Türk İş Dünyası - 2008

DÜNYA

“Siyasette, ekonomide, askerî alanda kendi kararlarını kendi alan, kendi projelerini kendi uygulayan bir Türkiye inşa ettik”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi toplantısının ardından yaptığı açıklamada, “Siyasette, ekonomide, askerî alanda kendi kararlarını kendi alan, kendi hedeflerini kendi belirleyen, kendi projelerini kendi uygulayan bir Türkiye inşa ettik. İnşallah en zorlu dönemi geride bıraktık. Artık, ektiğimiz tohumların hasadını toplamanın, verdiğimiz emeklerin karşılığını görmenin, yaptığımız fedakârlıkların bedelini almanın vaktidir” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirilen Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı sonrası basın açıklaması yaptı.

“DEVLETİMİZ TÜM İMKÂNLARIYLA HALKIMIZIN YANINDA YER ALMIŞTIR”

Başta Giresun olmak üzere Karadeniz’de bazı illeri etkileyen afette hayatlarını kaybeden vatandaşlara Allah’tan rahmet, yaralananlara da acil şifa dileyerek konuşmasına başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hâlen arama çalışmaları süren vatandaşlarımızdan bir an önce mutlu haberler almayı temenni ediyoruz. Afetin duyulduğu andan itibaren, devletimiz tüm kurumları ve imkânlarıyla, halkımızın yanında yer almıştır” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Vatandaşlarımızın yükünü daha da hafifletmek amacıyla, Giresun’daki vergi mükelleflerimizi, 22 Ağustos 2020’den 30 Kasım 2020 tarihine kadar mücbir sebep hâli kapsamına alıyoruz. Bu tarihler arasında verilmesi gereken beyanname ve bildirimlerin süresini 15 Aralık 2020’ye, yine bu bildirimlere istinaden tahakkuk eden vergilerin ödeme süresini de 31 Aralık 2020’ye kadar uzatıyoruz. 22 Ağustos tarihi öncesinde tahakkuk etmiş olup vadesi bu tarihten sonrasına rastlayan ya da resen veya idarece tarh edilen her türlü vergi, ceza, geçici veya gecikme faizinin ödeme sürelerini de 31 Aralık 2020’ye erteliyoruz. Sigortalıların mücbir sebep dönemine ilişkin prime esas kazanç ve hizmet bilgilerinin muhtasar ve prim hizmet beyannamesi ile bildirilmesinin zorunlu olması durumunda, bu beyannamelerin vergi kesintilerine ilişkin kısmının beyan ve sürelerini de uzatıyoruz. 2020 yılı 3’üncü geçici vergi dönemine ilişkin geçici vergi beyannamelerinin de alınmamasını kararlaştırdık. Yine mücbir sebep hâli kapsamındaki amme borçlularından 29 Ocak 2021 tarihine kadar başvuruda bulunanların, her türlü amme alacaklarını faizsiz bir şekilde 24 ay süreyle erteliyoruz.”

“YAŞANABİLİR BİR TÜRKİYE BIRAKACAĞIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin pek çok yeri gibi Karadeniz’de de geçmişte şartların zorlamasıyla yaşanılan, coğrafyanın gerçeklerini yeteri kadar dikkate almayan bir yapılaşma ortaya çıktığına dikkati çekerek, şöyle konuştu: “İrademizi ve gücümüzü aşan deprem, sel, heyelan gibi afetler bizi önceliklerimizi değiştirmeye mecbur bırakmıştır. Bir süredir bu konudaki hassasiyetimizi hem kentsel dönüşüm çalışmaları hem yeni imar planları hem estetik önceliği ile zaten hayata geçiriyorduk. Yaşadığımız her afet, bizi bu konuda daha kararlı hareket etmeye yöneltmektedir. İnşallah hep birlikte bizden sonraki nesillere her bakımdan daha güvenli ve yaşanabilir bir Türkiye bırakacağız.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin kalkınma mücadelesindeki en büyük sıkıntılarından birinin enerjideki yüksek oranlı dışa bağımlık olduğunu ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye her ne kadar ufak tefek petrol ve doğal gaz kaynaklarına sahip olsa da bunların, ihtiyacın yanında adeta devede kulak misali kaldığına işaret ederek, “Büyüyen bir ülke olarak enerji ihtiyacımızın sürekli yükselmesi, dışarıya ödediğimiz kaynağın da hep artması anlamına geliyordu. İhracatımızı fevkalade artırmamıza rağmen enerjideki bu yapısal sıkıntı sebebiyle cari açığımızı bir türlü kapatamıyorduk” dedi.

“DOĞU AKDENİZ’DEKİ ÇALIŞMALARIMIZI ENGELLEMEK İSTEYENLERE HAKKIMIZA SAHİP ÇIKACAĞIMIZI GÖSTERDİK”

Doğu Akdeniz’de yürüttükleri çalışmaları engellemek isteyenlere karşı gerektiğinde zor kullanma pahasına Türkiye’nin haklarına sahip çıkacaklarını gösterdiklerine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin yetki alanları yanında Libya ile yaptığımız anlaşmanın ülkemize tanıdığı imkânları sonuna kadar kullanmak üzere harekete geçtik. Akdeniz’in en uzun kıyısına sahip devleti olarak ülkemizin hakkının, hukukunun, çıkarlarının gereğini tereddütsüz bir şekilde yerine getirdik. Bunlarla yetinmedik. Karadeniz’i de arama alanımıza dâhil ettik. Azim ve kararlılıkla bu çalışmaları hayata geçiren eski Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanımız Berat Albayrak ile hâlihazırdaki bakanımız Fatih Dönmez beylere buradan bir kez daha şahsım ve milletim adına teşekkür ediyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, nihayet 9. sondajda ülkenin bugüne kadar tespit ettiği en büyük rezervi bularak emeklerinin karşılığını aldıklarını belirtti.

Karadeniz’de Sakarya Gaz Sahası adını verdikleri bölgede 320 milyar metreküp rezerve sahip doğal gaz kaynağı keşfettiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülkenin geleceği açısından hayati öneme haiz bu müjdeyi geçen cuma günü milleti ile paylaştıklarını hatırlattı.

“AKDENİZ’DE DE BENZER MÜJDELİ HABERLER ALACAĞIMIZI ÜMİT EDİYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Tespit edilen rezervin çok daha büyük bir kaynağın ilk habercisi olduğu yönünde kuvvetli bulgular var, inşallah bu müjdenin devamı gelecek. Tek kuyu değil, bu kuyuların sayısı 2, 3, 4 devam edecek. Bu kuyuların sayısının tabi fazla oluşu, oradaki ümitlerimizi çok daha artırıyor. Gazın fiilen milletimizin hizmetine sunulması 2023 yılını bulacak. Önümüzdeki süreçte, Akdeniz’de de benzer müjdeli haberler alacağımızı ümit ediyoruz. Ülkemiz, artık enerji liginde en üst basamağa çıkmış bulunmaktadır. Elektrik üretiminde yerli ve yenilenebilir kaynaklarla bağımsızlığını ilan eden Türkiye, doğal gaz ve petrolde de benzer bir seviyeye ulaştığında Allah’ın izniyle önünde yepyeni bir dönem başlayacaktır. Bu vesileyle güneş enerjisi konusunda büyük bir hamle başlatıp hem yerli ve yenilenebilir enerji potansiyelimizi yükselteceğimizi hem de atıl kaynakları ekonomiye kazandıracağımızı belirtmek istiyorum. Yıllardır dışarıya oluk oluk akıttığımız kaynaklarımızı artık kendi ülkemizin kalkınması, milletimizin zenginleşmesi, hedeflerimizin gerçekleşmesi için kullanacağız.”

“KAZANDIĞIMIZ HER BAŞARI, MİLLETİMİZİN ÖZ GÜVENİNİ YÜKSELTMEKTEDİR”

Kazandıkları her başarının milletin öz güvenini yükselttiğini, daha büyük projelere yönelmesini sağladığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Yıllarca bu milletin önünü kesenlerin kullandığı araçların tümünü yerle yeksan ediyor, insanımızın önünde yepyeni ufuklar açıyoruz. ‘Yapılamaz’ denilen ne varsa yaptık, ‘cesaret edilemez’ denilen ne varsa cesaret ettik. ‘İzin vermezler’ denilen ne varsa izin istemeden yapılabileceğini gösterdik. ‘Bedel ödetirler’ dedikleri ne varsa gerektiğinde bedelini ödeyerek başardık. Bize ‘yıkılmaz kaleler’ olarak gösterilen sırça köşkleri harekâtlarımızla tuzla buz ettik. Bize ‘aşılmaz bentler’ olarak gösterilen kilden duvarları cesaretimiz ve atılganlığımızla yıktık geçtik. Bize önünde ayakta kalınamaz seller gibi gösterilen yaptırım tehditlerini sağlam duruşumuzla birer birer boşa çıkardık.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan “Maruz kaldığımız çifte standartlara, çiğnenen teamüllere, ihanet edilen değerlere, ayaklar altına alınan ilkelere rağmen girdiğimiz yoldan geri dönmedik. Siyasette, ekonomide, askerî alanda kendi kararlarını kendi alan, kendi hedeflerini kendi belirleyen, kendi projelerini kendi uygulayan bir Türkiye inşa ettik. İnşallah en zorlu dönemi geride bıraktık. Artık ektiğimiz tohumların hasadını toplamanın, verdiğimiz emeklerin karşılığını görmenin, yaptığımız fedakârlıkların bedelini almanın vaktidir. Bu zorlu mücadelede ülkemizin ve milletimizin yanında yer alan herkesten Allah razı olsun diyorum. Yine bu süreçte kendi halkının safında yer almak yerine gavurun kılıcını çalmayı, Amerika’da, Avrupa’da, Körfez’de hazırlanan senaryoların figüranlığına soyunmayı tercih edenleri de milletimize havale ediyoruz. Rabbim kimseyi teröriste terörist diyemeyen, darbeye darbe diyemeyen, düşmana düşman diyemeyen, milletinin sevinci ile sevinemeyen, üzüntüsüyle üzülemeyen mankurtlardan eylemesin diyorum” dedi.

“ÜLKEMİZ, TOPLAMDA 90 MİLYAR DOLARA YAKLAŞAN REZERVİYLE GAYET İYİ DURUMDADIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, diğer alanlarda ülkeye diş geçiremeyenlerin hep yaptıkları gibi yine ekonomiye saldırdıklarını vurgulayarak, “Klasik hâle gelen döviz kuru, faiz, enflasyon şer üçgenini bir kez daha başımıza musallat etmek için tüm güçleriyle yükleniyorlar. Hâlbuki ülkemiz, toplamda 90 milyar dolara yaklaşan rezerviyle gayet iyi durumdadır. Merkez Bankamızın mevcut rezervinin 45,4 milyar doları döviz ve 42,8 milyar doları da altın cinsindedir” bilgisini verdi.

Türkiye’nin, döviz ve altın kıymetleri bakımından gerçekten önemli bir güce sahip olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “En büyük rezervi de Karadeniz’in altında bulduğumuzu tekrar hatırlatmak isterim. İnşallah bu müjdenin de devamı gelecek. Diğer alanlardaki çalışmalarımızla Türkiye çok yakında doğal gazda dünyanın en büyük rezervlerinden birine inşallah sahip olacaktır. Buradan elde edilen her kuruş kazanç, doğrudan milletimizin hayat kalitesinin yükselmesini sağlayacak çalışmalara gidecektir. Doğal gazın ucuzlamasıyla konuttan sanayiye kadar her alanda milletimizin cebine ilave kaynak girişi sağlayacağız. Yani burada afaki bir buluştan değil, ülkemizi ve milletimizi gerçek anlamda zenginleştirecek somut bir kaynaktan bahsediyoruz. Bu hakikate rağmen ülkemizle ilgili olumsuz hava pompalayanların bir kısmı bunu zaten doğrusuna yanlışına bakmaksızın taammüden yapıyor. Amaçları aslında siyasi sonuç almaktır. Ekonomiyi bir araç olarak kullanıyorlar. Türkiye aleyhinde pozisyon alanların bir kısmı ülkemizde yanlış mecralardan beslendikleri için yanıltılmak suretiyle böyle bir konuma sürükleniyorlar.”

“TÜRKİYE KENDİ DEĞERLERİ ÜZERİNDE KARARLILIKLA YOLUNA DEVAM EDİYOR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınına karşı en başarılı mücadele yürüten ülkelerden biri olduğunu söyledi.

Buna rağmen Recep Tayyip Erdoğan ve AK Parti düşmanlarının Türkiye’yi en kötüler arasına sokma çabasında olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Aynı şekilde tüm dünyanın takdirini kazanan bir doğal gaz rezervi keşfinin ardından ekonomi notumuzu olumsuza çevirenlerin de bu aklı nereden aldığını, ülkemizdeki kimi manşetlerden ve beyanatlardan görebiliyoruz. Tüm dünyanın borç batağına sürüklendiği, sürekli para basarak ayakta kalmaya çalıştığı bir dönemde Türkiye kendi değerleri üzerinde kararlılıkla yoluna devam ediyor.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin maruz kaldığı onca saldırıya rağmen dimdik ayakta kalmasını hazmedemeyenlerin yeni oyun, tuzak ve senaryolar peşinde koşmalarının şaşırtıcı olmayacağını dile getirerek, “Dışarıda yazılan senaryolara içeride figüranlık yaparak sürekli ülkesi aleyhine malzeme üretenler, gerçekleri ters yüz edip anlatarak önümüze engeller dizenler istedikleri kadar uğrasınlar başaramayacaklar” dedi.

“ORUÇ REİS ÇOK DAHA KARARLI HAREKET EDECEKTİR”

Oruç Reis gemisiyle yürütülen sismik araştırmalarla ilgili Navtex adı verilen duyurunun süresinin 27 Ağustos’a kadar uzatıldığını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Nokta mı, virgül mü? Buraya ben şimdi bir virgül koyayım. Çünkü bundan sonrası da bunun var. Türkiye’nin Uluslararası Denizcilik Örgütü kurallarına uygun şekilde yürüttüğü bu faaliyetlere karşılık Yunanistan yetkisiz şekilde ve şımarıkça bir edayla kendi Navtex mesajını yayınlamıştır. Her şeyden önce Yunanistan’ın bölgede böyle bir Navtex ilanına hakkı yoktur. Yapılan bu açıklama bölgede bulunan tüm gemilerin kıyı ve seyir emniyetini tehlikeye atan bir şımarıklıktır. Uluslararası hukukta, iyi niyete, komşuluk ilişkilerine aykırı bu tutumuyla Yunanistan kendi kendini içinden çıkamayacağı bir kaosun içine atmıştır. Bundan sonra bölgede yaşanabilecek her olumsuzluğun tek müsebbibi Yunanistan, tek zarar gören de yine bu ülkenin kendisi olacaktır. Yunanistan’ı Türk donanmasının önüne atanların, yarın yaşanacak bir sıkıntıda asla ortada gözükmeyeceklerini bizim kadar Yunanlı komşularımızın da bilmesinde fayda mülahaza ediyorum. Türkiye, ne Oruç Reis gemimizin ne ona refakat eden donanma unsurlarımızın faaliyetlerinden en küçük bir geri adım atmayacaktır. Tam tersine bu bölgede hakkını ve hukukunu koruma konusunda çok daha kararlı hareket edecektir. Bundan sonrasını düşünecek ve ortaya çıkacak sonuçlara katlanacaklar, Navtex ilan ettiğimiz bölgede karşımıza çıkacak olanlardır.”

“BATI, BİZİ HİÇBİR ZAMAN KENDİSİ GİBİ GÖRMEDİ”

Türkiye’nin yaklaşık 200 yıldır demokrasi, insan hakları, hukuk devleti gibi Batı merkezli doğup gelişen ve fakat evrensel değerler hâline dönüşen bir çizginin takipçisi olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu değerlerin önemli bir kısmının ve çok daha ilerisinin milletin medeniyet ve kültür tarihinde mevcut olduğunu vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletin, yaşanılan kayıplara ve acılara rağmen bu değerleri sonuna kadar korumayı yaşatmayı başardığını vurgulayarak, şu ifadeleri kullandı: “Öyle ki Batı toplumlarının tamamının sömürge peşinde koştuğu bir dönemde biz dost ve kardeş olarak gördüğümüz halkların güvenliği ve esenliği için kendi canımızı vermeye devam ediyorduk. Petrol kaynakları için insan canının hiçe sayıldığı dönemlerde, biz önceliğimizi daima yaşamaya ve yaşatmaya vermiş bir milletiz. Bu erdemli duruş Batı’nın kurduğu demokratik ve ekonomik sistemin dünya çapında egemen olduğu gerçeğini ortadan kaldırmıyor. Nitekim biz de Osmanlı’dan itibaren aşama aşama bu sistem içinde yerimizi almanın gayreti içinde olduk. Cumhuriyetin ilanıyla bu doğrultuda çok daha keskin ve geri dönüşü olmayan bir tercihte bulunduk. Gerçi biz bu tercihi yaptık ama Batı’nın bize hiçbir zaman aynı niyetle yaklaşmadığını da kabul etmek durumundayız.”

“Hangi reformu yaparsak yapalım, hangi adımı atarsak atalım, hangi değerlerimizden taviz verirsek verelim Batı bizi hiçbir zaman kendisi gibi görmedi” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Bu gerçeği Avrupa Birliği tam üyelik sürecinde bizzat yaşamış bir kişiyim. Avrupa Birliği ile olan görüşmelerin hep içindeydim. Ama Avrupa Birliği liderlerinin hep tutarsızlıklarıyla karşı karşıya olduk. Hiçbir zaman dürüst olmadılar. Hiçbir zaman sözlerinin arkasında durmadılar. Ülkemizin tam üyeliği için hangi şartları önümüze getirdilerse ‘tamam’ dedik, ne dedilerse yaptık, ne istedilerse taahhüt ettik. Fakat sonuçta ortaya çıktı ki Avrupa Birliği’nin bizi tam üye yapmaya en başından beri niyeti yokmuş. O güne kadar önümüze getirilen her şey oyalama taktiğinden ibaretmiş.”

“TÜRKİYE’YE KARŞI SERGİLEDİĞİ İKİYÜZLÜ TAVIR, AVRUPA BİRLİĞİ’NİN SONUNUN DA İLANI OLMUŞTUR”

Söz konusu süreçte Avrupa Birliği’nin bir değerler ve ilkeler bütünü değil, bir grup ülkenin saplantılarının esiri bir yapı olduğunu gördüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Hâlâ da aynı saplantıyla bize yaklaşıyorlar. Ülkemize karşı teröristleri destekliyorlar. İşte Yunanistan’dan teröristler giriyor, FETÖ’sü giriyor, PKK’sı giriyor. Gittiği yer neresi Almanya. Almanya’da bunlara oturum da veriyorlar. Bir diğer kısmı da bakıyorsunuz Fransa’ya gidiyor. Bir diğer kısmı bakıyorsun bir başka yere gidiyor ve onlara buralarda ev sahipliği yapıyorlar. Dostluk bu mu? Bunlarla baş başa oturup konuştuğumuz zaman maalesef bunları inkâr da ediyorlar. Her türlü marjinal grubu destekliyorlar, her türlü sapkınlığı destekliyorlar. Bir tek bu ülkenin istiklali ve istikbali uğrunda gerektiğinde hayatını feda etmeyi göze alan milletine saygı duymuyor, onun yanında yer almıyorlar. Türkiye’ye karşı sergilediği ikiyüzlü tavır Avrupa Birliği’nin sonun da ilanı olmuştur. Artık dünyada hiç kimse bu birliğe bir değerler ve ilkeler manzumesi olarak bakmıyor.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Amerika’daki kimi çevrelerden de benzer bir yaklaşıma maruz kaldıklarına işaret ederek, şunları kaydetti: “Bu ülke yıllarca NATO ittifakının doğu kanadının en önemli üyesi olan Türkiye’yi terör örgütleri ile mücadelesinde yalnız bırakmıştır. DEAŞ’a karşı Suriye’de başlattığımız ve bugün dördüncü yıl dönümü olan Fırat Kalkanı Harekâtımıza bile bu ülke destek vermedi. Ne yazık ki bir terör devleti kurulmasını da önünü açtılar. Bu terör devletinin kurulması ile ilgili olarak da her türlü silah desteğini binlerce kamyonlarla, evet Fırat’ın doğusuna yığdılar. Bunları konuştuğumuz zaman kendileriyle ‘yok böyle bir şey’ dediler. Hepsi var. Kayıtlarımızda var, istihbari bilgilerimiz de var, var oğlu var. Hatta bununla kalmamış PKK/YPG terör örgütüyle bir olup ülkemize karşı pozisyon almışlardır. Demokratik hukuk devleti yerine terör örgütleriyle hareket etmeyi tercih eden bu hastalıkta zihniyet Amerikan siyasetini esir almıştır. Ülkemiz, terör örgütlerinin saldırılarına uğradığında kafasını çeviren, darbeye maruz kaldığında heyecanla neticeyi bekleyen, darbeciler yenilince hepsine kucak açan bu zihniyet demokrasinin yüz karasıdır. Daha acısı, Amerika’daki politikacıların Türkiye’yle ilgili faşist planlarını, niyetlerini, hesaplarını gizleme gereği dahi duymadan ifşa edebilmesidir.”

“SEÇİMLERDE DELİKANLICA MİLLETİN KARŞISINA ÇIKIP YARIŞMAYA BİLE CESARET EDEMİYORLAR”

ABD Başkan Adayı Joe Biden’ın açıklamalarına tepki gösteren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’de darbeyle yapamadıklarını muhalefeti destekleyerek gerçekleştirmeyi düşündüklerini’ kameralar önünde söylemekten çekinmiyorlar. Ya dostluğumuz var, oturup konuşmuşluğumuz var, en azından bir oturup çay içmişliğimiz var. Böyle bir ifadeyi bizim için nasıl kullanırsın ama kullandılar” değerlendirmesinde bulundu ve bu hezeyana cevap vermesi gerekenin kendilerinden önce muhatap olarak gösterilen muhalefet olduğunu vurguladı.

Kendisinin bu açıklamalara cevap vermediğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Ülkemiz muhalefeti, bu ağır ithama tepkisini tüm şiddetiyle ortaya koymak yerine konunun niye aylar sonra gündeme geldiği gibi bir zırvanın arkasına sığınmayı tercih etmiştir. Çünkü bunların kafasında askerî darbeden hukuk ve emniyet darbesine, siyasi darbeden toplumsal kaosa ve teröre kadar her türlü faşist yol ve yönteme yer vardır. Hayatlarının hiçbir döneminde umutlarını millete bağlamamış, gözleri hep dışarıya dönük olan bu siyasi anlayış Türkiye’nin en büyük ayıbı ve kayıbıdır. Seçimlerde delikanlıca milletin karşısına çıkıp yarışmaya bile cesaret edemiyorlar. Bunun yerine şeytana pabucunu ters giydirmeyi hedefleyen binbir alavere dalavere ile siyaset mühendisliği oyunu oynuyorlar. Türkiye ve Türk milleti için kalplerinde hiçbir hayali, kafalarında hiçbir projesi olmayanların tek yapabildikleri onun külahını buna, bunun külahını ona giydirmek suretiyle illüzyon peşinde koşmaktır. Biz, ‘harbi olun, hasbi olun, mert olun, delikanlı olun, yenileneceksiniz, öyleyse şerefinizle yenilin’, bunu söylüyoruz. Onlar Amerika’dan Avrupa’ya, terör örgütlerinden marjinal gruplara kadar gördükleri her melanete sarılıyorlar. Kin, husumet ve bağnazlıkla kararan gönüller gözleri de kör ediyor. Hem de öyle bir kör ediyor ki kimlerle yürüdüklerine, kimlerden destek aldıklarına, kimlere hizmet ettiklerine dahi bakmıyorlar.”

“MİLLETİMİZİN DESTEĞİYLE SANDIKLA GELDİK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye siyasetinin tek mottosunun “Tayyip Erdoğan gitsin de nasıl giderse gitsin” hâline dönüşmesinin yüreklerini acıttığına işaret etti.

“Biz milletimizin desteğiyle sandıkla geldik, gideceksek de öyle gideriz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunun kararını, terör örgütlerinin, marjinal sapkın grupların, ABD’nin, Avrupa’daki husumet odaklarının veremeyeceğini, tek karar merciinin millet olduğunu vurguladı.

Milletin iradesi dışında yol ve yöntem arayanların Türkiye’ye tek verebildiklerinin, vesayet, cunta, darbe, terör, kaos, fakirlik ve huzursuzluk olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’nin bu çarkı millî iradenin üstünlüğüyle kırdığı için 18 yıldır iktidarda bulunduğunu, çareyi millette değil de dışarıda arayanlar için bundan daha büyük örnek ve ibretin olmayacağını söyledi.

Allah’ın izni ve milletin desteğiyle 2023’te de Türkiye’ye hizmet etmeyi sürdüreceklerini bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhalefetin ısrarla sarıldığı faşist kafayı değiştirmediğinde de 2028 seçimlerinde aynı şeylerin konuşulacağını aktardı.

“KORONAVİRÜS SALGINIYLA MÜCADELEMİZ SÜRÜYOR”

Dünyayla birlikte Türkiye’yi de etkisi altına Kovid-19’la mücadelenin sürdüğünü anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, son dönemde bu konuda olumsuz bir görünümle karşı karşıya kalındığına değindi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Düğün, cenaze, taziye ve tatil gibi toplu etkinlikler, virüsün yayılma alanları hâline dönüştü. Hele hele plajlar, buralar ayrı bir felaket. Buralarda yayılma alanı çok çok fazla. Can kaybında küçük de olsa bir artış yaşanıyor. Bundan dolayı üzüntülüyüz. Milletimizden bir kez daha, ‘TMM’ diye ifade ettiğimiz, temizlik, maske ve mesafe kurallarına sıkı şekilde riayet etmesini istiyoruz.”

Temizliğe dikkat etmeyen, maskesini takmayan, fiziki mesafeye uymayan her kişinin kendisiyle birlikte temas ettiği herkes için sonu ölüme kadar varan bir tehdit kaynağı hâline dönüştüğünü unutmamasını isteyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bazılarının taşıyıcı oldukları için hastalığın ağır etkilerini hissetmeyebileceğini vurguladı.

Bu kişilerin, virüs bulaştırdıkları insanların büyük acılar çekmesine, hayatını kaybetmesine yol açtıklarını hiçbir zaman akıllarından çıkarmaması gerektiğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendi ailesine, sevdiklerine veya hiç tanımadıklarına böylesine bir kötülük yapmanın, akıl ve vicdan sahibi hiç kimsenin altına giremeyeceği vebal olduğunu dile getirdi.

“LÜTFEN KURALLARA UYALIM, UYMAYANLARI İKAZ EDELİM”

“Milletimden bir kez daha rica ediyorum, Türkiye şu illeti yenene kadar lütfen kurallara uyalım, uymayanları ikaz edelim” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Lütfen, şu sigaralarınızı artık çöpe atın. Biliniz ki en büyük tehdit unsurlarından biri de o sigaradır. Kendi kendinize adeta ölüm fermanını imzalıyorsunuz, o sigaranın dumanıyla. Bunu da bir kenara koymanız lazım. Her türlü toplu etkinliğe bu sürede ara verelim. Düğünlerimizi az sayıda katılımla ve kısa sürede yapmanın bize hiçbir maliyeti olmaz” şeklinde konuştu.

“Taziyelerimizi telefonla bildirmek, Fatiha’mızı uzaktan okumak aynı sonucu verir. Tatilimizi kısa tutmak ve izole şekilde yapmak bizi aynı şekilde dinlendirir” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Ülkemizin normalleşme adımlarını daha ileriye taşımak için bu mücadeleyi başarıya ulaştırmak mecburiyetindeyiz. Hasta, yoğun bakım ve vefat sayılarını belirli bir çizginin altına düşürmeden hiçbirimiz rahata, huzura ve güvene kavuşamayız. Türkiye’nin, üretimde, istihdamda, ihracatta hedeflerine ulaşabilmesinin yolu da salgının seyrinin düşüşünden geçiyor. Libya’dan Suriye’ye, Doğu Akdeniz’den Karadeniz’e kadar geniş bir alanda tarihi mücadele yürüten bir ülke olarak gücümüze, dikkatimize, enerjimize sahada ihtiyacımız var. Bu büyük potansiyeli salgına kurban vermeyelim. Denizi geçtiğimiz bir yerde derede boğulmamak için hep birlikte çok daha dikkatli, dirayetli, kararlı hareket edelim.”

DÜNYA

TÜRKİYE YÜZYILI ZİRVESİ VE PARA SOHBETLERİ

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Turkuvaz Medya tarafından düzenlenen “Türkiye Yüzyılı Zirvesi ve Para Sohbetleri” programında yaptığı konuşmada, sanayi ve teknoloji alanında yapılan yatırımlarla Türkiye’nin büyüdüğüne işaret ederek, yerli ve milli imkanlarla yapılan yatırımların ülkenin kaderini şekillendiğini söyledi.

Turkuvaz Medya Merkezi’nde düzenlenen programda konuşan Bakan Varank, programda düzenlenen tüm panellerin, ülkeye yeni bakış açıları kazandıracağına inandığını belirterek, emeği geçenlere teşekkür etti.

Son yıllarda kritik gelişmelerin, yeni sınamaların daha önce hiç görülmemiş bir hızda yaşandığı dönemlere şahitlik edildiğini ifade eden Varank, bu sınamaların küreselleşmenin de etkisiyle artık bir anda tüm dünyayı etkisi altına alabildiğini, iklim krizi, koronavirüs salgını derken patlak veren Rusya-Ukrayna Savaşı’nın da hala devam ettiğine vurgu yaptı.

İktidara geldikleri dönemden itibaren Türkiye’de gelişen teknolojilerin tesadüfi olmadığına dikkat çeken Varank, 20 sene önceki Türkiye ile bugünkü Türkiye arasındaki farka değinerek, 20 sene önce Türkiye’de araştırma ve geliştirmenin ancak kısıtlı düzeyde yapıldığını, teknoparkların sayısının sadece 2 tane olduğunu, teknoparklara verdikleri 2,2 milyar liranın üzerinde destekle bu rakamı 97’ye çıkardıklarını, yeni teknoparkların kurulması için de desteklerinin devam ettiğini, 90 bine yakın araştırmacının sadece teknoparklarda görev yaptığını dile getirdi.

680’DEN, 90 BİNE ÇIKTI

Varank, 2002 yılında iktidara geldiklerinde teknoparklarda sadece 680 kişinin çalıştığını anımsatarak, 680 kişi nerede, 90 bin kişi nerede diye sordu.

Geçen yıl Bilişim Vadisi İstanbul’u faaliyete geçirdiklerini, Bilişim Vadisi İzmir’in temelini attıklarını hatırlatan Varank, “İstanbul-İzmir-Kocaeli üçgeninde adeta bir teknoloji koridoru oluşturduk. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak yaptığımız işlerde her zaman dinamik bir yaklaşım sergilemeye çalışıyoruz. Mevzuatlarımızı çağın gereklerine göre sürekli güncelliyoruz. Örneğin özellikle gençlerin fikirden ürüne giderken yoğun şekilde kullandıkları kuluçka merkezi desteklerimizin kapsamını genişlettik.

Artık teknoparkların dışında kurulan kuluçka merkezleri de bütün AR-GE teşviklerimizden yararlanabiliyorlar.” diye konuştu.

DESTEKLENEN AR-GE MERKEZLERİ SAYISI 1500’Ü AŞTI

20 yıl önce firmaların AR-GE kültürünün neredeyse hiç olmadığını ifade eden Varank, “Sadece büyük çaplı firmalar kendi imkanları dahilinde AR-GE yapıyorlardı. Biz firmalarımızın kendi bünyelerinde kurdukları AR-GE ve Tasarım Merkezlerini de desteklemeye başladık. Bugün 1500’ün üzerinde firmanın bizden destek alan AR-GE ve Tasarım merkezleri var. Buralarda da 81 bin araştırmacı şu anda görev yapıyor.” şeklinde konuştu.

TÜRKİYE YATIRIMLARLA BÜYÜYOR

60 yıllık hayalimiz olan Türkiye’nin otomobili, neden daha önce değil de Türkiye’nin 100’üncü yılında yapılabildi? Bunu bir düşünmek lazım. Tabii başta Sayın Cumhurbaşkanımızın çelikten iradesi, yol göstermesi ve sonuna kadar esirgemediği desteği var. Bu siyasi irade olmadan Togg’un başarılı olma şansı yoktu. Ancak bununla beraber son 20 yılda Türkiye’de bilim, teknoloji ve inovasyon alanında çok önemli gelişmeler yaşadık. İnsan kaynağı yetkinliğimizi artırdık. Teknofestlerde, Deneyap teknoloji atölyelerinde geleceğin trendlerini bilen, teknolojiye aşina gençler yetiştirdik. Geleceğin Aziz Sancarlarını biz şu anda yetiştiriyoruz. Bilim merkezleriyle, gökyüzü gözlem etkinlikleriyle vatandaşlarımızı astronomiyle buluşuyoruz. Bilime olan ilgi ve heyecanı artırmaya çalışıyoruz. Bu verdiğimiz destekler ve uyguladığımız programlar sayesinde teknolojik kabiliyetlerimiz inanılmaz derecede yükseldi.”

Varank, artık Türkiye’nin kendi özgün lokomotif motorunu, elektrikli otobüsünü, hava savunma füze sistemlerini, lazer dedektör çiplerini kendisi tasarlayıp, üretebildiğini vurgulayarak, dünyanın gittiği yönü görerek kendi elektrikli otomobilini ürettiğini söyledi.

ELEKTRİKLİ OTOMOBİLLER

Aslında elektrikli araç üretildiğinde sadece bir cihaz üretilmediğini, ekosistemi de kökten dönüştürmüş olunduğunu aktaran Varank, “Yarışa en başından dahil olmuş oluyorsunuz. Dolayısıyla biz belki 100 yıldır kendi markamızla otomobil üretmiyoruz ama elektrikli otomobillerle piyasaya girdiğimizde diğer ülkelerle aynı çizgiden yarışa girmiş oluyoruz ve bu yarışta öne çıkma şansını yakalamış oluyoruz. Bunlarla beraber tabii ki ekosistemi dönüştürdüğünüz için de şarj istasyonu ve batarya gibi ürünlerin üretilmesinde de aslında bir adım öne geçebiliyorsunuz.” diye konuştu.

YERLİ TEKNOLOJİLERLE ÜRETİM

Varank, Türkiye’nin daha birçok alanda kendi teknolojisini geliştirmeye, kendi üretim kabiliyetlerini artırmaya devam edeceğini vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Ancak burada sormamız gereken bir soru var. Neden bugüne kadar daha fazla teknoloji üretemedik? Evet son dönemde büyük bir ivme yakaladık. Her alanda kabiliyetlerimizi konuşturabiliyoruz. Burada kaçırmamamız gereken önemli bir nokta var. 2002 öncesinde maalesef inovasyon ekosisteminin gelişmesi adına ülkemizde doğru düzgün hiçbir adım atılmamış. Böyle olunca da adeta AR-GE kültürü bu ülkede hiç oluşamadı. Söylenenin aksine 20 sene, bir kültür oluşturmak için yeterli bir süre değil. Bakınız bahane aramıyoruz ama Türkiye’de AR-GE kültürünün yeni yeni oluştuğu ve bunun kazanımlarını yeni yeni elde ettiğimiz de bir gerçek. Bundan sonra ülkemizde yüksek teknolojili ürünler çok daha hızlı geliştirilecek. Bakınız aynı şeyi teknoloji tabanlı girişimcilikte de yaşadık.”

57 GİRİŞİME 677 MİLYONU AŞKIN FON

Son dönemde Teknoloji ve İnovasyon Fonunu, Bölgesel Kalkınma Fonunu, Bilişim Vadisi Girişim Sermayesi Fonunu kurduklarını anımsatan Bakan Varank, sadece bu fonların büyüklüğünün 1,5 milyar liraya ulaştığını bildirdi.

Varank, fonların fonu Tech-InvesTR programı çerçevesinde 2,8 milyar liralık kaynağı harekete geçirdiklerini belirterek, şöyle devam etti:

“Şu ana kadar 57 girişim, bu fonlardan 677 milyon liranın üzerinde yatırım aldı. Sadece son 4 yılda sermaye piyasasına kayıtlı 1,3 milyar dolar büyüklüğünde 86 fon ülkemizde kuruldu. İşte çarpan etkisiyle girişimcilik ekosistemine yapılan yatırımların miktarı da son yıllarda katlanarak artıyor.”

TURCORNLARIN SAYISI DAHA DA ARTACAK

“2020 yılında Türk start-up’larının aldığı yatırım 154 milyon dolardı. 2021’de bu rakam 10 kattan fazla artarak 1,6 milyar dolara ulaştı. 2022 yılında da 1,7 milyar doları yakaladık. 4-5 sene evvel unicorn, yani 1 milyar dolar değerlemeye ulaşan Türkiye’de hiçbir şirket yokken, son dönemde

Turcornlarımızın sayısı da 6’ya ulaştı. Türkiye’nin 6 tane unicornu var ve inşallah bu sene içerisinde bu rakamlar artmaya devam edecek.

GİRİŞİMCİLİK EKOSİSTEMİNİN ÖNÜNÜ AÇMAYI SÜRDÜRECEĞİZ

Varank, 2 sene önce Almanya ziyaretinde Siemens’e gittiğini, Siemens’in sadece kendi içerisinden çıkacak yeni start-uplar için tam 3 milyar dolarlık fon ayırdığını vurgulayarak, “Bizim iş insanlarımızın da bu alana mutlaka yatırım yapması lazım. Bu fırsatları değerlendirmesi lazım. Biz bu manada Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak girişimcilik ekosisteminin önünü açmaya devam edeceğiz. Bu alanda öncü olmaya devam edeceğiz. Verdiğimiz desteklerle, teşviklerle, mevzuatta yapacağımız düzenlemelerle Türkiye Yüzyılı’nı aynı zamanda bir ‘girişimcilik yüzyılı’ inşallah yapacağız.” şeklinde konuştu.

OSB SAYISI HER GEÇEN GÜN ARTIYOR

Firmalardan bugünlerde en sık duydukları talebin “Sayın Bakanım bize lütfen arsa bulun, biz yatırım yapmak istiyoruz.” olduğunu ifade eden Varank, Organize Sanayi Bölgelerinin (OSB) sayısının 353’e ulaştığını, yatırımcıların taleplerine yetişebilmek için 33 yeni OSB kurmak üzere çalışmalar sürdürdüklerini, bunlara mevcut OSB’lerin genişlemek için başvurularının dahil olmadığını dile getirdi.

TEŞVİK BELGELERİNDE REKOR

Bakan Varank, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Yine Sanko’dan örnek verelim. Şu anda Gaziantep’te yana yakıla arsa bulmak için uğraşıyoruz. Çünkü herkes yatırımını genişletmek, büyütmek, yeni yatırım yapmak istiyor. Yatırım iştahı hamdolsun gayet iyi. Aralık ayı teşvik belgelerinde biz rekor kırdık. Düzenlediğimiz 2 bin 62 teşvik belgesi ile 85 milyar liralık sabit yatırımın ve 54 bin istihdamın önünü açtık. Milli Teknoloji Hamlesi rehberliğinde yerlileştirme bizim en önemli dikkat ettiğimiz hususların başında geliyor. Bu noktada da birçok adım attık, atmaya devam ediyoruz. Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi Programı ile cari açık verdiğimiz ürünlerin üretimini AR-GE aşamasından ticarileşmeye kadar uçtan uca bir şekilde destekliyoruz. Bugüne kadar aldığımız destek kararlarıyla 147 proje için 3,9 milyar lirası AR-GE harcaması olmak üzere toplam 50 milyar liralık yatırımı harekete geçirdik.

TUBİTAK VE KOSGB İLE SÜREKLİ YATIRIM İMKANLARI

Mobilite Çağrımızla ileri sürüş destek sistemlerinden lidar teknolojilerine, Üretimde Yapısal Dönüşüm Çağrısı ile soğutma cihazı kompresörlerinden sınai robotlara, sağlık ve kimya sektöründe ise biyoteknolojik ilaçlardan eklem protezleri ve tanı kitlerine kadar onlarca kritik ürünü şu anda yerlileştiriyoruz. Bakanlık olarak özellikle yerlileştirme faaliyetlerinde adeta şirketlerimizin bir numaralı paydaşı gibi hareket etmeye çalışıyoruz. Bakanlığımızın bütün ilgili birimleriyle, bağlı ilgili kuruluşlarıyla bu yerlileştirme çalışmalarında hem yol gösterici oluyoruz ama aynı zamanda bu alanda hangi ihtiyaç varsa AR-GE’yi TÜBİTAK ile farklı makine teçhizat desteklerini KOSGEB ile ya da büyük çaplı yatırımları yatırım teşvikleriyle uçtan uca bir şekilde destekliyoruz. Daha önce bu sayede Türkiye’de üretilmeyen onlarca ürün de üretilmeye başlandı. Artık takım tezgahlarını bizim yatırım yapacak firmalarımız yurt dışından almıyorlar. Bizim hamle programı sayesinde bunu yerli üreten firmalarımız bunları artık tedarik etmeye başladı. Bu da cari açığın azaltılmasına katkı anlamında Türkiye’ye önümüzdeki yıllarda çok ciddi avantajlar sağlayacak.”

YEŞİL DÖNÜŞÜM

Bakan Varank, bakanlık olarak önem verdikleri bir başka konunun da yeşil dönüşüm olduğunu, ihracatın önemli bir kısmını Avrupa Birliğine gerçekleştirdiklerini, bu noktada Avrupa Birliği Yeşil Mutabakatına uyumun temel hedefler arasında yer aldığını belirterek, “Karbon vergisi düzenlemesine tabi olan demir-çelik, alüminyum ve çimento sektörlerinde Yeşil Büyüme Teknoloji Yol Haritalarımızı bu yılın ilk çeyreği itibarıyla kamuoyuyla paylaşacağız. Bu konuda attığımız birçok adım var.” diye konuştu.

SIFIR ATIK İLE YENİ NESİL YEŞİL OSB’LER

Dünya Bankası ile OSB’lerin yeşil dönüşüm sürecini desteklediklerini, 250 milyon avroluk kredi bütçesi ile Türkiye’nin farklı OSB’lerinde ileri atıksu arıtma, su geri kazanım, GES, sıfır atık, biyogaz tesisi projelerini hayata geçirmeye başladıklarını ifade eden Varank, Türkiye olarak, Avrupa Birliği Temiz Hidrojen Ortaklığı kapsamında açılan çağrılara projelerle aktif katılım sağladıklarını dile getirdi.

Varank, Güney Marmara Kalkınma Ajansı koordinatörlüğünde, Türkiye’den 13 kurum ve şirketle Almanya, İtalya ve Fas’tan ortakların yer aldığı araştırma projesinin desteklenmeye uygun bulunduğunu aktararak, şunları kaydetti:

KATKILARDAN DAHA FAZLASINI KAZANDIRDIK

“36 milyon avroluk bütçesiyle bir seferde AB’den kazandığımız en yüksek bütçeli projeden bahsediyoruz. Projeyle birlikte hidrojenin yanında yurt dışına bağımlı olduğumuz metanol ve amonyak gibi hidrojen türevlerini de yeşil yöntemlerle inşallah geliştirip üretmiş olacak. Bakınız yakın zamanlara kadar AB’ye verdiğimiz katkıların geri dönüşlerini alamıyorduk. 50 milyon avro katkıyı AB’ye gönderiyorduk, ama bizim araştırma projelerimizde alabildiğimiz rakam sadece 40 milyon avro oluyordu ama son 3 senede inovasyona ve teknolojiye yaptığımız yatırımlar sayesinde AB’ye verdiğimiz katkıdan daha fazlasını biz projelerle Türkiye’ye kazandırabiliyoruz. Bu da geldiğimiz noktayı göstermesi açısından önemli bir gösterge.

MODEL FABRİKA SAYISI ARTIYOR

Ortak kullanım alanları ve destek programlarıyla sanayinin dijital dönüşümünü teşvik etmeye çalışıyoruz. Halihazırda faaliyette olan 8 model fabrikamızda işletmelerimize yalın üretimi öğretip kendi şirketlerini dönüştürmelerini destekliyoruz. Bu sayede firmalar hiçbir ilave yatırıma gerek duymadan çok önemli verimlilik kazanımları elde ediyor. Model fabrikalara yenilerini ekleyerek bunların sayısını 14’e çıkaracağız. Burada işletmelerimize önce yalın üretimi öğreteceğiz, arkasından da dijitalleşmelerine bir altyapı kazandırmış olacağız.”

SANAYİ ÜRETİMİNİN PAYI

“Sanayi ürünlerinin domine ettiği ihracatımızın küresel ihracat pazarından aldığı pay giderek yükseliyor. Sanayide katma değerli üretim artıyor. Türk sanayisi dünya pazarlarında artık üst sıralarda yer alıyor. Güneş paneli, demir çelik, beyaz eşya ve ticari araç üretiminde Avrupa’nın bir numarası. Küresel inovasyon endeksinde son 3 yılda 14 sıra birden yükseldik. Küresel ekonomi zorlu süreçlerden geçerken Türk sanayi yatırıma, üretime, istihdama ve ihracata devam ediyor.”

TÜRKİYE YÜZYILI ASIRLIK HAYALLERİN SEMBOLÜ

Türkiye Yüzyılı’nda tüm hedeflere ulaşarak, ülkeyi muasır medeniyetler seviyesinin de üzerine çıkaracaklarını vurgulayan Varank, şunları kaydetti:

“Cumhurbaşkanımızın da ifade ettiği gibi ‘Türkiye Yüzyılını sıradan bir siyasi söylem olmanın ötesinde milletimizin asırlık hayallerinin sembolü olarak görüyoruz.’ Türkiye Yüzyılını bilimin, dijitalleşmenin, üretimin ve kalkınmanın yüzyılı haline getirmekte kararlıyız. İnşallah bu hedeflerimize de 2023 dönemecinden sonra da hızlı bir şekilde erişeceğiz. Onun için 2023 yılı kritik bir yıl. Türkiye Cumhuriyeti’nin 100’üncü yıl dönümünde biz vatandaşlarımızın başta iş dünyası olmak üzere doğru değerlendirmeler yaparak, doğru kararlar vererek inşallah bu ülkeyi rotasında tutacağına inanıyoruz.”

OKUMAYA DEVAM ET

DÜNYA

Türkiye ile Portekiz arasında “ETOK/JETCO Protokolü” imzalandı

Bakanı Muş ile Portekiz Dışişleri Bakanı Joao Gomes Cravinho, Türkiye-Portekiz Ekonomik ve Ticaret Ortaklık Komitesi (ETOK/JETCO) IV. Dönem Toplantısı’na ilişkin protokolü imzaladı.

Ticaret Bakanı Mehmet Muş ile Portekiz Dışişleri Bakanı Joao Gomes Cravinho, Türkiye-Portekiz Ekonomik ve Ticaret Ortaklık Komitesi (ETOK/JETCO) IV. Dönem Toplantısı’na ilişkin protokolü imzaladı.

Bakanlık’ta gerçekleştirilen toplantıda, iki ülke arasındaki ticari ve ekonomik konuların tüm yönleri görüşüldü, III. Dönem JETCO toplantısından bu yana kaydedilen gelişmeler değerlendirildi.

Toplantının ardından Bakan Muş ve konuk Bakan Cravinho, ETOK/JETCO IV. Dönem Toplantısı’na ilişkin protokole imza attı.

OKUMAYA DEVAM ET

DÜNYA

ULUSKON Başkanı Nezaket Atasoy ŞanlıUrfa’da İş Dünyası Temsilcileri ve Sivil Toplum Kuruluşlarıyla Bir Araya Geldi

ULUSLARARASI Yatırım ve İş Dünyası Konfederasyonu (ULUSKON) Genel Başkanı ve Uluslararası İnsan Hakları Savunma Komitesi (IHRDC) İyi Niyet Elçisi Nezaket Emine Atasoy; Şanlıurfa Valisi Salih Ayhan, Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Zeynel Abidin Beyazgül, Şanlıurfa Emniyet İl Müdürü Mehmet Murat Ulucan ve Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mehmet Yetim’i ve Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Abdullah Melik’in makamlarını ziyaret ettikten sonra farklı iş dünyası temsilcileri ve sivil toplum kuruluşları temsilcileriyle bir araya geldi. Toplantılara ULUSKON Güneydoğu Anadolu Bölge Başkanı İbrahim Halil Çelik’te katılım sağladı.

‘ŞANLIURFA’DA İHRACATLARA ÖNCÜLÜK ETMEYE HAZIRIZ’

Başkan Atasoy, Şanlıurfa bölgesinin ihracatının, ithalatının ve yatırımlarının büyütülmesi hakkında iş birliği içinde olunacağını açıkladı. “ULUSKON olarak Türkiye’nin her ilinde çalışmalarımız devam ettiği gibi Şanlıurfa gibi çok büyük ve verimli tarım arazileri olan ve dünyada ki ilk medeniyetlere ev sahipliği yapmış, tarihi ve kültürel açıdan dünyada eşi benzeri olmayan bu şehrimizde faaliyet göstermekten memnuniyet duyacağız” dedi.

Şanlıurfa Valisi ile gerçekleştirdikleri görüşmede Ayhan “Şanlıurfa ‘nın inanılmaz bir potansiyeli vardır ama ihracat kültürü çok zayıftır. Finans ve tarımsal üretim konusunda güçlü olan Şanlıurfa, yatırımcı bulma, ihracat ve ticaret alanlarında zayıf kalıyor. Bu sorunu ULUSKON gibi bu alanda belli başarılara ulaşmış tecrübeli kuruluşlarla, üst düzeyde sahiplenerek ve yol göstererek çözebiliriz” dedi.

Şanlıurfa Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Yetim “Üreticilerimizi yurtdışı kanallarına açmak, teşvik etmek şehrimizde çok önemli bir rol oynuyor çünkü işçi potansiyelimiz çok yüksek, nüfusumuz genç ve maliyetler daha düşük, dolayısıyla Urfa’ya yatırımcı çekme yönünde ULUSKON’un başarılı çalışmaları minnetle karşılıyor, iş birliği içinde olup fark yaratacağımızı düşünüyorum” dedi.

‘ULUSKON GİBİ ULUSLARARASI BİR KURULUŞUN ŞANLIURFA’DA GERÇEKLEŞTİRECEĞİ ÇALIŞMALARA BİZİM TAM DESTEK VERECEĞİMİZİ BELİRTMEK İSTİYORUM’

Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Beyazgül “Özellikle Turizm sektöründe Mısır’ı geçme potansiyelimiz bulunmaktadır, otellerimiz sezonda yüzde yüz doluluk oranlarına ulaşmaktadır ancak bu yeterli değildir. Turistlerin nasıl karşılanacağına yönelik zihinsel bir değişim yaşanıp ona göre projelerimizi ve eforlarımızı yoğunlaştırmamız gerekiyor” dedi. Sözlerine “Şanlıurfa’da birçok projemizi gerçekleştirmiş bulunmaktayız, Sanat Sokakları ve konuk evleri gibi projelerimizin de faaliyete geçtiğini söylemek isterim. Bunun yanı sıra ULUSKON gibi uluslararası bir kuruluşun Şanlıurfa’da gerçekleştireceği çalışmalara bizim tam destek vereceğimizi belirtmek istiyorum” dedi.

Şanlıurfa İl Emniyet Müdürü Ulucan Urfa’da dümdüz tarımsal arazilerin bulunduğunu ama şehrin reklamının yeterince yapılmadığı için tarihi, kültürel ve ekonomik potansiyelinin çok altında kaldığını savundu. Dolayısıyla “ULUSKON’u, Şanlıurfa adına, ihracata yön verebilmek için çok iyi bir fırsat olarak görüyorum” dedi.

Başkan Nezaket Atasoy “ ULUSKON, Şanlıurfa yeni bağlantılara her zaman açık olduğumuz gibi zengin bir tarih ve kültürle kutsanmış Şanlıurfa’mızı yurtdışı pazarlarıyla tanıştırıp gerekli ticaret ve tanınırlık seviyelerine çıkarmayı hedefliyoruz” dedi.

OKUMAYA DEVAM ET

TAKVİM

Ağustos 2020
P S Ç P C C P
 12
3456789
10111213141516
17181920212223
24252627282930
31  

TOGG | Türkiye’nin Otomobili

TANAP Avrupa Bağlantısı Açılış Töreni #TANAPtamam

TÜRK AKIM PROJESİ AÇILIŞ TÖRENİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çanakkale 1915 Köprüsü Kule Tamamlama Töreni

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fatih sondaj gemisini #MilliEnerjideYeniMüjde

ENERJİ PETROL MEDYA GRUP – YENİ NESİL MEDYA | TÜRKİYE

DÜNYA27 dakika önce

TÜRKİYE YÜZYILI ZİRVESİ VE PARA SOHBETLERİ

DÜNYA38 dakika önce

Türkiye ile Portekiz arasında “ETOK/JETCO Protokolü” imzalandı

DÜNYA6 saat önce

ULUSKON Başkanı Nezaket Atasoy ŞanlıUrfa’da İş Dünyası Temsilcileri ve Sivil Toplum Kuruluşlarıyla Bir Araya Geldi

DÜNYA20 saat önce

ÖZDEMİR BAYRAKTAR BİLİM MERKEZİ AÇILDI

DÜNYA21 saat önce

Ticaret Bakanı Mehmet Muş, Ocak Ayı Dış Ticaret Rakamlarını Açıkladı

DÜNYA2 gün önce

ULAŞTIRMA VE ALTYAPI BAKANLIĞI: TREN BİLETİ SATIŞ SİSTEMİ YENİLENDİ

DÜNYA4 gün önce

İŞ DÜNYASI | YILDA 5 BİN ADET İNSAN VE YANGIN ASANSÖRÜ ÜRETECEK

DÜNYA4 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bilecik’te gençlerle bir araya geldi

DÜNYA4 gün önce

“20 yıldır sadece eser ve hizmet siyaseti yaptık”

DÜNYA6 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bilecik’te toplu açılış törenine katıldı

DÜNYA6 gün önce

“Türkiye’yi bölgesinin üretim ve ticaret merkezi hâline getirdik”

DÜNYA6 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bilecik’te Ertuğrul Gazi Türbesi’ni ziyaret etti

DÜNYA1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kültür ve Turizm Bakanlığı Özel Ödülleri Töreni’ne katıldı

DÜNYA2 hafta önce

Dev yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kâğıthane-İstanbul Havalimanı metro hattının açılışını yaptı

DÜNYA2 hafta önce

“Türkiye; artık ekonomik büyümesiyle, diplomatik hamleleriyle kendinden söz ettiriyor”

DÜNYA2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bursa’da toplu açılış törenine katıldı

DÜNYA2 hafta önce

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, Ankara-Sivas hattı aydınlık geleceğin en önemli nişanelerinden

DÜNYA3 hafta önce

“Vatan toprağını eserlerimizle ilmek ilmek dokuyoruz”

DÜNYA3 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Muğla’da toplu açılış törenine katıldı

DÜNYA3 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rami Kütüphanesi Açılış Töreni’ne katıldı

DÜNYA3 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çalışanların ve emeklilerin ücretlerinde enflasyon sebebiyle oluşan refah kaybını telafi ediyoruz”

DÜNYA3 hafta önce

“İhracatta Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırdık”

DÜNYA3 hafta önce

“Savunma sanayiinde büyük bir zihniyet devrimi gerçekleştirdik”

DÜNYA3 hafta önce

“Sanayiden tarıma, bilimden spora, istihdamdan konuta her alanda gençlerimizin yanındayız”

DÜNYA3 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan Antalya’da Köy Konutları Anahtar Teslim Töreninde konuştu

DÜNYA4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Antalya’da toplu açılış törenine katıldı

DÜNYA4 hafta önce

Türkiye Varlık Fonu A.Ş. Yönetim Kurulu, Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında toplandı

DÜNYA4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan,“Toprağımıza sahip çıkmanın, onu işleyen çiftçilerimize destek olmanın gayreti içindeyiz”

DÜNYA4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, restorasyonu tamamlanan Yeni Camii’nin açılışını gerçekleştirdi

DÜNYA4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Genel Merkezi’nde düzenlenen Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’na katıldı.

DÜNYA4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “7. Anadolu Medya Ödülleri” programına katıldı

DÜNYA1 ay önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Krizleri fırsata dönüştürerek tarihimizin en yüksek büyüme oranlarına ve ihracat rakamlarına eriştik”

DÜNYA1 ay önce

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, yeni yıla Ankara’da zorlu koşullarda çalışan kuryelerle birlikte girdi.

DÜNYA1 ay önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “2023’te milletimizin her bir ferdine ve tüm insanlığa barış, huzur, refah ve esenlik dolu bir yıl diliyorum”

DÜNYA1 ay önce

Dev yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan, 1 Milyon İstihdam Projesi Kamuoyu Bilgilendirme Programı’na katıldı

DÜNYA1 ay önce

OGM, İLK T70 YANGIN SÖNDÜRME HELİKOPTERİNİ TESLİM ALDI

DÜNYA1 ay önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, MHP Genel Başkanı Bahçeli’yi kabul etti

DÜNYA1 ay önce

Emine Erdoğan, Çocuk Hastanesi Çocuk Hematolojisi ve Onkolojisi Servisi’nde tedavi gören çocukları ziyaret etti

DÜNYA1 ay önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Emeklilik hakkının kullanılması hususunda herhangi bir yaş sınırı uygulanmayacaktır”

DÜNYA1 ay önce

“Bilim ve teknolojiyi Türkiye’nin hedeflerine ulaşmasında en önemli araç, en etkili imkân olarak görüyoruz”

DÜNYA4 sene önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti mesajı

DÜNYA3 sene önce

Metin Aslım : İş ve Cemiyet Hayatının Sevilen Siması

DÜNYA3 sene önce

İyi ki varsın ZEHRA KARAKAŞ BEGEN

DÜNYA3 sene önce

İyi ki varsın Aysu YAVUZ

DÜNYA3 sene önce

İyi ki varsın Emel USLU ATİK ;

İYİ Kİ VARSIN2 sene önce

İyi ki varsın Nurten ÖZTÜRK

DÜNYA3 sene önce

İyi ki varsın Nuray ÖZÇELİK;

DÜNYA6 ay önce

Ankara-Yerköy-Kayseri Hızlı Tren Hattı temeli atıldı

DÜNYA3 sene önce

İyi ki varsın Hüseyin ÇEŞMECİOĞLU :

DÜNYA2 sene önce

İyi ki varsın Nalan Gazezoğlu

DÜNYA2 sene önce

Sektöre Yön verenler ; Eda DEMİRHAN

DÜNYA3 sene önce

İyi ki varsın Gül ALCANSOY;

DÜNYA7 ay önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AB Konseyi Başkanı Michel ile görüştü

DÜNYA3 sene önce

İyi ki varsın Beril ÇAVUŞOĞLU

DÜNYA3 sene önce

İyi ki varsın AYSUN ŞAHANOĞLU KABA ;

GÜNCEL2 sene önce

Sektöre Yön Verenler Berfu GÜVEN

Enerji petrol Medya Ceo -Mehmet Ali Setencioğlu ,
MAVİ YOLCULUK4 sene önce

TEKNE KİRALAMA | İZMİR ÇEŞME ALAÇATI

İYİ Kİ VARSIN2 sene önce

İyi ki varsın Semra Aman Akyürek

DÜNYA3 sene önce

İyi ki varsın Yusuf Burak ASLANPINAR;

ENERJİ2 sene önce

Tekfen Holding “Kadınlarla Güçlendirilmiş Yönetim Kurulu” ödülünü üçüncü kez aldı!

DÜNYA3 sene önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy ile ortak basın toplantısı düzenledi

GÜNCEL2 sene önce

Başarımız, Başarınız olacak HANTEK KALIP

DÜNYA2 sene önce

İyi ki varsın Prof. Dr. Başak SOLMAZ

DÜNYA2 sene önce

Türkiye’nin En Etkin 50 CFO’su belli oldu

DÜNYA3 sene önce

İyi ki varsın Doç. Dr. Esin Yalçınkaya

DÜNYA2 sene önce

İyi ki varsın Semra İĞTAÇ

DÜNYA9 ay önce

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Turizm Yatırım Forumu’na katıldı

Tekne Firmaları Türkiye1 sene önce

Yatlar Burada | Türkiye

DÜNYA2 sene önce

İyi ki varsın Nazlıhan ALKAN

DÜNYA3 sene önce

Sektöre Yön Verenler Esra KANDEMİR

DÜNYA3 sene önce

MAN TÜRKİYE’den Ankara’ya dev yatırım

DÜNYA4 sene önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kyoto’da Ara Güler Fotoğraf Sergisi’ni açtı

DÜNYA3 sene önce

İyi ki varsın Sibel Şeref KANCAOĞLU ;

KİRALIK TEKNE3 sene önce

Çeşme İzmir | Kiralık Tekneler

DÜNYA4 ay önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TÜGVA 5. Olağan Genel Kurulu ve 6. Gençlik Buluşması’na katıldı

DÜNYA2 sene önce

Sektöre yön verenler, Ahmet ÇALLI

DÜNYA2 sene önce

Sektöre Yön verenler ; Mehmet TAŞ

KİRALIK TEKNE4 sene önce

Çeşme Kiralık Tekne

GÜNCEL2 sene önce

Topluma sürdürülebilir değer katan, itibarlı şirketler grubu KALE GRUP

DÜNYA2 sene önce

İyi ki varsın İnci Recepoğulları

DÜNYA1 sene önce

“Türkiye, son 19 yılda, diğer pek çok alan gibi savunma sanayiinde de âdeta bir devrim gerçekleştirmiştir”

GÜNCEL1 sene önce

HATAY’ ın Güçlü Kadınları

DÜNYA2 sene önce

ELMADAĞ MOBİLYACILAR İHTİSAS OSB’NİN TEMELİ ATILDI

DÜNYA2 sene önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan Türkiye Genç İş Adamları heyetini kabulünde açıklamalarda bulundu

DÜNYA2 sene önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “OECD İstanbul Merkezi Açılış Töreni”ne Video Mesaj Gönderdi

DÜNYA2 sene önce

Cumhurbaşkanlığı Kültür Sanat Büyük Ödülleri sahiplerini buldu

DÜNYA2 sene önce

Dev yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan, ETİ Maden Lityum Üretim Tesisi Açılış Töreni’nde konuştu

DÜNYA2 sene önce

Dev Yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sarıkamış-Karakurt-Horasan yolu açılış töreninde konuştu

DÜNYA2 sene önce

Dev Yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan milli helikopter motoru teslim töreninde önemli açıklamalar

DÜNYA4 sene önce

“EVLATLARIMIZA MİRAS KALACAK BİR GÖNÜL KÖPRÜSÜ KURDUĞUMUZA İNANIYORUM”

DÜNYA4 sene önce

“G-20 platformu, küresel meselelerin çözümünde daha etkin ve güçlü bir mecra olmalı”

DÜNYA4 sene önce

“TÜRKİYE VE JAPONYA’NIN DOSTLUĞU; KÖKLÜ, DERİN VE SAMİMİ”

DÜNYA4 sene önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kyoto’da Ara Güler Fotoğraf Sergisi’ni açtı

DÜNYA4 sene önce

“TÜRKİYE İLE JAPONYA ARASINDAKİ İŞ BİRLİĞİNİN DEĞERİ DAHA DA YÜKSELMİŞTİR”

DÜNYA4 sene önce

“TÜRKİYE İLE JAPONYA ARASINDAKİ DOSTLUK VE YAKIN İŞ BİRLİĞİ TAKDİRLE KARŞILANIYOR”

www.teknetuccari.com

GENÇ İŞ DÜNYASI