Türk İş Dünyası - 2008

DÜNYA

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’nin Kahraman Kadınları” programına katıldı

Genç Gazeteciler

Haber Burada

Tarih

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen “Türkiye’nin Kahraman Kadınları” programına katıldı.

Programda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin ve dünyanın tüm kadınlarının 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü tebrik ederek şehit annelerine, eşlerine ve çocuklarına sevgi ve saygılarını sunduğunu söyledi.

Şehitliğin önemini dile getirerek şehitlerin geride bıraktıkları emanetlerine devlet ve millet olarak en iyi şekilde sahip çıkmaya çalıştıklarını, bu konuda oldukça güçlü bir sistem kurduklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu ülkenin, milletimizin her bir ferdinin özellikle de şehitlerimizin ailelerinin, annelerinin, babalarının, eşlerinin ve çocuklarının dualarıyla ayakta durduğuna tüm kalbimle inanıyorum” dedi.

“KADINI İNSAN DEĞİL META OLARAK GÖREN HİÇBİR TOPLUMUN GELECEĞİ AYDINLIK OLAMAZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde olduğu gibi bugün de tüm dünyada ve Türkiye’de kadın meselesinin enine boyuna konuşulacağını, tartışılacağını belirterek, “İlk insandan beri insanlığın yarısı erkek, yarısı kadındır. Bunlardan hangisini çıkartırsanız çıkartın, geriye insanlıktan eser kalmaz. Annelerimize, kız kardeşlerimize, eşlerimize, kız evlatlarımıza, tüm kadınlarımıza göstereceğimiz saygı, muhabbet aslında tüm insanlık adınadır. Dolayısıyla erkek olarak kendimiz için ne düşünüyor, istiyor ne bekliyorsak kadınlar için de aynı duygular içinde olmamız gerekiyor” diye konuştu.

Kadını insan değil, meta olarak gören, sırf cinsiyetinden dolayı zulüm eden hiç bir toplumun geleceğinin aydınlık olamayacağını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, temel haklar dışında insanların tamamını tornadan çıkmış gibi tek bir ölçü ile değerlendirmenin, eşitlikçi değil, zorba, faşizan, sapkın bir yaklaşım olacağını kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kökeninden, inancından, konumundan dolayı ezilen, horlanan, dövülen, sürülen hatta öldürülen milyonlarca insanın yürekleri yakan trajedisi karşısında üzüntülü olduklarını vurgulayarak afetlerden savaşlara, kıtlıklardan toplumsal kargaşalara kadar her krizin en ağır faturasını çocuklarıyla birlikte kadınların ödediğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye’de uzun yıllardır süren insani krizin yol açtığı yıkıntılara bakıldığında, altında çoğunlukla kadınların ve çocukların kaldığını, evlerinden edilen insanların sığındığı kamplarda aynı manzaraların yaşandığını, Türkiye’ye sığınan Suriyelilerin büyük bir bölümünün de yine kadın ve çocuklardan oluştuğunu belirtti.

“VİCDANI NASIR TUTMUŞ DÜNYANIN 8 MART DÜNYA KADINLAR GÜNÜ’NÜ KUTLAMASI RİYAKÂRLIKTIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaklaşık 1,5 asır önce ABD’de yaşanan bir grev sırasında hayatını kaybeden kadın işçiler anısına 1977 yılında bugüne 8 Mart’ın Dünya Kadınlar Günü olarak kutlandığı hatırlatarak, “Kadınların sorunlarına dikkat çekmeyi gaye edinen bugünün, günümüzdeki yaşanan krizler için de bir hassasiyet olmasını dilerdim. Ancak Suriye’de dokuz yıldır süren insani krizde hayatını kaybeden 1 milyona yakın insandan çok önemli bir bölümü kadın ve çocuk olduğu hâlde, bu konuya kimsenin güçlü bir şekilde dikkat çektiğini görmedik, duymadık, bilmiyoruz” ifadelerini kullandı.

Avrupa kapılarına dayanan yüz binlerce insan içindeki kadınlara yapılan eziyetleri, önlerine dikilen tel örgüleri, dövülerek, vurularak geri gönderilme çabalarını da kimsenin kınamadığının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “O üç, beş yaşındaki yavruları görüyorsunuz. Yunanistan sınırına giderken, tarlalar içinde ekranlarda izlemişsinizdir. Düşe kalka o üç yaşındaki yavrunun nasıl sınıra doğru yürüdüğünü herhâlde izlemişsinizdir. Ben, torunuma da onu gösterdim. Bak dedim senin gibi, düşüyor, kalkıyor. Niye biliyor musun dedim? O kötü amcalardan kurtulmak için. Ortada böyle bir zulüm var. O da bana soruyor. ‘Bunlar kötü amcalar mı? Evet oğlum bunlar kötü amcalar. Bunu yaptılar. İnanın ellerinden gelse, onları bile süngülerler. Bunlarda vicdan yok, bunlarda insaf yok, bunlarda insanlıktan nasibini almak yok.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yunanistan’a seslenerek, “Ey Yunanistan, bu insanlar sende gelip kalmayacak. Senden gelip geçecek ve Avrupa’nın bir başka ülkesine geçecek. Niye rahatsız oluyorsun? Biz size dedik. Bak bu böyle giderse, biz bu kapıları açacağız. Siz inanmadınız. Ey Yunanistan, şimdi sana da sesleniyorum. Sen de kapılarını aç ki bu yükten kurtul. Gitsinler Avrupa’nın diğer ülkelerine. Bu işin başka çıkışı yok. Adil bir yük paylaşımı diyorsak, bu adil yük paylaşımına biz de ortak arıyoruz. Şu anda bizde hâlâ 3,5 milyon mülteci var” değerlendirmesinde bulundu.

Vicdanları nasır tutmuş dünyanın 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutlamasının riyakârlık olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, terör örgütünün katlettiği kadınları, çocuk yaşta ailelerinden kopartarak, her türlü istismarı yaptığı ve ölüme sürdüğü kız çocuklarını görmeyenlerin 8 Mart kutlaması yapmasının da riyakârlıktan öte bir durum olduğunun altını çizdi.

“TÜM MEVZUATIMIZDA KADINLARIN HAKLARINI KORUMAYA YÖNELİK DÜZENLEMELER YAPTIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Diyarbakır’da HDP’nin kapısı önünde gözleri yaşlı annelerin altı ayı aşkın bir zamandır dağa kaçırılan yavrularını beklemelerini acaba dünya kadınlar gününü kutlayanlar gelip de oralarda bu anneleri ziyaret ettiler mi? Etmediler. Onlar da edecek zaten yüz de yok. Onların etmelerinin de bazı şartları var. Hep onlar o şartların oluşmasını beklerler” dedi.

Filistin’de de kadınların, kız çocuklarının İsrail’in zulmüne maruz kaldığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sokakta yürüyen kız çocuklarını kurşunlayan, her fırsatta masum insanların üzerine dipçikle köpekle gazla saldıranları görmezden gelen bir dünya için söylenecek söz bulmakta zorlanıyoruz. İsrail aynısını orada yapmıyor mu? aynısı   yapıyor. O anneleri yerlerde nasıl sürüklediğini görmüyor muyuz? Onları yavrularına sarılayım derken, onları yerlerde nasıl sürüklediklerini görmüyor muyuz? Ama ne diyorlar. ‘İsrail’e bu kadar acaba sizler ifadelerde bulunursanız bu ilişkiler noktasında pek hayra alamet olmaz’ Biz şu anda hakla beraberiz batılla değil. Bunu bir defa iyi ayırt etmemiz lazım” değerlendirmesinde bulundu.

“Kadın bedenini şatafatlı ambalajlar altında köle ticaretinden daha beter bir şekilde metalaştıran 8 Mart’ı da aynı amaçla kullanmasındaki ironiyi de sizlerin takdirine bırakıyorum” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ağızlarından kadın haklarını düşürmeyenlerin,  inançlarına uygun şekilde giyinmek, yaşamak isteyen kadınlara hayat hakkı tanınmaması karşısında sergiledikleri suskunluğu da bu tabloya ilave etmemiz gerekiyor.  Kadını insandan bağımsız müstakil bir varlık olarak konumlandırma çabalarının vardığı yer işte burasıdır. Ne zaman ki 8 Mart’ı sadece belirli bir kesimin değil, tüm kadınların meselelerinin konuşulduğu bir tarih hâline getirirsek işte o zaman gerçek kadınlar gününe dünyada kavuşmuş olacağız” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Başbakanlığı ve Cumhurbaşkanlığı döneminde gerçekleştirdikleri reformlar arasında kadınların meselelerinin çözümüyle ilgili olanların çok önemli bir yer tuttuğuna değinerek, Anayasa, kanunlar ve tüm mevzuatta kadınların haklarını korumaya, ayrımcı uygulamaları ortadan kaldırmaya yönelik çok ciddi düzenlemeler yaptıklarını, aile yapısının korunmasını özel önem verdiklerini, kadına yönelik şiddetin önlenmesi konusunda etkin tedbirler aldıklarını anlattı.

“MİLLETİMİZİ KADINIYLA ERKEĞİYLE BİR BÜTÜN OLARAK BÜYÜK VE GÜÇLÜ TÜRKİYE HEDEFİMİZE ULAŞTIRACAĞIZ”

Kadınların iş hayatında giderek daha fazla yer almasının Türkiye’yi zayıflatan değil, tam tersine güçlendiren bir gelişme olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İstihdamdaki kadın oranı 2002’den 2019’a kadar yüzde 45’e yakın artarak 9 milyon sınırına dayanmıştır. Böylece kadınların iş gücüne katılma oranı yüzde 27,9’dan yüzde 34,9’a, toplam istihdamdaki kadın oranı yüzde 25,3’ten yüzde 28,8’e yükselmiştir” bilgisini paylaştı.

İş hayatında yer almak isteyen kadınlar için doğum izinlerinden kreşlere kadar her alanda gereken düzenlemeleri yaptıklarını, eğitim-öğretimde kız çocuklarıyla erkek çocukları arasında hiçbir fark kalmadığını, kadınların siyasal hayata ve karar alma mekanizmalarına katılımı Cumhuriyet tarihinin en üst seviyesine ulaştığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Meclisimizdeki 600 milletvekilimizden 104’ünün kadınlardan oluşması yeterli değilse de önemli bir orandır. Üniversitelerde ve bankacılık sektöründe kadın oranı erkekleri geride bırakmıştır” ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “mutlu kadın, uyumlu aile, müreffeh toplum” hedefi doğrultusunda çalışmalarını sürdüreceklerine vurgu yaparak, aile merkezli kadın ve erkek açısından adil ve uyumlu bir toplum yapısını geleceğin teminatı olarak gördüğünü, sürdürülebilir kalkınmanın yolunun buradan geçtiğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Milletimizi kadınıyla erkeğiyle bir bütün olarak büyük ve güçlü Türkiye hedefimize ulaştıracağız. Bu konuda desteğinizi bekliyoruz.  Aksi takdirde kadın elinin değmediği her iş gibi bu gayretimizde eksik kalır, aksar, hedefine ulaşmaz. Türkiye’nin kadınlarına güvendiğimiz için sürekli hedef büyütüyor, mücadele çıtasını yükseltiyoruz” diye konuştu.

“KÜRESEL DÜZEYDE OLDUĞU GİBİ BÖLGEMİZDE DE TARİHÎ BİR DÖNÜŞÜM YAŞANIYOR”

“Küresel düzeyde olduğu gibi bölgemizde de tarihî bir dönüşüm yaşanıyor” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin bu sürecin tam merkezinde yer aldığını, hedeflere ulaşmanın yanı sıra bölgedeki insani krizleri çözmenin ve istikrarı sağlamanın mücadelesini verdiklerini kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yarın Belçika’da Avrupa Birliği’nin yetkilileriyle bir toplantıya katılacağını ve temennisinin daha farklı neticeler alarak Belçika’dan dönmek olduğunu belirterek, “Avrupa Birliği ile yaptığımız anlaşmanın kendi tarafımıza düşen yükümlülüklerini yerine getirdik. Buna karşılık Avrupa Birliği oyalamaya dönük ve sözünü etmeye bile değmeyecek birtakım katkılar dışında taahhütlerini yerine getirmemiştir. Şimdi bu yeni ekiple görüşüyoruz. Bu yeni ekiple inşallah farklı neticeler elde ederiz” dedi.

Türkiye’nin misafir ettiği 4 milyonu bulan sığınmacıya 40 milyar doların üzerinde harcama yaptığını ancak Avrupa Birliği’nden sadece 3 milyar avro geldiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “İdlib’de son dönemde yaşanan gelişmelerin ardından aslında çok önceden atmamız gereken bir adımı attık. İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi, Cenevre Sözleşmesi ve diğer uluslararası anlaşmalara uygun şekilde ülkemizdeki yabancılara diledikleri yerlere gidebilme imkânını tanıdık. Yunanistan karadan ve denizden topraklarına yönelen sığınmacıları döverek, öldürerek, işkence ederek, denizde botlarını delip boğmaya çalışarak durdurma yoluna gidiyor. Bu insanlık dışı eylemlere karşı kimse sesini çıkarmıyor, hatta tam tersine Yunanistan’ı destekliyorlar. Bu durum bize merhum Mehmet Akif’in şu mısralarını hatırlatıyor: ‘Medeniyet dediğin tek dişi kalmış canavar’ Türkiye olarak bu vahşeti tüm uluslararası platformlarda gündeme getirmeye ve mazlumların hakkını savunmaya devam edeceğiz.”

“TÜRKİYE’NİN SURİYE TOPRAKLARINI İŞGAL VE İLHAK ETMEK GİBİ BİR AMACI ASLA OLMAMIŞTIR”

Suriye’deki sorunun daha kapsamlı ve sonuç alıcı adımlarla çözülebileceğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin bölgede attığı adımlar olmasaydı Suriye’de bugüne kadar hayatını kaybeden 1 milyon sivil sayısına İdlib’de en az bir bu kadarının daha katılacağını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sığınmacı akınını durdurmak ve rejimin ülkemiz topraklarını da hedef alan azgınlığının önüne geçmek için İdlib’de daha aktif bir askerî pozisyon almak mecburiyetinde kaldık. İdlib’deki durumun rejimin saldırganlığı yanında Rusya’nın bölgenin statüsüne ilişkin ısrarlı tutumu sebebiyle giderek tırmanma eğilimi göstermesi üzerine diplomatik çözüm arayışlarımızı da hızlandırdık” değerlendirmesinde bulundu.

“Türkiye’nin Suriye topraklarını işgal ve ilhak etmek gibi bir amacı asla olmamıştır” vurgusunda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye halkının kendi toprakları ve özgürlüğü için rejime ve terör örgütlerine karşı verdiği mücadeleyi desteklediklerini belirtti.

“BİZİM TEK GAYEMİZ; İDLİB’DEKİ İNSANİ KRİZİ OLABİLECEK EN HIZLI VE ETKİN ŞEKİLDE ÇÖZÜME KAVUŞTURMAKTIR”

“Ülkesinin üçte biri PKK-YPG terör örgütünün işgali altında olan bir rejimin tüm gücünü ve imkânlarını İdlib gibi küçük sayılabilecek bir bölgeye yöneltmesi derdin başka olduğunu gösteriyor” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu açıklamalarda bulundu: “Türkiye olarak İdlib’de fiilen operasyon sürdürdüğümüz son bir ay içerisinde 34’ü Leyle-i Regaip’te olmak üzere toplam 59 şehit verdik. Buna karşılık rejimin 3 bin 400 unsurunu etkisiz hâle getirdik. Ayrıca rejimin üç uçağını, sekiz helikopterini, sekiz hava savunma sistemini, 156 tankını, 108 top, obüs ve çok namlulu roketatarını, 24 zırhlı aracını, 49 doçkasını ve doçkalı pikabını, 99 askerî aracını, 10 mühimmat deposunu, iki havaalanını da imha ettik. Elbette bizim amacımız, ne daha çok insan öldürmek ne de daha çok araç-gereç imha etmektir. Bizim tek gayemiz; İdlib’deki insani krizi olabilecek en hızlı ve etkin şekilde çözüme kavuşturmaktır. Bağcıyı dövmenin değil üzüm yemenin peşinde olduğumuz için de diplomatik çözüm yollarını sürekli zorladık. Rusya ile Perşembe günü vardığımız uzlaşmanın gerisinde işte böyle bir arka plan vardır. İdlib halkının can emniyetini ve Türkiye’nin sınırlarının güvenliğini sağlayacak her çözüm bizim için ehvendir, kabul edilebilirdir. Moskova’da vardığımız anlaşmanın da bu hedeflerimize hizmet edeceğini umuyorum.”

Bahar Halkanı Harekâtı bölgesinin sağı ve solundaki yerlerle ilgili verilen sözlerin tutulmaması hâlinde Türkiye’nin buraları kendi yöntemleriyle temizleme hakkını saklı tutulduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bölücü terör örgütü bu ülkedeki varlığını tamamen sona erdirene kadar, Suriye’nin toprak bütünlüğü ve siyasi birliği tamamlanmış olamayacak. Türkiye’dekiler başta olmak üzere rejimden kaçarak evlerini terk eden tüm Suriyeliler yerlerine dönmedikçe Suriye’de kalıcı huzur sağlanamaz. Rejimin İdlib’de sükûnun sağlanması ile Rusya ile yaptığımız anlaşmayı bozması hâlinde bir daha şiddetli bir şekilde bu zalimlerin üzerine gideceğiz; bunun da bilinmesi lazım” uyarısında bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü tebrik ederek bitirdi.

DÜNYA

DÜNYA DEVİ AR-GE MERKEZİNİ TÜRKİYE’YE KURDU

Genç Gazeteciler | İstanbul

Genç Gazeteciler

Haber Burada

Tarih

Dünyanın önde gelen seyahat yazılımları geliştiricisi Amadeus’un İstanbul’daki Ar-Ge Merkezi açıldı. Dijital teknolojilerin geliştirilmesine katkı sağlayacak yatırımla, özellikle seyahat teknolojileri alanında yeni fikir ve girişimlerin Türkiye’de gelişip ölçeklenmesinin önü açılacak. Yaklaşık 500 yazılım geliştiricinin çalışacağı merkez; yıl sonuna kadar Nice ve Bengaluru Ar-Ge merkezlerinin ardından dünyanın üçüncü büyük Ar-Ge noktası olacak.

Amadeus’un Torun Center’daki İstanbul Ar-Ge merkezinin açılışı, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Başkanı Burak Dağlıoğlu, Bilişim Vadisi Genel Müdürü Erkam Tüzgen ve Amadeus Seyahat Birim Başkanı Decius Valmorbida’nın katılımlarıyla gerçekleştirildi.

TÜRKİYE’NİN AR-GE EKOSİSTEMİNİ GÜÇLENDİRECEK

Bakan Kacır, buradaki konuşmasında, Türkiye’nin Ar-Ge ekosistemine yapılan bu önemli yatırımın, hızlı teknolojik gelişmelerin ve dijital dönüşümün dünya çapında iş operasyonlarını temelden değiştirdiği ve kullanıcı deneyimlerini iyileştirdiği bir döneme denk geldiğini ifade etti. Güçlü teknoloji ekosisteminin, Türk ekonomisini daha ileri teknolojiye yönlendirmek için gerekli zemini oluşturduğunu anlatan Kacır, “Bugün 10 binin üzerinde teknoloji şirketine ev sahipliği yapan 102 teknoparkımız, 1600’ün üzerinde AR-GE ve tasarım merkezimiz, 272 bin AR-GE çalışanımız var. Tüm bunlar Türkiye’nin teknoloji ekosisteminin çekirdeğini oluşturuyorlar.” ifadelerini kullandı.

ANAHTAR TEKNOLOJİLERDE SÖZ SAHİBİ BİR ÜLKE

Bu ekosistem sayesinde Türkiye sanayi üretiminde, ileri teknoloji sektörlerinin olumlu bir şekilde öne çıktığını vurgulayan Kacır, “Anahtar teknolojilerde söz sahibi, Avrupa ve dünyayla entegrasyonu güçlü bir ülke olmayı başardık. Artık Türkiye’yi, bataryalardan uçan akıllı arabalara, akıllı tıbbi cihazlardan yeni nesil uydu girişimlerine kadar yenilikçi ve çığır açan teknolojiler için küresel bir merkez olarak konumlandırmayı hedefliyoruz. Önde gelen ulusal teknoloji girişimlerinin ortaya çıkması için paradigma değişimlerinden yararlanacağız ve yıkıcı yeniliklerin faydalarından yararlanacağız. Güçlü bir startup ekosistemine sahip olmak, Türkiye’yi küresel bir teknoloji merkezi haline getirme vizyonumuzun önemli bir parçası.” dedi.

KÜRESEL SAHNENİN YILDIZI “STARTUPLARIMIZ”

Türkiye’nin dört bir yanındaki genç girişimcilerin kuluçka merkezleri ve hızlandırıcı programlar ağıyla desteklenen hayallerini proje ve işlere dönüştürdüğünü belirten Bakan Kacır, startupların artık küresel sahnede giderek daha fazla parladığını ve Türk startup ekosistemi Avrupa teknolojisinin yıldızı olarak nitelendirildiğinin altını çizdi. Startuplara yenilikçi fikirlerini başarılı bir şekilde pazara hazır ürünlere dönüştürebilmeleri için tohum öncesi ve tohum aşamasında finansman sağlama konusunda oldukça aktif davrandıklarını anlatan Kacır, “Türkiye’yi sadece startup için değil, ölçek büyütme için de önemli bir merkez haline getirmek amacıyla startup ekosistemini fonlarla genişletiyoruz.” diye konuştu.

KALDIRAÇ ETKİSİ

Kaldıraç etkisi oluşturarak startuplara 1 milyar doların üzerinde yatırım sağladıklarını belirten Kacır, “Ölçeklendirme aşamasının özel ihtiyaçlarına yönelik özel ağ oluşturma desteğinin yanı sıra önemli devlet desteği sunmak üzere tasarlanmış bir program olan Turcorn100’ü başlattık.” açıklamasında bulundu.

100 BİN TEKNOLOJİ GİRİŞİMİ HEDEFİ

Turcorn100, küresel hedefleri olan teknoloji ve inovasyon odaklı girişimler için ölçek büyütme kulübü olarak hizmet veren ulusal bir vizyon girişimi olduğunu kaydeden Kacır, “Bu program sadece devlet tarafından değil, aynı zamanda startupların hem Türkiye’de hem de uluslararası alanda küreselleşmesine yardımcı olacak kapsamlı program ve ağlara sahip program ortaklarımızla işbirliği yapılarak desteklenmekte. Bu programlarla 2030 yılına kadar 100 bin teknoloji girişiminin ve 100 Turcorn’un ülkemizden çıkmasını sağlamak en büyük hedeflerimizden biri. Türkiye’nin dinamik nüfusu, enerjisi ve girişimci ruhunun sağladığı büyüme ivmesi, küresel şirketlerin büyümesi ve yenilik yapması için ideal ekosistemi oluşturuyor. Bu firmaların 700’den fazlası halihazırda teknoparklarımız ve Ar-Ge merkezlerimizde Ar-Ge faaliyetleri yürütüyor. Birçok küresel şirket, nitelikli iş gücümüzden ve cazip teşviklerden yararlanarak ileri Ar-Ge faaliyetlerini ülkemizde konumlandırıyor.” şeklinde konuştu.

TEKNOLOJİ EKOSİSTEMİ İLE İŞ BİRLİĞİ GÜÇLENECEK

Kacır, Amadeus’un, son yıllarda Türkiye’deki AR-GE faaliyetlerini ölçeklendirdiğini belirterek, bugün şirketin büyümesini Amadeus İstanbul Ar-Ge Merkezi’nin açılışıyla taçlandırdıklarını söyledi. Amadeus’un yeni Ar-Ge ofisinin, şirketin Türkiye teknoloji ekosistemi ile iş birliğini güçlendirerek, özellikle seyahat teknolojileri alanında yeni fikir ve girişimlerin Türkiye’de gelişip ölçeklenmesinin önünü açmasını beklediğini belirten Kacır, Türkiye’nin üretimine, istihdamına, teknolojik gelişimindeki liderliğine katkı sağlayacak yatırımları tüm kaynaklarıyla desteklemeye devam edeceklerini söyledi. Kacır, “Türkiye, uluslararası iş birliklerinin, yeni fırsatların ve etkili projelerin merkezi olmaya devam edecek.” dedi.

OKUMAYA DEVAM ET

DÜNYA

“Altı yıllık titiz bir restorasyon neticesinde ecdat yadigarı Yıldız Sarayı’nı ihya ettik”

Genç Gazeteciler | İstanbul

Genç Gazeteciler

Haber Burada

Tarih

Cumhurbaşkanı Erdoğan, restorasyonu tamamlanan Yıldız Sarayı’nın açılış programında yaptığı konuşmada, “Millî Saraylar Başkanlığımızca yürütülen altı yıllık titiz bir restorasyon ve tefriş çalışmalarının neticesinde ecdat yadigarı Yıldız Sarayı’nı ihya ettik. Şehrimizin simgelerinden olan Yıldız Sarayı, bugünden itibaren kapılarını halkımıza ve dünyanın dört bir yanından gelecek ziyaretçilerine açıyor” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Yıldız Sarayı’nın açılış programına katılarak bir konuşma yaptı.

Millî Saraylar Başkanlığı tarafından restorasyon, peyzaj ve iyileştirme çalışmaları tamamlanan Beşiktaş’taki Yıldız Sarayı’nın açılış töreninde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, katılımcıları selamlayarak, bu anlamlı ve önemli açılış töreni vesilesiyle katılımcılarla bir arada olmaktan büyük bir mutluluk duyduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün şairin ifadesiyle bir semtini sevmenin bile bir ömre bedel olduğu güzel İstanbul’umuzun en güzel tarihî eserlerinden birinin açılışını yapmak üzere bir aradayız” ifadelerini kullandı.

Millî Saraylar Başkanlığınca yürütülen altı yıllık titiz bir restorasyon ve tefriş çalışmalarının neticesinde ecdat yadigarı Yıldız Sarayı’nı ihya ettiklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şehrimizin simgelerinden olan Yıldız Sarayı, bugünden itibaren kapılarını halkımıza ve dünyanın dört bir yanından gelecek ziyaretçilerine açıyor. Tekrar eski görkemine ve güzelliğine kavuşturarak milletimizin istifadesine sunduğumuz Yıldız Sarayımızın hayırlı uğurlu olmasını diliyorum” diye konuştu.

“İSTANBUL’UN TARİHÎ, KÜLTÜREL VE TURİSTİK CAZİBESİ DAHA DA ARTACAK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün yaşadıkları mutlulukta pek çok hocanın ve uzmanın alın teri ve yürek terinin olduğunu belirterek, şöyle devam etti: “Şayet onların emeği, birikimi ve fedakârane gayretleri olmasaydı bu güzel eser tekrar eski görkemine kavuşturulamazdı. Sözlerimin hemen başında bu kardeşlerime teşekkürü bir borç biliyorum. Yıllarca örselenmiş, hırpalanmış, ihmallerin kurbanı olmuş bu eserin altı yıllık özverili bir çalışmayla yeniden ülkemize kazandırılmasına vesile olan Millî Saraylar Başkanlığımıza, Sayın Başkan ve ekibine, Sayın Bakanımıza özellikle teşekkür ediyorum. Ayrıca projede yer alan tüm kardeşlerime teşekkür ediyorum. Millî Saraylar Bilim Kurulu Başkanı saygıdeğer hocam Profesör Doktor Sadettin Ökten beyefendiye ve kurul üyelerine en kalbi şükranlarımı iletiyorum. Yıldız Sarayı’nın yeniden ihyasıyla birlikte İstanbul’umuzun tarihî, kültürel ve turistik cazibesinin daha da artacağına inanıyorum.”

“YILDIZ SARAYI, DEVLET-İ ALİYYE’DE DİRENİŞİN DE SEMBOLÜ OLDU”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Millî Saraylar Başkanı’nın, Yıldız Sarayı’nın tarihî serencamına dair bilgileri paylaştığını aktararak, “Gerek mimari gerek sanatsal gerekse tarihî özellikleri bakımından nadide bir eser olan sarayın inişli çıkışlı geçmişini hep beraber dinledik. Şunun öncelikle vurgulanması gerekiyor. Burası asla sıradan bir eser, sıradan bir yapı değildir. 200 yıllık tarihiyle Yıldız Sarayı Osmanlı’nın en sancılı yıllarına bizzat şahitlik etmiştir” şeklinde konuştu.

Yıldız Sarayı’nın Sultan İkinci Abdülhamid’le özdeş hâle geldiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu tarihî bilgileri paylaştı: “Ancak sarayın geçmişi Sultan Üçüncü Selim’in Mihrişah Valide Sultan için 1805’te yaptırdığı kasra kadar gitmektedir. Bu kasırdan günümüze sadece iç bahçedeki çeşme kalmıştır. İkinci Mahmud da burayı yeni ordunun askerlerinin talimlerini izlemek için kullanmıştır. Yıldız Sarayına asıl hüviyetini kazandıran ise Abdülhamid Han olmuştur. Sultan Abdülhamid’in tahta geçtikten kısa süre sonra mahiyetini ve haremini Dolmabahçe Sarayı’ndan Yıldız’a nakletmesiyle birlikte artık burası kasır değil, Yıldız Sarayı olarak anılmaya başlanmıştır. Üstat Necip Fazıl’ın 36 Türk hükümdarı arasında belki en büyüğü olarak tarif ettiği Sultan İkinci Abdülhamid 33 yıl boyunca, 1909 darbesine kadar devleti buradan yönetti. Osmanlı’nın en muhataralı 33 yılına tanıklık eden Yıldız Sarayı, Devlet-i Aliyye’ye yönelen yıkma girişimleri karşısında direnişin de sembolü oldu.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, burasının Topkapı Sarayı ve Dolmabahçe’den sonra payitahtın idari merkezi olarak kullanılan İstanbul’daki üçüncü merkezi olduğunu söyledi.

Sarayın ayırıcı vasfının yönetim merkezi olarak kullanılması olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Mimari açıdan Yıldız Sarayı çağdaşı olan yapılardan ayrı özellikleri taşır. Sahil saraylarından farklı olarak burası ‘şehir içinde şehir’ diyebileceğimiz özgün bir mimariye sahiptir. Marangozhaneleri, mutfakları, ahırları, eczanesi, fabrikaları, savunma birimleri, resmî daireleri, sebze ve meyve bahçeleri, kütüphanesi, müzesi, silahhanesi ve tiyatrosuyla Yıldız Sarayı alışılagelmiş saraylardan ziyade, kendi kendine yeter bir şehri andırır” diye konuştu.

Sultan 2. Abdülhamid döneminde sarayda ve mücavirinde sultanın aile efradıyla birlikte toplam 12 bin kişinin yaşadığının rivayet edildiğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Zarafeti, sadeliği, tabiatla uyumu, birbirinden ayrı köşklerden oluşan mimarisi ve Türk saray bahçeleri geleneğinin son örneği olan Has Bahçesi’yle Yıldız Sarayı gerçekten nadide bir eserdir” ifadelerini kullandı.

Bu sarayın millî mücadele tarihinde de özel bir yeri bulunduğunu dile getiren Erdoğan, şöyle devam etti: “Gazi Mustafa Kemal, Bandırma Vapuru’yla yola çıkmadan bir gün önce buraya gelmiş ve Sultan Vahdettin’le görüşmüştür. Gazi Mustafa Kemal, o tarihî görüşmeyi şöyle anlatır: ‘Yıldız Sarayı’nın ufak bir salonunda Vahdettin’le adeta diz dize denecek kadar yakın oturduk. Salonun Boğaziçi’ne doğru açılan penceresinden gördüğümüz manzara şu; birbirine paralel hatlar üzerine düşman zırhlıları bordalarındaki toplar sanki Yıldız Sarayı’na doğrulmuş. Vahdettin hiç unutmayacağım şu sözlerle konuşmaya başladı. ‘Paşa paşa, şimdiye kadar devlete çok hizmet ettin. Bunların hepsi artık bu kitaba girmiştir ve tarihe geçmiştir. Bunları unutun, asıl şimdi yapacağın hizmet hepsinden mühim olabilir. Paşa paşa, devleti kurtarabilirsin.’ Bunun üzerine Gazi Mustafa Kemal, Sultan Vahdettin’e şu cevabı verir; ‘Merak buyurmayın efendimiz, noktainazarı şahanenizi anladım. İrade-i seniyyeniz olursa hemen hareket edeceğim.’ ‘Muvaffak ol’ hitabına mazhar olduktan sonra huzurdan çıktım, ayaklarımızın patırtısını işittirmeden saraydan uzaklaştık.'”

“REDDİ MİRAS ANLAYIŞI BİZLERE ÇOK AĞIR BEDELLER ÖDETTİ”

Hazine değerindeki eserlerinin kıymetini çok iyi bilemeyen bir millet olduklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kimi ülkeler 100-150 yıllık tarihî varlıklarına büyük özen gösterirken geçmişi çok daha eski, nice kültür varlığımıza sahip çıkamadık. Özellikle tarihimizin bir dönemine damgasını vuran reddi miras anlayışı bizlere gerçekten çok ağır bedeller ödetti” dedi.

Bu zihniyetin gadrine uğrayan sembollerden birinin Yıldız Sarayı olduğunu, gerilik numunesi görülen ecdat yadigârı pek çok kültür varlığı gibi burasının da yıllarca ihmal edildiğini, örselendiğini, hoyratça kullanıldığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, saray külliyesini oluşturan binaların çoğunun adeta talan edildiğini, bunlarla birlikte yakın tarihe ışık tutacak olan birçok eser obje ile eşyanın da ya yakıldığını ya kırılıp döküldüğünü ya da haraç mezat satıldığını bildirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 1920’li yılların sonunda Merasim Köşkü’nün bir süre kumarhane olarak işletilmesinin, sarayın maruz kaldığı hoyratlığın örneklerinden biri olduğuna işaret ederek, zamanın belediye yetkililerince sırf turistlerin ilgisine mazhar olabilmek adına “Yıldız Gazinoları” projesinin hayata geçirildiğini anlattı.

“TİTİZ BİR ÇALIŞMAYLA SAVARONA’YI RESTORE ETTİRDİK”

İtalyan bir şirket tarafından işletilen kumarhanenin bir yıl sonra kapatıldığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sadece Yıldız Sarayı değil, milletimizin tarihinde ve hafızasında iz bırakan birçok obje de bu kadirbilmezlikten payını aldı. Gazi Mustafa Kemal’in ömrünün son aylarını geçirdiği Savarona yatının hangi skandallarla gündeme geldiğini hepimiz hatırlıyoruz. Gazetelere de yansıyan ahlaksızlık hadisesinden sonra süratle harekete geçtik ve Savarona yatını devraldık. Titiz bir çalışmayla Savarona’yı restore ettirdik ve kısa bir süre sonra inşallah restorasyonu bitiyor. Ardından olması gerektiği şekilde misafir devlet ve hükûmet başkanlarını ağırlamak için inşallah kullanmaya başlıyoruz” ifadelerini kullandı.

Bunu bile eleştirenlerin ve akla hayale gelmedik iddialarda bulunanların çıktığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Oysa lafa gelince Atatürk konusunda mangalda kül bırakmayanların çürümeye terk ettiği Savarona yatına sahip çıkan yine biz olduk. Aynı durum pek çok tarihî eser, yapı ve obje için de geçerlidir. Birileri Cumhuriyet’in arkasına saklanıp Osmanlı karşıtlığı yaparken biz hiçbir zaman ayrım gözetmeden tarihimizin tüm dönemlerini kucakladık” dedi.

“Tarihe vefa geçmişe saygı anlayışıyla ülkemiz ve yurt dışındaki ecdat yadigârı eserlerimizi yeniden ayağa kaldırdık” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Vakıflar Genel Müdürlüğümüz vasıtasıyla 2002’den bu yana yaklaşık 6 bin vakıf kültür varlığının restorasyonunu veya onarımını gerçekleştirdik. TİKA aracılığıyla gönül coğrafyamızın dört bir ucunda 120’nin üzerinde restorasyon çalışması yaptık. Millî Saraylar Başkanlığımız öncülüğünde de birçok başarılı proje yürüttük. Beykoz Cam ve Billur Müzesi’nden Ankara Palas Müzesi’ne, Topkapı Sarayı’nda uzun yıllar kapalı kalmış ‘Uzun Hazine Koleksiyonu’, ‘Kaftanlar Koleksiyonu’, ‘Hat Eserleri Koleksiyonu’ ve Mecidiye Köşkü ile Mukaddes Emanetler Dairesi’ne varıncaya kadar birçok eseri ihya ettik.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, mazinin, aklının, ruhunun, estetik zevkinin nakşolduğu her bir değerin, milletin ezelden ebede uzanan yolculuğunun kilometre taşları olduğunu, restore edilen camileri, köprüleri, çeşmeleri, hanları, türbeleri, medeniyetin konuşan, yaşayan canlı hafızaları olarak gördüklerini dile getirdi.

“EDİRNE SARAYI’YLA İLGİLİ RESTORASYON ÇALIŞMALARIMIZ DEVAM EDİYOR”

Bütün bu yenileme çalışmalarını kökleriyle bağları güçlendirme çerçevesinde değerlendirdiklerini, bu yüzden de çok çok önemsediklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yıldız Sarayı’nı yeniden ayağa kaldırmak suretiyle de bunu yaptık. Hafıza mekânlarımızdan bir tanesini daha halkımızın istifadesine sunduk. Sarayın sadece taşlarını, duvarlarını, kaldırımlarını, mobilyalarını aslına rücu ettirmedik, burayı aynı zamanda asli kimliğine uygun olarak kullandık. Cumhurbaşkanlığımız döneminde onlarca görüşmeyi, kabulü, zirveyi burada düzenledik. Birçok çalışmamızı burada yaparak aslında bu tarihî mekânı tekrar hayata döndürdük. Yaklaşık 6 yıllık çalışmalarımız neticesinde Yıldız Sarayı, milletimizin her bir ferdinin gururla gezebileceği, gençlerimizin tarihimizin çok önemli bir bölümünü bizzat teneffüs edebileceği muhteşem bir müze olarak hizmet vermeye hazır hale geldi” diye konuştu.

Millî Sarayları millete açma hamlelerinin en önemli halkasının Yıldız Sarayı’nı halkla buluşturmak olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir diğer kaderine terk edilmiş tarihî eser olan Edirne Sarayı’yla ilgili restorasyon çalışmalarının devam ettiğini, orayı da tamamlayıp, ülkeye kazandıracaklarını, bundan sonra da ecdadın emanetlerine sahip çıkmayı sürdüreceklerini bildirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye Yüzyılı” hedeflerine adım adım ilerlerken ecdadın mirasını koruyacaklarını, ayaklarını binlerce yıllık medeniyet temellerine sağlam basacaklarını, 21. yüzyılı Allah’ın izniyle “Türkiye’nin Yüzyılı” yapacaklarını kaydetti.

Sultan 2. Abdülhamid Han’ı ve kahraman ecdatları rahmetle yâd eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, restorasyonda emeği olan herkesi tebrik etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu vesileyle inşallah bugünden itibaren halkımıza açtığımız bu mekânı, önümüzdeki ayın sonuna kadar, bu ay dâhil, önümüzdeki ayın da sonuna kadar, ücretsiz olarak ziyarete açmış olacağız. Hayırlı olsun. Rabbim milletimize, emanetine gözleriyle gezerek, görerek sahip çıkmayı da nasip etsin” dedi.

Konuşmanın ardından İstanbul İl Müftüsü Prof. Dr. Safi Arpaguş katılımcılara dua ettirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, duanın ardından, “Sadece pazartesi günleri ziyarete kapalı olacak ama bunun dışında sürekli halkımızın ziyaretine açık olacak” bilgisini verdi.

Törende Millî Saraylar Başkanı Yasin Yıldız, Erdoğan’a Yıldız Sarayı’nda yer alan vazonun replikasını hediye etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra katılımcılarla açılış kurdelesini kesip, açılışı yapılan alanları gezdi.

Genç Gazeteciler

OKUMAYA DEVAM ET

DÜNYA

İbrahim Ethem Hacıosmanoğlu Futbol Federasyonu’nun yeni Başkanı

Genç Gazeteciler | Ankara

Genç Gazeteciler

Haber Burada

Tarih

Futbol Federasyonu’nun Olağan seçimli genel kurulunda İbrahim Ethem Hacıosmanoğlu 134 oy alarak futbol federasyonunun başkanlık koltuğuna oturdu. Öteki aday Eski Başkan Mehmet BÜYÜKEKŞİ ise 129 oy aldı.

Türkiye Futbol Federasyonu Olağan Seçimli Genel Kurulu Ankara JW Marriott Otelde yapıldı.

Genel kurul divan başkanlığına, Adalet ve Kalkınma Partisi Konya Milletvekili ve Gençlik ve Spor Bakanlığı eski Spor Hizmetleri Genel Müdürü Mehmet Baykan seçildi.

Yapılan seçim sonunda İbrahim Ethem Hacıosmanoğlu 134, Mehmet Büyükekşi ise 129 oy aldı.

Bu sonuçla İbrahim Hacıosmanoğlu, Türkiye Futbol Federasyonu’nun 44’üncü başkanı oldu.

Bu arada, Olağan seçimli Genel kurulla birlikte yapılan Mali genel kurulda ise eski Futbol Federasyonu Başkanı Mehmet Büyükekşi, yönetim kurulu ile denetleme kurulunun 1 Haziran 2023-31 Mayıs 2024 dönemini kapsayan hesap ve faaliyetleri ibra oylamasına sunuldu.

Mehmet Büyükekşi yönetimi oy çokluğu ile ibra edildi.

Futbol Federasyonu ‘nun yeni başkanı İbrahim Ethem Hacıosmanoğlu’nun yönetim kurulu da şu üyelerden oluştu.

Mecnun Otyakmaz, Bayram Saral, Zehra Neşe Kavak, Lale Cender, Fuat Gökdaş, Cengiz Gökay, Zafer Bahadır Saraç, Mevlüt Aktan, Bayram Akgül, Hasan Surözü, Ceyhun Kazancı, Mustafa Temel Bozbağ, Ural Aküzüm, Bilal Arslan.

Yeni Futbol Federasyonu İbrahim Hacıosmanoğlu
kimdir?

Hacıosmanoğlu, 1966 yılında Trabzon’un Of ilçesinin Hayrat beldesi’nde doğdu. Hacıosmanoğlu, uzun bir süre ticaret yaptı.

2005-2007 yılları arası Trabzonspor Başkan Yardımcılığı görevinde bulunan Hacıosmanoğlu, 2008 yılında o dönemin Trabzonspor Başkanı Nuri Albayrak’ın istifa ederek seçim kararı alması üzerine seçimde aday oldu. Bu seçimi rakibi Sadri Şener kazandı.

27 Şubat 2012 tarihindeki Futbol Federasyonu Başkanlığı seçiminde adaylığını koydu. Bu seçimi de kazanamadı.

2013 yılındaki seçimde Trabzonspor’un 15’inci başkanı seçildi ve başkanlık koltuğuna oturdu.

Metin ASLIM

OKUMAYA DEVAM ET

GENÇ GAZETECİLER | TÜRKİYE

YENİ NESİL MEDYA | TÜRKİYE

Her Şey Güçlü Bir Türkiye İçin | Genç Gazeteciler

TAKVİM

Mart 2020
P S Ç P C C P
 1
2345678
9101112131415
16171819202122
23242526272829
3031  

HER ŞEY GÜÇLÜ TÜRKİYE İÇİN

TOGG | Türkiye’nin Otomobili

TANAP Avrupa Bağlantısı Açılış Töreni #TANAPtamam

GENÇ GAZETECİLER BURADA

GÜÇLÜ TÜRKİYE

TÜRK AKIM PROJESİ AÇILIŞ TÖRENİ

TÜRKİYE YÜZYILI

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çanakkale 1915 Köprüsü Kule Tamamlama Töreni

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fatih sondaj gemisini #MilliEnerjideYeniMüjde

ENERJİ PETROL MEDYA GRUP – YENİ NESİL MEDYA | TÜRKİYE

DÜNYA2 saat önce

DÜNYA DEVİ AR-GE MERKEZİNİ TÜRKİYE’YE KURDU

DÜNYA2 saat önce

“Altı yıllık titiz bir restorasyon neticesinde ecdat yadigarı Yıldız Sarayı’nı ihya ettik”

DÜNYA10 saat önce

İbrahim Ethem Hacıosmanoğlu Futbol Federasyonu’nun yeni Başkanı

DÜNYA1 gün önce

Türkiye Somali’de Petrol Ve Doğal Gaz Arayacak

DÜNYA1 gün önce

Nijer ile Petrol ve Doğal Gaz Alanında İlişkiler Güçleniyor

DÜNYA2 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Mah-ı Muharrem Oruç Açma Lokması” programına katıldı

DÜNYA3 gün önce

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, “Milletin Zaferine Giden Yolda Yargı” paneline katıldı

DÜNYA4 gün önce

“15 Temmuz, Kurtuluş Savaşımızdan sonra milletimizin son bir asırda yazdığı en büyük destandır”

DÜNYA4 gün önce

“15 Temmuz’a iftiralar atanlar, Türkiye üzerine tezgâhlanmak istenen tiyatronun birer figüranıdır”

DÜNYA5 gün önce

15 Temmuz, istiklal ve istikbalin zaferidir.

DÜNYA5 gün önce

15 Temmuz Demokrasi Ve Milli Birlik Treni, Ankara’dan İlk Seferine Uğurlandı

DÜNYA5 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Al-Saud’u kabul etti

DÜNYA5 gün önce

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç , SETA tarafından düzenlenen 15 Temmuz Sempozyumuna katıldı.

DÜNYA6 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şehit Mustafa Cambaz Fotoğraf Yarışması Ödül Töreni’ne katıldı

DÜNYA6 gün önce

“Irak ve Suriye hattında, ülkemize tehdit oluşturacak hiçbir yapıya müsaade etmemekte kararlıyız”

DÜNYA6 gün önce

Türk Hava Yolları, İtalya’nın Torino Şehrine Uçuşlara Başladı

DÜNYA1 hafta önce

“İsrail-Filistin meselesine kalıcı çözüm getirmeden, küresel barış ve istikrardan bahsedilemez”

DÜNYA1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, NATO Müttefik ve Ortak Devlet ve Hükûmet Başkanları Toplantısı’na katıldı

DÜNYA1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan, NATO Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi akşam yemeğine katıldı

DÜNYA1 hafta önce

Emine Erdoğan, Jill Biden’ın ev sahipliğindeki resepsiyona katıldı

DÜNYA1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Almanya Başbakanı Scholz ile görüştü

DÜNYA1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İtalya Başbakanı Meloni ile görüştü

DÜNYA1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yunanistan Başbakanı Miçotakis ile görüştü

GÜNCEL1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, NATO Atlantik Konseyi Devlet ve Hükûmet Başkanları Oturumu’na katıldı

DÜNYA1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Macaristan Başbakanı Orban ile bir araya geldi

DÜNYA1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, NATO’nun 75. Yılı Anma Etkinliği’ne katıldı

DÜNYA1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan ABD’de

DÜNYA1 hafta önce

TÜRKİYE’NİN UZAYDAKİ GARANTİSİ TÜRKSAT 6A

DÜNYA1 hafta önce

“Türkiye, NATO’nun misyonlarına ve harekâtlarına en fazla katkı sağlayan ilk beş müttefikten biridir”

DÜNYA1 hafta önce

“Haberleşme uyduları millî güvenliğimiz açısından büyük önem arz ediyor”

DÜNYA2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, elektrikli araç üreticisi Çinli BYD Yönetim Kurulu’nu kabul etti

DÜNYA2 hafta önce

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Hacettepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi ve İletişim Fakültesi Mezuniyet Törenine katıldı

DÜNYA2 hafta önce

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Kahramanmaraş’ta

DÜNYA2 hafta önce

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile AJET Arasında İndirimli Bilet Protokolü İmzalandı

DÜNYA2 hafta önce

“Amacımız, girişimci diplomasi anlayışıyla bölgemizde ve ötesinde bir barış kuşağı tesis etmek”

GÜNCEL2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çin Devlet Başkanı Cinping ile bir araya geldi

DÜNYA2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanghay İşbirliği Örgütü 24’üncü Devlet Başkanları Zirvesi’ne katıldı

DÜNYA2 hafta önce

Emine Erdoğan, Astana’da Zor Yaşam Koşullarındaki Çocuklara Destek Merkezi’ni ziyaret etti

DÜNYA2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Katar Emiri Şeyh Temim ile görüştü

DÜNYA2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Moğolistan Cumhurbaşkanı Khurelsukh ile bir araya geldi

DÜNYA5 yıl önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti mesajı

DÜNYA5 yıl önce

Metin Aslım : İş ve Cemiyet Hayatının Sevilen Siması

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Emel USLU ATİK ;

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Aysu YAVUZ

İYİ Kİ VARSIN4 yıl önce

İyi ki varsın Nurten ÖZTÜRK

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Beril ÇAVUŞOĞLU

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın ZEHRA KARAKAŞ BEGEN

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Nuray ÖZÇELİK;

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Hüseyin ÇEŞMECİOĞLU :

DÜNYA2 yıl önce

Ankara-Yerköy-Kayseri Hızlı Tren Hattı temeli atıldı

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Nalan Gazezoğlu

DÜNYA4 yıl önce

Sektöre Yön verenler ; Eda DEMİRHAN

GÜNCEL4 yıl önce

Sektöre Yön Verenler Berfu GÜVEN

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Gül ALCANSOY;

DÜNYA3 yıl önce

İyi ki varsın Prof. Dr. Başak SOLMAZ

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın AYSUN ŞAHANOĞLU KABA ;

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Nazlıhan ALKAN

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Hüseyin ÇALIŞKAN

DÜNYA3 yıl önce

İyi ki varsın Hande ORTAY

DÜNYA2 yıl önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AB Konseyi Başkanı Michel ile görüştü

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Yusuf Burak ASLANPINAR;

İYİ Kİ VARSIN4 yıl önce

İyi ki varsın Semra Aman Akyürek

ENERJİ3 yıl önce

İyi ki Varsın Mehmet Gültekin

ENERJİ4 yıl önce

Tekfen Holding “Kadınlarla Güçlendirilmiş Yönetim Kurulu” ödülünü üçüncü kez aldı!

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Sadık KUTANOĞLU

DÜNYA1 yıl önce

İyi ki varsın, Haşim İzol

DÜNYA2 yıl önce

İyi ki varsın Özgür AKIN

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Doç. Dr. Esin Yalçınkaya

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Semra İĞTAÇ

Enerji petrol Medya Ceo -Mehmet Ali Setencioğlu ,
MAVİ YOLCULUK5 yıl önce

TEKNE KİRALAMA | İZMİR ÇEŞME ALAÇATI

GÜNCEL4 yıl önce

Başarımız, Başarınız olacak HANTEK KALIP

DÜNYA4 yıl önce

Sektöre Yön Verenler Esra KANDEMİR

DÜNYA2 yıl önce

İyi ki varsın Ebru Milat Sezgin

DÜNYA4 yıl önce

Türkiye’nin En Etkin 50 CFO’su belli oldu

DÜNYA5 yıl önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy ile ortak basın toplantısı düzenledi

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Sibel Şeref KANCAOĞLU ;

DÜNYA2 yıl önce

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Turizm Yatırım Forumu’na katıldı

DÜNYA3 yıl önce

İyi ki varsın Vahide Ayşit

DÜNYA3 yıl önce

Sektöre yön verenler, Ahmet ÇALLI

DÜNYA5 yıl önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kyoto’da Ara Güler Fotoğraf Sergisi’ni açtı

YENİ NESİL MEDYA | TÜRKİYE

GÜÇLÜ TÜRKİYE
GÜÇLÜ TÜRKİYE

GENÇ GAZETECİLER | TÜRKİYE

GENÇ İŞ DÜNYASI

seers cmp badge