86 oranında artışa gitmiş durumdayız. Yaptığımız bu artış, enflasyon beklentisinin oldukça üzerindedir” bilgisini paylaştı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, geride bıraktıkları dönemde emeklilere tek seferlik 5’er bin lira ödeme yaparak destek olduklarını, emeklilere bayram ikramiyesi ödemesini başlattıklarını, ayrıca emeklilere banka promosyonu imkânı da sunduklarını hatırlattı.

“AMACIMIZ, İNSANLARIMIZIN REFAHINI KALICI OLARAK ARTIRMAKTIR”

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının, “Emekliler Yılı” kapsamında, emeklilere farklı alanlarda pek çok imkân sağladığını; tüm bunların çok daha fazlasını yapacaklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Depremin toplam 104 milyar doları bulan faturası azaldıkça, ekonomide uyguladığımız politikalar daha fazla sonuç verdikçe inşallah ortaya çıkan ilave kaynağı başta emeklilerimiz olmak üzere halkımızın emrine sunacağız. Emekli kardeşlerimizin şunu bilmesini arzu ediyorum: gösterdiğimiz tüm bu çabalarımıza rağmen Cumhurbaşkanınız olarak, yaşadığınız sıkıntıların tamamının farkındayım. Serzenişlerinizi duyuyor ve sorunlarınızı çözmek için tüm imkânlarımızı seferber ediyoruz. Bizim popülizmle işimiz yok. Bizim hayal tüccarlığıyla da işimiz yok. Biz meydanlarda söz verip sonra unutanlardan değiliz, verdiği sözün her zaman dimdik arkasında duranlardan olduk.

Bizden öncekilerin yaptığı yanlışları tekrarlamamakta da kararlıyız. Bu ülke yakın geçmişte kendi çıkarı için ülkeyi popülizm bataklığına sürükleyen siyasetçilerden, meydanlarda vaat yarıştıranlardan, sırf seçim kazanmak için vatandaşın umutlarıyla oynayanlardan çok çekti. Böyle bir hataya yeniden düşme lüksümüz yoktur. Amacımız, ekonomimizi enflasyonu körükleyecek bir kısır döngüye sokmadan, insanlarımızın refahını kalıcı olarak artırmaktır. El ele, gönül gönüle vererek, bunu başaracağımıza yürekten inanıyorum.”

“MECLİS ÇALIŞMALARI İTİBARIYLA REKORLAR KIRDIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 14 Mayıs 2023’teki seçimlerin ardından Meclis’in 14 aydır yoğun bir tempo içinde çalıştığını; bu süre zarfında milletin ihtiyaç duyduğu, ülkenin sorunlarına çözüm olacak çok sayıda yasayı çıkardıklarını vurguladı.

Milletvekillerine çalışmalarından ve çabalarından dolayı teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Parlamentonun gündeminde olan bazı kanun tekliflerini de görüştükten sonra inşallah Meclis çalışmalarımız kısa süreli bir tatile girecek. Tatile giren sadece Meclis çalışmaları olacak; Meclis dışı çalışmalarımız, sahadaki gayretlerimiz inşallah hız kesmeden devam edecek” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 3 Kasım 2002’de yapılan genel seçimlerle TBMM’nin 22. dönem faaliyetlerine başladığını; yedi dönem boyunca AK Parti’nin birinci parti olarak Meclis’i sevk ve idare eden kuvvet olduğunu anımsattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gerek hükûmetlerimizle gerekse Meclis’teki gruplarımızla, insanüstü bir gayret gösterdik, her anımızı, her dakikamızı milletimize adayarak yoğun şekilde mücadele ettik. Geride bıraktığımız 22 yılda, hükûmetteki icraatlarımız kadar Meclis çalışmaları itibarıyla da rekorlar kırdık. Milletimiz, bizi Meclis’e çalışmaya gönderdi, ter dökmemiz için seçti, ülkemiz için mücadele görevi verdi ve biz de milletimize mahcup olmamak için, emaneti hakkıyla taşımanın gayreti içinde olduk” değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “AK Parti hükûmetlerinin de AK Parti’nin Meclis Gruplarının da en temel vasfı, milletle doğrudan iletişim kurmasıdır. Bizim aracılara ihtiyacımız yok. Bizim vasıtalara ihtiyacımız yok. Biz; çarşıda, pazarda, dolmuşta, otobüste, sokakta, caddede, vatandaşımızın evinde, iş yerinde, onunla doğrudan irtibat kurar, doğrudan iletişim kurar; derdini, sorununu dinler; gelir burada o derde çare bulmanın, o sorunu çözmenin mücadelesini veririz” diye konuştu.

AK Parti’yi kuranın millet olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’yi 22 yıl önce birinci parti yapan ve bugünlere taşıyanın da milletle ruberu kurduğu irtibat ve iletişim olduğunu vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugüne kadar milletin hiçbir derdine bigâne kalmadıklarını, hiçbir soruna kulak tıkamadıklarını, görmezden gelenlerden asla olmadıklarını kaydetti.

“BİZ, SADECE MİLLETİMİZE BAKAR, ADIMIMIZI DA ONA GÖRE ATARIZ”

Milletin sevincine olduğu gibi hüznüne, acısına da ortak olduklarını, derdini paylaştıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Milletimizle daima iç içe, yan yana yaşadık. Başkalarının ne dediği ne düşündüğü mühim değil; millet ne diyor, millet ne düşünüyor, millet ne söylüyor, biz ona dikkat kesildik” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Efendim, muhalefet ne der? Bize ne muhalefetten. Efendim, medyada ne yazarlar ne söylerler? Bize ne medyadan? Efendim seçkinler rahatsız oluyorlarmış, tuzu kurular gürültü yapıyorlarmış, sesi çok çıkan cazgırlar ortalığı velveleye veriyorlarmış. Bunların hiçbirine bakmayız, hiçbirine aldırmayız, yola devam ederiz. Biz, sadece milletimize bakar, milletimizin ortak hissiyatına bakar, ortak beklentilerine bakar, adımımızı da ona göre atarız. Bugün bazı şeyleri açık açık konuşmamız gerekiyor: Birileri ısrarla görmezden gelse de Türkiye’de bir başıboş köpek sorunu var. Daha önce de ifade ettim: Dünyanın hiçbir medeni ülkesinde, modern şehrinde göremeyeceğiniz bir sokak köpeği popülasyonuyla karşı karşıyayız. Maalesef bu sayı, her yıl asimetrik bir şekilde katlanarak artıyor. Üstelik bu başıboş köpekler çocuklara, yetişkinlere, yaşlılara, başka hayvanlara, koyun sürülerine, keçilere saldırıyorlar; trafik kazalarına sebep oluyorlar; en değerli varlıklarımız olan çocuklarımızı parçalamak suretiyle bizden kopartıyorlar. Artan kuduz vakalarını, yabancı ülkelerin Türkiye’ye gelen vatandaşlarına yaptığı uyarıları burada saymıyorum bile. Müdahale edilmedikçe sorun daha da büyüyor, kötüleşiyor, mesele tam anlamıyla çığırından çıkıyor. Milletimiz bizden bu sorunu çözmemizi istiyor. Halkımız, sokakların güvenli hâle gelmesini istiyor. Çocuklarımız, gönül rahatlığıyla okula gitmek, parkta oynamak istiyor.”

“HAYVANLAR KONUSUNDA KİMSE BİZE MERHAMET DERSİ VERMEYE KALKIŞMASIN”

Vatandaşların hem şiddetin hem sağlığa yönelik tehdidin hem de istismarın sona ermesini arzuladığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu isteklere, bu arzulara, ülkenin dört bir yanından gelen feryatlara sessiz, tepkisiz, bigâne kalmalarının düşünülemeyeceğini vurguladı.

“Hayvanlar konusunda kimse bize merhamet dersi vermeye kalkışmasın” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hele hele, bölücü terör örgütünün beşikteki bebeği katletmesine, canlı bombaların şehirlerimizde masum sivilleri aramızdan almasına, Gazze’de, şu anda sayısı 16 bini bulan masum çocuğun, sayısı 40 bini geçen masum insanın katledilmesine ses çıkarmayanlar, kalkıp da bize merhametten bahsetmesin. Dağdaki eli kanlı katil sürülerine methiyeler düzenler, kimse kusura bakmasın ama bize vicdan ve merhamet nutku çekemez. Timsahın gözyaşları merhametten değildir” değerlendirmesinde bulundu.

Komisyon çalışmaları sırasında, köpek yüzünden hayatını kaybetmiş 10 yaşındaki kızının acısını yüreğinde taşıyan annenin, 10 yaşındaki oğlu parçalanmış babanın üzerine yürüyen bir karakter fukarasının diline en son alacağı kelimenin “merhamet” olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Değil insana, değil masum çocuklara, herhangi bir canlıya karşı, yüreğinde zerre miskal merhamet olan biri, kalkıp da o densizliği yapamaz. Ciğerparesini kaybetmiş yüreği yaralı bir anne ile empati kuramayan başka canlılarla nasıl kursun? Eşrefi mahlûkat olan insana sevgi göstermeyen, başka canlılara nasıl sevgi beslesin? İnsan sevmiyorlar ki bir köpeği nasıl sevecekler?” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan şöyle devam etti: “Ayrıca birileri, muhalefet milletvekillerinin desteğiyle kalkıp geliyor, daha doğrusu buraya, Meclis’e taşınıyor, Meclis koridorlarını işgal ediyor, utanmadan sıkılmadan Meclis çatısı altında milletvekillerine ‘katil’ diye bağırabiliyor. Milletvekili, milletin temsilcisidir. Milletvekili, sadece kendisini seçenlerin değil, tüm Türkiye’nin, 85 milyonun tamamının vekilidir. Milletvekiline hem de Yüce Meclis çatısı altında ‘katil’ diye bağıran da onu oraya getirip o cesareti veren de, bütün millete karşı saygısızlık yapmıştır, edepsizlik yapmıştır. Biz, bu densizliğe, bu edepsizliğe, bu şımarıklığa pabuç bırakacak, boyun eğecek bir grup değiliz. Biz, üç-beş marjinal karakterin çığırtkanlık yaparak, bağırarak, çağırarak Meclisi çalışamaz hâle getirmesine eyvallah etmeyiz. Burası, Gazi bir Meclis’tir, milletin meclisidir, millî iradenin tecelligâhıdır. Kimse Gazi Meclis’in şanına ve konumuna gölge düşüremez. Böyle bir edepsizliğin tekrar yaşanmaması için gerekli tedbirler çok daha sıkı bir şekilde mutlaka alınmalıdır.”

“TEKLİFİ YASALAŞTIRARAK SOKAKLARIMIZI GÜVENLİ HÂLE GETİRECEĞİZ”

Utanç verici tüm sahnelere rağmen sahipsiz hayvanlara yönelik kanun teklifinin dün Komisyon’da kabul edildiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sadece insanları değil sokak hayvanlarını da yaşatmayı amaçlayan kanun teklifine “evet” diyen tüm milletvekillerini tebrik etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu meseleyi Meclis tatile girmeden önce inşallah Genel Kurul’un da takdirine sunacak, orada da taşkınlıklara prim vermeden inanıyorum ki Cumhur İttifakı olarak teklifi yasalaştırarak sokaklarımızı güvenli hâle getireceğiz” dedi.

Bu konuda tüm gurubundan, milletin vekili olarak bu yüce çatı altında bulunan her bir milletvekilinden kararlı bir duruş beklediğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Asla taviz yok ve bu işi Allah’ın izniyle bitireceğiz” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, teklifin yasalaşmasının sadece bir başlangıç olduğunu, bundan sonra esas önemli olanın sahiplenme süreci olduğunu vurgulayarak, “Son bir haftadır ortalığı ayağa kaldıran sanatçılar, dernekler, medya mensupları başta olmak üzere tüm hayvan severlerden ‘başıboş köpekleri sahiplenme kampanyamıza’ güçlü destek bekliyoruz. Burada sergilenen yüksek hassasiyetin çok daha fazlasını, sahiplenme sürecinde de göreceğimize inanıyorum” ifadelerini kullandı.

“MECLİS ÇALIŞMALARINA ARA VERİYOR OLMAMIZ, TATİLE ÇIKTIĞIMIZ ANLAMINA GELMİYOR”

Meclis çalışmalarına ara veriyor olmanın, tatile çıkmak anlamına gelmediğinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, yoğun Meclis çalışmaları nedeniyle seçim bölgelerinde yeterince mesai sarf edilmediğini, şimdi seçim bölgelerine giderek, orada milletle buluşacaklarını söyledi.

Teşkilatla, belediye başkanlarıyla birlikte, halkın ziyaret edileceğini ve onların dinleneceğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şehirlerimizdeki projeleri takip edecek, aksayan, geciken hususlar varsa bakanlarımızla irtibata geçerek çözülmesini sağlayacağız. Bizim lügatimizde rehavet olmaz, bizde dur-durak olmaz. Sanki yarın seçim varmış gibi sahada koşturmayı sürdüreceğiz” dedi.

Kabine olarak hizmetlere ara vermeden ülke ve millet için koşturmaya devam edeceklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’yi büyütmek ve hedeflerine bir adım daha yaklaştırmak için mücadeleyi sabırla sürdüreceklerini ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2024 Paris Olimpiyatları’na katılacak sporculara başarılar dileyerek, kendilerinden milletçe müjdeli haberle beklediklerini sözlerine ekledi.

Genç Gazeteciler | Ankara

OKUMAYA DEVAM ET

DÜNYA

PARİS 2024 YAZ OLİMPİYATLARI’NDA MÜCADELE DECEK SPORCULAR TÖRENLE UĞURLANDI

Genç Gazeteciler -İstanbul

Genç Gazeteciler

Haber Burada

Tarih

Paris 2024 Olimpiyatları’nda mücadele edecek olan “Team Türkiye” kafilesi, Fransa’ya uğurlandı. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak, İstanbul Havalimanı VIP Salonu’nda gerçekleştirilen, Paris 2024 Yaz Olimpiyat Oyunları’nda ülkemizi temsil edecek olan sporcuların yer aldığı “Team Türkiye” kafilesini uğurlama törenine katıldı.

Paris 2024 Olimpiyatları’nda mücadele edecek “Team Türkiye” kafilesi, Fransa’ya yolcu edildi.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, İstanbul Havalimanı VIP Salonu’nda gerçekleştirilen, Paris 2024 Yaz Olimpiyat Oyunları’na katılan sporcuların yer aldığı “Team Türkiye” kafilesini uğurlama törenine katıldı.

“Team Türkiye” kafilesini uğurlama töreninde konuşan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye’yi olimpiyatlarda temsil edecek sporcularla bir arada bulunmaktan ve bu coşkuya ortak olmaktan duyduğu mutluluğu dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın selamlarını ve tüm sporculara başarı dileklerini ileten Yılmaz, “Son yıllarda, ülkemiz spor alanında büyük başarılara imza atmış, uluslararası alanda adından sıkça söz ettirmiştir.” diye konuştu.

Almanya’da düzenlenen Avrupa Futbol Şampiyonası’ndan milli takımın sergilediği performansın Türk milletine büyük sevinç ve gurur yaşattığını, geleceğe çok daha umutla bakmalarına vesile olduğunu ifade eden Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Filenin Sultanları’nın Avrupa Şampiyonası’ndaki birincilikleri, Mete Gazoz evladımızın okçuluktaki üstün başarıları, güreşte elde edilen altın madalyalar ve atletizmde kırılan rekorlar gibi daha pek çok alanda spor, yükselen yıldızımızdır. Bu başarılar sadece sahada kalmayıp, bir duygu seli olup ülkemizin dört bir yanına yayılıyor. 85 milyonu birbirine adeta kenetleyerek birlik beraberlik duygusunu pekiştiriyor.

102 sporcumuzdan oluşan olimpiyat kafilemiz de geçmişten bu yana nice başarıyı tatmış, milletimizin göğsünü kabartmıştır. Sizler ön müsabakaları başarıyla tamamladınız ve zorlu bir hazırlık sürecini geride bıraktınız. Türkiye Cumhuriyeti’nin Olimpiyat Oyunları’ndaki 100. yılında her birinizin üstün gayret göstereceğine ve bize yeni sevinçler yaşatacağınıza yürekten inanıyorum. Gözümüz, kulağımız, gönlümüz sizlerin yanında olacak.”

“Lisanslı sporcu sayımız 2024’te 16 milyona ulaştı”

Yılmaz, son yıllarda artan sportif başarıların ve Türkiye’nin uluslararası organizasyonlarda tercih edilen bir ülke olmasının tesadüf olmadığını, bu başarının temelinde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın gençliğe ve spora verdiği önem ile sahip olduğu insan odaklı kalkınma vizyonunun bulunduğunu aktardı.

Tesisleşme hızı, tesis sayısı ve tesislerin kalitesi ile spor altyapısında Türkiye’nin Avrupa’nın en iddialı ülkelerinden biri haline geldiğini kaydeden Yılmaz, “Doğu batı ayırt etmeksizin bugün 81 ilimizde farklı spor dallarına ve sporcularımıza özel tasarlanmış 4 bin 547 modern spor tesisimiz var. 2002’de 278 bin olan lisanslı sporcu sayımızın 2024’te 16 milyona ulaşması ki bu rakam bazı ülkelerin nüfusundan daha fazla, spora ve sporcuya verdiğimiz değerin en önemli göstergesidir.” ifadelerini kullandı.

Özellikle kadın sporcuların artan başarısının göz ardı edilemeyeceğini vurgulayan Yılmaz, şöyle konuştu:

“Paris 2024 Olimpiyat Oyunları’na 48 erkek sporcu ve 54 kadın sporcu ile 18 branşta katılıyoruz. Kadınlar şimdiden erkekleri geçmiş durumda. Katılımdaki madalya kadınlarımızda, tebrik ediyoruz. Kadın Boks ve Kadın Güreş Milli Takımlarımızın en fazla sporcu ile katıldığı olimpiyat olacak. Kürek branşına ise ilk kez kadın sporcumuzla katılıyoruz. Artistik Cimnastik Erkek Milli Takımımız, tarihimizde bir ilki başararak takım olarak olimpiyat kotası almayı başardı, onları da yürekten tebrik ediyorum. Modern pentatlonda Paris 2024 Olimpiyat Oyunları’na gitmeye hak kazanan ilk erkek sporcumuz ile yarışacağız. Güreşten boksa, judodan küreğe, cimnastikten eskrime kadar pek çok farklı branşta bizlere ilkleri yaşatacak sporcularımıza güvenimiz tamdır. Sizlerin uluslararası alandaki başarıları arttıkça çocuklarımız ve gençlerimiz başta olmak üzere ülkemizdeki tüm sporseverlere rol model olacaksınız ve sizler gibi başarılı nice sporcunun yetişmesine de vesile olacaksınız.”

“Sizi bugün dualarla uğurluyoruz, madalyalarla bekliyoruz”

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, 15 gün sürecek Paris 2024 Yaz Olimpiyat Oyunları’nda birbirinden özel ve heyecanlı anlara şahitlik edeceklerini, sporcuların podyuma çıkıp İstiklal Marşı’nı olimpiyatlarda dinletmesi ve ay yıldızlı bayrağı en üstte göndere çekmesi için dualarla yanlarında olacaklarını söyledi.

Sportif başarının mühim olduğunu, ancak netice ne olursa olsun olimpiyatlara katılma başarısı gösteren, duruşuyla ve mücadele ruhuyla milyonlara örnek olan sporcuların her durumda kıymetli olduğunu belirten Yılmaz, “Kalbinizin üzerinde ay yıldızımızı taşıyarak ringe, mindere, arenaya çıktığınızda sizinle atan 85 milyon yüreği, milletimizin güçlü desteğini hissetmenizi ve sizlerle her durumda gurur duyduğumuzu hatırlamanızı isterim.” ifadesini kullandı.

Sporculara kapsamlı bir hazırlık ortamı sağlayan ve her yönden destekleyerek motive eden Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak başta olmak üzere tüm bakanlık çalışanlarına, spor federasyonları ile federasyon çalışanlarına teşekkür eden Yılmaz, şunları kaydetti:

“Paris 2024 Olimpiyatları’nda sporcularımızla birlikte ter dökecek olan antrenörlerimize, destek personeli ve teknik ekiplere de başarılar diliyorum. Sporcularımızın bu aşamalarına gelmelerinde yakın destek veren ailelerine özellikle teşekkür ediyorum. Sporcularımızın Paris’ten başarı hikayeleri ile dönerek milletimizi gururlandıracağına yürekten inanıyorum. Team Türkiye yolunuz açık olsun. Sizi bugün dualarla, alkışlarla uğurluyoruz, madalyalarla da geri dönmenizi bekliyoruz. Yolunuz, bahtınız açık olsun, Allah yar ve yardımcınız olsun.

Bakan Bak: “Paris’te zirveyi zorlayacağımıza ve güzel sonuçlarla döneceğimize inanıyorum”

Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak, törende yaptığı konuşmada, herkesin olimpiyat şampiyonlarını hatırlayacağını, tarih sayfalarında şampiyonların yer aldığını ifade ederek, “İyi hazırlandık. Emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz. Bu bir heyecan ve tutku.” dedi.

Olimpiyatlara sporcu göndermeyi başaran kulüplere teşekkür eden Bakan Bak, tüm kulüpleri olimpiyat branşlarına yatırım yapmaya çağırdı. Bak, “Paris’te zirveyi zorlayacağımıza ve güzel sonuçlarla döneceğimize inanıyorum. Hepinize başarılar diliyorum.” dedi.

“Tüm branşlarda madalya kazabilecek sporculara sahibiz”

Kafilede yer alan milli boksör Busenaz Sürmeneli, “Heyecanlıyız. hazırız. Gidip elimizden gelen her şeyi yapıp güzel sonuçlarla dönmek istiyoruz.” diye konuştu.

Paris’te mücadele edecek milli boksör Buse Naz Çakıroğlu da olimpiyatlara katılan sporcuların başarılı olacağına inandığını belirterek, “Yaklaşık 3 yıldır bugünü bekliyorduk. Tokyo Olimpiyatları’na giderken küçüktük ve bizi nelerin beklediğini bilmiyorduk. Şu anda daha tecrübeli ama daha heyecanlı ve istekliyiz. Her branşta daha başarılı olacağımızı düşünüyorum. Tüm branşlarda madalya kazabilecek sporculara sahibiz.” ifadelerini kullandı.

Tören sonrasında fotoğrafı çekiminin ardından olimpik kafile, Türk Hava Yollarına ait özel uçakla Paris’e gitti.

Bu arada Galatasaray Spor Kulübü Başkanı Dursun Özbek de sarı-kırmızılı takımdan olimpiyatlara katılmaya hak kazanan sporcularını İstanbul Havalimanı VIP Salonu’nu önünde uğurladı.

Genç gazeteciler | İstanbul

OKUMAYA DEVAM ET

DÜNYA

Irak’a Elektrik İhracatı 3 Yıllık Aranın Ardından Yeniden Başladı

Genç gazeteciler TÜRKİYE

Genç Gazeteciler

Haber Burada

Tarih

Türkiye, dün itibarıyla (21 Temmuz 2024) Irak’a elektrik ihracatına 3 yıllık aradan sonra yeniden başladı. İhracatı değerlendiren Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, “Yapacağımız yatırımlarla Kalkınma Yolunu aynı zamanda bir “Enerji Yolu” olarak da tesis edeceğiz.” ifadelerini kullandı.

Ziyaret Meyvelerini Verdi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 22 Nisan’da gerçekleştirdiği Irak ziyareti meyvelerini vermeye başladı. Programda Cumhurbaşkanı Erdoğan’a eşlik eden Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Bayraktar, hem Bağdat hem Erbil temasları kapsamında muhataplarıyla olası iş birliklerini masaya yatırdı.

Mevcut Hat Üzerinden

Ziyaretten 3 ay sonra iki ülke, enerji alanında yeni bir adım attı. Türkiye, 3 yıllık bir aranın ardından Irak’a elektrik ihracatına yeniden başladı. İhracat, Türkiye-Irak arasında mevcut 400 kV Cizre – Kasek Enterkonneksiyon hattı üzerinden gerçekleştirilirken Irak’a azami 300 MW’a kadar elektrik sağlanacak.

Refah ve Barışa Katkı

Sosyal medya hesabından bir paylaşımda bulunan Bakan Bayraktar, “Kalkınma Yolu Projesi ile bölgemizin refahına ve barışına birlikte katkı sunacağımız komşumuz Irak’a elektrik ihracatına dün itibarıyla yeniden başladık. Yapacağımız yatırımlarla Kalkınma Yolunu aynı zamanda bir “Enerji Yolu” olarak da tesis edeceğiz.” değerlendirmesini yaptı.

Genç gazeteciler TÜRKİYE

OKUMAYA DEVAM ET

GENÇ GAZETECİLER | TÜRKİYE

YENİ NESİL MEDYA | TÜRKİYE

Her Şey Güçlü Bir Türkiye İçin | Genç Gazeteciler

TAKVİM

Eylül 2020
P S Ç P C C P
 123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
282930  

HER ŞEY GÜÇLÜ TÜRKİYE İÇİN

TOGG | Türkiye’nin Otomobili

TANAP Avrupa Bağlantısı Açılış Töreni #TANAPtamam

GENÇ GAZETECİLER BURADA

GÜÇLÜ TÜRKİYE

TÜRK AKIM PROJESİ AÇILIŞ TÖRENİ

TÜRKİYE YÜZYILI

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çanakkale 1915 Köprüsü Kule Tamamlama Töreni

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fatih sondaj gemisini #MilliEnerjideYeniMüjde

ENERJİ PETROL MEDYA GRUP – YENİ NESİL MEDYA | TÜRKİYE

DÜNYA7 saat önce

“Sene sonunda enflasyonu hedeflediğimiz seviyelere mutlaka indireceğiz”

DÜNYA15 saat önce

PARİS 2024 YAZ OLİMPİYATLARI’NDA MÜCADELE DECEK SPORCULAR TÖRENLE UĞURLANDI

DÜNYA1 gün önce

Irak’a Elektrik İhracatı 3 Yıllık Aranın Ardından Yeniden Başladı

GÜNCEL1 gün önce

YUNANİSTAN İLE 2. SINIR KÖPRÜSÜ’NDE ÇALIŞMALAR HIZLANDI

DÜNYA1 gün önce

TÜRASAŞ SANAYİ DEVLERİ ARASINDA

DÜNYA1 gün önce

Çevre, Şehircilik Bakanı Murat Kurum, EBRD Başkan Yardımcısı Matteo Patrone ile Görüşme Gerçekleştirdi

DÜNYA2 gün önce

MANİSA SANAYİNE DEĞER KATACAK

DÜNYA4 gün önce

DEV YATIRIMLAR | ÇUKUROVA HAVALİMANI 10 AĞUSTOS’TA AÇILIYOR

DÜNYA5 gün önce

“Şehitlerimizin kanları üzerinde kurulan KKTC’nin güçlü, müreffeh, itibarlı bir devlet hâline gelmesi için desteğimiz bakidir”

DÜNYA5 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan KKTC’de

DÜNYA5 gün önce

DÜNYA DEVİ AR-GE MERKEZİNİ TÜRKİYE’YE KURDU

DÜNYA5 gün önce

“Altı yıllık titiz bir restorasyon neticesinde ecdat yadigarı Yıldız Sarayı’nı ihya ettik”

DÜNYA6 gün önce

İbrahim Ethem Hacıosmanoğlu Futbol Federasyonu’nun yeni Başkanı

DÜNYA6 gün önce

Türkiye Somali’de Petrol Ve Doğal Gaz Arayacak

DÜNYA6 gün önce

Nijer ile Petrol ve Doğal Gaz Alanında İlişkiler Güçleniyor

DÜNYA1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Mah-ı Muharrem Oruç Açma Lokması” programına katıldı

DÜNYA1 hafta önce

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, “Milletin Zaferine Giden Yolda Yargı” paneline katıldı

DÜNYA1 hafta önce

“15 Temmuz, Kurtuluş Savaşımızdan sonra milletimizin son bir asırda yazdığı en büyük destandır”

DÜNYA1 hafta önce

“15 Temmuz’a iftiralar atanlar, Türkiye üzerine tezgâhlanmak istenen tiyatronun birer figüranıdır”

DÜNYA1 hafta önce

15 Temmuz, istiklal ve istikbalin zaferidir.

DÜNYA1 hafta önce

15 Temmuz Demokrasi Ve Milli Birlik Treni, Ankara’dan İlk Seferine Uğurlandı

DÜNYA1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Al-Saud’u kabul etti

DÜNYA2 hafta önce

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç , SETA tarafından düzenlenen 15 Temmuz Sempozyumuna katıldı.

DÜNYA2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şehit Mustafa Cambaz Fotoğraf Yarışması Ödül Töreni’ne katıldı

DÜNYA2 hafta önce

“Irak ve Suriye hattında, ülkemize tehdit oluşturacak hiçbir yapıya müsaade etmemekte kararlıyız”

DÜNYA2 hafta önce

Türk Hava Yolları, İtalya’nın Torino Şehrine Uçuşlara Başladı

DÜNYA2 hafta önce

“İsrail-Filistin meselesine kalıcı çözüm getirmeden, küresel barış ve istikrardan bahsedilemez”

DÜNYA2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, NATO Müttefik ve Ortak Devlet ve Hükûmet Başkanları Toplantısı’na katıldı

DÜNYA2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan, NATO Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi akşam yemeğine katıldı

DÜNYA2 hafta önce

Emine Erdoğan, Jill Biden’ın ev sahipliğindeki resepsiyona katıldı

DÜNYA2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Almanya Başbakanı Scholz ile görüştü

DÜNYA2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İtalya Başbakanı Meloni ile görüştü

DÜNYA2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yunanistan Başbakanı Miçotakis ile görüştü

GÜNCEL2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, NATO Atlantik Konseyi Devlet ve Hükûmet Başkanları Oturumu’na katıldı

DÜNYA2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Macaristan Başbakanı Orban ile bir araya geldi

DÜNYA2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, NATO’nun 75. Yılı Anma Etkinliği’ne katıldı

DÜNYA2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan ABD’de

DÜNYA2 hafta önce

TÜRKİYE’NİN UZAYDAKİ GARANTİSİ TÜRKSAT 6A

DÜNYA2 hafta önce

“Türkiye, NATO’nun misyonlarına ve harekâtlarına en fazla katkı sağlayan ilk beş müttefikten biridir”

DÜNYA2 hafta önce

“Haberleşme uyduları millî güvenliğimiz açısından büyük önem arz ediyor”

DÜNYA5 yıl önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti mesajı

DÜNYA5 yıl önce

Metin Aslım : İş ve Cemiyet Hayatının Sevilen Siması

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Emel USLU ATİK ;

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Aysu YAVUZ

İYİ Kİ VARSIN4 yıl önce

İyi ki varsın Nurten ÖZTÜRK

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Beril ÇAVUŞOĞLU

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın ZEHRA KARAKAŞ BEGEN

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Nuray ÖZÇELİK;

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Hüseyin ÇEŞMECİOĞLU :

DÜNYA2 yıl önce

Ankara-Yerköy-Kayseri Hızlı Tren Hattı temeli atıldı

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Nalan Gazezoğlu

DÜNYA4 yıl önce

Sektöre Yön verenler ; Eda DEMİRHAN

GÜNCEL4 yıl önce

Sektöre Yön Verenler Berfu GÜVEN

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Gül ALCANSOY;

DÜNYA3 yıl önce

İyi ki varsın Prof. Dr. Başak SOLMAZ

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın AYSUN ŞAHANOĞLU KABA ;

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Nazlıhan ALKAN

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Hüseyin ÇALIŞKAN

DÜNYA3 yıl önce

İyi ki varsın Hande ORTAY

DÜNYA2 yıl önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AB Konseyi Başkanı Michel ile görüştü

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Yusuf Burak ASLANPINAR;

İYİ Kİ VARSIN4 yıl önce

İyi ki varsın Semra Aman Akyürek

ENERJİ3 yıl önce

İyi ki Varsın Mehmet Gültekin

ENERJİ4 yıl önce

Tekfen Holding “Kadınlarla Güçlendirilmiş Yönetim Kurulu” ödülünü üçüncü kez aldı!

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Sadık KUTANOĞLU

DÜNYA1 yıl önce

İyi ki varsın, Haşim İzol

DÜNYA2 yıl önce

İyi ki varsın Özgür AKIN

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Doç. Dr. Esin Yalçınkaya

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Semra İĞTAÇ

Enerji petrol Medya Ceo -Mehmet Ali Setencioğlu ,
MAVİ YOLCULUK5 yıl önce

TEKNE KİRALAMA | İZMİR ÇEŞME ALAÇATI

GÜNCEL4 yıl önce

Başarımız, Başarınız olacak HANTEK KALIP

DÜNYA4 yıl önce

Sektöre Yön Verenler Esra KANDEMİR

DÜNYA2 yıl önce

İyi ki varsın Ebru Milat Sezgin

DÜNYA4 yıl önce

Türkiye’nin En Etkin 50 CFO’su belli oldu

DÜNYA5 yıl önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy ile ortak basın toplantısı düzenledi

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Sibel Şeref KANCAOĞLU ;

DÜNYA2 yıl önce

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Turizm Yatırım Forumu’na katıldı

DÜNYA3 yıl önce

İyi ki varsın Vahide Ayşit

DÜNYA5 yıl önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kyoto’da Ara Güler Fotoğraf Sergisi’ni açtı

DÜNYA3 yıl önce

Sektöre yön verenler, Ahmet ÇALLI

YENİ NESİL MEDYA | TÜRKİYE

GÜÇLÜ TÜRKİYE
GÜÇLÜ TÜRKİYE

GENÇ GAZETECİLER | TÜRKİYE

GENÇ İŞ DÜNYASI

seers cmp badge