Türk İş Dünyası - 2008

DÜNYA

“Sivas Kongresi kararları, milletimizin en zor zamanlarında bütün dünyaya haykırdığı bir bağımsızlık manifestosudur”

Genç Gazeteciler

Haber Burada

Tarih

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sivas Kongresi’nin 100. yıl dönümü kutlama programında yaptığı konuşmada, “Sivas Kongresi kararları, milletimizin en zor zamanlarında bütün dünyaya haykırdığı bir bağımsızlık manifestosudur. Bir asır sonra bir kez daha tekrarlıyoruz ki, evet, manda ve himaye asla kabul edilemez; millî sınırlar içinde vatan bir bütündür, parçalanamaz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen Sivas Kongresi’nin 100. yıl dönümü kutlama programına katılarak bir konuşma yaptı.

Meydanda bulunanları selamlayarak konuşmasına başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İstiklal Harbimizin en kritik dönemeçlerinden olan Sivas Kongresi’nin 100. yıl dönümünün ülkemiz, milletimiz ve geleceğimiz için hayırlara vesile olmasını Rabbimden niyaz ediyorum. Kurtuluş Savaşımızın Başkomutanı, Cumhuriyetimizin banisi, Gazi Mustafa Kemal ve silah arkadaşlarını tazimle yâd ediyorum. Anadolu’ya ayak bastığımız günden bugüne kadar ülkemizin ve milletimizin bekası için canını esirgemeyen bütün şehitlerimize, gazilerimize, kahramanlarımıza Allah’tan rahmet diliyorum” ifadelerini kullandı.

“SİVAS, MİLLÎ MÜCADELE’NİN VE CUMHURİYETİN İLK MERKEZİDİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin kalkınması ve milletin güçlenmesi için emek veren, çalışan, üreten herkesi minnetle anarak, “Cumhuriyetimizin temellerinin atıldığı Sivas Kongresi’nin yıl dönümlerini her sene büyük bir coşkuyla kutlayan siz değerli hemşerilerimi canı gönülden tebrik ediyorum” diye konuştu.

Sivas Kongresi’nin 100. yıl dönümünü kutlamaktan büyük mutluluk duyduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bayrağını ve istiklalini koruyabilmek için nice kereler çetin imtihanlardan geçmiş ve çok zor şartlar altında bile inandığı değerlerden taviz vermemiş bir milletin mensuplarıyız. Tarihimizin en derin izlerini hafızalarımıza kazıyan dönemlerden biri de şüphesiz Millî Mücadele yıllarıdır. İstiklal Harbimizin dönüm noktalarından biri olan Sivas Kongresi ve 4 Eylül 1919 tarihi aziz milletimizin hafızasında çok önemli bir yere sahiptir. Çünkü Millî Mücadele’nin işaret fişeği burada atılmış, dönemin şartlarında daha emniyetli bir yer tespit edilemediğinden Kurtuluş Savaşı’nın hazırlıkları burada yapılmıştır. Dolayısıyla Sivas, Millî Mücadele’nin ve cumhuriyetin ilk merkezidir. Tam bir asır önce bugün yurdun dört bir tarafından gelerek Sivas Kongresi’ne iştirak eden delegeler, burada millî bir duruş sergilemişlerdir. Milletimizin işgalci güçlere asla boyun eğmeyeceğini, birbirine sımsıkı kenetlenerek mücadeleye hazır olduğunu bütün dünyaya yine buradan ilan etmişlerdir.”

“SİVAS’TAKİ KARARLILIĞI KAYBETMEDİĞİMİZİ TEKRARLAMAK İSTİYORUM”

Sivas Kongresi denilince göz önüne tarihî bir fotoğraf geldiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “O fotoğrafta Gazi Mustafa Kemal ile birlikte kimler vardı? Sivas Kongresi’ne kimler iştirak etmişti? O gün İstanbul, temsilcisiyle burada mıydı? Evet buradaydı. Bursa, temsilcisiyle burada mıydı? Evet buradaydı. Aydın, Manisa, Denizli, Afyonkarahisar, burada mıydı? Evet buradaydı. Çorum’dan, Yozgat’tan, Kastamonu’dan, Eskişehir’den Erzincan’dan, Niğde’den, Nevşehir’den, Kayseri’den Diyarbakır’dan, Antep’ten, Hakkâri’den, Samsun’dan gelen delegelerin hepsi burada mıydı? Evet buradaydı. Sivas’taki tarihî toplantıda doğudan batıya, kuzeyden güneye bütün vatan temsil ediliyordu. Bir asır sonra aynı mekânda Millî Mücadelemizin bu ilk temsilcilerini saygıyla yâd ederken Sivas’taki heyecanı ve kararlılığı asla kaybetmediğimizi de tekrarlamak istiyorum” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sivas’ın tarihte “sultan şehir” olarak anıldığını ve tarihte önemli bir yönetim merkezi olduğunu anımsatarak, “Hititler zamanından itibaren daima devrinin en önde gelen merkezleri arasında yer alan Sivas, Danişment, Eretna ve Selçuklu devletine başkentlik yapmıştır. İşte bu Sivas 4 Eylül 1919 tarihinden itibaren 108 gün boyunca da Millî Mücadelemizin başkentliğini yürüttü. Gazi Mustafa Kemal ve Amasya Genelgesi’nde imzası bulunan paşalar, Anadolu’nun bilvücuh, en emin mahalli olan Sivas’ta, millî bir kongrenin toplanması kararını vermişlerdir” ifadelerini kullandı.

“SİVAS, ANADOLU’NUN BİRLİK VE DİRLİK YURDUDUR”

Sivas’ın o tarihin şartlarında sadece jeopolitik konumundan dolayı değil, Sivaslıların sağlam duruşuyla da en emin şehir olarak tercih edildiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Çünkü Sivas her zaman vatan sathında millî refleksi kuvvetli insanların yaşadığı şehir olarak öne çıkmıştır. Sivas’ın, ‘Vilayet-i Anadolu’ olarak anılmasına sebep olan özelliği, milletimizin bekasını tehdit altında gördüğü an şahlanmasıdır. Sivas, Anadolu’nun birlik ve dirlik yurdudur. Bu topraklar kadim tarihi boyunca kimleri bir ana gibi bağrına basmamış ki? Gün olmuş Akkoyunlular üzerine sefere çıkan Fatih Sultan Mehmet misafiri olmuş Sivas’ın. Gün olmuş İran üzerine sefere çıkan Yavuz Sultan Selim, Kanuni Sultan Süleyman, 4. Murat burada nefeslenmiş. Gün olmuş ilay-ı kelimetullah uğruna yurdundan ayrı düşen Abdülvehhap Hazretleri gibi bir gaziyi bağrına basmış, gün olmuş İzzettin Keykavus gibi bir sultanı kucaklamış. Gün olmuş Anadolu’yu düşman işgalinden kurtarmak niyetiyle Sivas Kongresi’ni tertipleyenler için en emin belde olmuş. Gün olmuş Balkanlar’dan, Kafkaslar’dan göçüp gelen muhacirlere gönlünün kapılarını açmış, gün olmuş Âşık Veysel gibi bir halk ozanını, gün olmuş Muhsin Yazıcıoğlu gibi bir yiğit dava adamını doğurmuş. Sivas işte tüm bu özelliklerini her daim korumuştur ve hâlen de korumaktadır.”

“108 GÜN BOYUNCA ÜLKE SİVAS’TAN İDARE EDİLDİ”

Sivas’ın gönlünde nifak değil, birlik, beraberlik duygularının yer bulduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sivas’ın yiğidoları her şartta sadece ve sadece hakkı tutup kaldırır” diye konuştu.

Bu şehirde karşılık bulamayan bir siyasi hareketin ülkenin tamamında başarıya ulaşmasının mümkün olmadığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunun için Sivas’a hep ayrı bir önem verdiklerini, hep gönüllerinin en mutena yerinde misafir ettiklerini söyledi.

Sivas’ı bir de şairin diliyle ifade etmek istediğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sivas hasreti” şiirinden dizeler okudu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mustafa Kemal Paşa ve arkadaşlarının Erzurum’dan yola çıktığını haber alan Sivaslıların büyük bir heyecanla karşılama hazırlıklarına başladıklarını, vatan, bayrak, istiklal için yollara çıkan Sivaslıların, Refahiye, Suşehri üzerinden Sivas’a gelen Gazi Paşa ve arkadaşlarını 2 Eylül 1918 sabahı Kılavuz Tepesi’nde büyük bir coşkuyla karşıladıklarını anlattı.

Sivaslıların, kongre binası ve delegelerin emniyeti için her türlü tedbiri alarak ev sahipliğinin gereklerini bihakkın yerine getirdiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, kongrenin başlamadan sona ermesi için yürütülen tüm sinsi teşebbüslerin hem delegelerin hem de Sivaslıların sağlam duruşlarıyla boşa çıkartıldığını aktardı.

Mustafa Kemal ve temsil heyetinin 18 Aralık 1919’da Ankara’ya hareket ettiği güne kadar tam 108 gün boyunca ülkenin Sivas’tan idare edildiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin başkenti ve millî iradenin tecelligahının bu şehir olduğuna işaret etti.

Sivas’ta toplanan heyetin çalışmalarıyla başlayan bu sürecin sonunda, hem yurdun işgalden kurtarıldığını hem de yeni devletin kurulduğunu anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gazi Mustafa Kemal’in de hatıralarında “Cumhuriyet’in temellerini burada attık” dediğini hatırlattı.

“MİLLÎ İRADEYE, İSTİKLALİNİZE VE İSTİKBALİNİZE SAHİP ÇIKTINIZ”

Cumhuriyet ve demokrasiye giden yolun taşlarının, milletin esarete karşı direnişinin sembolü olan Sivas’ta taşındığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “manda ve himaye asla kabul olunamaz” kararının alınmasıyla millî mücadelenin gayesinin bütün dünyaya ilan edildiğini bildirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sivas Kongresi kararları, milletimizin en zor zamanlarında bütün dünyaya haykırdığı bir bağımsızlık manifestosudur. Bir asır sonra bir kez daha tekrarlıyoruz ki, evet, manda ve himaye asla kabul edilemez; millî sınırlar içinde vatan bir bütündür, parçalanamaz” dedi.

Kurtuluşun Savaşı’nı büyük bir zaferle neticelendiren milletin 15 Temmuz 2016’da benzer bir imtihandan alnının akıyla çıkmasını bildiğine değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Millî iradeye darbe vurmak ve ülkemizi işgal etmek niyetiyle girişilen hain darbe teşebbüsü 97 yıl aradan sonra bir kez daha milletimizin azmi ve kararıyla boşa çıkarıldı. 15 Temmuz gecesi darbeciler karşısında kenetlenen Türk milleti bir kez daha Kuvayı Milliye’yi amil ve iradeyi milliyeyi hâkim kılarak hainleri bozguna uğrattı. Sizler de o gece bu meydana akın ederek, millî iradeye, istiklalinize ve istikbalinize sahip çıktınız. Darbecilerin karşısında dimdik durarak, meclisinize, Cumhurbaşkanınıza ve hükûmetinize sahip çıktınız. Gösterdiğini şanlı direnişle hainlere diz çöktürdünüz.”

“TÜRKİYE’NİN KAZANIMLARINA VE HEDEFLERİNE KARŞI KURULAN HER TUZAĞI BOZACAĞIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’nin önünü kesmek isteyenlere fırsat vermediniz. Bu birlik ve beraberliğimiz devam ettiği sürece hürriyetimize değerlerimize ve kardeşliğimize yönelebilecek her türlü tehdit bertaraf olacaktır. Sivas Kongresi’nin 100’üncü yıl dönümünde Sivas Mektebi Sultani binasından bir kez daha haykırıyoruz, millî sınırlar içinde vatan bir bütündür. Vatanımız, bayrağımız, devletimiz, milletimiz, istiklalimiz, bizim namusumuzdur, şerefimizdir. Vatanımıza, bayrağımıza, istiklalimize uzanan her eli kırdık, yine kıracağız” diye ekledi.

Kongre salonlarına Türk bayrağını asmayan teröristlere ödetilen bedellerin ortada olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Cudi’de, Gabar’da, Tendürek’te bunları inlerine nasıl soktuğumuz ortadadır. İçeriden ya da dışarıdan Türkiye üzerinde operasyon yapmak isteyenlere göğsümüzü siper etme pahasına gereken cevabı vermeye devam edeceğiz. Türkiye’nin kazanımlarına ve hedeflerine karşı kurulan her tuzağı bozacağız. Evet, ‘ya olacağız ya öleceğiz’ diyerek girdiğimiz bu kutlu yoldan asla dönmeyeceğiz” şeklinde konuştu.

Sivas Kongresi’nden bahsedip de millî mücadele yıllarında bu şehirde kurulan bir dernekten bahsedilmezse kadınlara haksızlık yapılmış olacağının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Anadolu Kadınları Müdafaa-i Vatan Cemiyeti’nin Vali Reşit Paşa’nın hanımı Melek Hanım’ın başkanlığında Sivaslı kadınlar tarafından kurulduğunu dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kadınlarımız kara günler için bir kenarda sakladıkları ne varsa bu cemiyete vererek ‘millî mücadelede biz de varız’ demişlerdir. Bu cemiyet millî mücadele boyunca temsil heyeti ve Ankara Hükûmetiyle irtibatını kurdurmuş, Gazi Paşa’nın da büyük takdirlerini kazanmıştır” ifadelerini kullandı.

“BU MİLLET BİR OLSUN, İRİ OLSUN, DİRİ OLSUN, KARDEŞ OLSUN VE HEP BİRLİKTE TÜRKİYE OLSUN”

Sivas Kongresi vesilesiyle üzerinde tekrar tekrar durulması gereken meselenin manda tartışmaları olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, kongrede delegelerin bir kısmının eldeki mevcut imkânlar, silah ve cephaneyle Kurtuluş Savaşı vermenin güç olacağını düşünerek Amerikan mandasına girmenin en mantıklı yol olacağını dile getirdiklerini anımsattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sivas Kongresi devam ederken Ermeni meselesi üzerinde incelemeler yapmak üzere Anadolu’da bulunan bir Amerikalı generalin de beraberindekilerle Sivas’a geldiğini anlattı.

Amerikalı subayın manda fikrine destek olmak için Sivas’ta kulis yaptığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yapılan uzun tartışmaların sonunda ‘Ya istiklal, ya ölüm’ kararı alınarak manda fikri bir daha açılmamak üzere tarihe gömülür” ifadelerini kullandı.

Buna rağmen Amerikalı generalin Türklerin işgaller karşısında paramparça olduğunda bir araya gelmelerinin ve Kurtuluş Savaşı yapmalarının mümkün olmadığında ısrar ettiğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu görüşme esnasında Harbord’un ısrarlı tutumu Mustafa Kemal’i öyle sinirlendirmiştir ki elindeki tespihin ipi kopar ve taneleri dağılır. Yerden tespih tanelerini alan ve bunları ipe dizen Gazi Paşa, ‘Görüyorsunuz değil mi General. Tespih dağıldı fakat onu bir araya getirecek olan sizler değilsiniz, bu millettir’ diyerek konuyu kapatır. Onun için tespihin imamesi çok önemli, o imame koptuğu zaman o tespih dağılır. Onun için imameleri kopartmayacağız, tespihi dağıtmayacağız ki bu millet bir olsun, iri olsun, diri olsun, kardeş olsun ve hep birlikte Türkiye olsun.”

“TÜRKİYE MANDA TARTIŞMALARINI SİVAS’TA KAPATTI”

Türkiye’nin manda tartışmalarını Sivas’ta kapattığını ancak bazı zihinlerde ve gönüllerde bu özlemin hep devam ettiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Hatta bugün de ülkemizde bir kesimin kendi milletinin istiklali ve istikbali davası yerine başka davaların sözcülüğüne soyunduğunu da üzüntüyle görüyoruz. Kardeşlerim, siyaset başkadır politik çıkar başkadır, ülkenin ve milletin ali menfaatleri başkadır. Bunları birbirine karıştırdığınızda kendinizi rengini şehitlerimizin kanlarından alan bayrağımız yerine başka paçavralar altında bulabilirsiniz. Kendi medeniyetinize ve tarihinize yabancılaştığınızda İstiklal Marşı’mızda ‘şehadetleri dinin temeli’ olarak ifade edilen ezanımızdan rahatsız olabilirsiniz. Hatta kendinizi doğrudan milletimizin iradesine kasteden darbecilerle aynı çizgiye gelmiş olarak dahi görebilirsiniz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kardeşlerim; Misakı Millî’nin ne olduğunu bilmeyen, şimdi bizim güneyimizde 910 kilometre Suriye sınırımız var değil mi? Orası neydi? İşte orası bir zamanlar Misakı Millî hudutlarıydı. İşte bunu bilmeyen, biliyor olsa da kendisine biçilen misyon gereği bu gerçeğin üzerini örtmek için çalışanları da aynı kervana dahil etmemiz gerekiyor” şeklinde konuştu.

“İşte bunun için biz her fırsatta rabiamızı dile getiriyoruz” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tek millet diyoruz, tek bayrak diyoruz, tek vatan diyoruz, tek devlet diyoruz. Tıpkı 100 yıl önce Sivas Kongresi’nde bir araya gelen büyüklerimiz gibi ‘Ya istiklal ya ölüm’ diyoruz. Bu yolda bizimle yürüyen herkesle birlikte olmaktan şeref duyarız. Bu yolu tıkamaya, kapatmaya, çökertmeye çalışanları da tıpkı bir asır önce olduğu gibi milletimizle birlikte tarihe havale etmek boynumuzun borcudur” diye konuştu.

“RAMAZAN BAYRAMI’NA KADAR YÜKSEK HIZLI TRENİ SİVAS’A VARDIRACAĞIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ramazan Bayramı’na kadar yüksek hızlı trenimizi inşallah Sivas’ımıza vardıracağız” ifadesini kullanarak, “Gerçi bazıları, ‘Sivas’a ne gerek var trene’ deyip geçmişlerdir ama biz ülkemizin muasır medeniyetler seviyesinin üstüne çıkması için nereye ne gerektiğinin planlarını iyi yaptık ve Corç hızlı trene biniyorsa benim Ahmedim, Mehmedim, Ayşem, Fatmam da bu hızlı trene binecektir” dedi.

Sivas Kongresi’nin 100’üncü yıl dönümünün ülke ve millet için hayırlara vesile olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bir asır önce bugün Sivas’ta toplanarak istiklal mücadelesini yeni bir safhaya geçiren büyüklerimiz başta olmak üzere bin yıldır bu toprakların vatanımız olması için çalışan, ter döken gerektiğinde canını veren ecdadın her birini şükranla yâd ediyorum. İnşallah Cumhuriyet’imizin kuruluşunun 100’üncü yıl dönümü olan 2023’te hedeflerimize ulaşarak, ecdada layık bir millet olduğumuzu göstereceğiz. Bizden sonraki nesillere miras olarak bıraktığımız 2053 ve 2071 vizyonlarıyla tarihteki binlerce yıllık yürüyüşümüzü daha da ileriye taşıyacağız. Rabbim yar ve yardımcımız olsun” diye ekledi.

Törene; TBMM Başkanı Mustafa Şentop, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Millî Savunma Bakanı Hulusi Akar, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Mehmet Cahit Turhan, BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, AK Parti, CHP ve MHP genel başkan yardımcıları ile Sivas Valisi Salih Ayhan, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ile Sivas Belediye Başkanı Hilmi Bilgin de katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, törenin ardından Sivas genelinde 2002-2019 yıllarında dikimi gerçekleştirilen 100 milyon fidana ek olarak Cumhuriyet Meydanı’na bir fidan daha dikerek can suyu verdi.

Şehirdeki temasları kapsamında, Sivas Belediyesini ziyaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, kentte yürütülen çalışmalar hakkında Sivas Belediye Başkanı Hilmi Bilgin’den bilgi aldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan daha sonra, Sivas Valisi Salih Ayhan’ı kabul etti.

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN, AK PARTİ SİVAS İL BAŞKANLIĞI’NIN DÜZENLEDİĞİ YEMEĞE KATILDI

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehirdeki temasları kapsamında AK Parti Sivas İl Başkanlığı’nın düzenlediği yemeğe katılarak bir konuşma yaptı.

Konuşmasında teşkilat mensuplarıyla bir araya gelmekten duyduğu mutluluğu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sivas Kongresi’nin 100. yıl dönümü kutlama programına katıldığını anımsattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının devamında, “Bu güzel toplantıyı tertip ettikleri için Sivas İl Başkanlığımıza ve programda emeği olan tüm dava arkadaşlarıma şükranlarımı sunuyorum. Kurulduğu günden itibaren Sivas İl Teşkilatımız çatısında görev almış, ülkemizin güçlenmesi, demokrasimizin perçinlenmesi, milletimizin barış, huzur ve esenliği için ter dökmüş tüm kardeşlerimi tebrik ediyorum” dedi.

“ÖNÜMÜZDE 4,5 YILLIK BİR İCRAAT DÖNEMİ BULUNUYOR”

Sivas’a sadece Sivas Kongresi’nin 100. yıl dönümünü kutlamak için değil, aynı zamanda Sivaslılara olan şükran borcunu ödemek için de geldiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Millî iradenin ve Millî Mücadele’nin şehri Sivas, 31 Mart seçimlerinde bir kez daha demokrasiye, geleceğine sahip çıktı. 31 Mart seçimlerinde Sivas, kardeşlik, huzur ve hizmet dedi. Sivas, yüzde 49,5 oy oranıyla tercihini bir kez daha AK Parti’den, AK Parti’nin eser ve gönül siyasetinden yana kullandı” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 31 Mart seçimlerinde partisinin Sivas’taki başarısından dolayı emeği geçen herkese şükranlarını sunarak, “Şimdi dönem, azmiyle, karalılığıyla, emeğiyle, hayır dualarıyla her zaman yanımızda duran Sivaslı kardeşlerime hizmet dönemidir. Şimdi devir, Sivas’a yeni eserlerle vefa borcumuzu ödeme devridir. Bunun için önümüzde 4,5 yıllık bir icraat dönemi bulunuyor” dedi.

“BİR ASIR ÖNCE MİLLETE CESARET AŞILAYAN SİVAS, BUGÜN DE BİZİM YOLUMUZU AYDINLATMAYI SÜRDÜRÜYOR”

Teşkilat mensuplarından kendi görev alanları içinde gece gündüz demeden çalışmalarını beklediğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kabinemiz her an yerelde belediye başkanımızın yanında yer aldı, yer alacaktır. İnşallah eksikleri süratle gidermenin yolunda olacağız. Milletlerin tarihlerinde bazı kader anları vardır. 26 Ağustos’ta 948’nci yılını kutladığımız Malazgirt Zaferi, 566’ncı yılını idrak ettiğimiz İstanbul’un Fethi, bu sene 105’nci yılını geride bıraktığımız Çanakkale Zaferi milletimiz için böyle birer kader anlarıdır. Bugün 100’ncü yıl dönümünde ulaştığımız Sivas Kongresi de aynı şekilde tarihimizin köşe taşlarından biridir. Anadolu’nun işgal edildiği, umutların tükenmekte olduğu zor bir dönemde Sivas’tan yükselen istiklal meşalesi kısa sürede yurdumuzun dört bir tarafını kuşatmıştır. Sivas, kongrenin başladığı 4 Eylül 1919’dan itibaren 108 gün boyunca millî mücadelemize başkentlik yapmıştır. Cumhuriyetimizin temelleri de yine burada, Sivas’ta atılmıştır. Bir asır önce millete cesaret aşılayan Sivas, bugün de bizim yolumuzu ve ufkumuzu aydınlatmayı sürdürüyor.”

“VESAYET ODAKLARINA KARŞI MİLLÎ İRADEYİ HÂKİM KILMAK TEMEL ESASTIR ŞİARIYLA HAREKET EDİYORUZ”

Üzerinden bir asır geçmesine rağmen Sivas Kongresi’nde alınan kararların, milletin özgürlük timsali olarak etkisini bugün de hissettirdiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’ye yönelik senaryoların yoğunlaştığı bugünlerde mücadelemizi yürütürken ilhamımızı Sivas’tan, Sivas Kongresi’ne damga vuran emsalsiz direniş ruhundan alıyoruz. Tıpkı Sivas Kongresi’nde olduğu gibi bugün biz de ‘manda ve himaye kabul edilemez’ diyoruz. Birileri tabi bu mandaları malum mandalarla karıştırıyor, onlar çok daha muteber ama bu manda farklı” diye konuştu.

“Bölücü niyetler karşısında, millî sınırlarımız içinde vatan bölünmez bir bütündür, parçalanamaz” diye haykırdıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Vesayet odaklarına karşı millî iradeyi hâkim kılmak temel esastır şiarıyla hareket ediyoruz. FETÖ’den PKK’ya, Suriye’den Irak’a Doğu Akdeniz’e kadar sınırlarımız içinde ve dışında yürüttüğümüz beka mücadelesinin rehberi bu ilkelerdir. Türkiye, tıpkı bir asır evvel olduğu gibi, inşallah bu mücadelesini er ya da geç zaferle taçlandıracaktır” ifadelerini kullandı.

“DOĞU AKDENİZ’DE TÜRKİYE’NİN İKİ SONDAJ, İKİ DE SİSMİK ARAŞTIRMA GEMİSİ BULUNUYOR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Doğu Akdeniz’de Türkiye’nin iki sondaj, iki de sismik araştırma gemisinin bulunduğunu söyleyerek, “Ama birileri ‘Doğu Akdeniz’de Amerika var, İngiltere var, Fransa var, şu var, bu var ama Türkiye Doğu Akdeniz’de yok’ diyor, herhâlde anlıyorsunuz ne demek istediğimi? Bunlar ne yazık ki hâlâ bayrağımızı tanıyamadılar, hâlbuki gemilerimizin üzerinde devasa ay yıldız bayrağımız var. Ay yıldızlı bayrağımızı tanıyamıyor, diyor ki ‘Türkiye orada yok’ yazıklar olsun sana, yazıklar olsun ama sana da bunu tanıtacağız, er ya da geç tanıtacağız. Bugün konuşmamda söyledim, bayrağımızı kongrelerde salonlarına asmayanlarla el ele, kol kola gezenlere inşallah bu ülkede nereye gittiklerini, hangi istikamete gittiklerini de herhâlde anlatacağız, tanıtacağız.”

“CUMHURİYETİMİZİ UZUN VE ÇETİN MÜCADELELER SONUCUNDA KURDUK”

Sivas Kongresi’nde alınan kararların manasını herkesin ve özellikle de gençlerin çok iyi idrak etmesinin önem taşıdığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Unutmayın Türkiye tarihin hiçbir döneminde kendi başına bırakılmamıştır. Millet olarak hiçbir zaman dikensiz bir gül bahçesinde olmadık. Bağımsızlığımızı âdeta her evden bir şehit vererek kazandık, cumhuriyetimizi uzun ve çetin mücadeleler sonucunda kurduk. Demokrasiye tek parti yönetiminin zulümlerine sabrederek ulaştık. Başbakanlarımızı darağacına gönderme pahasına irademize sahip çıktık” dedi.

S-400’leri aldıklarını ve ikinci etabının da geleceğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bir taraftan da elemanlar orada yetişmeye ikinci parti olarak devam ediyor. Bu tabii bizim savunma sistemimize bambaşka bir güç katıyor. Üretimimizi milletin sırtından geçinmeye alışmış tufeylilere rağmen artırdık” ifadelerini kullandı.

“KENDİMİZİ YENİLEYEREK HİZMET ETMEYE, ÜLKEMİZE ESERLER KAZANDIRMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

AK Parti kadrolarının birbirine kenetlenmesi hâlinde kimsenin önlerine set çekemeyeceğinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: “Biz kardeşliğimizi sağlam tutarsak fitne tohumları asla boy veremez. Zaman zaman şehirlerimizi şu anda dolaşan fitne tüccarları var. Ben inanıyorum ki Sivas bu fitne tüccarlarına prim vermeyecektir. Biz milletimizin bir defa efendisi değil, hizmetkârı olarak milletimizle bağımızı güçlendirirsek partimize yönelik operasyonlar hedefine ulaşamaz. AK Parti kalesinde 18 yılda gedik açmaya yönelik pek çok teşebbüs oldu. Medyanın, siyaset mühendislerinin veya kimi sermaye çevrelerinin gazıyla hareket eden bazı eski üyelerimiz, milletvekillerimiz hatta bakanlarımız çıktı ama hepsi de tıpkı bir saman alevi gibi kısa sürede unutulup gitti. Hatırlayın Sivas’ın içinden de çıktı. Nerede şimdi? Sorsan belki kimse hatırlamaz. Hatırlayanlar da hayırla yâd etmez. Siyasi hırsları, siyasi ihtirasları uğruna AK Parti’ye zarar vermek isteyenlerin sonu hep hüsran olmuştur. AK Parti’yi tökezletme planları daima hezimetle sonuçlanmıştır.”

AK Parti hükûmetlerinin şimdiye kadar hep milletle beraber yürüdüğünün altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hakkın ve halkın rızasından başka bir gaye gütmedik. İnşallah bundan sonra da aziz milletimizin gösterdiği istikamette yürüyeceğiz. Unutmayın şu ayet bizler için çok büyük bir ikazdır. ‘Hesaba çekilmeden nefsinizi hesabı çekiniz’ Mesele bu. İlahi emre uygun bir şekilde sürekli kendimizi sorgulayarak sürekli kendimizi yenileyerek hizmet etmeye, ülkemize eserler kazandırmaya devam edeceğiz” dedi.

DÜNYA

TARİHİ PROJE YARIN HİZMETE GİRİYOR

İSTANBUL’A 131 KİLOMETRE RAYLI SİSTEM HATTI KAZANDIRDIK

Genç Gazeteciler

Haber Burada

Tarih

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, ‘Sirkeci-Kazlıçeşme Raylı Sistem ve Yaya Odaklı Yeni Nesil Ulaşım Projesi’nin 26 Şubat Pazartesi günü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açılışı gerçekleştirilerek hizmete alınacağını bildirdi.

Bakan Uraloğlu, ‘Sirkeci-Kazlıçeşme Raylı Sistem ve Yaya Odaklı Yeni Nesil Ulaşım Projesi’nin açılışı öncesi incelemelerde bulunarak, Yedikule İstasyonu’nda basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Uraloğlu, “Yarın, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın teşrifleriyle İstanbul’un kent içi raylı sistem ağını güçlendirecek, şehre farklı bir vizyon kazandıracak en önemli projelerden birini daha başarıyla tamamlamayarak hizmete açmanın gururunu yaşayacağız. Kimse şüphe duymasın ki, Bakanlığımız milletimizin ulaşım ihtiyaçlarına en üst seviyede cevap verecek yatırımlar yaparken, şehrin en değerli alanlarını da vatandaşlarımızın kullanımına kazandırarak sosyal hayata önemli katkılar sunmaya devam edecektir.” ifadelerini kullandı.

12 İLİMİZDE İŞLETME ALTINDA OLAN 868,3 KİLOMETRE ŞEHİR İÇİ RAYLI SİSTEM HATTININ YAKLAŞIK 400 KİLOMETRESİNİ BİZ İNŞA ETTİK

Metro ve tramvay gibi raylı sistemlerin, artan nüfusa ve araç sayısına paralel olarak meydana gelen trafik sorununa en etkili çözüm olduğunu belirten Uraloğlu, “Bilindiği üzere dünyanın metropol düzeyindeki birçok şehrinde ulaşımın en kolay ve hızlı sağlandığı yollardan biri hiç şüphesiz metro ve tramvay gibi raylı sistem hatlarıdır. Ülkemizde de, özellikle büyük şehirlerimizde artan nüfusa ve araç sayısına paralel olarak yaşanan trafik sorununu ortadan kaldırmanın en önemli yolu da raylı sistemlerimizi yaygınlaştırmaktan geçiyor. Bu noktada Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak, ülkemiz genelinde 12 ilimizde işletme altında olan 868,3 kilometre şehir içi raylı sistem hattının yaklaşık 400 kilometresini biz inşa ettik.” diye konuştu.

İSTANBUL’UN KENT İÇİ ULAŞIM AĞINI GÜÇLENDİREN DÜNYANIN EN ÖZGÜN VE SAYGIN KENT İÇİ RAYLI SİSTEM PROJELERİNİ BİR BİR HİZMETE ALIYORUZ

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak Kocaeli, Konya, Bursa ve İstanbul’da yapımı devam eden 8 projede yaklaşık 100 kilometre uzunluğunda raylı sistem hatlarının yapımına devam edildiğini ve toplamda 8 projenin 4’ünün İstanbul’da devam ettiğini söyleyen Uraloğlu, “Yeni projelere de devam ediyoruz. Şu anda da Bakanlık olarak Kocaeli, Konya, Bursa ve İstanbul’da olmak üzere yapımı devam eden 8 projede toplam 98 kilometre uzunluğunda raylı sistem hattı inşaatına devam ediyoruz. Bu 8 projeden yarın açılışını yapacağımız Kazlıçeşme-Sirkeci Raylı Sistem Hattı ile birlikte 4’ü İstanbul’da bulunuyor. Yarın hizmete açacağımız Kazlıçeşme-Sirkeci projesinin yanında İstanbul’da yapım çalışmaları devam eden diğer hatlarımız; Bakırköy (İDO)-Bahçelievler-Kirazlı, Halkalı-Başakşehir-İstanbul Havalimanı ve Altunizade- Çamlıca Camii- Bosna Bulvarı Metro Hatlarıdır. Bu 4 projenin toplam uzunluğu da 52,2 kilometredir. Özetle; İstanbul’un kent içi ulaşım ağını güçlendiren dünyanın en özgün ve saygın kent içi raylı sistem projelerini bir bir hizmete alıyoruz.” dedi.

SİRKECİ-KAZLIÇEŞME ARASINDAKİ 8,3 KİLOMETRELİK HATTI MODERNİZE EDİLMİŞ OLARAK HİZMETE SUNUYORUZ

İstanbul’un tarihi ve emektar hatlarından biri olan Sirkeci-Kazlıçeşme hattını yenilenmiş bir şekilde hizmete açacaklarını geçmişte bunun gibi birçok projeye imza attıklarını ifade eden Bakan Uraloğlu, “Ekim 2022’de Pendik-Sabiha Gökçen Metro Hattı’nı, geçen yıl da 22 Ocak’ta İstanbul Havalimanı- Kağıthane Metro Hattı’nı, 8 Nisan’da da Başakşehir-Çam ve Sakura Hastanesi-Kayaşehir Metro Hattı’nı vatandaşlarımızın hizmetine sunduk. Yaklaşık bir ay önce de Gayrettepe-İstanbul Havalimanı Metro Hattımızın son halkası Kağıthane-Gayrettepe kesiminin açılışını yapmıştık. Yarın ise 140 yıldan fazla bir süre İstanbul ulaşımının omurgalarından biri olarak hizmet veren ama Sirkeci-Kazlıçeşme arasındaki 8,3 kilometrelik hattımızı modernize edilmiş olarak hizmete sunacağız. Atıl kalan bu hattı gerekli iyileştirme ve değişimleri yaparak bambaşka bir yapıda hem 8 istasyonlu demiryolu hem de yaya odaklı çevreci bir proje olarak yeniden İstanbul’a kazandırdık. Yepyeni bir konsept ile yaya odaklı bir raylı sistem projesini İstanbul’a sunmanın heyecanını, mutluluğunu ve gururunu yaşıyoruz.” şeklinde konuştu.

TOPLAM EKONOMİK KAZANÇ YAKLAŞIK 800 MİLYON EURO OLACAK

Bakan Uraloğlu 26 Şubat günü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından hizmete açılacak olan ‘Sirkeci-Kazlıçeşme Raylı Sistem ve Yaya Odaklı Yeni Nesil Ulaşım Projesi’nin detaylarını şu ifadelerle anlattı:

“Projemiz kapsamında ayrıca; 7,3 kilometre yaya ve bisiklet yolu, 122 bin 550 metrekare meydan ve rekreasyon alanları, 6 bin metrekare kapalı sosyal kültürel alan, 74 bin metrekare yeni yeşil alan, 22 adet karayolu ve yaya alt geçidi inşa ederek İstanbul halkına ayrıca katkı sunduk. 215 bin metrekarelik çalışma alanının 92 bin 450 metrekaresini demiryolu ulaşımı için kullandık. Geri kalan 122 bin 550 metrekarelik kesimi ise yaya yürüme alanı, bisiklet, scooter parkuru, dinlenme gezinti, spor ve rekreasyon alanları olarak düzenlendik. Böylece İstanbul’umuza yeni nesil ulaşım projesi kazandırdık. Bu kısmı İstanbullu vatandaşlarımızın yaya olarak kullanımına açarak şehrin kalbinde büyük bir yeşil alan imkânı sunduk. Projemiz kapsamında raylı sistem, yaya ve mikro mobilite araçları, sosyal aktivite alanları oluştururken, yıllardır kronikleşmiş trafik ve güvenlik sorunlarına neden olan yaya ve karayolu alt geçitlerini de rehabilite ettik. Yani projemiz ile sadece demiryolu inşası yapmayıp, hat boyunca çevrede yaşayan insanların yaşam konforunu artıracak diğer düzenlemeleri de gerçekleştirdik. Projemiz kapsamında ecdat yadigârı Yedikule, Kocamustafapaşa, Yenikapı ve Kumkapı tescilli duraklarımızı da; sanat tarihçileri, mimarlar, restoratörler ve arkeologlar ile birlikte çalışarak kurul kararları doğrultusunda restore ettik. Yine, proje kapsamında Sahil yolu ile Samatya ve Cerrahpaşa hastanelerini bağlayan kavşağı da modernize ederek alt geçit gabarisini yükseltip ambulans ulaşımına da uygun hale getirdik. Cerrahpaşa ve Samatya Hastanelerine erişimi kolaylaştıracak yeni bir durak ilave ettik. Projemiz sayesinde 2024-2053 yılları arasında karayolu işletme ve bakım, trafik kazalarında azalma ve zamandan yapacağımız tasarruflarla toplam ekonomik kazanç yaklaşık 800 milyon Avro olacaktır.”

İSTANBUL’A 131 KİLOMETRE RAYLI SİSTEM HATTI KAZANDIRDIK

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak şu ana kadar İstanbul’a toplamda 131 kilometre raylı sistem hattının kazandırıldığını vurgulayan Uraloğlu, “Gebze-Halkalı Banliyö Hattı yani Marmaray, Levent-Hisarüstü, Tavşantepe-Sabiha Gökçen Havalimanı, Gayrettepe -İstanbul Havalimanı, Başakşehir-Çam Sakura Şehir Hastanesi-Kayaşehir Metro Hatlarıyla İstanbul’a 131 kilometre raylı sistem hattı kazandırdık. Yarın, Sirkeci-Kazlıçeşme hattımızı da açtığımızda bu uzunluk 139,3 kilometreye yükselecek. Kimse şüphe duymasın ki, Bakanlığımız milletimizin ulaşım ihtiyaçlarına en üst seviyede cevap verecek yatırımlar yaparken, şehrin en değerli alanlarını da vatandaşlarımızın kullanımına kazandırarak sosyal hayata önemli katkılar sunmaya devam edecektir. Kazlıçeşme-Sirkeci Raylı Sistem ve Yaya Odaklı Yeni Nesil Ulaşım projemiz de bu yaklaşımımızın İstanbul’daki önemli örneklerinden biri olmuştur.” diye konuştu.

YAPTIĞIMIZ ARAŞTIRMALAR İSTANBUL’UN 1004 KİLOMETRE METRO HATTINA İHTİYACI OLDUĞUNU GÖSTERİYOR

2024 yılının ilk çeyreğinde hayata geçirilmesi planlanan projelerden de bahseden Uraloğlu, yapılan hesaplamalar neticesinde İstanbul’un bin 4 kilometre metro hattına ihtiyacı olduğunu vurgulayarak, “İnşallah, bu yılın ilk çeyreği içerisinde, 7 İstasyonu ile 8,4 kilometre uzunluğundaki Bakırköy-Bahçelievler-Kirazlı Hattı’nı, Halkalı-İstanbul Havalimanı Metro Hattımızın Arnavutköy-İstanbul Havalimanı arasındaki 14 kilometrelik kesimini tamamlayarak açılışlarını gerçekleştirmeyi planlıyoruz. Ama elbette bu çalışmalar burada kalmayacak. Yaptığımız araştırmalar İstanbul’un 1004 kilometre metro hattına ihtiyacı olduğunu gösteriyor. İstanbul’un ulaşım sorununu artık yüzeyden çözmek mümkün değil. Yeraltına, yani metrolara inmeniz lazım. Bakanlığımızın yapımı devam eden projeleri bittiğinde İstanbul’un raylı sistem uzunluğunun 394,2 kilometreye çıkacağı düşünüldüğünde demek ki daha 600 kilometrenin üzerinde bir metro hattı daha yapılması gerekiyor. Bize göre şehir içi ulaşımda öncelik de bu yönde olmalı. İstanbul, temel atmama törenleri değil, ihtiyaçları giderecek proje üstüne projeyi yani gerçek hizmeti bekliyor. İstanbul, hemşerilerimizin dertleriyle dertlenen, tek gayesi sadece İstanbul olan bir belediye başkanını hak ediyor. AK Parti İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayımız Murat Kurum ile de İstanbul’un duraklama dönemine son vererek; Seçimden hemen sonra mevcut yönetimin bir arpa boyu yol gidemediği belediye sorumluluğundaki raylı sistem uzunluğu ilk 5 yılda iki katına, 2034 yılında ise bin 4 kilometreye çıkaracağız inşallah.” dedi.

BAKAN URALOĞLU, SİRKECİ-KAZLIÇEŞME RAYLI SİSTEM HATTINDA TEST SÜRÜŞÜ YAPTI

Bakan Uraloğlu açıklamaları sonrası Sirkeci-Kazlıçeşme Raylı Sistem Hattında test sürüşü yaptı. Proje ile nostaljik ve keyifli bir yolculuk yapılacağını belirten Uraloğlu, sonrasında Sirkeci Garı’nda bekleyen vatandaşlarla bir araya geldi. Çay eşliğinde vatandaşlarla sohbet eden Uraloğlu, İstanbulluların projeyi beğendiklerini ve teşekkür ettiklerini ifade etti.

OKUMAYA DEVAM ET

DÜNYA

“Türkiye, küresel bir güç olma yolunda emin adımlarla ilerliyor”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Adana

Genç Gazeteciler

Haber Burada

Tarih

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Adana mitinginde yaptığı konuşmada, “Uluslararası arenada ülkemizin hak ve hukukunu, devletimizin çıkarlarını, milletimizin onurunu kararlılıkla savunduk, savunuyoruz. Uluslararası siyaseti takip eden herkes şu gerçeği artık kabulleniyor: Türkiye, sadece bölgesel bir güç olmaktan çıkıp, küresel bir güç olma yolunda emin adımlarla ilerliyor” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstasyon Meydanı’nda düzenlenen Adana mitingine katılarak bir konuşma yaptı.

Alandakileri “Sordum, sual ettim elden, obadan. Nicedir bilirim hâlin Adana. Bu güzellik sana Kadir Mevla’dan, şekerden tatlıdır dilin Adana” diyerek selamlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Emeğin ve bereketin şehri, gadasını aldığım Adana’da sizlerle birlikte olmaktan memnuniyet duyuyorum” ifadelerini kullandı.

Karacaoğlan’ın “Ak göğsün üstünde çakır dikeni, bitmeyince gönül yardan ayrılmaz” dizelerini okuyan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu ten canda durdukça bizim de gönlümüz Adana’dan ayrılmaz. ‘Adanalıyık, Allah’ın adamıyık’ şiarıyla, hasbiliğin, harbiliğin, delikanlılığın kitabını yazan Adana, bugün bir başka güzel. Fedakârlığı ve vefakârlığı baş tacı bilen, ağzı dualı büyüklerimizin şehri Adana’yı, Türkiye Yüzyılı vizyonumuzun lokomotif şehri olarak görüyoruz. ‘Yüce dağdan aşan yollar bizimdir.’ diyerek gök kubbeyi millî sesimizle çınlatan, gönül tellerimizi titreten deyişleriyle Toroslar’ı ve Çukurova’yı vatan yapan âşıkların şehrine de böylesi yakışır.”

“ADANA’NIN YOLDAŞLIĞIYLA İFTİHAR EDİYORUZ”

Konuşmasının bu bölümünde alandakilerin “Doğum gününüz kutlu olsun” sözleri üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sağ olun. Bir yaş daha büyüdük” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Türkülerine kadar yansıyan, dosta düşmana karşı vakur duruşuna meftun olduğumuz Adana’nın yoldaşlığıyla iftihar ediyoruz. 31 Mart’ta Cumhur İttifakı’na verdiği destekle Adana, inşallah yeni bir destan yazacak. Şöyle dedim: Bana bir resmî rakamı alın, bakalım meydanda durum ne? Ve rakamı aldım. Şu anda Adana’da meydanda 75 bin kişi var. Adana’nın gerçek belediyeciliğe olan hasretini dindirmeye az kaldı. Hazır mıyız? Artık Adana’yı bu malum ellerden almaya hazır mıyız? Bu vesileyle geçtiğimiz mayıs ayındaki seçimlerde şahsımıza ve Cumhur İttifakı’na verdiğiniz destek için sizlere teşekkür ediyorum. Tabii bu seçimlerde aldığımız yüzde 45 civarındaki oy oranı, Adana’yla aramızdaki güçlü sevgi bağını yansıtmaktan çok uzak. Biz, bunu arzu ettiğimiz seviyeye taşımak istiyoruz. 31 Mart’ı da bunun için bir fırsat olarak görüyoruz. Allah’ın izniyle Adana, 31 Mart’ta sandık patlatarak gerçek potansiyelini ortaya çıkartacaktır. Buna hazır mıyız? Kendi seçmenleri başta olmak üzere milleti ‘tıpış tıpış’ sandığa gidip oy verecek bir mecburiyet cenderesine sıkıştırmak isteyenlere günlerini göstereceğinize ben inanıyorum.”

“ŞAİBELİ PAZARLIKLARLA SEÇİM KAZANMA PEŞİNDE KOŞUYORLAR”

Alandakilere, “Adana, böyle artistliklere eyvallah eder mi?” diye soran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Adana, kendi iradesini çantada keklik kabul edenlere yol verir mi? Adana, eser ve hizmet nasipsizlerini sırtında taşır mı? Allah’ınıza kurban sizin” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları dile getirdi: “İşte CHP başta olmak üzere muhalefetin hâlini görüyorsunuz. Parti içindeki iktidar kavgalarından başlarını kaldıramıyorlar. Birbirleriyle uğraşmaktan, birbirleriyle didişmekten fırsat bulamadıkları için başka bir konuyla ilgilenemeyecek durumdalar. Adanalı kardeşlerime soruyorum, bunların yasak savma kabilinden ettikleri üç beş laf dışında ülkenin herhangi bir derdiyle gerçekten dertlenmediklerini görüyoruz. Aynı şekilde şehirlerimizin, oralarda yaşayan insanlarımızın herhangi bir sıkıntısını çözecek bir projelerini duydunuz mu? Uluslararası meselelerde ilkeli bir duruş sergilediklerine şahit oldunuz mu? Göremezsiniz, duyamazsınız; olamazsınız çünkü yok. Ya bunlar hal çadırını, hastane diye benim Adanalı kardeşlerime yutturmaya çalıştılar. Bunlar bu denli yalancı. Daha kendilerine hayrı olmayanların memlekete, millete hayrının dokunması mümkün mü? Kendi çıkarlarından başka hiçbir şey gözü görmeyenlerin, Adana’nın sorunlarıyla ilgilenmesi beklenir mi? Biz, ‘Türkiye Yüzyılı’ diyoruz. ‘Gerçek belediyecilik’ diyoruz. ‘Hazırız’ diyoruz. ‘Kararlıyız’ diyoruz. Onlar ise kapalı kapılar ardında birbirlerinin kuyusunu kazıyor. Kirli ittifaklarla, hani çay demlersiniz ya, demleniyor. Şaibeli pazarlıklarla seçim kazanma peşinde koşuyorlar.”

“Biliyorsunuz mayıs ayında cumhurbaşkanı adayı olarak milletin önüne çıkardıkları, peşine de 6 tane yardımcı adayı taktıkları bir zat vardı, hatırlıyorsunuz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Seçimde umduklarını bulamayınca tüm suçu cumhurbaşkanı adaylarına yükleyip kendilerini temize çıkardılar” değerlendirmesinde bulundu.

“31 MART’TA GERÇEK BELEDİYECİLİĞİ TERCİH EDİYOR MUYUZ?”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Yere göğe sığdıramadıkları genel başkanlarını partiden öyle bir kazıyıp attılar ki neredeyse kedisi Şero’yu bile kapıdan içeri sokmayacaklar. Hâlbuki seçim gecesi hepsi de ne diyordu? ‘Kazandık, kazanıyoruz.’ Bu nakaratla milletin aklıyla dalga geçiyorlardı. Döktükleri timsah gözyaşlarını saymıyorum. Demek ki mesele, ülke yönetimine talip olma iddiası değilmiş. Mesele sadece kendi partilerinde kimin borusunun öteceği meselesiymiş. CHP yönetimi, sadece bu ülkenin muhalefet enerjisini özellikle sömürüp işe yaramaz hâle getirmekle bile, millet ve tarih nezdinde sigaya çekilmeyi hak ediyor. Şimdi buradan, Adana’dan öyle bir ses verin ki duymayan kulaklar bile duysun. Nasırlaşmış yürekler bile titresin. Hazır mıyız? Adana, Allah’ına kurban Adana. 31 Mart’ta Türkiye Yüzyılı şehirleri için hazır mıyız? 31 Mart’ta Türkiye Yüzyılı şehirleri için kararlı mıyız? 31 Mart’ta gerçek belediyeciliği tercih ediyor muyuz? Bunun için seçim gününe kadar ana kademe, kadın kolları, gençlik kolları, kapı kapı dolaşmaya var mıyız? Seçim akşamı Adana ile birlikte Türkiye haritasını Cumhur İttifakı’nın renkleriyle boyamaya var mıyız? Rabb’im hepinizden razı olsun.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’yi yuva, vatan ve uğruna şehadeti göze aldıkları biricik sevda olarak gördüklerini ifade ederek, ülkeyi taşıyla, toprağıyla, zorluk ve güzellikleriyle sevdiklerini söyledi.

“ÜLKEMİZİN KRİZLERİN ÇÖZÜMÜNDEKİ KİLİT ROLÜ GİDEREK DAHA FAZLA ANLAŞILIYOR”

İstiklal Marşı’nın “Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda? Şüheda fışkıracak, toprağı sıksan şüheda! Canı, cananı, bütün varımı alsın da Hüda, etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda” dizelerini okuyan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “İşte mesele bu. Biz de cennet vatanımız, aziz milletimiz ve istikbalimizin teminatı çocuklarımız için her alanda mücadele ediyoruz. Karşılaştığımız tüm engellere rağmen hamdolsun vatanımıza olan minnet borcumuzu şimdiye kadar layıkıyla ödedik. Milletin sandıkta namusumuza emanet ettiği iradesine hiçbir zaman gölge düşürmedik. Vesayet güçlerinden, envaiçeşit terör örgütüne kadar Türkiye karşıtlarının tamamını Allah’ın yardımı ve milletimizin desteğiyle dize getirdik. 15 Temmuz gecesinde olduğu gibi ülkeyi işgal etme teşebbüsleri karşısında asla geri adım atmadık. Darbe gecesi birileri televizyon karşısında kahvesini yudumlarken, biz milletimizle sırt sırta vererek FETÖ’cü hainlere meydanları dar ettik. Uluslararası arenada ülkemizin hak ve hukukunu, devletimizin çıkarlarını, milletimizin onurunu kararlılıkla savunduk, savunuyoruz. Dış politikada Avrupa’dan ‘aferin’ almaya çalışan değil, dik ve dirayetli duruşuyla tüm dünyada takdir toplayan bir ülke konumundayız. Uluslararası siyaseti takip eden herkes şu gerçeği artık kabulleniyor. Türkiye sadece bölgesel bir güç olmaktan çıkıp küresel bir güç olma yolunda emin adımlarla ilerliyor. Ülkemizin, krizlerin çözümündeki kilit rolü giderek daha fazla anlaşılıyor. Libya’da biz varız. Karabağ’da biz varız. Bütün buralarda Türkiye kardeşleriyle el ele veriyor, omuz omuza veriyor ve bu yolda emin adımlarla yürüyor.”

“ÖZELLİKLE SAVUNMA SANAYİNE AĞIRLIK VERDİK”

Dış politikada Türkiye’nin artan itibarının gerisinde güçlü bir savunma sanayisi olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Savunma sanayinde dışa bağımlılığımız azaldıkça uluslararası arenada etkinliğimiz artmıştır. Göreve geldiğimizde savunma sanayinde yüzde 80 oranında başkalarına muhtaç durumdaydık. Terörle mücadelede kullandığımız silah ve mühimmatların çoğunu yurt dışından temin ediyorduk. Satın aldığımız silahların kontrolü tam olarak bizde bile değildi. Türkiye’ye asla yakışmayan bu tablo karşısında biz ne yaptık? Diğer alanlarla birlikte özellikle savunma sanayine ağırlık verdik.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayinde “Böyle gelmiş, böyle gider” diyenlerden olmadıklarını, kolay yerine zor ama Türkiye açısından en hayırlı olanı seçtiklerini belirterek, şunları dile getirdi: “Tabanca, tüfek dâhil güvenlik güçlerimizin kullandığı silahları kendimiz üretmeye başladık. İnsansız hava araçları gibi yeni gelişen teknolojilere büyük yatırımlar yaptık. Bu alanda çalışan firmalarımızı teşvik ettik. İşte bugün 2005’lerde, 2010’larda toprağa diktiğimiz fidanların, Allah’a binlerce kez hamdolsun, meyvelerini topluyoruz. Yıllar önce başlattığımız projeler bugün hepimizin iftihar vesilesi olan uçaklara, tanklara, gemilere, füzelere, roketlere dönüşüyor. Türkiye savunma sanayisi alanında adeta bir destan yazıyor. Dünyanın ilk SİHA gemisi Anadolu’yu geçen sene hizmete aldık. Kendi tasarımımız, millî denizaltımızı inşa etme aşamasındayız. İHA ve SİHA alanında zaten dünyada ilk üç ülkeden biriyiz. Bugün 34 farklı ülkenin semalarını Türk, İHA ve SİHA’ları koruyor. Geçtiğimiz günlerde millî muharip uçağımız KAAN ilk uçuşunu başarıyla gerçekleştirdi. Böylece 5. nesil uçak üretebilen dünyadaki 4 ülkeden biri olduk. Bu gurur 85 milyon olarak hepimizindir. Milletçe inandık, çalıştık, yılmadık ve hamdolsun başardık.”

“MUHALEFETİN ÖRNEK GÖSTERDİĞİ ÜLKELERDE ‘KAAN’ KONUŞULUYOR”

Savunma sanayi alanındaki başarıların başlangıç olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gelecek yıllarda yapılanların çok daha fazlasını, daha modernini, daha gelişmişini, daha güçlüsünü, daha ilerisini yapacağız” dedi.

Deniz Kuvvetleri Komutanlığının uçak gemisinin bir üst segmentini yapmak için çalışmalar yürüttüğünü bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Biz ‘yaparız’ dedik mi yaparız ve yapacağız. İçimizdeki müzmin muhalifler ve mankurtlar anlamasa da Türkiye’nin nasıl büyük işlere imza attığını dostlarımız ve hasımlarımız çok iyi biliyor. Muhalefetin bize sürekli örnek gösterdiği ülkelerde son dört gündür KAAN konuşuluyor. Türkiye’nin savunma sanayi hamleleri konuşuluyor. Umutlarını Türkiye’ye bağlamış dostlarımız bizim bu başarılarımızla gurur duyarken, elbette rakiplerimiz de endişeye kapılıyor. Daha ne müjdeler vereceğiz inşallah. Öyle garip bir durumla karşı karşıyayız ki bizdeki mankurtlaştırılmış zihinler KAAN’a bakınca kalorifer peteği veya süpürge sapı görüyor. Ama Asya’dan Afrika’ya kadar gönül coğrafyamızdaki 100 milyonlar ise büyüyen, güçlenen, mazlumların umudu hâline gelen bir Türkiye görüyor.”

“31 MART’TA SANDIKLARI PATLATMAMIZ GEREKİYOR”

Türkiye’nin başarılarının kendilerinin azmini artırırken, dost ve kardeş ülkelere de cesaret aşıladığını, özgüven kazandırdığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnşallah bu umutları boşa çıkarmayacağız. Türkiye’yi her alanda güçlendirmeye, kalkındırmaya devam edeceğiz. Bir olarak, iri olarak, diri olarak, kardeş olarak hep birlikte Türkiye olarak ülkemizi hedeflerine ulaştıracağız. Türkiye Yüzyılı şafağı sökerken ecdattan aldığımız emaneti hakkıyla bizden sonraki nesillere teslim etmenin kıvancını yaşayacağız” dedi.

Adana’nın her dönemde yaptığı gibi Türkiye Yüzyılı yürüyüşünün de lokomotifliğini yükleneceğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tabii bunun için 31 Mart’ta sandıkları patlatmamız gerekiyor. Bugün burada sizden bunun sözünü almak istiyorum. Söz mü?” diye sordu. Alandakilerin “söz” demesi üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Benim bildiğim Adanalı delikanlıdır, sözünün eridir, verdiği sözde durur” karşılığını verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’ye ve şehirlere yeni vizyonlar, hedefler gösterirken, güçlü altyapıya güvendiklerini vurgulayarak, Türkiye’nin 21 yılda nereden nereye geldiğini akıl ve vicdan sahibi herkesin kabul edeceğini söyledi.

Bu anlayışla Adana’ya 21 yılda 279 milyar liralık yatırım yaptıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, eğitimde 10 bin 809 yeni derslik inşa ettiklerini, Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesini kurduklarını, gençlik ve sporda 7 bin 959 kişi kapasiteli yüksek öğrenim yurt binaları açtıklarını, 33 bin seyirci kapasiteli stadyumun da aralarında olduğu 55 spor tesisini Adana’ya kazandırdıklarını kaydetti.

“ÇUKUROVA HAVALİMANINI HİZMETE SUNUYORUZ”

Sosyal yardımlarda, Adanalı ihtiyaç sahibi vatandaşlara 20 milyar liralık kaynak aktardıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sağlıkta toplamda 4 bin 255 yataklı 25 hastane ile 71 sağlık tesisini Adanalıların hizmetine sunduklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Adana’yı 1640 yataklı şehir hastanesi ile buluşturduklarını hatırlatarak, Yüreğir’deki 100 yataklı devlet hastanesi ile iki sağlık tesisinin yapımının devam ettiğini aktardı.

TOKİ vasıtasıyla 18 bin 400 konutu tamamlayıp hak sahiplerine teslim ettiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “6 bin 226 konutun yapımına devam ediyoruz. Kentsel dönüşümde şehrimizde riskli yapı olarak belirlediğimiz 8 bin 873 bağımsız bölümün dönüşümünü gerçekleştirdik. Adana’daki 7 millet bahçesi projemizden üçünü tamamladık, üçünün yapımına, birinin projelendirme çalışmasına devam ediyoruz. Ulaştırmada 249 kilometreden devraldığımız bölünmüş yol mesafesini 431 kilometreye çıkardık. Adana-Karataş yolunu, Kozan-Feke-Saimbeyli-Tufanbeyli yolunu, Ceyhan-Yumurtalık yolunu, İmamoğlu-Ayrım-Aladağ yolunu ve Kozan ayrımı Mansurlu yolunu bu yıl tamamlıyoruz. Şehirdeki tüm demir yollarıyla birlikte Adana-Mersin demir yolunu da yenileyip ilave hat yaptık, seyahat süresini yarıya indirdik. Mersin, Adana, Osmaniye, Gaziantep hızlı tren hattında çalışmalarımız etap etap sürüyor. Mevcut havalimanımıza ilaveten Çukurova Uluslararası Havalimanı da bu yıl içinde tamamlayıp hizmete sunuyoruz.”

Doğu Akdeniz’in en büyük lojistik üssünü Adana’ya kurarak Türkiye’nin uluslararası taşımacılıktaki kilit rolünü daha da güçlendireceklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Adana’ya 11 baraj, 39 sulama tesisi, 10 arazi toplulaştırma projesi, 60 taşkın koruma tesisi, bir gölet ve 28 hidroelektrik santrali kazandırdıklarını aktardı.

“ADANALI ÇİFTÇİLERİMİZE 52 MİLYAR LİRALIK TARIMSAL HİBE DESTEĞİ VE YATIRIM YAPTIK”

Adana’da toplam 15 bin dekar arazinin sulanmasına hizmet edecek 7 barajın inşasının devam ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, kentte 1,3 milyon dekar zirai araziyi sulamaya açarak, çiftçilere yıllık 9,5 milyar lira tutarında zirai gelir artışı sağladıklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, inşaatı süren 12 sulama tesisiyle 535 bin dekar araziyi daha sulamaya açacaklarını dile getirerek, şunları kaydetti: “Adanalı çiftçilerimize 52 milyar liralık tarımsal hibe desteği ve yatırım yaptık. Sanayi ve teknolojide 2 yeni Organize Sanayi Bölgesi, 3 Endüstri Bölgesi, bir Teknokent, 12 araştırma geliştirme merkezi ve 8 tasarım merkezi kurduk. Tarım ve Orman Bakanlığımız eliyle Adana ve Karataş Organize Tarım Bölgelerini hayata geçirdik. Şimdi de şehrimize bir kimya organize sanayi bölgesi kazandırmak için çalışmalara başladık. İstihdamı desteklemek için Adana’daki işverenlere toplam 9 milyar lira tutarında prim teşviki verdik. Enerjide yaklaşık 224 bin abonesi olan şehrimize tüm ilçeleriyle birlikte doğal gaz arzını sağladık. İnşallah 31 Mart’ta Adana’yı Cumhur İttifakı’nın gerçek belediyecilik vizyonuyla buluşturduğumuzda çok daha fazlasını yapacağız.”

Adana ile tüm Türkiye’ye kazandırdıkları bu eserler, hizmetler ve yatırımların kendilerinin referansı olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sizlerin de desteğiyle inşallah Adana’yı yerel yönetimlerde de hak ettiği hizmetlere kavuşturacağımıza inanıyorum. Cumhur İttifakı’mızın büyükşehir ve ilçe belediye başkan adaylarını ben, sizlere emanet ediyorum. Biliyorum ki sizler, bu adaylarımıza sahip çıkacaksınız” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından Adana Büyükşehir ve ilçe belediye başkan adaylarını alfabetik sıraya göre çağırarak tanıttı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, mitingin ardından Adana Valiliğini ziyaret ederek, Adana Valisi Yavuz Selim Köşger’den çalışmaları hakkında bilgi aldı.

OKUMAYA DEVAM ET

DÜNYA

KADIN HEKİMLER EĞİTİME DESTEK VAKFI (KAHEV) VEHBİ KOÇ ÖDÜLÜ’NÜN SAHİBİ OLDU

Vehbi Koç Vakfı

Genç Gazeteciler

Haber Burada

Tarih

Vehbi Koç Vakfı’nın her yıl sırasıyla kültür, eğitim ve sağlık alanlarında verdiği Vehbi
Koç Ödülü’nün bu yılki sahibi, Kadın Hekimler Eğitime Destek Vakfı (KAHEV) oldu.
Kadın hekimlerin “Tek reçetemiz eğitim” anlayışıyla kurduğu KAHEV, çocuk ve gençlere
burs sağlamanın yanı sıra okulların güncel eğitim olanaklarına kavuşmasına destek
oluyor.

Ödül töreninde konuşan Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ömer M. Koç, “Bu akşam
6 yıl gibi kısa bir sürede binlerce öğrencimize umut olmuş bir kurumu ödüllendiriyoruz.
Cumhuriyet kadınlarının dayanışmasının çok özel örneklerinden biri olan KAHEV,
çağdaş ve müreffeh bir topluma ancak eğitim yoluyla erişebileceğimiz anlayışıyla da
takdire şâyandır” ifadelerini kullandı.

KAHEV Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Demet Orhan Başer ise “Biz, Cumhuriyet kadınları
olarak bir öğrencinin eğitimini yarıda bırakmaması için sosyal medyada buluştuk ve bu
kıvılcım adeta sağlık camiasında bir eğitim seferberliğine dönüştü” dedi.
Türkiye’nin ilk özel vakfı olarak 55 yıl önce kurulan Vehbi Koç Vakfı’nın her yıl sırasıyla kültür,
eğitim ve sağlık alanlarında verdiği Vehbi Koç Ödülü’nün bu yılki sahibi Kadın Hekimler Eğitime Destek Vakfı (KAHEV) oldu.

KAHEV bu ödüle, Vehbi Koç Vakfı Yönetim Kurulu’nun yanı sıra 20. Vehbi Koç Ödülü’nün sahibi Prof. Dr. Hüseyin Vural’ın başkanlığını yaptığı ve Prof. Dr. Ebru Aktan Acar, Prof. Dr. Soner Yıldırım, Prof. Dr. Emine Erktin, Prof. Dr. Yüksel Kavak’tan oluşan Seçici Kurul’un önerdiği 3 aday arasından seçilerek layık görüldü.

2018 yılında kadın hekimler tarafından kurulan KAHEV, özellikle kırsal bölgelerdeki çocukları
nitelikli eğitime, okulları da eğitim materyallerine eriştirmeyi amaçlıyor. Öğrencilere burs vererek başlattığı faaliyetlerini yıllar içinde genişleten vakıf, kırsaldaki okullara hem bakım onarım hizmetleri sunmaya başladı; hem de bu okullarda yeni sınıflar, laboratuvarlar ve kütüphaneler açmaya devam etti.

5.000’den fazla öğrenciye düzenli burs sağlayan ve COVID salgını döneminde hayatlarını
kaybeden sağlık çalışanlarının çocuklarına düzenli burs ve destek veren KAHEV’in 5.500’den fazla resmi üyesi ve 26.000’den fazla gönüllüsü bulunuyor.

Ödül töreninde konuşan Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ömer M. Koç, “Ödül törenimiz
vesilesiyle kurucumuz merhum Vehbi Koç’u vefatının 28’inci yılında rahmet ve minnetle yâd
ediyor, uğruna büyük emek sarfettiği idealleri hep birlikte hatırlıyoruz. Köklü vakıf geleneğini
yeniden canlandırmak amacıyla Türkiye’nin ilk özel vakfı olarak 55 yıl önce kurulan Vehbi Koç
Vakfı, ‘Üstümüze Vazife’ diyerek toplumsal kalkınmayı desteklemiş; on binlerce yetenekli gence eğitim bursları vermenin yanı sıra, inşa ettiği ve bağışladığı okul, yurt, hastane ve tıp merkezleriyle milyonlarca insanın hayatında iz bırakmıştır” diyerek sözlerine başladı.
Eğitimin Vehbi Koç Vakfı için her zaman en önemli faaliyet alanı olduğunu vurgulayan Ömer M. Koç, “Vakfımız, eğitimde fırsat eşitliğini sağlamak amacıyla, bugüne kadar 50.000’den fazla
gencimize burs imkânı sağlamış, ülkemizin dört bir yanında inşa ettiği eğitim kurumlarıyla çağdaş nesiller yetişmesine katkıda bulunmuştur. Vehbi Koç, ‘Gençliğin yetişmesine ve ülkenin
kalkınmasına hizmet bir insanlık ve vatan borcudur’ diyerek, eğitim konusuna verdiği önemi
vurgulamıştır” ifâdelerini kullandı.

Ömer M. Koç: “KAHEV çağdaş ve müreffeh bir topluma ancak eğitim yoluyla erişebileceğimiz anlayışıyla da alkışı hak etmektedir.”
Ömer M. Koç, ödülün KAHEV’e verildiğini ilan ederken, şunları söyledi: “Bu akşam 6 yıl gibi kısa bir sürede binlerce öğrencimize umut olmuş bir kurumu ödüllendiriyoruz. Cumhuriyet
kadınlarının dayanışmasının çok özel örneklerinden biri olan KAHEV çağdaş ve müreffeh bir
topluma ancak eğitim yoluyla erişebileceğimiz anlayışıyla da takdire şâyandır. Bu vesileyle başta vakfın çok değerli kurucuları ve yönetim kurulu başkanı Uzman Doktor Demet Orhan Başer olmak üzere, vakfın çalışanlarını, özverili çalışmaların yaygınlaşmasında emeği geçen tüm destekçileri yürekten kutluyorum.”

Demet Orhan Başer: “Eğitimin insani bir hak olduğunu düşünüyoruz ve her bireyin eğitim
olanaklarına eşit şekilde ulaşabilmesini istiyoruz.”
Vehbi Koç Ödülü’ne layık görülmenin KAHEV için gurur verici bir başarı olduğunu belirten Demet Orhan Başer, ödülü almaktan onur duyduklarını söyleyerek, sözlerine şöyle devam etti: “Biz, Cumhuriyetimiz sayesinde eğitim olanaklarıyla buluşabildik, Cumhuriyet kadınları olarak önce kendi mesleklerimizi kazandık. Ardından topluma yararlı işler yapma aşamasına geldiğimizi fark ettiğimiz zamanlarımızda sosyal medya üzerinden bir öğrencinin eğitimini yarıda bırakmaması amacıyla buluştuk ve bu kıvılcım sağlık camiası içinde âdeta bir eğitim seferberliğine dönüştü.
Sonra da verdiğimiz her burs, yenilerini yaptığımız her okul yardımı diğerini doğurdu. Mütevelli heyetimiz ve yönetim kurulumuzla bu enerjiyi doğru şekilde yönlendirmek için çalıştık. Eğitimin insani bir hak olduğunu düşünüyoruz ve her bireyin eğitim olanaklarına eşit şekilde ulaşabilmesini istiyoruz.”
En büyük amaçlarının KAHEV’in dünyaca bilinen, güvenilir bir kurum olarak geleceğe uzanması olduğuna değinen Demet Orhan Başer, “Buna inanmış Türkiye’nin dört bir yanından on binlerce kadın hekim ve binlerce destekçimizle biz ülkemizin gençleri ve eğitimi için daima çalışmaya devam edeceğiz. Vehbi Koç Ödülü’nün bizim için anlamına gelirsek; doğru ve iyi niyetli işler yaparsanız başka hiçbir şeye ihtiyacınız olmadan yollar size açılır. Biz vakfımızdaki
çalışmalarımızda yürekten hissettiğimiz projeleri yapmaktan ve sonuçlarından son derece
mutluyken, bu ödülü ve desteği vermeniz bizlere şu mesajı veriyor: ‘Ahlaklı, çalışkan, merhametli ve vicdanlı olmak mutlaka doğru kişiler tarafından ödüllendirilir ve doğru yoldasınız kızlar! Devam edin.’ Yalnız olmadığımızı bizlere hatırlattığınız için sizlere ne kadar teşekkür etsek az” dedi.

Semahat Arsel Burs Fonu kuruluyor
Demet Orhan Başer, kazandıkları ödülle ‘Semahat Arsel Burs Fonu’nu hayata geçireceklerini;
böylece Vehbi Koç Vakfı’nın desteğiyle önümüzdeki eğitim-öğretim döneminden itibaren
çocuklara ve gençlere burs vermeyi hedeflediklerini söyledi.
KAHEV Hakkında:
Okul öncesi, ilköğretim, lise ve üniversite öğrencilerinin eğitimine yönelik burs sağlamak, ülkemizin kültürel, bilimsel ve sosyal gelişimine hizmet etmek, Atatürk İlke ve İnkılaplarına bağlı, verimli, etkin ve yüksek düzeyde eğitim hizmetlerinin yerine getirilmesine katkıda bulunmak amacıyla çalışan ve bu amaç doğrultusunda ülkemizin kadın hekimleri önderliğinde kurulan katılımcı bir sivil toplum oluşumudur.
Vehbi Koç Vakfı Hakkında:
Türkiye’nin sanayi duayeni merhum Vehbi Koç tarafından 17 Ocak 1969’da kurulan Vehbi Koç Vakfı, kuruluşunun 55. yılında Türkiye’ye kazandırdığı onlarca eserin ve on binlerce öğrenciye verdiği desteğin haklı gururunu yaşıyor. Türkiye’nin ilk özel vakfı olarak kurulduğu günden itibaren çağdaş ve gelişen bir Türkiye’ye katkı sağlamak amacıyla; eğitim, sağlık ve kültür alanlarında toplumun yaşam kalitesini yükseltecek öncü ve örnek hizmetler sunmaktır. Bugüne kadar Türkiye’ye eğitim, sağlık ve kültür alanlarında birçok kurum kazandırmış ve yüzlerce projeye destek vermiş olan Vehbi Koç Vakfı’nın burs vererek destek olduğu öğrenci sayısı 50 bini aştı. Vehbi Koç Vakfı’na ilişkin tüm gelişmeleri www.vkv.org.tr
adresinden takip edebilirsiniz.
Vehbi Koç Ödülü Hakkında:
2002 yılından bu yana eğitim, sağlık ve kültür alanlarında takdim edilen Vehbi Koç Ödülü, topluma değer katan ve örnek olan hizmetleri tanıtmayı ve ödüllendirmeyi amaçlıyor. Ödülü alacak kişi veya kurum, söz konusu alanın önde gelen bilim insanları ve uzmanlarından oluşan bir Seçici Kurul’un önereceği üç aday arasından, Vehbi Koç Vakfı Yönetim Kurulu tarafından seçilmektedir. Detaylı bilgi ve ödülü kazananların tamamı için: http://www.vehbikocodulu.com


OKUMAYA DEVAM ET

YENİ NESİL MEDYA | TÜRKİYE

TAKVİM

Eylül 2019
P S Ç P C C P
 1
2345678
9101112131415
16171819202122
23242526272829
30  

HER ŞEY GÜÇLÜ TÜRKİYE İÇİN

TOGG | Türkiye’nin Otomobili

TANAP Avrupa Bağlantısı Açılış Töreni #TANAPtamam

GENÇ GAZETECİLER BURADA

GÜÇLÜ TÜRKİYE

TÜRK AKIM PROJESİ AÇILIŞ TÖRENİ

TÜRKİYE YÜZYILI

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çanakkale 1915 Köprüsü Kule Tamamlama Töreni

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fatih sondaj gemisini #MilliEnerjideYeniMüjde

ENERJİ PETROL MEDYA GRUP – YENİ NESİL MEDYA | TÜRKİYE

DÜNYA1 saat önce

TARİHİ PROJE YARIN HİZMETE GİRİYOR

DÜNYA3 saat önce

“Türkiye, küresel bir güç olma yolunda emin adımlarla ilerliyor”

DÜNYA1 gün önce

KADIN HEKİMLER EĞİTİME DESTEK VAKFI (KAHEV) VEHBİ KOÇ ÖDÜLÜ’NÜN SAHİBİ OLDU

DÜNYA2 gün önce

“Şehirlerimizin çevreye duyarlı bir anlayışla yönetilmesini sağlayacağız”

DÜNYA2 gün önce

Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer BOLAT, Türk Eximbank’ın Yeni Genel Müdürlük Binasının Açılışında Konuştu

DÜNYA2 gün önce

ÜNİVERSİTE-SANAYİ İŞ BİRLİĞİ İÇİN İMZALAR ATILDI

DÜNYA2 gün önce

Çalışma Bakanı Prof. Dr. Vedat Işıkhan, Uluslararası Emek Konfederasyonu’nun 1. Olağan Genel Kurulu’na Katıldı

DÜNYA4 gün önce

Bu Gurur Hepimizin : Milli Muharip Uçak Kaan’dan ilk uçuş

DÜNYA4 gün önce

“Arnavutluk ile ticaret hacmi hedefimizi 2 milyar dolar olarak belirledik”

DÜNYA5 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD’li Senatörler Shaheen ve Murphy’i kabul etti

DÜNYA5 gün önce

Arnavutluk Başbakanı Rama Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

GÜNCEL5 gün önce

Aile Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, “Engelli Vatandaşların Kamu Kurumlarına Yerleştirilmesi Töreni’ne katıldı.

DÜNYA5 gün önce

“Adalet sistemimizin mevzuat altyapısını geliştirmek için başlattığımız reformları kesintisiz devam ettiriyoruz”

DÜNYA6 gün önce

Emine Erdoğan, Azerbaycan Cumhurbaşkanı’nın eşi Mihriban Aliyeva ile görüştü

DÜNYA6 gün önce

Muhammed Kaçar Webx ,Türk Patent ve Marka Vekil belgeniz varmı ?

DÜNYA6 gün önce

“Karabağ’da işgalin sona ermesiyle bölgemizde kalıcı barış için tarihî bir fırsat penceresi açıldı”

DÜNYA6 gün önce

Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

DÜNYA6 gün önce

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Ersoy, “Türkiye – Suudi Arabistan Yatırım ve İş Forumu”na katıldı.

DÜNYA1 hafta önce

Türk Hava Yolları, Dijital ürünü “TK Cüzdanı” Hizmete Sundu

DÜNYA1 hafta önce

“Bizim her sözümüzün altında, asırlara bedel eser ve hizmetler yatıyor”

DÜNYA1 hafta önce

“Türkiye’nin 21 yılda yazdığı başarı hikâyesinin kahramanı, 85 milyonun her bir ferdidir”

DÜNYA1 hafta önce

Muhammed Kaçar Webx | https://cuzdan.com sitenizde Türkiye merkez bankasının logosunu nasıl kullanıyorsunuz. Amacınız ne ?

DÜNYA1 hafta önce

Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, Antalya’da Esnaf Buluşması’nda konuştu

DÜNYA1 hafta önce

Türkiye ile Macaristan Arasında ETOK/JETCO Mutabakat Zaptı İmzalandı

DÜNYA1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye, tüm zor süreçleri en başarılı yöneten ülkelerden biri.

DÜNYA1 hafta önce

“Amacımız ekonomide, gerçek ve kalıcı refah artışını sağlayacak güçlü bir altyapı kurmaktır”

GÜNCEL1 hafta önce

Muhammed Kaçar webx | Marka patent Kurulduğumuz günden bu yana en büyük ilkemiz müşterilerimize sunulamayanı sunmak, yapılamaz denileni yapmak oldu. diyorsunuz ?

DÜNYA1 hafta önce

Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, Kümelenme Konferansı’nda Konuştu

DÜNYA1 hafta önce

“Bölgemizde barış ve istikrarın tesisi için Mısır ile temaslarımızı her seviyede artırma kararlılığındayız”

GÜNCEL1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mısır Cumhurbaşkanı es-Sisi ile görüştü

GÜNCEL1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan Mısır’da

DÜNYA2 hafta önce

WEBX’ in Anlamı nedir ?

DÜNYA2 hafta önce

FETÖ’nün bilişim militanları | İnsanlara kumpas kurarak adli sicil kayıtlarını kirletmek için her türlü yolsuzlukları yapıyorlar

DÜNYA2 hafta önce

“Türk patent ve marka Kurumundan Kamuoyuna uyarı“

GENÇLER2 hafta önce

Muhammed Kaçar webx | Webx A.Ş., uluslararası marka ve patent hizmetlerinde öncü bir isimdir. diyorsunuz ?

DÜNYA2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin ilk astronotu Gezeravcı’yı kabul etti

DÜNYA2 hafta önce

“Türkiye’yi bir bütün olarak kalkındırmanın, büyütmenin, yüceltmenin çabasındayız”

DÜNYA2 hafta önce

Enerji Bakanı Alparslan Bayraktar, Deprem Kahramanı Madencilere Teşekkür Ziyareti

DÜNYA2 hafta önce

İSTANBUL HAVALİMANI’NA KURULACAK SİSTEMLE 3 UÇAK AYNI ANDA İNİP KALKABİLECEK

DÜNYA2 hafta önce

Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer BOLAT, Türk Eximbank’a Yönelik Yeni Sermaye Artırım Kararını Değerlendirdi

DÜNYA5 yıl önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti mesajı

DÜNYA4 yıl önce

Metin Aslım : İş ve Cemiyet Hayatının Sevilen Siması

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Emel USLU ATİK ;

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Aysu YAVUZ

İYİ Kİ VARSIN3 yıl önce

İyi ki varsın Nurten ÖZTÜRK

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın ZEHRA KARAKAŞ BEGEN

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Beril ÇAVUŞOĞLU

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Nuray ÖZÇELİK;

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Hüseyin ÇEŞMECİOĞLU :

DÜNYA2 yıl önce

Ankara-Yerköy-Kayseri Hızlı Tren Hattı temeli atıldı

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Nalan Gazezoğlu

DÜNYA3 yıl önce

Sektöre Yön verenler ; Eda DEMİRHAN

GÜNCEL3 yıl önce

Sektöre Yön Verenler Berfu GÜVEN

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Gül ALCANSOY;

DÜNYA3 yıl önce

İyi ki varsın Prof. Dr. Başak SOLMAZ

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın AYSUN ŞAHANOĞLU KABA ;

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Nazlıhan ALKAN

DÜNYA2 yıl önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AB Konseyi Başkanı Michel ile görüştü

DÜNYA3 yıl önce

İyi ki varsın Hande ORTAY

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Hüseyin ÇALIŞKAN

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Yusuf Burak ASLANPINAR;

İYİ Kİ VARSIN3 yıl önce

İyi ki varsın Semra Aman Akyürek

ENERJİ3 yıl önce

Tekfen Holding “Kadınlarla Güçlendirilmiş Yönetim Kurulu” ödülünü üçüncü kez aldı!

ENERJİ3 yıl önce

İyi ki Varsın Mehmet Gültekin

Enerji petrol Medya Ceo -Mehmet Ali Setencioğlu ,
MAVİ YOLCULUK5 yıl önce

TEKNE KİRALAMA | İZMİR ÇEŞME ALAÇATI

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Doç. Dr. Esin Yalçınkaya

DÜNYA3 yıl önce

İyi ki varsın Semra İĞTAÇ

GÜNCEL3 yıl önce

Başarımız, Başarınız olacak HANTEK KALIP

DÜNYA1 yıl önce

İyi ki varsın Özgür AKIN

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Sadık KUTANOĞLU

DÜNYA11 ay önce

İyi ki varsın, Haşim İzol

DÜNYA4 yıl önce

Sektöre Yön Verenler Esra KANDEMİR

DÜNYA3 yıl önce

Türkiye’nin En Etkin 50 CFO’su belli oldu

DÜNYA5 yıl önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy ile ortak basın toplantısı düzenledi

DÜNYA2 yıl önce

İyi ki varsın Ebru Milat Sezgin

DÜNYA2 yıl önce

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Turizm Yatırım Forumu’na katıldı

DÜNYA3 yıl önce

Sektöre yön verenler, Ahmet ÇALLI

DÜNYA5 yıl önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kyoto’da Ara Güler Fotoğraf Sergisi’ni açtı

DÜNYA3 yıl önce

İyi ki varsın Vahide Ayşit

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Sibel Şeref KANCAOĞLU ;

YENİ NESİL MEDYA | TÜRKİYE

GÜÇLÜ TÜRKİYE
GÜÇLÜ TÜRKİYE

GENÇ İŞ DÜNYASI

seers cmp badge