Türk İş Dünyası - 2008

DÜNYA

Cumhurbaşkanı Erdoğan,“Türkiye, insanlığın ortak özleminin sözcüsü olarak her platformda hak ve adalet talebini dile getiriyor”

Genç Gazeteciler

Haber Burada

Tarih

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2020-2021 Adli Yıl Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Adalet talebi, dünyanın en ücra köşelerine kadar tüm toplumların bünyelerinde filiz salmaktadır. Türkiye, insanlığın bu ortak özleminin sözcüsü olarak her platformda hak ve adalet talebini dile getiriyor” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezinde düzenlenen 2020-2021 Adli Yıl Açılış Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.

“ADALETİ TAM MANASIYLA TESİS ETTİĞİNİZDE DİĞER HER ŞEY KENDİLİĞİNDEN GELİŞECEKTİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2020-2021 Adli Yıl Açılış Töreni’ndeki konuşmasına, yeni adli yılın, yargı mensupları başta olmak üzere, ülke ve millet için hayırlara vesile olmasını dileyerek başladı. Yeni adli yılda hâkimlere, savcılara, avukatlara ve adalet sisteminin tüm taraflarına başarı temennisinde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, vazifeleri başında hayatlarını kaybeden hâkim ve savcılara da Allah’tan rahmet diledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bin yıldır, vatanın bekası için gözlerini kırpmadan canlarını veren tüm şehitleri de rahmetle yâd ederek, “Ülkemizin ve milletimizin istiklali ve istikbali, güvenliği, huzuru, gelişmesi, büyümesi, güçlenmesi için vazife icra eden tüm kamu personeline teşekkür ediyorum. Rabbimden ülkemizi her türlü beladan, musibetten, afetten korumasını, yürüttüğümüz mücadeleleri zaferle neticelendirmesini diliyorum” ifadesini kullandı.

Mahkeme salonlarının duvarlarında yazan “Adalet mülkün temelidir.” sözünü hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hazreti Ömer’e atfedilen bu söz, devletin orduyla değil, parayla değil, petrolle-doğal gazla değil, sanayiyle-ticaretle değil, adaletle yaşadığını belirtiyor. Çünkü adaleti tam manasıyla tesis ettiğinizde, diğer her şey zaten kendiliğinden gelişecek, yaşayacak, ülkeyi ve toplumu kuşatacaktır. Tarihin her döneminde adaletin üzerinde en çok durulan ve tartışılan kavram olmasının sebebi de budur” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kur’an-ı Kerim’de ve kutsal kitaptan ilhamla vaaz edilen tüm görüşlerde adaletle davranmanın, hükmetmenin, adaleti gözetmenin önemine vurgu yapıldığına dikkati çekerek şöyle devam etti: “Mesela, Araf suresinde Allah’ın adaletle davranmayı emrettiği, Maide suresinde Rabbimizin adaletle hüküm yürütenleri sevdiği belirtilmektedir. Her cuma günü hutbede okunan, Nahl suresinin 90’ıncı ayetinde, ‘Şüphesiz Allah, adaleti, iyilik yapmayı, yakınlara yardım etmeyi emreder, hayâsızlığı, fenalığı ve azgınlığı yasaklar.’ buyrulmaktadır. Geçmişten bugüne isimleri tarihe altın harflerle kazınan devlet yöneticilerine, mücadele insanlarına baktığımızda, hepsinin de en başta gelen vasfının adalet konusundaki hassasiyeti olduğunu görüyoruz. İnsanlığa ışık tutan filozofların önemli bir kısmı da adaleti ‘erdemlerin en şereflisi, milletlerin gıdası’ olarak tarif etmektedirler. Sizler, işte böylesine ulvi bir vazife icra ediyorsunuz.”

“ADALET TALEBİ, DÜNYANIN EN ÜCRA KÖŞELERİNE KADAR TÜM TOPLUMLARIN BÜNYELERİNDE FİLİZ SALMAKTADIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, hâkimler, savcılar, avukatlar ve adalet teşkilatında görev yapan her bir kişinin bu şuurla vazifesini yürüttüğüne olan inancını dile getirerek, “Elbette böylesine hayati bir vazife, aynı zamanda çok büyük sorumluluk, çok büyük vebal üstlenmek anlamına geliyor. Her kamu görevi kendine göre önemlidir ama adaletin tesisi için çalışmak bambaşka bir mana taşıyor. Bu ağır yükü başarıyla omuzlayan, kalbini ve zihnini sadece ve sadece adaletin tecellisine adayan sizlerin her birine, ülkem ve milletim adına şükranlarımı sunuyorum” şeklinde konuştu.

Adaletin insanlığın varlığı ve geleceği için bu kadar önemli iken, günümüzde dünyanın dört bir yanından zulüm altında inleyen mazlumların, mağdurların, gariplerin feryatlarının yükseliyor olmasının ayrı bir tenakuz olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Kendilerini büyük, güçlü, müreffeh, yenilmez olarak gören kimi devletlerin, diğerlerine karşı sergiledikleri zalimlikleri örtmeye artık siyasi ve diplomatik laf cambazlıkları da yetmiyor. Demokrasiye, güvenliğe ve refaha sadece dünyanın belli toplumlarının sahip bulunduğu, diğerlerinin onlara hizmet dışında önem taşımadığı çarpık anlayış artık ifşa olmuştur. Adalet talebi, dünyanın en ücra köşelerine kadar tüm toplumların bünyelerinde filiz salmaktadır. Türkiye, insanlığın bu ortak özleminin sözcüsü olarak her platformda hak ve adalet talebini dile getiriyor. Birleşmiş Milletler kürsüsünden, salondaki 200’e yakın ülkenin temsilcilerinin gözlerinin içine bakarak ifade ettiğimiz, ‘Dünya 5’ten büyüktür’ itirazı, bunun en somut ve çarpıcı örneklerinden biridir.”

“DOĞU AKDENİZ’DEKİ, EGE’DEKİ FAALİYETLERİMİZİN DE ÖZÜNDE HAK VE ADALET ARAYIŞI VARDIR”

Suriye’den Libya’ya kadar fiilen sahada oldukları her yerde aynı inanç ve taleple çalışmaları yürüttüklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Doğu Akdeniz’deki, Ege’deki faaliyetlerimizin de özünde hak ve adalet arayışı vardır. Türkiye’yi 780 bin kilometrekarelik devasa büyüklüğüne bakmadan, 10 kilometrekarelik bir ada üzerinden kıyılarına hapsetme girişimi, haksızlığın ve adaletsizliğin en açık ifadesidir. Çevresindeki her ülkenin hakkı olan Akdeniz’in zenginliklerinin üzerine âdeta çökme çabası, tam bir modern sömürgecilik örneğidir” diye konuştu.

“Tarih boyunca, hep başkalarının arkasına saklanarak varlığını sürdürmüş bir devleti önümüze atarak kendi gizli emellerini gerçekleştirmeye çalışanların yaptıkları da en büyük adaletsizliktir” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Biz artık bu gölge oyunundan bıktık. Kendine bile hayrı olmayan bir devleti, Türkiye gibi bölgesel ve küresel bir gücün önüne atıp, yem etmeye çalışmak artık komik kaçmaya başladı. Asırlardır Afrika’dan Güney Amerika’ya kadar sömürmedik yer, katletmedik toplum, zulmetmedik insan bırakmayanların devri sona eriyor. Ne yaparlarsa yapsınlar, bu adalet uyanışını durduramayacaklardır. Ülkemizin bu konudaki öncülüğü sadece kendi adına değil, tüm mazlumlar adınadır.”

“BÖLGEMİZDE GÜVEN VE HUZUR ARAYAN HERKESE KAPIMIZI AÇIYORUZ”

Osmanlı gibi 600 yıllık bir devin külleri üzerinde inşa edilen Cumhuriyetin 100’üncü yılına yaklaşırken, coğrafyadaki bin yıllık varlığa daha da sıkı sarılmakta kararlı olduklarının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmeyi yaptı: “Medeniyetimizin ve tarihimizin bize bıraktığı mirası çok daha ileriye taşıyarak, evlatlarımıza büyük, güçlü, adil ve müreffeh bir gelecek bırakmak için gece gündüz çalışıyoruz. Türkiye’nin her başarısının, kalbini ve gözünü bize yöneltmiş tüm dostları ve kardeşleri için de yeni bir ümit ışığı yaktığımızı biliyoruz. Gücümüzün sadece kendimizi düşünmekten ve kendimiz için çalışmaktan değil, arkamızdaki bu geniş destekten de kaynaklandığının gayet iyi farkındayız. Bunun için bölgemizde güven ve huzur arayan herkese kapımızı açıyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunun için dünyanın neresinden bir feryat yükselirse, tüm imkânlarımızla oraya yöneliyoruz. Bunun için her platformda hak ve adalet talebimizi en yüksek sesle dile getiriyoruz. Rabbim de bu hasbi ve samimi duruşumuzun mükâfatı olarak, her alanda önümüzü açıyor, tuzakları bozuyor, gücümüze güç katıyor. Husumet cepheleri ne kadar birleşirse birleşsin bu yükselişi durduramayacaklardır. İstiklal Marşı ‘korkma’ diye başlayan ve ‘Hakkıdır, Hakk’a tapan milletimin istiklal’ diye biten bir milleti yolundan döndürebilecek hiçbir güç tanımıyoruz” diye ekledi.

Türkiye’nin dostluğunun kıymetini bilenlerin, her geçen gün çoğalacağından emin olduklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yeter ki biz kendi içimizde sağlam duralım. Yeter ki biz millet olarak birliğimize, beraberliğimize sahip çıkalım. Yeter ki biz tüm kurumlarımızla devletimizi hak ve adalet üzere ayakta tutalım. Yeter ki biz alametifarikamız olan değerlerimizden taviz vermeyelim. Yeter ki medeniyetimize ve tarihimize sıkı sıkıya sarılalım. Gerisinin kendiliğinden geleceğinden, zorlukların kolaya döneceğinden, düşmanlıkların dostluğa evirileceğinden şüphe duymuyoruz” dedi.

“DÜNYADA, DEVLET GEÇMİŞİ BİZİMKİ KADAR ESKİ PEK AZ MİLLET VAR”

Dünyada, devlet geçmişi Türkiye kadar eski ve geniş bir coğrafyaya yayılan pek az milletin bulunduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı forsunda temsil edilen 16 devletin yanında, kurulan irili ufaklı pek çok devletin tarih kitaplarında kayıtlı olduğuna işaret etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Anadolu’da da, Malazgirt Zaferi’nin ardından, Selçuklu ile başlayıp çeşitli beyliklerle devam eden, Osmanlı ile zirveye çıkan, Cumhuriyet ile günümüze ulaşan devletler silsilesine sahip olunduğunu belirterek, şunları kaydetti: “Coğrafyamızdaki son 200 yılımız, hem çok büyük kayıplar hem çok büyük zaferler hem de yönetim sistemi arayışlarıyla geçmiştir. Tanzimat’tan Meşrutiyet’e tüm adımlar, bu sürecin bir parçasıdır. Avrupa’da başlayıp dünyayı saran modern yönetim sistemini bünyemize adapte etme gayretlerinin en keskin noktası, Cumhuriyetin ilanıdır. Osmanlı’yı, sevabıyla ve günahıyla tarihin tozlu raflarına kaldırıp, millî iradenin üstünlüğü üzerine kurulu yeni yönetim sistemimizi hayata geçirme sürecimiz de kendi içinde oldukça sancılı geçmiştir. Çok partili hayata geçtikten sonra maruz kaldığımız darbe, cunta, muhtıra tecrübeleri bize ağır siyasi, sosyal, ekonomik maliyetler getirmiştir.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gelişmiş ülkelerin en büyük atılımlarını yaptıkları dönemlerde, biz kendi iç çekişmelerimiz ve kavgalarımızla uğraştığımız için, pek çok fırsatı kaçırdık. Vesayetin ağır baskısı, demokrasiden sanayiye kadar her alandaki atılımlarımızın önünü keserek enerjimizi ve vaktimizi heba etti. Devlet ile millet arasındaki değer, anlayış, uygulama farkı, millî iradenin üstünlüğü ilkesinin tam manasıyla hayata geçirilmesine engel oldu. Uzun ve zahmetli bir mücadele döneminin ardından, yeni bir yönetim sistemine geçerek, bu alanda daha üst bir kulvara çıkmayı hamdolsun başardık” diye ekledi.

“CUMHURBAŞKANLIĞI HÜKÛMET SİSTEMİ HERKESİN KENDİ İŞİNE ODAKLANMASINI SAĞLADI”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi’nin yasama, yürütme ve yargı arasındaki güçler ayrımını modern demokrasilerdeki netliğe kavuşturduğunu söyledi.

Millî iradenin tecellisine aykırı hiçbir güç temerküzüne izin vermeyen yeni yönetim sisteminin herkesin kendi işine odaklanmasını sağladığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Darbe dönemlerinde çok büyük tartışmalara yol açan görüntülerin ve uygulamaların tarihe karıştığı yeni bir döneme girdik. Bu yeni dönemin hasılasını, siyasi, ekonomik, askerî her türlü saldırıya ve baskıya hiç olmadığımız kadar mukavemetli hale gelerek, daha da önemlisi, gerçek gücümüzü kullanma imkânımızı bularak toplamaya başladık” diye konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu tabloda son 18 yıldır her alanda kesintisiz bir şekilde hayata geçirdikleri reformların büyük etkisinin bulunduğunu belirtti.

“ATTIĞIMIZ HER ADIMDA DEMOKRASİNİN GÜÇLENDİRİLMESİNİ HEDEFLİYORUZ”

Yargının, bu reformların en yoğun ve etkin şekilde yaşandığı alanların başında geldiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Amacımız, güven veren ve erişilebilir bir adalet sistemini, tüm kurum ve kurallarıyla tesis etmektir” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: “Attığımız her adımda demokrasinin güçlendirilmesini, hak ve özgürlüklerin geliştirilmesini hedefliyoruz. Bu vizyon ışığında hazırladığımız Yargı Reformu Strateji Belgemizi, geçtiğimiz yıl milletimizle paylaştık. Belgede yer alan politikalar, ilgili tüm kurumların, kuruluşların, sivil toplum örgütlerinin katılımıyla oluşturuldu. Geçmişteki reformların sonuçları, bugünkü beklentiler ve gelecekteki ihtiyaçlar ışığında hazırlanan bu belge oluşturulurken dünyadaki uygulamalar da yakından incelendi. Sadece belgeyi hazırlamakla kalmadık, burada yer alan politikaları süratle hayata geçirecek adımları da attık. Yürütme olarak biz kendi hazırlıklarımızı yaptık, yasama üzerine düşeni yerine getirip kanunları çıkardı, yargımız da bunları bilfiil uygulamaya koydu. Sadece bu tablo bile yeni yönetim sisteminin ülkemize kazandırdığı hızı, kaliteyi, kararlılığı göstermeye yeterlidir.”

“YARGININ İŞ YÜKÜNÜ HAFİFLETECEK YENİ HUKUKİ MÜESSESELER OLUŞTURDUK”

Geçen yıl kanunlaşan Birinci Yargı Paketi ile ceza adaleti sistemine dair pek çok tarihî değişikliği hayata geçirdiklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sistemi rahatlatacak, vatandaşımıza daha iyi hizmet verilmesini sağlayacak, yargının iş yükünü hafifletecek yeni hukuki müesseseler oluşturduk. Uluslararası alanda yaygın olarak kullanılan bazı usul düzenlemeleri bize uygun modellerle sisteme dâhil ettik. Basit yargılama ve seri muhakeme gibi bu uygulamaları gerekirse daha da geliştirecek şekilde yakından takip ediyor, analizini yapıyoruz” diye konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, temel hak ve özgürlükler ile ifade özgürlüğünün güçlendirilmesini sağlamak amacıyla, istinafta kesinleşen bazı suçlar için temyiz yolunu açtıklarını dile getirdi.

İfade hürriyetinin bir parçası olan eleştiri ve haber verme hakkının mevzuatta daha güçlü bir temele sahip olmasını sağladıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: “İnternet suçlarında sadece ilgili sayfaya erişimin engellenmesini mümkün hâle getirerek, tüm sitenin kapanmasının önüne geçtik. Soruşturma evresinde azami tutukluluk sürelerini yeniden belirleyerek, özellikle çocukları korumaya yönelik adımları attık. Cinsel şiddet mağduru çocuk ve kadınlar için özel görüşme odaları kullanılmasını zorunlu hâle getirdik. Hâkimlik, savcılık, avukatlık ve noterlik gibi hukuk mesleklerini icra edeceklerin, mezuniyet sonrası öncelikle ortak bir merkezi sınava girmesini mecbur kıldık. Kıdemi 15 yılı geçen avukatlara yeşil pasaport imkânı sağladık. Sesli ve görüntülü bilişim sisteminin idari yargıda da kullanılabilmesini temin ettik.”

İkinci Yargı Paketi ile infaz sistemini revize ederek süreleri, denetimli serbestlik uygulamalarını, özel infaz usullerini, iyi hâl usullerini yeniden belirlediklerini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu paket dışında, ceza adaleti ve yatırım ortamının iyileştirilmesi gibi köklü düzenlemeleri de sisteme kazandırdıklarını söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, İcra ve İflas Kanunu’nu, alacaklı ve borçluların menfaatlerini koruyacak şekilde yeniden düzenlediklerini aktardı.

Alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemlerini geliştirdiklerini, genişlettiklerini, yaygınlaştırdıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hedef süre uygulaması ile soruşturma ve mahkeme aşamalarının daha hızlı bir şekilde yürümesini sağladık. Hâkimler Savcılar Kurulu, yargı mensuplarının uyması gereken etik kuralları belirleyerek kamuoyuna duyurdu. Yine bu kurul bünyesinde, mükerrer hataların önüne geçilmesi için Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ihlal kararları tetkik birimi oluşturuldu” ifadelerini kullandı.

“İNSAN HAKLARI EYLEM PLANI’NI BU YIL İÇİNDE NETİCELENDİRMEK İSTİYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, hukuk uyuşmazlıklarına ilişkin kapsamlı bir düzenlemenin kanunlaşarak sistemdeki yerini aldığını söyledi. Düzenlemeden beklentinin hukuk yargılamalarının çok daha kısa sürede sonuçlanması olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hâlen çalışmaları süren İnsan Hakları Eylem Planı’nı bu yıl içinde neticelendirmek istiyoruz. Hukuk devleti niteliğimizi güçlendirecek bu planın hayata geçmesiyle ülke içinde ve uluslararası alanda maruz kaldığımız pek çok sıkıntıyı da çözeceğimize inanıyorum” ifadelerini kullandı.

Her yerde olduğu gibi adalet sisteminin de asli öznesinin insan olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçmişte yargı sisteminin tıkanmasının en önemli sebeplerinden birinin de ilk dereceden yüksek yargıya kadar her aşamada insan kaynağının yetersizliği olması olduğunu ifade etti.

“HÂKİM VE SAVCI SAYIMIZI 22 BİNE ÇIKARDIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz darbe girişiminde en çok ihracın olduğu kurumlar arasında Adalet Bakanlığının da olduğuna dikkati çekerek şöyle devam etti: “Bu rağmen, hâkim ve savcı sayımızı 2002 yılındaki 9 bin 349 seviyesinden bugün 22 bin seviyesine çıkardık. Bakanlık teşkilatının tamamında görev yapan personel sayısını da 51 bin 681’den 150 binin üzerine yükselttik. Böylece hem hâkim ve savcılarımızın yaptıkları görevlerin hem de yargı sürecine destek veren çalışmaların, çok daha düzenli, hızlı ve yüksek standartlı şekilde yürümesini temin ettik. İstinaf Mahkemelerinin kuruluşu, Cumhuriyet dönemindeki en önemli yargı reformlarından biridir. Adli Yargıda 2016 yılında, İdari Yargıda 2017 yılında faaliyete geçen İstinaf Mahkemeleri sayesinde dava dosyalarının neticelenme süresi oldukça kısalmıştır. Elektronik tebligat uygulaması da hem zaman hem bütçe tasarrufu yoluyla kamuya katkı sağlamıştır. Lekelenmeme hakkı, son dönemde hukukumuza kazandırdığımız önemli ilkelerden biridir. Kişilerin mesnetsiz ihbarlar ve şikâyetler sebebiyle soruşturmaya maruz kalmasını engelleyerek lekelenmeme hakkını uygulamaya geçirdik.”

“YARGININ TEK İDEOLOJİSİ ADALET OLMAK ZORUNDADIR”

Nöbetçi noterlik ve konsolosluklardaki noterlik işlemleri örneklerinin Türkiye’den alınabilmesiyle vatandaşların işlerinin de kolaylaştırıldığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Adaletin tüm kurum ve kurallarıyla işlemesini temin için yaptığımız reformları, önümüzdeki dönemde de sürdüreceğiz. Ancak bu noktada yargı sistemimizin en önemli unsurlarından olan avukatlarımız ve onların meslek örgütleri olan barolarla ilgili bir rahatsızlığımı da ifade etmek istiyorum. Şehit savcımız Mehmet Selim Kiraz’ı katleden terör örgütü mensuplarına destek için açlık grevine giden avukatları bu kararlarından vazgeçirmek için devlet üzerine düşeni yapmıştır. Buna rağmen ısrarla açlık grevini sürdüren bir avukatın ölümü üzerine İstanbul Barosu binasına asılan pankartın, şehidimizin kemiklerini sızlatmanın ötesinde anlamları olduğunu düşünüyoruz.”

Avukatların, teröristlerin bu kadar pervasızca yanlarında durabilmeleri, cübbeleriyle cenazesine katılabilmeleri, onları öven bildiriler yayınlayabilmelerinin kabul edilebilir davranışlar olmadığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Avukatlık, zulmü savunmak değildir. Avukatlık adaleti savunmak, adaletin yanında yer almak demektir. Bu yapılan işlemlerin müvekkil-avukat ilişkisiyle uzaktan yakından alakasının olmadığı açıkça ortadadır. Diğer kurumlarda terör örgütleriyle böylesine içli-dışlı olan kişiler nasıl mesleklerinden men edilebiliyorsa, avukatlar için de böyle bir yöntemin gerekip gerekmediği bana göre tartışılmalıdır. Uyuşturucu baronunu savunan avukat uyuşturucu tüccarlığına, katili savunan avukat cana kast etmeye, hırsızı savunan avukat hırsızlığa kalkışmıyorsa, teröristin avukatlığını yapanın da teröristliğe soyunması mümkün değildir. Hâkimin, savcının, polisin, askerin yapamadığını, kamusal bir vazife icra eden avukat da yapamamalıdır. Şayet yaparsa bunun bir müeyyidesi, sonucu, bedeli muhakkak olmalıdır. Dünyanın hiçbir ülkesinde, medeni ülkeleri kastediyorum, böyle çarpık bir duruma izin verilemez. Yargının hiçbir unsuru, herhangi bir ideolojinin emrine giremez. Yargının tek ideolojisi adalet olmak zorundadır. Bir adalet kurumu olması gereken kimi baroların, terör örgütlerinin arka bahçesi, propaganda aracı, yasa dışı faaliyetlerinin kılıfı hâline dönüşmesi çok acıdır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, çoklu baro sistemini getirmekteki amaçlardan birinin de baroları bu sorunlu yapıdan kurtarma umudu olduğuna işaret ederek merhum savcı Mehmet Selim Kiraz’ın katilleriyle ilgili gelişmenin bu endişelerde ne kadar haklı olunduğunu gösterdiğinin altını çizdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının sonunda, “İnşallah önümüzdeki dönemde avukatlıktan teröristliğe uzanan bu kanlı yolun önünü kesmek için gerekeni yapacağız. Bu duygularla bir kez daha Selim Kiraz kardeşime Allah’tan rahmet diliyorum. 2020-2021 Adli Yılı’nın, yargı sistemimizin tüm tarafları için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Hâkimlerimize, savcılarımıza, avukatlarımıza, adalet teşkilatı çalışanlarımıza, adliyelere işi düşen vatandaşlarımıza kolaylıklar temenni ediyorum. Rabbim hepsinin yar ve yardımcısı olsun” dedi.

Törene; TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, Millî Savunma Bakanı Hulusi Akar, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk ve yüksek yargı üyeleri de katıldı.

DÜNYA

“Ülkemizi demokrasi ve kalkınma rotasından çıkarmadan hedeflerine doğru ilerletmeyi başardık”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kütahya

Genç Gazeteciler

Haber Burada

Tarih

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kütahya mitinginde yaptığı konuşmada, “Ülkemiz; Gezi olaylarından beri süren, 15 Temmuz’la daha da keskinleşen, 2018’den itibaren iyice alenileşen bölgesel ve küresel krizlerle daha da derinleşen sıkıntılı bir süreçten geçiyor. Hamdolsun, önümüze hangi badire çıkarsa çıksın, ülkemizi demokrasi ve kalkınma rotasından çıkarmadan hedeflerine doğru ilerletmeyi başardık” dedi.

Kütahya mitinginde vatandaşlara hitap eden Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kütahya’nın, Anadolu’nun beylerbeyi olduğunu belirterek, kentin bugün de millî iradeye olan bağlılığıyla Türkiye’nin beylerbeyliğini hak ettiğini kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen mayıs ayındaki seçim sonuçları için Kütahyalılara teşekkür ederek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Gençler, Cumhur İttifakı’na milletvekilliğinde verdiğiniz yüzde 68 ve Cumhurbaşkanlığında şahsıma verdiğiniz yüzde 70 oranındaki destek için sizlere şükranlarımı sunuyorum. Şimdi 31 Mart’ta da aynı oyları vermeye hazır mıyız? Maşallah barekallah. Rabbim tüm Kütahyalı kardeşlerimden razı olsun. Mevla şu muhabbetimizi, şu dayanışmamızı daim eylesin. Şimdi de sizlerden Türkiye Yüzyılı belediyeciliği için, gerçek belediyecilik için destek istiyoruz. Hanımlar, bu konuda en çok size güveniyorum. Her zaman ne diyorum, kale içeriden fethedilir. Yani kaleyi sizler düşüreceksiniz. Şayet hanımlar çok iyi çalışırsa bu iş olur. Biz, kadının iradesinin üstesinden gelemeyeceği hiçbir zorluk tanımıyoruz. Öyleyse buradan, bu meydandan gerçek belediyecilik için söz veriyor musunuz? Gençler, hanımları duyuyorsunuz değil mi? Sizin de onlardan aşağı kalmamanız lazım.”

“ÜLKEMİZİN GÜVENLİĞİNE, İSTİKRARINA GÖZ DİKENLERE FIRSAT VERMEYECEĞİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kütahya’da 31 Mart seçimleri için adayları Cumhur İttifakı olarak ortak göstermediklerini hatırlatarak, “Eser ve hizmet siyasetinde yarışmak için ayrı adaylarla seçime girdik. Hayırda yarış olarak gördüğümüz bu centilmence rekabetin şehrimiz için en güzel şekilde neticelenmesini diliyorum” dedi.

Hangi partiye mensup olursa olsun Türkiye’nin her bireyinin, her Kütahyalının gönüllerinde ayrı bir yerinin olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Seçimler gelir geçer ama muhabbet baki kalır. Şu hasbilik gök kubbedeki bir hoş seda misali hep devam eder. Rabbim birliğimizi, beraberliğimizi, dirliğimizi, kardeşliğimizi daim eylesin diyorum. Ülkemizin güvenliğine, istikrarına, kazanımlarına, hedeflerine göz dikenlere asla fırsat vermeyeceğiz. Bu millet, tarihine, kültürüne, inancına saldırarak sırtını terör örgütlerine dayayanlara, onlara en güzel dersi sandıklarda verdi. Şimdi beraber yol yürüyerek, hükûmette ve belediyede iktidar hülyalarına kapılanları rüyalarından uyandırmaya var mıyız? Bunu yapacağınıza ben inanıyorum.”

“TÜRKİYE YÜZYILI VİZYONU ETRAFINDA KENETLENİP YOLUMUZA DEVAM EDECEĞİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, emniyetten aldığı rakamlara göre mitinge 35 bin kişinin katıldığını aktararak, “Tabii sandıklara da bunun yansıması lazım. Kütahya’da hamdolsun böyle bir sıkıntımız inşallah yok” diye konuştu.

Şehirlerin bir kısmında yapılan kirli ittifakları takip ettiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları ifade etti: “Kiminde listeler geç veriliyor. Aday isimleri sabahtan akşama sürekli değişiyor. Milletimiz de engin ferasetiyle kapalı kapılar ardında çevrilen dolapları, yapılan pazarlıkları, sahnelenen alicengiz oyunlarını çok iyi görüyor. Bugüne kadar olduğu gibi 31 Mart’ta da milletimizle omuz omuza verip, meydanı kirli ittifakların karanlık hesaplarına bırakmayacağız. Türkiye Yüzyılı vizyonu etrafında kenetlenip yolumuza devam edeceğiz. Ben hanımlara güveniyorum. Bu yolculukta Kütahya’nın da desteğini yanımızda göreceğimize yürekten inanıyorum.”

“Şimdi buradan, Millî Mücadele zaferinin ilk işaret fişeğinin atıldığı Kütahya’dan öyle bir ses verin ki, duymayan kalmasın” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “31 Mart’ta Türkiye Yüzyılı şehirleri için hazır mıyız? 31 Mart’ta Türkiye Yüzyılı şehirleri için kararlı mıyız? 31 Mart’ta gerçek belediyeciliği tercih ediyor muyuz? Bunun için seçim gününe kadar kapı kapı dolaşmaya var mıyız? Kütahya’yla birlikte Türkiye haritasının tamamını Cumhur İttifakı’nın renkleriyle boyamaya var mıyız?” dedi.

Türkiye’nin Gezi olaylarından beri süren 15 Temmuz’da daha da keskinleşen, 2018’den itibaren iyice alenileşen, bölgesel ve küresel krizlerle daha da derinleşen sıkıntılı bir süreçten geçtiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Önümüze hangi badire çıkarsa çıksın ülkemizi demokrasi ve kalkınma rotasından çıkarmadan hedeflerine doğru ilerletmeyi başardık. Bu arada ciddi bedeller de ödedik, ödüyoruz. Millî birliğimize yönelik saldırıları bertaraf ederken yeri geldi darbecilere karşı canımız pahasına direndik yeri geldi sınırlarımıza dayanan teröristlerle boğuştuk. Cudi Dağı’nda onları mağaralara gömdük. Tendürek’te, Bestler Deresi’nde, Gabar’da gömdük ve Türkiye’de kendilerine yer bulamadılar” diye konuştu.

Hayat pahalılığıyla da mücadele edildiğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, en çok etkilenen kesimlerin başında emeklilerin bulunduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Her ne kadar emekli maaşlarını bizden önceki dönemlerle kıyas edilemeyecek seviyelere çıkarmış olsak da gönlümüz vatandaşlarımızın hayatlarını daha iyi şartlarda sürdürmesini istiyor” ifadesini kullandı.

“HARCADIĞIMIZ HER KURUŞU, DEVLETİ VE MİLLETİYLE BİRLİKTE ÇALIŞIP KAZANMAK MECBURİYETİNDEYİZ”

Ekonominin diğer boyutlarının ötesinde hesap kitap işi olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, devletin gelirleri ve giderleri arasındaki denge tutturulamazsa tıpkı 1970’lerde ve 1990’lardaki gibi siyasi, sosyal ve ekonomik çalkantıların pençesine düşülmesinin kaçınılmaz olduğunu belirtti.

Türkiye’nin kimi ülkelerin sahip olduğu gibi karşılıksız elde ettiği gelir kaynaklarına sahip olmadığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Biz harcadığımız her kuruşu, devleti ve milletiyle birlikte çalışıp kazanmak mecburiyetindeyiz. Mesela yaklaşık 11 trilyon lira giderle bağladığımız 2024 bütçemizi ele alalım. Bunun 1 trilyon liradan fazlasını deprem harcamalarına ayırdık. Devletin tüm çalışanları için yaklaşık 3 trilyon lira personel gideri var. Yatırımlar için 1,6 trilyon liraya yakın bir kaynak kullanılacak. Emekli maaşları için ayrılan miktar yaklaşık 3 trilyon liraya yakın, eğitim için 1,6 trilyon lira, sağlık için 1,6 trilyon lira, sosyal yardımlar için 500 milyar lira, mahallî idareler için 860 milyar lira tahsis edildi. Diğer kalemleri söylemiyorum bile.

En düşüğü 10 bin lira olan emekli maaşı ömrünü kendisinin ve ailesinin geçimi için harcamış vatandaşlarımız için yeterli mi? Elbette değil. Peki, emekli maaşlarını arzu ettiğimiz düzeye nasıl yükselteceğiz? Devlet ve millet olarak daha fazla çalışacak, daha çok gelir elde edecek, ortaya çıkan kazançtan da emeklilerimize hak ettikleri parayı vereceğiz.

Şimdi birileri çıkıyor emekli maaşlarına 7 bin lira, 10 bin lira seyyanen ekleyelim diyerek kendi akıllarınca emeklilerimizi tahrik ediyor. Bakınız bizim ülkemizde hâlihazırda 16 milyon emeklimiz var. Emekli maaşlarına 7 bin lira eklemek demek bütçeden yaklaşık 1,4 trilyon liralık, 10 bin lira eklemek demek 1,9 trilyon liralık bir kaynağı buraya aktarmak demektir. Mevcut maaşların tutarından söz etmiyorum. Sadece 7 bin lira veya 10 bin lira olarak ifade edilen ek artışın maliyetini anlatıyorum. Yani 2024 yılı boyunca ülkemizde tek çivi çakmasak tüm yatırım bütçesini buraya aktarsak bile bu gideri karşılamaya yetmiyor. Aynı şekilde deprem harcamalarının tamamını bu iş için kullansak yine yeterli gelmiyor. Eğitime, sağlığa, tek kuruş harcamadan her birinin tüm bütçesini buraya aktarsak ucu ucuna ya kurtarıyor ya kurtarmıyor. Askeriyle, polisiyle, eğitimcisiyle, sağlıkçısıyla tüm memuru ve işçisiyle devletin çalışanlarının yarısından fazlasına maaşlarını vermesek o zaman belki bu ilave gideri karşılayabiliriz. Burada konuştuğumuz emeklilerimizin mevcut maaşlarının maliyeti değil yapılması istenen ilave artışların tutarıdır.”

“YAPTIĞIMIZ HER İŞİN HESABINI 85 MİLYONUN TAMAMINA VERMEKLE MÜKELLEFİZ”

Seyyanen artışların emekli maaşları arasında yol açtığı adaletsizliğin farkında olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sırtında yumurta küfesi taşımayanların istedikleri gibi atıp tutabileceğini, sorumluluk makamında olmayanların her aklına eseni söyleyebildiğini dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ama milletin ülkeyi ve devleti yönetme görevini verdiği bizim için böyle bir durum asla söz konusu değil. Biz yaptığımız her işin hesabını 85 milyonun tamamına vermekle mükellefiz. Biz attığımız her adımı en ince detayına kadar hesaplamak zorundayız.” dedi.

Küresel ekonomik krizin dünyanın her yerinde çalışanlar ve emekliler başta olmak üzere büyük kitlelerin refah kaybına uğramasına yol açtığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin de kendi şartları çerçevesinde bu dalgadan etkilendiğini söyledi.

Tüm bunların üstüne geçen sene “asrın felaketi” olan çok büyük bir deprem yaşandığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sadece 6 Şubat depremlerinin ekonomiye maliyetinin 104 milyar dolar olduğunu kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Buna rağmen hayat pahalılığı başta olmak üzere ekonomik dengeleri yeniden yerli yerine oturtmak için güçlü bir program uyguluyoruz. Bu yılsonundan itibaren programın olumlu sonuçlarını görmeye başlayacağız. Yatırım, istihdam, üretim, ihracat ve cari fazla yoluyla ülkemizi büyüttükçe ortaya çıkan kazançtan her kesimden insanımız gibi emeklilerimiz de istifade edecek. Siz oturdukları yerden atıp tutanlara bakmayın. Onlar sadece istismar ve bozgunculuk peşinde koşuyor. Onların ne ülke ne millet ne de emeklilerimiz umurlarında. Bu ülkenin ve bu milletin asırlık meselelerini nasıl biz çözdüysek bugünkü sıkıntıların üstesinden gelecek olan da yine biziz. Milletimizden sabır ve metanet istiyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin son 21 yılının önceki dönemlerinden çok iyi olduğunu, yarınların da bugünden daha iyi olacağını belirtti.

İnsanları, karamsarlık bataklığına sürüklemek isteyenlerin tek derdinin buradan bir kaos çıkartıp ülkeyi kendilerine mecbur etmek olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kendi partilerini öyle yönetiyor olabilirler ama bu millet kendi geleceği konusunda onların sinsi oyunlarına eyvallah etmez. Ne diyor üstat? ‘Yarın elbet bizim, elbet bizimdir. Gün doğmuş, gün batmış, ebed bizimdir’ Allah’ın izniyle bu tekerleği tümsekte bırakmayarak Türkiye Yüzyılı bayrağını, kör dünyanın tepesine biz dikeceğiz” diye konuştu.

KÜTAHYA’YA 101 MİLYAR LİRANIN ÜZERİNDE YATIRIM

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin nereden nereye geldiğinin en büyük ispatının şehirlere yaptıkları yatırımlar olduğunu ifade etti.

Bu kapsamda son 21 yılda Kütahya’ya 101 milyar liranın üzerinde yatırım yaptıklarına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, eğitimde 2 bin 900 yeni derslik inşa ettiklerini, şehre ikinci devlet üniversitesi olarak Kütahya Sağlık Üniversitesi’ni kurduklarını dile getirdi.

Gençlik ve sporda yükseköğrenim yurt yatak kapasitesini 12 bin 493’e çıkardıklarına, 61 spor tesisi inşa ettiklerine, Kütahya’ya kendine yakışacak bir stadyum kazandırmak için çalışmalara başladıklarına değinen Erdoğan, sosyal yardımlarda Kütahyalı ihtiyaç sahiplerine 2,6 milyar lira tutarında kaynak aktardıklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sağlıkta 320 yataklı Evliya Çelebi Devlet Hastanesi başta olmak üzere toplamda 1050 yataklı 11 hastaneyle birlikte 43 sağlık tesisi inşa ettiklerini aktardı.

Toplam 610 yataklı Kütahya Şehir Hastanesinin inşasında sona geldiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, son teknik testlerini de tamamladıktan sonra hastaneyi vatandaşın hizmetine sunacaklarını bildirdi.

Şehrin ihtiyacına göre önümüzdeki dönemde 800 yataklı bir eğitim araştırma hastanesini de gündeme alabileceklerine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Ayrıca, Domaniç Entegre İlçe Hastanemizin inşası başta olmak üzere beş sağlık tesisinin yapımına devam ediyoruz. Kütahya’da TOKİ kanalıyla 12 bin 802 konutun yapımını tamamlayıp hak sahiplerine teslim ettik. 1521 konutun yapımı sürüyor. Kütahya’da 9,2 milyon metrekare alanda kentsel dönüşüm çalışması yürütüyoruz. Şehrimizdeki altı millet bahçesi projesinden üçünü tamamlayıp hizmete sunduk, diğerleriyle ilgili çalışmalar devam ediyor. Ulaştırmada, Kütahya’da 24 kilometreden devraldığımız bölünmüş yol uzunluğunu 359 kilometreye çıkardık. Abide-Simav yolunun ilk 15 kilometrelik kısmını tamamladık, kalanıyla ilgili hazırlıklara devam ediyoruz. Abide-Pazarlar ve Emet-Simav yolları ile Germiyan ve Zafertepe kavşaklarını bu sene bitiriyoruz.”

DOĞAL GAZ YATIRIMLARI

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çavdarhisar-Abide, Dursunbey-Tavşanlı, Hisarcık-Gediz yollarını önümüzdeki sene tamamlayacaklarını, şehrin hem Eskişehir, Afyonkarahisar çıkışlarında trafiği rahatlatacak hem de organize sanayi bölgeleri arasındaki ulaşımı kolaylaştıracak bir yol projesini hayata geçireceklerini söyledi.

Ayrıca mevcut projenin yerine şehrin daha yakınından geçecek bir çevre yolu projesi üzerinde de çalıştıklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Kütahya il sınırları içindeki bütün demir yollarını yeniledik. Eskişehir-Kütahya-Balıkesir hattını elektrikli, sinyalli hâle getirip modernize ettik. Eskişehir-Antalya Hızlı Tren Hattı hayata geçtiğinde inşallah duraklarından biri de Kütahya olacak. Kütahya’ya 21 baraj ve sekiz gölet inşa ettik. Beş baraj ile bir gölet daha inşa ediyoruz. Son 21 yılda inşa ettiğimiz sulama projeleriyle Kütahya’da, 168 bin dekar zirai araziyi sulamaya açtık. Yapımı devam eden 21 sulama tesisimiz ile toplam 204 bin dekar araziyi daha sulamaya açacağız. İnşa ettiğimiz 118 adet taşkın koruma tesisiyle, Kütahya şehir merkezi ile 144 yerleşim yeri ve 11 bin dekar araziyi taşkın zararlarından koruduk. Sekiz adet dere ıslahının inşası sürüyor.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kütahyalı çiftçilere yaklaşık 16 milyar lira tutarında tarımsal hibe desteği verdiklerini ifade etti.

Kütahya’da altı yeni organize sanayi bölgesi, bir teknopark, dokuz araştırma geliştirme merkezi kurduklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “Biraz sonra açılışını yapacağımız seramik fabrikasıyla Kütahya’nın bu alandaki marka değerini küresel ölçekte güçlendiriyoruz. İstihdamı desteklemek için Kütahya’daki işverenlere toplam 3 milyar lirayı aşan prim teşviki verdik. Enerjide, Kütahya, Çavdarhisar, Çitgöl, Demirci, Emet, Gediz, Hisarcık, Kuruçay, Simav ve Tavşanlı’ya doğal gazı getirdik. Bu yıl içinde Eskigediz ve Seyitömer’e, 2026 yılında ise Altıntaş ve Domaniç’e doğal gaz arzı sağlamayı hedefliyoruz. Hedefimiz, en kısa sürede Kütahya’da doğal gaz olmayan ilçe ve belde kalmayacaktır.”

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN, NG KÜTAHYA SERAMİK 100. YIL FABRİKALARI AÇILIŞ TÖRENİ’NE KATILDI

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kütahya’daki programı kapsamında, NG Kütahya Seramik 100. Yıl Fabrikaları Açılış Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.

Nafi Güral’ın kurduğu Kütahya Seramik’in üretim yolculuğundaki 35 yılını geride bıraktığını, 8 fabrikaya ve 54 milyon metrekare üretim kapasitesine ulaştığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kütahya’da üretilen bu seramiklerin 81 vilayetin yanı sıra 5 kıtada 79 ülkeye ihraç edildiğini belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Açılan her yeni fabrika ihracatımızda yeni bir ivme, cari açığımızın kapanmasına katkı demektir. Bugün yatırım bedeli 140 milyon avro, kapalı alanı 126 bin metrekare olan iki yeni fabrikayı daha hizmete açıyoruz. NG Kütahya Seramik 100. Yıl Fabrikaları’nın ülkemize, şehrimize, grubumuza, çalışanlarımıza hayırlı olmasını Allah’tan diliyorum” ifadesini kullandı.

Türkiye’nin İtalya ve İspanya gibi bu alanda dünyanın önde gelen ülkelerinde bile olmayan gelişmiş teknolojilere sahip üretim imkânına kavuştuğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, aynı şekilde seramik üretiminin yanı sıra turizmde de önemli yatırımları olan grubun, istihdam kapasitesinin 5 bin 750 kişiye çıkmasını da takdirle karşıladığını kaydetti.

Dijital dönüşümü fabrikalarında en üst seviyelerde uygulayan grubun su, ham madde ve ambalaj atıklarının geri kazandırılması konusunda da ileri seviyeye ulaştığını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, fabrika çatılarına kurulan ve tamamı üretimde kullanılan 25 megavat gücündeki güneş enerjisi santrallerinin, yenilenebilir enerji alanında da örnek bir yaklaşıma işaret ettiğini söyledi.

“ÜLKEMİZİ DÜNYANIN ÖNDE GELEN TEDARİKÇİLERİ ARASINA ÇIKARTACAĞIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin yatırım, istihdam, üretim, ihracat ve cari fazla yoluyla büyümek mecburiyetinde olduğunu vurgulayarak, şöyle devam etti: “Sadece kâğıt üzerinde ekonomik görünümü iyileştirmek adına yatırım, istihdam, üretim ve ihracat odaklı büyümeden asla taviz veremeyiz. Makro dengelerle ilgili sorunlarımızı sanayide, teknolojide, ticarette, tarımda, turizmde ve diğer alanlarda büyümeyi sürdürerek çözeceğiz. Dünyanın en gelişmiş, en zengin ülkelerine baktığımızda onların da istihdam ve üretim merkezli bir ekonomik işleyişi hayata geçirmeye çalıştıklarına şahit oluyoruz. Bir dönem terk ettikleri üretim, bugün gelişmiş ülkelerin en kritik yumuşak karnı hâline gelmiştir. Türkiye’yi böyle bir duruma asla düşürmeyeceğiz. Savunma sanayinden seramik sektörüne kadar her alanda tasarımıyla, üretimiyle, ihracatıyla ülkemizi dünyanın önde gelen tedarikçileri arasına çıkartacağız.”

Kütahya’nın giderek büyüyen seramik üretimi kapasitesini sadece toprağa ve kimyaya dayalı bir sektörün gelişmesi olarak görmediklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kütahya’daki bu ivmenin ülkenin Türkiye Yüzyılı’na hazırlanışının işareti olduğunu belirtti.

“MİLLETİMİZE VERDİĞİMİZ HER SÖZÜ YERİNE GETİRMEK İÇİN VAR GÜCÜMÜZLE ÇALIŞTIK, ÇABALADIK”

İkinci Dünya Savaşı sonrasında başlayıp iktidarlarına kadar devam eden dönemlerdeki siyasi ve ekonomik gecikmeler yaşanmasaydı Türkiye’nin bugün çok daha farklı bir yerde olacağını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Milletin sorumluluk verdiği kişiler olarak bize düşen kaçan fırsatlara bakıp hayıflanmak değil, hem eskinin kayıplarını telafi etmek hem geleceğin hedeflerini inşa etmektir. Bundan 13 sene önce 2023 hedeflerimizi açıkladığımızda birileri kendi akıllarınca bizimle dalga geçmiş, projelerimizi küçümsemişti. Yaşadığımız onca badireye rağmen 2023 hedeflerinin önemli bir kısmını hayata geçirmiş birisi olarak karşınızdayım” diye konuştu.

Şimdi de Türk milletine “Türkiye Yüzyılı” sözlerinin olduğunu anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu vizyonu sağlam toplumsal yapı, istikrarlı ve güçlü ekonomi, adalet ve özgürlük, Türkiye eksenli küresel dönüşüm, huzurlu ve güvenli gelecek başlıkları altında tadat ederek millete sunduklarını dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, birileri gibi söz verip de sonra kulağının üzerine yatanlardan olmadıklarını belirterek, şunları paylaştı: “Milletimize verdiğimiz her sözün takipçisi olduk, her sözü yerine getirmek için var gücümüzle çalıştık, çabaladık. Eksiklerimiz elbette olmuştur ama ülkemize ve milletimize sağladığımız kazanımların büyüklüğünü kimse inkâr edemez. Artık bundan sonra milletimize karşı sorumluluğumuz Türkiye Yüzyılı bayrağını zirveye çıkarmaktır. Allah’ın izniyle Türkiye Yüzyılı’nın inşasını da tamamladıktan sonra emaneti gençlere teslim edip köşemize çekileceğiz. Bu duygularla bir kez daha fabrikaların hayırlı ve bereketli olmasını diliyoruz. Tekrarını, tekrarını bekliyoruz.”

NG Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Erkan Güral, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, Kütahya Porselen Sanat Evi tarafından üretilen ve ortasında ayet yazılı el sanatı porselen tabak hediye etti. Daha sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan ve beraberindekiler kurdeleyi keserek NG Kütahya Seramik 100. Yıl Fabrikaları’nın açılışını yaptı ve fotoğraf çektirdi.

OKUMAYA DEVAM ET

DÜNYA

FETÖ’nün bilişim militanları Marka Ve Patent işlerine neden önem veriyorlar ?

KAÇ İNSANIN HAYATINI MAHVETTİNİZ KAÇ İNSANIN YUVASINI DAĞITTINIZ ? MERHAMETSİZLER

Genç Gazeteciler

Haber Burada

Tarih

FETÖ’nün bilişim militanları | İnsanlara kumpas kurarak adli sicil kayıtlarını kirletmek için her türlü yolsuzlukları yapıyorlar

Tuzağa Düşürdükleri insanları Hapis’e Attırırız diyerek dava açıyorlar
FETÖ’cülerin Para Toplama Yöntemleri nasıl değişti
pensilvanya’ya nasıl para gönderiyorlar kimleri nasıl soyuyorlar ,Bu soyguna kimler yardım ediyorlar .

“Kripto FETÖ’cüler durmuyor”
“FETÖ’cüleri ihbar etti hapis cezası aldı”
Marka patent Adı altında büyük vurgun…
Paralar nereye gidiyor ?
Türk halkı bu Kumpasçı Fetoculardan Bıktı Artık insanların midesi bulanıyor Para için her türlü yolsuzluğu yapıyorlar
KAÇ İNSANIN HAYATINI MAHVETTİNİZ KAÇ İNSANIN YUVASINI DAĞITTINIZ ? MERHAMETSİZLER
Şeytanın bile aklına gelmeyecek yöntemle dolandırıcılık!
TÜRK MİLLETİNİ VE DEVLETİNİ NASIL SOYUYORLAR BU GÜCÜ NERDEN ALIYORLAR ?
FETÖ’ye bağlı Takım elbiseli teröristler” Kesinlikle Alınamayacak isimler Marka alarak o isimlerde şirketler kurarak vatandaşları tuzağa düşürüyorlar ve Hapisse girersin diyerek insanları tehdit edip 200.000.00 TL istiyorlar Marka Patent çetesi en güvendikleri çete Üyesi Bilirkişiler oluşturmaktadır çetenin tuzağına düşen kişiler kıskaca alıp Türk vatandaşlarını ve devletini soyuyorlar birilerde bu soyguna göz yumuyorlar
Bu bilirkişilerin Mal varlıklarının Araştırılması Türk Milleti adına çok önem taşımaktadır
Marka Patent çeteleri vatandaşı soymak için her türlü kumpası kuruyor ve durmuyorlar
Fettullah gülen cemati ve kiripto fetocuların durmuyor Türkiye devleti ve milletinin düşmanları durmuyorlar
“Bu Çete Nasıl Çökertilir “
FETÖ’ye bağlı Takım elbiseli teröristler” Kesinlikle Alınamayacak isimlere Marka veren ve bu isimleri onaylayanlar araştırılırsa üst hiyerarşi ve bu çete çökertilir”
FETÖ’nün bilişim militanları ,Hosting ,Domail, Marka Ve Patent işlerine neden önem veriyorlar?

KAÇ İNSANIN HAYATINI MAHVETTİNİZ KAÇ İNSANIN YUVASINI DAĞITTINIZ ? MERHAMETSİZLER

OKUMAYA DEVAM ET

DÜNYA

TARİHİ PROJE YARIN HİZMETE GİRİYOR

İSTANBUL’A 131 KİLOMETRE RAYLI SİSTEM HATTI KAZANDIRDIK

Genç Gazeteciler

Haber Burada

Tarih

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, ‘Sirkeci-Kazlıçeşme Raylı Sistem ve Yaya Odaklı Yeni Nesil Ulaşım Projesi’nin 26 Şubat Pazartesi günü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açılışı gerçekleştirilerek hizmete alınacağını bildirdi.

Bakan Uraloğlu, ‘Sirkeci-Kazlıçeşme Raylı Sistem ve Yaya Odaklı Yeni Nesil Ulaşım Projesi’nin açılışı öncesi incelemelerde bulunarak, Yedikule İstasyonu’nda basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Uraloğlu, “Yarın, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın teşrifleriyle İstanbul’un kent içi raylı sistem ağını güçlendirecek, şehre farklı bir vizyon kazandıracak en önemli projelerden birini daha başarıyla tamamlamayarak hizmete açmanın gururunu yaşayacağız. Kimse şüphe duymasın ki, Bakanlığımız milletimizin ulaşım ihtiyaçlarına en üst seviyede cevap verecek yatırımlar yaparken, şehrin en değerli alanlarını da vatandaşlarımızın kullanımına kazandırarak sosyal hayata önemli katkılar sunmaya devam edecektir.” ifadelerini kullandı.

12 İLİMİZDE İŞLETME ALTINDA OLAN 868,3 KİLOMETRE ŞEHİR İÇİ RAYLI SİSTEM HATTININ YAKLAŞIK 400 KİLOMETRESİNİ BİZ İNŞA ETTİK

Metro ve tramvay gibi raylı sistemlerin, artan nüfusa ve araç sayısına paralel olarak meydana gelen trafik sorununa en etkili çözüm olduğunu belirten Uraloğlu, “Bilindiği üzere dünyanın metropol düzeyindeki birçok şehrinde ulaşımın en kolay ve hızlı sağlandığı yollardan biri hiç şüphesiz metro ve tramvay gibi raylı sistem hatlarıdır. Ülkemizde de, özellikle büyük şehirlerimizde artan nüfusa ve araç sayısına paralel olarak yaşanan trafik sorununu ortadan kaldırmanın en önemli yolu da raylı sistemlerimizi yaygınlaştırmaktan geçiyor. Bu noktada Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak, ülkemiz genelinde 12 ilimizde işletme altında olan 868,3 kilometre şehir içi raylı sistem hattının yaklaşık 400 kilometresini biz inşa ettik.” diye konuştu.

İSTANBUL’UN KENT İÇİ ULAŞIM AĞINI GÜÇLENDİREN DÜNYANIN EN ÖZGÜN VE SAYGIN KENT İÇİ RAYLI SİSTEM PROJELERİNİ BİR BİR HİZMETE ALIYORUZ

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak Kocaeli, Konya, Bursa ve İstanbul’da yapımı devam eden 8 projede yaklaşık 100 kilometre uzunluğunda raylı sistem hatlarının yapımına devam edildiğini ve toplamda 8 projenin 4’ünün İstanbul’da devam ettiğini söyleyen Uraloğlu, “Yeni projelere de devam ediyoruz. Şu anda da Bakanlık olarak Kocaeli, Konya, Bursa ve İstanbul’da olmak üzere yapımı devam eden 8 projede toplam 98 kilometre uzunluğunda raylı sistem hattı inşaatına devam ediyoruz. Bu 8 projeden yarın açılışını yapacağımız Kazlıçeşme-Sirkeci Raylı Sistem Hattı ile birlikte 4’ü İstanbul’da bulunuyor. Yarın hizmete açacağımız Kazlıçeşme-Sirkeci projesinin yanında İstanbul’da yapım çalışmaları devam eden diğer hatlarımız; Bakırköy (İDO)-Bahçelievler-Kirazlı, Halkalı-Başakşehir-İstanbul Havalimanı ve Altunizade- Çamlıca Camii- Bosna Bulvarı Metro Hatlarıdır. Bu 4 projenin toplam uzunluğu da 52,2 kilometredir. Özetle; İstanbul’un kent içi ulaşım ağını güçlendiren dünyanın en özgün ve saygın kent içi raylı sistem projelerini bir bir hizmete alıyoruz.” dedi.

SİRKECİ-KAZLIÇEŞME ARASINDAKİ 8,3 KİLOMETRELİK HATTI MODERNİZE EDİLMİŞ OLARAK HİZMETE SUNUYORUZ

İstanbul’un tarihi ve emektar hatlarından biri olan Sirkeci-Kazlıçeşme hattını yenilenmiş bir şekilde hizmete açacaklarını geçmişte bunun gibi birçok projeye imza attıklarını ifade eden Bakan Uraloğlu, “Ekim 2022’de Pendik-Sabiha Gökçen Metro Hattı’nı, geçen yıl da 22 Ocak’ta İstanbul Havalimanı- Kağıthane Metro Hattı’nı, 8 Nisan’da da Başakşehir-Çam ve Sakura Hastanesi-Kayaşehir Metro Hattı’nı vatandaşlarımızın hizmetine sunduk. Yaklaşık bir ay önce de Gayrettepe-İstanbul Havalimanı Metro Hattımızın son halkası Kağıthane-Gayrettepe kesiminin açılışını yapmıştık. Yarın ise 140 yıldan fazla bir süre İstanbul ulaşımının omurgalarından biri olarak hizmet veren ama Sirkeci-Kazlıçeşme arasındaki 8,3 kilometrelik hattımızı modernize edilmiş olarak hizmete sunacağız. Atıl kalan bu hattı gerekli iyileştirme ve değişimleri yaparak bambaşka bir yapıda hem 8 istasyonlu demiryolu hem de yaya odaklı çevreci bir proje olarak yeniden İstanbul’a kazandırdık. Yepyeni bir konsept ile yaya odaklı bir raylı sistem projesini İstanbul’a sunmanın heyecanını, mutluluğunu ve gururunu yaşıyoruz.” şeklinde konuştu.

TOPLAM EKONOMİK KAZANÇ YAKLAŞIK 800 MİLYON EURO OLACAK

Bakan Uraloğlu 26 Şubat günü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından hizmete açılacak olan ‘Sirkeci-Kazlıçeşme Raylı Sistem ve Yaya Odaklı Yeni Nesil Ulaşım Projesi’nin detaylarını şu ifadelerle anlattı:

“Projemiz kapsamında ayrıca; 7,3 kilometre yaya ve bisiklet yolu, 122 bin 550 metrekare meydan ve rekreasyon alanları, 6 bin metrekare kapalı sosyal kültürel alan, 74 bin metrekare yeni yeşil alan, 22 adet karayolu ve yaya alt geçidi inşa ederek İstanbul halkına ayrıca katkı sunduk. 215 bin metrekarelik çalışma alanının 92 bin 450 metrekaresini demiryolu ulaşımı için kullandık. Geri kalan 122 bin 550 metrekarelik kesimi ise yaya yürüme alanı, bisiklet, scooter parkuru, dinlenme gezinti, spor ve rekreasyon alanları olarak düzenlendik. Böylece İstanbul’umuza yeni nesil ulaşım projesi kazandırdık. Bu kısmı İstanbullu vatandaşlarımızın yaya olarak kullanımına açarak şehrin kalbinde büyük bir yeşil alan imkânı sunduk. Projemiz kapsamında raylı sistem, yaya ve mikro mobilite araçları, sosyal aktivite alanları oluştururken, yıllardır kronikleşmiş trafik ve güvenlik sorunlarına neden olan yaya ve karayolu alt geçitlerini de rehabilite ettik. Yani projemiz ile sadece demiryolu inşası yapmayıp, hat boyunca çevrede yaşayan insanların yaşam konforunu artıracak diğer düzenlemeleri de gerçekleştirdik. Projemiz kapsamında ecdat yadigârı Yedikule, Kocamustafapaşa, Yenikapı ve Kumkapı tescilli duraklarımızı da; sanat tarihçileri, mimarlar, restoratörler ve arkeologlar ile birlikte çalışarak kurul kararları doğrultusunda restore ettik. Yine, proje kapsamında Sahil yolu ile Samatya ve Cerrahpaşa hastanelerini bağlayan kavşağı da modernize ederek alt geçit gabarisini yükseltip ambulans ulaşımına da uygun hale getirdik. Cerrahpaşa ve Samatya Hastanelerine erişimi kolaylaştıracak yeni bir durak ilave ettik. Projemiz sayesinde 2024-2053 yılları arasında karayolu işletme ve bakım, trafik kazalarında azalma ve zamandan yapacağımız tasarruflarla toplam ekonomik kazanç yaklaşık 800 milyon Avro olacaktır.”

İSTANBUL’A 131 KİLOMETRE RAYLI SİSTEM HATTI KAZANDIRDIK

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak şu ana kadar İstanbul’a toplamda 131 kilometre raylı sistem hattının kazandırıldığını vurgulayan Uraloğlu, “Gebze-Halkalı Banliyö Hattı yani Marmaray, Levent-Hisarüstü, Tavşantepe-Sabiha Gökçen Havalimanı, Gayrettepe -İstanbul Havalimanı, Başakşehir-Çam Sakura Şehir Hastanesi-Kayaşehir Metro Hatlarıyla İstanbul’a 131 kilometre raylı sistem hattı kazandırdık. Yarın, Sirkeci-Kazlıçeşme hattımızı da açtığımızda bu uzunluk 139,3 kilometreye yükselecek. Kimse şüphe duymasın ki, Bakanlığımız milletimizin ulaşım ihtiyaçlarına en üst seviyede cevap verecek yatırımlar yaparken, şehrin en değerli alanlarını da vatandaşlarımızın kullanımına kazandırarak sosyal hayata önemli katkılar sunmaya devam edecektir. Kazlıçeşme-Sirkeci Raylı Sistem ve Yaya Odaklı Yeni Nesil Ulaşım projemiz de bu yaklaşımımızın İstanbul’daki önemli örneklerinden biri olmuştur.” diye konuştu.

YAPTIĞIMIZ ARAŞTIRMALAR İSTANBUL’UN 1004 KİLOMETRE METRO HATTINA İHTİYACI OLDUĞUNU GÖSTERİYOR

2024 yılının ilk çeyreğinde hayata geçirilmesi planlanan projelerden de bahseden Uraloğlu, yapılan hesaplamalar neticesinde İstanbul’un bin 4 kilometre metro hattına ihtiyacı olduğunu vurgulayarak, “İnşallah, bu yılın ilk çeyreği içerisinde, 7 İstasyonu ile 8,4 kilometre uzunluğundaki Bakırköy-Bahçelievler-Kirazlı Hattı’nı, Halkalı-İstanbul Havalimanı Metro Hattımızın Arnavutköy-İstanbul Havalimanı arasındaki 14 kilometrelik kesimini tamamlayarak açılışlarını gerçekleştirmeyi planlıyoruz. Ama elbette bu çalışmalar burada kalmayacak. Yaptığımız araştırmalar İstanbul’un 1004 kilometre metro hattına ihtiyacı olduğunu gösteriyor. İstanbul’un ulaşım sorununu artık yüzeyden çözmek mümkün değil. Yeraltına, yani metrolara inmeniz lazım. Bakanlığımızın yapımı devam eden projeleri bittiğinde İstanbul’un raylı sistem uzunluğunun 394,2 kilometreye çıkacağı düşünüldüğünde demek ki daha 600 kilometrenin üzerinde bir metro hattı daha yapılması gerekiyor. Bize göre şehir içi ulaşımda öncelik de bu yönde olmalı. İstanbul, temel atmama törenleri değil, ihtiyaçları giderecek proje üstüne projeyi yani gerçek hizmeti bekliyor. İstanbul, hemşerilerimizin dertleriyle dertlenen, tek gayesi sadece İstanbul olan bir belediye başkanını hak ediyor. AK Parti İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayımız Murat Kurum ile de İstanbul’un duraklama dönemine son vererek; Seçimden hemen sonra mevcut yönetimin bir arpa boyu yol gidemediği belediye sorumluluğundaki raylı sistem uzunluğu ilk 5 yılda iki katına, 2034 yılında ise bin 4 kilometreye çıkaracağız inşallah.” dedi.

BAKAN URALOĞLU, SİRKECİ-KAZLIÇEŞME RAYLI SİSTEM HATTINDA TEST SÜRÜŞÜ YAPTI

Bakan Uraloğlu açıklamaları sonrası Sirkeci-Kazlıçeşme Raylı Sistem Hattında test sürüşü yaptı. Proje ile nostaljik ve keyifli bir yolculuk yapılacağını belirten Uraloğlu, sonrasında Sirkeci Garı’nda bekleyen vatandaşlarla bir araya geldi. Çay eşliğinde vatandaşlarla sohbet eden Uraloğlu, İstanbulluların projeyi beğendiklerini ve teşekkür ettiklerini ifade etti.

OKUMAYA DEVAM ET

YENİ NESİL MEDYA | TÜRKİYE

TAKVİM

Eylül 2020
P S Ç P C C P
 123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
282930  

HER ŞEY GÜÇLÜ TÜRKİYE İÇİN

TOGG | Türkiye’nin Otomobili

TANAP Avrupa Bağlantısı Açılış Töreni #TANAPtamam

GENÇ GAZETECİLER BURADA

GÜÇLÜ TÜRKİYE

TÜRK AKIM PROJESİ AÇILIŞ TÖRENİ

TÜRKİYE YÜZYILI

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çanakkale 1915 Köprüsü Kule Tamamlama Töreni

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fatih sondaj gemisini #MilliEnerjideYeniMüjde

ENERJİ PETROL MEDYA GRUP – YENİ NESİL MEDYA | TÜRKİYE

DÜNYA8 saat önce

“Ülkemizi demokrasi ve kalkınma rotasından çıkarmadan hedeflerine doğru ilerletmeyi başardık”

PATRONLAR1 gün önce

ADALET BAKANI YILMAZ TUNÇ, ARABULUCULUK VE TAHKİM BİLGİLENDİRME SEMİNERİ’NDE KONUŞTU

DÜNYA2 gün önce

FETÖ’nün bilişim militanları Marka Ve Patent işlerine neden önem veriyorlar ?

GÜNCEL2 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çevre ve şehircilikte hayata geçireceğimiz yeni projelerle İstanbul’u daha da güzelleştireceğiz”

DÜNYA3 gün önce

TARİHİ PROJE YARIN HİZMETE GİRİYOR

DÜNYA3 gün önce

“Türkiye, küresel bir güç olma yolunda emin adımlarla ilerliyor”

DÜNYA4 gün önce

KADIN HEKİMLER EĞİTİME DESTEK VAKFI (KAHEV) VEHBİ KOÇ ÖDÜLÜ’NÜN SAHİBİ OLDU

DÜNYA5 gün önce

“Şehirlerimizin çevreye duyarlı bir anlayışla yönetilmesini sağlayacağız”

DÜNYA5 gün önce

Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer BOLAT, Türk Eximbank’ın Yeni Genel Müdürlük Binasının Açılışında Konuştu

DÜNYA5 gün önce

ÜNİVERSİTE-SANAYİ İŞ BİRLİĞİ İÇİN İMZALAR ATILDI

DÜNYA5 gün önce

Çalışma Bakanı Prof. Dr. Vedat Işıkhan, Uluslararası Emek Konfederasyonu’nun 1. Olağan Genel Kurulu’na Katıldı

DÜNYA1 hafta önce

Bu Gurur Hepimizin : Milli Muharip Uçak Kaan’dan ilk uçuş

DÜNYA1 hafta önce

“Arnavutluk ile ticaret hacmi hedefimizi 2 milyar dolar olarak belirledik”

DÜNYA1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD’li Senatörler Shaheen ve Murphy’i kabul etti

DÜNYA1 hafta önce

Arnavutluk Başbakanı Rama Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

GÜNCEL1 hafta önce

Aile Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, “Engelli Vatandaşların Kamu Kurumlarına Yerleştirilmesi Töreni’ne katıldı.

DÜNYA1 hafta önce

“Adalet sistemimizin mevzuat altyapısını geliştirmek için başlattığımız reformları kesintisiz devam ettiriyoruz”

DÜNYA1 hafta önce

Emine Erdoğan, Azerbaycan Cumhurbaşkanı’nın eşi Mihriban Aliyeva ile görüştü

DÜNYA1 hafta önce

Muhammed Kaçar Webx ,Türk Patent ve Marka Vekil belgeniz varmı ?

DÜNYA1 hafta önce

“Karabağ’da işgalin sona ermesiyle bölgemizde kalıcı barış için tarihî bir fırsat penceresi açıldı”

DÜNYA1 hafta önce

Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

DÜNYA1 hafta önce

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Ersoy, “Türkiye – Suudi Arabistan Yatırım ve İş Forumu”na katıldı.

DÜNYA1 hafta önce

Türk Hava Yolları, Dijital ürünü “TK Cüzdanı” Hizmete Sundu

DÜNYA2 hafta önce

“Bizim her sözümüzün altında, asırlara bedel eser ve hizmetler yatıyor”

DÜNYA2 hafta önce

“Türkiye’nin 21 yılda yazdığı başarı hikâyesinin kahramanı, 85 milyonun her bir ferdidir”

DÜNYA2 hafta önce

Muhammed Kaçar Webx | https://cuzdan.com sitenizde Türkiye merkez bankasının logosunu nasıl kullanıyorsunuz. Amacınız ne ?

DÜNYA2 hafta önce

Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, Antalya’da Esnaf Buluşması’nda konuştu

DÜNYA2 hafta önce

Türkiye ile Macaristan Arasında ETOK/JETCO Mutabakat Zaptı İmzalandı

DÜNYA2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye, tüm zor süreçleri en başarılı yöneten ülkelerden biri.

DÜNYA2 hafta önce

“Amacımız ekonomide, gerçek ve kalıcı refah artışını sağlayacak güçlü bir altyapı kurmaktır”

GÜNCEL2 hafta önce

Muhammed Kaçar webx | Marka patent Kurulduğumuz günden bu yana en büyük ilkemiz müşterilerimize sunulamayanı sunmak, yapılamaz denileni yapmak oldu. diyorsunuz ?

DÜNYA2 hafta önce

Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, Kümelenme Konferansı’nda Konuştu

DÜNYA2 hafta önce

“Bölgemizde barış ve istikrarın tesisi için Mısır ile temaslarımızı her seviyede artırma kararlılığındayız”

GÜNCEL2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mısır Cumhurbaşkanı es-Sisi ile görüştü

GÜNCEL2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan Mısır’da

DÜNYA2 hafta önce

WEBX’ in Anlamı nedir ?

DÜNYA2 hafta önce

FETÖ’nün bilişim militanları | İnsanlara kumpas kurarak adli sicil kayıtlarını kirletmek için her türlü yolsuzlukları yapıyorlar

DÜNYA2 hafta önce

“Türk patent ve marka Kurumundan Kamuoyuna uyarı“

GENÇLER2 hafta önce

Muhammed Kaçar webx | Webx A.Ş., uluslararası marka ve patent hizmetlerinde öncü bir isimdir. diyorsunuz ?

DÜNYA2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin ilk astronotu Gezeravcı’yı kabul etti

DÜNYA5 yıl önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti mesajı

DÜNYA4 yıl önce

Metin Aslım : İş ve Cemiyet Hayatının Sevilen Siması

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Emel USLU ATİK ;

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Aysu YAVUZ

İYİ Kİ VARSIN3 yıl önce

İyi ki varsın Nurten ÖZTÜRK

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın ZEHRA KARAKAŞ BEGEN

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Beril ÇAVUŞOĞLU

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Nuray ÖZÇELİK;

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Hüseyin ÇEŞMECİOĞLU :

DÜNYA2 yıl önce

Ankara-Yerköy-Kayseri Hızlı Tren Hattı temeli atıldı

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Nalan Gazezoğlu

DÜNYA3 yıl önce

Sektöre Yön verenler ; Eda DEMİRHAN

GÜNCEL3 yıl önce

Sektöre Yön Verenler Berfu GÜVEN

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Gül ALCANSOY;

DÜNYA3 yıl önce

İyi ki varsın Prof. Dr. Başak SOLMAZ

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın AYSUN ŞAHANOĞLU KABA ;

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Nazlıhan ALKAN

DÜNYA2 yıl önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AB Konseyi Başkanı Michel ile görüştü

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Hüseyin ÇALIŞKAN

DÜNYA3 yıl önce

İyi ki varsın Hande ORTAY

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Yusuf Burak ASLANPINAR;

İYİ Kİ VARSIN3 yıl önce

İyi ki varsın Semra Aman Akyürek

ENERJİ3 yıl önce

Tekfen Holding “Kadınlarla Güçlendirilmiş Yönetim Kurulu” ödülünü üçüncü kez aldı!

ENERJİ3 yıl önce

İyi ki Varsın Mehmet Gültekin

Enerji petrol Medya Ceo -Mehmet Ali Setencioğlu ,
MAVİ YOLCULUK5 yıl önce

TEKNE KİRALAMA | İZMİR ÇEŞME ALAÇATI

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Doç. Dr. Esin Yalçınkaya

DÜNYA3 yıl önce

İyi ki varsın Semra İĞTAÇ

GÜNCEL3 yıl önce

Başarımız, Başarınız olacak HANTEK KALIP

DÜNYA1 yıl önce

İyi ki varsın Özgür AKIN

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Sadık KUTANOĞLU

DÜNYA11 ay önce

İyi ki varsın, Haşim İzol

DÜNYA4 yıl önce

Sektöre Yön Verenler Esra KANDEMİR

DÜNYA3 yıl önce

Türkiye’nin En Etkin 50 CFO’su belli oldu

DÜNYA5 yıl önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy ile ortak basın toplantısı düzenledi

DÜNYA2 yıl önce

İyi ki varsın Ebru Milat Sezgin

DÜNYA2 yıl önce

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Turizm Yatırım Forumu’na katıldı

DÜNYA3 yıl önce

Sektöre yön verenler, Ahmet ÇALLI

DÜNYA5 yıl önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kyoto’da Ara Güler Fotoğraf Sergisi’ni açtı

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Sibel Şeref KANCAOĞLU ;

DÜNYA3 yıl önce

İyi ki varsın Vahide Ayşit

YENİ NESİL MEDYA | TÜRKİYE

GÜÇLÜ TÜRKİYE
GÜÇLÜ TÜRKİYE

GENÇ İŞ DÜNYASI

seers cmp badge